Haberler:

Yeni celse yayınlandı! 25 Temmuz 2026🎉

Ana Menü

15 Ağustos 2020

Başlatan bozadi, 17 Ağustos 2020, 15:54:22

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

oryon

#15
Fikirlerinizi almak istiyorum burada bilgili arkadaslar var.Yanlisim varsa düzeltin dalganin kometlerle beraber gelecegini ve 4. Boyuta gecileceginden bahsediliyordu yada ben oyle anladim.Fakat suan dalga konusu kapanmis gibi.İki soru kometler geldi mi?(haberlerden birkac tane gectiginin haberini almistik hepsi gectimi acaba) ve dalga 4.boyut muydu?nerede bu dalga?
 

bozadi

#16
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen oryon

Fikirlerinizi almak istiyorum burada bilgili arkadaslar var.Yanlisim varsa düzeltin dalganin kometlerle beraber gelecegini ve 4. Boyuta gecileceginden bahsediliyordu yada ben oyle anladim.Fakat suan dalga konusu kapanmis gibi.İki soru kometler geldi mi?(haberlerden birkac tane gectiginin haberini almistik hepsi gectimi acaba) ve dalga 4.boyut muydu?nerede bu dalga?
Foruma hoşgeldin oryon :)  K'lar "Dalga" denen şeyin, elbette "gerçek/somut" birşey olmakla birlikte, bizim bakış açımızla belirli fiziksel bir görüntüsü, şekli-şemali olan birşey olmadığını, tezahürleri yoluyla anlaşılabileceğini söylüyor. Dalga örneğin bir günde, haftada veya ayda gelip geçen birşey değil anlatılanlara bakılırsa. İlk kısımlarının/aşamalarının çoktan dünyaya ulaştığı da anlaşılıyor çünkü gerçekten son birkaç yılda, ve hatta bana sorarsanız 2011 sonları gibi Suriye Savaşı başlayıp da aşamalı bir şekilde neredeyse tüm dünya devletleri (veya siyasi/askeri çıkar grupları) adeta İyinin ve Kötünün güçleri gibi karşı karşıya geldiğinden beri Dalganın etkilerini daha somut şekillerde gözlemleyebiliyoruz. Sonuçta "kıyamet" diye de adlandırılan bu "yıkım ve dönüşüm süreci" aslında temel olarak insanları artık ya iyinin ya kötünün tarafında olmaya teşvik ediyor. Ra'nın da ayrıntılı olarak bahsettiği bu süreç, insanları ya BH'ye ya KH'ye meyletmeye teşvik ediyor ve bu tercihi şu veya bu nedenle yapmayacak olanların bu gezegenden ayrılmaları gerekeceği anlatılıyor.

Evet, komet (kuyrukluyıldız), göktaşı, asteroit olaylarındaki artışın da bu sürecin bir parçası olduğu söylenmişti ve sonuçta gerçekten de bu yönde önemli bazı gelişmeler olduğu açık. Sadece kometler değil, her türlü doğal ve insani afetlerde çok yüksek düzeyli bir tırmanış ve korkutucu bir kaos süreci de bunun bir tezahürü olarak tanımlanmıştı ki bunların da gerçekten giderek tırmandığı ortada.

Bu Dalga/Kıyamet/Hasat süreci için her ne kadar bazen tarihler dillendirilse de, bunun "akışkan/değişken" bir süreç olduğu, çeşitli faktörlerin bu zamanlamayı etkileyebildiği de anlatıldı.

4. yoğunluğa geçiş söz konusu afetlerin veya yıkım ve dönüşümlerin zirveye ulaştığı bir süreçte olacak gibi anladım ben bu konuda okuduklarımdan. "Şafaktan önceki karanlık en koyu karanlıktır" deyişinde olduğu gibi. Bizim şu son yıllarda ve özellikle de 2020'de şahitlik etmekte olduğumuz olaylar her ne kadar gayet ciddi ve "kıyametimsi" olsa da, görülebileceği gibi kimsenin BH veya KH doğrultusundaki seçimlerini çok derinden etkileyebilecek bir noktada değil henüz. Bütün bunlar derslerin veya öğreniş, ilerleyiş fırsatlarının bir parçası. İnsanların içinde bulundukları mevcut olumsuz hipnotik durumun etkisinden kurtulmaları pek kolay olmuyor. Bunun için çok daha şok edici ve hatta travmatik şartların meydana gelmesi gerekiyor. Nitekim biz de şu anda bu tırmanış süreci içindeyiz.

