Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

27 Şubat 2016

Başlatan bozadi, 02 Mart 2016, 22:21:47

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

Celse Tarihi 27 Şubat 2016

Tabladakiler Laura, Andromeda ve Galatea

Pierre, Joe, Chu, Data, Arky, Possibility of Being, Scottie, Niall, Harika Köpek Noko

[Celseden önceki 10 dakikalık süre, Dyatlov Geçidi olayıyla ilgili sorulara dair bilgi toplamaya çalışmakla geçti...]

Q: (L) Bugün 27 Şubat 2016. (Arielle) 27 bir 9. (L) 2016 da 9 yapıyor.

(Galatea) Ve Dyatlov Geçidi olayında da 9 kişi öldü. 9! 9! 9!

(L) Aman tanrım, onu ters çevirince de 666 oluyor!

C: Merhaba çocuklar! Kasyopya hatta! Ben Millmnoa! Dyatlov Geçidi olayı gezegeninizdeki pek çok benzer olaydan yalnızca bir tanesi. Söz konusu olaylar herhangi \"gizli\" deneylerden ziyade boyutlararası transfer ve zaman genleşmesiyle ilgiliydi.

S: (L) Zaman genleşmesi... Boyutlararası transferi biraz anlayabiliyoruz ama zaman genleşmesi? Sanırım onu da az çok anlayabiliriz. Peki, neden o insanlar oradan kaçıyorlarmış gibi çadırları içerden yırtılmıştı?

C: Orada portal ortaya çıktı.

S: (L) Tamam. Çadırların yırtılması ve kaçma olayı da portaldan dolayıydı... Herhalde bu boyutlararası transferden SONRA oldu... Aslında öyle olmayabilir de. Şunu sorayım: Bu insanların başına gelenler, bir tür boyutlararası transferin ardından geri bırakılmalarından sonra mı oldu?

C: Evet

S: (L) Yani hipotermiden ölenler aşağı yukarı canlı olarak döndüler ve hipotermiden öldüler çünkü çadırlarını yırtıp açtılar ve delirmiş gibi oradan kaçmaya çalıştılar. Peki ya ciddi yaralanmalardan ölenler? Örneğin birinin dili kesilmişti?

C: Onlar sonradan geri bırakıldılar ve portal dünyadan belirli bir mesafe yukarıdaydı.

S: (Andromeda) Yani aşağı attılar.

(L) Dehidre olmaları veya bazı fizyolojik semptomlarla ilgili birşeyler okudum. Giysileri tersti ve buna benzer başka çok tuhaf şeyler vardı...

C: Transferin etkileri.

S: (L) Yani birşeyler ileri geri transfer olduğunda herşey karmakarışık olabiliyor. Kadınla adamın bir tür portaldan geçmek zorunda kaldıkları o film gibi. Bir portaldan geçip uzay gemisine giderken bir anlamda donduruldukları odalar vardı. Gemide kötülerle mücadele ettiler ve onlardan kurtuldular ama transfer cihazlarından biri kaldı. Birlikte onun içine girdiler. Tuhaf olan şey şuydu ki öbür taraftan çıktıklarında kadın hamileydi çünkü bu transfer sürecinde içine girdikleri silindirde atomları birleşmiş.

(Pierre) Bu onların söylediği şey... [kahkaha]

(L) Bu bir bilim kurguydu ama hiç unutmadım. Biriyle birlikte moleküllerinizin ayrıştığı ve sonra diğer taraftan çıktığınızda tekrar birleştiği birşeyin içine girdiğinde herşey allak bullak olabiliyor, özellikle de olan biteni anlamlandıramadığında.

(Pierre) Philadelphia Deneyindeki gibi. Askerlerden bazıları geminin çelik duvarları içinde yeniden molekülerize olmuşlar.

(L) Bu da zaman genleşmesi problemiyle mi ilgili?

C: Evet

S: (L) Yani birşey belirli bir noktaya hedeflendiğinde ama gezegen hareket ettiğinde veya birşey hareket ettiğinde veya düzgün hizalanmadığında her türlü garip şey olabiliyor.

(Joe) O portal o bölgede tesadüfi olarak mı açıldı? Özel olarak o insanlarla ilgili değil miydi?

