• Kasyopya Celseleri (1994-2002) 5 0 5 1

Kasyopya Celseleri (1994-2002)

Başlatan 4BH, 01 Nisan 2009, 03:23:48

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 3 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

4BH

#165
11 Nisan 1998 F___, Laura, Ark

S: (L) Merhaba.
C: Merhaba.

S: (L) Bu akşam kimle birlikteyiz?
C: Anamom.

S: (L) Nereden aktarım yapıyorsunuz?
C: Kasyopya.

S: (L) Oğlum ___'un arkadaşı CC hakkında birşey sormak istiyorum. Onun durumuyla ilgili söyleyebileceğiniz herhangi birşey var mı?
C: Lütfen daha spesifik ol.

S: (L) Daha hızlı iyileşebilmesi için yapılabilecek olan ama şu anda yapılmayan herhangi birşey var mı?
C: Besin bileşikleri emdirilmiş süngerlerin merhem olarak uygulanması.

S: (L) Ne tür besinler?
C: Havuç suyu ve B-kompleks vitaminler.

S: (L) Şu andaki gidişatla tam olarak iyileşmesi mümkün mü?
C: Çok muhtemel.

S: (L) Tamam...
C: Mevcut olaylarla ilişkili çok dikkat çekici bağlantılar için, ilk transkriptlerdeki tahminleri incelemeni öneriyoruz. O zaman da söylediğimiz gibi, herhangi bir kehanette mutlak bir şekilde belirlenemeyecek olan şey "zaman çerçevesidir."

S: (L) Florida, Alabama ve Georgia'daki fırtınalardan mı bahsediyorsunuz?
C: Tornadolar.

S: (L) Teksas'ta da mı tornadolar olacak? Bu tam olarak neyle ilgili? Denver Havaalanı konusuyla mı ilişkili?
C: Sadece incele ve düşün.

S: (L) Yakın zamanda karşılaştığım 64 yıllık döngünün ardındaki hikaye nedir? Bu döngü nedir?
C: Mikro ve makro dinamik kalıplar için böl ve çarp.

S: (L) Hmmm, okumayı yeni bitirdiğim bu ilginç kitapta Ahit Sandığı'nın Etiyopya'da olduğu yönünde geleneksel bir kabul ifade ediliyor. Ahit sandığı gerçekten Etiyopya'daki Siyon'lu Azize Meryem Kilisesi'nde mi?
C: Hayır.

S: (L) Peki nerede?
C: Eğer bu bilgiyi sana ifşa etseydik, bu bir bebeğe el bombası vermeye yakın birşey olurdu!!

S: (L) Sadece bir sorayım dedim işte! Kanarya Adaları'ndaki tuhaf olayların tarihini yazan bu harika Hakluyt Derneği'nin Etiyopya'da olan şeylerin de kaydını tuttuğunu gördüm. Söyledikleri şeylerden biri, Ahit Sandığı'nın kırmızı veya sarı kafalı adamlardan oluşan bir grup tarafından taşındığıydı. Bir de Etiyopya'daki çeşitli nesneler üzerinde Tapınakçı haçı varmış. Gül Haç. Tapınakçılar gerçekten orada bulundular mı, veya neler oldu? Sandık oradaydı da başka bir yere mi götürüldü?
C: Ahit Sandığı düşündüğün şey değil.

S: (L) Bir güç hücresi olduğunu söylemiştiniz. Bununla ilgili romantik bir fikrim yok. Bunu kabul edebilirim. Ama hakkında çok hikaye var ve pek çok efsanede geçiyor. Bunu neden söylediniz? Sandık nedir?
C: Oak Island'ı incele.

S: (L) Görünüşe göre Chartres'deki katedrali Tapınakçılar inşa etmiş. Melkizedek ve Saba Melikesi bir sundurmada resmedilmiş. Tam aralarında ise bir araba içinde Ahit Sandığı. Melkizedek kutsal kase olduğu iddia edilen bir kap tutuyor. Bu kabın içinde silindirik bir taş cisim var. Bu nedir?
C: Daha derin ve geniş görüş.

S: (L) Ne?! (A) Bir sembol mü yoksa bir cihaz mı?
C: Neden her ikisi olamasın?

S: (A) Her ikisi olabilir tabii, ama her ikisi mi?
C: Evet.

S: (A) Yani daha büyük bir görüş elde etmek için kullanılan kristal bir küre gibi bir cihazdı, öyle mi?
C: Yalnızca tam olarak işlevine uygun şekilde kullanıldığında.

S: (L) Bu cihazla bir işi nasıl hallediyorsun?
C: Biri neden bu cihazla birini "halletmek" istesin?