Görüşlerini, eleştirilerini, sorularını paylaşmaktan çekinme lütfen.

oryon

Cok tesekkur ederim.Formun bu bolumunde sormak dogrumu bilmiyorum gerekirse konuyu tasiriz.iyot konusunda dusunceleriniz nedir.Devamli kullanan arkadaslar varmi.Verdikleri bilgilerden mikroplari bombardimana tutun surekli kullanin dozu yukseltmek faydali gibi cikarimlar almama ragmen Laura kendisinin gunluk 3 damla aldigini bununda yeterli oldugunu belirtmisti.Acikcasi fazla iyot mu aliyorum dusuncesi beni duzenli iyot alimindan alikoyuyor
 

gerçek tosun paşa

#18
Bir de çok önemli bir diğer nokta şu Kas.lar DALGAYI kesinlikle beklemeyin uyarısında bulunuyorlar. Çünkü dalganın zaten geldiğini ve bunun zamanın olmayışıyla nasıl tezahür edeceğinin belli olmadığını en mühim noktanın artık dalga buradaymış gibi bir bilinçle hareket etmek olduğunu vurguluyorlar. Ayrıca yanal boyutlar ve dikey yoğunlukların değişen frekanslarla doğal ve yapay oluşumlarla incelme ve yırtılma durumları var. Bozadinin bahsettiği extreme olaylar olarak tanımlayabileceğimiz doğal afet vb. etkilerin dışında doğaüstü diyebileceğimiz akıl almaz fenomenlerin yaşanma ihtimali üzerinde de duruyoruz.

Bu benim için çok mantıklı ve olası. Laura da bunu çok ciddi olarak ele alıyor. Modern zaman supernatural fenomenlerinin bir çoğunun elektromanyetik alan sapma, bozulmalarından kaynakladığını üzerine sağlam çalışmalar gösteriyor.

Bunları şahsen Kur'an ve İncil de geçen kıyamet alametleri bazında da ele alıp incelediğim zaman ilginç benzerlikler de mevcut. Özetlemek gerekirse DALGA konusu dünya alemi için hem çok önemli hem çok kompleks bir kavram.


Ayrıca bozadi kitapları inceledim şöyle bir göz ucuyla. Kitaplar roman tarzında evet. Konuları ele alış ve anlatış tarzıyla bu konulara referanslar veriyor.

bozadi

#19
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen gerçek tosun paşa

Bozadinin bahsettiği extreme olaylar olarak tanımlayabileceğimiz doğal afet vb. etkilerin dışında doğaüstü diyebileceğimiz akıl almaz fenomenlerin yaşanma ihtimali üzerinde de duruyoruz.
Bunu vurgulaman iyi oldu gtp. İlle sadece "afet/felaket" olayları şeklinde yıkıcı olaylar değil, şaşırtıcı ve potansiyel olarak ufku genişletici gizemli olaylar da bu sürecin önemli bir parçası olacak gibi görünüyor. Enteresan göksel olaylar, zaman/mekan sapmaları, başka boyutlardan varlıklar, etkiler vs.


Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen gerçek tosun paşa

Ayrıca bozadi kitapları inceledim şöyle bir göz ucuyla. Kitaplar roman tarzında evet. Konuları ele alış ve anlatış tarzıyla bu konulara referanslar veriyor.
Önümüzdeki günlerde söz konusu kitaplar hakkında daha somut bilgileri burada paylaşabiliriz umarım. Şu an emin olamasam da, bizim için de değerli bir tartışma konusu olabilir.

bozadi

#20
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen oryon

Cok tesekkur ederim.Formun bu bolumunde sormak dogrumu bilmiyorum gerekirse konuyu tasiriz.iyot konusunda dusunceleriniz nedir.Devamli kullanan arkadaslar varmi.Verdikleri bilgilerden mikroplari bombardimana tutun surekli kullanin dozu yukseltmek faydali gibi cikarimlar almama ragmen Laura kendisinin gunluk 3 damla aldigini bununda yeterli oldugunu belirtmisti.Acikcasi fazla iyot mu aliyorum dusuncesi beni duzenli iyot alimindan alikoyuyor
Ben zaman zaman tekrar başlasam da, aylar boyu kullanmadığım oluyor. Nitekim yine aylardır kullanmıyorum son süreçte. Kullansam daha iyi olur aslında. İradesizlik, disiplinsizlik içindeyim bu ve benzer bazı konularda.

