Haberler:

Yayınlanan son celse forumda! 26 Eylül 2026🎉

Ana Menü
avatar_rinda

Sevdiğim sözler ve Özdeyişler

Başlatan rinda, 27 Temmuz 2009, 20:18:25

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Tiversonus

#15
Ve bilmeden de kırdı isem Sizden özür dilerim, bunu hiç mi hiç istemem!

rinda

#16
Önemli değil...
Sizin deneyimleriniz başka kimsenin değer biçemeyeceği deneyimlerdir.

Tiversonus

#17
:)))) Tamam, ya 4. yoğunlukta ya da 5. yoğunlukta "hesaplaşırız" :)) Yani önemli değil dediğine göre, demek ki kırmışım:))

rinda

#18
Benim kimseyle hesaplaşmam. Hesaplaşmak isteyenler memnuniyetle kabulümdür.
:D
Sizin deneyimleriniz başka kimsenin değer biçemeyeceği deneyimlerdir.

rinda

"Dünyaya in, maddeye yani vücuda bürün ama maddenin kölesi olmaktan kurtulup, beni manada bul ve sonunda bana dön"
Sizin deneyimleriniz başka kimsenin değer biçemeyeceği deneyimlerdir.

rinda

#20
Konfüçyüs'den seçmeler

Alkışı en sessiz şekilde karşılayan, alkışı hak etmiş demektir.

Ne aradığını bilmeyen bulduğunu anlayamaz.

Araştırma yapıldığı zaman ancak bilgi artırılabilir; bilgi artırıldığında ancak istek samimi olabilir; istek samimi olduğunda ancak akıl ıslah edilebilir; akıl ıslah edildiğinde ancak özel yaşam iyileştirilebilir; özel yaşam iyileştirildiğinde ancak aile yapısı düzeltilebilir. Aile yapısı düzeltildiğinde ancak devlet düzen içinde yönetilebilir.

Asıl bilgi insanın cehaletini tanımasında yatar.

Akıllı insan kimseyle yarışmaz, böylece kimse onunla yarışamaz.

Bildiğini bilenin arkasından gidiniz, bildiğini bilmeyeni uyarınız, bilmediğini bilene öğretiniz, bilmediğini bilmeyenden kaçınız.

Bilgi insanı şüpheden, iyilik acı çekmekten, kararlı olmak korkudan kurtarır.

Bilgiye sahip olarak doğmuş birisi değilim. Öğretmeyi seviyorum ve öğrenmeye çalışıyorum. (aynı beni tarif etmiş)

Bir yerde küçük insanların büyük gölgeleri varsa, o yerde güneş batıyor demektir. (*****)

Duyduğumu unuturum, gördüğümü hatırlarım, yaptığımı anlarım.

Gerçeği bilenler ile onu sevenler hiçbir zaman eşit değildirler.

Hiç kimse başarı merdivenini elleri cebinde tırmanmamıştır.

İnsanlar sahip olduklarını küçümser, sahip olamadıklarını önemser.

Kelimelerin gücünü anlamadan, insanların gücünü anlayamazsın. (favorilerimden)

Kendini affetmeyen bir insanın bütün kusurları affedilebilir.

Konuşmaya değer insanlarla konuşmazsan insanları, konuşmaya değmez insanlarla konuşursan kelimeleri yitirirsin. Sen öyle biri ol ki ne insanları, ne de kelimeleri yitir.

Okudum, unuttum, gördüm, hatırladım, yaptım, öğrendim

Sana bir şeyi nasıl bilebileceğini öğreteyim mi? Bildiğin zaman bildiğini anla, bilmediğin zaman ise bilmediğini anla.

Ya bir yol bul, ya bir yol aç, ya da yoldan çekil.
Sizin deneyimleriniz başka kimsenin değer biçemeyeceği deneyimlerdir.

rinda

#21
Siddharta Gautama (Buddha)'dan Seçmeler

Önce kendi gideceğin yolu öğren, sonra öğretmeye kalk

Kendine bir ışık ol, kendi hakikatının içine doğru tut.

İnsanlar arasında nehri geçip karşı kıyıya ulaşan azdır. Büyük bir çoğunluk nehrin kıyısında bir aşağı bir yukarı doğru koşup durur.

Formlar, benlik/ruh değildir; algılama benlik değildir, kavrayışlar benlik değildir, mental oluşumlar ve hisler de "ben" değildir, hiçbiri "ben"/"ruh" değildir, bunların hepsi değişime tabiidir ve kalıcı değildir.

