Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

29 Aralık 2018

Başlatan bozadi, 02 Ocak 2019, 18:06:07

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

fidelista

#15
Bazı konular kafama takılıyordu tahminim yününde net cevaplar aldım teşekkürler Laura ve grubu ve Bozadi.

bozadi

#16
Ben teşekkür ederim fidelista.

Önümüzdeki günlerde, Laura ve ekibinin İslam konusunda görüşlerini araştırmakta ve paylaşmakta oldukları çeşitli yazarların İslam'la ilgili sahtelik/çarpıtılmışlık iddialarını araştıracağım, özellikle bu konuda ileri sürülen kanıtları ve tabi İslamcı çevrelerin bu iddialara ne yanıt verdiklerini, varsa onların ortaya koydukları kanıtları incelemeye çalışacağım. Bunlardan edindiğim nispeten somut nitelikteki bilgi ve algılarımı paylaşmak üzere elbette.

Dün bu konuda yerli-yabancı birkaç kaynaktaki ilk kısa araştırma çabamda, Kuran'ın büyük bölümünün Muhammed Mekke'deyken indiği halde, Mekke'ye çok az sayıda doğrudan referansta bulunulmuş olması ve Muhammed'in o dönemki coğrafi çevresine ilişkin yapılan pek çok tasvirin Mekke'ye uymaması iddialarıyla ilgili.

Yerli web kaynaklardan biri: https://www.ateistforum.org/index.php?/topic/54144-zeytin-agac%C4%B1-ve-kuran%C4%B1n-yaz%C4%B1ld%C4%B1%C4%9F%C4%B1-yer-2/&;

Kuran'da üzerine yemin edilen, defalarda atıfta bulunulan, bir bakıma kutsallaştırılan birkaç besin öğesi, örneğin zeytin, incir, üzüm, koşulları nedeniyle Mekke'de yetişmeyen, "Akdeniz" bölgesinin ayırt edici besin öğeleri. Örneğin İsrail/Filistin bölgesi. Yani Kuran'da Muhammed'in çevresiyle ilgili olarak yapılan tasvirlerin ve atıfların azımsanamayacak bir kısmı, Muhammed'in o sırada bulunduğu varsayılan Mekke'ye değil, yaklaşık olarak bugünkü İsrail bölgesine işaret ediyor iddiaya göre. Bu durumu destekleyen çeşitli başka konularda ayetler olduğu söyleniyor.

Celsede geçen Kumran metinleri, diğer bir adlandırmayla Ölü Deniz yazmaları da İsrail civarında bulunmuş ve Yahudi bir grup tarafından yazılıp saklanmış yazılar. O yazmaların adını çok duyduğum halde içeriklerine dair hemen hemen hiç araştırma yapmamıştım. O metinlerin Muhammed'le, Kuran'la doğrudan bağlantılı bir içeriğe ve tarza sahip olup olmadığını bir araştırmak gerek.

ogeday

#17
Harika bir celse olmuş.Yanlız İslam da kuran da geçen onca affetmek ve iyilik yapmak üzerine bir sürü ayet de var.Laura sizden olmayanları öldürün diye ayet olduğunu söylüyor oysa ki doğrusu sizden olmayanları kendinize dost edinmeyin.
 

bozadi

#18
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen ogeday

Harika bir celse olmuş.
Celseyi beğenmene sevindim ogeday.

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen ogeday

Yanlız İslam da kuran da geçen onca affetmek ve iyilik yapmak üzerine bir sürü ayet de var.
Evet, var mutlaka, yoksa BH eğilimi KH eğiliminden nispeten daha fazla olan milyonlarca insan Müslümanlığı (çoğu kuralına uymasalar da) benimsemezlerdi sanırım. Negatif eğilimi teşvik eden ayetler mi çok, pozitifler mi çok emin değilim, negatif eğilim baskın gibi görünüyor bana. Ruhsal olarak pozitif eğilimi daha güçlü olan insanlar bu eğilimlerini destekleyen şeylere odaklanıyorlar, geri kalan herşeyi ona göre ve ikincil, üçüncül (...) derecelerde ciddiye alıyorlar.