Laura'nın günde kaç damla iyot aldığını söylediğini hatırlamıyorum. Ama 3 damladan çok daha fazla aldığını tahmin ediyorum. Yani en azından belirli bazı hastalıklara/rahatsızlıklara karşı tedavi aşamasında. Yeterli iyileştirici etkiler sağlandıktan sonra tedbir amaçlı daha düşük dozda alınmaya devam edilmesi mümkün/makul sanırım.

https://www.baskalarinahizmet.com/index.php?msg=16896

Yukarıda linkini verdiğim başlıkta da görülebileceği gibi (eğer Laura bu konuda sonradan önerilerini değiştirmediyse), normal kilolu ve iyot alımı gerektiren bir hastalığı olmayan kişiler için bile %12 yoğunlukta lugolden günde 5 damla tavsiye ediyor. Ve eğer %12 değil de %5 yoğunlukta lugol kullanılacaksa, önerilen damla sayısının iki katına çıkarılmasını tavsiye etmişti. Türkiye'de çoğu eczane veya satıcı %5'lik lugol yapıyor/satıyor diye biliyorum (hatta bazan %1). Dolayısıyla normal kilolu ve hastalıksız biri için %5'lik lugolden günde 10 damla alınmasının tavsiye edildiği varsayılabilir.

Kilo normal olsa ve belirli bir hastalık söz konusu olmasa bile, lugol/iyot gerektiren çeşitli zehirli/zararlı faktörlere muhtemelen düzenli maruz kaldığımız için, vücuttaki ilgili salgı bezlerinin temizlenmesi ve vücudun bazı zehirlerden arınması için düzenli iyot alımı tavsiye edilen birşey diye anlıyorum. Linkte belirtilen yan/yardımcı maddelerin alınması da bu olumlu, iyileştirici etkiyi destekliyormuş.

Lugolün tadı bana biraz kötü geliyor, yüzümü ekşitiyor, içtikten dakikalar sonra bile ağızda ve bazen boğazda nahoş bir tat veya etki bırakıyor. İyi bir mazeret olmasa da, düzenli kullanmayışımın nedenlerinden biri de bu.

Lugol/iyot dışında da vücuttaki çeşitli zehirleri atmaya yönelik maddeler ve yöntemler var sanırım ama iyotun çok olumlu, adeta hayati etkileri olduğunu algılıyorum K forumda ve celselerde vurgulananlara bakınca.

gerçek tosun paşa

#21
Kitap konusu üzerine:

Forum için önemli olduğunu düşündüğümden bahsi geçen kitaplara göz attım. Laura'nın insanlarla konuşmalarını okudum ve ne anlatmak istediğini özetlemeye çalışacağım.

Öncelikle konuya referans olacak kitap şu:
https://www.amazon.com/Beast-Beswick-Amalie-Howard/dp/1640637419#:~:text=*%20The%20Beast%20of%20Beswick,anyone%20who%20gets%20too%20close.



Konu hiperkinetik duyumsama olarak Kas.lar tarafından tanımlanan kitlesel değişimle ilgili. (evet dalga etkisiyle değişen bilinç ve yönelimler)

Laura kitabını yazdı ve yine bir şeyler yazıyor. Biraz ara vermek ve çerezlik diye tabir edebileceğimiz şeyler okumak istemiş ve internetten araştırma yapmış, sipariş vermiş. Bu işlemleri dünyaca ünlü e-market Amazon üzerinden yapmış. Önerilen kitaplar bazında belirli yazarların eserlerini görüp araştırmış ve bunlardan satın almış. Boş vakitlerinde okuyup kafa dağıtmak asıl amacıymış. Kafasını yoracak eserleri ve konuları kısa bir süre de olsa geride bırakmak istediğini söylüyor.

Kitaplar genelde son yıllarda yazılmış çoğunlukla tarihsel bir kurguya sahip romanlar, hikayeler. Konular aşk ve seks üzerine.

