Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

Samimiyet ve Dürüstlük Adına Evrensel Diyaloglar

Başlatan Tiversonus, 04 Nisan 2010, 17:38:26

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Tiversonus

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Tgur


Sevgili Kardeşim,
Bu yazıyı yakında hazırlamıştım ama sonra vazgeçmiştim,
Ama görüldüğü gibi ortaya dökülmesi için kollektif bilincin israrı var,

                                27.12.2009
Avatar bilinci ne demek
Sahiden nedir bu dilimle gevelenmek
Bir 'in hiçlikten damıtıldığını
Biraz biraz söyleyebilmek

Ra bilgilerinde Bir in yasası, sonsuzluğun, bir olarak düşünülmesi gerekir şeklinde yorum ve
vurgulamayı hatırlıyorum ,
[/color] buna itiraz ediyorum,
Ama yanılmış ta olabilirim ,Ra nın bir olarak tanımladığı [/color]benim düşündüğüm gibi bir yaklaşımı içeriyordur[/color] tabi ki ,perdenin öbür tarafındaki o  bilinç bütünlüğü, bizim lineer donelere yaslanmış kriterlerin dışında bir anlayışı sergiliyordur.

Zira, bizim Bir kavramımız, maddi yoğunlukta,dualiteyi kavramış yani ikiyi de içine alan ,
artık önüne kendini tanımak üzere koymuş olduğu aynayı kaldıran ve ne olduğunu anlayan, şuura ermiş bilinçte sonucunu bulmaktadır.

Evet ,bizim sonuç olarak tanımladığımız bu kavramın dışındaki sonsuzluğu Ra ,

"Bu duruma sonsuzluk dersek ,sonsuzluk bir nevi sayısallığı anımsatacağından Bir olarak söylüyoruz" demektedir.
[/color]Ve bence burada problem  oluşmaktadır , [/color]

Bizim sayısallık kavramının yani madde yoğunluklarının sonuçlandığı  Bir ,sonsuzluğu içine alan Ra nın bahsettiği Bir ile karışıklık atfetmekte ve konuyu biraz anlaşılmaz taraflara kaydırmaktadır
Bu yönden ben Ra bilgileri ile belirtilen Bir i "hiçlik" olarak belirtiyorum,

Hiçlikten damıtılan Bir yukarıdaki dörtlüğün özü..
İşte bu Bir, hiçliğe bakmakta ve benzerlik ve farklılık ne olabilir ,sorgulamakta..

Benzerlik veya farklılık bile geçerli kavram olmayabilir ,o zaman K.lar çok haklı bir cevap
vermişlerdi böyle duvara çarpan şeyler düşünen benim gibi meraklıların sorularına ,

"siz varsayımlarla ve elinizdeki lineer ölçüyle üst yoğunluklarda olanları kavrayamazsınız"

Bu sonucu biliyordunuz da bunları neden sıralıyorsunuz sorusuna da cevaben,

Sadece, masumane ,düşüncelerin sınırsız ,helezoni bir özellikte ve ucu açık olduğunu hatırlatmak istedim ve içinde bulunup bazen kendimizi hırpaladığımız yaşamın ,hayali ,
bir tuval üzerine çiziktirilmiş resim gibi ,üzerinde her zaman rötuş yapabileceğimizi ve fırça,
boya, silgi gibi materyalin, hemen yanı başımızda olduğunu hatırlatmak istedim.



------

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Tgur




Konuyu fazla uzatmadan ,
Bence kilit söylem,
"Sonsuz olan çok sayıda olamaz" ifadesinin yorumunda yatıyor,
Sayı kavramının dışındakiler "sonsuz" kelimesi içindekilerdir ,
Genellikle biz "sonsuzun"mutlaka sayılarla ilgili olduğunu varsayar ve ona göre düşünürüz,
Burada sayılar algılaması dışında "sonsuz" konu ediliyor ve ona ben "hiçlik" diyorum.
Gerçi RA bilgilerinin bir yerinde "hiçlik diye birşey yoktur şeklinde" bilgi hatırlıyorum, ancak tercüme sıkıntıları ve Türkçe yetersizliği bunu bu şekilde aktarmış olabilir,belki başka şeylerden bahsediliyordur.

Neticede ,
"Siz herşeysiniz ise" benim  yorumum böyle..(Şaka) [/color]

Sevgiler..