Nedensellik, etkileşim, koşullar ve ayırt edici algılama...Dört büyük element bunlardandır.

Fiziksel objelerin aslında kendilerinden gerçekliklerinin olmadığını öğretiyorum, bunların ancak zihnin ürünleri olduğunu söylüyorum, aslında hepsi bir hayaldir. Bunların duyularla algılandığı ve ayırt edildiği doğrudur fakat aslında diğer yandan hiçbirinin kendiliğinden kendi doğaları, gerçeklikleri yoktur. Onlar gerçekte görülmüyorlar ama zihin tarafından 'tasarımlanıyorlar'. Bir bakıma kavranabiliyorlar ama bir bakıma da gerçekte kavranamıyorlar.

Nefret hiçbir zaman nefretle yok edilemez. Nefret sevgiyle yok edilir bu ölümsüz kanundur.
Öfkeyi sevgiyle, kötülüğü iyilikle yen. Açgözlülüğü cömertlikle, yalanı gerçekle yen.
Hınca hınçla cevap verilirse, hınç ortadan kalkar mı?

Uykuda yaşayan insanı uyandırmak için belirli şartların yerine getirilmesi gerekir. Belirli şartlar sağlanamazsa farkındalık oluşmaz.

İnsan isimlere, formlara ve maddesel dünyaya bağlanır ve onların zihnin bir yanılsaması olduğunu, zihinde oluştuğunu unutur ve hata yapar böylece zihnin özgürlüğü engellenmiş olur.

Bizim olan her şey düşüncelerimiz sonucundadır. Düşüncelerimizde kurulur,düşüncelerimizde oluşur. Eğer bir kimse kötü düşünceyle konuşur ya da davranırsa onu tıpkı tekerleğin kağnı çeken bir öküzü izlemesi gibi, acı izler.

Nedensellikler, zerreler, en küçük şeyler, madde, fiziksellikler hepsi gerçekte zihinde oluşan, zihnin oluşturduğu şeylerdir.

Sizi kendinizden başka hiç kimse kurtaramaz. Kendi kendinize ışık olun.

Bir şeye sırf kulaktan duydunuz diye körü körüne inanmayın, birkaç kuşaktan beri itibar görüyorlar diye, geleneklerin de doğru olduğuna inanmayın. Sırf hocalarınızın ya da rahiplerin otoritesine dayanıyor diye hiçbir şeye inanmayın. Ancak bizzat hissettiğiniz, denediğiniz ve doğru olarak kabul ettiğiniz, kendinizin ve başkalarının hayrına olan şeylere inanın ve tutumunuzu onlara uydurun.

Bu dünyayı bir hava kabarcığı bir serap gibi düşün. Dünyayı böyle gören kişiyi ölüm görmez.

Damı basit yapılmış bir eve yağmur dolması gibi, derin düşünmeyen beyine de tutku öyle dolar.

Derin düşünen bilge kişinin tek bir günlük yaşamı, bilgisiz ve kontrolsüz kişinin bütün bir yaşamından daha değerlidir.

Nasıl ki okçu okların düz olmasına özen gösterir,usta da dağınık düşüncelerini öyle toparlayıp yönlendirir.

Kimse 'nasıl olsa bana zararı dokunmaz' diyerek küçücük de olsa kötülük düşünmesin. Su damlalarının damlaya damlaya su kabını doldurması gibi, budala kimse de azar azar toplayarak kendini kötülükle doldurur.

Gökten altın yağsa insanın arzuları doyurulamaz. İsteğin küçük bir zevk verdiğini ve aslında acıya neden olduğunu bilen kişi, bilge kişidir.

Bizden nefret edenlerden nefret etmeden yaşayalım. Gelin, bizden nefret edenler arasında nefretten kurtulmuş olarak yaşayalım.

Sağlık en büyük hediyedir, doyumluluk en büyük zenginlik, güven en iyi akrabalıktır. Nirvana ise en büyük mutluluk.

Başkalarının kusurları kolayca görülür ama kendi kusurumuz görülmez; kişi komşusunun kusurlarını ayıklar bulur, kendi kusurlarını ise kumarda hile ile zar saklar gibi saklar.

