Haberler:

Yayınlanan son celse forumda! 26 Eylül 2026🎉

Ana Menü
  • Kasyopya Celseleri (1994-2002) 5 0 5 1

Kasyopya Celseleri (1994-2002)

Başlatan 4BH, 01 Nisan 2009, 03:23:48

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

4BH

#225
23 Eylül 2000

S: (L) Merhaba.
C: Merhaba.

S: (L) Bu akşam kimle birlikteyiz?
C: Kinema.

S: (L) Bu akşamki ilk sorumuz ____ County'den VB adlı kişinin sorusu. Şöyle yazıyor: "SV ile ilgili olarak, görünüşe göre kötü bir uçak yolculuğu sırasında, yolculuk boyunca uyumuş olmasına rağmen, Kasyopyalılar onun uçağı emniyette tuttuğunu söylemişti. Onunla ilgili diğer bazı şeyler de onun "iyi adamlardan" biri olduğu yönündeydi. Ama tuhaf bir şekilde hayatı parçalanıyordu. İçiyordu ve kara büyüyle uğraşan insanlarla bağlantıları vardı. Sorum şu: Sizce veya K'lere göre o bir 4. yoğunluk Nordik mi?"
C: Hayır.

S: (L) Onun bizim gördüğümüz en cesur insan olduğunu, kanun dışı motorsiklet çetesini çökerttiğini vs söylemiştiniz. Tüm bu şeyler onunla ilgili belirli bir kalıbı anlayabilmemi sağlamak için verdiğiniz birer ipucu muydu, yoksa tüm bunlar gerçekten doğru muydu?
C: Gerçek farklı bir seviyede yatıyor.

S: (L) Yani onun başka bir yoğunluk seviyesinde "iyi adamlardan" biri olduğunu, ama bu yoğunluk seviyesinde derin bir ilüzyonda olduğunu ve kullanıldığını mı söylüyorsunuz?
C: Evet, ama farklı bir yoğunluk değil, bu yoğunluğun başka bir seviyesindeki farkındalık.

S: (L) Onun bu diğer bilinç seviyesinin gelip onun olağan bilincine işleme ve hayatını alt üst etme ihtimali var mıydı, veya var mı?
C: Evet.

S: (L) VB'nin bir sonraki sorusu: "Şu anda gezegende kaç tane 4. yoğunluk Nordik tipi olabilir? Yani gezegende kaç tane 4. yoğunluk Nordik BH varlığı var?"
C: Eğer bunu bilmek faydalıysa, sonuca yaklaşmak için kendi algı güçlerinizi kullanın.

S: (L) Bence sayı tüm gezegen nüfusunun %2'si gibi birşey olabilir.
C: Hayır.

S: (L) Daha fazla mı, yoksa daha az mı?
C: Az.

S: (L) Belki yaklaşık olarak doğrudur?
C: Hayır.

S: (L) Yaklaşık olarak bile doğru bir yüzde değil bu, öyle mi?
C: Evet.

S: (L) Şu anda gezegende olan, yani 3. yoğunluk KH olarak ortaya çıkmış olan varlıkların, zamanda belirli bir noktada, bir olay nedeniyle, mesela Dalga nedeniyle genetik olarak etkinleşip 4. yoğunluk BH Nordiklere dönüşme ihtimali var mı?
C: Yakın. Ama yanıt fiziksellikten ziyade ruhsallıkla ilgili.

S: (L) Yani 4. yoğunluk BH varlıklarının kanalları veya projeksiyonları olan pek çok 3. yoğunluk insan mevcut olabilir şu anda öyle mi?
C: Ruhlar canım, ruhlar!

S: (L) Yani 4. yoğunluk ruhların kaldığı 3. yoğunluk bedenler var, ama BH'nin özgür iradeyi onurlandırması nedeniyle bu bedenlerin hepsi şu anda 3. yoğunluk sınırlandırmaları altında, öyle mi?
C: Evet.

S: (L) ...Scientology'deki "Auditing" (denetleme) bir bütün olarak gezegene fayda sağlıyor mu? İnsanların daha zeki olmasına yardımcı oluyor mu?
C: Belki.

S: (L) Herhangi bir denetleme yapılması, hiç denetleme yapılmamasından daha iyi mi?
C: Denetleyiciye bağlı.

S: (L) VB devam ediyor: "Ron'un öğretileri ve teknolojisi sayesinde ben ve milyonlarca başka insan, bilincimize yerleştirilmiş KH obsesyonlarından ve programlarından kurtulduk ve böylece kabusların çılgınlığından umut verici yeni günlerin sıcak ışığına kavuştuk." Soru şu: Denetleme kolektif bilinçaltındaki elektrik yükünü dağıtıp onu daha bilinçli hale mi getiriyor?
C: Belirsiz.

S: (L) Soru mu?
C: Hayır.

S: (L) Belirsiz olan nedir?
C: Tanımlanan kavram.

S: (A) Sanırım elektrik yükünü kastediyorlar. Öncelikle bunun tüm kolektif bilinçaltı kavramına uygulanabilir olduğunu sanmıyorum. Tam olarak neyin kastedildiğini bilmiyorum. (L) O zaman basit bir soru soralım. Kolektif bilinçaltının bir elektrik yükü var mı?
C: Pek sayılmaz.

S: (L) VB diyor ki KH grubu, yani sanırım dünyadışı/insan konsorsiyumu, Ron'u Donanma hizmetine geri çağırarak onun yaptığı işi çarpıtmaya çalıştı. Görünüşe göre bazı rüşvetler denemişler ama bu işe yaramamış. O yüzden onu kaçırmaya, işkence etmeye, uyuşturucular vermeye, zihin kontrol teknolojisi uygulamaya çalışmışlar. Ron bunlara maruz kaldı mı?
C: Ron mu? Ron Hubbard kendi kaderinin yönetimindeydi. Nokta.

S: (L) Sorumluluğunda olduğu o kaderde kaçırılma, işkence, uyuşturucu ve zihin kontrol teknolojisi var mıydı?
C: Bunlar onun ve "şirketteki" iş arkadaşlarının kullandıkları yöntemlere benziyor daha çok.

S: (L) ...VB diyor ki, "K'lere onları giderek sevdiğimi söyleyin." Vs. Vs. "Benim hakkımda ne düşündüklerini sorun." VB'nin en merak ettiği şey ölünce ne yapacağıymış. Bana kısa bir süre içinde ölecekmiş gibi görünmedi hiç ama, ne olacağını hiç bilemeyiz.
C: VB maceracı biri. "Özgür bir ruh"; her zaman öyle oldu. Tüm uğraşlarında başarılı olmaya devam edecek.

S: (L) Sormak istediği konu bir insanın ölünce ne yapması gerektiği.
C: Bu bir konu değil.

S: (L) Neden? Bazı insanlar için bu büyük bir konu gibi görünüyor.
C: Birinin bedeni sona erdiğinde, gidilen yolu belirleyen şey bireyin bilinci ve deneyimleri/beklentileridir.

S: (L) VB ona eğitmenlik yapmamı istiyor. Bu ona faydalı olur mu? Belki bu benim zihnimi de biraz daha keskinleştirir.
C: Eğer istiyorsan. Zararı olmaz.

S: (L) Bu konuda bir dayanışma ruhu hissediyorum ve VB'nin çok keskin bazı soruları olduğunu tahmin ediyorum. Şunu sorayım: Ron öldüğünde ışığa gitti mi?
C: Çok muhtemel.

S: (L) Tamam. Şimdi sırada geçen gün Jon C___'nin gönderdiği mesaj var. Niburu Konseyi'nden J___ S___ tarafından yazılmış bir mesajı aktarıyor. [Gruptan sızlanma sesleri.] Üzerime gelmeyin! Faydalı birşey olabilir içinde! JS'nin mesajı şöyle: "27 Ağustos sabahı erkenden uyandım ve kafamdaki bir ses 'Toplanış başladı' diyordu. Saate baktım; 02:22'ydi. (gece). Aklıma hemen çocuklukta okuduğum bir hikaye kitabında Nuh'un gemisine binen hayvanlar geldi. Kolektif bir ses gibiydi. Pek çok ülkeyi ve ırkı temsil eden bir ses. Bunların her bir ırkın Büyükleri olduğunu düşündüm. Aklıma gelen isim, Yıldız Büyükleri'ydi. Bana insanları bir araya toplamaya başladıklarını söylüyor gibiydiler. Yıldız tohumlarını, walk-inleri ve ışık işçilerini kastediyorlar gibi anladım. Bunun yeni bir aşamanın başlangıcı olduğundan şüphem yoktu. Niburu Konseyi'nin bir elçisi olarak, bu mesajı insanlara aktarma görevi veriliyordu bana." Yeni başlayan bir toplanış var mı gerçekten? Bunu sormamın nedenlerinden biri, çeşitli insanların çeşitli bilgiler aldığı ve bu veri parçalarının birleştirilmesi gerektiğini söylemiş olmanız. Jelaila'ya da tüm saygımı sunarak şunu sormak istiyorum; Jelaila'nın tanımladığı şekilde başlayan bir toplanma var mı gerçekten? Yani yıldız tohumlarının, walk-in'lerin ve ışık işçilerinin bir araya gelmesi şeklinde?
C: Ne düşünüyorsunuz?

S: (L) Öncelikle, herhangi bir yıldız büyüğünün herhangi birilerini bir araya gelmeye çağırması gibi birşey olacağını sanmıyorum çünkü gezegendeki herkesin burada bulunma nedeni, bu yönde bir özgür irade seçiminde bulunmuş olmaları. Buradaki herkes planlarında yapmak istedikleri şey neyse, onu yapmak için burada. Birileriyle işbirlikleri var veya yok. Ama kimsenin onları çağırmasına ve birşey yapmalarını söylemelerine ihtiyaçları yok. İkinci olarak, herhangi birilerini "bir araya gelmeye çağıranlar" KH eğilimli varlıkları olmalı çünkü üst bir yoğunluktan böyle bir emir verecek olanlar ancak KH gruplarıdır. Çünkü BH grubu kimseyi kimseyle bir araya gelmeye çağırmaz. Eğer birileri birileriyle yanyana gelecekse, bu karar içten, özgür irade seçeneği ile gelecektir. Dışarıdan bir çağrı olduğu için değil.
C: Evet.

S: (L) Diğer taraftan, Başkalarına Hizmet tipleri eğer gerçekten bir araya gelirse, bu bir araya gelmedeki uyaran ne olabilir veya olacak?
C: Doğal ilerleyiş.

S: (L) Jelaila ayrıca kendisine gösterilen bir vizyonu yazıyor: "Birbirlerinden uzayın derin siyahlığıyla ayrılan ışıktan şehirler olarak tanımlayabileceğim şeyler vardı. Her biri birbirine ışıktan ızgaralarla bağlıydı. Bir çember içindeydiler. Bir atlı araba tekerleği veya bir örümcek ağı gibi. Şehirlerin hepsi merkezin sağındaki bir şehirle bağlantılıydı. Şehirlerin hepsini bu merkez şehre ve birbirlerine bağlayan ızgaralarda ilerleyen ışık nabızlarını gördüm. Merkezdeki şehir diğer bazıları gibi fantastik veya parlak değildi ama diğer şehirlerdeki insanlar yoluyla üst alemlerden alınan bilgiler için bir birleşme vorteksi hizmeti sağlıyordu. Bu bilgileri alıp daha büyük evrensel resme yerleştiriyor ve sonra her bir gruba, her bir ırkın işbirliğini geliştirmede nasıl bu resmin bir parçası olduğunu gösteriyordu. Bu sanırım gördüğüm en muhteşem şeydi. Sonra biri bana telepatik olarak, o ışıktan şehirlerin İnternet'teki web siteleri olduğunu, gördüğüm o uzay boşluğunun internetteki siteler arasındaki siber uzay boşluğu olduğunu söyledi. Yani verilen mesaj, yıldız tohumlarının, walk-inlerin ve ışık işçilerinin bu ışık şehirlerini / web sitelerini oluşturmalarına veya oluşturulanlarda bir araya gelmelerine yönelikti. Peki bu toplanma yerlerinde ne yapacaklardı? Amaçları neydi? Işık şehirleri / web siteleri insanların misyonlarına devam etmek ve tamamlamak için bilgi, eğitim ve duygusal/fiziksel destek alacakları yerler olacaktı. Birkaç gün önce bir arkadaşla konuşurken bunun hakkında bir bilgi geldi aklıma ansızın. İkinci Büyük Dünya Deneyi gösterildi ve ikinci deneyin başarısız olma nedenlerinden birinin, yıldız tohumlarını bir araya getirememeleri ve toplanmayı tamamlayamamaları olduğu şeklinde bir mesaj vardı." Bu yorumların makul olabileceğini biliyoruz elbette, ama sonra şöyle devam ediyor: "Odakları gruplar ve kanallanan bilgiler arasındaki farklılıklar üzerindeydi ve kimin bilgisinin doğru, kimin bilgisinin yanlış olduğu konusunda kavga ediyorlardı. Bu durum onların herkesin iyiliği için bir araya gelmelerini zorlaştırıyordu. Herkesin bilgisinin bir değeri olduğunu ve çok boyutlu olarak yorumlandığında, o grubun veya ırkın gerçeği büyük evrensel resimde bir yere sahipti. Çok boyutlu gerçek kavramını anlamıyorlardı. Bu soruna ek olarak başka bazı sorunlar gezegenin yok olmasıyla sonuçlandı ve kutupsal bütünleşmeyi gerçekleştiremediler." Jelaila'nın mesajı böyle. Bana öyle geliyor ki, burada yaptığı şey, öğrenme ve ayırt etme zahmeti göstermeyen bir insan grubu ağının veya tuzağının bir parçası olmaya yönelik bir itaat fikri aşılıyor. "Yıldız tohumlarını bir araya toplayamadıkları" şeklinde bir suçluluk yansıması da var ve bunun nedeni "kimin bilgisi doğru, kimin bilgisi yanlış" diye yapılan kavgaymış. Bana öyle geliyor ki, yanlış bilgiyle bir araya gelirsen, yanlış nedenle bir araya geliyorsun demektir!
C: Evet.

S: (L) Neyin gerçeğe en yakın olduğunu, neyin olmadığını keşfetmek için buna zaman ayırmanın çok önemli olduğunu düşünüyorum. Test, araştırma ve öğrenme yoluyla ayırt etmeyi öğrenmek bir insanın yapabileceği en faydalı ve değerli şey. JS ile her kim konuşuyorsa, temelde bilgi edinimini saptırmaya çalışıyor gibi görünüyor.
C: Bir ölçüde.

S: (L) Gördüğü vizyon kontrole mi, yoksa birliğe mi dayalı?
C: İkisi de değil.

S: (L) Bu konuda başka bir yorumunuz var mı?
C: Gerek yok.

S: (L) Bir de şöyle diyor: "Işık şehirleri / web siteleri yeni 5B topluluklar haline gelecek. Yemek, giyim, eğitim vs dahil olmak üzere tüm mal ve hizmetler mevcut olacak ve alışverişler daha üst boyutlu bir değişdokuş yoluyla olacak. Bunlar fiziksel olarak yaşadığınız yerde olacak ama çok boyutlu olacak. Yani bu yeni dünyada boyutlararası erişimleriniz olacak ve bilgisayarınızdan istediğiniz zaman bağlantıya geçebileceksiniz. Bilgisayarınız boyutlararası 5B topluluğuna açılan kapı." Jelaila'nın 5. yoğunluğun gerçekte ne olduğuyla ilgili bir ipucuna sahip olduğunu sanmıyorum.
C: Sevgi kapısı yediden ay ışın gemisiyle girecek olan büyük ışık mesihinin gelmesi için gerekli olan güçlü kemikler ve dişler için, yulaf kepeğiyle dolu fıçıları küreklemeye hazır olun...

S: (L) Yulaf kepeği kemikleri ve dişleri güçlendirmez ki, bağırsaklarını temizler. Oo! Anladım! Yani bu görüş tam bir saçmalık. Ve şöyle diyor: "Yeni şehirler için teknolojiyi kurmak üzere gezegenimize gelen ırklar hakkındaki bilgi dahil olmak üzere, bu yeni aşama hakkında yazacak başka şeyler var. Bunları yazacağım. Şu anda karşılaştıkları zorluk ve onlara yapabileceğimiz yardım, bir sonraki makalemde. Şimdilik, sunmam istenen mesajın sonu bu. Bir kez daha, umarım ki bu mesaj bulmaca parçalarınızın birazının daha bir araya gelmesine yardımcı olmuştur. Bir sonraki sefere kadar, ben Niburu Konseyi'nden mütevazı elçiniz JS."
C: Ego berbat birşey!

S: (L) Şimdi bir başkasının gönderdiği diğer ilginç bir konu. Giriş kısmını geçip doğrudan ilginç bölüme geliyorum. Diyor ki: "Gezegeninizde kendine 'insan' diyen bazılarının eylemleri, düşünceleri ve sözleri bir tür canavarınkine benziyor. Başkalarına veya başkalarının acılarına karşı hissiz. Bu bireylerdeki "sevgi katsayısı" neredeyse sıfırdır, ama bu da onların öğrenişinin bir parçasıdır. Hitler dediğiniz kişiyi düşünün. Aydınlanmış mıydı? Mutlu muydu? Hayatının ona getirdiklerinden memnun muydu? Yanıt bariz şekilde "Hayır"dır. Hitler dediğinizin ruh hala iç düzlemlerdedir; o hayatın etkileri üzerinde düşünüyor ve neyin bu kadar kötü gittiğini anlamaya çalışıyor." Bu bireyin KH'nin yapısını anladığından emin değilim. Hitler'in "sevgi katsayısı" eksik değildi aslında. Son derece yüksekti ama kendine dönüktü. Sorum şu: Hitler hayatının ona getirdiklerinden mutlu ve memnun muydu?
C: Başlangıçta.

S: (L) Sanırım mutsuz olabileceği tek şey, tamamen adanmış bir KH varlığı olarak neden daha başarılı olamadığıydı herhalde.
C: Evet.

S: (L) Hala iç alemlerde neyin yanlış gittiğini anlamaya mı çalışıyor?
C: Hayır.

S: (L) Hitler şu anda ne yapıyor? Geri dönüp tekrar denemeyi mi planlıyor? [Gülüşme] Cidden, Hitler şu anda ne yapıyor?
C: Hareket halinde.

S: (L) Nereye hareket halinde? 5. yoğunluğun dışında bir yerde mi?
C: Hayır.

S: (L) 5. yoğunlukta mı?
C: Ayrılmaya hazırlanıyor.

S: (L) Ne için?
C: Geri dönmek için.

S: (L) Bir bedene girmek için mi hazırlanıyor?
C: Evet.

S: (L) Yani şu anda 5. yoğunlukta ve tekrar enkarne olmaya hazır, öyle mi?
C: Evet.

S: (L) Bu korkutucu bir düşünce! Biliyoruz ama, geldiği yer dünya mı?
C: Bekleyin ve görün.

S: (L) Bu kulağa pek hoş gelmiyor. Bu olduğu zaman insanlar bunu bilecek mi?
C: Belki.

S: (L) Bir sonraki hayatına enkarne olduğunda, bir öncekinde olduğu gibi Karanlık tarafa satılmış mı olacak yine? Yoksa arınıp iyi eylemlerle karmasını mı dengeleyecek?
C: Açık.

S: (L) Bir de şöyle diyor: "Her biriniz belirli kavrayışları elde etmek için enkarne oldunuz. Bu KH için de böyledir, BH için de." Sanırım bu şahıs şu anda dünya üzerinde BH insanların bulunmadığının farkında değil. En azından bir fark yaratacak kadar yok. Sanki gezegende pek çok BH varlığı mevcutmuş gibi yazmışlar. Şöyle bir şey söyleniyor: "Gezegeninizde kendilerini güç eliti olarak konumlandıranlar herşeye el koymak ve yararlanmak için büyük planlar yaptılar. Fakat elde ettikleri tüm güç sadece ekonomiye dayalı." Gezegendeki elitin güç temeli ekonomiye mi dayalı?
C: Yakın.

S: (L) Devam edelim: "Ekonomik sistem işlemeye devam ettikçe ve insanlar ihtiyaçları için o ekonomik sisteme bağımlı oldukça, güç eliti dünyaya hakim olma planlarını uygulamaya geçirmekte zorlanmayacak. Fakat bu diğer herkesin seçimlerinin bir ihlali olurdu ve Dünya'nın seyrinde şu anda herşey seçimlerle ilgili. Gezegenin kendisi, herkesin seçme fırsatına sahip olması için şeyleri düzene koymada önemli bir faktör olacak. Yaklaşan önemli fırtınalar var; ekonomik, jeofizik ve siyasi. İnsanlar bir seçim yapmaya zorlanacak: kendilerini korumaya mı yönelecekler yoksa birbirlerine yardım etmek için mi çalışacaklar? Bu mesajları okuyan ve değer verenleriniz, olayların en kötü kısmına maruz kalacak, çünkü çok yakın bir gelecekte sizin için oldukça dramatik olaylar var yaklaşan 'Çok yakın' elbette göreli bir terimdir ve üst boyutlarda bulunan bizler için zaman birşey ifade etmez. Zaman her zaman "şimdi"dir. Yakın gelecekte titreşiminiz artarken, kendinizi çok farklı bir gelecekte yaşıyor hissedeceksiniz. Bu ani bir değişim değil, hiçbir şeyin aynı olmadığı yönünde, farkındalığınızdaki aşamalı bir şafak sökmesi gibi olacak. Aynı zamanda bu tür şeylere hassas olanlarınız bir eşiği sezecek ve üçüncü yoğunluğu dördüncüden ayıran bir bariyerden güvenle geçeceksiniz. Dünya'yı seçen ama henüz uyanmamış olanlarınız, kişisel arınma fırsatlarının ve pozitif yol seçimlerini berraklaştırma süreçlerinin bir parçası olarak yaklaşan fırtınaların etkilerini deneyimleyecek." Evet makul görünüyor. Bu monoloğun temelde söylediği şey, özgür irademizle bir seçim yapmamız için koşulların ayarlanacağı şeklinde AMA bahsettikleri seçim onların "pozitif yol" versiyonu; yoksa mahvolursun. Eğer onların mesajlarını dinlersen ve kendini onların mesajlarıyla uyumlandırırsan, iyi olacaksın. Yoksa, astalavista bebeğim! Bu tıpkı tüm Yahudi-Hıristiyan öğretisi gibi: ya bizim yolumuza gelirsin, ya da mahvolursun. Bu adamların özgür irade kavramını anlayıp anlamadıklarından emin değilim. Doğru mu düşünüyorum?
C: Yakın.

S: (L) Neyse, böyle devam ediyor. Ve imza: "Amen. Adonoy Sabayoth. Biz Cennetin Topluluğuyuz." (F) Elbette! Başka kimden olabilirdi ki! (L) Başlığı "Yaklaşan Fırtına". Hiçbir şey kesin bir şekilde söylenmemiş veya öngörülmemiş. Temelde söyledikleri şey, eğer bu mesajlarla "uyum içinde değilseniz", yandınız! Kızaracaksınız. Ekonomi çökecek, güneş herşeyi yakacak, savaşlar olacak, ekinler hasat edilemeyecek, açlık olacak, seçkinler herkesi egemenliği altına alacak, ama bir süreliğine. Sonunda ise bambaşka sözler ve hiçbir önemli şey söylenmiyor. (F) Bunu daha önce de defalarca duyduk! Gong Show'da her zaman borazanını çalan adamın yaptığı gibi. (L) Bunu okuduktan sonra bu konuda birşey sormak istediğimden bile emin değilim. Geçelim. Daha önce derinlemesine inceleyip analiz ettiğimiz ama hiç burada masaya yatırmadığımız Wingmakers bilgileri hakkında bir sorumuz var. Wingmakers şeyi bazı analizcilerin ileri sürdüğü gibi tamamen bir kandırmaca mı?
C: Hayır.

S: (L) Wingmakers sunumu, eğer kişi nasıl deşifre edeceğini bulursa, iyi bazı ipuçları için bir kaynak olabilir mi?
C: Evet.

S: (L) İpuçları şiirlerde mi, felsefe sayfalarında mı yoksa sanatta mı?
C: Hepsi.

S: (L) Wingmakers bilgileri ile ilgili hikaye doğru mu?
C: Kısmen.

S: (L) Wingmakers materyali birinin şu anda bulması için gelecekten geçmişe mi "bırakıldı"?
C: Yakın.

S: (L) Liste üyelerimizden birinin bir yorumu: "Gerçekliğimiz neyin doğru olduğuna inandığımıza bağlı. Neye inandığımız ne algıladığımıza bağlı. Algımız ne aradığımıza bağlı. Ne aradığımız düşüncelerimize bağlı. Ne düşündüğümüz bilgelik durumumuza bağlı. Bilgeliğimiz farkındalık durumumuza bağlı. Farkındalığımız sezgimize bağlı. Sezgimiz ruh olgunluğumuza bağlı. Ruh olgunluğumuz tek sonsuz zekayla ilgili imgelemimize bağlı. Tüm imgeler bu zihnin hologramları. Orijinalin birer kopyasıyız." Bu, gerçekliğimizin doğru bir temsili mi?
C: Yakın. İlişki zincirlerinden biri, ama hepsi değil. Bağımlı ilişkiler bundan çok daha karmaşık.

S: (L) Şimdi KENDİ sorularıma geçiyorum! Bir keresinde DNA çekirdeğinin karbonla ilişkili, henüz keşfedilmemiş bir enzim olduğunu söylemiştiniz. Bu doğru mu?
C: Evet.

S: (L) Bu kitapta diyor ki: "DNA sekansının nispeten küçük bir bölümünün yapısal genler denen şeylere yönelik olduğuna dair kanıtlar artıyor. Yapısal genler protein üretimi sağlıyor. Ortalama 5000 baz çiftli yaklaşık 50.000 yapısal gen vardır ve bunlar da tahmini 3 milyar baz çiftinin yalnızca 250 milyonunu açıklamaktadır. Peki DNA'nın geri kalanı ne için? DNA'nın bir kısmı tekrar sekansları denen şeyler, yani binlerce kez tekrarlanıyor. Fonksiyonu bilinmiyor. Örneğin ALU tekrarında, aynı 300 baz çifti sekansından 300.000'in üzerinde kopya mevcut. Elbette bu DNA çöp değil ve gen düzenleme kromozomal mimarisinde veya kromozomal kopyalanmada önemli bir rol oynuyor. 1977'ye kadar, genlerin tekli DNA sekansları olduğu, sonra RNA'ya, sonra da proteine kodlandığı düşünülüyordu. Ama sonraki çalışmalar bundan çok daha karmaşık bir durumun söz konusu olduğunu gösterdi. Bir gen içinde, proteine çevrilmeyen DNA parçaları olduğu biliniyor artık. Bu araya giren sekanslar ya da İNTRON'lar bir bakıma bir gizem ama çok yaygın bir fenomen gibi görünüyor." Bahsettiğiniz şey bu intronlar mı? Bahsettiğiniz çekirdek bunlar mı?
C: Kısmen.

S: (L) Aynı baz çifti sekansından 300.000'den fazla kopya içeren bu ALU tekrarı nedir peki?
C: Tribal birim.

S: (L) Tribal birim nedir?
C: Önemli belirleyici bileşiklerin kesitselleşmiş bölgesi.

S: (L) Bu neyin kodunu sağlıyor?
C: Fizyolojik/ruhsal birlik profili.

S: (L) "Tribal"i tanımlayabilir misiniz?
C: Sen tanımla.

S: (L) DNA'nın yapısal genleri kodlamayan kısmı neyi kodluyor? Başka ne yapıyor olabilir?
C: Kesilen akış.

S: (L) Neyin kesilen akışı?
C: Sıvıların.

S: (L) Sıvıların nereden nereye akışı?
C: Senin algın nedir?

S: (L) Hangi sıvılar?
C: Senin girdi ekleme sıran.

S: (L) Bunlardan bazıları...
C: Hayır, tamam değil: sana bir soru sorduk!

S: (L) Tamam. Sıvıların kesilen akışı. Bunun ne anlama geldiğini anladığımdan emin değilim. (A) Belki birşey akıyordu, birşey onu kesti ve akış durdu ve artık geliştirilemiyor. Birşeyin kesilmesi anlamına geliyor. (L) Kesilen akış, durdurulan bir sıvı akışı anlamına mı geliyor?
C: Evet. Tasarımın değiştirilmesi nedeniyle!

S: (L) Akışı durdurulan o sıvı, kimyasal bir aktarıcı mı?
C: Evet.

S: (L) Bu kimyasal aktarıcı, eğer akabilseydi, DNA'nın diğer bölümlerinde önemli değişikliklere mi neden olacaktı?
C: Evet.

S: (L) Yani DNA'mızın önemli bazı bölümlerinin kilidini açacak olan o sıvı akışını, kimyasal aktarıcıyı veya nöropeptidi kesmek için oraya bilinçli olarak yerleştirilen bir kod parçası var, öyle mi?
C: Yakın. Biyogenetik mühendislik.

S: (L) Bu sıvı akışının kesilmesinin sorumlusunun Kertişler ve onların ekibi olduğunu varsayıyorum?
C: Yakın, ama daha muhtemel olarak Oryon KH tasarımcılar. (ç.n.: bunlar sanırım 4. yoğunlukta daha üst aşamada bulunan ve kertişleri yönettiği söylenen hümanoit tipler.)

S: (L) Bize hangi sıvı veya aktarıcının kesildiğini söyleyebilir misiniz?
C: Düşük dalga frekansı yükü için en etkili kimyasal bileşik iletkenini düşün.

S: (A) Altın olabilir... (L) Asetilkolin mi?
C: Hayır.

S: (L) Su mu?
C: Hayır.

S: (L) Salin? (ç.n.: tuz veya tuzlu bir bileşik)
C: Daha yakın. Doğal olarak bağlanan bir kombinasyon.

S: (L) Bunu araştırmam gerekecek. 3 milyar baz çiftimiz varmış. "Çöp DNA" denen parçaların bir kısmı eğer etkinleştirilirse, 23 çiftten daha fazla çiftle kromozomal replikasyon gerçekleşir mi?
C: Kısmen.

S: (L) Faaliyetler veya benzer şeyler yoluyla yapabileceğimiz herhangi birşey var mı bu konuda?
C: Hayır. Biyogenetik mühendislik.

