10 Ekim 2020

Başlatan bozadi, 14 Ekim 2020, 19:55:00

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bigsenfoni

#15
Ceviri için teşekkürler bozadi,ellerine sağlık kardeşim :)
DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET  OSHO


Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.

Tgur

#16
Tekrar teşekkürler Bozadi ellerine sağlık,

Alıntıladığın mikrodalgaların jöle beyinler yaratması ve aşağıda cımbızladığım kısmı ilginç geldi ,

Özellikle bir USA başkanlığına aday olan Trump ın süpermen giysisi ile halkın karşısına çıkma isteği ve bu dar bilinç yapısı ile halkından oy istemesi onların da çoğunlukla bu durumu benimseyip yine seçme ihtimalinin olması,

---------------------------------

"S: (L) "Beynin hücre yapısını etkiliyor" derken, bunun göstergesi veya sonuçları ne olabilir?

C: Giderek daralan kavrayış, ayırt etme yeteneğinin kaybolması.

S: (L) Kafa karışıklığı mı?

C: Hayır. Sadece kişinin zihinsel ve psişik yeteneklerinin derinliğinin ve genişliğinin azalması."

macka

#17
Teşekkürler bozadi
Gerçek her zaman gönlünüzün dilediği değildir.Ancak gönlünüz arındıkça onu bulacaksınız,şüphesiz

bozadi

#18
Ben de size teşekkür ediyorum arkadaşlar.

motherofrsd

#19
Çeviri için teşekkürler Bozadi

Bir kutu mineral yağı Dr Emanuel Revici ile ilgili olabilir. Revici protokolünde kanser tedavisi için lipid bound minerals kullanılıyor. Türkçe'sinden emin değilim ama mineral yağ olabilir. Mineral yağlar, kırmızı kan hücreleri tarafından kolayca emilip patolojiye yok açan bölgelere iletiliyormuş.

Bu sitede mineral yağlarla ilgili bilgiler bulunuyor.

https://www.drrevici.com/therapeutic-lipids
 

oryon

#20
Kemoterapi olayı bencede cok garip daha once insana faydali olabilecek bir yöntemin kullandırılmadığını dile getirmislerdi.
 

bozadi

#21
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen motherofrsd

Çeviri için teşekkürler Bozadi

Bir kutu mineral yağı Dr Emanuel Revici ile ilgili olabilir. Revici protokolünde kanser tedavisi için lipid bound minerals kullanılıyor. Türkçe'sinden emin değilim ama mineral yağ olabilir. Mineral yağlar, kırmızı kan hücreleri tarafından kolayca emilip patolojiye yok açan bölgelere iletiliyormuş.

Bu sitede mineral yağlarla ilgili bilgiler bulunuyor.

https://www.drrevici.com/therapeutic-lipids
Evet. Celsede Revici protokolünden de bahsedildiğine göre, birebir alakalı olabilir.

bozadi

#22
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen oryon

Kemoterapi olayı bencede cok garip daha once insana faydali olabilecek bir yöntemin kullandırılmadığını dile getirmislerdi.
K'ların kemoterapinin bazı koşullarda tek tedavi yöntemi olabileceğini söylemesi bana da tuhaf geldi. Normalde neredeyse komple "zarar" olarak algılayagelmiştim bu kemoterapiyi.

Yalnız K'lar tıpta "insana faydalı olabilecek bir yöntemin kullandırılmadığı" şeklinde bir beyanda bulundu mu acaba? Hiç hatırlamıyorum ve sanmıyorum da. Böyle bir iddia tüm tıbbi uygulamaların, yöntemlerin, maddelerin zararlı olduğu anlamına gelirdi, ki bu da çok mantık ve vicdan dışı olurdu. Ama evet, hayatımızın diğer tüm alanlarında olduğu gibi tıbbi alanda da çok büyük karanlık işlerin döndüğüne atıfta bulunmuş olabilirler.

fidelista

#23
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bozadi

Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen oryon

Kemoterapi olayı bencede cok garip daha once insana faydali olabilecek bir yöntemin kullandırılmadığını dile getirmislerdi.

K'ların kemoterapinin bazı koşullarda tek tedavi yöntemi olabileceğini söylemesi bana da tuhaf geldi. Normalde neredeyse komple "zarar" olarak algılayagelmiştim bu kemoterapiyi.

