Kanallık Çalışması

Başlatan kerem, 21 Ağustos 2022, 00:40:36

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

kerem

#15
Mesele,"bilgi"nin hüküm sürdüğü bi evrende hapsolmak bence. Teorik olarak,burada ve yukarıda,dünyada ve ötesinde neler döndüğüne dair bi açıklama bulamazsan,o resmi tam manasıyla göremezsen,her türlü manipülasyona açık hale geliyosun.Sonsuz bir müphemlik içinde bocalıyorsun.
Maharaj ve benzeri üstadları 3.yoğunluk kavramlarıyla bi yere oturtmaya çalışmak da bence yersiz çünkü onlar ciddi anlamda bu dünyada yaşamıyorlar zaten. Maharaj konuşurken,konuşan Maharaj değil,çok daha büyük,bireysel olmayan bi zekadan akıyor bütün o konuşmalar. Ve o zekanın insanın ya da 3.cü yoğunluğun dertleriyle bi ilgisi yok,o sadece konuşuyor ve 3.cü yoğunluk algısını yerle bir ediyor,tek hedefi bu. K'lar ya da Ra'nın derdi insanla,bilgiyle. Onlar 3.yoğunluğun/illüzyonun içinde kalarak,tüm bu oyunun nasıl oynanacağı konusunda bir yol göstermeye çalışıyorlar. Maharaj ise,"hepsi oyun"diyor çok ötelerden bi yerden. İkisi de yerine göre yararlı.

bozadi

#16
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen kerem

Mesele,"bilgi"nin hüküm sürdüğü bi evrende hapsolmak bence. Teorik olarak,burada ve yukarıda,dünyada ve ötesinde neler döndüğüne dair bi açıklama bulamazsan,o resmi tam manasıyla göremezsen,her türlü manipülasyona açık hale geliyosun.Sonsuz bir müphemlik içinde bocalıyorsun.
Maharaj ve benzeri üstadları 3.yoğunluk kavramlarıyla bi yere oturtmaya çalışmak da bence yersiz çünkü onlar ciddi anlamda bu dünyada yaşamıyorlar zaten. Maharaj konuşurken,konuşan Maharaj değil,çok daha büyük,bireysel olmayan bi zekadan akıyor bütün o konuşmalar. Ve o zekanın insanın ya da 3.cü yoğunluğun dertleriyle bi ilgisi yok,o sadece konuşuyor ve 3.cü yoğunluk algısını yerle bir ediyor,tek hedefi bu. K'lar ya da Ra'nın derdi insanla,bilgiyle. Onlar 3.yoğunluğun/illüzyonun içinde kalarak,tüm bu oyunun nasıl oynanacağı konusunda bir yol göstermeye çalışıyorlar. Maharaj ise,"hepsi oyun"diyor çok ötelerden bi yerden. İkisi de yerine göre yararlı.
Çok isabetli bir tanımlama yaptığını düşünüyorum burada Kerem. Yani Maharaj'la ilgili, Maharaj'ın Ra'dan ve K'lardan farkıyla ilgili tanımın bence çok doğru. Gerçi tıpkı Maharaj'ın yaptığı gibi Ra'nın ve K'ların da 3. yoğunluk algılarına dalga geçercesine "meydan okudukları" bir sürü durum da yaşandı ama evet, hem Ra hem de özellikle K'lar sorulan bir sürü soruya gayet 3. yoğunluk perspektifi içinden cevap vermekten de çekinmediler, hatta bunu özellikle, isteyerek yaptılar gibi görünüyor. Bunun çeşitli nedenleri olabilir ama "bizden biri" gibi, bir arkadaş, bir dost gibi görünme tercihleri var sanırım. "Bizi tanrısallaştırmayın" şeklindeki talepleriyle de bağlantılı bu sanırım. Kutsanması, tapılması gereken birer otorite figürü gibi görünmek istemiyorlar kesinlikle. "BH" olmalarıyla ilgili birşey sanırım bu. BH dengedir. Birliktir. Tepeden bakıcı, aşırı hiyerarşik, "komutanvari" görünmek istemiyorlar; KH'nin tercihleri bunlar çünkü (istisnai durumlar olabilir elbette).