S: (L) Zamanın bir noktasında, birşeylerin bedenlerimizdeki genlerin açılmasına ve fiziksel olarak dönüşmemize yol açabileceği şeklinde, geçen gece aklıma gelen fikir, 4. yoğunluğa geçiş sırasında olabilecek olan şeyin doğru bir algısı mı?
C: Büyük ölçüde, evet.

S: (L) DNA'nın etkinleşmesi durumunda, fiziksel bedenlerimizin dönüşebileceği şeylerin herhangi bir sınırı var mı? Eğer DNA gerekli komutları verebilirse uzayabilir miyiz, gençleşebilir miyiz, fiziksel görünümümüzü, yeteneklerimizi değiştirebilir miyiz?
C: Algılama kapasitesi.

S: (L) Algılama kapasitesi nedir?
C: Daha geniş algılama kapasitesine geçiş.

S: (A) ...Alıcının gücüne bağlı.
C: Evet.

S: (L) Alıcı nedir? Fiziksel beden mi?
C: Merkezi sinir sistemi yoluyla üst seviyelere bağlı olan zihin.

S: (L) Yani bilgi edinme ve bedenin üzerindeki kontrolü geliştirme meselesi bu. Eğer zihnin ve merkezi sinir sistemin daha üst bilinç seviyeleriyle uyumlanırsa, algılama kapasiten için bu önemli bir sonuç doğurur öyle mi?
C: Yakın.

S: (L) Birkaç durumda ağaçlardan bahsettik. Ağaçların beni bir yanıta götüreceğini söylediniz. Sonra kayın ağacı, meşe ağacı, kan soyları, aile ağaçları ve Nordik Kovenantı'ndan bahsettiniz. Nordik Kovenant'ını sorduğumda cevabı bulacağımı, ağaçların beni yanıta götüreceğini söylemiştiniz. En az sapmış bilgilere ulaşmak için hangi kaynağa gitmem gerektiğini sordum. Yine "ağaçlar" diye yanıt verdiniz. Sonra kitap içindeki ağaç yapraklarına işaret ettiniz. Sonra tamamen ağaçlar hakkındaki kitabı okurken, gelip ejderha yumurtasını serbest bırakacak olan, belirli bir soydan birine ihtiyaç olduğu yazıyordu. "Yılanları harekete geçirsin veya geçirmesin, ancak o soydan o şahıs derine inip oradan ruhu getirebilir. Eğer zamanın kapılarında yerini tutabilirse." Ayrıca bana yanıt olarak "Göremiyor musun?" diye sordunuz. Belirli soydan olan bu şahsın, zamanın kapılarını açmak için insanla tanrılar arasında bir köprü kurma görevi olduğu da söyleniyor. Bana bu şeylerin zaten bariz olan açıklamaları olduğunu söylediniz. Sonra ben bu kitapla ve içindeki ağaçlarla ilgili soru sorunca, bunun bu kitaptaki şeyleri anlamamı sağlayacak bir ipucu olup olmadığını sorduğumda siz de "elbette" diye yanıt verdiniz. Tüm o şamanik konular, dünya ağacı, dünya ekseni, bunlarla ilintili birşey olarak bir merdiven inşa etme fikrinden bahsettiniz. Bir misyonu gerçekleştirmekten bahsettiniz, misyonun örümceğin delinmesi olduğunu söylediniz ki bu da yine dünyanın ekseni ve dünya ağacıyla ilgili bir şey ve adım adım çıkılması lazım. Sonra VB'den ve Beanstalk'dan bahsettiniz, ki bu da dünya ağacının diğer bir örneği. Kaderleştirilen bir eylemle ilgisi olan tüm bu ağaç simgeleriyle tekrar tekrar karşılaşıyoruz. Bir kişinin, insanlığın geri kalanı için "zamanın kapılarında durup" fiziksel olarak bir aktarıcı görevi görmesi gerektiği yönünde ipuçları veriyor gibisiniz. Sonra kısa bir süre önce kutupyıldızına değindiniz. Hayatımda böyle birşeyi yapabilecek biri olarak kendimi düşündüğüm zamanlar olmuş olabilir. Ama eğer düşündüysem, bu ego düşünüşüydü. Böyle birşey için biraz yaşlanıyorum, o yüzden bunun benim rolüm olduğunu sanmıyorum. Ama dünyadaki birinin rolünün bu olduğunu düşünüyorum. O kişinin aramamız gereken biri olup olmadığını o kişiyi bulup bulmayacağımızı sormak istiyorum.
C: Belki bulacaksın, belki de o / onlar seni bulacak!

S: (L) Bu omzumdaki yükü biraz azaltıyor. Sanırım öyle birşey yapan biri bir daha herhangi birşey için asla faydalı olamaz. Böyle birşeyi yapan kişi bir kurban gibi olur. Böyle bir dönüştürücü görevi görerek hayatını başkaları için feda edecek ve tüm devrelerini yakacak. Yorumda bulunabilir misiniz?
C: Hayır.

S: (L) Bunu yapan kişinin temelde kendini feda ettiği ve bu süreçte kendini kızarttığı fikri doğru mu?
C: Bazı durumlarda.

S: (L) Zamanın kapılarında durup bir köprü görevi görecek olan birini aradığımız doğru mu?
C: Belki. Göreceksiniz...

S: (L) Tamam, bir süre önce bahsettiğiniz bu VB ve Beanstalk'u ve "büyük anlam" konusunu anlamak istiyorum. Sürekli birşeyin köşede olduğu, çok yaklaştığını söylüyorsunuz ve biz de herhangi birşey yapacak vaktimiz olmayacağını düşünüyoruz sürekli. Ark'ın inceleyecek 800 sayfa Maxwell'i var. Bunu yapmayı kesemez. 800 sayfa denklem çok iş. Aylarca sıkı çalışma. Ve zaman geçiyor. ... Sabırsızlanmıyorum, ama zaman geçiyor. Siz 6. yoğunluksunuz. Bunun sizin için hiçbir anlamı yok. Ama biz yaşlanıyoruz. Birşeylerin harekete geçmesi için bir bağlantıyı kurmamız gerekiyorsa, ne yapmamız gerekiyor?
C: Çok endişelisin. Belki de katedilen mesafeyi incelemen iyi olur. Yoksa 10 yıl önce aynı durumda mıydın?

S: (L) On yıl önce gözlük takmıyordum. İhtiyacım da yoktu! İğneyle dikiş dikebiliyordum! Siz fark edin veya etmeyin, bu zaman denen şey fizyoloji üzerinde derin bir etki yapıyor! Biliyorum, önemli olan ruh, ama benim düşüncem şu ki biz bu bedenlerin içindeyiz ve birşey YAPMAK için bu araçların içindeyiz.
C: Ama büyük bir macera değil mi?

S: (L) Son zamanlarda çok çalışma ve kölelik deneyimledik. Faturaları ödemek için çalıştık. Şirket bize ödemesi gerekeni ödemediği zaman hayatta kalmak için kredi kartlarımızla borç çekmek zorunda kaldık. Şimdi hem onu geri ödememiz, hem de yaşamaya devam etmemiz gerekiyor. Çalış, çalış, çalış!
C: O halde seninle ilk temas kurduğumuz zamanki haline dönmelisin belki de?

S: (L) Hayır! Şikayet etmiyorum!
C: Evet, ediyorsun, yumuşak bir şekilde de olsa.

S: (L) Çok şey yaptınız, bizi bir araya getirdiniz, tüm bu şeyleri yaptınız... ve...
C: Gerisinin gelmeyeceğini mi düşünüyorsun?

S: (L) Hayır... Ama...
C: Ama ne?!?

S: (L) Birlikteyiz ve mutluyuz. Birlikte ve mutlu olduğumuz için birşeyler başarmamız gerektiğini düşünüyoruz...
C: Başarmıyor musunuz peki?

S: (L) Büyük, faydalı bir şekilde değil.
C: Öyle diyorsun. Bu yargılama alanında uzman değilsin neyse ki!

S: (L) Yüzeyde hiçbir şey olmuyormuş gibi görünmesine rağmen, bir seviyede birşey oluyor yani, öyle mi?
C: Oo, evet!! O yüzden... Şikayet edip durmayı bırak.

S: (L) Farkında olmadığımız o diğer seviyelerde, bu kadar önemli ne olduğuna dair minicik bir ipucu vermenizi istemem çok mu?
C: İste.

S: (L) İstedim. Bana minik bir ipucu verin... Üç kelimeli bir ipucu. Beni sakinleştirecek birşey... Geceleyin rahat uyumamı, dünyada herşeyin yolunda olduğunu bilmemi sağlayacak birşey...
C: RAM.

S: (L) İpucu bu mu?
C: Evet.

S: (L) Bu bir kısaltmamı, yoksa bir kelime mi?
C: Ara, bulacaksın.

S: (A) RAM. Random Access Memory. (Rastgele Erişimli Bellek)
C: Evet.

S: (L) Bunun daha yüksek seviyelerde olan şeylerle ilgisi nedir? Yaptığımız herşey veya projenin hareketi, psikomantiyum projedeki durumuma mı bağlı?
C: Biraz.

S: (L) Bu bekleme sürecinin bir kısmı, Wave serisini yazmayı bitirmemle mi ilgili? Çünkü Mayıs'tan beri bu tüm vaktimi tüketiyor.
C: Evet.

S: (L) Bu seriyi yazmak giriştiğim en eğitici projelerden biriydi. Yazarken transkriptleri taramak zorunda kaldım. İnsanlara bunu açıklamak zorundaydım ve bundan da önce kendime açıklamak zorundaydım. Zihnimi derinden açıcı etki yapan birşey haline geldi.
C: Güzel.

S: (L) Doğrudan birşeyler okuyup öğrenmek kadar, verdiğiniz parçaları birleştirme yoluyla öğrenmek de çok eğlenceli. Ve şimdi de bunları yazıyorum.
C: Kısmen. (ç.n. "birlikte yazmış oluyoruz" anlamında herhalde)

S: (L) Yani Wave'i yazmayı bitirmem lazım. Bitirdiğim zaman sırada bekleyen bir iki şey daha var. Eğer bunu bitirebilirsem, eğer Tanrı istiyorsa, dere yükselmezse ve nefes almaya devam ediyor olursam, şimdiye kadar elimizde biriken tüm materyali web'e aktarmak için bir beş yılımı daha harcayabilirim. Ama bu çok büyük bir iş. Gece gündüz, kafamda yazarak, yazmaya hazırlanarak, yazarak ve yazılanların üzerinden geçerek. Her gün. Tüm vaktimde. Son soru: Ark'ın karnında bir mikrop var ve şu ana kadar yaptığımız dışında yapabileceğimiz başka birşey olup olmadığını bilmek istiyorum. İki defa kolon hidroterapi, hint yağı presi, perhiz vs yaptık.
C: Kolonda değil. Karaciğeri ve safra kanallarını deneyin.

S: (L) Ama sağda değil, sol tarafta.
C: Sinir yankıları/yansımaları.

S: (L) Karaciğer temizliği tavsiye eder misiniz?
C: Evet.

S: (L) L-glutatyon?
C: Belki.

S: (L) Bira içmeyi bırakması?
C: Belki.

S: (L) Sorun ciddi mi?
C: Şu an özel özellikle ciddi değil.

S: (L) Karaciğer olabilir diyorsunuz.
C: Kanal kökü.

S: (L) Sanırım şu anda başka sorumuz yok...
C: O halde hoşçakalın.

[Çevirmenin Notu: Bu celseden sonra bir de 2 Aralık 2000 celsesi var ama bu celse K forumda sonradan tespit edilip eklenen bir celse olduğu için çevirisi de gecikti ve buraya eklenemedi. O celsenin çevirisi forumda şuradan okunabilir: https://baskalarinahizmet.com/topic.asp?TOPIC_ID=1931]
 

4BH

#226
3 Şubat 2001

Ark, Laura, Terry R., Jan R., BT.

[Giriş sırasında kayıt cihazı çalışmıyor]

S: (L) Kar amacı gütmeyen organizasyon konusunda doğru yönde miyiz?
C: Evet. Kayıp seçilmişleri uyandırma projesine doğru, ileri.

S: (T) Bu akşam tartışmamız gerektiği halde tartışmadığımız herhangi birşey var mı?
C: Evet. Kayıplar.

S: (L) Yani kaybolanları uyandırmak olan asıl projemiz üzerinde yeterince odaklanmadık, öyle mi?
C: Evet.

S: (L) Bunu yapmak için çabuk olmamız gerekiyor, çünkü başkaları var.
C: Şimdi değil. Dinleyin. Dikkat edin. Işığa doğru ileri. Dinleyin.

S: (L) Şu anda bağlantı bloke mi oluyor?
C: Evet.

S: (L) Frank'in gruptan ayrılmış olmasının iyi birşey olduğunu düşündük. Ama hala bunu neden yaptığını bilmek istiyoruz.
C: Ego. Olmama korkusu. Ego.

S: (L) Egosu olmamaktan mı korkuyordu?
C: Evet.

S: (L) Frank'le ilgili bu duruma nasıl yaklaşmamız gerekiyor?
C: Ne yapmanız gerekiyorsa onu yapın.

S: (T) Ve şu an için zayıf bir kanal bağlantımız var.
C: Evet. Tekrar uyumlanma zaman alır. 6. yoğunluk yakın.

Bağlantı sona erdi.

Vincent Bridges'le etkileşimde bulunduğumuz ve Vincent'ın bilinçaltımdaki gizli sırların "kilidini açmak" için ihtiyaç duyduğum süper hipnoterapist olduğuna beni ikna etmek için yalanlar ağını yavaşça ve dikkatlice ördüğü birkaç ayın sonrasında bizi ziyaret etmesi ve bilincime "nazi-satanik ritüel suistimali" yoluyla yerleştirildiğinden emin olduğu muhtemel negatif programlamayı ortadan kaldırmak üzere bana çeşitli hipnoz seansları yapması için gerekli hazırlıkları yaptık (uçak parasını ödemek dahil). Vincent Bridges'in bu iddialarını içeren email'ler ve ayrıca bizim ve e-grubumuzun üzerinde çevirdiği giderek artan sahtekarlıkların kanıtlarını açıklayacağız, ama şu an için sadece "ayna celsesi" ile ilgili ayrıntıları ela almamız daha basit olur.

Bridges 2001 Martında evimize geldi. Benimle birkaç hipnoz seansı yaptıktan sonra (Ark tüm bu süre boyunca yanımızdaydı) hiçbir satanik suistimal, cinsel suistimal veya benzer birşeyle ilgili kanıt ortaya çıkmayınca, ouija tablası başında Vincent'la birlikte Kasyopyalılarla bir celse yapmaya karar verdik. İlk denememizin neticesi:

17 Mart 2001

Ark, Laura, Vincent Bridges (notlardan düzenlenmiştir)

S: (L) Kimse var mı?
C: Evet.

S: (L) Adın nedir?
C: Oksacil.

S: (L) Adın bu mu?
C: Evet.

S: (L) Kasyopya'dan mı bağlantı kuruyorsun?
C: Evet.

S: (L) Bizim için herhangi bir mesajınız var mı?
C: Diğer kapıyı aç.

S: (L) Bu ne anlama geliyor?
C: Şimdi aynaya bak Laura.

S: (L) İletişim için ayna kullanmamızı mı tavsiye ediyorsunuz şu anda?
C: Evet.

S: (L) Vincent'in bu sürece yardımcı olmak için yapabileceği herhangi birşey var mı?
C: Açık.

S: (V) Bu konuda herhangi birşey yapmayı özgür irademle istersem, bu iletişimin kolaylaşmasına faydası olur mu?
C: Laura üzerinde çalış.

S: (V) Ark'ın dediği gibi celse öncesinde Laura üzerinde bazı çalışmalar yapmamız gerektiği anlamında bu acaba?
C: Ark'ı dinle.

S: (V) Yani daha önce Ark'ı dinlemediğimiz için herşeyi berbat mı ettik?
C: Hayır. Ark'ı dinle.

S: (V) Ark'ın bugün daha evvel söylediği birşeyi mi kastediyorsunuz?
C: Evet.

S: (V) Laura üzerinde yapmamız gereken bu çalışmayla ilgili olarak bize bir anahtar kelime verebilir misiniz?
C: Beş Sayısı.

S: (V) Beş sayısının bununla ilgisi nedir?
C: Laura. Ark'ı dinle.

S: (L) Kızım için bir soru: Ölen kedicik, Sweetheart, iyi mi?
C: Evet.

S: (L) Şu anda kediler cennetinde mi?
C: Hayır.

S: (L) Reenkarne mi oldu?
C: Evet.

S: (V) Beş sayısı ipucuna dönecek olursak, bunun konumuzla ilgisi nedir?
C: Diğer kapıyı açın.

S: (V) Ayna yoluyla mı?
C: Şimdi açın.

S: (V) Aynayı hemen şimdi denememiz gerektiğini mi söylüyorsunuz?
C: Evet.

S: (V) Bu bana 1987'de söylenen şeyle ilgili mi?
C: Evet. Fazlası.

S: (L) Verebileceğiniz başka bir ipucu var mı?
C: L V...

S: (L) Anlamıyoruz.
C: Bilgi korur.

S: (L) İyi de L V nedir?
C: L V süreci. Kaynak.

S: (V) Programı kaldırma süreci kaynağa erişim sağlayacak anlamında mı bu?
C: LV I 3 5 Ark.

S: (bu son ipucuyla ilgili şaşkınlık ifadeleri)
C: Daha fazlası için L 5 I 3. Ayna.

S: (V) Yani ayna yoluyla daha fazlasını öğrenebileceğiz?
C: Evet. Hoşçakalın.

Şimdi geri dönüp baktığımızda, özellikle de şu ana kadar olan "Adventures" serisini okuyanlar için, K'lerin beni aynaya baktırmak ve birşeyi görmemi sağlamak için çok kararlı olduğunu ve ouija tahtasında Vincent'la iletişim kurmaktan pek hoşnut olmadıklarını anlamak zor değil. Ayna celsesini yaptık. Uzun bir celse oldu. Celsenin büyük bir bölümü Vincent'ın beni "Ahit Sandığını" veya "Kutsal Kaseyi" "görmeye" yönlendirmeye çalışmasıyla ilgiliydi. Mekan/zamanda bu objenin yerini belirlememi çok istiyordu.

Ayna celsesiyle ilgili olarak beni gerçekten şaşırtan şeylerden biri, Vincent'ın üst boyutlara açılan bir kapının varlığında bariz bir şekilde ortaya çıkan korkusuydu. Ark daha sonra bu davranışı fazlasıyla tuhaf olarak tanımladı. Ben kendimi bir tünelden geçip farklı bir gerçekliğin ışığında ortaya çıkıyor olarak algıladığım sırada, Vincent resmen elini yüzünden ileri doğru sallayıp bazı işaretler ve hareketler yapıyordu ve aynadan sıçrayıp "onu yakalayacak" korkunç yaratıklar olarak düşündüğü şeyleri savmaya çalışıyordu.

Ben bu tür yaratıkları gerçekten gördüm ama tüm yapılması gerekenin onlara bakmaktı ve ruhun gözler yoluyla fırlattığı ışık onların korkuyla kaçmasına neden oluyordu. Benim yaşadığım şey buydu, ama Vincent'ınki bu değildi.

Vincent ayna çalışmasından o kadar korktu ki (aynı zamanda tüm süreç boyunca kendisinin "uzman rehber" olduğunu ve onun ritüelleri ve rehberliği olmadan çok büyük tehlikede olduğumu iddia ediyordu) ertesi gün tekrar ouija tablasıyla iletişimi denedik.

[ç.n.: "ertesi günkü celse", çevirip yayınlayacağımız bir sonraki celse. ondan sonraki celse de "ayna celsesi."]
 

4BH

#227
19 Mart 2001

Ark, Laura, Vincent Bridges

S: Merhaba.
C: Merhaba.

S: Karşımızda biri var mı?
C: Hava. Kasyopya.

S: Kasyopyalılar mısınız?
C: Size.

S: Adın var mı?
C: Faytic.

[Laura'nın notu: İlginç isim. Arapça hissi veriyor]

S: (L) Pekala, bugün bir hipnoz seansı yaptık. Kilitleri açmak için gereken herşeyi yaptık mı?
C: Yakın.

S: (V) Şu an için gereken şeyi yaptık mı?
C: Yakın.

S: (A) Gerekenin yüzde kaçını yaptık?
C: Yüzde 49.

S: (V) 49 doğru rakam mı?
C: Evet. Laura'nın daha fazla noktada açık penceresi var.

S: (L) Dün gece ipuçlarından doğru bir şekilde yararlandık mı?
C: Evet. Şimdi bizimle konuşmak için bizi aramanız/bakmanız gerekiyor.

S: (L) Telefon defterinden bakar gibi mi yani? (V) Aynadan bakmak.
C: Anahtar FI 3 ["phi" 3?]

S: (V) Anahtar "phi 3" mü? Sizi şakacılar! (L) Phi 3 nedir? (V) Phi'nin 3'üncü kuvveti mi? (L) 3 turlu bir phi çemberi mi?
C: Route. (ç.n.: rota/yol)

S: (V) Bu phi 3 bir yol falan mı?
C: Kendininkini aç.

S: (V) Kendi phi 3'ümüzü mü? (A) Route Fransızca'da yol anlamına geliyor ve "F" de Fransa anlamında olabilir. Ve "I-3" Fransa'daki bir yolun numarası olabilir.
C: Evet.

S: (V) Bizi Fransa'da bir yere mi yönlendiriyorsunuz?
C: Evet.

S: (V) Bu Ark'ın veya benim daha önce bulunduğumuz bir yer mi?
C: Hayır.

S: (V) Gitmemizi tavsiye ettiğiniz bir yer mi?
C: Evet. O T.

S: (V) Operating Thetan mı? ... (A) Yol numarasını biliyoruz. O T birşeyin baş harfleri olmalı. Aldığın küçük kitapta vardır belki de hatta. (V) Şu ana kadarki tahminlerimiz iyi gidiyor mu?
C: Evet.

S: (V) Bize O T'den biraz daha bahseder misiniz?
C: O T.

S: (L) Bu çok netti! O T Operating Thetan mı demek?
C: Hayır.

S: (L) Geri dönelim... "Route" diyorsunuz. (V) Bu Fransa'da bir yer mi?
C: Evet.

S: (L) Yerin ismi mi bu?
C: Hayır. Laura görebilir.

S: (L) Görme sürecini geliştirmek için daha fazla hipnoz mu yapmamız gerekiyor?
C: Evet.

S: (L) Mümkün olduğu kadar çabuk mu yapmamız gerekiyor bunu? Mesela hemen?
C: Açık.

S: (L) Çiftli bir kelime ipucu var mı? [planşet enerji toplar gibi alfabeyi dolaşıyor.]
C: Anahtar rakam ve F karışımı değil.

S: (V) Ne?!
C: Evet. Beş 3.

S: (L) Yani bunun bir harfle birlikte bir rakam olmayabileceğini söylüyorsunuz. Anahtar Beş 3 O T.
C: Evet. Kilit F I 3 değil. Route I 3.

S: (L) "Phi" değil, ama F'li bir route sanırım. Pek birşey anlayamadık bundan. Bize birşey söylüyorsunuz, anlıyorum ama bunu başka bir şekilde anlatmanız gerekecek çünkü bu şekilde birşey anlamıyoruz. (V) Anladığımızı düşündüğümüz şeyi anlıyor muyuz?
C: Evet.

S: (V) Ama burada anlamadığımız birşey var. Daha net olabilir misiniz?
C: Titus lair.

S: (V) Titus bir imparatordu ama şu anda tüm hatırlayabildiğim bu. [Durup bir kitaptan Titus'u araştırdık ve Titus'un Kudüs'ü yağmalayan ve "Titus Kemeri" ile anılan kişi olduğunu öğrendik. Tapınak hazinesinin Roma'ya götürüldüğü ve Vizigotlar tarafından Roma'dan çalındığı söyleniyordu.] (L) Pekala bu Titus ve Tapınak hazinesi konusunda bir yerlere varabildik mi? O T "Old Temple" mı? (Eski Tapınak)
C: Evet.

S: (L) Bunun Perseus'un amacıyla bir ilgisi var mı? (ç.n.: perseus foundation: Laura ve ekibinin o zamanlar kurduğu bir dernek)
C: Daha şimdi söyledik. F I 3'ü yavaşlatmak için Laura'nın gitmesi gereken yer.

S: (L) "F I 3'ü yavaşlatmak için" mi? Yavaşlatılması gereken bu F I 3 nedir?
C: Sinsi saldırı.

S: (L) Yani bu "sinsi bir saldırının" giriş yolunun kodu gibi birşey mi? (A) Ve bu saldırıyı yavaşlatmak için mi oraya gitmemiz gerekiyor? (V) Bize bu saldırıdan biraz daha bahsedebilir misiniz?
C: 4 KH.

S: (V) Peki 4 KH şeyleri neye saldırıyor?
C: Dünyaya.

S: (L) Yani orada gelebilecekleri veya geçebilecekleri bir geçit olduğunu veya o geçitten bir enerji veya birşey gönderdiklerini mi söylüyorsunuz?
C: Hayır.

S: (L) Orada gömülü birşey var ve onu bularak bu saldırıyı yavaşlatmamız mı gerekiyor?
C: Evet.

S: (V) Eğer onu bulursak, bu saldırıyı yavaşlatır mı?
C: Yavaşlatmakla kalmaz. 2010 uzay savaşında meteor çarpmalarına karşı korunmak için gerekli korumayı da yükseltecek.

S: (L) Bilmek istiyorum... neden orada olmam gerekiyor? (V) Bu odadaki her üçümüzün de orada olması gerekiyor mu?
C: Evet.

S: (V) Neden?
C: Kanal (conduit) oluşturulması gerekiyor.

S: (L) Toplanması gereken yedi kişi olayıyla mı ilgili bu yine?
C: Hayır.

S: (L) Yedi olması gerekmiyor yani. (V) Üçümüzün mü yapması gerekiyor?
C: Evet.

S: (V) Başkalarını da getirebilir miyiz?
C: Evet.

S: (V) Sadece kontrol ediyorum. (L) Ben çocuklarımdan ayrılmıyorum! (V) Tüm aileyi getirmeye ne dersiniz?
C: Perceval Üçlüsü, sizi burada arayışa çeken şey insanlığın yaşam umudu.

S: (L) İlgilenmemiz gereken küçük bir faktör daha var ve o da para faktörü. Görünüşe göre bu misyonu gerçekleştirmemiz için çok paramız olması gerekiyor. Hemen eşyaları toplayıp, evi satıp taşınmamız mı gerekiyor?
C: Dünyayı kurtarmak için "bilgi korur" ritine oy vereceksin Laura. Bilginin terk edilmesi değil, içgüdüler. Zaman uygun olduğunda taşının.

S: (V) Bu bana çok ilginç geldi niyeyse. (L) Söyledikleri tüm şey bu. Bilgi koruma riti "farkındalık." Gerçek bir tür ritüeli mi kastediyorsunuz?
C: Hazırlıklı olun.

S: (L) Evet. Bilgi nasıl korur? Farkındalıkla, hazır olarak. Hazır olmak, "bilgi korur" ritüeli. (V) Hazır olmak için yapmamız veya bilmemiz gereken birşey var mı?
C: Evet. Kitap satın.

S: ...(A) Kitap satmak için kitap yazmak gerekir. Kitap yazmak bilgi edinme ve bilgi yayma için bir fırsat. (L) Vincent yarın ayrılmadan önce bir başka hipnoz seansı yapmamız gerekiyor mu? Avantajlı olur mu?
C: Olabilir. Şu anda acil değil.

S: (L) ...Eğer bir celse daha yaparsak, odağımıza kılavuzluk edecek anahtar kelimeler ne olurdu?
C: Güvenlik kapısı.

S: (A) "Güvenlik kapısını" tanımlar mısınız? (V) Sana erişebilecekleri bir arka kapı mı? Güvenli bir giriş? Ne?
C: Post-hipnotik kapı açısı-kapatıcısı.

S: (L) Post-hipnotik bir kapı açıcı-kapatıcı... Benim veya Ark'ın bir kapıyı açmada veya kapatmada kullanabileceğimiz post-hipnotik bir kelime dizisi telkin etmesini mi istiyorsunuz Vincent'ın?
C: Evet.

S: (V) Ne tür bir kapı? (L) Açılabilen ve kapanabilen bir kapı. (V) Bilgi koruması ritiyle de ilgili. Aynaya bakarken, görüş kapısını açmak ve kapatmak için bir telkin mi bu?
C:Evet. Aynen. Sadece birkaç kelime.

S: (L) Leh dilinde mi?
C: Hayır.

S: (V) ...Bu hipnotik güvenlik kapısı bir tür gizli silah mı?
C: Evet.

S: (V) Verebileceğiniz herhangi başka bir bilgi var mı?
C: Evet.

S: (V) Şimdi verebilir misiniz?
C: Kelime oyunları veya sloganlar.

S: (V) Kelime oyunları...
C: Evet.

S: (L) Yani kendi hipnotik tetikleyicilerimizi oluşturmak için bazı kelimeler geliştirmemiz gerekiyor...
C: Evet.

S: (V) Bu Laura'nın ayna görüşünü açmasını mı sağlayacak?
C: Evet.

S: (V) Sanırım bu acil değil. Arayışa çıkmadan önce yapmamız gerekiyor.
C: Evet. Pek çok yol izlemeniz gerekiyor.

S: (L) Yani daha öğrenecek çok şeyimiz var. [Ve ancak şimdi meselenin özünü kavrayacağımız aşamaya doğru ilerlemeye başlıyoruz sanırım.] Yani sadece aynaya güvenemeyiz. Bazı hazırlıklarımız olması gerekiyor. Yapacak çok işimiz var.
C: Evet. ...

Celse sonu.

Laura'nın notu. Bu celse çeşitli nedenlerle sorunluydu. Öncelikle K'ler "misyonumuzu" her zamankinden çok daha açık bir şekilde ortaya koyuyor gibi görünüyordu. Bu pek onların tarzı değildi. Bize her zaman birşeyleri keşfetmemiz gerektiğini söylüyorlardı. Örneğin "Birinci Seviye Kader Profili" meselelerini kendimiz keşfetmemiz gerektiği, bunu onların söyleyemeyeceği gibi. Geçmişi değiştirmenin neden olabileceği paradokslardan ayrı olarak, bu daha basit bir şekilde bir özgür irade ihlali olurdu.

