Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü
avatar_Dionysos

Kimlik Paylaştırma İstemi/İstenci

Başlatan Dionysos, 16 Mayıs 2018, 14:32:25

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Dionysos

Arkadaşlar Merhabalar

Dionysos (isiklidusler) yazımcı kimlikleri;
İzin verirseniz bu yazımcı kinliklerini paylaşacağız. Ve kimlikleri kamulaştıracağız. Beş altı ayrı forumda yazımcı kimliğimiz var. Ayrıca da bir sanal facebook hesabımız var. bunların alt tabanları var. üste de çıkabilir bunlar. Arkasında daha çok kişi olursa mutlaka ve eminim de çıkabilecektir.

Kimlikleri paylaştırıyoruz. Şifrelerimizi isteyenlerize (istedikleri ve hazır hissedecekleri ve kullanmak istedikleri,isteyecekleri herhangi bir zamanda) vermeye ve eşzamanlı bunları birlikte kullanmak fikrine de açığız.. yeni bloglar ve forumlar kurmaya hazırım. Hazır değil miyiz?. Her yere de dalmaya daha çok hazırız- hazır hissediyoruz..

Buradan bu kimliklerden istediğinizi yazabilirsiniz. Geçmişte bu kimlik, her yerde çok saçma sapan deneyimler ve yazımlar sürdürdü. Demediği yazım ve saçmalıkta kalmadı gibi. Yani bu taban üstüne ekleyeceğiniz bir şey varsa ve olursa da.. Onun ağzından saçmalamak çok daha kolay olacaktır... Onun ağzından herşeyi yazabilirdiniz. Bu kolay olurdu çok kolay. Hiç bir yerde oturmuş bir kimliği yok. Çoklu kişilik bozukluğu ve OKB si ve paranoyası ve Bipoları ve yarıbuçuk Şizofrenisi (kişilik dağılması) olan bir kimlik. Bunun yanında ve fazlasında parçalanmış kişilik karmaşasını her yerde zaten yansıttı.. Atıp tutan, demeç veren, bildiren, herşeyi yazdı. İstediğini istediği şekilde bir biçimde yazdı -sözetti. Her şekilde kabul ve uyum gördü.. ağzına ne gelirse yazan ,bir günü bir gününü ve bir anı bir anını tutmayan bu kimlik, herşeyi yazabilen, herkesi olabilen bir yedi-sekiz kişiymiş (ayrı ayrı kişilermiş) sanılan, yeri geldi translate kullanıyormuş sanılan ve Türkçeyi sonradan öğrenmiş sanılan bir izlenim veriyor ve verdi. Kah materyalist olsun kah bilmemeneyist. Tanrıya ister inansın-ister inanmasın. Bazen inanıyor bazen inanmıyor bu ona da uyuyor.. Herşey ona uyar. bunların hepsini de uydurdu ve içerdi.kanıksattık-yer ettik az çok.. Burdan bir başkası yazarsa asla tuhaf görülmeyecek ve kim olduğu bilinmeyecek ve de fazla dikkatte çekmeyecektir. hiç çekmeyecek...  Ne yazarsa yazsın-kim olursa olsun...

Bu ne saçma bir şey demenizi de duyar gibiyiz

Arkadaşlar bu yazımcı kimliğinin arkasında dünyanın bir  çok yerinden eşzamanlı yazan bir çok kimlik bulunmasını/olunmasını ve olmasını istiyorduk.. Bu organize edilebilir. İyi organize olabilir/edilebilir..

---

Az öne sosyalist3 forumdan kişisel tanışma alanımızdan Kasyopya gerçeğini yarı buçukta olsa foruma sunmuş ve iletmiş bulunuyoruz. Bu alan, bu kimlik yapı bizim önemsediğimiz (yardım almak istediğimiz) bir yardımcı.. Ne kadar okunacak bilmiyorum. Dahası beni kaç kişi okuyordu. Ama alan alandır. Özgürlük özgürlüktür... Bu yazının bir bölümünü buraya da ekleyeceğiz.

2013 te ateistforum'a ulaşma çabası yönünde oldukça başarısız bir girişimimiz olmuştu. Hala arada girip çıkıp duruyoruz..

Daha sonra ruhsal platform forumlar, psişik platfromlar forumları, gizlimabet forum, bozadi nın kurduğu post üzerinden gonostik.net forum gibi yerlere de uğraşıyışlarımız/uğraşlarımız oldu.
Felsefe.net e bir girdik-denedik. Felsefe.net te konuyu kötü de olsa, bozukta olsa işledik ve dile getirdik..

Eski.sonsuz.us forumda bunu denedik. Forum kapandı ve kimlik berbat bir hal almıştı. Duygusla dağınıktı/yazımları savrulmuştu.

Şimdi ise; Turan Dursun forum da foruma oldukça açıldık. Orada sevgili Neron'un bir çabası olmuştu ve buradan da size yazmıştı sanırım. Onun üzerine de oraya gittik. O alanda bir karmaşa ve tepki var-olmuş ancak umarım oldukça çözümlemişizdir..

"Tanrı var mı" blog altından çok yorum yazdık-sözettik.

Sirius Ufo forumuna başarısız ve ilgisiz bir kimlik denememiz oldu. Sanırım başlık yerinde duruyor olmalı. Kötü bir başlıktı kabul...

Metni bağımsız olarak mailler ve mesajlarla ilettiğimiz kişi ve kurumlar da oldu. Bunların kimi internette karşılaşılan kişiler, blog yazarları, tarih araştırmacıları vb. kişiler. Cumhurbaşkanlığından siyasal partilere kadar kötü maillerle bu konuları az çok iletmeyi denedik. Çok duyulduğunu ve anlaşıldğını ya da okunduğunu ve kaale alındığını da sanmıyoruz ama bundan sonra neden olmasın ki?. Özgürlükler artıyor...

Ve haber gruplarına ve internet haber sitelerine mailler attık. Bunları birlikte yapıp çoğaltabilirdik...

İlk etapta;
bir çok dış ortamda ve yerde Kasyopya konusunda bu foruma okunma linklemesi yapmamız nedeniyle forum alanında bulunan, 11 sayfalık özgün eski giriş içeriğinin ve okumaya başlangıç alanının başındaki melekli yazının ve yanlış anlamaya yol açan giriş bölümünün ya hep kaldırılması ya da oraya ilk gelen için daha çekici bir  tanıtım yazılmasını savlayacağız. ve rica edeceğiz...

