Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

16 Temmuz 2007

Başlatan 4BH, 22 Ocak 2012, 19:58:14

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

4BH

16 Temmuz 2007

Laura, Ark, Joe, Andromeda, Scott, Ailén, Galahad, PoB

S: (L) Merhaba.
C: Merhaba.

S: (L) Bu akşam kimle birlikteyiz?
C: Osrazzo.

S: (L) Peki kimsiniz, nereden bağlantı kuruyorsunuz?
C: Uzak ve güzel Kasyopya'daki bir portaldan.

S: (L) Bu gece için herhangi bir mesajınız var mı, yoksa hemen sorularımızı sorabilir miyiz?
C: Sorun.

S: (L) Bu gece Kasyopya bağlantısının doğum günü, bilmenizi isterim.
C: Size bağlı, belki, bekleyin ve görün, açık!

S: {Tipik ve genellikle protesto ettiğimiz bu yanıtlar dizisine büyük kahkahalar}(L) Pekala, devam edelim. (Andromeda) Benim tek bir sorum var ve o da Avustralya sahilinin açığındaki o insanlara ne olduğu. Bariyer resifinde ortadan kaybolmuşlar. Masada kahvaltılarını yapmışlar, laptopları açıkmış, malzemeler ortadaymış ve sonra birden ortadan kaybolmuşlar. (J) Bu yıl Nisan ayında...
C: Beklenip görülmesi gerekiyor. Ortaya çıkacaklar.

{Laura'nın notu: Aile meseleleriyle ilgili şahsi sorular ve yanıtlar bölümü silindi}

S: (Joe) 2007 Fransız seçimlerinde herhangi bir yolsuzluk oldu mu?
C: Elbette!

S: (Joe) Hileli veya çalınan oylarla ilgili verebileceğiniz bir yüzde var mı?
C: Yüzde 20'nin üzerinde olduğundan emin olabilirsiniz.

S: (Joe) %20 mi?
C: Evet.

S: (Joe) Bu durumda insanların yalnızca %30'u Sarkozy'ye oy verdi demektir. (H) Segolene Sarkozy'den daha fazla mı oy aldı?
C: Evet.

S: (S) O zaman, Laura ve benim Sarkozy'nin çok kötü biri olmadığı yönündeki hissimiz muhtemelen son derece yanlıştı?
C: Muhtemelen, ama unutmayın ki bu işin başındaki kişi Sarkozy değil. Ama o henüz tam olarak durumun farkında değil.

S: (H) Durumu anlamasını sağlayacak türde bir olay olacak mı?
C: Çok muhtemel. Fransa üzerinde yayılan ağır bir tehlike havası var.

S: (L) Nereden gelen bir tehlike bu?
C: Fransa'yı zor duruma sokmak isteyenlerle istemeyenler arasındaki bir çatışma ve bu bir barut fıçısında kıvılcım çıkarmak gibi olacak.

S: (L) Neden?
C: Fransız zihniyeti: kibir vs.

S: (Joe) Yeni bir devrimden endişeleniyorlar. (L) Peki Fransa'yı zor duruma sokmaya çalışanlar kim?
C: Meşhur Siyonaziler.

S: (L) Peki onlara karşı olanlar kim?
C: Sarkozy'nin de aralarında bulunduğu diğerleri. Ama Sarkozy bazı yollarla onların gönlünü almaya çalışıyor.

S: (H) Segolene Siyonazilerle daha yakından mı bağlantılı?
C: Bu ilginç bir soru: Seçimi kaybetmek üzere seçildiğini söyleyelim sadece.

S: (H) O halde ona çok yakın olan Julien Dray adlı şahıs önemli oyunculardan biri demektir.
C: Öyle. Sarkozy durumun üstesinden gelebileceğini sanıyor ama kaplanın kuyruğunu tuttuğunu görecek.

S: (Joe) Yani temelde hem Sarko hem de Segolene özellikle seçildi ve Segolene seçimde makul bir kaybeden taraf olabileceği için seçildi. Herşey zaten Sarko'nun kazanacağı şekilde ayarlanmıştı.
C: İyi analiz. Görüyor musunuz? Bize ne için ihtiyacınız var ki?