C: Başka bir boyuttan bitki-bazlı amatörlerin keşif gezisiydi.

S: (L) Bitki bazlı derken bu varlıkların bitkimsi varlıklar olduklarını mı kastediyorsunuz?

C: Evet

S: (Data) Peki o insanları ellerinde tutmak yerine geri bırakma zahmetine neden girdiler?

C: Uzunvadeli olarak istemiyorlardı. Amatörler!

S: (Joe) O portal o Rus yürüyüşçülere bunları yapmak için mi açıldı özel olarak?

C: Hayır

S: (Joe) Yanlışlıkla oldu yani.

C: Evet

S: (Joe) Yani bir anlamda \"Şu boyutlararası portal açıcımızı deneyelim de ne olduğuna bakalım!\" dediler.

C: Olayın meydana geldiği yer önemliydi.

S: (Joe) Ve yürüyüşçüler de tesadüf eseri o sırada oradalardı.

C: Evet

S: (Pierre) Yer neden önemliydi?

C: Yeraltı maden içeriği ve yapısı.

S: (Joe) Yani bunlar bir grup bitkimsi varlıktı ve akşam yemeği falan için mineral bulmak veya bir çeşit maden çalışması yapmak üzere gezegenimizde keşif yapıyorlardı...

C: Yakın

S: (Chu) PoB\'un bize anlattığı o insanların başına gelen ve bir efsane yaratılmasına neden olan şey de bu muydu?

C: Hayır. Efsane.

S: (Joe) Bitkimsi... Örneğin neye benziyorlardı? Kaktüs insanlar gibi birşey mi?

C: Gri uzaylılar denen varlıklardan bazılarına benziyor.

S: (Joe) Ama bitki temelliler.

(Andromeda) Ve bir deney yapıyorlardı veya maden arıyorlardı veya buna benzer birşey.

(L) Keşif gezisi.

(Andromeda) Araya insanlar girdi ve onlar da, \"Oops! Pardon, istediğimiz siz değildiniz...\" dediler herhalde.

S: (Joe) Balığa gidip yanlış birşey yakalayıp sonra da onu geri atmak gibi.

C: Yakın

S: (PoB) Kurbanların üzerinde bulunan potasyum-40 nereden geldi?

C: Transfer süreci sızıntısı.

S: (Joe) O süreçle ilgili kimyasallar olmalı... Kocaayaklar ve sülfür gibi.

(L) O kadının dili neden alınmıştı?

C: İnceleme amaçlı örnek.

S: (Andromeda) Peki ya hiçbir fiziksel travması olmadığı halde beyin hasarı olan kadın?

C: Transfer süreci sorunu. Amatörler!!

S: (L) Yani bunlar o sırada kullandıkları teknolojiye tam olarak vakıf olmayan varlıklardı. Tam olarak anlamadıkları birşey yaptılar ve işi berbat ettiler. Gezegenimizde bu tür kaç olay oluyor?

C: Çok.

S: (Joe) Bu biraz da bizim bitki transferleri yapmak isteyip istemediğimize bağlı belki de. [kahkaha]

C: Dünyanızın beceriksiz bilimini düşünün!

S: (L) Yani atom bombaları patlatan geri zekalılar yaptıkları deneyler yüzünden başka alemlerdeki başka bireyler üzerinde benzer etkilere veya sonuçlara neden oluyor olabilirler mi?

C: Evet

S: (PoB) İnsanların orada gördüklerini söyledikleri ateş topları gerçekten var mıydı?

C: Gözlem portalları elbette!

S: (L) Yani zaman zaman görülen ateş veya ışık toplarından bazıları gerçekliğimizin etrafındaki gözlem delikleri veya portalları olabilir?

C: Aynen öyle!

S: (Galatea) Bu da aklıma başka birşeyi getiriyor... Karanlıkta gördüğüm minik ışık parlamaları. O da benzer birşey mi?

C: Hayır

S: (Galatea) Peki ne görüyorum?

C: Beyindeki fosfenler.

S: (Joe) Bu konuyla işiniz bitti mi?

(L) Her ayrıntıya girebilirsin ama buna harcayacağımız enerjiye değeceğini sanmıyorum.

