Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

23 Ağustos 2025

Başlatan bozadi, 01 Eylül 2025, 17:19:58

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi


Celse Tarihi: 23 Ağustos 2025

Tabla başındakiler: Laura ve Andromeda

Niall, Joe, Gaby, Ark, PoB, Chu, Scottie, Bella, Falkor, Prenses Leia

Zoom üzerinden katılan FOTCM üyeleri:

3YStudent, A Jay, Adobe, Aeneas, aimarok, Alana, Alejo, Aliana, Altair, anartist, Anthony, Approaching Infinity, Aragorn, Aya, Beau, Bluefyre, Bobo08, brandon, Breton, Carl, Cosmos, cassandra, daddycat & mommycat, Deliverance, dugdeep, Eboard10, Ellipse, Ennio, Expedition26, France, Gawan, Glenn, gottathink, Harmony99, herondancer, Hesper, hesperides, Honzap, iamthatis, irjO, iscreamsandwish, Jacques, Jeanne T, JEEP, Jenn, Joan, Jono, Josi, Juba, Keyhole, kinyash, KJN, Kmicic, Lilou, lilyalic br partneri, LQB, luc, Lucelle, Luis Miguel, Mark, Maat, maiko, Marina9, Mark7, Martina, Miracle, mkrnhr, Mrs. Peel ve Musicinventor, msante, Natus Videre, Navigator, Nicholas, Nienna, Obi, Ollie, Oxajil, PopHistorian, Puma, Redfox, Redrock12, Regulattor, rrraven, Ryan, rylek, Saman, seek10, seeker2seer, Steph_Rivers, Stoneboss, sToRmR1dR, thorbiorn, Timótheos, Tomek, Tristan, Tuatha de Danaan, Turgon, Uperios, Ursus Minor, Windmill Knight, Yas, Ysus, Zar, Zim ve kızı.

S: (L) Pekala, işte buradayız. Bugün 23 Ağustos 2025 Cumartesi. Aman tanrım, arkamdan gizlice iş çevirip bir sürü soru hazırlamışsınız.

(Andromeda) Bunun için iki ayları vardı.

(L) Olağan şüphelilerimiz burada [mevcudun gözden geçirilmesi] Ve celseye evlerinden katılanlar! Eğlenceli etkinliklerimize hoşgeldiniz!

C: Koruma artırıldı!

S: (L) Kimle konuşuyoruz?

C: Kasyopya bağlantısından Veliya.

S: (L) Koruma derken ne anlamda?

C: Bu zamanlarda bir gereklilik.

S: (L) Kastettiğiniz şey fiziksel koruma mı, psişik koruma mı?

C: Her ikisi.

S: (L) Bu özellikle bu celsedekileri mi yoksa tüm grubu mu kapsıyor?

C: Bilgiyi artırmakla ilgilenen herkesi.

S: (Joe) Bu çok fazla insan demek. Belki.

(L) Tüm dünyayı mı kastediyorsunuz?

C: Farklı grupların farklı korumaları var. Sizin grubunuz Kasyopya.

S: (L) Yani, örneğin, Pleyades bilgilerini tanıtan bir grup Pleyadesliler tarafından mı korunur?

C: Yakın

S: (Joe) Neye karşı koruma?

C: Gezegeninizde artmakta olan aşırı negatif yüke karşı.

S: (Joe) Negatif yük, bizim anladığımız anlamda negatif anlamına gelmiyor olabilir... Kelimenin tam anlamıyla negatifi mi, yoksa negatif veya pozitif elektrik yükünü mü kastediyorsunuz?

(L) Kötülük anlamında negatif mi?

C: Kısmen, evet.

S: (L) Elektrik veya başka bir tür kozmik enerjiyi falan da kapsıyor mu bu?

C: İkincisi.

S: (L) Yani bir tür negatif kozmik enerji mi?

C: Evet

S: (L) Bu bizim bildiğimiz veya ölçebileceğimiz birşey mi?

C: Hayır

S: (L) Tamam. Kulaklarımdan bir sürü geribildirim alıyorum. O halde sorulara başlayalım. Joe şunu bilmek istiyor:

(Joe) 1561 ve 1566 yıllarında sırasıyla Nürnberg ve Basel üzerinde görülen gök olaylarının nedeni neydi?

Arka plan bilgileri:

Alıntı Yap14 Nisan 1561 sabahı, şafak vakti, saat 4 ile 5 arasında, güneşte korkunç bir görüntü belirdi ve bu görüntü Nürnberg şehrinde, surların önünde ve kırsalda birçok erkek ve kadın tarafından görüldü. İlk başta güneşin ortasında, tıpkı ayın son çeyreğindeki gibi yarım daire şeklinde, kan kırmızısı iki yay belirdi. Güneşin üstünde, altında ve yanlarında kan rengi, kısmen mat, kısmen siyah demir renginde yuvarlak bir top vardı. Aynı şekilde, güneşin her iki yanında ve etrafında, kan kırmızısı ve başka toplar çok sayıda, yaklaşık üçü bir sıra halinde ve dördü bir kare halinde, bazıları da tek başına duruyordu. Bu kürelerin arasında birkaç kan kırmızısı haç görünüyordu, bunların arasında kan kırmızısı şeritler vardı, arkada kalınlaşan ve önde saz çubukları gibi esneyen ve bunların arasında iki büyük çubuk vardı, biri sağda, diğeri solda, ve küçük ve büyük çubukların içinde üç, ayrıca dört ve daha fazla küre vardı. Bunların hepsi kendi aralarında savaşmaya başladılar. Güneşteki ilk küreler, yanlarda duranlara doğru uçtular, ardından güneşin dışında, küçük ve büyük çubuklardaki küreler güneşe doğru uçtular. Ayrıca küreler kendi aralarında ileri geri uçtular ve bir saatten fazla bir süre boyunca birbirleriyle kıran kırana savaştılar. Güneşin içindeki ve dışındaki çatışma en şiddetli hale geldiğinde, o kadar yoruldular ki, yukarıda da belirtildiği gibi, hepsi güneşten yeryüzüne düştüler "sanki hepsi yanmış gibi" ve ardından yeryüzünde büyük bir dumanla yok oldular. Bütün bunlardan sonra, çok uzun ve kalın, siyah mızrak gibi birşey görüldü; sapı doğuya, ucu batıya bakıyordu. Bu işaretlerin ne anlama geldiğini ancak Tanrı bilir. Yüce Tanrı'nın bize tövbe etmemiz için gönderdiği türlü türlü işaretleri gökyüzünde arka arkaya görmemize rağmen ne yazık ki hala o kadar nankörüz ki, Tanrı'nın bu yüce işaretlerini ve mucizelerini küçümsüyoruz. Ya da onlardan alaycı bir şekilde bahsediyoruz, bu yüzden Tanrı nankörlüğümüz nedeniyle bize korkunç bir ceza gönderebilir. Sonuçta, Tanrı'dan korkanlar bu işaretleri asla görmezden gelmeyecek, bunları gökteki merhametli Babalarının bir uyarısı olarak kalplerine kazıyacak, hayatlarını düzeltecek ve Tanrı'dan, hak ettiğimiz cezayı da içeren gazabını bizden uzaklaştırması için sadakatle yalvaracaklar, böylece burada geçici olarak ve orada sonsuza dek O'nun çocukları olarak yaşayabileceğiz. Bunun için, Tanrı bize yardım etsin, Amin. Hanns Glaser, Nürnberg'li yazı ressamı

---

1566 yılında İsviçre'nin Basel kentinde meydana gelen olay benzerdi ama daha az dramatikti ve 3 gün boyunca devam etti.

Alıntı YapBu olay 1566 yılında üç kez, 27 ve 28 Temmuz ile 7 Ağustos tarihlerinde, gün doğumu ve gün batımında meydana geldi; Basel semalarında garip şekiller gördük.

