Gerçek Yalanı Döver Ama Galip Yalan Olur

Başlatan Tiversonus, 10 Şubat 2010, 16:38:33

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Tiversonus

Off canım sıkıldı, artan sırt ağrılarım ve ne bileyim gelip birisi beni \"sevse\" filan:)) Tüm ağrılarım dinerdi:))

Neyse imdadıma matematik yetişti. Bakın matematik olarak ne kadar gerçeklerdeyiz:

Örnek Matematik Vakası:

Yer: Bizim köy ve sizin köy.
Olay: Sizin köyün matematik kitabı bozulmuş, bizimkisi bozulmamış!

İddia: Bizim matematik kitabı yüce güç tarafından korunmuştur, diğerleri korunmamıştır.

Bu sonucun Olabilmesinin Matematik Koşulları:

1. İnsanların bir şeyleri bozma özgür iradeleri kısıtlanmış olmalı veya bazı şeyleri bozma potansiyellerine serbestlik olmalı ama sadece bu konuda \"iradesizlik\" olmalı...(ki bu sonuç çıksın)

2. İnsanların tümden özgür iradeleri kısıtlanmış ise; neden şu, bu önerilir! Veya şunu yapmayan şöyle olur denilir. Demekki, yapıp yapmamak arasında bir seçim özgürlüğü var matematik kitabında. Negatif sonuç ile pozitif sonuç arasında, pozitif sonuç üretilmesinin övgüsü ve negatif sonucun korkutucu (kütüphane yangını, kitapların yeniden üretilmesi için kağıt fabrikasında eritilmesi v.s.) sonuçlarının söylenmesi, bir irade ile \"seçme\" özgürlüğünün kanıtları.

3. Demekki matematik kitabına göre; herşey de özgürlük kısıtlanmamış. Geriye iki olasılık kalıyor, bazı şeyler kısıtlanmış, bazıları kısıtlanmamış: Özgürlüklerin(bozma özgürlüğü).

4. Tamam demekki bizim köyün matematik kitabı bozulmamak ile özgür iradenin sınırı dışına koyulmuş ama yine de özgür iradelik pozitif denklemler ve negatif denklemler yapılabilinir.

5. Matematik denklemlerinde pozitif ve negatif sonuç üretme serbestisi var ise; matematik kitabı hiç bozulmamış kalsa da; sonuçları bakımından uygulamada serbestimizden dolayı her sonuç çıkabilir.

6. Her türlü sonucu çıkarma serbestisi garantiliyse, kaynağın doğruluğuna takılmanın anlamı olabilir mi? Sanırım olabilir?

7. Karşı köydeki neden bozulmuş? Karşı köyün kü eski diye herhalde?

8. Demek ki eskinin bozulması sonucu çıkıyor.

9. Eski köyün muhtarları oturup bozmuşlar, ama bizim köyün muhtarları bunu yapamadılar veya yapmaları engellendi ya da bizim köyün muhtarları çok ahlaklılar.

10. Bizim köy çok ahlaklı olmalı ya da özgür iradeleri sınırlanmış.

11. Bizim köyü kurtaracak en-iyi iddia şu olabilir: Matematik kitabı bozulması engellendi ama pozitif sonuçlu veya negatif sonuçlu matematik denklemi yapma işi serbest bırakıldı, çünkü böyle.

12. Ozaman; karşı köyün her iki durumda da özgürlüğü var: Muhtarların bozma özgürlüğü ve sonuçları istediği gibi üretebilme özgürlüğü.

13. Bizim köyün matematik kitabı bozulmadığından, bozulan köyünkü ile bir farkımız olmalı? İki farklı durum da fark olmalı öyleyse, belki de fark yoktur, ama korunma olarak farkolması muhtemel.

14. Eğer karşı köyde mutlular daha fazla ise ve bizim köyde mutlular daha az ise; bu neden olabilir? Belki de mutluluk farklı bir şeye bağlı! Belki de kitaplar bozulmasa da sonuç hep negatif olabilir ya da kitap bozulsa da sonuçlar hep pozitif olabilir..

15. Bizim köy için en iyi çıkarsama şu olabilir: Bizim köyün matematik kitabı bozulmamıştır ancak insanları bozulmuşlardır ve karşı köyün ise matematik kitabı bozulmuş ama insanları daha az bozulmuştur...(eğer ahlakilik olarak iki köy aynı ise başka sonuç çıkar).

