Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

28 Kasım 2009

Başlatan 4BH, 10 Mayıs 2010, 23:34:43

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

4BH

28 Kasım 2009

Laura, Ark, A***, Joe, L*****, C******, Allen, I**, P*****, C**, Scottie, G***

S: (L) Bugün 28 Kasım 2009. Bu yılın bitmesine 33 gün kaldı. Sorusu olan? Pekala, celse bitmiştir! (gülüşme)
C: Önünüzdeki neşeye bakın!

S: (L) Merhaba! Bu akşam kimle birlikteyiz?
C: Kasyopya'dan Glorya. Adımlarınızı o yönde attığınız için neşe geliyor!!!!!

S: (L) "Adımlarımızı o yönde atmak" derken neyi kastediyorsunuz?
C: Siz bu gece burada bulunanlar yeni bir dünyanın başlangıçlarını gerçekleştirdiniz.

S: (L) Tüm bu işleri yürütmemiz, üyelik rollerimizi sağlamlaştırmamız, sertifikalar ve kimlik kartları çıkarma ve yaptığımız diğer tüm çalışmalar anlamında mı?
C: Evet, temeli atmak her zaman zorlu bir çalışma gerektirir ve siz bu çalışmayı yaptınız.

S: (L) Yapacak hala çok şey var. Yapılması gerekenleri nasıl yapabileceğimize dair bazı fikirlerimi sorayım. Nefes ve meditasyon programını insanlara öğretmemiz gerektiğini düşünüyorum.
C: Evet.

S: (L) Ve, bireyin ilahi bir yönü olduğu kabulü dışında, Paleo-Hristiyanlık veya herhangi bir dine belirli bir vurgu yapmadan, seküler bir stres-azaltma ve duygusal arınma programı olarak yapılması gerektiğini düşünüyorum bunun.
C: Evet.

S: (L) Paleo-Hıristiyanlık kilisesinin diğer projelerine yönelik fon oluşturmak için de bunun ideal bir yol olduğunu düşünüyorum.
C: Evet.

S: (L) Kilise üyeleri bu nefes ve meditasyon eğitimini vermek üzere eğitildikten sonra, ki haklarının korunması için hepsinin kuruma kesinlikle üye olması gerekiyor, o zaman çıkıp kilisenin onlara vereceği destekle bu programı sembolik bir ücretle veya ücretsiz olarak öğretecekler ve gelirler DVD satışlarına dayalı olacak. Yani bilgi her zaman ücretsiz olarak verilmeli ama insanların kendi ev uygulamalarında kılavuz olarak bu DVD'lere ihtiyacı olacak ve satacağımız şey de bu olacak.
C: Evet.

S: (L) Ve üretim maliyetleri düşüldükten sonra o DVD'lerin satışından elde edilen gelir, eğitimi veren şahıs ile kilise arasında yarı yarıya bölünecek.
C: Evet.

S: (L) Söylemek veya eklemek istediğiniz herhangi birşey?
C: Hepiniz gelecekteki benliklerinize doğru güzel bir şekilde gelişiyorsunuz ve problemleri kendi başınıza güzelce çözümlüyorsunuz.

S: (L) Herhangi birinin bu fikre eklemek istediği herhangi birşey? (Ark) Bilgi ve Oluş (Knowledge and Being) konusundaki bu DVD'leri üretmek için elimizden gelen tüm çabayı göstermeliyiz. (L) Evet. Bunun için uygun bir sistemi oluşturur oluşturmaz Bilgi ve Oluş videolarına devam edeceğim ve sanırım kamera önünde oturma konusundaki nefretimi aşıyor gibiyim. Aman Tanrım! (Ark) Ama DVD'lere ek olarak başka şeyler de olması gerektiğini düşünüyorum... (L) Ne gibi? (C___) Sesli kitaplar (audiobook). (L) Sesli kitap yapmamı mı istiyorsunuz?! (Ark) DVD birşey, sesli kitap başka birşey. İstediğin zaman dinleyebilirsin. Dişçiye gittiğinde bile dinleyebilirsin. Dağıtımı da daha kolay. (L) Tamam.
C: Güzel öneriler.