(Joe) Çiftlikteki birkaç kişi geceleyin odalarında bazen gözlerinin kenarıyla birşey veya birini gördüklerini söylediler. Çiftliğin etrafında buna neden olan birşey mi dolaşıyor acaba?

C: EM farkındalığı.

S: (L) Sanırım buranın altından gerçekten su geçiyor.

(Pierre) Kesinlikle.

C: Evet.

S: (L) Ve bir alan yaratıyor.

(Joe) Forumdan Ocean adlı üyenin silindir biçimli bir UFO ve çekik gözlü 2 iki kişi görmesiyle ilgili olayı sormak istiyor musun? UFO\'yu 50-60 metre üzerinde görmüş. Çekik gözlü iki kişi de cisme bakıyormuş ve sonra cisim kaybolmuş. Sen ona cevap verip gördüğü şeyin muhtemelen bir gözlem balonu olduğunu söylemiştin. Ama o da Umman\'da devletin ve askeriyeninki dışında hava araçlarına izin verilmediğini söyledi. Acaba gördüğü silindir şekilli cisim gerçekten bir gözlem balonu muydu?

C: Uzay aracı.

S: (Joe) Peki ya çekik gözlü adamlar? Yerden o cisme bakan iki çekik gözlü adam görmüş. Arabasıyla yola devam etmiş ve sonra geri döndüğünde onları orada bulamamış.

C: Aynı \"gruptan\".

S: (Joe) Çok serinkanlıymış. Eğer 50-60 metre tepemde silindirik bir cisim görsem biraz telaşlandırdım.

(Galatea) Birşey sorabilir miyim? Siyah gözlü çocukları evlerine davet ettiklerini söyleyen çiftle ilgili haberi okudunuz mu? Doğru mu?

C: Oyun.

S: (Galatea) Biliyordum!

(Ark) Asansörle çatıdan geçtiğim rüyanın anlamı neydi?

C: Yakında fikirlerin normal sınırların ötesine çıkıp genişleyecek. Bilincin yansıması.

S: (Galatea) Peki benim uzaya uçma rüyam? Neyi simgeliyordu?

C: Benzer. Kaba bir alışma sürecinden sonra yeterli iyot alımı herkes üzerinde benzer etkiler yapacaktır.

S: (Joe) Benim tekrar iyot almaya başlamamı tavsiye eder misiniz?

C: Dikkatli bir şekilde, evet.

S: (Niall) Yavaş yavaş. Bir damla.

(Joe) Bir damla mı?

S: (L) Belki bir süreliğine iki günde bir birer damla.

(Andromeda) Evet, bence de. Nasıl etki ettiğini görmek için.

(L) Cildine sürmeyi bile deneyebilirsin. Pekala Pierre, sıra sende.

(Pierre) Önceki celsede El Nino\'nun gücünü kozmik bir enerjiden aldığını söylemiştiniz. Peki o kozmik enerjinin kaynağı nedir? O çok parlak süpernova mı?

(L) Ekleyeceğin başka birşey var mı?

(Pierre) Hayır.

(L) Gücünü kozmik enerjiden aldığını ne zaman söylemişlerdi?

(Pierre) Önceki bir celsede.

(L) Soru nasıldı?

(Pierre) Kozmik kökenli enerjinin 18 derece enlemlerinden El Nino\'ya neden olduğunu söylemişlerdi.

C: Bu enerjiyi sağlayan şey genellikle Güneş ve onun ikiziyle olan etkileşimi. Bunu tahmin edebilmen gerekir! Birazcık OKB takıntısına meylediyorsun!

S: (Andromeda) Hayır!!

(L) Pierre mi? Hayır! [kahkaha] Sıradaki soru?

(Pierre) Daha önce bahsettiğimiz atmosferik ters dönme ile ilgili birşey sormak istiyorum. Bence, mamutların donmasına ve ani sıcaklık düşmesine neden olan şey bir çeşit \"Süper Dereko\"ydu: yani temel olarak jet akıntısı dünyanın yüzeyine doğru saptı. Bu herhangi bir anlam ifade ediyor mu?

(L) Ne?

(Andromeda) Sıcaklıktaki ani düşüşün nedeninin atmosferik jet akımının dünyaya inmesi olup olmadığını mı soruyorsun?

