"Offff Amaaa Neden Sıkıldık ki ???"

Başlatan Tiversonus, 19 Ocak 2010, 18:10:57

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Tiversonus

#15
Yeni Bilinç Dalgasından "Uzak Durmak" Çözüm Değildir!

Spiritüalizm, son on yıllarda Yeni Bilinç dalgası olarakta düşünülebilinir. Artan dünya değişimleri, hızlanan kozmos, EM dalgaları veya frekans düşürücü kirlilik, işte tüm bunlar Yeni Bilinç Dalgası ile ilintili. Şunu düşünelim; "ben spiritüalizm ile ilgilenmeyeceğim, böylece ha az sıkıntı yaşayacağım" diyen birisi sizce sıkıntı yaşamayacak mı? Dalganın etkisi nasıl etkileyecek?


Nefes egzersizleri, meditasyon ve diğer spiritüel uygulamalar, özellikle Yeni Dünya'nın kurulmasının hızlandığı ve eski Dünya'nın paradigmaları ile yıkılmaya başladığı bu zamanlarda çok daha fazla öneme sahipler. Bilincin evriminden kimse kaçamaz, elbette yeni bilinç ile çalışmayanları çok da büyük rahatsızlıklar beklemekte. Bu değişimler çok daha fazla travmatik olabilecektir, yeni bilinç ile çalışmayanlar için.

Kısaca "Ya dalganın üstünde kalınır ya da dalganın altında" ve spiritüel çalışmadan kaçmak bir çözüm değildir.



Bilinç Evriminde: Ya Dalganın Üstünde Sörf Yaparız Ya da Altında Kalırız!


Tek bir cümle yazacağım; Spiritüel Yeni Bilinç çalışması; ağ çalışmasını ve bir ölçüde İnternet Forumlarını takip etmeyi, katılmayı, buralarda aktif olmayı gerektirir, ayrıca Dünya Gezegensel Bilinci açısından, olayların şiddetini belirleyecek olan Yeni Dalga ile çalışan kritik bilinç sayısıdır.

Tiversonus

#16
Pleiades Öğretilerinden seçmeler:

"Dünya, kendi inisiyasyonu ve daha yüksek bir frekansa erişime karşı beslediği sevgi ile onu yeniden dengeye getirecek bir temizliğe girişecektir. Pek çok insan için bir öğleden sonra bu gezegeni terk etme olasılığı vardır. Belki bu şekilde kalanlar uyanır ve neler olduğunu anlarlar. Başından beri sizi harekete geçirecek, yüreklendirici ve küresel bir değişimin olması gerektiği konusunda uyarıcı olaylar oldu. Temelden başlayıp olağanüstü bir şekilde büyüyecek olan hareketler vardır. Dünyaya ne olacağı herkesin değişime ne kadar gönüllü olduğuna bağlıdır."


"Plan eğer bu olmuş olsaydı burayı çok çabuk temizleyebilecek teknolojiler var. Ancak, insan ırkı bugün Dünyanın sorumluluğunu üstlenmediği için bunun hiçbir anlamı yoktur. Mevcut ırk, yuvasını onurlandırmayı öğrenmek zorundadır."


"mükemmel bir şekilde bir Frekans Bekçisi kadar temiz olduğunuzda yapabileceklerinizi düşünün. Frekans olarak kimliğin, fiziksel, zihinsel, duygusal ve ruhsal bedenlerinizin elektromanyetik dalgalar halinde yaydığı toplam enerji olduğunu hatırlayın. Birisinin sizden çekip aldığı bir şeye kendi iradeniz doğrultusunda sahip çıkıp onu geliştirmeye başladığınız zaman gezegendeki titreşimi değiştirirsiniz."



"burayı çok çabuk temizleyebilecek teknolojiler var" sözü gerçekten ilginç anlamları içerisinde barındırıyor. Bizler İnsan bedeninde Bilincin Evrimi için burada, bu bilinç aşamasında hayatı deneyimliyoruz. Hem Dünya için hem diğer Ben'liklerimiz için (hatta bu boyuttaki aile üyelerimiz için) ve özellikle de Bilincin evrimi için sorumluluk içerisinde "sıkılmamalıyız", sahip olduğumuz bilgilerden dolayı sorumluluğumuz çok daha fazla!


Ve "Nefes Egzersizinin" Dünya Planı için büyük bir "Hizmet" değeri taşıdığını hatırlatmak gerekir!

Tiversonus

#17
[maroon]Basit Bir Nefes Egzersizi Önerisi[/maroon]


A. Bilgisayar Başında, İşyerinde v.b. Ya da Parkta Bankette;




1. NEFES ALIŞ: BURUN - BOĞAZ

2. NEFES VERİŞ: SADECE BOĞAZ


Toplam 13 Adet









Öneriler:



* Mümkün olduğu kadar rahat ve olabildiğince dik oturulmalı.