1566 yılının 27 Temmuz günü, güneş açık ve parlak gökyüzünde sıcak bir şekilde parladıktan sonra, akşam saat dokuz civarında aniden farklı bir şekil ve renk aldı. Önce güneş tüm parlaklığını ve ışıltısını kaybetti, dolunaydan daha büyük değildi ve sonunda kanlı gözyaşları döküyor gibi göründü ve arkasındaki hava karardı. Ve şehirdeki ve kırsal kesimdeki tüm insanlar onu gördü. Aynı şekilde, neredeyse dolunay şeklinde olan ve gece boyunca parlayan ay da gökyüzünde neredeyse kan kırmızısı bir renk aldı. Ertesi gün, pazar günü, güneş saat altı civarında doğdu ve önceki günkü görünümüyle uykuya daldı. Evleri, sokakları ve çevresini sanki herşey kan kırmızısı ve ateşliymiş gibi aydınlattı. 7 Ağustos şafağında, güneşin önünde büyük siyah kürelerin büyük bir hız ve hassasiyetle gelip gittiğini gördük ve sanki bir savaşa öncülük ediyormuş gibi sesler çıkarıyorlardı. Birçoğu ateş kırmızısıydı ve kısa süre sonra parçalanıp söndüler.

C: İki yönlü.

1. Çeşitli plazma fenomenlerini kapsayan komet (kuyruklu yıldız) olayları.

2. Bu enerjiyi 3Y'de savaş için kullanan üst boyut güçleri.

S: (L) Bu KH ile BH güçleri arasındaki bir savaş mıydı?

C: Hayır. KH ile KH arasında.

S: (L) Yani kendi aralarında mı savaşıyorlar?

C: Evet!

S: (Joe) Öyle görünüyor çünkü bir yanda tipik bir kuyruklu yıldız yağmuru veya plazma olayları ile diğer yanda fırlatılan nesneler gibi bilinçli kontrol altında olan şeylerin bir karışımı gibi, hepsi aynı anda bir arada. Bu açıklama mantıklı geliyor.

S: (L) Tamam. Şu bahsettiğimiz genetik mutasyon nedir Gaby?

(Gaby) Bir enzimin işlevini azaltan ve bir tür porfiriye yol açan genetik mutasyon.

(L) Bu, hızlı yaşlanmaya veya güneşte kalamama durumuna neden olan şey mi?

(Gaby) Güneşe çıkınca hasta hissediyorsun, evet.

(L) Tamam.

Arka plan:
Alıntı Yaprs2272783 mutasyonu, FECH geninin intron 3'ünde bulunur ve ferrokelataz enziminin ekspresyonunun azalmasına yol açar.

Bu mutasyon, işlevsiz bir FECH aleli ile eşleştiğinde, ferrokelataz aktivitesi normalin %15-25'ine düşer ve bu da protoporfirin IX birikimine, ışığa duyarlılığa ve potansiyel karaciğer hasarına yol açar.

Protoporfirin IX, oksijen taşınması, enerji üretimi, fotosentez ve hücresel koruma için gereklidir.

Bu mutasyon, özellikle Avrupa kökenli popülasyonlarda nispeten yaygındır ve Avrupa veya yakın bölgelerdeki ataların popülasyonlarında ortaya çıkmış veya seçilmiş olabilir. Bu mutasyonun Kuzey Doğu Asya'da (Han Çinlilerinde) de yaygın olduğu görülmektedir.

(Gaby) FECH genindeki genetik mutasyon ne zaman ve nerede ortaya çıktı?

C: MÖ 1200'de Balkanlarda.

S: (L) Bu konuda soracağın başka birşey var mı?

(Gaby) Bu "kazara" bir mutasyon muydu yoksa belirli bir işlevi mi vardı?

C: Başlangıçta işlevseldi ama zamanla bozuldu.

S: (L) Sıradaki soru:

(Beau) Vefat eden babamın durumu nasıl?

C: Çok iyi denebilir.

S: (Beau) Sanki bir parçası ayrılmaya hazır değildi.

C: Genetik vücut direnci.

S: (Lucius) Peki benim annemin durumu nasıl?

C: Halen dinleniyor.

S: (Lucius) 5. yoğunluğa geçti mi?

C: Evet

S: (Lucius) Huzur içinde mi?

C: Dinleniyor.

S: (L) Yaşadığı hayattan sonra dinlenmeye ihtiyacı olduğu için mi dinleniyor?

C: Evet

S: (L) Tamam. Mrs. Peel soruyor:

(Mrs. Peel) Partnerim Musicinventor, karaciğer ve akciğerlere yayılmış 4. evre kolon kanseri nedeniyle neredeyse üç yıldır her ay kemoterapi görüyor. Karaciğerdeki tümör küçülmüş olsa da, akciğerlerinde yeni, küçük gelişimler var. Üç farklı tür kemoterapi gördü ve ilk kemoterapinin sonunda anafilaktik şoka girdi. Bir sonraki tarama ekim ayı civarında yapılacak. Büyüme devam ederse, doktor en başarılı olan ilk ilaca geri dönmeyi önerdi ama bu ilaç nöropatiye neden oldu ve onu bir zombiye çevirdi. Önceki reaksiyon nedeniyle, duyarsızlaştırılması gerekecek. Bunu başarabilirlerse, her ihtimale karşı, tedavi sırasında onu izlemek için her ay birkaç gün hastanede kalması gerekecek. Yaklaşık bir buçuk yıldır, bulduğumuz bir protokoldeki diğer takviyelerle birlikte günlük 2000 mg Fenbendazol ve 30 mg ivermektin alıyor. Ne yazık ki, neyin etkili olup neyin etkili olmadığını bilmiyoruz ve kemoterapinin birikimsel etkileri fiziksel olarak onu çok yıpratıyor. Sürekli anemik ve her ay yorgunluk ve yan etkiler biraz daha kötüleşiyor.

(Musicinventor) Kemoterapiyi bırakırsam, takviye protokolüyle kanserimi kontrol altında tutabilir miyim?

(L) Bu oldukça sıkıntılı bir durum.

C: Burada içsel çatışma halindeki bir ruh söz konusu. Neyin en iyi sonucu vereceğini tahmin etmek zor. Etkili görünen ilaca geri dönüp, destek ve güçlendirme protokollerini dikkatli bir şekilde yönetmek, onun için en iyi yol olabilir.

S: (L) Mrs. Peel, orada mısın?

(Mrs. Peel) Evet, ikimiz de buradayız.

(L) Ne tür bir destek protokolü? Yani takviyeler ve benzeri şeyler. Ark kemoterapi gördüğünde, ayda bir kez hastaneye gidiyordu. Üç gün hastanede kalıyor, kemoterapisini ve diğer tedavileri oluyordu. Sonra eve geliyordu ve 60 ila 80 miligram kortizon alıyordu, bu da onu iki veya üç gün iyi hissettiriyordu, etkisi çok çabuk geçiyordu. Bir hafta sonra yataktan kalkamaz hale geliyordu.

Sonraki üç haftayı, takviyeler ve yiyeceklerle onu tekrar ayağa kaldırmak için harcıyordum. Kendini oldukça iyi hissediyordu. Sonra bum! Tekrar üç günlüğüne hastaneye gidiyor, kemoterapi alıyor ve eve geliyordu. Yani, döngü böyleydi ve her seferinde onu tekrar ayağa kaldırmak için tam üç hafta uğraşırdım. Bu normaldi, işler böyleydi. Keşke tüm bunları hatırlayabilseydim. Bir dizi mantar, bazı Çin ilaçları vardı. Çoğu vücudu desteklemek içindi, B vitaminleri ve eksik olan her neyse...

(Joe) C vitamini

(L) Bol miktarda C vitamini. Evet! Lipozomal C vitamini alıyordu. Hastanede kemoterapi gördüğü zaman, ona bir şişe lipozomal C vitamini gönderiyordum ve hastanede kaldığı süre boyunca her saat başı iki-üç kapsül almak zorundaydı. Bu, saatte yaklaşık üç gram C vitamini almaya eşdeğerdi, sadece doktorlar ona o boktan şeyi verirken işlevsel kalmasını sağlamak için.

