Kanal Bilgileri Tartışmaları (Genel)

Başlatan Tiversonus, 02 Nisan 2009, 00:30:45

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 36 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Tgur

#1620
YORUMLAR 130

Olay Gaia dostun  Nordik ile uğraşmasından bahsetmesi ile başladı, gerçekten kendimi yokladım Nordik hakkında sathi bir şeyler var ama bende tam oturmamış, derhal bu konuyu araştırma hissi doğdu ve evet yine uzun bir yorumlama ile buradayız,

Bir ara bu uzun aktarımlara lüzum yok aldığın neticeleri özetsel dökmeye mahirsin o yolu dene dedim kendime fakat olayı incelemeye dalınca bu aktarımların ruhunu yutmadan konu tam anlaşılamayacak kanaatine vardım , bu yola baş koymuş siz dostlara sıkıcı değil  zevk olacak kannati oluştu ve böylece diğer uzun aktarımlar hakkındaki kendimi suçlama işinde de  akladım, olay nihayetinde kişinin seçimi ile  ilgili, bunları zaten okudum biliyorum der geçer veya,

------------------------------------------------------------

S: (L) Nordik dünyadışılar kim?
C: Atalarınız.
S: (L) Hangi gezegendenler?
C: Çeşitli ve hareket halinde.
S: (L) Onların türü nasıl adlandırılıyor? Sadece Nordik tipler olarak mı?
C: Yeterince iyi bir tanım.
S: (L) Şu anda bu gezegende bulunma amaçları nedir?
C: Gözlem.
S: (L) Bazı olaylarda Kertişlerle birlikte görülmediler mi?
C: Evet.
S: (L) Kertişlerle bağlantıları mı var?
C: Bir kısmının.
S: (L) Yani bazıları iyi değil mi?
C: %50-50
S: (L) İnsanları kaçırıyorlar mı?
C: Kaçırdıkları oldu ama sık değil. Kaçırdıklarında geri vermezler.
S: (L) Kaçırdıkları insanlara neler yapıyorlar?
C: Pek çok yerlere götürülüyorlar. Pek çok amaçla. Fazla karmaşık.
S: (L) Öyle hissediyorum ki aslında fazla karmaşık değil ama siz cevap vermek istemiyorsunuz, doğru mu?
C: Açık. Şimdi değil.
---------------------------------------------------------------------------
S: (T) Bilginin koruduğunu söylediniz ve bize bilgi sağlıyorsunuz. (J) Hı hı. (T) Değil mi?
C: Dolaylı olarak.
S: (J) Aslında bilgiyi bize vermiyorlar, almamıza yardımcı oluyorlar.
C: Bilgi haline gelen değerli veriler sunuyoruz, fakat saldırı altındasınız. Dolayısıyla belki saldırıların geldiği yoğunluktan doğrudan güç alabilirsiniz.
S: (F) Ama kesin bilgin olana kadar... (L) Yani ihtiyaç duyduğumuzu hissettiğimiz türde bir gücünüz yok. (F) Evet. O tür bir bilgiye, o seviyeye ulaşmamız  için  bize  500.000  sayfa  transkript  gerekirdi.  (L)  Tamam,  Oryon  Federasyonu'nun  telefonu  kaç?  (S)  Laura!  (T)  Ben  de  bunu soracaktım. [Gülüşme] Onlara nasıl ulaşabiliriz?
C: Meşgulde!
S: (T) A o! (L) Meşgüller mi? (T) Çok kişi arıyor olmalı. (L) Pekala, ne yapmamız gerekiyor?
C:  Bir  "Nordik"  bulun.  İnsan  kılığında  Dünya'dalar.  [ç.n.:  kuzey  avrupalılara  benzetildikleri  için  kuzeyli  anlamında  "nordik"  olarak isimlendirilen, hümanoit/insanımsı bir dünyadışı varlık türü.]
S: (T) Ama onlar 4. yoğunluk. Ben...
C: Evet.
S: (T) Ben 4. yoğunluktakilerin burada uzun süre kalamayacaklarını, Kertenkelelerin o yüzden bu kadar sıkıntı yaşadıklarını sanıyordum. (J)Onlar KH.
C: BH değil!
S: (T) Çok iyi, JR lafı ağzınızdan aldı. KH kalamıyor ama BH kalabiliyor.
C: Evet.
S: (T) Demek bir Nordik'e ihtiyacımız var, tanıdığımız bir Nordik var mı?
C: Toplantılarda vs onları gördünüz.
S: (L) Ne tür toplantılar? (J) MUFON toplantıları mı?
C: MUFON.
S: (T) Demek aramıza sızmışlar. (L) Geçen haftalardaki toplantılarda var mıydı hiç?
C: ?? Keşfedin. Unutmayın, bunlar sizin koruyucularınız arasında. Ve Laura ve Frank, birinci seviye saldırının nasıl birşey olduğunu biliyor. TR, JR ve SV de öğrenmeye çok yakınlar!
S: (T) Saldırıya maruz kalmamak için elimizden geleni yapıyoruz. Bizim toplantılarımıza gelen bir Nordik var mı? (J) Bugün biriyle karşılaştık mı? (L) Buna soru işaretleri koydular. Peki ya Mayıs'taki büyük toplantı?
C: Keşfedin.
S: (L) Kalabalıkta bizi bulabilmeleri için kırmızı fular gibi özel birşey giyelim mi? (T) Bekle, bekle...
C: Hiç gerekli değil, sadece açık ve farkında olun!!
S: (L) Maruz kaldığımız bu saldırılara bir son vermek için bu 4. yoğunluk iyi adamlardan herhangi bir yardım alabilir miyiz?
C: Onlardan yardım istemeniz gerekiyor olabilir.
S: (L) Onlardan nasıl yardım isteyebiliriz. (T) "Keşfedin" dediler. Project Awareness toplantısıyla ilgili olarak böyle birşeyi pek söylemezler.
(L) Evet. Tamam.
C: İpucu!
S: (T) Teşekkür ederiz! (L) Onları nasıl arayabiliriz? (T) Şu anda onları arıyoruz, veri paketlerimiz gidiyor. (J) Tabladan mı?
C: Hayır.
S: (L) Hayır, tabladan değil. (T) Onlar bizi bulacaklar.
C: Onlar 4'üncü, 6'ncı değil.
S: (T) 4. yoğunluk oldukları için onlarla tabladan temas kuramaz mıyız? Bunda sorun var mı?
C: Makul değil. GSM hattına ulaşmak için FAKS kullanmak gibi.
---------------------------------------------------------------------
C: Bu ilginç bir soru, çünkü başka bir soruyu gündeme getiriyor: Acaba tüm 4. yoğunluk BH varlıkları, fiziksel olarak, psişik olarak, ruhsal olarak vs aynı yapıda mı?
S: (J) Yani bir bağlantı mı var?
C: Hayır, söylediğimiz şey bu değil. Söylediğimiz şey şu: Hepsi aynı eğilimlere mi sahip? Yoksa farklı eğilimlerden olmaları mümkün mü? 
S: (T) Eğilim derken?
C: Fiziksel yapı, ruhsal yapı, psişik yapı, kendinin ve kaderinin farkındalığı?
S: (T) Şu anda ilk aklıma gelen şey, hayır, hepsinin farklı olduğu çünkü bir kere hepsi farklı varlıklar. (L) Yani kısa ve esmer veya uzun ve sarışın olabilirler... (J) Sanırım fizikselliğin bununla bir ilgisi yok. (T) Aradığımız varlığın bir Oryonlu olduğu söylenmişti... (L) Nordik türü... (J) Hayır, Nordik demiştik... (T) New Age ve ufoloji çevrelerinde Oryonlulardan bahsedince otomatik olarak Nordik tipi anlaşılıyor... Ari, mavi gözlü, sarışın. Ama bu tüm Oryonluların öyle göründüğü anlamına gelmez. Bu, görünüşlerden yalnızca biri olabilir. Hepsinin görünüşü aynı değildir. Pleyadeslilerden Semjase gibi görünmeyecekler veya hepsi Fabio gibi görünmez çünkü tüm gezegendeki insan toplulukları içine karışmaya çalışacaklardır. Hepsi aynı görünüşte olamaz. Sadece fiziksel özellikleri değil, amaçları doğrultusunda yaşları da çok farklılık gösterebilir. Yani belki 95 yaşında biri de olabilir veya öyle görünebilir, eğer ihtiyaç duydukları şey buysa... Doğru yöne yakın mıyım?
C: Bir süre önce verdiğimiz yanıtın amacı, karşılaştığınız veya karşılaşabileceğiniz 4. yoğunluk BH varlıklarıyla ilgili farkındalık ve tanımlama ile ilgili soru veya soruların cevabını veya cevaplarını keşfetmek için, sahip olduğunuz araçların farkına varmanızı sağlamaktı. Ve bu amaç oğrultusunda küçük de olsa bir ilerleme kaydettiğinizi gözlemledik. Fakat, ortaya çıkan sorunlardan biri, aynı konuda iki farklı düşünce kalıbına bölünmüş veya ayrılmış olmanızdır. Yanıtlanması gereken sorularınızın veya amaçlarınızın bir ve aynı olması için kendinizi tekrar yönlendirmenizi öneriyoruz.
S: (T) Tamam. (J) Hepsinin kendi durumlarının farkında olup olmadıklarını sorarak başladık ve sonra da görünüşlerinin nasıl olduğu ve onları nasıl tanıyabileceğimiz hususuna kaydık... (T) Bence fiziksel olarak, insanlar arasına karışabilmek için hepsinin farklı görünüşlerde olması gerekir. Hepsi aynı olamaz. (SV) 4. yoğunluk BH varlığı olduklarının farkındalar mı peki? (J) Evet... bu... (T) Farkındalık; Kasyopyalılar farkındalıklarının farklı seviyelerde olabileceğini söylediler.
C: Belki farklı seviyelerde, ama daha önemlisi; bir 4. yoğunluk BH varlığının veya varlıklarının yönelimleri farklı nitelikte olabilir.
S: (L) Yönelimleri derken BH-KH'yi kastetmiyorsanız, neyle ilgili yönelimi kastediyorsunuz?
C: Fizikselliğin, ruhsallığın, psişik yeteneğin veya farkındalığın yapısı.
S: (L) Yani buna göre bir vaftizci de olabilir... (T) Müslüman olabilir, katolik olabilir...
C: Hayır...
S: (T) Ruhsal seviyeler... Çok psişik olabilirler veya hiç psişik olmayabilirler...
C: Hayır. Yanlış yöndesiniz...
S: (L) Yönelimden neyi kastediyorsunuz?
C: Fiziksel, ruhsal, psişik olarak varlığın yapısı...
S: (J) İnsan olmayabilirler mi?
C: Bu bir olasılık. Ama başka pek çok olasılık var. Ve ilgili konu, veya ilgili konuların tanımı, bir referans içeriyor olabilir. Örneğin Ruth Montgomery olarak tanınan kişi tarafından yazılan "Strangers Among Us" (Yabancılar Aramızda) isimli popüler kitabı duymadınız mı?
S: (T) Biliyorum.
C: Peki o kitabın ayrıntılarla anlattığı şey nedir?
S: (L) "Walk-In"lerle ilgili kitap değil mi o? (J) Ben de tam walk-in'leri soracaktım. (SV) Hayır, o farklı. (T) Hayır, walk-in'ler hakkında değil.
(SV) Aramızda yaşayan dünyadışı varlıklar hakkında... Bir kasap olabilir, kasiyer olabilir... Çok uzun zaman önce okumuştum. (T) O yazarın dizi olarak beş-altı kitabı var.
C: Kitapları karıştırdınız.
S: (L) Bu hangisi?
C: "Strangers Among Us", Ruth Montgomery tarafından "walk-in" olarak tanımlanan fenomeni anlatıyor.
S: (L) Ama önceki celselerde bunun nadiren olduğunu söylemiştiniz.
C: "Nadir" göreceli.
S: (SV) Ruth Montgomery bazen walk-in'lerin kim veya ne olduklarının farkında olmadıklarını söylüyordu.
C: Nadir aynı zamanda geçici nitelikte de olabilir.
S: (J) Yani bedene girip kısa bir süre sonra çıkmak gibi mi?
C: Hayır. Frekans, sizin zaman ölçünüzle zamana göre statik olmak zorunda değil.
S: (T) Walk-in'ler hakkında pek araştırma yapmadım. Walk-in'in tanımı nedir?
C: Ruth Montgomery tarafından tanımlandığı şekliyle bir walk-in, bir ruhun, bir farkındalık seviyesinde çeşitli nedenlerle terk etmeyi seçtiği bedeni devralmayı seçen başka bir ruhtur. Bu şekilde, daha üst seviyeden gelen bir varlık, başka bir seviyede daha önce başka bir varlığın kullandığı bedene girebilir.
S: (T) Yani dördüncü seviye bir ruh, üçüncü seviyedeki bir bedene girebilir mi?
C: Hatırlayın, daha önce de tanımladığımız gibi, birinciden dördüncüye kadarki yoğunluklar, kısa dalga döngüsü, veya sizin deyişinizle  reenkarnasyon içerir. Bu yoğunluk seviyelerinin her birinde ruh-beden evliliği vardır. Bu yoğunluk seviyelerinin her birinde, yaşam deneyimlerinin incelenmesi ve değerlendirilmesi için, döngü sürecinde beşinci yoğunluğa geçişler vardır. 6. yoğunluk, kısa dalga döngüsünün gerekli olmadığı ilk yoğunluktur çünkü artık fiziksel eğilim yoktur. Bu nedenle, birden dörde kadarki tüm seviyelerde, fiziksel durumdayken, fiziksel bedenin bir ruh yansıması vardır. Bu nedenle kısa dalga döngüsünün çeşitli noktalarında, çeşitli türlerde bedenlenmeler mümkün ve hatta oldukça muhtemeldir. Anlıyor musunuz?
S: (T) Sayılır. Üzerinde epey düşünmek gerek. (J) Yani birinci yoğunluktan dördüncü yoğunluğa kadarki kısa dalga döngüsünde fiziksellik var. (L) Yani bir dördüncü yoğunluk varlığı, döngü sürecindeki beşinci yoğunluk aralarından birinin dönüşünde, bir üçüncü yoğunluk bedenine girmeye de karar verebilir, öyle mi?
C: Kullanılabilecek yöntemlerden biri budur, evet.
S: (L) Başka bir seçenek olarak, dördüncü yoğunluktan doğrudan bir üçüncü yoğunluk bedenine de gelebilirler mi?
C: Evet.
S: (T) Walk-in olarak. (L) Her iki tür de walk-in olarak düşünülebilir mi?
C: Doğru.
S: (T) Konuştuğumuz şeyi tam kavrayamadım. Walk-in'in devraldığı bedeni terk eden ruha ne oluyor? Nereye gidiyor?
C: Büyük olasılıkla, değerlendirme ve döngü için beşinci seviyeye.
S: (T) Sonra geri mi dönüyor?
C: Evet.
S: (L) Yani bu kitabı alıp tekrar okumak, bu konuda bir ipucu elde etmemizi sağlayacak. Bunu tavsiye ediyor musunuz?
C: Bu elbette size kalmış birşey.
----------------------------------------------------------------------

