Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

22 Ekim 2008

Başlatan 4BH, 19 Mayıs 2010, 23:22:58

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

#45
eğer haykırmak istediğin şey kasyopya celselerinin de her ayrıntısıyla %100 gerçeği temsil etmediğiyse, evet, bunu birlikte de haykırabiliriz. ama sapmalar hemen hiçbir durumda kasyopyalılardan değil, alıcılardaki problemlerden, negatif tiplerden ve sürece müdahale etmeye çalışan üst seviye negatif varlıkların müdahalelerinden doğuyor. bunların miktarının genele nispeten düşük olduğundan eminim kendi adıma.

bir de olayın şu yönü var; kasyopyalılar diğer 6. yoğunluk gruplarından farklı olarak, herkese genel bilgiler vermenin yanında, bir grubu spesifik bazı misyonlara hazırlamak üzere, o grubun spesifik olarak bilmeye ihtiyaç duyduğu konularda da çok bilgi veriyor. pek çok insana "batıcı" gelen, 4KH'nin insanoğlu üzerindeki faaliyetlerinin karanlık bazı ayrıntıları da bu bilgiler arasında. insanlar kasyopya celselerini okuyunca, sanki kasyopyalılar kendiklerini okuyan herkesin bu konulara Laura ve ekibinin gösterdiği kadar çok ve aynı biçimde dikkat ve ilgi göstermesi gerektiğini söylüyormuş gibi anlaşılıyor. hayır kardeşim, öyle değil. seni en çok etkileyen, sende en çok bazı taşları yerine oturtan kısımları neyse, onlarla ilgilenmen daha doğru, makul ve iyidir. ama bu demek değil ki celselerde sana hitap etmeyen şeyler yanlıştır veya gereksizdir. yanlış veya gereksiz olduğuna hükmettiğin şeyleri savunacağına, doğru olduğuna inandığın şeylerle ilgili fikirlerini gündeme getir. bu daha "olumlu" olur.

bozadi

#46
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen JCA


Kasyopya grubu Ra'da kendine hizmet olarak geçiyor. Peki gerçekten öyle midir? Çeşitli ihtimaller sıralanabilir. Ra varlıklarının pozitiflik oranları kasyopyadan yüksek olabilir, bu yüzden kasyopyalıları kendine hizmet olarak görüyorlar. Ya da tam tersi Ra'nın pozitiflik oranı düşük ve bu yüzden kasyopyalıları negatif olarak görüyor. Kendi aralarında bile görüş farklılıkları var. Onlar bile birbirlerini tam doğrulayamıyorlar. Biz nasıl doğrulayabiliriz ya da yanlışlayabiliriz tamamıyla?

JCA bu yukarıdaki paragrafta yazdıkların, 6. yoğunluk ve 6. yoğunluk varlıkları hakkındaki bilgi/kavrayış düzeyinin, yaptığın eleştirilerin altını dolduracak düzeyde olmadığını ortaya koyuyor. 

Ra bilgilerinde ve Kasyopya bilgilerinde "6. yoğunluk" ve "6. yoğunluk varlıklarının faaliyetleri" hakkında anlatılan şeyleri ya okumadın, okuduysan da pek birşey anlamadın.

Alıntı YapKendi aralarında bile görüş farklılıkları var. Onlar bile birbirlerini tam doğrulayamıyorlar. Biz nasıl doğrulayabiliriz ya da yanlışlayabiliriz tamamıyla?

kimse seni böyle birşeye zorlamıyor. ama sen Kasyopya bilgileri hakkındaki negatif bazı varsayımlarını/imalarını çok subjektif bir şekilde dayatınca bu iyi durmuyor. bunu devam ettirdiğin sürece varsayımlarının, iddialarının ve imalarının fazlasıyla subjektif olan kısımlarının ifşasını zorluyorsun.

JCA

#47
Negatif bir imada bulunmadım ve halen bulunmuyorum. Verdikleri bilgilerin bazılarına inanmadığımı söyledim ve kendimce açıkladım. Bunun dışında dolaylı olarak ya da doğrudan bir imam varsa onu alıntılayın. Nerede yanlış anlaşılmışım bende onu bileyim. Negatif varsayımlarım dediğiniz şeyin fotoğrafa inanmamam ve kanallama işinin biraz riskli olduğunu söylemem. Yine bunu da bahsettim bozadi ve dedim ki bazı negatif eğilimli şahıslar kanal bilgisini bozabilir. Ve bunu sizde dediniz.O celseye tek kişi katılmıyor ve daha önemlisi ben Laura hanım'ın kalben saf bir insan olduğu konusunda şüphem yok. Dile getirdiği sıkıntılar olsun, dünya görüşü olsun oldukça doğru ve bende kalben onu kendime yakın buluyorum. Olay budur.