Bir diğer husus, "Perceval Üçlüsü" tanımlamasıydı. Bu da K'lerin alışıldık tarzının tamamen dışındaydı.

Birşeyler yanlıştı.

Benim ilk tepkim K'lerin artık çok daha açık konuşması nedeniyle çok mutlu oluşumdu. Bunun sebebinin de "doğru" insanı, yani Vincent Bridges'ı bulmamız olduğundan emindim. Meseleye daha derinden bakmam gerektiğiyle ilgili tüm ipuçlarını gözden kaçırmıştım. Ancak ayna celsesinde K'ler özgür irademi veya öğrenme sürecimi ihlal etmeden bana göstermek istedikleri şeyi göstermeyi başardılar. ...
 

4BH

#228
[ç.n.: bu celse de ouija tablası ile başlıyor. bağlantıda bazı problemler olduğu için bir sürü anlaşılmaz harf dizisi geliyor. Sonunda K'ler Vincent Bridges'in Laura'yı hipnoza sokarak aynaya baktırmasını söylüyorlar ve Laura'nın aynada 4. yoğunluktan manzaralar da göreceğini söylüyorlar. Bu ayna seansı Vincent ile Laura arasında geçiyor. Vincent sorular soruyor, Laura yanıtlıyor. Laura bazen tamamen kendi gördüklerini tanımlıyor, bazen doğrudan K'lerin söylediklerine aracılık ediyor gibi görünüyor.]

5 Temmuz 2001

S: (VB) Ne görüyorsun?
C: (L) [uzun bekleyiş]

S: (VB) Her ne görüyorsan, kendini göstermesine izin ver.
C: (L) [uzun bekleyiş]

S: (VB) Aynada her ne görüyorsan tanımla.
C: (L) Işıklar.

S: (VB) Güzel. Bakmaya devam et. Gördüğünü tanımlamaya devam et.
C: (L) Plazma bulutlar.

S: (VB) Aynaya odaklanmaya devam et. Bulutlara. Ne gördüğünü söyle. Sadece ne gördüğünü söyle.
C: (L) [çoğunlukla duyulmuyor. Gelip geçen şekilsiz bulutların tanımları gibi görünüyor.]

S: (VB) Aynaya odaklanmaya devam et. Derin bir nefes al ve tüm bedensel duyumlarının solup gitmesine izin ver. Kolayca ve çabasızca konuşabiliyorsun. Aynaya derinlemesine baktıkça bedeninin farkındalığını yitiriyorsun. Gördüğünü tanımla.
C: (L) Belirli birşey yok. Sadece belirli bir şekli olmayan ışıklar ve bulutlar. Şekiller. Geometrik şekiller.

S: (VB) O şekillerden birine çok yakından bak ve gördüğünü tanımla.
C: (L) [gelip geçen şekiller, renkler, ışık bulutlarıyla ilgili tanımlar]

S: (VB) Bakmaya devam et. Şekillerden birini takip edebiliyor musun?
C: (L) Şekilsiz gibi görünüyor. Hareket eden bulutlar. Bazıları yavaşça dalgalanıyor, bazıları sadece hızlıca geçiyor.

S: (VB) Geçenlerden bir tanesine ulaş ve onu yavaşlat.
C: (L) Oo, onları yavaşlatamıyorsun.

S: (VB) Onların hızına yetişip yakından bak. Ne görüyorsun?
C: (L) Işıklar ve bulutlar dışında hiçbir şey.

S: (VB) Derin bir nefes al. Tekrar derin bir nefes al. Ve ver. Her nefes verişte aynaya daha derinlemesine odaklanıyorsun. Nefes al ve verirken farkındalığının aynaya daha derinden odaklanmasına izin ver. Aynanın derinliğine. Güzel. Ne görüyorsun.
C: (L) [uzun bekleyiş]

S: (VB) Daha derinlemesine. Sadece aynadaki şekillere. Bu oda ve bedenin sadece bir serap. Aynada gördüğün ise gerçek. Kendini ona aç. Gerçekliğini hisset ve gördüğünü tanımla. Üçe kadar sayacağım ve sonra tüm farkındalığın sadece aynadaki görüntülere odaklanacak. [sayış] Gördüğünü tanımla.
C: (L) Belirsiz şekiller, renkler ve ışıklar. Şekil almayı bekleyen şeyler.

S: (VB) Gördüğünü tanımla.
C: (L) Geometrik ışık. Ancak bu şekilde tanımlayabiliyorum.

S: (VB) Kendini gevşet ve aynanın derinliğine gir. Aynanın daha derinine git. Aynanın içindesin. Geometrik ışıkların alanındasın. Zihninin gözüyle etrafına bakabiliyorsun. Ne gördüğünü söyle.
C: (L) Sorun şu ki, herhangi birşeyin şekil alması için spesifik bir soru sorulması gerekiyor. [kasette kalp atışı sesi.] Belirsiz yönlendirmeler ancak belirsiz sunumlara neden oluyor.

S: (VB) Tamam. Birşey görmen için bir soru sorman gerekiyor. Tamamen gevşe. Açık kal ve aynaya derinlemesine odaklan. Sorunu sor.
C: (L) Soracak olan ben değilim.

S: (VB) Neden?
C: (L) Uygun değil.

S: (VB) Neden? Tamam! Şu anda ne deneyimliyorsun?
C: (L) Sıkışma duyumları.

S: (VB) Sıkıştıran nedir?
C: (L) Kendin için sormak, sadece kendine hizmet. Soran kişi ben olamam. Bu içe yönelik ve sınırlandırıcı.

S: (VB) [el şaklatma sesi.] Bakmaya devam et. Şu anda ne hissediyorsun?
C: (L) Şimdi daha iyi. Bir tehlike geçti.

S: (VB) Derin nefes al. Nefes verirken o mekana geri git. Mekanın içine. Bulutları gör. Laura'nın K'lerin bir görüntüsünü görmesini istiyoruz. Kasyopyalıların bir görüntüsünü görebilir miyiz?
C: (L) Zihnin gözünde.

S: (VB) Aynaya bakıyorsun. Şekil alışını izle. Ne gördüğünü söyle.
C: (L) Şekiller, ışık.

S: (VB) Bakmaya devam et. İyice gevşe. Laura'ya bu görüntüyle ilgili daha fazlasını gösterebilir misiniz?
C: (L) Uzayda dönen spiral bir galaksi görüntüsü görüyorum.

S: (VB) Laura'ya 4. yoğunluğu gösterebilir misiniz?
C: (L) Bu uygun olmayan bir ifade şekli. Sıkışmaya neden oluyor. Göğsümde sıkışma.

S: (VB) Neden?
C: (L) Çünkü kendinle kendin arasındaki bir soru gibi ifade ediliyor.

S: (VB) Tabladayken Laura'nın aynaya bakması durumunda 4. yoğunluğu göreceğini söylemiştiniz. Bundan neyi kastettiniz? Laura'ya her neyi kastettiyseniz onu gösterebilir misiniz?
C: (L) 4. yoğunlukla ilgili neyi görmek istiyorsun?

S: (VB) Aynayla tamamen birleşmemeye çalış. Laura'nın 4. yoğunlukla ilgili görmesi gereken şey nedir? Şu anda yaptığımız ve önemli olan şey? Onu ona gösterin.
C: (L) Bu uygun olmayan bir istek.

S: (VB) Tablada Laura'nın hemen aynaya bakması gerekmesinin bir nedeni olduğunu söylediniz ve bunun 4. yoğunluğu görmeyle ilgisi olduğunu söylediniz.
C: (L) Pek çok soru var.

S: (VB) Devam et.
C: (L) Neden soruları sormuyorsun?

S: (VB) [ses gerginleşiyor ve sertleşiyor] Laura, K'leri görebildiğinden veya duyabildiğinden emin olmanı ve onların söylediğini tekrarlamanı istiyorum. Kendi sesinle yanıt verme. Anlıyor musun?
C: (L) Yanıtların benim üzerimden geldiğini anlıyorum.

S: (VB) Tamam. Ben de onu söylüyorum. Aynada gör veya duy. Tamam mı? Aynayla bağlantı kur. Aynadaki varlık konuşsun. Neden Laura'nın şu anda 4. yoğunluğu görmesi gerekiyor?
C: (L) Soruların yanıtları, sorular düzgün bir şekilde sorulduktan sonra görülerek elde edilebilir.

S: (VB) [belirgin bir rahatsızlık] Tamam Laura. Sadece aynaya bak, gözlerini aynada tut ve ne görüyorsun söyle.
C: (L) Solda ışık sütunları görüyorum. Sağ üstte dalgalanan ışıklar. Orta derinlikle ışık dalgalanmaları. Her yerde yanıp sönen ışıklar. Gelip geçen şekilsiz görüntüler.

S: (VB) [çok otoriter bir şekilde] Pekala. ŞİMDİ Laura'ya görmesi gereken şeyi gösterin.
C: (L) Soru uygun terimlerle spesifik bir şekilde sorulmalı.

S: (VB) Laura'nın şu anda 4. yoğunlukta neyi görmesi gerekiyor?
C: (L) Soruların yanıtlarını.

S: (VB) Bu yanıtları nasıl görecek?
C: (L) Soru sorulduğu zaman.

S: (VB) Yanıtları nasıl görecek?
C: (L) Sorular sorulduğunda yanıtlar görünecek. Belirsiz sorular belirsiz yanıtlar getiriyor.

S: (VB) Yani soracağımız şeyler dışında bildirmeniz gereken birşey yok, öyle mi?
C: (L) Ancak sorarsan yanıt alırsın. (ç.n.: iki anlamlı cümle: "ancak istersen alırsın")

[uzun bekleyiş]

S: (VB) Pekala Laura. Derin bir nefes al. Derin nefes. Nerede olduğunu hisset. Psişik durumunu hisset. Aynadaki açıklığı hisset. Şimdi bunu bırakıp bilinçli olarak geri adım atmanı istiyorum. Şimdi koltukla ayna arasında, ayna ile olan bağlantına bakmanı istiyorum. Ne görüyorsun?
C: (L) Silüet benzer şekil.

S: (VB) Aynada mı?
C: (L) Evet. Silüet gibi bir şekil.

S: (VB) O şekle bakmaya devam et. Şekil değişmeye başlıyor. İzlediğin sırada giderek daha fazlasını görebiliyorsun. Şekle ne oluyor?
C: (L) Şekil orada ve derinliklerden geçen görüntüler var. Biçimsiz.

S: (VB) Siyahlıkta ne görüyorsun.
C: (L) Işıklar. Görünüp kayboluyorlar.

S: (VB) Işıkları izle. Işıkları izlemeye devam et. Ne yapıyorlar? Nereye gidiyorlar?
C: (L) Merkezden geliyorlar ve her yöne parlıyorlar.

S: (VB) Merkeze odaklan. Farkındalığın o merkeze doğru hareket etsin. Bakmaya devam et. Merkeze doğru hareket ettiğinde ne gördüğünü tanımla.
C: (L) Hareket ediyor, dalgalanıyor.

S: (VB) O dalgalanmayla bağlantını sürdür. Dalgalanmayı hisset.
C: (L) Oo! Şuna bak!

S: (VB) Ne gördün? Tanımla.
C: (L) Canlı ışık. Parıldayan şekiller. Parıldayan yumurtalar gibi.

S: (VB) Şu anda onları görebiliyor musun?
C: (L) Hayır. Ortaya çıktılar ve kayboldular.

S: (VB) Dalgalanan karanlığı hisset.
C: (L) Evet. Mor.

S: (VB) [çok keskin bir ses] Bu ayna çalışmasını yapmanın amacı nedir?
C: (L) Başka bir gerçeklikle bağlantı kurmak.

S: (VB) Ne gerçekliği?
C: (L) Dördüncü yoğunluk.

S: (VB) Peki 4. yoğunlukta neyle bağlantı kurmaya ihtiyacın var?
C: (L) Farkındalık. Gördüğün zaman daha farkında oluyorsun. Daha farkında oldukça o gerçeklikte daha fazla işlerlik gösterebiliyorsun ve sınırlama ve aldatmadan daha fazla bağımsız olabiliyorsun.

S: (VB) Yumurtaları tekrar görebiliyor musun?
C: (L) Şimdi sol üstten sağ alta bir ışık sütununun indiğini görüyorum. Işın gibi.

S: (VB) O ışığa doğru gittiğini hayal etmeni istiyorum. Aynada kendini o ışının içine girerken gör. Herhangi birşey değişiyor mu?
C: (L) Herşey daha parlak.

S: (VB) Işının içinde kendini nasıl hissediyorsun?
C: (L) İyi. Nabız gibi atıyor.

S: (VB) Laura'nın daha fazla şey görmesi...
C: (L) Eğer uygun soru sorulursa.

S: (VB) Laura aynadan neler olduğunu görebilir mi?
C: (L) Eğer uygun soru sorulursa.

S: (VB) Laura'ya cismin nerede olduğunu gösterebilir misiniz?
C: (L) Ne cismi?

S: (VB) Geçmişte tablada tartışılan cisim.
C: (L) Uygun zamanda.

S: (VB) Yani gösterebilirsiniz ama şu anda göstermeyeceksiniz, öyle mi?
C: (L) Bunun öncesinde atılması gereken birkaç adım var.

S: (VB) Bu adımları söyleyebilir misiniz?
C: (L) Basit bir soru sorman gerekiyor. Basit ve spesifik bir soru olması gerekiyor.

S: (VB) [keskin ve sabırsız bir şekilde] Bir soru sorarak bunu denemek isteyen BAŞKA biri var mı? (Ark) Kabala ağacını görebiliyor musun? Gerçek yapısını? Tüm yoğunluklardan?
C: (L) Hmm! Mümkün olan yakın bir temsilini...

S: (VB) [araya giriyor] Aynadan bakarak onu görebiliyor musun?
C: (L) [görünüşe göre VB'yi dikkate almaksızın] Bak bu çok garip.

S: (VB) Tanımla.
C: (L) Aaa! Bu çok akışkan bir yer. Wuuu!

S: (VB) Tanımla. "Akışkan" derken neyi kastediyorsun?
C: (L) Aa! Işık burada düz ışınlarla gitmiyor. Şey gibi... Şey... Halat veya ip gibi. Kabala ağacını sorduğun zaman birden ipler, sicimler, yapılar görüyorum. Bizim kabala ağacı olarak çizdiğimiz obje çok yapısal ve statik birşey. Gerçeğiyle hiçbir alakası yok! İşte burada – neredeyse tarif edilmez birşey.

S: (VB) Bakmaya devam et. İzlemeye devam ederken ne oluyor? Ağacı hala görebiliyor musun?
C: (L) Evet, hareket eden ve sonsuz geniş bir ağla bağlantı kuran canlı ışık...

S: (VB) [araya giriyor] Laura'ya zaman makinesini gösterebilir misiniz?
C: (L) Zaman makinesini SEN görmek ister miydin?

S: (VB) Elbette. Laura'ya zaman makinesini gösterebilir misiniz?
C: (L) Bu uygun olmayan bir istek.

S: (VB) Neden?
C: (L) Uygun bir şekilde ifade edilmiyor.

S: (VB) Laura zaman makinesini görebilir mi?
C: (L) Zaman makinesini SEN görmek ister miydin?

S: (VB) Laura'nın zaman makinesini görmesini ve bize tanımlamasını isterdim.
C: (L) Yaklaşık çok büyük bir ekmek kutusu büyüklüğünde bir cisim gibi görünüyor. Bir alan veya parıldayan bir ışın yayıyor. Cisimle temas halinde mi olman gerekiyor, ışının içinde mi yoksa yakınında mı durman gerekiyor emin değilim. Filmlerdeki gibi "içine" girilen birşey olmadığı açık. Önemli olan ürettiği alan. Işın filmdeki gibi; ışınları göğe tutuyorlar ve dalgalandırıyorlar. Onun gibi ama şekli var. Uzun değil. Düz ve borumsu. Daha ziyade koni gibi. İşte orada...

S: (VB) [araya giriyor] Şimdi odağını sürdürmeni istiyorum...
C: (L) [araya girişi dikkate almıyor] Açıları var. Metal plakalar. Yapının kendisi geometrik bir boru gibi...

S: (VB) Laura onu hatırlayıp çizebilecek mi?
C: (L) Aslında, biraz tuhaf ama, şekli yandan statik hayat ağacının şekline benziyor. Çiftli ve möbius şeridi gibi içe dönüyor...

S: (VB) Sandık denen şey bu mu?
C: (L) Evet...

S: (VB) Sandık. Nuh'un Gemisi/sandığı. Ahit sandığı... Zaman Sandığı...
C: (L) Bahsettiğin cisim içeri gidiyor... Alan...

S: (VB) Şimdi, bakmaya devam et ve aynanın dışında kal. Laura'ya gösterip bu makinenin zamansal kökenini tanımlayabilir misiniz?
C: (L) Aa! Bu tuhaf. Yanıt MÖ 10.000 olarak geliyor.

S: (VB) Peki yakın geleceğimizde bu cisim nerede?
C: (L) Evet.

S: (VB) Laura'ya cismin yakın gelecekte nerede olacağını gösterebilir misiniz?
C: (L) Yakın gelecekte.

S: (VB) Ona cismin gezegende nerede olduğunu ve geleceğimize ne zaman girdiğini gösterebilir misiniz?
C: (L) Uygun zamanda.

S: (VB) Bu neden uygun zaman değil?
C: (L) Çünkü tehlike yaratırdı.

S: (VB) Tamam, devam edelim. MÖ 10.000. O zaman ile yakın gelecek arasında nerede bulunuyor?
C: (L) Defalarca bulundu ve kullanıldı. Çok negatif amaçlarla kullanıldı ve o yüzden alınması ve...

S: (VB) [araya giriyor] Aynaya doğru çekilme... bu tarafta kal!
C: (L) [anlaşılmayan yorumlar]

S: (VB) Laura'ya geleceğimizdeki, yakın geleceğimizdeki felaketsi durumu gösterebilir misiniz?
C: (L) Bu aşamalı olacak gibi görünüyor. Yağmurun başlayışı gibi. Önce birkaç büyük soğuk damla düşüyor, sonra birkaç damla daha ve sonra sağanak.

S: (VB) Ne gördüğünü tanımlar mısın?
C: (L) Taşlar görüyorum. Ama çok büyük değiller. Yumruk büyüklüğünde. Sadece birkaç tane. Bir karışıklık yaratıyorlar. İnsanlar heyecanlanacak... çok üzgünler. Sadece iki – iki küçük kaya gibi görünüyor. Sonra bir süre hiçbir şey olmuyor ve insanlar bunu unutuyor. Herşey unutuluyor. Sonra bir üçüncü, dördüncü, beşinci ve altıncı, ve belki bir yedinci. İzole olaylar veya öyle görünüyor. Hala küçükler. Sonra bir tane büyük. Tüm bunlar birkaç aylık bir zaman zarfı içinde olacak.

S: (VB) Derin bir nefes al, aynanın bu tarafında kal... bakmaya devam et. Aynaya bakmaya devam et. Laura'ya gösterebilir misiniz? Percival'le ilgili durumu? Percival Üçlüsü.
C: (L) Daha önce bahsedilen zaman makinesi spesifik bir yere yerleştirildi. Eylem durumu tam belli değil – zamanda o noktada bir seçim var...

S: (VB) Ne tür bir seçim?
C: (L) Bir grup makineyi alıp gidebilir veya bir başka grup farkındalıklarıyla bağlantı kurup makineyi kullanabilir ve dünyayı yıkım yolundan çıkarabilir. Bu maddi anlamda bir kaydırma değil, zamansal bir kaydırma.

S: (VB) Komet geldiğinde dünya orada olmasın diye mi?
C: (L) Doğru.

S: (VB) ...Zamansal olarak ne kadarlık bir sıçrama gerekecek?
C: (L) Bir gün.

S: (VB) Dünyanın ekseni etrafındaki bir dönüşü sırasında katettiği mesafe, doğrudan bir çarpışmadan sakınmak için yeterli mi?
C: (L) Evet.

S: (VB) Gezegeni ve üzerindeki herkesi bir gün boyunca ileri veya geri kaydırmanın sonuçları ne olacak?
C: (L) Eğer bunu yapabilirsen, kaydırmadan sonra çoğu insan bir tehlike yaşanıp yaşanmadığını bile hatırlamayacak.

S: (VB) Bu iyi birşey mi?
C: (L) [iç çekiyor]

S: (VB) Evet, biliyorum. Tuzak soru. Şimdi derin bir nefes al. ... Laura'nın bilinci beni net bir şekilde duysun. Seni bu bağlantı konusunda rahatsız eden herhangi birşey var mı? Bağlantını sürdürürken bilinçli olarak hissedebildiğin herhangi birşey? Seni rahatsız eden herhangi birşey?
C: (L) Sadece soru soruşta bir rahatsızlık var. Soru soruş biçimi bilinci sınırlandırıcı ve yönlendirici. Soruların açık olması gerekiyor. Yanıtın bozulmadan gelebilmesi için sorunun varsayıcı olmayan bir şekilde sorulması gerekiyor gibi. Benim görünen şeyin aracısı olabilmem için ve diğerlerinin sorular sorabilmesi için, soruların sınırlandırıcı olmaması gerekiyor. Bu sınırlandırma fiziksel olarak hissediliyor. Soru, sorumluluğu doğrudan kendin almak yerine bir benden diğer bene yöneltilecek şekilde sorulduğunda, anında bir sınırlandırma meydana geliyor. Anlıyor musun?

S: (VB) Şimdiki sorum, neden Laura aynaya doğru kayıyor? Bu tarafta kalmak onun için neden bu kadar zor?
C: (L) Aaa... Bir farkındalık bağı oluşumu var. Çok uzak olmayan bir gelecek zamanda ben olan bir başka benlik var. O benimle iletişim kuruyor. K'ler bana yaklaşıyor. Çünkü 4. yoğunlukta daha yakın. Gelecekteki benliğimle birleştiğimde çift yönlü olarak iletişim daha kolay. İki sabun köpüğünü birbirine yaklaştırmak gibi birşey. Birleşiyorlar. Bu negatif birşey değil...

S: (VB) Bunun olmasından sakınmaya çalışmak istiyoruz gibime geliyor.
C: (L) Öyle olmayabilir. Her birimizin farkındalık bakımından yüksek benlikle birleşmeye başlamaya ihtiyacı var... [duyulmuyor]

S: (VB) Neden negatiflik algılıyorum?
C: (L) Güvensizlik.

S: (VB) Kendi enerjimle ilgili hiçbir sıkıntım yok. Bu başka neyden kaynaklanıyor olabilir?
C: (L) Ooo! [görünüşe göre aynada birşey görüyor]

S: (VB) Ne görüyorsun?
C: (L) Köpek yavruları ve çiçeklerin bir kombinasyonu gibi... Bu seninle birlikte olan birşeydi. Senin içinde mi yoksa etrafında mı bilemiyorum. Hala yanında taşıdığın birşey. Çok ağır bir bavul gibi. Kapatabilmek için üzerine çıkıyorsun ve aralıklardan içine birşeyler sıkıştırıyorsun ve kayışlarla bağlıyorsun, yoksa açılacak.

S: (VB) Tamam, şimdi aynaya daha derin bak. Gördüğünü tanımlamaya devam et.
C: (L) Hmmm. Şu anda hareket eden şekilsiz ışıklar ve bulutlar görüyorum.

S: (VB) O dalgalanan mor karanlığa doğru gitmeye devam et. Orada etrafına dikkatlice bak ve ne gördüğünü söyle.
C: (L) [duyulmuyor]

S: (VB) Bize bir tanımlamada bulunması için Laura'nın o mekanda etrafına bakmasını sağlayabilir misiniz?
C: (L) Bu komik. Bir kalem varlığıyla çizilen bir çizgi film gördün mü hiç? [Gülüyor] Oo, bu komik. Aynen buna benziyor.

S: (VB) Çubuk şeklindeki şey su arama çubukları gibi mi?
C: (L) Hayır... bu... bu... [Gülüyor] Ne kelime oyunu ama! Çok komikler! "Öz/çekirdek benlik" (core being) kelimelerini biliyorsun değil mi? Bu şaka değil! [Kahkaha] Kendini bir ışık varlığı olarak düşün. Bazı insanların düşüneceği kadar şekilsiz değil. Bir esneklik var. Bu gerçeklikte katı maddelerin neyse o olduğunu ve onu kontrol edemediğimizi biliyorsun. 4. yoğunlukta şekilsiz madde her yerde. Ve bu maddeyi iradesiyle şekillendirebilen "öz benlik" var. O zaman o madde tıpkı bizim alemimizde gıda maddelerinin bedenimiz haline gelmesi gibi daha yapısal bir hale geliyor. Ama burada dönüştürme daha uzun zaman alıyor. Orada oldukça hızlı. Öz benlik var ve gerçekten öz!

S: (VB) Elma çekirdeği gibi mi?
C: (L) Hayır. Neredeyse borumsu. Ama bilirsin, insanların çoğu ondan bu şekilde yararlanmaz, çünkü mevcut materyallerle (ç.n.: beden ve diğer fiziksel cisimler?) oynamayı severler. Daha eğlenceli. Ama bu gerekli değil. Farklı koşullar altında, tıpkı elbiselerini çıkardığın gibi tüm o şeyleri çıkarabilirler. [duyulmuyor] Bu daha değerli.

S: (VB) Geneli mi kastediyorsun, yoksa o dördüncü yoğunluktaki çubuk biçimli şey ben miyim?
C: (L) 4. yoğunluktaki herhangi biri.

S: (VB) Biz 4. yoğunlukta mıyız?
C: (L) Ben oradayım.

S: (VB) 4. yoğunluk olarak mı görüyorsun şu anda?
C: (L) Ben ve diğerleri.

S: (VB) Yani o çubuk 4. yoğunluktaki sen misin?
C: (L) 4. yoğunluktaki herhangi bir bireyin öz benliğinin görsel temsili. Öz.

S: (VB) Derin bir nefes al. Şahsen emin olmadığım bazı mekanizmalar işliyor sanırım. Bunu daha kolay hale getirmek için söyleyebileceğin herhangi birşey var mı?
C: (L) Daha spesifik sorular sorabilir misin? Tam olarak neyden emin değilsin?

S: (VB) Bu bağlantının niteliğinden emin değilim. Algının yapısından emin değilim. Bunu neden bu şekilde deneyimlediğimden emin değilim. Tüm bunları yapmanın neden gerekli olduğundan emin değilim.
C: (L) Tamam.

S: (VB) Herhangi bir yanıt?
C: (L) Soruyu sor. Soru sormazsan yanıt veremem.

S: (VB) Sıraladığım bu belirsizlikleri neden yaşıyorum? Bu süreci daha kolay hale getirmek için ne yapabiliriz?
C: (L) Bu belirsizlik şeyle ilgili... "Neden bu belirsizlikleri yaşıyorum" diye sorunca yanıtlaması zor.

S: (VB) Bu belirsizlikler sürecin parçası mı?
C: (L) Belirsizlikleri nasıl algılıyorsun?

S: (VB) Belirsizlik, bunu nasıl yaptığımla mı ilgili? Bu süreci yapış şeklimizdeki beceriksizliğimizden mi kaynaklanıyor?
C: (L) Bilinmeyen bir alan. Özellikle senin için aşina olunmayan bir süreç, çünkü esas doğası çok açıklık gerektiriyor...

S: (VB) [keskin bir şekilde araya giriyor] TAMAM! Laura'nın gördüğü şeyi neden görüyorum?
C: (L) Bu şu anda sürecin bir parçası oluyor olmanla çok ilgili olmalı.

S: (VB) Neden sürecin bir parçasıyım?
C: (L) Genetik bağlarla ilgili ve zamanda belirli bir noktada belirli şeyler yapmak üzere başka seviyelerde yapılmış seçimler...

S: (VB) Eğer bunu YAPMAMAYA karar vermiş olsaydım, sonuç ne olurdu?
C: (L) Bir başkası gelir yerini alırdı. Evren kendine bakmaya sonsuz bir biçimde muktedir.

S: (VB) Burada olan bu mu? Evren işini mi görüyor?
C: (L) Oo evet! Bu...

S: (VB) Ne görüyorsun?
C: (L) Sen, ben, biz EVRENİZ. Bizim aracılığımızla eylemde bulunuyor.

S: (VB) Araştırmamıza fon sağlamak için ne yapmamız, neyi bilmemiz gerekiyor?
C: (L) [Kahkaha] Aklıma ilk gelen şey bir dizi rakam ve bunları sıralayacağım: 6, 14, 25, 48, 52.

S: (VB) Bunlar tarih mi?
C: (L) Bilmiyorum.

S: (VB) Onlara sor.
C: (L) Sen sor.

S: (VB) [bağırıyor] Bunlar tarih mi?!
C: (L) Hayır.

S: (VB) Ne peki?
C: (L) Dilediğin gibi kullanabileceğin rakamlar.

S: (VB) Bu rakamlarla ne yapmamız gerekiyor?
C: (L) Ne istersen.

S: (Ark) Sanırım bu rakamlarla ne yapacağımızı biliyorum. (VB) Bu bir soru mu? (Ark) Hayır. (VB) Seni duyamadım. Tekrarlayabilir misin? (Ark) Bunlar muhtemelen loto numaraları. (VB) Bunlar loto numaraları mı?
C: (L) Olabilir.

S: (VB) Neden daha spesifik olmuyorsunuz? Çok spesifik bir soru soruyorum.
C: (L) Loto numarası olabilirler. Çeşitli şekillerde kullanılabilirler. Önümüzdeki üç ay boyuncaki seçimler için geçerliler. Bu rakamlarla alakalı birine rastlayabilirsin. Bilmen gereken bazı şeyleri içeren bir kitabın sayfalarında bu rakamlara rastlayabilirsin. Çok katmanlı birşey. Pek çok uygulaması var. Sadece "loto numaraları" olduğunu söyleyerek diğer olasılıkları kapatma. Olabilirler ama çok daha fazlası da olabilirler.

S: (VB) [kızgınlıkla iç çekiyor] 52'yi söylemiş olmaları beni şüphelendirdi.
C: (L) Tersine çevirebilirsin.

S: (VB) Bir de 25 var.
C: (L) O zaman iki tane 52 var.