S: (L) Anlamadık...
C: Laura "halletmek" dedi.

S: (L) Soruma yanıt olarak kullandığım kelimeyi ipucu olarak verdiniz sanırım... Tamam, 1306'da Etiyopya Kralı'nın görevlendirdiği bir grup, Papa 5. Klement'i ziyaret etti. Bundan tam bir yıl sonra Tapınakçılar tutuklandı. O toplantıda ne konuşuldu?
C: Emirlerin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği. İyi geceler.
 

4BH

#166
18 Nisan 1998 F___, Laura, Ark

S: (L) Merhaba.
C: Merhaba.

S: (L) Bu akşam kimle birlikteyiz?
C: Kiona.

S: (L) Nereden aktarım yapıyorsunuz?
C: Kasyopya.

S: (A) İspanyol biriyle e-mail'leşiyorum. Bu ilginç adam Kasyopya konusuyla çok ilgilendi. Ama bir tür kanıt istedi. Ona kanıt sunmanın imkansız olduğunu açıklamaya çalıştım. Bir yandan da kendi kendime sordum, neden basit bir matematik sorusu bile soramadığımı. Yanıt alamayacağımdan eminim ve bunun nedenini bilmek istiyorum.
C: Çünkü, bildiğin gibi, matematik soyut değil, somut bir çalışma alanı. Evet, teorik matematik de var ve bazı matematik türleri değişken yorum içeriyor. Ama genel olarak, gerçekleri ortaya çıkarmada kavramları birleştiren bilimsel bir alandan bahsediyoruz. Dolayısıyla, bu kanalda metematiksel iletişim kullanmak, kişinin öğrenmedeki özgür irade inisiyatifini engeller.

S: (A) Anlamadım. Örneğin, eğer yedinin karekökünü sorarsam neden cevap veremezsiniz? Bilmiyor musunuz, yoksa bana söylemek mi istemiyorsunuz?
C: Sen biliyor musun?

S: (A) Ezbere bilmiyorum ama iki dakikada hesaplayabilirim. O zaman bilirim.
C: O halde bunu sana söylememize gerek yok, değil mi?

S: (A) Bana bunu söylemenize gerek yok... Tamam, iş konusunu sormak istiyorum. Öncelikle, tüm olası seçenekleri deniyorum...
C: Önceki konuda senin için ve ihtiyaç duyan herkes için birşeyi daha vurgulamak istiyoruz Arkadiusz: sizinle iletişim kurmamızın amacı varlığımızı "kanıtlamak" değil. Eğer kişinin yeni alemleri öğrenmeye ve bir "gün" genel farkındalık profili haline gelecek şeyleri keşfetmeye inancı ve isteği varsa, o zaman "kanıt" gerekli değildir. Diğer taraftan eğer kişi bunun zıddı bir psişik yönelimdeyse, o zaman hiçbir miktarda kanıt yeterli değildir.

S: (A) Evet, sanırım bu timsah derisiyle ilgili hikayeye benziyor. Onu giydiğinde her istekte bulunuşunda deri küçülüyor ve aşırı küçüldüğünde de ölüyorsun. Çalışmak yerine sürekli istemeyi tercih ettiğinde herşey giderek kolaylaşıyor ama özgür iraden de giderek küçülüyor.
(L) Bence şimdiye kadar bu kanallamadan çıkan en önemli şey, Kasyopyalıların bazen beni birşeyi denemeye yönlendirmesi, birşeye merakımı uyandırmaları ve benim buna dayalı olarak çıkıp müthiş bir öğrenme deneyimiyle sonuçlanan birşeyler yapışım... Buradaki önemli şey, çıkıp çaba harcamanın insanı gerçekten daha güçlü yaptığı. Ve şimdi söylediğin gibi, birşeyi kendin çözmeye çalışmamayı her seçişinde, kısayolu tercih ettiğinde, bu seni zayıflaştırıyor ve küçültüyor. Her türlü şeye uygulanabilecek lineer-olmayan bir ilke. (A) Kendim yanıtlayabildiğin sorular sormak bir yana, matematik sorularını yanıtlayıp yanıtlamayacaklarını merak ettim. Matematik dilini neden kullanamıyorlar? Bunu anlamadım. (L) Eğer bize bu kavramsal gerçekleri anlatan matematiği verselerdi, o zaman güç ve özgür irade konusunda BÜYÜK birşeyi kaybederdik. ... (A) Evet, eğer kesin yanıtı verirlerse, o zaman yanıtı almış oluyorsun ve ilgili matematik unsurlarını bir araya getiren kavramları birleştirmemiş oluyorsun, bunu anlayabiliyorum. Ama bir de örneğin iş meselesi var. Kafam karışık... (L) Açlıktan ölecek miyiz?
C: Cevap: hayır.

