Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

Kanal Bilgileri Tartışmaları (Genel)

Başlatan Tiversonus, 02 Nisan 2009, 00:30:45

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 13 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Tgur

#1035


S: (T) Antartika'nın altında... Ooou!
 
C: Giriş kapısı.
 
S: (T) Antartika'dan yeraltına indiler ve orada büyük bir yeraltı üssü kurdular. Sanırım bu Almanların, Nazi Almanlarının Vineland dedikleri yer. Almanların sahiplendiği yer...
 
C: Evet, ama kendilerine gösterilen biçimde inşa ettikleri bir üsse girdiler ve asimile edildiler.
 
S: (L) Orada zaten mevcut olan gruba mı dahil edildiler? Yeraltı şehirlerindeki, yeraltı üslerindeki?
 
C: Evet.
 
S: (L) Yani o üsleri kendileri inşa etmediler, sadece kendilerine gösterilen üslere girdiler ve asimile edildiler...
 
C: Kendileri de bir üs inşa ettiler.
 
S: (T) Yerlerini genişletmeleri gerekiyor! Kendilerine gösterildiği şekilde dediniz... (L) Onlara bu talimatları verenler kimdi?
(T) Yapıp oraya girmelerini söyleyenler kimdi?
 
C: Kendilerini "Antareanlar" olarak tanımlayanlar. (ç.n.: "Antaresliler" (akrep takımyıldızındaki bir yıldız) olarak ifade
edilmesi belki daha uygun olur.)
 
S: (L) Peki Antareanlar kim?
 
C: Oryon hümanoit KH soyundan varlıklar.
 
S: (L) Oryon hümanoit KH soyu nedir? (T) Sanırım bu... (L) Yeni bir kavram bu. (T) Bunlar, bunlar... (V) Mutant Irk! (T) Evet!
 
C: Hayır.
 
S: (L) Peki Oryon hümonoit KH soyu nedir? [Kasetin burasında bazı kayıplar oluşmuş görünüyor. [] işaretleri içindeki
sorular sonradan hatırlanarak yazılanlar]
 
C: Oryon'dan gelen hümanoit KH ırklarından biri.
 
S: [Nazilerle nasıl bağlantı kurduklarıyla ilgili bir soru. Muhtemelen Hitler'i "yönlendiren" grupla ilgili bir soruydu.]
 
C: Teması Thule Topluluğu kurdu.
 
S: ["dünyayı kontrol altına almayı beklemeleriyle" ilgili bir soru]
 
C: Beklemek mi? 
S: [tr'nin Amiral Byrd'in kutupta ne gördüğüyle ilgili bir sorusu olduğu kesin.]
 
C: Evet, ama Byrd peşine düştüğü şeyin yalnızca ayrık bir Nazi grubu olduğuna inandırıldı.
 
S: [o halde Byrd GERÇEKTEN birşey görmüş olmalı ve sonra da farklı birşeye saptırıldı...]
 
C: Evet.
 
S: (T) ... Amiral Byrd oraya gönderildi... Amiral Byrd'in Güney Kutbu'na yaptığı ilk yolculuk. Ama yanına büyük bir askeri güç aldı. O sırada halen bir ABD amiraliydi. Büyük askeri güç dirençle karşılaştı ve kıçlarına epeyce şaplak yediler orada. Ama bunu çok gizli tuttular çünkü kimse orada neler olduğunu bilmiyordu. Bunun yalnızca bilimsel bir keşif çalışması olduğunu söylediler. Bu aslında Kaptan Picard'ın yeni bir gezegen bulma çabası gibi birşeydi! Aslında yapmak istedikleri şey gidip o üssün kökünü kazımaktı ama başarılı olamadılar! (J)Çiğneyebileceklerinden büyük bir lokma ısırmışlar. (T)Orada bir sürü insan, gemi ve ekipman kaybettiler. Orada pek çok ülkenin bilimsel üsler kurmasının nedeni de bu. Rusya,ABD, Britanya... Tüm bu ülkelerin Antartik'in kıyısında bilimsel üsleri var. Bunlar bilimsel, araştırma amaçlı olduğu söylenen üsler ama aslında orada neler olduğunu gözlemeye çalışıyorlar ve aynı nedenle Antartik'e girmiyorlar. (V) Babam oradaki eabee'lerden biriydi. (ç.n.: abd donanmasına bağlı bir birim) (T) Eminim bununla ilgili çok ilginç hikayeleri vardır.(V) Alkolik olması ve bulanık görmesinin nedeni bununla ilgili.
 
C: Evet.
 
S: (L) Bu adamlar ne yapmayı planlıyor?
 
C: Burası "Üstün Irk"ın geliştirildiği yer.
 
S: (L) Peki bu faaliyetin planlanan uygulama zamanı nedir?
 
C: Önemli değil.
--------------------------------------------

https://www.bilinmeyen.com/amiral-byrdin-dunyanin-icinde-yer-alan-kenti-bulusunun-akil-almaz-hikayesi


Tgur

#1036
GURDJİEFF ÜZERİNE

Gurdjieff aldığımız uğraştığımız konuların bir çoğunda etkin bir yer tutmuş Bozadi ve diğer dostların yardımı ile hayatı ve ne yapmaya ne anlatmaya çalıştığı üzerine az çok bizi aydınlatmışlardır ,bu sebeple onu biraz da K. bilgileri yoluyla daha etkin bir tanıma yolunu seçtim bu hususta objektif bir sonuca ulaşıp bir yerlere varırız belki,

Ancak bu çalışma tabiiki tam bir çalışma değildir ,ilgili kişinin bilgilerinin başka inceleyenler tarafından da ortaya konması beklenir ki sitede olan bazı dostlardan bunun izlenimlerini alıyoruz,bekliyoruz,

Evvela şahsı ve yaptıklarını kabaca tanımak için Bozadi dostumun
http://www.dorduncuyol.org/ aktardığı bilgi ve şu kişinin blogundaki özetsel bilgiler
 http://sibelatasoy.com/gurdjieff-ve-dorduncu-yol/

üzerinde durup incelemek faydalıdır  sanırım, ana noktaları tesbit etmişler,

Daha sonra K. celseleri üzerinde etkili oldukları daha doğrusu örnek verilip üzerinde bilgi inşa etme yolları ile aktarımlar ve yorumlar üzerinde duracağım ,

K.yı bu sefer endikatör olarak alış sebebim bir çok konuda bazen saplantı halde olsa da farkındalık yolunda en son onları sağlam bir dayanak olarak kabul ettim ,zira yaşamımın şu anlarına kadar bir çok evrensel bilgi ve onları yüceltenler arasında dolaştım ,hatta bilfiil çalıştım ve bir yerlerde kopmak mecburiyetinde kaldım zira öze ters gelen şeyler beni bu otomatizmaya itti ,ancak K. bilgilerinde kendi benliğim ve gayretimle adeta uzun bir dalda olan meyveye uzanmak gibi aşırı zihinsel güç ile bilgiyi soğurmak ve ulaşmak sonucu olduğunu gördüm bu da şimdilik beni uygun ispat ve inanç yollarına soktu, tabiiki arayış sonsuzdur, bir yerlerde duramayız..

--------------------------------------------------------

S:(L) Gurdjieff'in öğretilerinin doğru veya gerçeğe yakın olup olmadıklarını bilmek istiyorum. 
C: Açık.

-------------------------------------------------------------

Yukarıdaki açık cevabı soruları çoğaltıyor,acaba bu cevap bilginin başlangıçtaki veriş tarzında kişileri araştırmaya ve düşünmeye itmek gibi bir maksat mı taşıyor yoksa araştırdığımız bilgi üzerindeki belirsizliği veya sonradan görülecek hassas noktaları mı işaret ediyor, göreceğiz,
-----------------------------------------------------------

S: (L) Öyle görünüyor ki durumumuz hiç parlak değil. Gurdjieff'in dediği gibi burası evrenin Sibirya'sı gibi. 
C: Evren sonsuz ölçüde büyük.

-------------------------------------------------------

S:(L) Georges Gurdjieff Dünya'nın bir anlamda Ay için bir besin olduğu fikrini öne sürdü. Kastettiği şey, kadim öğretmenlerden öğrenmiş olduğu gibi, Dünya'nın, başka bir seviyedeki varlıklar için bir besin kaynağı olduğuydu ve muhtemelen bu varlıkların Ay'da üsleri vardı. Ama Dünya eninde sonunda bir yıldız olacaktı ve o zaman Ay da tıpkı bir zamanlar Dünya'nın olduğu gibi, üzerinde yaşanan bir gezegen haline gelecekti gibi... Bu yeterince... 
C: Yakın. 
S:(L) Ay, ikinci yoğunluk bir gezegen mi? 
C: Evet. 
S:(L) Peki Ay, başka varlıklar tarafından bir üs olarak kullanılıyor mu? 
C: Başka yoğunluklarda. 
S:(L) Sürekli Ay'da yaşayan 2'nci yoğunluk varlıkları var mı? 
C: Hayır. 
S:(T) 3'üncü yoğunluk varlıkları var mı? 
C: Hayır. 
S:(T) 4'üncü yoğunluk varlıkları var mı? 
C: Evet. 
S:(T) Griler mi? 
C: Onlar Ay'da kalmıyor, Ay'ı sadece kullanıyorlar.
S:(T) Orada 5'inci yoğunluk varlıkları var mı? 
C: 5'inci yoğunluk herşeyi kullanır. 
S:(T) Orada 6'ncı yoğunluk varlıkları var mı? 
C: Aynı. 
S:(T) Ay'da 7'nci yoğunluk varlıkları var mı? 
C: 7'nci yoğunluk, Bir ile birliktir.
-------------------------------------------------------------------

Aya besin olma konusu zerinde evvelce durmuştuk ,ancak olayın üst yoğunluk varlıklara besin olma veya fizik dünyada bu besin işlerinin nasıl yoğunluklar arasında etken olduğu hakkında gerekli bilgiye sahibiz, ilginç olan Ayın çeşitli yoğunluklar tarafından kullanılan bir uydu olması,

-----------------------------------------------------------

S: (L) Bir süre önce transkriptleri tekrar okuyordum ve bir yerde, karadeliğin mutlak yokluk olduğu ve yok olan şeylerin birinci yoğunlukta tekrar üretildiği yazıyordu. Veya birinci seviyedeki tekrar üretimin, karadeliğin bir yansıması olduğu söyleniyordu. Karadelik birinci yoğunlukla mı yoksa yedinci yoğunlukla ilgili bir fenomen mi? 
C: Yalnızca 1'den 4'e kadar. 
S: (L) Karadelik fenomeninin, yani mutlak yokluğun, daha üst seviyelerde, yani 5'ten 7'ye kadar olan yoğunluklarda bir yansıması var mı? 
C: Önceki yanıta bak. 
S: (T) Eğer karadelik, birinci seviyeden dördüncü seviyeye kadar olan saf KH ise, beşinci seviyeden yedinci seviyeye kadar olan bölüm de saf BH'dir. (SV) Daha önce beşinci ve altıncı seviyede de KH'nin olduğunu söylemişlerdi. (T) Ama o yansıma.
(L) Düşünce formu. 
C: Beşte kapsüllenmiş halde. (sınırlandırılmış) 
S: (L) Yedinci seviyeden sonra başka... 
C: Hayır. "yediden sonra" demek, transkriptleri tekrar gözden geçirmen gerekiyor demek! 
S: (L) Bitirmeme izin vermediğiniz sorum şu; bir oktav mı var? Bu, tıpkı bir piyanodaki oktavlar gibi basamak basamak yükselen birşey mi? 
C: Önceki yanıt. 
S: (L) Oktavlar ve benzer şeylerle ilgili bir sürü şey öne sürülüyor. 
C: Büyük döngü. Bahsettiğin şeyleri öne sürenler kim? 
S: (L) Oktav döngüsünden bahsedenlerden biri Gurdjieff, ayrıca Sufi öğretileri ve birkaç büyük felsefi öğretide de oktav etkisinden bahsediliyor. Yedili döngü var ve sonraki döngü bir üst seviyede ve bu müzikteki oktav gibi tanımlanıyor. 
C: Biz kimiz? 
S: (L) Kasyopyalılar. 
C: Evet. Şimdi, size gelişiminizde yardımcı olmak için gönüllü olduk, değil mi? 
S: (L) Başka tüm saçmalıkları pencereden atın gitsin mi diyorsunuz? 
C: Eğer sekizinci bir seviye olsaydı, sizce bunu şimdiye kadar belirtmeyi ihmal eder miydik?!? 
S: (J) İyi bir nokta. (SV) Söylemeyi unuttular! (J) Ou, bu arada size sekizinci seviyeden bahsetmiş miydik?! (T) Belki bu insanlar döngünün baştan başlamaktan ziyade başka bir oktava geçtiğini düşünüyorlardır. Henüz bu bilgiyi netleştirmemişler. 
C: Konuşan çok kişi var ve yalnızca bazıları gerçeği söylüyor! 
S: (J) Evet ama hangileri doğruyu söylüyor? (L) Gerçek orada! [ç.n.: Truth is out there: X-Files dizisine bir gönderme olmalı] Ama yedi sayısının önemi nedir? Neden yedi? 
C: Neden olmasın? 
S: (T) Sekiz veya dokuz veya altı da olabilir miydi? 
C: Herhangi birşeyin "önemi" var mı? 
S: (L) Sadece bizim atfettiğimiz önem var sanırım. 
C: Peki o nedir? 
S: (T) Bu bana ilginç geldi çünkü herşeyin belirli bir yapıya göre kurulduğu anlamına geliyor. Başka bir sayı değil de bu sayının seçilmesinin bir nedeni olmalı. 
C: Gerçekten mi? 
S: (T) Tesadüf olamaz. Hiçbirşey tesadüf değil! 
C: Bunu kim söylüyor? 
S: (T) Siz söylediniz. 
C: Öyle mi? 
S: (L) Burada söylemeye çalıştığınız şey, herşeyin rastgele şekillendiği mi? 
C: Hayır, size yapbozun parçalarını nasıl bir araya getireceğinizi öğretmeye çalışıyoruz. 
S: (T) Yani herşeyin ne olduğunu ve neden öyle olduğunu bizim bulmamız gerekiyor.
C: Peki sebebin ne olduğunu mu bulmanız gerekiyor? 
S: (T) Neyin sebebi? (J) Yedinin.
C: Hayır. Hayır. Hayır. Dikkat edin lütfen. Sebep nedir? 
S: (J) Herşeyin ardındaki sebep mi? 
C: Şimdiye kadar öğrendiklerinizin çoğu, gerçeklik tanımları varsayımı üzerine kuruluydu. 
S: (L) Peki varsayımlarımızın hepsi tamamen yanlış mı?  C: Hepsi değil. 
S: (J) 3'üncü yoğunluk kökenli olan hiçbirşey, bu şeylerin çoğunda geçerli değil ve bundan kurtulmamız gerekiyor. 
C: Mantık subjektif. 
S: (L) Matematikte kullanılan sembolik mantık subjektif mi? 
C: Hayır. 
S: (L) Mantık yürütmeden ziyade matematikle ilgili pek çok şey öne sürüyorsunuz. Pekala. Kurtçuklarla dolu bir kutuyu açtık. (T) Bunu hep yapıyoruz. (J) Biz kurtçuklarız! [Gülüşme] 
C: Proje devam ediyor.

-------------------------------------------------

Yukarıdaki yoğun bilgi salvosu hr şeyi bulunduğumuz yoğunluklardaki donelere göre değerlendirme merakından artık kurtulmamız gerektiği üzerine,

"Mantık efendiniz değil hizmetkarınız olmalı" denmişti ,yani subjektif mantığın dışına çıkmak gerekliliği üzerinde çalışmamız gereklidir, bu tabiiki belirtildiği gibi bir solucan kutusunu açmak gibi bilinmeyenlere doğru yönelme gibi başlangıçta haksız gibi gözüken ve güç bir sahaya doğru bizi iter,

Ama bilginin sonsuz olduğunu ve bir birey için bilinmeyen diye duraklatan kısmının bu sonsuzluk içinde var olduğu üzerine düşünürsek bu bağlandığımız mantık subjektif olur yani var oluşta başka şeyler de var ve biz ona bilgiler alıp soğurarak yani düşünüp araştırarak ulaşmalıyız ,bahsi geçen puzzle elemanlarını yerleştirme işi bunu anlatmaya çalışıyor,

Ayrıca Gurdjieff veya başka öğretiler için K.larca verilen "açık" cevabının ne demek istediğinin izlerini almaya başlıyoruz,
Ama ezoterik yönde çalışan ve uğraşan eserler vermeye çalışanları da hepten göz ardı edemeyiz ,aşağıda Arkın sorusuna verilen cevaba bakalım,
------------------------------------------------------------------

S: (A) Tamam, eğer içtenlikliyse, demek ki ona yanıt vermeliyim. Son soru: Son zamanlarda benim için en önemli şeyin ne olduğu üzerine düşünüyordum, ve sanırım yoğunluklarla ilgili konsepti anlamak , çözmek ve bunu fizik ve matematiğe uyarlamayı istiyorum. Ama bana görünen o ki, bu konuda tamamen yapayalnızım. Nereye bakmam gerektiğini öğrenmek istiyorum, çünkü kesinlikle daha önce başkaları da bunu denemiştir. Bu zor projeye girişmeden önce inceleyebileceğim veya çalışabilceğim bir şeyler varsa Amerika'yı yeniden keşfetmek istemiyorum. Nereye bakmalıyım, böyle kişiler, bilim adamları vs var mı 
C: Gurdjieff ve Jung'un çalışmalarını incele, başlangıç olarak. Ayrıca, Valle de benzer bir yolda ve senden birazcık daha ileride. Eğer onu kendi içtenliğine inandırabilirsen en fazla yaklaşılabilir olan odur. 
S: (A) Vallee ? Tamam. Ben sorularımı tamamladım. 
C: Tamam. Bir sonraki sefere dek hoşçakalın.

------------------------------------------------

C: Denge kavramını en iyi şekilde tanımlayan matematiksel teori şekli hangisidir ? 
S: (L) Cebir. (A) Benim bir fikrim vardı: Bu yedi yoğunluk kavramı, Gurdjieff'in bir çok yoğunluğa uygulanabilir olan yasaların sayısı fikriyle bağlantılı olduğu. Şöyle ki; yoğunluk seviyesi yükseldikçe geçerli olan yasa ya da kural sayısı azalıyor, bir başka deyişle yoğunluk yükseldikçe özgürlük artıyor. Bu doğru mu ? 
C: Bu oldukça yakın. Burada anahtar olan bilinç [farkındalık].

------------------------------------------------------------

C: Frekans farkındalık sınırları. 
S: (L) Frekans farkındalık sınırları neyden yapılıyor? Kimin farkındalığı? (R) Evet, güzel soru. (L) Evet, ama kimin farkındalığının sınırı? (R) Sanırım bizim. (A) "Biz" kimiz? Kimin farkındalığı? Evrensel mi? 
C: 7. yoğunluk yapı/bölümler. 
S: (A) Pekala, bu Gurdjieff'in dünyalar dediği şey mi? Çok güzel bir tanım yapıyor. (R) Benim sorum şu: örneğin bu odadaki üçümüz. Biz, bu frekans farkındalık sınırlarını kullanan 7. yoğunluk aracılığıyla mı gerçeklikle etkileşiyoruz? Nasıl ifade edeceğimi bilemiyorum. 
C: 7. yoğunluk sizin üzerinizden bölümlerle/parçalarla etkileşiyor. 
S: (R) Yani biz gerçeklikle 7. yoğunluk üzerinden etkileşmiyoruz, tam tersi. 7. yoğunluk bizim üzerimizden bölümler kavramıyla etkileşiyor. (A) Bu şekilde işliyor. (L) Biziz. (R) Arayüz biziz.
-------------------------------------------------------------

Ara yüzün insan zihni olması üzerinde durmuştuk ,bu konuyu tekrar işlerken P.C. genel bilgisinde arayüz kapasitesinin ne kadar olduğunu inceledim daha önce "Koliner Dalga Okuyucu İnsan" üzerinde yaptığımız izahta da belirtildiği gibi,

https://baskalarinahizmet.com/topic.asp?TOPIC_ID=29&whichpage=35#27327

İnsan DNA sı bir PC nin kapasitesi üzerinde muazzam bir fark gösteren kayıt özelliği ile neredeyse var oluşta toplam bilgiyi alabilecek kapasitede olduğunu hatırladım ve monoteizm meraklılarına bir "enel-hak" ispatı daha koyduğumuzu anladım..

Yeter ki o kapatılmış kısımları bilgiyle açabilelim,

Gurdjieff konusunu işlerken Organik Portallar bahsi geldi ve evvelce üzerinde bolca durmuştuk ,konuyu tam olarak aktarmak değil de büyük ve küçük döngünün incelenmesi veya üzerinde düşünülmesi sonunda bazı yerlere varılacaktır kanımca,

Bir deney uygulamasından bahsetmiştik,Orion KH tarafından kaleme alınan ,ve şu anda bizler de o deney sahasında KH özellikte bu hapishanenin duvarlarından aşmaya çalışıyoruz bilgilenerek,

Bu hususu sık sık vurguluyorum bazılarının zihninde bir fantezi ruhsal bilgi dalgasına kapılmış bir durum olarak algılanıyor, hayır,

Olanı biteni sebepleri ve doğabilecek sonuçların hakkında samimi ve içten olarak yani benliğimizin farkına vararak hadisenin ana hatlarını çözmeye çalışıyoruz,nokta.

Bu da sağı solu bulunduğumuz yoğunlukta KH sahnelerini özsel itilimleri de devreye alarak inceleyerek ama kapılmayarak yargılamadan saldırılardan korunarak bütünlük bilinci ile bilgilenerek yapmaktayız, buna da nokta.

Bu noktalar yazarken gereksiz sinirlenen bir bilincin duygularını açığa çıkarma hezeyanlarını sergiliyorum ,herkesi tenzih ederim..