S: (C___) Bazı insanlar Eiriu Eolas nefes programını öğretmek istediklerini ama bunun eğitimini almak için buraya gelemeyeceklerini söyledi. Buraya gelmeden bu eğitimi alıp sonra da başkalarına bu eğitimi vermelerine izin vermek iyi bir fikir mi?
C: Kendi eğitim videolarınızı hazırlayın ve onlara bu videoları nasıl kullanacaklarını öğretin. Şu an itibariyle, yeni videoyla birlikte, kendi başkalarına yapmaları gereken fazla şey yok.

S: ... (Joe) Bilmek isteyeceğimiz şey, nasıl göründükleri, nasıl konuştukları ve kendilerini nasıl sundukları. (L) Eğitim videosunda bu konuyu da işleriz. (Joe) Yani onları bizim de bir kez görmemiz açısından. (L) Evet, onları görmemiz gerekir.
C: Bunu kişi bazında ele alın. Görüşün. Bazı durumlarda onlara eğitim vermek için bir başkasını gönderebilirsiniz veya eğitimi alacaklar minimal bir yolculuk yapabilir.

S: (L) Eğer ABD'de olsaydık, orada diğerlerini eğitecek bir takımımız olurdu ve onlar da bu eğitimleri vermek için sadece ABD içinde seyahatler yapmak zorunda olurdu. Eğer Avrupa'da biri varsa, Avrupa'da bazı insanları eğitiriz ve belki onların sayısı ve erişim alanları da artar. Belki de Skype'yi kullanırız dediğin gibi. Videolu görüşme. (C___) Eğitim verecek olanları eğittikten sonra, onların konuşmasından da sorumluyuz. Herhangi biri oturup videoları izleyebilir ve bunların eğitimini verebilir ama ondan sonra ne olduğu da önemli... (L) Evet, bu insanlar birşeyler öğretirken, düzenli meditasyon seansları yapmak, destek sunmak, merkezlerle sürekli bağlantıda olmak, ağ çalışması yapmak, ilgilenen insanları ağla tanıştırmak için de erişilebilir durumda olmalı. Çünkü bazı insanlar sadece stres kontrolünü ve meditasyonu öğrenmek isteyecek ama örneğin düzenli "yuvarlak soluma" yapmak istemeyecektir. Bunun bireysel olması gerekiyor. Ama eğer bu sorumluluğu alıyorlarsa, o zaman bu konuda tutarlı olmaları gerekiyor. Bu bir hizmet görevi. Gerçekten öyle. İnsanlara hizmet ediyor olacaklar. (G___) Ve başkalarına rehberlikte bulunabilmeleri için kendileri de çeşitli konularda araştırma yapıp kendilerini eğitmeliler. (L) Evet, eğitimleri iyi olmalı. Kitapları okumaları, mevcut materyalleri bilmeleri gerekiyor. Çıkıp "İşte program bu" deyip herhangi bir bilgi sahibi olmadan sadece papağan gibi bunu tekrarlamamalılar. Ve bunları kendilerine de uyguluyor olmaları gerekiyor. Diyet ve detoks yapmaları gerekiyor. Tam bir hayat tarzı. İçinde yaşadığımız bu gerçekten distopyan dünyanın kontrolünden kendini kurtarmak isteyen herkesin bir parçası olması gereken bir hayat tarzı. Aklınıza gelen başka birşey? (Ark) Kabul edeceğimiz birinin aslında kötü niyetli olması, herşeyi berbat etmesi ihtimalini düşünüyorum. İnsanlardan şikayetler geldiğini düşünün. Hizmet sağlayıcılardan biri kötü bir davranışta bulunduğunda bunun yasal sorumlusu kim olacak? (A___) İyi soru. (L) Bu iş için aramıza katılmak isteyenler üzerinde kapsamlı bir inceleme yapmamız gerekir. Suç kayıtları, geçmiş kayıtları... Kiliseyi temsil edecek insanlar arasında aleyhimize kullanılabilecek sorunları olanları kabul etmeme politikamız olması gerekiyor. (Ark) Ama yine de... (L) Bu yine de olabilir tabi. O zaman bu o bireyin değil kilisenin bir sorumluluğu olur ve kilisenin kendini savunması gerekir. Eğer patolojik insanları ayıklayacak önlemler alırsak, o zaman Katolik kilisesinin çocuk suistimalleri ve her tür gizli kötülüklerle ilgili olarak karşılaştığı sorunlarla karşılaşmayız teorik olarak. ...

