Özlü Söz, Nasihat ve Hatırlatmalar! Kime? Kendime.

Başlatan ivrin, 14 Nisan 2009, 23:03:03

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

ivrin

#30
Sıradan olan her şeyin bir ömrü var ama sevginin ömrü olmadığı gibi yarım yaşanan varlığı da yetmiyor. Sevgi bir bütünün hikayesi. Kapını kiminle araladınsa sevgiye, onunla sonsuzluğa ulaşman gerekiyor. Yaşadığım her şeyin bir doyum noktası vardı ama sevginin hiç bir zaman olmadı. Eğer yaşadığın gerçek sevgi ise yetmiyor, yetmesi için yüreğinin yüreğimde olması gerekiyor.

Seni hep seveceğim dost
21 Haziran 2008
 

ivrin

#31
Bir tilki diğer tilkiye leyleğe bulduğu çözümü uygulamaya kalkarsa önce kendi aşından olur.
19 Mart 2009 14:14

Kaynak: söz sahibine msn iletim ile ulaştı
 

ivrin

#32
Her şeyi yaktığını bildiğim ateşin çıtırtısında bile hayat var, Her an bir yaşam, bir ömür.. ve onu yazan kalem benim.
6 Mart 2009
 

ivrin

#33
Kızmamayı öğrendiğimiz gün olmuşuzdur yarı yarıya.. her şeye gülümsemeyi öğrendiğimiz gün olmuşuzdur yüzde yetmiş ve tepelerde uçuyoruzdur nispeten. Bilinç yükseldikçe diğer profiller oyun gibi gelir sadece, bakarsın izlersin gülümseyerek yukarılardan bir yerlerden. 

Renklere bakarsın, yüzlere, duygulara, anlamsız gelse de gülümsersin çünkü onlar sana o kadar sığ ve hafif gelir ki kızamazsın ama küçümsemezsin. Bu durum ancak bilinç yükseldiğinde olur! Peki sen nerelerdesin?

Aksi takdirde her gün tepki  göstereceğin bir sürü şey çıkacaktır.. işte savaşlar kavgalar al sana ispatı. İster yaşam farkı olsun isterse sadece fikir, tahammülü zor oldukça sorun bizdedir dostum:) karşındakinde değil.

Bilinçli bir toplum bilinçli bir çevre ve bilinçli dostlar için önce kendimiz bilinçlenmeliyiz, tahammülü öğrenmeliyiz, olanı kabul etmeyi öğrenmeliyiz, sınıflandırmadan yargılamadan hatalarıyla kabalıklarıyla çirkinlikleriyle herkesi sevebilmeyi öğrenmeliyiz ki onlara da sevmeyi ve insan olmayı öğretebilelim:) Bilgelik taslayarak söz ile öğreti olmaz, ancak söylediğini olacaksın ki gerçek bir öğreti olasın. Bizden acizi dışladıkça bizden cahili küçümsedikçe ve bize kötü davrananı taşladıkça asla olgunluğa erişme şansımız olmayacak.

Bunlar hiç zor değil dostum sadece dışarıda değil içerde, bunu fark etmemiz lazım o kadar.. bunlar ancak kendi içimizde öğrenebileceğimiz şeyler. Öncelikle bizi büyütüp olgunlaştırarak öğreneceğimiz ve ardından da olduğumuz gibi olarak öğretebileceğimiz şeyler. Yoksa biz olmadan olmak istediğimiz şeyleri başkalarında görmeye çalışırsak işte böyle boşa kürek çekeriz.

Çevremize dostlarımıza ve topluma nasıl öğretiriz meselesi ise; o ancak bizlerin önce olup sonra olduğumuz gibi davranmamızla mümkündür ki örnek teşkil edebilelim. Aksi takdirde yaptığımız her eleştiri, dışladığımız her fikir ve her haklılık kavgamız bizi o hayıflandıklarımızla eşit seviyeye getirir. Zira bir şeyleri öğretmenin bir kalıbı olmaz olamaz, kalıbı olan şeyler şekilde kalır.. bilince hakim olmak için sadece "OL"mak gerekir olmak ve olduğun gibi görünüp örnek olmak.

