Haberler:

🎉 BaskalarinaHizmet.com 17. Yaşında! 🎉

Ana Menü

Karalamalar

Başlatan Scyth, 18 Ocak 2012, 08:29:11

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Scyth

#45
Gündüz vakti, üç dört tane mavi ışık patlaması gördüm evin içinde. Daha önce de olmuştu; ama dışarıdan geldiğini veya yoldan geçen bir ambulansın ışığı olabileceğini düşünmüştüm. Pek mantıklı gelmemişti. Bazen sarı ve mavi ışık noktaları görüyorum. Hemen görünüp, kayboluyorlar.

Bir de sürekli taktığım kristallerden birini değiştirdim; bugün. Sitrin'i çıkarıp; Labradorit'i taktım. Daha dingin hissediyorum kendimi.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

Scyth

#46
13 Şubat 2011 Celsesini okurken gözden kaçırdığım bir yer olduğunu farkettim. Elenin, Kasım 2011'de geçmiş ve virüs yayacağını o zamana tarihlendirmişdim; aklımda. Fakat, Celse'de "18 ay ile 2 sene" arasında denmiş.  Eğer Celse'nin yapıldığı tarihi temel alırsak en yakın tarih 2012'nin Ağustos'una denk geliyor. Birde şu var; uzun zamandan sonra, ilk defa güçlü bir gribe yakalandım ve öncekilerden farklı olarak; boğazda kuru öksürüğün daha fazla olduğunu farkettim. Diğer grip olan insanlarda gözlemlediğim de bu tip kuru öksürüğün ve mukusun daha fazla üretilmesi oldu.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

maskesiz

#47
Kurabiyeler için çok teşekkür ederim.Sıcak bir bardak çay güzel bir sohbetle çok iyi giderdi.Bir yerde okumuştum şifacının ilk gördüğü renk mavi diye kimbilir belki yardımı olur bu bilginin:)
bu yılki grip kardeşimde bende geçirdim aynı belirtiler vardı

sonsuz sevgilerimle
Sevgi ve ışığın önünde saygıyla eğiliyorum.

Alemtac

#48
Ellerine sağlık sevgili Scyth, mis gibi tarçının kokusu buraya kadar geldi :)

Geçmiş olsun, acil şifalar.
 

zer-zivi

#49
Yahu niye  zahmet ettin Scyth, hasta halinle birde o kadar kek ve kurabiye pişirmişsin. İnşallah bir gün   hakikisini yemek nasip olur :)

Boğazı temizlemek için  sirkeli su ile  gargara yap ve  iç. Gribide engelliyor hemde  başından...
 

Scyth

#50
Çok saolun. Zaten biraz sert olmuşlardı. :) Hazır kurabiyelerden bahsetmişken 13 şubat 2011 Celsesi'nde yağın faydasına vurgu yapılmış; hatta Kasyopyalalıar Un Kurabiyesi tavsiye etmişlerdi. SOTT Net' te yağın faydaları ile ilgili bir makalede yayınlanmıştı. Leptin'in öneminden bahsediyordu.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

Scyth

#51
[h2]İnsan Nedir[/h2]

Etrafınızda uçuşan uygarlığın ne denli ince iplerle birbirine tutturulmuş olduğunu görebiliyormusun. Görebilen gözler için bir portre çizmek istiyorum. İnsan, uygarlığına baktığın da, kendini ne denli küçüçük hisseder. Milyarlarcasından sadece biriyim, binlerce şehirden biri benim yaşadığım, şu binalar ne kadar da yükseklermiş, ordular ve silahlar ne kadar da yenilmez duruyorlar... Ve bu devasa imparatorluk bir kaç örümcek ağı ile tutturulmuş parçalardan müteşşekil. Neden mi?

Acaba su,elektirik ve gaz olmadan şirin yuvaların da insanlar ne kadar süre öylece oturabilirler. Sokağının sonunda ki marketten yiyecek temin edemeyen mideler kaç öğün sabredebilirler. Arslanın ağzından dökülen, o abartılmış pek çok övünç kaynakları; işte bu basit bir kaç unsura tabidir. Köklerini binlerce yıla dayandıran uygarlıklar bir kaç yirmi dört saat içinde silinip giderler. Abartılı mı geldi; tarihe bir göz atmanızı tavsiye ederim; benzerleri varmıymış.

