Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

Paylaşmak İstedim...

Başlatan maskesiz, 30 Mayıs 2010, 22:59:24

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

sirera

#75
Bir hikaye vardır aklımda kaldığı kadarını anlatayım istedim. Avalokiteshvara'nın mitolojik hikayesi. Bu üstad varlık dünyada kötülükler bitene kadar insanlara yardım edeceğini söylemiş ve bedenlenmiş. Bedenlendiğinde bir de bakmış ki yardım elini uzattıkça o kadar fazla sayıda yardım isteyen çoğalmış, dayanamayan bedeni bin parçayı ayrılmış. Bin kollu budha dansı bunu temsil eden bir dans. İŞitme engellilerce hazırlanmış. Yolunuz açık, aydınlık olagelsin.
Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)

sirera

Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)

bozadi

#77
bu videoyu izlemiştim. sanırım yine senin diğer bir başlıkta verdiğin linkti sirera. çok güzel gerçekten.

maskesiz

#78
Teşekkür ederim Sirera çok etkileyici:))
Sevgi ve ışığın önünde saygıyla eğiliyorum.

maskesiz

#79
Bu akşam kutlama var rakı balık roka olmadan kutlamada olmaz ne de olsa izmirliyim:)
burda olmanızı isterdim
bir yanım hep eksik olacak yanımda oluncaya kadar
sonsuz sevgilerimle
Sevgi ve ışığın önünde saygıyla eğiliyorum.

Alemtac

#80
:)) bende İzmir'liyim ama İzmir'de değilim, rakı balık roka en sevdiğim üçlü hemde. Ne yapalım alacağım olsun mu? :))
 

maskesiz

#81
Sevgili Alemtac
her zaman ne zaman istersen kardeşim mükemmel olur
rakı balık roka sözüm olsun sana
hep gülsün güzel yüzün herkeze kalkanım
bu siteden sevgiyle giren birine kimse birşey yapamaz
bereket evdeyim daha içmeden kafam iyi çenem düşerse bu gece yandık
şimdiden özür diliyim
sonsuz sevgilerimle
Sevgi ve ışığın önünde saygıyla eğiliyorum.

Alemtac

#82
:)))

Sevgiler ve iyi eğlenceler :)
 

maskesiz

#83
Bazen öyle korkuyorum ki bir oğlum var mı varsa nerde
varlığından eminim varmı derken bu boyutta var mı
bu gb sorular var olduğunu biliyorum geriye tek soru kalıyor o da
oğlum khael nerde
içim acıyo....
bir gün ona kavuşacağım biliyorum
öyle zorlanıyorum ki adımlarken yaşamı kaybetmiyorum umudumu
razıyım bir an bile olsa yaşamaya
Sevgi ve ışığın önünde saygıyla eğiliyorum.

maskesiz

#84
Kahve içmemek için direnirken galip kahve oldu direnmesem belki aklıma gelmiyecekti ne yapayım kahve beni ,bende kahveyi seviyorum
mis gibi olmuş yine ve sıcak
hava çok güzel pırıl pırıl bir güneş ama evden çıkasım yok öyle oturuyoruz kahvem ve ben
yalnız değiliz tabi babam diğer notebook ta tık tık oyun oynuyor bıkmadan usanmadan
bir sürü yapmam gereken şey var liste yapıp sırayla yapmalıyım
canım onuda istemiyor başlasam gerisi gelecek ve nefes almadan koşuşturma içine gireceğim
pek bir fena oldum vır vır vır dır dır dır
bir süreliğine dursa düşünmesem derdim azmış gibi birde ne anlama bile geldiğini bilmediğim
sirius komuta gemisi diye birşeyler aklımda cidden ne olduğu konusunda bir fikrim yok
ben yaşamadığım şeyleri okuyup anlıyamıyorum düşünmek istememiyorum bir tarafımda merak ediyor elbet ne anlama geldiğini
benim gibi basit saf salak birinin ne işi olur gemilerle siriusla ben birtek dünyamı bilirim:)suyu toprağı kuşu böceği bilirim
anlamam kozmik karmaşalardan ne aklım yeter ne de boyutum:)
duyduğum kişide alex diye biri nasıl bir kozmik şaka bilmiyorum ama cidden kulaklarım uğulduyor ve hiç hoş değil daha kolay bir iletişim yolu tavsiye ediyorum yada iletişim için ben uygun değilim
[:)]
sonsuz sevgilerimle

Sevgi ve ışığın önünde saygıyla eğiliyorum.