(Mrs. Peel) En çok sormak istediğin şey ne? Acele et.

(Musicinventor) Soru mu sormam gerekiyor?

(Mrs. Peel) Evet. Sormak istediğin birşey vardı?

(Musicinventor) Merhaba Laura. Aslında sorum şuydu: Kemoterapiyi bırakıp, şu anda aldığım takviyeler, fenben ve ivermektine güvenmek doğru bir karar mı? Diğer kısmı ise şu: Akciğerimde bulunan az miktardaki kanseri sürdürecek ne yapıyorum?

(L) Yani iki soru var... Gözlüğümü takayım.

(Joe) İlk soruya cevap verdiler.

(L) Evet, cevap verdiler. Muhtemelen geri dönüp ilk ilacı denemesi gerektiğini söylediler... Belki daha düşük bir dozda deneyebilirler veya duyarsızlaştırma veya ne diyordun sen ona?

(Musicinventor) İlk seferinde verdikleri miktarın aynısını verecekler, ama daha uzun bir süre boyunca.

(L) Tamam, o zaman en çok etkiyi gösterdiği için onu deneyin ve sonra...

(Chu) Artı takviyeler.

(L) Ve sonra takviye kısmına iyice odaklan. Şu anda ne aldığını bilmiyorum.

(Musicinventor) Oldukça iyi takviyelerim var.

(L) Tamam. Beslenme desteği gerçekten çok önemli. Neyinin eksik olduğunu bilmiyorum, ama Ark tüm bu zorlu süreç boyunca hiç kilo vermedi, çünkü onu sürekli besledim.

(Musicinventor) Şu anda ben de öyle yapıyorum. Kilomu koruyorum ve yemek yiyorum. Yememem gerektiğini bildiğim yiyecekleri listeden çıkarıyor, daha sağlıklı seçenekler ekliyorum.

(L) Evet. Ark için nelerin en iyi olduğunu tespit ettiğimde, seçenekler azdı. Neleri sevdiğini buldum. Soslu pane et, pilav ve patates gibi şeyleri ve çok az sebzeyi seviyordu. Biz de buna göre hareket ettik. Yani, sevdiği şeyleri ve ne kadar çok sevdiyse o kadarını yedi ve herşey ev yapımıydı. Herşey. Neyse ki kemoterapi gördüğü hastanede, kemoterapi görenlerin iştahının pek olmadığını bildikleri için gerçekten iyi yemekler vardı.

(Musicinventor) Evet.

(L) Çok cazip menüler vardı. Bu çok iyi birşeydi. Kilonu korumak gerçekten çok önemli. Diğer soru...

(Musicinventor) Duygusal yönü. Kanseri temizlemem için ortadan kaldırmam gereken şeyi tamamen ortadan kaldırdığımı sanmıyorum çünkü dediğim gibi, diğer tüm bölgeler temiz ve sağlıklı. Sadece akciğer bölgesinde, dağınık ve küçük.

(L) Tamam...

C: Nefesini kesen şey ne?

S: (Musicinventor) Nefesimi kesen şey mi? Müzik.

S: (L) Hmm.

C: Başka bir yöne dönmeyi düşün.

S: (L) Farklı türde bir müzik mi?

C: Evet

S: (L) Belki de sorun müziğin türü... Belki de vücuduna giren birşeye ihtiyacın var çünkü... Vücuduna giren ve vücudun için en iyi olan şeyi bul. Eğer sadece birkaç leke kaldıysa, belki de ilk ilaca geri dönüp olduğu gibi devam etmelisin. Ark'ın aldığı miktarda C vitamini alıp almadığını bilmiyorum, ama bunu biraz artırmak isteyebilirsin, çünkü bu diğer herşey için gerçekten çok iyi bir yardımcı. Yani, sadece birkaç leke kaldıysa, belki bu diğer ilacı bir veya iki kez daha alıp sonra bırakabilirsin.

(Musicinventor) Evet, ekim ayına kadar bunu öğrenemeyeceğiz.

(L) Evet. Sen Ark'tan çok daha uzun süredir kullanıyorsun. Ark kaç döngü yaptı? Yedi döngü mü? Yedi döngü yaptı ve bitti.

(Musicinventor) Oo, ben 39'a geldim.

(L) Tanrım. Nasıl dayandığını bilmiyorum.

(Musicinventor) Gurdjieff sayesinde dayandım. Gerçekten. Teşekkürler Laura.

(L) Evet. Umarım herşey yoluna girer, kendini daha iyi hissedersin, temizlenirsin ve C vitamini ile diğer takviyeleri almaya devam edersin. Sana söylüyorum, mantar, eminim Ark'ın aldığı mantar karışımı... O mantar karışımını aldı.

(Musicinventor) Ben günde iki kez mantar alıyorum.

(Joe) Kordiseps kullanıyor musun?

(Musicinventor) Kordiseps değil sanırım. Reişi ve hindi kuyruğu.

(L) Ark beş farklı mantar alıyordu. Karışımdı.

Soru: (Joe) Kordiseps, aslan yelesi, çaga.

(Musicinventor) Saydığım ikisinin kolon kanserine en iyi gelenler olduğuna dayanarak listeyi daralttık.

(L) Sanırım bu tavsiyeyi Çin tıbbı uzmanımızdan aldık.

(Chu) Forumdaki Seamus'tan. Ona sorabilirsin.

(L) Evet. Bize o tavsiyede bulundu, biz de gidip aldık, Ark bunları özenle tüketti... Tanrım! Her gün bir avuç dolusu hap alıyordu! Tamam. Herşey yoluna girecek. Pekala. Ryan'ın sorusu:

(Ryan) 19 Kasım 1994 tarihli celsede, kristallerin bilinç veya öz farkındalık kazandıktan sonra Atlantis'i yok ettiği söylendi.

19 Kasım 1994 celsesinden alıntı:

Alıntı YapC: Sizin toplumunuz nasıl paraya açsa, Atlantisliler de güce açtı.

S: (T) Bu güç toplama işi onların sonunu getiren şey miydi?

C: Evet.

S: (T) Bu gücün kontrolünü nasıl kaybettiler?

C: Bilgisayarlarınızın sizi kontrol edecek hale gelmesi gibi, o güç de onları kontrol eder hale geldi.

S: (V) Yani hayata ve kendi zekasına sahip olmaya benzer birşey mi?

C: Evet.

S: (L) Yani bir anlamda bu kristal yapıların canlandığını mı söylüyorsunuz?

C: Evet.

S: (L) Peki sonra ne yaptılar?

C: Atlantis'i yok ettiler.

(Ryan) Kristaller yoluyla bu yıkıma neden olan bilinç veya zeka neydi?

C: KH elementali. Egregor gibi birşey.

S: (seek10) Kristallerin Atlantisli yaptığı dönem ne zamandı?

C: Yaklaşık olarak MÖ 50.000 ila 10.900 arası.

S: (L) Yani yıkım uzun bir sürece mi yayıldı?

C: Evet

S: (L) Ve bu süreç Genç Dryas denen olay sırasında mı sona erdi?

C: Evet

S: (L) Tamam.

(Windmill Knight) 1997'de K'lar dünyanın en yoğun pencere alanının Meksika'nın Cuernavaca kentinde olduğunu söylemişlerdi. Bu hala geçerli mi?

C: Sadece orada değil. Ukrayna da güçlü bir rakip.

S: (L) Tamam.

(Windmill Knight) Öyleyse, bu durum son yıllarda karteller ve kaçakçılar gibi organize suçların yoğunlaştığı bir bölge olmasının ana nedenlerinden biri mi?

C: Evet ve ayrıca önceki yanıt.

S: (L) Yani her iki bölge de şu anda uyuşturucu kartelleri ve diğer suç örgütleri için yoğun noktalar. Hatta bence bunlar birbirine karışmış ve iç içe geçmiş durumda. Uyuşturucu karteli üyeleri Ukrayna'ya gidiyor, muhtemelen tersi de geçerli. Organize suç.