S: (L) Oryon KH, şu kötü şöhretli kırmızı kafalı Nordik dünyadışılar mı?
C: Evet, ve diğer tüm hümanoit kombinasyonlar.
S: (L) Eğer bu, Nordik tiplerle başladıysa ve diğer hümanoit kombinasyonların kaynağı da buysa, insan varlıkları için hangi genetik kombinasyonlar kullanıldı? Örneğin Zenciler / Siyah insanlar "Nordiklere" hiç benzemiyor.
C: Nordik genler Neandertal olarak bilinen, Dünya'da zaten mevcut olan gen havuzuyla karıştırıldı.
----------------------------------------------------------------------

S: (L) Kitap Nordik dünyadışıların bizimkinden farklı kimyasal temellere sahip bir kanı olduğunu tanımlıyor...
C: Bunlar önemsiz dezenformasyonlar. Kafataslarının ortalama %3 daha büyük olması dışında "Nordik" fizyolojisi sizinkiyle tamamen aynı. Sezginizi arttırmak için aranızda tartışın. Celseyi sonlandırmamız gerekiyor.
S: (L) Teşekkürler.
----------------------------------------------------------------------

S: (L) İlk sorum SV'nin durumuyla ilgili. Bize çeşitli ipuçları verdiniz ve kendim de çeşitli gözlemlerde bulundum. Ayrıca bu konuda kendi aramızda çeşitli tartışmalar, ağ çalışmaları yaptık. Bize genel bir şekilde söyleyebilir misiniz yoksa konu hakkında mutlaka spesifik sorular sormamız mı gerekiyor?
C: SV hayati öneme sahip bir bilgi deposu. İsmi senin için bir ipucuydu ama bunu fark edemedin. (ç.n.: SV'nin soyadı olan Vitale, "hayati, çok önemli" anlamına geliyor.)
S: (L) Tamam, ama SV...
C: Sıkıntı çekmenin nedeni de buydu; hiçbir değerli şey bedelsiz gelmez!!
S: (L) Şimdi bir kere SV bize yalan söyledi. ikinci olarak duygusal insan rolü oynamaya başladı ama siz bize robot insanların tek başlarına çok vakit harcadıklarını söylediğinizde aslında onun gerçek manada duygusal olmadığını düşünmeye başladım ve...
C: Bedel, canım, devam ediyor...
S: (V) Bu ilişkiyi devam ettirerek mi?
C: Nordik Anlaşması bir düaliteydi.
S: (L) SV Nordik anlaşmasıyla ilişkili olan bir yerden mi geliyor? Minesota mıydı o, neresiydi, oradan mı geliyor? Bu bağlantı hiç aklıma gelmemişti! Nordik Anlaşması bir düaliteydi... Bize Nordik Anlaşması'ndan ve bankacılık skandalından bahsettiğinizde, bu çift yönlü bir cümle miydi?
C: Belki, ama önemli olanı kaçırıyorsun! Nordik kökenli olan tüm kişilerin gizli güç merkezleri var. Bu merkezler karanlık da olabilir, ışık da olabilir... SV Thule Topluluğu gibi süper güç kaynaklarıyla doğrudan bağlantılı bir Cermen soyundan geliyor ve güçlerinin ve  misyonunun farkında. Pozitif yönelimli. Sen, devam etmek için gerekli güç ve bilgeliğe sahip olup olmadığının belirlenmesi için 4'ten 6'ncıya kadarki yoğunluklarda bulunan güçler tarafından test ediliyorsun!
S: (L) Tüm bunlara anlam veremiyorum. Berbat bir kırmızı aurası vardı...
C: Kırmızı aura hakkında daha fazla araştırma yapman gerekiyor. Buna dair mevcut bilgi kaynakların seni yanıltıyor olabilir.
S: (L) O zaman...
C: Biz Kasyopyalılarız, ama sen kendi iradenle kendi yaşamak istediğin gibi yaşarsın.
S: (L) Peki neden ona çok önemli bazı şeyleri yapmadığını ve buna devam ederse mahvolabileceğini söylediniz?
C: Kasetlerden oradaki mesajı tekrar incele ve zihnini her olasılığa açık tut. Art niyetsiz olarak kontrol et. Farkı fark et. Anlaşmanın düalitesi!!!
S: (L) Frank de Nordik kökenli. O da bu anlaşmanın bir üyesi mi?
C: Belki.
S: (F) Eğer öyleyse, bu yeni haber demektir. (Gülüşmeler) (L) SV'nin misyonunun farkında olduğunu mu söylüyorsunuz?
C: Bazıları öyle.
S: (L) Annesi onun misyonunu engellemeye yönelik mi davranıyor?
C: Anne önemsiz.
S: (V) Annesi. Evlatlığı olduğu annesi... önemsiz. Peki bu...
C: Geçmişinin bulutlu olması ilginç değil mi?
S:  (L)  Evet  ilginç  bir  durum.  (V)  Bunun  göründüğünden  daha  derin  olduğunu  hissediyorum...  (L)  Evet,  ama  diğer  bir  celsede  onun doğumundan, evlat edinilmesinden bahsetmişlerdi. Herşey ne kadar belirsiz ve o bu konuda hiçbirşey bilmiyor. Daha doğrusu bilmediğini iddia ediyor. Çok garip. SV bir "walk-in" mi?
C: Doğru terminoloji değil.
S: (L) Peki doğru terminoloji nedir? SV nedir?
C: Doğumlu.
S: (L) Bu ne anlama geliyor?
C: Keşfet.
S: (L) Nordik Anlaşması'ndan ve Thule Topluluğu derken, SV'nin programlandığını, çeşitli program katmanları olduğunu ve ondaki programın bir kısmının onun ne yapmakta olduğunun farkında olduğunu, diğer kısımlarının ise bunu bilmediğini mi söylüyorsunuz?
C: Evet, ama negatif birşey değil.
S: (L) Şimdi biraz daha derinleşmek istiyorum. SV sizin robot insanlar dediklerinizden biri olabilir mi? Pozitif amaçla programlanmış bir robot?
C: Hayır, robot "insanların" soyu olmaz.
S: (L) Yani bu genetik olarak belirli bir soya programlanmış birşey mi?
C: Tam olarak değil. Bu soydan olanlar ruhsal olarak uyumlu.
S: (L) Belirli yetenekleri etkinleştiren bir genetik soydan mı bahsediyoruz? Yani bu soy için hazırlanmış ilgili bir ruhla uyuşan genler.
C: Evet.
S: (L) SV'nin uzun yıllarını o Motorsiklet çetesiyle ve bu Nordik anlaşmasıyla geçirmiş olmasının bir önemi var mı?
C: Evet, ve 4. yoğunluk KH ile doğrudan ilişkili bir grup olan o çetenin yıkılmasına neden olmuş olan ve olmakta olan şey de bu.
S: (V) Onun varlığı onların yıkılmasına mı neden oldu? Yani bu iyi birşeydi. Bunu mu kastediyorsunuz? ... (L) Hepsinin hapsi boylamasını sağladı yani...
C: Evet, "Ajan SV"nin oluşturduğu koşullar sayesinde. Tüm durumla ilgili olarak algıladığınız duygu eksikliğinin nedeni de bu. Vitale, şimdiye kadar tanıdığınız en cesur insan! Aksi yöndeki tüm kanıtlar maske. Test sürecinin parçası.
S: (L) Eğer test edilmekteysek, bunu bize neden söylüyorsunuz? (V) Başarısız olmamanız için herhalde.
C: Evet.
S: (L) SV bunun farkında mı?
C: Başarısız olmamanız çok önemli.
S: (V) SV bunun...
C: Evet.
S: (V) Bununla ilgili daha ayrıntılı bilgi verebilir misiniz?
C: Keşfedin.
S: (L) Uçakla eve dönerken, daha yola çıkmadan önce başlayan bir fırtınanın içine girdik. Bu fırtına, karşıt güçler arasındaki savaşın bir yanürünü veya sızıntısı mıydı?
C: Evet.
S: (L) Bu özellikle bize zarar vermeye yönelik miydi? Çünkü fırtınanın üzerine çıkamadık, içinden geçmek zorunda kaldık. Pilot deneyimli olmasına rağmen endişeliydi.
C: Evet.
S: (L) Bunu sonlandıran şey neydi?
C: Vitale. Onun bundan ne kadar "etkilenmemiş" olduğunu hatırladın mı?!?
S: (L) Giderken korkmuş görünmesinin sahte olduğunu söylemiştim sana! (F) Evet, giderken korkuyor görünüyordu. Hem de korkulacak hiçbirşey yokken. Ama dönüşte uçak tilt makinesindeki bir top gibi savrulurken o uyuyordu. Benim midem bulanmıştı ve Laura sıçrıyordu!!!!
[Gülüşme] (L) Pekala, bu duruma yönelik nasıl reaksiyon göstermemiz gerekiyor?
C: Size bağlı.
S: (L) Evet böyle bir açıklama geleceğini biliyorduk. Bu açıklama olmadan bu gece iyi geçmezdi! (V) Bazı şeyler hiç değişmiyor ha? (L) Frank SV'nin geçmişiyle ilgili aslında çok daha fazla şey bildiğini söylüyor. Bu doğru mu?
C: Belki.
S: (L) Pekala, size güveniyorum arkadaşlar, işi akışına bırakacağım ve haklı olduğunuzu kabul edeceğim. Olan herşeyin en iyisi olduğunu, iyilik için olduğunu kabul edeceğim. Bu tür şeyler hakkında mızmızlanmayı ve endişelenmeyi keseceğim.
C: Atlamadan önce bakmanı öneriyoruz. Hızlı yargılarda herşey yanlış olabilir. Herşey göründüğü gibi değil... Hatırla, grubunuza veya etki alanınıza gelenler sandığınızdan farklı olabilir.
S: (L) Test edildiğimizi söylediniz. Ne için test ediliyoruz?
C: Devamlılık.
S: (L) Neyin devamlılığı?
C: Herşeyin.
S: (L) Herşeyin devamlılığı. Peki SV yoluyla mı test ediliyoruz?
C: Şu anda.
S: (L) Peki saldırı olduğunu düşündüğümüz şeyler sadece test miydi?
C: Vitale ile ilgili olanlar. Ve hayır, bu soyada sahip herkes aynı yönelimde değil, ama bu sizin için özel olarak hazırlanmış bir ipucuydu.
S: (L) SV'nin aradığımız 4. yoğunluk Nordik olduğunu mu söylüyorsunuz?
C: ?
S: (V) Belki sadece burada bulunmasıyla bile hayati öneme sahip bir katkı sunuyordur. (L) Pekala, Whitley Strieber bana cevap yazdı ve rüyamda deneyimlediğim okula aşina olduğunu söyledi. Bunu size sormuştum ve bununla ilgili keşfetmem gereken şeyler olduğunu söylemiştiniz. Whitley bu deneyimle ilgili anlattığım herşeyi iyi bildiğini söylüyor...
C: Herşey sunulduğu gibi değildir.
----------------------------------------------------------------------

S: (L) Tamam! Bu gayet kısa ve netti! Sonraki soru: "Uyuşturucu etkisi altındayken, medyumların veya normalin üzerinde zihinsel kapasiteleri olanların bir makineye bağlanarak bir tür fiziksel form yaratmaları mümkün olabilir mi?"
C: Mümkün. Şimdi incele: "Griler" "Kertenkele" varlıklarının sibergenetik araçları, o halde yardımı aslında kim yapıyor? Ve Kertenkelelerin arkasında kim var?? Atalarınız olabilir mi acaba!?!
----------------------------------------------------------------------

