Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü
avatar_Gaia

Bencilliğimle Yüzleştim

Başlatan Gaia, 30 Mayıs 2015, 15:21:56

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Gaia

Sabaha karşı 4 civarı müthiş bir öfkeyle uyandım. Öyle bir öfkeydi ki, kendimden o kadar uzaklaşmıştım ki gözüm dönüyordu adeta... Bu öfkenin kökeni ise oda arkadaşımın ışığı yakması ve terliklerini sürterek yürümesi.

Aslında öncesi vardı. Onu gözlemleyerek daha yakından tanımaya çalışmıştım bir süre. Gözlemlerimden çıkan sonuç; Kendine Hizmet dünyasında bencilliğin içine saplanmış bir birey çıktı. Normalde bunu doğal karşılamam ve daha fazla takılmamam gerekiyordu. Ama öyle olmadı.

Zamanla onun bencillikleri benim içimde bir öfkenin tırmanmaya başlamasına neden oldu. Öyle birşey ki bu onunla vakit geçirmek,aynı odada bulunmak bana batıyordu. Bu sabaha karşı bu öfkem en üst seviyeye ulaştı ve ben küçük bir sinir krizi geçirdim.

Bu sabahki yaşadığım bu olaydan çıkardığım ders şuydu. Ben gözlem yapıp arkadaşımın bencilliğe batışını izlemiştim. Fakat gördüm ki ben bambaşka bir bencilliğin içinde yüzüyormuşum. Bunu idrak ettikten sonra müthiş birşey oldu.

Dua etmeye başladım baş yaratıcıya. Arkadaşım için, daha önce ufak nedenlerden aramın bozuk olduğu ve isimlerini dahi duymamın benim sinirlerimi bozacak olan 4 kişi için.

Utanıyorum dedim tanrım. O insanlara karşı duyduyum kinden,öfkeden utanıyorum. O insanları kurtar dedim. O insanların yollarını ışığınla aydınlat,onlara sevginden gönder dedim. Eğer dedim işe yarayacaksa ben acı çekeyim,ama onların yüzündeki huzuru görebiliyim dedim.

Rahat 30 dk kadar dua ettim. Pişmanlıklarım,acılarım,yaptığım hatalarımı gördüm. Ne kadar da sevgiden uzak olduğumu idrak ettim. Şunu anladım ki sevgi beklenilecek birşey değil,sevgi hareketin,eylemin olduğu yerde açığa çıkan ve bizi saran bir olgu.

Gurdjieff\'in Gerçek Dünyadan Manzaralar kitabında değindiği gibi,yaşamınında değişim istiyorsan içinide,dışınla aynı oranda değiştir. İçimizi değiştirmeden,dışımızı değiştirmenin bir önemi yok.

Bir,iki gün önce duş sırasında dua ettim gene. Tanrım tüm kalbimle,tüm gerçekliğimle ve tüm çıplaklığımla karşındayım. Seçtiğim yolda bana ancak senin sevgin yardım edebilir. Artık huzur bulmak istiyorum dedim. Neticede kendime uzakdan bakma cesareti gösterebildim ve nerede olduğumu gördüm.

Dostlarım şuanda gerçekten huzur doluyum ve bu sabah oda arkadaşımla sohbet ederken egomun yükselen sesini susturmayı başardım. Huzur dolu ve sevginin tadına varmış hissediyorum. Artık ne yapmak istediğimi daha iyi biliyorum. Egomun öfkesini küçültebildiğim kadar küçültmeye çalışacağım. Onun mükemmelci tavırlarının beni ele geçirmesine izin vermeyeceğim.

Kendimi burada olduğum için tekrardan çok şanslı hissediyorum.

