Haberler:

Yeni celse yayınlandı! 25 Temmuz 2026🎉

Ana Menü

26 Temmuz 2014

Başlatan bozadi, 29 Temmuz 2014, 23:46:31

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

Celse Tarihi: 26 Temmuz 2014

Laura ve Andromeda tablada

Pierre, Perceval, PoB, Chu, Kniall, Parallel, Oxajil , Data, Thorbiorn, Mr. Scott, Terran, Alana, Timótheos

Toronto'dan Skype'la katılanlar: Turgon, Aya, dugdeep,  Manitoban, fabric

S: [Başlangıçta Toronto grubuyla Skype'dan bağlantı kuramadık] (L) Bugün 26 Temmuz 2014. Olağan grubumuza ek olarak Parallel ve Oxajil, Thorbiorn, Timótheos, Alana ve Terran var. Görünüşe göre teknik bazı zorluklar yaşıyoruz... Merhaba?

C: Herkese merhaba!

S: [Skype sonunda arkaplanda bağlanıyor] (L) Bu akşam kimleyiz?

C: Kasyopya'dan Filniya.

S: (L) Tamam.

(Perceval) Merhaba! [Skype üzerinden merhabalaşmalar] Geciktiniz!

(fabric) Bizi duyabiliyor musunuz?

(Perceval) Evet. Ama göremiyoruz.

(fabric) Tamam, bekleyin... [Ayarlamalar yapılıyor, uzaktaki kamera yeniden konumlandırılıyor. Tekrar merhabalaşmalar.]

(Perceval) Tamam.

(Andromeda) Kalem-kağıtlarınız hazır mı?

(Toronto grubu) Evet!

(L) Neredeyse sizinle bağlantıdan vazgeçiyorduk, biliyor musunuz? Celseye başladık bile. Bıraktığımız yerden devam edeceğiz. İlk sorumuzu soracağız. Girişi yaptık zaten. Pekala, ilk sorum... Siz kendi sorularınızı biraz bekleteceksiniz! Geç kaldığınız için cezalısınız. [Kahkaha] AH 5017 no'lu Air Algeria uçağının yaptığı kazaya neyin neden olduğunu bilmek istiyorum. O kazaya neden olan neydi?

C: Birden fazla unsur söz konusu. Öncelikle, yıldırımın gücünü dörde katlayan bir elektrik akımı girdabı meydana geldi. İkincisi, girdap nedeniyle boyut perdesinde bir delik açıldı. Bunun meydana getirdiği EM etkileri pilotların dikkatini dağıttı. Gelecekte gezegen genelinde bu tür daha fazla olay bekleyin.

S: (Pierre) Neden bir elektrik akımı girdabı meydana geldi?

C: Akım topraklandı ve dolayısıyla daha fazla gerilim "akışı" oluştu. Pierre'in kitabını okuyun! (ç.n.: Aynı Pierre'in [Pierre Lescaudron] Laura ile birlikte yazdığı ve bu yıl yayınlanan "Earth Changes and the Human-Cosmic Connection" [Gezegen Değişimleri ve İnsan-Kozmos Bağlantısı] adlı kitap kastediliyor esprili bir şekilde. Kitap elektriksel fenomenlere de geniş bir şekilde yer veriyor.)

S: [Kahkaha] (Pierre) İlginç tavsiye.

(Kniall) Duymuş muydun o kitabı?

(Andromeda) Geçen gün duyduğumuz, o çok şiddetli yıldırımlar neyin nesiydi?

C: Bir başka girdap ama yer seviyesinde o kadar şiddetli değildi.

S: (L) Sormak istediğim bir soru vardı ama kafamdan uçuverdi... Evet, dairesel bir fırtına meydana geldi ve tüm yıldırımlar ve şimşekler bizim etrafımızda ve tüm Fransa etrafında çemberimsi, dairesel veya siklonik bir hareket halindeydi. Birkaç kez kontrol ettiğim radar ekranında gördüm bunu.

(Pierre) Atmosferde artan toz miktarı topraklamaya neden oluyor. Lokal olarak atmosferde daha fazla elektrik yükü toplanıyor ve bu da daha fazla dengesizliğe ve boşalmalara neden oluyor.

(L) Şu anda son derece aktif olması beklenen güneşteki aşırı sessizlikle herhangi bir ilgisi var mı bunun? Güneş faaliyetlerinin maksimumda olması gerekiyordu şu anda ama güneş diski birkaç gündür tamamen hareketsiz.

C: Evet, söylediğimiz gibi, sistem topraklanıyor.

S: (L) Güneş sistemi mi topraklanıyor yani?

C: Evet.

S: (Alana) Bu tür şeyler daha fazla mı meydana gelecek?

(Perceval) Evet, öyle dediler: "Gelecekte gezegen genelinde bu tür daha fazla olay bekleyin."

C: Daha önce de fark ettiğiniz gibi, [uçağın] tamamen parçalanmış ve kömürleşmiş olduğuna dikkat edin.

S: (L) Tamam. Şu anda sorusu olan herhangi biri? Tamam. Benim sorularım bitti. Siz oradakiler şimdi sorularınızı sorabilirsiniz.

(dugdeep) Frekans çiti sınırını merak ediyorduk. ABD ile ilgili olarak her zaman bahsi geçen birşey ama ya Kanada ve Meksika? Bizi de etkiliyor mu?

C: Kesinlikle! Mekansal sınırları yok, yalnızca hedeflenen alanlara yakın yerler daha şiddetli bir şekilde "vuruluyor".