İşte bu durumda kısa döngünün deneyi uygulayanlarca enerjiden başlayan yaratımın uzun döngüde ağır aksak (bu tabiiki lineer bilinç tanımı) olarak tarif edeceğimiz tekamülü süratlendirmek veya yeni bir uygulamayı sahnelemek üzere devreye alınmış ,

Yalnız bu işlem sürerken ki bu deneyi sürdürenlerin kendi içlerinde de olduğu bilinciyle olayı yürütürken maddede takılı kalan bir bölüm galebe gelmiş ve KH uygulaması olarak helen bizim de bakmadan atladığımız bu yaşam şekli oluşmuş bir nevi sabitlenmiş,

KH ve BH nin 6Y de kümlenmiş bir bilinç enerjisi halinde olduğunu hatırlayalım ,yani o yoğunlukta bir savaş var ama bu savaş dengeyi de büyük bir hassasiyetle devreye alan bilinçler savaşı ,ve biz ise ayırımı devreye alan bu 3Y sahasında o savaşın üzerinde sathında olanlarız ,

İşin özeti, 6BH bu faaliyetleri biz 3Y deki KH mensuplarını bilgilendirerek bütünlüğü birliği fark ettirmek için,
6KH ise ayırım ve maddeye takılı kalınması, kök noktalara doğru apansız bir gidiş için her çeşit oyunu oynayarak bilinç tuzakları kurdurarak yapmakta,

Bizlerin faaliyeti ise o hapishane duvarlarını aşmak ,tekraren..
Kısa döngünün tamamlanacağı yani dalga fenomenlerinin devreye gireceği üçlü bir birleşim bölümüne gelindi ve ferdi seçim ile bu işi takılı kalarak ve zaman mesafe deneyini sürdürerek olanların kısa döngü şartlarında yaşama devam veya seçimi BH yolunda yapıp tekamülün üst seviyelerine atlamak üzere olanlar içinde bulunabilme halini yaşamaktayız,

Bu konuları bilen anlayan dostların yanında izahım beyhude bir tekrar gözükse de aşağıda alıntıda bir noktada döngüler üzerinde tekrar bir inceleme öneriliyor ve bu O.P.leri bilinçte bir yerlere koyma düşüncesindeyim zira beraber yaşamımızı oldukça fazla etkiliyorlar,

Bazen bu tekrarlarıma sebep olarak yazıya ilgi duyup ilk defa okuyanların yararına olacak düşüncesindeyim,

----------------------------------------------------
S: (L) Son celsede, sonlarda bir yerde Boris Mouravieff'in çalışması konusuna girmiştik. Bu kaynağı okumaya devam ederken, bu kaynak ile Kasyopya aktarımlarında mevcut olan çeşitli ipuçları arasında pek çok bağlantı kurmaya başladım.
Bana bu kaynakta en önemli görünen bilgi Merkezlerle ilgili olan bilgi: vücutta yerleşik olmayan üç alt ve üç üst merkez, ve manyetik merkezin oluşumu. Mouravieff daha sonra "A" etkileri ile "B" etkileri arasındaki farktan bahsediyor ve "manyetik merkezi" birleştirmek için "B" etkilerinin sindirilmesi gerekliliğini anlatıyor. (ç.n : 'fuse' birleştirmek/kaynatmak?) Ondan sonra manyetik merkez de ruhun veya yüksek merkezlerin bedene 'yerleşmesini' sağlıyormuş. Mouravieff'in yaptığı bu tanımlara göre, sizin bize yaptırmaya çalıştığınız şey de bu. Ve Vincent Bridges, Frank ve diğerleriyle olan son deneyimlerimiz bile sanki buna hizmet etti sanırım. Daha önce dediğiniz gibi "Işık ateşten gelir." Tüm bu meselelerle uğraşırken, öğrendiklerimizi uygulamaya mecbur kaldık kesinlikle ve bu zihinsel olarak, fiziksel olarak ve en önemlisi de psişik ve ruhsal olarak üzerimizde derin etkiler yaptı. Tüm bu süreç, Mouravieff'in deyişiyle "manyetik merkezin birleştirilmesi"nin ciddi bir bölümünü oluşturuyor muhtemelen. Mouravieff'in bu konularla ilgili aktardığı bilgiler yeterince doğru mu?
C: Sadece yeterince değil. Bu bilgiler "Düşüş" zamanından beri muhafaza edilegeldi.
S: (L) Mouravieff çok açık bir şekilde bu öğretinin "ince bir şekilde örülmüş" sözlü bir gelenek olduğunu, çeşitli yerlerde yaşayan keşişlerin de bu öğretinin yazıya dökülmediğini kabul ettiğini, hiçbir zaman "bir araya" bile getirilmediğini söylüyor. Bu elbette biraz problematik ama öyle görünüyor ki Mouravieff bu gelenekle ilgili bu bilgileri sunmak için samimi bir çaba harcamış. Hatta bu öğretiyi, çok uzun zamandır çok popüler olan okült bazı Avrupa gelenekleriyle, özellikle de Rene Guenon'un senarşik görüşleriyle ilişkilendirmek için epeyce zaman harcamış. Öyle görünüyor ki Mouravieff pek çok şeyi "A etkisi" şeklinde yorumlamış. Ve ayrıca "dünyalar" ile ilgili bir tanımı var. Görünüşe göre onun "dünyalar" dediği şey, "yoğunluklar" ile çok yakından benzeşiyor, ama KH-BH dengesi olmadan.
C: Eğer hiper-boyutsal gerçekliklerle ilgili esas bağlamında anlaşılırsa. Ayrıca "dünyalar" ve "notlar" (ç.n.: notalar?) konuları üzerinde de bazı sapmalar ve tahrifler var. Ama bu bile sadece küçük ölçekte.
S: (L) Mouravieff diyor ki iki tür insan var: "Adem-öncesi insan" (pre-Adamic) ve "Ademi insan" (Adamic) [bkz. Gnosis III]. Buradaki fikir şu: Adem-öncesi insan türleri temelde bir "ruha" sahip değil ve ruh geliştirme olasılıkları da yok. Bu çok korkunç bir fikir ama gerçekten de "mekanik" olan, "içsel bir benliğe" veya "yüksek benliğe" sahip olmayan insanların mevcudiyetiyle ilgili klinik kanıtlara dair, son zamanlarda konuyla ilgili akademik tartışmalar vardı. [bkz. Gnosis: "Division 1817 of Consciousness" (Bilinç Ayrımı/Bölünmesi] Gurdjieff ve Castaneda da bu konudan bahsediyor. Mouravieff'in bu iki temel insan TÜRÜ hakkında sunduğu fikirler doğru mu?
C: Evet, ama yine "dinsel/incilsel" bir tahrif var.
S: (L) Mouravieff "Adem-öncesi" insanların yüksek merkezlere sahip olmadığını ve bu döngüde bu merkezleri geliştirme olasılıkları da olmadığını söylüyor. Ki Mouravieff'in bahsettiği bu döngü, sizin daha önce bahsettiğiniz ve 300.000 yıl civarında olduğunu söylediğiniz Büyük Döngü oluyor sanırım. Bu tanım, "Adem-öncesi" varlıklarıyla ilgili doğru bir tanım mı?
C: Evet, onlar yoğunluk seviyeleri arasındaki "organik" portallar. (ç.n.: portal: geçiş/geçit/köprü. Bu bağlamda kastedilen şeyliyle 'organik portal': iki yoğunluk seviyesi arasındaki geçiş türü.)
S: (L) Mouravieff'in dediklerine bakılırsa, bu tür bireylerin bilinçlerini arttırmaya yönelik herhangi bir çaba başarısız olmaya mahkum.
C: Büyük ölçüde. Bunların çoğu çok etkili birer makine. Psikopat olarak tanımladıklarınız "arıza" yapanlar. En iyi olanları, uzun ve dikkatli gözlem dışında ruhlu bireylerden ayırt edilemez.
S: (V) Ben veya bu odadaki herhangi biri, bu ruhsuz bireylerden herhangi birine rastladık mı hiç? Ve rastladıysak, referans olması açısından bir örnek verebilir misiniz?
C: Nüfusun yarı yarıya dağılımlı olduğunu düşünürseniz, sıradan bir "ruhlu" bireyin, hayatı boyunca rastlayacağı ruhlu bireylerin yarısı kadar ruhsuz bireye rastlayacağını anlayabilirsiniz. AMA birey "gelişme" ve ruhunu güçlendirme aşamasında olduğunda, Kontrol Sistemi o şahsın hayatına daha fazla ruhsuz birim sokmaya çalışır. Şimdiye kadar rastladığınız tüm insanları, özellikle de yakın olduğunuz veya size yakın olanları düşünün. Bu insanların kaçını organik portal diye tanımlardınız? Söylemesi zor, ha?
S: (BT) Kutsal Kitap'ta bahsedilen "soyun kirlenmesi" kavramının esas anlamı bu mu?
C: Evet.
S: (L) Bu durum, "Frank", Vincent Bridges, Terri Burns, Olga ve ekibin diğer geri kalan tüm üyeleriyle olan deneyimlerimize yönelik yepyeni bir bakış açısı sunuyor! Yani, bu organik portalları ruhlu insanlardan ayırmak, yükselme süreci denen şey için çok önemli görünüyor. Enerji dönüşümü ve korunumu hakkında temel kavrayışa sahip olunmaksızın, manyetik bir merkezi etkinleştirme olasılığı yok. Ben 'Adventure Serisi'ni yayınlarken Bridges ve ekibinin ve COINTELPRO tiplerinin çıldırmasına şaşırmamak lazım! Ve şimdi bu organik portal konusu onları çıldırtacak! (V) Dönüp hayatımı düşündüğümde, sanırım babam kesinlikle o organik portallardan biriydi.
C: Şimdi, yeterince düşünmeden etiketlemeye başlamayın. Çelişkili davranışlar sergileyen bireylerin çoğu durumda mücadele içindeki ruhlu bireyler olabileceğini hatırlayın.
S: (L) Çok iyi olanları, uzun gözlem dışında ayırt edemiyorsun. Psikopatları incelerken keşfettiğimiz önemli şeylerden biri, eylemlerinin sözlerine uymaması. Ama ya bu bir zayıflık ve iradesizlik semptomuysa? (A) Ruhum olup olmadığını nasıl bilebilirim?
C: Bir başkası için üzülür müsün hiç?
S: (V) Sanırım empatiden bahsediyorlar. Bu ruhsuz insanlar başkalarının başına gelenleri umursamıyor. Bir başka insan acı veya sefalet içinde olduğunda, ne yapacaklarını bilmiyorlar.
C: Deneyimledikleri tek acı "besinin" veya konforun veya istedikleri şeyin "geri çekilmesidir." Aynı zamanda, empatik görünebilmek için, diğerlerinin algılarını çarpıtma konusunda ustadırlar. Ama genel olarak bu eylemler sadece kontrolü sağlamak içindir.
S: (A) Ruhlu olmanın veya olmamanın, soyla ne ilgisi var?
C: Genetik ile ruh evlenir, eğer ruh mevcutsa.
S: (L) Organik portallar öldükleri zaman beşinci yoğunluğa gidiyor mu?
C: Çok kısa bir süre için. "İkinci ölüme" kadar. (ç.n.: ikinci ölüm: bir sonraki enkarnasyonun başlangıcı (doğuım) anlamında olmalı. Ra bilgileri'nde de bu bireyler "otomatik-enkarneler" olarak geçmişti diye hatırlıyorum.)
S: (V) Bu organik portal insan türlerinin "kökeni" nedir? Yaratılış planında nereden geliyorlar?
C: Esasen, 2. yoğunluk ile 3. yoğunluk arasındaki köprünün bir parçasıydılar. Şimdi kısadalga döngüleri ve uzundalga döngüleri konusunda verilen bilgiler için transkriptleri inceleyin.
(ç.n.: "ruhlu" insanlık kitlesi, uzundalga döngüsünden kısadalga döngüsüne 'geçtiği/düştüğü' sırada (veya o zamandan beri) bu henüz ruhsuz olan bireyler 2. yoğunlukla 3. yoğunluk arasında bir yerdeymişler anladığım kadarıyla. Şu anda teknik olarak 3. yoğunluktalar ama 3. yoğunluğun o kadar başlarındalar ki, hala 2.-3. yoğunluk arası kabul edilebilirler. Ra'nın deyişiyle, 3. yoğunluğun daha ileri bir aşamasında yeşil enerji merkezinin (kalp çakrasının) etkinleşmesiyle birlikte bu bireyler de kendi ruhlarını uyandırmaya başlayacaklar. ama bu "yakın bir zamanda" veya bir-iki enkarnasyon içinde olabilen birşey değil görünüşe göre.)

---------------------------------------------------
Ve ağ çalışması ve bilinci açmak yönünde etkin tavsiyeler,

------------------------------------------------------------------
S: (L) Doğrudaş. Doğrudaş aynı yönde giden demek. (T) O insanların benimle aynı fikirlere sahip olup olmadıklarını mı soruyorlar? (A) Hayır hayır. Aynı yönde giden. (L) Aynı fikirde olmak zorunda değilsin ama aynı yönde gitmek isteyebilirsin. Amaçları ne? (T) Bilmiyorum. Şovlarda konuştuğum insanlar sadece. Ve onlarla sadece birkaç dakika konuşuyorum. (J) Orada bir doğrudaşlık yok. (A) İlgilerde bile bir doğrudaşlık yok. Ticari ilgiler dışında. (T) Oradan geçen insanlara BH felsefesinden bahsetmeye çalışmanın bir zararı yok. Nazik ve dostane olmak ve tüm dünyanın onlardan nefret etmediğini göstermek. ...Bu konuda söyleyeceğiniz başka birşey var mı? 
C: Önce amaçlarını seçmelisin. Sonra bu amaçları gerçekleştirmek için, benzer amaçlara sahip olan diğerleriyle ağ çalışması yap. Ne istiyorsun? Mezun olmak mı, yoksa sınıfı tekrarlamak mı? 
S: (T) Mezuniyet her zaman en iyisi. (L) Gurdjieff'in ne söylediğini biliyorsunuz: "Kimse yalnız çıkamaz. Bir grubun olması gerekiyor, bir planın olması gerekiyor ve çalışman gerekiyor." Kimse bunu tek başına yapamaz. Bunu daha önce yapmış birinin yardımıyla yapman gerekiyor. Gurdjieff'in söylediği şey çok önemli. Önce bir hapishanede olduğunu anlaman gerekiyor, sonra hapishaneyi tanıman gerekiyor ve oradan nasıl çıkacağını öğrenmen gerekiyor. Ve bunu oradan zaten çıkmış birinden öğrenebilirsin ancak. Ve bunu tek başına yapamazsın, çünkü bu bir takım çalışması gerektiriyor. (T) Hapishaneden çıkmak için mi? (L) Evet, Gurdjieff öyle diyor ve çok doğru. Çünkü matrix'i dolaştığın sürece iş gelip senin kafana varıyor. (T) Matrix bizi burada tutmak için programlı. Ve bizi aptal tutmak için. (L) Evet. Pekala, seninle ilgili olarak bu kadarı yeterli mi Terry? (T) Sanırım evet! Ama bir sorum var.
--------------------------------------------

Bir celseden sonra ilgili dostların kendi aralarındaki yorumlar bazı kilit sandığımız şeyleri açıyor bakalım,

Bu arada ana sitede "Signs" sayfasını da bulup incelemek gerek,

Bu arada Bonafide dostla yaptığımız söyleşiler akla geldi ,o takıldığı yerlerdeki sorularını belirtti ben de inatla cevap vermeye çalıştım ve şimdi durum nasıl merak ediyorum ,sessizliğe gömüldü çünkü ,

Bunu belirtirken kendimizi çok bilmiş durumlara sokmak istemiyorum zira bu tip soru cevap cimnastiğinde bana da bir çok kapalı bilgi kapıları açılıyor ,bilmediklerimizi bu zorlamalarla açmış oluyoruz ve labaratuar masasına yatırıyoruz,

Dikkat ederseniz her şeyi bütün açıklığı çıplaklığı ile açık seçik anlatıyorum kendi durumum başkalarının durumu ile beraberlik taşıyor ve biz hepimiz bu bir nevi küresel olan birleşmenin ufacık bir parçasıyız ve etkileşim içindeyiz..

-------------------------------------------------------------

(Joe) Çoğu "kendin anla ve kendi işini yap"! 
(L) Komik olan şu ki, başlangıçta sıradan kitaplarda birşeyler bulup birşeyleri bilebileceğini sanıyordum. Ama bence o kitapların bana öğrettiği şey bunun böyle olmadığıydı. Yüzeyin altına bakıp sürekli eşelemen gerekiyor! Ayrıca bana tüm bu gerçekliğin yapay olduğunu ve gerçeğe ulaşmak için çalışman gerektiğini öğrettiler. Gerçek bir-iki kitapta değil, meydanda. Bunu anladığın zaman, bunun kolay olmayacağını, bunun için çalışman gerektiğini anladığın zaman bunu yapmaya başlıyorsun... 
(A) Eğlence haline geliyor! 
(L) Gurdjieff'in dediği gibi: İyi bir öğretmenin olduğu zaman artık öğretmene ihtiyaç duymayacağın bir noktaya ulaşıyorsun.K'larla arada sırada sohbet etmeyi sevmeme rağmen aslında buna ihtiyacım yok. "Sana beynini nasıl kullanacağını öğretmeye çalışıyoruz" deyip durdular. Bu şimdi çok açık! Hepimiz için! Ama o zamanlar açık değildi. Onarılıp Gurdjieff'in fikirlerine iliştirilmesi gereken duygusal ilüzyonlarımız vardı. 
(Joe) Kendi kendimize yardım ediyoruz. 
(L) Evet. Bir insana bir balık verirsen bir gün yer, ama balık tutmayı öğretirsen... 
(A) Bilimde de aynı. Öğrenci olduğunda ve doktoran için çalıştığında, herşeyi gerçekten BİLEN biri olduğunu sanıyorsun. Tüm o kitapları okuyorsun ve bu yollar sürüyor. Sonra o insanlarla konuşmaya başlıyorsun ve diyorlar ki "Bu iyi bir soru!"
"Bu da iyi bir soru!" 
(L) K'ların evrenin açık olduğuyla ilgili fikirleri ve fizikle ilgili diğer bazı fikirleri şu anda çok basit görünen çok temel fikirlerdi. Ama o zamanlar programlamadan dolayı anlaması çok zordu. O zamanlar kafamızı kumdan çıkararak düşünmenin hepimiz için ne kadar zor olduğunu hatırlamak gerekir... Birşeyin tüm hayatın boyunca seni rahatsız ettiğini biliyorsun ama onun dışına çıkıp ona bakabileceğini düşünmüyorsun. Çıktığında ve onun ne olduğunu gördüğünde "Hıh! Neden bunu daha önce anlamadım!" diyorsun. Diğer insanlara karşı şefkatli olmak zorundasın çünkü onlar bizim sahip olduğumuz bazı avantajlara sahip değiller. Farklı düşünüş şekilleri, eğitim seviyeleri, önyargıları ve programları olan insanlara fikir aktarmanın yollarını bulmamız gerekiyor. Birşeyler yazarken herşeyi pek çok farlı biçimde açıklamamın nedeni bu. Dalga serisinde bunu yaptım ve Signs sayfasında da aynı şeyi yapıyoruz
C: İyileşme nedeni olarak diğerleri üzerinde odaklanmanın faydası olacaktır. Hayatını köpeklere vermesi dünyaya fazla birşey vermedi ve subjektif ilüzyon dışında fazla bir getirisi de olmadı. Gurdjieff'in dediği gibi, hayata ne verirsen onu alırsın. 
S: (L) Uzunca bir süre köpeklerinden başka hiçbir şeyi yoktu ve şimdi köpekler de gitti. Çok yaslı şu anda sanırım. Köpeklerin bir bakıma 5. yoğunlukta köpeklere özel bir yere gittiğini söylüyorsunuz... 

C: L___'nin bir gün o iyiliği geri ödeyecek bir köpeği olacak. 
S: (L) Köpekleri yaşlı ve hasta olduğu için ve ilaç kullandıkları için ve kendisi de hasta ve ilaç kullanan biri olduğu için, belki kendisinin de aslında yaşamaya değmediğini söyledi. 
C: Elmalar ve portakallar. Diğerlerine verilebilecek şeyler konusunda köpekler subjektif ve kişiseldir, insan ise objektif olabilir.
----------------------------------------------------------
Yukarıdaki bölümde hayatta ne verilirse o alınacaktır bilgisi yanında başka şeyler fark ettim ,

"C: Elmalar ve portakallar. Diğerlerine verilebilecek şeyler konusunda köpekler subjektif ve kişiseldir, insan ise objektif olabilir."

2Y mensubu dostlarımızın (ki bizde o safhalardan geçtik) subjektif ve kişisel olmaları konusunun her ne kadar evcil hayvanlarımızda bir bakıma gelişmiş gibi gözükse de onları istisna olarak görürsek genelde hayvansal güdüsünü gideremeyen insanlık hasletleri dediğimiz beyindeki o özel düğümleri oluşturamayan ve 2Y davranışını sürdüren insanlığın başlangıcında olanlarla beraber olduğumuzdan da bahsetmiştik, keza OP lerle de beraber,

İşte bu bilgi tek hayata takılmış ve reenkarnasyonu kabul etmeyen dünya derslerini tamamlamak için defalarca bu yoğunluğa gelmenin gerekliliğini anlamayan bu kabil bir bilince izah edilemez insanlık dramlarını anlatamama sıkıntısını doğurur,

Bu bilgisizlik yahut inançsızlık insanlar arasında fiziksel etkiye karşı tepki çıkarmanın normal ve kabul edilmez subjektif mantığını ortaya çıkarır

Ve dünya yaşamı manevi hallerinde de davranışlarında fiziğin bu keskin davranış şeklinin doğal olduğu bilincinde tutar ,çatışma ve savaşma sürer..

