22 Şubat 2010

Başlatan 4BH, 28 Şubat 2010, 17:21:04

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

4BH

22 Şubat 2010

Laura, Ark, Andromeda, Perceval, Burma Jones, Belibaste, PoB, Bubbles, Ailén, Mr. Scott, Psyche

S: (L) Bugün 22 Şubat 2010. 2012'ye 2 yıl kaldı. Wau!
C: Endişelenmeyin.

S: (L) Kimle birlikteyiz?
C: Kasyopyalı Kileya.

S: (L) Neyden endişelenmeyelim?
C: 2012. Çok fazla telaş-tantana.

S: (L) Tamam. Bu hususta söyleyeceğiniz herhangi başka birşey?
C: Hayır.

S: (L) Pekala. Sanırım herkesin aklında en çok dolanan şey, Bob ve Sue'nun bebekleriyle birlikte yaptığı ziyaret ve geçen haftaki olaylar. Bilmiyorum. Herhangi birinizin hazırladığı belirli bir soru var mı? (Andromeda) Bebek otistik mi?
C: Evet.

S: (Balibaste) Merak ettiğimiz şey: Sue bir ajan mı yoksa sadece bilinçaltında bir agresifliği mi var? [odun sobasının üzerindeki kül kovasının kapağı yere düşüyor ve büyük bir ses çıkarıyor] [sinirle karışık gülüşmeler] (Perceval) Cevabın bu!
C: Sue bilinçli bir ajan değil, ama "ticaret" araçlarına ev sahipliği yapıyor.

S: (L) "Ticaret araçları" derken neyi kastediyorsunuz?
C: Rota belirleyici, aktarıcı ve alıcı enerjiler.

S: (L) Fiziksel bir implant gibi mi yani?
C: Evet.

S: (L) Sue'nun Bob'un hayatına konmasının nedeni gelip bizim aramızda casusluk yapması mıydı?
C: Sizden ziyade Bob'a yönelik.

S: (Burma Jones) {Bir devlet kurumu}'nda olan işi nedeniyle mi?
C: Ve fazlası.

S: (Burma Jones) Ayrıca patronlarından bazılarının veya çalıştığı insanların, ClimateGate (ç.n.: bkz İklimGate) olayıyla ilişkili olduğunu söyledi. Bu durum onun meteorolojik işiyle mi bağlantılı?
C: İlginç çevrelerde dolaşıyor.

S: (Psyche) {Büyük bir haber kuruluşu}'nun başkanının oğluyla Paris'te bulunmuş. Bahsettiğiniz şey bu tür insanlarla olan bağlantısıyla mı ilgili?
C: Evet.

S: (Mr. Scott) Yani kendi halinde sessiz-sakin bir bilimadamı değil yani, öyle mi?
C: Hayır, ama Pat Z___'yi hatırlayın (ç.n.: 7 Ocak 96 celsesi olabilir)

S: (L) Pat Z___. Fort Detrick'de sekreter olarak çalışıyordu. Oradaki araştırmacılardan biriyle evliydi. Bir fizikçi; Victor Z___. Victor Mars sondası için bir kalıp tanıma projesinde çalışmış. K'ler Pat'te bir implant olduğunu ve bu implantın Pat'in patronlarını, kocasını ve kocası üzerinden de kocasının patronlarını izlemek için kullanıldığını söylemişti. (Perceval) İmplantı kim takmış? (L) Pat Z___'nin implantı mı? (Perceval) Evet. (L) Ondaki implantın ordu tarafından mı, yoksa dünyadışılar tarafından mı takıldığını sormuş muyduk, hatırlamıyorum.
C: Bazı seviyelerde ikisi aynı.

S: (L) Yani etrafındaki insanları izlemek için Bob'a da mı bir implant taktıklarını söylüyorsunuz, yoksa Sue'ya taktıkları implantla mı Bob'u ve etrafını izliyorlar?
C: Evet.