S: (S) Yani Sarkozy'yi seçtiler, çünkü onu istedikleri gibi yönlendirebilecekler. Sarkozy Siyonistlere karşı duruyor gibi ama yakında bunun bir önemi olmadığını, onu iktidara onların getirdiğini ve ona istediğini yaptırabileceğini anlayacak...
C: Karşı değil, sadece onlardan daha zeki olduğunu sanıyor.

S: (H) Yani Sarko'nun bazı sosyalistlerle uzlaşma önerisi denilen şey aslında Fransız hükümeti içinde Siyonist bir cephe oluşturulmasına yönelik.
C: Aşağı yukarı.

S: (Joe) Fransa'nın elini kolunu bağlamak istiyorlar dediniz. Bu bir terör saldırısı şeklinde mi olacak?
C: Pek sayılmaz, sadece ABD ve İngiltere'deki koşulların Fransa'da da oluşturulmasına yönelik.

S: (L) Yani faşizm. Faşizmin kelime anlamı bu: bir demet çubuk gibi bağlanarak bir araya getirilmiş şey. (H) Peki hiç iyi adam var mı?
C: Çoğu ölü.

S: (iç çekişler) (L) Yani kısaca, işimiz bitti!
C: "İyi adamlar" siz olun.

S: (gergin gülüş) (H) Nisan'da meydana geleceğini söylediğiniz şeylerin Fransa seçimlerinin zamanlamasıyla bir ilgisi var mı? Seçimler Nisan sonunda başladı.
C: Evet ve daha ortaya çıkacak şeyler var.

S: (H) Bu gece bununla ilgili bize birşeyler açıklamanız mümkün mü?
C: Bush Nisan'da ne yapıyordu? Blair? Sarkozy?

S: (S) İran'ı havaya uçurmayla ilgili toplantılar yapıyorlardı! Benim teorim bu. (Ailén) Yakında taşınmayı düşünmemiz gerekir mi?
C: Vakti gelince taşınma gerçekleşecek.

S: (S) Harika, yeniden taşınıyoruz! (A) Belki de kendi isteğimizle taşınmayacağız, can güvenliğimiz için taşınmak zorunda kalacağız! (gülüşme). (L) Öyle mi olacak?
C: Hayır!

S: (L) Sonunda hapse atılıp işkence mi göreceğim veya şehit falan mı olacağım?
C: Muhtemel değil.

S: (Joe) Peki ya diğerlerimiz?
C: Aynı.

S: (H) Taşınmak zorunda mı kalacağımız sorusuna "Hayır" dediler ama hapse atılmayla ilgili olarak "muhtemel değil" dediler. (L) Çünkü hapse gitmeme neden olabilecek birşey yapabilirim. (Galahad) Ona göz kulak ol Ark! (gülüşme) (Joe) İran'a yakında bir saldırı var mı?
C: O yönde ilerlemeye çalışıyorlar. Halk desteğini arttırmak için ABD'de, İngiltere ve Fransa'da ve belki Rusya'da İran destekli gibi görünen saldırılar düzenlenmesi daha muhtemel.

S: (H) Bir sürü sahte saldırı olabilir, desenize! (Joe) Mossad bu konuda son derece yetenekli aslında. Hayalgüçleri iyi değil sanırım. Çok daha fazlasını bekliyordum... (L) Daha yaratıcı birşeyler mi? (H) Mossad'ın çabaları işe yarıyor!
C: Yaramayabilir...

S: (Joe) Ben de onu söyleyecektim. Sürekli aynı şeyi yapıp durmakta tehlike vardır. İnsanlar artık buna inanmamaya başlar. (Galahad) Kendilerini o noktada ele veriyorlar. Yaratıcı düşünemeyişleriyle. (Joe) Planlarının işe yaramaması biraz da bize bağlı. (S) Şimdi neşem yerine geldi. (gülüşme) (S) Hiç iyi haber yok mu?!
C: İnsanların geri kalanının sahip olmadığı bu bilgiye sahipsiniz.

S: (Joe) Herkesten önce ne olacağını bilmeye mahkumuz. Ne yapmak istiyoruz peki?
C: Ne yapacaksanız onu yapacaksınız. Yardım yolda.