S: (VB) Pekala, farklı bir yöne gidelim. Derin bir nefes al. Bir sonraki adımı atmak için ne yapmamız gerektiğini Laura'ya gösterebilir misiniz?
C: (L) Sınırsız bir şekilde sor, herşey yerini bulacak. Endişelenme, bizim bile hakkında birşey bilmediğimiz alanlarda olan biten şeyler var ve bunlar çok ilginç şekillerde birleşecek. Hatta bilmemek daha iyi, çünkü o zaman tahmin edersin/varsayarsın ve onu engellersin.

S: (VB) [keskin bir şekilde] Pekala! Ari bugün neden buradaydı?
C: (L) Çok güçlü bir ilgisi var. Eskiden olduğu kadar cesur ve özgür olabilmek istiyor. Ama onu sınırlayan bağlardan kurtulmak onun için mümkün olmayabilir. Ama herhangi bir yönde harcanmış bir enerji, istediğin tepkiyi vermeyen birine bile harcanmış olsa, o kişi senin yanından ayrıldığında onu bambaşka yerlere taşıyabilir ve bir başkasına ulaştırabilir. Bir amaca yönelik olarak harcanmış enerji, yanlış 25 kişiyle bile konuşmuş olsan, açıkça bir amaca enerji harcıyor olmandan dolayı...

S: (VB) [keskin bir şekilde araya giriyor] Şimdi gördüğün görüntü neydi?!
C: (L) Sadece ışıklar ve geometrik şekiller...

S: (VB) Bu ışıkların belirli bir fonksiyonu var. Bu fonksiyon nedir?
C: (L) Görüntülerin maddesi gibiler, nihayetinde çok somut ve gerçekçi bir form alacak şekilde kaynaşacaklar. Bunlar yeni başlayan görüntü oluşum maddeleri.

S: (VB) Öyle sanıyorum ki bu ışıklar, yani bu çekirdek düşüncelerin bazıları aynadan bu gerçekliğe geçmek istiyor. Bu doğru bir varsayım mı?
C: (L) Ben böyle birşey görmüyorum; hayır.

S: (VB) Bana bu izlenimi veren nedir?
C: (L) Sen söyledin: varsayım. Çok fazla varsayımın var. Tüm o varsayımlarla ilgilenmek çok zor. [aynadaki görüntülerle ilgili duyulmayan tanımlar]

S: (VB) BU bizim gerçekliğimize geçmiyor mu şimdi?
C: (L) Hayır. Sadece bakıyorlar. Küçük şirin köpek yavruları gibiler. Enerji formları. Sevimliler.

S: (VB) Başka sorusu olan? (Ark) Vincent'ın koluna dokunduğunu hissettiği şey neydi?
C: (L) Onunla birlikte seyahat eden bazı arkadaşları var ve onu beladan uzak tutmaya çalışıyorlar. Bu olayda, biri onun omzuna dokunarak sorun olmadığını göstermeye çalışıyordu gibi görünüyor.

S: (VB) Bu benimle birlikte seyahat edenler ne tür arkadaşlar?
C: (L) Bir tanesi takım elbiseli. Yeleğinden zincirli bir saat sallanıyor. Ama zaman diye birşeyi yok, ve bu komik. Kahverengi elbise, ...orta boylu. Parmağını sıkça işaret etme amaçlı kullanıyor. Gözlüklü. Sana düşkün. "Yapışık" ruh olup olmadığını bilmiyorum tam olarak ama senin etrafında olmayı seviyor.

S: (VB) Nereden gelmiş?
C: (L) Bunun açık bir projeksiyon olduğunu görüyorum. Bu görüntüyü projekte ediyor. Bu başka bir hayattaki sen bile olabilir.

S: (VB) Tamam, omzuma vuran o değil. [çok güçlü bir ses tonuyla] K'ler mi dokundu omzuma? Geçmişte de omzumda ellerinin bir izini bırakmışlar mıydı?
C: (L) [aşırı baskı hissediyor ve komuta/varsayıma direnemiyor. Çok düşük ve zayıf bir sesle] Evet. [boğulma hissi.]

S: (VB) Pekala. Şimdi, K'ler bavulumdaki çeşitli şeylerin oldukça farkındalar. Onlara bavulumda ne olduğunu sorar mısın?
C: (L) Kirli iç çamaşırı!! [Kahkaha. Sıkışma birden geçiyor ve cevap neredeyse VB sorusunu bitirmeden patlıyor. Soru sorulduğu an, daha önce bahsedilen büyük, aşırı doldurulmuş, kayışla bağlanmış bavul açılmış olarak görülüyor ve yüzlerce kirli iç çamaşırı her yana dağılıyor. Çamaşırlar sadece kirli olmakla kalmıyor, üzerlerinde dışkı lekeleri var ve sanki onları yıkamak veya yıkanmaya ihtiyaçları olduğunu kabul etmek yerine, her biri saklanmış ve koleksiyona sürekli yenileri eklenmiş. Fakat tüm bu görüntüler özel olarak talep edilmediği için sözlü olarak ifade edilmedi...]

S: (VB) Bakmaya devam et! Başka? Hadi!
C: (L) [Güçlü ses] Gerçekten komik eski moda bazı elbiseler var. Eğer bu pantolonu insanların içinde giyersen, beni tanıdığını söyleme sakın. Korkunç. Askıları var. [Çok büyük, çuval gibi, dikey renkli şeritleri olan palyaço pantolonu.] Deri bir çanta var.

S: (VB) Deri çantayı aç. Ne görüyorsun?
C: (L) Deri çantanın içinde birkaç küçük şişe var. Haplarla dolu. Mavi haplar. Bir tıraş takımı, bir tarak. Tarağın eksik dişleri var...

S: (VB) Orada başka herhangi birşey görebiliyor musun?
C: (L) Mendiller var, eski bir ayna ve temiz, beyaz gömlekler. Ambalajlarından hiç çıkarılmamışlar. O gömlekleri hiç giymemişsin.

S: (VB) Gerçekten iyi görüyorsunuz. K'ler lütfen bu bavulu neden taşıdığımı Laura'ya açıklayabilir mi?
C: (L) Neden mi taşıyorsun? Çünkü bırakamıyorsun.

S: (VB) Neden bırakamıyorum?
C: (L) Çünkü her zaman hazırlıklı olmak istiyorsun.

S: (VB) Ne için hazırlanıyorum?
C: (L) Bir tanesi bir yolculuk. Birşeyin yanlış trene binmene neden olmasından korkuyorsun.

S: (VB) Evet. "Yanlış treni" daha açık kelimelere çevirebilir misiniz?
C: (L) Bununla ilgili tuhaf birşey var. Öyle görünüyor ki asıl sorun, oraya gittiğin zaman ihtiyacın olanı satın olacak paran olmadığını/olmayacağını düşünmen.

S: (VB) [keskin bir şekilde] Tamam, güzel ama boşa zaman harcıyoruz. Başka sorusu olan? (O___) [Sağlıkla ilgili birşey soruyor]
C: (L) [Sağlık konusuyla ilgili yorumlar yapıyor.] [Kaset bitiyor. Sonraki kasedin başında büyük bir bölüm eksik.]

S: (VB) K'ler bir sonraki sefer bu teması kurmamızı sağlamak üzere Laura'nın zihninde görüntüleyebileceği bir sembol verebilir mi?
C: (L) Aldım.

S: (VB) Tanımlaman gerekiyor mu?
C: (L) Hayır.

S: (VB) O simgeyi net bir şekilde gör. O simgenin soluşunu göreceksin ve bu bağlantı sona erecek. Simge soldukça ayna normal bir ayna haline gelecek. Bedenine geri dönüyorsun. Derin bir nefes al. [uyanma için geri sayım.] [celse sonu]
 

4BH

#229
28 Temmuz 2001

Ark, Laura

Bu, ikimizin başbaşa yaptığı ilk celseydi. Bir-iki dakika bekledik. Planşet yavaşça dönmeye başladı.

S: (L) Adın nedir?
C: Xyenri.

S: (L) Hiç kendi bedenin oldu mu? (ç.n.: ölüp öbür tarafa geçmeyen "dünya" ruhlarından biri olup olmadığı anlamında olmalı)
C: Hayır. Kasyopya.

S: (L) Bağlantı kurmakta zorluk yaşıyor musunuz?
C: Evet.

S: (L) Yeniden uyumlanmış bir bağlantıya ne zaman kavuşacağız?
C: Kısa süre içinde.

S: [Köpek havlaması sesi geliyor] (L) Köpek neden havlıyor?
C: Sokaktaki aktiviteler.

S: (L) Vincent konusunda ne yapmamızı tavsiye edersiniz?
C: Para gelene kadar anlaşma yok.

S: (L) İşin kötüsü paraya şu anda ihtiyacımız var. Ne yapacağımızı bilmemiz gerekiyor. Onun hiç gerçekleşmeyecekmiş gibi görünen sözlerine güvenirsek her geçen gün borca batacağız. Bize uygun yönde göstergeler verebilir misiniz?
C: Sunuculuk.

S: (L) Sunuculuk mu?! Ne sunuculuğu?
C: Yakında bir teklif gelecek.

S: (L) Ne tür bir teklif?
C: Sunuculuk.

S: (L) Ne sunuculuğu?
C: TV programı.

S: (L) Bu hayatımda duyduğum en çılgınca şey! [gülüşme] Bir TV programı sunmak mı? Bu duyduğum en çılgınca şey. Hadi ama. Ekonomik olarak ciddi anlamda bir yardıma ihtiyacımız var. Bize gerçek bir ipucu vermeniz gerekiyor.
C: Para yakında gelecek!

S: (L) [Gülüşme] Şunu sorayım: Vincent konusunda ve onun şu ritüel sihir saçmalığı konusunda üzgün olmakta haklı mıyım?
C: Evet.

S: (L) Onun yaptığı şeyin ne olduğunu bile bilmediğini, benden bilgi almak için gönderilmiş bir ajan olduğunu düşünmekte haklı mıyım?
C: Evet.

S: (L) İddia ettiği gibi çocukluğunda ve daha sonra yetişkinliğinde onunla temasa geçenler Kasyopyalılar mı?
C: Hayır.

S: (L) Bilinçli olarak mı ajanlık yapıyor?
C: Hayır.

S: (L) [iç çekiş] Eğer yakında para gelmezse, sonra yapmamız gereken şey nedir? Tüm önemli konuları konuşmak istiyorum.
C: Ama gelecek. Para gelecek.

S: (L) [Gülüşme] Artık bunu duymak istemiyorum. Bağlantıyı geliştirmek için ne sorabiliriz? (A) TV Programına ne dersin? Bunu yapmalı mıyız? (L) Bunu ciddiye alacağımı sanmıyorum.
C: Güzel bak. Çirkin bakarsan anlamazsın. [Gülüşme] (ç.n.: smart: "güzel" / "akıllıca")

S: (L) Bu doğru değil. Bize rağmen bir mizah duygunuz olması güzel.
C: Evet!

S: (L) Eski bir hippi olmadığından emin misin?
C: Hayır.

S: (L) Isınmaya çalışıyoruz. Bağlantıyı arttırıyoruz.
C: BH'leşme yolu gösterecek.

S: (L) Hmmm... Grace diğerlerine yardım etmek için yapması gerekenleri yapıyor mu?
C: Evet.

S: (L) Kitaplarımızı kendimiz yayınlamamızı tavsiye eder misiniz?
C: Yakın.

S: (L) Gelecekte Vincent'la anlaşma yapacak mıyız?
C: Pek muhtemel görünmüyor.

S: (L) Ben de öyle tahmin etmiştim. Vincent'ın üzerimde yaptığı hipnoz çalışması faydalı mıydı?
C: Normal.

S: (L) Daha fazla çalışma yapmaya ihtiyacım var mı?
C: Evet, 5 kere daha.

S: (A) Kim tarafından?
C: Ark.

S: (A) Şaka mı yapıyorlar? (L) Hayır. Sadece sen bunu yapabilecek kadar biliyorsun beni. Bunu yapabilecek tek kişi sensin. Böyle düşünüyorum.
C: Güzel.

S: (L) Vincent buradayken açılan "Percival 3" konusu nereden çıktı?
C: Vincent.

S: (L) "Titus sığınağı"nın ardında gizli birşey var mı?
C: Hayır.

S: (L) Gerçekten bir 2010 uzay savaşı olacak mı?
C: Hayır.

S: (L) 2010'da dünyayı korumak için gerçekten birşey inşa etmemiz gerekiyor mu?
C: Hayır.

S: (L) BİR sebeple bir teknoloji oluşturmamız gerekiyor mu?
C: Evet. Daha sonra.

S: (L) Misyonumuzun ne olduğunu söyleyebilir misiniz?
C: Öğrenmeyi sürdürün.

S: (L) Bunlar kesinlikle K'ler. Bunu ancak onlar söyler! Şu anda bundan fazlasını bilemeyiz, öyle mi?
C: Yakın.

S: (L) Ne yakın?
C: Hoot holler!

S: (L) Hoot holler mi? Dalgayı mı kastediyorsunuz? Dalga yakın mı?
C: Evet.

S: (L) Frank neden email'lerime yanıt vermedi?
C: Ayrıldığı için üzgün. Birini dinledi.

S: (A) Kim üzgün? (L) Kimi dinledi?
C: M___.

S: (L) Anlıyorum. Kardeşim bana kızgın mı?
C: Hayır.

S: (Laura Ark'a) Sürekli başım dertte. Bana kızmayan tek kişi sensin.
C: Frank!

S: (L) Bunlar kesinlikle K'ler çünkü duymak istediğim cevaplar vermiyorlar! Duymak istemediğim bir yanıt daha almak için başka ne sorabilirim?
C: Evet. 5 milyon.

S: (L) Hiç bir işe yaramayan bir yanıt almak için sorabileceğim 5 milyon soru daha var yani, anlıyorum.
C: Voila! Neşe! Şimdi Öğren!

S: (L) Öğrenmek eğlenceli mi?
C: EĞLENCELİ!

S: (L) Sizin için eğlenceli olabilir ama bu 3B ortamıyla ilgili belirli gerçekler var. Ayağını taşa vurduğun zaman canın acıyor. Sahip olduğundan daha fazla para harcayınca borca giriyorsun.
C: O şekilde eminiz daha eğlencelidir.

S: (L) Fransa'ya taşınmamız gerekiyor mu?
C: Evet.

S: (L) Emin misiniz?
C: Evet.

S: (L) Fransa'ya ne zaman taşınacağız?
C: 2003.

S: (L) [Gülüşme] Fransa'da birşey mi YAPMAMIZ gerekiyor?
C: Evet.

S: (L) Ne?
C: Daha fazla çalışma.

S: (L) Aman ne güzel! Taşınmadan önce bu ev üzerindeki çalışmamızı bitirmemizi tavsiye eder misiniz?
C: Evet.

S: (L) Fransa'ya taşınmadan önce evimizi satalım mı?
C: Evet.

S: (L) Yani taşındıktan sonra hiç geri gelmeyeceğiz?
C: Hayır.

S: (A) Bu çok hoş! (L) Fransızca öğrenmem mi gerekecek?
C: Evet.

S: (A) Oui. Je tem. (L) Je ne parle. Pekala. Demek daha fazla çalışmak için Fransa'ya gideceğiz?
C: U 5. (ç.n. "siz beşiniz" anlamında olabilir)

S: (L) Biz ve üç çocuk mu?
C: 8835 milyon.

S: (A) Bu ne anlama geliyor? (L) Hmm. Bu gece bize vermek istediğiniz belirli bir mesaj var mı? Bağlantıyı arttırmak için?
C: Ümit ve zafer yaklaşıyor! ("hope and glory" adlı bir filme atıf da olabilir.)

S: (L) Başka herhangi birşey?
C: Işık alemlerindeki sevgiye giden yolu göster. Ona güven.

S: (Laura Ark'a) Sormak istediğin birşey var mı? Bu bir vakit kaybı değil.
C: Evet.

S: (L gülüyor) (A) Komik olan nedir? (L) Soru sorma konusunda çok çekingensin. Bağlantıyı bu şekilde geliştiriyoruz. Çok fazla baskın olmak istemiyorum.
C: Şimdi Sir Ark'ı dinle.

S: (L) Oo, bu bana birşey hatırlattı. O bitki çaylarından sonra Ark'ın mide sorunu düzeldi mi?
C: Evet.

S: (L) Doktorun dediği gibi bizim kalplerimiz yatay mı?
C: Evet.

S: (L) Neden?
C: Sevgi o şekilde daha fazla kenetleniyor.

S: (A) Bu doğru.
C: Şimdi bir mola verin.

S: (L) Frank buradayken neden bize pek çok şeyi şifreli bir şekilde söylediğinizi öğrenmek istiyorum.
C: Frank köstebek.

S: (A) Eğer Frank köstebekse neden ayrıldı?
C: KH kendi sularına kanca atmak için kendi zamanına bakıyor. Yakında kendini yanıtlayacak.

S: (L) Bu M___ denen şahıs başka sorunlar yaratacak mı?
C: Belki.

S: (L) Bizim bildiğimiz, Frank'in bilmediği şey nedir?
C: Bir prototipin nasıl yapılacağı.

S: (L) Neyin prototipi?
C: Demolekülerizatör.

S: (L) Demolekülerizatör mü? Harika! İyi bir bağlantı oluşturmamız ne kadar sürecek? Şu anda iyi ama daha iyi olması gerekiyor.
C: Yakında. 45 dakika.

S: (L) Bunu her seferinde 45 dakika yapmamızı mı söylüyorsunuz? Haftada bir?
C: Evet.

S: (L) Sanırım 45 dakika geçti. İyi geceler deme vakti mi?
C: Evet.

S: (L) İyi geceler.
C: İyi geceler.
 

4BH

#230
7 Ağustos 2001

Laura, Ark

S: (L) Merhaba. Kimse var mı?
C: Merhaba.

S: (L) ...Bize adını söyle.
C: Daoha.

S: (L) Hiç kendi bedenin oldu mu?
C: Hayır.

S: (L) Neden buradasın?
C: Kasyopya.

S: (L) Kasyopya aracılığıyla bağlantı kuran 6. yoğunluk varlıkları mısınız?
C: Evet.

S: (L) Şunu söylemek istiyorum ki, altı gün geçti ve elimize hiç para geçmedi. Felaket bir durumdayız. Aslında felaket değil. Öncekinden çok daha temiz bir durumdayız ama hala hangi yöne gitmemiz ve şimdi ne yapmamız gerektiği konusunda ciddi bazı sorunlarımız var.
C: Para gelecek.

S: (L) Tamam. Vincent'ın eyleminin ardındaki güç neydi? 4. yoğunluk manipülasyonları mı?
C: Yakın.

S: (L) Herhangi bir satanik tarikat faaliyetiyle bağlantısı var mı?
C: Hayır.

S: (L) Ayna celsesinde gördüğüm gibi çok sayıda yapışık ruhu var mıydı gerçekten?
C: Evet.

S: (L) Bu ilişik ruhların kaynağı neydi?
C: Ritüeller.

S: (L) Pekala. Beni "ahit sandığının" gömülü olduğu yeri keşfetmeye zorlamasının ardındaki amaç neydi? Onu bulmaya yönelik kendi arzusu mu yalnızca?
C: Evet.

S: (L) Bu soru sormaya veya aramaya programlandı mı?
C: Evet.

S: (L) Eğer benden yanıtı almayı başarmış olsaydı bunun sonuçları ne olurdu?
C: Öldürülürdünüz.

S: (L) Kendisi bu olasılığın farkında mıydı az da olsa?
C: Evet.

S: (L) Görünüşe göre yeterince farkında değilmiş. Hala bunun bir oyun olduğunu düşünüyor.
C: Evet.

S: (L) Sırra çok yaklaşırsan ölürsün. Hala bunun ne kadar ciddi olduğunu anlamıyor.
C: Evet. Sen de anlamadın.

S: (L) Pek çok soruyu yanıtlamamanızın nedeni bu mu?
C: Evet.

S: (L) Bu iyi bir neden sanırım. Bizi hayatta tutmak. (Ark) Vincent'a bu emri kim verdi? Programlandığını biliyoruz. 4. yoğunluk tarafından mı? (L) Şöyle sorayım. Bu bilgiye ulaşmaya programlandığına göre ve 4. yoğunluk KH bu sırrı ya bilmiyor veya erişemiyor, öyle mi?
C: Evet.

S: (L) Keşfetmek için sabırsızlanıyorlar. Hem de çok.
C: Evet.

S: (L) Grubumuzun üyelerinden birinin sorusunu sorayım. Bu gezegenin Kertişlerin yaşam döngüsü için bir kuluçka ortamı olduğunu iddia eden bir materyal okumuş. Bu kaynağa göre dünyanın yer altı dişi Kertişin mekanı oluyor ve erkek her çağın başında dişinin yanına dönüyor. Bu faaliyetin odağı büyük piramitmiş ve eğer BH'ye geçersek bununla ilgili kötü durumdan kurtulabilirmişiz... Bu doğru bir tanım mı?
C: Hayır.

S: (L) ...Bu bilginin kaynağı veya ardındaki enerji nedir?
C: KH zihin kontrol sinyali.

S: (L) Bu sinyalin amacı nedir?
C: Bu sinyali almaya programlanmış olanlara ulaşmak.

S: (L) Bu sinyallerin bazıları 3. yoğunluk kaynaklı, doğru mu?
C: Evet.

S: (L) Bir yerlerde bilim kurgu kitaplarını okuyup bu çılgınca teorileri şeytani bir şekilde bir araya getiriyorlar ve sonra bunları bilgisayara aktarıp insanların beyinlerine ışınlıyorlar. Böyle birşey oluyor mu?
C: Evet.

S: (A) RC'nin rock müzikte, rock konserlerinde zihin kontrol sinyallerinin kullanımıyla ilgili iddiaları da doğru sanırım. (L) Evet. Belirli zihin halleri meydana getiriyorlar ve insanları yaklaşan birşeye programlıyorlar. (L) Evet. Vincent'ın tanımladığı "Ophanic istihbarat" nedir?
C: 4 KH.

S: (L) Kısa bir süre önce, dinlerine inanmadığımız için anti-semitik olduğumuzu iddia eden bir Yahudi kurumunca ciddi bir saldırıya uğradık. Bu üzerine gitmememiz gereken bir durum mu? ...Konuyla ilgili yazıyı web sayfasında tamamen kaldırsam, bizim için durumun daha parlak olma ihtimali artar mı?
C: Evet.

S: (L) Cesurca birşey yapıyoruz ama mutlaka gerekli değil. Sitede söyleyeceğimizi söyledik. (A) Veya bununla ilgili makaleleri Kasyopya sitesiyle alakasız başka bir sitede yayınlarız. Bu bize yasal bir avantaj sağlayabilir. Saldırılara karşı bir koruma olabilir.
C: İyi fikir.

S: (L) Yazıda Yahudilere karşı olan derin sempatimin de...
C: Yahudiler her halükarda yok edilecek.

S: (L) Bu sevimli bir yanıt DEĞİLDİ! En iyisi o yazıları o sayfadan kaldırmak. Bırakalım aptallıklarına devam etsinler ve kendilerini yok etsinler. Kimsenin bu konuda yapabileceği birşey yok sanırım. (A) Evet.
C: Evet.

S: (L) Moral bozucu. (Ark'a) Üzerinde çalıştığın konuyla ilgili sorman gereken herhangi birşey var mı? Kanal uyumlanmasını geliştirmek için soru sormamız gerekiyor. (A) Bugün hiç sorum yok. Ödevimi yapmadım. Diğer meselelerle çok meşguldük. Başka bir gece devam ederiz. (L) Evet, çalışmam gerekiyor.
C: Evet. Önceki uyumlanmadan dolayı kök güçlü.

S: (L) Tamam. B___'nin sorusunu yanıtladık. Aklıma başka bir konu gelmiyor. Gidip o sayfayı kaldıracağım. Bunu bu gece yapacağım. Yahudi konusuyla ilgili yazıyı.
C: Evet.

S: (L) Pekala o halde. Çok teşekkür ederiz. Bilmemiz gereken, sormamız gerektiği halde sormadığımız önemli birşey varsa lütfen sorulmuş kabul edin. Söylemeniz gereken önemli birşey varsa lütfen söyleyin.
C: Tutun bana.
 

4BH

#231
10 Ağustos 2001

Ark, Laura

S: (L) Merhaba?
C: Merhaba.

S: (L) Bu akşam kimle birlikteyiz?
C: Viagmor.

S: (L) Nereden bağlantı kuruyorsunuz?
C: Kasyopya.

S: (L) Vincent Bridges ve Jay Weidner hakkında birşeyler sorabilir miyiz?
C: Evet.

S: (L) Bize karşı niyetleri nedir?
C: Kötü.

S: (L) Vincent o satanik insanlarla gerçekten bağlantılı mı?
C: Evet.

S: (L) Onların çekirdek grubuyla bağlantılı mı?
C: Hayır.

S: (L) Gerçekten inisiye bir Sufi mi?
C: Hayır. Karma geliyor.

S: (L) Onlarla ilgili endişelenmemizi gerektiren bir durum var mı?
C: Hayır.

S: (L) Şu ana kadar yaptığımız şeyler dışında, web sitesine onlar hakkında daha fazla bilgi koymak gibi şeyler yapmamız gerekiyor mu?
C: Evet.

S: (L) Ne gibi?
C: Web'de daha fazla bilgi.

S: (L) Perseus sitesine Vincent'la ilgili öğrendiğim şeyi koymamı tavsiye eder misiniz? Ünlülük iddiasıyla ilgili raporu?
C: Hayır.

S: (L) Spesifik olarak neyi kastediyorsunuz?
C: Dava dosyaları onu çıldırtıyor. ...

S: (L) Yani onu avukata gitmeye zorlayacak yeni yazılar koyabilirim? Onu iyice çıldırtmak için?
C: Evet.

S: (L) Jay Weidner'den bu sabah aldığımız mektubu da yayınlayayım mı?
C: Evet.

S: (A) Bunun amacı nedir? (L) ...Avukat onlara kendilerini dava açılmaya müsait hale getirmeye çok yaklaştıklarını söyleyebilir.
C: Evet.

S: (L) Ayrıca Vincent'ın makalesini veya iftira ve karalama hakkında yazdığı mektubu da yayınlayabilirim.
C: Evet.

S: (L) Bu şeyleri yapmak istediğimden emin değilim. Kendimi berbat hissettiriyor. Neden bunları yapmamızı söylüyorsunuz?
C: Sence Vincent nasıl hissedecek?

S: (L) Kesinlikle benim hissettiğimden çok daha berbat hissedecek. Bunu düşüneceğim ve yarın sabah kararımı vereceğim. Eğer çekip giderlerse ve kendi işlerine bakarlarsa mesele yok. Yarına kadar başka saldırıda bulunup bulunmadıklarına bakacağım. (A) Eğer bir konferans düzenlemeye karar verdiyseler, enerjilerini o işe ayıracaklar ve bizi rahat bırakacaklar demektir. (L) Hiçbirşey düzenledikleri yok. Tek yaptıkları sahtekarlık. İnsanların parasını alıyorlar. Tüm yaptıkları bu. (A) Bundan emin değilim. (L) Tüm bu yaptıkları insanların paralarını alabilmek için yaptıkları bir sahtekarlık değil mi?
C: Kısmen.

S: (L) Jay Weidner o e-mail'i yazarken aklından neler geçiyordu bilemiyorum. Bir fiziksel bedeni işgal eden ne tür bir bilincin bunları yazabileceğini anlayamıyorum.

[Email:

Gönderilme Tarihi: 10 Ağustos 2001 04:53:29 -0700
Gönderen: Jay Weidner
Konu: Kanallanmış Yalanlar

Diğerlerinin konferanstan vazgeçtiğine dair neden yalan söylüyorsun? Bu doğru değil. Senden başka kimse vazgeçmedi (bunun için Tanrıya şükürler olsun!!!). Sen bir yalancısın ve nedense bu beni şaşırtmıyor. O varlıklar hakkında da yalan söylüyorsun. Senin hakkında yazmakta olduğum makale için bana bol miktarda materyal sunduğun için teşekkür ederim. Tüm ahmaklıkların not edilecek. Kim olduğunu biliyorum ve ne için çalıştığını tüm dünyaya anlatacağım. 6. ve 7. yoğunluk varlıklarıyla ilgili söylediğin şeylerin hepsi saçmalık ve kendine Doktor diyorsun. Sen kapıcı olarak bile iş bulamazsın. Vincent'a diyorum ki 'doğru şeyi yap ve şunlara dava açıp mahkemeye göm.' Şovunuzu yöneten çocuklara bizim hafifsenecek insanlar olmadığımızı göstermesi gerekiyor Vincent'ın. İftira suçundan size dava açacağız. Jirka Rysavy'ye bunu yapmasını söylüyorum. Siz kendi kendinize mükemmel enayiler olduğunuzu gösterdiniz. Tüm bilgileriniz yalanlarla dolu. Celselerinizi kronolojik olarak listelemiyor olmanın nedeni bu. Neyin doğru neyin yanlış olduğunu öğrendikçe materyalin tarihlerini buna göre ayarlıyorsun. Klasik bir istihbarat operasyonu. Şeytana meydan okunduğunda kaçabildiği kadar hızlı bir şekilde kaçtığını biliyorum. Tüm bu dünyadışı varlıklar hakkındaki yalanları, bu kanallanmış saçmalıkları ve yeni dünya düzeninin inanmamızı istediği diğer tüm yalanları ortaya koymanın zamanı geldi. Eğer bir Ouija tablası kullanmanın satanizm olmadığına herhangi birinin inanmasını bekliyorsan, o zaman o saçmalığı organizasyonuna ekle. Vincent'a senin kim olduğunu ve zamanının geleceğini söyledim.

Jay Weidner]

C: KH sevgisi.

S: (L) Kendine Hizmet sevgisi. Kendi içine doğru patlatıyor olmalı. Pekala. Bir yayıncı bulduk. İste ve yayınla şeklinde bir konsepti var. Ürünün tam kontrolüne sahibiz ve bunun oldukça iyi bir yol olduğunu düşünüyoruz. Bu kitap işine şimdi odaklanmamızı tavsiye eder misiniz? Çünkü bunu bu şekilde yapabiliriz ve üzerinde epeydir çalışıyoruz. Buna mı odaklanalım yoksa bırakıp başka bir şeyle mi ilgilenelim?
C: Bunu şimdi yapın!!!!

S: (L) Kitaplarımız iyi satacak mı?
C: Evet!!!!