S: (fabric) Kuzey Amerika üzerindeki manyetik alan zayıflamasının frekans çiti üzerinde bir etkisi olur mu?

C: Oradaki manyetik alan zayıflaması frekans çiti faaliyetlerinin bir sonucu daha ziyade.

S: (dugdeep) Enneagram kişilik tiplerine bakıyoruz ve bunun geçerli bir rehberlik olup olmadığını merak ediyoruz. Kişinin kendi üzerinde yapabileceği bir Çalışma olarak epeyce bilgi sağlayabilir gibi görünüyor.

C: Yaklaşık yüzde 54 geçerlilik. Bunun temelde "uydurulmuş" birşey olduğunu unutmayın.

S: [Toronto bir başka soru sormaya başlıyor]

C: Toplumunuzdaki çoğu insan psikolojisi sistemlerinde olduğu gibi.

S: (Perceval) [Son 2 yanıtı Toronto grubu için tekrarlıyor]

C: Laboratuar ve toplum çalışmalarına dayalı olduğunda bilişsel (kognitif) psikoloji bir istisna teşkil ediyor.

S: (L) Fark edeceksiniz ki konuşurken sizi duyamıyorum. Siz konuştuğunuzda bu sefer buradan size gelen ses kesiliyor. Bir kişi konuşurken kesilip tek taraflı olarak çalışan bir hoparlör gibi. Yani K'lar bir konuşmada araya girip birşey söylüyorsa ve siz o sırada konuşmaya başlamışsanız veya konuşmaya devam ediyorsanız K'ların cevabını kaçıracaksınız demektir. Bir sonraki soru?

(Turgon) Kanada'daki havayla ilgili... Bu yaz ve kış hava sürekli sıcak ile soğuk arasında dalgalanıyor. Buz çağının ne şekilde meydana geleceğiyle ilgili birşeyi merak ediyoruz. Önümüzdeki birkaç yıl boyunca yağışlara paralel olarak yazlar giderek daha soğuk hale mi gelecek?

C: Hayır, taşma noktasına ulaşıldığında buzulla kaplanma süreci birkaç ay içinde gerçekleşecek.

S: (Aya) Japonya'da veya Japonca olan ve topluma yardımcı olmak için korunması gereken herhangi bir bilgi veya materyal (kaynak) var mı?

C: Faydalı şeylerin çoğunun Batı'ya zaten aktarılmış olduğunu söyleyelim yalnızca. Ve pek çok başka şey gibi bunların da epeyce bir kısmı bozulmuş durumda.

S: (Manitoban) Burada üç yıldır EE (Éiriú Eolas) eğitimi veriyoruz ve herhangi bir ilerleme kaydedip kaydetmediğimizi merak ediyoruz. Sadece katılımcılar için değil de, herhangi lineer-olmayan etkiler de yarattık mı mesela?

C: Evet ve bu üzerinde düşünülmesi ilginç birşey: Görünür bir sonuca ulaşmaya çok önem vermeden, çalışıp aleminize enerji aktarmaya devam etme gereksinimi.

S: (L) Bu da benim aklıma bir başka soru getirdi. Sürekli aklımda olan şeylerden biri; çok sayıda grup üyesinin faydalı şeyler yapma, örneğin ağa yardımcı olma, gruba yardımcı olma, Çalışmaya yardımcı olma, süreci sürdürme konusunda karşılaştıkları zorluk. Bazen başlıyorlar ama sonra yitip gidiyorlar. Bazen çok büyük, çok çabuk, çok hızlı birşey deniyorlar ve sonra cesaretleri kırılıyor... Dolayısıyla buradaki grup olarak kendimizi yıllardır ve hatta en zorlayıcı koşullar altında bile bu işe adamamızı sağlayan şeyin ne olduğunu merak ediyorum. Bir insanın, bunu söylediğim için beni bağışlayın ama, kıçını kaldırıp işleri yürütmesi için sahip olması gereken nitelik nedir? İhtiyaç duyulan nitelik nedir?

C: Uyanmış vicdan.

S: (L) Fakat vicdanlarımızı uyandırmayı nasıl başardık ve diğer insanlar bunu nasıl yapabilir?

C: Nasıl başladığınızı hatırlayın, dünyanın vicdanı olarak kendiliğinizden hareket ettiniz.

S: (L) Açıklayabilir misiniz?

C: Neden sizin varoluş düzleminizde meydana gelen herşeyi görmek için çaba göstermeye başladığınızı hatırlayın.

S: (L) SOTT mu? Signs of the Times sayfam mı?

C: Evet.

S: (L) Çünkü insanların bir kahrolası günden diğerine geçerken neler olduğunu hatırlamadıklarını görebiliyordum! Neler olduğunun hergün kendilerine hatırlatılmasına ihtiyaç duyuyorlardı.

C: Vicdanınızı geliştiren şey de buydu. Ve buna yardımcı olanlar da bu sürecin içinde.

S: (Andromeda) Neler olup bittiğiyle ilgili sürekli uyanık kalman gerekiyor.

(L) Her zaman ve HERŞEY hakkında uyanmak ve uyanık kalmak zorundasın. Kendini uykuya bıraktığın her dakika vicdanını uyutuyorsun. Kişilik çözülmesi vicdanını uykuya daldırıyor. Tamam, bu konuda sormak istediğim buydu. Devam edelim.

(fabric) Endişelendiğimiz konulardan biri, iletişimin kopması durumunda, diğer gruplarla iletişim kurmada ruh tablasının kullanılıp kullanılamayacağı. Yani örneğin Şato'yla ve Tobacco House'la iletişim kurmak için. Eğer elektriğimiz olmazsa veya birbirimizle hiçbir iletişim kurma aracımız olmazsa, tablayla iletişim kurabilir miyiz? Bir kanal oluşturamazsak ölülerin ruhlarıyla mı irtibat kuruyor oluruz sadece?