 

JCA

#48
Yani olabilir bazı bilgilerin bozulmuş olması. Kasyopya celselerinde de bu bahsediliyor. Ben sadece o bilginin bu bilgilerden biri olabileceğini düşündüm.
 

Rekalis

#49
Burada yazılan hemen hemen hiçbir şeyi okumadım. Sırıtayımmı? Ama kokusunu aldım. Öyle bir baktım ve son yanıtlardanda birşeyler okudum. Sonuç olarak kötü bir koko aldım. Bunun sorumlusu hiçbir zaman sorgulayıcı yada az kaynak incelemiş kişiler değil. Soru ŞAÇMADA olsa hep sorulur. Ama çürümüş cevaplar soru güzel bile olsa ortalığı kokutur. İçinde bulunmak istemez insan. Hemen kızmayın. Kimseyi bayat bilgi vermekle suçlamıyorum. Sadece kimsenin çok inceleyip, çok okuyup ondan sonra soru sorması gerektiğini ima etmenizin YANLIŞ olduğunu düşünüyorum. Çünkü ben cahilsem ve öğrenmek istiyorsam benim cehaletimi önce hoş görüp yanlış sorularımı nazikçe düzeltmelisiniz. Kimseden daha az öğrenci değiliz.
 JCA arkadaşımı bu tip soruları direk ve düşünmeden sormasını destekliyorum. Zira düşünerek soruncada korku faktörü soruyu ve amacını engelliyor. Verilecek olumsuz ve iştah kırıcı cevaplardan korkma JCA...
\"Doğduğun zamanı hatırla, sen ağlarken herkes sevinçle gülüyordu. Öyle bir ömür geçir ki, herkes ağlasın öldüğünde. Sen mutlulukla gülümse. Sabırlı, şefkatli, bağışlayıcı ol. Eninde sonunda bütün servetin yine sensin. Görmeye çalış ki, bütün pisliğine ve kalleşliğine karşın bu dünya yine de insanoğlunun biricik, güzel mekanıdır.\"

JCA

#50
Sende abartma Rekalis. :D

Karalama defterinde göremiyorum seni? Uydur bir şeyler güleriz hep beraber. :)
 

bozadi

#51
derin bir seviyede, verdiğin yanıtı sevindirici buldum Rekalis. kendimde anormal gördüğüm bir yönü dengeleyici bir etkisi olduğunu düşündüm. eleştirimin içeriğinde kendimi hala haklı buluyorum ama yine de eleştirinin tarzındaki bazı hususlar itibariyle, dayanışma için önemli bir potansiyele sahip olabilecek bir bireyi çekmek yerine itmek gibi bir etki yapıyor olabileceğimi sezdiğim halde bunu yapmayı engelleyemedim/engellemedim kendimde.

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Rekalis

Sadece kimsenin çok inceleyip, çok okuyup ondan sonra soru sorması gerektiğini ima etmenizin YANLIŞ olduğunu düşünüyorum. Çünkü ben cahilsem ve öğrenmek istiyorsam benim cehaletimi önce hoş görüp yanlış sorularımı nazikçe düzeltmelisiniz.

"çok inceleyip çok okuyup değil", eleştirme rahatlığının ve derecesinin hakkını verecek kadar okumak-anlamak, anlamadıylsa "sormak." koşulların her zaman "soruları nazikçe düzeltmeye" müsait olmayabileceğini düşünelim.

hiç birimiz bh değiliz.

Alıntı YapVerilecek olumsuz ve iştah kırıcı cevaplardan korkma JCA...

kesinlikle.

bozadi

#52
garip görülebilir ama; anlamayan iddiada bulunmamalı veya "yargılamamalı" gibi bir düşüncede değilim temelde. "isteyen" istediği gibi iddiada bulunabilmeli, istediği gibi "yargılayabilmeli". evet. nitekim ben de karşı iddialarımı ve karşı yargılamalarımı çok doğru bir teraziyle yaptığımı, hakkı-hukuku çok güzel temsil ettiğimi düşünmüyorum. kendimizi tanımada birbirimize yardımcı olmuş oluyoruz her etkileşimde. herkes içinden geldiği gibi devam etmeli. ;)