S: (L) Vincent ve Jay Weidner'ın bu şöhret savaşı ve saldırılarından kurtulabilecek miyiz?
C: Hayır.

S: (L) Neden?
C: Şöhretin kapısını açacaklar. (ç.n. kendileri için değil sanırım)

S: (L) Ne?! Bu NASIL mümkün olabilir? (A) Bize iftiralar attıkları için mi?!
C: Hayır, konuyla ilgilenecek tanıdıkları var.

S: (A) Kimleri var? (L) Bu olan bitenle ilgilenecek tanıdıkları varmış. Bu garip. Terri Burns ve Vincent Bridges'ın iddia ettiği gibi B.T. bir KH ajanı mı?
C: Hayır.

S: (L) Listemizde berbat KH ajanları var mı? (ç.n.: email yazışma listesi kastediliyor olabilir)
C: Evet.

S: (L) Kaç tane?
C: İki.

S: (L) Uzun zamandır mı oradalar yoksa kısa bir süredir mi?
C: Biri uzun, biri kısa bir süredir.

S: (L) Vincent'ın ileri sürdüğü gibi J___ R___ satanizmle ilişkili mi?
C: Hayır.

S: (L) Jon Benet Ramsey'i kim öldürdü? (uzun bekleyiş ve sonra gülüşme) Bunu cevaplamayacaklar. Vincent'ın iddia ettiği gibi J___ R___ bu olayla ilişkili miydi?
C: Yakın.

S: (L) Olaya yakın mıydı, yoksa olayla ilişkili miydi?
C: Olaya yakındı.

S: (L) Olayın meydana gelmesiyle ilişkisi var mıydı?
C: Hayır.

S: (L A'ya) Sormak istediğin herhangi bir soru var mı? Sormadığımız ama sormamız gereken herhangi bir şey var mı? Çok yorgunuz. Tüm gün boyunca çok çalıştık. Sorulmuş kabul edin. (uzun bekleyiş). Oo, M___ ajan mı?
C: Evet.

S: (A) Ajan olması iyi. En azından biliyorsun. (L) Başka bir tane göndermezler. (A) Evet. ... (L) P___'ye ne oldu bu arada? Kendini bayağı zorlu bir sürece soktu! (A) Bunu ikinci kez yaptı değil mi? (L) Evet.
C: Irksal obsesyon!

S: (A) Ne anlama geliyor bu? (L) Nordik meselesini takıntı haline getirdi. (A) Oo. (L) Biliyorsun, sarı saçlı ve mavi gözlü ve özel. Seçilmiş kişi! (A) Eğer seçilmiş kişiyse ve takdir görmüyorsa... (L) Onu takdir etmeyen herkesi ezip geçecek. S___ de böyle söylüyordu.... Bizi 4. yoğunluğa götürecek teknolojik bir cihaz üretmemiz gerekiyor mu?
C: Muhtemelen.

S: (L) Önemli olan bu cihazı yapmak mı, yoksa cihazın kendisi mi? Bana öyle geliyor ki asıl önemli olan cihazı yapabilmek; yani bunun bilgisine sahip olmak.
C: Evet.

S: (L) Bunu yapabilme bilgisini elde etmek. Farkındalık seni gerçekliğe bağlıyor. Bugün Plato'nun Mağarası'nı okuyordum. Biliyorsun, duvardaki gölgeler falan. Orada gerçekten ilginç bazı şeyler söylemiş. Tamamen 4. yoğunluğa benzeyen şeyler. Neyse... (A) Tony Smith'in bahsettiği Rodin bobinleri ve toroidal yapılar bir noktada muhtemelen çok önemli olacak. (L) Bunu aynada gördüm. Işına benzeri birşey çıkaran cihaz. O gerçekten bir tür zaman makinesinin gerçek bir görüntüsü müydü, yoksa Vincent'ın benim zihnime projekte ettiği birşey mi?
C: İyi yakaladın.

S: (L) Evet, o resmi onun web sitesinde gördüğüm zaman, seans sırasında o görüntüyü zihnime projekte ettiğini anladım. Görebilmem için buna odaklanmıştı. ... Fransa'da bulmam gereken gömülü bir cisim var mı?
C: Evet.

S: (L) Bulacak mıyız?
C: Evet.

S: (L) Bulacağımız yılı söyleyebilir misiniz?
C: İki.

S: (L) Bu cisim nedir?
C: Kutsal Kase.

S: (L) Kutsal kase nedir? [bu noktada kasette çok yüksek gürültüler var. Planşet dönüyor ve şekiller çiziyordu.] Birşey mi çizdiler yoksa sadece oyun mu oynadılar bilmiyorum. Sanırım bunu yanıtlamayacaklar. İsrail'de yaklaşan büyük patlamalar var mı? Patlayan herhangi bir yanardağ, herhangi bir deprem veya gezegende başka önemli olaylar var mı?
C: Solar faaliyet yavaşlıyor.

S: (L) Bu bir bakıma hayır anlamında sanırım. Bir komet veya asteroit dünyaya çarpacak mı? (A) Ne zaman?
C: Yakında!

S: (L) Sizin için yakın önümüzdeki binyıl da olabilir! [gülüşme] (A) Yakında! "Yakında para gelecek!" (L) Evet! Siz "yakında"dan ne anlıyorsunuz? (A) Sekiz gün mü? Altı gün mü? Zaman konusunda sorunları var! [gülüşme]
C: Para çok yakında gelecek!!

S: [Kahkahalar] (A) Ne yapacağımızı biliyoruz. Bunları web'e koyma konusunda emin değiliz. Ama birşeyler koyabiliriz. (L) Evet. Sadece Vincent'ı iyice uçurumun kenarına sürüklememiz gerekiyor sanırım. İşini zorlaştıralım eğlence olsun diye. [gülüşme] Bilgi korur; o zaman bilgiyi oraya koyalım.
C: Bilgi gerçekten korur.

S: (L) Vincent bize zarar vermek için üzerimizde "çalışmalarını" yapıyor mu? Özel elbisesini giyinip pentagramlar çiziyor mu, şarkı söylüyor mu, başımıza yıldırım düşmesi için Ophanic istihbarata çağrıda bulunuyor mu?
C: Yakın.

S: (L) Bunun işe yaramadığını görünce hayalkırıklığına uğruyor mu?
C: Evet.

S: (L) Terri'ye bilinçli olarak bir aşk ısırığı yaşatmaya mı çalışıyordu?
C: Evet.

S: (L) Bunda amacı neydi?
C: Kontrol. Hoşçakalın.

S: (L) Evet, uykumuz geliyor.
 

4BH

#232
20 Ağustos 2001

Laura, Ark, Terri Burns

Terri'nin varlığı teması engelliyor gibi görünüyordu.

S: Merhaba.
C: Merhaba.

S: (L) Kimle konuşuyoruz?
C: Gillror.

S: (L) Nereden bağlantı kuruyorsunuz?
C: Kasyopya.

S: (L) Bu akşam Terri bizimle.
C: Terri'ye merhaba.

S: (T) Merhaba.
C: Eğlendiğinizi görüyoruz!

S: (L) Pekala, bu gece bazı sorularımız var. Vakit öldürmek yerine gerçekten sormak istediğimiz sorular. Sorularımızı soralım mı yoksa biraz daha ısınmamız mı gerekiyor?
C: İyi iş.

S: (L) Pekala, ilk soru. Levilerin kökeni nedir?
C: Hititler. Ay'a Tapanlar.

S: (L) Hititler Hititler olmadan önce neydiler?
C: Hint-Avrupalılar.

S: (L) Bu Hint-Avrupalıların kaynağı neydi?
C: Ari alt ırkı.

S: (L) Ariler'in Hint-Avrupalıları oluşturmak için karıştığı başka herhangi bir grup var mı?
C: Dördüncü Yoğunluk genetik ayarlaması.

S: (L) İbrahim Levilerden miydi?
C: Evet.

S: (L) Sara Nefertiti?
C: Evet.

S: (L) Nefertiti ve ailesinin garip kafatası şeklinin nedeni neydi?
C: Genetik oynama.

S: (L) Bu 4. yoğunluk genetik oynaması KH tarafından mı yapıldı yoksa BH mi?
C: KH.

S: (L) Eğer Leviler Ay'a Tapan Hititlilerse, Nefertiti'yle takılan Akhenaton nasıl oldu da Güneş Tapınımı'nı kurdu? Bu anlamlı değil.
C: Gelecekteki Ho.

S: (L) Gelecekteki ne?
C: Ho.

S: (L) HO'nun bir anlamı olmalı. Anlamadım. Akhenaton'un Güneş tapınımına neden olan kişi Nefertiti miydi?
C: Büyük ölçüde.

S: (L) Neden Ay tapınımı yerine Güneş tapınımı?
C: Ra'nın gelecekteki onurlandırması. 353535'e git. İlah.

S: (L) Yani geleceğe yönelik olarak başka bazı kavramların temelini atıyorlardı?
C: Evet.

S: (L) Girit'te Knossos'taki tapınak, Wunderlich'in iddia ettiği gibi aslında bir mezarlık mıydı?
C: 5. yoğunluk bekleme odası.

S: (L) Orada insan kurban ettiler mi?
C: Evet.

S: (L) Hayvan kurban ettiler mi?
C: Evet.

S: (L) Hangi hayvanları kurban ediyorlardı ve kime?
C: Apis Boğası, kısmen.

S: (L) Diğer kısım?
C: Haho 353535.

S: (L) "Ho" bir isim olmalı. Ho bir tanrının adı mı?
C: HOH 353535.

S: (T) Su mu? ...
C: İrlanda domuzunu hatırla.

S: (L) Bu tapınak Süleyman'ın Tapınağı efsanelerinin kaynağı olan tapınak mı?
C: Evet.

S: (L) Süleyman aynı zamanda Girit'in Minos uygarlığındaki Kral Menes mi?
C: Hayır.

S: (L) Süleyman bir Mısır kralı mıydı?
C: Evet.

S: (L) Mısır'ın hangi kralı Süleyman'a tekabül ediyordu?
C: Narmer.

S: (L) Masonların Hiram Abiff'i olarak ünlenen "mimar" Daedalus muydu?
C: Yakın.

S: (L) Thera patlaması, sonradan Çıkış'a (Exodus) eklenen afetin hikayesi miydi?
C: Evet.

S: (L) Akdeniz bölündü mü?
C: Hayır.

S: (L) Bu, İbrahim'in Akhenaton'dan Nefertiti/Sara'yı da alarak kaçtığı süreçte mi oldu?
C: Evet.

S: (L) Akhenaton'a ne oldu?
C: Nil'de boğuldu.

S: (L) Davut'un hikayesi Perseus efsanesinin bir yansıması mı?
C: Evet. Ama bundan fazlası.

S: (L) Başka ne söyleyebilirsiniz?
C: Bir 4. Yoğunluk Hikayesi.

S: (L) Yani bireylerden ziyade gruplarla ilgili bir etkileşim?
C: Evet.

S: (L) Kasyopya hikayesinin Etiyopyası nerede? Bugün nerede?
C: 4. Yoğunluk.

S: (L) Eğer bu arketipal bir ifadeydiyse, grup anlamında hangi insanlara referansta bulunuyordu?
C: Gaul.

S: (L) Bu garip. Mısır'ın Akrep Kralı, Kutsal Kitap'taki "Yusuf" mu?
C: Temel olarak.

S: (L) Yusuf çok yönlü bir hikaye mi?
C: Evet.

S: (L) Akrep Kral Büyük Sargon'un oğlu muydu?
C: Yakın.

S: (L) Yusuf hikayesinde anlatıldığı gibi kaçırılıp Mısır'a mı satıldı?
C: Hayır.

S: (L) Mısır'ın birleştirilmesi ve oradaki kontrol sistemine yardım etmek için mi oraya gönderildi?
C: Yakın.

S: (L) Midyalılar ile İsmaililer aynı mıydı?
C: Kısmen.

S: (L) Danaanlar mıydı?
C: Hayır.

S: (L) Thera yanardağının patlaması sırasında Akhenaton İbrahim ve Sara'yı izliyordu. Nilin suları önce çekilip sonra onu içine mi aldı?
C: Kısmen.

S: (L) Yani yanardağ patlaması Nil'i etkiledi ve dengesizleştirdi, öyle mi?
C: Evet.

S: (L) Bazı Masonların birşey aramak için Etiyopya'ya gittiğini okuduk.
C: Yakın.

S: (L) Hanok Kitabı'nı Etiyopya'da mı buldular?
C: Yakın.

S: (L) Biraz daha yaklaştırabilir misiniz?
C: Mısır.

S: (L) Ama Etiyopya'da bulduklarını mı iddia ettiler? İnsanları saptırmak için?
C: Çok muhtemel.

S: (L) Kitabı orada aramaları gerektiğini nasıl biliyorlardı?
C: Howah işaret verdi.

S: (T) Howah'nın kim olduğunu sormalı mıyız? (L) Söylemişlerdi. Bir "İrlanda Domuzu" tanrısıyla ilgili birşey. Faslılar "Casablanca" adının, Portekizli gemicilerin birileriyle buluştuğu beyaz bir binadan geldiğini söylüyor. Bu doğru mu?
C: Kısmen.

S: (L) Önemli mi?
C: Hayır.

S: (L) "Beyaz Ev/Beyaz Saray"la ilgili önemli şey nedir?
C: Gelecekle ilgili. 4. yoğunluk....

S: (L) Beyaz ev/saray gerçekte ne anlama geliyor?
C: Oradan 4. yoğunluğa geçiliyor.

S: (L) Peki bu terimin gerçek anlamı nedir? Bir bina mı, yoksa ezoterik bir anlamı mı var?
C: Genetik yapı.

S: (L) Babil'le ilgili kitapta bahsedilen kuş dili (green language) anlamında bir "ev" mi daha çok?
C: Evet.

S: (L) Wisconsin'deki Rock Lake de mezar mıydı?
C: Hayır.

S: (L) Rock Lake'deki yapıları inşa eden insanlar nereden geldi?
C: Pek çok yerden.

S: (L) "M" tepesi doğal bir oluşum mu?
C: Hayır.

S: (L) Kim yaptı?
C: F 353535

S: (L) Bu ipuçları araştırmaya değer mi?
C: Evet.

S: (L) Kuzey Wisconsin, Minessota ve Michigan'da Isle Royale'deki gibi bakır madenciliği yapanlar kimdi?
C: Ariler.

S: (L) Bakırı ne için istiyorlardı?
C: Silahlar.

S: (L) Silahlar için demir daha iyi değil mi?
C: 4. yoğunlukta değil.

S: (L) Bu gezegende 4. yoğunlukla olan sızıntı olaylarının sandığımızdan çok daha fazla gerçekleştiğini hissediyorum.
C: Evet.

S: (L) Bu etkileşimler bazen bunu nasıl yapacağını bilenler tarafından mı gerçekleştirildi?
C: Yakın.

S: (L) Pencere noktalarının nerede olduğunu biliyorlar mıydı?
C: Evet.

S: (L) Rock Lake'nin Tikal'le aynı boylamda olması önemli mi?
C: Evet.

S: (L) Pencereler konusuyla ilgisi var mı bunun?
C: Yakın.

S: (L) Kafataslarımızdaki kırmızımsı doğum lekesinin bir önemi var mı?
C: 4. yoğunluk bağlantı noktası.

S: (L) Akhenaton III. Amenhotep'in gerçek oğlu muydu?
C: Evet.

S: (L) Terri sosyo-kültürel programlama dışında bir tür programlamaya maruz kalıp kalmadığını öğrenmek istiyor.
C: Evet.

S: (L) Herhangi bir satanik suistimale maruz kaldı mı?
C: Hayır.

S: (L) Programlama 3. yoğunluk varlıkları tarafından mı yapıldı yoksa 4. yoğunluk mu?
C: 4.

S: (L) Bu programlamanın amacı neydi?
C: Enerjiyi dağıtmak, karıştırmak ve saptırmak.

S: (L) Çocukken kaçırıldı mı?
C: Evet.

S: (L) Hayatında kaç kez kaçırıldı?
C: 13 kez. 5 yaşında implant takıldı.

S: (T) Nerede?
C: Burun geçidi.

S: (L) Bunlar fiziksel kaçırmalar mıydı yoksa ruh çıkarma ve kopyalama kaçırmaları mı?
C: Her ikisi.

S: (L) Kaç kez fiziksel kaçırma?
C: 3.

S: (L) Kimler tarafından kaçırıldı?
C: Griler ve Kertenkeleler.

S: (L) Çocuklarından herhangi biri kaçırıldı mı?
C: Evet.

S: (L) Bunlar fiziksel mi yoksa ruh çıkarma-kopyalama kaçırılmaları mıydı?
C: Çoğunlukla ikincisi.

S: (T) Bunu durdurmanın bir yolu olup olmadığını sorabilir miyim? (L) Bunu hepimiz istiyoruz. Terri uyanışlarında kaçırılmadan şüphelendiği süreçte hiç oldu mu?
C: Hayır.

S: (L) Temel koruma farkındalık mı?
C: Evet.

S: (L) Programlamayı çözmek, temizlemek için en iyi yol nedir?
C: Farkındalık ve direnç.

S: (L) Vincent kaç kez kaçırıldı? [gülüşme]
C: 136.

S: (T) Aman tanrım! (L) Bunu sormam gerekiyordu. (A) Her güç günde bir. [Gülüşme] (L) Ophanic İstihbaratçıları her çağırışında. Terri'nin yapışık ruhunu çıkarmada başarılı olduk mu?
C: Evet.

S: (L) Şu anda başka yapışık ruhu var mı?
C: Hayır.

S: (L) Adının "Hayat Ağacı" olduğunu söyleyen yapışık ruh Vincent tarafından bilinçli olarak mı yerleştirildi?
C: Hayır.

S: (L) Diğer bir deyişle Vincent bunu başarmak için ne yaptığını bilmiyor, sadece onunla takılmak bile buna neden oluyor, öyle mi? [gülüşme]
C: Evet.

S: (T) En son ne zaman kaçırıldı? Dün mü? Geçen hafta mı?
C: ...Yakın bir zamanda.

S: ...(T) D___'nin ajan olup olmadığını soralım mı? (L) Vincent'ın iddia ettiği gibi, grubumuzdaki D___ bir ajan mı?
C: Kısmen.

S: (L) Yani ajan ama bunun bilinçli olarak farkında değil, öyle mi?
C: Evet.

S: (L) Çin'in Sarı İmparatoru'nun bazı konuşan, yürüyen tripod'ları vardı. Bu şeyler Ahit Sandığı'na benzer şeyler miydi?
C: Hayır.

S: (L) O tripod'lar neydi?
C: Yerden iletişim cihazları.

S: (L) Neyle iletişim kuruyorlardı? Birbirleriyle mi yoksa gökyüzündeki birşeyle mi?
C: Her ikisi.

S: (L) Gökte iletişim kurdukları şey neydi?
C: Ana gemi.

S: (L) Ana gemide ne vardı?
C: Kertenkeleler.

S: (L) Muhteşem. (T) Rock Lake'i pek çok grubun inşa ettiğini söylediniz. Bu pek çok gruptan bazıları kimlerdi?
C: Ariler.

S: (L) Kiminle işbirliği içinde?
C: Kertenkeleler.

S: (L) Kızılderililerin yılan şeklindeki oymalarının nedeni bu mu?
C: Evet.

S: (L) Çok ilginç. (T) David (Terri'nin eski erkek arkadaşı) dünyadışı varlıklarla iletişim kurduğunu düşündüğü sırada kimle iletişim kuruyordu?
C: KH Karargahı.

S: (T) Harika. David bir "Yıldız Çocuğu" muydu?
C: O nedir?

S: (T) ABD Hükümetinin özel eğitim veya programlama amacıyla elinde tuttuğu elit bazı parlak çocuklar grubu.
C: Hayır.

S: (T) Bu Vincent'ın fikriydi. (L) ABD hükümetinin özel eğitime tabi tuttuğu herhangi bir özel parlak çocuk grubu oldu mu?
C: Hayır.

S: (L) Aldıkları özel birkaç kişi var mı?
C: Evet.

S: (L) Jack Sarfatti'yle telefonda metalik bir sesle konuşan kimdi?
C: 4 KH.

S: (T) David hiç zaman yolculuğu deneyimledi mi?
C: Evet.

S: (T) Onunla son karşılaştığımda gerçekten daha genç miydi?
C: Evet.

S: (L) Bu iyi birşey olmayabilir. (T) Hayır, iyi birşey olduğunu düşünmedim. David'in Florida Üniversitesi'ne gelmesinin amacı özellikle beni bulup normalde yapacağım birşeyi yapmaktan alıkoymak mıydı?
C: Evet.

S: (T) Şu anda ne yapıyor?
C: Durumu kötüleşiyor.

S: (L) KH'nin araçlarının genel kaderi mi bu?
C: Evet.

S: (T) Hamile kaldığımda ve bebeği kaybettiğimde bu bir kaçırılma deneyinin parçası mıydı? [uzun bekleyiş] (L) Bunu yanıtlamayacaklar. Bu onlar için hassas bir konu. Dünyadışı KH tarafından alınan bir bebeği oldu mu hiç?
C: Çok muhtemel.

S: (T) Kaybettiğini yazdığın o bebekle ilgili olarak sordun mu bunu hiç? (L) Evet. Bunu bilmek istemediğimi söylediler. (T) Annem doğduğu sırada onu saran garip sarı sıvının ne olduğunu sorabilir miyim?
C: Geç doğumdan kaynaklanan normal sıvılar. Karaciğerin etkinleşmesiyle ilgili.

S: (T) Erkek kardeşimin bir ikizi var mı veya hiç oldu mu?
C: Hayır.

S: (L) Vincent onunla benim bir tür astral ikiz olduğumuzdan neden o kadar emindi?
C: Dalavere. [gülüşme]

S: (L) İnanmadım zaten. (A) Güzeldi. (T) Ne soracaktık? Şöhret hakkında mıydı? (L) Oo, şov programı. (T) Hayır... (L) Aa evet, daha önce Vincent ve Jay'in saldırılarının bize şöhret getireceğini söylemiştiniz... Bu konuda daha spesifik birşey söyleyebilir misiniz?
C: Zarar vermeye çalışarak yardım.

S: (L) Hepimizin Vincent'a karşı takınması gereken tutum nedir? Ona herhangi birşeyi açıklamaya çalışmalı mıyız?
C: Hayır.

S: (L) Anlar mıydı?
C: Çok muhtemel olarak anlamazdı.

S: (L) ...Anlamak İSTİYOR MU?
C: Hayır.

S: (A) Doğru soru değil. Bu soru bir "o" olduğunu varsayıyor. 20 tane "o" var. O bir "Ben" değil. Gurdjieff'in tanımladığı şeyin tipik bir örneği. Bir sürü kişiliği var; belirli bir tanesi başta gelmiyor, hepsi farklı tanrılara hizmet etmek istiyor. Biz "o" diye soruyoruz ama belirli bir "o" yok. Perşembe günü bir "o" var, Çarşamba günü bir "o" var. Geceleyin bir "o" var, gündüzleyin bir "o" var.
C: Doğru.

S: ... (L) PM-9 diye yeni bir asteroid var. Bu asteroid 10 Mayıs 2003'te çarpacak mı? (A) Belki.
C: Çok muhtemel.

S: (L) Büyük olay bu mu?
C: Belki.

S: (L) Eğer Pasifiğe çarparsa, Ranier bir kaldera olur, tsunamiler Puget Sound'u vurur ve hoşçakal Hawaii!
C: Evet.

S: (A) Eğer çarparsa nükleer radyasyona maruz kalacağız.
C: Evet.

S: (T) Daha önce olasılıklar veriyorlardı... (L) Olasılık nedir?
C: Yüksek.

S: (L) O zamana kadar Fransa'ya taşınmış olacak mıyız?
C: Evet.

S: (T) Wisconsin'den taşınacak mıyım?
C: Evet.

S: (L) Söylemek istediğiniz birşey yoksa iyi geceler demek istiyoruz.
C: Tüm seviyelerde ilerlemeler kaydediliyor, o halde yola devam edin! İyi geceler.
 

4BH

#233
23 Ağustos 2001 Ark, Laura, Terri Burns

S: Merhaba.
C: Merhaba.

S: (L) Bu akşam kimle birlikteyiz?
C: Cemona.

S: (L) Nereden aktarım yapıyorsunuz?
C: Kasyopya.

S: (L) Sormak istediğimiz ilk soru: e-grubumuzdaki Daniel P-N gerçekten öldü mü?
C: Evet.

S: (L) Tamamen doğal nedenlerden mi öldü?
C: Evet.

S: (L) 11 evli zodyağı araştırmasıyla hiçbir ilgisi yoktu yani öyle mi?
C: Yakın.

S: (L) Bunun araştırmasıyla bir ilişkisi var mıydı?
C: Evet.

S: (L) Saldırıya açıklığının yeterince farkında değildi sadece, öyle mi?
C: Evet.

S: (L) Tamam, son celsede Wisconsin'deki "M" tepesinden bahsediyorduk. Doğal bir yapı olmadığını ve "F 353535" için inşa edildiğini söylediniz. Bunun hakkında başka ne söyleyebilirsiniz? Bir şekilde etraftaki insanları genetik olarak manipüle etmek için mi kullanıldı? ... İçinde birşey mi gömülü?
C: Güç alanı üreticisi.

S: (L) Orada bulunan kayaların cinsinden dolayı mı bir alan üreticisi? [TB'ye] Altında ne olduğunu görmek için hiç x ışınlarıyla incelediler mi orayı? (TB) Tüm bölge bir kurşun ve çinko maden alanı. Civarda pek çok kurşun yatağı var. Belki de tepenin etrafını kapatıyorlar ama doğal bir oluşum olduğu varsayılıyor. Ama K'ler doğal bir oluşum olmadığını söyledi. (L) ... Oradan bir ley hattı geçiyor mu?
C: Yakın.

S: (TB) O bölgede inanılmaz yüksek bir kanser oranı var. O tepe bu yüksek kanser oranıyla ilişkili mi?
C: Evet.

S: (A) Kanserin nedeni suya sızan kurşun olmalı. (TB) Doğru. (L) Genetik olarak etraftaki insanları manipüle ediyor.(TB) KH kontrol alanı. (L) Bunu mu kastediyorsunuz?
C: Yakın.

S: (L) Carlos Castaneda'nın öğretmeni olan Don Juan Matus diye biri var mıydı gerçekten?
C: Yakın.

S: (L) Bazılarının iddia ettiği gibi "kompozit bir kişi" miydi?
C: Evet.

S: (L) Carlos'un tanıdığı çeşitli kişilerin bir bileşimiydi yani?
C: Evet.

S: (L) Michael Topper'la ilgili olarak, yazdıkları ne ölçüde doğru?
C: %57.

S: (L) Karısı onun kanalı mıydı?
C: Evet.

S: (L) Bozulma seviyesinin nedeni o bilgileri almak için ritüellere girmiş olmaları mıydı?
C: Yeterince yakın.

S: (L) Pekala. Val Valerian'ın web sitesinde bahsedilen şu "son enkarnasyon" kim? İddia edildiği gibi son enkarnasyonunda olan biri mi, yoksa uyduruldu mu? Yoksa Val'in kendisi mi?
C: Val.

S: (L) Val gerçekten "son enkarnasyonunda" mı?
C: Yargılamamak en iyisi.

S: (L) Bahsettiği KH son enkarnasyonu mu yoksa BH mi?
C: KH.

S: (L) Son KH enkarnasyonunda olmanın böyle birşey olduğunu iddia ediyor ve öğretilerini sunuyor yani?
C: Evet.

S: (A) Son enkarnasyon nedir? (L) Şahıs spiritüel olarak o kadar ilerliyor ki bu hayatından sonra artık enkarne olmak zorunda olmuyor. (A) Sonra ne oluyor? (L) Bilmiyorum. Sanırım 4. yoğunluğa gidiyorsun. (A) Aa, anlıyorum. (TB) George Green çeşitli "Handsbooks for the New Paradigm" (Yeni Paradigma İçin El Kitapları) yazdı. Bu bilgilerin bir varlıktan geldiğini söylüyor. O varlık kim?
C: George Green.

S: (L) Bu kitaplar her yerde. Finansmanını kim yapıyor?
C: Konsorsiyum.

S: (L) Bu çok şey anlatıyor. Bir sonraki soru: "DOVE" (ç.n.: güvercin, barışçıl, uysal) gerçekten New Age dini programlamasına eğilimli olanları hedeflemek üzere tasarlanmış bir programlama sözcüğü mü?
C: Belki.

S: (L) [Elindeki soru listesiyle ilgili olarak TB'ye soruyor] Grup üyelerimizden M___ Grilerle mi konuşuyormuş? (TB) Evet. (L) Kendisi mi konuşuyormuş, yoksa birinin konuşmalarını mı aktarıyormuş? (TB) Emin değilim. Kendisi konuşmuş gibi anlatıyor. Onunla artık yazışmak istemememin nedenlerinden biri de bu. Mağara resimleriyle ilgili o diyalogları yapan kişiydi. Bir grup Griyle. (L) M___ Grilerle konuşuyor mu?
C: Evet.

S: (L) E-grubumuzdaki "Gri ajanlarından" biri mi?
C: Evet.

S: (L) Pekala, bir sonraki soruya geçiyoruz: I___'nın ve benim teorimizde olduğu gibi, Samiler Ari genetiğiyle Zenci genetiğinin bir karışımı mı?
C: Kısmen.

S: (L) Bir keresinde Sami genetik kod yapısının "misyon kader profili ön kodlamasından" bahsetmiştiniz. Elbette bunun 130.000 yıl önce yapıldığını söylemiştiniz. Çok uzun bir süre önce. Peki o orijinal kod yapısı başta Siyah insanların genetiğine mi kondu? Siyahların Sami Arilerle olan karışımları yoluyla diğer ırklara yayılması için?
C: Kısmen.

S: (L) Diğer kısmı nedir?
C: Samiler üzerinde genetik ayarlama.

S: (L) Güney Sahra Afrika genlerinde kişiyi daha BH eğilimli yapan birşeyler var mı?
C: Hayır.