İnsanlık hasletleri yani bilgilenerek insana yaraşır öfke ve sair kontrol mekanizmaları beynin kortex tabakasında sıralanmıştır ve hemen altta yatan (subkortexte) iç güdü dediğimiz hayvansallıktan kalma dürtülerini bağlarla baskı altında tutar ,

Antiparantez bir bilgi olarak, alkol alındığında bu aradaki bağ kalkar ve kişi artık hayvansallıkta olan iç güdülerinin açığa çıktığı bir hali yaşar,  davranışlarda eforik bir istek ,kendini yırtıcı ve azgın güçlü görmek cinsel istekte sınırlayıcılığı kalkmış hayvansal dürtüler,

Bütün bunlar esasta "doğa bizden ayrı değil biz oradan şekillendik" olayını da ortaya döker ,yani DNA mızın meyve sineğinin DNA sına hemen hemen  eşdeğer yapıda olduğunu ,birlik ve bütünlüğün böylece ayrı bir ispatını ,tek farkın bilincin bilgilenerek farkındalık yoğunluklarına doğru gelişmesinde yattığını anlatır,

"Objektif olabilme bilgeliği"

Gurdjieff ile bilgiler devam edecek ,eşimin anlam veremediğim rahatsızlıkları ile uğraştığım bu evrede evvelce hazırladığım  bölümü bekletmeden bir fırsat bulduğumdan hemen aktarıyorum gerisi mutlaka gelecek..


Tgur

#1037
GURDJİEFF ÜZERİNE II

Var oluşun o eşsiz özgür çalışması özellikle fizik alemde seçimlerin devreye alışları ile oluyor, seçimin ise titreşim mekaniğinde artı ve eksi kutupların yani olumlu ve olumsuz diye ilkel algılamalara göre sınıflandırmalarda yanlış olduğunu artık anlamaya başladığımız dengeyi bozuş veya dengeye tekrar gelme hareketinin gözlenmesi ile oluyor,

Dengeye gelişte biraz durgunluğu deneyen davranış başlangıçta alınmış olan o ilk ivme tetiklemesi merak arayış ile ileriye uzanışı ortaya koymakta ve biz bunu bu yoğunlukta yaşam olarak tanımlıyoruz,

Yaşamı sürdürürken bu doğal oluşumu kabul ettiğimizde farkındalığın ileri bir merdiven basamağına yerleşiyoruz ,kısaca olumsuz olumlu diye takınılacak bir konu yok bir macera var bunu akışla izle..

Değerlendirmelerinde bir kutupta takılı kalma,

Bunları son zamanlarda anlam veremediğim dediğim eşimin rahatsızlıkları ile uğraştığım ben ve ailem üzerindeki etkileri ve çok şükür şimdilik mutluluk veren durgun safhaya eriştiğimiz için söylüyorum, hastalıklar ve onların verdiği psikolojik korku ve evvelki sıkıntıların tekrar edeceği endişesi yaşam karmik kutupsal bölüşümümüzde şimdilik takıntılı olmayı seçerek beni dengede tutmaya kendine yol yapmış eşimin zihnini oldukça fazla kaplamıştı
Sonuçta endişelerin yersiz ve ufak müdahelelerle düzelebileceği hususu onu oldukça fazla sevindirdi ve bana da böyle uzun izahları yapmama sebep olan uzun paragrafı yazmamı sağladı ,sonuçta mutluyuz..

Buna benzer biz fanilerin zihinsel gelişmesi için aşağıda "şok" lardan bahsediliyor ,ben de bunu acizane bilgi verme yolunda uğraşırken çok kullandım bazen faydalı bazen de zarar dolu neticeler gördüm neticede pek tavsiye edilecek bir husus değil ,

Daha çok kişinin kendi zihinsel çabası ile o kullanılmaz bölümleri olan beden zihni DNA nın etkinleşmesi ve o yolla üst benlikle devamlı beraber olduğumuz bilincine ulaşmak en uygun yol oluyor,

------------------------------------------------------------------

S: (L) Ama bu o kadar da basit birşey gibi görünmüyor. Yani, bunu yapabilmek için manipüle edilmeyi ve manipüle etmeyi bırakmayı öğrenmen gerekir... (Allen) Bu nefes programında verebileceklerinin hepsini verme fırsatına sahip olan insanlardan bahsediyorlar. Belki ancak o zaman daha fazla öğrenebilecekler. Eğer vermeye başlarlarsa, daha fazla öğrenecekler ve o zaman daha fazla yetenek elde edecekler...
C: Bingo! Ama bundan da fazlası, video yoluyla, neredeyse doğrudan frekans aktarımını deneyimleme fırsatına sahip olacaklar.
S: (PL) Ses. (Allen) Ve yüz. (Joe) Zaten yaptığımız videoları mı kastediyorsunuz, yoksa diğer videolarla mı ilgili?
C: Henüz yapılmamış olan videolar. Bunlar her zaman plan dahilindeydi ama siz sadece "ouija" videosu üzerinde düşündünüz. Sizin üzerinizden öğretebileceğimiz çok daha önemli pek çok şey var!!!
S: (Ark) Psikoloji hakkında bir tür öğreti olabilir. Psikolojinin bir bilim olup olmadığını bile bilmiyor olmamıza rağmen, bu faydalı olurdu. Önemli bazı hususları vurgulamak için... Örneğin bugün narsist insanlar hakkında birşeyler okuyorduk. Kendi psikolojik çöplüğümüzü bile sevmemiz anlamında, herkes biraz narsist. Pek çok çöpümüz var ve bunu seviyoruz. Bu çöpten kurtulmaktan korkuyoruz çünkü bedenimizin içe çökeceğini sanıyoruz. Hiçbir şeyimiz kalmayacağını... Bu çöpü tutmaya devam ediyoruz, çünkü sahip olduğumuz tek şeyin bu olduğunu sanıyoruz. Ama hem aynı kalmayı isteyip hem de değişemeyiz. O yüzden bu çöpten kurtulmak gerekir. Evrene sembolik bir bildirim olarak kendimizi pek çok şeyden bir anda mahrum etmeyi bırakmalıyız. (L) Eğer değişmek istiyorsan değişmen gerekir. (Ark) Ve çökmekten, bir hiç haline gelmekten korkmamak.
C: Sadece yazı yerine video yoluyla, bu çok daha etkili bir şekilde aktarılabilir. Videoda ruha ait birşey aktarılıyor. Şimdi, alamamış olanlar hakkında tekrar düşünün.
S: (L) Alma kapasitesi, öyle mi?
C: Evet.
S: (L) Alma kapasitesini belirleyen şey nedir?
C: Kısmen genetik, kısmen de çaba. Ark'ın narsizm ve buna eşlik eden "çöp" hakkında söylediği şey.
S: (L) Yani narsistler ilüzyonlar yaratıyor ve bu ilüzyonları insanlara projekte ediyor. Alma yeteneklerini durduran şeyin bir kısmı bu. Sürekli dışarı birşey projekte ediyorlar, bu yüzden de hiçbir şey alamıyorlar.
C: Evet.
S: (L) Burada uzun zaman geçiren ve hayatlarında herhangi önemli bir değişiklik yapamayan insanlar, bir alma yeteneksizliği sorunu yaşıyorlar çünkü temelde kendi etraflarına bir duvar örüyorlar ya da narsist bir balonun içinde yaşıyorlar, öyle mi?
C: Evet. Ve aynı şey uzaktan "anlayamayanlar" için de geçerli.
S: (L) Yani alanlar var, almayanlar var...
C: Kısmen. Eğer samimi arzu varsa, frekans titreşimine tekrar tekrar maruz kalmak değişiklikler meydana getirebilir. Ayrıca ruh replikasyonunu temsil eden bir dizi video, samimi bir şekilde istemekte olanlara yardımcı olabilir.
S: (Ark) Gurdjieff şok yöntemleri uygulamaya çalışmış. Doğru şok uygulamasının, kabuğun kırılmasına yardımcı olacağı fikri var. Ama görünüşe göre çok işe yaramamış. (A___l) İnsanların kabuğunu daha kalın hale getiriyor. (L) Şoklar bazı durumlarda faydalı, ama her durumda değil. (Joe) Dış duvarın sertliğine bağlı. (L) Evet. (Joe Laura'ya) Yani burada temel olarak, pek çok konuda senin tarafından sunulacak bir dizi videodan bahsediyoruz, değil mi?
C: Evet.
S: (Joe) Örneğin?
C: Baştan başlayıp "Başlangıçta..."dan bahsetmeye ne dersiniz?
S: (L) Ne derdim ki?? (Joe) "Başlangıçta söz vardı" mı? Ve söz bir kerede bir harf olarak aktarıldı! (gülüşme)
C: Sadece kameranın önünde otur ve en iyi yaptığın şeyi yap: noktaları birleştir. Ve bil ki, her zaman olduğu gibi,gelecekteki yüksek benliğinle olan bağlantın, patlayıcı sezgilerine yardımcı olacaktır.
S: (Ark) Bence faydalı olacak olan şey, tutarlı bir sistemin sunulması gibi birşey. Çünkü insanlar şunun hakkında biraz birşey biliyor, bunun hakkında biraz birşey biliyor... Bunların birleştirilmesi gerekiyor.
C: Tüm bunlar, planladığımız serinin bir parçası olacak.
S: (L) SİZİN planladığınız mı? Ben de bunu ben planlıyorum sanıyordum? (gülüşme)
C: Biz seniz ve tersi.
S: (A___l) Bir sorum var. Genetikten bahsettiler. İnsanların birşeyler almasını engelleyecek şekilde yapılmış genetik... Daha alıcı hale gelmek üzere, insanların bir şekilde genetiklerini değiştirmelerine yardımcı olması için yapabilecekleri birşey var mı?
C: Değiştiremezsiniz, ama eğer kullanılmıyorsa etkinleştirebilirsiniz.
S: (L) Diğer bir deyişle, pek çok insan genetiğinin önemli bir bölümünü kullanmıyor. (Allen) Ve kullanılmayan kısım etkinleştirilebilir. (A___l) Peki nasıl etkinleştirilebilir?
C: Çabanın önemli bir payı var. Ve çaba bilginin önünü açabilir. Bilgi ne yapar?
S: (Joe) Korur!
C: Örneğin beyin kimyasıyla ilgili son hususlar: bu kavrayış çaba ve bilgi artışı sayesinde geldi! Sonuç daha fazla DNA'nın etkinleşmesi olacak! Ağ çalışması ve deney yoluyla bilginin şimdi nasıl üssel olarak arttığına bakın!
--------------------------------------------------------------------
Mitraizmden bahsetmiştik ve bu konu üzerine https://tr.wikipedia.org/wiki/Mitraizm tanımlamalarını hatırlayalım,

Ezoterik hristiyanlık ve Pavlos'un şu andaki hristiyanlık ve İsa figürünü doğurması üzerine de çok konuştuk (Pavlos ,Paul aynı kişi) bu bilgileri perçinleyecek bir alıntı gurubu,

Sonuçta monoteizmin ve dinler yaratmanın ayırımı tetikleme yanında "güçlere egemen olma ve olunma" maksadını taşıdığını anlamaktayız,

-----------------------------------------------------------
S: (L) Yeni Ahit'in bazı parçaları Pavlos'un yazılarından mı hazırlandı?
C: Evet.
S: (L) Peki şu andaki metin onun yazdıklarına ne ölçüde yakın?
C: Yüzde 70.
S: (L) Tarsuslu Pavlos herhangi bir felsefi ekol veya mistik gruba bağlı mıydı?
C: Evet.
S: (L) Gizem dinlerinden biri miydi?
C: Benzer ama daha eski. Şurada burada izleri var. Konuyu toparlamada iyi gidiyorsunuz. Bu iletişimin de aynı şeyin bir parçası olduğunu söyleyebilirsiniz.
S: (L) Bu Gurdjieff'in ezoterik Hıristiyanlık dediği şey mi?
C: Evet.
S: (L) Mitraizmin 7. derecesi ne sağlıyordu?
C: Mitraizm, BH versiyonunun ters çevrilmişiydi.
S: (L) Peki o derecede erişilen şey neydi?
C: Güçlere egemen olma ve olunma.
------------------------------------------------------------

Deneyin olduğunu ve şu anda bir deney uygulama materyali olduğumuzdan çok fazla bahsettik ,burada bu tekrarlanıyor ,Gurdjieffin de "yaradılış ışınları"olarak tarif ettiği bir olay altındayız,

Bu olayı deneydeki bir kobay algısı ile değil de biraz yukarıdan değerlendirelim ,

"Doğal akış" denmekte ,bunu fizik olayın başlangıcı ile tekamülü içersindeki bir döngüde kabul etmeliyiz ,malüm bu var oluş seçeneğinde dönüşler ana unsur oluyor ve bu hadiseyi "tanrısal nefes" "sarkaç hareketi"veya "brahmanın soluk alıp vermesi" şeklinde düşünürsek olayın süregelmesi için bu genel hareketi "doğal akış" mantığı içerisinde düşünebiliriz,

K.ların bahsettiği kısmen manipülasyonlar ise yukarıda genel mekanizmasını vermeye çalıştığımız hareketin titreşimsel yürümesi gerekli ivme verici tetiklenmeler olarak kabul edebiliriz, bu ne demek,

Bir var oluş olayı başlatılmış ve bunda asıl etken etken husus özgür iradenin kullanılması ,bunun kullanılması ve kontrol edilmesi için ortaya çıkan her var oluş mahsulü yalnız bırakılmamış ,kozmik akıl her unsurda bulunmuş gelişmenin her safhasında kendi seçimlerini alabilecek yani dış etkenlerin de müdahele etmesine kendini bırakmış ve bunu yürütmek için farkındalık döngüsü genel esasında gelişmeyi ve sonlanmayı yani başladığı noktaya geri dönmeyi esas almış,

Bu yüzden başlangıç ve son diye bir şey yoktur, lineer bilinçte isek vardır,

Burada dış etken dediğimiz yine kendisi ama farkındalıkla gelişmiş ileri yoğunluk halinde iken yine kendine müdahele ederek bu harikulade deneyi yürütmektedir,

Bunu 7Y nin her yoğunlukta olduğu ifadesi ile de izah edebiliriz..

Ve bu 3Y de başa gelen her olayın olumlu veya olumsuz bir ders olduğunun bir döngü macerası olduğu bilinciyle de anlatabiliriz,onun için eğer bu hususu tam manası ile idrak etmişsek eller ensede geriye yaslanıp bu macerayı coşkuyla izlemek durumuna gelebiliriz,

Bu okadar kolay mı zor mu kendime hep soruyorum..

------------------------------------------------------------
(L) Tamam, son defasında insanlığın bir deney olduğundan bahsetmiştiniz. Bu deneyi yapan kim veya ne?
C: Bu bağlantıda bu konuyu çeşitli açılardan ele aldık. Bu deney kısmen "doğal akış", kısmen de kasıtlı manipülasyon. Ama bu manipülasyonun "doğal akışta da" yer aldığını aklınızda bulundurmanızı tavsiye ederiz.
S: (L) Tamam. (Possibility of Being) 3. yoğunluk bu tür deneylere maruz kalan tek yoğunluk mu, yoksa bu daha üst yoğunluklarda da var mı?
C: Bu şekilde sadece 3. yoğunlukta, evet. Ama tüm yoğunluklar doğal ve yaratıcıdır. Soyların tükenme şekillerine bakın. Doğa zengin ve çok yaratıcı.
S: (L) Bu Gurdjieff'in tanımladığı "yaratılış ışınlarına" veya yaratılışın dallarına benziyor.
C: Yeterince yakın.
--------------------------------------------------------------

(Aiming) Gurdjieff'in ruhunun ne durumda olduğunu merak ediyoruz?
(L) Ne?
(Aiming) Yani onun şu anda ne yapmakta olduğunu merak ediyoruz. Şu anda nerede, veya...
C: Uzun süredir dikkatini dünya meselelerine veriyordu ama artık 4. yoğunlukta tekrar doğuş için tam derin düşünce hazırlığına geçti.
S: (L) 4. Yoğunlukta insanların doğduğunu mu söylüyorsunuz?
C: Evet. Şimdiye kadar aksi yönde birşey söyledik mi?
S: (L) Söylemediniz ama ben emin değildim.
(Chu) Fiziksellikte değişiklikler olduğunda insanların o ağrılı doğumlarından kurtulacağını düşünüyorsun...
C: Yalnızca bazı bakımlardan biraz daha yoğun.
S: (Data) Gurdjieff'in "insan" terimini kendi tanımlama şekliyle, Gurdjieff bu terimin tam anlamıyla bir "insan" mıydı?
C: Yakın. Gurdjieff'in en büyük sorunu, o sırada hemen ardındaki basamağa yerleştirecek kimse olmamasıydı ve bu nedenle biraz sürçtü.
--------------------------------------------------------------
Gurdjiefin biraz sürçmesi yeni bir durumu ortaya çıkarıyor ve hemen ardındaki basamağa yerleştirecek kimse bulamaması nın sebep olması da ilginç, bu izahı anlamak şu anda biraz güç geldi bana acaba ileride anlayabilecek miyiz, bakalım,

-------------------------------------------------------------

C: Öncelikle KH tarafının iki kanca kullandığına dikkat edin: para ve ayrıca güç vaatleri. Yani göründüğü kadar "amaç birliği" yok. İkincisi, psikoloji ve Gurdjieff çalışmalarından öğrendiğiniz gibi, "ruh" veya vicdan için uygun genetiğe sahip insanlar,aile ve toplum programlaması nedeniyle çok yaralılar.
S: (L) Yani yaraları, programlanmışlıkları ve Gurdjieff'in dediği gibi tamponları onların farklı fikirler, yaralar, korkular vs nedeniyle çok farklı noktaları işaret etmelerine neden oluyor. Ve bu da birleşmeyi engelliyor. Bunu değiştirebilecek herhangi birşey var mı?
C: Elbette!
S: [Kahkaha] (L) Nedir?
C: Ya çalışma ya da büyük bir şok!
S: (Perceval) Devasa bir ateştopu gibi bir şok mu? Devasa bir meteor veya bir deprem?
C: Yıllardır yapmakta olduğunuz gibi bilgi tohumlarının ekilmiş olması koşuluyla, kozmik bir faaliyet bunu yapabilir. Bir keresinde dediğimiz gibi, ışık ateşten gelir. Bunda çeşitli anlam seviyeleri var.
S: (L) Belki de kozmik bir ateş?
C: Evet!

----------------------------------------------------------
Yukarıda şok lar ve çalışmalar hakkında genel bir izah var ,bu hadisenin tam içinde olduğumuz ve olayın gayet sakin gibi ama son derece etkili olduğu zamanları yaşamıyor muyuz ,önümde yürüyüş yapabileceğim çok güzel bir park var fakat ben dışarı çıkayım mı çıkmayayım mı diye tereddütlerdeyim,

Aşağıda ise,

Evvela şok hakkında Laura ve diğer dostların aralarındaki fikir yürütmeye kulak kabartalım ve sonunda K cevabı üzerinde duralım,

--------------------------------------------------------

S: (Pierre) Kozmik faaliyet bilgi tohumunun büyümesine yardımcı olabilir mi? (Chu) Kastettiklerinin o olduğunu sanmıyorum. (L) O olayın şoka neden olacağını söylüyorlar sanırım. Eğer bireyde bilgi tohumu veya herhangi bir potansiyel varsa ve eğer şok bireyi öldürmezse, o zaman...
(Pierre) Yani kozmik olaydan kaynaklı şok mu tohumun büyümesini sağlayacak?
(Ark) Hayır!
(Chu) İnsanların durumu yorumlayabilmeleri için bilgi tohumunun orada olması gerekir, değil mi?
(L) Bence tohumun içlerinde hazır olması gerekiyor, sonra şoka uğrayacaklar ve sonra...
(Pierre) Evet, şok bilgi tohumunun büyümesini sağlıyor...
(Ark) Hayır! Bilgi şokla büyümez. Bilgi ancak daha fazla gerçeğe ulaşarak büyür. Şok ancak tohumun bir iş yapmasına neden olabilir.
(L) Ne gibi?
(Ark) Birşeyler biliyor olabilirsin ve aynı zamanda hiçbir şey yapmayabilirsin! Sonra şok gelir ve bilgini o zamana kadar kullanmadığının farkına varırsın!
(Perceval) Sessizce bilgileri sindiren ama tüm o programlamalar vs nedeniyle hiçbir şey yapamayan çok sayıda forum üyesi için geçerli bir durum bu sanırım. O insanlarda bilgi tohumu ekili durumda ama o bilgiyle henüz hiçbir şey yapmadılar.
(L) Ama durum ciddileşince... (Perceval) "Aman tanrım, anlatılanlar sadece teori değilmi ş! Bir meteor Washington D.C.'nin altını üstüne getirdi!" deyip gerçeklerin farkına vardıkları zaman... İnşallah... [Kahkaha] O zaman teori gerçek haline gelecek onlar için ve bu durum içlerinde yavaşça büyüttükleri bilgiyi etkinleşebilir.
(L) Yani şok korkuyu yok edecek çünkü insanları durduran şey aslında korku: tüm o programlar, tamponlar... Sezar'ın geçen hafta söylediği şey. İçsel doğaya sadık olunmasını ve korkulmamasını söylemişti. Hiçbir şeyden korkmadığın noktaya ulaşman gerekiyor. Kızılderili şamanı Kara Geyik'in savaşa girmeden önce dediği gibi "Ölmek için güzel bir gün" diyebileceğin noktaya ulaşman gerekiyor.
(Chu) Ama bir de madalyonun diğer tarafı var. Bazı insanlar bütün o koşulların kendileri için geçerli olmadığını veya gerekli bilgileri yarın edinebileceklerini veya...
(L) Olayların hep başka yerlerde olduğunu, kendi bulundukları yerde olmadığını düşünenler... SOTT üzerinde çalışmanın bu kadar önemli olmasının nedeni de bu; ÇOK SAYIDA şok sağlıyor!
(Chu) Bu sabah mutfakta insanlara bir video izlediğimi anlatıyordum. Gerçekten şok edici. Arjantin'e düşen bir meteorit. İnsanlar bir ışık, sonra da bir krater görmüş. Yetkililer hemen olayı örtbas etmiş. Yüzlerce insan otoriteleri yalan söyledikleri için protesto etmiş ve evi yakıp yıkan şeyin bir gaz sobası olmadığını haykırmış. Ama bu kişilerden HİÇBİRİ yıkıma neden olan şeyin bir meteorit olduğunu söyleyememiş, çünkü bu konuda bir örnekleri yok. O insanların "Bize yalan söyleniyor! Gerçeği istiyoruz!" diye haykırışını izlemek çok moral bozucu. Bağırıyorlar. Ve hiçbiri asıl nedeni bilmiyor... Olayın bir füzeyle veya bir saldırıyla ilgili olduğunu düşünüyorlar...
(L) Tıpkı uçaklardan püskürtülen kimyasallar (chemtrail) meselesi gibi. İnsanlar devletin kendilerine yalan söylediğini BİLİYORLAR ve devletin üst atmosfere tonlarca kimyasal püskürttüğü komplo teorisini yaratıyorlar. İz bırakan her uçağı otomatikman bir "chemtrail" uçağı olarak görüyorlar bu sefer.
(Chu) İnsanların zihinlerinde en çok eksik olan şey ise kozmik bağlantı. Perde arkasındaki gücün ille de devlet veya şüphelendikleri başka bir dünyevi güç olduğunu düşünüyorlar...
(L) Aristo hala egemen.
(Pierre) Cevaplanmasını istediğim soru şu: O tür bir kozmik faaliyetten kaynaklanan şoklar... Bu şok psikolojik seviyede mi gerçekleşecek? Yani insanlar korkup "Oo, bu gerçekmiş!" diye mi düşünecek? Yoksa buna ek olarak kozmik olay elektromanyetik ortamı değiştirip bazı insanlarda bazı değişimlere mi neden olacak?
C: İkisinden de biraz. Ve şimdilik Hoşçakalın.