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen ogeday

Laura sizden olmayanları öldürün diye ayet olduğunu söylüyor oysa ki doğrusu sizden olmayanları kendinize dost edinmeyin.
Valla bana sorarsan, aşağı yukarı o anlama gelen ve vahşeti/terörü/psikopatiyi teşvik eden (tuttuğunuz, gördüğünüz yerde öldürün, ellerini-ayaklarını çapraz kesin) pek çok ayet var. Tam tersi yönde ayetler de var ve zaten mesele biraz da bununla ilgili. IŞİD de faaliyetlerini Kuran'a dayandırabiliyor, melek gibi insanlar da. Ve bu pek normal/sağlıklı bir durum gibi görünmüyor bana doğrusu.

Bu arada, yakın bir geçmişte Erdoğan Kuran'ın içeriğinin önemli bir bölümünün 14-15 asır önceki koşullara göre indiğini/yazıldığını, aynı Kuran emirlerini bugün aynı şekilde uygulamanın imkanı ve anlamı olmadığını vurgulamıştı, ki bu açıklamayı çok değerli buluyorum. İslam adına konuşan pek çok kişi Erdoğan'ı kınadı.

Elysium

#19
bozadi ceviri emegin icin tesekkürler. Burda genelde yazmazamda okudugum bir sayfa. Din konusu gelmisken herkesin hemen istahinin kabardigini görüyorum. Bir sahsin tam yasayip yasamadigini yüzde yüz kanit getiremzsiniz yasadigina dair Kur'an yeter. Kuranin indigi zamanda olmasi gerekenler bunlarmis kimse gidin birisini öldürün demiyor sonucta Her ülkenein kendine göre yasalari var. ISIS kimler cikardigini hepimiz cok iyi biliyoruz bunlarin Islamiyetle hic alakasi olmayan Beyinsizlerdir baska birsey demeye gerek yok. Ama senin cevirinde son cümler


Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bozadi



C: Mesih'te bereketler! Hoşçakalın.
A: Blessings in Christ! Good bye.


K#Lar bile Christ kelimesini kullaniyorsa bunda bir bit yenigi vardir. Bunlar evsenler degil Hiristian Enerji akimi.


K'larin vermis olduguklarini nasil olurda top yekünen hepsini kabulenebiliyorsunuz?

K'lar nerden biliyorsunuz Oryonlu olmadiklarini belkide bizlerle dalga geciyorlar kendilerini BH li gösterek. Daha önceki celselerde yaptiklari birsürü tahminler cikmadi.


Okuyup bilgi acisindan belki gerekli ama yinede önyargili yaklasmiyorsunuz.


Bizler Kuranin geldi cagda yasamiyoruz Muhammet Tanrimi var diyor yoksa O "hu" mu var diyor. "La ilahe ill Allahu"

Sagilarimla
 

bozadi

#20
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Elysium

bozadi ceviri emegin icin tesekkürler. Burda genelde yazmazamda okudugum bir sayfa.
Ben teşekkür ederim Elysium

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Elysium

Bir sahsin tam yasayip yasamadigini yüzde yüz kanit getiremzsiniz yasadigina dair Kur'an yeter.
Bir Müslüman'ın bakış açısıyla Kuran (ve Hadis) Muhammed'in yaşadığının kanıtı sayılabilir elbette ama ben Müslüman değilim (hiçbir dini benimsemiyorum). Ben Muhammed'in yaşadığına ve iyi bir amaçla birşeyler yaptığına, bunda şu veya bu ölçüde başarılı olduğuna inanıyordum ve hatta hala buna inanma eğilimindeyim, bu inancım henüz değişmedi ama celsede atıfta bulunulan yazar ve buna benzer pek çok başka yazar, Muhammed'le, Kuran'la ve genel olarak İslam'la ilgili anlatılan tarihsel bazı olguların, anlatıldığından ciddi oranda farklı olduğuna dair görüşler paylaşıyorlar ve ben bu iddiaları ciddiye alıyorum, araştırılması gerektiğini düşünüyorum. Ki pek çok insan bu araştırmaları zaten yapmış, kendilerine göre paylaştıkları bilgiler veya iddialar var.