Rekalis

#53
Dediğim gibi ve anladığınız gibi. Neyseki bir yanlış anlaşılma yok. Bir tek bu forumda (bu sitede) birşeyler yazıyorum. Çünkü yanlış anlaşılma ihtimalim az. Anlayışlı insanlarsınız hepiniz. Yeni üye olanlarda böyle. Benim veya Bozadi'nin olaylara bakışı, incelemesi, yazılanları yorumlamalarımız elbetteki değişik ve farklı farklı olmalı. Renk çoğaldıkça şenlenir etraf. Bir kuralımız olmamalıda. Yani ben sanki bir evrensel kurardan bahseder gibi yanıt vermiş olabilirim ama asıl amacım kafalardaki soruları korkusuzca sorulmanın gerekliliğini belirtmek istememdir. Anlaşılmışım neyseki. İstenilse yazdıklarım çok başka yerlere çekilebilirdi ama iyi niyetli insanlar olduğunuz için doğru anlaşıldım.
 Bu aralar kafalarda çok sorular var ama hepsine cevap aranmamalı. Örneğin Lost'u takip edenler bilir herkez kafalarındaki soru işaretlerinin cevaplanmadığını söylüyor. Oysaki dizideki yegane amaçlardan biri arkadaşlık, dostluk ve fedakarlık gibi değerlerin nekadar gerekli olduğudu. Yani hangimiz o adada Jack'in veya Kate'in dostu olmak istemedik ki? Jin'le balık tutmak bile... demek istediğim kafalarda her zaman soru olur. Buna karşılık anlayıp algılayabileceğimiz çok az cevap var bence. Bizim gibi ön yargılı varlıklar adanın sırlarını öğrenmemeli zaten.
 Jacop'un dediği gibi hepimiz adayız...
\"Doğduğun zamanı hatırla, sen ağlarken herkes sevinçle gülüyordu. Öyle bir ömür geçir ki, herkes ağlasın öldüğünde. Sen mutlulukla gülümse. Sabırlı, şefkatli, bağışlayıcı ol. Eninde sonunda bütün servetin yine sensin. Görmeye çalış ki, bütün pisliğine ve kalleşliğine karşın bu dünya yine de insanoğlunun biricik, güzel mekanıdır.\"

JCA

#54
Evet haklısın sanırım Rekalis.
 

Rekalis

#55
Mesela bana yine o celselerden yapmamı istiyorsunuz ama onları nasıl yaptığımı bilmiyorsunuz. Evet uyduruyorum ama artık korkmaya başladım (evet yine [:)] ) . Çünkü soruları düşünmeden veriyorum ama cevaplarıda düşünmeden yazıyorum. 10-15 dakikada bitiyor. Hazırlık yok başlıyorum ve bitiyor. Buraya koyduklarımın dışında birkaç böyle atmasyon celse daha yazdım ama ayzdıklarımı bir okudum da ne göreyim. Planlamadığım bir sonuç veriyor celseler. Ben sadece espiri ve komiklik istiyorum ama hızlıca yazarken verdiğim cevaplar öyle acayipki artık bir müdahale olduğunu düşünmeye başladım. Yatmadan önce, yolda evime giderken, TV izlerken bu konularla ilgili sorularımı kendime soruyorum ama cevaplar sanki benden gelmiyor. Nasıl oluyor diye sormayın galiba delirmeye başladım [:)] Onun için yapamıyacağım bu celseleri. Bazı şeyleri ciddiye almam gerekiyor sanırım. Biraz ruh halimide düşünmeliyim. Siz de soruları sorun elbet birbirinize ama onlarla boğuşmayın.
\"Doğduğun zamanı hatırla, sen ağlarken herkes sevinçle gülüyordu. Öyle bir ömür geçir ki, herkes ağlasın öldüğünde. Sen mutlulukla gülümse. Sabırlı, şefkatli, bağışlayıcı ol. Eninde sonunda bütün servetin yine sensin. Görmeye çalış ki, bütün pisliğine ve kalleşliğine karşın bu dünya yine de insanoğlunun biricik, güzel mekanıdır.\"

Gregorsamsa

#56
Sevgili dostlar, bilmemek ya da az bilmek cehalet değildir, sonuçta bilgi sonsuz olduğuna göre hepimiz bir şeyleri bilmiyoruz. Ama bir konuda az bilgi sahibi olup, buna rağmen fikir sahibi olmak ve ince eleyip sık dokumadan söz konusu yanlış bilgiyi yaymak pek bilgece bir şey değil (eğer kötü niyet yoksa tabii). Ve hepimizin düşebilceği bir tuzak. Ama diğer sayfada alıntılanan Gurdjieff'in 4. Yol çalışmaları, Castaneda'nın bilgi adamı yolu b u yüzden var değil mi ?