---------




Tiversonus

#1
Alıntı YapBu arada birşeye dokunmadan da geçemiyeceğim,

KH gurubunun manüplasyonu ve dayattırıp o sizin de bahsettiğiniz zulümü ortaya çıkaran olaylar ,bilgi zaptiyelerinin ,sezgiye yer vermeyen ,düşünceyi ve serbest yorumlamayı önleyen davranışlarıdır,
ençok bu konuda korkuyu da bir silah olarak kullanıp, zaman kesitlerindeki değişkenliği hesaba katmayıp ,eski anlayış ve kavramlar üzerinde iz bırakıcı kalın, etkili,sınırlamalarla illüzyonlarını geliştirmişler ve bunu da mantıksallaştırmak için de bir çok yan yol bulmuşlardır,Serbest seçim ve sonsuz düşünce hürriyetine sahipolabilmek  ,kavramalar üzerinde takılı kalmadan ,mevcut bütün etkileyici faktörleri göz önüne alarak "siz herşeysiniz" mantığı ile kanat açıp uçabilmektir (bilgide).

Başlangıçta
çok güzel işaret ettiğiniz gibi "RA nın sapması nedir" diye sorgulayıcı bir zihni devreye alan işte böyle bir bilinçtir,zira haklısınız ,ben de görüldüğü gibi o ortak bilincin içinde aylardır bu konu üzerine odaklanmışım , [/color]
Çünkü eğer her şey 6 da bitseydi yedinci yoğunluk neden var,
Demek ki bilinenlerin üzerinde bilinebilecekler yatar ve o işte bahsedilen ,üzerinde böyle uzatmalı konuştuğumuzdur,

Sizi sıkmıyor ve yormuyorum değil mi.. [/b]

İşte değişkenliğin karakter haline gelişi yine burada da ortaya çıkıyor, hiç böyle diyaloglara dalmak adetim değildi ,iki gündür neler yazıyorum,

Sevgi..


Tiversonus

#2
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Tgur



Bu yoğunlukta devamlı[/color] olumlu halde kalmak ,mutluluk döngüsüne hapsolmak demektir ,
döngüyü hareket ettirmek için arada bir mutsuz durumlarla karşılaşıp dönmeyi helozoni hale getirmek lazım ,

Bu mutsuz durumların saldırı şeklinde olabileceğini "bilmek", bahsettiğiniz bilmektir .

Saldırının sadece negatif guruplar tarafından değil de yüksek benliğimiz tarafından da devreye konabileceğini
kabul etmek ve bilmek ,bu bilme hadisesinin evrensel bir kavramda olduğunu hissetmektir.

Yaşamın dersler manzumesi olduğunu ve bu dersler için sadece mutlu olmanın ,dersi eksik bırakacağını anlamak
konuyu daha açık hale getiriyor..

Selam ve sevgi..


Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Tgur



İtirazınızda haklı olabilirsiniz ,ama "mutluluk" ve "saldırı" kavramları üzerinde kuantsal düşünce, yorumlarımızı değişik planlara atar,

Çok basit örnek,
bir hastalığı saldırı olarak kabul eden bilince karşılık bu yolla para kazanan meslek erbabının saldırıyı doğal yaşam halleri olarak kabul etmesine ve kazanma unsuru görmesine ne diyeceğiz,
Açlık saldırısına uğramış bilinçleri bekleyen fırıncılar var..

Tekrar sevgi..   


--------
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Tgur



Bahsettiğiniz konulardaki safiyet dolu arzu ve direnişleri[/color] anlıyorum,
Ancak ,
Erdem ve bilgiyi kaybetmeden bulunduğu ortamın sazını çalmak mecburiyeti de var,

Kurulu düzen,manüplasyonlar ve yanlış  davranışları yaşam kalıbı olarak seçmişlerin düzeni ise ve bu düzenle yaşamak gerçekliği varsa ,yani hayatı sürdürmek ,teneffüs edebilmek için kirlenmiş havayı soluklamak zorunluluğu varsa, maske takarak dolaşamazsınız,separe edilip yaşam dışına sürülürsünüz,

Buradaki rol,riyakarlık sınırlarına yaklaşmak gibi acıtıcı olabilir,zira halografik bir yaşantıda olduğunuzu bilmenize rağmen,fizik mevcudunuzla bu KH yaratımı dip boyutun duvarları ile çevrilisiniz..

