Paylaşmak İstedim...

Başlatan maskesiz, 30 Mayıs 2010, 22:59:24

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Alemtac

#225
Boş mesaj olduğunu anlayamamıştım, zaten mesaj altında imzayıda anlamıyorum, nasıl yapılır onu bile bilmiyorum. Bu nedenle Sevgili Talamun seni yargılamış oldum ve özür diliyorum. Sevgili Sirera'nın dediği gibi barışla birlikte sevinci yaşayabilmek en güzeli :) Sevgiler.
 

bozadi

#226
Talamun, etrafındakilerin yargılayıcılığını ifşa etmeye çok heveslisin anlaşılan. Bunu kendi üzerinde de denemelisin. Forumda ne paylaşaksan, neyi tartışacaksan bunu açık açık yap. Boş mesajlarla, imalarla değil. Kendini tanıtmadan, birşey paylaşmadan, seni böyle bir olayla tanımamız hiç güzel olmadı. İmzan da son derece yargılayıcı imalar içeriyordu.

Umarım daha güzel yönlerini tanıma şansı buluruz.

Talamun

#227
teşekkürler bozadi, amacım ifşa etmekten çok anlık farkındalıktı kendimden örnek vermem gerekirse ne kadar okursam okuyayım bazen bildiklerim ve uygulamak istediklerim dışında davranıyorum sadece bunu gösterme fırsatı sundum herkes için kendine.Zaten böyle ortamlar bunun için değil mi? kendimizin farkında olmak birbirimize bu yolda destek çıkmak ve birlikte tamamlanmak, hoşgörüyle şefkatle yargıyı yargılayanı yargılananı severek..İmzam da mevlananın bir sözüydü o yüzden yazmıştım ama baktım ki şimdi herkes üstüne alınıyor ve gereksiz gönül kırgınlıkları oluyor varsın boş kalsın zaten çoğu zaman duyguları anlatmaya yetmiyor kelimeler harfler..
Söylediklerim o şekilde değildi en azından söylemek istediklerim onlar değildi, asla zayıfı ezmek gerekir gibi birşey demek istemedim sadece şimdiye kadar olan deneyimlerim okuduklarım ve dünya görüşüm doğrultusunda evrenin zayıfın değil madurun madur ama güçlü olanın ayakta dimdik durmaya çalışanın yanında olduğunu düşündüğümü söyledim bu nedenle de ne olursa olsun affederek madur olduğunu evrene hissettirerek ama dimdik yıkılmadan durmak gerektiğini yaptığım tek şey buydu.
Özür her ne kadar büyüklük de olsa gerek yok en azından bana karşı kullanılmasını sevmiyorum bu biraz mesafe çekmek gibi geliyor kaldı ki sanırım benim daha çok özür dilemem gerekiyor.. O yüzden teşekkür ediyorum sevgili Alemtac ve sevgili Maskesiz..
 

bozadi

#228
Alıntı Yapamacım ifşa etmekten çok anlık farkındalıktı kendimden örnek vermem gerekirse ne kadar okursam okuyayım bazen bildiklerim ve uygulamak istediklerim dışında davranıyorum sadece bunu gösterme fırsatı sundum herkes için kendine.
Merhaba deyişini başkalarının problemlerinin varlığına işaret ederek yapman yakışık almadı.

Alıntı YapZaten böyle ortamlar bunun için değil mi?
Bu örnekte değil.

Alıntı Yapkendimizin farkında olmak birbirimize bu yolda destek çıkmak ve birlikte tamamlanmak,
Yersiz ve zamansız iğnelemelerle birbirimize destek çıkamayız.

Alıntı Yaphoşgörüyle şefkatle yargıyı yargılayanı yargılananı severek.
Bu söylediğine örnek teşkil eden biri olduğunu düşünmüyorum şu ana kadar sergilediklerine bakarak.

Alıntı Yapİmzam da mevlananın bir sözüydü o yüzden yazmıştım
Bağlamı pozitif de olsa, o bağlamından çıkarılarak bir silah gibi kullanılan sözler çok yıkıcı amaçlar için kullanılabiliyor. Senin örneğinde de öyle oldu nedense.