(ç.n. celse katılımcılarının arasında geçen bu konuşmaların bir bölümü gereksiz görüldüğü için atlandı)

S: (L) Pekala, yönümüzü neşeye çevirmek için gerekli adımları attığımızı söylediniz. Yeni bir dünyanın neşesi.
C: Dalga geliyor ve siz de insanlara fırtınalı denizlerin altında sürüklenmek yerine üzerinde sörf yapmayı öğretiyorsunuz.

S: (L) Bir keresinde dalganın "hiperkinetik duyumsayış" gibi birşey olduğunu söylemiştiniz. Bunun ne anlama geldiğini merak ediyorum. Bireyin içindeki şeyi çok yükselten birşey mi? Eğer buysa, ve eğer bir insan pek çok nahoş, acılı, sefil hisler, bastırılmış düşünceler vs içindeyse, hiperkinetik duyumsayış tüm bunları arttırırsa, o bireye ne olur? Kendini berbat hissettiğin en kötü halinde bunun milyon kat arttığını düşünsene! Eğer içinde kötü şeyler varsa, içinde tam anlamıyla bir patlama yaşarsın!
C: Ruh parçalanması! (soul smashing)

S: (L) Yani insanların buna hazırlanmak için bu temizlik sürecinden geçmeleri çok önemli, öyle mi?
C: Evet, o zaman "kartallar gibi kanatlanıp yükselecekler" !

S: (L) Yani, Lobaczewski'nin deyişiyle bol miktarda "seçim ve değiştirme" yapan insanlarda bile, rasyonel zihinlerinin bir parçası gerçeğin ne olduğunu biliyor ama o eğer onların grubu, sosyal ortamı, geçmişi veya yetiştiriliş biçimleri o gerçeği kabul etmeye uygun değilse, o gerçeği bastırıyorlar ve onu kendilerine başka şekillerde açıklıyorlar. Ama yine de asıl gerçeği biliyorlar. Eğer gerçeği bilirsen ama onu içinde çarpıtıp kilitleyip bastırırsan, kendine ona bakma ve onu kabul etme izni vermezsen ne olur? (Ark) O artış/büyüme olduğunda, ...küçük şeytan büyük şeytan olacak. Seçmek daha kolay olacak. Seçimler de büyüyecek. [pozitiflikle negatiflik arasında] seçim yapılması gerekecek. Bu karar.... (L) Çok zorlu olacak. (Ark) Evet, ama aynı zamanda daha berrak olacak. (C___) Ya aklın başında olmadığı için bu seçim berrak olmazsa? (L) Eğer korkun çok büyükse... (C___) Kör mü olursun? (Ark) Kaybolursun. (L) Beni asıl şaşırtanlar, aksi yöndeki tüm kanıtlara rağmen yalanlara inanan insanlar. Bunu neden yaptıklarını anlamıyor değilim, çünkü bunun psikolojik ve beyinsel mekanizmasını biliyorum ve bunun binlerce yıldır azar azar insanların hayatına sokulduğunu, herşeyin kirlendiğini biliyorum. Bu korkunç birşey tabi. Ama ya bir psikopat? Duyguları olmayan bir psikopat? Hiperkinetik duyumsayış, yani dalga bir psikopatı nasıl etkiler?
C: Bir tür "duyguları" var. Karanlığa açlık.

S: (L) O zaman dalganın onlarda arttıracağı şey karanlık açlığı mı? (A___) Daha fazla karanlık. (L) Peki o zaman ne olurlar? (Allen) Daha da aç gözlü! (L) Kendi kendilerini yerler belki de?
C: Aşağı yukarı. Merkezinde kocaman boş bir delik varsa, ne yaparsın?