(Windmill Knight) Genel olarak, portalların bulunduğu bölgelerde psikopatlar, melezler vb. gibi ağır KH odaklı insanların oranının daha yüksek olduğu söylenebilir mi?

C: Evet, çoğunlukla. Ancak BH güçlerinin de yoğunluk perdesindeki açıkları kullandığı istisnalar oluyor.

S: (L) Tamam, sonraki soru:

(A Jay) Ed ve Lorraine Warren'ın paranormal olaylarla ilgilenmelerinin ana motivasyonları neydi?

(L) Ed ve Lorraine meselesine gerçekten takıldın, değil mi?

(Joe) Onu sen teşvik ettin!

(L) Ben mi teşvik ettim? Gerçekten mi?

(Gaby) Evet

(L) Aklım neredeydi acaba?

(Joe) Hayır [gülüşmeler]

S: (L) Peki öyleyse: Ed ve Lorraine Warren'ın paranormal olaylarla ilgilenmelerinin temel motivasyonları neydi?

C: Merak ve cesaretin birleşimiyle başladı. Bazı deneyimler pek "hoş" değildi ve daha sonra "gerçek" ciddi vakalardan kaçınarak hafif veya uydurma vakaları tercih ettiler.

S: (L) Yani çok korkmuşlardı ve korumaları gereken bir itibarları DA vardı. Temelde olan bu muydu?

C: Evet

S: (A Jay) Peki, Ed Warren ve Judith Penny arasındaki ilişkinin niteliği neydi?

C: Anlatıldığı gibiydi.

S: (L) Nasıl tasvir edildi?

(Gaby) İlişkileri vardı. Kadın 20 yaş kadar daha küçüktü.

(L) Yani adam evlilik dışı ilişkiye girdi.

(Joe) Evet.

(L) Şaşırdık mı?

(Regulattor) 2007'de Kornat adasında çıkan yangının ve 12 itfaiyecinin ölümünün gerçek nedeni neydi?

C: Uzaydan silah denemesi

S: (Joe) İtalya'daki Canneto'ya benziyor...

(L) Evet.

(Joe) Tutuşan metal borular falan.

(L) Evet.

(Joe) O olay hakkında da aynı şeyi söylediler.

S: (Navigator) Odise'deki Phaeacian'lar, tarihte yaşamış gerçek bir halkı mı temsil ediyor?

C: Evet

S: (Navigator) Öyleyse, Scheria adlı "adaları" neredeydi?

(L) Bu konuyu araştırdın mı Navigator?

(Navigator) Merhaba Laura. Evet. Bunlar, Odise'yi sonunda İtaka'ya geri gönderen kişiler ve adaları yarı efsanevi diye tasvir ediliyor. Tanrılarla yakın oldukları ve tanrılar arasında serbestçe dolaştıkları söylenir. Sonunda Odise'nin hikayesini dinleyenler de onlar, yani...

(L) Peki, "Where Troy Once Stood" kitabını okudun mu?

(Navigator) Evet, evet, evet. Tabii ki. Soruyorum çünkü betimlemeler bu dünyaya ait değilmiş gibi görünüyor. Bu yüzden soruyordum.

(Joe) Scheria ile ilgili bir yoruma göre bu maceranın en uzak noktası olduğu için Atlantik'teydi ve hatta Atlantis'ti. "Atlantisli" insanlara bir atıf vardı. Ve yaşadıkları topraklar veya ada, ilk ütopya olarak anılıyordu, edebiyatta ütopya kavramına yapılan ilk atıf.

(L) Yani onlar gerçekti. Peki ada neredeydi?

C: Ada değil. Günümüz St. Petersburg civarındaki bir bölgeye ait, karıştırılmış bir anı.

S: (L) Hadi bakalım.

(Niall) Petersburg'da ne var bir bakalım. Büyülü bir yer. En azından turistik kısımları. [gülüşmeler]

(Joe) Peki bu Phaecian'lar kim?

C: Kafkasyalılar. (ç.n.: İngilizcede genellikle "beyaz ırk" anlamında kullanılan bir terim bu)

S: (Joe) Kafkasya.

(L) Yani Kafkasya'dan mı geldiler?

C: Daha geçmişte, evet.

S: (Niall) Onların beyazlar olduklarını söylüyorlar. Günümüz Rusları mı acaba?

(L) [Soruyu okuyor] Scheria...

(Joe) Navigator'ın bir sorusu var.

(Navigator) Evet, çok kısa bir soru. Önceki celsede Kasyopyalılar bir keresinde Atlantis'e karşı çıkanlara ilişkin referanslar için İlyada ve Odise'ye bakmamız gerektiğini söylemişti. Phaecian'lar, Atlantis'e karşı çıkanlar mıydı?

C: Yakın.

S: (Navigator) Tamam, teşekkürler.

(L) Yaklaştın.

(Windmill Knight) Son zamanlarda, IDF'nin Gazze'de sergilediği gibi psikopatik davranışlar oldukça açık ve utanmazca sergileniyor. Dünyanın dört bir yanındaki birçok insan haklı olarak şoka uğruyor ve öfke duyuyor fakat aynı zamanda bir tür yorgunluk, hayal kırıklığı ve durumun 'normalleşmesi' de var gibi görünüyor. Bu, genel olarak dünyanın dört bir yanındaki insanların FRT'sine olumsuz bir etki yapıyor mu...

C: Evet

S: (Windmill Knight) ...bu da daha fazla KH indirmelerini veya 'walk-in'leri kolaylaştırıyor...

C: Mümkün.

S: (Windmill Knight) ...bu da gezegenin ele geçirilmesini hızlandırır.

C: Umdukları bu ama direnç var ve bunun onlar için ciddi sonuçları olacak.

S: (L) Sanırım bu cevap, diğer sorunu da cevaplıyor:

(Windmill Knight) İsrail/Derin Devlet'in Gazze halkına karşı televizyonda yayınlanan soykırımını durdurmak için birşeyler yapılacağına dair herhangi bir umut var mı? Bu neredeyse dayanılmaz bir durum.

(L) Evet, katlanması çok zor. Bunu durduracak birşey olacak mı?

C: Belki umduğunuz zamanda değil ama evrenin gerekeni yapması için uygun zamanda olacak.

S: (L) Peki, geçmişte söylediklerinize dayanarak, büyük bir geçişin gerçekleşmesi için gezegenin oldukça ağır bir tür yük biriktirmesi gerektiği anlaşılıyor. Dolayısıyla, meydana gelen tüm olumsuzluklar bu planın bir parçası gibi görünüyor. Durum bu mu?

C: Evet

S: (L) Tamam. 3I/Atlas cismi hakkında soru soran da Windmill Knight mı?

(Joe) Hayır, benim.

(L) Oo, demek sensin. Bunu zaten sormamış mıydık?

(Joe) Hayır. Bu 3I/Atlas cismi nedir?

C: Bekle ve gör! Hale-Bopp isteyen?

S: (Joe) Harika! Gelip bir gösteri yapacak. Umarım. ABD ve Avrupa, Rusya'nın şartlarını kabul etmek istemiyor ve Ukrayna'yı silahlandırmaya devam ediyor, dolayısıyla Ukrayna çatışması yakın zamanda sona erecek gibi görünmüyor. Bu çatışma ne kadar sürecek?

C: Bu yılın sonu veya gelecek yılın başı, ama ani sürprizler hazırlanıyor olabilir.

S: (Joe) Bu cevabın sonuna "Oreşnik isteyen?" ifadesini ekleyebilir miyiz? [gülüşmeler] "Kiev'de Oreşnik"?

C: Evet

S: (Joe) Çünkü Putin dedi ki... Son birkaç gün içinde, Rus hükümetindeki sertlik yanlılarının Putin'den Kiev'deki karar alma merkezlerini Oreşnik fırlatarak ortadan kaldırmasını istedikleri ve Putin'in "Kesinlikle olmaz! Geriye hiçbir şey kalmaz!" dediği söylendi.