Yalnız K'lar tıpta "insana faydalı olabilecek bir yöntemin kullandırılmadığı" şeklinde bir beyanda bulundu mu acaba? Hiç hatırlamıyorum ve sanmıyorum da. Böyle bir iddia tüm tıbbi uygulamaların, yöntemlerin, maddelerin zararlı olduğu anlamına gelirdi, ki bu da çok mantık ve vicdan dışı olurdu. Ama evet, hayatımızın diğer tüm alanlarında olduğu gibi tıbbi alanda da çok büyük karanlık işlerin döndüğüne atıfta bulunmuş olabilirler.




Bugünkü tıp yanlış ellerde olabilir,yada bir çok şeyde etkisiz hatta zararlı bile olabilir ama hiç işe yaramadığını kimse söyleyemez bu kadar işlevsiz bir şey olsa insanlar başka şeylere yönelirdi,en azından bir şeyler yapmaya çaba gösteren bir çok sağlıkçı var.K.ların dediği gibi mevcut koşullarda elde olanın iyisi,ehveni şer.
Son zamnlarda tüm doktorların üçkağıtçı ve tıbbın masal olduğu yönünde bir algı yaratıldı bu algı herşeye çare algısının ters yüz hali.Forumda bu konuda oluşmuş bir karşıtlık var bu konuda itiraz etmiştim.Dünyada yozlaşmamış hiç bir alan kalmadığı için hekim ve tıp ta payını alıyor netekim.

Dionysos

#24
Alıntı YapS: (C) Kemoterapiye ne dersiniz? Gerekli mi?
C: Eğer daha erken ayrılmak (ölmek) istiyorsa

4 Tem 2009

Alıntı YapEklenti:
KJN) Menstrüasyonla ilgili bir tartışmamız olmuştu. Eğer kadınlar çocukluklarından itibaren keto diyetle yetiştirilirse,
menstrüasyon döngüsü deneyimlerimiz de farklı mı olur? Şu anda enflamasyon ve pek çok başka faktör nedeniyle bir
detoks etkisi yapıyor gibi görünüyor. İnsanlar ketojenik diyetle yetiştirilselerdi, menstrüasyon da farklı mı olurdu?

C: Kesinlikle! Pek çok can sıkıcı şey de farklı olurdu.

23 Agu 2014


Ketojenik diyetin tıbbi modelleri %90-70-60 değişen yağ daha sonra % 100 den kalan %5 hariç protein ve çok düşük sebze karbonhidrat yemiş ve meyve içerir. Tam bir keto da bir kaç avuç fındık fıstık badem düşük glisemik denen basit sebzelerde sadece bir kaç yüz gram yenebilir. Yani keto bir et ve yağ ,et ve protein diyetidir. Kanser üzerine iki çalışma var. Sadece %5-10 bitki içerir.

Macar bir doktor Csaba Toth bu diyetten bitkiyi tamamen çıkarmıştır ve kendi Paleosuna Paleo Ketojenik diyet adını verdi ve kendi klinik ve enstitüsünü kurmuştur.
Kendi hastalıklarını (diyabet +crohn's) tamamen et yiyerek tamamen iyileştirip bunu yaptı ve önce akrabalarına et yedirdi, sonra tüm hastalara ve umarım bir gün tüm Macaristan'a yedirebilir . Bügüne kadar 4-5 bin hasta tecrübesi var çoğu yurtdışı. Çoğu muayenehaneye gelmez, uzaktan iletişim kurar, gönülden bağış verir, çünkü ilaç yoktur-sıfır.
O doktor ilaçtan soğuduğunu, tıbbi yolsuzluklara tanık olduğunu söyler. En son yazdığım bir facebook grubuna "Sağlığın Karanlık Yüzü" adında 700 sayfa bir kitap yazmış bir Türk doktor geldi ona göre de öyle ilaç işi palavra... Tıbbi uygulamaların neredeyse hepsi. Biyopsiler saçma diyor tiroid ve safra alınmamalı vs. vs...

Kemoyu hiç kemo almaksızın reddeden ve et yemeye geçen bir hastanın tümoru yokoldu ve bunu tıbbi raporu yayınlandı. Csaba Toth.
Daha önce kemo alıp tümoru kaybolup geri gelen bir hasta 3 yıldır etçil ketoyla yaşatılıyor tümör zararsız görülüyor.Csaba Toth.
Bunun 3 örneği daha var.
En bilinenin yine eksojen keton takviyeleri ve diyetleri oruç dahil hem araştıran hem çok savunan bir Amerikalı araştırmacı kendi kanserini yönetiyor. Dominic D'Agastino.
Siz siz olun arada 3 günlük açlık yapın der. 5 günlük 7-9 günlük. Bir kaç kişi daha var benzer kanser keto yaşayan.