S: (L) Bu yardımın ne şekilde olacağını bilmek istiyorum yalnızca.
C: Bunu söyleyemeyiz. Göklere bakın...

S: (Joe) Yardım bir komet! (gülüşme) (L) Veya bir süpernova ve hepimiz kızaracağız... (S) Eğer kometler dünyaya çarparsa ve dünya bir enkaz alanına dönüşürse, bu harika olurdu ve eğer bir süpernova varsa ve hepimiz süper güçler elde edeceksek, bu da harika olur! (Joe) Belki de süpernova sadece bir grup insanı uyandıracak. (gülüşme) (A) Son zamanlarda psikopatlara, ponerolojiye vs odaklanıyorduk. Bu tartışma şu anda yayılıyor. Ama bu süreçte hissettiğim şu ki, başka bir konuyu alıp onu yaymaya konsantre olmamız gerekiyor. Psikopatlar ve poneroloji giderek popülerleşiyor ve bu gerçekleştiğinde bir sonraki büyük şeye geçmemiz gerekiyor. Bu hangi yönde olacak?
C: Richard Dolan buraya geldiğinde bazı fikirleriniz olacak.

S: (S) Evet, yani gelmekte olan yardım aslında bir uzaylı istilası. Sonra hepimiz köleleştirileceğiz ve uzaylılar efendimiz olacak! (gülüşme) (L) Veya belki de sahte bir uzaylı istilası sahnelemeye çalışacaklar ve sonra GERÇEK dünyadışı varlıklar ortaya çıkacak. Veya sahte bir istila düzenleyecekler ve sonra bir komet çarpacak. (Galahad) S___'yi sormak istiyorum çünkü yakında buraya dönüyor. S___'de kesinlikle bir değişiklik fark etmedik. Bir kısırdöngü içinde gibi görünüyor. S___ onu gözden çıkarabileceğimizin farkında mı? {Daha önce söz konusu bireyin bilinçsiz bir ajan olduğu tanımı yapılmıştı.}
C: Hayır. Diğerlerine nasıl göründüğü konusunda çok endişeli. Hatırlayın, bu işin başındaki aslında S___ değil. Şoklara ihtiyaç duyan sahte bir kişilik o. Ona birkaç şok verebilirsiniz...

S: (Galahad) Yani onda uyandırılabilecek başka birşey var diyorsunuz?
C: Çok muhtemel.

S: (Joe) Uygun şok, ona MI5 için çalıştığını bildiğimizi söylemek olabilir mi?
C: En iyi yaklaşım bu değil. SOTT çalışması yoluyla duygusal merkeze yönelik istikrarlı şoklar uygulamanız daha iyi.

S: (L) Signs sayfasında çalışabilir. (Andromeda) İyi fikir! (A) ABD ile Putin arasında şu anda artmakta olan gerilimin geleceğinin ne olduğunu öğrenmek istiyorum.
C: Çoğu şov ama şurası gerçek ki Putin zalimi (ABD'yi) tuzağa yönlendiren akıllı bir adam.

S: (L) Ama bunun nedeni iyi bir adam olmasından ziyade bunun bir güç mücadelesi olması sanırım.
C: Evet.

S: (Ailén) Putin bu konuda Chavez'le işbirliği yapıyor mu?
C: Elbette.

S: (L) Elbette, herkesle işbirliği yapar. Aptal bir adam değil. Bush'tan çok daha akıllı. Bence Sarkozy'den de akıllı ve kesinlikle Blair'den de. Nöronlarını çalıştırıyor. (A) Pratik bir soru: PoB Wroclaw'daki daireyi satsın mı?
C: Evet.

S: (L) F___'ye ne olduğunu öğrenmek istiyorum.
C: Gerçeklik şoku onu uyuşturuculara yönlendiriyor ve bu da daha fazla gerçeklik şokuna maruz kalmasına neden oluyor.

S: (L) Giderek çöküyor ha?
C: Evet.

S: (PoB) M___ için şu anda ve daha sonrasında ne yapabilirim?
C: En iyi ve en hızlı şey, öğrenmeye geldiği şeyi öğrenene kadar onu yalnız bırakmak.

