Haberler:

Yayınlanan son celse forumda! 26 Eylül 2026🎉

Ana Menü

chat odası

Başlatan lalande, 08 Aralık 2010, 02:21:23

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Tgur

#15
Talkım, salkım hadisesinde, sonuçta şunları dilimden dökmeden duramıyacağım,

Üzülmüyor muyuz ,tabiki acı sonsuz ,ve bu arkadaşımızın yapacağı çok şeyler vardı ,hem kendine hem etrafına verdiği ışığın kararmasına üzüldüm ,
Bir ara bu dostumuzu rüyamda görmüştüm ,kucağında bir bebek vardı , apartman çatısında idik,bebeği bana verdi ve kendini aparmanın bu son katından aşağıya attı ,yere çakıldı ,paramaparça olduğunu sanarken yattığı yerden doğruldu ve yürüyerek yoluna devam etti..
O zaman yorum yapamamıştım halen de yorumsuzum ,ancak elindeki bebeği bana verişi sanki bu sitenin emaneti gibi geliyor ,yalnız teknolojik, özellikle bilgisayar bilgisizliğim bu işin imkansızlığını ortaya çıkarıyor neyse bu konu üzerinde zaten Bozadi dostumuza güveniyoruz ve bu konuyu da şimdi konuşmak ta yersiz,

Bir oluşa bin yorum çerçevesinde üzüntüyü dengelemeye çalışalım ve o bildiğimiz dediğimiz öte alem hakkında bildiklerimizi hatıra getirerek kendimizi yoklayalım ,
üzüntü bu yoğunluktan kaybettiğimiz çok kıymetli dostumuz hakkında sevince dönüşebiliyor mu ,
Gerçeğin o bizden uzak sanıp bir türlü zihnimize yerleştiremediğimiz yüksek yoğunluklarındaki oluşların sevinç verici bir ortam halinde olduğunu kabul edebiliyor muyuz,
Bence sevinç verici, hatta son zamanlarda dostumuzun arada bir seslenebildiği zamanlarda söylediklerini hatırlarsak ,mutlu ve huzur dolu bir duygu halindeyim diyordu ,

Tgur

#16
Bu noktada bir problem oluşuyor,göçüş hadisesi çok çok yakınlarımıza (şimdi olduğu gibi)geldiğinde gerçekten üzüntüyü dağıtabilecek miyiz ,bunu başarabilecek miyiz..

Biraz zor..

İşte bütün bilgi yoğunluğunda zihnimizde olanları devreye sokup bunu yapabilecek miyiz..

Meselenin özü bu ,vicdan ,oluş ve bilgi üçgenini kurup onun altına sığınabilecek miyiz..

Tgur

#17
Sevgili Bozadi, Tiversonus ile özel karşılaşmam yok ,ve özel diğer iletişim yollarını da kullanmadık ,yalnız yakınımda bir akrabası daha doğrusu bir hısımı oluştu ,onunla arada bir haberleşiyor idik ,yani sizlerden farklı değil.

Tgur

#18
Ancak,
bir iletişim yolu ile dahi olsa böyle bağlılıkların oluşması ,bahsi geçen bir enerji döngüsünün bireysellikleri nasıl bir ortak koordinata oturtuyor ve en yakın akraba dediklerimizden de öte duygu hallerine sokabiliyor ,görülüyor..

Bu arada hala yazım işini düzeltemediğimin de farkındasınız.

Alemtac

#19
Sevgili Tiversonus; yolun açık ve ışık olsun.
 

sirera

#20
mutlu ve huzur dolu bir duygu içinde olduğunu söylemesi vedaymış demek ki. Yakınlarına sabır diliyorum. Sonsuz yaratanın sevgi, ışığı ve rahmeti ile sonsuz huzur içinde olsun sevgili tiversonus.
Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)

Rekalis

#21
Ne zamandır birşeyler yazmak istemiyurum. Olumsuz haller içerisindeydim. Hala daha öyleyim. Sanki etrafımda bir kalkan var ve dışarı çıkamıyorum. O çıktı ama. Kurtuldu bence. Bu derece çürümüş ve çamurlaşmış bir toplumun içine kendimisi iyi adapte edip sağlıklı olduğumuzu sanıyoruz. ÇÜRÜYORUZ. Bu olumsuzluklardan kurtuldu bir süreliğinede olsa. Onu şahsen tanımıyorum ama bence Dünya'ya tekrar gelecektir. Pes etmeden yine bu hali deneyimleyecektir. Hiçbir zaman onun kadar cesur olamıyacağım. Umarım bir halde ve şekilde onunla bizzat tanışırım.
Işığın içinde yüz Tiversonus
Yazıların Bende...
\"Doğduğun zamanı hatırla, sen ağlarken herkes sevinçle gülüyordu. Öyle bir ömür geçir ki, herkes ağlasın öldüğünde. Sen mutlulukla gülümse. Sabırlı, şefkatli, bağışlayıcı ol. Eninde sonunda bütün servetin yine sensin. Görmeye çalış ki, bütün pisliğine ve kalleşliğine karşın bu dünya yine de insanoğlunun biricik, güzel mekanıdır.\"