(Niall) Lukaşenko dedi.

(Joe) Evet, bunu Lukaşenko söyledi. Yani sanki "Bakın, bu kesinlikle asla olmayacak, dolayısıyla rahat olabilirsiniz." demek istemiş gibi...

(Niall) Ama aslında bu bir uyarı.

(Joe) Hayır, uyarmak için değil. Onlara yanlış bir güvenlik hissi vermek için.

(Niall) Tamam.

(Joe) Ve sonra olan olur. Savaş boyunca Ukrayna ve Rusya'nın savaşta ölen askerlerinin oranı nedir?

C: 15'e 1.

S: (Niall) Wau.

(Andromeda) Vay canına, bu...

(Niall) Bu, Rusların kendilerinin açıkladığından bile daha yüksek.

(Andromeda) Evet. 10'a 1 demiyorlar mı?

(Niall) Evet.

(Joe) Grok'a sor. Grok'un resmi açıklamadan sapmasını sağlamaya çalış.

(L) Sapmaz.

(Joe) Sana bunun neden tamamen imkansız olduğuna dair türlü türlü nedenler sunacaktır...

[Laura soruları okumaya geri dönüyor.]

(Joe) Trump'ın İsrail'i bu kadar kararlı bir şekilde desteklemesinin gerçek nedeni nedir?

C: Kısmen aile baskısı, ama aynı zamanda şantaj da var. Trump'ın yaptığı şeylerden ziyade, ona veya ailesine yapılabileceklerle ilişkili şantaj.

S: (L) Bu durumda "Tavizin niteliğini bilebilir miyiz?" sorusu geçerliliğini yitiriyor.

(Joe) Doğru.

(L) Tamam.

(Joe) Epstein, İsrail'in ABD ve diğer Batı ülkeleri aleyhindeki uzun vadeli casusluk faaliyetlerinin bir parçası olarak doğrudan Mossad/Derin Devlet için mi çalışıyordu?

C: Evet

S: (Joe) Onun temel görevi, mümkün olduğunca çok sayıda nüfuzlu kişiyle ilişki kurarak, gerektiğinde onları şantajlamak için kullanabileceği, onları zor durumda bırakacak bilgiler toplamak mıydı?

C: Evet

S: (Joe) Epstein olayında gözden kaçırdığımız başka önemli birşey var mı?

C: Pek yok.

S: (Joe) Geçen yılki "program değişikliği" (Trump'a suikast) özgür iradeye ciddi bir ihlal teşkil etme ihtimali nedeniyle iptal edilmek zorunda kaldı. "Quorum" başka bir "program değişikliği"nin gerekli olduğuna karar verdi mi?

C: Yakında. Bekleyin ve görün!

S: (Joe) ABD Yeşil Berelilerinin 2002'de Afganistan'da karşılaştıkları ve öldürdükleri iddia edilen Kandahar devi hikayesi doğru mu?

C: Hayır

S: (Joe) Yani tamamen uydurma mı?

C: Tamamen değil.

S: (Joe) Bir devle karşılaştılar mı?

C: Gibi, evet.

S: (Andromeda) Yani sadece çok iri bir adam ve...

(Joe) Çok uzun boylu bir Afgan.

(Niall) Çok uzun boylu bir "Taliban".

C: Evet

S: (Andromeda) Ve olay abartıldı.

(Joe) Afganistan'da bir mağarada yaşayan göçebe tipi bir adam gibi mi? Çok uzun boylu muydu?

C: Evet

S: (Joe) Belki biraz zihinsel engelli?

C: Evet

S: (Joe) Bu yüzden mi mağarada yaşıyordu?

C: Evet

S: (Joe) Ve Yeşil Berelileri korkuttu.

C: Evet [gülüşmeler]

S: (Joe) Ve kahraman gibi görünmek için bu abartılı hikayeyi uydurmak zorunda kaldılar.

C: Evet [gülüşmeler]

S: (Joe) Çok iri, geri zekalı bir Afgan bir mağarada yaşıyordu ve dışarı çıkıp askerlere saldırdı. Tamam.

(Niall) Amerikalılar seyahat edip dünyayı daha fazla tanımayınca böyle oluyor.

(L) Evet. [gülüşmeler]

(Niall) Birşeyle karşılaşıyorlar ve...

(Joe) "Bu da ne?! Filmlerdeki gibi birşey!"

(seek10) Bir soru daha sorabilir miyim? Birinin astral seyahat yaptığını ve bir devle karşılaştığını iddia ettiği bir video izlemiştim. O da sahte miydi?

(L) Astral seyahat yapmış ve bir devle mi karşılaşmış?

(seek10) Evet. Astral seyahatinde bir devle karşılaşmış ve dev ona geçmişteki ihtişamlı günlerini anlatmış. Tanrıların bir zamanlar onları aldattığını söylemiş. Bunun bir 4Y KH vakası olup olmadığını merak ettim; onları yanıltan ve terk eden varlıklar. Bu devin anlattıklarıyla bağlantılı gibi görünen başka hikayeler de var. Onlar da sahte mi?

(L) Söz konusu şahıs üçüncü yoğunlukta astral seyahat yapıp bir devle mi karşılaşmış?

(seek10) Astral seyahatin 3Y ile ilgili olup olmadığından emin değilim ama şahsın anlattığı hikaye, K'ların 4Y KH'nin etkisi hakkında anlattıklarına çok benziyor; yani devleri 3Y'ye getirip onları manipüle etmek.

S: (L) Tamam. Bu da sahte mi?

C: Tamamen değil.

S: (L) Yani biri astral seyahat yaptı ve bir tür devle mi karşılaştı?

C: Evet

S: (L) Bu dev 3Y'de miydi?

C: Hayır

S: (L) Hiç 3Y'de bulundu mu?

C: Evet

S: (Joe) Belki de gördüğümüz resme benziyordu, fotoğrafta yakalanan devin resmine...

(Chu) Approaching Infinity'nin Substack'te yayınladığı resim.

(Joe) Evet, belki de...

(L) Perdelerden geçiyorlar. Öyle birşey mi?

C: Evet

S: (Niall) Gelip gidiyorlar.

(L) Yani devler var, sadece şu anda burada kalıcı olarak yaşamıyorlar, değil mi?

C: Evet

S: (Joe) Hollywood filmlerindeki devler gibi değiller. Aslında sadece uzun boylu birileri mi?

C: Evet

S: (Joe) Forumda bulunan resme bakın. Bermuda şort giyiyor. Ve gülümsüyor.

(PopHistorian) 1982'de bir arkadaşımla yakın bir karşılaşma yaşadığımız ve devasa bir UFO olarak algıladığımız şey neydi?

C: İzleme görevi.

S: (L) PopHistorian burada mı?

(Chu) Evet.

(L) [Onu bulmak için Zoom galerisini kaydırıyor.] Nereye gitti?

(Scottie) İşte orada!

(Niall) El salladığını görebiliyorum.

(L) Tamam. Orada. Peki, devam sorun var mı? Sanırım izleniyordunuz veya öyle birşey.

(Pophistorian) Sadece neden gördüğümüzü merak ettim. Yani, mantıklı gelmedi. Bu tür şeylerin ortaya çıkabileceğini anlıyorum...

C: İzleniyordunuz. Ayrıca kaçırıldınız ve gelecekte kullanım ihtimali nedeniyle implant takıldı.

S: (PopHistorian) Bu hem arkadaşım hem de benim için mi geçerli?

C: Evet

S: (PopHistorian) Bunun gerçekleştiği fiziksel alanda olağandışı birşey var mıydı, çünkü orası olması gerektiği gibi görünmüyordu?

C: Evet

S: (PopHistorian) Tamam. Öyleyse hala bir implantım var sanırım.

C: Evet

S: (L) Tamam. Sorduğun diğer soru:

(PopHistorian) Şu anda ABD sınırları içinde yaşayan insan sayısı kaç, en yakın milyona yuvarlanırsa?