S: (L) Öyleyse neden bu insanları yok etmek için sürekli bir çaba harcanıyor gibi görünüyor? Bu sadece karma mı? [TB'ye] Bunu daha önce de sormuştuk ve cevap bunun kısmen karmik olduğu, çünkü Siyah insanların geçmişte yüksek bir medeniyetleri olduğu ve zalim oldukları söylenmişti. Aynı şey Yahudiler için de geçerli. Onlar reenkarne olan Atlantisliler. Ve holokost da, daha önce küresel medeniyeti yok etmelerinin suçunun hafifletilmesinin bir parçasıydı. Pekala, 4. yoğunluk Nordikleri aramızda görme vaktine yaklaşıyor muyuz?
C: Yakın.

S: (L) Herhangi birimiz onlardan herhangi birine rastladı mı?
C: Yüksek olasılık.

S: (L) Pekala, TB önceden arkadaş olduğu David'in gözleri hakkında birşey öğrenmek istiyor. (TB) Evet, gözleriyle beni bir şekilde manipüle etmeye çalışırken ne yapıyordu? Sadece bir hile miydi? Aslında hiçbir şey yapmıyor muydu?
C: Mevcut olmayan büyük bir ruhsallık izlenimi veriyordu.

S: (L) Bu anlamlı geliyor mu? (TB) Sanırım. Hiç bu şekilde düşünmemiştim. (L) Pekala, şimdi Domuz Tanrı hakkında: domuzları Tanrı enerjisinin tezahürü için veya sadece bir araç olarak ideal bir sembol kılan şey nedir?
C: Genetik olarak manipüle edilmiş RU 353535.

S: (L) Bu kod neyle ilgili?
C: Tribal (kabilesel/soyla ilgili) kod yapısına temel oluşturan ırk.

S: (L) İnsan DNA'sının "tribal bir kod yapısıyla" ilgili bir kodonunun bir hayvana mı eklendiğini söylüyorsunuz?
C: Yakın.

S: (L) Neden bir insana değil de hayvana? KH enerjisi çok kontraktil (ç.n.: kısılır/daralır) olduğu için domuz uygun bir alıcı mıydı? (ç.n. konuyu anlamadığım için son birkaç cümlenin çevirisi özellikle sorunlu olabilir).
C: Evet.

S: (L) Garip. Devam edelim. Bakır ne tür 4. yoğunluk silahlar için kullanılıyordu?
C: Çoğunlukla EM enerjilerinin iletimi.

S: (L) Thera yanardağının patlaması MÖ 1627 veya civarında mı oldu?
C: Yakın.

S: (L) Thera'nın patlamasını tetikleyen şey neydi?
C: Venüs.

S: (L) Ondan 40 yıl sonra da MÖ 1588'de komet kümesi vardı, doğru mu?
C: Evet.

S: (L) Nefertiti Akhenaton'un hükümdarlığının 12. yılında tarihten silinmiş gibi görünüyor. Akhenaton hükümdarlığının 17. yılında ölmüş. Eğer Nefertiti Sara'ydıysa, ve Akhenaton İbrahim/Musa onu alıp gittikten sonra peşlerine düştüğü sırada öldüyse, Nefertiti o beş yıllık süre içinde neredeydi?
C: Bir yere kapatılmıştı.

S: (L) Yani Nefertiti Sara'ydı ve İbrahim gelip bir şekilde onu kurtardı, öyle mi?
C: Evet.

S: (L) MÖ 1627 ile MÖ 1588 arasında komet kümesinin geçişi sırasında ne oldu? Büyük bir dramanın meydana gelmesine neden olan olaylar mı...
C: Evet.

S: (L) İbrahim Sara'yı aldı, Akhenaton onların peşinden gitti ve nehirde boğuldu, öyle mi?
C: Yakın.

S: (L) MÖ 1627 ile MÖ 1588 arasında yaklaşık 40 yıllık bir çöl yolculuğu olmuş gibi görünüyor. Thera patladığı sırada kaçmış olmalılar ve kırk yıl sonra da kometler gelmiş. O sırada İbrahim ve etrafındakiler ne yapıyordu?
C: Bedeviler.

S: (L) Bu kabilede kaç kişi vardı?
C: 623.

S: (L) Yani Kutsal Kitap'ın bizi inandırmaya çalıştığı gibi binlerce kişi değil. Pekala, İbrahim oğlu İshak olarak geçen kişiyle aynı mı?
C: Hayır.

S: (L) Mısırlıların Nefertiti olarak tanıdığı Sara 90 yaşındayken bir çocuk doğurdu mu?
C: Hayır.

S: (L) Sara İshak'ın annesi miydi?
C: Evet.

S: (L) İbrahim neden oğlunu kurban etmek istedi?
C: Böyle birşey olmadı.

S: (L) Mısırlı Hacer kimdi?
C: Mısır Prensesi.

S: (L) Sara'nın hizmetçisi miydi?
C: Hayır.

S: (L) Sara'nın kızı mıydı?
C: ..Sara'nın Akhenaton'dan kızı.

S: (L) İbrahim'in Hacer'den bir çocuğu oldu mu?
C: Evet.

S: (L) Oldukça ensestimsi bir durum. Sara kendi kızının çocuğuna karşı büyük bir kıskançlık duyup İbrahim'in onu (ç.n. Hacer'i?) terk etmesini istedi mi?
C: Yakın.

S: (L) Bu kabile İsrail'e ne zaman varıp yerleşti? Bedeviler olarak geçirdikleri 40 yıldan sonra mı oldu bu?
C: Evet.

S: (L) Kral Davut konusunu da incelemem gerekiyor. Robin Hood gibiymiş. Peki, İbrahim'in Tanrı'yla konuşması konusu nedir? Monoteizm bundan mı doğdu?
C: Yakın.

S: (L) Yani İbrahim ve kabilesiyle birlikte başladı. Hitit diyarından gelip kabilesine katılan Levi kardeşleri oldu mu?
C: Yakın.

S: (L) Bu hikayede değinmem gereken ama değinmediğim herhangi bir ayrıntı var mı?
C: Davut bir Levi'ydi.

S: (L) İbrahim'in soyundan mı geliyor?
C: Hayır.

S: (L) "Hitit diyarından" mı geldi?
C: Yakın.

S: (L) Ailesi Filistin bölgesine geldikten kaç nesil sonra doğdu?
C: 5.

S: (L) İbrahim'in akrabaları mıydılar?
C: Kısmen.

S: (L) Uzaktan akrabalık. Peki Davut ne yaptı? Gelip insanları mı birleştirdi?
C: Evet.

S: (L) Ahit Sandığı onlarda mıydı? Bu cisim 4. yoğunluk tarafından bu insanlara mı verildi?
C: Yakın.

S: (L) Esas olarak kime verildi?
C: İbrahim.

S: (L) Kim verdi?
C: Sara.

S: (L) Rachel'in babasının evinde yaptığı hırsızlık hikayesi aslında Sara'nın Akhenaton'dan Ahit Sandığı'nı çalması hikayesi mi?
C: Evet.

S: (L) Akhenaton'un hırsla onları takip etmesine şaşmamak lazım. Demek Sara'nın peşinde değilmiş, Ahit Sandığı'nı geri almak istemiş.
C: Evet.

S: (L) O cismi Akhenaton'a kim verdi?
C: KH 4. Yoğunluk.

S: (L) Burnuma kötü kokular geliyor! Davut'un büyükannesi Ruth'un bir Moablı olduğunu okuduk. O hikaye de başlıbaşına bir gizem. Pekala, Yahudi'lerin hapsedilme, köleleştirilme, ezilme vs ile ilgili anlattığı hikayenin kökeni nedir? Esaretle ilgili bu kabile anısının kaynağı nedir?
C: Sümer kavramı.

S: (L) Bu anlamlı. Sümerlerin Kutsal Kitap hikayelerindeki karışıma katkıları bu esaret fikri yani. Sümerlilerin genetik olarak kölelik için yaratılmayla ilgili kadim bir efsaneleri var. Tanrıların hizmetçileriydiler... Diğer bir soru: Çin imparatoru Huang Ti'nin kullandığı söylenen "12 ayna" ne işe yarıyordu?
C: Enerji toplama.

S: (L) Gerçekten ayna mıydılar?
C: Hayır.

S: (L) Gören insanlar onları ayna olarak algıladı o halde veya bununla ilgili aktarılan bilgi bozuldu. (A) Ne enerjisi topluyorlardı?
C: Elektromanyetik.

S: (L) Bu enerji ne için kullanılıyordu?
C: İmparatorun aracı ve diğer makineler için enerji.

S: (L) Huang Ti'nin kökeni nedir?
C: Oryon Laboratuarı.

S: (L) Literatüre göre robot veya makine adamlar olarak tanımlanan şeyleri varmış. Diğer makineler de onlar olmalı. Bu makineler neler yapıyordu?
C: Pek çok şey.

S: (A) Elektromanyetik enerji topluyorlardı diyorsunuz. Bu enerji nereden geliyordu? Ben de EM enerjisi toplamak isterim. Bu EM enerjisi solar (güneş) enerji miydi, sıfır-noktası enerjisi mi, kozmik enerji mi, veya ne? Bu enerji nereden geliyordu?
C: Solar Ay. (ç.n.: Ay'dan yansıyan Güneş enerjisi anlamında sanırım)

S: (L) Bu ne anlama geliyor?
C: Yansıyor, böylece değişiyordu.

S: (L) Huang Ti'nin "ayna" kavramı bununla ilişkili olmalı. Tamam. Daha önce Rock Lake'in bir mezar olmadığını söylemiştiniz. Neydi?
C: Kontrol merkezi.

S: (L) Devil's Lake de mi aynı amaca hizmet ediyordu?
C: Yakın.

S: (L) [Okuyor] Gottschalk Kayalığı'nda Kızıl Boynuzlu Devler ve Yıldırım Kuşu hikayesi resmediliyor. Bu hikaye neyi anlatıyor? Yıldırım Kuşu neyi ifade ediyor?
C: UFO.

S: (TB) Ne tür bir UFO?
C: KH aracı.

S: (L) [Soru listesinden okuyor] Uçurtmaların Maori kökeni. Maoriler neden uçurtma uçuruyordu?
C: Tanrılarla iletişim çabası.

S: (TB) Efsaneleri de aynen bunu söylüyor. (L) Hangi tanrılar?
C: KH.

S: (L) Bunu anlamalıydık. Son yaklaşık üç yüz bin yıldır başka birşey olduğu yok. Pekala, bir başka soru: Danaanlar başka hangi adlarla biliniyordu?
C: İskitler.

S: (L) İskitler Mısır'a nasıl geldi?
C: Akad yoluyla.

S: (L) Sargon bir İskit miydi?
C: Evet.

S: (L) Hititler İskitlerin genetik olarak değiştirilmiş bir grubu muydu?
C: Yakın.

S: (L) İskitler nereden geliyordu?
C: Çin.

S: (L) Çin'e nasıl gittiler?
C: Kafkaslardan.

S: (L) Yani kökenleri Kafkaslardı, oradan Çin'e gittiler ve sonra Çinliler tarafından tekrar Batı'ya püskürtüldüler, öyle mi?
C: Evet.

S: (L) Kuzey Çin mi, yoksa güney mi?
C: Kuzey.

S: (L) Galle ile Gaul arasındaki fark nedir?
C: İpucu.

S: (L) Her ikisi de Fransa'yı mı ifade ediyor?
C: Hayır.

S: (L) Galle Rhineland'ı mı ifade ediyor?
C: Yakın.

S: (L) Bugün Malta adalarından birinin, şu anda Gozo olarak adlandırılan adanın bir zamanlar "Gaul" diye adlandırıldığını keşfettim. Yaklaşıyor muyum?
C: Yakın.

S: (L) Söylemeyeceksiniz yani. (TB) Sri Lanka olmadığından emin misiniz? (L) Sri Lanka mı?
C: Hayır.

S: (A) Einstein ve Bergman 1935 teorilerini neden bıraktılar? Yanlış mıydı?
C: Hayır.

S: (A) Neden terk ettiler o teoriyi?
C: Sonuçlarından korktular.

S: (L) O teoride gördükleri sonuçlardan mı korktular, yoksa dışarıdan gelen bazı tehditlerden mi?
C: Her ikisi.

S: (L) O halde, sonuçları görür görmez birileriyle konuşmuş olmalılar...
C: Yakın.

S: (A) Bildiğimiz dördüncü yoğunlukla Einstein ve Bergman'ın beşinci boyutu arasındaki ilişki nedir?
C: Aynı.

S: (A) Bu beşinci boyut hakkında neden bilgimiz yok?
C: 4 KH tarafından kavramın önüne konan engeller.

S: (L) Bu kavram bariyerleri, yazılarımda karşılaştığım şeyin bir parçası mı? Monoteist felsefenin lineer zamanının ve dini kontrollerin dayatılması, ki bu da pek çok saldırı ile sonuçlanıyor?
C: Evet.

S: (L) Bunun hakkında düşünmek bile "dini olarak" insanları korkutuyor. (A) Mekanda iki insanın birbirinden 50 santim uzakta olmasının ne anlama geldiğini biliyorum. Zamanda gelecekten 20 dakika uzakta olmanın ne anlama geldiğini biliyorum. 5. boyutta uzaklık nasıl oluyor? Bunu düşünemiyorum...
C: Uzaklık/mesafe, bilinç enerjisi ızgara yapısıyla ilgili bir 3. yoğunluk sınırlamasıdır.

S: (L) Bilinç enerjisi bir ızgara yapısıyla mı uzanıyor? Nasıl soracağımı bile bilmiyorum. (A) Einstein, Bergman ve Bargmann 5. boyutta iki şeyin birbirine uzaklığını ölçmek için mesafeyi kullanıyordu. Bilinci kullanmıyorlardı. Izgara kullanmıyorlardı. Mesafe kullanıyorlardı. Bırakmak zorunda kaldıklarına göre iyi bir teori olmalı. Ama mesafeden bahsetmelerine rağmen bilinç hakkında hiçbir şey söylemediler. Sorum şu: mesafe bir bilinç ifadesi mi? İki nokta arasında, örneğin 2 milyon atom diye bir mesafe var mı? Bu bir mesafe mi? Bilincin bununla ilgisi nedir? Bu 5 boyutlu dünyada atomlar nasıl modelleniyor?
C: Izgara olarak.

S: (A) Neyin ızgarası?
C: Enerji.

S: (A) Bu ızgarada 5. boyutun rolü nedir?
C: Silindirin kenarı.

S: (A) Kenar nedir?
C: Döngünün yüzeyi.

S: (A) 3. boyuttaki döngü mü, 5. boyuttaki mi?
C: 5.

S: (L) Bu bana uçuk geliyor. (A) Onlara biraz cebir öğretmem gerekecek.
C: Evet. Uyumlanma zaman alıyor.

S: (TB) Bu bana çok normal görünüyor. (L) Evet, önemli olan uygulama. Bize doğrudan cevabı vermek yerine, çözüm üzerinde çalışabilmemiz için kesin yanıtın biraz sağını veya solunu söylüyorlar. (TB) Einstein bu 1935 teorisinden ne çıkacağını düşünüyordu?
C: BAT (Birleşik Alan Teorisi).

S: (A) Anlamıyorum. Eğer 1935'te sonuçları gördüyse ve "pekala bu iyi bir teori ve sonuçları görebiliyorum" diye düşündüyse, sonraki 20 yıl boyunca neden yanlış teoriler üzerinde çalıştı? Yanlış olan şey üzerinde çalışmasının amacı neydi?
C: Para verildi.

S: (A) Paraya ne için ihtiyacı vardı? (L) Yaşamak için. (A) Herhangi başka bir üniversiteye gidebilir ve istediğini yapabilirdi! (L) Eğer Konsorsiyum "hayır" dediyse, hayır. Hiç bir yere gidemez ve hiçbir şey yapamazdı. (A) Pekala. Belki de hayatının sonuna kadar bu konuda birşey ifşa etmeyeceğine dair birşey imzaladı.
C: Evet. Ve iyi geceler.
 

4BH

#234
14 Eylül 2001, Ark ve Laura

S: Merhaba.
C: Merhaba.

S: (L) Bu akşam kimle birlikteyiz?
C: Vupuuri.

S: (L) Nereden bağlantı kuruyorsunuz?
C: Kasyopya.

S: Bu son olayla ilgili bir dizi sorumuz olacak. Dünya Ticaret Merkezi'ne yapılan saldırı Müslüman teröristler tarafından mı gerçekleştirildi?
C: Hayır.

S: (L) Saldırının arkasında kim vardı?
C: İsrail.

S: (L) İsrail olduğu anlaşılacak mı? İfşa edilecekler mi?
C: Evet.

S: (L) İsrail'in yıkılmasına neden olacak olan olay bu mu?
C: Evet.

S: (L) Yahudilik'te tapılan tanrı, Yahve, yani Howa, Domuz Tanrı mı?
C: Evet.

S: (L) Bazılarının tahmin ettiği gibi önümüzdeki hafta ABD'de başka saldırı olacak mı?
C: Hayır.

S: (L) ABD'nin yakın geleceğinde herhangi bir zamanda bu tür başka terörist saldırı olacak mı?
C: Hayır.

S: (L) Bu 3. Dünya Savaşı'nın başlangıcı mı?
C: Hayır.

S: (L) ABD Afganistan'ı bombalayacak mı?
C: Yakın gelecekte mümkün.

S: (L) Başka saldırı olmayacağını söylüyorsunuz; size güvenebilir miyiz?
C: Size kalmış.

S: (A) İsrail'in ifşa olacağını söylüyorsunuz; ne kadar bir süre içinde?
C: Ay. (ilk ipuçlarının ortaya çıkması.)

S: İsrail'in ifşası mı için mi? Nasıl?
C: Evet, açık. Belki daha kısa bir sürede.

S: (A) Nasıl bir hata yaptılar?
C: Sızıldı.

S: (A) Arkalarındaki tanrılarıyla birlikte çok akıllı görünüyorlar. Böyle büyük birşey yaptılar ve aslında bir hata yaptılar. (L) Sanırım olayların nasıl gelişeceğini görmek için beklememiz gerekiyor. Bu çok acayip bir fikir. Uzunvadeli diplomatik ilişkileri olan ülkeler arasında böyle birşey keşfedildiğinde bu ülkeler ne yapar? Normalde birbirleriyle konuşuyorlar, birbirlerinin sırtını sıvazlıyorlar. Şimdi ne yapacaklar? Herkes çok mutlu bir evliliğiniz olduğunu düşünürken boşanmaya benziyor bu. Veya eşinin çocuklarınızı öldürüp arka bahçeye gömdüğünü öğrendikten sonra ondan boşanmaya. (A) Evet, ama o kadar net değil. Çünkü "İsrail" dediğin zaman bu tek birşey değil. Farklı partiler, fraksiyonlar var ve birbirleriyle mücadele ediyorlar. Bilmiyoruz.
C: Capitol Hill'de Gore düğmelere basıyor.

S: (L) Gore'un herhangi birşeyle ne ilgisi var? Seçimi kaybetti. (A) Lieberman'la ortaklık yapıyor. Ne tür düğmeler? (L) Olayı ifşa etmek için mi basıyor düğmelere, yoksa bastırmak için mi?
C: Bastırmak için.

S: (L) Bu duyduğum en berbat şeylerden biri. Bazılarının iddia ettiği gibi ABD dördüncü uçağı vurdu mu?
C: Evet.

S: (L) ABD hükümeti bu saldırının gerçekleşeceğini önceden biliyor muydu? İlgili yetkili konumdaki insanlarımızdan herhangi biri biliyor muydu?
C: Hayır.

S: (L) Yani tamamen habersizler miydi?
C: Hayır. Ama beklemiyorlardı.

S: (A) Yani olacağını biliyorlardı ama ne zaman ve tam olarak nasıl olacağını bilmiyorlardı, öyle mi?
C: Evet.

S: (L) Yani bu gerçekten bir "istihbarat başarısızlığı" mı?
C: Evet. Kasıtlı.

S: (L) Saldırıyı planlayanların arasına sızan kişi birşeyler öğrenmiş olmalı ama herhalde olayı tam olarak çözemedi.
C: Yakın.

S: (A) En muhtemel senaryo nedir? Aralarına sızan bazı kişiler vardı, bu kişiler bazı şeyleri biliyorlardı ve bu bilgiyi istihbarat örgütünün bir birimine gönderdiler ama istihbaratın o birimi bunu daha üst kısımlara aktarmadı mı?
C: Evet. Ve bilinen plan bu değildi.

S: (L) Yani sızanlar kesin planı bilmiyordu. Saldırıyı ayarlayanlar aşırıya gittiler. Kibir. (A) Saldırının ardında İsrail hükümetinin hangi kanadı vardı? (L) Muhtemelen Kochav gibi derin seviyeli ortodoks bir gruptur.
C: Evet.

S: (A) Ama bir sürü Yahudi'yi de öldürdüler. (L) Umurlarında değil. 2. Dünya Savaşı'nda Yahudiler pek çok Yahudi öldürdüler.
C: Hırs.

S: (L) Hard diskimden herhangi birşey kurtarılabilecek mi?
C: Hayır.

S: (L) Hard diskime ne oldu?
C: 4. Yoğunluk KH.

S: (L) Nuh'un kitabının peşindeler, değil mi?
C: Evet.

S: (L) Orada uzun süredir söylenmesi gereken şeyler söylüyorum. Kitabı basana kadar hayatta kalabilecek miyiz?
C: Evet.

S: (L) Nasıl hayatta kalacağız?
C: Kendini belli edecek.

S: (L) Bu uzun yağmur fırtınasına neden olan şey nedir? Tropik bir sistem olması yanında, uzun bir süredir tepemizde bulunuyor.
C: 4. yoğunluk savaş.

S: (A) Hard diskimizin ölümüne yol açan türde, aklımızda bulunmayan, önlem almamızı gerektiren herhangi birşey var mı?
C: Tehlike önleyici farkındalık.

S: (L) Ayak bileklerim neden bu kadar şişti?
C: Bilgisayar karşısında oturuşun.

S: (A) Duraksamadan günde on dört saat, her ikimiz. (L) Günde bir saatimizi egzersize verseydik... Farkında olmamız gereken herhangi başka birşey? (A) Web sitemizde dikkat çeken siyasi bir havaya girdik. Bu otomatik ve doğal bir şekilde oldu. Ama aklımıza gelmemiş, pek doğal olmayan başka şeyler olabilir. Dikkate almamız gereken herhangi başka birşey var mı? (L) Sanırım bu saldırının arkasında İsrail'in olduğunu web sitesine koymamam gerekir, doğru mu?
C: Evet.

S: (L) Haber grubunda Sollog gibi mesajlar yazan kişi "kahin" denen kişi mi?
C: Evet.

S: (L) İsraillilerle ilişkisi var mı?
C: Hayır.

S: (L) Bu olayı nasıl bildi?
C: Dördüncü Yoğunluk KH bağlantısı.

S: (L) İstedikleri zaman çok doğru bilgiler verebilmelerinin diğer bir örneği mi bu?
C: Evet.

S: (L) Yani bu adam planın içinden biri değildi?
C: Hayır.

S: (L) Buna inanmakta zorlanıyorum.
C: Sabır.

S: (L) İnsanlar onun söylediklerine inansın diye herşeyi doğru bilen biri gibi bir görüntü takınıyor?
C: Evet.

S: (L) ...Haber grubundaki kişi yedi gün içinde birşey olacağını tahmin etti. Bu garipti. Ne olacağını söylemedi ama mesajın başlığı 9/11'di. Eğer ne olacağını bilseydi en azından bir ipucu verirdi. (A) Ama bu onun için çok tehlikeli olurdu.
C: Evet. Daha çok bir ıskalama.

S: (L) O uçakları binalara çarpıp intihar etmeyi o şahıslara nasıl kabul ettirdiler?
C: Zihin kontrolü.

S: (L) Sanırım bu gecelik bu kadar.
C: İyi geceler.
 

4BH

#235
24 Eylül 2001 Laura ve Ark

S: (L) Merhaba.
C: Tekrar burada olmak güzel.

S: (L) Bu akşam kimle görüşüyoruz?
C: Hoskim.

S: (L) Nereden bağlantı kuruyorsunuz?
C: Kasyopya.

S: (A) Radyo şovu yapma teklifini soralım. Acaba bu radyo...
C: Evet. İyi bir şov sunun.

S: (L) Yaklaşık bir ay önce K'ler bir şov sunma hakkında birşey söyledikten sonra o adamın arayıp bir şov sunmak isteyip istemediğimizi sorması çok tuhaftı. Hatırlıyor musun? Çok şaşırdım. Terri buradayken mi söylemişlerdi? Yoksa daha önce mi?
C: Evet.

S: (L) Son celsede Dünya Ticaret Merkezi'ne yönelik saldırının arkasında İsrail'in olduğunu söylediniz. Olayın ardında Usame bin Ladin ve ekibinin olduğuna dair kanıtlar topluyorlar. Bu kanıtları kendileri mi üretiyor?
C: Evet.

S: (L) Gerçek ortaya çıkacak mı?
C: Evet.

S: (L) Bunun ne zaman veya nasıl olacağıyla ilgili bir ipucu verebilir misiniz? Ne zaman sorusunun iyi bir soru olmadığını biliyorum ama peki nasıl? (A) Geçen sefer ne söylediklerini biliyorsun. (L) Ne? (A) Bir ay veya daha kısa bir süre içinde. (L) Ama onların zaman anlayışı biraz gevşek. (A) Evet, bizim zamanımız onların zamanı değil. (L) Kesinlikle. ...Borsa kendini toplayacak mı?
C: Evet.

S: (A) O binanın nasıl çöktüğünü merak ediyorum. Sorduk mu? (L) Sanırım birşey sormuştuk ama... Pek çok insan binanın çökmesinin nedeninin binaya yerleştirilen patlayıcılar olduğunu söylüyor. (A) Veya başka birşey. Çünkü sadece bir uçak çarpmasıyla olabilecek gibi görünmüyor. (L) O binaların çöküşüyle ilgili izlediğimiz görüntülerin dışında şeyler var mıydı? Uçağın çarpması, yangın, patlama, uçak yakıtı vs. Bundan fazlası var mıydı?
C: Hayır.

S: (L) Peki bu bir çeşit savaşa neden olacak mı?
C: Yakın.

S: (L) ABD'de başka terörist saldırılar olacak mı? Buna hayır demişlerdi ama bu olayı gerçekleştirenlerin aslında terörist olmadığını biliyoruz. Teröristlerin bir neticesi olarak değilse bile "malum güçlerin" başlatacağı daha fazla şiddet olayları olacak mı?
C: Evet.

S: (L) Bu şiddetin yakın gelecekte meydana gelebileceği herhangi bir yer belirtebilir misiniz?
C: Indianapolis.

S: (A) O nedir? (L) Indiana'da bir şehir. Bu daha önce hiç bahsedilmeyen birşey. Ne tür bir şiddet?
C: HAARP ışın odaklanması yoluyla vuruş.

S: (L) Bu garip. (A) Kazayla mı?
C: Hayır.

S: (L) HAARP'ın ışınının odaklanması yoluyla Indianapolis'in vurulmasının neticesi ne olacak?
C: Zihin kontrolü etkisiyle şiddet.

S: (L) Bunun nasıl bir biçimde gerçekleşeceğini öğrenebilir miyiz?
C: Silahla vurma.

S: (L) Bomba, uçaklar, anthrax, small pox, veya diğer herhangi türde kimyasal veya biyolojik savaş faaliyetleri olacak mı? Bunlardan herhangi biri?
C: Evet.

S: (L) Hangileri?
C: Mikrop yayma ihtimali yüksek.

S: (L) Ne tür mikrop?
C: Nezle.

S: (L) Ölümcül bir nezle türü mü?
C: Evet.

S: (L) Ama anthrax veya small pox veya gerçekten berbat olan diğer yöntemler değil, öyle mi?
C: Hayır. Bakmaya ve dinlemeye devam et.

S: (L) Planımız bu. Ortadoğu'nun, Afganistan'ın vb durumu ne olacak?
C: İnsanların daha derin kontrole yönlendirilmesi.

S: (L) Bu artan kontrolün amacı nedir?
C: Filistin'de savaşa hazırlık.

S: (L) Ama kimse Filistin'de bir savaştan bahsetmedi. Herkes Afganistan'daki bir savaştan bahsediyor. Filistin'in bununla ilgisi nedir?
C: İsrail'in nihai amacı.

S: (L) Neden kendi ülkelerinde savaş yapmak istesinler? Bunu uzun zamandan beri zaten yapıyor olmaları dışında? Sanırım bunu bir nihayete erdirmek istiyorlar. Bu planın neticesi ne olacak?
C: Yahudilerin imha edilmesi.

S: (L) Ama planladıkları şey bu değil, öyle değil mi?
C: Hayır.

S: (L) Filistinlileri yok etmeyi planlıyorlar, değil mi?
C: Evet.

S: (L) Öyle görünüyor ki, tarih boyunca Yahudiler ne zaman birilerini yok etmeyi planlasalar, sonunda yok olan kendileri oluyor. Yoksa tarihi yanlış mı okuyorum?
C: Hayır.

S: (A) Ekonomik olarak aylardır bir mücadele içindeyiz. Kurtarma, tamir vs. Şu anda ne durumdayız? Bu durum devam edecek gibi görünüyor. ...Ama şu anda özellikle sormak istediğim şey, araştırmalarımla ilgili olarak neye konsantre olmam gerektiği. Eksik parçaların ne olduğu. Yardım edebilir misiniz?
C: Yakında davet gelecek. Geldiğinde nazikçe kabul et. Senin için önemli bir değişimin önünü açacak.

S: (A) Bu teklifin kısa sürede geleceğini umarım. ...Teklifin gelmesiyle şu an arasında ne üzerinde konsantre olmamı tavsiye ettiğinizi öğrenmek istiyorum.
C: Üst boyut fiziği.

S: (A) O halde Maxwell'i, süperluminali, elektromanyetizmayı, Rodriquez'i, katerniyonları bir kenara koymam gerekecek. Dönüp bakmak gereken şey...
C: Evet. 1969. Evet, en faydalısı.

S: (A) Tamam, 1969. Kaluza-Klein teorilerini düşünüyordum. Cebirleri ve sonsuz boyutlar üzerinde oynuyordum.
C: Evet.

S: (A) Madde ile antimadde arasındaki simetriyi düşünüyordum.
C: Evet.

S: (A) Ve bu bizi Fransız arkadaşımız Jean Petit'e götürebilir.
C: Evet. Pronto!