Şimdi burada asıl olay şu. Biliyorsunuz son zamanlarda yüksek bir pornografi mevcut. Erkek ve kadın üzerine çok abartılı duygular ve özellikler işleniyor. Bunların dizileri ve filmleri çekiliyor. Her türlü yayın abartılı. Duygularının esiri olup özgürlüğünün peşinden giden kahramanlar abuk subuk işler yapıp "aman canım öyle istedi ben buyum" diyerek işin içinden çıkıyor ve insanlara sorumsuz ve etik değerlerden uzak bir özgürlük ilüzyonu yaratılıyor.

Bu kitaplar engelli, sakat, sorunlu insanların aşk ve seks hayatını ele alıyor fakat Laura'nın dikkatini çeken şey ahlaki açıdan yani kahramanların partnerlerini anlamak için verdiği mücadele ve onlara gösterdiği özen açısından muazzam. Kahramanlar karşısındaki insanı kırmamak için mücadele ediyor ve gerçek aşk için ne kendilerinden ödün veriyor ne de yanlış yapıyorlar. Bu anlatım dili ve tarzı Laura'nın hoşuna gidiyor çünkü insanların düşünce şeklini değiştirebileceğini ve insanlara gerçekten ahlaki bir takım düşünce şekillerini öğretebileceğini düşünüyor.

Hatta eşi Ark'a öneriyor ve kızlarının Ark'la aşk romanı okuduğu için dalga geçmesine rağmen Ark kitabı bitiriyor. Ark'a kitabın gençlere göre olup olmadığını soruyorlar ve şöyle cevap veriyor. "hayır, gençler gerçek erkekler hakkında okumayı sevmiyor ve hikayedeki bu adam GERÇEK BİR ADAM."

Yani kitaplarda iyi-kötü tüm karakterler ve iç dünyaları hakkındaki idealleştirme düzeyinin önemi buradaki konu. Muhtemelen hiperkitenik duyumsama denilen şey belirli bir kitlenin ideal ve doğru olan üzerine düşünüp iç dünyalarını bunun üzerine kurgulamaları ve enerjisel olarak buraya çekilmeleri.

Bahsedilen yazarlardan bazıları Mary Balogh, Jennifer Ashley, Anna Campbell, Anne Gracie, Alice Chetwynd Ley, Elisa Braden, Emily Hendrickson, Jess Michaels, Scarlett Scott, Dorothy Mack, Laura Kinsale, Georgett Heyer...


Yani doğrudan doğruya bir öğreti ve kozmik bilgiler içeren kitaplarla konunun ilgisi yok. Dalganın gelmesiyle pozitif potansiyel barından ve barındıracak kitle üzerinde gerçekleşecek uyanmaya verilen bir referans söz konusu.

gerçek tosun paşa

#22
Korkuyu, sindirilmeyi, engellenmeyi, bastırılmayı ortadan kaldırıp pozitif ayrıştırmaya girişmenin (bilinç ve iç dünyada) yeni bir gerçeklik yaratma üzerine çok önemli bir etkisi olacağından bahsediyor Laura ve Kas.lar bu konuda Laura'yı oldukça destekliyorlar gibi görünüyor. Çünkü kitapların belirli bir enerjinin ortaya çıkması için, iç dünyanın ve duyguların canlanması için önemli rol modellerin doğru olana ışık tutabilmesi için tahmin edilenden çok daha büyük bir etki yapabileceği düşünülüyor.

Gaia

#23
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen gerçek tosun paşa

Kitap konusu üzerine:

Forum için önemli olduğunu düşündüğümden bahsi geçen kitaplara göz attım. Laura'nın insanlarla konuşmalarını okudum ve ne anlatmak istediğini özetlemeye çalışacağım.

Öncelikle konuya referans olacak kitap şu:
https://www.amazon.com/Beast-Beswick-Amalie-Howard/dp/1640637419#:~:text=*%20The%20Beast%20of%20Beswick,anyone%20who%20gets%20too%20close.



Konu hiperkinetik duyumsama olarak Kas.lar tarafından tanımlanan kitlesel değişimle ilgili. (evet dalga etkisiyle değişen bilinç ve yönelimler)

Laura kitabını yazdı ve yine bir şeyler yazıyor. Biraz ara vermek ve çerezlik diye tabir edebileceğimiz şeyler okumak istemiş ve internetten araştırma yapmış, sipariş vermiş. Bu işlemleri dünyaca ünlü e-market Amazon üzerinden yapmış. Önerilen kitaplar bazında belirli yazarların eserlerini görüp araştırmış ve bunlardan satın almış. Boş vakitlerinde okuyup kafa dağıtmak asıl amacıymış. Kafasını yoracak eserleri ve konuları kısa bir süre de olsa geride bırakmak istediğini söylüyor.