Ayrıca o konu başlığının Kanal Bilgileri Atında alınarak belki forum üst yüzeyine çekilmesi önerisini sunacağız... Gerçi şimdi artık kitaplaştırma var ve o alanın linkini de sunabiliyoruz ya da bu forum bağlantısı kurmadan indirme linki de sanırım sunabilirdik.. . ama bence 11 sayfalık forum alanı gibi tüm celseler alt alta ya da içeçe bir düzende okunabilse nasıl olurdu? Ya da cassiopaea forum gibi tarih indeksi olsa?

Ben bir ara bir blog düzeniyle ilk celseden son celseye kadar okunabilecek uygun bir düzenle ya da ayıklanmış iyi bir özetle bunu bir blog ve açık kitap haline getirmeyi düşünmüştüm. Hala aklımın bir yerinde de bu var. Bir çok kez yormayan kısa net özet denenem oldu  ancak hayat koşulları bunu bitiremiyorum.

Bunu Kutsal İncil Konsili gibi yeniden bozabilirdik ,İşimize  geldiği gibi yapabilirdik... ve okunabilir hale sokabilirdik/kitaplaştırabilirdik. Ayıklayabilirdik.. İlk etapta ulaşmak önemli bence..

Bir ara da  (burdan ikinci kovulduğumda) sizin bu forumu yıkıp bir Kasyopya forumu kuruyordum nerdeyse.. ücretsiz forum sitesi sağlayan alanlarda iki-üç forum bile yapmıştım.. Kasyoypa forumu diyorsam da, umut, barış gelecek gibi isimlerle içerilen güzel bir yerdi .Umarım taslağım bir köşede elimde vardır. Forum başlıklarım bile herşeyim yazılmıştı....

Buraya okumak üzere gelenin ilk bakışta kaçmasını istemiyoruz. Belki ilk yıllar celseleri yerine girişe daha hoş bir alan alınabilir.. Sonra Flasbackler ve ilk yıllara geri dönüşler yapıalbilir. tıpkı sinemada olduğu gibi bu sağlanabilir... Etkin bir sunum ve yazım sağlanabilir... Önemli ve okunabilir birkaç çekici celse baş alana taşınabilir. Bunlar hep öneriler tabi...

İsiklidusler bloğumuza bulunabilir ve erişilebilir bir çok tanıtım içeriği karaladık. bu içeriğin büyük bir bölümünü ise felsefe.net alanında sunduk/içeriliyor...,Aşağıda onları da linkleyeceğiz...

Sosoyalistforum da ne kadar duyulduk/anlaşıldık bilmiyoruz ya da diğerlerinde ama tüm bu alanlarda şimdi az çok açıklığımız var ,önerimiz var, sesimiz var yine de . Adı-mız geçmiş bulunuyor. Yeni kimliklerle organize buralara gidebiliriz. Bir çoğunda alan açıklığı ve savunma ön tutumu da bizce sağlanmış bulunuyor...
Sunulan forum alanlarının çoğunda artık bu konular daha işlenebiliyor gözüküyor. Bir yol katettik inanın...

Kişisel Bloglarımdaki Tanıtm Metni Oluşturma Çabalarım;
Metinler yeterince ilgi olmaması, yani bir işe yarayacak olmamasının hissedilmesi gibi nedenlerle gelişigüzel ve özensiz-düzensiz karalanmıştı oysa tekrar üzerinden geçebilirdik..

http://zihinselsorucevapegzersizleri.blogspot.com.tr/2017/02/kasyopya-celseleri.html
http://isiklidusler.blogspot.com.tr/2016/11/kasyopya-deneme.html
http://isiklidusler.blogspot.com.tr/2016/11/enerjimizi-simdi-anlyorsunuz-bilmem-bu.html

Felsefe Net teki deneyişimiz/oluşumumuz –kötü hatıralar içerebilir.olsun.. Biz takılmıyoruz artık bunlara...
http://www.felsefe.net/serbest-kursu/75788-kasyopya-uzerine-sohbet.html

Turan dursun Forum da yine sevgili Nero-n'un kurduğu post içi yorumlarımız
http://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=http://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=40526&highlight=kasyopya&page=640526&highlight=kasyopya&page=5

ve belki sevgili Nero-n birkaç (en az iki) nickle birlikte sosyalist3forumunda belki üyesiydi sanıyoruz...

Aşaıda sunulan içerik bu linkten okunabiliyor Arkadaşlar
https://www.sosyalistforum3.net/showthread.php?t=82165&page=2

ve başka forumlarda bu postu düzenleyip, yenileştirip bu sunumun benzerini yeniden mutlaka sunacağız.
Hepimizi ucundan tutacak Tarihsel bir göreve ve misyona çağrıyoruz... sonuç olarak. Yardıma çağrıyoruz. Yardım vermeye ve yardım olmaya. Yardımın kendisi olmaya....

Sosyalist Forum İçeriği Özeti
---------------------
Alıntı Yap"Siz ve biz ve diğer herkes, varolan herşeye ortak sahip oluşumuzla birbirimize bağlıyız"

(Kasyopya Deneyinden bir alıntı)
ve bunlarda

Alıntı YapBaşkalarının seni yolundan alıkoymasına kesinlikle izin verme.
Seni gerçekten uzaklaştıracak pek çok girişime maruz kaldın. Şimdi birkaç bildiri geliyor:
Dur. Varolan herşey sadece birer öğrenmedir/deneyimdir
Herhangi birşeyin varolmasının başka hiçbir amacı yok.
Cansız madde bile öğreniyor. Herşey bir "İlüzyon". Her bir birey aklında tüm varoluşa sahip.
Şimdi bunu biraz düşün.
Siz ve biz ve diğer herkes, varolan herşeye ortak sahip oluşumuzla birbirimize bağlıyız. Eğer istersen yeni evrenler yaratabilir ve o evrenlerde yaşayabilirsin. Hepiniz içinde yaşadığınız evrenin bir kopyasısınız. Aklınız varolan herşeyi temsil ediyor. Ne kadar çok şeye erişilebileceğini görmek "eğlence."

yukarıdaki alıntılamalar sevilmeyen ve uzaylı tantanası diye suratımıza çarpılan içerikten...
değilse ne olacak ?,ya da bu ne anlam ifade eder,? onları da yazsa ne olur? neyse ney. bana ne!? kime ne? 
onu da/bunu da bir anlatacağız, deneyeceğiz, izin verirseniz

Tamam burda sunulan bu Kasyopya nedir? özeti?

