avatar_Dionysos

Bitki Toplayıcılığı ve Fitoterapi Yolculuğum

Başlatan Dionysos, 02 Mayıs 2022, 22:57:33

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

sirera

Şurada yabani otlarla ilgili güzel bir makale çevirisi yapılmış göz atmak istersen. 
https://permakulturplatformu.org/2017/08/02/yabani-otlarla-bilgece-dayanismak/
Üç nesil şehirde yaşadıktan sonraki nesil için köydeki bilgeliğe erişim neredeyse imkânsız deniyordu. Ben ve tanıdığım pek çok kişi üçüncü son kuşağız, kırsalda yaşama imkanına sahip değiliz. Ola ki yerleştik diyelim bu imkansızlıklar içinde, son kuşak olacağımız için de bu açıdan pek bir anlamı yok. 
Bu nedenle oradaki bilgeliği paylaşımın çok değerli. 
Şehirde birkaç senede bir  ağaç ve bitki tohumlarını killi toprakla karıştırıp yapılan topları parklara atmak mesela güzel bir eylem. Çocuklar en azından domatesin biberin ağaçta yetişmediğini öğrensinler. Bunu öğrenmek bir bilgelik kazandırmasa da onlara  hayatlarında renk olacak minik  bir pirinç tanesi olur. 
Şehirlerde yapılan beton binalar da kompost. Dünya ana bir silkeleme yaparsa kimbilir belki de şehirlerdeki betonların altından çıkacak en verimli ormanlar. Ormanlar. Bu bilge varlıklar, ağaçlar dillerini duyamadığımız ...
Kırsalda dışkısal atıkları kompost yapmak en kıymetli iş sanırım. Çok büyük bir emek gerekmese de dışkıyla uğraşmak için zaman ayırmak günümüz şartlarında standart bir zihnin seçmeyeceği bir uygulama olabilir. Halbuki kazanımı, getirisi ne kadar yüksek olacaktır! 
Bu arada on küsür yıl önce hoşca hazırlanmış bir belgesel vardı onu da ileteyim.

Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)

Dionysos

Alıntı yapılan: sirera - 10 Haziran 2024, 21:14:48 Üç nesil şehirde yaşadıktan sonraki nesil için köydeki bilgeliğe erişim neredeyse imkânsız deniyordu.


Benim böyle bi ifadem/yorumum var evet başkasının varsa bilmiyorum. Doğa bir yaşamda bile kavranmayacak bir şeydir, geleneksel bilgeliğin aktarımı/tekrarı/devamı lazım. Bu zaten bizi geleneksel yapardı modern değil. Yani kavrayıor olsak biz  de yabani olacaktık.

Kentlerden dönenler boşuna dönüyor, doğaya bir yere dönmüyor, çarpık, bilgelik kopuk
Doğada bütün yaşamın ders almakla geçer. Daha önce onlar orada yoksa

İnsanın doğayı ya da yabani otları kavrayabileceğini sanmıyorum. Bilgelikten uzak. Çarpık bilgi yapılandırıyor. Sonuçta herşeyi doğayı mülkü (kendini sahip, üstün iye) kabul eder ve insan yararına çıkarına kullanabileceği materyala/metaya dönüştürür ve bu epistemin temeli ,bu herkese aşılanır. Canlı cansız sınıflaması bile saçma ,kaldı ki canlılara saygısı yok.
Köy insanı da köklerden (gelecek geleneksel bilgelikten) beslenmiyorsa yakın ya da aynı benzer. Yeryüzünün sahibi olduklarını bir dinin köylüleri mesela. Bir tık daha doğalı.

Derede balık biter doğada ot, her yerde başka bir şey vardır. Dut ağaçlarının altı yaprağı sütü otlarla dolu . Yabani ot dağılımında muhtemelen toprak mineral yapısı, geçirgenlik, derinlik, ısı ışık dağılımı, otun kök bağlayıcılığı, su tutuculuk bir çok faktör var ve ben bile bilmiyorum. Kıl gibi yüzeyi kaplar ve örter su nem tutar kökle toprağı bağlar. Doğa kendini yapılandırır. Örneğin toprağın su kaybı erozyona uğraması vs. hepsini dizayn edecek biçimde ama bir orman fauna/habitat kurar. Kendi kendine. Bütüncül yaşam alanı. Dünya yüzeyi belki de insan derisi ya da flora denen gibi.
Bir yağmur ormanı kadar yağmur almasakta bura oldukça dengeli yağış alır. Burada bunları görebiliyoruz.