(Pierre) Evet.

(L) Yani jet akımı aniden alçaldı.

(Pierre) Yani...

C: Çok yakın!

S: (Pierre) Tamam. Yani El Nino\'ya güç veren şey Güneş\'ten ve onun ikiz yıldızla olan etkileşiminden gelen kozmik enerji diyorsunuz. Ama sanıyorum ki bu enerji tırmanışının tek neticesi El Nino değil...

C: Kürenin merkezinin bir pencere olduğunu hatırlayın!

S: (Pierre) Evet, bunu hatırlıyorum.

C: Aynı zamanda portal!

S: (L) Yani El Nino\'ya enerji veren şey aslında dünyanın içinden de geliyor olabilir mi? Bir portaldan bir başka boyuta?

C: Evet

S: (L) Veya bir yoğunluktan diğerine falan.

S: (Joe) Sanırım bu dalganın etkilerinden biri, doğru mu?

C: Evet

S: (L) Yani Dalga kendi gezegenimizin içinden mi gelecek üzerimize?

C: Kısmen bunun işaretlerini ve semptomlarını gösteriyor zaten!

S: (L) Pekala, başka sorusu olan?

S: (Joe) 2010\'da Smolensk\'te Polonya devletinin resmi uçağı düşmüştü. Uçaktakilerin çoğu hükümet görevlileriydi ve hepsi ölmüştü. O kaza bir pilotaj hatası mıydı?

C: Kibir.

S: (L) Pilotun kibri mi?

C: Evet

S: (Joe) Ağır metal testlerimizle ilgili herhangi birşey sormak istiyor muyuz?

(Galatea) Oo, evet! Athena ve ben uranyumu nasıl aldık?!

C: Güzel soru!

S: (Galatea) Evet! Biliyorum!! [kahkaha]

(PoB) Peki yanıt nedir?

C: Çocukken birlikte deneyimlenen bir maruziyetle ilgili.

S: (L) Hiç ikiniz kendi başınıza başka hiçbir insanın olmadığı bir yere gittiniz mi?

(Joe) Nükleer bir santrale falan? [kahkaha]

(Galatea) Hmm.

C: Ara sokak.

S: (Galatea) Yani belki de o ara sokakta birşey vardı...

C: Evet

S: (L) Belki de birinin çöpe attığı birşeydi.

C: Evet

S: (L) Yani o sokakta çöpe çok berbat birşeyler mi atılıyordu?

C: Evet

S: (Joe) Andromeda ve Chu ve benim stronsiyum seviyelerimiz yüksek ve bu da iyi birşey olarak kabul ediliyormuş. Neredeyse hepimizin nikel seviyeleri yüksekti. Bu sigaradan kaynaklanan birşey mi?

C: Hayır. Araba egzozu ve tencere ve tavalar dışındaki endüstriyel kimyasallar!

S: (Joe) Sigaradan kadmiyum veya sezyum gibi herhangi negatif metaller alıyor muyuz?

C: Bir miktar ama onlar genellikle kolayca atılabiliyor.

S: (L) Yani insanların vücutlarına aldığı en kötü kimyasallar araba egzozlarından, temizlik ürünlerinden ve endüstriyel kimyasallardan mı kaynaklanıyor?

C: Evet

S: (Galatea) Joe sürekli temizlik yapıyor!

(Pierre) Endüstriyel kimyasallar fabrikalardan salınan kimyasallar anlamına da gelebilir.

(L) Evet, havada uçuşuyor olabilir ve mobilyaların üzerinde temizlediğimiz şey bu olabilir.

(Galatea) Arkamızdaki çiftçinin tarlalarından gelen kimyasallar...

(L) Ya arsenik? Kimde arsenik en fazlaydı?

(Andromeda) Bende ve Timótheos\'ta yüksekti. Peki bu arseniğin kaynağı neydi?

C: Timótheos: iş. Andromeda: kullanılan ürünler.

S: (Andromeda) Ürünlerdeki arsenik.

(L) Belki de arseniği hangi ürünlere kattıklarını araştırmamız gerekiyor.

S: (Joe) Güzellik ürünlerinden kaynaklandığını söylediler ve...