S: (L) Neden doğrudan Bob'a bir implant takmadılar?
C: İradesi güçlü.

S: (L) Ama güçlü iradeli olmak duyguların yoluyla ele geçirilemeyeceğin anlamına gelmiyor. Oo evet. Sue'yla ilişkisi...
C: Aynen öyle. Bu pek çok insana ders olmalı; Zamanın kendisi kadar eski bir hikaye.

S: (L) Bob'un bir online randevu hizmetiyle bir eş bulabileceğini düşünmüş olması insanı şaşırtıyor! Onların buraya gelmelerinden sonraki ikinci gece rüyamda bir uçağın kaza yaptığını ve yandığını gördüm. Rüyam Sue'yla herhangi bir şekilde ilişkili miydi, yoksa aynı gün bir adamın uçağıyla IRS binasına daldığı o gerçek olayla mı ilişkiliydi (ç.n.: internet haber sitelerinden birinde konuyla ilgili haber: http://alturl.com/9spz)
C: Neden ikisi birden olmasın? Aynı sinyal verme yöntemi çoklu yanıtlar meydana getirebilir.

S: (L) Sue'nun davranışları sinyallerle mi yönlendirildi?
C: Evet.

S: (L) Temelde masum denebilecek bir insana kötü bir amaçla implant takılıyor, bu şahıs birine aşık oluyor, bir sürü duygusal ilişki oluyor ve o masum insan üzerinden bir sürü kandırma ve suistimal meydana geliyor; bu gerçekten çok kötü bir durum. Bu insanların bilinçsiz bir ajan olarak kullanılmaları, kendi hataları olmaktan ziyade bir trajedi gibi.
C: Peki Sue Bob'a nasıl "aşık oldu"?

S: (L) Bilmiyorum. Nasıl?
C: Programlama ile. Gerçek duygu değil.

S: (Perceval) Sue Bob'un hayatına onu izlemek için yerleştirildi diyebilir miyiz? Ve Bob'un bizimle olan bağlantısı da bunda etkili olmuş olabilir?
C: Evet.

S: (L) Eğer Bob o programı takip eden, temelde iyi bir çocuktuysa... (Perceval) Bob'un içinde bulunduğu ilginç çevreler/insanlar endişeli. Bob'un bizimle olan bağlantısı onlar için bir tehlike meydana getirebilir. Eğer Bob bizimle ilişkili olmasaydı, o ilginç çevreler için bir tehlike yaratmayacaktı, öyle mi?
C: Evet.

S: (Perceval) Bununla ilgili asıl üzücü olan ne, biliyor musunuz? Buna dair hiçbir bilgi almadık ondan. İçinde dolaştığı çevrelerin ne olduğunu bilmiyoruz. Eğer onlar onu bir tehdit olarak görüyorlarsa, belki de elinde önemli birşey vardı... (L) Onunla grubumuz arasında daha faydalı bir etkileşim olabilirdi. (Perceval) Ama hiç bunun hakkında birşey söylemedi.
C: Bob kendi gerçek duygusal meseleleriyle ilgileniyor.

S: (L) Ne gibi?
C: Olağan şey: ruhun yaraları.

S: (L) "Ruhun yaraları" derken, geçmiş hayat mı, şimdiki hayat mı?
C: Her ikisi.

S: (Ailén) Peki ya Sue? (Bubbles) Ona yardımcı olunabilir mi?
C: Öz duruyor, ama feci şekilde engellenmiş ve deforme halde. Sahte kişilik güçlü.

S: (Andromeda) Küçüklüğünden beri tüm hayatı böyle berbat mıydı?
C: Babası öldüğünden beri.

S: (Ailén) Aman tanrım... (Bubbles) Sue düzeltilebilir mi?
C: Bu ona bağlı, ama çok olası olduğu söylenemez.

