SÖZLER-ESKİLER,YENİLER

Başlatan Tgur, 27 Temmuz 2009, 10:06:34

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Tgur

#45
Bütünün farkında iken bireyselliği yaşamak                                                                                                         
Yani ayırım yollarına kapılmak
Oldukça zor,
Zor ile kolay arasında bocalamak

Burada kolay birde kalmak
Zor ise bütünden tel tel ayrılmak,

Oysa,

Özüm zihnim bir ben birden görüntüyüm
Parçada değil birdedir benim bütünlüğüm
Ayrılık rüzgarına kapılmış ey rengarenk iplikler
Gelin siz de atın, şu birlik kilimine okkalı bir



Tgur

#46
Herkesin, bütün kıymetli dostların 2015 de geçirecekleri anlarının mutlu ve sağlıklı olmasını ben de arzularım,
Yeni yıla girerken eski yazdıklarımı taramak geldi aklıma ,

         18.04.2004
Bir kimse size verecekse zarar
Tepkiden önce düşünün bir miktar
Belki zarar vermenin evrimini
Sizde yapıyor ,değil mi bu bütüne kar


Hoş görü böyle öğrenilir
Ezilmişliğin gücü buna denir
Bu hasleti  anlamaya
Dünyaya sık gelinir


Bu güçten haz duyan olur mu bireysel
Cehennemi yarattık davranıp hep kişisel
Bütüne turab olana    (turab=toprak ,toz)
Akar bilgi sanki koca bir sel


Bu sözlerle böbürlenirsem
Kendimi bir şey görürsem
Ben de çukur sakiniyim
İdraksiz gömülürsem

Oldukça bol hata yaparım
Hatalarımla burada varım
Onları örtmek için
Epey mahir sanatkarım

            21.04.2004
Enel hak diyen dil neden susturuldu
Kuranı çözen tasavvuf ehline kan kusturuldu
Şimdi toplanma zamanı artık
Ayırım bitirilip parçalar birde buluşturuldu


Özüm bir tanrım bir, insan realitede birdir
Ayrılık zihnimde koca bir kirdir
Neden baştan parçayı seçtik derseniz
Bilgiyi zenginleştirmek için bir fikirdir



bozadi

#47
Paylaşımların ve iyi dileklerin için teşekkürler Tgur. Yeni yılın hepimiz için pozitif devrimler getirmesini dilerim ben de.

Tgur

#48
11.07.2015

Birleşik alan ve çekim nedir basitleştirelim
Her ikisini birbirine eşleştirelim
Birleşik alana teklik olarak bakılırsa
Çekimi ise oluşturucu etki diye düşünelim

Çekim parçada da bütünde de etkendir
Birleşik alan ise bu kavrayışa gelmektir
Parçadan bütüne yönelen farkındalık
Yoğunluk denen aşamalardan geçmektir

Burada her yoğunluk her şeyi kapsar
Farkındalık ise  gözleri alabildiğine açar
Bilgiyle fark edilen alanlar
Kişiye var oluşun gerçeklerini saçar

Keşfet diye haykırır bu açılan alanlar
Keşfet ki bilinç yükselsin ,kalsın geride olanlar
Takıntılardır onlar
Terk edince kararmış alanlar ışıldayarak yanar

Terk etmek zordur inancı niye değiştirelim
Şiddetle sarıldıklarımızı niçin yok edelim
Bilgi neden var sadece olanı izah etmeye mi
Oysa olanın içinde değişim var, bırakmayı bilelim



Alemtac

#49
Sevgili Tgur; öyle güzel ifade etmiş, ve öyle güzel özetlemişsiniz ki, çok teşekkür ederim.
 

Tgur

#50
İlginle beni mutlu ettin dostum,aslında bu, taslak halinde sümenin altında uzun müddet bekledi ama dün bir itilimle tekrar düşünme ve düzenlememe sebep oldu ,bilindiği gibi \"çekim\" çok mutlak bir konu düşünen dostlarımdan ilaveler,açıklamalarla beslenirse konuyu daha açık bir platformda değerlendirebiliriz,

Size ve herkese sevgiler..

