Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

Çek bi sandalle [:)]

Başlatan Rekalis, 02 Nisan 2010, 20:00:41

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Rekalis

Biraz eğlenmek amacı ile yane gırgır olsun diye ben bir Pleiades\'li ile kanal kursa idim "neler sorup nasıl davranırdım" şeklinde düşüncemden yola çıkarak kendimce bir celse yazdım. İçimden geldiğince doğal ve eğelnceli yaklaştım.

                             R: Rekalis
                             P: Pleiades\'li

R: Deneme 1-2.. deneme... Oryon çık aradan... Merhaba!
P: Merhaba

R: Bir Pleiades\'liylemi konuşuyorum?
P: Maaalesef! [:)]

R: Niye üç a kullandınız?
P: Yazım hatası.

R: İyi peki. Şimdi size şunu sorucaktım, Dünya\'ya doğru gelen KH (kendine hizmet) kertenkelemsi varlıklar varmış bu doğrumu?
P: Evet.

R: Peki nasıl oluyorda zamanda hareket eden bu varlıklar şimdi ulaşamıyorlar buraya?
P: Yanlış anlaşıldı bu konu. Demek istenen zamanla birlikte geliyorlar. Dünya\'ya yaklaşan dönüm noktası ile birlikte pararel haraket ediyorlar. Zamanından önce gelirlerse planları tutmaz.

R: Peki siz onların planlarını engellemek için birşeyler yapacakmısınız?
P: Eğer bunu yaparsak onlardan biri oluruz.

R: Peki planları tutacakmı?
P: Buna cevap verirsek planları tutmuş olurdu.

R: Anladım (aslında anlamadım [:)] ). Ee peki lazımmıyız onlaraki bunca zamandır bizimle uğraşıyorlar.
P:   1. Onların sizinle uğraşmaları, insanın karıncalarla uğraşmaları gibi Bir şey. Yani vakit veya zaman harcamıyorlar.
    2. Buradaki ilgilerinin bir bölümünü evrensel bir iddaayı kazanmak olarak algılayabilirsiniz.
    3. Onlar artık çaresiz haldeler ve Dünya gibi stratejik bir yerde taraftar edinmek önemli.

R: Bak şimdi Dünya için söylenen "evrensel bilgi paylaşım merkezi" gibi onu kritik kılan şeylerin kaynağı doğrumu? Neden kıritik?
P:   1. Size her daim duymak istedikleriniz söylenmiştir ve söylenecektir.
    2.   Bu söylenenleri yalan olduğu anlamına gelmez.
    3.   Hiçkimse horuzun altında yumurta aramaz.

R: Horoz meselesini anlamadım.
P: Oryonlular boşu boşuna gelmez. Dimi?

R: Bilmem. Belkide horozu yumurtlatacak teknolojiye sahiptirler.
P: Evet ama bu doğal olmazdı.

R: Neyse şimdi şunu öğrenmek istiyorum 4. boyuta geçilecek mi yakın bir zamanda?
P: Her ne kadar istediğin cevap "hayır" sada "EVET".

R: Ne yapçaz orda?
P: Şöyle söyleyeyim, en azından 3. boyuttaki gibi ipe un sermessiniz.

R: Alt tarafı 3. boyutuz ne bekliyorsunuz ki?
P: Siz normal 3. boyut değilsiniz. kısıtlısınız, kontrollüsünüz, engellisiniz.

R: Oh ne güzel!
P: Siz buna rağmen ışığı seçerseniz evrende büyük yankısı olur.

R: Ama şeçmiyeceğiz Maalesef.
P: Bak sen... Nasıl bu kadar eminsin?

R: Kendimden hesap vereyim. Ben süper bir KH\'im. Etrafımdaki herkezde öyle.
P: Bizce sen süper bir NH\'sin. Etrafındakileride yargılama.

R: NH ne yaa?
P: Ne İdüğü belirsizlere Hizmet.

R: Kim onlar?
P: Örneğin rüyalarındaki kişi.

R: Hey! O beni rüyalarımda belalardan kurtarıyor.
P: Peki o belalara seni kim bulaştırıyor?

R: O [:D]
P: O zaman niye onu dinliyorsun.

R:  1.  O benden yaşça büyük.
2.   Rüyalarımda astral yetenekleri nasıl kullanıcağımı öğretiyor (Uzaklara zıpyayıp uçmak, küçülüp kaçmak, suyun üzerinde yürümek gibi)
3.   O çok güzel.
P: Sende o boyutta olsan istediğin güzelliğe bürüne bilirdin. Hem o yaptıklarını rüyalarda her zaman yapabilirsin.