S: (L) Tamam. Bebeğe dönelim. Bebeğin otistik olduğunu söylediniz. Sanırım soruyu biraz daha farklı bir şekilde sormamız lazım. Ben şöyle sorardım; "Bebekte bir sorun mu var?" Bebeğin otistik olduğunu öğrendik. Peki bu genetik mi, yoksa sadece kimyasal mı?
C: Bu olayda her ikisi.

S: (L) Peki ciddi mi?
C: Ciddi olabilir.

S: (L) Yani bu noktada bir ölçüde iyileştirilebilir, öyle mi?
C: Evet. Ama Sue kendi meseleleriyle o kadar meşgul ki, bu konuda gerekli şeyleri yapabilmesi pek muhtemel değil.

S: (L) Bubbles bir rüya görmüş. (Bubbles) Oo, evet. O şey neydi? Şeytani bir varlık gibiydi. Öylece ortaya çıktı ve onunla konuştum. "Periler ülkesinde" yaşadığını ve "çocuklarla beslendiğini" söyledi. Bu ne anlama geliyor?
C: Aklın, özel durumu nedeniyle Sue'nun etrafında dolaşan enerjilere dair psişik algını o şekilde ifade etti.

S: (Bubbles) Bob'la Sue geldikleri zaman yanlarında negatif enerjiler mi getirdiler? (L) Sanırım şunu söylüyorlar: Birşey algıladın ve aklın bunu demonik (şeytani) birşey olarak yorumladı. Aslında varsaymamak daha iyi olur: Bu olayla ilişkili, gerçekten başka bir dünyadan veya demonik birşey var mıydı?
C: Biraz.

S: (Andromeda) Sue ve Bob buraya gelmek üzere ABD'den ayrıldıkları sırada bizim deneyimlediğimiz garipliklere ne demeli? Elektrik kesilmesi, Bubbles'ın bilgisayarının bozulması, meydana gelen diğer tüm o gariplikler; annemin düşmesi, fotoğraf makinesinin bozulması, Sue hariç herkesin hasta olması, mutfaktaki musluğun bozulması, ve unutmuş olabileceğim birkaç şey?
C: O "biraz"dan dolayı.

S: (Ailén) Ya "çok" olsaydı ne olurdu? (L) Ne varsa bozulurdu! Mikroplar, düşme olayı, elektriğin kesilmesi, fotoğraf makinesinin bozulması, musluğun bozulması, Bubbles'ın bilgisayarının bozulması... Bu pek "az" değildi!
C: Şaka mı yapıyorsun?!

S: [gülüşme] (Perceval) Evet. Olabilecek daha kötü şeylerle karşılaştırılınca aslında belki de buna "çok" denemez. (L) Evet, neticede çok önemli şeyler değildi. (Perceval) En azından uzaylılar veya şeytanlar çıkıp herkesi yemeye çalışmadı! (Bubbles) O tür insanlar o tür varlıkları çekiyor mu?
C: Evet.

S: (Perceval) Sue implantın takılması için kaçırıldı mı?
C: Oo evet. Dünyadışılar ve UFO'lar konusuna neden bu kadar direnç gösteriyor sanıyorsunuz? Bu direnç ona programlandı.

S: (L) Böyle pek çok insan gördüm. Böyle birşeyin olasılığını bile düşünmeye o kadar şiddetli bir şekilde karşılar ki, bir nedenle bu konu gündeme geldiği zaman bunun hakkında konuşmak istemiyorlar. Kırılmaz bir program gibi birşey. Sonra bir bakıyorsun ki hayatlarında garip şeyler oluyor ve anlıyorsun ki aslında onlar da kaçırılmış olmalı. Ama bunu onlara göstersen de, gerçekleri, kanıtları, tanıkları anlatsan da, hiçbir şey o direnç duvarını delemiyor.
C: Delemez. Arızaya karşı emniyetli bir program.

S: (L) Yani o direnç duvarları aşılamaz. Eğer bunu bir olasılık olarak bile kabul etseler akıllarını yitirirler gibi bir durum mu?
C: Evet.