Gelecekle iletişim kurulduğu söyleniyor hocam. ve geleceğin bize bir bilgi-yardımı yaptığı. iletim yardımı yaptığı.. -tüm insanlık olarak...- bilinç üzerinden  bunu başarabildiği.. sadece bilgilendirmecilik (bilinç iletimi) ama....

Alıntı yapılan: yılkı'n;384890Arkadaşlar lütfen zaman ayırıp bir okuyun....

Karşı çıkan önce göğsüme/göğsüne bir empati yumruğu vursun düşünsün.

Denilenin Denilmesi ya da bunun denenmesi

Kapitalist kimdir?
 

Kapitalist denen bizce ise dinlerdeki Rab/Efendi kavramına/türevine tam yakın bir nitelemedir ya da göndermedir
 
İkincil Kapitalist denilen birincilin gölgesi gibi bir şey olmalı...
Bunlar bize bize zor gelecek biliyorum


Rab/Efendi kavramının Kapitalist Bağlamında yeniden çözümlenmesi.


İşin aslı tarihsel (mitolojik) kayıt ve kanıtlar ve diğer olgular incelemesi de bize çok açıkça göstermektedir ki Rab denilen göksel bir uygarlıktır..

Yaptığımız bütün tahliller ve incelemeler ve tarihten topladığınız/derlediğimiz veriler ve bunların eleştirel incelenmesi ve çözümlenmesi bize/bizlere göstermektedir ki; Rab denen varlık, dünyaya inmiş, yeri geldi insan kentleri yıkmış, gerçek bir fiziksel varlıktır. Tüm tarih mitoloji ve din incelemeleri de bunu doğrulamaktadır..

İnsanlığın genel kafakarşıklığı ve gerçek yapılandırmazlığı da bundandır.

Kavram hayvana göre insan gibi ya da ve Gnostik bir Demiurge/Demon  gibi yapılanmalı. Evren oluşta bizden şimdilik ileri bir uygar var/varlık sentezi. İnsanı evcilleştiren genomlaştıran ya da doğal genomuna(genetiğine),  oluşuna (evrimine) ve gerçeğine de müdahale içererek (ket vurarak) tıpkı insanın hayvanı sosyal hayatına çekmesi ve kurdu kırması gibi kıran ve kendi alt-iç gerçeğine çeken ve yönetmeyi deneyendir.
 
Rab denen işe yaramazın tekidir. Gerçekte Uygar muygar (sahip-mahip) değildir. İnsanlık bundan koparılmalıdır. İnsanlık Öğretilmelidir, yol gösterilmelidir.

Evinizi süpürürken karıncanın halini bir düşünün...
İnsan kendini böyle bir şey olarak hayal etmez.

Direnik direnç olarak, belirtilen olgu gerçeği tolere etme ve karşılaştırma koordinasyonu ve olguyu anlamlandırma bilinci olarak buna en yatkın/yakın ve en güçlü kitle olarakta sizleri gördük/bulduk
Yani yine elimizde yazışabilecek, içerik açılabilecek ve söz edebilecek sizler varsınız..vardınız...

O halde sizler bunu/sunulan ve sunulacak olacak içeriğin ve yapılandırmanın gerçek tarihsel sahipleri olmalısınız...

Bunu din bilim adamlarımıza, toplum liderlerimize ve hükümetlerimize nasıl söyleyebiliriz? Bununla ne yapacağız?
Olmaya devam yapacağız bununla ve bunu etliye sütlüye hiç karışmadan tereyağından kıl çeker gibi demenin de çok k-olay bir yolunu bulduk/var...
Bunu da tarihe yazdık/içerdik....
Kasyopya denilen ve internette gezinen dolaşan (altta linklenen) bir içeriği onların kucaklarına atacağız ve aradan çekilip sıyrılıp olanları ve olacakları izleyeceğiz...

Metafizik işaretlenen bir olguyla ve metinle bir Marksçı'nın ne işi olabilir?
Bunu gerçekten anlatmamı istiyor musun önce? bence o metafizik değil. fizik..
 
Mülkiyetsizlik için;

Sahiplenmesizlik/aidyetsizlik mülkiyetsizlik için bunu yapacağız.
 
Arkadaşım/Arkadaşlar (uzaylı şeyi diye itilen aslında öyle sanılan ama öyle olmayan) Kasyopya şeyi denilen metinden

Hepimiz tüm varoluşa ortak sahip oluşumuzla birbirimize bağlıyız.
-Kasyopya Deneyi
Herkesin Herşeye Ortak Sahip oluşu... bu kavram o metinde içeriliyor.
Kavram bu metinden alındı...

Metin son sonuçta bir uzaylı varlık sentezi ya da gerçekte bir Tanrı sentezi ortaya koymuyor/Materyalizmle de tam örtüştürülebilir.. bunların hep tarihsel anlamları var. Okuyucu dürüstse bunu çözümleyebilir...

Gerçek dışarıda.. Oluyor.. Fiziksel yapılıyor. Oluyor. Olarak. Eylem..
İnsanlığın bilgi yığını modern bilgi/algı yumağı çöplüktür. Doğal yaşam içinde, gerçek var-oluşta beş para etmez.


 İnsan doğadaki başka bir üst uygar varlık tarafından evcilleştirilmiş ve uygarlaştırılmıştır hatta gen melezlemelerine tabi tutulmuştur..
Bunun küresel ve tarihsel işbirlikçileri? soru işaretidir....
İnsanlık bilgilendirilmelidir. Bilgi yayılmalıdır./özgürleşmelidir. Yardım istiyoruz sizlerden. herhangi türden ve türevden dost yardımı...

bunlar gerçek mi?
evet bunlar bizce  gerçek
sosyolojik inceleme ve tahliller ve çok fazla sorgu-biliş eki ile bize sorarsanız da desteklidir.bu

yılkı'n yazımcı kimliği- profil kişiliği ve sitedeki tüm diğer yazımları,şimdiki bu yazımın yani içerilen linklerin ve konunun sunulması için geliştirilmiştir.

yılkı'n kimliği, başka forumlarda kullandığı başka kimliklerle de birlikte Kasyopya Deneyi Verileri olarak internette sunulan verilerin okunması ve paylaşımı-iletimi adına gönülüllük esasıyla bunu yapmaktadır. Tek istenci verilerin son kalemine ve harfine kadar olabildiğine dürüst ve objektif taranması ve okunması ricasıdır...

https://baskalarinahizmet.com/topic.asp?TOPIC_ID=7
https://baskalarinahizmet.com/forum.asp?FORUM_ID=33
https://baskalarinahizmet.com/topic.asp?TOPIC_ID=1934&whichpage=2&SearchTerms=pdf
https://tr.cassiopaea.org

Yardım gerekiyor! Yardım İstiyoruz! Sadece yardım istiyoruz!