Kitaplar genelde son yıllarda yazılmış çoğunlukla tarihsel bir kurguya sahip romanlar, hikayeler. Konular aşk ve seks üzerine.

Şimdi burada asıl olay şu. Biliyorsunuz son zamanlarda yüksek bir pornografi mevcut. Erkek ve kadın üzerine çok abartılı duygular ve özellikler işleniyor. Bunların dizileri ve filmleri çekiliyor. Her türlü yayın abartılı. Duygularının esiri olup özgürlüğünün peşinden giden kahramanlar abuk subuk işler yapıp "aman canım öyle istedi ben buyum" diyerek işin içinden çıkıyor ve insanlara sorumsuz ve etik değerlerden uzak bir özgürlük ilüzyonu yaratılıyor.

Bu kitaplar engelli, sakat, sorunlu insanların aşk ve seks hayatını ele alıyor fakat Laura'nın dikkatini çeken şey ahlaki açıdan yani kahramanların partnerlerini anlamak için verdiği mücadele ve onlara gösterdiği özen açısından muazzam. Kahramanlar karşısındaki insanı kırmamak için mücadele ediyor ve gerçek aşk için ne kendilerinden ödün veriyor ne de yanlış yapıyorlar. Bu anlatım dili ve tarzı Laura'nın hoşuna gidiyor çünkü insanların düşünce şeklini değiştirebileceğini ve insanlara gerçekten ahlaki bir takım düşünce şekillerini öğretebileceğini düşünüyor.

Hatta eşi Ark'a öneriyor ve kızlarının Ark'la aşk romanı okuduğu için dalga geçmesine rağmen Ark kitabı bitiriyor. Ark'a kitabın gençlere göre olup olmadığını soruyorlar ve şöyle cevap veriyor. "hayır, gençler gerçek erkekler hakkında okumayı sevmiyor ve hikayedeki bu adam GERÇEK BİR ADAM."

Yani kitaplarda iyi-kötü tüm karakterler ve iç dünyaları hakkındaki idealleştirme düzeyinin önemi buradaki konu. Muhtemelen hiperkitenik duyumsama denilen şey belirli bir kitlenin ideal ve doğru olan üzerine düşünüp iç dünyalarını bunun üzerine kurgulamaları ve enerjisel olarak buraya çekilmeleri.

Bahsedilen yazarlardan bazıları Mary Balogh, Jennifer Ashley, Anna Campbell, Anne Gracie, Alice Chetwynd Ley, Elisa Braden, Emily Hendrickson, Jess Michaels, Scarlett Scott, Dorothy Mack, Laura Kinsale, Georgett Heyer...


Yani doğrudan doğruya bir öğreti ve kozmik bilgiler içeren kitaplarla konunun ilgisi yok. Dalganın gelmesiyle pozitif potansiyel barından ve barındıracak kitle üzerinde gerçekleşecek uyanmaya verilen bir referans söz konusu.


Sonuçta netflix, youtube, tv dizileri gibi içeriklerin içerisine baktığımızda entrika, seks, korku, öfke nöbeti geçiren insanlar, bağımlılar gibi içerikler var. Bunlar insanı aptallaştırmaya iten içerikler.

İçlerinde pozitif eğilim bulunan insanların, pozitifliklerini subjektif aktarımlarla free mecralara veya paralı mecralara yüklemeleri bu aptallaştırma propagandasına karşı, akılcı bir yol olabilir. İnsanlar, '' Aaa böyle bir bakış açısı da varmış? Ben neden bunu düşünmedim?'' deyip ilhamlanabilirler bu pozitif aktarımlardan.

Kendi ailem ile olan sohbetlerimde takındığım tavır budur benim. Manipüle edip, fikirlerini bastırmak yerine onlara, '' Bakın böyle bir seçenekte var.'' diyerek yaklaşıyorum.