Scyth

#85
Sevgili Maskesiz özeleştiri hatta daha doğrusu buna kişinin kendiyle ironisi diyelim; içinde kertiş telkinleri barındırmamalı. Kendimi ne zaman yitik ve değersiz hissetsem bunun bir telkin olduğunu hatırlamaya çalışıyorum. Kendimle konuşmuyorum bilinç altıma yerleşmesini istediğim için onu aklıma getiriyorum ve gelen değersizlik hissiyle nötrlemeye gayret gösteriyorum. Tabi ki "bunu sen de yapmalısın" demek değil niyetim; bu özgür irade seçimine müdahele olur. Bu telkinleri dinleme değil " böyle yapmalısın" demek. Öğrenmek için biz insanlar hangi tekniği kullanırız tekrar ve pratik o halde bence; öğrendiklerimizi unutmak içinde pratik yapmak faydalı olacaktır diye düşünüyorum. Kyron'un sitedeki son mesajını okuduktan sonra bir şey farkettim duyguların akmasına izin vermek. Eğer her şey ile bütünleşeceksek bir nevi akışın bir parçası olmalıyız; bloke ettikçede geride kalıyoruz. Her tür enerji tipini vücüttan daha doğrusu ka bededen akıtabilmek. Yani geçirgen olmak ışığın camdan geçip evi aydınlatması gibi. Tabi bunları yazarken ya negatif enerjiler diyorum kendime. Onlardan kurtulmaya çalışıyoruz neden onları bedenimize çekelim ki. Zaten dna dizilimimiz etraftan da gelse içimizden de negatif enerjiler için mükemmel bir konak. Bu şartlar altında bunu bloke etmek mesela öfkeyi bastırmak, tutkuyu ve rekabet duygularını bastırmak, kıskançlığı bastırmak, endişeleri bastırmak, korkuları bastırmak vs. onlara daha fazla bağlanmamıza sebep oluyor. Sanırım Kasyopya çevirilerinde okumuştum "Bastırmak bağlanmaktır". Biz düzeltiyoruz derken işte becerdim bu bir zafer dediğimiz anda yenilmeyen sadece geriye çekilen düşmanın daha güçlü bir şekilde yeniden saldırmak için fırsat beklediğini unutuyoruz. Peki doğru hareket hangisi olurdu; düşmanın üzerine yürüyüp çetin bir mücadelede olsa onu takip edip yoketmek yada savaşın anlamsızlığını görüp kaleyi terkedip gitmek. Deneyimlerim bana doğru ve yanlış diye bir şeyin olmadığını öğretti bana. Dünya da doğru güçlü olanın doğrusudur. Galip doğru mağluplar yanlıştır. Doğrular ve yanlışlar günümüzde bu kadar kesin ve basit ayrımlara tabi değil mikro ölçekte. Yani insandan insana değişen görecelilik durumu söz konusu. Sizin için doğru olan bir başka insan, bir başka ülke, bir başka kültür için yanlış olabiliyor. Yani demek istediğim eğer doğrumuzu tanrıya ulaşmak yani bütün evrenle bir olmak sınırlılıkları kaldırmak bize yapılan bu muameleyi durdurmak ve bu dramaya bir son vermek ise her birimiz içi kendi yolumuz ve deneyimlerimiz rehberlik hizmeti alsakta seçimler herhalıkarda bize ait olacaktır. Her türlü sınırlıklık  ve mecburiyet için de bu sınırlılağa bağlanmamak redetmekte bir seçimdir.

Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

maskesiz

#86
:)) özgür irade ile karar verebilseydik tam anlamıyla şu sirius dan alex e yaptırsaydım yaptığım 2 sepet ütüyü bak bir daha kulağımda uğulduyormuydu
bucak bucak kaçardı:)))
ütüyü ben yaptığıma göre alex in özgür iradesi benim özgür iradeyi dövdü:))))o gemide geziyor ben yaya:)))
Sevgi ve ışığın önünde saygıyla eğiliyorum.

maskesiz

#87
Burda mutluyum umutluyum hor görülmediğimi görmek güzel
birde omzumdaki el kime ait bilebilseydim karşıma çıkma cesaretini gösterebilseydi arkama saklanmak yerine:)
tam değil ama huzurlu uyuyorum insanın kendini güvende hissetmesi güzel
biliyorum ve hissediyorum ki tüm hücrelerim ışığın altında
tüm hücrelerim evrenin kanatları altında
Sevgi ve ışığın önünde saygıyla eğiliyorum.

maskesiz

#88
Burda yuvamda gibiyim öyle hissediyorum
kanatları altında azıcık huzurla uyuyayım
Sevgi ve ışığın önünde saygıyla eğiliyorum.

maskesiz

#89
Kanatlarının altında uyumak büyük onurdu
ruhun önünde saygıyla eğiliyorum
Sevgi ve ışığın önünde saygıyla eğiliyorum.