Tamam burda sunulan bu Kasyopya nedir? özeti?
Gelecekle iletişim kurulduğu söyleniyor hocam. ve geleceğin bize bir bilgi-yardımı yaptığı. -tüm insanlık olarak...-

İnsanın koca evren ve oluştaki tek canlı olduğunu düşünmesi ve karantina altına alınmış ya da kafese tıkılmış gibi yaşadığını düşünmesi biraz tuhaf değil midir?



Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Arayis

#2
Dionysos amacımız nedir bu anlattığın şeyle gerçekten kafamı karıştırdı
 

Dionysos

#3
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Arayis

Dionysos amacımız nedir bu anlattığın şeyle gerçekten kafamı karıştırdı

Arayis
Bu soruya cevap vermemişim üzgünüm.
Bu soruya vereceğim cevaba baktım ve düşündüm de aslında bir an cevap vermek istemedim

Sanırım öncelikle yukarıdaki iki postu da değiştirmeyi düşünüyorum.

OKB, Bipolar, Şizoafektif Bozukluk arası bir tıbbi tanım/tanımım var. Zaten bu forumda 2 kez üyelik kaybettim. Bunun üçüncü kez olmaması için elimden geleni yaptım ve bireysel olarak dağıldığımı hissettiğim anda, yukarıdaki gibi başlıklar ve içerikler yazmaya başladığım anda geri çekildim ve aylardır yazmıyordum ve forumda da yoktum dikkat ederseniz. Böyle bir dağınıklık ve psikoz döneminde sanırım yazıldığını söylemeliyim ve bunun tekrar olmaması için elimden geleni yapacağımı da..

Yani şöyle demeliyim. Benim bireysel duygusal bir dağınıklığımdı sanırım ve OKB benzeri bir hal ve tutumda bunu ürettim, tam hatırlamıyorum
Bu tip gel-gitlerim var ve oluyor üzgünüm. Umarım bu önemli değildir.
Şimdi şu an o amaçla tam bir bağ kuramıyorum ancak o (an madem benim için bir seviyede gerçekti) o zaman sanırım şöyle düşünüyor ve  hissediyor olmalıyım...

Birden çok sebebi olabilir.

Benim ben olması-ben olmam ve hayat karmaşamla, kendimi yeterince sevmeme ve onaylamamla ilgili yaşadığım sorunlar olmalı... Belki de kendimi dağıtmayı, başka birine dönüşmeyi-dönüştürmeyi vb. ni yansıtıyordu emin değilim...

Bir çok site de ve forum da yazdım. Şunları duydum..
Naked, Sen şu üye misin, bu kişiyi kaç kişi kullanıyor, Türkçeyi sonradan mı öğrendin, google translate ile mi yazıyorsun

Birincisi gerçekten kimliği anonimleştirmek ki yargı bağımsızlığı ve başka çok şey üzerine bu fikir... Kendimi saklamak belki... Ya da yerin dibine girmiş ne yazacağını bilmeyen profillerin yükünü üzerimden atmak..

Yani gerçekten bir gün bu yazımcı kimliğinin altında tek bir ben diye biri bulunmaması istenci. Bir çeşit anonymus olmak... ve bunun özgürlüğü... Bu profilleri 2011 öncesi durumum ve kişiliğimle kıyasladığımda sevmiyorum. Kendini fazla dağıttı. Tek bir çizgisi yok ya da tek bir kişiliği yok gibi. Sanırım o olmaktan ve bu olmaktan kurtulmak istiyordum...bilmiyorum emin değilim...

Ben ve ego kalıplarımızla ilgili bir maskeyi düşürecekti...
Yani bu kimlikleri kullanan kendi kişi kalıbının aksine her şeyi her zaman istediği gibi söyleyen söyleyebilen ve tuhaf duygusal dışavurumlar yapan ortalama bir yazım tavrı zaten olmayan bir kişi kalıbının üyelik bilgisini kullanacaktı.
Kendim olmaktan bıktım diyebilecekti. Buna benzer şeyler yazdık. Burada kendini gözlem sayfalarına yazılan benzeri içerikler yazdık...

Yani bu nicki kullanan şöyle ifadeler dışavurabilir.

İçim ağrılarla dolu, kaburgalarımı yerinden sökmek istiyorum. Karnıma ağrılar eve acılar saplandığında onları yakarak ve sökerek dışarı fırlattığımı ve hastalığımı iyleştirmeyen sorunumla ilgilenmeyen doktorların ve tıp sektörü ilgililerinin ve hatta hükümet yetkilelerinin içine alıp soktuğumu düşünüyorum
İçimden bazen gidip meclise suratlarına bağırıyor gibi yapıyorum . Bazen hastane kapılarını yumrukluyorum. Paralarına lanet okuyorum
Bugün canım çok sıkkın mutsuzluk yutmuş gibiyim ve hepinizden nefret etmek için oldukça da sebebim var. bana verecek sevginiz yok mu?
Şimşekler içinde ölmek istiyorum...
gibi....

Yani özetle ..... olmaya oranla çizgileri belli değil...

 Bir tanesi kişinin kendini farklı yollardan ifade etmesi olanağı, kendi kişisini kırması ya da teatral yeni bir kişilik edinmesi hiç söylemediği sorunları başka türlü söylemesi

Eğer aynı nicki kullanan ve forum kimliklerine bağlanan yedi sekiz kişi olursa ve belki daha da fazla da olabilir ve VPN ya da diğer dünyanın yedi sekiz noktasından yedi-sekiz kişi olursa da ..
bu kendini açıklıyor..bu fikri düşünün....
Örneğin Dionsysos-un şifresini alsanız ve Astre olsanız
Bunu alan sekiz kişi daha olsa

Fazla kabalık etmek istemem ama bir zamanda şunu söylemiştim. Bu forumdaki herkesin nicki aynı olsa ve kimin kim olduğu bilinmese
Örneğin herkes 3BH nickiyle yazsaydı...