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Elysium

Kuranin indigi zamanda olmasi gerekenler bunlarmis kimse gidin birisini öldürün demiyor sonucta Her ülkenein kendine göre yasalari var. ISIS kimler cikardigini hepimiz cok iyi biliyoruz bunlarin Islamiyetle hic alakasi olmayan Beyinsizlerdir baska birsey demeye gerek yok.
Kuran'a, İslam'a göre laik devlet, yani din ve devlet işlerinin ayrıldığı, devlet yönetiminin dine (İslam'a) göre belirlenmediği bir devlet türü yanlış, haram, yasak. Dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti, yapısı, yönetimi itibariyle aslında Kuran'a ve İslam'a uygun bir yönetim biçimi değil. İslam'a göre devletin ve herşeyin İslam / Şeriat yasalarıyla yönetilmesi gerekiyordu. Bu başlı başına ciddi bir tartışma konusu.

IŞİD'in kuruluşunda elbette başlıca aktör İlüminati diyebileceğimiz, ABD başta olmak üzere faşist bazı batılı güçler ama bu durum Müslümanları masum kılmıyor. Bir kere en az ABD kadar Suudi Arabistan ve onun çeşitli Arap müttefikleri, IŞİD'in ve El Kaide'nin, Nusra'nın vb. terörist cihat örgütlerinin kuruluşunu, büyümesini, faaliyetlerini doğrudan ve dolaylı şekillerde destekliyorlar. Suudiler istese, İslam adına hareket ettiğini söyleyen bu güçleri kısa sürede ortadan kaldırır, ama istiyor mu? Tam tersine, onların en büyük sponsoru aslında. Ve bu Suudi Arabistan, İslam'ın başkenti denebilecek bir coğrafya ve güç. Bunların Filistin meselesinde takındıkları tavır açıktır, daha çok İsrail'in (ABD'nin) tarafını tutuyorlar. Ve koskoca İslam alemi bir olup da bu Suudi Arabistan'a, IŞİD'e, diğer "İslamcı" terörist örgütlerine haddini bildirmiyor. İki milyara yakın Müslüman on yıllardır bir avuçluk Filistin'i küçücük İsrail devletinin kesintisiz zulmünden korumadılar, sahip çıkmadılar. Peki neye yarıyor o zaman İslam? Kendine hayrı olmayandan başkalarına ne hayır gelecek? İslam'ın ne olduğunun, ne yaptığının, aslının, esasının sorgulanması kadar doğal birşey olamaz. Aynı şey diğer tüm dinler ve aslında tüm kurumlar için de geçerlidir.

Çok şükür ki Erdoğan hem ABD'nin, hem de Suudilerin tesirinden giderek uzaklaşıyor da, İslam adına gözümüzün önünde kesintisiz devam eden rezillikleri, şeytan hizmetkarlığını azaltıyor, yavaş yavaş da olsa sona erdiriyor bizim ülkemiz adına. Bundan büyük sevinç duyuyorum. Üstelik Katar'la da bu konuda ümit verici bir dayanışma var.


Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Elysium



C: Mesih'te bereketler! Hoşçakalın.
A: Blessings in Christ! Good bye.

K#Lar bile Christ kelimesini kullaniyorsa bunda bir bit yenigi vardir. Bunlar evsenler degil Hiristian Enerji akimi.
K'ların rehberliğinde Laura ve ekibi yaklaşık 10 yıl önce Paleochristianity (Paleohristiyanlık / Eski Hristiyanlık) adlı organizasyonu kurdular (https://paleochristianity.org/). Dini amaçla kurulan organizasyonlar, devlet açısından bazı korunma haklarına sahip oluyorlar. Bir sürü şiddetli baskıya / saldırıya uğradıkları halde varlıklarını sürdürdüler, geliştiler, güçlendiler.