S: (L) Burada şöyle söylüyor: "İnsanın içinde olan ve tutku olarak ortaya çıkan ateş, yararlanabileceğimiz sırdır. Herşeyin sırrı tutkudur. Tutkuyla herşey mümkündür. Phoenix Projesi'ndeki zihin izleme deneyleri güçlendirilen beyin dalgalarıyla açıklandı. Aslında deneyde yapılan şey subjenin tutkusunu güçlendirmekti. Güçlendirilen şey subjenin "içsel iradesiydi" ve hepimizin içindeki o içsel ruh, o hareket gücü, elektrik enerjisi olarak ortaya çıktı. O gücü kullanmada ustalaştığında kontrol edilemezsin, artık evren senindir. İçsel ruhun ustası olduğunda fiziğin de ustası olursun." Yorumlarınızı rica ediyoruz.
C: Önce önceliği olanlar: Yardımı aslında kim yapıyor? Ve yardım nasıl yapılıyor?!!!!!!???
S: (L) Hopi materyaline göre Konsorsiyum'a Griler yardım ediyor... Yardımı kim mi yapıyor? Hmmm... Bir ipucu verin... Sanırım Kertenkeleleri kontrol edenler Nordik dünyadışılar. Griler Kertenkeleler tarafından yaratıldı ve Konsorsiyum'a onların yardım ettiği söyleniyor...
C: Yardım etmek mi? Yoksa etkileme mi?!? Eğer öyleyse nasıl?!? Ve herşeyin düğümlendiği yer de burası değil mi? Her zaman mutlak bir şekilde etki altında değil misiniz?!? Yaptığınız HERŞEY'de? Bunu defalarca söyledik... O yüzden lütfen yoldan sapmayalım, tamam mı?
S: (L) Yani domuz ağılında olduğumuz sürece domuz ağılındayız ve oradan çıkmadığımız sürece de onun İÇİNDEYİZ, öyle mi?
C: Öğrenme döngüsünde o noktaya ulaşana kadar.
S: (MM) Medyumlarda kullandıkları kimyasal neyin nesi? "Akaşik kimyasal" mı?
C: Ve alıntıladığın bilgi bütünüyle yanlış!
S: (L) Yani alıntıda anlatılan herşey yanlış mı?
C: "Tutku" bireyi "özgür" kılmaz. Tam tersi!
S: (L) Peki ya tutku bilgi içinse?
C: Bu tutku değil, ruhun arayışı.
S: (L) Peki bazı insanlara bu arayış güdüsünü veren şey nedir? Her yalanı ayıklayıp yalnızca çıplak gerçek kalana kadar herşeyin mutlak dibine ulaşma iradesi veren o buharlı silindir etkisini yaratan şey nedir?
C: Yanlış kavram. Bu yalnızca kişinin öğrenme döngüsünde o noktada olduğu anlamına gelir. O noktada hiçbir güdü gerekmez.
S: (L) Yani oradasın çünkü gerçeği aramanın herşey haline geldiği noktaya ulaşmanı sağlayan kritik bir eşiği aşmış oluyorsun, öyle mi? Ve bu, varlığının parametrelerini belirliyor. (MM) Bu öğrenme döngüleri dünyayı saran tabakalar gibi mi? ...
C: Hayır.
S: (L) Daha çok 360 derecelik bir daire gibi ve herkes bu dairede farklı bir noktada ve tüm daire dönüş halinde. Önündeki ve arkandakilere göre nispi konumun hiç değişmiyor ve herhangi birine yardım için yapabileceğin tek şey kendini hareket ettirerek daireyi hareket ettirmek, önündekini daha ileri itmek ve arkandakini de senin bir önceki yerine çekmek, doğru mu? Ve döngüde nerede olduğun ne yaptığını belirliyor...
C: Tek bir döngü, evet. Tek bir öğrenme döngüsü var ve o döngü üzerindeki yerin DENEYİMLERİNİ belirliyor ve tersi.
---------------------------------------------------------------------
C: Neyin gelmekte olduğuna dair bir miktar önbilgiyle bu zamanda enkarne olmayı seçtin. Uzay saldırısıyla ilgili rüyalarını hatırla.
S: (L) Bu varsayılan dünyadışı varlıklarla ilgili olarak hangi ırk türlerinden bahsediyoruz?
C: Üç temel tür. Nordik, Sürüngenimsi ve Griler. Grilerin pek çok türü, Nordikler'in ve Sürüngenimsi'lerin ise 3 türü.
S: (L) Peki "iyi adamlar" hangi ırktan?
C: 6. yoğunluk "rehberlerle" işbirliği halindeki Nordikler.
S: (L) Tek iyi adam grubu bu mu?
C: Tüm ihtiyacınız olan bu.
S: (L) Harika! Yani eğer bir Gri veya Kertiş görürsek, pek hoş adamlar olmadıklarını anlayabiliriz. Ama uzun ve sarışınsa sorman gerekiyor!
C: Hoş olan ve olmayan konusuna gelindiğinde herşey subjektif. 2. yoğunluktaki bazı varlıklar en hafif deyimle sizi hiç "hoş" görmezdi mesela!!!
S: (L) Bundan eminim! Özellikle hamamböcekleri! Belki de bu iyi adamlardan bazılarıyla temas kurmamız gerekiyor...
C: "Zamanı" geldiğinde.
---------------------------------------------------------------------------
S: (L) Tamam, şimdi: Kral Arthur efsanesinin ardında gerçek, tarihsel bir kişilik olup olmadığını öğrenmek istiyorum.
C: Yakın. Kahinin meclisi. Gizli bir anlaşma.
S: (L) Kral Arthur'un ardındaki o güç Nordik Anlaşması dediğiniz şey miydi? (ç.n.: "Nordic Covenant": anlaşmadan da ziyade o anlaşmayı yapanların oluşturduğu grubu ifade eden bir terim sanırım)
C: Hayır.
S: (L) Peki herhangi bir bağlantı olabilir mi?
C: Belki bir çeşit uzantı gibi birşey var.
S: (L) Nordik Anlaşması Artur'un Anlaşması'nın bir uzantısı mı, yoksa tersi mi?
C: Kral Arthur hikayesi, Nordik Anlaşması kökünden bir uzantıya dayalı.
S: (L) Tamam. Nordik Anlaşmasının pozitif veya negatif olabileceğini söylemiştiniz. Arthur uzantısı pozitif bir uzantı mı?
C: Her ikisi.
S: (L) Bu Kahin Meclisi hangi dönemde var olmuştu?
C: "Karanlık Çağlar" boyunca.
S: (L) Belirli bir yıl veya yıllara şeklinde bir tarih verebilir misiniz?
C: Bunu sana bırakacağız.
S: (L) Bu Karanlık Çağlar dönemiyle ilgili fark ettiğim başlıca şey, İsa'nın doğumundan itibaren yaklaşık 1300 yıl kadar süre boyunca inanılmaz bir belge eksikliğinin söz konusu olması. Tours'lu Gregory gibi keşişler tarafından yazılmış bazı elyazmaları var ama genel olarak o dönemden kalan şeyler yalnızca keşişler tarafından kilisenin kontrolü altında hazırlanmış şeyler. Sanki tüm dünya okuma yazmayı bırakmış gibi görünüyor. Peki durum gerçekten öyle miydi? O dönemde kimse birşey yazmıyor muydu?
C: Yakın.
S: (L) Bunun nedenleri arasında Katolik Kilisesi'nin yazı ve eğitim üzerindeki kontrolü, görüşlerine uymayan herşeye karşı koyması da var mı?
C: Yakın.
S: (L) O anlaşma grubunda kaç kişi vardı?
C: Yanıtları ara. Ağaçlar seni yanıta götürecek.
----------------------------------------------------------------------

S: Yahudilerin Arami/Ari olduğunu mu söylüyorsunuz?
C: Hayır. Yahudiler başlı başına kategorize edilebilir bir soy değil.
S: Daha sonra İsa olarak temsil edilen kişinin hayatı, Paul'ün tanımladığı gibi Yeni Kan Kovenantı mıydı mı?
C: Hayır.
S: Bu, Nordik Kovenantı ile herhangi bir şekilde ilişkili mi?
C: Paralel bir anlamda.
S: ... Nordik Kovenantı burada okuduğum şeylerin herhangi birine herhangi bir anlamda yakın mı?
C: Nordik Kovenantı mistik birşey, teolojiyle doğrudan ilişkili değil.
S: Ne kadar süredir var?
C: 5129 yıldır.
S: İnsanlarla insanlar arasında mı yapıldı, yoksa insanlar daha yüksek yoğunluklardan varlıklar arasında mı?
C: Çoğunlukla insanlarla insanlar arasında, ama kısmen diğeri.
S: Şu anda dünyada mevcut olan Nordik Kovenantı, ilk başlatıldığı zamankine benzer bir formatta mı?
C: Evet.
S: Bu Nordik Kovenantı, Quorum dediğiniz şeyle aynı mı?
C: Hayır.
S: Nordik Kovenantı Quorum'a karşıt mı? Yoksa sadece farklı mı?
C: Parçalı ilişki.
S: Bu konuyla ilgili sormamın iyi olacağı, kendi araştırma seyrimde keşfetmeyeceğim herhangi belirli birşey var mı? Mail grubu bu konuyla ilgili birkaç soru sordu ve bu konuya biraz eğilmem gerektiğini düşündüm. Nordik Kovenantı sarışın ve mavi gözlü insanlar arasında mı yapıldı?
C: Merkezi konu bu değil.
S: Nordik Kovenantı ile ilgili merkezi konu nedir?
C: Soy dünya dışına uzanıyor.
S: Bu Nordik Kovenantı belirli bir soyu koruma veya çoğaltma amacıyla mı mevcut?
C: Sırları korumak için.
S: Bu sırrın bir soyla ne ilgisi var?
C: Bunu anlaman gerekir!
S:  Bu  soydan  olan  ve  bu  sırlara  sahip  olan  insanlar,  4. yoğunluğa  geçiş  sırasında  Kertişlerin  kullanmak  istedikleri  yeni  bedenlerin  genetik mühendisliğiyle ilişkili olanlarla aynı kişiler mi?
C: Hayır.
S: Bu sırlar bizim medeniyetimiz veya ırkımız için negatif mi?
C: Sizin perspektifinizden, belki.
S: Bu soylar Nefilim'le mi ilgili?
C: Biraz.
S: Korudukları sırlar nedir?
C: Kökenleriniz; varlığınızın yapısı.
S: Demek bu Nordik Kovenantı bizim alemimizin karanlığını, zaman döngülerini, yeniden oynatımlarını ve bu tür şeyleri gizlemek isteyenler, öyle mi?
C: Oyunculardan biri, evet.
S: Ayrıca Nordik Kovenantı'nın bir dualite olduğunu, pozitif veya negatif olabileceğini söylemiştiniz. Eğer bu negatif tarafıysa, pozitif taraf da buna benzer mi, yoksa farklı mı?
C: Mevcut kavrayışınız için fazla karmaşık.
S: Tapınakçıların veya Katarların veya her kimse onların "gömülü hazinesi", İskenderiye kütüphanesine ait olan ve insanın gerçek kökeni ve doğasını anlatan el yazmaları mı?
C: Eğer öyleyse, belki bu nasıl bir yapı altında yaşadığınızı açıklıyordur.
S: Toplum mu? Evren mi? EM ızgarası mı? Bunlardan herhangi biri veya hepsi mi? Nasıl bir yapı altında yaşıyoruz?
C: Zorlanan seçimler.
S: İskoçya'da Man Adası açıklarında gömülü olan şey bu mu?
C: Hayır, en azından bütün bulmaca değil.
S: Bu yeri belirlemede doğru yolda mıyım? Ona göre daha ayrıntılı haritalar edinme projeme geçeceğim.
C: Bir parça orada.

----------------------------------------------------------------------

S: (L) Ve bu bizim fiziksel bağlantımız ya da temelimiz mi ?
C: Evet bio-mühendislikle yaratılmış 3. yoğunluk varlıkları olarak sizler, fiziksel gerçeklik içerisinde etrafı saran açık büfe cennetinde ön tarafta bulunuyorsunuz.
S: (A) Yani bizler 3. Yoğunluk bio-mühendislikle yaratılmış varlıklarız. (L) Bu başka bir soruya yöneltiyor: Merovenj kan bağı ya da 'Nordik Kovenantı' kan bağı hakkında bir çok söylenti var, ya da ne isim takılırsa takılsın ama sürüngen genetik soyunun daha 'yeni' bir versiyonu hakkında. Bu Sümer mitlerinde yer alan, Tanrı Oannes ya da Merovenjlerin anasını, denizde yıkanırken hamile bırakan Quinotaur olarak temsil ediliyor. Hatta, çoklukla bir deniz kızı ya da su perisi olarak tarif edilen ve Anjoular'ın kurucusunun karısı olan Melusine'yi bile. Yani, ortada , bu kan soylarında çok daha güçlü ve kudretli bir sürüngen bağı olduğuna ilişkin bir iddia var. Bu doğru mu ? [ç.n. Anjoular = Angevin soyu]
C: Belki olabilir.
S: (L) Peki bir şekilde önemli mi ?
C: Materyalizme takıntılı olanlar için.
------------------------------------------------------------------------------
S: (L) VB'nin bir sonraki sorusu: "Şu anda gezegende kaç tane 4. yoğunluk Nordik tipi olabilir? Yani gezegende kaç tane 4. yoğunluk Nordik BH varlığı var?"
C: Eğer bunu bilmek faydalıysa, sonuca yaklaşmak için kendi algı güçlerinizi kullanın.
S: (L) Bence sayı tüm gezegen nüfusunun %2'si gibi birşey olabilir.
C: Hayır.
S: (L) Daha fazla mı, yoksa daha az mı?
C: Az.
S: (L) Belki yaklaşık olarak doğrudur?
C: Hayır.
S: (L) Yaklaşık olarak bile doğru bir yüzde değil bu, öyle mi?
C: Evet.
S: (L) Şu anda gezegende olan, yani 3. yoğunluk KH olarak ortaya çıkmış olan varlıkların, zamanda belirli bir noktada, bir olay nedeniyle,mesela Dalga nedeniyle genetik olarak etkinleşip 4. yoğunluk BH Nordiklere dönüşme ihtimali var mı?
C: Yakın. Ama yanıt fiziksellikten ziyade ruhsallıkla ilgili.
S: (L) Yani 4. yoğunluk BH varlıklarının kanalları veya projeksiyonları olan pek çok 3. yoğunluk insan mevcut olabilir şu anda öyle mi?
C: Ruhlar canım, ruhlar!
S: (L) Yani 4. yoğunluk ruhların kaldığı 3. yoğunluk bedenler var, ama BH'nin özgür iradeyi onurlandırması nedeniyle bu bedenlerin hepsi şu anda 3. yoğunluk sınırlandırmaları altında, öyle mi?
C: Evet.

----------------------------------------------------------------------

S: (L) Birkaç durumda ağaçlardan bahsettik. Ağaçların beni bir yanıta götüreceğini söylediniz. Sonra kayın ağacı, meşe ağacı, kan soyları, aile ağaçları ve Nordik Kovenantı'ndan bahsettiniz. Nordik Kovenant'ını sorduğumda cevabı bulacağımı, ağaçların beni yanıta götüreceğini söylemiştiniz. En az sapmış bilgilere ulaşmak için hangi kaynağa gitmem gerektiğini sordum. Yine "ağaçlar" diye yanıt verdiniz. Sonra kitap içindeki ağaç yapraklarına işaret ettiniz. Sonra tamamen ağaçlar hakkındaki kitabı okurken, gelip ejderha yumurtasını serbest bırakacak olan, belirli bir soydan birine ihtiyaç olduğu yazıyordu. "Yılanları harekete geçirsin veya geçirmesin, ancak o soydan o şahıs derine inip oradan ruhu getirebilir. Eğer zamanın kapılarında yerini tutabilirse." Ayrıca bana yanıt olarak "Göremiyor musun?" diye sordunuz. Belirli soydan olan bu şahsın, zamanın kapılarını açmak için insanla tanrılar arasında bir köprü kurma görevi olduğu da söyleniyor. Bana bu şeylerin zaten bariz olan açıklamaları olduğunu söylediniz. Sonra ben bu kitapla ve içindeki ağaçlarla ilgili soru sorunca, bunun bu kitaptaki şeyleri anlamamı sağlayacak bir ipucu olup olmadığını sorduğumda siz de "elbette" diye yanıt verdiniz. Tüm o şamanik konular, dünya ağacı, dünya ekseni, bunlarla ilintili birşey olarak bir merdiven inşa etme fikrinden bahsettiniz. Bir misyonu gerçekleştirmekten bahsettiniz, misyonun örümceğin delinmesi olduğunu söylediniz ki bu da yine dünyanın ekseni ve dünya ağacıyla ilgili bir şey ve adım adım çıkılması lazım. Sonra VB'den ve Beanstalk'dan bahsettiniz, ki bu da dünya ağacının diğer bir örneği. Kaderleştirilen bir eylemle ilgisi olan tüm bu ağaç simgeleriyle tekrar tekrar karşılaşıyoruz. Bir kişinin, insanlığın geri kalanı için "zamanın kapılarında durup" fiziksel olarak bir aktarıcı görevi görmesi gerektiği yönünde ipuçları veriyor gibisiniz. Sonra kısa bir süre önce kutupyıldızına değindiniz. Hayatımda böyle birşeyi yapabilecek biri olarak kendimi düşündüğüm zamanlar olmuş olabilir. Ama eğer düşündüysem, bu ego düşünüşüydü.
Böyle birşey için biraz yaşlanıyorum, o yüzden bunun benim rolüm olduğunu sanmıyorum. Ama dünyadaki birinin rolünün bu olduğunu düşünüyorum. O kişinin aramamız gereken biri olup olmadığını o kişiyi bulup bulmayacağımızı sormak istiyorum.
C: Belki bulacaksın, belki de o / onlar seni bulacak!
S: (L) Bu omzumdaki yükü biraz azaltıyor. Sanırım öyle birşey yapan biri bir daha herhangi birşey için asla faydalı olamaz. Böyle birşeyi yapan kişi bir kurban gibi olur. Böyle bir dönüştürücü görevi görerek hayatını başkaları için feda edecek ve tüm devrelerini yakacak. Yorumda bulunabilir misiniz?
C: Hayır.
S: (L) Bunu yapan kişinin temelde kendini feda ettiği ve bu süreçte kendini kızarttığı fikri doğru mu?
C: Bazı durumlarda.
S: (L) Zamanın kapılarında durup bir köprü görevi görecek olan birini aradığımız doğru mu?
C: Belki. Göreceksiniz...
----------------------------------------------------------------------

