Haberler:

Yeni celse yayınlandı! 25 Temmuz 2026🎉

Ana Menü
avatar_fatihesen

Selam Arkadaşlar

Başlatan fatihesen, 11 Kasım 2023, 05:49:37

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.


bozadi

Alıntı yapılan: fatihesen - 06 Temmuz 2025, 13:30:14 https://youtu.be/EpNFmk45eKA
Merhaba Fatih. Daha önce başka bir video vardı diye hatırlıyorum. Onun yerine 1. bölüm olarak bunu belirlemişsin gibi görünüyor. Niyet insanlığın en kadim tarihini anlatmak mıydı?

Son zamanlarda "ölüme yakın deneyim" (ÖYD) hikayeleri beni çok cezbediyor ve ister istemez bu videoyu da ÖYD deneyimlerinde anlatılan şeylerle karşılaştırma gereği hissettim. Bu karşılaştırmayı yapınca bu videoda benim ilk dikkatimi çeken durum "ikilik" problemi. İster insanlığın kökeni olsun, ister başka herhangi bir varlık veya medeniyetin kökeni olsun, herşeyin (ve herhangi bir şeyin) en nihai kökenine dair bir anlatım yapılacağı zaman, en önemli şey "birliğe" vurgu yapmak gibi görünüyor bana. Herşey birdir ve herşey bu birliğin bir parçası ve kendisidir. Bu birlik bir ağaç gibi hem gövdesel teklik, hem irili ufaklı dallar, budaklar, yapraklar, çiçekler, meyveler vs bakımından çokluğu, çeşitliliği içinde barındırıyor. Sevgi kavramı, çeşitliliğin veya çokluğun aslında bir teklikten türediği farkındalığını temsil ediyor sanırım.

İnsanlığın hikayesi deyince, bu sanırım mecburen "enkarne" haldeki insanlığın hikayesi oluyor. Ama ya enkarne olmadan önceki veya öldükten sonraki halimiz? Yani ruhsal varlığımız? Önce onun hikayesi konusunda ne bildiğimizi tespit etmemiz gerektiğine inanıyorum. İşte ÖYD deneyimlerinin önemi de bundan kaynaklanıyor. Bu deneyimler bize inanılmaz bir bilgi kaynağı sunuyor. O bilgilerden ve konuyla ilgili çeşitli bilgi/görüş kaynaklarından yararlanarak, ruhsal varlığımızın ve ruhsal "yuvamızın" temel bazı nitelikleri konusunda ortak bir anlayışa sahip olup olamadığımıza bakalım derim.


fatihesen

#47
Merhaba Bozadi,

Çok teşekkür ederim içten ve derinlikli yorumun için. Niyetim öğrendiklerim ile içimdekileri birleştirip, ortaya çıkarmak, belkide insanlık içerisindeki kendi bilincimi, varlığımı onurlandırmak, benim için keyifli, heyecanlı bir süreç olacak...
İleri bölümlerde "ikilik" ve "üçlük" temaları daha da belirgin hale gelecek; dolayısıyla bunların birlik içindeki yeri ve dönüşümüyle ilgili anlatımlar da olacak. O yüzden bahsettiğin o "birlik farkındalığı" zamanla kendini daha çok hissettirecek.

Ölüme Yakın Deneyimler (ÖYD) her zaman ilgimi çekmiştir. Doğam gereği ölümden korkmam; fakat içgüdülerim –tasavvufi anlamda 'nefs'– hâlâ ölüm fikrine temkinli yaklaşır. Ruhum ise bunun tam tersine, ölümü bir geçiş kapısı gibi görüp adeta ona göz kırpar. Çünkü onun asıl amacı, bu dünyadaki deneyimlerin ötesinde olgunlaşmak ve yeni yaşamlarla daha fazla anlam kazanmaktır. Bu yönüyle ruhun "iştahını" Astrolojide KAD (Kuzey Ay Düğümü) çok güzel temsil ediyor zaten.

"Her şey birdir" anlayışı, uzun yıllar içinde yaşadığım ve hâlâ derin bağ kurduğum Tasavvufi gelenekle iç içe bir bakış. O yüzden söylediğin düşünce bana çok yakın.
Ama burada belki de temel bir soru sormak gerekir:
Eğer bir gün yaratıcı güce sahip bir varlığa dönüşseydik, hâlâ birliğe ihtiyaç duyar mıydık?

