Haberler:

Yeni celse forumda! 25 Nisan 2026🔆

Ana Menü

Dini resimlerde UFOlar

Başlatan Tiversonus, 18 Nisan 2009, 15:09:55

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Tiversonus

1. Bu illüstrasyon 12.yy. Yunan el yazması "Evangelistlerin Kitabı"ndandır ve "İsa'nın Doğumu" adını taşır. Eğer resmin sağına bakarsanız içinde bir takım figürlerin görüldüğü yarım daire şeklindeki bir cisme bakan iki figür göreceksiniz. Cismin doğumun üzerine parlayan bir ışık demeti olduğu görünüyor. Gözlemi yapanlardan biri gözlerini koruyor; sanatçı muhtemelen objenin parlaklığını ifade etmeye çalışıyordu.




2. Görüntü Prajnâpârâmita-Suna isimli eski bir Doğu metninden alınmıştır. Resmin büyütülmüş detayında şapkaya benzer 2 nesne olduğunu görebilirsiniz, ancak bu şapkalar havada uçmakta! Aynı zamanda bir tanesinin üzerinde pencereler varmış gibi görünüyor.





3. Bu resim, Romalı tarihçi Julio Obsequens'ın "Prodigiorum Liber" adlı kitabında ayrıntıları verilmiş olan Roma'daki bir UFO gözleminin rönesans dönemindeki çizimidir.




4. Bu bir 17.yy. freskidir ve Mtskheta, Gürcistan'da bulunan Svetishoveli Katedrali'nde yer almaktadır. İsa'nın iki yanında çay tabağı şeklindeki uçan gemilere dikkat edin.




5. Bu iki duvar halısı 14.yy.'da yapılmıştır. Her ikisi de Meryem'in hayatından kesitlerdir. Şapka şeklindeki objeler her iki duvar halısında da net olarak görülebilir. Soldaki 1330'da yapılmıştır. Sağdakinin ismi "The Magnificant /Muhteşem"dir. Her ikisi de Burgandy, Beaune'daki Fransız Kilisesi Notre-Dame'da bulunmaktadır.






6. Bu iki obje 1350'de yapılmış ,"İsa'nın Çarmıha Gerilişi" adındaki freskten detaylardır. Yugoslavya, Kosova'daki Visoki Decani Manastırı'ndaki mihrabın üzerinde yer almaktadırlar.






7. Resim Paolo Uccello (1396-1475)'ya aittir ve "La Tebaide" (1460-1465'te yapılmış) adındadır. Sağdaki büyütülmüş resimde İsa'nın yanında kırmızı çay tabağı şeklindeki bir UFO görülüyor. Bu resim Floransa Akademisi'nde bulunmaktadır.




8. Resim Conrad Lycosthenes (1518-1561)'in "Prodigiorum Ac Ostentorum Chronicon" adlı kitabındandır. 1480'de Arabistan'daki bir UFO gözlemini betimler. Kitap Avustralya Müzesi Araştırma Kütüphanesi'nde bulunmaktadır.




9. "Saint Emidius'un Vahiyi" (1486) isimli tablo Carlo Crivelli (1430-1495) tarafından yapılmıştır ve Londra'daki Ulusal Galeri'de asılıdır. Tabloda, disk şeklindeki bir obje Meryem'in başındaki tacının üzerini bir ışık demetiyle aydınlatıyor. Resmin hemen yanında objenin büyütülmüş şekli görülmekte.





10. Bu resim 1566'da İsviçre'de Basel semalarındaki bir UFO gözlemini tasvir ediyor. ( Zürih Merkez Kütüphanesi, Wickiana Koleksiyonu )




11. Yukarıda görülen tarihi ve sanatçısı bilinmeyen resim, Belçika, Conti Dotremond Kalesi yakınlarında bulunmuş ahşap üzerine bir çizimdir. Musa'ya gönderilen tabletlerin hemen yanında gökyüzünde birkaç nesne görülüyor.