* Gözlerimizi kapatalım veya kısalım.

* Sağ elin parmakları ile sol eldeki parmakları hafifçe tutarak, sayalım, (alıp verme 1 olmak) üzere 13 kez yaptığımızda bırakalım ve normal nefesimize dönelim.

* Bedeni ZORLAMAYACAK bir çaba ile yapalım herşeyi, HER İNSANIN FİZİK KAPASİTESİ FARKLI olduğundan tek bir şey önermek çok zordur, RAHAT BİR ÇABA bence önemli!

* Mümkün olduğunca nefesi YAVAŞ alıp-vermek işin püf noktası, bu yüzden BOĞAZ kısmı üstten kısılmalı ve bu işi yaptıkça, kendinize uygun olanı bulacaksınızdır zaten.

* Yaratıcı OLUN ve değişik yerlerde, değişik ritimleri deneyin ve bir set (13 kez) yaptıktan sonra kendinizi gözlemleyin: Yaratıcı olun.

* Burundan ve boğazdan (gırtlağı kısarak) yavaş yavaş nefes alınız ve (hızı siz belirleyin ve ileriki zamanlarda rahat olan değişecektir) HAMİLE bir kadın gibi karnınızı şişirin. Ve bir kez yutkunun böylece boğazınız kurumaz ve bir kaç saniye nefesi karın bölgenizde tutmuş olursunuz, VE,

* VE, boğazınızdan yavaş yavaş nefesi veriniz, gırtlağınızı kısarak, bir miktar karnınızı içeri çekip çıkurlaşana kadar veriniz ve yine burada durun ve bir kez daha yavaşça yutkunun, işte buraya kafar "1" nefesi tamamlamış oluyoruz.

* Başka bir nokta şurasa; nefesi alırken (gözler kapalı veya kısık) bir heceyi içimizden olabildiğince odaklanalım ve nefesi alış süresince bu heceyi uzatalım. Bu hece "BA" , balığın "BA" sı...

* Nefes verirken, yine bütün dikkatimizi olabildiğince bir heceye verelim; bu "HA", tıpkı havanın "HA" sı ve nefes verme süresi kadar heceyi uzatalım.

* Her insanın fizik kapasitesi farklı olduğundan, yaratıcı olunuz ve eklemeler veya değişiklikler yaparak, kendinize EN UYGUN SÜREYİ ve ZORLAYICI OLMAYAN-ÇABAYI sağlayan ritmi bulun. Ve devamlı gözlemleyin kendinizi, odaklanmanızı v.s. Ben nefes alırken veya verirken sayı sayılmasını dikkat dağıtıcı buluyorum, bu nedenle vucudumun ritmini takip ediyorum. Kalp ve nabız atışınızı takip edin.

* Zaman kayması yaşayabilirsiniz ve önemli olan şey rahatlamanızı sağlayacak süreyi ve ritmi bulmanızdır, bu nedenle yaratıcı olunuz ve deneyiniz, kendinize en-uygun olanını bulursunuz.

* Bir şeyi "ürünleri" ile değerlendiriniz ve "ürünleri" sizi memnun ediyorsa, gün içerisinde set'i tekrar yapın.

Tiversonus

#18
İnsanlığın Evi Olarak Dünya


Bireysel olarak; duygusal, zihinsel olarak, ruhsal, sıkıntılı bir titreşimde olduğumuzda, bir süre sonra fizik bedende -bunların bir yansıması olarak- bir rahatsızlık yaşarız. Düşük titreşimlerin veya hastalıklı düşüncelerin ya da sıkıntılı ruhsallığımızın bir yansıması fizik bedende "hastalık" olarak karşımıza çıkacaktır, büyük ihtimal ile durum böyle.


Tüm insanlık ailesi olarak bedenlerimizin (zihinsel, duygusal, ruhsal, fiziksel) toplam frekansının bir karşılığı Dünya Fiziksel Planına yansıyacaktır. Tıpkı bireysel Bedenlerimizde karşılaştığımız hastalıklara benzer şekilde Dünya tüm insanlığın (hatta canlılığın) Fiziksel Bedeni gibidir. Gibi nin ötesinde bu böyledir aslında.


Örneğin; orgazm olamamış dişi ve erkek enerjisinin psişesinin karşılığı bir süre sonra patlayan yanardağ ya da yerkabuğu kırılması olabilecektir.  Barışın, sevginin, dengenin kurulması işte bu nedenle "bireysel olarak bir dengenin kurulması" ile ilgilidir. Dört bedende titreşimsel olarak bir denge kurulduğu zaman Dünya fizikselliğinde bunun bir karşılığı olacaktır. İnsan varlığı olarak dengelenmek, Dünya'da Barışın, dengenin kurulabilmesi için çalışmak demektir.