(L) Resmi rakam neydi? 350 milyon mu?

(Niall) Hayır, 335.

(L) Peki gerçek sayı nedir?

C: 410

Soru: (Niall) Yüzde yirmi beş daha fazla...

(Gaby) Aşırı ölüm oranına rağmen üstelik.

(L) Yani saymayı bile beceremiyorlar.

(Niall) İngiltere gibi ABD'yi de istila ettiler.

(Joe) Evet, sadece yeterince belgelenmiyor.

(L) Belgelenmemiş, sayılmamış. Tamam, başka sorusu olan?

(Chu) Navigator sohbete bir soru gönderdi, ilgileniyorsan bakabilirsin.

(L) Tamam.

(Navigator) Candace Owens, Brigitte Macron'un hikayesini araştırmaya devam ediyor ve son araştırmaları, Jean-Michel'in Stanford hapishane deneyine bir şekilde katılmış olabileceğini gösteriyor. Bu doğru mu?

C: Ona benzeyen biri.

S: (Chu) Burada A Jay'in Nick Fuentes hakkında bazı soruları olduğu yazıyor. Bu sorular listede var mıydı?

(Joe) Hayır. Sormak istiyorsa onu ekrana al.

(L) Ve en önemlisini sor, çünkü yorulmaya başladım.

(Joe) Bir tane sor.

(A Jay) Aslında birkaç soru vardı. İlki, Nick Fuentes'in herhangi bir kişilik veya karakter bozukluğu var mı?

C: Hafif paranoyak şizofreni.

S: (L) Ama çok mu hafif? Oldukça iyi işlev gösteriyor sanırım?

C: Evet

S: (Joe) Bu, Yahudiler hakkında yanıldığı anlamına gelmez. [gülüşmeler]

(L) Evet. Bu onun yanlış düşündüğü anlamına gelmez. Paranoyak olmak sadece bazı şeyleri görebildiğin anlamına gelir. Öyle mi?

C: Evet

S: (L) Sanırım bunu kanıtladık... [gülüşmeler]

(Andromeda) Paranoyak olman, birinin senin peşinde olmadığı anlamına gelmez! [gülüşmeler]

(L) Evet.

(A Jay) Federal ajan mı?

C: Hayır

S: (L) Peki, onunla Candace ve Tucker arasındaki mesele nedir?

C: Nick'in paranoyası nedeniyle tırmanan, dışarıdan kışkırtılan bir düşmanlık.

S: (L) Kim veya ne tarafından kışkırtılıyor?

C: Derin devlet ajanları tarafından ışınlar yoluyla üçgenleme.

S: (L) Onların istediği kadar paranoyak değil yani? [gülüşmeler]

C: Evet

S: (L) Üzgünüm, bunu yapmak zorundaydım.

(Andromeda) Yanlış yönde paranoyak.

(L) Evet, yanlış şeyler hakkında paranoyak.

(Niall) Peki bunun nedeni, bu üçünün bir araya gelerek Siyonistlere, İsrail'e vb. karşı muhalefeti gerçekten birleştirebilecekleri korkusu mu?

C: Evet!

S: (Niall) Bingo.

(L) Tamam. Yani, birbirlerinin ve diğer herkesin boğazına sarılmalarını sağlamak istiyorlar. Yani, oyun planı bu. Herşey, herkes... Ve eğer kendinizin bile, ailenize, sevdiklerinize, en yakın arkadaşlarınıza, grubunuza, her neyse, düşmanca davranmaya zorlanmayacağınızı düşünüyorsanız, bir daha düşünün. Yani, bunun olabileceğini bilmeden, gerçekten bilmeden, buna karşı tamamen savunmasızsınız.

C: Evet

S: (L) Tamam. Sormadığımız, özgür iradeyi veya başka birşeyi ihlal etmeden bize açıklayabileceğiniz başka birşey var mı? Lütfen bize bildirir misiniz?

C: Dikkatli olmanız gereken şeylerin farkındasınız. Hoşçakalın.

CELSE SONU

Orijinal celse metni: https://cassiopaea.org/forum/threads/session-23-august-2025.56847/


bozadi

#1
Nürnberg'de meydana gelen ufolojik olaya dair eski bir tasvir:




Bu konuyla ilgili bir video (Basel'de yaşanan olay hakkında da bazı bilgiler içeriyor):




sybleman

Celsede bahsi geçen antik devle yapılan astral ropörtaj 


sybleman

Emeğine sağlık bozadi. Teşekkürler çeviri için.

Qui-gon jinn

Alıntı yapılan: bozadi - 01 Eylül 2025, 17:19:58 C: Farklı grupların farklı korumaları var. Sizin grubunuz Kasyopya.

Hani kimse korunmuyordu...:) Neyse, "Bu zamanlarda bir gereklilik." demişler, vardır elbet bir hikmeti...

Bu arada not etmeden geçmek istemiyorum, daha fazla spesifik bilgi aktarıldığını düşündüğüm eski celseleri özlüyorum açıkcası. Son yıllardaki celselerde, K'lara çok az soru sorulduğunu, genelde ise çoğunlukla kendi aralarında muhabbetle geçtiğini düşünüyorum, Laura artık pek merak etmiyor ve  kestirip atıyor gibi geliyor bana. Tabii emin değilim, bu benim düşüncem, yanılıyor da olabilirim.

Ayrıca bizlere kişisel sorular sormamamızı öğütlerken, kendilerinin tanıdık birileri olunca bu celsede de olduğu gibi sormaya devam ettiklerinin altını çizerim...

Neyse artık, velhasıl kendimce eleştirecek birşeyler de bulduğuma göre, herkese sevgilerimi ileterek mesajımı bitireyim.

Çeviri için teşekkürler kardeşim, sevgiler.

Tgur

Teşekkürler Bozadi..

annunaki

Çeviri için teşekkürler Bozadi.

turpotu

Alıntı yapılan: Qui-gon jinn - 01 Eylül 2025, 18:30:23
Alıntı yapılan: bozadi - 01 Eylül 2025, 17:19:58 C: Farklı grupların farklı korumaları var. Sizin grubunuz Kasyopya.

Hani kimse korunmuyordu...:) Neyse, "Bu zamanlarda bir gereklilik." demişler, vardır elbet bir hikmeti...

Bu arada not etmeden geçmek istemiyorum, daha fazla spesifik bilgi aktarıldığını düşündüğüm eski celseleri özlüyorum açıkcası. Son yıllardaki celselerde, K'lara çok az soru sorulduğunu, genelde ise çoğunlukla kendi aralarında muhabbetle geçtiğini düşünüyorum, Laura artık pek merak etmiyor ve  kestirip atıyor gibi geliyor bana. Tabii emin değilim, bu benim düşüncem, yanılıyor da olabilirim.

Ayrıca bizlere kişisel sorular sormamamızı öğütlerken, kendilerinin tanıdık birileri olunca bu celsede de olduğu gibi sormaya devam ettiklerinin altını çizerim...

Neyse artık, velhasıl kendimce eleştirecek birşeyler de bulduğuma göre, herkese sevgilerimi ileterek mesajımı bitireyim.

Çeviri için teşekkürler kardeşim, sevgiler.

Evet, haklısın.

Sanırım bunun ana nedeni artık soracak yeni bir konsept kalmamış olması diye düşünüyorum.

Yani mesela sadece Laura'nın 15-20 kitabı var. Ayrıca cassiopaea.org sitesinde de bir sürü yazı var.

Tüm bunlara ek olarak forumda da CassWiki gibi bir ansiklopedi ve grubun diğer üyelerinin kendi siteleri veya Youtube kanalları mevcut.

Tabi bir de 30 yılı aşkın sadece celse (ve öncesinin de okumaları) çalışması düşünülünce, bence artık soracak pek bir şey kalmamış da olabilir.