12.  Bu, 1680 yılında tekerleğe benzeyen bir cismin gözlendiği UFO gözleminin anısına yapılmış bir Fransız madalyasıdır. Sanatçı ve yer bilinmiyor.







Tiversonus

#1
13. "İsa'nın Vaftizi" adındaki bu resim Flaman ressam Aert De Gelder'a aittir. 1710'da yapılmıştır ve Cambridge'deki Fitzwilliam Müzesi'nde bulunmaktadır. Disk şeklinde bir cisim vaftizi yapan Yahya'yı ve İsa'yı bir ışık demetiyle aydınlatıyor.





14. Resim Anon'un "Bakirenin Göğe Yükselişi"adlı eseridir. 1490'da yapılmıştır. Bir kez daha disk şeklindeki bulutlara dikkatinizi çekeriz.




15. Yine tekerlekler! Bu resim 4 Kasım 1697'de Almanya, Hamburg üzerinde yapılmış bir UFO gözlemini gösteriyor. Cisimler "ışık saçan iki tekerlek" olarak tanımlanmıştır.




16. Bu illüstrasyon 18 Ağustos 1783 akşamı saat 21:45'te Windsor Kalesinin terasındaki 4 kişinin İngiltere'nin Home Counties semalarında ışık saçan bir cismi gözlemlediği olayı tasvir ediyor. Bu olay ertesi yıl "Kraliyet Ailesi Felsefi İşleri"ne kaydedilmiştir. Bu rapora göre şahitler "ufka hemen hemen paralel olarak hareket eden dikdörtgen şeklinde bir bulut" gözlemlemişlerdir. "Bulutun altında parlak bir cisim görülüyordu, bu cisim küre biçimini alarak ışıl ışıl parlamaya başladı ve durdu. Bu garip küre önce soluk mavi bir renkteyken derken ışıltısı arttı ve batıya yönelerek tekrar harekete geçti. Ardından yönünü değiştirerek ufka doğru yönelip güney-batı istikametinde gözden kayboldu. Saçtığı ışık muazzamdı; yerdeki herşeyi aydınlatıyordu". Bu olaya Thomas Sandby (Kraliyet Akademisi'nin kurucularından biri) ve kardeşi Paul de şahit olmuşlardır.





17. Bu resmin adı "Meryem ve Aziz Giovannino", 15 y.yıla ait bu tablonun ressamı Domenico Ghirlondaio. Palazzo Vecchio'da asılı olan tablo "Loeser Koleksiyonu" nun bir parçasıdır. Resimde Meryem'in sağ omuzunun üstünde disk şeklinde bir nesne görülüyor.



Tiversonus

#2
18.Bu resim 4 Kasım 1697'de Almanya Hamburg üzerinde yapılmış bir UFO gözlemini gösteriyor.




19.Bu resimse, Hz. İsa ile Meryem'i disk şeklindeki bulutların üzerinde tasvir ediyor. Masoline de Panicale (1383-1440) tarafından yapılmış olan bu resim halen İtalya Floransa'daki Santa Maria Maggiore kilisesinde bulunmaktadır.


Tiversonus

#3
Alıntı

Köksal Çiftçi, Tektanrılı Dinlerde Resim ve Heykel Sorunu kitabında, üç ayrı semavi dinin peygamberlerinin 'sanatla barışık' olduğunu, yasakların sonradan geldiğini iddia ediyor..