Bulunduğumuz yerde, sadece olarak, dengeli olarak, dengenin, barışın ve huzurun bir ifadesi olmak; Dünya'nın bilinç olarak dördüncü yoğunluğa zerafetli geçişine yardım etmek olacaktır. İnsanlar dışarıda bir çok şeyi yapmayı, başarmayı bir gelişim sayarken, ışık işcisinin, deniz fenerlerinin asıl işi, bulundukları yerde dengenin ve barışın canlı ifadesi olmaktır. Işık Frekansın canlı ifadesi olmaktır. Dünya fizikselliğine büyük faydası vardır, nefes egzersizlerinin ve diğer dengelenme çalışmalarının. Örneğin "kalp meditasyonu" Dünya fiziksel Planına büyük etki yapar, bulunduğumuz yerde yapılacak bir şey bu tıpkı Nefes Egzersizleri gibi. Bir başka örnek olsun istedim.

Titreşimsel olarak Frekansın Kuantum etkiisi vardır. Bu nedenle insanın kendini dengelemesi demek dünyayının dengelemesine yardımcı olması demektir.

Tiversonus

#19
B. Sırtüstü Uzanarak;




1. NEFES ALIŞ: BURUN - BOĞAZ

2. NEFES VERİŞ: SADECE BOĞAZ












Öneriler:



* Midenin boş ya da az-dolu oduğu zaman yapılmalı.

* Ne kadar istiyorsanız o kadar yapın ve kendinizi zorlamayın herşey biraz da zevk ile yapılmalı.

* Gözlerimizi kapatalım veya kısalım.

* Bu uygulama da saymamıza gerek yok diye öneriyorum ve mümkün olduğunca zihni boşaltmak hedef olmalı. Bu nedenle saymak ya da başka şeyleri yapmayabiliriz.

* Bu uygulamayı, onaylama cümleli ya da onyalma cümlesiz olarak iki türlü yapabiliriz: Onaylamalı ve Omaylamasız! İlk başlarda onaylama cümlesine gerek yok belki sonra yapılabilir.



ONAYLAMA CÜMLELİ

* Nefes aldığımızda Karın bölgesi KUBBE olacak kadar şişirilmeli.

•   Nefes verdiğimizde; karnımız ÇUKURLAŞTIĞINDA, daha önce hazırladığımız kısa, net, vurgulu ONAYLAMAMIZI (Niyet) içimizden tekrarlayabiliriz, burada içimizden bağırmak gibi tekrarlamayı öneriyorum.

•   Onaylama cümlemizde vurgu; YAPACAĞIM olmamalı YAPIYORUM gibi, şimdiki ya da geniş zaman vurgulu olmalı. Örnek: "Herkese Bir'in Gözü İle Bakıyorum" veya "Kendimi/Başkalarını ya da Başkalarını/Kendimi Sevgiyle Bağışlıyorum".

•   Ve elbette yaratıcı olun ve kendi nabzınızı ve ritminizi takip edin ve sizin için uygun süreyi ve tekniği bulun.

•   Mümkünse, sırtüstü yatmaya devam edin ve MEDİTASYON ya da ZİHNİ Boşaltın, gerekiyorsa yan yatıp biraz uyuklayın:)... Unutmayalım herşey bizim Rahatlığımız için olmalı, ÇABALI-RAHAT bir yol izlenmeli.

•   Her Zaman Yaratıcı olun. Sindirime yardımcı, bazı fiziksel ağrıları giderici, terleyerek toksit atıcı, fazla kiloların atımı v.b. yan-etkileri olabilir.

* Yaratıcı olun dediğimde bakın bir örnek olsun: Babam 72 yaşında ve geçen hafta bu sırtüstü uygulamasını, sauna da yaptığını söylüyor ve müthiş ter attığını söylüyor. Evet yaratıcı olun.

* Ürünleri Hoşunuza gider ise istediğiniz kadar yapın ve kendinizi devamlı gözlemleyin; önemli olan sizin sağlığınızdır.

Tiversonus

#20
C. Ayakta veya Yürüken;




1. NEFES ALIŞ: AĞIZ

2. NEFES VERİŞ: AĞIZ










Öneriler:



•   Ayakta duralım ve karnımızı çukurlaştıralım ve nefes alırken ALT ve ÜST dudaklarımız yapışıkken açalım ve "BA"  diyerek ağzımızdan nefes alalım ve

* Nefes alırken "BA" yaparak karnı şişirelim.

*Nefes verirken "HA" yaparak, karnı çukurlaştıralım.

•   Aldığımız nefesi yine ağzımız açıkken verelim ve "HA" diyerek uzatalım.

•   Alırken "BA" ve nefesi verirken "HA" diyelim. Nefes alış ve verişin ikisi de Ağız-Boğaz gerçekleşiyor.

•   Çeşitli hızlarda ve hatta "tonlama" sesi çıkararak deneyelim ve farkındalığımızı dikkatle izleyelim. Yaratıcı şekilde süreyi ve hızı kendimize uyduralım.