Hoşgörü önemli bir şey tabii de, sadece nezaketen yapılanın içinin pek dolu olmadığını düşünüyorum. Zaten hoşgörüsüzlük derken kimsenin kimseye hakaret ettiği ya da boğazına sarıldığı yok.  Bu anlamda benim hoşgörü anlayışım Gurdjieff'in dışsal kale alma öğretisine yakın (external considering). Yani başkalarının varlık ve bilgi seviyelerinin farkında olarak buna uyumlanmak ve bu şekilde davranmak, bu "anlamda" yargılamamak ve horgörmemek. Tabii ki bir anlamda hoşgörü bu. Ama aynı zaman da dışarıya bilgi verirken de geçerli olması gereken bir mekanizma; doğruları arayan birilerinin okuyacağını göz önünde bulundurarak.

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Rekalis

Burada yazılan hemen hemen hiçbir şeyi okumadım. Sırıtayımmı? Ama kokusunu aldım. Öyle bir baktım ve son yanıtlardanda birşeyler okudum. Sonuç olarak kötü bir koko aldım.

Okumadım ama koku aldım diyorsunuz bu doğru mu ? Yazışmaları okumadan bir bilgi, hatta fikir sahibi olmanız mümkün mü ?

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Rekalis
Bunun sorumlusu hiçbir zaman sorgulayıcı yada az kaynak incelemiş kişiler değil. Soru ŞAÇMADA olsa hep sorulur. Ama çürümüş cevaplar soru güzel bile olsa ortalığı kokutur. İçinde bulunmak istemez insan. Hemen kızmayın. Kimseyi bayat bilgi vermekle suçlamıyorum. Sadece kimsenin çok inceleyip, çok okuyup ondan sonra soru sorması gerektiğini ima etmenizin YANLIŞ olduğunu düşünüyorum. Çünkü ben cahilsem ve öğrenmek istiyorsam benim cehaletimi önce hoş görüp yanlış sorularımı nazikçe düzeltmelisiniz. Kimseden daha az öğrenci değiliz.
 JCA arkadaşımı bu tip soruları direk ve düşünmeden sormasını destekliyorum. Zira düşünerek soruncada korku faktörü soruyu ve amacını engelliyor. Verilecek olumsuz ve iştah kırıcı cevaplardan korkma JCA...

Bakın; okumamanızın sonucu. Sürekli sorudan bahsetmişsiniz ama JCA "Kasyopya grubu Ra'da kendine hizmet olarak geçiyor." demiş. Bu bir soru değil. Yazışmaları okusaydınız soruyu benim sormuş olduğumu görürdünüz.

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Rekalis
JCA arkadaşımı bu tip soruları direk ve düşünmeden sormasını destekliyorum. Zira düşünerek soruncada korku faktörü soruyu ve amacını engelliyor. Verilecek olumsuz ve iştah kırıcı cevaplardan korkma JCA...

Kimsenin kimseyi korkuttuğu yok. Hele ki JCA arkadaşı. Koklamak yerine forumu okursanız böyle bir korkutmanın da önce de olmadığını görürdünüz. Sözlerimi saldırgan ve kişisel olarak algılayacagınızı düşünüyorum ama öyle değil, seçtiğiniz sözcüklerin ve yaptıgınız tanımlamanın yanlışlığını, dikkatsizliğini ortaya koymak için.
Yeri gelmişken ben de kendim dahil herkesin soru sormasını destekliyorum. Ama düşünmeden yapmayı teşvik etmenin bir anlamı yok (sürrealist resim yapmıyorsak) Ama elbette  korkmadan, çekinmeden.