S: (Ark) Bunun nasıl olacağını anlayabiliyorum. Bir yanda bu psikopatlar var ama aynı zamanda giderek dengesizleşen pek çok insan var. Giderek çıldıran bir sürü insan var. Psikopatlar birşeyin, yani yeni bir fırsatın ortaya çıktığını görebilecek, öyle değil mi? Yeni kurbanlar. "Onlar benim!" "Hayır, BENİM!" deyip birbirleriyle kavga edecekler. (L) Çünkü açlıkları giderek artacak. Maskeleri düşecek ve insanlar onları oldukları gibi görebilecek.
C: Evet.

S: (L) Bu çirkin olacak. Ama biz yeni bir dünyaya yöneliyoruz. Tamam, diğer sorulara geçelim. (Ark) Benim bir sorum var. Bunu açıklamam gerekiyor. 2004 yılında Paris'te ESA tarafından uzaya gönderilmiş olan kozmik bir sondayla ilgili ilginç birşey oldu iki hafta önce. Bu sondanın dünyaya doğru gelen bir komete ulaşması gerekiyor. 2014 yılında o komete ulaşması ve eşlik etmesi planlanıyor. Bu sonda 2005 ve 2007 yıllarında dünyanın çok yakınından geçti. Normal plana göre bazı salınımlar yapacak, hızlanacak ve komete ulaşacak. 2005 ve 2007 yılında sonda bu sallanışlarını yaparken "sallanma anormallikleri" denen birşey gözlemlendi. Arizona'daki bir radar istasyonu gözlemledi bu anormallikleri. Sonra da başka bir istasyonda. Sonra Avustralya'da. Sonda anormal şekilde bazı savrulmalar ve yörünge dışına çıkışlar yaşıyor gibi görünüyor ve kimse bunu açıklayamıyor. İki kere oldu. En son üçüncü olarak da iki hafta önce 13 Kasım'da olması bekleniyordu. Bunu izlemek, takip etmek için hazırlık yapıldı. Ama bu sefer hiçbir anormallik olmadı! Anormal bir anormallikti bu! (gülüşme) Bu durum Galileo ve diğer Amerikan sondalarının da başına geldi. Bunu açıklamak için neredeyse yirmi farklı teori var: "Yeni bir çekim teorisine mi ihtiyacımız var? Einstein yanıldı mı? Karanlık madde mi? Makroskopik kuantum fenomeni mi?" Sonuçta anormal bir savrulma oldu. Ani bir hız değişimi. Sorum şu: kimsenin anlamlandıramadığı bu tür anomalilere neden olan şey konusunda bir ipucu verebilir misiniz?
C: Kısmen çekimsel ve kısmen de gözlemsel; gözlem çekimi arttırabilir veya iptal edebilir. Zihnin ve beklentinin gücü; bundan bir ders alın!

S: (L) Bekleme! (gülüşme) Beklersen, beklediğin şeyi iptal edersin. Çok tuhaf! (Allen) Yani eğer gözlüyorsan onu güçlendiriyorsun. Ama beklentiyle yaklaşıyorsan, beklediğin şeyi iptal ediyorsun, öyle mi? (L) Gözlem beklentisel olabilir de olmayabilir de. [ç.n. katılımcılar arası konuşmaların bir bölümü atlandı]
C: Paleo-Hıristiyanlık kilisesinin tüm üyelerinin bu faktörleri göz önünde bulundurması gerekiyor. Hepiniz yeni bir hayatın eşiğindesiniz. Evrenin ne yapabileceğini ve ne yapacağını tahmin etmeyin, sadece sizden istenen işi yapın, o zaman dalga gelip sizle buluşacak ve sizi yükseltecek. (ç.n.: anticipation: tahmin/beklenti)

S: ... (L) Yani en iyisi dikkatini gerçekliğe vermek, şimdi ve buradaki gerçeklikle en etkili şekilde ilgilenmek ve evrenin kendi işini yapmasına izin vermek. Sen kendi işini yaptığın sürece o da...
C: Evet.