Elimizdeki kaynaklar dünyada en azından bizim bildiğimiz şekliyle 3. yoğunluk insan deneyiminin / hayatının bitmek üzere olduğunu söylüyorlar ve yıkım / dönüşüm sürecinin başladığını söylüyorlar ki buna dair tırmanan işaretleri görüyoruz. Ra'nın ve K'ların kozmolojisi çok büyük ölçüde uyumlu. Maharaj'ın öğretisinin de Ra veya K'larla temel veya çok büyük bir uyuşmazlığı, aşırı büyük bir çelişkisi olduğu söylenemez bence. Pleyades de var tabi en çok önemsediğimiz kaynaklar arasında, ki K'lar Marciniak'ın Pleyadeslilerinin kendileri olduğunu söylüyor zaten, ki verilen bilgiler de ciddi bir uyum var zaten ("Pleiades Öğretileri 1" kitabı bağlamında özellikle).

Sonuç olarak Ra çok özel, çok güzel, çok güçlü, çok istisnai bir kaynak. Öyle ki, K bilgileri temel kavramları açısından Ra'yı esas alıyor zaten: Yoğunluklar ve BH-KH düalitesi.

Bu forum da bu kaynakları temel alan veya almaya çalışan bir forum. Sen bu kaynaklar konusunda gayet ilgili ve hatta hiç azımsanamayacak kadar da bilgili birine benziyorsun. Yani bu kaynakların anlatmaya çalıştığı temel ve en önemli kavramlara aşinasın ve hatta onaylama "eğilimindesin" gibi görünüyor bir yandan, ama sonra gidip "Reşad Halife'nin 19 mucizesi" gibi bir konuyu aşırı takıntı haline getiriyorsun gibi görünüyor. Sırf bu konuda takıntı yaptığın sorulara cevap bulabilmek (ve belki bazı görüşlerini doğrulatabilmek) için bu kaynaklarla bağlantı kuran ekipler gibi bir ekip kurmaya çalışmaktan bahsediyorsun. İşte bu durumda bu forumun kaynaklarının bize anlatmaya, rehberlik etmeye çalıştığı şeylerle ciddi şekilde çelişki içine düşüyorsun gibi görünüyor bana.

Ra'nın, Pleyadeslilerin, K'ların, Maharaj'ın sunduğu ve kendi aralarında azımsanamayacak bir uyum olduğuna inandığım öğretiler bütünüyle çelişen, adeta meydan okuyan bir hırsın, bir takıntın, bir dayatman var gibi geliyor bana. Bu kaynakları hiç fena sayılmayacak şekilde anlamış biri için çok tuhaf bir durum bu bence. Bu kaynakları iyi anlıyorsun ve hatta azımsanamayacak bir onayın da var ama yine de onlara (üzerinde uzlaştıkları temel bilgilere) ciddi bir güvensizliğin ve karşı koyuşun da var. Hiçbirimiz çok ideal bir şekilde uyuyor değiliz bu kaynakların temel öğretisine ama sen hem bu kaynakları azımsanamayacak kadar onaylayıp hem de bunları çöpe atma eğilimi sergiliyorsun gibi görünüyor bana.

Qui-gon jinn

#17
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bozadi

Elimizde yolumuza ışık tutan veya tutabilecek "fazlasıyla" bilgi, ipucu, rehberlik mevcut. Önemli olan önce bunları ne ölçüde değerlendirebildiğimize bakmak.


Evet kardeşim, bu tip bilgilerin üzerlerinde yoğun bir şekilde çalıştıktan bir süre sonra net bir şekilde görüyorsun ki, isim ve üslup farkından başka içerikleri neredeyse, hatta bence tamamen aynı şeylerden oluşuyor ki, bende biraz da bu sebepten ötürü uzun zamandır okumayı falan baya bi bırakmış durumdayım. Bunun sebeplerinden biri de dediğim gibi artık tamamen aynı şeyleri okuyormuş gibi gelmesinin yanında, bir yandan da hissediyorsun ki, artık bu Dünya'da yada 3.Yoğunluk seviyesinde diyelim, bu seviye için alabileceğin teorik bilginin hemen hepsi de aşağı yukarı bu kadar ve sende gerekli olanı yeterince almış durumdasın. Bu halde, K'larında dediği gibi artık kişinin yapması gereken topladığı bu bilgileri kullanmak, teoriyi pratiğe dökmektir. Evet, benim düşüncelerim şimdilik bu yöndedir ve bende bir süredir bu yönde kendi üzerimdeki çalışmalara aşırı yoğunlaşmış durumdayım.