Baş yaratıcı bizi her zaman duyuyor. Sadece hazır olduğumuz doğru anı bekliyor. Sevgiyle kalın.

believer planet

#1
güzel yazmışsın gaia..

ego konusu benim de yıllardır üstünde çalıştığım (kendi üzerimde) ve altetmeyi denediğim dürtülerden.

bende daha da ileri olarak kıskançlık dürtüm vardı geçmişte..
insanların başarılarını kıskanmak gibi saçma duygularımı sonunda yenebildim.
bir birey olarak kişinin bu dünyada ki başarılarını, önüne çıkan imkanlarını belirleyen;kişinin karması,doğum öncesi rehberiyle tutumları, kendi özel çalışmaları ve disiplinleri vs.. gibi birçok etmeni var..
hepimizin yaşamı çok değerli ve hepimizi kendi yaşamımızdan sorumluyuz...
yine en büyük ders kendimiziz..

peki günümüz olarak konuşacaksam halen bazı şeylere yeniliyorum. güçlükle dayanabiliyorum..
en çok hissetiğim şeyde "korku"..korkunun derinine indiğimde neden ve ne için korktuğumu anlayamıyorum..ama birçok şeyden korkuyoruz..korku  formülü olan birşey değil..açıklayamıyorum...
ama korkunun beden kimyasıyla ilgili birşey olduğu açık gibi...
korku , ego, kıskançlık ,sinir atakları vs.... bunların kaynağı aynı

ve içine girdiğimiz zayıf bedenin zayıf mekanizmaları...

herşey mümkün

Gaia

#2
Korku aslında bana göre toplum ile olan kontaklarımızdaki iletişim,samimiyet noksanlığından doğuyor. Yazımda bahsettiğim negatif hislerimi dürten arkadaşlarımdan bir tanesiyle olan her kontağımda ikimizinde gerildiğini yoğun bir şekilde hissedebiliyorum. Öyleki bu aslında çok komik bir durum. Gülüp,geçip samimiyet kurulabilir. Bu çok kolay. Fakat kendi kendimize çektiğimiz sınırlar öylesine katı ki,kendimizi öylesine kilitliyoruz ki tabu hücrelerine bunun komik bir illuzyon olduğunu farkettiğimiz anda bile hala bu illuzyonu aşamıyoruz.

Kendi içimizde aşmamız gerekiyor,kendimizi olduğumuz gibi görüp,kendimizden kaçmadan kabul ettiğimiz vakit aslında aşabiliriz bu dürtüleri. Egomuzun işine gelen negatif bir benciilik,fakat pozitif bir bencillikte var. İkisi arasındaki farkı her seçimimizden önce düşünerek hareket ettiğimizde düştüğümüz tuzaklarında farkına varabiliriz.


Scyth

#3
Öğrenciyken bi tip sorunlarla insan karşılaşıyor. Böylesi durumlarda kişi doğru motivasyona sahip olmalı enerjisini ileriye yönelik kendini geliştirici işlerle meşgul ederek harcamalı. Ev veya oda arkadaşının sorunları bitmez. Aynı ortamda yaşayanlar için çatışma kaçınılmaz olabiliyor. Öğrenciyken böylesi durumların önüne geçebilmek için sadece bir süreliğine bu insanlarla beraber olduğumuzu; önemli olanın bu eğitim sürecinde zamanı iyi değerlendirmek olduğunu hatırlamalıyız. Yani evde veya yurt odasında aptalça diyaloglarla zaman kaybetmek yerine belkide grup faaliyetlerini eğitim süreçlerinde değerlendirmek lazım. Demek istediğim bir amaç etrafında toplanmış grup örneğin İngilizce kursuna giden insanlar gibi. İnsanla muhattap olmaktan haz etmediğinde kitapla muhatap olmak daha kolaydır. Ortam rahatsız ediyorsa o ortamın içinde olmak zorunda değilsin aynı yerde yaşamak aynı ortamı paylaşmadanda mümkün olabilir. Farkını göstermek gerek. En azından bir rakip olmadığını eylemlerle ifade etmek sözlerle değil. İletişim kurmak sorunların önüne geçebilir; fakat unutma sorunlar her daim eşikte.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

Scyth

#4
Demek istediğim insan doğası böyle. Eğer hiyerarşik bir yapıda herkez yerini biliyorsa sorun yok. Sorun şu ki eşit ödemer yapan eşit konumdaki insanlar birbirlerine kolayca rakip olabilirler. Çünkü herkezin söylecek bir sözü vardır neticede. Bu dönemlerde yapılan en büyük hata aynı evi paylaşan insanların " biz bir aileyiz " mantığına sahip olmaları. Her ne kadar bu kulağa hoş gelsede biz bir aileyiz ve ben ailemin sevgili çoçuğu olarak sizlere benim şımarık tavırlarımı devam ettirebilmem için ebeveynlik görevi düştü denmek istenmesidir aslında. Böylesi durumların insanın başına ne kadar sorun ve sıkıntı açabileceğini hayal bile edemezsin.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