S: (Ark) Ama sanırım farklı beklenti türleri var. Düşün ki biri bir kaza yapacağını tahmin ediyor ve bu tahmin/beklentisinin bir kaza meydana getirmesinden korkuyor. Ama farklı bir beklenti/tahmin türü var. Kazanın olma İHTİMALİ olduğunu tahmin ediyorum ve o yüzden çok dikkatli oluyorum, herşeyi izliyorum, aşırı heyecanlanmıyorum, anlıyor musunuz? Öyle birşeyin olma ihtimali olduğunu tahmin ediyorum sadece, bunda bir sorun yok. (C___) Korkmuyorsun. (L) Tahmin/beklenti ile hazırlıklı olmak arasında ince bir ayrım var gibi görünüyor. (A___) Korku ile endişe arasındaki fark gibi. (Joe) Belki beklenti yeni bir hayat veya iyi birşeyin beklentisi ile sınırlandırılabilir ama bunun nasıl olacağını, ne olduğunu bilemezsin. (L) Bunu zihninde sınırlamaman, şekillendirmemen gerekiyor. (Joe) Dedikleri gibi, eğer herkes kendinden istenen şeye adanırsa...
C: Yapılması gereken çok iş var!

S: (C___) Endişelenmeye vakit yok! (I___) Beklenti/tahminle ilgili mesele, farklı olasılıklara açık olup olmamakla ilgili belki de? Beklenti yoluyla sadece tek bir olasılık üzerinde odaklandığında sonuçları beklentinden farklı bir yönde değiştiriyorsun... (L) Evet, seçenekleri daraltıyorsun. (Joe) O halde sonsuz sayıda şey olabileceğini tahmin etmemiz gerekiyor. (L) Evet. ... (Allen) Birşey olacak sonuçta! (gülüşme) (I___) Hakkında herhangi bir bilgi sahibi olmadan bu dalga konusunda bu kadar heyecanlanan New Age'cilere ne dersiniz. Bu da bir beklenti türü...
C: Eğer o dalgada sörf yapmak istiyorlarsa, buna hazırlanmak için çalışmaları gerekiyor. Buna uyumlanmak için EIRIU EOLAS programını yapmaları gerekiyor. Çok sayıda kişisel dalgacıklar hiçbir şeyi değiştirmez. 4 KH bunu biliyor ve parçalanmalar meydana getirmeye çalışmalarının nedeni bu. Ayrıca gizli negatif duygular tarafından ezilme riskine girmeye değmez, o yüzden en iyisi onları temizlemek. Sonradan üzülmemek için baştan tedbir almak!!!!

S: (Ark) Bu 2012 filmi hakkında birşeyler okuyordum. Rusya'da ilk haftasında büyük bir başarı elde etmiş. Diğer tüm filmlerden daha fazla hasılat elde etmiş. (L) Bazı insanların bu film hakkında çok negatif görüşlerde bulunduğunu okuyorum. Ben o kadar da kötü olduğunu düşünmedim. Film patokratların gerçekte ne yapmaya çalıştıklarına dair bir tür tasvirde bulunuyordu. Bunun büyük uzay gemileriyle mi, yoksa başka türlü mü yapıldığının bir önemi yok. Nötrinoların dünyanın çekirdeğini ısıtması ve herşeyin mahvolmasına ve dev dalgaların oluşmasına neden olması bir saçmalıktı sonuçta. Hatalı bir şekilde ele alınmış. Ama yönetimdeki insanların birşey olacağını bilmesi ve sadece kendilerini kurtarmayla ilgilenmesi fikri gerçeğe yakın! Filmdeki tüm o insanlar o şeye bir bilet almak için milyarlarca dolar ödüyor. Paranın gemileri inşa etmek için kullanıldığını söylediler sanırım, ama... Diğer taraftan çıktıkları zaman ne yapacaklarını düşünüyorlardı acaba? (Allen) Bir bakıma mantıklıydı ama. Yani insanların milyarlarca dolar harcamaları... Çünkü insanlara bunu tüm insanlık için yaptıklarını söyleyemezler. Çok büyük miktarda para vermeleri, sessiz olmalarını sağlıyor. (Scottie) Bir sorum var. Bir iki ay önce hepimizi acayip şekillerde etkileyen o grip hastalığı çok sert ve inatçıydı. Neyin nesiydi bu?
C: Özel üretim.