S: (A) [Gülüşme] Pronto mu? Aa! 1969'daki diğer birşey. Pronto'yu öğrenmiştim. 1972'den Roma'ya gidip Sergio Doplicher'le tanışmıştım ve telefona 'pronto, pronto!' diye cevap veriyordu. O sıralar elektromanyetizmayı ve sonsuz metrik dediğim şeyi tanımlamak için bu cebirleri kullanıyordum. 1969'da yazacağım ilk makale buydu ama o süreçte yayınlamadım.
C: Pronto! Sevgili dostlar, misyonunuzu başardığınızı görmek istiyoruz.

S: (A) Ne misyonu?
C: Keşfedeceksiniz.

S: (L) Keşfettiğimizde mutlu mu olacağız yoksa mutsuz mu?
C: Tarifsiz sevinç!

S: (L) Geçen gece rüyamda bir bebek gördüm. Bu bebek neyi temsil ediyordu?
C: İlerleyişiniz, keşif yolunuz.

S: (L) Şu anda endişelenmemiz gereken herhangi birşey? Mesela FBI'ın gelip kapımızı çalması, derimizin altına bir isim ve numara çipi aşılamaya çalışması gibi? Veya gelip bizi buradan çıkarmaya çalışacaklar mı? Veya önümüzde bu tür başka bir tehlike görüyor musunuz?..
C: Hayır, ama izlemeye devam etin.

S: (L) Eve bir silah almamızı tavsiye eder misiniz?
C: Hayır.

S: (L) Tamam. İstemiyordum zaten. Ama bilemiyorsun. ...Yüzme havuzunda küçk bir girdap yaratmamız mı neden oldu o yağmura? [Ark gülmeye başlıyor.]
C: Hayır.

S: (A) ...Sebep ve sonuçlar her zaman karışabilir. Yağmur yağacağını zaten biliyorduk. (L) Bilmiyorduk. O yüzden yağmur yağdırmak istedim. Hiçbir yağmur işareti yoktu. (A) Bir başka yoğunlukta bunu biliyorduk ve buna neden olduk. (L) Havuzun altındaki o bakır spiral ve diğer küçük spiral herhangi faydalı bir netice üretiyor mu? (A) [Kahkahalar içinde]
C: Evet.

S: (L) ...Bana bu etkinin ne olduğunu söyleyebilir misiniz?
C: Hidro-enerjik geçiş.

S: (L) Neye geçiş?
C: Fiziksel rehabilitasyon.

S: (L) Yani spiral sudaki enerjiyi topluyor ve eğer sudaysan o enerjiyi bedene transfer ediyor öyle mi?
C: Evet.

S: (L) Yani göğe herhangi bir enerji gönderip yağmur veya fırtına yaratmıyor?
C: Hayır.

S: (A) [Gülüyor] Yani yağmur bile yağsa her gün yüzmemiz lazım! (L) Orgon akümülatörleri yağmur yağdırıyor mu?
C: Hayır.

S: (L) Orgon akümülatörleri orgon mu topluyor? [gülüşme]
C: Evet.

S: (L) Orgon nedir?
C: Hayat gücü.

S: (L) Hayat gücü nedir? (A) Fiziksel olarak en yakın ifade nedir?
C: EM substratı.

S: (A) Substrat nedir?
C: Baz.

S: (L) EM substratı veya bazı nasıl... (A) Vakum noktası mı? Vakum.
C: Yakın.

S: (A) İnsanların sıfır noktası enerjisi dedikleri şeyle ilgili birşey mi?
C: Yakın.

S: (A) 1969'la ilgili birşey mi bu?
C: Pronto!

S: (L) Nasıl yağmur yağdırılabileceğini öğrenmek istiyorum. Bunun faydalı bir bilgi olacağını düşünüyorum. Bunun bir yolu var mı?
C: Elbette.

S: (L) Orgon tabancası yapmak gibi basit bir yol var mı?
C: Hayır.

S: (L) Kahretsin! (A) Bu gece öğrenmem gereken herşeyi öğrendim. Gidip okuyacağım ve üzerinde düşüneceğim. Ne yapacağımı biliyorum. Eğer orgon edinirsem ve vakumu öğrenirsem, bu enerjiyi fırlatıp yağmur yağdırmak için gerekli herşeye sahip oluruz. (L) Ben ekonomiyi düşünüyorum. Faizin düşmesi ve yeni finans düzenlemesine atlamak iyi bir fikir olur mu?
C: Bekleyin ve olayları görün.

S: (A) Bir yıl önceyi hatırlıyor musun? Aralık'ta mutlu olacağımızı söylemişlerdi. Şimdi bir başka Aralık geliyor. (L) Bu Aralık'ta elimizdeki hisselerden memnun olacak mıyız?
C: Evet.

S: (L) Buna şaşırırım. ...Bu gece sormadığımız ama bilmemiz gereken herhangi birşey? Dünyadaki gelişmeler, e-group, web sitesi, kitap, radyo programı, iş vs?
C: Hayır.

S: (L) O halde iyi geceler. İyi uyu, tatlı rüyalar ve iyi geceler.
C: İyi geceler.
 

4BH

#236
5 Ekim 2001, Laura ve Ark

S: (L) 5 Ekim. 1984'de büyükannemi gömdüğümüz gün. Merhaba.
C: Merhaba sevgili dostlar. Yardım için dinleyin.

S: (L) Bu akşam kimle birlikteyiz?
C: Hayliya.

S: (L) Nereden bağlantı kuruyorsunuz?
C: Kasyopya.

S: (L) Hazır mısın? (A) Evet. (L) [İçki alıyor] Sulandırmak için içine küçük bir buz attım.
C: Yavaş ve hafif.

S: (L) Viskiyi mi? Yavaş ve hafifçe mi içeyim?
C: Evet.

S: (L) [Bir yudum alıyor] Çok yavaş ve çok hafif. (A) Mevcut durumum ve uykululuk halim hakkında sıradan bir soru sormak istiyorum, çünkü uykusuzluğum zaman zaman çok güçlü hale geliyor. Muhtemelen pek çok nedeni var ama ben en önemli olanı öğrenmek istiyorum. Araştırma yapma vakti geldiği zaman başlayan bu uykululuk hakkında ne söylersiniz?
C: "Bobin arızası."

S: (A) Ne bobini? Bobin arızası mı? Beynimde bir bobin mi var?
C: Hipotalamus. [Laura'nın notu: Beyin yarıkürelerinin altında talamus ve hipotalamus var. Talamus çevre ile korteks arasındaki bir aktarım merkezidir. Vücudun hemen her bölgesinden duyusal veriler alır, tüm verileri filtreler ve sonra filtrelenen verileri beyin korteksine aktarır. Hipotalamus büyük ölçüde talamus gibi çalışır ama işini hipofiz bezinden hormon salımlarını kontrol ederek yapar. Başlıca işlevleri vücut ısısının düzenlenmesi, kalp ve solunum oranlarının ayarlanması ve yeme ve içmenin uyarılması ve engellenmesidir.]

S: (A) Ne tür bir arıza?
C: Enerji taşması kısadevreye neden oluyor.

S: (A) Ama bu olay bazen haftalarca, hatta aylarca sürüyor.
C: Evet.

S: (A) Neden belirli faaliyetler beni uyanık tutuyor, belirli faaliyetlerse uyutuyor?
C: Arıza genetik temelli. [Duraksama] Diren!

S: (L) Bu eğilime direnmek ne sağlar?
C: DNA kilitlerini açar.

S: (L) Direnme dışında faydalı olabilecek ne söyleyebilirsiniz?
C: Yaşlanma beynin kullanılmayan kısımlarını köreltiyor.

S: (L) Yani kullanırsın, ya kaybedersin. (A) Ama yaklaşık yirmi yıl önce de aynı sorunu yaşıyordum. Direnmek ve DNA'yı açılmaya zorlamak dışında faydası olabilecek herhangi birşey var mı?
C: Pek sayılmaz. Bazı şeyleri kendi çabanla çözmen gerekiyor.

S: (L) Direnip bu sorunu aşarsa, bunun faydaları ne olur?
C: Yeteneklerin bir adım yükselmesi.

S: (L) Uykuya direnirse, bunun düzelmesi ne kadar sürer? Benim fikrim bu. Yani buna karşı mücadele etmesi. En iyi bu şekilde tanımlayabiliyorum.
C: Evet.

S: (L) Bunu görmezden gelmenin herhangi bir faydası olacağını sanmıyorum. Eğer uzanman gerekiyorsa, uzanırken mücadele et. Bir kitap al ve uykululuk haliyle mücadele et. Eğer uyuyakalırsan, kitabı elinde tut ve uyanır uyanmaz kitaba geri dön. (A) Evet, bu benim de aklıma yatıyor. Konuyu değiştirelim. Son konuştuğumuzda 1969'dan bahsetmiştiniz... Nedense bulamadığım şeyler oldu ve...
C: Anahtar saç.

S: (L) Ha? [Ark'a] Saçın ne zaman beyazladı? (A) Fikrim yok. (L) Aşamalı olarak mı oldu? Sanırım bu genetik birşeyle ilgili. (A) Karatahtada yazı yazarken çektirdiğim ve saçlarımın hala siyah olduğu bir fotoğrafım var. Ama saçım beyazladığında da hala okuldaydım. Muhtemelen 32 yaşımda falan. Emin değilim. (L) Saç neden anahtar? Ne tür bir anahtar?
C: Gen bloğu aktivasyonu.

S: (L) Gen bloğu aktivasyonu. (A) Bu ne anlama geliyor? Dışsal olarak mı etkinleşiyor yoksa sadece içsel olarak mı? Bu genlerin yapısal özellikleriyle mi ilgili? Dışsal birşey nedeniyle bir gen bloğu mu etkinleşti?
C: Kuvvet, evet.

S: (L) Faydalı olabilecek besinler veya faaliyetler var mı?
C: Spirulina.

S: (A) Pekala, saç genetiğiyle ilgili birşey var. Ama bu 1969 konusundaki sorunumu çözmüyor, çünkü bunun ne tür bir anahtar olduğu konusunda hiçbir fikrim yok. 1969'a dönmemi tavsiye ettiniz. Anladığım kadarıyla 1969'da üzerinde düşündüğüm veya çalıştığım bir konu vardı. Bu konunun tam olarak ne olduğunu bulamıyorum.
C: Öncesindeki yıllara git.

S: (A) Öncesindeki yıllarda belirli konular vardı. Bunlardan biri cebirdi, biri sonsuz metrik ve olasılıklar. O sıralarda bu iki konu üzerinde çalışıyordum. Daha sonra da bu iki konu üzerinde çalışmaya devam ettim. Bu ikisini tek konu haline getirmeye çalışıyordum. 1969 dediğiniz zaman, cebir ve sonsuz metriği mi kastediyorsunuz?
C: Evet, parçalardan biri.

S: (A) Yalnızca bir parçası. Bu durumda bunun diğer parçasının kesinlikle aklıma gelmiyor olması gibi bir sorunumuz var. Başka herhangi birşey düşünemiyorum.
C: Geometriyle ilişkilendir.

S: (A) İlişkilendir, ekle anlamında mı?
C: Kısmen, ayrıca tamsayıları de ekle!

S: (L) Bu ne anlama geliyor? (A) Tamsayıların önemli olduğu anlamına geliyor sanırım. Tamsayı şeklinde matris girdilerinin olduğu bir cebir konusu var. Ve...
C: Ve...

S: (A) Sanırım bu bana yardımcı olabilir. O zamanlar tamsayılarla ilgili ilginç birşey bulmuştum. Tamsayılardan oluşan Lorentz transformasyonu üzerinde bir makale yazan birini bulmuştum. Yani eğer uzay-zaman bir tür ızgara veya örgüyse...
C: Öyle.

S: (A) Bunun faydası olabilir! Tamam, tamsayı konusunu kontrol edeceğim. 1969'la ilgili olarak... Noyes'in ve diğer bir şahsın yazdığı makaleyi buldum. Kuantum mekaniğini negatif olasılıklar temelinde açıklamaya çalışıyor vs. Anlaması çok zor 80 sayfa içeriyor ve bu beni özellikle uykuya itiyor.
C: Diren!

S: (A) Bu makalede döngüler, negatif olasılıklar ve Von Neumann gibi ilginç anahtar kelimeler var ve buradaki mesele bu konunun yatırım yapmaya değer bir konu olup olmadığı. Ya %99 saçmalıksa?
C: Diren!

S: (A) 1968'e dönecek olursak... Olasılık teorisiyle ilgili çeşitli kitaplar almıştım.
C: Pencereler hakkındaki makaleyi bularak başla.

S: (L) Ne tür pencereler?
C: Matematiksel.

S: (A) Aklıma gelen tek pencereler, kaotik fenomenlerde basit bir algoritma yaparak elde ettiğin pencereler. Bir sayı alıyorsun, bu sayıya çok basit birşey yapıyorsun ve bir başka sayı elde ediyorsun. Bu basit şeyi bir başka sayıya daha yapıyorsun ve bu işlemi tekrarlıyorsun. Bir dizi rakam elde ediyorsun ve diyorsun ki "Aa! Bu kaotik! Hiçbir şey. Kaos. Hiçbir düzenlilik yok. Ama istisna olarak burada bir pencere elde ediyorum. Algoritmamla ürettiğim sayılar bu pencereye hiç düşmemeleri dışında kaotikler! İşte bir başka pencere. Bu tuhaf pencereler nereden geliyor?" Bilgisayarda basit bir programla bu pencereleri yaratabilirsin. Bir pencere buydu. Bahsettiğiniz pencere bu mu, yoksa başka mı?
C: Yeterince yakın.

S: (A) Pencereler neden önemli?
C: Göreceksin.

S: (A) Kesinlikle, çünkü pencereler algoritmalarla, kaosla, popülasyon oranlarıyla ilişkili. Bu beni uyutmaz. Pencereler üzerinde oynayacağım. (L) Ama diğer şey üzerinde direnmen gerekiyor. (A) Evet. (L) Terri Burns'e ne olduğunu sormak istiyorum.
C: Hormonları bir beyin kaynamasını tetikledi.

S: (A) Bu ne anlama geliyor? "Kaynama"? (L) Son derece kaotik bir durum anlamında. Son zamanlardaki tek endişem, Vincent'ın aldığı ve geri vermediği CD. Ne planladığını merak ediyorum. O celselerde pek çok insan hakkında pek çok kişisel bilgi var. Bu konuda farkında olmamız veya yapmamız gereken birşey var mı?
C: Vincent size şöhret getirecek.

S: (L) Ya bu kötü bir şöhret olursa? [gülüşme]
C: Hayır.

S: (L) Hormonları onu saptırdığına göre Terri Burns Vincent'ın güçlerine mi katılacak?
C: Hayır.

S: (L) Terri'ye ne olacak?
C: Son durak hastane.

S: (L) Eğer denerse düşüncelerini kontrol edebilir mi?
C: Hayır.

S: (L) İddia ettiği gibi sürekli ilaç alması mı gerekiyor?
C: Belki arada sırada.

S: (L) Bilmemiz gereken herhangi birşey? Kızların durumu iyi mi?..
C: Evet.

S: (L) Nuh kitabı konusunda ne yapmam gerektiğini bilmem gerekiyor.
C: Para yakında gelecek!!!

S: (L) Neden bunu söyleyip duruyorsunuz? Bu paranın nereden geldiği konusunda bir ipucu verebilir misiniz? Nuh'u bitirmeden önce mi gelecek, yoksa sonra mı?
C: Önce.

S: (A) Bu çok iyi, kitabı bitir! [gülüşme] Yarından sonra. (L) Hemen bitiremem, belirli bir zaman gerektiriyor. K___'nin dediği gibi: bir kitabı asla bitiremezsin, sadece artık yazmayı bırak ve basımevine ver. [gülüşme] Nasıl gitmesi ve nasıl bitmesi gerektiğiyle ilgili bir çerçeve var kafamda. Oraya doğru gidiyor! Harddisk arızasında kaybettiğim bölümü yeniden yazmam gerekiyor. Bitişten önceki büyük bölümdü o. Hem standart Mısır bilimi tarihlemesini yıkacak, hem de çözümü önerecektim. Örneğin İbrahim aslında kimdi? Musa kimdi? Herşey aslında ne zaman ve nasıl oldu? Önerecek bazı yanıtlarım var. Ama bunu yapmadan önce mevcut sahte temelin yıkılması gerekiyor ve kaybettiğimiz bölüm de bununla ilgiliydi. Siz K'ler çok zekisiniz. Daha tam olarak ne kadar çalışma yapmam gerektiğini biliyorsunuz!
C: Hoşçakalın.
 

4BH

#237
9 Ekim 2001

Ark ve Laura

S: (L) Merhaba.
C: Merhaba.

S: (L) Bu akşam kimle birlikteyiz?
C: Leycua.

S: (L) Nereden bağlantı kuruyorsunuz?
C: Kasyopya.

[kasette bir bölüm kayıp]

C: Ark'ı dinle.

S: (A) Döngüden çıkmanın, dışarıdan bakmanın, yolu değiştirmenin ve aktif birşey yapmanın mutlaka gerekliği olduğu fikrimin bir doğrulamasına ihtiyacım var. (L) Kitabı bitirmem gerekiyor... (A) Kitabı bitirmiyorsun çünkü çok sayıda şeyle ilgileniyorsun. (L) Kitabı bitiriyorum. Bitişe çok yakın. (A) Çok iyi, bugün ne yaptık? (L) Bugün kitap üzerinde çalışmadım... (A) Arada bir, örneğin haftada bir kez masanın başından ayrılıp kutunun dışında birşey yapmanın faydası olur. (L) Tamam.
C: Evet.

S: (L) İki gecedir hissettiğim o korkunç hissin kaynağının ne olduğunu öğrenmek istiyorum. Kendimi o kadar korkunç hissettim ki, zorlukla katlanabildim. Dün gece sabahın dördüne kadar uyuyamadım ve buna katlanabilmek için mücadele ettim.
C: Dolaşım sisteminin durgunluğu sağlığa zarar veriyor.

S: (L) Soruma yanıt vermediniz. (A) [Gülüyor] (L) Bu Afganistan bombalamasının sonucu ne olacak?
C: Çıplak yalanlar.

S: (L) ABD'de başka terörist saldırı olacak mı?
C: Şimdi Florida'da daha muhtemel.

S: (L) Evimizi satıp taşınmamızı tavsiye eder misiniz?
C: Henüz değil.

S: (L) 2003'te Fransa'ya taşınacağımızı söylemiştiniz. 2003'ün ilk aylarında mı olacak bu?
C: Yakında netleşecek.

S: (L) Sahne arkasında bizim adımıza bir çalışma yapıyor musunuz?
C: Çok muhtemel.

S: (L) Amazing Grace'i siteden kaldırmalı mıyım? Çok şahsi. Ama o kitaptan fayda gören çok insan var. Ama Vincent Bridges'ın tüm bu faaliyetlerinden sonra, silmemin daha iyi olabileceğini düşünmeye başladım. Basit gerçekleri alıp bunları çirkin yalanlara çevirdiler. Yani kendi içlerinde olan şeye... (A) Yoksa ben bir kontrol edip sayfalarda biraz editasyon mu yapayım?
C: Evet.

S: (L) K___ çok editasyon yaptı. (A) Ama o belirli şeylere bakıyor, ben belirli şeylere. Uyumanı engelleyen başka ne var aklında. Sor. (L) Üzülmeme ve uyuyamamama neden olan şey neydi? Bu çıldırmış insanların psişik saldırılarına mı maruz kalıyordum?
C: Evet.

S: (L) Eğer grubumuz bu çıldırmış insanlara karşı bir eylemde bulunursa bu bir koruma kalkanı oluşturur mu?
C: Evet.

S: (A) Bir anlamda, ne yapmamız gerektiğini biliyorum. Odağımızı korumamız ve amacımıza ulaşabileceğimizi göstermemiz gerekiyor. Yüksek güçlerin yardımı ancak başarı güvencesi verebilenlere geliyor. İlerleyiş zorlaştığında ilerleyemeyen ve böyle bir güvence veremeyene yardım gitmiyor. Ancak amaca ulaşmaya mutlak bir şekilde kararlıysak yardım gelecek. İrademizle bunu sağlayacağız. (L) Vincent gibi insanlardan uzak durmamıza yardımcı olabilecek birileriyle karşılaşıyoruz belki de. Onları tespit etmek için hangi ipuçlarını aramalıyız? Geçmişlerini araştırmak dışında?
C: Hayır.

S: (A) Kuantum fraktalları konusunda... Birkaç gün içinde bir web sayfası oluşturup kuantum fraktallarıyla ilgili hesaplamalar yapmak istiyorum. Bundan hoşlanıyorum ama aynı zamanda farklı bir konu olduğu için dikkatimin dağılmasını istiyorum. Bunu yapmalı mıyım?
C: Heyecanlandıran şeyi yapmak iyi fikir.

S: (A) Bazen beni heyecanlandıran birden fazla konu oluyor. Birini yaptığımda diğerleri odağımdan kaçıyor. Önemli bir atılım yapmak istediğimizi de göz önünde bulunduracak olursak, bunun yolu ne olabilir?
C: Riemann ve Pauli.

S: (L) Ne?! Pauli'nin bununla ne ilgisi var? (A) Pauli'nin iki sebeple bununla ilgisi var: bugün Pauli hakkında düşünüyordum çünkü fizik araştırma grubundaki birisi bir Riemann manifoldundaki Dirac operatörlerinden bahsediyordu ve ben de düşündüm ki... Oo! Pauli bu konuda bir makale yazmıştı ve hatta Pauli'nin o kitabındaki birşeye...
C: Evet.

S: (L) Telepatik birşeyler oldu sanırım! [gülüşme] (A) Tanrım!
C: Mekanda kayıp işaretleri at. (ç.n.: Drop off signs lost in space: bu ifadenin çevirisinden hiç emin değilim).

S: (L) Bu tuhaf. Eskiden "Lost in Space" diye bir dizi vardı.
C: Operatörler Riemann ile Pauli'yi birbirleriyle ilişkilendiriyor.

S: (L) Operatör nedir? (A) Dirac operatörleri. İşaretleri atmak: bu, dejenere metriğe gitmek anlamına mı geliyor?
C: Jenere, doğru yönde gitmeyen yerel operatörler anlamına geliyor.

S: (A) Burada bu iletişimden dolayı sanırım tuhaf bir durumla karşılaşıyoruz, çünkü kastettiğim şey "metrik jenere" değil, "metrik dejenere" denen bir teknik terim. Sizin cevabınız "jenere" terimiyle başlıyor. Bunun bir anlamı olabilir ama sorumu yanıtlamıyor. Farklı bir anlamda kullandığım bir kelimenin bir parçasıyla ilgili olmalı. O yüzden ben dejenere olan metrik hakkındaki soruma dönmek istiyorum. İşaretleri atlamaya mı tekabül ediyor?.
C: İşaretlerden Riemann'a ulaşırsın.

S: (L) Ha? (A) Evet, işaretler var. Artı veya eksi, buradan Riemann'a ulaşıyoruz. Eğer yalnızca artılar veya sadece eksiler varsa. Birkaç artı ve birkaç eksi varsa buna yarı-Riemann diyoruz. Artılar ve eksiler yerine sıfırlar olduğunda buna dejenere diyoruz. İşaretlerden Riemann'a ulaştığımız doğru. Ama soru şu: işaretleri atmak, onları sıfırlarla değiştirmekle aynı mı? Farklı mı?
C: Senfoniyi duymak, radyoyla aynı şey değildir.

S: (A) Pekala. Bu kavram benim için yeni. İşaretlerin atılması konusunda bana yardımcı olabilir misiniz?
C: Riemann radyo.

S: (L) Diğer seçenek senfoni olmalı. İşaretleri düşürmek?
C: 6 işaret.

S: (A) Uzun süre önce işaretleri konuşuyorduk ve altıgen içinde dört artı ve iki eksi olması gerektiği sonucuna vardık. Altı işaretten bahsedince akla gelen bu. Ama bunun işaretlerin atılmasıyla ilgisi nedir? Riemann ve Pauli üzerinde düşünmem gerekecek.
C: Yol berraklaşacak.

S: (A) Pekala. (L) MKULTRA ya da Puharich vb gerçek bir zihin kontrol programı var mı?
C: Evet.

S: (L) Terri Burns'ün zihni programlandı mı?
C: Kısmen.

S: (L) Aklımıza gelmeyen ama bilmemiz veya sormamız gereken başka herhangi birşey var mı?
C: Şimdi değil. Tatlı rüyalar!
 

4BH

#238
13 Ekim 2001, Ark, Laura, BT

S: (L) Merhaba.
C: Merhaba.

S: (L) Bu akşam kimle birlikteyiz?
C: Lorya.

S: (L) Nereden bağlantı kuruyorsunuz?
C: Kasyopya.

S: (L) İlk sorum... İnsanlar dünyada şu andaki duruma karşı doğru tutum, doğru eylem veya davranış veya tepki hakkında tartışıyor. Terörist faaliyetler, devletin artan kontrolleri falan. Yani insanlar belirli bir eyleme mi geçmeleri, yoksa sadece gözlemlemeleri mi gerektiğini öğrenmek istiyor. Bu konuda bir yorumda bulunur musunuz?
C: İnsanların çoğu doğrudan şekillerde zarar görmeyecek.

S: (L) İnsanların çoğu doğrudan şekillerde zarar görmeyecekse... (A) Önce şuna dikkat çekmek istiyorum; "çoğu insan" ifadesi belirsiz bir terim. Bu sadece yarıdan biraz fazlası anlamına da geliyor olabilir. Dolayısıyla çok sayıda insan doğrudan zarar görecek olabilir buna göre. (L) Bu hususta daha net olabilir misiniz?
C: Güç kontrolden çıkmayacak.

S: (A) Yani küresel olarak "çok önemli olmayan miktarda insan zarar görecek" gibi anlıyorum bunu.
C: Evet.

S: (L) ...Bir sayı verebilir misiniz? (A) Hayır, çünkü o zaman ülkeyi belirtmek ve bir sürü ayrıntıya da girmek gerekecek. Dört bin, küresel olarak göz ardı edilebilir bir rakam olabilir. (B) İnsanların karşılaşacağı temel zarar psikolojik mi olacak?
C: Kısmen ama ayrıca somut kısıtlamalar.

S: (L) Kontrol ve özgürlüklerin kaybı gibi mi? Bu sınırlama fiziksel mi olacak, yoksa özgürlüklerimiz üzerinde mi olacak, yoksa her ikisi mi?
C: Her ikisi.

S: (L) McCarthy döneminde olduğu gibi bu ülkede devletin potansiyel terörist veya anti-Amerikan olarak tanımlamak istediği insanlara yönelik bir cadı avı olacak mı?
C: Önce yasalar yoluyla kontroller olacak. Sonra daha fazla güç uygulanacak.

S: (L) Tüm bunlar şu anda etkinleştirilmekte olan bir plana göre mi ayarlanıyor? Malum güçler tüm bunları belirli bir sonuca doğru mu götürmek istiyor?
C: Büyük ölçüde, ama zıt güçlerden beklenmedik hamleler olacak.

S: (L) Bu zıt güçler kim? İyi adamlar mı var, yoksa bu sadece küresel çete savaşları gibi mi? Tabi çete sözünü mecazi anlamda söylüyorum.
C: 4. yoğunluk BH bazı 3. Yoğunluk gruplarına yardım edecek.

S: (L) Yardım edilecek olan o 3. yoğunluk grupları arasında biz de var mıyız? [Gülüşme]
C: Yakın.

S: (L) Bu yardım özellikle bana ve Ark'a yönelik mi, diğerleri hariç olacak şekilde?
C: Grup.

S: (L) Grubu kastediyorlar. Tamam, demek bazı beklenmedik şeyler olacak. Küresel veya ulusal durumda meydana gelebilecek bu beklenmedik olayların belli başlılarıyla ilgili bir örnek verebilir misiniz? Bu ilginç bir gösteri olacak gibi görünüyor. Bilmememiz daha mı iyi? Eğer BH güçleri birşey planlıyorlarsa, süpriz olarak kalması için belki de bunu bilmememiz daha iyidir? Doğru mu?
C: Yakın. Sadece yardımın yakın olduğunu bilin.

S: (L) BT ve benim daha önceden tartıştığımız bir sorumuz var. Terri Burns ve Vincent Bridges'ın 9 veya 10 Eylül'den beri aynı ekip içinde yer alıp almadığını öğrenmek istiyoruz.
C: Vincent planlıyordu. Terri sonradan bu plana dahil oldu.

S: (L) Geçen ay boyunca birbirleriyle iletişim halinde miydiler?
C: Evet.

S: (L) Terri buraya ziyarete gelmeden önce birbirleriyle irtibatta mıydılar?
C: Evet.

S: (L) Terri buraya VB adına mı geldi?
C: Evet.

S: (B) Bunu bilinçli olarak mı yapıyordu?
C: Evet.

S: (L) Bu iyi değil. (A) Birşeyleri bilinçli olarak yapmak, bilincin bir kısmını ifade ediyor. Bir başka parça oyun oynuyordu. Bilincin bir parçası bir amaç belirleyip sonra kapanabilir. (L) Terri Andrija Puharich'in, çok uzun zaman önce "ajan" olarak programlanan "becerikli çocuklarından" biri mi?
C: Farklı bir dal.

S: (L) Gösterebileceğimiz en iyi tepki ne olur? Göstereceğimiz hangi tepki sonunda en iyi BH neticesini üretir?
C: Onlarla ilgilenmeyin.

S: (L) Şu ana kadar bizim düşündüğümüz şey de buydu. Bir sonraki soru: Ülke genelinde birkaç kişiye bulaşan şarbon hastalığı, ülkemize karşı yabancı teröristiler tarafından düzenlenen bir terör eyleminin neticesi mi?
C: Hayır.

S: (L) Kaynağı nedir?
C: ABD devleti.

S: (L) Bu hiç iyi değil. (A) "ABD Devleti" hepsi kendi arasında savaş halinde olan pek çok parçadan herhangi biri olabilir. (L) Pekala, "ABD Devleti" derken, bu bizim devletimiz olarak düşündüğümüz devlet mi, yoksa derin devlet mi? Yani seçilmiş yetkililerimizin onayı olmadan faaliyette bulunan başınabuyruk bir dal mı?
C: İkincisi.