Benim cevabım şu olurdu: Evet. Çünkü ihtiyaçlarımız var oldukça, biz daima bir şeye veya birilerine bağlı kalmaya devam ederiz. İster bireysel ister kolektif düzeyde olsun, bu ihtiyaç bizi "birlik" bilincine kaçınılmaz olarak yönlendiriyor.

Örneğin: Dünyada herkes radyoaktif atık üretmeye başlasa, yaşam hemen sona erebilir. Bu nedenle, insanlar bireysel olarak hareket etseler bile, ortak bir sorumluluk duygusuyla davranmak zorundalar. Kısaca, birliğe dair inancın kökeninde aslında bu bitmek bilmeyen ihtiyaçlarımız yatıyor:
Evlilik, ortaklık, ticaret, mahalle, şehir, ülke, hatta galaksiler bile bizi bir araya getiren bağlar kuruyor.

Biraz daha somutlaştırayım:
Diyelim ki gidip Google'a ortak olmak istiyorum. Neden beni kabul etsin? Ona ne katkı sunuyorum?
Ama tam tersine, ben yeni ve çok rağbet gören bir internet tarayıcısı geliştirsem, Google belki de beni ortaklığa davet eder.
Yani "birlik", sadece ihtiyacı olanın çabaladığı bir şey değildir. Sistem de fayda gördüğünde "bir" olmak için istekli olur.

İlk videodan bu yana, bu hikaye üzerinde ara ara çalışıyor; aynı zamanda yapay zekâ destekli video üretim araçlarının gelişmesini de bekliyordum.
Ama artık daha fazla ertelemek istemedim. Bu yüzden projeyi alfa sürüm olarak yayınlamaya karar verdim. Bölümleri zamanla güncellemek ve derinleştirmek bana daha sağlıklı bir yöntem gibi geldi.

Enkarne, reenkarne, karma, tasavvuf ve birçok felsefi yaklaşımın iç içe geçeceği uzun soluklu bir anlatı planlıyorum. Yolculuk daha yeni başlıyor gibi...

bozadi

Alıntı yapılan: fatihesen - 06 Temmuz 2025, 16:44:49 Biraz daha somutlaştırayım:
Diyelim ki gidip Google'a ortak olmak istiyorum. Neden beni kabul etsin? Ona ne katkı sunuyorum?
Ama tam tersine, ben yeni ve çok rağbet gören bir internet tarayıcısı geliştirsem, Google belki de beni ortaklığa davet eder.
Yani "birlik", sadece ihtiyacı olanın çabaladığı bir şey değildir. Sistem de fayda gördüğünde "bir" olmak için istekli olur.
Biz ne yaparsak yapalım, birlik gerçeği değişmiyor ama birlik gerçeğinin farkında olmamak bize pahalıya patlıyor gibi bir algım var. Sistem diyebileceğim üst seviye pozitif varlıklar bizim bu kabustan (ayrılık, ikilik kabusundan) uyanmamız için yoğun çabalar harcıyorlar gibi görünüyor. ÖYD deneyimlerinde buna dair anlatımlar da var ("Şimdi git ve insanlara bu deneyimini anlat, korkulacak birşey olmadığını, koşulsuz sevildiklerini bilsinler" gibisinden).

Alıntı yapılan: fatihesen - 06 Temmuz 2025, 16:44:49 İlk videodan bu yana, bu hikaye üzerinde ara ara çalışıyor; aynı zamanda yapay zekâ destekli video üretim araçlarının gelişmesini de bekliyordum.
Ama artık daha fazla ertelemek istemedim. Bu yüzden projeyi alfa sürüm olarak yayınlamaya karar verdim. Bölümleri zamanla güncellemek ve derinleştirmek bana daha sağlıklı bir yöntem gibi geldi.