Tgur

#51
01.08.2015
Gaipten her gelen söz doğru mu sanırsınız
Konuşan çok ağız var aldanırsınız
Özle geleni merceklemezseniz
İnanç sistemini kurmakta zorlanırsınız

Öz ile akıl aynıdır bir sanmayın
Akıl dünyaya bakar her şey budur diye kanmayın
Öz varoluşla birdir orada sonsuzluk var
Gelen her sözü damıtıp harmanlayın



Tgur

#52
Ayna gurubunu toparladım,

29.05.2015
Tanrı Tanrı Tanrı
Dinmedi asırlardır süregelen bu dezenformatik sanrı
Arayıp,sorgulamalar,ritüeller
Önünde baktığın aynayı parlatmaktır yahu..

(ya hu=ey tanrım)
----------
Tekrar,
21.11.2011
Aynaya bakıldı
Varoluş açıldı
Kırıntıların da o olduğu
Heyhat, hala anlaşılamadı

Oysa,
Her kişi o nun belirişi
Yaşayabilmektir dünyadaki işi
Ayrılıkların alabildiğine sergilenişi
O nun kendini parçada görmek isteyişi

11.09.2015
Baktığınız aynanın arka yüzü var
Sorgulayan zihin sorar, kim bu aynayı önüme koyar
Ol dediniz oluşturdunuz
Çetrefilli cevap aramayın ,izahı bu kadar kolay

Şimdi o kırılıp dökenler de aynaya ulaşacak
Kan döktükleri bedenler onlara bakacak
Ben ne yaptım pişmanlığı ile dönüp hayatlara dalıp
Gülümseyen yüz için epey uğraşılacak



Tgur

#53
27.02.2016
Şu söze bakalım Clemente Fransesco dan
"Zeka hayat rolünü oynama becerisidir"
Buna bir ilavesi var zihni çalıştıran
"Beceridir fakat role inanmadan"

İnanmadan uygulama nasıl olur
Hani her zaman dilimizde ,gerçek budur
Oysa gerçeğin göreceli olduğuna inanan
Olur yaşamın bir rol olduğunu anlayan.


Tgur

#54

            14.04.2004
Doruk tabanı tanımaz
Taban doruğu hatırlamaz
Böyle bilinçsiz yaşam
Hiçbir işe yaramaz

            15.04.2004
Doruk kendini açtı baştan
Olsun anlayarak kurtulan
Zevk galebe çaldı
Kaldı dünyaya bol bol destan


Mu devleti ,Atlantis kıtası
Verildi insana DNA'nın en hası
Ego galip geldi
Kalan sadece bilginin posası


Bu posa dahi işe yaradı
İnka, Aztek,Firavunlara mayaydı
Ancak insan maalesef,
Korkularından yanaydı


Sonra dinler programı açıldı
Son peygamber Muhammed ile tamamdı
Kuranın mucizevi bilgisi
İnsana pek pek çok yaradı


Ama nedir bu insanları ayıran
Cihat diye öldüreni kayıran
İslam demek insan olmak demektir
Olmamalı böyle, bildiğini şaşırtan


Ey insanım arandaki çizgi ne
Doruklardan bu mu kondu önüne
Mevlana'nın gel gel diye sözüne
Bakar durur ayırana yanarım




Tgur

#55
            08.05.2005
Birbirini yermeyen insan olamayacak mı
Tenkidi takdire çeviren bulunamayacak mı
Sevgiyi devreye alan davranışlar
Özden fiile çıkamayacak mı


Kahretmek küfretmek tek yol mudur
Olanı bir başka görmek çok zor mudur
Kavgaya prim veren bir kalıptaki görüşler
Newtonla yok oldu, göreceliliği bilen yok mudur


Elektronlar bir yörüngeye kapatılamadı
Çekirdek bir nüveye sokulamadı
Hep dönen partiküller sanırız
Atomda parça diye bir şey bulunamadı


Titreşip duran bir takım şeyler
Atomun varlığını belirler
Madde dediğimiz belirsiz ise
Bilincimizi kalıplar niye hapseyler

Anlamak zor mudur bu sözlerimi
Getiririm eskiden söylediklerimi
Gerçek görecelilikte sonsuz yüzlüdür
Ozaman gerçek nerede ,bu izahın hüznüdür



Arulnool

#56
Sevgili Tgur, yoğunlaştırılmış cevaptır:) saygılarımla...