S: (A) Bu ordu ve Donanma adamlarıyla temasımı sürdürmeli miyim? Emin değilim. Yardım edebilir misiniz?
C: Spesifik bir soru sor lütfen.

S: (A) Spesifik bir soru soruyorum. Bilmiyorum, çünkü herhangi bir deneyimim yok. Ordudan veya Donanma'dan bir ödenek almak için başvurma konusunda...
C: İçgüdülerin sana ne söylüyor?

S: (A) İçgüdülerim bana açlıktan ölmemek için tüm olası fırsatları değerlendirmem gerektiğini söylüyor...
C: Bir tefeci de o "tüm olası fırsatlardan" biri.

S: (A) Bacaklarımı kırdırtmak istemiyorum. Ama...
C: Ordu perdesinin ardında dolaşan risklerin farkında mısın? Olası fon kaynaklarından biri Rockefeller Kurumu olabilir. Ama elbette orada gizli motivasyonlar var.

S: (A) Önümüzdeki hafta birkaç olasılık hakkında daha bilgim olacak, ama sürekli bir iş için neyi araştırmam gerekiyor bilmiyorum...
C: Doğru yoldasın, sadece sabırlı ol. Ama hatırla, sürekli iş diye birşey henüz geliştirilmemiş olabilir!

S: (L) Zaman giderek daraldığı için biraz endişeleniyoruz!
C: "Zaman" daha önce de daralmıştı, değil mi?

S: (A) Evet. (L) Neden sıcaktan bunaldığımı söyler misiniz?
C: Çünkü çok yorgunsun ve biyoritimlerin üçlü olarak düşük seviyede.

S: (L) Burada, Florida'da boşanmada herhangi bir sorun yaşayacak mıyız?
C: Çok daha az.

S: (L) Yani bazı sorunlar olacak. Şimdiden ilgilenmemiz gereken herhangi birşey?
C: İyi gidiyorsunuz.

S: (L) İş konusunda başka birşey soracak mısın? (A) Yanıt vermek istemediklerine göre sormamın bir anlamı yok. (L) Bir yazışma grubunda İsa hakkında bazı yazılar okudum. Ortalıkta dolaşan pek çok farklı fikirler var. Önceki bir celsede İsa hakkında birşeyler sorduğumuzda bize belirli bir dizi yanıt verdiniz. O bilgilerin doğruluğuyla ilgili bir sinyal-parazit oranı vermenizi istiyorum ve bunun özgür iradeyle ve celselerde mevcut çeşitli insanların neden olduğu interferanslarla ilişkisini... Herşey hesaba katıldığında, İsa'yla ilgili sorularımızı sorduğumuzda, yanıtlarda duygusal yükler olduğunu hissettim. Doğru mu?
C: Belki.

S: (L) İsa hakkında verilen yanıtlar ve bilgiler doğru muydu?
C: Çoğunlukla.

S: (L) Yani yaklaşık olarak o dönemde, Filistin'de yaşamış olan Jesinavarah isimli biri olduğunu, bir öğretmen olduğunu, Mesih'lik seviyesine ulaştığını ve bir UFO'ya alınarak bir çeşit işi yapmak üzere başka bir boyuta geçtiğini söylüyorsunuz, bu doğru mu?
C: Evet. Bilinç çoğaltımı.

S: (L) Ayrıca İsa'nın dönüşüyle ilgili birşeyler de söylemiştiniz. Bu da doğru mu?
C: Keşfet.

S: (L) İsa hakkında söylediğiniz şeyler arasında bariz bir şekilde yanlış olan birşey var mıydı?
C: Bariz bir şekilde değil, doğal bir şekilde.

S: (L) Tamam. Bir gemiye alınıp başka bir boyuta gittiğini ve bu bilinç kopyalama işini yaptığını söylediniz. Falanca falanca yerlere gittiği ve falanca falanca yerde gömülü olduğunu söyleyen pek çok insan var. Bunların herhangi biri doğru mu?
C: Hayır.

S: (L) Bu hikayeleri kim çıkarıyor? Bazıları oldukça eski.
C: Pek çok.

S: (L) Bu hikayelerin amacı nedir?
C: Çeşitli ve karışık.

S: (L) Bu konuda kafa karışıklığı ve saptırma yaratmaya çalışan belirli bir grup var mı?
C: Belki.