Güzel bir Güneş, uyandın ve işte aynı koşuşturmaların da insanlık. Huzurla dolaştın aralarında ve Güneş almadan veriyor, her zaman ki gibi başının üstünde. Bir şey kaçırmış olabilir misin; bu sahte güvenik duygusuna kaynaklık eden nedir. Orman kanunu engelleyen; sahte hukuk kuralları olabilir mi. Hani şu %5'lik kısmın, %95'lik kaynaklarını güvence altında tutanlardan. Öte yandan, doksan beş adam beş elmanın peşinde koşuşturuyor; tazı gibi. Olmasa hukukun hizaya getiren kuralları ve oyalayan koşuşturmalar genede dolaşabilirmiydin huzurla aynı yollar da. Fakat Güneş, gene almadan verirdi başının üstünde; orası şüphesiz.

İşte insanlık, hani birbirine hakaret etmek için hayvan sıfatlarını kullanan. Hangi hayvandan üstünsün bir bak kendine. Bir köpeği ve insanı bıraksan doğaya hangisi daha uzun süre yaşardı, yedi senelik mi yoksa yetmişlik mi? Hangi insan veya hangi yüksek teknolojisi hissedebilir; yerde ki sarsıntıyı bir hayvan gibi çok önceden. Fakat insanlar üstündürler ötekilerden. O öyle bir ötekidir ki ne insan tanır ne hayvan. Sürekli ötekileştirir; ego doyumsuz bir kara deliktir çünkü; vermekle doyurulamaz. Hangi hayvan zevki için öldürür; hangisi zevki için seks yapar. Şimdiye kadar zevki için bir insanla seks yapan bir köpek duymadım. Fakat zevki için köpeklere tecavüz eden insanları duydum. Zevk için hayvanlara işkence edenleri de duydum ve gördüm. Ama sevgili insanlık büyük ideallare sahip ve o herşeyin merkezinde. Ne büyük aptallık.

Haşereleri öldürüyoruz; neden yapıyoruz bunu. Kim verdi bu hakkı bize. Birileri, birileri ile anlaşma yapmış olabilir mi. O lafta kutsal kitaplara bir bakmak lazım, bir anlaşmadan bahsediliyor mu. Sözde Tanrı; asılda şeytanla yapılmış olanlardan bir tane belki. Peki biz neyiz? Haşere gibiyiz; yedi milyar tanecik, öğüttümüz ise dünya. İki ayaklı haşereler. O halde bir gün gelip bizden güçlü varlıklar da bize aynısını yapabilirler. Şu meşhur büyük,küçük balık hikayesi. O zaman onlar haksız mı olurlar; eğer bizler yaptığımız da doğruysak...

İnsanlık mı! İnsalık değerleri mi. Nedir onlar, kaç para ederler. En son hatırladığım kadarıyla market ölçüsü olmayan bir şey kalmamıştı bu dünya da. Aksini düşünenler varsa çok kahve az Türk filmi tavsiye ederim.

Ama bizler sevmeyi öğrenebiliriz; bu gayede birleşebiliriz!? Senin doğaya gösterdiğin o sözde sevgi bile bir çalıyı düz bir çizgi nizamında budayarak oluyor. Yaratılışın doğasına uyacağına onu kendine uyduran insanlık öğrenebilir sevgiyi!?!? Sevgi, 14 Şubatta 2.5 liraya raflarda satılan kartpostaldır. O da sevgiline gitmez patronuna gider; bu da bir sevgi. Öyle ya ırmaklar denize ulaşır.

Acaba insanseverlik diye bir kavram var mı? Yani hayvanseverler ne kadar hayvanseverse onun gibi mesela. İnsan sevmezlik var biliyorum. Mizantropi deniliyor ona. Zaten kavramsallaştırmasalar eksik kalırdı bir yerleri. İnsansevmez kulağa ne hoş geliyor...
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

Scyth

#52
"9 Nisan 2011

......Geçen iki hafta boyunca neden hepimiz çok
rahatsız/düşük enerjili/depresif/asabi hissettik kendimizi?

C: Kozmik değişimler meydana geliyor. Herkes bunu kendi genetiğine ve çevresine göre
farklı farklı deneyimliyor. DNA patlamalarına hazırlık niteliğindeki önceki sıkıntıları
hatırlıyor musunuz? Şu sıra herkes diyet ve psişik hijyen konusunda dikkatli olmalı, çünkü
doğal süreci engellemeye çalışan dış faktörler de var.
"
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.