İtiraz ettiğimiz her şey karşımıza bir başka yerde tekrar çıkacaktır çünkü itiraz ile veya olana sırtımızı dönmek ile hiç bir şey yok olmaz, biz ne kadar ret edersek edelim o varlığını sürdürür.


Bir tek şeyle kötü şeyler yok olur; sevgi ve olanı kabul ile. Kötü veya hatalı bir insanı sevgi ile eğitebilirsin, onu sadece severek ve kendin olduğun gibi görünerek eğitebilirsin ve sana özenmesini sağlayabilirisin ama metotlu vermeye kalkarsan hiç bir işe yaramaz.. hele de "sen yanlışsın doğrusu budur" dersen işe yaramayı bir kenara bırak her şey olduğundan daha kötü hale gelir, ters teper çünkü özgür iradeye müdahale gerçekleşir, bu da doğanın tabiatına aykırıdır. Kişi seni dinler verdiğin öğretileri de dinler ama sadece ezberler ve zihninde bir yerlerde üzeri toz tutmak üzere depolanır o kadar. İstediğin bu mu?

İşte sanırım bizler hep bu gerçekleri göz ardı ettiğimizden bir türlü dünyayı düzeltemiyoruz, işe kendimizle başlamak erdeminden uzak bir şeylerin düzelmesini bekliyoruz. Zor diyorsun dostum anlayabiliyorum ama tek gerçek bu! Yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunda sorunun bizde olduğu gerçeğine vakıf olduğumuz gün her şey değişecek ve bu sorunun yegane kaynağı kendimizmişiz diyeceğiz.

Bunları ilerde uzun uzun konuşacağız dostum, sorduğun için elimden geldiğince yazarak anlatmaya çalışıyorum. Diyeceksin ki "dostum sen oldun mu?" elbette hayır dostum ama bir yerlerden başlamak gerek. Zordur asırlar boyu insanlığa yüklenmiş mitleri yok etmek ama istemek yolun yarısıdır inan bana.. isteyelim, düzelelim, biz düzelince ancak dünya düzelir, evren düzelir akışta işleyiş düzelir. Herkes kendinde bunu başarmadan nasıl düzelmeyi bekler ki? Bize düşen kimseyi beklemeden kendimizde düzelmeye bir an önce başlamaktır. Başkalarında sorun aradığımız sürece ve onları düzeltmeye çalıştığımız sürece, başkalarında hata bulup kendimizi akladığımız sürece kendi haklılığımızın savaşını vermekten başka hiçbir şey yapmamış olacağız.

05 Ocak 2009

Kaynak: Canım Selçuğum ile sohbetimiz
 

ivrin

#34
Sıyrılmak önemli, her şey senle gelirse yoldakı yolcuları almayız!

25 Nisan 2009 09:15
Kaynak: Forum sohbetimizde Tulu arkadaşımın özlü sözü:) sevgiler sana Tulu ve tüm sevgililere..
 

elek

#35
Bilgi ve uygulama arttıkça realite değişir. Realite üzerindeki kontrolün güçlendikçe de 3 boyutlu gerçekliği eğip bükmeye başlarsın.  Yürüdüğün yolu daha net görür, varacağın yere kestirmeden çıkarsın.

not: (ivrin, sana sormadan buraya yazdım. Eğer sakıncası varsa silebilirim. Başka bir başlık açmak sorun olmaz. Fuzuli konu başlığı açmak istemedim. Ama bunu da bi yere yazmam lazımdı ) :)


Biz biliriz demeyelim,düşünüp inceleyelim. / Geçmiş güne ışık, gün geleceğe beşik.

Tiversonus

Elbette bilgi ve OLMA, karmik dersler için hayatidir. Hatta bilgisizlik ve olamama YOL dahi değildir. Bu yoğunluğun çıkışı Gurdjieff'in öğretilerinde belirtildiği gibi, üst yoğunluktan biraz da yardım ile ilgili. Sevgili arkadaşım "varılacak yerin kestirmesi" yok, yani "kestirme yol" yok. Bunu belirtmeden edemedim, özür dilerim.