Sonuçta bu kaynak Batı toplumuna ait bir kişiye / gruba ait ve en çok Batı toplumu içinde örgütlenmeye çalışıyorlar. Batı toplumunda da Hristiyanlık en güçlü dinsel inanç. O insanlara hitap etmede Hristiyanlıktan yararlanılması çok doğaldır bence. Pavlus adlı havarinin öğretilerinin doğruluğuna işaret ettiler. Ayrıca bildiğimiz Hristiyanlığın kuruluşundan çok daha öncesine uzanan inançsal bazı esasları da bu işin içine dahil ediyorlar. Sonuçta dünyadaki en kalabalık inanç Hristiyanlık. Bu fırsattan yararlanmak istemeleri kadar doğal birşey olamaz. Üstelik bu çok ucuz/sinsice bir yararlanma şekli de değil, gayet haklı ve meşru. Ve doğrucu. Tarihte İsa diye birinin yaşamadığını, İncil'in büyük ölçüde insanları aldatmak için tasarlanmış bir kaynak olduğunu haykırabilecek kadar meydan da okuyorlar geleneksel kabullere karşı. Batı toplumundaki yozlaşmışlıkları var güçleriyle eleştiriyorlar. İlüminati'nin, ABD'nin, İsrail'in, NATO'nun, IMF'nin, diğer pek çok örgütün İslam alemi de dahil olmak üzere tüm insanlığa nasıl zarar verdiğini en çok haykıran tartışma ve haber portallarına sahipler. İslam alemi bu konuda genel olarak çok rezil bir durumda. O global şeytani güçlere büyük ölçüde itaat eder, boyun eğer bir halde. Bunu sorgulamayacağız da neyi sorgulayacağız? Ne K'lar, ne de Laura ve ekibi "Hristiyan misyonerliği" falan yapmıyorlar. Kokuşmuş bir dinsel yapı içinde bulunan insanları Hakikat yoluna davet ediyorlar, bunun için onların bazı değerleriyle köprüler kuruyorlar. Ben amaçlarının iyiliğinden şüphe duymadığım için, onların bunu yapmasından kesinlikle rahatsızlık duymuyorum ama kendimi onların önerdikleri, davette bulundukları kimliklerle tanımlama, öyle bir kimliğe (paleohristiyan) ait olma gereği de duymuyorum. İşin o kısmı beni ilgilendirmez. İsimler önemli değildir. Hakikat için verilen mücadele kutsaldır, kendini ve diğer insanları İlüminati'nin işkencelerinden kurtarmak için verilen bu mücadele çok değerlidir bana göre.


Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Elysium

K'larin vermis olduguklarini nasil olurda top yekünen hepsini kabulenebiliyorsunuz?

K'lar nerden biliyorsunuz Oryonlu olmadiklarini belkide bizlerle dalga geciyorlar kendilerini BH li gösterek. Daha önceki celselerde yaptiklari birsürü tahminler cikmadi. Sagilarimla
K'ların söylediklerini topyekün kabullenme gibi bir durum yok. K'ların bu son celsede İslam'ın doğuş koşullarıyla ilgili söylediği şeyleri "anlamlı/doğru" bulan arkadaşlar bu fikre ilk defa rastlamıyorlar ve durup dururken kabul etmiyorlar. Ortaya konan fikirlerin hangi ayrıntısını kabul edip hangisini etmediklerini de ben bilmiyorum, sadece İslam'la ilgili sorgulanması gereken pek çok şey olduğu ortada bence. Aynı şey Hristiyanlık ve Yahudilik için de geçerli.


Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Elysium

Muhammet Tanrimi var diyor yoksa O "hu" mu var diyor. "La ilahe ill Allahu"
Burada neyi kastettiğini anlayamadım, açıklarsan sevinirim.

beyrutkapı

#21
Söz konusu olan insanların kimlikleri aidiyetleri olunca duygusal tepkiler kaçınılmaz oluyor sanırım. Burada, bu alemde geçerli, özellikle benimsetilmeye çalışılan tüm inanç biçimlerinin ideolojilerin bir şekilde kh grubu tarafından manipüle edildigi bu kadar ortadayken herhangi bir inancı yada bakış açısını sorgulamamak saflık olur. Tüm bunlara aynı zamanda kişinin yediği programlar olarak da bakılabilir. Bizzat laura nın kendisi dahi bilinen ve öğretilen isa fikrini asabilmek için belli bir bilgi seviyesine ulaşması gerekti. Burada, bu alemde manipülasyonun çok sinsice gerçekleştigini ve neredeyse tüm sistemin kontrol altında tutulmaya çalışıldığını unutmamalı. Kitlelerin inancı yada bakış açısı söz konusu olduğunda kh elinden geleni fazlasıyla yapıyor. Böyle bakınca İslamı yada gücünü tarihsel referanslardan alan başka bir inancı bunun dışında tutmak mantıksız gerçekten. Aslında bizim tüm hikayemiz hakikatin ne kadarına hazır olduğumuzla ilişkilidir. İnsan sahip olduğunu sandığı tüm programları / inançları vs sorgulamadan ilerleyemez. Kasyopyalılarin deyimiyle, takılıp kaldığımızda gelişimimiz de durmuş demektir. İnsan kendi içine dikkatle bakmalı, herhangi bir konudaki sorgulamayla ilgili bize eşlik eden duygular çok iyi birer ipucu olabilir.
 