S: (L) V neden benimle konuşmuyor?
C: Çünkü senin D___'nin aklını bulandırdığını düşünüyor.

S: (L) TR ve JR'den neden haber almadım?
C: Yaşamlarını yeniden düzenlemekle meşguller.

S: (L) Bunu sormadım, ama yaşam-öncesi planlarına ve hassas enerji dengesine dayalı olarak çok uzağa taşınmalarının ciddi bir zorluk yaratacağını söylemiştiniz onlara. Buna bir de TR'nin ölümüyle ilgili gördüğüm iki rüyayı da eklersek... arada bir bağlantı var mı?
C: Belki.

S: (L) Bu konuda söylemek istediğiniz başka birşey?
C: Hayır.

S: (L) Ben de öyle düşünmüştüm. Tamam, psikomantiyumu yakında kuruyorum...
C: Güzel !!!!!!!!!!!!!!

S: (L) Şimdiden bundan fayda görebilir miyim?
C: Hayır.

S: (L) Yani kurup çalışmam gerekiyor, öyle mi?
C: Evet. Bugünlük bu kadar millet!!
 

4BH

#167
2 Mayıs 1998 F___, Laura, Ark

S: (L) Merhaba.
C: Merhaba.

S: (L) Bu akşam kimle birlikteyiz?
C: İksthorya.

S: (L) Nereden aktarım yapıyorsunuz?
C: Kasyopya.

S: (L) İş durumu hakkında birkaç sorumuz var. Youli Kanev'le dün 4-5 saat geçirdik, önemli birşey olabilir ama doğru dürüst para kazanmaya başlamak için aylar geçebilir. Biraz para kazanmak için olasılıklarımızdan biri bu. Web sayfaları hazırlayan bu program ile çalışmak. Bununla ilgili iki-üç kelimelik bir yorumunuz var mı?
C: Neden bu kadar düşük bir ücret?

S: (L) Çünkü bu programı hazırlayan o iki kişi bu işe yeni başlıyorlar, henüz bu programı piyasaya sürmemişler. Şirketlerini çok yeni kurduklarını, büyük planları olduğunu söylüyorlar. Henüz ayrıntıları bilmiyoruz. Bazıları bu girişimlerden önemli sonuçlar çıkarıyor, bazıları çıkaramıyor. Microsoft'a bak!
C: Bu kadar düşük bir ücret karşılığında yardım mı bekliyorlar?

S: (L) Aşağı yukarı öyle.
C: Ender bir parça olan asistanlarının faturalarını nasıl ödemesini beklediklerini onlara sormak gerek.

S: (L) Ark bu programdan birşeyler öğrenebileceğini düşünüyor.
C: Eğer Ark bastırırsa, Slavik yakınlıktan dolayı daha imtiyazlı bir sözleşme yapabilir.

S: (L) Adamların elinde birşey yok, sanmıyorum. Alachua'daki bir arka sokaktaki gecekondu gibi bir evde çalışıyorlar! Onlara bunu bastırmak neye yarar ki?
C: Risk sermayedarları diye birşey duydun mu hiç?

S: (L) Evet duydum, ama neticede BU ay para kazanmaya ihtiyacımız var. Risk sermayedarları iyi hoş ama...
C: İste, alacaksın.

S: (L) Tamam...
C: Laura, ne zaman istediysen, aldın!

S: (L) Nasıl isteyeceğimi bilmiyorum!
C: Öyleyse hiçbir zaman bilmeyeceksin, öyle mi?

S: (L) Hayır. Tamam. Başka bir iş daha var; Constellation şirketi. Bu olasılığa ne dersiniz? Özel bir kalıp tanıma, atomik detektör imalatı veya buna benzer birşey. Temel olarak Enterprise Florida işiyle aynı.
C: İşe alırlar. İyi para.

S: (L) Bu tuhaf. Daha önce bu konuda kehanette bulunmamıştınız. Şimdi neden bulunuyorsunuz?
C: Kehanet değil, gerçek. Daha önce de görmüş olduğunuz gibi, ihtiyaçlarınızın karşılanacağını hep söylemiştik.

S: (L) Ev üzerinde yapılan işi gerçekten bitirmek istiyorum, artık başka birşey yapacak para kalmadı. (Frank baş ağrısı geçiriyor. Bekliyoruz. Anne hakkında tartışma.) Pekala, anneme bazı tavsiyelerde bulundunuz ve elinden geleni yaptı, ama...
C: Gelişme gösteriyor.