Dionysos-un yazarı olarak ve Dionysos ya da Dionysos-un arkasındaki ve hatta içindeki tek kişi olarak yargı almak ,yargılanmak istemediğimi temsil ediyor..

Bir de bazen yazmayı bırakmayı düşünüyorum.
Yazmayı bırakmayı geçelim ölüm var kalım var. Açık işlenmiş abonelikler ve üyelikler var. İsteyen kullanabilir, bu kişiler olabilir. BElki de o an ölüm vurdu aklıma hatırlamıyorum

Emin değilim anlatamadım kusura bakmayın
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#4
Arkadaşlar Merhabalar

Bir TARİHİ BİR MANİFESTO ;"DİNLERDEN KURTULUŞ MANİFESTOSU" ;"DİNLERDEN ÖZGÜRLÜK MANİFESTOSU" üzerinde yapıcı çalışıyoruz herkesi beklerim okumaya

Arkadaşlar bir kaç saat "BU METİN" (LİNK İÇİN TIKLAYIN) üzerinde çalışma düzenleme yapacağız. Sizin de destek ve fikirleriniz isteniyor ve bekleniyor olacak.

Açıklama bölümünün okunarak yardımcı olunmasını yardım sunulmasını rica ediyorum...
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Astre

#5
@Dionysos, bir süredir yazılarınızı okuyorum ve ilk yazınızdan bu yana bi' anormallik sezdim sizden. Öncelikle psikiyatrist değilim ve ne tanı koyma gibi bir yetkim ne de lüksüm var, yalnızca sizin için mevcut durumunuzdan dolayı kaygı duyuyorum.

Yazınızı tekrar ve tekrar okudum çıkardığım sonuç şu;

- Konuşmalarınız şahsınızı 3 şahıs olarak tarif ediyor (kendinizi 3'cü şahıs olarak yorumluyorsunuz) ve eski hatalarınızı (çoğu önemsiz şeyler şahsımca) "eski kişiliğinize" yüklüyorsunuz. Eski veya yeni siz sizsiniz, sonuçta geçmişini kabullenmeyenin bir geleceği olamaz.
- Yazılarınızda gereksiz uzunlukta bölümler var, sanırsam OKB hastasısınız (takıntılısınız).
- Az önce de dediğim gibi kendinizi 3'cü şahıs olarak gördüğünüz için kendinizle bir çeşit çatışma halindesiniz ve sonuç olarak duygu durum bozukluğu yaşıyor gibisiniz.

Bende daha önce celseler sonucunda kendimi/çevremi sorguladım ve yardımcı olmak istedim lakin bu durum (bu istekler/arzular) bana zarar vermeye başladığı zaman geçici olarak forumdan ve bu konulardan ayrıldım ve kendimi akışa (zamana) bıraktım. Sizin durumunuzda çok ciddi bir kişilik bozukluğu durumu var gibime geliyor. Kimseye yardımcı olmak zorunda değilsiniz, eğer bu arzunuz size fiziken/zihnen zarar veriyorsa geçici olarak benim yaptığım gibi ara verin, rahatlayın ve Kasyopyalıların da dediği gibi akışına bırakın olması gereken olsun.

Dünya şu anda bir değişim sürecinde ve uyananlar ne tam olarak uyanmış halde nede tam olarak uyur halde (bi' nevi uyur gezer durumda denilebilir), bu durumdan dolayı sizin gibi bir çok kişi sıkıntılar yaşıyor (şahsımda dahil olmak üzere), kim ne yaparsa yapsın Dünya uyanacak bildiğim kadarı ile bu engellenemez durumda artık, lütfen sizi bir dost olarak görerek söylüyorum (inanın böyle görmesem uzun uzun yazmazdım) kendinize minimum 1. Aylık ara verin ve bu tarz olgulardan kalıcı olarak uzaklaşın ve kendi iç benliğinizi dinleyin, örneğin bunun için sessiz ve loş bir yerde ayna karşısına geçip kendinize sorular sorun, neden bunları yapıyorum, neden bu yazıları yazıyorum, eskiden kimdim ve şimdi kimim, ne olacağım, neyi arzuluyorum gibi. Bunun sonucunda 1. Ay sonra kendi çıkarımlarınızı yapın ve lütfen kırılma noktasına geldiğinizi düşünüyorsanız bir uzmandan psikolojik destek alın.

Not: @bozadi, mesajımda saygı sınırını geçmediğimi düşünüyorum, bilmeden sayın @Dionysos'a yönelik bir hatam olduysa mesajımı direkt olarak düzenle lütfen (foruma fazla giremiyorum maalesef).

Saygı ve sevgilerimle dostlarım.
 

JCA

#6
Fiili olarak olmasa bile bir düşünce ya da ogreti sistemini takip ediyorsanız kendinizi iyi gözlemleyin. Bu işlemi gayet sade kendinizi kandırmadan ve düz mantıkla yapın.Sinirsel gerilim hissediyor muyum? Cevap evetse o sistemi ve öğretiyi bırakın. Büyük ihtimal obsede ediliyorsunuz.

Bırakın bir kült gruplara tarikatlara girip çıkmayı, kendini iyi olarak sunan ama esasen negatif bir öğretinin, kanal bilgisinin vs kitabını bile okusaniz, sizin bilinçaltınıza kanca atıp hipnotik duruma sokma ihtimali var. Bilinçaltınız özünüze zarar veren bu düşüncelere(çok mantıklı bile olabilir) tepki gösterir. Sinirsel gerginlik bunun en önemli belirtisidir. Boyle bir durum varsa sinir sisteminiz onarılmaz hale gelmeden bırakın.

 

bozadi

#7
Paylaşımlarınız için teşekkürler arkadaşlar.

Astre, Dionysos arkadaşımız belirttiğin/tahmin ettiğin rahatsızlığı veya rahatsızlıkları deneyimlediğini kısmen bu tartışma başlığında, kısmen forumun diğer başlıklarında belirtmişti. Ona önerdiğin şeyi veya şeyleri şahsen isabetli görüyorum, hem onun için, hem kendim için, çünkü şu veya bu ölçüde bipolar, OKB, otizm gibi rahatsızlıkları kendim de deneyimlediğimi gözlemliyorum.