C: O şekilde iletişim pek ihtimal dahilinde değil ve tavsiye edilebilir de değil. İhtiyaç duyulan şeyi daha önce söyledik: Uygun ağ çalışması yoluyla çakraları birleştirin.

S: (Perceval) Yani uygun ağ çalışması yoluyla çakra bağlantılarını yapan insanlar, söylenmesi gerekmeden, ağın bir parçası olarak ne yapılması gerektiği konusunda ilham ve sezgi sahibi olacak anlamında mı bu?

C: Ve fazlası. Frekanslar değiştiğinde telepati yeteneği de artacak. "Alıcılık kapasitesi" üzerinde çalışırsanız, diğer herşey doğal bir şekilde gelecektir.

S: (L) Alıcılık kapasitesi üzerinde nasıl çalışılabilir?

C: Vicdanı uyandırarak ve Mouravieff'in tanımladığı şekilde merkezleri akort ederek.

S: (L) Tamam. Sonraki soru?

(dugdeep) Homeopatinin ardındaki mekanizmayı açıklayabilirler mi?

C: Frekans titreşim rezonansı. Kendinizi gezegene yönelik "homeopatik ilaçlar" olarak düşünün.

S: (Perceval) Bu güzel bir tanımlama. Makro ölçekli homeopati. İnsanlar ilacın küçük bir dozu olarak işlev gösterdiğinde, bu diğer varlıklarla rezonans sağlayabilir.

(Pierre) Yani doğru titreşim frekansındaki bireyler makroorganizma üzerinde, yani Dünya Gezegeni üzerinde pozitif bir etki yapabilir.

(dugdeep) Peki homeopatik maddeler neden sulandırıldıkça daha kuvvetli hale geliyor?

C: O zaman rezonans solüsyonda daha geniş bir alana yayılıyor ve herşeyi maddenin bütünlüğüne uygun bir frekansa getiriyor.

S: (dugdeep) Burada diyetle ilgili bir paragraf var ama bunu parçalara ayıracağım. [Paleo/keto diyetlerle ilgili olarak] Burada mesele toplam karbonhidrat ve proteinden ziyade artan insülinle mi ilgili?

C: Evet.

S: (dugdeep) Cılız insanlar neden çok fazla kilo kaybediyor gibi görünüyor? Çok fazla kilo kaybetmemek için insülinlerini belirli bir düzeyin üstünde tutmaları mı gerekiyor? Yoksa daha fazla yağ tüketerek mi dengeyi sağlayabilirler?

C: Daha fazla yağ. İnsülin tüm vücutta strese neden oluyor.

S: (dugdeep) Vücut ısısının düşmesi, özellikle el ve ayakların soğuması kalorinin çok düşük olmasından kaynaklı bir düşük tiroit işlevi göstergesi mi?

C: Her zaman değil.

S: (Turgon) Adrenal yorgunluk da buna neden oluyor olabilir mi?

C: Evet ve başka nedenler.

S: (dugdeep) Evet... Kişisel bir soru sorabilir miyim?

(L) Deneyip görelim.

(dugdeep) Birkaç gece önce uyurken çok çılgın bir deneyim yaşadım. Üzerime çok sayıda enerji dalgası geldi sanki ve vücudumda bir gerilme gibi hissettim bunları. Neler oluyordu?

C: Beyin kimyasal ayarlaması.

S: (dugdeep) Tamam.

(skype'dan soru soran, tespit edilemeyen bir kişi) MH 17 Malezya uçağında zaten ölü olarak yerleştirilen herhangi biri var mıydı?

C: Hayır.

S: (Perceval) Uçarken patlatıldılar!

(dugdeep) Siğiller virüs olduğuna göre, siğillerin olması vücudunun virüslerle savaşamadığı anlamına mı gelir? Veba tarzı hastalıkların yaklaşıyor olmasıyla ilgili olarak...

C: Mutlaka o anlama gelmez. Siğiller vücudun virüsleri sarmalayıp kapatmasından da kaynaklanabilir. ... Yerine, sayısına ve türüne bağlı.

S: (dugdeep) Siğillerden kurtulmayla ilgili herhangi bir tavsiye?

C: Soğuk tedavisi (kriyoterapi) genellikle etkili oluyor.

S: (Chu) Hazır virüslerden bahsetmişken, belki Oxajil'in durumunu da sorabiliriz. Bir gizem.

(Oxajil) Evet, önceki celsede sağ gözüm için nasıl bir çözüm sağlanabileceğini konuşuyorduk. Hatta sorunun bir herpes virüsüyle ilgili olup olmadığını.

C: Mevcut tedaviyi sürdür; uzun vadeli, düşük doz doksisiklin eklenebilir.

S: (L) Uzun vadeli, düşük doz doksisiklin siğiller için de faydalı olur mu?

C: Evet.

S: (L) Uzun vadeden kasıt nedir?

C: 12 ay.

S: (Turgon) Bir sorum daha var. Heartmath.org sitesinde kalp ve beyin dalgası bütünlüğü hakkında verilen bilginin herhangi bir geçerliliği var mı yoksa da o da EFT gibi kısa vadeli bir çözüm mü?

C: Tamamen saçmalık; kimlik çözülmesi ve vicdan tahribatına neden oluyor. Egomani isteyen?