Alıntı Yapama baktım ki şimdi herkes üstüne alınıyor ve gereksiz gönül kırgınlıkları oluyor
Bu alınma ve gönül kırgınlıklarına neden olduktan sonra bunu sevgiyle gidermek yerine bunu bir yargılamaya çevirdin. İmalı bir şekilde insanların kendi negatiflikleri nedeniyle senin yüce niyetlerini ne kadar yanlış anladıklarını vurgulama gereği duydun. Ve bu da iyi bir işaret değil. Tamamen ego yansımaları. Kendini olmadığın birşey gibi göstermeye çalışıyorsun.

Ve sana bunları söylerken, ne kendimin ne de bu forumdaki bir başkasının egosuz olduğunu iddia etmiyorum. Ama ego'nun aşılma çabasına önem veririz. Ve biz seni daha hiç tanımadan bir sürü şiddetli ego işaretiyle sahneye çıktın.

Talamun

#229
egosuz süper yüce biri olduğumu söylemedim bozadi bilakis olduğu için buradayım ben bunu briket gibi düşünüyorum üstüste bir sürü eklenerek hergün her an birbirimizden birşeyler kaparak ulaşıyoruz hepsi bu, eleştirilerinden genel anlamda memnunum ki isteğim bu yönde zaten yargılanmadan ama, yalnız son yazdığını beni tanımamış olmana(benim kendimi tanıtma şeklim de hatalıydı zaten kabul ediyorum) ve sözlerimi yanlış anlamanıza veriyorum.Sildim işte silmesem mi daha iyiydi kötü birşey de düşünmedim bunu yaparken eğer yanış anlaşılacaksam silmem daha iyi değil mi?
Her neyse forumu yeteri kadar meşgul ettiğimi düşünüyorum bu nedenle bu doğrultuda daha fazla yazmayacağım, eğer bu konuda başka paylaşmak istedikleriniz, eleştirileriniz olursa mail yoluyla iletişim kurabiliriz
sevgiler..
 

Scyth

#230
Kendini kapatmak yerine iletişim içinde olmak etkileşimleri yaratır. Sanal dünya algısı yanlış, Kasyopyalılar bunun aynı zamanda psişik bir bağlantı olduğunu söylemişdiler. Ögrenmeye devam edebilmemiz için etkileşim içinde kalmalıyız. Konfüçyus'un sevdiğim bir sözü var " Zaman gelir su bile taşı deler geçer". Zamanla birlikte hepimiz öğrenmeye devam ediyoruz.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

bozadi

#231
Dediğim gibi, daha iyi yönlerini tanımak isterim. Dostluk ararım. Kardeşlik ararım.

maskesiz

#232
Bir sürü şey yazdım sildim, sildim yazdım ve sildim.Sanal alem değil forum benim için.Ailem yuvam ve ben herşeyimi paylaşırım.Ben Sevgili Alemtaç ın omzunda ağladım acı çektiğimde,Sevgili Bozadi nin arkasına saklandım korktuğumda,Sevgili Scyth gülümsetti en zor anımda,dibe vurduğumda Sevgili Zer_zivi elimi tuttu,Sevgili Alemtaç sildi göz yaşlarımı,Alemtaç kardeşceğizimin güler yüzü ve şifasıyla ayaktayım,enerjisiz kaldığımda Sevgili Bozadi destek verdi,sanal olmadığımızı Sevgili Scyth hatırlattı,Sakin sabırlı olmayı Sevgili Tgur dan öğrendim,yalnız olmadığımızı sevgili Cybll ,Sevgili Suna dan öğrendim,Sevilmeyi şevkatle kucaklanmayı,güvenmeyi,umudu,kardeşliği,dostluğu burda öğrendim.Ben çok teşekkür ediyorum ve umarım size layık olmayı becerebilirim.Unutuyordum imla kurallarını bile forumda öğrendim:p
Sonsuz sevgilerimle....


Sevgi ve ışığın önünde saygıyla eğiliyorum.