* Bir örnek: [brown]SESLİ[/brown] şekilde; "Baaaaaa..a" ve Karnımızı şişirmek sonra yine sesli olarak "HAaaaaaaaa..a" ve Karnı Çukurlaştırmak.

Tiversonus

#21
Nefes egzersizinin, yukarı da anlatılanlardan özellikle yatakta sırtüstü yatarak yapılanı ile ilgilii bir öneri vermek istiyorum:

Sırtüstü nefes egzersizi yapıyoruz, öncekinden farklı olarak; nefesi verdiğimizde karnımızı çukurlaştırıyoruz ve  ishal olmuş bir insanın kendini sıkmasında olduğu gibi sukıyoruz. Bu sıkmayı nefes alışımızda karnımızı hamile bir kadın gibi şişirdiğimizde de bu sefer diyaframın/karın bölgesinin şişmesi için yapıyoruz...Sanırım buradaki kelime "kontrollü zorlama"....Bu bir set(13 kez) yapılarak ve kendimizi izlemeyerek, eğer ürünleri hoşumuza gidiyorsa devam etmeliyiz...


Önemle şunu vurguluyorum; eğer fiziksel bir rahatsızlığınız var ise kesinlikle zorlamayın. Bu öneriyi sağlıklı kişiler için tıpkı, şnav ve mekik yapabilecek olan kişiler için yapıyorum...Ve farkın olup olmadığını keşfedin!


Bu zorlama olayı; diyafram/karın bölgesinde bir kitabı 10 cm yukarı kadar kaldırabilecek kadar ve karnımız çukurlaştığında ise, ishal olmuş ve ishalimizi duruduracak kadar olmalıdır.


Eğer ki; sağlıklı bir insan -şinav ve mekik yapabilecek kadar sağlıklı- iseniz bu önerilir. Özgür iradenize bu uyarıyı yapıyorum: Şinav ve mekik yapacak kadar sağlıklı iseniz, bu uygulamayı öneriyorum...

Tiversonus

#22
"Nefesin İlahi doğanıza sahip çıkmanızda ne kadar önemli olduğunu ne kadar vurgulasak azdır. Dünya'daki insanlığın çoğunluğunun nefes almanın doğru şekli olarak kabul ettiği sığ nefes değil. Bu tip sığ nefes birçok zayıflatıcı semptomlar ve hastalıklarla sonuçlandı, ayrıca sıhhatiniz ve Işık gövdenizin yeniden düzenlenmesi için önemli olan İlahi Özü alışınızı sınırlar. Sonsuzluk Nefesini, Akordeon Nefesini ve niyet ile nefes alma uygulamasının ne kadar önemli olduğunu açıkladık ve vurguladık. Sonsuzluk Nefesine, Yükseliş Nefesi denilebilir, çünkü galaktik çakralarınızı fiziksel bedeninizle hizalar ve yüksek boyutlara geri dönüş geçiş yollarını açar. MerKiVah olarak adlandırılan yükselen Işık aracınızı inşa etme sürecini hızlandırır."[/font=Comic Sans MS]

Başmelek Mikail'den Mesaj
LM-1-2010

"RUHSAL FARKINDALIĞIN SONRAKİ SEVİYESİ "



Nefes egzersizleri ile birlikte düzenli bilgi toplama(içeriği uygun) 'da yapılmalı diye kanal bilgilerini hatırlatmak adına yukarıdaki alıntıyı koyuyorum.

Tiversonus

#23
Sonsuzluk Nefesi


"On iki döngü Sonsuzluk Nefesi egzersizini geceleri daima yapiyorum ve ayrica uykuya dalmadan önce periyodik olarak aldigim yüksek frekans asilamalarini bütünlestirmek için kisisel Isik piramidime giriyorum."

Ronna Herman



"Derin nefes alirken, enerjinin insa oldugunu ve omurga kolonunuzda yukariya dogru yükseldigini hissedin. Bu enerji, omurga kolonu ve beyninizin en alt bölümünün birlestigi yerdeki Medulla Oblongata'ya nüfuz eder. Medulla Oblongata nefes almayi ve dolasimi kontrol eden ve ayrica Yükselis Çakrasina baglayan sinir merkezlerini içerir. Isik enerjisi Yükselis Çakrasindan geçer 15 cm yukardan bir kavisle basinizin arkasindan ön tarafiniza gelir ve bedeninizin önünden tekrar asagiya SGM ne gelir. Arka/omurga kolonu boyunca asagiya dogru yolculuguna devam eder ve bir kavisle kök çakradan çikar ve sonra bedenin ön tarafindan tekrar yukariya SGM ne geri döner, her nefeste daha fazla enerji, Isik ve güç kazanmis olur.



