Yerim kendimi yerim ....:)))

Başlatan Pınar, 14 Nisan 2009, 16:07:11

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Pınar

Hayır, henüz değil!!! Yapamam!!! Buna hazır değilim! Kendimi yemeye, biliyorum tadımdan yiyemeyeceğim ama az daha beklemekte fayda görüyorum.:)Ama en azından ufak birşeyler çizittireyim.:))

Dün, akşam misafir gelecek diye yüzeysel bir temizliğe giriştim.:) Neşeli cüce olarak, yamuk prensesin aramıza katılacağı günü iple çekiyorum.:)) Sadece ve sadece şu temizlik, toplama işinden yırtmak için!hehe!Başladım temizliğe, temizlik dediğim, bir makina, bir silme davası.En azından öyle başlamıştı.:) Sonra baktım camlar, iğğğ! yağmurlarla beraber ardı görünmez olmuş.:) Hadi dedim kalkışmışken onları da halledeyim:) Başladım camların hakkından gelmeye, dışarı kısmını silerken mecburen bir ayak dışarı çıkıyor.6.kattan aşağısı da pek hoş görünüyor doğrusu, tam altımda minnacık bir çam ağacı.:))Bir an bir gürültü koptu içerde, hemen atladım, camdan içeri tabii!!!:)) Aaaaa! Porselen bebeğim, 1 senedir uslu uslu durduğu yerden aşağı düşmüş.Hemen aldım yerden, yüzünde derin bir çatlama var.Bir an aklıma bir dostumun söylediği cümle geldi.\" Farkında ol! İşaretleri izle! Enerjiler geldiğinde mutlaka bir işaret verirler.\" offf! dedim, sarı saçlı, mavi gözlü bebeğimin yüzü kırıldı.Ne olabilir ki? Bunu o an düşündüm, ama sonra bebeşimi yerine koyup devam ettim cambazlığa.hehe! Sonra gün içinde, haberi gelen negatif enerjinin kendisi ile karşılaştım.Elbette ki, bu bebek olayı kafamdan uçmuş gitmişti, sinirlendim, bir an estim kavurdum!Ama sonra aklıma geldi, ahandaa! dedim.Ya bu salak enerji geleceğim diye gümbür gümbür haber verdi.Olan caanım bebeğe oldu, niye kızıyorsun kızıım bu kadar, niye estin gene fırtına gibi!hahaha! Bırak, kabul ver! Herkes kendi seçimini yaşar, o öyle yaşamayı seçti ise ona saygı duymaktan başka seçeneğin yok!İşte bir kez daha anladım ki, ben hala olma yolunun kıyısındaki küçük taşlarla beş taş oynuyorum.:)) Bunun için kendime kızdım mı, elbette ki hayır.\"Yerim ben kendimi\", diye boşuna koymadım başlık adını.Hakikaten yerim ben kendimi, zihnimi severim, başkalarına seve seve verdiğim aklımı, elbet bir gün ben de kullanacağım.:))En azından ümit ediyorum!hehe!
Yarattıklarını beğenmiyorsan, dur ve yeniden başla!:)

ivrin

#1
Ben de seni yerim bacım oy oy oy.. yakında sende dökülürsün bu satırlar da merak etme;) he he he ihhiii
 

Pınar

#2
Bu aralar işaretlerin peşindeyim, andayım ve izliyorum.:) Ve zihnimi de izliyorum, günün 16 saati sürekli "dikkaaaaat!" diye bağırmaktan hala yorulmadı, bekliyorum bakalım ne zaman pes edecek.:) Rüyama girmeye başladı, bana silah çeken kendim.hahahahahahaha! Yer miyim, ben de çektim elimdeki silahı!Karşılıklı bastık tetiğe "tık!" hahahahaha, silahlar boşmuş.Tüm gece ondan çevremdeki insanları kaçırdım, harbi manyaklaşmıştı, sürekli elindeki silahla miillete ateş ediyordu.En sonunda yeter dedim. Patlamayan silahlarla kalakaldık karşılıklı.:)) Neyse, onunla mücadele etmemeye kararlıyım bu kez, kabul verdim, kendisi görecek nasıl olsa tüm yaptıklarını, tüm ürkütme çalışmalarını da es geçiyorum zaten.:)) An'da kalmayı sevdim bir kere, her hareketin farkına varmak müthiş keyif veriyor bana.:))