Scyth

#233
Açık sözlü mesajlarımı hep sevmişimdir. Bende iyi duygular yaratırlar. Sevgili Maskesiz ışık ailemizide hatırlamaya çalışmalıyız. Bir ara acaba bu dünyadan ayrılmamış ruhları ve diğer varlıkları görebilsem diye kafamda fikirler yoruyorumdum. Sonra rüyamda ofis gibi bir yerdeydim, orta boylu beyaz suratlı, biraz piknik tipli bir adam gördüm. Orda sözü geçen olarak gözüküyordu. Ona ne istediğimi söylediler. Buna hazır olmadığımı ve kaldıramıycağımı, bunun beni çok korkutacağını söyledi. Ne kadar ilginçtir ki ben bu fikre sonradan hiç kapılmadım. Daha önce görmediğim ve bana çok yabancı gelen simadaki bu adamı gene rüyamda gördüm; kocaman bir doğalgaz çukuru vardı ve onunla birlikte onu ateşe verdik. Hayatımda hiç bu kadar mutlu hissetmemiştim kendimi. İlizyon dünyasında bile bununla mukayese edebileceğim bir deneyimim yok, her neyse sonra bir daha görmedim. Gelmek istediğim nokta ışık ailemiz ile ilgili benim yaşadığım deneyimlerimi birer örnektrn öte bu konuda dayanak noktası olarak aldığım ve yalnız olmadığımız hissini güçlendirdiğidir. Ayrıca Sevgili Alemtaç'ın sayılarla ilgili aktardığı mesaj şu an hayatımda önemli bir yer edinmiş durumda. Bana yalnız olmadığımı ve doğru yolda olduğumu, hatalar yaptığımda bile genede yola devam edebileceğim ümidini veriyorlar.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

maskesiz

#234
Sevgili Scyth,ailemizden birbirimizden hiç kopmadık.Hep yanımızdalar herzaman ama okadar enerjimiz düşük ki ve zihnimiz okadar sınırlıki diğer yandan yapılan programlamalar kertişlerin bastırması o kadar fazla ki unutuyoruz ailemizi hatta kendi varlığımızı bile...
Ailem beni daha öncede geçen haftada yanlarına alabilirlerdi.Ben biliyorum ki yanımdalar ve benim için en doğruyu seçerler.Onlara güvenim tamdır,inancım tamdır.Dünyada ki kalıplara çok uydum çok bağımlı kaldım bu gerekliydi.Uyum sağlamak için gerçeğimi tekrar hatırlamak için...Bir güç beni öyle yada böyle dünyada tutuyorsa bunun bir nedeni vardır.Benim ve bütünün hayrınadır.
6 yaşımdan beri kendimi anne gibi hissediyorum,anaç bir yapım var sarıp sarmalayan ,toparlayan....Daha sonra kendi yaralarımı bile saramadığım aciz bir duruma düşmek beni çok yıprattı çünkü doğama aykırı işe yaramamak ,aciz kalamak.
Çok fazla kullanıldım ama vazgeçmedim güvenmekten,inanmaktan anlık güvensizliklerim olmuştur,herşeyden vazgeçmişimdir ama derinlerde bir yerde asla sarsılmayan dengede yıkılmayan dimdik ayakta bir yanım var.Ve bunu sizler hatırlatıyorsunuz ben ışık ailemi uzaklarda aramıyorum.Burdalar, heryerdeler ...yüreğimdeler....Işık ailem senin gülümsemende,Alemtaç kardeşceğizimin sevgisinde ,şifasında,Sevgili Bozadi nin gücünde,kararlılığında,Sevgili Zer_zivi nin anaçlığında,Sevgili Tgur un sakinliği ve ağır başlılığında,Sevgili Talamun un yaramazlıklarında....
sonsuz sevgilerimle
Sevgi ve ışığın önünde saygıyla eğiliyorum.