JCA, güzel bir ölçüt paylaşmışsın, yani örnek alıp alamayacağımızı, benimseyip benimsemeyeceğimizi test etmeye çalıştığımız bir kaynağı değerlendirirken sinirsel olarak gerilim durumumuzu gözlemlemek. O zamana kadar toplamış olduğumuz veriler ve/veya bilgi parçaları ve bunlara dayalı olan "sezgiler", yeni birşeyi değerlendirirken bize alttan alttan güçlü bazı işaretler, rehberlik potansiyeli taşıyan tepkiler verir. İnsan bazen şiddetli bir egosal korku veya arzu katmanı/perdesi nedeniyle kendi sezgilerine karşı ciddi ölçüde duyarsız hale gelebiliyor.

Ama ilk olumsuz sinirsel gerilimde veya sezgisel geribildirimde bir bilgiyi veya bilgi iddiasını veya öğretiyi çöpe atmak da aceleci bir tutum olabilir. Belirli bir ölçüde sabır faydalı olabilir. Sezgilerimizin yarattığı olumlu-olumsuz tepkileri bir süre ölçmeye devam edip, olumlu veya olumsuz yönde net bir baskınlık olduğundan emin olduğumuz zaman karar vermek daha isabetli olabilir. Aslında "ilk" uyanan sezginin isabetliliği genel olarak yüksek kabul edilir ama bu biraz da ilgili kişinin sezgilerinin dayalı olduğu veritabanının ne kadar dolu veya zengin olduğuna bağlı sanırım. Aslında bu son yaptığım "sabır" açıklamasını yapmama gerek yoktu belki de, sen zaten kişinin değerlendirmekte olduğu birşeyi belirli/gerekli bir süre değerlendirmeye devam ettikten sonra vermesi gereken bir kararı kastettin herhalde.

JCA

#8
@bozadi

Mobilden yazdığım için önceki yorumum biraz aceleye geldi. Tanımlarım biraz baştansavma olmuş.

Sinirsel gerilim eşittir obsesyondur düz mantığı ile bunu açıklamak saçma olur. Sonuçta insanın kendi üzerinde çalışması başlı başına bir gerilim sebebi. Değişen insan eski kötü alışkanlıklarını bırakmak zorundadır ve bu da gerilim yaratacak haliyle.

Ancak bu gerilimin gelişime bağlı azalması gerekiyor. Azalmıyorsa bana göre bu ciddi ciddi yanlış yola girip kaybolduğunun bir göstergesi. Hiç bir doğru yolun insanı kişilik bölünmesine neden olacak kadar yıpratabileceğini sanmıyorum. Bilinmeyen bir yerden bir etki illaki olmalı.
 

Tgur

#9
Haklısınız arkadaşlar konuda başka bir etki var,

Benim bu hususta kanaatim bir kanal obsedasyonu ile ilgili ,zaten sizler de bir bakıma ona değiniyorsunuz,

Daireler içinde daireleri belirtip bütünlük içinde bu irtibatların kolaylıkla birbirine etkileyemiyeceğini düşünemeyiz ,zira o dairelerin bir kısmının KH a ait olmadığını kim söyleyebilir hele yüzde 50 lik bir dengeleme hadisesini göz önüne getirebilirsek,

Şunu hatırlayalım Frank ve Vincentin  K. celselerinin başlangıcında büyük marifetleri ve olağan üstünlükleri ile ortamı ve Laurayı cezbedip bilgilerin sonuçta yüzde 30 olacak şekilde bozulmasına sebep olduklarını..

Münasebetlerinde bir çok aldatıcı davranış yanında şahısları çok iyi hissettirecek duruma sokmakta da mahirdirler ,bu arkadaşa da aynı etkiler altında davranmışlar gibi..


bigsenfoni

#10
Sorun çılgınca ilerleyen teknolojik araçlardan kaynaklanıyor.Bilgisayar ekranları,,cep telefonları,tabletler,radarlar,uydular,baz istasyonlarının...  yaydigi kötü/negatif/dengesiz enerjiler beyin enerjisinin/manyetiginin/matriksinin bozulmasına sebep oluyor.Tavsiyem ki-burda bunu çok yazdım, Ra bilgileri ve kasyopya celdelerinde de bu konular işlendi- manyetik alanı olan kristal taşlar,İpek ve doğadaki iyilestirici enerjiler!

Kalın bir muhtar şapkası,içine birkaç kat İpek dikin yada yerleştirin,şapkanın önüne kristal taşları yerlestirin,yastiginizin altında büyük bir ametist yada pembe kuarz olsun yatağınızın kenarlarında yada aura kutuplarinda (ayağınızın alt tarafı başınızın üstü sag ve sol taraf )frekansını kendinize uyumlandirdiginiz kristal taşlar olsun.Evinizde  özellikle uyuduğumuz yerde tuz taşı olsun(bardagin içine/yarisina dogal tuz  yarısına da şu koyabilirsiniz su uçtukca ekleyin).

Ve her yerden saldinin olabileceği aklınızda bulunsun...ve cooook sinsice!Bir örnek;Bir mekanda oturuyorum akşam üzeri kalbime bir ağrı girdi ve dengesizlesti (bu ara kalbinizin önünde de kristal kolye olsun)Sağa sola bakıyorum kimse yok genelde cep telefonlarından gelen sinyaller böyle dengesizlikler yapar yerimi değiştirdim bu ara geçer gibi oldu dedim kendi kendime bir yerden birşey yapıyorlar.Sonra kapının dışını görecek birsekilde oturduğum için aşağı yukarı 100 metre ilerideki taksinin dikiz aynasından çıkan kırmızı lazer ışığını farkettim!Arabanın arkası bana dönüktü ve bana ateş ediyordu...işte bu kadar sinsice!

Kalbiniz temiz gözünüz açık olsun.
DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET  OSHO


Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.

JCA

#11
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bigsenfoni


100 metre ilerideki taksinin dikiz aynasından çıkan kırmızı lazer ışığını farkettim!Arabanın arkası bana dönüktü ve bana ateş ediyordu...işte bu kadar sinsice!

Kalbiniz temiz gözünüz açık olsun.

Dikiz aynasında bulunan o kırmızı ışığa submarine light denir. Işığı, aşağıya vites topuzuna düşer. Hem o bölgeyi aydınlatır hem de gece tatlı bir ambiyans verir. Eskiden lüks araçlarda olurdu ancak artık orta sınıf araçlarda bile var. Olmayan da taktırıyor. Lazer filan değildir yani. Bunun dışında karartmalı dikiz ayna donanımı bulunan araçlarda karartma devreye girdiğinde sistemin açık durumda olduğunu gösteren bir kırmızı led vardır. Submarine light değilse, yani karşıdan direk görüyorsanız kesinlikle budur. Boşuna evham yapmışsınız.