Süvari

 

lalande

#23
Şu an öyle şaşkınım ki..............ekrana bakakaldım..........
Yeni bir üye olmama rağmen sevgili Tiversonus u burada yazılarını çok sevmiştim.Hatta gelmesini bekliyordum..çok üzüldüm...ama belkide ben yersiz üzülüyorum,belkide o sonsuzlukta ışık içinde kimbilir..güle güle Tiversonus mekanın cennet olsun:(
BİZDEN UZAK OLMAYAN BİR DENİZ VAR... GÖRÜNMEZ AMA GİZLENMİŞ DEĞİL.

masterphidias

#24
keşke bu ekteki bilgi bana bugün değil de daha önce gelmiş olsaydı...ama eminim ki bunda da bir hayır vardır... tüm önyargılarımızın kırılması dileğiyle bilgiyi sizlere iletiyorum, lütfen yazıyı okuyup videoyu seyredin dostlar.




Tumor 3 dakika icinde yok oluyor



GREGG BRADEN



http://www.youtube.com/watch?v=ufVjdvRw4LM



Kalbimizde bir hisse sahip oldugumuz zaman, bedenlerimizin icinde elektrik ve manyetik dalgalar yaratiriz ve bu dalgalar bedenlerimizin otesine, etrafimizdaki dunyaya uzanir. Ilginc olan sey, arastirmalar bu dalgalarin kalbimizin fiziksel olarak bulundugu yerden bir veya iki metre degil, kilometrelerce uzaga genisledigini gosteriyor. Tam simdi bu odanin, binanin otesinde etkisi var, bu dunyanin otesinde etkisi var. Kalpte tek bir ortak hissi yaratarak bir arada toplanan insanlar dunyayi degistirebilir. Bizler bilimi anlayincaya kadar bu bir mucizedir, ama bilimi anladiktan sonra bu bir teknoloji haline gelir, guclu bir icsel teknoloji. Bu film Pekin, Cin'de ilac kullanilmayan bir hastanede cekildi. Bu film mesanesinde kanser teshisi konulan bir kadini gosteriyor; 7,5 santim capinda kanser. Batili doktorlar hicbir sey yapamayacaklarini soylemisler. Boylece kadin Cin'deki bir klinige gitmis, bu kliniktekiler farkli sekilde dusunmekteler, kadim bilgelikten gelen bir teknolojiyi kullaniyorlar, bu teknoloji bilim ile ayni. Filmde gorecekleriniz sunlar; uc adet uygulayici var, tam dogru hissi hissetmek icin egitilmis 3 kisi. Bu uc kisi kadinin zaten onceden iyilesmis oldugu hissini yaratiyor. Kadinin bedeninin icine bakacagiz. Sonogram vasitasiyla onun bedeninin icine bakabiliyoruz ve 3 dakika icinde kadinin kanserinin yok oldugunu izleyebiliyoruz. Uygulayicilarin soyledikleri dilin huzurunda.



Kadin uyanik, bilinci yerinde, narkoz yok ve kadin bu isleme inaniyor, olacak olan seye inaniyor. Ve kendi bedenlerinde kadinin onceden iyilesmis oldugunun dogru hissini yaratmak icin egitimli 3 uygulayici var. Ve bilgisayar ekraninda 2 resim gorecegiz. Resmin biri sifadan once alinmis resim, digeri gercek zamanda kanserin yok oldugunu gosteren video. Sifa gerceklesirken uygulayicilarin tonlama yaptiklarini, bir sozcuk seslendireceklerini goreceksiniz, bu sozcukte herhangi bir sihir olmadigini bilmenizi istiyorum. Herhangi bir sozcuk olabilirdi. Ama bu sozcuk onlarin sectigi bir sozcuk. Onlar icin bu hissi yaratan kelimenin bu oldugunda anlasmislar. Ama bu baska bir sozcuk de olabilirdi. Bunu bilmenizi istiyorum.



Soldaki resim sifadan once cekilmis resim, sagdaki goruntu gercek zamani gosteriyor. Sagdaki goruntude kanser yok oluyor. 2 dakika 40 saniyede yok oluyor.