Öğretmen ve yazar Köksal Çiftçi, piyasaya yeni çıkarttığı bir kitapla tek tanrılı dinlerin sanatla özellikle de resim ve heykel ile ilişkisini irdeliyor. Ebrû sanatçısı, Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi 1980 mezunu, Maltepe Üniversitesi'nde ise İletişim Tarihi dersleri veren yazar Köksal Çiftçi, Tektanrılı Dinlerde Resim ve Heykel Sorunu adlı kitabında, Musevilik, Hıristiyanlık ve İslam'da din ve sanat üretimi ilişkisini anlatıyor. Çiftçi, 294 sayfalık incelemesinin ön sözünde "Peygamberler Hz.Musa, Hz.İsa ve Hz. Muhammed'in yaşadıkları yıllarda resim ve heykel sanatına ilgi duyduklarını, bu yönde üretilmiş eserleri koruduklarını ve evlerinde resim heykel bulundurduklarını öğrendim. Bunu öğrenince hayli şaşkınlığa uğradım," diyor. Köksal Çiftçi, bu şaşkınlığı aşabilmek için karşılaştığı temel kaynakları ve o kaynaklara yorum yapan bilginlerin eserlerini de tekrar tekrar okuma yolunu seçmiş. Bu noktada yazar, kitaba temel oluşturan üç tek tanrılı dine mensup kimi insanların, zaman içinde Musevilik, sonra Hıristiyanlık ve daha sonra ise Müslümanlıkta dine dayalı resim ve heykel yasağına yöneldiğine üzülerek dikkati çekiyor. Çiftçi'nin kitabının ana tezine göre: "Peygamberlerin üçü de, çağının birer entelektüeli." Köksal, "Üç kutsal kitabı ve dinlere ait diğer kaynakları da okuduğunuzda bunu tüm açıklığıyla görebiliyorsunuz," diyor.

'ACABA YASAK MI?'

Kitapta 'İslam'da resim ve heykel yasak mı?' sorusuna cevap arayan Çiftçi konunun tartışmalı olduğunu belirtiyor. Çiftçi, "Bir çok İslam bilgininin yazdığı ayet tefsirine, hadis yorumuna ve kaynaklara koyduğu şerhlere bakacak olursanız, aslında resim ve heykel İslam dininde yasak edilmiş değildir. Ama, günlük yaşamdaki uygulamaya bakacak olursanız, bunun tam tersi olduğunu görürsünüz. İslam'da resim ve heykel yasağı, 750 yılında Abbasi İmparatorluğu'nun kuruluşuyla başlamış ve günümüze kadar gelmiştir," diyor. Kitabın verdiği bilgilere göre, Emeviler yıkılana dek, zaten camilerin içine resim yapılıyor. Hatta, Peygamber Hz.Muhammed, yazarın anlattığına bakılırsa, Kâbe'nin içindeki resimleri silerken, ortasındaki sütunda bulunan ve kucağında Hz. İsa'nın yer aldığı Hz. Meryem resmini korumasına almış ve 'buna dokunmayın' demiş. Bu resim, Muaviye'nin oğlu Yezid, Kâbe'yi yıkana kadar o sütunda kalmış. Çiftçi, "...insanlar, Hac yaparken o sütun da orada duruyordu. Çünkü o resmi peygamber koruyordu. Bu yüzden, resmin yasak olduğunu söylemenin çok da bir anlamı yok," diyor. Bu kapsamda Peygamberin evinin önünde, bir adet heykel bulunduğu da, yazarın anlattığı kadarıyla, 'güvenilir' hadis kaynaklarında yer alıyor. "BuharKütüb-i Sitte ve diğer kaynaklar yanında özellikle Müslim'in hadisler dizisinin altıncı cildi içinde yer alan Kitab-ül Libas bölümüne bakılırsa bunların pek çoğu yazılıdır," diyen Çiftçi, ayrıca Buharhadis koleksiyonu, Kütüb-i Sitte ve başka kaynakları, kitabının arkasındaki listede okurlara sunma yoluna gidiyor.


Tiversonus


Tiversonus

#5
UFO'lar Tevrat'ta var mıydı?