S: (L) Pekala, bir sonraki soruya geçiyoruz: I  'nın ve benim teorimizde olduğu gibi, Samiler Ari genetiğiyle Zenci genetiğinin bir karışımı mı?
C: Kısmen.
S: (L) Bir keresinde Sami genetik kod yapısının "misyon kader profili ön kodlamasından" bahsetmiştiniz. Elbette bunun 130.000 yıl önce yapıldığını söylemiştiniz. Çok uzun bir süre önce. Peki o orijinal kod yapısı başta Siyah insanların genetiğine mi kondu? Siyahların Sami Arilerle olan karışımları yoluyla diğer ırklara yayılması için?
C: Kısmen.
S: (L) Diğer kısmı nedir?
C: Samiler üzerinde genetik ayarlama.
S: (L) Güney Sahra Afrika genlerinde kişiyi daha BH eğilimli yapan birşeyler var mı?
C: Hayır.
S: (L) Öyleyse neden bu insanları yok etmek için sürekli bir çaba harcanıyor gibi görünüyor? Bu sadece karma mı? [TB'ye] Bunu daha önce de sormuştuk ve cevap bunun kısmen karmik olduğu, çünkü Siyah insanların geçmişte yüksek bir medeniyetleri olduğu ve zalim oldukları söylenmişti. Aynı şey Yahudiler için de geçerli. Onlar reenkarne olan Atlantisliler.
Ve holokost da, daha önce küresel medeniyeti yok etmelerinin suçunun hafifletilmesinin bir parçasıydı. Pekala, 4. yoğunluk Nordikleri aramızda görme vaktine yaklaşıyor muyuz?
C: Yakın.
S: (L) Herhangi birimiz onlardan herhangi birine rastladı mı?
C: Yüksek olasılık.
----------------------------------------------------------------------------
C: Elitlerin hazırlık için yapmakta oldukları şey. Yapay zeka girişiminin bir parçası.
S: (L) Yani uzaylıların konuşmalarını tercüme edebilecek otomatik bir çevirmen mi yapmasını istiyorlar yapay zekadan?
C: Evet
S: (Joe) Uzaylı konuşmasını nereden alıyorlar?
C: "Uzaylılarla" etkileşimler.
S: (L) Yani şu anda uzaylılarla etkileşimleri mi var?
C: Evet ve dezavantajlı durumdalar.
S: (Joe) K'lara ve başka kaynaklara göre, uzaylılarla oldukça uzun zamandır konuşuyorlardı zaten. Bu durumda...?
C: Evet ama uzaylılar kendi aralarında insanların anlamayacağı şekilde konuşabilir, niyet ve planlarını gizleyebilirler.
S: (Pierre) Evet, sadece istediklerini açıklarlar, planın tamamını değil.
C: Evet
S: (L) Demek insanlar... Bazılarının uzaylılardan şüphelendiği anlamına mı geliyor bu?
C: Oo, evet. Ama diğer bazıları tam da tarif edildikleri gibi: "Walk-in"lere konak oluyorlar.
S: (Joe) Demek uzaylılarla toplantı yapıyorlar. Uzaylılar onlarla İngilizce veya herhangi bir insan dilinde konuşuyor ve sonra ara verip kendi uzaylı dillerinde mi tartışıyorlar? Dilini bilmediğin birileriyle toplantı yapmak gibi.
C: Onun gibi birşey.
S: (L) Ama uzaylıların zihin okuma yeteneği yok mu? Bu yapay zekalı tercümana sahip olduklarını varsayalım. O zaman şeyi düşünmezler...
Oo, kendi sorumu yanıtlamış oldum, yani biri yine de onu düşünüyor olurdu.
C: Bazıları düşünceleri bloke etme konusunda eğitimli.
S: (Joe) Şimdi uzaylıların insanlarla konuşmalarından bahsettiğimizde, insanların ve "uzaylıların" bir arada bulunduğu bir odada mı oluyor bu, fiziksel bir şekilde?
C: Evet
S: (Joe) Peki uzaylılar insanların bakış açısından nasıl bir şekil alıyorlar?
C: Genellikle Nordik tipler.
S: (Joe) Çünkü timsahlar çok korkutucu olurdu.
C: Evet

----------------------------------------------------------------------


Nordikli varlıklar BH ve KH olabiliyor, KH olanların 4Y den fazla çıkmamaları yanında BH olanlar insan soyları içinde ömür sürdürüyor bir kısım Nordik Walk -İn tarzıyla aramızda geçici olarak bulunuyorlar,

Walk-İn i hatırlayalım buradaki 3Y varlığı ile anlaşıp bir 4Y varlığı geçici bir ruhsal takas yapıyorlar, sonunda iş bitince herkes eski yerlerine dönüyor,

Ayrıca 4KH Nordik, sürüngenler griler sıralanmasında en evvel geliyor,

"S: (L) Oryon KH, şu kötü şöhretli kırmızı kafalı Nordik dünyadışılar mı?
C: Evet, ve diğer tüm hümanoit kombinasyonlar."

Görüldüğü gibi bir çok alıntı gurubunu kısaca özetlemiş oldum, ama uzun okuyanların  çok daha fazla şeyler kazandıklarını düşünüyorum
Nordik 4Y varlıklarının nasıl tipler olduğunu bir ara bir dost çok güzel aktarmıştı ,korkutma yanında aydınlatma yolunda oldukça etkiliydi fakat benim p.c. de silinmiş bulamadım,bulup hatırlatan olursa sevinirim,

Dünyadakiler ise bizlerin formunda her hangi bir birey halindeler,neondartallar ile gen havuzunda karıştırılmış kafatasları yüzde 3 civarında büyük başka pek fark olmayan dünya insanı formundalar,

Bütün bunların yanında celse ekibinin üzerinde durup ısrarla aradıkları ve ne maksatla olduklarını anlama yolunda isteklerini K.lar uzun süre zihinleri çalıştırma yolunda geçiştirip sonlara doğru bir şeyler açtıklarını zannettiğim "Nordik Kovenantı"olayı var ,

Evvela şu alıntı kısmına bakalım,
---
"S: Daha sonra İsa olarak temsil edilen kişinin hayatı, Paul'ün tanımladığı gibi Yeni Kan Kovenantı mıydı mı?
C: Hayır.
S: Bu, Nordik Kovenantı ile herhangi bir şekilde ilişkili mi?
C: Paralel bir anlamda.
S: ... Nordik Kovenantı burada okuduğum şeylerin herhangi birine herhangi bir anlamda yakın mı?
C: Nordik Kovenantı mistik birşey, teolojiyle doğrudan ilişkili değil.
S: Ne kadar süredir var?
C: 5129 yıldır.
S: İnsanlarla insanlar arasında mı yapıldı, yoksa insanlar daha yüksek yoğunluklardan varlıklar arasında mı?
C: Çoğunlukla insanlarla insanlar arasında, ama kısmen diğeri.
S: Şu anda dünyada mevcut olan Nordik Kovenantı, ilk başlatıldığı zamankine benzer bir formatta mı?
C: Evet.
S: Bu Nordik Kovenantı, Quorum dediğiniz şeyle aynı mı?
C: Hayır.
S: Nordik Kovenantı Quorum'a karşıt mı? Yoksa sadece farklı mı?
C: Parçalı ilişki.
S: Bu konuyla ilgili sormamın iyi olacağı, kendi araştırma seyrimde keşfetmeyeceğim herhangi belirli birşey var mı? Mail grubu bu konuyla ilgili birkaç soru sordu ve bu konuya biraz eğilmem gerektiğini düşündüm. Nordik Kovenantı sarışın ve mavi gözlü insanlar arasında mı yapıldı?
C: Merkezi konu bu değil.
S: Nordik Kovenantı ile ilgili merkezi konu nedir?
C: Soy dünya dışına uzanıyor.
S: Bu Nordik Kovenantı belirli bir soyu koruma veya çoğaltma amacıyla mı mevcut?
C: Sırları korumak için.
S: Bu sırrın bir soyla ne ilgisi var?
C: Bunu anlaman gerekir!
S:  Bu  soydan  olan  ve  bu  sırlara  sahip  olan  insanlar,  4. yoğunluğa  geçiş  sırasında  Kertişlerin  kullanmak  istedikleri  yeni  bedenlerin  genetik mühendisliğiyle ilişkili olanlarla aynı kişiler mi?
C: Hayır.
S: Bu sırlar bizim medeniyetimiz veya ırkımız için negatif mi?
C: Sizin perspektifinizden, belki.
S: Bu soylar Nefilim'le mi ilgili?
C: Biraz.
S: Korudukları sırlar nedir?
C: Kökenleriniz; varlığınızın yapısı.
S: Demek bu Nordik Kovenantı bizim alemimizin karanlığını, zaman döngülerini, yeniden oynatımlarını ve bu tür şeyleri gizlemek isteyenler, öyle mi?
C: Oyunculardan biri, evet.
S: Ayrıca Nordik Kovenantı'nın bir dualite olduğunu, pozitif veya negatif olabileceğini söylemiştiniz. Eğer bu negatif tarafıysa, pozitif taraf da buna benzer mi, yoksa farklı mı?
C: Mevcut kavrayışınız için fazla karmaşık."
---

Dikkat edilmesi gereken husus, bu Kovenant monoteizm veya teoloji dediğimiz tanrısal literatüre ait değil , bunlardan daha derin gizem ihtiva eden ve bir anlaşma anlamından daha geniş düşünülmesi gereken  olduğunu anlamalıyız,

Sonuçta şu alıntıyı tekrar ele aldığımızda ortada ağaç ve zaman kapılarında durup gerçeğe yöneltmek yönünde üstlenilecek bir görev anlayışı ortaya koymak icap ettiğini idrak etmeye başlıyoruz,

Bu işi sadece Laura ve celse dostları değil farkındalık yolunda gelişmiş her bireyin yapması gerektiğinde olduğunu ortaya çıkarıyoruz,

Var oluş olarak madde denilenin enerjiden varlıkların  zerre özelliğinden insan bilincine kadar uzanan bir oluşumun anlanması,

Ve sadece dünyada değil evrenin bu madde anti madde özelliğine sergilenmiş mozaiğinde insanın baş rol oynadığını belirten  bilgiler sergilenmekte,

İzahlarda bu işin içinde insan atalarımızın olduğu söylendiğinde var oluşun bu segmentini yürüten ve bunu belirli bir düzene oturtmaya çalışan bir anlaşmadan öte Kovenanttan bahsediliyor,

Yani saçılmış dağılmış veya her ne şekilde tarif edilirse edilsin bu madde işine girişmiş akılın, insan veya hümonoit hangi yapıda olursa olsun oluşan unsurların tekrar birliğe dönüşüne kadar yani bilinç etrafında buluşana kadar olanları olacakları düzenleyen  gözlemleri ön plana alan deneyleri ve yapılacakları devreye alan bir antlaşma,

Varlıkların ırkların negatif ve pozitif seçimlerine bakılmaksızın karıştırılıp bu madde özelliğindeki değişim metamorfoz faaliyetleri ile dağılmış olanın veya sanılanın birde birleşmesi için gereken her şey, her faaliyet,

---

"S: Diğer bazı sorulara geçeyim. Daha önce, Nordik Kovenantı ile ilgili merkezi şeyin, gezegenimizin dışına çıkan soyların varlığı olduğunu söylediniz. Anladığım kadarıyla gezegendeki tüm insanların soyu gezegenin dışına çıkıyor. Nordik Kovenantı'nda soyların dünya dışına çıkmasından kastettiğiniz şey nedir?
C: Hepsi bu kadar yeni değil, hepsi bu kadar "saf" değil.
S: Yeni derken, ne kadar yeni?
C: Transkriptleri kullanarak tahmin yürüt. "

----

İş bu konuma gelince olanın esasını kavramak biraz güçleşiyor neticede KH güçlerinin etkisi ile monoteizm dayatması ile oluşmuş bilgi diye sunulan dünyasal donelere zihinleri kaydırdığımızdan orta yollu bir  izaha yönelmeye çalışmaktayız,
---