Açıkçası bir romandan erdemli olmayı öğrenebilir insanlar, başkalarına karşılıksız bir şeyler yapmanın anlamını idrak edebilir. Hikayecilik eğer ahlaklı bir temele oturtulursa insanlara çok iyi bir öğretme amacı olabilir. Bugün izlediğimiz dizi veya filmlerden etkileniyoruz öyle veya böyle. Bunların etkileri yadsınamaz.

İki saçma sapan bir içerik izleyip oradan ufakta olsa bir etkiye maruz kalıyoruz. Neden bunun tersi olmasın ki?

Çeviri için teşekkürler bu arada.

Gaia

#24
Dinler bu hikayeciliği oldukça iyi kullanıyor mesela. Asırlardır insanlar bu monoteist hikayelere yapışmış durumda ve inanıyorlar. Etki gücü olağanüstü. Bu neden korku için değilde özgürleştirici bir bakış açısı sunmak için kullanılmasın ki? Açıkçası şu amazon kindle için bende hikaye kitabı hazırlamayı düşünüyordum uzun bir süredir. Sanırım bu konuya yoğunlaşacağım biraz daha.

Mesela, bhnin beklentisizlik, kendin için bir şey istememe gibi temel tanımlarından yola çıkarak bir karakter yaratıp, onun bakış açıları üzerinden aktarımlar yapmak, bu konu hakkında en ufak bir fikri olmayan bir bireye ilham vermez mi? Belki saçma bulur, aptalca görür ama ''Böyle bir şeyde varmış.'' diyebilir illaki.


bozadi

#25
Konuyla ilgili değerli bilgi, görüş ve önerileriniz için teşekkürler arkadaşlar.

Üzerinde daha fazla durmaya değer.

sannyasin

#26
Bende gurdjieff in beelzebubtan torununa masallar kitabını neden masal formatında yazdığını daha iyi anladım bu bilinçle tekrar okumaya başladım :) değerli görüşleriniz için teşekkürler
herşeyolduğugibi

Tgur

#27
Gaia çok güzel açılımlar ,BH tarzında bir kahramanı esas alan hikayeler ve masal kitapları,

Ve Sannyasin dosta geç te olsa merhaba hoş geldiniz ,Beelzebuk masallarını sayenizde ilk defa duydum ilginç, teşekkür ederim,

Masallarımıza şöyle bir bakalım ,

"Bir varmış bir yokmuş ile başlar" yani olmak veya olmamak ,uçuk bir başlangıç olarak kabul edilir ama üzerinde düşününce "sarkaç hareketi" veya "tanrısal nefes"diye tanımlanan yaratımın başlangıcı ve faaliyete geçip tekrar bir de toplanması,

Sonra hatırlayalım ,
"Evvel zaman içinde ,kalbur saman içinde ,pire berber deve tellal iken ve ben dedemi beşikte tıngır mıngır sallar iken " ve ilh.

Yine uçuk olma halini bir kenara atıp alınan ruhsal bilgilerle düşünelim, reenkarnasyon ve 5Y ders ve kadersel plan hazırlanmalarında karmik borçların yoğun olduğu planlarda yakın akraba içinde bedenlenmeleri v.s akla getiriyor,

"Az gittim uz gittim dönüp baktığımda bir arpa boyu yol gitmişim"

Zamanın göreceli olduğunu açıkça anlatıyor,

Bütün bunlar bir çocuğun zihninde hoş tatlar bırakırsa da usta ve ruhsal ileri bilgilerle donanmış bir kalemde gerçek olduklarını anımsatacak bağlamlarla işlenebilir..

Burada tabiiki bir taze çocuk beyninin yaşam diye kabul edilmiş bizce tamamen sahte ve takıntılı hayata adaptesi de ayrı bir ustalık gerektirir,

Bunu en güzel "Alice harikalar diyarında"başarmıştır bence ,
olabilecek olağan üstülerin de yaşamda yeri var izlenimini çocuk beyinlere masalsı da olsa aşılamıştır..
Hatta ergen beyinlere de.

arinmak

#28
çeviri için teşekkürler
 

sannyasin

#29
Hoşbuldum, evet hemde çok iyi olmasa da Türkçe çevirisi elime geçti kitabın orijinal adı : All and Everything (Beelzebub's Tales to His Grandson)
George Gurdjieff tarafından yazılan kitap, isteyene veriliyor arayan buluyor kapıyı çalana açılıyor :)
herşeyolduğugibi