R: Ama rüya halinde iken hatırlamıyorumki. Onları yapabildiğimi unutuyorum. Hem o o kadar kötü biri değil.
P: Bizde zaten kötüdür demedik.

R: Zaten bu aralar piyasada yok. Neden?
P: Çünkü 25 yaşındasın [:)]

R: Çocukluğa haz bir durummu onlar?
P: Genç ruhlarla alay etmek çok daha eylenceli.

R: Yani hayat tecrübem arttıkça astral boyuttada akıllanıyormuyum.
P: Bilgi böyle korur. Bilgin arttıkça (özelliklede ruhsal alanda) bu tip beleş enerji avcılarının tuzaklarına yakalanma ihtimalin azalır.

R: Yani cinle, periler ya da KH dünya dışılar bizi korkutarak, şaşırtarak çıkan enerjiyi emiyorlar. Peki neden neşelendirerek enerjimizi emmiyorlar?
P: Dene. Ailende falan birini seç ve aniden neşelendirmeye çalış sonrada aniden korkutmaya, şaşırtmaya çalış. Hangisi daha kolaysa o varlıklarda o yöntemi kullanırlar.

R: Bak bu sefer anladım [:)] . Yani bu boyutta iken korkmak en kolay ve hızlı oluşturduğumuz enerji çıkarma yöntemi. Artık korkutacak şeylerde azalıyor aslında canlı yayınla savaş izliyor genç nesil. İnternette bir sürü doğa üstü varlığa ait olduğu söylenen vidyo ve resimler var. Bunlara alışmak normalmi?
P: İnternet sizin en büyük keşfiniz. Aslında aydınlanma çağı diye bu yüzden söyleniyor. İnternet sayesinde olumlu veya olumsuz bilgi ulaşılır hale geldi ve buda olumlu veya olumsuz bilgi almanızı sağladı. Böylece eskiden doğa üstü fenomen denen şeyler hayatınızın basit parçaları oldu. Tartışır hale geldiniz. Eskiden cin veya perilerin adları anılmazdı bile ama artık türlerine bile ayırdınız. Elbetteki yine korkarsınız fakat zamanla azalacaktır.

R: Yani dediğiniz bilginin olumlu ve olumsuz olarak ayrılmadan kazanılıp bu tip durumları algılamamızın gerektiği. Yani bilmediğimizden korkarız, bilir isek o korkutan ya bizden bezlenemez ya da en azından az enerji ile yetinir.
P: 4. boyuta geçtiğinizde artık herşeyde olduğu gibi bilgidede bakış açınız değişip tamamen savunmalı hale geliceksiniz.

R: Elbetteki ben size inanamıyorum. İnanmak isterdim ama ne 4. boyuta geçiceğimize, nede Dünya\'nın evrendeki kıritik yerine.
P: Zaten böylede düşünmelisin. Size söylenen herşeyi tartışıp yorumlamalısınız. Körü körüne kabül iyi değildir. Mesela size gelecek olan Oryonlular kendilerini tanrı olarak tanıtıcak ve doğa üste yetenekler sergileyecekler. İyi görünen şeylerde yapacaklar. Herşeye inanan biri olursan onların showlarına kesinlikle tav olurdun. Bazen herşeyin altını eşmelisin.

R: Oryonlular buraya gelince direk kertemkelemsi olarakmı görünecekler?
P: Önce askerleri gelecek. Yani güzel sarışın insanlar. Onlar zamanla sizi alıştıracaklar tanrılarına.

R: Ve bizde yiyeceğiz bunu.
P: Gayet tabi. Şifa dağıtalacak, açlık bitecek, ulaşımdan diğer herşeye kadar dünya bir anda huzura kavuşacak.

R: Bunun nesi kötü?
P: Tanrıcılık oyunu böyle başlar. Sonrada özgür iradeleriniz onların eline geçer. Unutma Rek! Evrenin herhan gibi yerinden size bazı varlıklar gelipte "biz sizin tanrınınız, efendiniziz" derse reddet. Çünkü evrende hiçbir şey hiçbir şeyin efendisi değildir.