"S: (L) Yani bilgi edinme ve bedenin üzerindeki kontrolü geliştirme meselesi bu. Eğer zihnin ve merkezi sinir sistemin daha üst bilinç seviyeleriyle uyumlanırsa, algılama kapasiten için bu önemli bir sonuç doğurur öyle mi?
C: Yakın.
S: (L) Birkaç durumda ağaçlardan bahsettik. Ağaçların beni bir yanıta götüreceğini söylediniz. Sonra kayın ağacı, meşe ağacı, kan soyları, aile ağaçları ve Nordik Kovenantı'ndan bahsettiniz. Nordik Kovenant'ını sorduğumda cevabı bulacağımı, ağaçların beni yanıta götüreceğini söylemiştiniz. En az sapmış bilgilere ulaşmak için hangi kaynağa gitmem gerektiğini sordum. Yine "ağaçlar" diye yanıt verdiniz. Sonra kitap içindeki ağaç yapraklarına işaret ettiniz. Sonra tamamen ağaçlar hakkındaki kitabı okurken, gelip ejderha yumurtasını serbest bırakacak olan, belirli bir soydan birine ihtiyaç olduğu yazıyordu. "Yılanları harekete geçirsin veya geçirmesin, ancak o soydan o şahıs derine inip oradan ruhu getirebilir. Eğer zamanın kapılarında yerini tutabilirse." Ayrıca bana yanıt olarak "Göremiyor musun?" diye sordunuz. Belirli soydan olan bu şahsın, zamanın kapılarını açmak için insanla tanrılar arasında bir köprü kurma görevi olduğu da söyleniyor. Bana bu şeylerin zaten bariz olan açıklamaları olduğunu söylediniz. Sonra ben bu kitapla ve içindeki ağaçlarla ilgili soru sorunca, bunun bu kitaptaki şeyleri anlamamı sağlayacak bir ipucu olup olmadığını sorduğumda siz de "elbette" diye yanıt verdiniz.
Tüm o şamanik konular, dünya ağacı, dünya ekseni, bunlarla ilintili birşey olarak bir merdiven inşa etme fikrinden bahsettiniz. Bir misyonu gerçekleştirmekten bahsettiniz, misyonun örümceğin delinmesi olduğunu söylediniz ki bu da yine dünyanın ekseni ve dünya ağacıyla ilgili bir şey ve adım adım çıkılması lazım. Sonra VB'den ve Beanstalk'dan bahsettiniz, ki bu da dünya ağacının diğer bir örneği. Kaderleştirilen bir eylemle ilgisi olan tüm bu ağaç simgeleriyle tekrar tekrar karşılaşıyoruz. Bir kişinin, insanlığın geri kalanı için "zamanın kapılarında durup" fiziksel olarak bir aktarıcı görevi görmesi gerektiği yönünde ipuçları veriyor gibisiniz. Sonra kısa bir süre önce kutupyıldızına değindiniz. Hayatımda böyle birşeyi yapabilecek biri olarak kendimi düşündüğüm zamanlar olmuş olabilir. Ama eğer düşündüysem, bu ego düşünüşüydü.
Böyle birşey için biraz yaşlanıyorum, o yüzden bunun benim rolüm olduğunu sanmıyorum. Ama dünyadaki birinin rolünün bu olduğunu düşünüyorum. O kişinin aramamız gereken biri olup olmadığını o kişiyi bulup bulmayacağımızı sormak istiyorum.
C: Belki bulacaksın, belki de o / onlar seni bulacak!
S: (L) Bu omzumdaki yükü biraz azaltıyor. Sanırım öyle birşey yapan biri bir daha herhangi birşey için asla faydalı olamaz. Böyle birşeyi yapan kişi bir kurban gibi olur. Böyle bir dönüştürücü görevi görerek hayatını başkaları için feda edecek ve tüm devrelerini yakacak. Yorumda bulunabilir misiniz?
C: Hayır.
S: (L) Bunu yapan kişinin temelde kendini feda ettiği ve bu süreçte kendini kızarttığı fikri doğru mu?
C: Bazı durumlarda.
S: (L) Zamanın kapılarında durup bir köprü görevi görecek olan birini aradığımız doğru mu?
C: Belki. Göreceksiniz...

--

Kısaca madde aleminden antimadde alemine geçiş veya bunun tersi, yapılacak sonuçlanacak veya her iki  yönde değerlenecek olanların genel bir tasnifi ve yeni yeni oynamalara sürülerek negatif ve pozitif yönde uç noktalara kadar gidişin ortaya konması,

Diğer yönden bir başka ifade ile çekim bahsinde işlenen dağilma ve toplanma fenomenlerinin genel düzeni faaliyetleri hakkında antlaşma,

Bu noktada bu işte devreye giren ilgilenen varlıklar arasında hiyerarşik düzen sadece farkındalıkta erişim seviyeleri ile belirmekte,

"C: Belki bulacaksın, belki de o / onlar seni bulacak! "

Farkında olayında yüksek seviyelere gelen, zamanın kapılarını tutan veya tutanlardan olacaktır,

Ara..

sybleman

#1621
Fraktallar mevzusunda bilimsel, spritüel anlamları ve celselere bakarak çözmeye çalışıyorum. Aslında sanki hepsi aynı noktaya geliyor.  Evrendeki en küçük birimden en büyük birime kadar fraktal yapılaşma var. Ama sanki enerjinin fraktal görünümü ilüzyonu ifade ediyor gibi algıladım. İlüzyonun oluşmasında enerjinin fraktal yapılar vasıtasıyla bizim maddeyi görmemiz üzerinden bir ilişki kurdum. Ama tabii ilüzyonu hissetmek mevzusu fraktallarla nasıl örtüşür hiç bilmiyorum.

Gerçi kauntum titreşimi alanında olunca, sanki renkler ve ses bile bazen enerji dalgası gibi çarpabiliyor. Belki de algımızı da biz oluşturuyoruz, hissetmeyi seçen de biziz, programlama dolayısıyla şartlandırıldığımız şeyleri hissediyoruz.


https://en.wikipedia.org/wiki/Closed-eye_hallucination
wikipedia ise bu olaya bilimsel bir yaklaşımla kapalı göz halüsünasyonları adını vermiş. Seviye seviye değişime uğruyor. Konsantrasyonun farklı seviyelerinde farklı görünümler elde edilebilliyormuş.

LSd ile bu tarz görünümler elde edenler var, ama eğer konsantrasyon ile elde edilebilen bir durum ise, lsd anında dikkatin arttığını mı düşünmeliyiz? K'lar LSd üzerinden farklı bir açıklama getirmiş.

S: (L) JR ve ben 4. yoğunluktaki sanatsal ifadeyi çok merak ediyoruz. Bu boyutta çoğumuz sanat ve müziği çok olumlu bir şekilde
deneyimliyoruz ve bazen müzik çok ruhsal ve dönüştürücü olabiliyor. İnsanı çok sıradışı yerlere götürebiliyor. 4. yoğunluktaki durum nedir?
C: 4'te örneğin sesleri "görebilir", renkleri "duyabilirsiniz."
S: (L) Peki, bu... Lütfen bu soruyu sorduğumda sakin olun ama... (F) Ne soracağını biliyorum... (L) Birşey söylemeyeceksin ama tamam mı?
Yıllar önce 60'lar ve 70'lerin bir çocuğuyken LSD denedim. (TR) Ne soracağını çok iyi biliyorum, evet, çünkü onu ben de gördüm! (J) Evet.
(L) Çok ilginç! Müzikle birlikte geometrik şekiller ve renkler ortaya çıkıyordu. (TR) Evet! (L) Burada bahsettiğimiz şey de bu mu?
C: Bingo!
S: (L) Yani diğer bir deyişle...
C: Sıradaki sorunun cevabı evet, 4. yoğunluktan bir sızıntı deneyimledin


Tgur

#1622
"Fraktallar mevzusunda bilimsel, spritüel anlamları ve celselere bakarak çözmeye çalışıyorum. Aslında sanki hepsi aynı noktaya geliyor. Evrendeki en küçük birimden en büyük birime kadar fraktal yapılaşma var. Ama sanki enerjinin fraktal görünümü ilüzyonu ifade ediyor gibi algıladım. İlüzyonun oluşmasında enerjinin fraktal yapılar vasıtasıyla bizim maddeyi görmemiz üzerinden bir ilişki kurdum. Ama tabii ilüzyonu hissetmek mevzusu fraktallarla nasıl örtüşür hiç bilmiyorum."

Sybleman, haklısın celselere bakıp ben de çözmeye çalıştım ama Ark gibi yüksek matematik fizik üstadının sorularındaki olayı 3Y tarzında izah etmeye yönelik çalışma gayretleri içinde kullandığı Yüksek Matematik terimleri beni ürküttü ,anlayabilmek için bunları yutmuş olmak gerek,

Ama senin alıntıladığın kısımda da belirtildiği gibi işin esasını 4Y e ulaşabilirsek çözebileceğiz,yoksa uyuşturucu deneyip o korkunç uçurum yollarında iş belki biraz açılıyor ama benim hiç kimseye tavsiye etmeyeceğim kişiyi her yönüyle iğrenç yollara sürükleyebilecek bir yol,

Gençliğimde esrarlı sigara içenlerin yanında bilmeden duman altı olmuşum ,görevliydim, Kırklarelinden Lüleburgaza gelene kadar km.lerce komuta ettiğim birliğin jeepinde uyumuş kalmışım ,rezzil oldum, üstelik evde baygın yattığımda sabah kendimi yatakta değil yerde buldum.


gerçek tosun paşa

#1623
Bu saykodelik etki eden ağır uyuşturucular hakkında celselerde de belirtildiği gibi yaşanan deneyim 4Y veya astral değil bunu da belirtelim. Yukarıdaki alıntıda Laura LSD etkisiyle 4Y sızıntı deneyimliyor. Eroin, ayahuşa vb. uyuşturucuları kullanıp bayılan ve bilinçaltından bazı rüyalar, vizyonlar gören kişiler sadece bilinçaltı ve maddi bedenin tesiri altındaki kalıntıları showa dökmüş oluyor bunu da söylemek gerekiyor.




sybleman

#1624
Meditasyon sırasında görmek nedir onu araştırıyordum. Yanlış anlaşılmasın sigara bile kullanmıyorum :-)

Gaia

#1625
Meditasyon sırasında da beynin kimyası ile oynanabiliyor. Gözüm açık çok deneyimim oldu. Gözler açık trans gibi düşünün. Bu durumda harici bir uyuşturucu almadan bile beyin kimyasını ayarlayabiliyorsunuz. Müsait olduğumda deneyimler ile ilgili detay verebilirim isteyen olursa.

sybleman

#1626
Çok sevinirim gaia paylaşabilirsen.

sybleman

#1627
Paylaşma konusunda biraz içimde birşeyler kırılmıştı aslında. Boşver gerek yok diyordum içimden.

Ayna nöronlarla ilgili birşeyler geldi, sonra foruma bakayım birşeyler var mı derken Tgur abinin paylaşmayla ilgili söylediği bir kaç şeye denk geldim, yazmam gerektiğini düşündüm.

Gece uyku hali bazen farklı, beden uyuyor ama bilinç istemsiz boşluk haline geçiyor. Genişleme halindeki bağlantı hali gibi. O haldeyken ayna nöronları düşünüyordum.

Onlarla ilgili düşünürken bilgi alanından gelen, ayna nöronların sadece hareket taklidi veya empati kurma gibi basit özelliği olmadığıydı. Enerjilerin yükseldiği bu zamanda farklı görevleri de var. Etrafımızdaki bir kişi frekansını yükselttiğinde bir enerjiye uyumlandığında hücrelerimizin hepsi o frekansa uyumlanıyor. Ve o kişi artık o frekansı yayınlamaya başlıyor. Yükselen frekansa sahip kişi bir başkası ile karşılaştığında o kişi daha düşük frekansta ise ayna nöronlar burada devreye giriyor. O frekansı alıp, vücutta bunun için ayarlamalar yapılması için bir dizi işlemi başlatıyor. Dna ve hücreler için. Bunu birden o frekansa geçme şeklinde değil ama bir üst seviyeye çıkarma şeklinde bir tetikleme olarak algılıyor. Yani aslında enerjiyi ve frekansı de aynalıyor. Uyumlanmayı sağlıyorlar bir nevi.


K'lar ne demiş diye baktım

S: (L) Sıradaki soru? (Psyche) Bir sorum var. I'yla birlikte, temel olarak beynin ön lobunda bulunan bazı hücre türlerini tartışıyorduk.
Görünüşe göre kimse bu hücrelerin fonksiyonunu bilmiyor. Bunlara spindle hücresi veya yanlış hatırlamıyorsam "von Economo nöronları"
deniyor. Bu hücrelerin işlevi nedir?
C: Bilinç oryantasyonu.
S: (Ailén) Hmm. (Andromeda) Sanırım onlardan bol miktarda olması iyi birşey? (Burma Jones) Yani bu hücreler bilincin kendini nasıl
yöneteceğine karar vermesine yönelik bir tespit noktası mı...
C: Enerji yönlendiricileri.
S: (Joe) Sayıları arttırılabilir mi?
C: Mümkün.
S: (Joe) O hücrelerin üçüncü gözle herhangi bir ilgisi olup olmadığını merak ediyorum...
C: Yakın, daha çok bir "hedef güdüm cihazı" gibi.
S: (Joe) Dünyadışı varlıklar açısından mı?
C: Dalga okuyucu. (Laura'nın notu: Kasyopyalılar ruhlu insanları "Dalga Okuyucu Bilinç Birimleri" olarak tanımlıyor.)
S: (Ailén) I____ bunların devasa hücreler olduğunu söylüyordu, değil mi? (Psyche) Evet. O hücrelerin eksikliğinin psikopatiyle ilişkili olup
olamayacağını merak ediyordu...
C: Oo evet.

Gerçekten enerji yönlendirici gibi, frekansı yüksek olan kişiden gelen enerjiyi hücreleri uyarmak için kullanıyorlar gibi duruyor.

von Economo nöronları ve ayna nöronlar birbiri ile ilişkili bir şekilde çalışıyor gibi görünüyor. Sanırım etkileşimleri olabilir.

"Öte yandan ayna nöronlarından çok daha önce (1926 yılında) bulunan ama özgül işlevleri hakkında pek bir şey bilinmeyen, mucidinin adıyla von economo (VEN) nöronları olarak adlandırılan nöronların ayna nöronlarıyla yoğun sinaptik ilişkilerinin görülmesi, afektif (duygusal) empati olarak bilinen bir başka empati türünün de bilinçdışı nöral temelleri hakkında aydınlatıcı ip uçları sundu."

Böyle bir bilgiye rastladım, yoğun ilişki içindeki iki nöron grubu gibi duruyorlar.

Benim anladığım eğer frekansınız yükselmişse, gizlenmek korunmaya çalışmak doğru değil. Kalabalığa karışıp bu frekansa ihtiyacı olanları tetiklemek gerekiyor. Başkalarına hizmet için bir fırsat, kalabalığa karışmak lazım..