Lakin bir de ek yapmadan geçmek istemiyorum, yanlış anlaşılmasın, daha yüksek seviyeye ilişkin bilgiler veriliyor, verilmiyor değil ama bence bunlar daha çok belli bir aşinalığın şimdiden varlıklara kazandırılması yönündedir sadece ve kanımca 3.yoğunluktaki sınırlı varoluşumuz sebebi dolayısı ile gerçek mahiyetleri ancak o seviyeler de anlaşılıp, deneyimlenebilir. Celseler de bu yönde açıklamalar vardı diye hatırlıyorum, o seviyeye çıkmadan, verilen o bilgilerin şimdilik bizler için ancak lafzen bilinen bir düzeyde kalacağını düşünüyorum.

Değerli paylaşımların için teşekkürler olsun kardeşim, sevgiler.

Dionysos

#18
Bu celseleri ilk okuduğumda kanallık yapılması gerektiği fikrine kapılanlardanım. Ben de buraya sanırım benzer düşünceler açmış olabilirim. Geçen zamanlardan sonra bu anlayışım değişti.
Bunun nedenlerini kendi içimde irdelemeye çalıştım ve emin olamadım ancak bunları olasılıklarla açmayı deneyeceğim

- Celseleri yetersiz, karışık, bazı yerleri ve cevapları eksik buluyoruz.
- İnsanların bu tip gündeme tepki vermediğini ya da ters tepki verdiğini düşünüyoruz. Yani kimse bununla ilgilenmiyor muhtemelen belki yüzde birimiz için bile cazip değil. Bu nedenle bu bilgileri diğer insanlara aktaramıyoruz ya da bu haliyle mümkün olmuyor.
- Orada yeterli bilgi olmadığını başka bilgiler almamız gerektiğini düşünüyoruz
- Gerçekten daha etkili/etkin soru cevap yapılabileceğine inanıyoruz

Bir kaç şey söylemek istiyorum

Alıntı YapEklenti:
- Celseleri yetersiz, karışık, bazı yerleri ve cevapları eksik buluyoruz.

..


Bu celseleri internette insanlara sunmaya çalıştığımda absürt tepkiler oluştu ve kendimi ya da bu içeriği savunamadım. Özetlense, sadeleştirilse, tuhaf yerleri çıkarılsa daha başka bir kılığa sokulsa, bilimselleştirilse vs vs dedim. Sonra bugün bakıyorum da bu insanları ikna etmek ile ilgili bir kargaşa ya da diğerlerini verdiği tepkiler ile ilgili bir bocalama gibi duruyor. Ben zaten orada olanı görüyorum bana bu haliyle ulaşan o şey gayet yeterli yerinde ve değerli benim anlattığım şeylere ihtiyacım yok o halde diğerlerinin varsa var.
Yani benim bir iknaya kanıta ve artık diğerlerine bunu göstermeye/anlatmaya ya da onlara bu düşünceleri açtığımda bana ne derlerse desinler onun önemli olduğunu kendi duygularımı/düşüncelerimi savunmaya vs ihtiyacım kalmadı

Alıntı YapEklenti:
- İnsanların bu tip gündeme tepki vermediğini ya da ters tepki verdiğini düşünüyoruz. Yani kimse bununla ilgilenmiyor muhtemelen belki yüzde birimiz için bile cazip değil. Bu nedenle bu bilgileri diğer insanlara aktaramıyoruz ya da bu haliyle mümkün olmuyor.