16. İnsan çok önemlidir.




Örnek Matematik Vakası:

Bir sevgilim olsa beni çok sevse omuzum ağrımaz, kendimi hep iyi hissederim ve mutlu ölürüm:))

Bakalım matematik ne diyor?

1. Eğer omuz ağrın ve bilumum sıkıntını sevgili çözüyor ise; senin sevgisizlik sonucu bu dertlerin var.

2. Dışarıdan sevgi verilerek sorunlar çözülür!

3. Başka bir sonuç; işsizlik, özgürlüklerinin kısıtlanması, sömürü düzeni, ekonomik sıkıntılar v.s tüm dertlerin varlığı bir sevgili ile kaldırılabilir olunuyor. Ya da tüm bunlara rağmen yine de mutlu olunabiliniyor!

4. Hmmm, peki o zaman bir sevgilisi olan kişilerin hepsi mutlular. Bu sonuç çıkmalı değil mi?

5. Sonuç, demekki güzel başlayıp, kötü sonuçlanan ikili ilişkilerde herşey mutlu iken mutluca bitiyor. Vay be ne sonuç ama:)))

(devam edebilir de etmeyebilirde:))

Tiversonus

#1
6. Demekki, sevgilin olunca mutlu olacaksın diye bir sonuç yok...Eeee önerme patladı işte:))) ve sırt ağrımd a devam ediyor...Neyse teorik matematik ile tüm amacım mutluluğun matematiksel formülünü bulmak içindi: Gelecek bölümde matematik uzunluklar ve ikili lişkilerde uzun zamanın an'a hakimiyeti işlenecek:))

Tiversonus

#2
Hmmm, çay içerken yazalım bari...Ama kendime bir itiraf olsun: Şu omuz ile sırtı hep karıştırıyorum, ağrıyan kısmım hep omuzumdu ya:))Buradan çıkan sonuç, bir yerin ağrıdığında kavramlarda karıştırman artıyor demektir ya da Beden Akıl birbirlerine bağlıdır.

Evet vaka şu:

Bir çift ev alacaklar:

Erkek diyor ki ufak ev olsun, rahat ederiz.
Kadın diyor ki; büyük ev olursa daha iyi.
Matematik ise "altın oran" iyidir diyor:))

Buradan çıkan matematik sonuç şu:
1. Kadının dediği olsa, erkeğin dediği olmamış gibi gözükecek olmasına rağmen; aslında sonuç aynı oluyor. Veya erkeğin dediği olsa da sonuç aynı olmalı:)))Eeee niye kavga ediyorsunus o zaman...Zaten dünyada o kadar çok evsiz, barksız var ken. Neyse bu iş biraz karışık galiba:)) Bence evin mutlu yuva olması galiba, hmm olacağı buydu şimdide matematiği patlattım yani:))



Vaka 2: Öğretmenler öğrencilerden akıllıdır.

Bunun olabilmesinin Matematik koşulu:

1. Bütün buluşları yapanların öğretmenleri buluşları yaptı ama öğrencisi sunsun istedi:)) veya

2. Buluşları yapanlar öğretmenlerdir ama öğretmezler:)) sadece buluş yaparlar...Hmmm bu önerme çabuk patladı, en iyi sonuçla şu:

3. Öğrenciler daha iyi buluş yaparlar veya öğrenci öğretmeni aşar:)) Buradan çıkan sonuç ise;

4. Öğrenci öğretmeni aşamıyor ise; sorun öğretmendedir??

Bunu düşünmeliyim:))

Tiversonus

#3
Vaka: Mekanik/Robotik miyiz?
Yer: Bizim köy
İddia: Elhamdülillah biz mekanik değiliz!

Eee ben şimdi bunu matematik olarak nasıl ispatlayacağım? İddia doğru mu? Yanlış mı? Hmmm...

Ya zamanın Gudjieff diye bıyıklı bir Anadolu adamı varmış, kalkmış amerikaya gitmiş. Ve orada "STOP" testi yapmış...Tamam da bizim köyde adama "sttooopppp" desen anlamaz ki:)) Ya işte kültür farkı var, bizim köyde "çimlere basmayın" yazacan, adam afedersin büyük kakasını yapar, hem çim bu kardeşim yani, gübrelenmesi lazım...Tamam bir bilir kişi bulalım..