Şayet İngilizceniz ne kadar iyi bilemem ama akıcı ise kendi sitelerindeki kaynakları ve en azından Laura'nın Wave ve Secret History serilerini okumanızı tavsiye ederim.

Tabi bir de CassWiki'nin tamamını, ve mümkünse Substack yazılarını.


Tüm bu kaynakları okumuş birisi olarak çok bir şey bildiğimi iddia edemem elbette, ama genel konseptlere artık neden yenilerinin eklenmediğini anlıyorum ben de.

Artık hemen hemen her şeyi sormuşlar çünkü. Bu yüzden geriye gündem ve daha bireysel,  veya ana konularla ilgili alt sorular kalıyor sanırım.

gerçek tosun paşa

Teşekkürler bozadi, sonunda geldi... :)

Qui-gon jinn

#9
Sevgili Turpotu, yorumların için teşekkürler.

Mesajını okuduğum anda, şöyle anladım ki, hemen herşey sorulmuş, bilinmiş ve neredeyse yüzde yüze yaklaşılmış vaziyette. Mesajındaki "Artık hemen hemen her şeyi sormuşlar" vs. gibi sözlerinden ben bunu böyle anlıyorum. Lakin gerçekten böyle düşünülüyorsa şayet, K'larında altını ciddiği şekilde salt "Bilgi" kavramının kendisinin bile sonsuzlukla eş görüldüğü yerde bu görüş beni çok şaşırttır açıkcası... Bu bağlamda yüzde demişken celselerden aklıma gelen bir bölüm de oldu ki şimdi, alıntılamak isterim, neden şaşırıyor olduğumu da iyi açıklıyor sanki;
 
---
S: (L) Bunun dışında bizim bilmediğimiz, peygamber devesi türünde dünyadışı varlıklar var mı?
C: Evet, bilmediğiniz ne kadar çok şeyin olduğuna inanamazsınız!

S: (T) Sen bilmediğimiz peygamber devesi türü dünyadışı varlıklar olup olmadığını sordun, onlar da bildiklerimizin ne kadar sınırlı olduğunu söylediler... Evren çok büyük! ...
C: Evet.

S: (L) Yani bizim evrenle ilgili farkındalığımız son derece sınırlı. (T) Dünyadaki en bilgili insanlarınkiyle karşılaştırıldığında %2 seviyesinde olan bilgi miktarımızın birkaç yıl içinde onlarınkinin %30-40'ına ulaşacağını söylemişlerdi. Sadece dünyadakilerden bahsediyorlar, evrendekilerden değil!
C: Evet.

S: (L) Yani bu seviyedeki elde edebileceğimiz bilgi miktarı okyanusa batırılmış bir iğnedeki ıslaklık kadar. Okyanusla karşılaştırıldığında... (T) Da ra ra raaam! (L) Bu iyi değil! (T) Kocaman bir tütün tarlasında bir izmarit kadar bilgimiz var!
C: Bu iyiydi!

(11 Ağustos 1996)

---

Velhasıl, yüzde kaçtalar bilemiyorum ama umarım endişelendiğim şekilde kendilerine bir "Yankı odası" oluşturmayıp, K'ların dediği gibi "Tüm fikir ve girdilere açık" vaziyette yol almaya devam ediyorlardır. Temennim bu şekilde...

Sevgiler.

bozadi

Alıntı yapılan: Qui-gon jinn - 02 Eylül 2025, 01:24:31 Velhasıl, yüzde kaçtalar bilemiyorum ama umarım endişelendiğim şekilde kendilerine bir "Yankı odası" oluşturmayıp, K'ların dediği gibi "Tüm fikir ve girdilere açık" vaziyette yol almaya devam ediyorlardır. Temennim bu şekilde...
Bu eleştirine ve endişene katılım düzeyim düşük sayılır Qui. Yani, Laura öncülüğündeki ekibin kendi şartlarındaki durumunun "mükemmel" olmadığından eminim, şu an olduklarından çok daha iyi durumda da olabilirlerdi belki (hem kendilerine, hem diğer herkese yönelik faydaları bakımından) ama örneğin bizim durumumuza kıyasla, neredeyse kıyas kabul etmeyecek düzeyde daha iyi durumda olduklarını düşünüyorum, dolayısıyla da onlardan ziyade kendimiz için endişlenmemiz gerektiği sonucuna varıyorum. Laura ve ekibi, ele aldıkları hemen her konuda bizden çok daha fazla şey biliyorlar belli ki ve bildiklerini paylaşmak, tartışmaya açmak ve bireysel, grupsal ve küresel farkındalığı artırmak için de yoğun bir çaba harcadıklarını gözlemliyorum. Bu faaliyetlerinden dolayı doğrudan ve dolaylı epeyce saldırı ve acı çektiklerine de şüphe yok sanırım. Onlara sağlanan koruma aslında doğrudan veya dolaylı olarak bize de sunulmuş bir koruma sayılır. Laura ve ekibinin sunduklarından şu veya bu miktarda faydalanmaya devam ediyorsak, bu onların varlıklarının ve sunduklarının devamlılığı sayesinde. Yükselmek, ilerlemek için onlara "mahkum" olmadığımızdan eminim ama hepimiz için potansiyel olarak oldukça değerli sayılabilecek bir "katalizör" oldular denebilir sanırım.

Son yıllardaki celselerde, eski celselerdeki kadar çok sayıda konuya dair çok sayıda spesifik sorgu ve bilgi paylaşımı olmaması elbette benim de dikkatimi çekti, daha önce de bir ölçüde tartışma konusu olmuştu aramızda. Bu durumu hiç yadırgamıyor değilim ama çok yadırgadığımı da söyleyemem. Ruhsal ilerleyişi ve "mezuniyeti" sağlayacak olan temel bilgi veya farkındalığın ilüzyon alemlerindeki kişiler, gruplar ve olayların bilgisinden ziyade, kendi varlığımızın niteliğine dair basit sayılabilecek bir farkındalık ve irade olduğunu düşünüyorum. Mezun olup olmamak bir açıdan tamamen bizim "paşa gönlümüze" kalmış bir durum. Canımız (gerçekten) isterse, mezun oluruz, istemezse 3Y'yi tekrarlarız, eğer "yok olma" seçeneği daha çekici gelmezse.

Mezuniyet belki çok kritik bir konu veya terim olmakla birlikte, varlığımızdan memnuniyet veya hoşnutluk duymak, bütünsel varlıkla aramızdaki birliği sezmek, sevmek, biz istersek özümüze doğru ilerlememizi, bunun sevincini, kudretini, güzelliğini deneyimlememizi hiçbir gücün engelleyemeyeceğini bilmek, harika bişi değil mi?

Qui-gon jinn

Alıntı yapılan: bozadi - 02 Eylül 2025, 08:10:52 Laura ve ekibi, ele aldıkları hemen her konuda bizden çok daha fazla şey biliyorlar belli ki

Öyle ise yorum yapacak birşey yok, en iyisi gidip yatmak...

Ve evet harika bişi kardeşim, sevgiler.

Tgur

#12
Her ne kadar bu celse'nin istediğimiz gibi bilgi ihtiva etmediğini söylesek de her an yeni ve alışılmamış konularda bizleri aydınlattığını hatta bir kelimeyle ferahlattığını söyleyebilirim,

Şu bölümde benim aklıma takılan ve üzerinde oldukça fazla düşünmeme sebebiyet veren gezegenin gerekli bir geçiş için veya müdahaleler için uygun negatifi yüklemesi ile ilgili faaliyetlerin beklendiği izlenimini veriyor,
—————
" Windmill Knight) Son zamanlarda, IDF'nin Gazze'de sergilediği gibi psikopatik davranışlar oldukça açık ve utanmazca sergileniyor. Dünyanın dört bir yanındaki birçok insan haklı olarak şoka uğruyor ve öfke duyuyor fakat aynı zamanda bir tür yorgunluk, hayal kırıklığı ve durumun 'normalleşmesi' de var gibi görünüyor. Bu, genel olarak dünyanın dört bir yanındaki insanların FRT'sine olumsuz bir etki yapıyor mu...