S: (L) PoB M___'nin öğrenmeye geldiği şeyi öğrendiğini nasıl bilecek?
C: M___ ondan af dilediğinde.

S: (Galahad) QFS Toplantısı'na katılmayı planlıyor musunuz? (gülüşme)
C: Davet edilirsek!

S: (Andromeda) Email'le davet gönderirim. (gülüşme)
C: PoB yüksek sevgide güçlü kalmalı ve her ruhun kendi kaderini tamamlamasını bekleyebilir. Seni üzen şey aslında M___ de değil. M___ hala uyuyor.

S: (Yanıtla ilgili tartışma)
C: Sabır ve akıllıca bekleyişle M___ ruhuna tekrar sahip çıkabilir. O sıcak, karanlık toprağa ekilmiş bir tohum gibi. Yanlış birşey yaparsan veya herhangi birşeyi düzeltmeye çalışırsan, filizlenmiş mi diye tohumu eşmeye benzer bu. Yani o zaman bunun olasılığını öldürmüş olursun.

S: (S) Arkadaşımız _____'ye {bizimle arkadaş olan Fransız gizli servis ajanı} ne oldu?
C: İstediğini aldı.

S: (L) Muhtemelen kitabın bir kopyasını istiyordu. Bizim kimsenin söylediği gibi birşey olmadığımızı anladı. Tamamen normaliz ve kitabı okuyunca bizim bir tarikat olmadığımızı anladı. (A) Temmuz veya Ağustos'ta buraya gelecek.
C: Hmmm.... Gözleriniz göklerde kulaklarınız yerde olsun. Bilgi Korur. Hoşçakalın.

S: (L) Oo, kometler ve depremler!

(CELSE SONU)

Celseden sonraki yorumlar:

(A) Hakkında en çok konuşulan ve en çok hakarete uğramış kanalörlerden birinin bir toplantısında olmak nasıl birşey olacak acaba? Biz eğleniyoruz, düşünüyoruz ve sonra insanlar bu transkriptleri yazıyorlar, inceliyorlar ve çalıyorlar! (gülüşme)

(L) Tanrım, söylediklerimizin çoğu sadece sağduyu.

(Joe) Çoğu "kendin anla ve kendi işini yap"!

(L) Komik olan şu ki, başlangıçta sıradan kitaplarda birşeyler bulup birşeyleri bilebileceğini sanıyordum. Ama bence o kitapların bana öğrettiği şey bunun böyle olmadığıydı. Yüzeyin altına bakıp sürekli eşelemen gerekiyor! Ayrıca bana tüm bu gerçekliğin yapay olduğunu ve gerçeğe ulaşmak için çalışman gerektiğini öğrettiler. Gerçek bir-iki kitapta değil, meydanda. Bunu anladığın zaman, bunun kolay olmayacağını, bunun için çalışman gerektiğini anladığın zaman bunu yapmaya başlıyorsun...

(A) Eğlence haline geliyor!

(L) Gurdjieff'in dediği gibi: İyi bir öğretmenin olduğu zaman artık öğretmene ihtiyaç duymayacağın bir noktaya ulaşıyorsun. K'larla arada sırada sohbet etmeyi sevmeme rağmen aslında buna ihtiyacım yok. "Sana beynini nasıl kullanacağını öğretmeye çalışıyoruz" deyip durdular. Bu şimdi çok açık! Hepimiz için! Ama o zamanlar açık değildi. Onarılıp Gurdjieff'in fikirlerine iliştirilmesi gereken duygusal ilüzyonlarımız vardı.

(Joe) Kendi kendimize yardım ediyoruz.

(L) Evet. Bir insana bir balık verirsen bir gün yer, ama balık tutmayı öğretirsen...

(A) Bilimde de aynı. Öğrenci olduğunda ve doktoran için çalıştığında, herşeyi gerçekten BİLEN biri olduğunu sanıyorsun. Tüm o kitapları okuyorsun ve bu yollar sürüyor. Sonra o insanlarla konuşmaya başlıyorsun ve diyorlar ki "Bu iyi bir soru!" "Bu da iyi bir soru!"