Teknoloji konusuna gelince;

İşim gereği normal bir insana göre oldukça fazla elektromanyetik alan salınımlarına maruz kalıyorum. Eğer bahsettiğiniz kadar etkili olsa çoktan şirazem kaymış olurdu. Hassas bünyelerde yorgunluk, baş ağrısı gibi etkileri olabilir ama atla deve de değil.
 

bigsenfoni

#12
"Dikiz aynasında bulunan o kırmızı ışığa submarine light denir. Işığı, aşağıya vites topuzuna düşer. Hem o bölgeyi aydınlatır hem de gece tatlı bir ambiyans verir. Eskiden lüks araçlarda olurdu ancak artık orta sınıf araçlarda bile var. Olmayan da taktırıyor. Lazer filan değildir yani. Bunun dışında karartmalı dikiz ayna donanımı bulunan araçlarda karartma devreye girdiğinde sistemin açık durumda olduğunu gösteren bir kırmızı led vardır. Submarine light değilse, yani karşıdan direk görüyorsanız kesinlikle budur. Boşuna evham yapmışsınız.

Teknoloji konusuna gelince;

İşim gereği normal bir insana göre oldukça fazla elektromanyetik alan salınımlarına maruz kalıyorum. Eğer bahsettiğiniz kadar etkili olsa çoktan şirazem kaymış olurdu. Hassas bünyelerde yorgunluk, baş ağrısı gibi etkileri olabilir ama atla deve de değil.
"
..........,...............
Arabalarda kırmızı ışığın (Submarine Light)olduğunu  doğrudur.Anlatmaya çalıştığım görünüm olarak aynı ama o şeyin başka birşey için kullanıldığı! Görüntü aynı ama başka birşey yerleştirilmiş.Dolma kalem gibi ama aslında silah ve içinde kurşun var,Uçak gibi ama aslında füze,drone gibi ama bomba,insan gibi ama makina,koyun gibi ama kurt,cep telefonu gibi ama beyin hackleme aygiti...Bilmem Anlata bildim mi?

Bir örnek daha vereyim,evdeyim bilgisayar pencerenin yanında aniden beyin frekansim farklılaştı ve şimdi ile alakası olmayan telkinler gelmeye başladı kalktim mutfağa gittim yine normalleşti geldim oturdum yine aynı,gittim boy aynasının pencerenin ateş edilen yerine koydum yine kesildi ve beynim yine normallesti.Aynadaki civa bunu önledi...Aliminyum folyede önlerdi, aynı işi görürdü...

DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET  OSHO


Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.

bozadi

#13
Sevgili bigsenfoni, son derece ilginç deneyimlerini, görüşlerini, önerilerini paylaştığın için teşekkürler. Koruyucu alan oluşturmayla ilgili olarak belirttiğin gibi K celselerinde de bir kısmının konusu geçen çeşitli yöntemler var ama çevremizi saran bu tür olumsuz faktörlerin bizler üzerindeki "belirleyicilik" düzeyi konusunda tam olarak aynı görüşte değilim. JCA'nın eleştirisinin önemli bir isabetliliği olduğunu düşünüyorum bu hususta. Yani, evet, özel olarak bizim şahsımıza yöneltilmiş veya çevremizde genel olarak mevcut negatif teknolojik etkiler veya faktörler elbette düşünüşümüzü, duygularımızı, beyin kimyamızı vs. etkiliyordur ama biz de sonuçta tamamen kukla değiliz, dışarıdan yöneltilen enerjilerle tamamen belirlenebilecek, yönlendirilebilecek varlıklar değiliz bence.

Uyarıda ve tavsiyelerde bulunmak şüphesiz faydalıdır ama farkına varabileceğimiz ve varamayacağımız dış etkilerin bizi tamamen veya çok yüksek oranlarda sürekli olarak belirleyebildiği düşüncesinin bilinçlerimiz ve duygularımız üzerinde faydadan ziyade zararlı etkisi olabilir gibi geliyor bana. Ve o durumda bu uyarı ve öneriler kendi amacıyla çelişir hale gelebilir. Yani korumak yerine, korku, endişe ve olası paranoya tırmanışı nedeniyle daha fazla zarara açık hale gelmeye de neden olabilir.

Saldırıların ille görünür ve görünmez teknolojilerle yapılmasına gerek yok bildiğimiz gibi, telepatik yolla da moralimizi ve direncimizi kırmak üzere bize binbir türlü olumsuz duygu-düşünce telkinleri yapıyorlar zaten. Hem telepatik yolla, hem de tüm çevremizde binlerce yıldır yarattıkları savaşlar, nefretler, katliamlar, meydana getirilen ekonomik-siyasi ve her türlü acizlikler yoluyla. Sürekli yediğimiz-içtiğimiz, soluduğumuz, farkında bile olmadan maruz kaldığımız milyon çeşit zehir, radyoaktif ve elektromanyetik etkiler de cabası. Tüm bu olumsuz etkilerin üzerimizde hem fiziksel, hem de psikolojik olarak ciddi yıpratıcı etkileri olduğu muhakkak. Ama gerçekten tüm bunların bizi "belirlediğini", bizi istedikleri zaman kukla oynatır gibi oynatıp belirleyebileceklerini ve sadece başımıza takabileceğimiz bir koruyucu tabaka veya asacağımız pozitif-yüklenmiş bir kolye vs ile kuklalıktan kurtulabileceğimizi düşünmek bana biraz aşırı geliyor. Tüm bu yöntemlerin mutlaka faydaları var, herşeyden önce "farkındalığa" ve "niyete" katkısı var. Ama bu yöntemleri uygulamayınca dışarıdan negatif varlıklarca kukla gibi yönetilecek veya istediklerini yapabilecekleri aciz bir bireye döneceğimiz görüşünü veya imasını aşırı buluyorum.