Tgur

#1628
Sybleman ,aktarım ve araştırmaların çıkarımların faydalı yönde gidiyor,lütfen kendini suçlama ,suçlamaya kalksak kendimizi döve döve parçalar yok ederiz,hatalarımızla bilgi ve farkındalıkta yol alırız bu çok tekrarlanan husus,

Mesela sen değindiğin için belki okumamışsın sanarak o çok bilmiş kınanacak halimle Von Economa hücrelerine değinmiştim onu hatırlatıyorum,

Ayna nöronları tabiri bana proteinlerin antenlerini çağrıştırdı ,
Ayrıca acı ve nöro kimyasallar hakkında bir çalışmamı da bugün aktarıyorum,bütün bu haller kişilerin  uğraşılarındaki rezonansı hatırlatıyor,


https://baskalarinahizmet.com/topic.asp?TOPIC_ID=29&whichpage=35#27327


Tgur

#1629
YORUMLAR 131

S: (L) Çağırırsak, yardımınızı alabilir miyiz?
C: Tüm yapmanız gereken istemek.
S: (L) Yardımdan mahrum kalacağımız dönemlerden geçecek miyiz?
C: Bağlantı asla kopmaz.
S: (L) Of, acı çekmek istemiyorum.
C: Acı çekmek zorunda değilsiniz. 3. seviye düşünmeyi bırak.
S: (L) Sevdiğim herhangi birinin de acı çekmesini istemiyorum. Hiçbir acı istemiyorum. Yeterince acı çektim!
C: Bu gece 3. seviyede takılı kaldın.
S: (L) Sadece bu değil. O kadar çok dezenformasyon var ki, kime inanacağını bilemiyorsun... Size güvenebileceğimizi nereden bileceğiz? Etrafta insanı aldatan bir sürü kaynak var ve bunu çok zekice yapıyorlar. İncil'e bak... insanlar 2000 yıldır buna inanıyorlar...
C: Yalnızca izin verdiğinizde aldatırlar.
S: (L) Evet, bazı şeyleri inançla kabul edeceğiz... ama... Buradaki sorunu anlayabiliyor musunuz?
C: Evet, ama sen anlamıyorsun.
S: (L) Sorunum nedir?
C: Zihinsel blok.
---------------------------------------------------------------------
S: (L) Yani sonsuza kadar hiç doğrulayamayacağımız genel sorularla mı sınırlandırılacağız?
C: Doğrulama kişisel konularla sınırlı birşey değildir. Eğer birşey sınırlandırıcıysa o şey BH değildir.
S: (V) Yani tek bir kişi hakkında bilgi almak herkese değil tek bir kişiye mi hizmet?
C: Ve size.
S: (L) Merak etmeye başlıyorum... Yani, eğer tarih öncesi dünyasına dönüp herşeye baştan başlamak zorunda olmasaydım, BH yolunun biraz fazla zor olduğunu düşünürdüm herhalde.
C: Gerçek bir ilerleme kaydedebilmeniz için bazı sıkıntılara katlanmak zorundasınız.
S: (L) Artık daha fazla acı çekmek istemiyorum.
C: O zaman yanlış yerdesin.
---------------------------------------------------------------------
C: Acı çekmek, DNA reseptörlerini açan nöro-kimyasalları harekete geçiriyor.
S: (A) Acı çekmek istemiyorum. (L) Buna özel bir acı çekme icat etmemiz gerekiyor. (gülüşme) Bu Vincent Bridges işinde Temmuz'dan Ocak'a kadar çektiğimiz acıyla çok zekileşmiş olmalıyız. Ama artık başka enfeksiyonlar yaşamak istemiyorum. Bu doğru bir acı çekme yöntemi değil. Belki de nöro-kimyasalların etkinleşmesinin kanıtıydı! ...Ark da ben de çok zorlu bir enfeksiyon geçirdik. Ciddi antibiyotikler almak zorunda kaldık. Ağrı korkunçtu. Bu enfeksiyonların nedeni neydi?
C: İlk açılış stresti. İkinci kısım, yönlendirilmiş negatif enerji dalgasıydı. Üçüncüsü, bu frekansla etkinleştirilen bakterilerdi. Sonuç, sisteminizin verdiği tepkiydi, ki faydalı bir tepkiydi.
----------------------------------------------------------------
(L) Neden bu kadar yorgunum? Sanki...
C: DNA'ların değişiyor. Daha fazla dinlen.
S: (L) Bu kalıcı birşey mi? Yaşlanıyor muyum yoksa? Değişen DNA... Yaşlanmak! [Kahkaha]
C: Hayır. Sonuçlardan mutlu olacaksın. Protokole devam et. Hoşçakalın.
----------------------------------------------------------------------

(L) Materyalizmin bir kısmı bununla ilgili, yani insanları diğer dünyaya dair bilgi ve farkındalıktan mahrum bırakmak: bizi çevreleyen zekalar, ruhlar,  atalar,  4.  yoğunluk  varlıkları,  astrallar,  elementaller  vs.  Havari  Pavlus'un  deyişiyle  büyük  bir  tanıklar bulutu. Hayatın meydana gelmesine yardımcı olan büyük zekalar, K'ların söylediği gibi, Gezici Yolcular! Bunun gerçekliğinin inkar edilmesi yüzünden dünyanın ne hale geldiğini tüm çevremizde görüyoruz. İnsanlık kendi kendine kurduğu tuzak yüzünden "geçmişteki bir hayal" haline gelebilir. K'lar sağı ve soluyla gerçekliğe yakından ve dikkatle bakmamızı söylediklerinde, sadece 3Y gerçekliğini kastetmiyorlar! Pekala, sonraki soru.
(Chu) "Evolution 2.0" (evrim 2.0) kitabında, kodu yeniden düzenlemek ve yeni birşey yaratmak üzere DNA'nın yeniden düzenlenmesinin, temel olarak sıcaklık şokuna, kirliliğe, tehlikeli kimyasallara, gıda yokluğuna veya zararlı gıda varlığına bir yanıt olarak, yani zorlu ve aşırı koşullar altında ve birkaç saat içinde meydana geldiği anlatılıyor. Acı çekmenin öğrenmeye yardımcı olmasının nedenlerinden biri bu mu acaba?
C: Evet.
S: (Chu) Ve bugünlerde, Lobaczewski'nin deyişiyle koşullar nüfusun belirli kesimleri için "iyi" olduğunda, insanlığın bir kısmının evrimsel anlamda kötüleşiyor gibi görünmesinin nedeni de bu mu?
C: Evet.
S: (Artemis) İnsanlar ne pahasına olursa olsun acı çekmekten sakınıyorlar.
----------------------------------------------------------------------

S: (L) Ama küresel olarak... böyle bir şeye karşı nasıl savaşılır? Medya feci şekilde kilitlendi. Doktorlar, hemşireler, bilim insanları ve sesini yükselten, doğruları söyleyenler... Taciz ediliyor, hatta öldürülüyor, hapse atılıyor, ruhsatlarına el koyuluyor, karalisteye alınıyor. (Pierre) Olumsuz yönü bu. Ancak olumlu yanı, gerçeği söyleyen doktorlara yönelik taciz veya zulüm, yetkililer tarafından kullanılan yalanların ve şiddetin bir kanıtı. Yani, COVID Pandemisi denen küresel yalanı herkesin görmesi için tüm gerçekler orada. (Joe) İnsanların hakikat ile yalanları birbirinden ayırması için yapılan bu tür testler 11 Eylül'den beri ciddi bir şekilde devam ediyor.
(L) JFK'den beri ve hatta tarih boyunca!
(Joe) Evet, ama 11 Eylül'den beri onunla bağlantılı pek çok şey var. 11 Eylül'ün bir dönüm noktası olduğunu söyleyip duruyoruz. O zamandan beri olan ve insanların durumu sorgulaması, "Dur bir dakika, bu kulağa doğru gelmiyor..." demesi için fırsat sunan o kadar çok şey oldu ki... Ve elbette, şimdi bu COVID olayı var ama ben bunun son şans olduğundan emin değilim...
C: İnsanlığın son bir şansı var. Kullanacaklar mı?
S: (L) Bilmiyorum... Çok karamsar bir görüşüm var bu konuda.
(Chu) Ve sorun şu ki büyümek için acı çekmek gerektiğini biliyoruz, değil mi? Ama bu durumda, henüz gerçek bir acı yok.
Özellikle Batı'da durum daha çok korku gibi. Yalana inanan insanlar yalnızca ölmekten korkuyor. Yaşam deneyiminin neden olduğu gerçek acı değil bu. Bu yüzden, bir seçim yapmak veya durumu aşmak daha da zor. (Joe) Evet, ama kitlesel acı çekiş OLMADAN insanlığın gerçeği öğrenmek ve kabul etmek için son bir şansı olduğunu söylüyorlar sanırım. Bu şansı kullanmazlarsa...
(L) Sonrasında büyük olasılıkla epeyce kitlesel acı çekecekler.
C: Evet.
S: (L) Bu yalana inanırlarsa, acı katlanarak artacak ve başarısızlık ve çöküşe hızla ulaşılacak.
C: Evet.
---------------------------------------------------------------
S: (L) Bugün 20 Eylül 2014. Yarın ekinoks. Yazın sonu ve sonbaharın başlangıcı... [Celse katılımcılarının gözden geçirilmesi] Pekala, kendimi bu kadar berbat hissederken bakalım bu gece herhangi birşey olacak mı? Orada kimse var mı?
C: Mevcut Kasyopya kaynağından İleagona. Global EM kalıplaşmasından dolayı bu "zamanda" enerjiler zorlu.
S: (L) Sanırım soracağımız şey açık: Neden?
C: Ön dalga yaklaşırken geniş çaplı acı deneyimi.
S: (Pierre) Yani insanların çektiği acı global EM kalıbı üzerinde etki mi ediyor?
C: Evet. Seviyeler yükseldiğinde dengelenme de başlayacak.
S: (L) Değişikliklerin meydana gelmesi için, çekilen acının daha da artması mı gerekiyor yani?
C: Evet, insanlık sonunda birleşecek.
S: (Perceval) Acı çekerken mi birleşecek sonunda?
C: Evet.
C: (Perceval) Birliğin mümkün olan tek yolu bu mu? Harika!
C: Hayır, tek mümkün yol bu değil.
S: (L) Teoride. Ama insanlar bildiğimiz tüm sorunlardan dolayı bir araya gelemiyor. O şekilde birleşemediklerinde başka bir şekilde birleşiyorlar... (Pierre) Evet, pozitif bir şekilde bir araya gelemediklerinde, işbirliği yapamadıklarında ve birlikte çalışamadıklarında, o zaman negatif yolla bir araya gelebiliyorlar.
(Perceval) Cehaletleri nedeniyle birlikte acı çekiyorlar.
(L) Ne kadar moral bozucu birşey! Hiç iyi haber var mı? [kahkaha]
C: Elbette! Karmanın günü de geliyor! Geçmiş celseyi inceleyin: Kozmik ölçekte üçlü döngü ritimleri.
S: (L) Doğru hatırlıyorsam birşeyin geldiğine dair birşey söylenmişti... Onlara ne diyorlardı? O döngülere? Biyoritimler! Eğer John D. Rockefeller'san üçlü kötü gün ve Mahatma Gandhi'ysen iyi bir gün. Bahsettiğiniz şey bu mu?
C: Evet.
----------------------------------------------------------------
Acı çekmek nöro kimyasalları uyarır ve DNA nın yeniden düzenlenmesine sebep olur, bu kadar alıntıdan çıkaracağım minimum manada özet bu ,

DNA mızın hali malüm ,kısıtlı, blokeli ve tuzaklarla dolu,ancak bu kısıtlama nasıl yapıldı ,

K.lar  bir gen mühendisliği ile yapıldı demekteler,buradaki mühendisliğin detaylarına girecek bilgi gücüm yok,ama işin özünde kimyasal yönden uygulamalar var,

Hücrenin çalışma prensiplerine ve gidişine bakınca hazırlanmış protein bazlı kimyasal bileşiklerden alınan emirle protein yapımına başlanıp bedensel işlevlerin yürümesi için gerekli üretim yürümektedir,buradaki hazırlanmış proteinler ilk amino asitlerin kimyasal çözelti içine antik çamurdaki iyon eşleşmeleri ile ve daha sonra başka bileşiklere geçen iyonların elektriksel çekilişleri ile mümkün olmuş ve oluşan ilk amino asit başka bileşikleri yapmak kendine bağlamak yoluyla metamorfoza girmiş ve gelişim başlamıştır,

Tabiiki bu hazırlanmış dediğimiz iyonlaşma üst yoğunluk mensupları tarafından pencereler yoluyla gönderilen yaratım şablonlarına uyarak onların  uygun iyonların etraftan çekilmesi yoluyla oluşmuştur,
Fıtrat falan denmesin 4Y teknolojisini kullanarak ve oraya eğer bizler de geçebilirsek evrenler yaratacak bir bilgiyle, gerçeklikle işlevlerde bulunup yaratım işlerine gireceğiz,

Veya bu işin ne olduğunu anlamak idrak etmek için 5Y  da dersanlerde enkarne olayı ile eğitim öğretime devam edeceğiz,

Bunların nasıl olduğunu K.transkriptlerini diğer kanal bilgilerini sayfalar dolusu çözerek yorumlayarak bizlere evvela celse mensupları tarafından aktarıldı ve bizler de onları daha açık yorumlamaya koyulduk,bu işi bu sitede topluca beraberce yaptık, yapıyoruz,

Lütfen bu gerçeği zihninizin önüne koyun,

Bu serzenişlerim kimseye değil arada devreye giren ve beni 3Y blokajına çekmeye çalışan ilkel bilincim,

Diğer yandan günümüz dünyasal gen mühendisleri intron dünyasına dalarak oradaki kilitleri çözer davranışlarda bulunmaktalar, gen mühendisliği özellikle tüp bebek oluşumunda işe yaramakta yumurtaya zerk edilecek sperm sayısı ve kalitesi üzerinde çalıştıktan başka uygun yumurtaları seçim işinde mikro ölçekte çalışmaktalar artık  rutin bir hale geldi,

Bunun yanında DNA taranarak hastalıklı genlerin tesbit edilmesi bu hususta ebeveynleri uyarmaları ve hatta hastalıklı genleri müdahale ederek çıkarıp atma yoluna da gidilmektedir,

Bu hastalıklı gen ayıklanmaları genetiğin ve diğer branşlarında da normal insanlarda uygulanmaya başlanmıştır,

Yeni bir bebek oluşumunda gerekli DNA düzenlemeleri yaparak kaliteli nesil üzerine de çalışmalar var ,etik ve dinsel konularda tartışmalar bu yolda son derece artmış vaziyettedir,

Klonlama artık bilinen bir şey,

Bu gerçekler böyle ortaya dökülüp gerçek standına çıkınca hangi yaratımı monoteist anlayışa sokacağız, insanların ellerinde ve yaşayışlarında artık büyük bir genellemeye sokulan  ve vazgeçilmez hale gelen GDO lu bitkileri de düşünürsek konudaki açılımı ve anlayışı lütfen şu fıtrat veya gücü başka tarafta arayanlardan olmayalım,

"Her ne ararsan kendinde ara"

Acı çekmek,

Nöro kimyasal denilen ve sinir hücre veri aktarımında  bulunan transmitler, psikofarmasotikler,nöropeptitler gibi kompanentlerin işleyişini tamamen etkileyen bir özellikle tanımlanabilir,  bunlar insan davranış faaliyetinde duygusal olayları tanzim eden seretonin dopmain,meletonin, oksitosin, adrenalin v.s. gibi hormonların faaliyetinde başkalaşımlar yaratırlar,

İnsan zihninin genel faaliyeti acı çekmek değil hazzetmeye poprogramlanmıştır, bu yüzden acı doğuran her etkene karşı bedeni korumaya yönelik kalkanımsı duygular faaliyete geçer, yani onu karşılamaya alt etmeye çalışan değişik bir uygulama insan zihninin genel uğraşısı haline gelir,

Acının verdiği tepkiyi karşılamak için uyanmış başka yaşam yolları üretmeye başlamıştır, bunların başında olay maddesel yönden ise acı ortamından uzaklaşmak gelir, manevi acı doğuranlara karşı durmanın yollarından birisi meletonini bollaştırıp uykuya sığınmaktır,

Bunlar dışında manevi acı çektirenler karşı diğer yol mutluluk hormonlarına ulaşıp onların etkisi altına getirmek için algı değişikliği yapmaktır, bunun da yöntemi bilgi ve inançla saplantılı takıntılı alışkanlıkları değiştirebilmek ile olur,

****
"(L) Neden bu kadar yorgunum? Sanki...
C: DNA'ların değişiyor. Daha fazla dinlen.
S: (L) Bu kalıcı birşey mi? Yaşlanıyor muyum yoksa? Değişen DNA... Yaşlanmak! [Kahkaha]
C: Hayır. Sonuçlardan mutlu olacaksın. Protokole devam et. Hoşçakalın."

