Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

alemtac'da kendini dovecek

Başlatan Alemtac, 13 Nisan 2009, 18:19:09

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Pınar

#120
Ya bir de, bu aşılar grip mikrobunu daha da geliştiriyorsa...Bakınız, camız gribi, domuz gribi..:)))

Babalar gibi olurum giribimi, üretirim bomba gibi antikorumu, ne grip aşısı imiş bu!:)))Geçmiş olsun Alemim...

Eeeeee, doğadan kopmanın neticesi bunlar işte.Güzelim bahar yağmurları yere, olan minerali, demiri ve vitaminleri indirdi.Doğa bunlarla beslendi, biz insanlar eririz mazallah diye, o yağmurlarda yürüyemedik doyasıya.Hasta oluruz yaa! hahahahha! Doğa dengesini ne güzel koruyor oysa, enerjinin yükselmeye başladığı bahar ekinoksunda indiriyor canlılara lazım olan ihtiyacı rahmetle yere, besliyor tüm canlıları.Elbette biz akıllı insanlar hariç.hahaha! Geçmiş olsun tekrar, takviye mineral desteği ve C vitamini.:)) C vitaminine "ceee" dersek ne olur acaba?hahahahah!
Yarattıklarını beğenmiyorsan, dur ve yeniden başla!:)

Alemtac

#121
Beyaz bir ışık, oldukça şissetli, sadece beyaz bir boşluktaymışım gibi. Ayağım yere basıyormu, bilmiyorum. Bir zeminin üstünde olmalıyım. Duvarları göremiyorum, her yer öylesine bayaz ki. Yavaş yavaş insana benze sülietleri farkediyorum. Sadece belli belirsiz gözlerini algılıyabiliyorum, sanki beyaz birer ışık gibi, üstlerindeki herşey, elleri bile beyaz. Hiç bir mimik ve duygu belirtisi yok yüzlerinde. Sonra gardorap gibi cisimleri farkediyorum, üstlerinde renkli ışıklar yanıp sönüyor, çoğunluğu kırmızı ve yeşillerden oluşmuş. Arada mavi ve morlarda var, ama yeşiller ve kırmızılar sık sık yanıp sönüyor. Dev bilgisayarlara benziyor. Bunların arasında havada yatar gibi duran bir beden görüyorum. şakaklarında başlayıp, boynunda, omuzlarında, kollarında ve böylece devam ederek, onca ışığın içinden siyah düğme gibi görünen bir şeyler yapıştırılmış bu bedene. Ve onlarda kablo ile dev bilgisayatlara bağlanmış. Bedeni inceliyorum : dişi mi, erkek mi belli değil, ne saçı var, ne kaşı. Kendimi arkadan ve hafifçe yandan görüyorum, kısa siyah saçlarım var, sanki çıplak gibiyim. Bedenin başında birkaç suliet daha olduğunu farkediyorum. Eğilmişler, kablolarla birşeyler yapıyorlar. Bana bakıyorlar şimdi, beni mi bekliyorlar ? Nasıl olduğunu anlamıyorum, bedenin içine yerleşiyorum, hayal gibi süzülüyorum içine...

Ve rüyam burada bitiyor :)

Sonra Sevgili Tiversonus'un yazdığı makaleleri okuyorum, insan DNA sı ile ilgili olanları. Yavaş yavaş hatırlamaya başlıyorum gördüğüm rüyayı.
 

Alemtac

#122
Sahip olduğumuz tüm elemanların bir bütün olduğu idrakine vardiğimiz an...beden/ruh/zihin. Onları ayri parçalar halinde görüyordum. Bedenim, zavallı bedenim...ne çok katlandi ruhuma ve zihnimin oyunlarına. Ruhum ayırmak istedi zihnimi, zarar veren zihindi, ruhumca...zihin, ayırmak istedi ruhumu...nasılsa yeterince zarar görmüştü beden, sebebiyse ruhumdu...epey bir mücadele ettiler kendi aralarında. Zihin neredeyse galip geliyordu da. Bedenim bir kalıp, düşünemez, yaratamaz. Ruhum binlerce yıllık tecrübesiyle, kapatıverdi zihnimi, ben tek başıma ayakta tutarım bu bedeni diyerek. Ruh/beden, zihinsiz olarak...3. boyutta :)) boşlukta gibi...uçuyor muyum ne ? :)) Sonunda karar verdi, ruhum ve zihnim, hiç olmazsa 5. boyuta kadar beraber olmaya...hala geçinemiyorlar :) Bunu yazan mı kim ? ruh ve zihin, bedenin ellerinden :))
 