beyrutkapı

#22
Ayrıca kumran yazılarını okudum daha önce. Ölü deniz yazıtlari olarak çevirmişler Türkçeye. Bunu yazan gurup güçlü hiyerarşik bir yapısı olan ve çok katı kurallarla yönetilen bir grup. Sadece şu örneği vermek isterim. Katı kurallarından biri de her türlü sürüngen hayvanın ve özellikle kertenkelenin öldürülüp yenmesinin yasak olması. Okurken özellikle bu ilgimi çekmişti.
 

ogeday

Ra bilgilerinde Muhammed denen varlik bulundugu toplumu duzene soktu denmisti.K lar ise her seyin yalan oldugunu soyluyor.Bu bir celiski degil de nedir
 

beyrutkapı

#24
Hiçbir şey sadece siyah ve beyaz değil. Ra benim de aklımda. Mısır deneyimi sonrasi bölgede ciddi bir karışıklık olduğunu söylüyordu ra. Ve Muhammed in o bölgede yaşayan insanlari tek sonsuz Yaradana yönlendirerek daha anlamlı bir akıl/beden/ruh ilişkisine yönlendirdigini ve bu mana da büyük bir hizmet yaptığıni söylüyordu. Buna bir aşama olarak bakmak mümkün. Fakat bir in felsefesi açısından nihai hedefin çok uzağında bugün için. Her şeyin akış ve devinim içinde olduğu bir evrende değişmeyecek stabil doğrular bulma /inanma arayışımızi sorgulamanın zamani gelmiştir belki. Bastığımiz ve sağlam sandığımız zemin ayağımızın altından kayıyorsa, bırakalım olsun bence. Yeni bir denge mutlaka kendini gösterecektir.
 

bozadi

#25
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen ogeday

Ra bilgilerinde Muhammed denen varlik bulundugu toplumu duzene soktu denmisti.K lar ise her seyin yalan oldugunu soyluyor.Bu bir celiski degil de nedir


Ra'lar İsa'ya dair de çok şey anlattı. Ama artık İsa'nın tarihsel varlığı "son derece" şüpheli görünüyor bence.

K'ların, "Terazi'ye özgü dengeleyicilik, doğası gereği bir miktar çarpıtma içerir" sözünü de hatırlatmak isterim. Yani "büyükler" "küçüklere" birşeyler öğretirken, bazen olmayan şeyleri sırf küçükler var sandıkları (sanmak istedikleri) için varmış gibi kabul edererek anlatırlar. Noel baba hikayesi gibi biraz.

Çocuklar "büyüdükçe" bazı şeylerin gerçeğini daha iyi anlarlar.

Laura'ya başta İsa'nın varlığını doğrulayıcı bilgiler verildiyse de, zaman içinde, onların bazı araştırmaları yapmasını, olgunlaşmasını da bekledikten sonra İsa diye birinin yaşamadığını söylediler. Yalnız, İsa'nın modellendiği biri veya birileri var. Sezar ve Havari Pavlus başlıca iki kişi gibi görünüyor.

Celsede Muhammed'in bir yerlerden "modellendiğine" dair birşeyler söylendi ama, bu iddia doğruysa bile, bu modellemenin tam olarak nasıl yapıldığıyla ilgili hala büyük bir belirsizlik var. Dolayısıyla, bu konuda araştırma/sorgulama çabası devam ediyor. Önümüzdeki zamanlarda hem dünyada genelindeki çeşitli araştırmacı-yazarların, hem de Laura ve ekibinin (K'ların) bu konularda daha açık ve net bilgiler/iddialar ortaya koyacaklarını tahmin ediyorum.