Velhasıl bu yoğunluğa mecbur olmuşsunuz ,artık bir görev üstlenerek mi yoksa karmik mecburiyetiniz ile dengelenmekten ötürü mü ,analizlerinizi yapınız.
Bu gerçekliğin (lineer veya kuantsal)farkındalığına göre tutturduğunuz yaşamda yürümek zorundasınız ,

Bahsettiğiniz gibi Tv seyredersiniz, sığ manzaralar,

Dost sandıklarınız ile evrensel konuşmak istersiniz ,dudak büküp konudan kaçışlar, [/color]

Mesleğinizde etik olmaya çalışırsınız ,rant düşkünü politize edilmiş kitlelerin kuzu postuna bürünmüş kurt davranış ve dayattırmaları,

Bütün bu olumsuz yaklaşım içinde tek teselli veren ,frekansınıza uygun gördüğünüz sesler ,ruhun sevgi ve bilgelik dolu anlayışını terennüm eden ve sizi anlayabilen o karanlığı aydınlatıp kaynağa çağıran ışığın pırıltısı,

Ve bu karmaşa içindeki davranışlar yoğunluğunun, çirkinlikleri çarpa çarpa deneyerek saflaşıp ,sonuçta mutlak ışıklanacağını bilişiniz..

Sabırlar.. [/color]


----

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Tgur


Harabeye ,tarihe , eskiye dikkatli bakın,
Ama tarihi tekerrür ettirmeyin sakın, [/color]
Bilin ki ileri atacağınız her yeni bir adım
Size tarihten çok çok yakın..


Eskilerin sözlerine dikkat et, onlar bilge genidir[/color]
Ama bastıkları yerden gitme, zaman eski değildir
Zoru seç, koru tut gerekirse,
Yansa bile ellerin ,gelen yeni deridir.



Tiversonus

#3
Sevgili Tgur, öncelikle samimi bir durumumu açıklamama izin veriniz: Açıkça son "nitelik ve nicelik dersi" niteliği taşıyan Kasyopya Celseleri'nde geçen, 19 milyon ve 119 milyon tufandan sonra sağ kalan kişi var bilgisi ile sizin yazılarınızı daha dikkat ile okumaya çalıştım. Açıkça ben o an'larda Kasyopya Celselerini sizin tarafınızdan "negatif" nitelemesine yaklaştığınızı ya da bunu bir şekilde dile getirme çabasında olduğunuzu düşündüm.

Lütfen bakınız, Siz herşeysiniz, siz sonsuzluksunuz ve her fikre eleştirel yaklaşabilirsiniz. Bunda benim açımdan hiçbir sorun olamaz. Samimiyetle itiraf ediyorum, hoşgörünüze veya yeni tabir ile töleransınıza sığınıyorum. Belki bunu düşünmeme çok ama çok yanlış bir şeydi. Bilmiyorum. Ve birkaç gündür düşünüyorum ve "açık ve samimi olmak" adına bu yazıyı yazıyorum. Deneyimim o ki; konuşulmayan şeylerde taraflar yanlış/olandan farklı bir düşünceye kapılabiliyorlar. Artık ben açıkça ne düşündüğümü belirli koşullarda söylemeyi bir onur/görev biliyorum. Eğer yanlış düşüncelerim ile olası yanlış çıkarsamalarım ile kendimi yanlış olan sonuçlara sokmamak niyetinde isem (ki artık öyleyim); direkt açık ve iki yönlü diyalog yapılması gerekir diye düşünüyorum. Ve inanın bu nedenle yazıyorum.

Bunu bir aşağılama ya da fikir savaşı olarak düşünecek taraflarda olabilecektir. Ama bakınız, eğer yanlış çıkarımım var ise, bunu düzeltmenin ne tür başka yolu olabilir ki? İşte iki yönlü diyalog diyorum bu nedenle. Kısaca tekrar ediyorum Siz Yaratan'sınız diyorum ve her düşünceyi, fikri savunma ya da düşünmeye hakkınız var. Bu temel düşüncem. Elbette ben de elimden geldiğince açıkça özgür iradem ile düşüncelerimi ve temel dayanak aldığım öğretileri söylüyorum. Bu da benim Yaratan olarak özgür seçimim. Ben genel olarak; Kasyopya, Pleiades, Ra bilgilerini, Gudjieff öğretisini temel alıyrum.