İşte kardeşine bile anlatamıyorsun çıkamıyorsun işin içinden ve bildiklerinde seninle kalıyor. Artık adına ne denirse densin içsel bir bocalama
Alıntı YapEklenti:
- Orada yeterli bilgi olmadığını başka bilgiler almamız gerektiğini düşünüyoruz


Bu fikre çok kapıldım şimdi geçti, her şey yerli yerinde hissediyorum
Alıntı YapEklenti:
- Gerçekten daha etkili/etkin soru cevap yapılabileceğine inanıyoruz


Bunu celseleri okurken çok sık yaşadım. Laura bir bilgilendirmeyi takip etmiyor gibi Kasyopyalılar bir gündem açıyor ve takip etmiyor soru sormuyor oralar hep yarım kalıyor şu da sorulabilirdi gibi şeyler. Sağlıktır, etçildir, bilimdir ,enerjidir yaşamı kolaylaştırabilecek şeylerdir çok geniş soru yelpazesi yapılabilir diyorum neden olmuyor? Diyordum. Şimdi artık onu da demiyorum: Yani tüm bunlar içimde bir biçimde anlamlandı.

Ben bu takıntıları yaşadım. Bir noktada bu kanallık işi oradan yapılıyor madem ve biz yapamıyoruz madem onları düzenleyelim geliştirelim ya da katalım diye düşündüm. Dillerini bilmeme rağmen çeviri ile forumlarına gidip yazmayı denedim. Sonuçta kendimi başka bir kaç forum ya da iletişim deneyiminde olduğu gibi bilişsel olarak dağılmış bir halde buldum ve düşünceleri açamadım, yeterli olmadı.

Şimdi geçmiş çabama bakıyorum çoğu benimle ilgili değil. Yani bu şöyle oluş internette birine bunu yazmışız oradan alınan tepki bizi yönlendirmiş o yola sokmuş yani sanki kanıt götüreceğiz ya da bunun/onun olduğunu gösterebilecekmişiz gibi. Ben sonra Kasyopyalıların dedikleri bazı şeyleri farkettim ve eminim geç farkettim..

Kanallık işine gelince.

Ben şu an birleşme kavramını kanallamayla aynı yaklaşık gibi algılamaya başladım ve bu kavramı BH/biz ancak sizin üzerinden hareket ederiz/edebiliriz kavramına yakın buluyorum. Yani bu kendiliğinden muhtemelen doğal olarakta oluyor. Onun dışında ilgili celseleri alıntıları umarım bulup ekleyebilirim ama birleşme doğal kader ve bu aşamada 4BH la 6 BH arasında bir bağlantı gelişiyor oluşuyor. Bunu kısmen anladığını düşünenlerdenim. Yani bundan 4BH'ın ihtiyacı olduğunda 6BH a erişebildiği, onu içsel olarak tanıyabildiği bir öğrenim/eğitim süreci gibi bir şey anlıyorum. Bu benim anladığım bir ebeveynini kardeşini tanıma onun sesini diğerlerinden ayırabilme ve yaklaşık tepkilerini zaten bilme tanıyabilme ve onu artık hiçkimseyle karıştırmama gibi bunu tam anlatamıyorum. Şimdi benim algımda 4BH adayları, birleşme ilerleme doğal evrim adı herneyse ve ne diyorsak o durumda olanlar zaten doğal olarak kanallıyor gelişiyor vs olmalı.
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#19
Gerçekten kanallamadan ne anlıyorum ya da iyi etkin bir kanallama bence nasıl oluşturulabilir/yapılabilir?

Şimdi bunu sesli düşünürken aklıma gelen bir cümle şu oldu. K'ların kanallama anlamında birileri için titreşimleri uyumlu ise görüşüyoruz yani eğer uygun olursa herkesin sorularını cevaplarız dediğini hatırlıyorum.

Bu titreşim uygunluğunu bilmiyorum ya da anlamadım ya da geçelim ama titreşimleri uygun bir kaç kişi ya da grubumuz olduğunu ve kanallamaya başlamak istediğimiz varsayalım neler yapabilirdik?

Benim aklımda şunlar kalmış..

-Belki de Lauraların başarısı onu paylaşmadan geliyor. Sansürsüz (ham) olarak celseleri/içerikleri yayınlıyorlar halka açıyorlar. (Paylaşana kadar bu KH) Yani kanallamaya kalksaydım ya da bir ekiple otursaydım ilk bunu önemserdim bunu nasıl (ne kadar kimle) paylaşacağız çünkü diğer türlü BH a erişemeyebilirim.