Bu arada K'lar ile Ra'lar arasında hiçbir çelişki, hiçbir uyuşmazlık olmadığını iddia eden olmadı sanırım. Hele tarihsel bazı ayrıntılarda bir sürü uyuşmazlık var ama meselelerin özü itibariyle büyük ve hatta müthiş bir uyum da var bence.


beyrutkapı

#26
Elbette tüm bunlar kasyopya celselerinin yada herhangi bir başka kaynağın sorgulanamaz olduğu anlamına gelmiyor. Ortada araştırmalar belge ve bilgi üzerinden bir tartışma söz konusu. Herhangi bir şeye objektif bakmak istiyorsak, her şey tartışılabilir anlamına gelir bu. Celseler hakkında da bilgiye dayalı bir eleştirisi olan varsa memnuniyetle dinler tartışır bakarım. Eğer anlayamadıgim bir şeyi idrak edersem de minnet duyarım. Her şey tartışılır. Bilgi varsa neden olmasın? Ayrıca kasyopyalılar her şeyin yalan olmadıgini söylemiyor. Tıpkı Hristiyanlikta olduğu gibi manipülasyonunun kaynağına işaret ediyor. Ayrıca daha önce ibni
Arabinin yazdıklarına dair celselerdeki tartışmayi hatırlatmak isterim. Mevlana dan hacı Bektaşi Veli ye kadar genel olarak İslam tasavvufu içinde müthiş bir bh damarı olduğuna da kendi adıma eminim. Fakat bu bile islamin nasıl ortaya çıktıgi ile ilgili tarihsel tartışmaları değiştirmez. Günümüzdeki durumunu ve dünyanin politik durumuna katkisini da görmemi engellemez. Neyse o dur.
 

bozadi

#27
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen beyrutkapı

Elbette tüm bunlar kasyopya celselerinin yada herhangi bir başka kaynağın sorgulanamaz olduğu anlamına gelmiyor. Ortada araştırmalar belge ve bilgi üzerinden bir tartışma söz konusu. Herhangi bir şeye objektif bakmak istiyorsak, her şey tartışılabilir anlamına gelir bu. Celseler hakkında da bilgiye dayalı bir eleştirisi olan varsa memnuniyetle dinler tartışır bakarım. Eğer anlayamadıgim bir şeyi idrak edersem de minnet duyarım. Her şey tartışılır. Bilgi varsa neden olmasın? Ayrıca kasyopyalılar her şeyin yalan olmadıgini söylemiyor. Tıpkı Hristiyanlikta olduğu gibi manipülasyonunun kaynağına işaret ediyor. Ayrıca daha önce ibni
Arabinin yazdıklarına dair celselerdeki tartışmayi hatırlatmak isterim. Mevlana dan hacı Bektaşi Veli ye kadar genel olarak İslam tasavvufu içinde müthiş bir bh damarı olduğuna da kendi adıma eminim. Fakat bu bile islamin nasıl ortaya çıktıgi ile ilgili tarihsel tartışmaları değiştirmez. Günümüzdeki durumunu ve dünyanin politik durumuna katkisini da görmemi engellemez. Neyse o dur.
Aynen katılıyorum.

bozadi


bozadi

#29
Deizm Derneği'nin Deklarasyonundan:

Bazı Deist İnançlarımız

- Yaratıcımızdan korkmayız, bilakis O'nu severiz, çünkü sevgi her daim yaklaştırır, korku uzak tutar. Korkuda sevgi yoktur.

- İnsan ailesinin ilk bireyleri ülke nedir bilmezlerdi. Bütün dünya insan ailesi içindi. Kuşlar bile tüm dünyada sınır tanımadan uçar, balıklar da bütün sularda özgürce yüzer. Dünya toprağı, insanlar tarafından, tanrıları adına fetih edilemez, bölüşülemez, çit çevrilemez, sınırlar oluşturulamaz. Her fetih işgaldir. Bunun için diyeceğimiz o dur ki, bütün dünya milletleri birleşmelidir. Çünkü "Bütün dünya vatanımızdır."