----------------------------------------------------------

En son "ikisinden de biraz" cevabını açalım ,

Öncelikle beyin fırtınasının ne kadar önemli olduğunu hissediyoruz her ne kadar eşdeğer bir bilinç ortamında olunsa da her kişinin zihninin derin taraflarında halledilmiş veya halledilmemiş bir çok konu vardır bunlar ameliyat masasına yatıtırılyor ve ve kişiler ve izleyenler kendi zihin bloklarını açacak bir çok konu buluyorlar üzerinde çözüm veya sorgulama düzeltme işlemleri ile meşgul oluyorlar ,

Bu husus KH ortamında ayırım alışkanlığındaki bilinç için beklentisiz yani kendi cevaplarına uygun bir netice çıkarmaz da objektif ve samimi bir platformda olursa tabiiki ortama farkındalık yaptıracak bir sonuç doğurabilir,
O da her izleyen için çok faydalıdır, ağ çalışmasının yararları,

Bu durumda da K.ların verdiği cevap konuyu bilinmeyen ve o çok merak edilen kozmik tesirlerden biri üzerinde ikili bir cevap ile bitiriliyor kozmik olay ne olabilir ve etkileri,

Işık ateşten gelir cevabı üzerine kümüle olursak bu celsede veya başka celselerde biraz açıldığı gibi insanlar tarfından uyduların hepsinin devreden çıkaracak bir genel ateşleme olabilir,bu durumda alışkın olduğumuz o iletişim ve diğer medeni deyip alıştığımız rahat kullanımlardan bir devre mahrum kalabiliriz ama bu etki insanları kontrol altında tutmaya meraklı illümunati elemanlarını felç eder, insanlar savaş ve tartışma didişme dediğimiz olaylardan azade temiz ve saf hürriyet ve sevgi aurasına dönerler, zira özde o var,

Kişilerin elektromanyetik özelliklerinde ,mesela şifalandırma yeteneklerin artması ,tekno-sipiritüel kabiliyetlerle maddeler yaratma olayları olağan hale gelebilir,

Telekinezi teleportasyon kabiliyet işleri olabilir ,ömürler uzayabilir ,

Ve kurgu bilim örneklerinde gördüğümüz olağanüstü olayları bu bahsettiklerimize katabiliriz,

O zaman bu bahsi geçen şok çok daha tatlı ve kişinin kendini tam tanıyacak olağanüstü durumlarla birliğin o muhteşem yapısına doğru adeta sürükler..

10.06.2005
Olmaz olmazları aşıp olumluyu sezince
Yani küreye girip olanı üçyüzaltmış derecede görünce
Göremedikleriniz belirecek
Bilinçteki saplantı ve korkuları süpürünce

Ben görebiliyor muyum, hayır , dünya küreselleşmedi ki
Bilinçler halen kutuplarda , nötralleşmedi ki
Bu iş istatistik ile, Pauli deneyi gibi olur
Bilgide yükselinip makroda kristalleşilmedi ki

----------------------------------------------------------

Önceki çalışmalarda Alex Evilevitch ve arkadaşları, virüs içinde enfeksiyon gücünü sağlayan DNA basıncını ölçmeyi başardı. Bu basınç açılmamı bir şampanya şişesindeki basınçtan beş kat yüksek. Bu yüksek basınç, virüs içinde çok sıkı bir şekilde paketlenmiş DNA sayesinde oluşuyor. Basınç, virüsün DNA'sını konak organizmadaki bir hücreye boşaltmasını sağlayan bir tetik görevi görüyor. Kısa bir süre önce Nature Chemical Biology ve PNAS'da yayınlanan iki çalışmanın önünü açan şey bu keşifti. 
(L) Yani sıvı DNA... K'ların o zaman söylediği şeyi destekleyen bir bilgi gibi görünüyor. Bir hücreyi enfekte etmek amacıyla DNA'ların katı halden sıvı hale dönüşebilmesi. Genetik mühendislik bağlamındaki kesik sıvı referansı. Ama aynı zamanda DNA'nın faydalı değişiklikler meydana getirebileceğini biliyoruz. Zamanın bir noktasında bizi enfekte eden DNA'larımız var. O DNA'lar, hücrelerimizde zaten mevcut olan başka bazı DNA'ların akışını kesintiye uğrattı. Fakat hiçbir şey yapamıyor çünkü blokaj intronları yerleştiren bir enfeksiyonla bloke olmuş durumda. Sanırım zamanın bir yerinde bu durum değişebilir, hatta tersine dönebilir, hem de çok hızlı bir şekilde. Birşeylere yaklaşıyor muyum? 

C: Kesinlikle! Yaklaşan zamanlar çok ilginç olacak, özellikle de ağ tam kabile gücüne doğru genişlerse ve pek çok başkaları da merdivendeki bir sonraki basamağa çıkmak için inisiyatif alırsa. 
S: (L) Yani bir bakıma diyorsunuz ki, çakraların birleştirilmesi örneğinde olduğu gibi ağın genişlemesi gerekiyor ve bu da muhtemelen az önce bahsettiğiniz "yardımcı" faktörlerin devreye girmesine yardımcı oluyor. İnsanlar birleştiği zaman birbirlerine hem beden içinde hem de beden dışında yardımcı olabiliyorlar, böylece DNA değişiklikleri yapabiliyorlar ve tüm sistemlerinde değişiklik yapabiliyorlar. Önemli birşey. Ağ güçlendiği zaman, çakralar birleştiği zaman, yardımcılar bedenlere yardımcı olduğu için insanlar bu DNA değişikliklerini yaşayacaklar ve bunu yaşadıkları için de mezun olmaları, bir üst seviyeye çıkmaları gerekiyor. Bu herkese anlamlı geliyor mu? 
(Pierre) Daha fazla üye ve... 
(L) Daha ilgili, daha aktif... 
(Chu) Miktar önemli değil ama. Güç diyor çünkü. 
(Perceval) Bunu soralım: Tam kabile gücü nedir? 
(L) Bu nicelik anlamına mı, yoksa nitelik anlamına mı geliyor? 
(Data) Yoksa her ikisi mi? 
C: Her ikisi. 
S: (Pierre) Yani bu kritik kütleye ulaştığın zaman, bu etkiye sahip olabiliyorsun. Grubun gücü tüm üyelere yayılıyor ve değişiklikleri tetikleyebiliyor? 
(L) Söylediğiniz şey bu mu? 
C: Evet! 
S: (L) Kabile kritik kütleye ulaştığında, insanların DNA'sını değiştirmeye başlayacak. (Pierre) Değişmeye başlayacağız. Yeni kollarımız, duyargalarımız, ekstra gözlerimiz olacak... [kahkaha] (Perceval) Ve kürkümüz! 
(Kniall) Pierre, aynı anda dört alet tutabileceksin! 
(Chu) Ve pek çok başkası da merdivende bir sonraki basamağa çıktığında, yeni insanların yükselmesi için yer açılmış olacak. (L) Sanırım şu çok önemli; eğer insanlar bu geçişi yapmak istiyorlarsa [ç.n.: İncil'de bahsedilen] akıllı bakireler gibi olmaları gerekiyor: inançlarını korumalılar, çabalarını sürdürmeliler ve kendileri için hemen netice elde edemeseler bile bir günden bir güne bir adım atmalılar. Doğru mu? 
C: Evet. 
S: (L) Tamam. 
(Perceval) Tam kabile gücü, Gurdjieff'in bahsettiği "200 kişi" ile alakalı bir kavram mı? 
C: Yeterince yakın. 
S: (L) Aklıma getirdiğiniz, sormak istediğim başka birşey vardı ama aklımdan uçtu gitti. Oo! Bu tam kabile gücü daha önce "daha geniş alıcılık/algılama kapasitesi" diye anlattığınız şeyle mi alakalı? Yani bu bir bireyle sınırlı değil; bu bir dizi antenden oluşan bir ağ oluşturmak gibi... 
(Perceval) Alınan sinyal antenler dizisi boyunca yayılıyor... 
C: Evet evet evet! 
S: (L) Tamam. 
(PoB) Bu tam kabile gücü ilerlemeyi etkiliyor ve DNA'yı değiştiriyor. Peki bu aşamalı olarak mı meydana geliyor yoksa bir anda mı oluyor? 
(L) Açık-Kapalı gibi mi demek istiyorsun? 
(PoB) Evet. 
C: Kritik kütleyle yakından ilgili. 
S: (L) Yani geçişin olması için ulaşılması gereken kritik bir kütle var. 
(Andromeda) Yani daha çok on/off gibi. 
(L) Bireysel bazı kümülatif şeyler var ama büyük değişiklikler kritik kütleye dayalı. 
C: Evet. 
S: (L) Yani diyet yoluyla, soğuk terapisi yoluyla, ağ çalışması yoluyla, duygusal yüklerimizden kurtulma yoluyla, birbirimizle nasıl anlaşacağımızı öğrenme yoluyla kendimiz üzerinde bireysel olarak çalışabiliriz. Ama tüm bunlar esasında bir durum değişikliğine hazırlık gibi, öyle mi? 
C: Evet. 
S: (Pierre) Şu anda bu tam kabile gücünün yüzde kaçına ulaşmış durumdayız? [kahkaha] 
C: Yeterli miktarda olmadığı açık. 
S: (PoB) Ulaştığımızda bunu bilecek miyiz? 
(Perceval) Evet, Pierre'in bir dokungacı olacak. 
C: Gerçekten de bileceksiniz!

--------------------------------------------------------
En baştaki dörtlükleri ben zaten biliyordum havaları için koymadım yazdığım zaman ne olduğu ve olabileceği hakkında tereddütlü bir yapıdaydım yani olur mu olmaz mı bu bilinçsizi bol dünyada şeklinde ,şimdilerde ise K. tarafından vurgulanmış ve oldukça yanaşmışız gibi bir his doğdu, maruz kaldığımız anormallikler Covid gibi bizi yarı sıkar ama yarı da bu başka şeyleri açmaya başlangıç gibi bir algı doğuruyor, şok ve kişinin sorgulama kapaklarını açma konusu ile de beraber,

Ayrıca bilginin zaten ortalıkta durduğunu bizim ona ulaşmamız yani tam idrak için oldukça fazla gayret göstermemiz gerektiği gerçeği de ortaya çıkıyor,

Bu arada eşimin gözünden iğne yiyip ikinciyi beklerken burnundan ifrazat değil kristale benzer bilya gibi  taşlar düşer oldu ,meğer göz yaşı kesesinin de taşları olurmuş, hayretle öğrendim bilgi bilgidir arada sizlere samimi bir şekilde aktarmaktan çekinmiyorum,

Diğer yandan virüsün yayılmasındaki yeni buluşlar (sıvılaşarak) ve DNA üzerinde açılma ve Çakraların Birleşmesi hususu evvel beri çok üzerinde durduğum konular ,dörtlüğümde bahsettiğim Pauli macerası diye belirttiğim 100 maymun deneyi ,ondan da çok bahsetmiştik,

Bu yollarla izahlar birleşim ,çakra ortaklaşması ve krıtik kütleye geliş işinin adeta mekanizmasını bizlere açıyor ve zihnimizde uzun süreler çeşitli saplantı ve tuzak faaliyetleri ile KH faaliyetinin foyasını ortaya çıkarıyoruz balçıkla sıvanmaya çalışılan güneş kendini göstermeye başlıyor,

K. bilgilerini sabote etmeye çalışan Frank ve Vincentten evvelce bahsedilmişti, uzatmadan bu şahısların başlangıçta kanalın yerleşmesi için çok faydalı faaliyetlerde bulunmuş olmalarına rağmen ileride yaptıkları kötülüklerin yani foyalarının ortaya çıktığını biliyoruz ,

Aşağıdaki aktarımda bu KH mensuplarından biri olan Vincentin ölümünden sonra kök noktalara doğru donmuş vaziyette gidip kozmik çorbaya malzeme haline geleceğinin anlatımını görüyoruz,

Alıntının devamında yapılan bu kötülüğün dünya yaşam hallerinin geneline biraz yayıldığı ve bazı nahoş hadiselere sebep verdiği de belirtiliyor onları aktarmaya lüzum görmedim K.yı takip edenler bilirler,

--------------------------------------------------------------

C: Evet ve bunun için saygı duyuyoruz ama Vincent hala "donmuş" durumda. 
S: (L) Donmuş mu? 
(Pierre) Donmuş derken? 
(L) "Donmuş" ne anlama geliyor? 
C: Takılı kalmak. 
S: (L) Vincent takılı mı kaldı? Buna dair birşey sorabilir miyiz peki? Takıldığı yerden kurtarılabilir mi? 
A: Gurdjieff'in tanımladığı "Ölümsüz Şeyi" düşünün. 
(Galatea) Öyleyse hayır, hiçbir zaman kurtarılamayacak. 
S: (L) Gurdjieff Ölümsüz Şeylerin astral planlarda bile sınırlı bir ömrü olduğunu söylüyor. Sonunda dağılıp gidiyorlar sanırım. Bu doğru mu? 
C: Evet. 
S: (L) Bu cidden nahoş birşey. 
(Galatea) Şeytani bir varlık olarak mı geri dönecek? 
(Perceval) "Kozmik çorbaya" malzeme mi olacak? 
A: Evet
-----------------------------------------------------------------------
Laura ve ekibinin samimi iç döküşleri ve K.ların en sonda verdikleri tavsiye ve temenni ,ilginç,
-----------------------------------------------------------

S: (L) Dolayısıyla farkında olmak gerçekten önemli... Şunu sorayım: Sadece farkında olmak, gruptaki hepimizin apabileceği en önemli şey mi, bunu mu kastediyorsunuz? 
C: Yakın. 
S: (L) Ve farkında olmak programlarından kurtulmayı, bilgini artırmayı kapsıyor... 
(Perceval) İkisi birlikte gidiyor. Önyargılarını, programlarını ele almadan en geniş anlamıyla gerçekten farkında olamazsın.
(L) Bu doğru mu? 
C: Evet 
S: (L) Yani, Gurdjieff'in aşağı yukarı tanımladığı gibi, kozmik güçlerin aktarıcıları olmanın yolu kendi üzerinde çalışmaktan geçiyor. Bu aktarımı yaptığının tam olarak farkında olmasan bile, öyle mi? 
C: Evet 
S: (Perceval) Sorun şu ki dünya giderek aklını yitiriyor. Tam bir akılsızlık. Bizim için gülünçleşiyor. Akıl hastanesinden kaçan bir avuç delinin devlet binalarını ele geçirmesi, ülkelere el koyması gibi. Çıldırmışlar. Ve bizim bunları yorumlamamız mı gerekiyor? Bunu yorumlayamıyorsun ki! Onların tüm bu yaptıklarını analiz edip bir anlam veremiyorsun. Sadece "Bunlar çıldırmış!" diyorsun. Artık bunlardan bahsetmenin bir aydasının olmadığını hissetmemizin nedeni bu herhalde. Ama dedikleri gibi, bunu görmeyen insanlar var. 
(L) Tökezleye tökezleye karanlıktan çıkmaya çalışan insanlar var.  (Perceval) Aslında yaptıklarımıza bakacak olursan, dünyadaki koşullar giderek çıldırdıkça bizim tüm bunların ne kadar akıl dışı olduğunu ifade etmemiz o kadar daha kolaylaşıyor. Bu bize her ne kadar çıldırtıcı görünse de, işimiz kolaylaşmış oluyor aslında çünkü herşey barizleşiyor! İşimiz kolaylaşıyor. 
(L) Giderek daha fazla sayıda insan psikopati hakkında makaleler yayınlıyor ve her yerde bundan bahsediliyor. Bu bir noktada kritik kütleye ulaşacak sanırım. 
(Perceval) Bu psikozlar onların sonunu getirecek. Çıldırmalarına izin vermek onların kendilerini ifşa etmelerine ve yaptıklarını daha geniş kitlelere göstermelerini sağlıyor. 
(L) Evet. 
(Chu) Aklımı kurcalayan birşey var: bazen bir beyhudelik duygusu çöküyor hakikaten, yani koroya vaaz verme hissi. Zaten biliyorlar ve dolayısıyla da tekrarlamaya gerek yok gibi. Aptallar İçin şu veya bu" temalı çalışmaların bir versiyonunu mu yapmamız gerekiyor acaba diye düşünüyorum. Ama bir yandan da, Gurdjieff bilginin tüm insanlara yayılmaması gerektiğini söylüyor. O halde bunun ortası nedir? Yani bir yanda ışığa doğru tökezleyerek de olsa ilerlemeye çalışan ve bizim 20 yılda yaptığımız işi yapmaya vakti olmayan insanlara yardımcı olmak var, diğer yanda ise... 
(Perceval) Belki de herşey kötüleştikçe gelecekte çok daha fazla sayıda insan aksaya aksaya ışığa yönelecek. Ve belki de öyle bir nokta gelecek ki çok daha fazla sayıda insan "Neler oluyor?!" diye soracak. 
(L) Aynı şeyleri tekrar tekrar söylemekten yoruluyoruz ama duymamış olabilecek biri her zaman vardır. Forumdaki yeni üyeler konusunda aktif olmak için bir neden var her zaman, aynı şekilde yazılar yazmayı sürdürmek, aynı şeyleri farklı şekillerde anlatmak, SOTT'da yorumlar yazmak için vs. 
(Perceval) Durumun farkında olan insanlar bile mesajın güçlenmesine ihtiyaç duyuyorlar çünkü "A etkileriyle" çevrili bir dünyada yaşıyorlar. 
(L) Yorulduğum için belki de artık vermek istedikleri son mesajları sorsak iyi olacak. Sormam gerektiği halde sormayı unuttuğum veya söylemek istediğiniz herhangi birşey var mı? (Galatea) Hızlıca birşey sormak istiyorum. 4BH insanlarıyla konuşuyor musunuz? 
C: "Konuşmak"? 
S: (Galatea) İletişim kurmak diyelim. 
C: Evet 
S: (Galatea) Tamam. Onlara bizden selam söyleyin! 
(L) Pekala, hm... 
C: Tüm forum üyeleri için: Şevkinizi kaybetmeyin. Şunu hatırlayın; eğer elinizden gelenin en iyisini yaparsanız, gelecekteki benlikleriniz boşluğu doldurur. Hepiniz kaosa potansiyel bilgi aktarıcılarısınız. O bilgi sevgi/gerçek olsun. Hoşçakalın.
-----------------------------------------------------------
Müzik yaşamımızı ve özellikle içsel yapımızı doğrudan etkileyen fenomen ,aynı tür müzikten hoşlananların birlik bağı içinde topladığı gibi ses ve müzik sözlerinin başka etkileri de var ,bunun hakkında başta sanırım Lauranın bir yorumu ve sonraki ilgili sual cevaplar zihnimizdeki kilitli kapıları açıyor,

Sesin evvelce değindiğimiz "süper iletkenlik  levitasyon" açılımımda kullanım özelliği veren kısımlarına bakmak isteyenler için,

https://baskalarinahizmet.com/topic.asp?TOPIC_ID=29&whichpage=34#27096

-------------------------------------------------------------

Müzik güçlü bir araç. Çünkü hayal gücüne, zihne, duygulara ve vücuda, tüm alt merkezlere erişebiliyor kesinlikle. Malum güçlerin bu aracı kendi amaçları doğrultusunda kullanmaya çalışacağını düşünmek de çok doğal çünkü mümkün olan her yolla manipülasyon onların göbek adı. Eğer anaakım medya haberlerini, TV rogramlarını, filmleri kontrol edebiliyorlarsa, müzik endüstrisi de onların manipülasyon ve kontrolünden muaf olamaz. Bunun çoktan anlaşılmış olması gerekir. 

Müziğin doğrudan duygulara erişebilmesi (rasyonel aklı atlayarak), bilinçaltı zihne dalabilmesi ve vücudu etkileyebilmesi nedeniyle, 4. Yol öğretisindeki öz-gözlem ve çalışma için verimli bir ortam sağladığını düşünüyorum. Ouspensky'nin "Mucizevi Olanın Peşinde" adlı kitabında anlattığına göre Gurdjieff'in söylediği şeylerden biri, tüm küçük Ben'ler yoluyla bir dizi hoşlandığımız ve hoşlanmadığımız şeyler olduğu: küçük, subjektif, egotik zevkler (kendi sözcüklerim). Müzik kesinlikle subjektif hoşlanmalar ve hoşlanmamalar için geniş bir oyun sahası. Dahası neden veya kimden hoşlandığımız veya hoşlanmadığımız gelişmişlik, farkındalık ve oluş durumumuzu yansıtıyor olabilir. 