Batili dusuncesinde, modern bilimde buna mucize deniyor. Cunku onlar duygunun her seyle baglantili oldugunu anlamiyorlar, ve o hisle ilgili dili anlamiyorlar. Bunu anladigimizda artik mucize diye bir sey olmaz, bu bir teknolojidir. Sarkiyi dinleyin. Onlarin kullandiklari sozcuk VAS SA. Bunun anlami zaten gerceklesti demek. Zaten oldu demek. Kalplerinde ve dusuncelerinde sifanin zaten gerceklestigi var. Sifanin gerceklesecegi degil, gerceklesmek uzere oldugu degil, zaten onceden gerceklesmis oldugu. Bu onemlidir. Cunku tartismak uzere oldugumuz enerjinin hissi bir aynadir, anda deneyimledigimiz seyle ilgili hissimizi yansitir. Eger inancimiz sifanin gerceklesmek uzere oldugu ise, ya da mukemmel iliskinin bir gun bize gelecegi ise ya da ilerde bir gun bankada bol paramizin olacagi ise, tasidigimiz his bir gun, bir gun, bir gunu yansitir, cunku bunun ucu aciktir, sonuc yoktur. Bu cok gucludur, cok suptildir, bu his gecmiste degil, gelecekte degil simdiki anda aynalik yapar. Yasamimizda deneyimlemek icin sectigimiz seyi, oncelikle kalbimizde hissetmeliyiz. Onun zaten onceden gerceklesmis oldugunu kalbimizde hissetmeliyiz. Bu, dunyanin o bolgesinde her zaman gerceklesen bir sey, bunu her zaman yapiyorlar. Batili bilim insanlari bunu gordukleri zaman, onlar icin bir anlam ifade etmiyor. Cunku batili bilim insanlari inanclarimizin, hislerimizin ve duygularimizin bedenlerimizin disindaki dunyada etkisi olmadigini soyluyorlar. Bunun dogru olmadigini biliyoruz. Yapilan 3 deney sunlari gosteriyor; 1) Insan DNA'sinin fiziksel dunyada direkt etkisi var. 2) Deneyler insan duygusunun fiziksel dunyayi etkileyen DNA'yi degistirdigini gosteriyor. Bunlar gerceklesiyor, cunku her seyi birbirine baglayan bir alan var. Deneyler Max Planck'in "Matriksinin" deneylerde gordugumuz sonuclari saglayan iletken oldugunu one suruyor.



Tum maddenin bir enerji agi vasitasiyla birbirine bagli oldugu fikri 1800'lerin sonunda populerdi. Cok unlu bir deney var. O zamanlar yaradilis agina eter alani adi verilirdi. 1887'de Michelson/Merley deneyi eterin varligini kanitlamaya tesebbus etti. Deney eter alaninin var olup olmadigini bulmak ile ilgiliydi. Benim fikrime gore, bu iyi bir deneydi. Ancak zayif yorumlandi. 100 yil sonra ABD Hava Kuvvetleri bu deneyi tekrarladi. 1986'da Michelson/Merley deneyi aynen kopyaladi, sonuclari 'Nature' dergisinde yayinladi. Bulduklari sey su: Deneyi cok daha iyi, hassas ekipmanlar ile yaptilar. Alanin var oldugu sonucunu elde ettiler. Biz neden bunu bilmiyoruz? Bu tum buyuk gazetelerin bas sayfalarinda, buyuk dergilerin kapaklarinda olmaliydi. CNN haberlerinde olmaliydi. Bu, bilim insanlari icin her seyi degistirir.



(Ceviri: Saffet Guler)
 

JCA

#25
Başsağlığı diliyorum. Üzüldüm. Ölüm hepimizin kaderi. O biraz önce gitti sadece o.

Her ne kadar fikir ayrılığına düşsek te yine de sevgimi esirgemekten çekinirim. Zaten son virajdan sonra hepimiz aynı degil miyiz?

Huzur içinde bize bakıyorsun eminim. Ve de gülüyorsun.
 

JCA

#26
Alıntı YapBaşsağlığı diliyorum. Üzüldüm. Ölüm hepimizin kaderi. O biraz önce gitti sadece o.

Her ne kadar fikir ayrılığına düşsek te yine de sevgimi esirgemekten çekinirim. Zaten son virajdan sonra hepimiz aynı degil miyiz?

Huzur içinde bize bakıyorsun eminim. Ve de gülüyorsun.
 

erica arborea

#27
ölmek var, dönmek yok.

burada işi biten herkes gider ve bizim bilmediğimiz o yerde devam eder. burada canı çok yandı diye tahmin ediyorum ve acısı artık sona erdiği için onun için seviniyorum. ölüm halinde, kalanlar kendileri için üzülürler ölen için değil, onun durumunda üzülecek bir taraf yok çünkü bunu bilirler. kalanların canları yanar, alıştıkları için, özleyecekleri için, bağımlısı oldukları için... ama insan her şeye alışan, her koşula adapte olan bir varlık. 3. boyut böyle... sevenleri bir zaman sonra alışacaktır yokluğuna, onlara sevgi ve sabır diliyorum. tiversonus için ise bir şey dilemeye gerek yok, o artık ne dilerse onu olacak konumda...
 

Scyth

#28
:(
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

promıse

#29
geç haberim oldu üzgünüm çok üzgünüm bütün sevenlerine başsağlığı diliyorum.