Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

alemtac'da kendini dovecek

Başlatan Alemtac, 13 Nisan 2009, 18:19:09

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Alemtac

#855
Verdiğim örnekler, kendi yaşamımdan ve halletmişim gibi gördüklerim dir. Kendime tekrarlarım dır aslında ve öğreniyorum. Sizler gibi ışık işçileri sayesinde, verdiğiniz ışıkla yolum aydınlanıyor.

Bir arkadaşımın, reiki masterımın sözleri geldi aklıma: "Işık işçileri; kayalıklar üzerinde, zorlu denizlerde yer alan fenerlerdir. Işıklarını görüp, uyanların yolu açıktır. Diğerlerinin kendi seçimidir."

Bilerek ya da bilmeyerek ışıkları ile yollarımızı aydınlatan tüm ışık işçilerine teşekkür ederim.
 

Pınar

#856
hehe! Ssk'mız yatıyor mu alem'im? ehhhehheh!!!! Yatmasa da kendi ışığınla yürümek kadar güzel bir duygu yok, bazen lamba dibini kör gösterse de onu görenlere rehberlik etmek güzel şey.:)
Yarattıklarını beğenmiyorsan, dur ve yeniden başla!:)

Alemtac

#857
Günaydın Pınar'ım :) SSK dediğini doğru anladıysam eğer, artık SGK var ;) Doğru diyorsun canım benim, en güzeli kendi ışığınla aydınlanan yolda yürümek. Yinede zaman zaman yolumuzu kaybederiz. Deniz fenerleri, bilmediğini sandığın, ilk kez geçiyormuşuz gibi gördüğümüz kayalık denizlerde yolumuzu aydınlatmak için varlar. Kuruldukları kayalık, hırçın denizlerin her türlü zorluklarına dayanarak gemicilere yol göstermek için varlar. Yaşanmışlıklarının ışığında, her biri birer beyaz ışıktır :)
 

Pınar

#858
Deniz fenerlerine ve kaplumbağalara selam olsun...:)
Yarattıklarını beğenmiyorsan, dur ve yeniden başla!:)

Alemtac

#859
Bir konu başlığının altında, üstteki yazılar silindiğinden alakasız bir şekilde kalmış yazımı kendi sayfama aktarıyorum :)

Tepe çakranın hızla dönmesi, enerji girişini gösterir. Evrensel enerjiyi tepe çakradan alırız ve tüm çakralarımıza dağılır. Bu enerjiyi saklı tutamayız, ihtiyacımız için ve diğerlerinin ihtiyacı için, daha çok şifa için kullanırız. Eğer bedenimizin veya çevremizin şifaya ihtiyacı varsa daha fazla enerji girişi olur. İhtiyacımız kadar, çevremizin ihtiyacı olduğu kadar enerji girişi verilir. Daha fazla enerji girişini niyetle sağlayabiliriz; "şunun hayrına, şu işin hayırla olmasına" gibi. Tepe çakradan aldığımız enerji dediğim gibi tüm çakralarımıza yayılır. Bunu hissettiğimiz anda, yayılışınıda hissedebiliriz. Önce 3.göz, sonra boğaz çakrası, kalp diye devam ederken oralarda varsa eğer tıkanıklık, hastalık gibi kirlilikleride temizlediğini hissedebiliriz. Her çakranın üstünde döndüğünü, sonra orada var olan kirlilikleri alıp götürdüğünü...en son kök çakrada da aynı işlemden sonra kök çakradan toprağa salıveririz. Yada her bir çakra temizliğinden sonra ağzımızdan kirli enerjiyi çıkarır, sonra tekrar tepe çakradan çekerek devam ederiz. Böylece var olan hastalıkları tedavi edebiliriz ve çakraların dengeli bir şekilde yer almasını ve dönmesini sağlarız. Dengeli bir şekilde yer almasından ben şunu anlıyorum, enerjiyi çakraların üstüne getirdiğimde her birinin aynı hizada olması...genellikle 3.göz ve boğazdan sonra gelen kalp çakrasında hafif bir kayma olur, halbuki hepsinin aynı doğrultuda olması gerekir. Kök çakrada da aynı sapmayı hissedebiliriz. Yada başka bir çakrada da olabilir. Bunlar orada var olan problem demektir.

Eski yazıma ilave olarak; bir çakranın diğerlerine göre hızlı dönmesi, o çakra ile ilgili dersleri yaşadığımız anlamına da gelir veya o çakra bölgesinde bir rahatsızlık, hastalık belirtisi anlamında da olabilir ki hastalık belirtisi olmasıda bir derstir :)

 

Tsunami

#860
Benden de kücük bir ekleme :)