S: (L) Ve sanırım aslında durumu bir seviyede biliyorlar ve konuyu reddetmelerinin nedeni o veya bu şekilde bir öz-savunma. Gerçeklik hakkındaki gerçeği asla bilemeyecek veya kabul edemeyecek insanlar. Bu gerçekten üzücü. (Perceval) Bu durum bizim onlar için yapabileceğimiz şeylerin potansiyelini sınırlandırıyor. (Bubbles) Bazılarımızın Sue'nunki gibi implantları var mı?
C: Hayır.

S: (Bubbles) İyi. [gülüşme] (Ailén) Bob için yapılabilecek herhangi birşey var mı? Bizimle bağlantısını sürdürmesi için yapılabilecek herhangi birşey? (Ark) Eğer kendisi istemiyorsa neden onun için herhangi birşey yapalım ki? (Perceval) Bu ona bağlı.
C: Kendisi istesin.

S: (Burma Jones) O küçük kötü varlıkların aramıza girmesine karşı kendimizi korumak için yapabileceğimiz herhangi birşey var mıydı?
C: Aslında oldukça iyi iş çıkardınız!

S: (L) Yani aslında gerçekten ÇOK DAHA kötü olabilirdi! [gülüşme]
C: Evet.

S: (L) Bunu bilmek rahatlatıcı. (Perceval) Bundan kaçmak için kullandığımız yöntem hastalanıp yatak odalarımızda saklanmaktı! [gülüşme] (Andromeda) Sue'nun programının amaçlarından biri de Bob'u bir şekilde bizden ayırmak mı?
C: Evet.

S: (Perceval) Zavallı Bob. (Andromeda) Zavallı Sue. (L) Bu celsedeki bilgileri yayınlamamızı tavsiye ediyor musunuz; isimleri değiştirerek tabi?
C: Neden olmasın. Başkalarının öğreneceği pek çok şey var.

S: (Ailén) Ama o zaman Bob bunu öğrenecek. Ve Sue da.
C: Biraz bekleyebilirsiniz.

S: (L) Bob ve Sue olayıyla ilgili herhangi başka birşey? (Ark) Fotoğraf makinesi tamir edilebilir mi? {3000 dolarlık bir alet}
C: Evet.

S: (Mr. Scott) Eğer Laura bir şeytan çıkarma yaparsa makine düzelir mi, yoksa mutlaka tamire mi göndermemiz gerekiyor? Soru bu. [gülüşme] (Burma Jones) O makinenin bozulmasıyla ilgili herhangi sembolik birşey var mıydı, yoksa sadece Sue'nun yaydığı psişik bir enerjiyle mi ilgiliydi?
C: EM patlamaları/tırmanışları.

S: [yanıtları tartışmak için kısa bir mola] (L) Tamam, bazı yanıtları aldık. Bob ve Sue'yla ilgili olarak tanımlanan bu senaryo, ya zaman yolculuğuna işaret ediyor, ya da Burma Jones'un dediği gibi, ihtiyaç duyulduğu zamanda ve yerde etkinleştirilip kullanılmak üzere önceden programladıkları ve hazırladıkları bir sürü kadın dolaşıyor ortalıkta. Hangisi?
C: Her ikisi.

S: (Perceval) Her durumu kapsıyor. (Bubbles) Yani birileri zamanda geri gidip Sue'nun geleceğini istedikleri şekilde kalıplandırmak amacıyla birşeyler mi yaptı?
C: Evet.

S: (L) Bu en hafif deyişle eğlenceli. (Bubbles) Onun geleceğini şekillendirmek için zamanda geri giden kim?
C: "Onlar".

S: (Bubbles) Bu belirsiz. Onlar kim?
C: Konsorsiyum.