Alemtac

#235
Dün gece "Rehberlerimizle tanışma ve aşk sevgi için" adlı bir meditasyona katıldım. Bekliyorum, gözleri kapalı, rehber göremedim. Tekrar gözlerimi kapadım ve kendime sordum, rehberim kim...benim, ben senim...yüksek benliğim senmisin...evet, ben senim, sen bensin... :)))

Bunu anlatmamadaki sebeb, herşey biziz, baktıklarımızda gördüğümüz, hissetiğimiz, düşüncelerimizde var ettiğimiz, davranışlarda algıladığımız herşey biziz. İçinde sevgi olmayan birine, istediğimiz kadar sevgi verelim, şifa gönderelim, almıyacaktır. Sevgiyle bilmeyi göremeyen birine, ne anlatsak faydası olmayacaktır. Diğer taraftan, şifalar diliyorum dediğinizde kuvvet bulan, kendinde mevcut olan şifa enerjisinden kuvvet almıştır. Söylediğiniz bir cümle/kelimeyle bilgiye ulaşan, kendi içindeki ışıkla aydınlanmıştır. Herşey bizim içimizde, ben evrenin içindeyim, evren benim içimde, hepimiz aileyiz ve sizleri seviyorum :)

 

maskesiz

#236
Seni seviyorum sevgili Alemtaç ım. Bir sürü şey yazmıştım hasta geldi göndermeye çalıştım gitmedi kısmet değilmiş diyemiyeceğim.Tekrar benzer cümlelerle yazmaya çalışayım.Çünkü önemli olduğunu düşünüyorum ve kötü şeyler yazmış olsaydım göndermek hayırlı değil diyebiliridim ama benim için önemli şeyler....
Sevgili Talamun neden yazmayı bıraktı bilmiyorum bana mail gönderdi yanıt yazmadım çünkü birebir konuşmalar bazen incitici olabiliyor hele ki hassas bir dönemde isek ben onu yargılamak istemedim.Benim için çok değerli ve önemlidir ben hala onu düşünüyorum onun için dua ediyorum ve sevgim asla bitmez.Kendince haklı olduğu bir yola gitti ve gitme demedim.Ama bu gitmesini istediğimden değil.Ben onu çok sevdim ve her zamanda seveceğim...Keşke kalsa ve hislerini,yaşadıklarını paylaşsa çünkü forumda sevgiyle kuçaklanacaktır.
Sevgi ve ışığın önünde saygıyla eğiliyorum.

maskesiz

#237
4 yıl önce bu zamanlardı o kadın tarafından nefessiz bırakıldığım.Benim enerjimi yağmalasınlar beni parçalasınlar diye insanları kışkırttığı.
Evrende herşey yolunda onca pozitif müdahale gördüm,sizlerin sevgisi ve desteği ama benim hep içim acıyo ben nankör değilim ama hiç yol almamışım gibi hissediyorum aynı acılar hep yerinde duruyo...
Bir yerde okumuştum yaşam bir prova diye ailenize kavuşmak için bir prova kimbilir belki herkesin bir provasıyımdır.Zor zamanarını paylaştığım kendimi yok ettiğini bildiğim halde biraz nefes alsınlar diye acılarını içime aldığım.
Bir emanetçi gibi elinden tutarsın köprüde ilerlersin ailesine teslim edersin ve tekrar başa dönersin tekrar tekrar tekrar bir süre üzülürsün sonra yeni görev gelir seni bulur tesadüf diye birşey yoktur ki
Sevgi ve ışığın önünde saygıyla eğiliyorum.

Alemtac

#238
Güünnaaayyydııınn :))) Canim benim, içim acıyor dedin mi dayanamıyorum. Yaşamın içinde acımasızlıklar olduğu kadar güzellikler yok mu? Acılara katlanmamıza sebeb o güzellikler :) İki ayağımızı sağlam basarak, yüzümüzü güzelliklere dönmemiz lazım. İçimizdeki ışık ve sevgiyle, neşeyi taşımak birincil görevimiz.

Bundan sonra anlatacaklarım, kendimi anlatmak için...vesile oldun canım kardeşim :) Bu dünyaya ilk defa geldim gibi hissederim hep, geçmişim yokmuş gibi...yinede yaşadıklarım birer ders olduğu için şaşırıyorum. Bir hayatın içinde, ezeli olmıyan bu kadar ders :))) Yaşadıklarım benden bir tek saflığımı alamadı,
doğduğum günkü gibi saf olduğum için seviniyorum. Yaşayıpta ders almadığım bir olay varsa tekrar karşıma çıkacak ve çıkıyor, aynı olayla bir daha karşılaştığımda artık mutlu oluyorum ve hiç bir şey yapmadan düşünüyorum; geçen sefer yaptıklarımı gözden geçiriyorum.