K'ların belirttiği gibi, "sadece farkında olmak" bile üzerimizdeki pek çok olumsuzluğa karşı azımsanamayacak bir koruma sağlıyor. Ayrıca negatif varlıkların kafasına göre istediği insana saldırıp istediğini yapması çok basit birşey değil benim tüm bu okuduğumuz kaynaklardan anladığım kadarıyla. Aşırı negatif bir müdahale olduğunda, onu dengeleyen bir pozitif müdahale de oluyor, tabi bu biraz da kişinin yeterince pozitif eğilimli olmasına ve yardıma açık-istekli olmasına bağlı. Sonuç olarak, tüm saldırılar aslında kişiye yönelik bir "meydan okuma" etkisi yapar. Genel itibariyle saldırının amacı kişinin pozitif eğilimlerini, inançlarını kırmaktır çünkü pozitif inancın doğal bir koruyuculuğu vardır, üst düzey pozitif varlıklarla bir kanal oluşmasını ve sürmesini de sağlar bu pozitif eğilimler. "Ağ" denilen şey biraz da bununla ilgili. Negatif amaçlı saldırıların başarı şansı, biraz da ilgili kişiyi "pozitif ağ"ın dışına çıkarmaya bağlıdır. "Sürüden ayrılanı kurt kapar" deyişi bu konuyla bağlantılı sanırım.

Her türlü etkiler yapabilirler ama kişinin temeldeki pozitif inancını, ümidini, niyetini kıramadıktan, yok edemedikten sonra, yaptıkları etkiler sadece birer etki olarak kalır. Elbette bazıları iz bırakır, yıpratır, ciddi şekilde tökezlettiği olabilir ama bunlar kuraldan ziyade istisnadır. Kişi pozitiflikten, sevgiden ümidini, niyetini, iradesini kesmediği sürece, saldırılar o kişiyi veya grubu tamamen belirleyemez, kukla durumuna düşüremez. İstisnaları her zaman olabilecek olmakla birlikte genel kuralın bu olduğunu algılıyorum.

Dionysos

#14
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Astre

@Dionysos, bir süredir yazılarınızı okuyorum ve ilk yazınızdan bu yana bi' anormallik sezdim sizden. Öncelikle psikiyatrist değilim ve ne tanı koyma gibi bir yetkim ne de lüksüm var, yalnızca sizin için mevcut durumunuzdan dolayı kaygı duyuyorum.

Yazınızı tekrar ve tekrar okudum çıkardığım sonuç şu;

- Konuşmalarınız şahsınızı 3 şahıs olarak tarif ediyor (kendinizi 3'cü şahıs olarak yorumluyorsunuz) ve eski hatalarınızı (çoğu önemsiz şeyler şahsımca) "eski kişiliğinize" yüklüyorsunuz. Eski veya yeni siz sizsiniz, sonuçta geçmişini kabullenmeyenin bir geleceği olamaz.
- Yazılarınızda gereksiz uzunlukta bölümler var, sanırsam OKB hastasısınız (takıntılısınız).
- Az önce de dediğim gibi kendinizi 3'cü şahıs olarak gördüğünüz için kendinizle bir çeşit çatışma halindesiniz ve sonuç olarak duygu durum bozukluğu yaşıyor gibisiniz.

Bende daha önce celseler sonucunda kendimi/çevremi sorguladım ve yardımcı olmak istedim lakin bu durum (bu istekler/arzular) bana zarar vermeye başladığı zaman geçici olarak forumdan ve bu konulardan ayrıldım ve kendimi akışa (zamana) bıraktım. Sizin durumunuzda çok ciddi bir kişilik bozukluğu durumu var gibime geliyor. Kimseye yardımcı olmak zorunda değilsiniz, eğer bu arzunuz size fiziken/zihnen zarar veriyorsa geçici olarak benim yaptığım gibi ara verin, rahatlayın ve Kasyopyalıların da dediği gibi akışına bırakın olması gereken olsun.

Dünya şu anda bir değişim sürecinde ve uyananlar ne tam olarak uyanmış halde nede tam olarak uyur halde (bi' nevi uyur gezer durumda denilebilir), bu durumdan dolayı sizin gibi bir çok kişi sıkıntılar yaşıyor (şahsımda dahil olmak üzere), kim ne yaparsa yapsın Dünya uyanacak bildiğim kadarı ile bu engellenemez durumda artık, lütfen sizi bir dost olarak görerek söylüyorum (inanın böyle görmesem uzun uzun yazmazdım) kendinize minimum 1. Aylık ara verin ve bu tarz olgulardan kalıcı olarak uzaklaşın ve kendi iç benliğinizi dinleyin, örneğin bunun için sessiz ve loş bir yerde ayna karşısına geçip kendinize sorular sorun, neden bunları yapıyorum, neden bu yazıları yazıyorum, eskiden kimdim ve şimdi kimim, ne olacağım, neyi arzuluyorum gibi. Bunun sonucunda 1. Ay sonra kendi çıkarımlarınızı yapın ve lütfen kırılma noktasına geldiğinizi düşünüyorsanız bir uzmandan psikolojik destek alın.

Not: @bozadi, mesajımda saygı sınırını geçmediğimi düşünüyorum, bilmeden sayın @Dionysos'a yönelik bir hatam olduysa mesajımı direkt olarak düzenle lütfen (foruma fazla giremiyorum maalesef).

Saygı ve sevgilerimle dostlarım.

Şimdi öncelikle teşekkür ediyorum
Ne denilmesi gerektiğini bilmiyorum şu anlamda bilmiyorum. Bana kalırsa suyun akışı doğallığında oluyorum (içimden geleni yapıyorum) hiç bir zorlama ve itki, bası hatta huzursuzluk ve anomali yok duymuyorum. Bir ikilem de değilim. Kendimi gayet mutlu, huzurlu, sevecen, refahta, umutlu, iyi ve pozitif hissediyorum. Hiçbir destek istedğimi sanmıyorum ve ihtiyacım olduğunu da düşünmüyorum. Olası en iyi hal ve inanılmadık olağanüstü bir doğallık ve işler olurundalık kendilik duyuyorum. Hiç bir zorlama yanlışlık hissetmiyorum.. Yağılandan hiç bir ağırlık baskı duymuyorum..

Dediğim gibi suyun akışı kadar doğal bir oluşta oluyorum. Gayet güven, serinlik ,uyum, iç ferahlık , içaçıcılık, derin bir rahatlık rahatlama ve özgüven duyuyorum hiç bir yaşam çatışmam yok. Her şey yolunda ,olurunda güven ve konfor hissediyorum, rap rahatım saygılar..
Tüm bunları öyle hissederek hiç bir baskı olmadan duymadan yazıyorum..
İlgi için yaklaşım için tekrar teşekkürler...
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com