S: (Bubbles) Konsorsiyum mu? (Perceval) Transkriptlerde var. Bakabilirsin. (L) Buraya not aldığımız birkaç soruyu sorayım. Bu kimin sorusu? (Ailén) Forumda adı Horus'lu birşey olan biri. (L) Tamam, "Alice Harikalar Diyarında Sendromu". Wikipedia'ya göre: "Alice Harikalar Diyarında Sendromu (AIWS, Lewis Carroll tarafından yazılan romanın adından) Aynı zamanda Todd sendromu olarak biliniyor. İnsan algısını etkileyen, algı bulandırıcı nörolojik bir durum. Bu sendromu taşıyanlar mikropsi, makropsi ve/veya diğer duyusal araçlarında boyut sapmaları deneyimleyebilir." Okuyucu şöyle diyor:  "Karım ve ben buna eğilimliyiz. Hatta geçen gece bununla ilgili bir olay yaşadı. Onunla telefonda konuştuktan sonra, bugün migren semptomları gösterdiğini fark ettim. AIWS etkisi altındayken, herşeyi küçük ve uzakta görüyor. Görüş alanının, tıpkı bir koninin büyük ucundan küçük ucuna doğru bakarkenki gibi olduğunu söylüyor. Yani teleskobun ters ucundan bakmak gibi. Bense bu sendromu, nesneleri bana çok yakın ve çok büyük algılayacak şekilde deneyimliyorum. Örneğin yatağa uzanınca tavana veya odanın öbür ucundaki duvarlara dokunabilecekmiş gibi hissediyorum. Bu tipik olarak yorgun olduğumda ve uyumak üzereyken oluyor." Neyse, sorusu şu: "Alice Harikalar Diyarında sendromunun nedeni nedir?"
C: Beyinsel bir bozukluk.

S: (L) Bunun bir tür beyin bozukluğu olduğunu biliyoruz.
C: Bozuk veya hatalı miyelinizasyondan kaynaklanan sinyal işlevi.

S: (L) Yani beyinde kısadevreler mi yaşıyorlar?
C: Evet. Ve özellikle optik/görsel yollarda.

S: (Ark) Bu sendromu taşıyan insanlar için herhangi bir faydası veya avantajı olabilir mi?
C: Bildiğimiz kadarıyla hayır.

S: (Ailén) Herhangi bir tedavisi var mı?
C: Belki uzunvadede diyet/besin ayarlamalarıyla.

S: (L) Diyor ki, "Bu semptomları yaşarken değişen 3. yoğunluk mekan algısının neticesi ne olabilir?"
C: Azalan objektiflik.

S: (L) Sonra da şunu soruyor; "Bu bir tür 4. yoğunluk 'sızıntısı' mı?"
C: Hayır.

S: (L) Karısının tanımladığı şey daha çok görsel bir problem gibi duruyor. Gözlerinde bir sorun var gibi.
C: Retinal bozukluk.

S: (L) Kocası ise yatakta uzandığı zaman uzanıp tavana dokunabilecek gibi hissediyor ve bu özellikle uyumak üzereyken oluyormuş.
C: Onun durumunda bu temel olarak beyin kimyasıyla tetiklenen birşey.

S: ...(Burma Jones) Bununla ilgili hızlı bir sorum var. Çocukken bunu çok yaşıyordum. Benimki de beyin kimyasıyla tetiklenen bir durum muydu?
C: Evet. O süreçte çok miktarda serotonin.