S: (A) Bu da belirsiz bir durum. Seçilmiş yetkililerden en az bir tanesinin bu işin içinde olduğundan eminim. Belirli soruların cevapları az çok belli. Netice olarak şarbon ABD devletinin parçalarının birinden geliyor. Başınabuyruk bir parça. Hangi parça olduğunu bilmiyoruz ve bilmek isteyip istemediğimizi de bilmiyoruz. (L) Muhtemelen istemiyoruz. (A) Bu şarbonun kökenini araştırdıklarında muhtemelen başka bir ülkeye yönlendirecekler durumu. Afganistan veya başka bir yer. (L) Evet. Bu da bir yeri veya birilerini bombalamak için izin sağlamış olacak. (A) Bu doğru mantık mı? (L) Bu suçu yabancı bir unsura mı atacaklar?
C: Evet.

S: (L) Hangi unsur?
C: Irak.

S: (L) Irak'ı bombalamaya doğru mu gidiyoruz?
C: Evet.

S: (A) Ama dünyanın her yanında ABD'ye karşı protestolar başladı. İnsanlar Avrupa'da protesto için sokaklara dökülecek. Bu protestoya maruz kalmamak için ABD muhtemelen yeni bazı kanıtlar üretecek. Belki bir şarbon patlaması veya belki tamamen yeni birşey. (L) Bu meydana gelecek birşey mi?
C: Evet.

S: ...(A) Belki Avrupa ülkelerini ikna etmek için Avrupa'da bir yerde kalkışacaklar buna. (L) Yani kim en çok protesto ediyorsa, muhtemelen o hedef olacak. (A) Ama diğer taraftan, ABD'nin orada birşeyler çevirmesi kolay olmayabilir. Çünkü kontrolün tamamen ellerinde olduğu ABD'de bunu çok daha kolay bir şekilde yapabilirler. (L) Eğer bunu başka bir yerde yapmaya çalışırlarsa, yakalanabilirler.
C: Sırada, Fransa nükleer bir silahla vurulabilir.

S: (L) Bu hiç hoş değil! (A) Mantıklı olabilir. Afganlar, Cezayirliler ve Fransa arasında bir bağlantı var. Cezayir geçmişte Fransa'yı korkutmuştu ve şimdi bunun üzerinden çalışabilirler. (L) Dedikodu gazetesinde sözü edildiği gibi bu ayın 31'inde bir terör patlaması olacak mı?
C: Muhtemel değil.

S: (L) Sollog denen adam birkaç yıl önce bir dizi olayla ilgili kehanetlerde bulundu. Uçağın büyük bir binaya çarpması, ardından Papa'nın ölümü, ardından görevdeki ABD başkanının ölümüne dair kehanetlerde bulunduğunu iddia ediyor. Eğer bu doğruysa, "büyük bina" konusundaki kehaneti doğru çıktı ve her an gitmesi mümkün çok yaşlı bir Papamız var. Görev sırasında ölecek bir Amerikan başkanı konusu açıkta kalıyor. Önümüzdeki bir iki yıl içinde böyle bir olay olma ihtimali var mı?
C: Evet.

S: (A) Bu olasılık %1 olabilir. (L) Olasılık yüksek mi?
C: Hayır.

S: (BT) Cheney'nin böyle bir senaryoyla ilişkili olabileceğini düşündüm. Bu ipleri oynatan başınabuyruk grubun bir parçası olabilir mi o?
C: Yakın.

S: (L) Bunun bilincinde olmayabilir. Bence çoğu bu durumun farkında değil. Diğer herkes gibiler: kontrol edilen kuklalar. ...Kamuoyunun gözü önündeki devlet adamlarından, karar vericilerden herhangi biri, gezegenin KH güçleri tarafından ele geçirilmesi planına hizmet ettiğini biliyor mu? Ana oyuncular arasında?
C: Hayır.

S: (L) Bush sadece bir kukla. Pinokyo gibi. Ağzını her açışında burnu sürekli uzuyor. Yakında burnu o kadar uzayacak ki odada yürüyemeyecek. (A) Polonya'da sıkıyönetim getiren Jaruzelski denen adam vardı. Generaldi. Asker olduğu için annem onu desteklerdi. Ama ben o adamın nasıl biri olduğunu görebiliyordum. (L) Bush'un herhangi başka biri kadar ahmağın teki olduğunu anlayana kadar adamın yaptıklarına üzülüyorsun. Ne kadar aptal biri olduğu hakkında yapılan espriler doğru! Bir kuklaya nasıl kızabilirsin ki? Yazılıp önüne konmadan bu adamın herhangi zeki bir laf ettiğini duymadım hiç. Önüne konanı bile berbat etmeyi başarabiliyor. (A) Öyle görünüyor. Çünkü geçmişte aptal olmadığını kanıtlayan liderler kendilerini... (L) ...ölü buldular. (A) Ya da kendileri hayatta kalabilmek için milyonlarca insanı öldürebileceklerini kanıtladılar. (L) Evet, öyle görünüyor. (A) Çok zeki bir şekilde de aptal olabilirler. (L) Tüm bu insanlar ifşa edilecek mi, yakalanacak mı, gerçekleri ortaya çıkarılacak mı?
C: Nihai olarak.

S: (BT) Evet, bu da KH programının bir parçası olabilir sonuçta. Onları ifşa et ve yerlerine daha kötüsünü koy. İnsanlar devletin bizi kurtarmasını beklerken, bu durumda olmamızda devletin doğrudan parmağı olduğunu görecekler. (L) Evet! O zaman insanlar kimin başa geçmesi için ağlayacak acaba? Uzaylıların mı? (A) Bu "özgür" bir seçim. [Gülüşme] (L) Ülkeni temsil ettiğini düşündüğün başkanının böyle biri olduğunu bilmek korkunç bir duygu. Bazı insanlar onun gerçekten iyi bir iş çıkardığına ve gerçeği söylediğine inanıyor. Biliyorum, anket sonuçlarını açıkladılar ama anketler genellikle kamuoyu görüşünü yönlendirmek için yapılıyor. Gerçeğin doğru bir temsili olmuyorlar. Gerçek yüzde nedir?
C: %53.

S: (L) Yarının biraz üstü. Bu bile çok moral bozucu bir rakam. Şarbon tehlikesiyle karşılaşacak mıyız?
C: Çok muhtemel olarak ne şarbon ne de başka bir tehlikeyle karşılaşacaksınız.

S: (L) Ne olur ne olmaz diye klima için bir mikron filtre sipariş ettik! (A) O binaların nasıl çöktüğünü sormak istiyorum ve neden. Bununla ilgili tartışmalar artıyor. (L) WTC binaları iç sabotajla mı çöktü, yoksa sadece uçakların çarpması sonucu mu?
C: Uçaklar.

S: (L) Yani içeriden sabotaj olmadı?
C: Evet.

S: (L) Binaların çökmesine neden olan şey neydi?
C: Yapısal zayıflıklar.

S: (L) Yere doğru giden tuhaf, koyu bir nesne gösteren bir video izledik. O neydi?
C: 4. Yoğunluk enerji patlaması.

S: (L) Nereden çıkan ve nereye giden bir enerjiydi?
C: Yıkım enerjisi zaman kilidinin tepesinden yere.

S: (L) O bölge üzerinde bir zaman kilidi tepesi mi vardı? Bedenleri veya enerjileri "hasat edebilmek" için o bölgeye "zaman kilidi" mi koydular?
C: Yakın.

S: (BT) Bu hasadın ardında başka herhangi bir amaç var mıydı?
C: Kayıtların, altınların alınması, ruhların çekilmesi, dedi.

S: (L) Kim dedi?
C: Gazeteci.

S: (L) Bu "gazeteci" kim veya ne?
C: Haber kaynağı.

S: (L) Bu soruyla ilgili bilgiyi aldığınız bir haber kaynağı olan bir "gazeteci" mi var?
C: 4. Yoğunluk BH gözlemci.

S: (L) Altını ne için istiyorlardı?
C: 4. Yoğunluk altını teknoloji için kullanıyor.

S: (BT) Antik zamanlarda altın madenciliği yapan "tanrılarla" ilgili pek çok efsane var. (L) Kayıt derken, somut nesneler mi?
C: Kısmen.

S: (L) Bu kayıtlar ayrıca ölmekte olan insanlardan bazı "kayıtların" alınmasını da kapsıyor olabilir mi?
C: Evet.

S: (L) Çektikleri ruhları ne için kullanmak istiyorlardı?
C: Remolekülerizasyon.

S: (L) Bu remolekülerize varlıkları ne için kullandılar?
C: Kaçıp kurtarılmaları için tekrar binaya koydular.

S: (L) Yani bu olayın kitlesel bir kaçırma olayının perdelemesi olarak kullanılma fırsatı doğurduğunu mu söylüyorsunuz?
C: Evet.

S: (L) Kaçırdıkları insanlara ne yaptılar? Kitlesel bir kaçırma için spesifik bir neden var mıydı?
C: Programları açmak.

S: (BT) Yani "kaçmayı başaranların" ortaklıkta serbestçe dolaşan programlanmış bireyler olması çok muhtemel öyle mi? Bir noktada cinnet geçirmek üzere programlanmış insanlar?
C: Yakın.

S: (A) Hala bir problem var. İsrail'in parmağı. İsrail'de ne olacağı konusunda tartışıyorduk. Şu anda tüm tehlike ABD'ye yöneltilmiş durumda.
C: Amerika suçu başkasına atabilir.

S: (A) Rus kadını bir gazeteci vardı. Kocasının Mossad olduğu biliniyordu ve bu şahısların Afganistan'da birşeyler yaptıkları biliniyor. Küçük bazı şeyler ortaya çıkmaya başlıyor. (L) Pekala. E-grup hakkında birkaç şey sormak istiyorum. Grubun yapması gereken şeylerden birinin, etraflarında bir program etkinleştiğinde bunu nasıl okuyacaklarını öğrenmek olduğunu düşünüyorum. Politika ve komploları tartışabilecek bir sürü grup var ama birey üzerindeki gerçek çalışma bundan biraz daha zor. Yapmamız gereken en önemli şeyin enerjimizi nasıl serbest kılacağımızı ve böylece frekansımızı arttıracağımızı öğrenmek olduğunu düşünüyorum. Grupta zaten öğrenmiş ve yapmakta olduğumuz şeyler dışında bunu en iyi nasıl gerçekleştireceğimize dair herhangi bir rehberlikte bulunabilir misiniz?
C: Gruptakilerin kendilerindeki programları okumalarına yardımcı olun.

S: (L) Bir tanesini biliyoruz. J___. Kesinlikle bir programı çalışıyor. Ona defalarca grup içinde manipülasyonda bulunmakta olduğu ve enerji emme oyunu oynadığı söylendi. Ve o da kalkıp Ark'ı bir "güç programı" yürütmekle suçladı. Bu adamın orada bulunma amacının herhangi birşey öğrenmek olduğunu sanmıyorum. Bu doğru bir değerlendirme mi?
C: Evet.

S: (L) Gruba neden katıldı?
C: Saptırmak ve akıl karıştırmak.

S: (A) Yani belirli bir misyonla girdi. Peki ipleri kim kontrol ediyordu?
C: 4 KH.

S: (A) Şu anda grupta grubun misyonu için tehlikeli olan ve tespit edilip atılması gereken herhangi biri var mı?
C: Evet.

S: (A) Bu tür insanları tespit etmek için neye dikkat etmemiz ve nasıl bir eylemde bulunmamız gerektiği konusunda bize önerilerde bulunabilir misiniz? Bizim fikrimiz, yardım talebimize verilen yanıtlara bakmak ve yalnızca yanıt verenleri içeride tutmaktı... (L) Yanıt verenlerin gerçek bir "ağ modunda" olup olmadıklarını anlayabilir miyiz?
C: Yakın. Yardım BH'dir.

S: (L) Ve BH isteyen herkese verir. (A) Sanırım geriye yaklaşık 20 kişi kalır. (L) Henüz oraya varmamış olan ama potansiyel sahibi olanlar var. Elbette hiç yanıt vermeyen pek çok kişi de var. (A) Yanıt vermeyenler sürece katılım için yeterli motivasyona sahip değil herhalde. Önceliği olan başka meseleleri var. (L) Pekala, sormadığımız ama sormamız gereken birşey varsa, sorulmuş kabul edin.
C: Sabır.

S: (L) İyi geceler.
C: İyi geceler.
 

4BH

#239
31 Ekim 2001 Ark ve Laura

S: (L) Merhaba.
C: Merhaba canlarım.

S: (L) Bu akşam kimle birlikteyiz?
C: Hayfaa.

S: (L) Nereden bağlantı kuruyorsunuz?
C: Kasyopya.

S: (L) B___'nin bazı soruları var, o yüzden önce onun sorularını soracağım. "Albert Pike tarafından yeniden keşfedilen orgon enerjisi, Baron von Reichenbach tarafından sunulan Odik Güç (Odic Force) ile aynı şey mi?
C: Evet.

S: (L) İskoç ritüelini anlamak, bu enerjiyi anlamak için ve kullanmak için faydalı mı?
C: Hayır.

S: (L) Orgon enerjisi Giza'daki piramide enerji vermek için kullanılan enerji mi?
C: Hayır.

S: (L) Orgon enerjisi Stonehenge'e enerji vermek için kullanılan enerji mi?
C: Hayır.

S: (L) Orgon enerjisi hastalıkları iyileştirmek için kullanılabilir mi?
C: Yardımcı olur.

S: (L) Daha önce bahsettiğiniz silikon değnekte kullanılanla aynı enerji mi bu?
C: Hayır.

S: (L) Orgon enerjisini kullanmak için silikona ihtiyaç var mı?
C: Hayır.

S: (L) Orgon enerjisi DNA'nın ışıkla yakılan veya pasifleştirilen parçalarını etkinleştirmede kullanılabilir mi?
C: Gerekli değil.

S: (L) Pekala, orgon enerjisinden faydalanmada, Elder Futhark alfabesinin geometrisi faydalı olur mu?
C: Hayır.

S: (L) Orgon enerjisi kavramı, Birleşik Alan Teorisi'ni tamamlamada faydalı olur mu?
C: BAT için portal gerekli. Orgon evrenseldir. (ç.n.: portal'dan kastedilen ne acaba?)

S: (L) Orgon enerjisi Vril Topluluğu tarafından uzayda itişgücü (propulsion) geliştirme çalışmalarında keşfedilen güç mü?
C: Hayır.

S: (L) Odik Güç Atlantis'te kullanılan kristallerden yayılanla aynı mı?
C: Hayır, bu konu işlenmişti.

S: (L) Evet, biliyorum. Mmmm... Mısırlılar alnın etrafına sarılan metal bir şerit aracılığıyla bu gücü kullandı mı?
C: Hayır.

S: (L) Bu enerjiyi kullanmak için demir gerekiyor mu?
C: Hayır.

S: (L) Bu gücün pozitif ve negatif bir bileşeni var mı?
C: Hayır.

S: (L) Einstein orgon enerjisi kavramını kabul etmiş miydi?
C: Evet.

S: (L) Bu ona BAT'da yardımcı oldu mu?
C: Hayır.

S: (L) Devlet Philedelphia Deneyi'nde orgon enerjisi kullandı mı?
C: Hayır.

S: (L) Orgon enerjisi dünyadaki bir noktadan bir diğer noktaya transportasyon için kullanılabilir mi?
C: Hayır.

S: (L) Odik Güç'ün kökeni Nefilim mi?
C: Hayır.

S: (L) Nefilim ile Bünyamin'in Kabilesi arasında bir evlilik oldu mu?
C: Hayır.

S: (L) Odik Güç İskandinav olduğuna göre, Sinclair ve Oak Island'la ilişkili mi?
C: Saçma.

S: (L) Vril Güç Ahit Sandığı ile mi etkinleştirildi?
C: Hayır.

S: (L) Altın ve rutil kuartzdan mı oluşuyordu?
C: Hayır.

S: (L) B___ bu soruları sorduğuna göre çok garip bir kitap okuyor olmalı. Vril Enerji Kundalini ile aynı şey mi?
C: Hayır. Evet, saçma.

S: (L) B___ alakasız birşeyin üzerinde. Dan Winter türü saçmalıkları okuyor ve işe yarayacak birşey bulduğundan çok emin. Pekala, bu konuda bu kadarı yeterli. ...Novosibirtsk ile ilgili birşey soracaktım. Bir keresinde Rusya'da bir dağ geçidinde büyük bir sırrın yattığını söylemiştiniz ve Novosibirtsk ile Urkutsk arasındaki bir çizgiden bahsetmiştiniz. O dağ geçidinde bulmamızı bekleyen önemli birşey mi var?
C: Evet.

S: (L) Kutup kayması hakkındaki bir web sitesini hazırlayan şahıslar, kutupların nereye kayacağının tahmin edilebileceğini söylüyor. Bu doğru mu?
C: Hayır.

S: (L) Kutup kaymaları neden tahmin edilemez? Yeni kutbun nerede olacağını bilemez miyiz?
C: Kaotik bir işlev söz konusu.

S: (L) Bir kutup kaymasında gezegenin litosferi çekirdek üzerinde kayıyor mu? (A) Çok spesifik olmamız gerekiyor. Kutup kayması adı altında incelenebilecek üç olası şey var. Bunlardan biri de gerçekleşebilir, ikisi de, üçü de. Sonra dönüş ekseninin yıldızlara göre konumu değişiyor, örneğin düzleşiyor. Geri kalan herşey eksenle, litosferle ve manyetik alanla birlikte hareket ediyor. İkinci olarak, eksen olduğu yerde kalır, belki çok az kayar, litosfer olduğu yerde kalır, belki yalpalar ama manyetik alan değişir. Örneğin ters döner. Üçüncü olarak, eksen ve manyetik alan aynı kalır ama litosfer kayar. Yani üç çeşit kutup kayması olabilir. Tabi kesişen şeyler var. Dışarıdan görülebilecek en ciddi durum dönüş ekseninin değişmesi olur. Daha az dramatik olanı belki litosfer değişiklikleri olur. Üçüncü olarak da manyetik kutup değişiklikleri. Biz ana değişikliğin ne olacağını anlamaya çalışıyoruz. (L) Sanırım daha da basit bir soru sormamız gerekiyor: bir kutup kayması oluyor mu gerçekten? Başlangıç noktası bu. (A) Pekala. (L) Önümüzdeki on yıl içinde bir kutup kayması olabilir mi?
C: Evet.

S: (A) Tatlım, kutup kayması olabilir mi diye soruyorsun, tabi ki olabilir. Ama bu ihtimalin sıfıra yakın olduğunu düşün. "Olabilir mi" doğru soru değil. "Olacak mı?" Soru bu. (L) Sen sor. (A) Önümüzdeki yaklaşık on yıl içinde yüksek bir ihtimalle gerçekleşecek bir kutup kayması söz konusu mu?
C: Evet.

S: (A) Bu kutup kayması kavramında, tartışmakta olduklarımız arasında en belirgini hangisi olacak?
C: Yeni eksen yönelimi ve manyetik ters dönüş.

S: (L) Bu oldukça ciddi. (A) Pekala, eksen değişimi veya eksen yönünün değişmesi... Ekliptik düzlemine neredeyse dik bir hale geleceğimizi söyleyebilir miyiz? Yoksa, diğer bir olasılık olarak, ekliptiğe neredeyse paralel mi olacak? Üçüncü olasılık da 180 derecelik bir dönüş olur. Bunun son derece öngörülmez birşey olduğunu biliyoruz ama en güçlü olasılığın ne olduğuyla ilgili bir ipucu öğrenebilir miyiz?
C: Dikey konum tekrar sağlanacak.

S: (A) Eksenin önemli oranda değişeceğini ve manyetik bir ters dönüş olacağını biliyoruz. Tek başına litosferde bir değişiklik veya kayma olup olmayacağına değinmediniz.
C: Bir ölçüde litosferik kayma olacak.

S: (A) Buna göre ekvator neredeyse hiç değişmeyecek, çünkü...
C: Doğru.

S: (A) Yani küçük bir kayma olacak ve Hawaii'ye kadar kaymayacak. (L) Bu benim teorimdi! Ve iyi bir fikirdi. (A) Peki ya litosferdeki değişiklikler: Litosferdeki hareketler ve su seviyesindeki değişiklikler sonucunda coğrafi olarak meydana gelebilecek değişimi bir ölçüde tahmin edebilir miyiz?
C: Kaotik özellikler hakim ama genel olarak iç kesimler ve dağlık alanlar daha güvenli olacak, çünkü bu tür yerlerde daha az katlanma olur.

S: (A) En büyük değişim olan eksen yönelimi değişimi ile ilgili olarak... Bu eksen değişimini tetikleyecek ana tetikleyici, güç veya faaliyet ne olabilir?
C: Kometler.

S: (L) Güneş sistemindeki gezegenler normal yörüngelerinden sapacak mı? Bu bir olasılık mı?
C: Evet.

S: (A) Sadece kometlerin yörüngesinden dolayı mı?
C: Evet. Ayrıca ikiz güneş.

S: (A) Kometlerden bahsederken, bunların çarpmalarından mı bahsediyoruz?
C: Bazıları çarpacak.

S: (A) Elektriksel fenomenler bir rol oynayacak mı?
C: İkiz güneş tüm sistemdeki elektrik akımını topraklıyor ve böylece "motor" çalışmaya devam ediyor.

S: (L) Yani solar sistemdeki tüm cisimler bir çeşit devasa bir makine mi oluşturuyor? Ve bu elektrik akımı bunlar arasından akarken, pozisyonlarına göre bu makinenin çalışma biçimini etkiliyorlar mı?
C: Evet, aşağı yukarı.

S: (A) Bu manyetik kutup ters dönüşü hakkında birşey sormak istiyorum. Dinamo mekanizması açısından, gezegenlerin manyetik alanıyla ilgili mevcut teori ve anlayışa göre, sıvı bir metal var; demir. Konvektif akımlar var ve manyetik alan üzerinden bir kendini uyartım var. Mevcut model bu. Bu manyeto-hidro-dinamik türüne dayalı olarak manyetik kutup yer değiştirmesi fenomenini modellemeyi başardılar. Bu model temel olarak doğru mu?
C: Yalnızca kısmen.

S: (A) Bu modelde eksik olan en önemli şey nedir?
C: Kristalin amonyak çekirdek.

S: (A) Herkes çekirdeğin bir kristal demir olduğunu düşünüyor. Mevcut düşünüş bu yönde. Diyelim ki amonyak bir çekirdek var. Manyetik alanı olan tüm gezegenlerde bir amonyum çekirdek mi var?
C: Bu bakış açısıyla hayır, ama organik yaşam bakış açısıyla evet.

S: (A) Kristalin amonyak derken, bilimadamlarımız tarafından henüz bilinmeyen yeni bir kristalin amonyak türünü mü kastediyorsunuz?
C: Aşağı yukarı.

S: (L) Sanırım bu kristalin amonyak hakkında birşeyler öğrenmemiz gerekiyor. (A) En çekirdekte onun işi ne? (L) Bilmiyorum. Soruyu nasıl soracağımızı bilebilecek kadar bile anlamıyoruz bu konuyu henüz. Jüpiter ve amonyaktan bahsettikleri sırada bunun çılgınca birşey olduğunu düşünüyorduk ama sonra Jüpiter'de bu amonyak kendini göstermeye başladı. Üzerinde fazla düşünmemiştik çünkü bunun çılgınca birşey olduğunu düşünüyordum. Belki de amonyak hakkında birşeyler öğrenmemiz gerekiyor. Kristalin amonyak. (A) Dünyanın merkezinde mini bir karadelik var mı?
C: Hayır.

S: (L) Küçükken yaptığımız tuhaf birşey geldi aklıma. Bir tür kimya deneyiydi. Bir takım kimyasalları birleştiriyorsun ve kristaller türüyor. Sanırım amonyak da vardı. Sanırım kristaller oluşması için amonyak kullanmak gerekiyordu. (A) Pekala, dünyanın içindeki bu kristalin amonyağın büyüklüğünü öğrenebilir miyiz? Yarıçapı nedir?
C: 300 km.

S: (L) Etrafında ne var? Bir sonraki tabaka? (A) Normal olarak bir demir kristali olduğu düşünülüyor.
C: Doğru.

S: (A) Çekirdekte kristalin amonyak... (L) Etrafında kristalin demir. Demir kristal mi? (A) O basınçta muhtemelen kristaldir. (L) Amonyağın etrafındaki demir kristalin mi?
C: Evet.

S: (L) Peki bir sonraki katman?
C: Eriyik demir.

S: (A) Pekala, biliyoruz ki bazı gezegenlerde bu kristalin amonyak var, bazılarında yok. Peki içinde bu kristal amonyağa sahip gezegenler o noktaya nasıl geldi? Gezegenin oluşumundaki ilk durum bu mu? Yoksa önce gezegen oluştu da sonra mı amonyak içeri çöküp kristalleşti?
C: Amonyağın süpernovalardan demir toplaması doğal oluşum süreci.

S: (L) Bir yerde okumuştum. Sahip olduğumuz demirin tek kaynağı süpernovalarmış. Buna göre güneş sistemimiz bir süpernovadan oluşmuş, öyle değil mi? Peki ne ne zaman patladı? (A) Anladığım kadarıyla bu 300 km yarıçaplı kristalin amonyak çekirdek çok önemli bazı manyetik özelliklere sahip olmalı. Çünkü dinamo teorisindeki en önemli eksiklerden biri olduğu belirtildi. Veya ısı iletimiyle ilgili çok önemli özellikler. Amonyak manyetik alan için neden önemli? Hangi özelliklerden dolayı?
C: Süperiletken.

S: (A) Bildiğimiz kadarıyla dünyanın içi basınçtan dolayı çok sıcak. Bu amonyak da demir kadar sıcak mı?
C: Bir soğuyor, bir ısınıyor.

S: (A) Çok sıcakken de süperiletken özellikte mi?
C: Hayır.

S: (A) Soğuduğu zaman ne kadar soğuyor?
C: Mutlak sıfırın altında 55 derece.

S: (L) Mutlak sıfır nedir? (A) Altına inemeyeceğin birşey. O yüzden mutlak sıfır deniyor. Yeni bir termo dinamik. (L) Hal değiştirme ne sıklıkta oluyor?
C: Saatlik periyotlara yakın.

S: (L) Çok soğuyup süperiletken hale geldiğinde, bu süperiletim mi neden oluyor ısınmasına?
C: Evet.

S: (L) Peki bir kez ısındıktan sonra tekrar soğumasına neden olan nedir?
C: Artık iletmiyor.

S: (L) İlettiği şey nedir? Birşey süperiletken olduğunda ilettiği şey nedir?
C: Elektronlar.

S: (A) Birşey süperiletken olduğunda hiç direnç göstermez. Yani içinden geçen akım onu ısıtmıyor. Ama şimdi süperiletken olduğu için ısındığını öğrendik. Bu biraz çelişkili, çünkü süperiletken olduğunda, sıcak dış demir kabuğunun mevcudiyeti dışında çekirdeğin ısınması için bir neden yok. Isınmasının nedeninin bu olması çok muhtemel. Süperiletkenliğin tanımı gereği, süperiletim sırasında ısınmazsın. Eğer büyük, çok büyük akımlar varsa, evet, bunlar süperiletkenliği durdurabilir. O zaman ısınır.
C: Bu nitelikteki akımlar, çevredeki demirin ısı üretecek şekilde titreşmesine neden oluyor. Akımın kendi ürettiği ısı değil.

S: (L) Bu mutlak sıfırın 55 derece altı konusuna gelmek istiyorum. Bunun hakkında bir doğrulama duymak isterim. Çünkü mevcut fizik bilgimize göre, termodinamik bilimine göre, mutlak sıfırda hiçbir şey hareket etmez, dolayısıyla bu derecenin altına inemezsin. Eğer mutlak sıfırın altında 55 derece derseniz, o zaman fiziği ve termodinamiği değiştirmek gerekir.
C: Farklı bir aleme girdin.

S: (A) Ne?
C: Fiziğin ölçtüğü hareketsizlik 3. yoğunluk kabullerine dayalı.

S: (A) Peki dünyanın merkezinde bu yeni fiziğin ortaya çıkmasına neden olan şey nedir? Etrafımızda bu yeni fiziğe bir ihtiyaç görmüyoruz. Ama görünüşe göre gezegenin merkezinde öyle koşullar var ki, bunlar yeni bir fiziğe girilmesini gerektiriyor.
C: Pencereler.

S: (L) Çok yoğun bir elektromanyetik alana maruz bırakılan birşeyin sıcaklığını ölçmek mümkün olsaydı, nasıl bir sıcaklık derecesi çıkardı? (A) Soru farklı. Önce dünyanın içinde neden amonyak kristal bulunduğunu sorduk. Yanıt bunun doğal bir süreç olduğuydu. Ama şimdi içeride bir pencere olduğunu öğreniyoruz. İçeride bu pencerenin bulunma nedeni nedir? Sana göre içeride pencere bulunmasının nedeni, bir şekilde çok güçlü elektromanyetik alanlar olması. İçerideki pencere standart fiziğin ötesine geçmemizin gerekliliğiyle mi ilişkili? İçeride çok güçlü elektromanyetik bir alan olmasıyla mı ilişkili?
C: Çift taraflı işlev.

S: (L) Amonyak neyden oluşuyor? (A) Amonyak mı? NH3, bir nitrojen ve üç hidrojen atomu ve bir şekilde dönüyor. Amonyak bu. (A) Nitrojenin numarası kaçtı? Altı mı? Yoksa yedi mi? Yedi fosfordu değil mi? (L) Bilmiyorum, hatırlamıyorum. Hatırlayamayacak kadar yorgunum. (A) Çok yorgunsun. (L) Pekala, celseyi sonlandırmadan önce başka aklımıza gelen birşey? Bu gece veya yarın herhangi bir türde terörist saldırı olacak mı?
C: Muhtemel değil.

S: (L) ABD'de herhangi başka bir terör saldırısı olacak mı?
C: Mümkün ama muhtemel değil.

S: (L) Yaşamlarımızda bir sonra meydana gelecek önemli olay hakkında ipuçları verebilir misiniz?
C: Çok büyük bir şekilde yaşamlarınıza ışık girecek.

S: (L) Bu oldukça belirsiz birşey. Ne tür... (A) Yıldırım mı? (L) Evet, bir yıldırım daha mı yiyeceğiz? (gülüşme) Pekala, sormadığımız ama sormamız gereken herhangi birşey?
C: Birbirinizi sevin.

S: (L) Bu... Neyse, çok yorgunum. İyi geceler, teşekkürler.
C: Hoşçakalın.