Dün gece, pc başında kalmak istemedim ve bir dostumun verdiği ve benim verdiği tüm kitapları bir solukta okuduğum ama bir tanesinde takıldığım kitabı aldım elime.(Bilinçaltının gücü-Joseph Murphy):) Gündüz de kardeşimle iş üzerine bir konuşma yapmıştık.:) Zihnimde de o dönüyor."Bu zaten hep böyledir, geçen de aynını yapmıştı, bu gidişle batacağız..." falan diye.Bir ara -malum bahar geldi-, küçük sineklerimizden biri geldi yanıma.(İyi ki varlar, onlara teşekkür ediyorum ve onları yaratan sistemi de sevgimle kucaklıyorum)Geldi küçük arkadaşım, kitabıma kondu, önce şöyle bir baktım kendisine, sonra dedim bunda bir iş var.Konduğu yeri okudum, gündüz kardeşimle konuştuğum konu ile ilgili bir uygulama.Ahaaa! Dedim, teşekkür ederim, teşekkür ederim, teşekkür ederim.:)))

Ve artık o kitapta neden takılı kaldığımı da biliyorum.:)))Teşekkür ederim, teşekkür ederim, teşekkür ederim....
Yarattıklarını beğenmiyorsan, dur ve yeniden başla!:)

Gülay

#3
Pınarcm,

Ne güzel şakıyorsun sen öyle, hımmmmm..:))

Bakıyorum evrenin dilini öğrenip, sineklerle sohbete başlamışsın, süper:)))

Yeni sen, eski senin alışkanlıklarını izleyip, kendini illizyona soktuğun anlara tanık olmaya başladığında, dünya hayatındaki rollerimizin tadına doyum olmuyor ve bunu sana ilk anlatmaya çalıştığımda kendini gözlemlemenin böyle keyifli olduğunun eminimki farkında değildin...

Neyse, şu yazdıklarından bende keyif aldım canım [;)]
 

Pınar

#4
:)) Dur daha Gülay, yeni başladı herşey.Daha ne farkındalıkları yakalayacağım hayata dair.:))


Dün sabah kalktım, malum cumartesi herkes evde. Hava da güzel, ne yapabilirim? Dedim odamızı toplayalım kız kardeşime, toptan bir temizlik yapalım.:)) Olur dedi önce, sonra arkadaşı ile buluşacağını söyledi.Hımm, sen bilirsin dedim.Ama kıyamadı bana yardım etmek için, evde kaldı bir tanem benim.:)) Sözde odayı dip temel bir temizleyecektik.Ya bilmiyorum  benim nasıl bir enerjim var, onu buraya, bunu oraya derken, bir baktım badana yapıyorum.hahahahahaha!Madem kalktı eşyalar tam olsun, breeh breeh tavrıyla ruloyu elimde sallayarak başladım badanaya.Tüm eşyaların yerleri değişti.Atılacak her ne varsa hepsi toptan atıldı, yıllar öncesine ait yazılar, notlar, defterler, giysiler, amaan işte bin ton yığıntı.:))Aboooow, karmaşa!!Ama eğlenceli, harika!!! Kahkahalarla iş yaptık, arada biraz da bağrındık birbirimize yorgunluktan;
-şu bezi versene kız kardeşim.
-ya öldüyom zaten in kendin al!
-off yaa, bir şey istedik iyi ki!
tarzında bir takım atışmalar.:)) Odamızın enerjisi değişiverdi.Bu değişim daha da süreceğe benziyor.Kullanıcı adım değişti, sigaramı değiştirdim, her gün neşeye zaman ayırıyorum, odamı diptemel değiştirdim.:))Elbette bunlar görünenler, içsel değişimler de mevcut, anda kalmayı seçiyorum, geçmişin ya da geleceğin beni alıp götürmesine izin vermiyorum. En güzeli de artık geçmişimdeki güzel anılarımı da hatırlıyorum.:) Andayım, sevgideyim!:)Yaşamın eş zamanlılığını seviyorum.:)) Bu temzilik seromonisinde beni en çok sevindiren ise, eski mektuplarımı bulmuş olmam oldu.Postacıların umut, özlem ve sevinç yüklü matbuları taşıdıkları tarihten kalma olanları.:)) Dostlarımdan gelen sevgi sözcükleri, hasret kokan kelimler! Ahhh!Hüzün ve muz kabuğu! İçimde sıcacık bir duygu oluştu.O günden bu güne yaşanılan her güzellik, paylaşılan her an zihnimde belirdi.Sizleri seviyorum canım dostlarım dedim, sizleri hep sevdim ve sevmeye devam edeceğim.:))Tümü ile hala görüşüyorum.:))Onları atamadım işte, onlardaki sevgi yoğunluğunu bırakmak istemedim.Hala aynı yerlerinde mevcutlar ve bir arkadaş toplantısında onları yazarları ile yeniden okumak dileğim.Bakalım neredeydik, nereye geldik.:))))
Yarattıklarını beğenmiyorsan, dur ve yeniden başla!:)