(L) Bir insanın müzik zevki onun farkındalık, gelişmişlik ve oluş durumunu yansıtır mı? 
C: Çeşitli "seviyelerde" çeşitli tercihler olmakla birlikte, evet, aşağı yukarı. 
S: (L) Tamam, bir sonraki soru: 
Bir insanın müzik zevki o kişinin hayattaki kişisel amacını yansıtır mı? 
C: Bilinçaltından güçlü bir etkilenme mümkün olabilir. 
S: (L) Tamam: 
Bir şarkının değerini belirlemede hangisi daha önemlidir: sözler mi yoksa ses/ruh hali/duygu mu? 
C: Ses kapıyı açar ve sözler kapıdan girerek iyi veya kötü yönde etki eder. 
S: (L) Yani müziği berbat ve mekanik olan, yani eğer kişinin zevki o yöndeyse bir tencereye veya araba kaputuna falan vurulması şeklinde bir müziği olan ama iyi sözleri olan bir müzik makul müdür? 
C: Tam olarak değil. Ses içsel yapının farklı seviyelerindeki veya kısımlarındaki kapıları açar.

-----------------------------------------------------------
Ve celselerin sonlarına doğru Gurdjieff hakkında derin analizlerin geldiği bölüm başlıyor bu hususta  yorumlarda bulunmayacağım onu okuyanlara bırakıyorum,

------------------------------------------------------------- 

(L) Gurdjieff sorusuna ne dersiniz? 
(Galatea) Oo, evet! 
(L) Forumda soruldu. Madem Gurdjieff çok ileri bir insandı, nasıl araba kazası yapacak kadar dikkatsizleşebildi? 
C: "O kadar" dikkatsiz değildi. Farkındaydı. Gerçekte olduklarından daha güçsüz olduklarını sandığı güçlerin tam olarak farkına vardığı noktada meydana geldi olay. 
S: (L) Yani ne tür güçlerle karşı karşıya olduğunu az çok biliyordu ama yeteneklerini değerlendirmede bir yanlış hesaplama yaptı, öyle mi? 
C: Evet 
S: (L) Ve sonrasında pek çok değişiklik yaptı. O değişikliklerin belirli bir sebebi olduğunu hissediyordum. 
(Ark) Anlamıyorum. Araba sürüyorsun, değil mi? Ve bir ağaca çarpıyorsun. Demek ki başka bir şey düşünüyorsun. Konsantre olmuyorsun. 
(Pierre) O kadar basit olmayabilir Ark. 
C: Tanıdıklar yoluyla enerji boşaltılması nedeniyle. 
S: (L) Yani bir kişiye doğrudan ulaşamıyorlarsa bile etrafındaki kişiler yoluyla ulaşabiliyorlar. 
C: Evet 
S: (Ark) Hala net değil. Biri sana çarptığı için kaza geçirirsen, tamam. O biri manipüle edilmiş olabilir, kullanılmış olabilir. Ama boş bir yolda giderken yaptığın şeyden tamamen kendini sorumlusun. Ve belirli bir noktada ağaca çarpmaya karar veriyorsun. Demek ki kendin değilsin. Kullanılıyorsun. 
(Pierre) Belki de ağaca çarpmaya karar vermedi. 
(Data) Bir araba geliyormuş. 
(Ark) Hayır, o sırada birşey yokmuş diye biliyorum? 
(Joe) Yolda çok az araba varmış. 
(Pierre) Belki de sorabiliriz. 
(Data) Kavşakta olmuş, araba yoldan çıkmış.
(Ark) Hayır, o tamamen yeni bir teori olur.
(Pierre) Peki o zaman kazaya neden olan şey neydi? Uykuya mı daldı? 
(Ark) Ağaca çarpmış! Evimizin önünde kaza yapıp ölen adam gibi. 
(Pierre) Ama o olayda enerjisel bir sapma vardı: negatif enerji "koruyucu balona" çarptı. 
(Ark) Gurdjieff belki de o olayda sarhoştu? 
(L) Sarhoş muydu? 
C: Hayır 
S: (L) Arabasında herhangi bir sorun var mıydı? 
C: Evet 
S: (Niall) Öncesinde birine arabayı kontrol ettirmiş. 
(L) Kazaya neden olan şey mekanik bir sorun muydu? 
C: Evet 
S: (Ark) Tamam. 
(Pierre) Belki de arabadaki soruna neden olan şey o enerjisel problemdi. 
(L) Tanıdıklar... Her kim arabaya bakım yaptıysa. Manipüle edilen kişi araba üzerinde çalışan kişi miydi? 
C: Evet 
S: (Pierre) Yani üst seviye KH güçleri arabanın bakımını yapan kişiyi manipüle etti ve o da bir vidayı sıkmayı unuttu veya onun gibi birşey. Çünkü öncesinde arabasını kontrol ettirmiş. Peki teknisyen bunu kasten mi yaptı, yoksa saptırılıp bir hata yapması mı sağlandı? 
C: İkisi de değil. 
S: (L) Kasten de yapmadı, saptırılmadı da... 
(Galatea) Teknisyen başka bir varlığın kontrolüne geçti! 
C: Yakın 
S: (Pierre) Bir varlık teknisyeni ele geçirdi ve onun yoluyla arabada sorun yaratıldı. 
C: Arabanın yakın bir zamanda kontrolden geçmiş olması mekanik sorunsuzluğun kanıtı olarak kullanılmak yerine şüphe uyandırmalı. 
S: (Ark) Gurdjieff'in hatasının ne olduğu konusunu netleştirmek istiyorum. Arabayı gereksiz derecede hızlı mı sürüyordu? 
C: Hayır 
S: (Ark) Yaptığı neyi daha iyi yapabilirdi? 
C: Bu örnekte kendi teknisyeni olmak dışında yapabileceği fazla bir şey yoktu. 
S: (L) Yani bu dünyada ne kadar dikkatli ve farkında olursan ol, çeşitli şekillerde başka insanlara güvenmeni gerektiren belirli bir savunmasızlığın oluyor. 
(Pierre) Çünkü yalnız değilsin. Her işi kendin yapmıyorsun. Başkalarına mecbursun. Başkalarının farkındalığına veya saptırılabilirliğine bağlısın.
 (L) Arabayla Galatea'yı almaya gittiğim zamanı düşünün, teker neredeyse fırlıyordu. Daha birkaç gün önce arabayı bakıma vermiştik ve 2 yeni teker taktırmıştık. Ve güya tüm civataları havalı anahtarla sıktılar. Sadece bir tanesini gevşek bırakmış olsalar, sorun olmazdı. Tekerdeki tüm somunlar gevşekti. Bir tanesi tamamen eksikti ve kalanları da neredeyse civatanın ucundaydı. 
(Pierre) K'ların dediği gibi, arabanın bakımdan geçmesi kusursuz olması anlamına gelmiyor. Aksine, orada hatalar yapılıyor. 
(L) Özellikle de hedefsen. 
(Pierre) Hiçbir şey yapamayacağın mekanik sorunlar oluyor. Virajda direksiyon kırılırsa hiçbir kontrol gücün kalmıyor. Tek çözüm atlamak. 
(Ark) Tanıdıklar tarafından enerjinin boşaltılmasından bahsettiler. Enerjiyi boşaltan kişi kimdi? Gurdjieff'in enerjisi boşaltıldı, değil mi? Yani enerjisinin boşaltılmasına müsaade etmeden önce dikkat edebileceği birşey vardı. 
(Joe) Mükemmel bir farkındalıkla bunu engelleyebilirdi. 
(L) Ama mükemmel biri değildi ve o yüzden hala bu gezegen üzerindeydi. Yoksa bir ışık çakması ile kaybolurdu. 
(Pierre) Ama o olayda başka insanların bir saldırı kanalı olarak kullanılabileceğini farkedebilirdi. Mekaniğin yaptığı işi kontrol edebilirdi. Ama bunun için hem o farkındalığa hem de hatayı tespit edebilecek mekanik bilgiye sahip olması gerekir, tabii eğer o hata tespit edilebilir bir hataysa!
--------------------------------------------------------------
((L) Son zamanlarda R.G. Collingwood'un bir kitabını okuyorum ("The Idea of History"), tarihin ve düşüncenin felsefesi gibi birşey. Yazarın temel felsefesi "Speculum Mentis" olarak adlandırılıyor. Daha çok saf felsefe gibi. Düşünce dünyası ile madde dünyasının ve maddeyle bilginin karşılaştırması bakımından sunduğu gerçeklik yorumu Gurdjieff'inkine çok benziyor ve biraz daha ilginç, iyi ve tutarlı gibi. 
Bu kitabı okuduktan sonra Gurdjieff'in eserlerinin hermenötik incelemesini okudum, ki bir bakıma çok rahatsız ediciydi. Gurdjieff'i anlayabiliyorum fakat diğer taraftan kitap çok rahatsız ediciydi ve bunun başlıca nedenlerinden biri, o kitabı okumadan hemen önce sanki Gurdjieff'i parçalamak için yazılmış gibi görünen bir başka kitabının yaklaşık yarısını okumuş olmamdı. O kitabı bitirmedim çünkü yazarın Gurdjieff'i küçük düşürme çabası olarak gördüğüm şey beni çok üzdü. O yüzden okumayı bıraktım. 
Yine de, tamamını okumadığım o kitapta Gurdjieff'in hayatıyla ilgili çeşitli tartışmalar var, çeşitli insanlar bu iddiaları araştırmaya çalışmış ve buna göre yazdığı hiçbir şey (örneğin "Olağanüstü İnsanlarla Karşılaşmalar") doğru olamaz; veya doğruysa bile gerçeğin bir parçası burada, bir parçası şurada. Sonuç olarak Gurdjieff'in tüm yaşamının bir yalan olduğu iddia ediliyor! 
Bunu çok moral bozucu buldum çünkü insanlar onun iyi birşey yapmaya çalıştığını, iyi bir amacı olduğunu, kendi iyilikleri için bazı insanları kullandığını söyleyerek mazeretler öne sürseler de, en yakınındakilere bile bu kadar çok yalan söylemiş olması çok düşündürücü. Peki, bu kadar çok yalana dayalı olan birşey nasıl olur da başka insanların üzerinde bir çalışma yapabileceği bir temel görevi görebilir? Sorumun bir kısmı bu. 
Bir de şu var ki, anlattığı şekliyle hayatı, yaptıkları ve arayışı yalan olduğu gibi, öğretisi olarak sunduğu şeylerin eski bir gelenek olduğunu iddia etmiş olmasına rağmen bunların pek çoğu aslında kendi uydurduğu şeylermiş. Örneğin Enneagram ve hidrojenler sistemi vesaire. Gurdjieff, Collingwood tarafından tarihin o noktasında egemen olan bilimsel düşünce tuzağı olarak tanımlanan tuzağa yakalanmış gibi görünüyor. 
Yanlış olan şey o bilimsel düşünce değildi veya bilimin ilerlememiş olması değildi, sorun Gurdjieff'in o bilimi anlayamaması ve bunu takıntı yapıp kendi "bilimsel" sistemini kurmaya çalışmasaydı. Çıktığı maceralar yoluyla dünyaya geri kazandırdığı kadim bir sistem olduğunu iddia ettiği bilimsel Enneagram'ı, bilimsel hidrojenler tablosu, kendini geliştirmeye yönelik bilimsel egzersizleri vardı. Aslında tüm bunlar Gurdjieff'in çarpık bir dünya veya evren ve gerçeklik görüşüne dayalı olarak insanlar üzerinde yaptığı deneylerdi. 
Ve bu bir bakıma şeyi açıklıyor... nasıl söyleyebilirim? Neden Gurdjieff'in gruplarının bu kadar verimsiz olduğunu.
Verimsizler. Hiç birinin kendi hayatlarında bile gerçek bir f

Tgur

#1038
ATOMUN HAFIZASI

S: (L) Elektronun hafızası var mı?
C: Elektron 7'nci yoğunluktan alınıyor.
S: (L) "Atomik Yapı" olarak tanımladığınız ekin çemberinin resminde içiçe daireler vardı ve üçgenin köşelerinin dışında üç şey vardı. Biri zikzak şeklinde, biri düz ve biri de tekerlek gibi. Zikzak şeklinde olan elektron mu?
C: Doğru kavram değil. Atomik yapı elemantal atomları birleştiriyor.
S: (L) Elemantal atomun sıradan bir atomdan farkı nedir?
C: Elemantal tekil yapı anlamında. Elektron atomik yapının bir elemanı.
S: (L) Atomda hafızayı tutan birşey var mı?
C: Hafıza subjektiftir, atom subjektif değildir.
S: (L) Bazı atomlar biraz subjektif görünüyor.
C: Hayır, bu senin yorumun.
------------------------------------------------------

Bir kopyalama ve yorum isteği ile bu kısmı ele aldım, alıntı "Dikey Gerçeklik "izahından ,

İlgimi çeken bölüm "Atomun hafızası ",

Atomun hafızalı olup olmaması önemli bir elemanı olan elektronun 7Y den alınmış olması ve elemental atom olarak tarif edilenin içinde "nötrino" denen ele avuca sığmaz bir parçasının olması ,

Nötrino yüksüzdür ve üzerinde taşıdığı bilgi yükünü nicelik ve nitelik kavramı dışında özel bir halle yoğunluklar arası serbestçe dolaşarak taşır ,bunu evvelce "çekim" bahsinde incelemiştik,

Buradaki yoğunluklar arası taşıma işi nedir bunun hakkında bilgileri var mı yok mu bunu bilmediğim Dünya bilim çevrelerince Cern de "Higgs Bozonu"araştırmalarında önemli bir yer tutmakta

https://tr.wikipedia.org/wiki/Higgs_bozonu

Şu anda bir fizik alimi gibi lüzumsuz tavırlarla  bu konuda yani Cern deki araştırmalar konusunda fazla bir şey konuşmak istemiyorum zira oradaki fizikçi değiliz ,

Ancak düşünce üstündeki algılama özelliği ile K.ların ne anlatmak istediğini anlamak istiyoruz,

Bu akıl almaz özelliği ile atomun objektif bir eleman olduğunu yani çeşitli yoğunluk etkileri ile (ki bu bilincin etkili olduğu ve serbest seçim özgürlüğünü kullandığı alandır ) illüzyonlar dediğimiz özelliklere bürünebilir ,

Bunu su moleküllerinin çeşitli bilinçsel etkilere karşı değişiklik gösterdiği deneylerden biliyoruz (japon aliminin su/buz molekülleri değişkenliği yaratan deneyi) ,moleküllerin yapısı atomların birleşimi iledir ve atomlarda birbiri ile birleşip molekül olabilmeleri için elektron alış verişi yaparlar,

Neticede elektronların 7Y den alınıp nötrinonun taşıdığı bilinç özelliği ile atomlar objektif bir sahadadırlar, yani bilincin istediği illüzyon elemanlarını serbestçe oluşturabilirler,değişebilirler,

Dünya illüzyon olayının oluşması ve yaratım mekaniğinde kendini bulmuş insan ruhsal bütünlüğünün üst yoğunluk bölgelerindeki teknoloji ile "siz evrenler yaratacaksınız" işine soyunacakları gerçeği hatırlanmalıdır,

Onun için şu andaki Dünya olaylarının etkisi ile didişme ve korku ile ne olacak diye beklentilerden sıyrılmayı tavsiye ediyorum ,çok mu ütyopik oldu ,hayır ,

Bu sitede beni anlayacak ve bana başka şeyler öğretmiş öğretecek dostlar var..



Tgur

#1039
KANAL İŞİNE BAKIŞ

Dünya bedenlenme safhamızda ruhsal manada bir çok tecrübe verici yollardan geçtik ,hatta bazı duraklarda durduk ve o durağın yolunda çalıştık ,terk ettik ve bu terk sebepleri üzerinde düşündük haklı haksız egosal yorumlarda bulunduk ve anladık ki bu son durakta verilenler yani K.lardakiler subjektif ve objektif yolların ne olduğu üzerinde oldukça etkin olarak bilinci çalıştırtıp öz yorumlarla sizi serbest bırakmaktalar ,

Verilenleri dünya bilim doneleri üzerinde değerlendirirseniz olayları ütyopik bir platformda bulunarak değerlendirmiş olursunuz zira halen toplumun kabul etmeye henüz açılmadığı konularla dolu olduğunu anlarsınız ,

Fakat dünya biliminin gelişme tarihi ve kullanılan dünya zamanındaki açılım hızına bakarsanız bilimin ve teknolojinin kısa ömrümüzde akıl almaz bir gelişmeye doğru gittiğini görürüz,bundan 50 sene evvel olmaz öyle şey dediklerimiz şu anda vaz geçilmez olmakta, bunu seksene dayanan dünya yaşamımızda bol miktarda teşhis ettik ediyoruz,

Sebepleri üzerinde derin düşündüğünüzde bu gelişimin daha da olacağını ama yakınlarda bir dostun Kosovada o örtülü bir piramit yapının içinde yirmibin senelik bir tarihte yapıldığı tesbit edilmiş bakır telleri ile tamam olan bir transformatörün bulunduğu haberini alınca ,ve arkeolojik araştırmalarda  o bulunmuş eski devirlere ait ileri teknoloji mahsullerinin olduğunu hatırlayınca şöyle bir duruyoruz bunlar nereden çıktı ve şu andaki bilimimiz ne durumda..

Konumuz kanal olunca bazı şeylerin sorgulama platformunda yer alabilmesi için konuları hali hazır dünya bilim penceresinden görüp özellikle Newton fiziği ile bulaşmış ve orada kalmış kuantumu sadece fantazi olarak üzerinde durmadan bilinçlerinde tutturanlar üzerinde etkisi olur mu düşüncesi ile bahsediyorum,

Bu sözlerim siz dostlar için değil kanal nedir acaba ne düşünüyorlar diye internette yaptığım gezintide olayı objektif bir sahada incelediğini sanıp yine bahsettiğim bilim bağnazları yolunda sonuçlarda kalanlar için söylüyorum, olanları izah eden bu bu bilgileri mantık dışı görüyorlar,

Dünya mantığı subjektiftir ,ne güzel vurguluyor K.lar ,
Daha geçenlerde atomun hafızası yoktur konusu üzerinde durduk atomaltı parçalarındaki henüz izah edemedikleri enerjisel hareketler ve bilhassa elektronun nötrinonun akıl almaz halleri üzerinde sabit bir tesbit yapamadıktan sonra madde denilen şeyin esasta enerjisel bir düğüm olduğunun ve değişkenlikleri her zaman gösteren bir tavırda olduğunu görünce (bunların basit ispatları var )hangi mantıkla olanları bir yerlere oturtabilirsiniz, hele gözleyenin bilinç yapısı bu madde oluşumunda etken ise,

Bilgisayar tekniği ile gözünüzün önüne TV veya P.C. de bazı görüntülerin sanki bir sigara dumanı içinde dalgalanarak yok olduğu durumları hatırlayın , kişi yeterli farkındalığa eriştiğinde , üst yoğunluğa geçtikçe 3Y deki madde yoğunluğu veya değişken fiziksellik denen olay bu şekilde bilincin özgür seçimleri ile kaybolacaktır yeni bir seçim moduna geçecektir veya o bahsi geçen dalganın oluşumundaki birleşim zamanında ,

Atomun hafızası olmaması ve maddenin kuantumsal bir  enerjisel  köke sahip olduğunu böyle de anlatabiliriz, her şey yani madde olarak tanımladığımız bu değişkenlik mekanizmasında sağlam yerlerde değildir ,şu andaki maddeyle sıkı fıkı birleşimimiz ve onun her şey olduğunu sanmamız esasta bu gelinilen bilinç yapısında ütopya ve boş şeyler,yalan dünya,

https://www.youtube.com/watch?v=oGmGY-V9vmA&ab_channel=I%C5%9F%C4%B1nKaraca-Topic

Kanal işlerine aşinayım demiştim ve çok evvellerden "Nedir Bu Kanal işi" ve kanala bulaşıp yanlış yollara daha doğrusu KH emellerine açık bir davranışı ben bilinç üzerinde ruhsal çalışıyorum diye çeşitli kuruluşlarda olanlar için "Negatif Mekanizmaları" başlıkları altında çıkarımlar yapmıştık ve tecrübelerimizi aktarmıştık, eski dostlar  çok okudu yeni okuyanlar için faydalı olur düşüncesi ile tekrar işaret ediyorum,   

 https://baskalarinahizmet.com/topic.asp?TOPIC_ID=849 
 https://baskalarinahizmet.com/topic.asp?TOPIC_ID=666

Kanal işindeki esneklik ve değişik görüşler bu ruhsal ve çok önemli olayın gerektiği yönde insanlarca anlaşılmayan olağanüstüleri devreye alan ama farkındalıkta artık bu seviyelere gelmişsek bazı hassas konuları oturtmamız ve KH usüllerince hoyratça kullanılıp bilgiden azade toplumda nasıl derin yaralar açtığını gösterme yönünden daha da açıklanmasının gerektiğini düşünüyorum,

Zira bir kapı açılıyor ve bu kapıdan seslenenler için bir kısıtlama yok , varoluşun özü bu sesin olumsuzu besleyen bölümünü yani sınırlama ve beklentiyi arzulu düşünceyi kabul etmiyor,

Bu genel özelliklerle,

Şu anda durağımız K.bilgileri ,ancak onun da bir kanal faaliyeti olduğunu yüzde yetmişlerde doğruluk oranında olduğunu ve bunun sebeplerini çok konuştuk,

Her kanal kendi doğruluğu üzerinde testler yaptırır bu kanaldaki doğruluk dışı dediğimiz konularda testler yaptırılmış bozukluğu ortaya çıkaranlar elimine edilmiştir ve yalnız verilen bilgilerin bir tarafında "aslında doğru yanlış  diye bir konu yoktur ,o sizin yoğunlukta lineer bilinçle ortaya konan bir olgudur" denmiştir buyurun yorumlayın,

Aslında anlatılmak istenen,bulunduğumuz yoğunlukta olay dediğiniz her şey gözlem açısında değişkenlik arz eder ,yani bir gurup gözlemci için doğru veya iyi olan başka açıdan bakan gözlemci için kötü ve yanlıştır,

Uzatmadan kanal hakkında K.ların söylediklerini evvela "kopyalama yapıştır" yapalım varsa çıkarımlarımızı belirtelim,

--------------------------------------------------------------------

S: (L) Nuh Tufanı sırasında dünyada yaşayan altı milyar insan hakkında biraz daha bilgi verir misiniz? Bu insanların çoğu nerede yaşıyordu? 
C: Atlantis. 
S: (L) Yaklaşan dönemde en çok yıkım hangi kıtada meydana gelecek? 
C: Henüz belli değil. 
S: (L) Diğer ülkelerle karşılaştırıldığında Griler tarafından kaçırılma olaylarının ABD'de neden daha fazla meydana geliyor? 
C: Devlet kanal açtı. 
S: (L) ABD'de uzaylı üsleri var mı? 
C: Evet. New Meksiko, Kolorado, Florida açıkları, Apalaşya, Kaliforniya. 
S: (L) Bunlar yeraltı üsleri mi? 
C: Evet. Ve ayrıca sualtı.