S: (Data) Sibirya'da açılan şu deliği sormak istiyorum. Obruğa benzeyen ama aynı zamanda çevresine bazı maddeler saçan delik. O deliğe neden olan şey neydi?

C: Gezegenin içinde gaz patlaması. Gezegenin dönüşündeki çok küçük bir yavaşlamanın bile herşeyin "açılmasına" neden olacağını söylemiştik. Gelecekte bu tür daha fazla olay bekleyin. "Patlamayı" neyin tetiklediğini sormadınız. Bir kez daha büyük elektrik gerilimi akışını düşünmenizi söyleyebiliriz.

S: (L) Yani elektrik tetiklemeli bir gezegen içi patlama. Tüyler ürpertici!

(Pierre) Dünya açılıyor, gaz salınıyor ve bir yandan da elektrik akımları boşalıyor.

(Perceval) Bir yıldırım da böyle bir patlamaya neden olabilir mi yani?

C: Evet.

S: (L) Yani dünyaya bir yıldırım düştüğünde, eğer belirli bir mesafede gaz varsa...

(Pierre) Her yerde meydana gelen o çılgın yangınlar... Gaz, yıldırım, göktaşları, patlamalar...

(Kniall) Harlem'de olan şey böyle birşey miydi? Bir binada bir gaz patlaması olmuştu ve obruk gibi birşey açılmıştı. Aynı tipte olabilir.

(L) Bir süre önce yangınları sorarken elektrik akımı boşalmalarından bahsetmişlerdi. Yani ille göktaşları olması gerekmiyor.

(Perceval) Donmuş çalılık ve bataklık tarzı yerlerdeki yangınların gazla ilgili olduğunu söylemişlerdi.

(L) Bir yandan gaz salınıyor ve bir yandan da kıvılcımlar geliyor. Tamam, başka sorusu olan? Kısa bir süre içinde celseyi kapatacağız.

(Aya) Toronto grubu için herhangi bir tavsiye?

C: Uyanma sürecinde tezahür eden savrulmalar sırasında gerçekten adanıp birbirinizi desteklerseniz, bu takımın başarabileceği çok şey var. "Uyanışın" ne olduğu konusunda: Duygusal merkezin açılması ve gerçek vicdanla birleşmedir.

S: (L) Tamam, bu gecelik bitirelim. Hepiniz dağılıyorsunuz.

[Teşekkürler ve hoşçakalınlar. Skype seansı kapatıldı.]

S: (L) Tamam, bizim grubumuz için eklemek istediğiniz herhangi başka birşey?

C: İyi bir grup. Hoşçakalın.

CELSE SONU

bozadi

#1
Orijinal celsenin linki: http://cassiopaea.org/forum/index.php/topic,35536.0.html

Bir ara celsedeki birkaç hususla ilgili notlar ekleyeceğim.

KUTİ

#2
güzel bir celse ,teşekkürler bozadi
 

bigsenfoni

#3
Ceviri icin tesekkürler Bozadi...

Burada sanki baska bir bilinc düzeyinden birseyler anlatilmaya calisiliyor.

(dugdeep) Siğiller virüs olduğuna göre, siğillerin olması vücudunun virüslerle savaşamadığı anlamına mı gelir? Veba tarzı hastalıkların yaklaşıyor olmasıyla ilgili olarak...

C: Mutlaka o anlama gelmez. Siğiller vücudun virüsleri sarmalayıp kapatmasından da kaynaklanabilir. ... Yerine, sayısına ve türüne bağlı.

S: (dugdeep) Siğillerden kurtulmayla ilgili herhangi bir tavsiye?

C: Soğuk tedavisi (kriyoterapi) genellikle etkili oluyor.

virüsler/sigiller=psikopatlar/dünya disilar

TEDAVISI Soğuk tedavisi (kriyoterapi)Kriyoterapi Mısırlılar ve Hipokrat zamanından beri uygulanan bir tedavi biçimidir. Dondurma, kar ya da soğuk tedavisi olarak da bilinir.!Abooo buz cagi mi acaba :) belki de yaniliyorumdur.


Kalbiniz temiz, görünüz acik olsun.
DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET  OSHO


Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.

maiterya

#4
Bu celseden siğil tedavsisi için bir reçete kaptım bile :)Düşük doz dokssisklin 12 ay , kriyoterapi zaten uygulanıyordu ama önerilen antibiyotik ilginç.

Bir şey sormak istiyorum (hep soruyorum :) dünya üzerindeki  her türlü siyasi ,yerküresel ve diğer tüm gelişmeleri takip ediyormusunuz ? tv açmaya yada heberleri okumaya cesaret edemiyorum sürekli hır gür ,felaketler, savaşlar ,katliamlar,bunların psişemi olumsuz etkilediğini bir nevi olumsuz propagandada yapıldığını düşünüyorum ve takip etmemeye yada minimal dozda takip etmeye çalışıyorum ,celselerden gördüğüm kadarıyla bunları sürekli takip ediyorlar ve an be an perdenin arkasında olup bitenleri yorumlamaya çalışıyrlar,genel olarak ülkemiz ve dünyada olan faşist hegomanya küresel konsorsiyum ve tetikçilerini elbette kabaca biliyoruz ama gün be gün izlemelimi bilemiyorum ?
 

Alemtac

#5
Celse epey ilginç geldi bana, çeviri için teşekkürler Bozadi. Çakraları birleştirip, doğru frekansta iletişim halinde olmak elektrik olmasa bile yeterli;

"C: O şekilde iletişim pek ihtimal dahilinde değil ve tavsiye edilebilir de değil. İhtiyaç duyulan şeyi daha önce söyledik: Uygun ağ çalışması yoluyla çakraları birleştirin.