Pınar

#5
Dedim ya, mektuplarımı buldum diye.Bugün öğleden sonramı onlara ayırdım. Tümünü en baştan okudum.Dün tamamını bitirememiştim.:) 87den başlayan ve 98e kadar süren yazı kanalıyla bir duygu iletişimi.:))Okurken dikkatimi çeken şeyler oldu, bunları sizinle paylaşmak istiyorum.:) Aslında kocaman bir anın içinde yaşadığımızı bir kez daha gördüm çünkü.:) Ve işaretlerin ne kadar önemli olduklarını anladım.:)

1.Bir dostum mektuplarında hep, "ya zengin bir koca bulup ailemi mutlu edeceğim ya da sevdiğimle evlenip aileme sırtımı döneceğim.Ama ikisinde de ben mutsuz olacağım.Acaba ikisinin de bir arada bulunduğu bir şart yok mu?" diyerek serzenişte bulunuyordu bana.Aradan yıllar geçti.Dostum, hem zengin hem de sevdiği adamla evlendi, ama mutlu değil.Demek ki, isterken ne yapıcaz, koşulları net bir biçimde ortaya koyacağız.:))))

2.Yine başka bir dostum, duygularını yeterince ortaya dökemediğinden ve insan ilişkilerinde diğerleri gibi olmamaktan şikayetçi hep ve kendisini böyle kabul edecek biri var mı diye soruyor.Okuduğu bölümü içine sindirememiş ve ben bu meslekte insanlarla nasıl iletişeceğim diyor.Yıllar sonra, kendisi ile nerde ise zihinsel iletişim kuran bir eşe kavuştu.:) Mesleğine gelince, ona gelenler zaten konuşacak durumda olmuyor, çünkü acilde çalışıyor.:))Ve mesleğini severek icra ediyor.:))

3.Lise son sınıfta bir sabah sıramın altında sarı saman kağıdına büyük puntalarla yazılmış bir şiir bulmuştum.Hala saklıyormuşum.:)) Akışı çok hoşuma gitmişti, ve atmadım onu.O gün farketmediğim şeyi bugün farkına vardım.Şiir, şu ismin harflerini baz alarak yazılan şiirlerdenmiş.:))İlginçtir ki, o kağıttaki şiirde yukarıdan aşağıya uzanan isim 2 yıl sonra benim hayatımı katleden isimle aynıydı, elbette bu yokoluş yolunda benim katkımda yadsınamaz.:)))Ve yazı benim şimdiki el yazıma çok benziyor.:)Şaşkınlık içinde kaldım, ve büyük puntalarla yazılıydı, bunu o gün farkına dahi varmamıştım.:))Ben bu işareti es geçip, bugün ancak kurtulabildiğim, büyük bir çukura düşmüştüm.

Bunların dışında diyeceksiniz ki, sen neler yazdın acaba bu dostlara neler paylaştın.hahahaha!Ben hep tek başıma hayatımın daha rahat ve huzurlu olacağını söylüyordum.Hatta mutsuz dostuma bir mektubumu bitirirken " evlenirsen bacaklarını kırarım" yazmışım.(yazıp göndermediğim bir kaç mektubum da çıktı):)))Sen kaderini nasıl çizersen, yaşam o çizgide ilerliyor, dersim ve bu dersten anladığım bu!

Ve varoluşu keskin bir dille sorguladığım şiirlerimi de buldum:)) O öfke ve nefretle hala ayakta olmam mucize!:)) Tümünü attım şiirlerimin, sevgiyle kabul verdim tabii önce.:))
Yarattıklarını beğenmiyorsan, dur ve yeniden başla!:)

Pınar

#6
Bu gün kafayı yeme modundayım.Eğer sizi üzer ya da kırarsam şimdiden özür dilerim.:(
Yarattıklarını beğenmiyorsan, dur ve yeniden başla!:)

Pınar

#7
Tanrım, bugün yaşadığım sinir harbi için özür dilerim.Aldığım haberler, benim ve ailem için en hayırlı olay ve kişileri yaşamımıza çekebilmemiz için. Benim ve ailemin farkına varmamızı sağladığın oluşumlar bunlar. Ben ve ailem, biz hepimiz bunun farkına vardık, bunu gördük.Sana teşekkür ediyoruz.Kaynağın bize her daim açık olduğunu ve kaynaktan bize herzaman ve sürekli artarak çoğalan bir akış olduğunu biliyoruz ve bunun için teşekkür ederiz, teşekkür ederiz, teşekkür ederiz.....
Yarattıklarını beğenmiyorsan, dur ve yeniden başla!:)