Yakın zamanda babama, 72 yaşındaki babama Pleiades Öğretilerini verdim. Büroda karşımda okudu bu kitabı ve zaman zaman bana alıntılar yaptı. Bu alıntılar üç-beş tane kadar dı, yani fazla değil. Ve bence en önemli alıntısı şu idi: "biz zaten sizde olanı hatırlatıyoruz"...Evet babamın buna çok olumlama ile yaklaşması beni şaşırtmıştı, aslında belki de şaşırtmamalıydı. Yani temel aldığım kaynaklar zaten ben de var, bu eserler bana bunları sadece hatırlatıyor demek istiyorum...Veya tersi şu, kişide yok ise, dışarıdan eserle de olsa veremezsiniz. Düşüncem bu.

Şimdi şu an'a kadar yazacakların bunlar. Ancak ve ancak siz bana izin verirseniz, genel anlamda görüşlerinizi anlayabilmem açısından sorular sormak istiyorum.

Neden? Ben sorgucumuyum? Asla değilim. Ama tekrar ediyorum, hadi ben sizi yanlış çıkarsamalar ile anlıyorsam ya da siz beni yanlış çıkarsamalar ile anlıyorsanız? Ve daha da önemlisi, eğer farklı düşünüyorsanız benden bunu bilmek ve burada bana faydalı olabilecek potansiyeli egosal bir tutum ile kaçırmak istemiyorum. Konu Evrensel Olamn konuşulması temelinde yürüyebilir, bu sizin ve benim ve tabi ki diğer forum üyelerinin ellerinde olan bir şey. Ben açıkça  bunun; açıklığın ve dürüstlüğün ve sabrın sonuçları olacağını düşünüyorum. Ve Evrensel Olanı konuşmaya hazırım, eğer siz de isterseniz.

Ve bu bağlamda sizi daha iyi anlayabilmek için (belki yanlış çıkarsama yaptım ihtimaline karşı) bazı sorularım var, yüzeysel şeyler yerine ben çok genel özellikte olan şeyleri soracağım:



•   Yüksek Benlikler deiğimiz 6. Bilinç Yoğunluğu varlıklarının "saldırıların" arkasında olması düşüncenize katılmıyorum. Bu "ceza kesen Tanrı" figürüne çok yakın bir şey. Ve buradaki görüşünüzü gerçekten merak ediyorum.

•   "Siz sonsuzluksunuz" temelinde Ra Birleşik Düşünce'nin olsa olsa "şaka" yaptığını söylemişsiniz. Epeydir bunu düşünüyorum. Ve açıkça Bir'in Yasası (ki bunu savunmanız şart değil) hakkındaki görüşlerinizi merak ediyorum.

•   Ve bende açıkça "yanlış gittiğini" gördüğünüz şeyleri bana açıkça ve dürüstlükle deneyiminize ve görüşünüze dayalı açıklamanızı bekliyorum.



Tekrar ediyorum, ne düşünüyorsam, genel bir kalıp içerisinde açıkça ve samimice soruyorum. Lütfen sakın ama sakın başka gereksiz, düşün bilinçvari çıkarsamalara girmeyelim, bunu siz girmeyeceğinizden eminim ama işte yeni tabir ile kişiselleştirmeden yapalım diye düşünüyorum.

Siz benden ne kadar farklı düşünürseniz (illaki olacak değil bu durum veya olmayacak) size asla saygımı ve sevgimi küçültmeme niyetindeyim.

"Sonsuz ve Tek Olan Yaratan'ın" Gücü İle Huzur İçinde Olun!

Tiversonus

#4
Biraz önce yaptığım Güç Solunumu Egzersizi sonrası aklıma geldi ve genel olarak, tüm üyelerimizi kapsayacak şekilde bir şey ilave etmek istedim:

"Ra Bilgileri Hakkındaki Hertürlü Görüşler"

site linki:
http://www.baskalarinahizmet.com/topic.asp?TOPIC_ID=100



ve



"Kasyopya Celseleri Hakkında Hertürlü Görüşler"

site linki:
http://www.baskalarinahizmet.com/topic.asp?TOPIC_ID=99


Şunu söylemek istiyorum: "hertürlü" görüş diye düşündüğüm "aleyhte ya da karşıt" görüşleri de kapsaması içindi.