C: Kadınlara yönelik bazı ürünlerde beyazlatıcı olarak.

S: (Andromeda) Dikkatli ifade etmeye çalışıyorlar! [kahkaha]

(Pierre) O ürünlere toksin mi katıyorlar? Çok kötü...

(Joe) Tüm dünyada ürünler çok berbat şekillerde yapılıyor.

(L) En azından Leonidas\'ta değil! [kahkaha]

(Joe) Öyle mi?

(L) Başka sorusu olan?

(Pierre) Gezegenin ortasındaki o portal... Aslında biz şöyle düşünüyoruz; gezegen ve iyonosfer küresel bir kapasitör olarak görev görüyor. Sürekli olarak enerji boşaltıyor fakat hiçbir zaman tükenmiyor. Acaba gezegen kendisini bu portal bağlantısı yoluyla mı elektriksel olarak enerjilendiriyor?

C: Kısmen

S: (L) Bence muhtemelen... Bilmiyorum. Bence öyle. Neden kısmen dediniz?

C: Güneş\'in ortağını hatırlayın.

S: (L) Elektrikli motor gibi birşey olmalı.

S: (Joe) İkiz yıldızı görecek miyiz?

C: Evet

S: (L) Bu insanlar buradaki ağaçları kesecekler mi acaba ben de yeni ağaçlar dikeyim de ölmeden önce bunları büyütecek vaktim olsun? [kahkaha]

(Joe) Evet

(L) Bütün o dikim işlerini yapıp diktiğim şeyleri GÖREBİLMEYİ ne kadar sabırsızlıkla beklediğimi bilemezsiniz!

(Joe) EVET.

(Pierre) Büyük evet.

(Joe) Hayır, hayır! Bekle ve gör! Açık! Kişniş tentürü ağır metal temizliği için iyi mi?

C: Vücudun kendi temizlik sistemine yardımcı ama daha ciddi mekanik işleme ihtiyaç var.

S: (Joe) DMSA gibi.

(L) Evet. Bu vücuduna yardımcı olur ama eğer vücudun zaten kötü durumdaysa bu süreç çok yavaş oluyor sanırım.

(Ark) Hızlı bir sorum var. Sabahları soğuk duş almak hapşırığıma iyi gelir mi?

C: Neden havuza dalmıyorsun?

S: (Scottie) Arky, bu seni kısa bir süre için daha fazla hapşırtır ama sonra durur. Bana genellikle öyle oluyor. Yaklaşık 5 dakika falan sürüyor.

(Arky) Tamam.

(L) Soracak başka herhangi birşey düşünebilen? Oo, Suriye\'de yapıldığı söylenen ateşkesin geleceği ne olacak?

C: ABD gizlice ateşkesin bozulmasını teşvik edecek ve suçu Rusya\'ya atmaya çalışacak.

S: (Joe) Gerçekten gözleri dönmüş durumda.

(Pierre) Demek Kerry o yüzden bir B Planı olduğunu söyledi. ABD dünyanın Rusya\'yı yakından takip ettiğini söylüyor.

C: Rusya daha da yakından takip ediyor olabilir.

S: (PoB) Rusya gerçekten Türkiye\'yi nükleer silahlarla tehdit etti mi?

(Arky) Bunu kim söylüyor?

C: Hayır. Tehdit etmek zorunda değiller.

S: (Joe) Tehdit etmeye ihtiyaçları yok. Ama bunu yapabilecek güçleri var.

(L) Edgar Cayce Üçüncü Dünya Savaşı\'nın Ortadoğu\'da veya civarında başlayacağını söylüyor ve Suriye\'nin ve Türkiye\'nin de adını veriyor. Tam olarak ne söylediğini hatırlamıyorum. Ama görünüşe göre mevcut süreci oraya doğru zorlayacaklar.

C: Veya başka \"gezegensel\" olaylar araya girebilir.

S: (L) Kometler veya hava veya onun gibi birşey mi?

C: Evet

S: (Joe) Kaç tane DNA iplikçiğin var?

(L) Kimin?

(Joe) Senin.

(L) Benim mi? Bilmiyorum.

C: 32

S: (Niall) İmkansız!

(Pierre) Wau. Çokmuş.

(Arielle) Peki benim?