- Yaratıcımızın önünde hiçbir ırkın başka bir ırka üstünlüğü yoktur. Hepimiz bütün bir insanlık ailesinin fertleriyiz. Bu nedenle bütün insanları kardeşimiz biliriz. Kardeşlerimizle savaşamayız, savaş karşıtlarıyız.

- En temiz Kutsal Kitap, insanoğlunun vicdanıdır. Dinlerin Kutsal Kitapları ile birçok kişi öldürülebilir, yok edilebilir, ama vicdanlı kişiden kimseye zarar gelmez. Bu nedenle vicdan, dinden daha temizdir. Biz deistler vicdanlı insanlarız ve ahlakımız vicdanımızdan gelir. O yüzden Kutsal Kitabımız, Yaratıcımızın bize nakşettiği vicdanımızdır.

- Bütün insanlar Yaratıcı'yı aramaktalar. Bu nedenle her din, kendi kitabı ile kendi mabedine koşar, Yaratıcı'ya dualar okur, bağışlanma diler, rızasını kazanmaya çalışır. Kimi mabede, kimi kiliseye, kimi de mescide koşar. Kitaplar farklı olduğu için tanrıları da farklıdır, her dinin tanrısı farklı şeyler arzular, bekler ve ister. Tanrılarının yürekleri dağlanmış olduğu için dinleri de, ibadetleri de insanlara ağır gelir. Oysa bizlerin, insan ürünü tanrıların vereceği bir dine ihtiyacı yoktur. Kutsal Kitabımız olan vicdanımızı okur, öğrenir onun sesine kulak verir, temiz tutar, iyilik edersek, herkesi ve de vicdanı bize vereni de memnun ederiz. Bu nedenle vicdanımızın sesine kulak vererek, iyilik yapmak bizim dinimizdir.

- İnsanlar tarih boyunca kendilerince yeni kutsallar yarattılar. Neyi kutsallaştırdılarsa onun için öldüler. Toprağı kutsallaştırdılar, vatan için öldüler, sancağı kutsallaştırdılar, bayrak için öldüler, milletlerini kutsallaştırdılar, ırkları için öldüler, dillerini kutsallaştırdılar, başka milletleri ketum ettiler. Biz deistler insan ürünü kavramları kutsallaştırmayız. Kutsalımız yoktur. İllaki kutsalımız olsun istersek, öncelikle bizi doğuran, emziren, besleyen ve büyüten anamız vardır, sonra da herbir insan bizim kutsalımızdır.

- İnsanlar, mantıklı gelmese bile, sahip oldukları dinlerinden ayrılamıyorlar. Ateist olmaktan çok korkuyorlar. Bunu çok iyi biliyoruz ve anlayışla karşılıyoruz. Çünkü denize düşen, yılana sarılacaktır. Ama kendince ateizm denizinde boğulmaktan korkan kişi, sarıldığı yılanı sevimli görür. Biz deistler, insanoğlunun ne ateizm denizinde boğulmasını isteriz ne de yılan sokmasından ölmesini! İnsanlığın, denizin boğmasından ve yılanın sokmasından kurtaran bir filikası vardır, o da Deizmdir. İlahiyat Profesörü Sn. Şaban Ali Düzgün'nün "Deizm'in akla yaptığı vurguyu, bir protesto aracı olması sebebi ile destekliyorum." diyen aydın ilim insanları arttıkça İlahiyat Profesörü, Sn. Yaşar Nuri Öztürk'ün dediği gibi; "Deizm, insanlığın kurtuluşu olacaktır."

- Dogmatik değiliz, düşüncelerimiz, Yaratıcının doğa vasıtasıyla bize bahşettiği akıl, mantık sağduyu ve bilimsel yaklaşımlarla şekillenir ve gelişir. Bu yüzden mutlak hakikati bulduğumuzu söylemiyoruz, ama dinler vasıtası ile insanlara verilenlerin hakikat olmadığını çok iyi biliyoruz. Bu yüzden, dinlerin ve ateizmin yapamadığı en uygun düşünce duruşunu sergileriz.