*****
Olayı izleme ve yorumlamaya uzanan bilinç almış olduğu bilgi ve farkındalıkla kendini özellikle manevi acı dediğimiz konulardan çıkarır başka gözle görmeye yönelir, yukarıdaki alıntılarda harika bir tesbit var,

"C: Doğrulama kişisel konularla sınırlı birşey değildir. Eğer birşey sınırlandırıcıysa o şey BH değildir."

Bir şey yaptınız size onun dinen çok günah olduğu söylendi ve ceza çekileceği endişe ve acısı bilincinizi kapladı, bu yaptığınız şey insana hayvana doğaya zarar veren bir şeyse o acı ve endişeyi yoğunlaştırarak kendinize ibret programı yani bir daha onu yapmama sınırlaması veriyorsa uygundur ,ona fazla bir şey söylenemez insan olma hasleti için bu sakınma ve disiplin gerekli olabilir,

Ama şu ritüeli yapmazsan cezalandırılacaksın,kadınları ikinci plana sokan davranışlara girmezsen cehennemde yanacaksın gibi telkin ve buna ait endişe acı çekmeler saçma ve boştur,

Zira istenen ve dayattırılmaya çalışılan şeyler tapma kültürünün kristalize olduğu, gücü kendinde değil başka şeylerde arayanlar için sorgulamayı yaspamayan yani bilinçlerini hareket ettiremeyenlere korku fenomenleridir,

KH yılan kardeşliği metodları olarak insanlığa enjekte edilmiştir, kısaca birine bir şeylere tapma gibi "kişisel konularla sınırlıdır" doğrumalarını bu konuda yapmaya çalışırsanız KH doğrultusuna girersiniz,

Eğer gücün kendinizde ve onu çalıştıran mekanizmanın sadece ve sadece kendi bilincinize ait ,defalarca anlatılmaya çalışılan DNA kilitlerini açabilecek bilgi ve farkındalık yolunda olduğunu anlarsanız veya bunu anlamaya doğru yönelen ekarnasyon döngüsü içinde olduğunuzu fark ederseniz ,acı veren unsur bedeninizi toptan yok etse de gerçeğin ruhta olduğuna inancınız buna boş verir ve atlatır,

"Önemli olan beden değil ruhtur.."

Kitlesel acı insanı belki kurtuluşa götürecektir, göçenlere bir şey yok eğer blinçsel açılımda değillerse  gerçeği anlamak için 5Y de gerekli öğrenim safhasına geçeceklerdir veya enkarne döngüsüne,

Konu göçemeyen dehşete kapılanlar için ,nöro kimyasllar DNA da açılımları yapıp zihinsel takıntılarını yok edecek duruma getirir ve onca ritüel ve yalvarmalara karşı bunlar neden başım geldi deyip olaya başka gözle takıntılardan kurtulmuş huzuru arayan gerçeği görme serbestisine girer ve bu BH yoluna yönelişi getiren kitlesel bir anlayışın doğmasına sebep olur,

Yoksa dehşete kapılıp böylece dövünmenin fayda etmeyeceği konumda kalmak o kadar uzun sürmez, zihnin 7Y yönünden arama ve atak yapmaya yönelen fonksiyonu başka arayışlara kabullere yöneltir,

Bu bile takıntılardan kurtulma yolunda bir kazançtır.

Ara..



Gaia

#1630
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen sybleman

Çok sevinirim gaia paylaşabilirsen.

sybleman olay şöyle gelişiyor. Meditasyon sırasında zihni çöp diye tabir ettiğimiz düşünce akışından sıyırdığımızda bende genelde durugörü aktifliği daha da artar. Sanki durugörü camını kirlerden meditasyon dezenfeksiyonu ile siliyoruz gibi oluyor. Böyle olduğunda çevremde auralar görmeye başlıyorum. Öyleki baktığım insanların ışık bedenlerinin o anki ruhsal durumu neyse onun renksel ifadelerini görüyorum. Örneğin kişi hastaysa sarının kirli tonlarını görüyorum. Aşk hissediyorsa canlı bir kırmızı. Cinsellik hissediyorsa daha pembeye çalan bir kırmızı gibi. Bu renkleri küçüklüğümden beri görürüm ve ne anlama geldiklerini deneyimlerimle katagoriledim. (elbette hala yanıldığım oluyor ama öğrenmek güzeldir xD )

Zihin bu moda geldiğinde gözler açıkken imajine edebilirsin. Bir deneyimim de havaya yazıyı yazmıştım. Evet abartmıyorum baya baya mavi bir renk tonunda, koyu mavi bir tonda havaya sonsuzluk işareti çizmiştim. Bunu hiç unutmam mesela. Bu bana dördüncü yoğunlukla ilgili fikir veriyor mesela. O yoğunlukda bence yazı yazmak için deftere ihtiyacımız olmayacak. Havaya not alabileceğiz xD

Sadece yazıda değil. Eğer istersen görmek istediklerini görmeye zihnini programlayabilirsin. Tabi bu biraz kh motivasyonu. Ama ufak khliklerden zarar gelmez niyet temizse. Misal çok sevdiğin biri var. Kavuşamıyorsun. Sanki yanındaymış gibi onu capcanlı göz açık rüya görür gibi görüyorsun. Dokunuşlarını hissedip sevgi ve şevkat duygularını aktive edebiliyorsun.

Zihin o moddayken her türlü şaklabanlık yapılabilir. Uyarıcı madde kullanan insanlar kontrolleri dışında korkutucu şeyler görüyorlar. Aslında gördükleri şeyleri kendileri yaratıyorlar. Bende yukarıda yazdıklarımı kontrol dahilinde gerçekleştirdim özetle. Madde kullanmak şart değil. İnsan biraz cesur olsun, biraz sınırlarını aşabilecek noktada kendine güveni olsun bunlar mümkün şeyler. Rüyayı sadece uyurken görmek zorunda değilsin yani. Uyanıkken de bu olabiliyor. Tabi aşırıya kaçmamak lazım. Çünkü fazlası insanı zevk almaya, haz almaya itiyor. Bunlarda kh motivasyonu. Tadında kararınca herşey güzel :)

Ayrıca eklemek istiyorum insan dünya ile rezone halinde, birlik içinde bir canlı türü bunu çoğu zaman dünya meşgalelerine dalarak hissedemesekte. Örneğin depremler olduğunda dünyadaki canlılara enerji yüklenir. Ben deprem olduğunda durugörü olsun, astral olsun deneyim patlaması yaşarım. Bazen vücudum aşırı ısınır ve capcanlı olurum. Volkanik patlamalarda da benzer etkileri yaşamıştım. Bu tarz durumlarda da bu enerjiyi yine zihni boşaltma egzersizleri ile küçük şaklabanlıklar için kullandığım olmuştu xD

Dünya bile bize enerji sağlıyor yani. Madde kullanarak kendimizi kontrolümüz dışında dehşetengiz deneyimlere sürüklemenin bi manası yok.

Gaia

#1631
Alıntı YapAcı çekmek nöro kimyasalları uyarır ve DNA nın yeniden düzenlenmesine sebep olur, bu kadar alıntıdan çıkaracağım minimum manada özet bu ,

DNA mızın hali malüm ,kısıtlı, blokeli ve tuzaklarla dolu,ancak bu kısıtlama nasıl yapıldı ,

K.lar bir gen mühendisliği ile yapıldı demekteler,buradaki mühendisliğin detaylarına girecek bilgi gücüm yok,ama işin özünde kimyasal yönden uygulamalar var,

Hücrenin çalışma prensiplerine ve gidişine bakınca hazırlanmış protein bazlı kimyasal bileşiklerden alınan emirle protein yapımına başlanıp bedensel işlevlerin yürümesi için gerekli üretim yürümektedir,buradaki hazırlanmış proteinler ilk amino asitlerin kimyasal çözelti içine antik çamurdaki iyon eşleşmeleri ile ve daha sonra başka bileşiklere geçen iyonların elektriksel çekilişleri ile mümkün olmuş ve oluşan ilk amino asit başka bileşikleri yapmak kendine bağlamak yoluyla metamorfoza girmiş ve gelişim başlamıştır,

Tabiiki bu hazırlanmış dediğimiz iyonlaşma üst yoğunluk mensupları tarafından pencereler yoluyla gönderilen yaratım şablonlarına uyarak onların uygun iyonların etraftan çekilmesi yoluyla oluşmuştur,
Fıtrat falan denmesin 4Y teknolojisini kullanarak ve oraya eğer bizler de geçebilirsek evrenler yaratacak bir bilgiyle, gerçeklikle işlevlerde bulunup yaratım işlerine gireceğiz,

Veya bu işin ne olduğunu anlamak idrak etmek için 5Y da dersanlerde enkarne olayı ile eğitim öğretime devam edeceğiz,

Bunların nasıl olduğunu K.transkriptlerini diğer kanal bilgilerini sayfalar dolusu çözerek yorumlayarak bizlere evvela celse mensupları tarafından aktarıldı ve bizler de onları daha açık yorumlamaya koyulduk,bu işi bu sitede topluca beraberce yaptık, yapıyoruz,

Lütfen bu gerçeği zihninizin önüne koyun,

Bu serzenişlerim kimseye değil arada devreye giren ve beni 3Y blokajına çekmeye çalışan ilkel bilincim,

Diğer yandan günümüz dünyasal gen mühendisleri intron dünyasına dalarak oradaki kilitleri çözer davranışlarda bulunmaktalar, gen mühendisliği özellikle tüp bebek oluşumunda işe yaramakta yumurtaya zerk edilecek sperm sayısı ve kalitesi üzerinde çalıştıktan başka uygun yumurtaları seçim işinde mikro ölçekte çalışmaktalar artık rutin bir hale geldi,

Bunun yanında DNA taranarak hastalıklı genlerin tesbit edilmesi bu hususta ebeveynleri uyarmaları ve hatta hastalıklı genleri müdahale ederek çıkarıp atma yoluna da gidilmektedir,

Bu hastalıklı gen ayıklanmaları genetiğin ve diğer branşlarında da normal insanlarda uygulanmaya başlanmıştır,

Yeni bir bebek oluşumunda gerekli DNA düzenlemeleri yaparak kaliteli nesil üzerine de çalışmalar var ,etik ve dinsel konularda tartışmalar bu yolda son derece artmış vaziyettedir,

Klonlama artık bilinen bir şey,

Bu gerçekler böyle ortaya dökülüp gerçek standına çıkınca hangi yaratımı monoteist anlayışa sokacağız, insanların ellerinde ve yaşayışlarında artık büyük bir genellemeye sokulan ve vazgeçilmez hale gelen GDO lu bitkileri de düşünürsek konudaki açılımı ve anlayışı lütfen şu fıtrat veya gücü başka tarafta arayanlardan olmayalım,

"Her ne ararsan kendinde ara"

Acı çekmek,

Nöro kimyasal denilen ve sinir hücre veri aktarımında bulunan transmitler, psikofarmasotikler,nöropeptitler gibi kompanentlerin işleyişini tamamen etkileyen bir özellikle tanımlanabilir, bunlar insan davranış faaliyetinde duygusal olayları tanzim eden seretonin dopmain,meletonin, oksitosin, adrenalin v.s. gibi hormonların faaliyetinde başkalaşımlar yaratırlar,

İnsan zihninin genel faaliyeti acı çekmek değil hazzetmeye poprogramlanmıştır, bu yüzden acı doğuran her etkene karşı bedeni korumaya yönelik kalkanımsı duygular faaliyete geçer, yani onu karşılamaya alt etmeye çalışan değişik bir uygulama insan zihninin genel uğraşısı haline gelir,

Acının verdiği tepkiyi karşılamak için uyanmış başka yaşam yolları üretmeye başlamıştır, bunların başında olay maddesel yönden ise acı ortamından uzaklaşmak gelir, manevi acı doğuranlara karşı durmanın yollarından birisi meletonini bollaştırıp uykuya sığınmaktır,

Bunlar dışında manevi acı çektirenler karşı diğer yol mutluluk hormonlarına ulaşıp onların etkisi altına getirmek için algı değişikliği yapmaktır, bunun da yöntemi bilgi ve inançla saplantılı takıntılı alışkanlıkları değiştirebilmek ile olur,

****
"(L) Neden bu kadar yorgunum? Sanki...
C: DNA'ların değişiyor. Daha fazla dinlen.
S: (L) Bu kalıcı birşey mi? Yaşlanıyor muyum yoksa? Değişen DNA... Yaşlanmak! [Kahkaha]
C: Hayır. Sonuçlardan mutlu olacaksın. Protokole devam et. Hoşçakalın."

*****
Olayı izleme ve yorumlamaya uzanan bilinç almış olduğu bilgi ve farkındalıkla kendini özellikle manevi acı dediğimiz konulardan çıkarır başka gözle görmeye yönelir, yukarıdaki alıntılarda harika bir tesbit var,

"C: Doğrulama kişisel konularla sınırlı birşey değildir. Eğer birşey sınırlandırıcıysa o şey BH değildir."

Bir şey yaptınız size onun dinen çok günah olduğu söylendi ve ceza çekileceği endişe ve acısı bilincinizi kapladı, bu yaptığınız şey insana hayvana doğaya zarar veren bir şeyse o acı ve endişeyi yoğunlaştırarak kendinize ibret programı yani bir daha onu yapmama sınırlaması veriyorsa uygundur ,ona fazla bir şey söylenemez insan olma hasleti için bu sakınma ve disiplin gerekli olabilir,

Ama şu ritüeli yapmazsan cezalandırılacaksın,kadınları ikinci plana sokan davranışlara girmezsen cehennemde yanacaksın gibi telkin ve buna ait endişe acı çekmeler saçma ve boştur,

Zira istenen ve dayattırılmaya çalışılan şeyler tapma kültürünün kristalize olduğu, gücü kendinde değil başka şeylerde arayanlar için sorgulamayı yaspamayan yani bilinçlerini hareket ettiremeyenlere korku fenomenleridir,

KH yılan kardeşliği metodları olarak insanlığa enjekte edilmiştir, kısaca birine bir şeylere tapma gibi "kişisel konularla sınırlıdır" doğrumalarını bu konuda yapmaya çalışırsanız KH doğrultusuna girersiniz,

Eğer gücün kendinizde ve onu çalıştıran mekanizmanın sadece ve sadece kendi bilincinize ait ,defalarca anlatılmaya çalışılan DNA kilitlerini açabilecek bilgi ve farkındalık yolunda olduğunu anlarsanız veya bunu anlamaya doğru yönelen ekarnasyon döngüsü içinde olduğunuzu fark ederseniz ,acı veren unsur bedeninizi toptan yok etse de gerçeğin ruhta olduğuna inancınız buna boş verir ve atlatır,

"Önemli olan beden değil ruhtur.."