Bu Isik/Gücün SONSUZLUK SEMBOLÜ'nün basinizin daha da yukarisinda ve Dünyaya daha asagilara dogru kavis yaptigini gözünüzde canlandirirken, derin ritmik nefes alma islemine devam edin, her ritmik döngü ile SGM nize geri dönün. Rahat hissettiginiz sürece isleme devam edin, bu degerli Isik Parçaciklarinin (Adamantine Parçaciklari) daha fazlasini dahil ettikçe, fiziksel bedeninizin uyumsuz enerjilerden arindirma ve temizleme islemini sihirli bir sekilde hizlandiracagini ve bos kalan yerleri Yaraticinin Isik maddesi ile dolduracagini bilin. Ayrica yeni Yaradilisin yüksek boyutlu düsüncelerine daha fazla eriseceksiniz ve bunlari fiziksel realitenize ve Dünyanin derinliklerine demirleyeceksiniz. Sizler Yaradilisin bu harika armaganlarini onunla paylasirken, Sevgili Dünya bu islemden çok faydalanir ve sonra sizinle baglantisini kuvvetlendirir ve armonize eder."

Ronna




* Derin bir nefes alin ve bilincinizi Solar Güç Merkezinize merkezleyin. SGM nizin Yaradilisin Ilahi Isik Parçaciklari ile doldugunu gözünüzde canlandirin.

-SGM (Solar Güç Merkezi): Timüs, kalp ve solar pleksus bölgesi. [/size=1]


** Derin nefes alirken; 

* enerjinin  omurga kolonunuzda yukariya dogru yükseldigini hissedin, Yükselis Çakrasindan geçer 15 cm yukardan bir kavisle basinizin arkasindan bedeninizin önünden tekrar asagiya SGM ne gelir,

* omurga kolonu boyunca asagiya dogru yolculuguna devam eder ve bir kavisle kök çakradan çikar ve sonra bedenin ön tarafindan tekrar yukariya SGM ne geri döner,

** her ritmik döngü ile SGM nize geri dönün.

Tiversonus

#24
"Dingin Nokta" Meditasyonunu


"Sonsuzluk/Dingin Nokta Nefes islemini uygularken, 4 ncü, 5 nci, 6 nci, 7 nci, Sonsuzluk/8 nci Kapilari ve 9 ncu boyuta ait Melek Kapisini aktive ediyoruz; böylece bütün varligimizin veya ilahi BEN'im Varliginin çoklu çakra noktalarina baglaniyoruz. Isik Savasçilari olarak bizler artik Isigimizi bölmüyoruz veya azaltmiyoruz ve sonsuzluk nefesini kullanarak, Solar Güç Merkezimizin Dingin Noktasi vasitasi ile Kozmik Yaradilisin Ikili Siralama Sistemini atesleyebiliriz. Solar Güç Merkezi: Bogaz, Timüs, Kalp ve Solar Pleksus. 2 ile baslayarak ve 512'ye çikararak; ikiyle çarparak veya ikili siralama ile Isigi genisletebiliriz: Bu sekilde bir rakam kendisini ikiye katlar: 2 - 4 - 8 - 16 - 32 - 64 - 128 - 256 - 512.



Sonsuzluk Kapisini açmanin ve "Dingin Nokta" Meditasyonunu kullanmanin birçok faydasi vardir: Galaktik çakralariniz fiziksel bedeniniz ile hizalanir, bedeninizi canlandirmak için hareket eden Prana akisi artar, Isik Bedenlerimizin insa edilmesi süreci hizlanir, Ben'im Varligimiza baglaniriz. Ayrica koruyucu isik kozamizi insa ederiz, böylece alt boyutlarin negatif etkilerinden tam olarak korunuruz ve üçüncü/dördüncü boyut ortaminda süregiden dramanin izleyicileri olarak varligimizi sürdürürüz. Böylece Dünya'ya ve Insanliga daha da fazla Kosulsuz Sevgi/Isik yansitmak için Isik miktarimizi artirirken, bu Dünya'da olmak için, ama bu Dünya'dan olmamak için güçleniriz. Bunu yaparak, yüksek alemlerin Isik Varliklarinin Saflarina katiliriz ve Zaman/uzay Sürekliligini disina çikariz. "Dingin Nokta" odaginiz SGM inde iken, nefes veris ve bir sonraki nefes alis arasindaki duraklamadir. Bu saf yaratim anidir, mükemmel "Tanri ani"nda oldugumuz sonsuz bir andir. Islemde rahat olmak için dingin nokta nefesini birkaç kez uygulamak isteyebilirsiniz. Dingin Nokta Anini vurgulamak için, karin kaslarinizi çekip küçük bir nefes (koklar gibi) almak isteyebilirsiniz. Bunu yaparken, bedeninizdeki sonsuzluk enerjisinin devresini kapatir ve enerjiyi fiziksel bedeniniz boyunca yayar, bu çok faydalidir ve dönüsüm islemini hizlandirir. Birçok insan solar güç merkezinde nefesin nereye girmesi ve çikmasi gerektigini sordu. Bu kisiden kisiye degisir. Uygulama yaptikça, nefes solar güç merkezi içinde uygun yerden otomatik olarak girer ve çikar. Bunu zorlamaya çalismayin, enerji uygun yolu bulacaktir. Her zaman erismemiz için orada beklemekteydi.