S: (Perceval) Yani uygun ağ çalışması yoluyla çakra bağlantılarını yapan insanlar, söylenmesi gerekmeden, ağın bir parçası olarak ne yapılması gerektiği konusunda ilham ve sezgi sahibi olacak anlamında mı bu?

C: Ve fazlası. Frekanslar değiştiğinde telepati yeteneği de artacak. "Alıcılık kapasitesi" üzerinde çalışırsanız, diğer herşey doğal bir şekilde gelecektir.

S: (L) Alıcılık kapasitesi üzerinde nasıl çalışılabilir?

C: Vicdanı uyandırarak ve Mouravieff'in tanımladığı şekilde merkezleri akort ederek."

Bilgisizliğimi bağışlayın :) Mouravieff kimdir ve çakra merkezleri nasıl akort edilir?

Gündemde olan bir çok soruya cevap verilmiş; Özellikle Rusya'da meydana gelen obruklar gibi ama dışarıya madde saçtığını bilmiyordum.

Sevgili maiteya, Tv izlemiyorum bende...siyasal gündemi, bir ay hatta yıllarca takip etme değişen bir şey olmuyor. Sosyal paylaşım sitelerinde, verdiği haberin tarafsızlığına ve yorumlarının bence doğruluğuna inandığım bir iki arkadaşımın yazılarını okuyorum. Belli bazı gazeteleri intenetten takip ediyorum, böylesi daha olumlu frekansta kalmamı sağlıyor. Yoksa gazeteyi elime aldığımda aynen televizyonda olduğu gibi ve seninde değin konuda hır gür, kazalar ölümler günümü alt üst etmeye yetiyor. Bence böylece gündemden ir şey kaçırmamış oluyorum.
 

Tgur

#6
Sanırım aynı konu üzerinde odaklandık sevgili Alemtaç ,"çakraları akort etmek" nedir anlamak ,
Bilgilerimize  takviye olarak 100 maymun teoremini de ALINTILAR bölümüne kaydediyorum .


Alemtac

#7
Sevgili Tgur; aklıma renkler ve notalar ile ilgili araştırmalar geldi...benim yaptığım çalışma diğer çalışmalara göre pek doğru değil çünkü diğerlerinin sonuçları aynı, benim yaptığım çalışmanın sonucu farklı...acemice ve müzik temeline dayanmadığı için yanlış. Her neyse, çakraların renk frekansı ile notaların ses frekansını birleştirirsek; doğru renke denk gelen çakranın eşdeğeri olan notayla uyumlanmasını sağlıyabiliriz diye düşünüyorum:

Renk -- Nota -- Çakra
Kırmızı -- Do -- Kök çakra
Turuncu -- Re -- Sakral çakra
Sarı -- Mi -- Solar çakra
Yeşil -- Fa -- Kalp çakrası
Mavi -- Sol -- Boğaz çakrası
Lacivert -- La -- Üçüncü göz
Mor -- Si -- Tepe çakra

Müziktede altın oran vardır bana göre, bu anlamda bir değer taşıyan senfoni dinlendiğinde çakralar akort edilmiş olur mu dersiniz?
 

Tgur

#8
Müziğin her çeşidi hele birçok enstrümanın bereber ahenk verdiği senfoninin, dinleyebilenlere bedensel akort ve ahenk verdiği bir gerçek.

beyrutkapı

#9
"uyanmış vicdan" çok güzel bir betimleme olmuş. Demek ki bir kişi dünyaya bakıp ben ne yapabilirim ki dediğinde vicdan uyuyor... Elbette daha pek çok şekilde uyuyor vicdanlar, üstelik hiç kimse için en küçük kötülük istemeyen bir çok insan için bu böyle.
bende uzun zamandır televizyon izlemiyorum. Ve sanırım burada bahsedilen gündelik olaylar medyanın her gün özenle hazırladığı saçmalıklar değil. Çünkü bunlar oluşturduğu kaygı ve korkularla başka bir amaca hizmet ediyor. Her gün çaresizce oturma odalarında ekranın karşısına çivilenmiş insanlar günlük zehrini alıyor. Duyarlı yada vicdanı uyanmış diyelim, bir insanın bu ağır dramaya katlanması çok zor. Eğer bilgi eksiğide varsa paranoyak yada başka bir hastalığa tutulması çok muhtemel. Kendi frekansımızı bozmadan küresel çapta olayları takip edip iz sürebilmek önemli sanki. Zira sihirbazın el çabukluğu bizi her an kandırabilir.
kendi hayatlarımızdan başlayarak tüm engeller, ne olursa olsun vicdanımızı susturamaya yetmeyecek. Buna eminim. Hem içinde hem de tanığıyız tüm acının ve yalanın. Gündelik dramaya kafayı çok takmada, gelişen ve geliştirmeye çalışan öğretmen-öğrenciler olabilmeyi diliyorum. Kendime çok sık söylerim, korkacak hiçbir şey yok.
 

bozadi

#10
Alıntı Yapvirüsler/sigiller=psikopatlar/dünya disilar

TEDAVISI Soğuk tedavisi (kriyoterapi)Kriyoterapi Mısırlılar ve Hipokrat zamanından beri uygulanan bir tedavi biçimidir. Dondurma, kar ya da soğuk tedavisi olarak da bilinir.!Abooo buz cagi mi acaba :) belki de yaniliyorumdur.


Kalbiniz temiz, görünüz acik olsun.