- İkincisi evrensel soruların önemsenmesi. Bunu düşündüğümde Laura'lardan yeterli evrensel cevap aldığımız bu anlamda yeterlilik çağrıştırıyor. Yani soracak hiçbir şey kalmamış, her şey orada var gibi hissediyorum dönüyorum başa ve bu subjektif bir çaba sorun ve kendi özel sorularıma yanıt arama telaşı gibi oluyor. Tersi onlara öğretmeye kalkmak vs olurdu açık olalım. O zaman kendime kendime başa dönüyorum ve Lauralardan daha iyi bir ekibin yoksa anlamı yok diyorum. Yani orda bir ekip var oluyor biz birleşmeliyiz gibi oluyor analtamıyorum. Yani onlara verecek bir şeyin yoksa. Yani Marciniak ve Elkins ve arkadaşları çıktı sonra Laura ve Frank ve Laura'nın takımı genişledi. Yani bunun ucuna ilerisine eklenemeyeksen/koymayacaksan onlara katılmalısın gibi duruyor. Kendi kendime sesli düşünmem bu..

Yine de etkin bir kanallama istenirse bence şu yapılabilirdi. İstekli bir ekip. Bu celselerin iyi sıkı incelenmesi. Öncelikle onlarla iletişim teması ve yapılmak istenenini/soruları onlara iletme çabası ve bu başarısız olursa kendi deneme. Deneme noktasında da belki de öncesinde ekibi ağı kurgulama ve sosyal temaslar, sosyal ağlar twitter, youtube, facebook olabildiğine eşzamanlı yoğun katılım sağlama ve soruları olabildiğine grupla beraber hazırlama ve etkinliği olabildiğine canlı ve çok kişiye aktarmaya çabalama süreci bence başarıya götürebilirdi. O yapılamıyorsa hemen celse sonrası internette yayınlama ve bunun yine uzun zamanda olabildiğine çok insana ulaşımı için çaba ve olabildiğine doğallık...

Şimdi orada BH'a erişim zaten var hazır var ve eğer BH a erişilmesi gerekiyorsa -ki neden gereksin zaten erişim var- onlara Laura'lara erişebilirim.

Şimdi önemsenen soru var diyelim ve BH yanıtı, önerisi, tavsiyesi, yönlendirmesi aranıyor diyelim. Laura ve arkadaşlarının açık erişim kanalları ve forumu ve iletişim ağları var. Yani ilk bu yolu deneyebilirim. Onların forumuna gidip K'ya/BH'a soru iletmek istediğimi sorum olduğunu ve o soruyu yazabilirim.
Yani bunu yaparsak ne olacağını biliyoruz. %90 şu yanıtı alacağız. K'lar bizi yanıtları kendi içimizde bulmaya (ağ çalışması yapmaya vs) sevkediyor şu şu celselerde yanıt var tekrar incele vs yanıt alırdık ve bir forum dolusu üye bize yanıt sağlardı ama gerçekten bir forum dolusu insanı cezbedecek bir soru götürsek belki sorulurdu.

Ne oluyor?
Ülkemizin kaderini bilmek istiyoruz (ABD başkanı/içişleri soruluyor da diyoruz bizimki neden yok). Belli seçimleri yapmak istiyoruz vs doğrulamalar vs gerekçeler uzuyor ama belli cevaplar arıyoruz.

Sonuçta BH kanalı açık oradan erişim var onlar sormasa bile önem olsa BH ın bize erişimi var .Yani bu yapının üzerine bir kanallama bu gerçekten çok büyük iş olurdu yine onları katmadan birleşmeden katılmadan sanırım olmazdı da.
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