-Yazar: Sevgili Tiverjieff, şimdi "bizim köy" deki insanlara "dur ulen" diyon, daha fazla gidiyorlar, yani bu durum acaba çok fazla özgür iradeye sahip olduklarını mı gösterir?

-Tiverjieff: Efemm, şimdi, her köyün kendi durumunu gözönüne almak gerekir, zaten ben bu "hooop dduuur" olarak tanınan testi Anadolu'da öğrendim: "durrr ulen" testidir bunun orjinali, aslında...

-Yazar: Peki "bizim köy" için hangi testi uygun görüyorsunuz?

-Tiverjieff: Evet, burada bir arkadaşla düşündük, düşündük, birkaç test geliştirdik:

Test 1: "Durrrr, 1 hafta Tv seyretmee!"
Test 2: "Hooopp, face fooka girmeee, 15 gün!"
Test 3:" SUUUSSS, 10 GÜN siyaset konuşmaaaa!"
Test,5: "KIZ hepsi  senin mi?,
pardon test kağıtlarını karıştırmışım:))) Ya bu tarkanın kasetinin kağıdıymış, karışmış.
Test 4:" 1 hafta futboll konuşmaaa!"

-Tiverjieff: Bakacağız, sizin köy, biraz garip olduğundan, bu karışık çoklu testi geliştirdik. İncelememe başladım, sizin ilee sonuçları paylaşacağım.

-Yazar: sevgili Tiverjieff, peki mesela bizim köyde, hız sınırları var otobanlarda veya yere tükürme yasağı, otlara basmama gibi kurallar var. Bunları kimse takmaz, uygulamazlar. Bazı yazarlar der ki "bu iyidir, bizim robotik/mekanik bir köy olmadığını gösterir" diyorlar. Sizce gerçek durum nedir???

-Tiverjieff: Hmmm, garip bir durum, sizin köyün durumu biraz garip geldi, bana. Neyse bir dikkatimi toplayıp, gülhane parkında gezeyim, boğazda balık yerken düşüneyim, tüh vallahi garip, ya siz şeytana pabucunu ters giydirirsiniz, Siz galaksinin hangi köyündensiniz???

8devam edebilir deee etmeyebilir dee:)))

Tiversonus

#4
-YAZAR: sevgili Tiverjieff, şimdi negatif ve pozitif enerjiler ile sorular sormak istiyorum. birinci sorum şu bir spiritüalist kanallama yaptığında, diyelim ki kafasının içinde veya tabla da, bu enerjileri nasıl ayır edebilir? Negatif veya pozitif nasıl ayır edebiliriz*

-Tiverjieff: sevgili yazar gerçekten önemli bir konuya ayak bastınız..evet bu çok önemli bir konu. sizi temin ederim ki bunu bende zamanında yaşamadım ve bir 4 catallı yol buldum. ilk şey gelen enerjiye "durr gardaşım dur bakimm, önce bir fıkra anlat bakalım, güldürücü bir fıkra anlatmazsan haytta seninle konuşmam testi"..derin tecrüğbelerime göre galaksinin orin kh bölgesi  fıkracılıkta pek iyi değiller. bu birinci testimiz...Neyse ikinci testimiz "annenizin kızlık soyadı" testimiz, amaaa bu noktaya ancak birinci testi geçebilenler devam etsin.

YAZAR: sevgili Tiverjieff, ne biçim testler bunlar baen anlamadım, ne işe yarıyor bunlar?

Tiverjieff: yan anlamayacak ne var, eğer neşeli bir şeyler anlatmıyorlarsa bilin ki bu karanlık tonlu enerjidir. ha işte söylemeyi unuttum neşeli fıkradan sonra bir sigara molası verin ve ekip olarak, kalkın bir neşeli ankara havası oynayın ve enerjinizi neşeye, coşkuya getirin ve tablaya yeniden oturun, bak garantili bir şey eğer karanlık enerji var ise orada duramaz, o neşe berbat eder onları, nasıl mantıklı değil mi?

YAZAR: hmmm, anladım sevgili, Tiverjieff ya amma akıllısın be.:))ama sayın Tiverjieff hani eskiler der ya bu işler çok ciddi ve azar bile işitebilin, ve falan, filan..