Din tarihi uzaylılarla, kaçırılmalarla ve ilişkilerle doludur. Temelde ayrılıklar ve kültürel farklılıklar görülür. İki bin yıl geriye gidin ve kendinizi Musa´nın yerine koyun; çölde çok sıcak bir gün, çölde yürürken güneş sırtınızı kavuruyor. Derken parlak ışık sütunları birkaç yüz metre üstünüzden sizi izliyor. Vızıltılar arasında bir ışık parlıyor ve tüm göksel bilginiz allak bullak oluyor. Nedir bu? Bir UFO´mu? Elbette değil, bu tanrının bir işareti. İncil, o anda olanları anlatıyor ve biz kişiden kişiye değişerek geçen öyküleri dinliyoruz. Hatta şimdi eğer insanlara gökteki bir ışığı gösterir ve ne olduğunu sorarsanız size bağlı oldukları kültüre, geçmişlerine ve inançlarına göre cevap verirler. 2000 yıl önce bir dünyadışı canlının varlığı hayal bile edilemezdi. Neye isterseniz inanabilirsiniz ama dünya görüşümüze uymasa bile inançlara saygısızlık edemeyiz. Düşüncelerimizi kapatır ve yaratıcı ve de bireysel düşünceyi sansür edip, yok edersek hata yapmış oluruz. Eğer İncil´i okuyup, geleneksel düşüncenizi asgariye indirip kendinizi açarsanız gerçeği daha iyi görebilirsiniz. Şimdi bir de Tevrat´a daha yakından göz atalım...



* Tekvin 5:1: "Tanrı Adam´ı yaratırken onu Tanrı benzeyişinde yarattı;"
* Tekvin 5:2: "Onları erkek ve dişi yarattı ve onları kutsadı ve yaratıldıkları günde onların adını Adam koydu;"
* Tekvin 5:5: "Ve Adem´in yaşadığı bütün günler 930 yıl oldu ve öldü."
* Tekvin 5:8: "Ve Şit´in (Seth) bütün günleri 912 yıl oldu ve öldü."
* Tekvin 5:11: "Ve Enoş´un bütün günleri 905 yıl oldu ve öldü."
* Tekvin 5:14: "Ve Kenan´ın bütün günleri 910 yıl oldu ve öldü."
* Tekvin 5:17: "Ve Mahalaleel´in bütün günleri 895 yıl oldu ve öldü."
* Tekvin 5:20: "Ve Jared´in bütün günleri 962 yıl oldu ve öldü."
* Tekvin 5:21: "Ve Hanok 65 yaşında Methuselah´ın babası oldu."
* Tekvin 5:22: "Ve Methuselah´ın babası olduktan sonra, Hanok 300 yıl Tanrı ile yürüdü ve oğullar ve kızlar babası oldu;"
* Tekvin 5:23: "Ve Hanok´un bütün günleri 365 yıl oldu;"
* Tekvin 5:24: "Ve Hanok Tanrı ile yürüdü ve gözden kayboldu çünkü onu Tanrı aldı. "
* Tekvin 6:1: "Ve vaki oldu ki, toprağın yüzü üzerinde adamlar çoğalmaya başladı ve onların kızları doğduğu zaman."
* Tekvin 6:2: "Allah oğulları adam kızlarının güzel olduklarını gördüler ve bütün seçtiklerinden kendilerine karılar aldılar."
* Eyüb 1:6: "Ve Tanrı oğulları Rabbin önünde kendilerini takdim etmeğe geldikleri gün vaki oldu ki, onların arasına Şeytan da geldi.."
* Yahuda´nın Mektubu 1:5: "Şimdi bir kere her şeyi bildiğiniz halde, size hatırlatmak istiyorum ki Rab kavmı Mısır diyarından kurtarmışken iman etmeyenleri sonra helak etti."
* Yahuda´nın Mektubu 1:6: "Ve kendilerinin reisliğini hıfsetmemiş fakat kendi meskenlerini terketmiş olan melekleri büyük günün hükmü için ebedi bağlarla karanlık altına sakladı."
* Çıkış 13:21: "Ve gündüzün ve geceleyin yürüsünler diye Rab onlara yol göstermek için gündüzün bulut direğinde ve geceleyin onlara ışık vermek için ateş direğinde önlerinde gidiyordu."
* Çıkış 13:22: ".. gündüzün bulut direği ve geceleyin ateş direği kavmin önünden ayrılmadı."
* Hezekiel 1:1: "Ve otuzuncu yılda, dördüncü ayda ayın beşinci güünde ben Kebar ırmağı yanında sürgünler arasında iken, vaki oldu ki, gökler açıldı ve Allah´ın vizyonlarını gördüm."