kerem

#20
Ben defalarca kez Laura'ya hatta Ark'a yazdım. Hem siteden hem şahsi maillerinden,birkaç ay aralıklarla,iletişim kuramadım.
Kanallıkla alakalı bu işin bir yetenek gerektirdiği aşikar belki ama diğer yandan Carla ve ekibinin kanalladığı "konfederasyon"kaynakları herkesin kanallayabileceğini vurguladı geçmişteki celselerde. Bu işin durugörü,ya da daha geniş tabirle doğuştan gelen psişik yeteneklerle ilgisi var. Ama bu sadece bir eğilim benim anladığım kadarıyla,o yetenek daha sonradan da bir şekilde geliştirilebiliyor. L/L Research'e sonradan katılan Gary ve Austin kanallık yapıyor şu an Q'uo'ya. Yani bu iş bildiğimiz eğitimi alınıp uygulanabilen bir şey,birçok kişi için sanıldığından da basit oluyor hatta,Carla'nın kendi aktardıklarından yahut dünyanın başka yerindeki kanal'ların aktardıklarından biliyoruz bunu.
Bir diğer mesele,yukarıdaki kaynaklar hemen her çağrı yapanla iletişim kurmuyor. Ra "her çağrı yapan aldığı cevabı taşıyacak olgunlukta değil." tarzı bir şey söylemişti. Dolayısıyla bir sürü değişkenin belirlediği bir durum,bir girişim yapılmadan ortaya çıkabilecek bir şey değil.

Dionysos

#21
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen kerem

Ben defalarca kez Laura'ya hatta Ark'a yazdım. Hem siteden hem şahsi maillerinden,birkaç ay aralıklarla,iletişim kuramadım.
Kanallıkla alakalı bu işin bir yetenek gerektirdiği aşikar belki ama diğer yandan Carla ve ekibinin kanalladığı "konfederasyon"kaynakları herkesin kanallayabileceğini vurguladı geçmişteki celselerde. Bu işin durugörü,ya da daha geniş tabirle doğuştan gelen psişik yeteneklerle ilgisi var. Ama bu sadece bir eğilim benim anladığım kadarıyla,o yetenek daha sonradan da bir şekilde geliştirilebiliyor. L/L Research'e sonradan katılan Gary ve Austin kanallık yapıyor şu an Q'uo'ya. Yani bu iş bildiğimiz eğitimi alınıp uygulanabilen bir şey, birçok kişi için sanıldığından da basit oluyor hatta, Carla'nın kendi aktardıklarından yahut dünyanın başka yerindeki kanal'ların aktardıklarından biliyoruz bunu.
Bir diğer mesele,yukarıdaki kaynaklar hemen her çağrı yapanla iletişim kurmuyor. Ra "her çağrı yapan aldığı cevabı taşıyacak olgunlukta değil." tarzı bir şey söylemişti. Dolayısıyla bir sürü değişkenin belirlediği bir durum,bir girişim yapılmadan ortaya çıkabilecek bir şey değil.



Ben olsam yetenek demezdim .

Yetenek gibi kavramlarla ya da kişisel isimlerle kanallama diye bir durumun bir bireye özgü has bir durum olduğu gibi bir anlayış sunuluyor. Bu bende değişti öncelikle artık onu ekip işi görüyorum.

Forumun/grubun marciniak sonra elkins ve en son Laura ve arkadaşlarının kanallıkları ve bh kavramı çerçevesinde yapılandığını varsayıyorum.
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

fidelista

#22
6. seviye BH varlıkları belkide iletişim kurabilecek grup arıyordur,sen hazırsan onlar seni bulurlar ,ihtiyaçta varsa.

Maharaj kitabında guru her zaman hazır ama gerçekten hazır ve istekli öğrenci yok demişti buradada benzer bir mekanizma işliyor olabilir.

Titreşim ve adanmışlık olarak yeterince uygunmusun, feda etmeye hazırmısın.,yaşamıma renk katsın diye gerçek işe yarayan bir temas kurulamaz ,ancak kH saldırsı maniplüsyonları gelir,bu iş bence kader misyon işi,bu bilgiler insanlığa yardım için veriliyor.bu temasları kuranların hayatlarını kh mahvetmeye çalışıyor ,çok zorluk ve mücadele veiyorlar bu iş romantik bir iş değil.

Bilinçaltın ne kadar temiz,hangi zaafların var,karmik yükün ne kadar ,sağlık sorunların varmı hepsi önemli.açık kapıların olmamalı .Bu işe her yönden yapabilecek kişi sayısı belki yüz milyonda birdir.

Bu işleri yapanlarda bir sürü hastalıklar özellikle otoimmun hastalıklar da gelişebiliyor,yada başka psikoljik zorluklar.

Yüksek titreşimleri dünyaya çekip taşıyan bir paratöner olarak yaşamaya çalışmak daha mümkün görünüyor bana.