Yaşam kimine göre bir bulmaca, kimine göre labirent, bana göre ise harika bir oyun alanı. Bu düşünce şekline gelinceye kadar, neden ben dediğim zamanları hatırlıyorum, niye hep aynı insanlar karşıma çıkıyor ve aynı şeyleri yapıyor...hani derler ya hep deliler beni buluyor :)) Öğrencilik yıllarım, çalışma hayatım ve içinde olduğum ailede karşılaştığım sorunlar hep aynı..bir yerde uyanmak zorunda kalıyorum, direndiğim durumlarda canımın yanması ancak olanı kabul ettiğimde geçti. Bu demek değildirki kendinimi akışa bırakmalıyım, yok böyle bir şey. Olaylara bakış açımı değiştirdim ve sert bir yaklaşım yerine sevgiyle yaklaşmayı tercih ediyorum. Ne yollar denedim, hatta bana yapılanın aynısını yapmaya bile çabaladım ve beceremedim :) Kabul edemediğim her olay, bana bir hastalık bıraktı.

Zaman zaman düşünüyorum yinede, seçtiğim dersleri neden seçmiş olabilirim :))) Bana öyle geliyor, neden seçtiğimi bulduğum an bitecek, aman bitmesin dersler :) Dünya o kadar güzelki; canlıların her biri, içlerindeki ses ve renkler çok güzel :) Bir görevimiz var; görevimiz ne olursa olsun, sadece nefes almamız bile kafi.

Sayfanı bu kadar işgal ettiğim yeter :) Seni çok seviyorum.
 

zer-zivi

#239
Tün aydın :)

Hayat ne kadar  ızdırap ve acı versede  çok güzel,bunu unutamadığım acılar,utançlar,haksızlıklar aklıma geldiğinde bir mantra gibi tekrarladım. Ve gerçekten gün be gün   geçmişin hataları,acıları  silikleşti ve  önemini içimde yitirdi.

Önemli olan  şu an, bu anı geçmişin  olumsuzluğuyla gölgeleme  sevgili dostum. Telkinlerin(mantraların) çok büyük önemi var. Derler ya  "bilmem ne suresini şu kadar okursan  dileğin gerçekleşri" diye.

 Benim içinde kolay olmadı,çünkü  geçmişi hatırlamak ve öfke ve  üzüntü duymak  insana  derinlerde bir yerlerde  zevk verebiliyor. Çünkü o duygulara,hislere alışmışız. Geçekte  huzur ve mutluluk  duygusu,kendin olma  doyumunu hatırlatacak  durumları çok fazla yaşayamıyoruz.Yaşadıklarımızıda  bu hızlı  yaşanan süreçte resmen  negatif bir  duygu,düşünce ve eylemlilikte hatırlayamıyoruz.

İçindeki ezilmiş yanın  duygu ve düşüncelerini hatırlamak senin enerjini dahada aşşağıya çeker. Negatilerin yaptığı budur, sende  kalıcı bir iz bırakıp sürekli enerjini sömürmek. Ve bunu  yapmalarına izin veriyorsun böyle,  hatırladıkça. Bunları söylediğim için huzursuzluk yada kendini kötü hissetme çünkü bütünden  bakınca  kişisel  zayıflıklarımızın pek önemi kalmıyor.

Olumsuz ne varsa hatırladığında onların yanında  güzel ve ruhsal değeri olan anlarıda hatırla. Çünkü biz genelde sadece  bir pencereden  bakmaya alışmışız. Ya  iyi yada kötüdür. İkisini bir arada düşünmeyiz. Özellikle insanlar hakkında. İnsanların hem iyi hemde kötü yanları vardır, bunları; yaşam içerisinde  olay ve durumlara göre verdikleri  tepkilerle yada  seçimlerle  ortaya koyarlar.

Yüreğinin ve zihninin üzerine gölge düştüğünde, sevgi ve ışık   şifa ile seni aydınlatsın  sevgili dost...