Cakralar enerji bedenimizde bulunur, sanildigi gibi fizik bedende degildir.Enerji beden , fizik bedenin üzerine kaplanmistir ve fizik bedenle etkilesim halindedir. Kalp cakrasi gögüs bölgesinin tam ortasindadir ve iki kola ayrilir gibi oldugu söyenir ya da bu bölgede yanyana iki cakra var gibi tanimlanir. Hem evrensel em bireysel sevginin hissedilmesi gibi diger cakralardan farkli olarak bir degil iki islevi vardir.
Auradan giren düsük titresim (ya da negatif enerji) önce enerji bedendeki enerji merkezlerinden nereye denk geliyorsa (cakralardan yani) o cakranin dengesi bozulur , dengesiz cakra enerji bedenin enerji akisinin bozar, enerji bedendeki bozukluk, fiziksel bedende gerceklesmeye baslar. Hastaliklar sadece disardan gelmez. Zihinsel sebepler de direkt enerji bedenimizde, ilgili enerji merkezimizin dengesini bozar, hatta bloke etmeye kadar vardirabilir. Enerji bedebdeki düzensizlik , fiziksel bedene aynen yansiyacagindan, ilgili bölge , ilgili organ islevlerinde bozukluklar olusur.  Hastaliklarin bu olusumunun farkinda olabilecek kadar yol aldiysak, "hastalik da  derstir " anlayisindan bir adim öteye gitmis oluruz.

Hissettiklerimizi algilayan sey fiziksel bedenimiz degildir. Enerji bedenimiz ve enerji alanimiz hisleri algilar ve realiteye gecirmekle görevlidir. Enerji bedende olusan degisiklik (iyi  ya da kötü) fiziksel bedene yansimaya baslar. Evrenle iliskimiz düsüncelerimiz yoluyla degil hissettiklerimiz yoluyladir. Yani secret olayindaki gibi, iste elde et degil, hisset ve yarattir :)
 

Alemtac

#861
Çok teşekkürler Sevgili Tsunami :) Gerçekten tamamlayıcı ve değerli bilgilerini paylaştığın için teşekkür ederim :)

Sevgiler canım arkadaşım..
 

maskesiz

#862
Burda sormam doğru mu bilmiyorum affınıza sığınarak bir şey sormak istiyorum.bedenimde olmayan ama fiziki bedenimde hissettiğim yara bere enerji bedenime ait olabilir mi bazen çok ciddi sıkıntılarım olabiliyor ve yaşıyabiliyorum

paylaşımlarınız için teşekkür ediyorum
sonsuz sevgilerimle
Sevgi ve ışığın önünde saygıyla eğiliyorum.

Alemtac

#863
"Fiziksel bedeninde olmayan, görülmeyen fakat fiziksel bedeninde var olduğunu hissettiğin yaralar"
Doğru anlamışımdır umarım.

Bu tür hislerle var olan yaralar, auramızdan saldırı aldığımız, yırtıkların oluştuğu anlamına gelebilir. Ellerini bedeninden biraz uzak tutarak, bedeninin etrafında dolaştır. Ellerinde bazı bölgelere gelince sıcaklık, karıncalanma gibi diğer bölgelerde dolaştırdığında hissetmediğin değişik bir his oluşabilir. O bölgede bir giysiyi ellerinle okşayarak eski haline getirdiğini imajine edebilirsin veya nasıl istersen, o an aklına geldiği gibi auranın onarıldığını düşün yeter.
 

maskesiz

#864
Doğru anlamışsın kardeşceğizim
6 yaşından beri bu tür yaralar bereler hissediyorum bazıları hiç iyileşmedi örneğin sırtımda sol kürek kemiğimin altında bıcak kesiği gibi yara ve acı hissediyorum bazen canımı çok yaktığı oluyor auramı neden onaramadığımı da bilemiyorum denedim aslında ama başarılı olamadım tekrar deneyeyim ve bu sefer başarılı olayım
sağolasın canım benim seni seviyorum

sonsuz sevgilerimle
Sevgi ve ışığın önünde saygıyla eğiliyorum.

Tsunami

6 yasindan beri hissettigin bir yara, aura deligiyle ilgili olamaz sevgili maskesiz. Halledilememis bir gecmis yasam tortusu olabilir, ben bir regresyon terapisi öneririm bu durumun icin.
 

Tsunami

bu arada sevgili alemtac, canim arkadasim özledim ben seni :)
 

Scyth

#867
Regresyon konusunda acaba deneyimi olan arkadaşlar tavsiye niteliğinde şehirlerinde gittikleri yerleri söyleyebilirler mi? Varsa, İstanbul benim için.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

Alemtac

#868
Sevgili Scyth, benim regresyon terapisiyle ilgili hiçbir deneyimim olmadı.

Sevgili Tsunami, 20 Nisan'dan beri İzmir'deyim. Annemin rahatsızlığı nedeniyle geldim ve bana ihtiyaçları olduğu için buradayım. Sağlıklı olsunlarda, nerede olduğumuzun önemi yokmuş :) Hala daha öğrenecek o kadar çok şey var ki...baş öğretmenlerim canım anne ve babam :) Enerjimi her zaman koruyamıyorum ve bildiklerimi uygulayamadığım zamanlar oluyor. Kaçma moduna zaman zaman giriyorum :)) Bende seni, sizleri çok özledim canım arkadaşım :)
 

maskesiz

#869
Sevgili Tsunami regresyon terapisi konusunda bir bilgim yada deneyimim yok sağolasın önerdiğin için. Araştırıp değerlendireceğim yakınlarıma danışacağım bakalım ne düşünecekler ne diyecekler

sonsuz sevgilerimle
Sevgi ve ışığın önünde saygıyla eğiliyorum.