Yaşayan varlıkların hepsi; zayıf, güçlü, uzun, kısa, büyük, orta veya küçük görünen, görünmeyen; doğmuş olan veya doğmakta olan, hepsi mutlu olsun! Kimse kimseyi aldatmasın, kimse kimseyi küçümsemesin, kimse kimseye öfke ile darılma ile zarar vermek istemesin.

Geçmişte kim olduğunu bilmek istiyorsan, şu an kim olduğuna bak. Kim olacağını bilmek istiyorsan, ne yaptığına bak.

Aklınla ve sağlıklı zihninle uzlaşmıyorsa hiçbir şeye inanma, onu ben demiş olsam bile.
Kin taşımak yanan bir kömür parçasını başkasına atmak için eline almak gibidir. Sadece kendini yakarsın.

Bırakmayı öğren. Mutluluğun anahtarı budur.

Övmek veya yermek bilge kişinin dengesini bozamaz.

Bir derdin varsa, derman bulmaya çalış; bulamıyorsan da, onu dert etme.

Denizinin kıyıları yoktur.

Bu dünyayı yaratan, zihninizdir.

Ne anne, ne baba ne de herhangi bir akraba insana iyi yönetilen bir akıldan daha fazla yararlı olabilir.

Bir kişinin kendi kendini yenerek kazandığı zafer, bir başkasının savaşta bin kişiyi bin kez yenerek kazandığı zaferden daha iyidir.

Bütün biçimler gerçek dışıdır, bunu idrak edebilen kişi acılara tepki vermez; işte bu saflık yoludur.

Varlığın öteki kıyısına vardığında önce, sonra ve ortada olandan vazgeç.

Öfkeniz yüzünden cezalandırılmayacaksınız, öfkeniz tarafından cezalandırılacaksınız.

İnsan hayatı aslında acılardan ibarettir; bu acıların sebebi bencil ve doymak bilmez isteklerdir; insanın bencilliği ve istekleri sona erdirilebilir; sonuçta bütün bu doymak bilmez arzu ve iştah ortadan kaldırıldığında, ulaşılan durum nirvana olarak adlandırılır. Bencillik ve isteklerden kaçışın yöntemi, "Sekiz Katlı Asil Yol" diye adlandırılır: Doğru görüş, doğru niyet, doğru konuşma, doğru hareket, doğru geçim kaynağı, doğru çaba, doğru düşünme ve doğru meditasyon.
Sizin deneyimleriniz başka kimsenin değer biçemeyeceği deneyimlerdir.

Tiversonus

#22
Bir PC programı yapsak ve tüm buradaki "nasihat" ları sanal olarak oluşturulmuş bir kişiliğe veri olarak girsek, yani sanal kişilik tüm bunları yapacak şekilde programlasak; sanıyorum ki; bunu bir robotun yazılımı gibi de düşünebiliriz, [isac asimov'un kitaplarında olduğu robotik yasalar gibi), neyse işte bütün bunları UYGULAMAYA çalışan sanal kişilik veya robot; kanımca donar kalır ve hiç bir şey yapamaz, belki patlar bile:)))

Tiversonus

#23
Veya anında insanların gözünün önünde, birden yok olur, üst yoğunluğa doğru.

"Varlığın öteki kıyısına vardığında önce, sonra ve ortada olandan vazgeç."

en çok bu hoşuma gitti demiyorum, aklıma hoş geldi diyorum:))



rinda

Sizin deneyimleriniz başka kimsenin değer biçemeyeceği deneyimlerdir.

rinda

#25
Yaşam ağaçtaki elma gibidir, ateş (güneş) de onu olgunlaştıran etmendir, olgunlaştığınızda bir gün bir ağaç olabilirsiniz. Eğer bunun dışındaki etmenlere meğil ederseniz kurtlanırsınız !!! Ama bu demek değildir, siz hiçbir zaman ağaç olamayacaınız. Olacaksınız elbette, ama bu sadece biraz zaman alacaktır, bünyenizden o kurdu çıkarmak...
Sizin deneyimleriniz başka kimsenin değer biçemeyeceği deneyimlerdir.

rinda

#26
Nefretin sevginin zıddı olduğunu söylemeye çalışıyoruz, çünkü nefret anlayıştan yoksunluktur, sevgi ise anlayışın bolluğudur... Nefretlerinizin üzerine yürüyüp onların içinden geçmek size bağlıdır... ALINTIDIR
Sizin deneyimleriniz başka kimsenin değer biçemeyeceği deneyimlerdir.