C: Evet

S: (Windmill Knight) ...bu da daha fazla KH indirmelerini veya 'walk-in'leri kolaylaştırıyor...

C: Mümkün.

S: (Windmill Knight) ...bu da gezegenin ele geçirilmesini hızlandırır.

C: Umdukları bu ama direnç var ve bunun onlar için ciddi sonuçları olacak.

S: (L) Sanırım bu cevap, diğer sorunu da cevaplıyor:

(Windmill Knight) İsrail/Derin Devlet'in Gazze halkına karşı televizyonda yayınlanan soykırımını durdurmak için birşeyler yapılacağına dair herhangi bir umut var mı? Bu neredeyse dayanılmaz bir durum.

(L) Evet, katlanması çok zor. Bunu durduracak birşey olacak mı?

C: Belki umduğunuz zamanda değil ama evrenin gerekeni yapması için uygun zamanda olacak.

S: (L) Peki, geçmişte söylediklerinize dayanarak, büyük bir geçişin gerçekleşmesi için gezegenin oldukça ağır bir tür yük biriktirmesi gerektiği anlaşılıyor. Dolayısıyla, meydana gelen tüm olumsuzluklar bu planın bir parçası gibi görünüyor. Durum bu mu?

C: Evet"

Bir tür yük biriktirme konusu denge üzerindeki bilgilerimizi çağrıştırıyor ve olumsuzlukların bir plan olayında  kutup teşkil etmesi üzerine hassas olarak diyebileceğimiz
değerlendirmeler var,
Bu bölgede uygulanan dünya insanının negatif yönde düşünsel yoğunluğunu arttırsa da sonucun bu gaddar insanlar dediğimiz eziyet eden grubun üzerinde şu anda akıl edemeyeceğimiz neticeleri olduğunu bekleyerek elde ettiğimiz bu anlayışla nispeten rahat bir nefes alabiliyoruz
 
Diğer yandan evrenin topluca hareketlerinde var edilmiş olan insan bilinçlerinin tümü ile bir yönde daha doğrusu bir konuda bu gaddarların yaptıkları negatifden ötürü cezalandırma ile ilgili düşünsel bir yoğunluk mevzubahis,
bunu Flight19 meselesinde bol miktarda gördük düşünceler hangi yoğunluğa doğru yönelirse evrenin hareketi dediğimiz olayların ortaya çıkması da o yönde olmaktadır,

Zira evren hareketi dediğimiz şey bütünlük bilinçliliğinin genel karakteri hakkında değerlendirdiğimizde ayrı bir şey olamaz, gelinmiş olan farkındalık olayların değerlendirilmesinde miyardır,

Nürnbergde (1561) olmuş olan olaylara insanların bakışlarını hatırlayalım ,

Sabredelim ve evrenin ne yapacağını bekleyelim zira şu anda bu korkunç vahşetti sağlayanlara karşı hareket edecek bir grup veya devlet aklımıza getiremiyoruz zira akıl almaz metotlarla hemen hemen ilgili bütün devletlerin elleri kolları bağlanmış vaziyette bunu üzülerek görsek de bahsettiğim sebeplerden ötürü olacaklara bu farkındalıkla bakalım.


oryon

Alıntı yapılan: Qui-gon jinn - 01 Eylül 2025, 18:30:23
Alıntı yapılan: bozadi - 01 Eylül 2025, 17:19:58 C: Farklı grupların farklı korumaları var. Sizin grubunuz Kasyopya.

Hani kimse korunmuyordu...:) Neyse, "Bu zamanlarda bir gereklilik." demişler, vardır elbet bir hikmeti...

Bu arada not etmeden geçmek istemiyorum, daha fazla spesifik bilgi aktarıldığını düşündüğüm eski celseleri özlüyorum açıkcası. Son yıllardaki celselerde, K'lara çok az soru sorulduğunu, genelde ise çoğunlukla kendi aralarında muhabbetle geçtiğini düşünüyorum, Laura artık pek merak etmiyor ve  kestirip atıyor gibi geliyor bana. Tabii emin değilim, bu benim düşüncem, yanılıyor da olabilirim.

Ayrıca bizlere kişisel sorular sormamamızı öğütlerken, kendilerinin tanıdık birileri olunca bu celsede de olduğu gibi sormaya devam ettiklerinin altını çizerim...

Neyse artık, velhasıl kendimce eleştirecek birşeyler de bulduğuma göre, herkese sevgilerimi ileterek mesajımı bitireyim.

Çeviri için teşekkürler kardeşim, sevgiler.

Bu yazdıklarını son aylarda birebir aklımdan geçiriyordum malesef Laura yaşlandı ve buda performansına yansıdı umarım düzelir neyseki Joe biraz toparlamaya çalışıyor.Celsedeki bir avuç insanın kendi kişisel sorularını (kasyopya uyarına rağmen)kedi köpeklerine kadar sormaları (o kadar ciddi olaylar yaşanırken)can sıkıyor.Bu arada kasyopyanın cevapları celsenin gidisinden etkileniyor ve cevaplar evet hayırdan öteye gitmiyor.Sadece aklımdan geçenler motivasyonumu bozacak birşey değil zaten yeterince kaynağımız olduğunu düşünüyorum ki zaten celseyide böyle bitirdiler.Çeviri için çok teşekkürler.
 

bozadi

#14
Alıntı yapılan: oryon - 02 Eylül 2025, 11:57:28 Sadece aklımdan geçenler motivasyonumu bozacak birşey değil zaten yeterince kaynağımız olduğunu düşünüyorum
Söylediklerin arasında en çok katıldığım husus bu. En temel problem bilgi eksikliği değil. Daha doğrusu, ilüzyon dünyasındaki kişilere, gruplara, olaylara dair verilebilecek yeni bilgiler değil en çok ihtiyaç duyduğumuz şey. En temel mesele, teorik olarak zaten bildiğimiz halde, "gerçekten inanma" (veya K'ların deyişiyle "kullanma") konusunda sıkıntı çektiğimiz bilgilerle ilgili.

Örneğin K'lar da dahil olmak üzere, elimizdeki belli başlı kaynakların tümü, büyük resmin iyiliği, güzelliği, adaleti, sevgisi, birliği üzerine son derece tekrarlı ve pekiştirmeli şekillerde bilgiler verdi. Buna dayanarak neşe, huzur, güven içinde olmayı, pozitif olmayı teşvik ettiler. Tüm kaynakların haykırdığı bu gerçeği veya gerçekleri ne ölçüde hayatımıza geçirebildik? Bu bilgileri aklımızla ve kalbimizle ne ölçüde sindirebildik, içselleştirebildik? Ve bunu yeterince yapamadıktan sonra, ilüzyonun ayrıntılarına dair bir sürü yeni teknik bilginin gerçekte neye ne kadar faydası olacak? Bu konuda bir "bilgi fetişi" problemi yaşadığımızı düşünüyorum. Evet, elbette, her türlü yeni bilgi girişinin faydalarını bizzat K'lar vurguladı ama bizim evrene, varoluşa, büyük resme duyduğumuz güvenin derecesi de bir bilgi, biliş, farkındalık meselesi değil mi? Bizim tüm varoluşla bir oluşumuz da bir "bilgi", hatta hiyerarşideki en temel bilgi bu. Teorik olarak tüm korkulardan arınmamıza gayet yetecek bilgiler sayısız şekillerde verildi bize elimizdeki tüm kaynaklarda. En temel hastalığımızdan, egomuzdan, egosal arzu ve korku kısırdöngülerimizden kurtulmada ne ölçüde yararlandık tüm bu bilgilerden?

Temel problemle yeterince yüzleşmeyince, daha yüzeysel nitelikteli yeni ve ilginç bilgileri okuması keyifli oluyor, evet, ama bu biraz da kendimizi kandırma, kendimizden (sahte benliğimizle yüzleşmekten) kaçmaya hizmet etmiş oluyor.