R: Herneyse. Ağır muhabbet bunlar. Şunu sorayım; ışık işçileri denen kişilerden bahsediliyor. Bunların kendi marşları varmı [:D] Söyleyince konsantre olsunlar işlerine [:)]
P: Baltalar elimizde
  Uzun ip belimizde
  Biz gideriz ormana hey! Or ma na...
Bunu kullanabilirler [:)]

R: Mantıklı [:)] Bende ışık işçisi olacaktım ama askerlik engeli var.
P: Askerliğini yapman gerekmiyor.

R: Sarışınsınız dimi?
P: Çok ayıp [:(!]

R: Yoo yanlış anladınız. Size aptal demek istemedim. Zaten ben sarışınlardan hoşlanırım [:D]
P: Ama ışık işçileri ile dalga geçiyorsun.

R: Yok ya. Sadece eğlence olsun diye. Ya asıl öğrenmek istediğim koşulları nedir ışık işçiliğinin?
P: 450 TL maaş + sigorta birde yol parası.

R: [:D] . Tam bana göre [:D]
P: Sen daha azınada kabulsün.

R: Bak şimdi olmadı [:)] Sizinle çalışmak zevk verir. Ben buna tav olurum.
P: Bellimi olur. Zaman gelir o inanmadığın Pleiades\'lilerle bir sahilde kahve içersin [:)] Hoşça kal.
\"Doğduğun zamanı hatırla, sen ağlarken herkes sevinçle gülüyordu. Öyle bir ömür geçir ki, herkes ağlasın öldüğünde. Sen mutlulukla gülümse. Sabırlı, şefkatli, bağışlayıcı ol. Eninde sonunda bütün servetin yine sensin. Görmeye çalış ki, bütün pisliğine ve kalleşliğine karşın bu dünya yine de insanoğlunun biricik, güzel mekanıdır.\"

JCA

#1
Puahahaha.[:D] Güzel olmuş.
 

Gülay

#2
Bende çok beğendim, ve eğlendim:)))

Neşe iyidir, herzaman[:)]

 

Rekalis

#3
Belki başka celselerde yaparım [:D]
\"Doğduğun zamanı hatırla, sen ağlarken herkes sevinçle gülüyordu. Öyle bir ömür geçir ki, herkes ağlasın öldüğünde. Sen mutlulukla gülümse. Sabırlı, şefkatli, bağışlayıcı ol. Eninde sonunda bütün servetin yine sensin. Görmeye çalış ki, bütün pisliğine ve kalleşliğine karşın bu dünya yine de insanoğlunun biricik, güzel mekanıdır.\"

Tiversonus

#4
Güzel olmuş, tebrikler ve bunları okurken çay içiyor ve ekrana iyice eğilmişken kıkırdayarak gülüyordum ve içeri birisi girdi ve garanti bu kafayı yemiş, kendi kendine gülüyor demişlerdi, işte bu da yazının bana yansıyan olumsuz yanı:))

Aslında, gülmenin daha derininde o genel ama önemli vurgulara dokunmuş olmanız hem kavrayış ve hem de yeteneğinize işaret bence. Ve sakın "devamlı" neşeli kalmayın:)) Arasıra, yok yok "isterseniz pozitif duygularınız olabilir", ama şim di neşenin sadece ve sadece uyuşturucu olduğu da söylenebilir. Elbette ben derin hüzünler ve derin acıları da çekiyorum ve bu yoğunlukta çok zor "devamlı" neşeli kalmak. İstermiyim bu yoğunlukta istesemde yapamazım ee ozaman istememin bir anlamı kalmıyor. Bence neşeyi artıracak şey, an'da kalabilme sırasındaki alternatif seçeneklere dayalı. Veya sadece zihni boşaltıp meditasyon yapmak.

Evet devamını bende bekliyorum, özellikle sorgulayıcılık vurgusu hoştu.

Selamlar...

yucelulu

#5
Neşeli bir deneme olmuş. Tebrik ederim.
 

Rekalis

#6
Yakında yeni bölümleriyle [:)]
\"Doğduğun zamanı hatırla, sen ağlarken herkes sevinçle gülüyordu. Öyle bir ömür geçir ki, herkes ağlasın öldüğünde. Sen mutlulukla gülümse. Sabırlı, şefkatli, bağışlayıcı ol. Eninde sonunda bütün servetin yine sensin. Görmeye çalış ki, bütün pisliğine ve kalleşliğine karşın bu dünya yine de insanoğlunun biricik, güzel mekanıdır.\"