-------------------------------------------------------------------
Atlantis ve ABD nin ilgisi hakkında da çok durduk ,yukarıda ve başlangıçta onu aldım,

--------------------------------------------------------------

S: (L) Edgar Cayce'nin eriştiği bilgi kaynağı neydi? 
C: Edgar Cayce bedeninin elektromanyetik akışına müdahale edilmeksizin dış kaynaklar tarafından bilincinin kolayca açılıp kapanmasını sağlayan çok özgün bir biyokimyasal yapıya sahipti. Bunun ilk görünümü yardım istediği zaman meydana geldi. Yüksek bir kaynaktan yardım istemeseydi, muhtemelen yeteneklerinin farkındalığı hiç ortaya çıkmayacaktı. 
S: (L) Lama Singh'in bilgisinin kaynağı nedir? 
C: Lama Singh metafizik alanda ve diğer alanlarda meditasyon yoluyla uzun ve zorlu çalışmalar yaptı ve bu şekilde niyetlendiği zaman bir kanal açılabiliyor. Bu kanal o varlığın işbirliğini gerektiriyor ve Cayce'nin durumunda olduğu kadar kolayca açılıp kapanamıyor. 
S: (L) Erişim seviyeleri bakımından hangisi daha büyük bir alan veya bilgi erişimine sahipti? 
C: Aslında Cayce biraz farklı bir kaynağa erişiyordu, fakat genel doğruluk seviyesi ve genel yoğunluk seviyesi Cayce'de daha fazlaydı. 
S: (L) Kasyopyalıların bilgi seviyesine yakınlık bakımından ikisini nasıl karşılaştırırsınız? 
C: Erişim seviyesi çok daha büyük ve geniş.
------------------------------------------------------------------

Edgar Cayce in öldükten sonra oğulları okutmalar hakkında bir vakıf kurdular ve oldukça fazla ilgilenenler o kadim dönemi anlatan (Mu medeniyeti  ,Atlantis) bir çok araştırma yapıp olanları anlatmaya çalıştılar ,

Şahsen bilinç açılım zamanlarımın başlangıcında aracımı yıkattığım bir oto yıkamacısında ortaya bırakılmış olan kitaplardan birini vakit geçirmek için elime aldım ,Edgar Cayce arşatırması ile ilgiliydi ve o kitabı  işyerime götürdüm ve bana başlangıçta bir anlam veremediğim ama daha sonra beni çok bağlayan ve ruhsal bilgiler kapısını açtırmaya yöneltenlerden biri oldu,

-------------------------------------------------------------- 
S:(L) F___ dün gece temiz bir kanal olarak işlev gösteriyor muydu? 
C: Kısmen. 
S:(L) Problemin kaynağı neydi? 
C: Statik elektromanyetik. 
S:(L) Statiğin kaynağı neydi? 
C: Çeşitli. Kanalların uyumlanması gerek ve bu kanal da giderek uyumlanıyor. 
S:(L) Temiz bir kanal olabilmesi için pratik yapmayı sürdürmemiz mi gerekiyor? 
C: Evet. 
S:(L) Bunu ne kadar sıklıkla yapmamız gerekiyor? 
C: Açık, ama haftada bir kez uygun olur. 
S:(L) Bir kanalın "uyumlanması" ne kadar sürer?
C: Açık.
S:(L) Trans tekniğimiz makul müydü? 
C: Başka bir tane seçin. 
S:(L) Bir öneriniz var mı? 
C: Açılış. 
S:(L) Kanalın açılışı için başka bir yöntem denemeliyim, öyle mi? 
C: İyi fikir. 
S:(L) Kanalı açmak için ona ne tür bir görsel imaj vermem gerekir? 
C: Sana bağlı. Deneyerek öğrenmek yerine hazırdan duymak istiyorsun. 

--------------------------------------------------------------------

Bu K. kanalı oujo tablası ile yapılmakta ve bu tablanın başında bir gurup vazifelenmekte ve böylelikle KH müdahalesinin önlendiği sanılmaktadır ve K.larca kanallama konusunda emin yollardan birisi olduğu söylenmekte ,ama dinleyen özümseyen gurubun egosal ve kehanetimsi istek ve sorularının çok olduğunda biz de negatife kayarız denmekte ,doğrusu bu cevap üzerinde çok derin düşünmek icap eder, objektif bir tanıklık ve sorular kanalın da objektif bilgiler vermesini sağlar,

Aşağıdaki alıntı ekip işinin önemini ve diğer bazı hassas konuları açıyor,
--------------------------------------------------------------------

C: Öğrenme sürecindesin; "Ritüel yapmamanız iyi" dediğimizi hatırlıyor musun? 
S: (L) Yani gücün bilgiden geldiğini ve asıl önemli olanın ve korumanın bilgiyle sağlandığını söylüyorsunuz. 
C: Aynen öyle. Bu çok ama çok önemli.
S: (L) Alexandra David Neel, bir lamadan alıntı yaparak, kendi zihinlerimizin çocuklarına ve başkalarının zihinlerinin çocuklarına karşı, üst seviyeli negatif varlıklarca yaratılmış olabilecek düşünce kalıpları gibi şeylere karşı dikkatli olmamız gerektiğini söylüyor. Eğer böyle şeylerin var olduğunu kabul etmezsek gene de bizi avlayabilirler mi? 
C: Ritüellerdeki enerji doğrudan Kertenkelelere gidiyor. 
S: (L) Tanrı adına yaptığımız dualar bile mi? 
C: Dua etmekte bir sakınca yok. Organize din, ritüellere neden saplantı derecesinde önem veriyor sanıyorsunuz? 
S: (L) Aynı şey şamanistik uygulamalar ve benzer şeyler için de geçerli mi? 
C: Aynen. 
S: (L) Havuzumun tekrar temiz hale gelmesi nasıl oldu? 
C: Kendi enerjini tekrar topladın. 
S: (L) Yani ritüellerle bir ilgisi yoktu? 
C: Doğru. Ritüellere rağmen başardın. Ama şanslıydın, başka türlü de olabilirdi. 
S: (L) Başka türlü olmasını önleyen şey neydi? 
C: İlahi müdahale. 
S: (L) Öyle görünüyor ki hayatım bir sürü ilahi müdahale ile dolu. Bu doğru mu? 
C: Evet. 
S: (L) Bu müdahalenin amacı nedir? 
C: Seni muhafaza ederek iş için hazırlamak. 
S: (L) Bu iş nedir? 
C: Gezegenindeki tüm insanlar için çok ama çok önemlisin. 
S: (L) Nasıl bir değer? Herkeste olan birşey mi? 
C: Hayır. 
S: (L) Anlamlı birşey mi? Misyon nedir? 
C: Açılmakta olan kanalına inancını güçlendir; ilerlerken öğreneceksin. Sana herşeyi bir kerede anlatamayız. 
S: (L) Hazır şu andaki enerji yüksekken, bize bir öğreti biçiminde birşey verip vermeyeceğinizi öğrenmek istiyoruz. 
C: Bunun için henüz hazır değilsiniz. Önce temiz kanal ve ekip oluştur. Bir kerede bir adım. 
S: (L) Ekip derken? 
C: Sence? 
S: (L) Bu çalışmaya daha fazla kişiyi eklememiz gerektiğini mi söylüyorsunuz? 
C: Yakın. 
S: (L) Bir ekip oluşturmamız gerekiyor. 
C: Evet. Eğer sabırlı olup devam edersen bir yol açılacak. 
S: (L) Yani çalışmamızı azimle sürdürürsek, bizim için önemli olaylar meydana gelecek öyle mi? 
C: Yakında büyük bir fırsatla karşılaşacaksınız. 
S: (L) Sanırım bunun ne olduğunu sormamamız gerekiyor, inanmamız gerekiyor, bu doğru mu? 
C: Evet. Fırsatı yanlış yorumlama tehlikesi var. 
S: (L) Bu fırsatın üçümüz için de olumlu etkileri olacağını söyleyebilir miyiz? 
C: Farklı seviyelerde.
S: (L) Eğer bu fırsatı yanlış yorumlama tehlikemiz varsa, bu fırsat geldiğinde onu kaçırmamamız için birkaç ipucu verebilir misiniz? 
C: En azından biriniz bunu hemen fark edecek, diğerleri fark etmeyebilir. Bekleyin ve görün. 
S: (L) Bu yanlış yorumlama olayından çekinmemize gerek yok yani, öyle mi? 
C: Açık.
S: (L) Biz bir deney miyiz? 
C: Belki. 
S: (L) Başka kaç kişi bu seviyede bilgi alıyor? 
C: 100'den az. Bu yöntemle daha da az. 
S: (L) Başkaları başka yöntemler mi kullanıyor? Ne gibi? 
C: Pek çok farklı yöntem. 
S: (L) Şu anda olduğu gibi üç kişiyle çalışırken mi bilgi akışı daha saf olur, yoksa tek bir bireyle doğrudan kanallama yaparak mı? 
C: Eşit. 
S: (L) Herhangi birimiz doğrudan kanallama yapabilir mi? 
C: Hepinizin potansiyeli eşit.
-----------------------------------------------------------

Yukarıda kanalı yürüten Laura hakkında "insanlık için çok önemlisin" sözü bahsettiğimiz kanal uyumlamasındaki provokatif amiyane ifade ile "pış pışlama "şekline bürünmüşse de egosal yaşam modundaki bir birey ve uzun çalışmalar sonunda gerçekten objektif bir bilgi hazinesini oluşturmaya çalışan kişi ve etrafındakiler için motive edici bir etki yapmaktadır bu şunun için gereklidir,

Bireyselliğin en koyu deneyimi içinde olan bedensel ve ruhsal birliğin idraki için işin başlangıçta olan bireylerden bahsediyoruz zamanla genel bütünlük idraki oluştuğunda birinci derece karmik özelliğin ne olduğunu anlayınca her şey yerli yerini buluyor,

Diğer yandan bir ara kanallı kişiler üzerinde farkettirmeden araştırmalar yaptım ve şunları tesbit ettim bahsettiğim kanallının yetiştirme safhasında adeta standart sayılacak bir prosedür izlenmekte ,bu konulardaki standartlığı pek benimsemesem de kişilerin zihinsel yapılarına uyan bir yetiştirme metodu kullanılıyor ve bu işin içinde arada mutlaka yapmacık bir ruhsal yüksekliğe erişmiş kişi haline sokacak ve bu provokatif itilim sonunda nasıl hareket edecek şeklinde bir gözlenme safhası başlıyor işte bahsettiğim ben mehdiyim ,ben şuyum buyum şeklinde yahut yakınlarda rastladığım ve bahsettiğim "ben galaktif federasyondan görevliyim" v.s. şeklinde olanlara rastlıyoruz ,

Bunlar obsede kişi örnekleridir ve söylediklerine biraz iskontolu bakış göstermeliyiz yani söyledikleri şeyler aldığımız bilgilere pek uysa ve hoşa gitse de evrensel gibi gelse de nihai amaçta bir objektivite aramalıyız,

Uğraştığımız K. kanalında bu pek yok ,bilgiler veriliyor ip uçları gösteriliyor ,sonuçta araştırıp inanıp inanmamakta kişi tamamen serbest bırakılıyor ,hatta bir süre eski inançta takınılıp kalınmış konular üzerinde pek ses çıkarmadan ama arada açık kapılar bırakan cevaplarla ileride gerekli bilinç hali oturunca ve zamanla kişilerin yaptığı derin araştırmalarla ortaya çıkan gerçek kendini gösteriyor "Sezar,İsa,Paul ve Laura'nın meselesi"

Yine çok kopyala yapıştır yaptığımız ama önemli bulduğumuz K. kanalı hakkında özetsel bilgi tekrar bakalım ve bıkmayalım,

--------------------------------------------------------------------

S: (T) O zaman buradaki herkesi içinde bulunduğu çalışma da tamamen bununla ilgili. Yani biz insan formuna girmiş ışık varlıkları olarak yeni frekansın tutucularıyız. Dalga buraya geldiğinde yeterince kişi hazırsa dalgayla birlikte yeni frekans burada sabitlenmiş olacak ve böylece gezegende olması planlanan değişim gerçekleşecek, öyle mi? 
C: Evet. 
S: (L) Bu meydana geldiğinde, hala tüm bunlardan habersiz olanlara yardım edecek miyiz? 
C: Açık. 
S: (T) Yani biz şimdi dünya değişimlerinden, hayatta kalacaklardan ve kalmayacaklardan, yıkımlardan, 3'üncü, 4'üncü, 5'inci yoğunluk realitelerinden bahsederken, burada asıl kastedilen şey 3'üncü yoğunluk bakımından gezegenin yok olması veya 3'üncü yoğunluktaki nüfusun %90'nın ölmesi değil. Çünkü insanlar 4'üncü yoğunluğa geçiyor olacak, öyle mi? 
C: Vau! "Isınıyorsun." 
S: (T) Evet, yani biz yeni yoğunluğun frekans tutucularıyız. Yani insanların %90'ının hayatta kalmayacak olmasından kastedilen şey, geçirecekleri yoğunluk değişimi oluyor. Çünkü bir üst seviyeye çıkıyoruz. Tüm bu konular bununla mı ilgili? 
C: Veya diğer bir olasılık, fiziksel afetleri yalnızca 3'üncü seviye dünyada "kalanların" deneyimleyecek olması. 
S: (T) O halde kastettiğiniz şey bizim frekanslara uyumlanmamız ve böylece dalga geldiğinde 4'üncü yoğunluğa mümkün olduğunca çok sayıda kişinin geçmesine yardım etmemiz ve böylece bu gezegendeki karanlık güçlerin hakimiyetinin sona ermesi. Geride kalanların enerjileri de karanlık güçler için yeterli düzeyin çok altında olacağı için onlar da bu gezegenle uğraşmaktan vazgeçecekler. 3'üncü yoğunluk dünyasında daha az insan yaşıyor olacak, gezegen kendini yenileyecek ve onlar da derslerini müdahale olmadan daha kolay öğrenebilecekler. 
C: Yakın. 
S: (L) Bu boyut değişimi sırasında bizim yaptığımız şey bir frekansın tutulup muhafaza edilmesi mi? Yani resmen 4'üncü yoğunlukta yeni bir dünyanın yaratılmasını sağlayacak bir "süper bağlantının" oluşturulması mı? Tıpkı tek hücreli bir organizmanın ikiye bölünmesi gibi; sadece yarımlardan bir tanesi frekansın yakalanması yoluyla diğer bir boyuta geçerken bir tanesi 3'üncü yoğunlukta kalacak. Öyle mi? 
C: Adım adım. 
S: (L) Bir bölünme meydana getirecek olan frekansı mı tutacağız? 
C: Bu yönde gelişen bir kanal (conduit) açıyorsunuz. 
S: (L) Dördüncü yoğunluğa bir kanal mı açıyoruz? 
C: Evet. Bir. 
S: (J) Kaç tane kanala ihtiyaç var peki? 
C: Açık.
S: (T) Kanal kimin için? 
C: Siz ve sizi izleyecekler için. 
S: (T) Anladım, 4'üncü yoğunluğa geçecekler için. 4'üncü yoğunluğa ilerleyeceğiz ve onlar da bu kanal yoluyla bizi takip edecekler. (J) Yani buna hazır olan diğerleri de bu kanalı kullanabilecek, öyle mi? 
C: Grubunuz bu akşam burada. 
S: (L) Sadece bu akşam burada bulunanları mı kastediyorsunuz yoksa bizi takip edenler de mi olacak? 
C: Açık. Size bağlı. 
S: (L) Bu kanal... Bu, bütün gezegenin yeni boyuta geçeceği kanal mı? 
C: Bir tanesi sizsiniz. Başka kanallar da var. 
S: (L) Başka gezegenler mi? 
C: Hayır. Kanal. 
S: Kanallardan biri biziz ve başka kanallar da var. 
C: Sizin kanalınız henüz gelişim aşamasında. 
S: (J) Yani bu aşamada bir kanal geliştiriyoruz. 
C: Evet.
S: (T) Bu gezegen üzerinde kendi kanallarını geliştiren başka gruplar da mı var? 
C: Evet. 
S: (T) Tüm bu kanallar 4'üncü yoğunluğa geçişin sağlanmasını sağlamaya yönelik öyle mi? 
C: Kanal geliştirmenin anahtarı bilgidir. 
S: (T) Burada hepimizin ışık ailesinin bir parçası olduğumuz varsayımı üzerinde duruyorum, bu doğru mu? 
C: Evet. 
S: (T) Yani daha önce bulunduğumuz yerlerden, bu kanalı oluşturmak için bir araya getirildik, öyle mi? 
C: Evet. 
S: (T) Bu bölgede başkaları da var mı?
C: Evet. 
S: (T) Bize katılmaları mı gerekecek yoksa kendi başlarına mı çalışıyorlar? 
C: Açık. 
S: (T) Yani onların mı bize katılacağı, bizim mi onlara katılacağımız yoksa her grubun ayrı mı çalışacağı henüz belirsiz. 
C: Ne kadar tanınacağınıza bağlı. 
S: (T) Bu hususta tanınmaya ihtiyacımız var mı? 
C: Açık. 
S: (L) Bu işimizi kolaylaştırır mı? 
C: Açık. 
S: (T) Bizi 3'üncü yoğunluktan 4'üncü yoğunluğa taşıyacak bir kanal geliştiriyoruz. Bu kanalı oluşturup 4'üncü yoğunluğa geçtiğimizde buraya gelme amacımız olan frekans tutma işini tamamlamış mı olacağız?
 C: Kısmen. 
S: (T) Bu kanal bizim için bir çeşit kaçış tüneli, öyle mi? 
C: Yakın. 
S: (L) Şunu netliğe kavuşturalım. Bu kanaldan diğer boyuta ilerlediğimizde diğer... 
C: 3'üncü seviye dünya değil, 4'üncü seviye dünyada olacaksınız. 
S: (L) Eski pratik Laura olarak somutlaştırmaya çalıştığım şey şu; 4'üncü yoğunluk dünyası ile 3'üncü yoğunluk dünyası yanyana mı var olacaklar?
C: Yanyana değil. Tamamen "farklı dünyalar". 
S: (L) Bu dünyalar iç içe olacak ama farklı boyutlarda olacaklar yani? 
C: Yakın. 
S: (L) Diğer bir deyişle, örneğin bir 6'ncı yoğunluk varlığı bu gezegene baktığında bu gezegeni görür, uzayda dönüşünü görür, dünyanın çeşitli boyutlarını görür ve tüm bunlar mekan-zamanda aynı anda gerçekleşiyor olur. (J) Onlar aşağıyı görebiliyor ama biz yukarıyı göremiyoruz. 
C: Evet. 
S: (L) 3 boyutlu dünyada tüm o afetler meydana gelirken biz 4 boyutlu dünyada olacağız ve bu olaylar orada meydana gelmeyecek. 3'üncü yoğunluk insanlarını görmeyeceğiz ve onlar da bizi görmeyecekler. Çünkü başka boyutlarda olacağız. 
C: Evet, kavramı anlıyorsunuz, şimdi bunun gerçek olup olmadığına karar vermeniz gerekiyor.

----------------------------------------------------------
Bu kanal konusu oldukça fazla ,pek uzatmadan kısım kısım vereceğim..



[/size=1]

gerçek tosun paşa

#1040
Teşekkürler Tgur. Önemli meseleleri tekrar tekrar anlatıyor aktif ve pasif tüm katılımcılara destek oluyorsun.

Tgur

#1041
Evet dostum ben de böyle bir tesbiti bekliyordum, tekrarların sıkıntısı,bunun mekanizması için bir şeyler söylemek lazım,

Tekrarların bir nevi dayatma haline geldiğini ve ritüeller yoluyla KH a bir enerji aktarımı olduğunu biliyorduk,

"C: Öğrenme sürecindesin; "Ritüel yapmamanız iyi" dediğimizi hatırlıyor musun?
S: (L) Yani gücün bilgiden geldiğini ve asıl önemli olanın ve korumanın bilgiyle sağlandığını söylüyorsunuz.
C: Aynen öyle. Bu çok ama çok önemli.
S: (L) Alexandra David Neel, bir lamadan alıntı yaparak, kendi zihinlerimizin çocuklarına ve başkalarının zihinlerinin çocuklarına karşı, üst seviyeli negatif varlıklarca yaratılmış olabilecek düşünce kalıpları gibi şeylere karşı dikkatli olmamız gerektiğini söylüyor. Eğer böyle şeylerin var olduğunu kabul etmezsek gene de bizi avlayabilirler mi?
C: Ritüellerdeki enerji doğrudan Kertenkelelere gidiyor.
S: (L) Tanrı adına yaptığımız dualar bile mi?
C: Dua etmekte bir sakınca yok. Organize din, ritüellere neden saplantı derecesinde önem veriyor sanıyorsunuz?
S: (L) Aynı şey şamanistik uygulamalar ve benzer şeyler için de geçerli mi?
C: Aynen.
S: (L) Havuzumun tekrar temiz hale gelmesi nasıl oldu?
C: Kendi enerjini tekrar topladın.
S: (L) Yani ritüellerle bir ilgisi yoktu?"

Buradaki tekrarların ritüel şeklinde kendine yol yapmış KH uygulamasının mahzurlarını anlayabiliyor muyuz

Ritüel bazı maddeler ile ortamı doldurmak veya tekrarlanan özel hareketlerle istenilenin gerçekleşmesini ummak yani sınırlı bir halde beklentinin her şeyi çözeceğini düşünmek ve o bilinçte takılı kalmaktır, yaptığınız uygulama her şeyi halledecektir arzulu düşüncesi, bunu ben ritüeli ilahlaştırmak olarak da izah edebilirim ,ritüeli yap o iş bitmiştir ve hayatındaki diğer takıntılı yaşama dön..