Kitlesel acı insanı belki kurtuluşa götürecektir, göçenlere bir şey yok eğer blinçsel açılımda değillerse gerçeği anlamak için 5Y de gerekli öğrenim safhasına geçeceklerdir veya enkarne döngüsüne,

Konu göçemeyen dehşete kapılanlar için ,nöro kimyasllar DNA da açılımları yapıp zihinsel takıntılarını yok edecek duruma getirir ve onca ritüel ve yalvarmalara karşı bunlar neden başım geldi deyip olaya başka gözle takıntılardan kurtulmuş huzuru arayan gerçeği görme serbestisine girer ve bu BH yoluna yönelişi getiren kitlesel bir anlayışın doğmasına sebep olur,

Yoksa dehşete kapılıp böylece dövünmenin fayda etmeyeceği konumda kalmak o kadar uzun sürmez, zihnin 7Y yönünden arama ve atak yapmaya yönelen fonksiyonu başka arayışlara kabullere yöneltir,

Bu bile takıntılardan kurtulma yolunda bir kazançtır.Acı çekmek nöro kimyasalları uyarır ve DNA nın yeniden düzenlenmesine sebep olur, bu kadar alıntıdan çıkaracağım minimum manada özet bu ,

DNA mızın hali malüm ,kısıtlı, blokeli ve tuzaklarla dolu,ancak bu kısıtlama nasıl yapıldı ,

K.lar bir gen mühendisliği ile yapıldı demekteler,buradaki mühendisliğin detaylarına girecek bilgi gücüm yok,ama işin özünde kimyasal yönden uygulamalar var,

Hücrenin çalışma prensiplerine ve gidişine bakınca hazırlanmış protein bazlı kimyasal bileşiklerden alınan emirle protein yapımına başlanıp bedensel işlevlerin yürümesi için gerekli üretim yürümektedir,buradaki hazırlanmış proteinler ilk amino asitlerin kimyasal çözelti içine antik çamurdaki iyon eşleşmeleri ile ve daha sonra başka bileşiklere geçen iyonların elektriksel çekilişleri ile mümkün olmuş ve oluşan ilk amino asit başka bileşikleri yapmak kendine bağlamak yoluyla metamorfoza girmiş ve gelişim başlamıştır,

Tabiiki bu hazırlanmış dediğimiz iyonlaşma üst yoğunluk mensupları tarafından pencereler yoluyla gönderilen yaratım şablonlarına uyarak onların uygun iyonların etraftan çekilmesi yoluyla oluşmuştur,
Fıtrat falan denmesin 4Y teknolojisini kullanarak ve oraya eğer bizler de geçebilirsek evrenler yaratacak bir bilgiyle, gerçeklikle işlevlerde bulunup yaratım işlerine gireceğiz,

Veya bu işin ne olduğunu anlamak idrak etmek için 5Y da dersanlerde enkarne olayı ile eğitim öğretime devam edeceğiz,

Bunların nasıl olduğunu K.transkriptlerini diğer kanal bilgilerini sayfalar dolusu çözerek yorumlayarak bizlere evvela celse mensupları tarafından aktarıldı ve bizler de onları daha açık yorumlamaya koyulduk,bu işi bu sitede topluca beraberce yaptık, yapıyoruz,

Lütfen bu gerçeği zihninizin önüne koyun,

Bu serzenişlerim kimseye değil arada devreye giren ve beni 3Y blokajına çekmeye çalışan ilkel bilincim,

Diğer yandan günümüz dünyasal gen mühendisleri intron dünyasına dalarak oradaki kilitleri çözer davranışlarda bulunmaktalar, gen mühendisliği özellikle tüp bebek oluşumunda işe yaramakta yumurtaya zerk edilecek sperm sayısı ve kalitesi üzerinde çalıştıktan başka uygun yumurtaları seçim işinde mikro ölçekte çalışmaktalar artık rutin bir hale geldi,

Bunun yanında DNA taranarak hastalıklı genlerin tesbit edilmesi bu hususta ebeveynleri uyarmaları ve hatta hastalıklı genleri müdahale ederek çıkarıp atma yoluna da gidilmektedir,

Bu hastalıklı gen ayıklanmaları genetiğin ve diğer branşlarında da normal insanlarda uygulanmaya başlanmıştır,

Yeni bir bebek oluşumunda gerekli DNA düzenlemeleri yaparak kaliteli nesil üzerine de çalışmalar var ,etik ve dinsel konularda tartışmalar bu yolda son derece artmış vaziyettedir,

Klonlama artık bilinen bir şey,

Bu gerçekler böyle ortaya dökülüp gerçek standına çıkınca hangi yaratımı monoteist anlayışa sokacağız, insanların ellerinde ve yaşayışlarında artık büyük bir genellemeye sokulan ve vazgeçilmez hale gelen GDO lu bitkileri de düşünürsek konudaki açılımı ve anlayışı lütfen şu fıtrat veya gücü başka tarafta arayanlardan olmayalım,

"Her ne ararsan kendinde ara"

Acı çekmek,

Nöro kimyasal denilen ve sinir hücre veri aktarımında bulunan transmitler, psikofarmasotikler,nöropeptitler gibi kompanentlerin işleyişini tamamen etkileyen bir özellikle tanımlanabilir, bunlar insan davranış faaliyetinde duygusal olayları tanzim eden seretonin dopmain,meletonin, oksitosin, adrenalin v.s. gibi hormonların faaliyetinde başkalaşımlar yaratırlar,

İnsan zihninin genel faaliyeti acı çekmek değil hazzetmeye poprogramlanmıştır, bu yüzden acı doğuran her etkene karşı bedeni korumaya yönelik kalkanımsı duygular faaliyete geçer, yani onu karşılamaya alt etmeye çalışan değişik bir uygulama insan zihninin genel uğraşısı haline gelir,

Acının verdiği tepkiyi karşılamak için uyanmış başka yaşam yolları üretmeye başlamıştır, bunların başında olay maddesel yönden ise acı ortamından uzaklaşmak gelir, manevi acı doğuranlara karşı durmanın yollarından birisi meletonini bollaştırıp uykuya sığınmaktır,

Bunlar dışında manevi acı çektirenler karşı diğer yol mutluluk hormonlarına ulaşıp onların etkisi altına getirmek için algı değişikliği yapmaktır, bunun da yöntemi bilgi ve inançla saplantılı takıntılı alışkanlıkları değiştirebilmek ile olur,

****
"(L) Neden bu kadar yorgunum? Sanki...
C: DNA'ların değişiyor. Daha fazla dinlen.
S: (L) Bu kalıcı birşey mi? Yaşlanıyor muyum yoksa? Değişen DNA... Yaşlanmak! [Kahkaha]
C: Hayır. Sonuçlardan mutlu olacaksın. Protokole devam et. Hoşçakalın."

*****
Olayı izleme ve yorumlamaya uzanan bilinç almış olduğu bilgi ve farkındalıkla kendini özellikle manevi acı dediğimiz konulardan çıkarır başka gözle görmeye yönelir, yukarıdaki alıntılarda harika bir tesbit var,

"C: Doğrulama kişisel konularla sınırlı birşey değildir. Eğer birşey sınırlandırıcıysa o şey BH değildir."

Bir şey yaptınız size onun dinen çok günah olduğu söylendi ve ceza çekileceği endişe ve acısı bilincinizi kapladı, bu yaptığınız şey insana hayvana doğaya zarar veren bir şeyse o acı ve endişeyi yoğunlaştırarak kendinize ibret programı yani bir daha onu yapmama sınırlaması veriyorsa uygundur ,ona fazla bir şey söylenemez insan olma hasleti için bu sakınma ve disiplin gerekli olabilir,

Ama şu ritüeli yapmazsan cezalandırılacaksın,kadınları ikinci plana sokan davranışlara girmezsen cehennemde yanacaksın gibi telkin ve buna ait endişe acı çekmeler saçma ve boştur,

Zira istenen ve dayattırılmaya çalışılan şeyler tapma kültürünün kristalize olduğu, gücü kendinde değil başka şeylerde arayanlar için sorgulamayı yaspamayan yani bilinçlerini hareket ettiremeyenlere korku fenomenleridir,

KH yılan kardeşliği metodları olarak insanlığa enjekte edilmiştir, kısaca birine bir şeylere tapma gibi "kişisel konularla sınırlıdır" doğrumalarını bu konuda yapmaya çalışırsanız KH doğrultusuna girersiniz,

Eğer gücün kendinizde ve onu çalıştıran mekanizmanın sadece ve sadece kendi bilincinize ait ,defalarca anlatılmaya çalışılan DNA kilitlerini açabilecek bilgi ve farkındalık yolunda olduğunu anlarsanız veya bunu anlamaya doğru yönelen ekarnasyon döngüsü içinde olduğunuzu fark ederseniz ,acı veren unsur bedeninizi toptan yok etse de gerçeğin ruhta olduğuna inancınız buna boş verir ve atlatır,

"Önemli olan beden değil ruhtur.."

Kitlesel acı insanı belki kurtuluşa götürecektir, göçenlere bir şey yok eğer blinçsel açılımda değillerse gerçeği anlamak için 5Y de gerekli öğrenim safhasına geçeceklerdir veya enkarne döngüsüne,

Konu göçemeyen dehşete kapılanlar için ,nöro kimyasllar DNA da açılımları yapıp zihinsel takıntılarını yok edecek duruma getirir ve onca ritüel ve yalvarmalara karşı bunlar neden başım geldi deyip olaya başka gözle takıntılardan kurtulmuş huzuru arayan gerçeği görme serbestisine girer ve bu BH yoluna yönelişi getiren kitlesel bir anlayışın doğmasına sebep olur,

Yoksa dehşete kapılıp böylece dövünmenin fayda etmeyeceği konumda kalmak o kadar uzun sürmez, zihnin 7Y yönünden arama ve atak yapmaya yönelen fonksiyonu başka arayışlara kabullere yöneltir,

Bu bile takıntılardan kurtulma yolunda bir kazançtır.

Tgur çok güzel bir yazı, yorum. Acının öğretmenliği çok kesin ve net. İnsan yıprana yıprana bilgeleşiyor. Bazen yaşadığım kötü diye tabir ettiğim, lanet olsun dediğim deneyimleri düşünüp bugünkü benim oluşmamda hep bunlar etkili oldu diyorum. İnsan nefes aldığı sürece öğreniyor. Teşekkürler aktarım için.

Alıntı YapEğer gücün kendinizde ve onu çalıştıran mekanizmanın sadece ve sadece kendi bilincinize ait ,defalarca anlatılmaya çalışılan DNA kilitlerini açabilecek bilgi ve farkındalık yolunda olduğunu anlarsanız veya bunu anlamaya doğru yönelen ekarnasyon döngüsü içinde olduğunuzu fark ederseniz ,acı veren unsur bedeninizi toptan yok etse de gerçeğin ruhta olduğuna inancınız buna boş verir ve atlatır,

Enkarnasyon döngüsü öyle birşey ki hayatın heryerinde. Tekrarlayan olaylar bile bize birşey öğretirken adeta olayların enkarnasyonu gibi gelişiyor. Yeniden doğan aynı şeyi idrak ettirmeye çalışan olayların enkarnasyonu. Güzel bir aktarım.

sybleman

#1632
Çok teşekkürler paylastigin için. Peki hiç varlık enerjisi gördüğün oldu mu? Bu hale geçmek için deneme yapmıyorum kendiliğinden oluyor bazen. Tuhaf oluyor beklemeden olunca.

Bunların enerji rengini gördüğünde nasıl anlamlandiriyorsun? Aniden oluyor ne anlamam gerektiğini de bilmiyorum.

Gaia

#1633
Rica ederim önemli değil. Evet varlık görüyorum. Ama sık değil. Eskiden çok uğraşırlardı hassasiyetlerimle. Artık pek yanaşmıyorlar. Kendimi koruma bağlıyorum. Ve tabiki aldığım yardımlara. Enerji renkleri genelde genelde sabit duygu renkleri oluyor. Öfkeyi seven varlıklar var. Kirli bir kırmızı tonu. Bu oluştuğu zaman genelde çevrede programcı varlıklar dolanıyor. Kasyopya metinleri gri diyor bunlara ama bence gri deyip geçmek yetersiz. Cin demekle aynı şey gibi geliyor bana. Farklı türleri var. Haz ve keyif için uğraşan var. Baya belirli bir amacı gerçekleştirmek için uğraşan var. Geçen anlattığım nordik varlık bunlardan biri mesela. Haz ve keyifçileri irade göstererek alt edebiliyorsun. Ama Kh motivasyonlu olanlar insanı kitap gibi okuyorlar. Böyle varlıklara genelde uyanamazsın kolay kolay. Yardım eden varlıklar vizyon kanalı ve rüya kanalı ile bilgi veriyor, böylece uğraştıklarına uyanıyorsun.

Haz peşinde olanlarsa bahsettiğim duygu renklerinin peşinde geziyorlar. İnsanlar duygu üretme makinesi gibi. Celselerde bizden beslendikleri ile ilgili bir sürü bilgi var. Cinsellik olsun, öfke korku vs gibi duygular olsun bolca ürettiğimiz şeyler. Bunların titreşimi bu varlıklarda bir çeşit frt etkisi yaratıyor. Ve bize çekiliyorlar. Mesela depresyon yaşıyorsan illaki çevrende bunla beslenen bir varlık vardır. Depresyonu aktif tutmak için seni programlarlar.

Renk olayı doğal bir fenomen. İnsanları Rorschach testi gibi renklerle okuyabilirsin bu konuda ilerledikçe. Duygusal renk roschackhı gibi. Umarım örneğim anlaşılırdır. Psikolojik durumlarını gördüğünde otomatik olarak zaten fikir sahibi oluyorsun. Bir arkadaşımın mesela hissettiği negatif duyguları, ürettiği öfkeyi görmüştüm. Kendisini uyardım o gün ama beni pek sallamadı. Peşinden de benle uğraşan nordik bunu ona karşı kullanmıştı. Ama bir işe yaramadı.

Deneyimler genelde bu eksende gelişiyor bende. Umarım faydalı olur.


Tgur

#1634
Enteresan paylaşımlar,teşekkür ederiz Gaia,