Tiverjieff: sevgili Yazar yazamaz, bak işte eski dediğin nedir ki, hep bir zihin yıkama işleri, ışık yaşamın özüdür ve bırakın eskiyi.ha bu arada tabla kanallaması yapanlara tavsiyen, ekibe bir saz çalan alın, yanınızda saz, cümbüş veya oyun havaları kayıtlı kayıt cihazınız olsun:...zaten ben abd ye gittiğimde , ya yanlış anlamayın bunlar bizim anadolu insanından biraz garipler, iyiler haslar da biraz uyanık değiller, aynı robot gibi çok okurlar, anadolu kurnazlığını götürdüm ben onlara da işte neyse.Bir gün new yorkta yürüyorum, yoruldum taksiye bineyim dedim, el kaldırdım durmadı, herhalde bıyığımdan çekindiler, sinirlendim yani doğulu gözüküyoruz diye almadılar gerçi o zamanlar daha ikizler inşat halindeydi ve kenedy ise daha sebatördü ve dedim "durr lan ş... taksi"...oda ne taksi robot gibi pat duruverdi, düşündüm düşündüm ve ben bunlara sert çıkarsam ancak anlayabiliyorlar, halbuki anadoluda "dur/stop" desen kavga çıkar insanlar ile...neyse bir sigara içeyim de devam ederiz:))))

Deja

#5
Şu ev olayıyla ilgili bir şey söylemek istiyorum.. Gençleri rahat bırakın lütfen, istedikleri evde otursunlar? (Deja hiç anlamamış olayı:))
 

Tiversonus

#6
Önerme 1: Bilgi ile Sevgiye varılır!
Önerme 2: Bilgi Sevgi değildir? Bilgi bilgidir, sevgi sevgidir?


Öenerme 1

Olasılık 1: Eğer okuduğumuz bilgi kaynakları (Maharaj, Ra Bilgileri, Pleiades, Kryon, Mikail, E.Tolle, Osho, Mevlana, Evrensel gizeme ait bilgiler, Kuantum fiziği,... v.s.) sonucunda "Sevgimizde" bir artış olmuştur!

Sonuç 1: Bilgi, Sevgi artışına neden olmuştur.

Sonuç 2: Bilgi kazanımı ile farkındalığımız artmış ve Yaratılıştan geleb var-olan Sevgimiz önündeki buğu azalmıştır. Dolayısı ile Bilgi varolana ulaşmamıza (Sevgiye) neden olmuştur.




Olasılık 2: Eğer okuduğumuz bilgi kaynakları (Maharaj, Ra Bilgileri, Pleiades, Kryon, Mikail, E.Tolle, Osho, Mevlana, Evrensel gizeme ait bilgiler, Kuantum fiziği,... v.s.) sonucunda "Sevgimizde" bir artış OLMAMAMIŞTIR!


Sonuç 1: Bilgi'nin Sevgiye faydası yoktur. Sevgi var ise vardır yok ise yoktur!


Sonuç 1'in Sonucu: Eğer "Sonuç 1" olmuş ise; ego-beden, farkındalık gerekliliği ve kazanımı, Kendini Bilmek, Öğrenmek, anlamak, kavramak, temizlik, arınma, ruhsal çalışma, tefekkür, derin tefekkür, meditasyon, ..v.s. tüm bunlar Sevgi'ye götüren yollar ya da Sevginin açığa çıkmasına neden olan şeyler değildir. Gereksizdir, sevgi için.


Sonuç 2:  "Gündüzün şerri, gecenin hayrından daha hayırlıdır" sözünü söyleyen babama yanlıştır:)) Ve eğer Bilgi ile ulaşmanın ya da ulaşamamanın etki etmediği Sevgi kavramı; sadece bilgiden kopuk olarak ta var olabiliyor ise; cahiller ile erenler arasındaki fark nereden geliyor?


Genetik, egosal balon, ve kısmen çabasızlık....İşte acı amja gerçek ve bu da ölçülebilir bir durum olması sebebiyle Bilimsel olan bir sonuç: Alamayanlar, neden alamazlar...Üç olasılık.






Önerme 2:

Sonuç 1: Eğer Bilmek (bilgi) sevgi artışına yol açmamış ise; Sevgi, onlarca hayat deneyimi ya da yüzlerce hayat deneyimi ile kazanılan derslerin bir sonucundan öte bir şeydir. Sevgi, sadece bir seçimdir, bilmeye gerek olmadan yapılan. Peki o zaman bilmeden nasıl seçeriz?