Soygun insan aldatma ve kumar paraları ile gerçekleşen islami ritüelleri yapanları düşünün

Yalnız bazı mantra dediğimiz unsurlarla yapılan meditasyon bunun dışında tutulmalıdır, o işte 3Y illüzyonundan sıyrılıp zihni sakin bir şekilde üst bilgileri alacak vaziyete sokmaktır,

Kanaatim bu yaptığım tekrarlarla bir ritüeldeki devam eden bir dayatmayı değil zamanla açılmış/açılacak bir bilinçle evvel fark edemediğimiz örtülü geçtiğimiz kısımlardan yeni yorumlarla yeni bilgiler üzerinde farkındalık olayları sağlamak ,bu yönden gerektiği zaman yine tekrarlara baş vuracağım ,hiç kimse bir şey fark etmezse bile ben o altın arayıp bulmuş gibi yeni bilgi mücevherleri yakalıyorum ,

GTP dostum, şu sıkıntı veren tekrarlardan ve yukarıdaki tekrarımdan bak ne yorum çıkardık oysa şahsen 20, 30 defa okuduğum bölümde bu kısmı hep öylece geçmiştim üzerinde fazla düşünmeden hatta ritüeli karaladığı için biraz da kızarak, çünkü vaktiyle çok ritüel yaptık,

Tekrar söylemek istiyorum bunlar benim şahsi kanaatlerimdir hiç kimseyi bağlamaz ,kopyala yapıştır yoluyla adeta yazılı düşünüyorum ve siz dostlardan hayır bu öyle değil ben şöyle yorumladım şeklinde cevaplar da bekliyorum,

Bu arada belgesellerin ve özellikle altın arayıcıların maceralarının neden çok ilgimi çektiğinin de sebebini buldum adamlar toprağı tekrar tekrar kazıp işleyerek altını buluyorlar,

Sonuçta ilgine ben de teşekkür ederim  kardeşim..


bona fide

#1042
sevgili Tgur,

"Bu arada Bonafide dostla yaptığımız söyleşiler akla geldi ,o takıldığı yerlerdeki sorularını belirtti ben de inatla cevap vermeye çalıştım ve şimdi durum nasıl merak ediyorum ,sessizliğe gömüldü çünkü."

ilgin için teşekkür ederim kaldığım yerden yazdıklarını okumam iki günümü aldığı için geç cevap yazdım lütfen bağışla özellikle Gurdjieff hakkında alıntılar ve yorumların olan kısımda resmen okumamam için bedenime blokaj yapıldı sebebi onun hakkında öncesinden edindiğim bilgiler etkisiyle önyargılı okuma yapıyordum  yazdıklarını bitirdikten sonra hissettiğim onun için üzülüyorum evet ben kim oluyorumda onun için üzülebilrim girebilecek her yolu öğretiyi deneyimleyip kazanımın üst seviye boyut cennet olduğu inancı onada bana olduğu gibi boş gelmiş olmalı -ki ben onun içinden geçtiği öğretilerin birinin dahi içine girmiş değilim- materyalist bi yapıya büründü gerçekte oylemiydi belk çok acı çekiyordu bilemeyiz çok yiyen çok içen herşeyin en uçlarda yaşayanların derin acıları olması muhtemel ondan özür dilerim

tavsiye ettiğin gibi

" tanrının olumsuz yüzünü oluşturma işini yapıp yapmamaya veya başka bir ifade ile bunun son derece doğal olduğu bilgeliğine ulaşıp ulaşmamaya karar ver kardeşim.."

tanrılı yada tanrısız bu olayı içime sindiremedim yaratımda haksızlık var desem kasyopa algısıyla buna cevap hazır katedilmiş aşamalarla hayatı okuyanlar ve debelenenler yaratımdaki dengesizliği açıklıyor kıskanıyorum sanırım seni buradakileri nikimle bağdaşmıyor düşüncelerim sabırsızlığımın sebebi zamanı buradaki zamanı iyi değerlendirememiş olmam buda gereksiz arkama bakma diyen kasyopalılar belki çevremdeki benden daha yaşlıların ölümü bekleyişleri bu ruh haline girmeme neden oldu ölümü beklemek... nasıl baktığım önemli evet bu dunya fani ancak ruhun deneyimleri devam edicek...  domates stili gibi elin kolun bağlı olması anlamsız gelmişken senin köpek subjektif insan objektif alıntısı tam oturdu ne verirsen onu alırsın o halde söyle bana lütfen yaşamsal ihtiyaçlar haricinde işe yaramadığını düşünmek yanlış mı nefes almak dahi evrene hizmet denge unsuru gibi bakamıyorum işe yaramaz hissediyorum

sonra akışta alıntıladığın
S: (L) Atomda hafızayı tutan birşey var mı?
C: Hafıza subjektiftir, atom subjektif değildir.
S: (L) Bazı atomlar biraz subjektif görünüyor.
C: Hayır, bu senin yorumun.

elektron 7 yoğunluktan alınıyorsa bu herhangi bi yaratım için gerekli kodları içeriyorsa elektron taşıdığı kod hafıza subjektif çunki oluşturacağı maddeyle ilgili koda sahip parçadan bütüne bakarak maddenin tüm elektronları ayrı ayrı kodla yuklu bütünde ise oluşan madde ortaya çıkan yapı artık taş bitki insan her neyse objektif bakanın evet bu bitki bu insan bu hayvan diyeceği bi gerçekliğe sahip olmasından dolayı objektif mi deniyor bunu doğru anlamışmıyım bi deney yapacağımda ki şaka gibi bu deneyi düşünürken sen tutup ritüellerin khye hizmet ettiğine dair yazı ekledin tam n'olamaz derken şu cümlenle ""Yalnız bazı mantra dediğimiz unsurlarla yapılan meditasyon bunun dışında tutulmalıdır" içim rahatladı
deneyi yotubda izledim uygulama olumlu sonu verirse videoyu buraya eklicem olmazsa yine küs küs somurtuk yaşamıma devam ederim

eşinin iyi olmasına sevindim ikinize sağlıklı ve huzurlu uzun yaşam dilerim hep bizimle ol sağ ol var ol
 

Tgur

#1043
Bonafide kardeşim,

Yoğun ortamda yaşam sürerken konularımızla ilgilenmek bana rahatlatıcı geliyor ,yalnız yazılarımdaki uzun alıntıların kişiyi sıktığından üzülüyorum,

Ama bu uzun okumalarda kişilerin bazı  unutulan bölümleri hatırlayacağı ümidindeyim ,malüm bilinçlenme sathi değil topyekün olmalı ve objektivite dediğimizde zihninde okuduklarını anlayacak konuları toptan red edecek barajlar olmamalı ,kusura bakma  öğretmen ifadesine büründüğümden, maalesef tarzım bu kolay kurtulamıyorum,

Bu barajlardan biri bize ilim diye öğretilen kıstasları okuduklarımızda done olarak kabul etmemiz ,çok haklı ve masum bir davranıştır bu, zira tahsilimizi bu temeller üzerinde yürütmekteydik,

Ama K. bilgilerine dalıp Atomun hafızası yoktur ,Elektron serbest bir yörünge düzeyinde sonsuz sayıda dolaşır (hidrojen atomu ve erik benzetmesi evvelce anlatmıştım) ve atom çekirdeği dediğimiz atom altı parçalarda Nötrino dediğimiz bir parça vardır o öğrendiğimiz ve artık yoğunluklar dediğimiz bölümlerde serbestçe dolaşır ve bilgi taşır ,böylece madde diye takıldığımız şeyler bu tip değişkenlik özelliklerdedir biz solid katı ve vazgeçilmez madde dünyasında takılı kalırsak başka yoğunluklar nedir konusu üzerinde kısır olur  düşünce üstüne çıkma denilenden uzak durumda oturur kalırız ,

Bunlar ütopya, ispat istiyorum diyen bilinçlere,

https://indigodergisi.com/2014/11/noetik-dusunce-gucunun-maddeye-etkisi/

Bilincin madde üzerinde etkisini anlatmak için ve dolayısıyla atomun bir hafızası olmadığının atomların meydana getirdiği moleküllerde çeşitli etkilerle değişkenlikler gözlenebileceğinin başka bir çok ispat doneleri internette var, zehirin kendisi değil frekansı bile su molekülüne etki ediyor,

Ama biz biliyoruz ki ve inanıyoruz ki "bilinç" her şeydir ve düşüncemizi ve dualarımızı bile bilincin ne olduğunu anlamaya yönelttik zira başka yerlerde bilinmedik labirentlerde Tanrı diye aramıyoruz onun özümüzde yani kendimizde ve her şeyde olduğunu kabul ediyoruz,

Tanrı her şeydir ,her şey tanrıdır..

Tekrar ediyorum bu benim inancım ve kabullerimdir ,hiç kimseyi bu yönde etki altında bırakamam, her kişi kendi düşünsel yapısını zihnini adeta silkeleyerek bir nebze boşaltarak bu gerçekleri aramaya doğru yöneltsin ve ispatlarını bulsun veya bulmasın..

Din üzerinde ve dinin hayat olduğu üzerinde dostlar çalışmalar yapıyorlar ve bir kısım neticelere ulaşılıyor ne güzel,

Bu arada sufi dediğimiz tasavvuf erbabının uzun müddet üzerinde durduğumuz islam gerçekleri hakkında geldikleri ve bir çoğunun yukarıda "Tanrı her şeydir "kavramı üzerinde konuyu noktaladıklarını hatırlayalım bu kişilerin büyük kısmı halen taşlanmakta ama şu anlarda en bağnazlar bile söylevlerinde onların kelamlarını dillerinden düşürmüyorlar,

Kusura bakma dostum şu aralar eşim bile "sen ne kadar sert hitaplarda bulunuyorsun" diye beni tenkit ediyor ,haklıdır..

Hayvanlar subjektiftir ,insan düşünen bir hayvan olduğundan  objektif olabilir ,zira onda bilincin o tanrısal dediğimiz bütün kabiliyetini uygulayabilecek yetenek vardır ve diğer maddi varlıklar üzerinde bir ara yüz gibi etkileşim içindedir ,bu tabiiki 7Y nin diğer yoğunluklarla baraber omadığını söylemez ama o beraberliğin de nasıl olabileceği hakkında geniş açılım yapabilmek düşünmek ve takılı kalmamak gibi hasletleri işleyecek bir zihin verilmiştir, objektif bu yönden olabilir..

Onun için BH ve KH zihni ana dayanak olarak alır ve onun üzerinde işlem yapmaya çalışır.Bu bir denge faaliyetidir.

Sonuçta sana güzellikler dilerim..




bona fide

#1044
Sevgili Tgur,

yazdıklarını okuyanın sıkıldığına dair düşünmene gurdjiefle ilgili cümlem sebep oldu sanırım asla sıkmıyorsun orda bahsetmek istediğim gurjiefle ilgili negatif duygularım vardı ve alıntıladığın celselerde onun hakkında belirtilen düşünceler ikilemde bıraktı tekrar tekrar okumak zorunda kaldıktan sonra nihayetinde onunda insan olduğu fikriyle yargılama hakkım olmadığına kanaat getirdim blokajdan kasıt her okuyuşumda ona negatif bi tavır sergilemem ve bundan rahatsız olmamdı en az 3 kez okudum ona dair alıntıları yoksa sıkılmak mevzu bahis değil hatta ileri gidip diyebilirimki kanal bilgileri başlığı kasyopa bilgileri üzerine yaptığın bu derin analizler yüzünden forumun atar damarlarından biri durumunda bana göre çunki kasyopalıları celselerden ziyade senin farklı açılarla değerlendirmelerin sayesinde anlayabildiğimi söylersem yalan olmaz doğruya doğru ben o kadar zeki değilim ilk başlarda celseleri düz mantıkla değerlendiriyordum rica ediyorum lütfen öyle düşünme lütfen ve bırakma bu çalışmayı

alıntıladığın celsede
ATOMUN HAFIZASI

S: (L) Elektronun hafızası var mı?
C: Elektron 7'nci yoğunluktan alınıyor.

elektron 7 yoğunluktan alınıyorsa ben buna kod hafıza derken kastettiğin bilgi ve bu maddi dunya ile sınırlı değil tamam düşünce gücüyle  bi frekans yakalayıp nötrinoları yani ne yapmak istediğimize dair bilgiye sahip elektronları çağırabiliriz evrensel yasaları ihlal etmeyen herkesin hayrına diyebilirmiyiz bu meditasyon yapanların düşünce gücü filan falan yogunlaşmaların konuya dair istenen bilgi elektronlarını kendi merkezlerine çekmeleri elbette zırt diye olmaz ancak bu yapılabilir bunu deneyimlemek için bi çalışma yapacağım ondan bahsetmiştim

dinlerle ilgimi gılgamış destanını okuyunc kesmiştim, sadece bi yaratıcı varlığı iyi hissettiriyordu şimdi girmeyim oralara aslında herşeyin ilüzyon olması insanın yaşama sevincini yok ediyor hiçbirşeyin değeri kalmıyor insanın gözünde en sevdiğin insanları çok sevmeye çekiniyorsun vedalaşmaya hazır bi ruh hali ne kötü sadece sorumluluklardan dolayı hareket etmek

sert hitap uslup varsa ya ben aptalım ya da sizi kanıksadığım için bunun rahatsız ediciliğini fark edemiyorum bana yönelik varsa bunu görmedim hissetmedim bozadiylede olmuştu kendimden şüphe etmeye başladım yüzsüz olabilimiyim varsa belirtin en azından bak bona fide şurda sana kızdım şeklinde biliyorumki burda konular üzerinden düşünceler ifade ediliyor uslubundaki naifliği benim arabesk gramaerimle kıyaslamak sana hakaret olur

insan objektif olunca işte sorumlulukarının farkında yaşamak zorunda ya o yüzden bana ağır geldi bu gerçeği dile getirdiğin için sana minnettarım

sevgiler

mesajda gereksiz 3-4 satırı sildim çünki reklam yaptığımı farkettim özür dilerim
 

Tgur

#1045
Bonafide ,

Bir şey yazmayacaktım ama şu her şeyin bir illüzyon olduğunu anlayınca yaşamın külfet geldiği hakkındaki anlayışa itirazım var,

Aynı şeyleri duyan ve ümitle geçişten sonra daha tatlı bir serüven bizi bekliyor düşüncesinde olan ben ve çok kişi vardır, yanılıyoruz,evet bir çok bedensel sıkıntıdan sıyrılacağız ama ortada bütünlüğün kıymetini benliği ile hisseden  ruhsal anlayışımız algımız olacak ,

Belki karmik halledilmeyen bazı meselelerimiz olacak ve onları düzenlemek için veya ,

Kendine hizmetin bütün mana dolu şuurunun başkalarına hizmet olduğunun tam idrakine geleceğiz ve başka bir gezegende veya daha çok bu son gezegende tekrar hayat sürmemiz yardım etmemiz icap ettiğini anlayacağız,

Bütün bunlar açılmış ve hayalci bir bilincin olasılıkları sergilemek adına,
Sonuç olarak nerede bedenlenmişsek evimiz orasıdır bunu kendi kendimize devamlı mırıldanmalıyız.

26.08.2007

Zikzak yapmadan nasıl olabilirim
Bilinç sonsuzda beden bu yerde
Düşkünlük yapmadan yaşayabilir miyim
Gönül aldırma der,akıl ise tenkitlerde


Ama beden neredeyse oranın malıdır
Ve o mahallin kurallarına uymalıdır
Kafesteyim sanıp çırpınan bilinç
Bol bilgi ile her yandan tokatlanmalıdır



Tgur

#1046
KANAL İŞİNE BAKIŞ II

S: (V) Peki sorduğumuz herkes ya kendilerini ya da sahte kaynakları kanallıyorlarsa, o zaman iyi kanallar kim? Temiz bir kanal olarak kime bakabiliriz? 
C: Bir örnek verdik. 
S: (L) Barbara Marciniak mı? 
C: Bu celsede. 
S: (L) "I Am Discourses" mı? 
C: Tekrar inceleyin. Put şeklinde oyma heykeller. 
S: (L) Peki o zaman bize bu bilginin kaynağını...
C: Akaşik kayıtlar. 
S: (V) Bunu soracaktım ama tamamen unutmuşum! Akaşik kayıtlar "Merkez" dediğiniz kaynakla aynı şey mi? 
C: Hayır. 
S: (L) Akaşik kayıtlar "I Am Discourses" ile aynı kaynaktan mı geliyor? 
C: Temelde hepsi aynı ama farklı "dallar." 
S: (L) Nostradamus bilgilerini Akaşik kayıtlardan mı alıyordu? 
C: Evet. 
S: (L) Yani Nostradamus'un dörtlükleri eğer doğru yorumlanırsa geçerli olabilir? 
C: Önemli olan yorumlayış.
--------------------------------------------------------------------

Kanal yorumlarının önemli olduğu bir saha işaret ediliyor ,yorumun önemini kişisel bilgi yükü veya aktarılan bilginin objektif tanımlaması ile ilgili olduğunu da söyleyebiliriz ,bunu yapacak kişi evvela kendi bilgi yükünü tartmalıdır ,

Kişi mesela  Edgar Cayce gibi geniş bir bilgi kanalından aktarmaları yapıyorsa aktarılanların yorumu için oldukça fazla çalışmak gerektir aynen Nostradamus da olduğu gibi zira yorum yapılan zamandaki insan bilgi genişliği yani ortamdaki başeriyetin bilgi seviyesinin genel durumu buna etkendir ,

Bir dost yakınlarda ülke insanlarına sorulan soru ve aldıkları ile bir raportajı sundu ,doğrusu utandım, genç bilgi seviyesi bu ise bizlerin yaptığı havanda su dövmek gibi kalmaktadır,sorunun esası "Mısır Piramitlerinin ülkemizden kaçırılmış  ne dersiniz" şeklindeydi ve hiç birisi bu soruya "ne alaka" şeklinde bir cevap veremedi ,sanki ülkeden eski bir eser kaçırılmış gibi genel konuda sıralandı,
Bu yüzden bazı yeni dostlarımız K. celselerinden yaptığımız alıntı bölümünü okuyamıyorlarmış çekiniyorlar hatta ürküyorlarmış ,bu durum onların eski bilgiler dediğimiz ve insanlarımızın takılıp terk etmeği düşünemedikleri KH ce yerleştirilmiş ve çeşitli yan tesirlerle  mantıksallaştıldıklarının neticesidir

Bu durum pek tabiiki lineer bilincin getirdiği bir sonuçtur bilgiler okullarda çok defa yenilikleri değişimleri devreye almayan ve KH kabiliyeti ne demek bundan katiyen haberdar olmayan görevliler tarafından çocuk beyinlerine yerleştirilmekte ve kişi araştırma ve sorgulama melekesi bastırılarak ezbere dayalı tedrisatın gözde ve kolay olduğu gözlenmektedir,

Ülkemizde dinsel istismarla bulaşmış ve ileri nitelikte tahsil istemeyen kişiler yetiştirmek isteyen oy düşünen siyasiler elinde eğitimin ne hale geldiğini görmekteyiz, bu da ayrı bir gerçek,

Bu hazin meselelerimizin dışında kanal yorumları dediğimiz hadisede standart bir netice alamayız zira yorum yapan kişinin objektif yanaşması her zaman olmayabilir ,tarihçilerin bile konuları nasıl saptırdıklarını evvelce anlatmıştık, o da ayrı bir sorun,

Sonuçta söylemek istediğimiz yorum yapanın durumu yanında dinleyen ve kendi zihnine yerleştirecek kişinin kendi içsel sesinin ve bilgisinin de olayı şekillendirmesi esastır,bütün bunlar nihayetinde ortaya çıkan bilgi müşterek bir hal alır ve yaşama uygulanması devreye girer,

Bunu bu geniş anlatımımız yanında şöyle bir misal ile barizleştirelim,
Yorumcu Nostrodamusun bir sözünden şu aralar Türkiyede bir savaş olacağı neticesini çıkarsın biz eğer gerçekliğin değişken çekim dalgaları etkisinde bir hal olduğunu biliyorsak bundan etkilenmez ve olaya iskontolu bir bakış gösteririz ama bilmeyen başka birileri savaş çıkacak diye çığlıklar atmaya başlar..