* Hezekiel 1:2: .. "Hezekiel´e Rabbin sözü açıkça geldi ve orada Rabbin eli onun üzerindeydi."
* Hezekiel 1:4: "Ve baktım ve işte kuzeyden buran yeli, durmadan ateş saçan büyük bir bulut geliyordu, çevresinde parıltı ve ortasında sanki ateş ortasında ışıldayan maden."
* Hezekiel 1:5: "Ve onun ortasından dört canlı mahluk benzeri çıktı. Ve onların görünüşü şöyleydi onlarda insan benzeyişi vardı."
* Hezekiel 1:6: ".. ve her birinin dört yüzü vardı ve onlardan her birinin dört kanadı vardı."
* Hezekiel 1:7: "Ve ayakları doğru ayaklardı; ve ayaklarının tabanı buzağı ayağının tabanı gibiydi ve cilalı tunç gibi parıldamaktaydı."
* Hezekiel 1:8: "Ve dört yanlarında, kanatları altında insan elleri vardı; dördünün de yüzleri ve kanatları şöyleydi;"
* Hezekiel 1:9: "..kanatları birbirine bitişmişti; yürüdükleri zaman dönmüyorlardı; her biri dosdoğru olarak ileri yürüyorlardı ."
* Hezekiel 1:10: "Yüzlerinin benzeyişi ise, onlarda insan yüzü, sağda dördünün aslan yüzü, solda dördünün öküz yüzü, dördünün de kartal yüzü vardı."
* Hezekiel 1:11: "Ve yüzleri ve kanatları yukarıdan ayrılmıştılar; her birinin iki kanadı birbirine bitişmişti, iki kanat da bedenlerini örtüyordu."
* Hezekiel 1:12: "Ve her biri dosdoğru olarak ileri yürüyorlardı; ruh nereye gitmek istediyse oraya gittiler; onlar dönmeyerek yürüyorlardı."
* Hezekiel 1:13: "Canlı mahlukların benzeyişine gelince, onların görünüşü yanan ateş közleri gibi, meşalelerin görünüşü gibi idi; canlı mahlukların arasında o ateş inip çıkıyordu; ve ateş parlaktı ve ateşten şimşek çakıyordu."
* Hezekiel 1:15: "Ben canlı mahluklara bakarken işte canlı mahlukların yanında onların her dört yüzü için yerde bir tekerlek vardı."
* Hezekiel 1:16: "Tekerleklerin ve yapılarının görünüşü gök zümrüt gibi idi; ve dördünün benzeyişi birdi; ve görünüşleri ve yapıları sanki tekerlek içinde tekerlek."
* Hezekiel 1:17: "Yürüdükleri zaman dört yanlarına da gidiyorlardı; dönmeyerek yürüyorlardı."
* Hezekiel 1:18: "Tekerlek çemberleri ise yüksekti ve korkunçtu ve dördünün çemberleri çepçevre gözlerle doluydu ."
* Hezekiel 1:19: "Ve canlı mahluklar yürüdükçe tekerlekler onların yanında yürüyorlardı ve canlı mahluklar yerden yükseldikçe tekerlekler yükseliyordu."
* Hezekiel 1:20: "Ruh nereye gitmek istedi ise oraya, ruhun gitmek istediği yere gidiyorlardı ve tekerlekler onların yanında yükseliyordu; çünkü canlı mahlukun ruhu tekerleklerde idi."
* Hezekiel 1:22: "Ve canlı mahlukların başları üzerinde gök kubbesi benzeyişi, korkunç billur gibi, yukarıdan başları üzerine yayılmıştı."
* Hezekiel 1:23: "Ve kubbe altında kanatları birbirine göre dümdüzdü; ve her birinin bedenlerini bu yandan örten iki kanadı ve öbür yandan örten iki kanadı vardı."
* Hezekiel 1:24: "Ve yürüdükleri zaman kanatlarının gürültüsünü işittim, sanki çok suların sesi, sanki Kadirin sesi, bir kargaşalık sesi, sanki bir ordu velvelesi, durdukları zaman kanatlarını indiriyorlardı."
* Hezekiel 1:25: "Ve başları üzerindeki kubbenin üzerindeki gök yakutun görünüşü gibi bir taht benzeyişi vardı."
* Hezekiel 1:27: "Ve belinden yukarı görünüşünü ışıldayan bir maden gibi gördüm, sank içi çepeçevre ateş görünüşü ve belinden aşağı görünüşünü gördüm, sanki ateş görünüşü ve çevresinde parıltı."
* Hezekiel 1:28: ".. parıltının görünüşü böyle idi. Rabbin izzetinin benzeyişinin görünüşü bu idi. Ve gördüğüm zaman yüzüstü düştüm ve söz söyleyen birinin sesini işittim."