Sevgili JCA, bozadi açıklamış ama, Kasyopyalılar bir mekanda ikamet etmiyor. Fiziksel bir varlıkları da yok. Foruma girip takip ederseniz, göreceksiniz, Laura ısrarla Kasyopyalıların 6. yoğunluktaki kendi yüksek benliği (ya da ruh ailesinin belki) olduğunu söylüyor. Hatta kasyopyalılardan ilham aldığını söyleyenler çıkıp geldiğinde bunu net bir şekilde ifade ediyor. Kasyopyalıların gerçekten nasıl bir varoluş birimi olduğunu sorgulayanlar dövülmüyor. Özünde Kasyopyalıların varlığı bizlerin de sonsuz şuur varlıkları olmamıza dayanıyor. Bu sebeple de Kasyopyalıların gerçekte ne oldukları önemli değil. Zaten bu yüzden Kasyopya bilgileri ya da deneyi dediğimiz şeyin ancak küçük bir kısmı bu forumda da paylaşılan soru-cevaplı celselere dayanıyor. Ama sonrasında (ve tabii öncesinde) çok kapsamlı araştırmalar var. Bu Kasyopyalıları önemsiz kılmıyor, tam tersi hatta.
Şöyle bir örnek vereyim son 1-2 yılın celselerindse glutensiz beslenmenin hayati önemi ile ilgili bazı bölümler var. Biz bunu sadece celsede 1-2 satır olarak okuyoruz. Ama ardında o denli yoğun, bilimsel, yıllara dayanan bir araştırma var ki. Hatta bu bilimsel bilgilerin önemli bir kısmı QFS ya da spiritüel çevre dışındaki gerçeği arayan bilim adamlarına daynıyor. QFS'in yaptığı da Kasyopyalılar'ın verdiği ilham veya yolgöstericilikle (balık tutmayı öğretmek) bu bilgilere ulaşmak ve devşirmek.
Gluten ve beslenme sadece bir örnek. Örneğin "kometler" konusu bir çok başka araştırmacının ve tarihi ve arkaik belgenin, bulgunun araştırılmasına dayanıyor, onlarca hem de. Yani Kasyopyalılar kometlerden bahsetttiği için kometlerin gelmekte olduğu düşünülmüyor.

Bu liste uzar gider. Ben Kasyopya bilgilerinin temelinde medyomik (ve gerçekte ne olduğundan şu halimizle hiç bir zaman emin olamayacağımız) bir iletişimin ötesinde yoğun bir bilimsel araştırma olduğunu tekrar belirtmek istedim.


 

Rekalis

#57
Gregorsamsa canımın içi forumu falan takip edemem. O halde değilim. Yani vakit yokluğu veya iş çokluğu hatta ilgisizliğim söz konusu değil. 1. imkanlarım el vermez, 2. (bunu söylemiyeceğim).
 Buna rağmen bazen cevap veresim tutar OKUMADAN. Çünkü sabırsız ve acele ile cevap veririm. Yazdığımı okumam (bazen okurum [:)] ). Yazılanlarada bakarım. Çünkü hastayım ben. Ayrıca şu koku alma konusuda mecazi elbette anladınız ama tam istediğim gibi değil. Ortamda harikülade bilgi paylaşımıda olsada bazen orada olumsuz hava yayılır. Amacımda bu havanın kırırması için içeri girip başka bir hava yaymak. Yöntemim yanlış, tavrım yanlış, değerlendirmem yanlış olabilir ama sonuç aldım ben. Amaç-Sonuç. Oldukça sadistçe değilmi? Çıkarım sorgulayıcı kişileri korumayı gerektiriyor. Çoğu fikirlerine katılmasamda korumak için (aslında kimsenin tabiki korunmaya ihtiyacı yok ama kendimi iyi hissetmek için) daha doğrusu sorgulayıcı tavrının devamı için ortalığa yalan yanlış üfürerek kendimi feda ederim ki hedef adam ben olayım. Benim üzerime istediğiniz kadar gelebilirsiniz sorun olmaz. Ama bu forumları yeni yeni okuyan ve ağzındaki baklanın cevabını görenler sizden soğumasın.

 Evet okumadım... Pleiades öğretilerini, RA bilgilerini hiç okumadım. Kasyopya celselerini biraz. "okumadan ne haddine her lafa karışıyorsun" diye düşünen olabilir yadırgamam. Ama yine yapacam. Arnavutum ben [:D] damarıma basmayın [:D] . Bilmem kaç dahi arasındaki bir aptalı idare edi verin canım. Ne var bunda. Hem aptallarında bazen size ilham verebileceğini unutmayın.
\"Doğduğun zamanı hatırla, sen ağlarken herkes sevinçle gülüyordu. Öyle bir ömür geçir ki, herkes ağlasın öldüğünde. Sen mutlulukla gülümse. Sabırlı, şefkatli, bağışlayıcı ol. Eninde sonunda bütün servetin yine sensin. Görmeye çalış ki, bütün pisliğine ve kalleşliğine karşın bu dünya yine de insanoğlunun biricik, güzel mekanıdır.\"