Neredeyse ömrünün çoğunu etçil geçiren Owsley Stanley hayatının yarsından fazlasını kanserle geçirdi ve yaşadı

Bir çok etçil ki etçillik şu an da dünyada hızla yayılan bir etkinliktir ve o kliniği bilir..

Yani Ark'ın seçimi erken ayrılmak olabilir, saygı göstermeliyiz. ve bunu bunu espri becerekisizliğim olarak alalım...
Yan ben yukarıda verdiğim ifadeye inanıyorum ve bu benim seçimim kanser olsam kemo almazdım...
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

bona fide

#25
Macar doktor Csaba Toth günde 400 gramdan az ve 2 ögün beslenmeyi d vit seviyesini haftada bir 200 000 iu olarak 4 hafta yuklemeyi seviyenin korunması için düzenli kontrolü gıda alımlarında potasyum ve magnezyumu 2 grama kadar tuz tavsiye ediyor şimdi bunlara bakınca tümörle hasta yaşatılıyor ve adı ketojenik beslenme sayesinde oluyor öyle mi bişi demiyorum adamlar ketojenik beslenme için 1930 da kitap yazmışlar ve kitap tıp camiasında tanıtılırken bu et endüstrisi kurulmadan önce yayınlandı yani o şirketlerin bi etkisi yok diye açıklama yapılıyor bu açıklama neden yapılır neyse ve macar doktor c vitamnin gereksizliğinden bahsediyor günlük 85 mg yeterli diyor araştırmasına atıfta bulunduğu makaleler ise c vitaminin kanser ve bazı rahatsızlıklarda büyümeyi durdurduğunu gerekli olduğunu savunurken o linkleri sözde kendi iddasına kanıt diye yazmış açtım tek tek baktım linkteki makalelere yapılan çalışmalarda c vitaminin faydası olduğu daha fazla çalışmaya ihtiyaç olduğu yönünde ki ona göre pişmiş ette daha fazla c vitamini varmış
günlük 400 gram ve daha az beslenen biri d vit ve diğer takviyeleri alınca tahıllardan ve şekerden uzak durunca zaten yaşam kalitesini artırır bu ister ketojenik olsun ister bitkisel olsun. doğada hormonlardan aşılardan ve suni yemlerden uzk beslenmiş hayvan eti var mı doktorun iddasına değil araştırmalarla öyle bi iki kişide değil yüzlerce insan üzerinde raporlar sonuçlar belirtilmiş d vitamini dozajı 500 ngml insan çalışmalarına dair makaleler nette ve tümör yok ediliyor. şahıs alaska ve kutuplara yakın kişileri örneklemiş et tüketimine dair onların d vitaminini balıklardan aldığını anlatarak yani olay d vitamininde ette ve yağda değil hindistandaki gurularda dağ başında su ve oksijenle besleniyor aylarca ve et tüketmiyorlar bitkisel besleniyorlar kanserde olmuyorlar buna ne dicez demekki olay az beslenmek ve d vitamini almakla ilgili
 

Tgur

#26
Bonafide ette C vitamini olmaz ,bu vitamin yeşil yapraklılarda ve turunçgillerde olur ve stabilitesi yani dayanırlılığı çok azdır ısı ışık kolayca bozar,

Sevgi..