Hezekiel´in anlattıkları burada bitmiyor, Tevratta Hezekiel´in göksel ilişkisinin tamamını bulabilirsiniz. Yorum sizlere ait...


alıntı: http://www.bilinmeyen.com/node/175

Moderator

#6
Uzaylılar tarafından yerleştirlen Microçipler(İmplants)...




Sevgili Arkadaşlarım, bildiğimiz üzere Uzaylılar tarafından kaçırılma olaylarıyla ilgili raporlarda bahsedilen ortak noktalardan biri de, uzay gemilerine alınan kişilerin birtakım fiziksel testlerden geçirildikleri ve vücutlarına ince, uzun iğnelerin enjekte edildiğidir. Bu iğnelerin ucunda, kimi zaman 0.25 cmden daha az bir çapa sahip, ince metalik toplar bulunmaktadır. Vücuda enjekte edilen bu iğneler çıkarıldığında uçlarındaki topların yerinde olmadığı görülmüştür. Kaçırılma deneyimi yaşayan kişiler, "mikroçip" adı verilen bu parçaların burunlarına, kulaklarına, sinir uçlarına ve hatta göz kapaklarına yerleştirildiğini söylemektedirler...Uzaylı mikroçiplerinin varlığı, ilk kez 1967 yılında, Betty Andreasson adlı Massachusetts'li kadının uzaylılar tarafından kaçırılmasıyla duyulmuştur. Andreasson, dünya dışı varlıklar tarafından kaçırıldığını ve uzaygemisinde yapılan tıbbi incelemeler sırasında burnunun içine küçük, sivri uçlu bir topun yerleştirildiğini açıklamıştır.

MİKROÇİPLERİN VÜCUTTAN ÇIKARILMASI : Dr. Leir tarafından gerçekleştirilen bir implant çıkarma Ameliyatını sizlerle paylaşmak isterim ama uyarmalıyım ki, midesi kaldırabilecek Arkadaşlar izlesinler... (+16)... diğerleri için aşağıda bugüne kadar çıkartılmış İmplantlardan bir kaçını resim olarak görebilirler...



http://www.youtube.com/watch?v=uTjtH4q6LQI&feature=player_embedded


























































Alıntı:

http://ufoloji.net/ufo-forum/1653/uzaylilar-tarafindan-yerlestirlen-microcipler-implants





 