Alemtac

#123
Bu gece küçücük kuşum Bulut sesizce vada etti bizlere. Benim gribimden sonra oda durgunlaşmıştı. Israrımla oğlum onu veterinere götürdü. "Ölürse üzülmeyin" demiş...Can işte...Diyorum ki, oda 3. boyutta enkarne olacak :)

İncecik rüzgarda dağılacak kadar hafif
Güneşi örtecek kadar kesif
Pamuk tarlalarının beyazi kadar ak
Denizin maviliğinde eriyecek kadar yumuşak

Güzel kuşum Bulut'um, bu gece bulut oldu :(
 

Alemtac

Anne olan olmayan olacak olan herkesin anneler günü kutlu olsun :)
 

Tsunami

#125
Tesekkürler Alemtac'im:) Basin sagolsun bu arada:(
 

Tiversonus

#126
Eski yıllarda kanarya ve muhabbet kuşu beslemiştim. Arkadaşlıklarını iyi bilirim. Bir muhabbet ise kardeşimin omuzunda çarşıda bereber gezerdi:)) Yani bir muhabbetin ise eşi ölünce, kendini kafese vura vura öldürdüğünü gördükten sonra, artık bu sorumluluğu almamaya karar verip beslmedim bir daha. Ancak kuşlar için çocukken tahta yuva projem vardı. Şimdilerde ise bir yere ıslanmış ekmekleri koyuyorum ve sabahın ilk ışıklarında telden içeri baktıklarını görüuorum. Geçen yıl bir kumru pencereye yuva yaptığımdan aylarca o pencereyi açmadım ve o yavrunun tüylenmesini seyretmek çok güzeldi:)) Yalnız son yılda, gece 03 den sonra kuşlar ötmeye başladılar bu çok ilginç, yani zaman kavramları onlar içinde değişti gibi. Evet işyerine giderken limon ağacının altına koyduğum yiyecekler sayesinde, yarım metr yakından geçerken benden ürkmeyen yabani kuşlar benim dostlarım:))

Sıkıntınızı anlıyorum, ancak bu doğal bir süreç yani ruhsal gelişimi için gerekliydi sanırım fiziksel ölümü, o canlı dostumuzun.

Alemtac

#127
Teşekkür ediyorum sevgili dostlarım.

O kuşların sesi burada aynı, hele sığırcıklar ve martılar :) gece 3 ten sonra bir cümbüştür başlıyor :) Adeta konuşuyorlar, gerçekten ilginç..
 

Alemtac

#128
Tam yazacağım elektrikler kesildi. Bekledim ve geldi :) yeniden siteye girdim, bir kaç satır yazdım ve gönderemeden yeniden elektrikler kesildi. "Ya kardeşim yazmamı istemiyosan söylesene, ne milletin elktriğiyle oynuyorsun" dedim ve yine geldi. Şimdi aceleyle yazıyorum, aman kararını değiştirmeden yolluyayım şunları :))
 

Alemtac

#129
Saldırılardan korunmak için, asagidaki gibi korunma uygularsiniz:

1. Derin nefes alip verin ve kendinizi merkezleyin.

2. Kendinizi her tarafinizdan çevreleyen beyaz isik sütunu imgeleyin.

3. Eger herhangi bir enerji, varlik veya düsünce formu sizin yerinizi (enerji alaninizi) ihlal ediyorsa, onlarin önüne beyaz bir isık sütunu yerlestirerek ve bu sütunu kademeli olarak bedeninizden disari dogru iterek onlari uzaklastirin, böylece incitici enerjiyi, varligi veya düsünce formunu geri dogru itersiniz.