C: 26

S: (Joe) Andromeda\'nın?

(Pierre) Normalde iki tane olmuyor mu?

A: 30

S: (L) Sanırım kavramsal kargaşa içindesin. Mevcut bilimsel tanımlamaları iplikçiklere uygulayamazsın. Bununla ilgili sorular sorup bütün bilgiyi alman lazım.

(Joe) Yıllar önce, 1994\'te 4., 5. ve 6. DNA iplikçiklerini oluşturmakta olduğunu söylüyorlardı.

(L) Evet. Ve yorgunum.

C: \"İplikçik\" bir kişi için birşey ifade ederken, kozmo-spiritüel anlamda başka birşey ifade edebilir.

S: (Galatea) Joe\'nun kaç tane iplikçiği var?

C: 28

S: (L) Peki nispeten normal diyebileceğimiz... Öyle söylemek istemiyorum.

(Pierre) Ortalama nedir?

(L) Ortalama insanın iplikçik sayısı?

C: 17

S: (Joe) O zaman bunun fiziksel anlamdaki gerçek DNA iplikçikleriyle bir ilgisi yok.

(L) Doğru. İyi geceler demek istiyorum. Sormadığımız ama sormamız gereken, sormayı akıl edemediğimiz birşey varsa lütfen bize söyleyebilir misiniz?

A: Hoşçakalın.

CELSE SONU

http://cassiopaea.org/forum/index.php/topic,41076.0.html


Scyth

#1
Güzel bir celse. Çeviri için teşekkürler.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

Majisyen

#2
Çeviri için teşekkürler.
Karanlık, ışığın olmadığı yerde vardır.

bozadi

#3
Ben de teşekkür ederim arkadaşlar. İkinci bir kontrol okuması yaparken birkaç bariz yazım yanlışı ve eksiği fark edip düzelttim bu arada.

Müsait zamanımda celsedeki bazı belirsiz olabilecek hususlarla ilgili tahminlerimi paylaşacağım. Bu belirsizliklerin bir kısmı çeviriden kaynaklanabileceği gibi, bir kısmı da konuya hakim olmayışımızdan ve celse katılımcılarının bazı konuları yeterince açıklama yapmadan (sanki herkes biliyormuş gibi) kendi bilgi düzeylerinde konuşuyor olmaları. Gerçi genel itibariyle öyle bir sorun yok sanırım ama bazı durumlarda var gibi.

Arulnool

#4
Sevgili bozadi emeğin için teşekkürler.
Anlamak isterken, hoş gördüm yargıları...

arinmak

#5
Çeviri için teşekkürler bozadi.
 

Olcay

#6
Çeviri için teşekkürler Bozadi.

yucelulu

#7
Çeviri için teşekkürler.
 

xenophon

#8
Gene Güzel Bir Celseydi Çeviri için teşekkürler Bozadi...
 

Tgur

#9
Bozadi sonsuz teşekkürler gayretlerin için,
Whatsapp da bazı dostlar DNA dan bahsettiler ,konuyu çok sever ve varoluşun en önemli vurgulaması olarak kabul ederim,konuyu tam manası ile anlayabilirsek Enel hak bilincinin ne demek olduğunu daha iyi barizleştiririz diye düşünürüm, acizane evvelden üzerinde durduğumuz hususları hatırlatmak babında alıntı ilave ediyorum,

https://www.baskalarinahizmet.com/index.php?msg=3584

bozadi

#10
Ben de hepinize teşekkür ederim arkadaşlar ilginiz, desteğiniz için.

Tgur, DNA konusuna ilgi duymakla birlikte bu alandaki bilgilerin karmaşıklığı veya muğlaklığı (veya bana öyle geliyor) biraz cesaretimi kırıyor doğrusu. Ama varsayımlarla hareket etmek yerine, böylesine önemli bir konuda elimizdeki bilgileri veya bilgi olasılıklarını, görüşleri, yorumları incelemek ve fikir yürütmeye, parçaları birleştirmeye çalışmak gerçekten faydalı olabilir.

Paylaştığın başlığı okumamıştım veya belki sadece yüzeysel göz atmışım. Şimdi okumak istiyorum :)

Alemtac

#11
C: "İplikçik" bir kişi için birşey ifade ederken, kozmo-spiritüel anlamda başka birşey ifade edebilir.