Virüsler ile psikopat dünyadışı varlıklar arasında önemli bir bağlantı olduğuna şüphe yok bigsenfoni. Hatta celselerin birinde geçmişti, virüsler 4KH'nin insanlara yönelttiği negatif düşünce formlarını temsil ediyor diye. Buz çağının tedavi edici özellikleri ne şekilde olur bilmiyorum ama hakikaten soğuğun insanları "toparlayıcı" veya "kendine getirici" bir etkisi olacağını düşünüyorum :) Çok sıcakla karşılaştırıldığında çok soğuğa karşı çözüm bulma şansımız daha fazlaymış gibi geliyor bana.



Alıntı YapBir şey sormak istiyorum (hep soruyorum :) dünya üzerindeki her türlü siyasi ,yerküresel ve diğer tüm gelişmeleri takip ediyormusunuz ? tv açmaya yada heberleri okumaya cesaret edemiyorum sürekli hır gür ,felaketler, savaşlar ,katliamlar,bunların psişemi olumsuz etkilediğini bir nevi olumsuz propagandada yapıldığını düşünüyorum ve takip etmemeye yada minimal dozda takip etmeye çalışıyorum ,celselerden gördüğüm kadarıyla bunları sürekli takip ediyorlar ve an be an perdenin arkasında olup bitenleri yorumlamaya çalışıyrlar,genel olarak ülkemiz ve dünyada olan faşist hegomanya küresel konsorsiyum ve tetikçilerini elbette kabaca biliyoruz ama gün be gün izlemelimi bilemiyorum ?

Ben düzensiz bir şekilde Sott.net'i takip ediyorum, yerli basına / haberlere yansımıyor olabilecek bazı global haberleri ara ara bu şekilde okuyorum veya birkaç paragrafına falan bakıyorum (sanki yerli basına yansıyan herşeyi okuyormuşum gibi!). Ama meydana gelen olayların çoğunu takip etmediğimden, farkında olmadığımdan eminim. Bence kendini bu konuda zorlama maiterya. Ama insan bazen bu tür gelişmeleri birer katalizör olarak kullanabiliyor. Hani bu celsede de geçen "şok" etkilerinden bahsediliyor ya... "Gerçekten" olan yıkıcı olayların hepsi insanı öz-gelişim ve başkalarıyla işbirliği konusunda daha aktif olmaya zorlayabiliyor. Kendi başına gelmiş veya gelebilecek (ki elbette gelebilir) gibi düşündüğün zaman "çözüm" güdüsü güçleniyor gibi geliyor bana. Ama bu haberler her zaman böyle etki yapar diye de birşey yok tabi. Ama içimden bir ses, kendimizi toparlayıp grupsal olarak da işbirliğimizi güçlendirdiğimizde, tüm gezegende olan biten herşeyi takip etme isteğimiz ve kapasitemiz çok artacaktır bence. Hepsi aslında bizim hikayemiz. Bizim mevcut yaşam koşullarımızı da ciddi şekilde belirleyen konsorsiyumun, yani İlüminati'nin kontrolü altında yürütülen şeytani faaliyetlere dair pek çoğu.

Hatırlayalım, ülkemizde on binlerce cana, sonsuz yaralara, inanılmaz bir bütçe kaybına neden olan ve olmaya devam eden PKK meselesini kim geliştirdi? Darbeleri kim hazırladı? Sayısız toplu katliamların / cinayetlerin / işkencelerin ardında kim var? Tayyip'i, AKP'yi kim oynatıyor? (sadece AKP'yle ilgili bir mesele olduğunu iddia etmiyorum). IŞİD'i ve pek çok diğerlerini kim yaratıp besliyor? Bankacılık / para / kredi / borç / ekonomi sistemini kim yönetiyor? Her tür adaletsizliği kim körüklüyor? Toplum kesimlerinin birbirine düşürülmesini, kin-nefret tohumlarının saçılıp yayılmasını kim ayarlıyor? (belli başlı tüm ideolojiler bu süreçlere bulaşmıştır.) Tüm dünyayı şeytani kontrolü altında tutan ve bu kontrolü mutlaklaştırmaya çalışan kimse o. Elbette insanlığın egosal açıklarından yararlanarak yapıyorlar bunu. Düşmanı ("düşman" diye adlandıralım veya adlandırmayalım) ve faaliyetlerini bilmek, kendimizi bilme, uyanma, birleşme ve kendimizi savunma gereksiniminin katalizörlerinden biri bana göre. Ama dediğim gibi, bir anda kendimizi aceleyle dünyadaki tüm zorlu süreçleri takip etmeye zorlamaya hiç gerek yok bence. Zamanla ideal bir denge bulacaktır bu konudaki çabalarımız.

Alıntı YapMouravieff kimdir ve çakra merkezleri nasıl akort edilir?

Sevgili Alemtaç ve Tgur, celseyle ilgili paylaşmaya niyet ettiğim "bir-iki not"tan biri aslında bu "çakra birleştirme" konusuyla ve burada tam olarak neyin kastedildiğinden emin olamayışımla ilgiliydi :( Yani bir kişinin kendi iç (alt ve üst) çakraları arasında bir bağlantıyı mı kastediyorlar, yoksa farklı bireyler arasında bir çakra uyumu/birleşimi mi?