S: (C___) Domuz gribi miydi, yoksa özel bir mühendislik ürünü mü?
C: Domuz gribine çok yakın. Artık bağışıklığınız var!

S: (Scottie) HA HA! (gülüşme) (Allen) Ben grip olmadım. (A___) Ben de. (L) Sizin gibi genç insanlara saldırmıyor sanırım. Ya da Allen gibi yaşlı insanlara. (gülüşme) Ben hala tesirinden tam kurtulamadım. Bir ay geçti, hala savaşıyorum. (G___) Ağır metalleri daha ne kadar süre detokslamamız gerekecek?
C: Yaklaşık bir yıl, hafif hafif.

S: (C___) EE programını öğretmeye başlamayla ilgili bir sorum var. Kendi koşullarıma bakıyorum... Bunu küçük gruplarla yapmak en iyi başlangıç yolu mu? Yoksa daha işin başında bir yer kiralamamı ve daha büyük gruplarla çalışmamı mı önerirsiniz?
C: Kısa bir süre için küçük gruplarla pratik yapın, sonra bir yol açılacak!

S: (L___) Birşey sormak istiyorum. Bir laptop alıp bunu PowerPoint'le mi yapayım, yoksa düşük teknoloji fikrim daha mı iyi?
C: Eğer düşük teknolojin yüksek bir etkiye sahipse, iyi gidecektir.

S: (A___) Minik bir soru sorabilir miyim? L___ buradayken, gözlüklü olan, evinin dışında metalik bir çığlık sesi duyduğunu söyledi. Evinin dışında o çığlık sesini çıkaran şey neydi?
C: Yeti.

S: (L) "Arthur C. Clarke's Mysterious World" bölümlerini seyretmeyi bitirdiniz mi? Yeti'den, kocaayaklardan bahsettikleri bir bölüm de vardı. Bir adam bir tanesinin görüntüsünü kaydetmiş. Acayip birşey! (Joe) Fort Hood olayıyla ilgili birşey sorabilir miyim? Mmm.... Aaaa.... O olay neyin nesiydi? (gülüşme)
C: [ç.n.: sunulandan farklı bir şekilde gerçeklemiş bir olay olduğu anlamında, deyimsel bir yanıt veriliyor]

S: (Joe) Ateş eden birden fazla kişi mi vardı?
C: Evet.

S: (Joe) Kaç kişi?
C: 3.

S: (Joe) O olayın meydana gelme nedeni neydi?
C: Gizli Takım programı kontrol dışına çıktı. Tetikleyiciler beklenmedik şekilde devreye girdi.

S: (P___) Domuz gribiyle ilgili bir sorum var. Birkaç gün önce Norveç'te bir virüs keşfedildi ve tanımlandı ve iki gün önce de Fransa'da keşfedildi. Sanırım bu rastgele bir mutasyon değildi?
C: Evet.

S: (P___) Peki bu mutasyonu nasıl yaydılar? Aşı yoluyla mı?
C: Kısmen. Diğer deneylerle ilgili tarihsel kayıtları okursanız, bu şeyleri kolayca anlayabilirsiniz.

S: (L) CIA'nın neler yaptığıyla ilgili bir sürü bilgi var. Uçaklardan yaymışlar, metrolara ajanlar göndermişler... Bu şeyleri yapma yollarının bir sınırı yok. Ve bu şeyleri GERÇEKTEN YAPIYORLAR! (Ark) Ve bu aşıları sundukları zaman da... (L) Önlemesi gereken hastalığı yayıyor her zaman. (Ark) Mutasyonlar meydana getiriyor. Her zaman. Ve her zaman bir mühendislik ürünü. Doğal değil. Mutasyonu hemen meydana getirmek istemiyorlar, çünkü önce bol miktarda ilaç satabilmek istiyorlar. Sonra bir doygunluk aşamasından sonra mutasyonu meydana getirmek daha avantajlı, çünkü o zaman ilaç şirketleri evrensel bir aşı üzerinde çalışmaya başlayacak! (C___) Bir hafta kadar önce bir belgeselde, Tamiflu'nun ve muhtemelen aşıların bazı yan etkileriyle ilgili bazı görüşler sunuluyordu. Japonya ve diğer bazı ülkelerde araştırmalar yaptıklarını ve bu ilaçlarla ilgili en büyük problemin zihinsel problemler, psikolojik problemler olduğunu söylüyorlardı. (Ark) Ama "bu yönde sadece 70 vakaya rastladık, ve bu da bu görüşü kanıtlamak için yeterli değil" diyorlar sonra.
C: Zaten salgın durumunda olan otoimmün sorunların başında geniş yayılımlı enflamasyon geliyor.