Pınar

#8
Ben bugün hüzünlüyüm, huzurlu hüzün koydum bu duygumun adını. Babamı göndereli tam bir yıl oluyor yarın, dün gibi oysa. Tüm gün aklımda onla yaşadığımız serüvenler vardı. Nedense en sonları hep hatırladıklarım bu ara, geçen yıl bu gece ortalığı ayağa kaldırmıştım. Şimdi ise sakin bir sessizliğe gömüldüm.Bazen gitmeseydi keşke diyorum, sonra dönüp mutlaka bir bildiği vardır diyerek gülümsüyorum gökyüzüne. Çünkü hep bir bildiği vardı.:)) Müthiş bir öngörü sahibiydi. Ona hep kızıyordum, şimdi anlıyorum ki kızdığım o değil hep kendimmişim. Onu çoooook özledim. Onu çooook seviyorum. Ve beni böylesi aklı başında yetiştirdiği ve dogmalara bulaştırmadığı için teşekkür ediyorum, teşekkür ediyorum, teşekkür ediyorum........:)


Diktiği güllerin sarı olanı açmış bugün, onu kesip eve getirdim.Biliyorum ki, bize "Korkmayın!" diyor.:))"Komutan olun ve kararınızı anında verin, kukuman kuşu gibi düşünmeyin, korkunun ecele faydası yok.":))
Yarattıklarını beğenmiyorsan, dur ve yeniden başla!:)

Tsunami

Aglattin beni gözüm ya:((( Hep güldürecek degilsin ya :((

3 gün önce 5 ayimiz doldu bizim de babamizi gönderisimizin :(

Hüznünden öpüyorum arkadasim :)
 

Tiversonus

#10
Hüzün veya üzüntünüz buraya kadar geldi:(( İlüzyon olan "ayrılık" aslında yok, yaşamımızdan bakınca var gözüküyor...Sevgilerimi yolluyorum Pınar gibi çocuklar yetiştiren sevgili Ruh'a:))

Pınar

#11
Canım Tsunamimim, ben bu yazıyı yazarken bir yandan da EFT yaptım.Sana da tavsiye ederim.:) Çünkü onların enerjilerine yapışıyoruz ve bu hem bizi hem de onları rahatsız ediyor.Neden her iki tarafta huzur içinde olmasın ki, salıverelim onların enerjilerini, bembeyaz bir güvercin olup onlara ulaşsın.:)))

Teşekkür ediyorum sevgili Tiversonus.:))) Yüreğime illüzyonu anlatmaya çalışıyorum sabahtır.Ama iyiyim, sadece huzurlu bir hüzün bu!:))
Yarattıklarını beğenmiyorsan, dur ve yeniden başla!:)

Tiversonus


Alemtac

#13
Yerim seni yerim :) Yanındayım dostum.

Canım arkadaşım Tsunami; başınız sağolsun diyorum, adetten...Bilmiyorum, hiç acısını yaşamadım, canımdan parça kopmadı hiç. Ama ben kopuyordum. Biliyorum ki, orada huzur var, yalnızlık yok, tüm sevdiklerin var, hayal edemiyeceğimiz güzellikler içinde sarhoş olmak var...Ama birde özlemek var. Gidene kolay, kalana zor.
Dayan dostum, sabır.
 

Tsunami

Sevgili dostlarim, varolun:) Ben iyiyim, gercekten...Sadece Pinar\'in hissettikleriyle kendi hissettiklerimi özdeslestirdim. Ayni acilarin ayni seyleri yasatmasi ne ilginc...Ayni sekilde cani yaniyor insanin.Ama kisa süreliydi, gecti:) Hem eft\'yi ögrendim, Pinar\'in sayesinde bu gün. Hemen denedim, halihazirda bir basagrim vardi, üzerinde denedim ve ilginctir pat diye gecti..Sevdim ben bunu..Artik durur durur vara yoga..pittidi pitttidi vuracagiz demek:))

Pinarcim, eft hareketlerinin maymunlarin dogal hareketlerine ne kadar benzedigini farkettin mi hic:)))) Tepe noktasi, gögüs ve kol alti vuruslarini arka arkaya yap bak, ne oluyor:)))Var bu hayvanatin bi bildigi:))))