Çakra birleştirme veya bağlantılandırma diye çevirdiğim şey orijinal metinde "connecting chakras" diye geçmişti. Aslında bu celsede "uygun ağ çalışması yoluyla" (by proper networking) diye bir ibare de olduğu için, burada kastedilen şeyin farklı bireyler arasındaki uyumlanmanın artırılmasına dair olduğu sonucunu çıkarıyorum. Zaten sorulan soru, olur da ileride elektrik ve başka bazı teknolojik alt yapılar (örneğin internet) devre dışı kalacak olursa, bu çalışmalara iştirak eden bireyler / gruplar arasında nasıl iletişim kurulabileceğine dairdi. Yani şu an için "çakra birleştirme / bağlama"dan kastedilen şeyin ne olduğu konusunda çıkarabildiğim en iyi sonuç, bunun farklı bireyler arasındaki bağlantının ve psişik iletişimin güçlendirilmesi olduğu yönünde. Ama her bireyin kendi içinde üst çakralarını etkinleştirmesi ve alt ve üst çakralar arasındaki bağlantıyı da istikrarlı hale getirmesini de içeriyor olabilir aynı süreç. Yani hem birey-içi hem de bireyler-arası bir yorum mümkün belki de.

"Mouravieff'in tanımladığı şekilde merkezleri akort etmek" ifadesinin ne anlama geliyor olabileceğiyle ilgili olarak...

Anladığım kadarıyla Boris Mouravieff benliği üç merkezden oluşuyor olarak kabul ediyor: Zihinsel Merkez, Duygusal Merkez ve Motor (Hareketsel/İçgüdüsel) Merkez. Bunların her birini ayrıca alt ve üst olarak da ikiye ayırıyor olabilir, emin olamadım. Ve de yine bunların her birinin pozitif ve negatif versiyonunu tanımlıyor gibi görünüyor.

Benim akort etmek diye çevirdiğim ifadenin orijinali "tuning". Belki de akorttan daha doğru bir ifadesi "uyumlamak, ayarlamak" olabilir, ki aşağı yukarı akortla aynı alamda bu sanırım.

Mouravieff'in "A ve B Etkileri" diye tanımladığı iki etki türü var. "A etkileri" dış dünyadan (düzenden) gelen uyutucu / saptırıcı etkiler olarak tanımlanıyor. "B etkileri" ise içten/ruhtan gelen uyandırıcı etkiler. Mouravieff "A etkilerinin" kontrolü altındaki bireyin kişiliğinin çok sayıda "küçük ben"lerden oluştuğunu ve bunlar arasında bir uyum da olmadığını söylüyor. Yani bu benliğin sahte olduğunu söylüyor. "B etkilerine" yönelme sürecinin kişinin gerçek / tek benliğini ortaya çıkardığını anlatıyor. Ve ilginç bir şekilde, son celsede de konusu geçtiği, gibi bu uyanma sürecinde yaşanan "şokların" kişinin sahte benliklerini "yakıp eriterek" tek bir benlik haline getireceğini anlatıyor.

A ve B etkilerini giderek birbirinden ayırt etme yeteneği kazanan bireyde Manyetik Merkez denen bir merkezin de oluştuğu anlatılıyor. Sonra bu Manyetik Merkez kişiyi bir tür Guru'ya yönlendiriyormuş. Ondan alınan etkiler de C etkileri olarak tanımlanıyormuş.

İşte "akort" veya "uyumlanma/ayarlama" derken, benliği oluşturan merkezlerin (ki elbette bu merkezlerin çakralarla bir bağlantısı var) farkına varılması ve bunların faaliyetlerinin dengelenmesi, A ve B etkilerini ayırt etme ve B etkilerinin rehberliğine uyumlanma süreci kastediliyor anladığım kadarıyla. Bütün bu öğreti, "4. Yol" diye tanımlanan öğretinin bilgileri. Batıya bu öğretiyi bu şekilde tanıtan kişi Gurdjieff. Bu öğretiler aslında çok eskilerden kalma bilgilermiş. Korunanlar, aktarılanlar ve üstatların bu mevcut ezoterik bilgilere dair yaptıkları açıklamalar ve sundukları pratikler söz konusu. Topluca 4. Yol olarak adlandırılıyor. Gurdieff'in 4. Yol'un en büyük üstadı olduğu kabul ediliyor. Mouravieff'in daha çok geçmişten gelen bilgilerin etkili bir "aktarıcısı" olduğu iddia ediliyor. Ouspensky Gurdjieff'in öğrencisi ve aynı zamanda bir yorumcusu. Bu üç üstadın hepsi Rusya kökenli anladığım kadarıyla ve aşağı yukarı aynı devirde yaşamışlar ve şahsen de birbirlerini tanıyorlarmış.

İngilizce kaynaklardan okuduklarımdan derlediğim bu verileri kısmen yanlış anlamış/aktarmış olabilirim. Türkçe kaynaklardan ve yabancı kaynaklardan araştırıp belki çeviriler yoluyla da inceleyip ele almamızın faydalı olabileceğini düşünüyorum.

bozadi

#11
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen beyrutkapı

"uyanmış vicdan" çok güzel bir betimleme olmuş. Demek ki bir kişi dünyaya bakıp ben ne yapabilirim ki dediğinde vicdan uyuyor... Elbette daha pek çok şekilde uyuyor vicdanlar, üstelik hiç kimse için en küçük kötülük istemeyen bir çok insan için bu böyle.
bende uzun zamandır televizyon izlemiyorum. Ve sanırım burada bahsedilen gündelik olaylar medyanın her gün özenle hazırladığı saçmalıklar değil. Çünkü bunlar oluşturduğu kaygı ve korkularla başka bir amaca hizmet ediyor. Her gün çaresizce oturma odalarında ekranın karşısına çivilenmiş insanlar günlük zehrini alıyor. Duyarlı yada vicdanı uyanmış diyelim, bir insanın bu ağır dramaya katlanması çok zor. Eğer bilgi eksiğide varsa paranoyak yada başka bir hastalığa tutulması çok muhtemel. Kendi frekansımızı bozmadan küresel çapta olayları takip edip iz sürebilmek önemli sanki. Zira sihirbazın el çabukluğu bizi her an kandırabilir.
kendi hayatlarımızdan başlayarak tüm engeller, ne olursa olsun vicdanımızı susturamaya yetmeyecek. Buna eminim. Hem içinde hem de tanığıyız tüm acının ve yalanın. Gündelik dramaya kafayı çok takmada, gelişen ve geliştirmeye çalışan öğretmen-öğrenciler olabilmeyi diliyorum. Kendime çok sık söylerim, korkacak hiçbir şey yok.