4. Tehdit geçer geçmez, beyaz isigi, altin isik ile degistirin, beyaz isigi altin isik yapin. Beyaz isık iyi  olmayan HERSEYIN enerji alaniniza girmesini engeller. Altin isik pozitif, sevgi dolu düsüncelerin ve varliklarin enerji alaniniza girmesine izin verir, ancak negatif olanlari geri püskürtür. Beyaz isigi sadece saldiri altinda iken veya psisik olarak saldiriya ugradiginizda kullanin.

Rasgele birileriyle karsilastiginizda, düsüncelerinizi kendinize saklamak istediginiz zaman, hemen Dünya'ya topraklayici bir kordon gönderin, kök çakranizdan Dünya'nin merkezine bir kordonun uzandigini imgeleyin, bu auranizi bedeninize yakin tutar. Auraniz diger kisinin aurasiyla birbirine karismayinca, sizin isteginiz olmadan zihninizi okumasi hemen hemen imkansizdir.

[Not: Bulundugunuz ortamda fark edilmek istemiyorsaniz, auranizi fiziksel bedeninize kadar çekin, daha sonra tekrar normal boyutuna getirin]
 

Gülay

#130
Sevgili alemtac

auramızı fiziksel bedenimize kadar çekebilmek nasıl olur ??
nefeslemi, niyetlemi...

birde bu imgelemeleri fantastik filimlerdeki gibi yapabildiğimizi imgeliyelim, ben bunu yapmaya çalışıyorum, ama beyaz ışık sütünu imgelemek şimdi içimde yankı buldu sanki tehlike anında korunma düşüncesiyle anında beyaz ışık sütunu içine giriyorum ve karşımdaki varlığa veya negatif düşünce veya konuşmalara bu sütunu iterek yok ediyorum, harika, imgemdeki yerini aldı, sevgili alemtaç...

sonrasında altın ışığı yaratıyorum ve rahatlıyorum ...
 

Alemtac

#131
Auramız, bildiğimiz gibi bedenimizden en az ( benim bildiğim kadarıyla desem daha doğru olacak :) ) 3-4 cm yukarıdadır, bedenimize ne kadar yakın imgeleyebileceğimize bağlı...Gözlerimi kapıyorum ve bedenime ne kadar yakın hayal edebilirsem...demek istediğim bu :))
 

Alemtac

#132
Gördüklerimi, göremiyorum daha doğrusu yanlış görüyorum. Bir çok defa dikkat ettim ve komik şeyler meydana geliyor. Az önce "çevirilere yardım çağrısı" nı, kopya çekenlere yardım çağrısı diye okudum. Hahaha ne oluyor ya !!!
 

Tiversonus

#133
İnşallah Kopya kötü bir şey değildir::))) Yni çok cazip olduğuna göre, çektiniz mi? Yani kopya:))

Alemtac

#134
Hiç çekmedim ve çekmeyide beceremem :) Lise yıllarımda başarılı bir öğrenciydim. Tek anlamadığım ders Tarihti :)) Ve tarih öğretmenim Ayten Acerer, (hayattaysa kulakları çınlasın, değilse huzurlu olsun) kopya çekmem için, hemde kendi dersinde tarihi iyi olan bir öğrencinin arkasına oturtmuştu beni...hahahaha. canım öğretmenim benim. Ama malasef yinede becerememiştim :)) Gelip başıma sonunda yazdırmıştı kadıncağız. O zamanlar iftahara geçmek vardı, sınıf birinciliği vardı..neyse işte severlerdi beni ama kopya çekmek bana göre hiç olmadı :) Öğretim görevlisi olduğum yıllarda da kopya çekene musahama edemedim.. Bir keresinde yakaladığım öğrencim sormuştu " hiç mi kopya çekmediniz" evet hiç çekmedim, ama anlarım çekeni ve hemen yakalarım..ne çeşitleri vardır, hele üniversitede :))