"DNA'daki her "iplikçik"teki nükleotitler birbirini tamamlar, yani her iplikçik, kendine eş yeni bir iplikçik oluşturmak için bir kalıp olabilme özelliğine sahiptir. Bu, genetik bilginin kopyalanması ve kalıtımı için işleyen fiziksel mekanizmadır." Bu bir kişi için bir şey ifade eden kısım, yani genetik. Basitçe, bizden önce yaşamış, aynı soydan geldiğimiz atalarımızın bizlere aktarılmış özellikleri. Ten saç göz rengimiz, davranışlardan tutunda sahip olduğumuz hastalıklara kadar her şey. Genetik bilimde bitkilerin sahip olduğu olumsuz özelliklerin iyileştirildiğini ve bu yolla verimin arttırıldığını biliyoruz.

Buradan yola çıkarak; genetik olarak aktarılan özellikleri düzeltmemiz mümkün müdür? Farkında olmadan yapmış ta olabiliriz belki. Aynı şekilde spiritüel anlamda farkındalığı olmayan/olan atalarımızdan gelen genlerimizi geliştirmiş olabiliriz. Yani spiritüel gen diye bir şeyden bahsediyorum. Spiritüel anlamda kendimizi geliştirdiğimizde, bizden sonraki nesillere aktardığımız iplikçik sayısında da artış olacaktır desem, ne kadar doğru söylemiş olurum? Bahsedilen 32 - 26 - 30 ... gibi sayıların spiritüel anlamda gelişmişliği gösterdiğini söyleyerek çözmüş olurmuyum bilmiyorum.
 

Alemtac

#12
DMSA'nın nedemek olduğunu merak ettim, belki biliyorsunuz. Yinede bulduğum bilgiyi paylaşayım:

Dimerkaptosüksinik Asit (DMSA ); arsenik, civa ve kurşun zehirlenmesinde tedavi edici özelliği olan kapsülmüş.
 

bozadi

#13
Spiritüel gelişmeyle birlikte atalarımızdan gelen olası genetik sorunları şu veya bu ölçüde iyileştirip soy geleceğine daha verimli potansiyeller bırakıyor olduğumuza katılıyorum Alemtaç. Ve iplikçik meselesinin de bununla yakından bağlantılı olduğunan eminim. Aslında K'ların da vurguladığı gibi çok özel bir zamanda yaşadığımıza inanıyorum. Çok büyük fırsatlar var. Kısa bir süre önce evrenin bilinen tarihindeki en büyük süpernova patlamasının tespit edilmiş olması da böyle birşeyle bağlantılı olsa gerek.

DMSA'nın bahsi daha sık geçmeye başlayınca ben de son birkaç günde bir-iki defa araştırmaya çalıştım ve zehir atıcı bazı özelliklerini okudum. Otizm tedavisinde de önemliymiş. Yanlış anlamadıysam "beyaz reçeteli" bir madde yani herhangi bir eczaneden serbest bir şekilde edinilen birşeymiş. Ama mevcudiyetiyle ilgili bazı sorunlar var gibi göründü bana. Ve ilginç bir şekilde Laura da Amazon.com'dan bir kez DMSA alıp birkaç kişiye de tavsiye etmesinden kısa bir süre sonra Amazon.com'daki "tüm" DMSA ürünlerinin satışının durdurulduğunu iddia etmiş 2010 yılındaki bir mesajında.

Yerli ecza websitelerinde aradım biraz ama DMSA ürünü veya bunu temel madde olarak içeren bir ilaç/marka tespit edemdim. Aslında bir-iki ürün adına benzer birşey buldum ama fiyatı ve sipariş imkanı olan birşey gibi görünmedi. Bir tanesi: Succicaptal® 200 mg DMSA, 15 kapsül.

Alemtac

#14
Benim bulduğum DMSA da senin paylaştığın dı. Türkiye'de eczanelerde satış bulamadım, ilginç ki alibaba.com da fob satış görünüyor; 500/800 $ olarak.

http://turkish.alibaba.com/product-gs/dmsa-for-heavy-metal-chelation-1894556676.html