- İnsan olan önderimiz yoktur; Vicdanları ile söylevlerde bulunan fikir önderlerinden ilham alabiliriz. Fikir önderlerimiz olabilir ama insan olan önderimiz yoktur. Çünkü insanlar, değişebilir, bozulabilir veya yozlaşabilir. Oysa Yaratıcının bize verdiği akıl, mantık, sağduyu ve vicdan, bize önderlik edenler bunlardır. Bunlar bozulmaz, değişmez, yozlaşmaz. Bize bekçilik eder, korur ve huzur verir.

- Deizm en doğal inançtır. Küçük çocukların bozulmamış zihinlerindeki ve yüreklerindeki doğal inançtır. Tıpkı dinsel masaldaki Âdem ve Havva gibiyiz. Onların deist oldukları gibi bizler de deistiz. Yaratıcının varlığını kabul eden ama dinleri, kitapları, elçileri olmayan ama yürekten gelen saf, temiz ve doğal bir inanç. Deizm, Yaratıcının bizlere hediye ettiği doğal yaşam biçimidir.

- Yaratıcıya kurban veya adak sunmayız; Tüm canlılar ve hayvanlar, Yaradan'ın nihai eseridir. Hayvanlar âleminin düşünebilen fertleriyiz. Ve aslında onlardan biriyiz ve bütün hayvanlarla akrabayız. Evrenin yaratıcısının, bizi bağışlaması için, onları kurban olarak kendisine sunmamızı istediğini düşünemiyoruz. Bizi bağışlaması için her yıl birini kurban etmemizi isteyen bir tanrı tanımı düşünülemez. Kötü karakteri ile tanıtılan Şeytan'ın bile istemediği bu şeyi, Yaratıcı istiyor olamaz. Ayrıca üzücüdür ki "avcılığı" spor kategorisine almış ve doğada zevk için öldüren yegâne varlık insan olmuştur. Ancak biz deistler, hayvanların gözünde birer Nazi olmak istemiyoruz!

Mottolarımızdan Bazıları

- "Savaşı zenginler çıkarır, fakirler ölür."

- "Seversen çocuklar olur, savaşırsan çocuklar ölür."

- "Doğa ile savaş halindeyiz. Kazanırsak kaybedeceğiz."

- "Din yasaklar, Yaratıcı özgür kılar."

- "Din ötekileştirir, Tanrı birleştirir."

- "Din biat ettirir, uyuşur, düşünemezsin."

- "Dinler siyasetle beraberdir, bilim bakiredir."

- "Din köleler içindir, yaptığı tek şey, onlara yaşamın veremediği teselliyi vermek."

- "Dünün dinleri bugünün mitolojileri, bugünün dinleri, yarının mitolojileridir."

- "Din adamlarının öte dünya vaatleri, bu dünyayı sömürmeleri içindir."

- "Dinler zevk aldığımız şeyleri bu dünyada yasaklar, öte dünyada verir."

- "Cehaletin olduğu yerde din güçlenir. Dinlerle savaşmıyoruz ama cehaletle savaşmalıyız."

- "Her yıl kurban kesmemiz yerine ağaç dikmemiz isteseydi, dünya cennet olurdu."

- "Yaratıcı sevdirir, din savaştırır."

- "Yaratıcımız bize din değil, akıl verdi."

- "Biz Deistler dinlerin tanrılarına değil, evreni yaratan Tanrı'ya inanırız."

- "Yaratıcımız, körü körüne inanmamızı değil, bilmemizi ister."

- "Tanrı adam ile kadını var etti, dinler kadını adama köle ve cariye yaptı."

- "Tanrı için yapılan savaşlar, şeytan için yapılan savaşlardan çoktur."

- "Biat etmiş adama akıl yürütmeyi öğretmek, ölmüş adamı iyileştirmeye benzer."

- "Bilim ve sanat uçan kuşun kanatları gibidir. Kanatlarını kullanamayan kuş tavuk olur. Tavuğun önüne yemini atar, arkasından
yumurtalarını çalarlar."

- "Bütün dünya vatanımız, tüm insanlar kardeşimiz, Kutsal Kitabımız vicdanımız, iyilik yapmak dinimizdir."

- "Dünya barışı için, gelin önce kendinizi Deistirin, sonra dünyayı Deistirin."