Dingin Noktada her nefes alis ve veris arasinda duraklayin (dingin noktayi vurgulamak için "kisa nefes" alip karin kaslarinizi çekebilirsiniz). Her nefesin dingin noktasinda sayin (her nefeste bir rakam söyleyin): 2 - 4 - 8 - 16 - 32 - 64 - 128 - 256 - 512. Her rakamdan sonra bir veya iki saniye nefesi tutun ve sonra 512 rakamina gelene kadar nefes alma islemine devam edin. Normal nefes alip vermeye dönmeden önce birkaç tane daha sonsuzluk nefesini tamamlamak isteyebilirsiniz. Bu islemle, 8 nci Boyut Sonsuzluk Kapisini ve Melek Ailemizin oturdugu 9 ncu Boyutu demirliyoruz. Düzenli Sonsuzluk Nefesi günlük uygulama olmali (en azindan günde bir kere ve eger mümkünse daha fazla; ama ikili siralama egzersizini bir kez yapiyorsunuz).



"Dingin Nokta" veya "Sifir Noktasi" Enerjisi bu Evrendeki her seyin kaynagidir. SONSUZLUK NEFESI ve DINGIN NOKTA MEDITASYONUNU uygulayarak ve mükemmellestirerek, Tanri'nin Nefesine ve Kozmos'taki en güçlü enerjiye güvenle erisirsiniz."


Ronna





"Dingin Nokta" Meditasyonunu kullanmanin birçok faydasi vardir:

* Galaktik çakralariniz fiziksel bedeniniz ile hizalanir,
* bedeninizi canlandirmak için hareket eden Prana akisi artar,
* Isik Bedenlerimizin insa edilmesi süreci hizlanir,
* Ben'im Varligimiza baglaniriz.
* Ayrica koruyucu isik kozamizi insa ederiz,



"Dingin Nokta" ;  odaginiz SGM inde iken, nefes veris ve nefes alis arasindaki duraklamadir.

* enerjiyi fiziksel bedeniniz boyunca yayar, bu çok faydalidir ve dönüsüm islemini hizlandirir.


* Her nefesin dingin noktasinda,  bir rakam söyleyin): 2 - 4 - 8 - 16 - 32 - 64 - 128 - 256 - 512

* Her rakamdan sonra bir veya iki saniye nefesi tutun

* 512 rakamina  gelene kadar (9.), nefes alma islemine devam edin.


Tiversonus

#25
"HAKLI" OLMAK MI, DENGELİ/HUZURLU OLMAK MI?




Özel zamanlarda ilerliyoruz. Bir çok üst boyut bilgilerinde "denge" için nefes egzersizleri, meditasyonlar ve imgelemeler önerilmekte...

 En yakın çevremde bunu gözlemliyorum. Hayatı paylaştığım ve asla kötülüklerini istemediğim aile üyelerimi (Babam, annem,kardeşlerim v.d.) gözlemliyorum. Bir çok kanal ya da spiritüel bilgileri paylaşıyorum, dengenin çok önemli olduğunu bilimsel anlatıyorum. Gelin görün ki; bir süre sonra, eroinman-kolik gibi, tv de konuşan bir siyasetçinin neler yaptığını, Mekkede'ki camilerin ikisi dışında çok pis olduklarını, akrabardan olanın ne kurnaz olduğunu falan filan işte bir sürü şeyi duymaya "mecbur bırakılıyorum"...

Genel olarak insanlara göre, hiç bir şey olması gerektiği gibi olmamakta ve bu dile getirilmeli, konuşmaların ana konusu olmalıdır. Ve insanların yüzlerine baktıklarımda (bu konuşmalarında) pek de huzurlu olmadıkları çok açıkça gözüküyor. Peki bildikleri halde ya da önerdiklerim neden bir etki yapmıyor? Elbette iyi niyetliler ve hatta bunları konuşmamak gerektiğin de ve hatta tv yayını seyretmemek gerektiğini de söylüyorlar.Babam bunu söylüyor ve yerine koyacak bir şey bulamadığından dert yanıyor, tv'nin..Ve inanın ben bugün saydım; evet "matematik olarak" konuşulan konularda "eleştiri, kötüleme, olumsuzlama" benzeri cümleleri saydım. Matematik yalan söylemez. Kendiminkilerini de saydım.

Ve bir "T cetveli" hesabı ile kişileri günlük hatta  bir kaç kez, en azından kurdukları cümleleri bu türden bir hesaba almalarını öneriyorum. Bakın, bir farkındalık ile bakın ve ne yarattığımızın tohumlarını bir görün diye öneriyorum. Ve kendimi tebrik ettim, bu da bir matematik.