O gerçek ki, hüzünde onun özüdür.
Algılamak her zerreyi, kavrayışta gizlidir.
Sözler eskimez, duygular ortaktır,
Zamana hapsolmuş izan imkansızdır!
Anlamak isterken, hoş gördüm yargıları...

Tgur

#57
Sevgili kardeşim Arulnool,beğendiğine sevindim dörtlüğünüz de çok Manalı düşünmek lazım.

Hüzünle ilgilenirken aklıma Rıza Tevfik Bölükbaşının şiiri geldi


Şiirin adı şam-ı gariban (Akşam garipliği) paylaşmak istedim.
-------------------------

Bir akşam kırlarda kaldım âvâre
Perilerle her yer meskûndur sandım
Hayretle baktıkça o vahşet-zâre
Esrâr-ı hüsn ile meşhundur sandım.

Yürürken benimle dağ taş yürürdü.
Her ağaç peşinde gölge sürürdü,
İnandımki beni her çey görürdü,
Huzurumla âlem memnundur sandım.

Ezelden beridir, o hücrâ yerde
Ninniler söylermiş bir serin dere
Sırrını bana da açtı meşcere
Gençliğim orada medfûndur sandım.

Çamlar kanat germiş bir hümâ gibi
Çayırlar mükevkeb bir semâ gibi,
Çiçekler acâyib muammâ gibi
Ne gördümse şaştım efsûndur sandım.

Sevdâlar demiydi, bülbül çilerdi;
Servistan içinden bir ses gülerdi,
Çiçekler, kuşlardan bûse dilerdi,
Kâinât aşk ile mecnûndur sandım.

Senenin sonbahar faslı gibiydi,
Toprak, bulut, yaprak paslı gibiydi.
Serviler sararmış, yaslı gibiydi;
Düşünen kayalar mahzûndur sandım.

Mağribi yakmıştı  firkat ateşi.
Yuvaya dönmüştü her kuşun eşi
Dağlara yaslanıp yatan güneşi,
Yaralı, hastadır, yorgundur sandım.

Nûş ettim güneşin akan rengini,
Rûhumu hazz ile yakan rengini.
Ufukta görünce o kan rengini,
Felekler ben gibi dil-hûndur sandım.
 

Sıra dağlar mordu, sular kırmızı
Suları beklerdi bir peri kızı
Alnından öperken akşam yıldızı
Yeşil gözlerine meftundur sandım.

Su kenarlarında lâleler vardı
Göllerde âteşin hâleler vardı
Uzaktan aks eden nâleler vardı
Bir âhû kalbinden vurgundur sandım.

Reng-i hüsn emerdi ay, ülker, çimen
Günün - can çekişen - solgun lebinden;
O gece her şeyi penbe gördüm ben,
O  yerin meh-tâbı gül-gûndur sandım.

                      R?za Tevfik Bölükbaşı

                                       1917 (Serâb-ı Ömrüm)


Arulnool

#58
Sevgili tgur şiir için teşekkür ederim. Bende size alıntıladığım bir şiiri takdim edeyim. Sevgilerle...


Öyle büyük şeylerde gözüm yok hiç;
Küçük mutluluklar diliyorum, küçücük...
Bir çocuk saflığında gülüşler,
Islanmış çimenlerin kokusu,
Çimenlerdeki çıplak ayaklar,
Bahçedeki gül ağacı, mis kokulu çiçekler,
Gıcırdayan salıncak,
Çocukken oynadığımız oyunlar tadında sımsıkı sarılışlar,
Ruhumuza dokunan şarkılar,
Akordu bozulmayan bir yaşam bestesi,
Maskelerden arınmış yüzler,
Sımsıcak kahkahalar,
Çatılmayan kaşlar,
Gün doğumları,
Hepsi bu!
Anlamak isterken, hoş gördüm yargıları...

Tgur

#59
İki boyut arasında üç otuzüç katman vardır
Aşamayana ne nasıl anlatılır
Söz gümüşse sükut altındır
Gümüşler böylece altınla kaplanır