S: (L) Bir kere bana da olmuştu. (Bubbles) Bana da. (L) Yatağa uzanmış uyumak üzereykendi sanırım. (Burma Jones) Benimki de her zaman yatakta uzanırken oluyordu. (Perceval) Ben oturmuş çok uzun süre konsantre olurken deneyimliyordum. Herşey biraz büyümüş görünüyordu. (L) Beyin kimyasından kaynaklanan birşey gibi görünüyor. (Perceval) Belki de göz yorgunluğu. (Burma Jones) Benimki kesinlikle gözlerimle ilgili değildi. Uzak köşedeki duvarda olan kapı sanki 15 metre uzaktaymış gibi görünüyordu. (L) Çocukluk sürecimde gözlerimde birkaç sıkıntı yaşamıştım. Bir keresinde 10 dakika boyunca herşeyi çift görmüştüm. Ama o kadar şiddetliydi ki, bunu durduramıyordum. Onu neyin tetiklediğini bilmiyorum ve bir daha olmadı. Bir başka olayda, bir gece kalktığımda kördüm. Hiçbir şey göremiyordum. Sezgisel olarak ve el yordamıyla tuvalete gittim ve yatağa geri döndüm. Nedense bundan aşırı bir sıkıntı duymadım. Sadece uykuma geri döndüm. Ertesi sabah uyandığımda herşey normaldi. (Bubbles) Bu daha önce bana da oldu ama sadece birkaç saniye sürüyordu. (L) Demek beyinde her tür ilginç şey olabiliyor. Beyin gerçekten hassas ve karmaşık bir yapı. Çalışması ve çok az sorunla bunu sürdürmesi bir mucize! (Ark) Ama iki insanın aynı durumu yaşaması bence çok küçük bir ihtimal. Belki de insanların evlerinde mevcut olan bir kimyasaldan kaynaklanıyor? (L) Bunu tetikleyen nedir? Evde bulunan, maruz kaldıkları bir tür toksisite/zehir mi?
C: Evet. Diyetsel/besinsel!

S: (L) Tamam, bir başka soru: "Psyche'nin [Cassiopaea.org forumunda] yayınladığı makale gerçekten ilginçti. Yazarlar tahıl tarımının insanlar arasında yakın zamanlı bir icat olduğunu, son yalnızca 10 bin yıl içinde geliştirildiğini söylüyor. Belki de bu konuda K'lere sorulabilecek soru, daha önceki medeniyetlerin herhangi bir tahıl ürünü yiyip yemedikleri veya hatta bugün bildiğimiz şekliyle tarım yapıp yapmadıkları. Veya, önceki medeniyetler, tahıl diyetinden etkilenmedikleri için, bizim bilmediğimiz bilgilere mi sahipti?"
C: Bu okuyucunun transkriptleri veya sizin yazılarınızı neden okumadığını merak ediyoruz, çünkü yanıt orada.

S: (L) Yani bunun "Secret History of the World" kitabımda yazdığım 19-yıllık döngü, ana taş ve boyutötesi konuyla ilgili olduğunu söylüyorsunuz, değil mi?
C: Evet.

S: (L) Yani daha önceki medeniyetler tarım yapmıyordu, doğru mu?
C: Evet.

S: (L) Tahıl tarımı ve genel olarak tarım yalnızca son 10 bin yıl içinde geliştirildi, ve tekno-spiritüalite uygulayabildiğimiz o durumdan "düşüşümüzün" bir sonucu olarak meydana geldi, doğru mu?
C: Evet. Yakında tekrar ulaşılması planlanan durum!

S: (Perceval) Kamut yemek bizim için uygun mu? "Eski buğday" gibi birşey.
C: Evet. Roma'dayken...

S: (L) Diğer bir deyişle, 3. yoğunlukta, tekno-spiritüalite yapamazken, insan yapması gerekeni yapmalı. Kastettiğiniz şey bu mu, temel olarak?
C: Evet.

S: (Bubbles) Bir zamanlar tekno-spiritüalite yapabiliyor muyduk? (L) Evet, insanlık, evet. (Bubbles) Demek o kadar geriledik ki artık yapamıyoruz?
C: O ve de kozmik ortamdaki değişiklik.

S: (L) Yani bu kozmik ortamdaki veya titreşimlerdeki veya birşeydeki bir değişimle ilgili. (Bubbles) Ama titreşimler yakında tekrar geri dönecek, öyle mi?
C: Evet.