Herşeyi bildiğimi söyleyemem ancak, Kendini Bilmek ve içeriği uygun bilgi toplayışının Galaktik Varlık ve sonunda da Evrensel Varlık olmamızda kritik olduğunu düşünüyorum....Ve bilemediğimden bir örnek şu: Bilgili olupta Kendine-Hizmet Bencil üst yoğunluk varlıkları ve bu yoğunluk verlıkları neden; Sevgisizler? ...Evet dedim ya Yedi katlı Bilinç mimarisinin, üçüncü katında olduğumu ve algılama kısıtlarımın da "farkındalığında" olduğumu düşündüğümde bilmediklerimin de farkına varabiliyorum...Bu bile bir bilgi ile ancak oluyor, herşeyi bilmediğimi...İşte burada da şunu soruyorum; üst yoğunluk ve bu yoğunluk Negatifleri, bilgililer ise ve ancak Sevgisiz iseler; özellikle üst yoğunluk negatifleri, evet böyle ise, o zaman Sevgi yaratılıştan gelen bir öz olarak onlarda bulun muyormu?


Bilgi--->>Farkındalık---->>OLMA/Eylem/Değişim/Uygulama


Evet sanırım, Ruhsal rezonansa göre seçim içinde Bilmeye ihtiyaç var: Neyi seçeceğimize...Yani belki üst yoğunluk Kendine-Hizmet ler Bilgili ama sevgisizliği de seçebiliyorlar...Ama yine de bundan önce Bilgiye ulaşmaları gerekir, seçmek için, maniple etmek için v.s.


Burada Bilgi Sevgiye götürür sonucuna "herzaman" için doğru diyemeyebiliriz...O zaman da Sevgi hep vardı da diyemeyiz...Garip ama bu böyle sonuç olarak çıkıyor...Peki Pleiades Öğretilerinde neden "Bilgi ile sevgiye ulaşırsınız" söylenir?...Burada Bilgi/Işık/Sevgi ailesinin bunu önermesi bence çok normal ama galiba tek yol bu olsa da (Sevgi için) tek sonuç da bu olmayabiliyor!


Şu bakımdan olamayabiliyor; Kendine-Hizmet Bencil grupları da Bilgili...Ama işte o zamanda Sevgi'nin neden Yaratılıştan onların içinde olmadığı sorunu ortaya çıkıyor ki; bu zamanda gerçekten Sevgi'ye ulaşma arzusunda olana "Bilgi" önerilmesini anlamlı buluyorum...Sonuç olarak önerme 1 doğru önerme olmakla birlikte, tek sonuç çıkmıyor. Önermenin tam doğruluğunu yok eden sonuç ta ortaya çıktığında bu kez, "Sevgi herzaman vardır" gibi bir öner mede yanlış çıkıyor...Aklıma gelen tek kavram ise Özgür İrade oluyor...Yani Sevgi'yi özgür iradesi ile seçmemek nasıl bir şey bunu hiç mi hiç anlayamıyorum...Herşeyi bilmemek ne kadar kötü:))


Yinede özünde Sevgi'yi parlatmanın yolunun Bilgi ile olduğunu düşünüyorum, ya da Bilgi ta Varoluşun çekirdeğine bizi götürür, orada ne varsa işte...


Kişisel, açık, dürüstçe düşündüklerim bunlar. Düzgün bir matemetiksel mantık içinde sunulacak başka tür mantıksal durumları gördüğümde -ki işte bu da bilgi oluyor- yani yeni bilgilere eriştiğimde ya da bana sunulduğunda bu bilgiyi eğer mantığı ve matematiğpi içinde sağlam bulursam kendime dahil ederim...Bilgiye açık olmamdan memnunum, ret etmem, düşünürüm, tartarım ve bakarım.