Katılıyorum beyrutkapı.

bozadi

#12
Celsede konusu geçen, Cezayir (Air Algeria) havayollarına ait AH 5017 no'lu uçağın düşmesine ait bazı bilgiler.

Kaza yaklaşık 1 hafta önce 24 Temmuz'da olmuş gibi görünüyor. 118 kişiyi taşıyan uçak, Cezair'in güneyindeki Burkina Faso adlı Afrika ülkesinden Cezair'e doğru giderken çöl üzerinde düşmüş. Kasyopyalılar uçağa bir yıldırım düştüğünü, topraklama etkisi nedeniyle meydana gelen bir enerji girdabı nedeniyle yıldırımın etkisinin dört kat arttığını ve uçağın tamamen parçalanıp kül olmasının nedeninin de bu olduğunu söylemişlerdi.

Yabancı bir haber sitesinden olayın iki fotoğrafını gördüğümde uçağın hakikaten söylendiği gibi paramparça olup neredeyse tamamen yandığını fark ettim:



Google'da Cezayir Uçak Kazası gibi birkaç anahtar kelimeyle aratırsanız Türkçe içerikli haberleri okuyabilirsiniz olayla ilgili.

Artan meteor olaylarından, ayrıca volkan faaliyetlerinden, ikiz güneşin etkilerinden ve iklimsel bazı sebeplerden dolayı havadaki partikül ve sürtünme miktarında hızlı bir artış olduğu için, elektriksel fenomenlerde de inanılmaz bir artış ve yoğunlaşma var gibi görünüyor. Anlaşıldığı kadarıyla önümüzdeki günlerde bu tür pek çok başka olaylara şahitlik edeceğiz.
 
Kasyopyalılar, söz konusu yıldırımın etkisini dörde katlayan enerji girdanının sebebi olarak belirttikleri "topraklama etkisi"nin ne olduğunu anlamaya çalışıyorum. Örneğin, uçağa çarpan yıldırım aynı zamanda toprağa kadar ulaşıp da "topraklandığı" için mi o kadar güçlü bir akım oluşmuş? Yoksa uçağın kendisi mi "topraklayıcı" görevini gördü?

Bir de "ikiz güneşin" yaklaşmasından dolayı bir "topraklanma" (grounding) etkisinden bahsediliyor celselerde, bunun mekanizmasını da henüz pek anlayamadım.

bozadi

#13
Rusya'da Sibirya'nın en kuzey noktalarından birinde, yerde açılan delikle ilgili olarak:

Bilindiği gibi Kasyopyalılar, ikiz güneşin yaklaşmasıyla bağlantılı bir nedenden dolayı dünyanın dönüşünde çok küçük de olsa bir yavaşlama olduğunu ama dünyanın iç kısımlarının yavaşlamasına rağmen kabuk kısmının o kadar kolay yavaşlayamadığı için kabukta pek çok kırılma ve hareketlilik meydana geldiğini, bunun sonucunda da pek çok anormal olaylar meydana geldiğini söylediler. Örneğin dünyanın her yerinde "obruk" (sinkhole) olaylarında inanılmaz bir artış var. Muhtemelen deprem ve pek çok başka sıradışı olaylarda da artış var. İşte bir de, yeraltında oluşan çeşitli gazların, söz konusu kırılmalar sonucu ortaya çıkması söz konusu oluyor. Bir kısmı yanıcı olan bu gazlar bir tetikleyiciye de rastladığı zaman patlayabiliyor. Kasyopyalılar Rusya'daki o deliğin de yeraltındaki bir gaz kütlesinin (muhtemelen bir yıldırımın düşmesi sonucu) patlaması sonucu oluştuğunu söylüyor.

Rus haber sitesi RT'nin haberine göre (Türçe sitelerde de çeşitli haberler mevcut konuyla ilgili) söz konusu delik 80 metre genişliğinde ve iki yıl kadar önce meydana geldiği tahmin ediliyormuş. Ve deliğin oluşma nedeniyle ilgili hiçbir kesinlik yok. Bir gizem yani. Ama bu haberde söz konusu delikle ilgili ilk incelemelerde, deliğin "şiddetli bir termal olay sonucu" meydana gelmiş olabileceği sonucunun çıkarıldığı belirtiliyor, ki bu Kasyopyalıların yaptığı açıklamayla uyumlu.  Aynı haberde, yer altındaki tuz ve gazların birleşerek bir yeraltı patlaması meydana getirmiş olma ihtimali gündeme getiriliyor ki, bu da yine Kasyopyalıların açıklamasına uygun.



Delikten dışarı "materyal" püskürtülmüş olmasından kastedilen şeyin, deliğin oluşumu sırasında deliğin etrafına dökülen toprak yığınları olduğunu tahmin ediyorum.

Alemtac

#14
Açıklamalar için teşekkürler Bozadi :)