S: (Bubbles) Harika! (Andromeda) Ve o zaman kendi yiyeceğimizi materyalize edebileceğiz ve bu bizim için iyi olacak. (Perceval) Kendi sağlıklı yiyeceğimizi materyalize edebileceğiz. (Mr. Scott) Sağlıklı pizzalar yaratabileceğiz!! [gülüşme]
C: Evet.

S: (Mr. Scott) Wau, GÜZEL!!! Ve hatta mozzarella peyniri gibi tat verebilecek?!
C: Evet, isterseniz!

S: (Mr. Scott) Aman tanrım... (Bubbles) Kendi cinimiz olacağız yani? (ç.n. Alaaddin'in lambası)
C: Aşağı yukarı.

S: (Bubbles) Bir soru sorabilir miyim? Burada herkesin yaptığı şey ve gelecekte yapmakta olduğumuz şey, gelecek üzerinde bir etki yaratacak mı? Bunlar hatırlanacak mı?
C: Öyle umulur!

S: (L) Sanırım bu evet anlamına geliyor. (Bubbles) Bundan en az yüz yıl sonrasında, dünya üzerinde bir etki yapmış olacak mıyız?
C: Plan bu.

S: (Bubbles) Harika. (Perceval) Şimdi tek yapman gereken bunun olmasını sağlamak. (Bubbles) Hepimiz dedim! Bir sorum daha var. Ark'a bir zaman makinesi yapması veya teorilerini geliştirmesi için bir ipucu verebilir misiniz? [gülüşme]
C: Veriyoruz!

S: (L) Yardımcı oluyorlar. (Burma Jones) Beyin konusunda hızlıca birşey sormak istiyorum. Daha önce beyin zap'larından (ç.n.: hücum/ezilme/silinme/darbe) bahsetmiştiniz. Ben bunları daha çok bir "FZZT" olarak yaşıyorum. Genellikle gerçekten yorgun olduğumda ve uyanmak üzereyken oluyor. Bunu biraz araştırdım ve görebildiğim kadarıyla kimsenin açıklayamadığı şeylerden biri bu. Bunun hakkında daha fazla bilgiyi nerede bulabileceğime veya bunun endişelenmem gereken birşey olup olmadığına dair bir ipucu istiyorum.
C: Endişelenmeye gerek yok. Civayı detoksladığın zaman sona erecek.

S: (Burma Jones) Kafamdaki küçük bir termometre gibi! (Perceval) Tüm dünya ölçeğinde klinik psikopatların yüzdesi nedir?
C: 6.5

S: (Perceval) Bunların kaçı kadın?
C: 1.7

S: (Ark) Ama kadınlar daha tehlikeli.
C: Evet.

S: (L) %6.5'in %1.7'si mi?
C: Hayır.

S: (L) %6.5'teki %1.7'lik kısım.
C: Evet.

S: (Balibaste) Çukur Ülkeler'deki o psikopatik şey hakkında birşey sormak istiyorum. O ülkelerdeki psikopatlığın hangi yıl arttığını ve yüzdesini merak ediyorum.
C: 18. yüzyıl, %9.

S: (L) 18. yüzyıl için %9 oldukça yüksek derim. (Bubbles) Şimdi, bu çok dünyevi bir soru ve hepiniz bana güleceksiniz ama, herhangi biriniz kedilerin neden mırladığını hiç çözdünüz mü?
C: Kendi kendine vagus sinirinin uyarılması veya diğer bir deyişle bunun kedilerdeki dengi.

S: (Bubbles) Artık biliyorum! 4 yaşından beri yanıtını öğrenmek istediğim bir soruydu. (Mr. Scott) Demek bizim kedicik her gün Eiriu Eolas yapıyormuş. (Bubbles) Kediler o yüzden uzun yaşıyor demek. (Ailén) O yüzden 9 canları var. (L) Başka soru? Sırtım ağrıyor.
C: İleri! Hoşçakalın.