(L) K'ların evrenin açık olduğuyla ilgili fikirleri ve fizikle ilgili diğer bazı fikirleri şu anda çok basit görünen çok temel fikirlerdi. Ama o zamanlar programlamadan dolayı anlaması çok zordu. O zamanlar kafamızı kumdan çıkararak düşünmenin hepimiz için ne kadar zor olduğunu hatırlamak gerekir... Birşeyin tüm hayatın boyunca seni rahatsız ettiğini biliyorsun ama onun dışına çıkıp ona bakabileceğini düşünmüyorsun. Çıktığında ve onun ne olduğunu gördüğünde "Hıh! Neden bunu daha önce anlamadım!" diyorsun. Diğer insanlara karşı şefkatli olmak zorundasın çünkü onlar bizim sahip olduğumuz bazı avantajlara sahip değiller. Farklı düşünüş şekilleri, eğitim seviyeleri, önyargıları ve programları olan insanlara fikir aktarmanın yollarını bulmamız gerekiyor. Birşeyler yazarken herşeyi pek çok farlı biçimde açıklamamın nedeni bu. Dalga serisinde bunu yaptım ve Signs sayfasında da aynı şeyi yapıyoruz.
 

Scyth

#1
Sott çalışması nedir?
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

bigsenfoni

Sott calismasi;Bu sayfanin calismasi demek oluyor.
http://www.sott.net/
DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET  OSHO


Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.

bozadi

#3
Evet, sevgili bigsenfoni'nin açıkladığı gibi. SOTT.net (Signs of the Times) haber ve yorum sitesi. Laura'nın editörlüğünde yayın yapıyorlar tabi. Çalışma derken, o haber portalının haber bulma, yayınlama, yorumlama gibi işler kastediyor gibiler. Beni çok severek takip ettiğim bir site. Çok çeşitli alanlarda ve son derece ilgi çekici haberleri bulup yayınlıyor ve yorumluyorlar.

Scyth

#4
Teşekkür ederim Sevgili Bozadı ve Sevgili Bigsenfoni. Google translate ile bir göz attım; gene de okunabiliyor.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

darkness7

#5
Sanırım uzun bir süredir Kasyopyalılarla celse yapılmıyor veya yapılamıyor. Bu mevzu hakkında Laura ve arkadaşlarının bazı çevreler tarafından yoğun bir baskı altında tutuldukları ve bu yüzdende yeni celse çalışmalarının sekteye uğratıldığı söyleniyordu. Acaba bilen var mıdır? Kasyopya celselerine verilen aranın nedenini ?
 

Scyth

#6
Celse yapılmadığını zannetmiyorum. Aksine herzamankinden daha yoğun bile olabilir; fakat açık bir şekilde yayınlamak yerine sott.net'deki  haberler üzerinden mesajı veriyor olabilirler. Önemli olayların eşiğindeyiz. Gerçi bu uzun zamandır dillendiriliyordu; fakat bu denli yaklaşmış olmasak ve kritik bir an olmasa; bu gizlilik niye. Diğer taraftan çevirilen celseler, arasında bazen uzun aralar olduğunu farkettim; celse yapmıyorda olabilirler; fakat mantıklı gelmiyor. Yakında sıradışı birşeyler görmeye başlayabiliriz. Örneğin şu bir kaç gün önce istanbul üzerinden geçen "çok kalın bulut tabakası" oldukça ilginçti. Gerçekten bir bulutta olabilir; nasıl bir bulutsa nerdeyse bütün şehri gündüz vakti alacakaranlık bir havaya soktu. Uzay gemileri sadece çizgi romanlarda varlar; zaten.
BBC'de bir gök cismiyle ilgili haber vardı; tam olarak ne olduğunu anlamadım; o da ilginç geldi bana.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

bozadi

#7
Sevgili darkness7, sorduğun soru konusunda Scyth'in yaptığı açıklamaya aynen katılıyorum. Yani "celse yap(a)mama" gibi bir durum değil de, yapılan celselerin hepsinin yayınlanmaması gibi bir durum söz konusu gibi görüyorum. Tabi ki üzerlerinde giderek artan bir baskı da söz konusu ve bu her bilginin paylaşılmasını zorlaştırıyor olabilir. Kritik zamanların artık fazlaısyla eşiğinde/içinde olduğumumuz için de kendi gelecekleri ve yapacakları-edecekleri konusunda kişisel-grupsal sorulara da odaklanıyor olabilirler ve elbette bu tür bilgilerin alenen paylaşılması onlar için tehlike yaratabilir.