Enkarne, reenkarne, karma, tasavvuf ve birçok felsefi yaklaşımın iç içe geçeceği uzun soluklu bir anlatı planlıyorum. Yolculuk daha yeni başlıyor gibi...
Varlıkla aramızdaki ikiliği kaldıran, korkuları gideren, sevgi ve şifa yayan bir çalışma olmasını dilerim.

fatihesen

Alıntı yapılan: bozadi - 06 Temmuz 2025, 21:02:58 Sistem diyebileceğim üst seviye pozitif varlıklar bizim bu kabustan (ayrılık, ikilik kabusundan) uyanmamız için yoğun çabalar harcıyorlar gibi görünüyor. ÖYD deneyimlerinde buna dair anlatımlar da var ("Şimdi git ve insanlara bu deneyimini anlat, korkulacak birşey olmadığını, koşulsuz sevildiklerini bilsinler" gibisinden).
Bu noktada biraz farklı bir bakış açısı sunmak isterim.
Sistemde kendini "pozitif" olarak tanımlayan varlıklar, genellikle bizim kabuslarımızla doğrudan ilgilenmezler — tabii bu kabusun tohumlarını bizzat kendileri ekmemişlerse.
Bunu şöyle düşünebiliriz:
Bir inşaatın temelinde yaşayan canlılar için buldozer bir kabustur. Ama o buldozerle ilgilenen işçiden çok, o kazıyı yaptıran mülk sahibinin sorumluluğu vardır. Ve belki de bir gün bu kararının bedeli ona ödetilecekse, yaptığı işi telafi etmeye çalışabilir. O zamana kadar farkında bile olmayabilir.

Daha somut bir örnek verecek olursam, tasavvufta bir sivrisineği bile öldürmek sorun olarak görülür.
Derler ki: "Yaşam hakkını sen mi verdin ki, onu alma hakkını kendinde görüyorsun?"
Eğer bir hünerin varsa, yaşatmayı denemen yeterlidir — işte bu yaklaşım, yaşamın bütününe duyulan saygının bir yansımasıdır.

Ayrıca zamanın "iyileri"nin, geçmişin "kötüleri" olma ihtimali de oldukça yüksektir. Roller ve yönelimler zaman içinde dönüşebilir.

Ölüme Yakın Deneyim (ÖYD) yaşayan kişilerin aktardıkları da her zaman netlik taşımaz. Bildiğim kadarıyla kişi bu tür bir deneyimde, ya kendi öz bilincinin merkezine ya da dünyaya gelmeden hemen önceki bilinç düzeyine geri döner.
Orada ona bir şey hatırlatılır olabilir — "Görevin neydi?"
Bu, kişinin dünya yaşamında amacından sapmış olması, dünyevî eğlencelere kapılarak esas yönünü unutmuş olması durumunda, sistemin sunduğu bir tür otomatik hatırlatma mekanizması olabilir.

İyi ve olumlu dileklerin için Teşekkürlerimi Sunarım 🙏🙏

fatihesen

#50
Bu video, Fatih Esen tarafından yazılan 'Rise of Seeds' adlı orijinal bir bilim kurgu serisinin İkinci bölümüdür. Bölüm 1'in şok edici finalinin ardından, Cod-81, El Norab'ı 12 yıl boyunca izole bir sığınakta büyütme görevine başlar. Ancak El Norab sıradan bir çocuk değildir. Yıllar geçtikçe, daha önce hiç görmediği kadim semboller çizer, kendi kendine yabancı bir sesle konuşur ve açıklanamayan güçler sergiler.

https://youtu.be/HEoUGRbWFKM

fatihesen

#51
Bölüm 3: Big Mama's Funworld Günlükleri :

Neon ışıkların aydınlattığı, sahte kahkahaların yankılandığı bir Funworld'ün en karanlık köşesinde, galaksinin kaderini değiştirecek bir anlaşma yapıldı. Bir yanda her şeyi gören ama bir ismi bile olmayan bir hizmet ünitesi, diğer yanda masumiyetini kaybetmiş yaralı bir ruh... "Big Mama's Funworld Günlükleri", bir anlık şefkat arzusunun nasıl galaktik bir savaşı başlattığını, bir hediyenin nasıl bir silaha dönüştüğünü ve tarihin en büyük manipülasyonunun perde arkasını anlatıyor. Bir kurbanın nasıl avcıya, bir isyanın nasıl bir trajediye dönüştüğünün hikayesi.
https://youtu.be/qXOdgIInzPA