Scyth

#5
Son bir şey daha. Ev ve oda arkadaşlarınız için beklenti içinde olmayın zamanı iyi kullanın ki tek başınıza kaldığınızda ihtiyaç duyduğunuz gücü kendinizde bulabilesiniz.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

Scyth

#6
Bu arada Japonya'da 7.8 şiddetinde deprem olmuş.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

Gaia

#7
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Scyth

Demek istediğim insan doğası böyle. Eğer hiyerarşik bir yapıda herkez yerini biliyorsa sorun yok. Sorun şu ki eşit ödemer yapan eşit konumdaki insanlar birbirlerine kolayca rakip olabilirler. Çünkü herkezin söylecek bir sözü vardır neticede. Bu dönemlerde yapılan en büyük hata aynı evi paylaşan insanların " biz bir aileyiz " mantığına sahip olmaları. Her ne kadar bu kulağa hoş gelsede biz bir aileyiz ve ben ailemin sevgili çoçuğu olarak sizlere benim şımarık tavırlarımı devam ettirebilmem için ebeveynlik görevi düştü denmek istenmesidir aslında. Böylesi durumların insanın başına ne kadar sorun ve sıkıntı açabileceğini hayal bile edemezsin.

Çok güzel yazdın. Aslında tamda bu oluyor. Ben poh pohlamak için varmışım gibi hissediyorum bazen. Yaş olarak üniye geç başladım. Bunun da etkisi olsa gerek,kafa yapılarımız çok farklı birçoğuyla. O kadar kolay dalga geçebiliyorlar ki birçok şeyle,bazen şaşırıp kalıyorum. Burda tartıştığımız konularla ilgili bazen yeri geliyor konuşuyoruz,tartışıyoruz. Fakat bu bilgi alışverişimiz,başka bir arkadaş ortamına girdiğimizde üzerime saldırı amaçlı kullanılıyor. Herkese karşı samimi,içten olmaya çalışıyorum.. Çoğu zaman bu samimiyetimi,saflık olarak algılayıp üzerimde hakimiyet kurmaya çalışarak beni ezme çabalarında bulunduklarını görüyorum. Amaç ise toplumda seslerini yükseltmek.

Yorumların için teşekkürler. Önümüzdeki seneye başladığımda kendime ait bir odam olmasına dikkat edeceğim. Ancak o vakit günün kh saldırılarını üzerimden atma fırsatı bulabilirim ...

Scyth

#8
İnsanlara gerçekleri gösteremezsin görmek isteyenler arayıp bulacaklar. Sadece aradıklarında orada olacaklarından emin olursun. İnsanlara sonradan sana karşı kullanabilecekleri şeyleri paylaşmaman daha iyi olacaktır. Kendini doğrunun peygamberliğine adamadan önce insanların bir peygamber aramadıklarına dikkat et. İnsanların kendi doğruları var. Eğitim süreci iyi değerlendirilmeli enerjini istemeyenler için kullanmak yerine kendini eğitmek için kullansan çok daha iyi senin için. Zihni tipik öğrenci sorunlarıyla meşgel etmeden de  verimli bir üniversite hayatı geçirebilirsin. Kartları doğru oynamak lazım.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

Gaia

#9
Çok teşekkür ederim. Kartları doğru oynamak lazım. Duygularımı ve mantığımı dengelemem gerekiyor.

Scyth

#10
En önemliside zamanı doğru kullanmak. Orada olma sebebin eğitim almak o zaman bunu en iyi şekilde değerlendir.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

beyrutkapı

#11
Bizim sınavımız başkaları. Diğer insanlarla ilişkilerimiz. Mesele başkalarını değiştirmekten ziyade, her farklı durumda uygun bakış açısını bulabilmemiz. Ve bu yolda dönüm noktası her zaman kendimizle yüzleşmektir. Bu da çoğu zaman sancılı ama dönüştürücüdür. Acı bu anlamda gerçekten geliştirici.