Qui-gon jinn

#8
Onları tehlikeye atacak bir cevabı, daha önceki celselerdede gördüğümüz gibi Kasyoptalıların zaten vermiyeceğini düşünüyorum.Dolayısı ile gizlemek gibi bir yola başvuracaklarına katılmıyorum.Ammavelakin beşer bu, şaşabilir elbet...

Benim kanatim basitce yeni celse yapmadıkları yönünde.Yoksa, bilgiyi paylaşmamak gibi bir düşünceye girecek insanlar olduklarına inanmak istemem.Ammavelakin beşer bu, şaşabilir elbet...:)

-------

Yeni celse yayınlanmış, 4 Mart 2012 tarihli...

Celsedeki bilgiler bir yana, kişsel olarak derin bir hayal kırıklığı içinde olduğumu itiraf etmem gerek.Kendi adıma , en iyisi Buda'nın bahsettiği o çukura gidip, orda yaşayıp, kokuşup ölmek gerek.Gerçi o çukurdan hiç çıkmadık ki...Neyse hadi Eyvallah...

bozadi

#9
Sevgili Qui-gon jinn, işlerimin yoğunluğu nedeniyle forumu birkaç gündür takip etmedim ve yeni celsenin yayınlandığını senin uyarınla anladım. Teşekkür ederim.

Celseye gözattığım zaman, bazı konular hakkında ilginç ve çok faydalı bilgiler verildiğini gördüm. Çeşitli bireylerin "ölümleri" ve bu ölümlerin ardındaki faktörlerle ilgili bilgiler ve celsenin sonlarına doğru "virüs" fenomeniyle ilgili verilen bilgiler çok ilham verici geldi bana. 2012 konusuyla ilgili verilen bazı bilgileri de güzel buldum.

Bir aksilik olmazsa celseyi bugün çevirip yayınlayacağım.

Bu arada sevgili Qui, "derin bir hayalkırıklığı içinde" olduğunu söylüyorsun. Neden? Celseyle mi ilgili bu? Kendi yaşam koşullarınla mı ilgili? Her ikisi ve başka pek çok faktör mü? Buda'nın bahsettiği çukur konusunu da açabilir misin biraz? Umarım "eyvallah" derken forumdan ayrılmayı kastetmemişsindir?!

Qui-gon jinn

#10
Sevgili Bozadi kastetmiş olabilirim, ama gel gör ki ayrılmamış vaziyetteyim.Kısa bir süreliğine gittim ve döndüm diyelim sadece...

Eğer hatırlayacak olursan, bazen elimizde olmayan ve üzerinde kontrol sahibi olamadığımız süreçler olduğundan bahsetmiştim.En azından bu noktadaki bilincimiz için bu böyle.Ve bu bilinç durumu üzerinde, kesinlikle çok daha büyük, daha doğrusu sonsuz bir bilinç hakim...

Ve artık derin bir hayal kırıklığı içindede değilim Sevgili Bozadi.Derin hayal kırıklığı gitti ve  yerini derin bir boşluğa ve derin bir sessizliğe bıraktı...

Neyse, kendi adıma en iyisi Buda'nın bahsettiği o nehrin karşısına geçmek gerek.Gerçi çukurdan bahseden Krishnamurti'ymiş sanırım ama ızdırapla ilgili kısmı onun sözünde yok.Izdırapdan bahsettiği için ben Buda diye hatırlıyorum ama hiçte emin değilim.Sanırım Eckhart Tolle iki sözü birleştirip türetmiş.Yada üzümüne ye bağını sorma.Buda geçer...:)

"İnsanlar hızla akan hayat nehrinin kenarında kendilerine bir çukur kazarlar, işte o çukurda yaşayıp, kokuşup, ölürler.Oysa nehrin karşısına geçen için ızdırap yoktur..."

Buda + Krishnamurti + Eckhart Tolle + Qui-gon jinn


Anonimde olabilir, emin değilim.Sağlıcakla...:)