İnsanlara soruyorum: Haklı mı olmak istesiniz, huzurlu mu olmak ya da dengeli mi olmak. Dengeli olann bir şekilde huzurludur: DENGE!

Ve bu cetveli önerdim bugün ve olabildiğince basit anlattım, yakındakilere ve tek tek saydım. Ve ilk tepki geldi: "Ee o zaman hiç hayatın içinde olmayacağızi bir köşeyeye mi çekileceğiz?...

Evet "hayatın içinde olunacak, hayattan olunmayacak" cevabım bu...Niye bunu öneriyorum; inanın tüm yazıları bu hesapla aklımda tutuyorum. Bir farkındalıkla bu hesabı yapıyorum ve bu beni bir şekilde etkiliyor. Ve "10 cümlenden olumlu ya da olumsuz anlamda bir T cetveline, bir tarafa pozitif, bir tarafa negatif adetleri" olarak yazın, bakalım ve tesbit edelim ve farkındalığa geçelim ve bir çözüm arayalım diye öneriyorum.

Özel zamanlarda yaşıyoruz ve her bir düşünce kıvılcımı, duygu yayınımı ve sözlmlelerimiz, hem bizim için hem çevremizdeki insanlar için ve hem de Dünya gezegeni için büyük bir önem taşıyor. Realitede olasılık açıyor ya da yaratıyor.

Bu, bilgisiz kalmak değildir, bu hayattan kopmak değildir, bu duygu bastırımı hiç değildir, bu farkındalık içinde olayı kavramak ve bilgi ile "zihinsel ret egzersizleri" ile ya da tezin "antitezi ile" buradaki enerjiyi bilgi temelli, gerçekler temelli nötrlemektir. dengelemektir. İnanın ruhsal bilgiler zaten çok akla yatkın ve doğru şeyler ve çoğu sözler inanın gereksiz. Örneğin KH olmaz ise BH olmaz, düşünelim, saatlerce düşünelim ve Ra'yı okuyalım ve bir sürü şey...İşte bu şekilde, odağımızı kendimize ve yaptığız işe vermek, eleştiriyi kontrollü kullanmak, kullanmamak değil, ama şu "T cetveli hesabı" hesabını günde bir kaç defa açık fikirli ve önyargısız olarak yapalım. Bakalım neler yapıyoruz? Bilgi korur, bigi farkındalığa yol açar, bakarsınız sadece farkında olmak bile yeterilir. Yaptığımız tüm eylemlerim matematiksel olarak fayda ve zararını net, nicel olarak hesap edem. Görülecektir ki haytta olmak ve hayatı değiştirmek çok daha farklı bir yoldan gerçekleşiyor. Ve bir süre sonra ailem ile görüşmeyi kesmeyi dahi düşünüyorum. Bugün iki kişi devamlı konuştı ve onar cümleleri negatifti ve ben kalbimden Dünya'nın kalbine bir hat kurdum ve ve inanın bu özelliği de kazandım:)) Ve en çok solumdaki kişinin bana dkunarak konuşması biraz dikkatimi dağıttı, bunu da çözerim herhalde...

Sevgiyle paylaştım:))

Tiversonus

#26
Türkiye: "Kotalı" İnternet ve "Kotasız" Para


Avrupa, "ego imparatorluğu" nun merkezlerinden bir yer. Avrupa'da tolumun en alt gelir grubundan bir kişi, örneğin diyelim ki bu kişi "temizlik işçisi" olsun, işte bu kişi, bir çok kitabı ve bir çok yayını takip edebilir. İnterneti de büyük olasılık ile "kotasız" dır. Bu işin ekonomik yanı. İşin başka bir yanı ise şu: Ailelerden gelen, kitap okuma, eğitim ve işte bir sürü kültürel, sanatsal faliye yatkınlıktır. Kısaca ülkemiz insanlarına göre daha fazla bilinç sahibidirler. Evet sanırım genel olarak bu böyle.