Tiversonus

#7
5 Ağustos 2000, Ark, Laura, Frank, J & C


S: (L) Bu Çok Gizli doküman ve de bir ölçüde Anna Hayes'in yazdıkları, pek çok kaçırılmanın "gelecekteki benliklerimiz" tarafından gerçekleştirildiğinden bahsediyor. Yani gelecekteki varlığımız geçmişe, yani bizim şu anımıza geliyor, kendi bedenlerini kaçırıyorlar ve kendilerinin başka bir zaman hattında yaptıkları hataları yapmayıp ilerleyebilmeleri için o bedenler üzerinde genetik bazı ayarlamalar yapıyorlar. Bu gerçekten senaryonun bir parçası mı?

C: Gerçeğe çok yakın!

S: (L) Kendini BH tarzında kaçırıp bu şekilde kendine yardım edebilir misin peki? Bu BH olabilir mi?
C: Hayır, bu BH değil.




UFO kaçırılmalarıyla ilgili düşüncemi paylaşmak istiyorum.


Evren'de en önemli yasalardan birisi "Özgür İrade Yasası" diye düşünüyorum. Ve Evrenimiz dualitik (KH ve BH) yapıda, dolayısı ile Evren'de "oyunun kuralları" nın olduğunu düşünüyorum...Gerek Ra Bilgileri'ndeki ve gerek se Kasyopya Celselerin'deki (yukarıdaki) bilgilere dayanarak; kaçırılma fenomeninin 8eterik ya da fiziksel) Özgür İrade Yasasından bağımsız yapılamayacağını düşünüyorum.


Burada yorumlanması gereken olay: özgür irade yasasının bir takım taktikler ile kurnazlıkla delinebileceği. Dolayısı ile; Yüksek Benliklerimiz ile irtibata geçmek ve burada bilgimiz ile seçimimizi ki ne olduğumuzu kavramak ve bu gücümüz ile seçimlerimizi beyan etmek büyük önemde...Şu söylenebilir; Yüksek Benliklerimiz ile irtibata geçerek8zaten kurulu bir hat); gelecek ve geçmişi yeniden yazabiliriz...Burada derin düşünmek gerekiyor...Sonsuza açılan an' ya da ebedi an kavramlarını da unutmayalım.


Her bir bilinç birimi Sonsuz Yaratan'ın parçasıdır, Yaratan'dır; ve herşey de Seçimlerimiz üzerine kuruludur. Kısaca Yüksek Benlik ile bağlantımızı kullanarak geçmişi ve geleceği yazabiliriz...Ve herşey, dersin bir parçası, öğrenmemiz üzerine kurulu. Hergün her an her aksiyonumuz ile zaten bilerek ya da bilmeyerek bir seçim içinde değil miyiz?


Özet olarak, bilgilenme ile gerçek gücümüze uyandığımızda, oyunun kurallarının ve Varoluşun kuralları içinde elimiz hiçte "boş" değil...Önemli olan şey ise; Yüksek Benliklerimizin dürtülerine uyarak Işık/Bilgi/Sevgi yolunda ne kadar ilerleyeceğimiz konusunda bir seçim yapıp yapmayacağımız ve uygulama da bu da ben seçtim demek le de olmuyor...İşte en büyük korunma ne olduğumuz gerçeğine uyanma ve bu gücü birlikte-Yaratan olarak kullanmaktan geçiyor.


Özgür İrade yasaı çerçevesindeki Ra Bilgileri ve Kasyopya bilgileri yorumlarına katılıyorum. Oyun başıboş ya da kuralsız değil ama işte bilgi diyoruz ve uygulaması...

Evren'de Işık/Bilgi/Sevgi güçleri de var ve sadece herşey bizim gelişmemiz, öğrenmemiz üzerine kurulu ve kuralları olan bir oyun...Önemli bir koruma: Birlikte-Yaratan olarak Başkalarına Hizmet Ben'liklerimiz ile "yaratmak" diye düşünüyorum.

Kişisel fikirlerimi paylaştım, sevgi ile...