S: (L) Eğer iltihaplanırsan beynin iltihaplanıyor. ...
C: Bugün mevcut olan zihinsel sorunların çoğu otoimmün bozukluklarının bir sonucu.

S: ... (C___) Eğer planladıkları şey insanları sadece öldürmek değilse, kişilik parçalanmasına katkıda bulunmak veya daha hassas hale getirmek, paranoitleştirmek falan mı?
C: Sadece insanların dayanma eşiğinin giderek zorlanması. Sağlık koşullarını bozma uygulaması yaklaşık yüz yıldır mevcut.

S: (L) İnsan sağlığını bozma, insanları mahvetme, hassas hale getirme uygulamaları gibi şeyler mi?
C: Evet.

S: (Allen) Bu Sanayi Devrimi'nin bir yan ürünü mü?
C: Evet.

S: (C___) Ve aynı zamanda neşenin gelmekte olduğunu söylüyorlar?!
C: Siz diğer tarafta çalışıyorsunuz ve eğer zemin hazırlanırsa, evrenin neler yapabileceğini ve yapacağını tahmin etmeyin!

S: (L) Pekala o zaman. Kimsenin çok önemli bir sorusu yoksa, ben iltihaplanmış durumdayım! Sormamız gereken ama sormadığımız bir soru var mı? ...
C: Yola devam edin. Diğer tarafın bazı "başarısızlıklarının" nedeninin sizin üretmekte olduğunuz enerji olup olamayacağını merak ettiniz mi hiç?

S: (L) "Başarısızlık" derken?
C: "İklimgate" gibi.

S: (L) Yani grup olarak, forum olarak faaliyetlerimiz bazı enerjiler ürettiğinde, bu bizimle doğrudan bağlantıda olmayan insanlara bile güç katıyor, öyle mi?
C: Evet.

S: (L) Hmmm! (C___) Böylece çıkıp gerçeğin ne olduğunu söyleme cesareti buluyorlar. (L) Sanırım yaklaşan bu eğlenceli şeyleri görmek için yola devam etmemiz gerekiyor! (gülüşme) Bu şovu durdurmak istemem. Işıkları açık tutmaya devam etmemiz gerekiyor.
C: Ve bu eğlenceli düşünceyle birlikte, hoşçakalın.
 

yucelulu

#1
Sevgili 4BH,
Günlerdir bir çeviriye teşekkür yazısı yazamadım, işlerin çokluğundan.
Bu çalışmalarda  minnet duygusunun ifadesi önemli ve teşvik edicidir. Siz o kadar emek sarfedip, zamanınızı harcıyorsunuz. Bir teşekkürü çok görmemek lazım.
Her ne kadar serde KH lık varsa da, Biraz BH lık da bulaşmış olabilir.[:)]
Sevgiler, selamlar, iyi çalışmalar..
 

bigsenfoni

#2
Sevgili 4BH,

Ceviriler icin size tesekkür etmekle birlikte, baskalarina hizmet ekibi ile yaptiginiz  bu calismalar icin Yaradanin sizden isigini ve sevgisini eksik etmemesini dilerim.Sizlere minnettarim ve kalbim sizlerle......


Sevgiler ,saygilar.....


PS:19 Mart 2001`den sonraki cevirilerin en yakin zamanda cikmasini diliyorum.
DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET  OSHO


Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.