Türkiye'de durum nedir? Birkaç hatıramı anlatmak istiyorum: Uçaktayız, bir grup şamata içinde, yöresel ağızlar ile şakalar oldukça rahatsız edici. Sol taraftaki baba oğul Urfa bayisi, daha öndeki "Antep" bayisi, diğerleri işte hep Anadolu içinden.Erkek hostes geliyor uçakta sigara içilmez diyor ve o sallantıda viski çıkıyor ve kola ile plastik bardaklarda içiliyor, ben utanıyorum, gerçekten, ve çocuk uçak inmeden sarhoş oluyor ve babasının omuzunda uyuyor, işte demekki uçak düşer diye korkudan yapıyor olmalılar, ya da neyse işte. yani bir deniz kenarında, esinti ile müzük ile içmek için dermanları kalmıyor, yani herşey korku..."agaam, bilin mi, xxxbank,şu bankin, büyük kasalarini üretiyoruz"...Ne bileyim ben, bankam yok ki:)) Yemek masasına servis yapan kızcağız, gerçekten giydiği şortun ötesinde göz kamaştırıcı, bizim kasacı rakı içiyor ekibi ile. Ve kızdan buz isteyecek, bir şeyler diyor kızcağız "eydis" anlıyor snıyorum, daha doğrusu buz dışında bir şey anlıyor:)) Neyse ben devreye giriyorum ve ve masanın diğer tarafına buz geliyor. Ve kafalarında teksas şapkaları, göbekler yarım metre ileride bazen turda yani caddede karşılaşıyoruz. Binlerce dolar harcıyorlar, anlatıyorlar, cep telofan konuşmalarında uçuşan rakamlar ile biraz ben başka yerlere bakıyorum neyse işte bir davet ve keşif süreci...Rusya'da kerpiç evler, sıvanmış ve fakir olan bir yer, bir köy ve her evde aşağı yukarı onlarca kitaptan oluşan "kitaplık" bana çok daha harika gözükmüştü. Bu başka bir seyahat..Keza çinde akşam gezerken, gündüz başka bir dükkanın nasıl sex shopa döndüğünü anlamak üzere vitrinden bakıyorum, garip dükkan sabah başka, akşam başka olmuş. Neyse kızcağız içeride bir şeyler okuyor, millet tedariklerini yaparken ben okuduğu kitabı camın altından aldım ve baktım, hmm ingilizce öğreniyor ve bir broşür var ve sanırım gündüz ingilizce kursuna gidiyor. Ve ben öğretmen diyor. Yani tişte yarım yamalak. Ve işte herkes öğreniyor.


Türkiye de parası olanın, her türlü piyasa pis kurnazğına sahip olduğunu düşünürüm. Bu genel olarak böyle. Felsefe, sanat gibi şeyler onlara göre gereksizdir. "Genel" olarak böyle. Elbette istisna da olan eski zenginler var, yaptıkları sergiler, kültürel şeyler var. İşte istisna dedik ya...Dolambaçlı, sahtekarlık işlerini çok iyi bilen "kotasız paralı" ların bilinçle milinçle işleri hiç olmaz, genel olarak.


Türkiye de bir de bilinçte gelişme eğiliminde olan bir kesim var, işte onlarında internetleri "kotalı"...


Avrupa ya da ABD de artan bir katılım ile, Spiritualizm bu temel şeylerden kaynaklanıyor diye düşünüyorum. Ülkemizde ise artan ekonomik sıkıntılar ile "aksiyonda durgunluk" gözlüyorum.


Düşünün New Age dükkanınız var. Para kimde? Evet işte paranın olduğu kesime 150-200 TL ile bilgi satılacak. Ne diyor New Age ci "bak bilgim var ama para verene söylerim"...Bu da bir takım şeylerin bozulmasına zemin açıyor demek. Ama işte Avrupa ya da ABD örnekleri yani oralarda para alınması çok normal, bir şekilde bu çok normal. Türkiye de ise biraz işler karışık...


Bir çok filmi indiremeyen "kotalı" dostlar sayesinde bu ilhamı alarak bu yazıyı yazdım. Kotasız günler için elimizden geleni yapacağız...Hep birlikte yapacağız. İçinde paylaşım ihtiyacı olan her Ruh'u bir blog, ya da bir site ya da işte ne aklına geliyor ise "gönüllülük" esasına dayalı paylaşmaya davet ediyorum. Dili olan girsin internete çevrilmeye ihtiyaç duyulan, çevrilmeyen kanal mesajlarını çevirisn, yani bir bologa filan yazsın. Bilmiyorum belki "çocukça" bir şey bu isteğim, ya da temennim...

sirera

#27
Kullandığım internetin kotalı olmasından geçin, müzik dinleyebileceğim kaliteli ses veren bir çalar yok, buna rağmen kendimi şanssız bulmuyorum zaten müziği duyduğumda en kaliteli sesle içimde çalmaya devam ediyor.
Çok yeni ve düşe kalka ilerleyen bir ülkeyiz. Ama uygarlık açısından baktığımızda coşkulu potansiyeliz. Ortadoğudaki bağımsızlık temsilciyiz. Batı ve doğunun - sağ ve solun dengesiyiz. İyi bir ülkedeyiz. Anlattığınız baba ve çocuk çok çocuksu kişiler, kimbilir belki içerek unutmak istedikleri bir acıları vardı. (umarım sadece neşeli tiplerdir)
Bir blog tutanlar vardır dediğiniz gibi.
http://yasayanustadlar.blogspot.com
bu bir tanesi izlemesem de denk geldi.
Gönüllülük esasına dayalı site uğraşısı yorucu.
Hakkıyla ilgilenemediğim bir blog
http://polarizor.blogspot.com/
onu seviyorum ve okuyucuya kapalı.
Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)