bona fide

#27
sevgili tgur macar doktorun uyguladığı diyetin kabul görmesi için yazdığı bi makalede atıfta bulunduğu makaleleri çarpıtarak yazısına eklemesinden bahsettim orda bahsediyor hayvanlarda c vitamini olduğundan kendisi hastalarımıza c vitamini kullanmamalarını öneriyoruz diyerek 96 tane kaynak çalışmaya atıf yapmış misal atıf yaptıüı kaynakta üstelik luis pauling çalışması ve tedavi imkanı kalmayan hastalarla yapılan çalışma sonucunda savunulan şu cümleyken;Bizim fikrimiz
tedavi edilemeyen kanser için benzer bir etkinin bulunacağı
diğer ülkelerdeki hastalar. 10 g / gün'den daha büyük miktarlar
daha büyük bir etkiye sahip olabilir. Dahası,
kanserli hastaların tedavisine askorbat eklenmesi
gelişimin daha erken bir aşamasında, benzer bir
etkisi, askorbat olduğunda aşamadan sonra değişen yaşam beklentisi
tedavi, örneğin 5 yıldan 20 yıla kadar başlar.
macar doktor bu çalışmaya kaynak numarası verrip diyorki : Aslında mevcut tüm grupçalışmalar, sert klinik sonlanma noktalarında bir fayda için kanıt sağlamada başarısız olmuştur. hayatta kalma. Aynı zamanda, yeni ufuklar açan çalışma haricinde belirtmek önemlidir.Cameron ve Pauling [57]
bunun gibi 96 kaynağa atıf yapmış ve neredeyse hepsinden başarısızlıkla söz edip kendi tedavisinde hastalarına c vitamini takviyesi almamalarını önerdiğini yazmış hayvanarın karaciğerinde c vitamini olduğunu bunun pişirince değerini kaybetmediğini söylüyor
domuz ciğeri pişirildiğinde c vitamini değeri kaybolmuyormuş şöyle yazmış
Çiğ ıspanakta Standart Referans için Ulusal Besin Veri Tabanı 28.1 mg / 100 g'dır. C vitamini pişmiş ıspanak sadece 9,8 mg / 100 g içerir. Aynı zamanda çiğve pişmiş domuz ciğeri formları karşılaştırılabilir miktarda C vitamini içerirken, 25.3 mg / 100 g, ikincisi 23.6 mg / 100 g C vitamini içerir.

ki atıf yaptığı makalelerin hemen hepsinde c vitamini öneriyorlar iki kaynak 60 ve 61 ve gruptakiler ne hikmetse aynı kişiler bi çalışma yapmış 100 kşiye 10 gr günlük c vitamini vermiş sonuç fiyaskoymuş iki çalışmada mayo klinikte yapılmış bu klinik sahte araştırmalar ve hibe dolanrıcılığı yüzünden 6.5 milyon dolarlık ceza ödemişti bana göre bu adam şarlatan macar doktorun makalesi https://www.researchgate.net/publication/298181334_Vitamin_C_and_Disease_Insights_from_the_Evolutionary_Perspective bu makalede yararlandığı kaynaklara bakın c vitamini tavsiye ediliyormu edilmiyormu

tezin savunurken dayanağı şeylerden biri 9 yıl etle beslenip iskorbüt olmayan bi kutup kaşifi bu yani 9 yıl hasta olmamış öncesi sonrası yok insanları aptal yerine koymalarını anlayamıyorum gemide tek tip bozulmuş yiyecekle beslenerek iskorbüt olan hastalarla doğada sağlıklı koşullarda etle beslenen bi adamı kıyaslayıp bu adam c vitamini almadığı halde iskorbüt olmadı demesi bunu savunan macar doktor Csaba toth, luis paolingin 100 kişiye 10 gr günlük c vitaminiyle kanser hastalarını 5 yıldan 20 yıla kadar sağ kalım çalışmasını eleştirmete tebrik ederim bide yazmış 4000 hasta tedavi ettik nerde insanlar tedavi olunca paylaşır ama ne hikmetse göremedik bu tür protokollerde 4-5 kişi çıkıyor hayata geri döndüm diyor. tedavinin detayında ne var d vitamini potasyum magnezyum tuz ve günlük 400 gram ve daha az dozda besini 2 ögünde tüketmek bu uygulamayı kabakla yaparsanızda aynı sonucu alırsınız üstelik tümörünüzde olmaz olay ette değil artı hijyen koşullar insan ömrunu uzaten etmenlerden biri bana göre
 

Dionysos

Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#29
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bona fide

Macar doktor Csaba Toth x


Şurada duralım mı?
Macar doktor Csaba Toth bir gün Tip 2 diyabet ve Crohn's oldu araştırdı araştırdı çünkü mevcut tıp imkanları bu hastalıkları geri çevirmiyordu ağır ilaçlar kemik eriten kortizon kullanmalıydı ve başının çaresine baktı ve Ketoyu ve Paleoyu buldu denedi denedi T2DM yi yönetti ama Crohn's asla geriletemedi ay da yok edememedi ve okuduğu diğer şeyler yöneldi. Çok az ve hiç sebze yememeye. Crohn'su kayboldu. Bu tek örnek değil... Başka örneker de var ...
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com