Geçenlerde Kirael kanalı da belirtmişti, Dünya'da paranın yüzde 95 ini yüzbin aile elinde tutuyor ve önemli olan kısmı bence burası, ve bunlar çok bilgililer türevinde içsel çalışmaya günde beş-altı saat ayırıyorlar deniliyordu...Aydınlık olmak bilgi dolu olmaktır ve bu KH lerde aydınlıklar ama işte bizi ilgilendiren kısım şu: Sevgi ailesininde Aydınlık/Bilgi dolu olması çok önemli...Düzenin dümenleri ellerinde ve insanları Sonsuz ve Tek Yaratan'ı arayamayacak şekilde krize boğuyorlar, çalışma şartlarını ağırlaştırıyorlar ya da zorlaştırıyorlar...Türkiyede öğretmenlerin yüzde yetmişi ek-iş yapıyorlar (bu resmi bir rakam), düşünün bunların öğrencilerini ve eğitimin kalitesini...Tüm bunların yanında zehirli kimyasal gibi az da olsa "boş" olan zamanını insanlara anlamsız, geliştirmeyen ego-kişiliğine hitap eden diziler, futbol müsabakaları, haberler v.s. şeyler ile çalıyorlar...Hemde insanların kendi özgür iradeleri ile bu az da olsa boş zamanı çalıyorlar...Eee nasıl aydınlanacak insan, hani zaman? Hani tefekkür ya da meditasyon için zaman...Diğer taraftan genetiği değiştirilmiş intihar genleri taşıyan yiyecekler, vucut kimyasını ve dolayısı ile farkındalığını düşüren elektro manyetik yayınlar, cep telofonları v.s. Aydınlanmanın yolları yani bilgilenmenin yolları büyük bir kitleye böyle kapatılıyor. Ve bunları önerdiğimde etrafıma, tıpkı bir bağımlı gibi saldıryorlar, saldırganlaşıyorlar...Bu resmen esaret ama özgür iradeleri ile kabul ettirilen...Tüm bunlar frekans tuzakları. Sadece bir farkındalık olsun diye ancak yazabiliyor ya da bu tuzaklardan uzak durulmasını önerebiliyorum...Aydınlanma/Bilgi dolu olunca işte bu zaman ancak özgür irademiz olabilir. Bilmediğin seçeneği seçemezsin ki. Sevgiyi de bu frekans tuzakları ile yiyecekler ile zor seçer insanoğlu ve insan kızı...Sevgi dışları çıkamaz var ise içeride bir yerde.


Sonuç olarak; tüm bu düşünce egzersizlerim sonunda Bilgi gerçekten belirli ölçüde de uygulanınca Sevgiye ulaştırır. Bilmediğinde bu tuzaklardan kurtulupta sevgi mevgi yayamaz insan, hepsi birer zehir çünkü tüm bu frekans tuzaklarının, hepsi. Tamam ben bir şekilde uzak kalmaya gayret ediyorum ama etrafımdakiler uzak olmayınca da işler fenalaşıyor. Bir gün babama arabadan isdim merhaba dedim, yayla yerinde balkondan hoşgeldin oğlum dedi ve on dakika sonra oğlum senmisin diye şaşırdı, "ya az önce şu adamla şu siyasetçiyi konuşuyordumm, sinirimi bozdu" diyor, evet işte gelde içinde Sevgi var ise çıksın bu tuzaklar arasında zehirlenirken...Gazete okumam internetten Dünyayı belirli zamn içinde takip ederim ama ayaklı- haber aktarıcılar var, onlar yetiştiriler okumuş gibi oluyorum yani:))


Tarihte şu olmuş...Şimdi insan beşbin onbin kişinin yaşadığı bir yerde ve zamanda yaşasa ve o eski zaman çevresinde yaşasa idi? Yani elbette çok daha kolay Sevgi titreşimi yayabilir insan ama şimdiki ortamlara uyar mı o eski öğretiler. Yanlış değildi anacak, güncel şartları da gözönüne almak gerekiyor.


Bilgi herşekilde şu çağda bir katalizör ve koruyucu bir nitelitektir. O bu zamanlarda daha çok Sevgi için bu frekanları yayabilmemiz için çok daha gereklidir. En azından korur, farkındalık sahibi yapar içeride var ise Sevgiyi çıkartır yok ise çıkaramaz ama işte bir özgür seçimi olur insanın.

maskesiz

Sevgi ve ışığın önünde saygıyla eğiliyorum.

maskesiz

#8
Gerçek yalanı döver gerçeğimize sahip çıkmazsak üzücü ama galip yalan olur
Sevgi ve ışığın önünde saygıyla eğiliyorum.