Genetik aile üyelerimden yaklaşım on-ondört kişi ile yakın yerlerde oturuyoruz. Ve samimiyetle şunu söylüyorum ki, "Ceza kesen Tanrı" görüşüne tamamı katılırlar, ben hariç. Belki babam ağzına alışkanlık gibi bir şey ile farklı bir konuma konulabilir. Ve tamamı "Tanrı ile Bir'iz" fikrine karşı duruş içindeler. Ve bakınız asla ama asla benim bu genetik aile üyelerime ve de onların bana hiç bir zaman sevgisizlikleri, saygısızlıkları, hürmetsizleri olmadı. Genel aile işleri içinde bu belki başka konularda olmuştur.

Ve bu fırsat ile tüm site üyelerimize de söylüyorum ki, bu başlıklara "hertürlü" eleştirilerinizi yazabilirsiniz. Ve fikir ya da soru sormadığınız sürece de ben bu bölüme kendi görüşümü de yazmayı düşünmüyorum. Bu rahatça fikirlerinizi yazabilesiniz diye düşündüğüm bir şey.

Tüm site üyelerimiz Kasyopya ve Ra Bilgileri ile "hertürlü" düşüncelerini çekinmeden bu başlıklara yazabilirler ve aslında yazsınlar, bence bu iyi olur ve ben şahsen bu bölüme yazılanlara cevap vermeyi düşünmüyorum.

Selamlar ve Sevgiler...


Tgur

#5
•Sevgili kardeşim,

Evvela sorularınız şunlar,

•   Yüksek Benlikler dediğimiz 6. Bilinç Yoğunluğu varlıklarının saldırıların" arkasında olması düşüncenize katılmıyorum. Bu "ceza kesen Tanrı" figürüne çok yakın bir şey. Ve buradaki görüşünüzü gerçekten merak ediyorum.

•   "Siz sonsuzluksunuz" temelinde Ra Birleşik Düşünce'nin olsa olsa "şaka" yaptığını söylemişsiniz. Epeydir bunu düşünüyorum. Ve açıkça Bir'in Yasası (ki bunu savunmanız şart değil) hakkındaki görüşlerinizi merak ediyorum.

•   Ve bende açıkça "yanlış gittiğini" gördüğünüz şeyleri bana açıkça ve dürüstlükle deneyiminize ve görüşünüze dayalı açıklamanızı bekliyorum.
----------------------------
Cevaplarım;
*   Saldırı olarak tarif ettiğim ,daha doğrusu geniş izahın içindeki bu bence yanlış anlaşılmış tabir ,kutuplaşmanın bir hal olarak devreye konduğu faaliyetin, bizim bulunduğumuz ortamdaki potansiyel unsurun izahıdır ,yani konuyu siz de çok iyi bilirsiniz ,anlatılmaya çalışılan, matematiğin sinüsoidal eğri olarak tarif ettiği halin ortamımızda tezahürüdür ve gerekliliğidir ,bunu idrak eden, bu yoğunlukta mutluluk çıtasını her daim yukarı çeker..
Ancak o doğrultuda dahi, sinüs eğrisi çalışır.

*   Bu bölümdeki şaka sözünü yanlış yorumlamışsınız ,o şaka ifadesi size idi ,"siz her şeysiniz" sözü bizim ana inancımızdır..

*   Son olarak, ben sizde bozuk veya eleştirilecek bir yan bulabilir miyim ,sonra ben kimim ki..

Lütfen ,sevgi ve takdir ile dolu olan size yaklaşımımı bendeki siz bile bozamazsınız ,bunu böylece biliniz ,ve benim şu ana kadar yazdıklarımı analitik araştırmaya meraklı haliniz ile bir defa daha okuyup değerlendiriniz ,özellikle monoteizm dayattırmasına karşı olan genel halimi fark ediniz ,bunu bana son yazdıklarınızı tekrar okuyunca fark edip ilave ediyorum,

"Cezalandırıcı tanrı" kavramını savunmak değil, bilgiye ulaştığım ilk andan itibaren şiddetle karşısında durduğum bir kavramdır,tamamen yanlış anlamalar altındayım ,evet israr ediyorum tekrar okuyunuz..


İyi geceler..