--------------------------------------------------------------------

C: İstemeseniz de olacak. Termonükleer bir patlama gibi olacak. Mesaj geliyor: Rotayı görün. Oryon, Pleyades, Arkturas, Kasyopya; Dünya'ya uzaklıklarını kontrol edin; bunu ilerleterek, dalganın dünyaya uzaklığını kendi zaman-mekan ölçülerinizle belirleyin. Kanallanan mesajları karşılaştırın; tarih ve yerleri kontrol edin. Neredeysek oyuz. (Ç.N.: Pleyades-->Pleiades) 
S: (L) Neredeysek oyuz derken neyi kastediyorsunuz? 
C: Zaman ve uzaklıkları karşılaştırın. 
S: (L) Bu karşılaştırmaları yapmak için hangi kitabı kullanmamız gerekir? 
C: Herhangi bir yıldız haritası ve Marciniak, Arkturas Kanalı, Oryon Literatürü ve Biz. Dalganın tepesinden konuşuyoruz,peki şu anda neredeyiz? 
S: (L) Bu bir bilmece mi? 
C: Dalganın tepesinden iletişim kuruyoruz. 
S: (L) Dalganın tepesinden mi konuşuyorsunuz? (T) Dalganın üzerinde misiniz? 
C: Evet. 
S: (L) Diğer bir celsede 6 bin mil uzaklıkta olduğunuzu söylemiştiniz? 
C: Aktarım penceresi. 
 (L) Tüm bu söylediklerinizi bizim anlayabileceğimiz bir şekilde açıklayacağınızı umut ediyoruz...
C: Gayet açık. 
S: (L) Bunları anlamamız için biz zavallı 2-sarmal DNA'lılara yardımcı olabilir misiniz? 
C: Kasyopya ne kadar uzaklıkta? 
S: (L) Kesin mesafelere mi ihtiyacımız var? 
C: Genel olarak da olabilir. 
S: (L) Yani eğer genel mesafeyi bulursak... Peki bu yıldız kümelerinin her biri dalganın genel bir alanını mı temsil ediyor? 
C: Her biri mekan-zamandaki noktaları temsil ediyor. Mesafelerle birlikte kanal mesajlarının yayınlanma tarihlerini karşılaştırın, böylece hızı ve varış zamanını hesaplayabilirsiniz. 
S: (L) Anladım! Yani diyorsunuz ki siz Arkturuslularsınız, Pleyadeslilersiniz ve şimdi de Kasyopyalılarsınız çünkü neredeyseniz osunuz! Ve dalgayla birlikte ilerliyorsunuz. Bu dalga tüm bu takımyıldızları birleştiren düz bir çizgi şeklinde mi ilerliyor? 
C: Dairesel bir rotada. 
S: (L) Yani spiral gibi mi? 
C: Evet. 
S: (L) Yani bir yıldız haritası alıp rotayı çizebiliriz, öyle mi? 
C: Evet. 
S: (L) Oryon'dan konuştuğumuzda Oryonlarız. Pleyades'ten konuştuğumuza Pleyadesleriz ve bunun gibi. Yani belirttiğiniz tüm bu kanal kitapları aynı kaynaktan farklı kanallar yoluyla geliyor. 
C: Evet. Size dalganın tepe noktasının yerini söyledik. Neredeysek oralıyız ve o şekilde konuşuyoruz. Anladınız mı? 
S: (L) Siz dalganın tepesi mısınız? 
C: Biz Marciniak'ın Pleyadeslileriyiz. Neredeysek oyuz. 
S: (T) Yani aslında Kasyopya Takımyıldızı'nda yaşayan Kasyopyalılar değilsiniz? 
C: Biz Gezici Yolcularız. 
S: (T) Yani dalga dünyaya ulaştığında dünyadaki başka biriyle iletişime geçip kendinizi "dünyalı" olarak mı tanıtacaksınız? 
C: Dalga dünyaya ulaştığında sizinle birleşeceğiz. 
S: (L) Oryon'dayken Oryonlarla birleştiniz mi? 
C: Boyut sınır geçişine uygun frekansta değiller.
S: (L) Peki dalga Oryon bölümünde ne etki yaptı? 
C: Hiç. Zaten 4'üncü yoğunluk
S: (L) Dalga nereden çıktı? 
C: Bir yerden çıkmadı. 
S: (L) Evrende sürekli bir döngüde mi? 
C: Yakın. 
S: (T) 6'ncı yoğunlukta bu dalganın tepesinde ilerliyorsunuz, doğru mu? 
C: Evet. Biz 6'ncı yoğunluktaki siziz. 
S: (T) Biz misiniz? Yani T___, Laura, J___ ve F___ mi? 
C: Evet. 
S: (L) Üst yoğunluklara uzanan diğer benliklerimiz misiniz? 
C: Uzay-zamanda mevcut bulunduğunuz yere göre biz gelecekteki siziz. 
S: (T) Biz sizin kaderiniz miyiz? 
C: Ve tersi.
--------------------------------------------------------------------

Her kanalın kaynağı hakkında geniş ve sağlam bilgi gerekir ,yukarıda ise birkaç kanalın müşterekliğinde en sonda 6Y ve kanalı uygulayanların yüksek benlikleri olduğu söylenmekte, bu durum tabla başındakilere "tamam anlaşıldı buraya kadar" dedirtmemiş ve onların araştırmalarına, doğruluk testi yapmalarına mani olmamış bunu ileriki alıntılarda görebiliriz ,

Önemli bir bölüm ise Oryon meselesi ,onların frekansı müsait değil ondan birleşemiyoruz demekteler bununla Orion meselesi ve onların 4Y de kaldıkları ,daha üst yoğunluklarla ilgilenmedikleri ve biz insan gurubu üzerinde deney ve kendilerine gıdalanma çalışması yaparak KH nın genel karakterini ortaya koyuyorlar,

Bu durumda KH nın üst yoğunluklarda genellikle 6Y de kilitli ama gerektiğinde işlev gören yapısını da sorgulayıp bir yerlere oturtmak gerek 6Y nin daha mükemmeliyete erişip 7Y'e ulaşabilecek hale gelmesinde yani  bu durumda denge faktörü olan negatif uygulamaların tetiklenmesine ihtiyacı olduğu gibi şu anda bizim gibilere olağanüstü gelecek bir objektivite karakterinin sergilendiğini görüyoruz,

"Gururlanma ey varlığım senden büyük şeyler var" mantığı, (bunu padişah ve monoteist anlatımlardan çıkardığım  bellidir)

Bu gerçekten çok zor bir uygulama ,kendinde bir çok pozitif haslet var ama eksilerin de her zaman var..

Bakışın her durumda objektif yöne kayması mecburiyeti ve olanları bu gözlükte devamlı görmek kişiyi yanlış uygulamalar düşünceler değerlendirmelerden uzaklaştıracak son derece kıymetli bir karaktere bürünme..

Doğanın pastoral güzelliğine, seksüel isteklerimize dalıp kendini kaybetsen de buraya aşırı kilitlenme için 4KH nın bunu sağlamak için uygulamalarını ortamda ve bedensel yapımızda  bu konuda düzenlemelerinin olduğunu bilmek, irkilmek, kişiyi paranoyaya sokmadan bunun gerçek olduğunu hatırlayabilmek,

İşte dengenin düşüncelerimizde yer alması ve objektif bakışa örnek. Onun için yaşam zor ve mutluluk devamlı değildir gerçeği.
--------------------------------------------------------------------
Seks konusu açılınca evvelce çok durduk ,hatırlayalım,
--------------------------------------------------------------------
S: (L) "Pleiades Öğretileri" kitabında bahsedilen Gökkuşağı Köprüsü'nün ne olduğunu söyleyebilir misiniz? Bir grup insanın
üst yoğunluğa bir kanal oluşturmasından bahsederken kastettiğiniz şey bu muydu? 
C: Evet. 
S: (L) Orgazm anında ruhsal olarak ne oluyor? 
C: Kimin için?
S: (L) Herhangi biri için. Genel anlamda. Cinsel zirveyi deneyimlediği sırada bir insana psişik olarak birşey oluyor mu? 
C: Açık. 
S: (L) Her birey için farklı mı? 
C: Yakın. 
S: (L) Erkekler ve kadınlar için farklı mı? 
C: Genellikle. 
S: (L) Bunu sormamın nedeni şu; psişik güçle algılama üzerinde bazı çalışmalar yapan Wayne Cook isimli bir adam, cinsel zirveden sonra insan bedeninin ölü bir bedenle psişik olarak aynı nitelikte algılandığını bulmuş. Bunun nedeni nedir? (T)Enerjinin boşalması. 
C: Evet. 
S: (L) Peki enerji nereye boşalıyor? 
C: Etere. 
S: (L) Enerji diğer partnere gidiyor mu? 
C: Belki.
S: (L) Bu faaliyet sırasında Kertenkele veya diğer varlıkların etrafta dolaşarak bu enerjiyi almaları mümkün mü? 
C: Evet. 
S: (L) Genel anlamda bu çok sık oluyor mu? 
C: Evet. 
S: (L) Toplumumuzda seksin bu kadar teşvik edilmesinin ve bu derece yaygınlaştırılmasının sebeplerinden biri de bu mu? 
C: Evet, evet, evet.
--------------------------------------------------------------------

Hassasiyet gösteren bu konuda şunları ilave edebiliriz,

Evet bedensel sistem özellikle gençlerin hormonal aktiviteleri dünyada uzun ömür geçirmiş kişilerle bir değildir ,zira ileri senelerde hücrelerin ömüre ait maddi döngülerinin hızlarındaki kesiklikler  bazı rahatsızlıkların eklemlerde ağrılar, kireçlenmeler hormon seviye düşkünlüklerinin ortaya çıkmasına hastalıkların bollaşmasına v.s.sebep olur ,dolayısıyla bu durumda olan kişinin fiziksizliği arzu etmesi bir gencin dünyaya bağlılığının heyecanı ve zevki yoğunluğunun dışında olabilir ,

İşte burada dengeyi devreye sokmak gerek ve bulunduğumuz yer evimdir kabul edip mükemmel hazırlanmış bir çıtır böreği lokmalamışken duyduğumuz zevk ile tuttuğumuz bir futbol takımının galibiyetine sevinmek  aynı zamanda Mevlananın Şeb-i Arus olarak kutlanan  "Ölüm günüm düğün günümdür" sözünün idrakinde olmak..

"Din hayattır"

--------------------------------------------------------------------
C: Ruhlar bu gezegene "doğmaz". Ruhlar hiçbir zaman doğmadılar! Ve hiçbir zaman da ölmeyecekler! 
S:(V) Anlıyorum, sorum biraz gevşekti. Üzgünüm. (D) Yeni ruhlar yaratılıyor mu? 
C: Eğer aklını kullanırsan bu soruyu da şimdi yanıtladık. D___ gerçek "zaman" kavramını bilmiyor
--------------------------------------------------------------------

Monoteizmden sıyrılmış bir zihin "Her şey Tanrıdır" anlayışıyla yukarıdaki ruhların durumu hakkında bir yoruma oturabilir,

Doğmak ölmek ve bu döngüler içinde yani çevresel faktörlere bağlı olarak olayı çözmeye çalışmak maddede yaşayan ve her şey budur diye kabul eden bilinç için normaldir zira kıyaslamayı bunun üzerinden yapar, oysa konuları başka şeyler de var zihniyle anlamaya çalışan yani açılmaya çalışan kişi gerçek zaman dediklerini kavramaya çalışır ,

Bu anlama macerasında ayırımların olmadığı bir saha düşünmeliyiz mesela ruhlar ayırımı diye bir şey olmadığını ,her olgunun her noktada her şeyi algılayan olduğunu ,algılananları bir sıraya sokmaya çalışırsak her olana ayrı bir kıyafet uydurmuş oluruz o zaman lineer bilinçten kurtulamamışız demektir,

Bunları anlatırken tabiiki başımıza gelen her duygunun aynı anda hissedilmeye zorlandığı bir vizyonumdan bahsediyorum ,lineer bilinçten kurtulma imkanım olmadığı için deliriyorum sandım ve uykuya dalarak kurtuldum, bunu tekrarlamaktan kastım böyle bir gerçek zaman olabileceğini yani çevresel dökümanlardan sıyrılmış bir halin olabileceğini anlatmak için, yoksa durup dururken böyle bir vizyonu niye göreyim ve anlatayım..

Bu durumu tahmin ederim ya yoğunluk değiştirip maddi illüzyon dünyasından kurtulduğumuzda ya da dalga idrakinde yaşayacağız,
--------------------------------------------------------------------

C: Laura, bizi hala senden farklı bir varlık olarak düşünüyorsun. Gidip insanlara sürekli "Kasyopyalılar böyle söyledi,Kasyopyalılar şöyle söyledi." diyorsun. Kasyopyalıların sen olacağını bilmiyor musun? 
S:(T) Bir zamanlar onlar da bizim gibiydi ve bunu bilerek bizimle iletişim kuruyorlar ve şimdi geçmişteki hallerine bilgi veriyorlar ve biz de gelecekteki halimizi dinliyoruz, veya buna benzer birşey. (J) Sanırım bize karşı sabırlılar. 
C: Yakın, TR. Sizi kendimiz olarak dinlemek eğlenceli. 
S:(T) Harika! Gelecekte eğlendiğimi bilmek güzel!
C: Biz olarak! 
S:(T) Ama bu biraz da can sıkıcı çünkü siz geçmişte üçüncü yoğunlukta bizken, gelecekteki kendinizle nasıl iletişim kuracağınızı bilmiyordunuz. 
C: Yanlış! Şu anda ne yapıyoruz sanıyorsun! 
S:(L) Bu gelecek, geçmiş ve şimdi... (T) Ama biz olarak 3'üncü yoğunlukta sıkışıp kalmış olarak bunu görmeleri zor. (J) Bizim için zor, onlar için değil. (T) Onlar biz, biz onlar. 
C: Bizim için hiçbir bakış açısıyla zor değil.
--------------------------------------------------------------------

Siz ve biz hadisesindeki ve K.ların bunu vurgulayan bölümü oldukça gerçekçi ,kimin için gerçekçi, zamanı kaldırabilmeyi beceren için,

Bu idrake gelindiğinde yaşadığımız 3Y sıkıntıları ve lineere kilitli bilinci oldukça bütünlüğü kavrayabilen bir hale getiriyoruz ve yukarıdaki alıntı ve hatta onun devamı(uzatmamak için vermedim) 
Lauranın inanmayan tatmin olmayan bir ruh haline karşılık K.larca israrla vurgulanan bölüm,

Biz siziz diyorlar ve 3Y deki sıkıntıları duyarken bizler de etkileniyoruz demekteler,

Bu bilgiyle ileride 5Y e gittiğimizde ben acaba neler geçirdim eski hayatımdaki varlıklar olarak merakı ile geçmişi kurcaladığımızda ilgili düzeneklere girip gördüklerimiz belki bizleri de o varlık halıinin cenderesinde sıkacak unsurlarla karşılaşacağız, bazı vizyonlarımda tek hücreli ve daha başka zamanlarda gelişmiş hayvan hallerimi gördüğümü hatırlıyorum ,o bilinçsiz zamanlarımda kendimi oldukça fazla zorladım  bunları neden görüyorum diye,

Bunlar bizlere artık aşina gelmeli ,ölümü deneyip tekrar 3Y e dönen bir çok kişi bundan evvelki hayatımı filim şeridi gibi gördüm dediklerini ve bunun bir anda olduğunu ısrarla vurguladıklarını hatırlayın ve bütün bunlara bakarak  zamansızlığın ne olduğunu anlamaya çalışın, bir anda bütün hayat macerası filmi,fiziksel ızdırap olmadan belki süratle geçiştirilen ,

Bu dinler programında anlatılıp kişileri korkutan hesaba çekilmek mi sanmıyorum ,5 Y nin bir dinlenme ve öğrenme şifalanma yeri olduğunu özellikle "Ruhların Yolculuğu" bahsinde öğrendik orada dersaneler meclisler var ve o meclislerdeki görevliler, rehberler sadece yaşam boyunca yapıp ettiklerinizin yalın ve sade bir şekilde kendi kendinize idrakini  sağlayan ve asla cezacı olmayan ve sonuçta öğrenemedikleriniz konusunda hassas noktaları barizleştiren onlar için sadece tavsiye edilen yeniden bedenlenme konusunda karar verip vermemeniz sağlayan varlıklar,

Eğer Organik Portalsanız buralara uğramadan otomatik enkarne olgusuyla tekrar dünyada bedenleneceksiniz zira öğretim yeri dünya..
--------------------------------------------------------------------

S:(T) Yani bu bölgede bir açılmanın meydana gelmesini sağlıyoruz ve bu yüzden UFO olaylarında da artış oluyor, doğru mu? 
C: Çok büyük bir pencere açılıyor. Devasa, kaydedilen tarihte en büyüğü!!! 
S:(L) Tüm bunlar P___ Z___'yi hipnotize etmemden sonra başladı. Neyi başlattığını bir bilse! 
C: Z___ değil. Bizimle kurduğunuz "bağlantı." 
S:(L) Şaka yapıyordum. (T) Neşelenin oradakiler! (L) Ben de arada sırada neşelenebilecek miyim? 
C: Evet ve mümkün olan tüm neşeye ihtiyacın olacak. 
S:(J) Bu hayata katlanabilmenin tek yolunun kahkaha olduğunu söylemişimdir hep. (F) Bu bana hep uğursuz birşey gibi gelmiştir. (L) Evet, bana da. (T) Bu kanal çalışmasını ne kadar sürdürürsek, bu pencere de o kadar büyüyecek, doğru mu? 
C: Evet. Ve epeyce meşgul olacaksınız. 
S:(F) Mümkün olan tüm neşeye ihtiyacımız olacak olmasının nedeni bu mu? Çünkü yapmamız gereken epeyce şey olacak,öyle mi? 
C: Evet. 
S:(D) Bu çalışmaları haftada bir geceden daha fazla mı yapmamız gerekiyor? (L) Hayır! (D) Pardon. 
C: Hayır. 
S:(T) Bir gece fazlasıyla yeterli. (F) Ne yapmak istiyorsunuz, tüm enerjimi tüketip beni yok etmek mi? [gülüşme] (L) Haftada bir kereden fazlasını denedik ve bu bizi neredeyse öldürüyordu. (T) Biz bu pencereyi açarken, dünyadaki diğer insanlar da bunun farkına varıyorlar mı? 
C: Yan etkilerini deneyimliyorlar. 
S:(T) Sonunda kaynağı tespit edebilecekler mi? 
C: Belki. 
S:(T) Neşemizi yüksek tutsak iyi olacak çünkü çok sayıda ziyaretçimiz olabilir. (D) Burayı bulmalarına yardımcı olmak için yapabileceğimiz birşey var mı? (L) Bulmalarını istemiyoruz! (D) Ou! Neden? 
C: Siyahlı Adamlar. 
S:(T) Siyahlı Adamlar! Hayır D___, onların nerede olduğumuzu bilmelerini istemeyiz! Onların işini zorlaştırdığımız için bundan hiç hoşlanmayacaklardır! (D) Onlara zorluk yarattığımızın farkına varmamıştım. İyi olduğunu düşünmüştüm. (T) İşlerini zorlaştırıyoruz... (D) Anlıyorum... (T) Yaptığımız şeyler... 
C: Kanallama gücü giderek artıyor. 
S:(T) Giderek daha güçlü bir şekilde kanallama yapabileceğiz çünkü giderek güçleniyoruz. Dünyasal değişimlere de neden oluyor muyuz... Bunun bir parçası da biz miyiz? 
C: Simetri. 
S:(L) Ha? (D) Herşey birlikte oluyor. (T) Etki ve tepki...
C: Evet.
S:(L) Bulunduğumuz bölgede büyük bir enerji balonu mu oluşturuyoruz? 
C: Gezegenin kaderinin öncüsüsünüz. 
S:(L) Anneciğim! Büyüyüp dünyayı kurtarmak istemiyorum! [gülüşme] (T) Tüm bunlar bittikten sonra bizim hakkımızda bir TV filmi yaparlar mı? Şaka! (D) Çalışmalarımız hiç bilinecek mi? (T) Bunu hiç istemem! Üzerimize gelmelerini istemiyorum! 
C: Bekleyin ve görün!
--------------------------------------------------------------------

K.kanalının özelliği ve önemi hakkında oldukça belirgin bir bölüm,
Bu tip siz böylesiniz şöylesiniz büyüksünüz önemlisiniz sözlerine oldukça şüphe ile bakarım ,sebepleri hakkında evvelce oldukça fazla durduk  KH nın usta bir provakatör olduğunu hem kendi hayat serüvenimde hem de karşılaştığım diğer kanal faaliyetlerinde çok gördüm acaba bu da öyle mi endişeleri,

Ama bu kanalı çeşitli noktalardan test ettiğimde ,açık taraflarını özellikle ararken her defasında sağlam ve oldukça büyük ve önemli olduğunu fark ettim ,bu testin neler olduğunu pek açıklayamam ama mesela bir olumsuz saldırı niyetiyle söylev sunan çok kişi oldu şimdi durayım hemen cevap vermeyeyim Bozadi veya başka bir dost şimdi müdahele edecek dediğimde her seferinde bunun  gerçekleştiğini gördüm hatta dur şimdi birisi açıklama yapacak itilimleri de sıkça aldım ve oldu,

Bu benim üstünlüğüm veya özelliğimden değil bu ortamda bu bilgi mücevherlerinin bolca olduğu ortamda bir şeyler bütünlükle beraber yürüyor muazzam bir bilgilenme harekatı sessiz ve derinden ,hiç kimseyi parlatmadan eskilerin tabiri ile suhuletle yürüyor ,

Bu tesbitleri her ilgilenen eğer takıntılı bir tarafı yoksa korkulardan sıyrılabilmişse objektif uygulama esaslarını tam yerleştirir ise mutlaka yapabilir, istenen uygunluğu onaylayabilir,

Bu arada aklıma gelmişken kıymetli bir dostumuz "ikiz güneş" hakkında dünyada beliren bazı emarelerle ilgilenip dokunmaya başladı her seferinde biz bunu evvelce belirtmiştik basitliğine düşmek istemiyorum ama evvelce Tiversonuz dostumuzun çok önemli açılımlarını da ihtiva bir çalışmayı işaret etmek istiyorum ,aynı zamanda bu sevdiğimiz ve bu siteyi kurup bizlere hediye edip çağıran dostu yad etmiş oluruz..

https://baskalarinahizmet.com/topic.asp?TOPIC_ID=29&whichpage=28#25756



Şimdilik yine ara veriyorum.


ogeday

Baska kanallamalar oldugunu soylediklerini yeni fark ediyorum.Bilen var mi kim onlar.

Ayrica organize dini rituellerin kertenkelelere enerji verdigini yeni fark ettim.Ulkemizde adnan menderesten baslayip gunumuze kadar buyuyup suren ILIMLI projelerin sebebi anlasiliyor
 

gerçek tosun paşa

#1048
Kanallamalar konusunda kast ettikleri Kas. grubu gibi tahta yoluyla kurulmak zorunda olunan bir programlı sistem demek değil ogeday. Çok değişik sistemler var. Örneğin trans hali yoluyla kişinin kendini ya da bir medyumu kanallaması, otomatik yazı, rüyaya yatmak, zihinsel programlara açık hale gelmek (çeşitli vizyon ve bilginin zihinde belirmesi), su ile yapılan işlemler, çeşitli nesneler kullanılarak yapılan ritüeller (fal gibi) vs. vs. çok fazla iletişim yolu var. Bu illa bilinçli olmak zorunda bile değil.

Organize dini ritüelleri geçtim bireysel her türlü düşünce tarzı, sex, fesatlanma, arkadan konuşma, nefret ve öfke, yalancılık gibi hatta Hristiyanlıkta geçen 7 büyük günah (https://tr.wikipedia.org/wiki/Yedi_%C3%96l%C3%BCmc%C3%BCl_G%C3%BCnah) gibi her türlü negatif duygu ve düşüncelerin sebep olduğu eylemsel ve mental tüm devinimler KH grubunu besler.

Gaia

strese girmek bile besliyor kh yi.