Bugün aynı şeyi  düşünüyorum. bizim burada yüzey toprak ve 25-40 cm aşağısı değişik kaya dolu. Sert gövdeli güçlü ağaçlar bunların arasına ve derinlere bile kök gönderebilir dolayısıyla toprak katmanının bittiği derinlerden bile organik malzeme emer ve geri yüzeye katar/ekler, bu otları ve kuşları besleyecek.

Tarım bitkileri ya da tarım şuna benziyor. Çam ormanı dikmek gibi. Tek bir ağaç çeşidi. Toprağı sürüyorsun ve tek bir bitkiye izin veriyorsun. Her yer fındık dolu hayvan yok.

İnsan yanlış bakıyor, görmeyecek

Köylülük eski bir kölelik sisteminni devam gibi, sadece sırası gelen efendi oluyor.
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Tgur

#32
Güzel irdeleme dostlar,katkıda bulunayım,

Doğa bizden ayrı değil
Biz oradan şekillendik
Bütün ile beraberken
Ego alıp yere yere geldik

Çok belirttim ama yine gerekli oldu,

Taştım topraktım ,ot oldum böcek oldum hayvan oldum sonra insan..Mevlana


sirera

#33
Evet konu güzel, günlerce sıkılmadan dinleyebilirim doğadaki deneyimleri, bununla beraber doğa belgesellerini ise izlemeye tahammülüm olmuyor. Kameranın o kutsal dokunulmamış alanı  izlemesi ve izlemeyenlere de izletilmesi paylaşım değil de kutsal alanı işgal, bozgunculuk, hırs gibi isteklerle yapılan programa katılım gibi hissettiriyor bana.
Ego alıp yere yere gelme gerginliği gibi yani 😁
Kayalık alanda yapılan basamaklı sistemlerde kenar etkisi daha güçlü oluyor diye hatırlıyorum. Kenar etkisi , ekim yapılan alanın çevresini saran bitki örtüsüne verilen ad. En güçlü, eski ve belirgin bitki çeşitliliği.
Toprağın en üst tabakası sütün üzerindeki kaymak gibi değerli. Maalesef dokunulmaması gereken bu kıymetli örtü yurtdışına bile gönderiliyor tonlarca.
En hasar vermeden yapılan tarım uygulaması sanırım tohum topları. Rüzgara ve canının istediği şartlara hareket ederek can alan bitkiler, ağaçlar. Belki kilometrelerce uzakta bile çıkabilir. Hiç çıkmayabilir de. Yapması da kolay.
Bu uygulamanın adı tarım da olmazdı zaten. Yaşantı yabanıl olurdu. Güzel de olurdu.
Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)

Dionysos

Aşağıdaki twitter gönderisi dün karşıma çıktı

Alıntı YapBöbrek yetmezliğini üç ay içinde tersine çevirebilen en iyi bitkilerden biri.

Doğa iyileştirir.

https://x.com/HerbalistChief/status/1820012241007136981

Bitkiyi biraz aradım çünkü bu sık rastladığımız her yer onunla dolu bir ot ve babam böbrek taşı sorunuyla boğuşuyordu

Alıntı YapBitki genel olarak kurt dökmek, öksürük ve akciğer enfeksiyonlarını hafifletmek, dizanteri, kalp krizi ve yüksek tansiyon, dalak ve karaciğer sorunları, kan ve böbrek taşlarının yanı sıra kemik çıkığı ve lumbago için kullanılır. Kaynatılmış bitki dekoksiyonları genellikle anti-helmintik ve ateş düşürücü tedaviler olarak kullanılır.

https://onlinelibrary.wiley.com/doi/abs/10.1002/9781119793007.ch4

Alıntı YapBitkinin tamamı, özellikle de kökü, temizleyici, idrar söktürücü ve laksatiftir/müshildir ve bu nedenle grip, hipertansiyon, oligüri ve idrar retansiyonu tedavisinde kullanılır. Bitki, Vietnam geleneksel tıbbında "temel ilaç" bileşeni olmuştur [2, 3] ve ayrıca Trinidad ve Tobago'da böbrek sorunları için kullanılmıştır [4]. Tohum bazen açlık gıdası olarak ve karaciğer şikayetlerinin tedavisinde de kullanılmaktadır.

https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3137868/

Bitkinin antiparaziter olması ilgimi çekti çünkü Ivermektin'in etki mekanizması buydu ben de biraz daha araştırmayı derinleştirdim.

Burada çok kapsamlı bir yazı ve tablolarla karşılaştım ve ilk etapta inceleyemeyeceğim kadar uzun bulduğum için bunu erteledim.

https://www.researchgate.net/publication/336617183_Turkiye'de_Antelmintik_Etkili_Bitkiler

Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com