S: (L) Tamam. Enerjimi bu ev, sorumluluklarım ve onun yaşadığı yer arasında bölebilecek durumda değilim... TR ve JR'den ne haber? Tallahassee'de tanıdık bir çiftle birlikte bir antika işine gireceklermiş.... Herhangi bir yorum?
C: Varolan herşey / tek şey derslerdir.

S: (L) Aramatyalı Yusuf kimdi?
C: Unibound'un bir müridi.

S: (L) "Unibound" ne anlama geliyor?
C: Tekil düşünce.

S: (L) Peki nedir bu?
C: Transandantal disiplin.

S: (L) Katılımcıları ne yapıyor?
C: 96 saate kadar temiz kanal meditasyonu.

S: (L) Demek Yusuf bunun müritlerinden biriydi... Bu bir birey mi, yoksa kavram mı?
C: Her ikisi.

S: (L) Varsa, Yusuf'un "Kutsal Kase" ile ilişkili olarak rolü neydi?
C: Yok.

S: (L) Kutsal Kase ve Aramatyalı Yusuf'un onu Fransa veya İngiltere'ye getirdiği efsanelerini kim yarattı? Bu efsaneler grubunun yaratılmasının ardında kim vardı?
C: Efsaneler grubu değil.

S: (L) 12'nci yüzyılda odak noktası neden kase efsanelerinin propagandası, gezgin müzik adamları ve bu tür şeyler üzerindeydi?
C: "Rönesans"ın başlangıcı.

S: (L) Hikayeye göre, ki Fransa'da bununla ilgili çok eski bazı efsaneler var, Yusuf ile Mary Magdalene'nin geceyi geçirdiği, yaşadığı vs mağaralar veya yerler varmış. Aramatyalı Yusuf gerçekten Mary Magdalene veya İsa'nın diğer takipçileri ile birlikte Fransa'ya, sonra da İngiltere'ye yolculuk yaptı mı?
C: Hayır.

S: (L) Sadece Fransa'ya mı seyahat yaptı?
C: Hayır.

S: (L) Bu hikayelerin kaynağı nedir? Bu hikayelerin amacı nedir?
C: Saptırma.

S: (L) Neyden neye saptırma, veya neyin neyden saptırılması?
C: Gerçeğin alıcılardan.

S: (L) Tamam. Biri bir nesneyle birlikte, veya kutsal soydan olup bu nesnenin kendisi olan biri Fransa'ya seyahat etti mi?
C: Belki de nesne en muktedir olanlar tarafından taşındı.

S: (L) Peki bu en muktedir olanlar kim?
C: Coğrafi bağlantıyı incele.

S: (L) Tamamen kafam karışıyor. Burada neden bahsettiğiniz konusunda tek bir fikrim yok!
C: Pireneler nerede?

S: (L) Fransa ile İspanya arasında.
C: Orada kim yaşıyor?

S: (L) Basklar öncelikle. Vardığımız şey bu mu? Yoksa Simyacılar mı?
C: Yakın.

S: (L) Gülhaçlılar mı? Bunun kutsal soy ve Kutsal Kase işiyle ve Aramatyalı Yusuf ve Mary Magdalene ile bağlantısı nedir? Mary Magdalene diye biri yaşadı mı gerçekten?
C: Evet.

S: (L) İsa'nın karısı mıydı?
C: Hayır.

S: (L) İsa'nın karısı var mıydı?
C: Evet.

S: (L) Kimdi?
C: Anatylenia.

S: (L) Bu şahıs kimdi?
C: İsa'nın karısı.

S: (L) Geçmişi, milleti neydi?
C: Nasıralı.

S: (L) Yani doğulu muydu?
C: O şekilde bakılırsa muhtemelen öyle.

S: (L) Çocukları oldu mu?
C: Evet.

S: (L) Kaç tane?
C: Üç.

S: (L) Soyadları neydi?
C: Marnohk.

S: (L) İsa daha önce tanımladığımız hiper-bilinçlilik haline yükseldiğinde karısı ne yaptı?
C: Kendi geçiş sırasını bekledi.

S: (L) O da o bölge civarında mı yaşadı, yoksa Avrupa'ya mı taşındı?
C: O bölge civarında yaşadı.

S: (L) Demek tüm bu insanlar hakkında uydurulan tüm bu hikayeler, dramatik senaryolar...
C: Önemli olan insanlar değil mesaj. Onlardan kalan bazı şeyler önemli.

S: (L) Ne gibi şeyler? Bu şeyler nerede?
C: Fransa, İspanya, Kanarya Adaları ve Fas.

S: (L) Bunlar ne tür şeyler? Hala mevcut olan şeyler mi?
C: Evet.

S: (L) Bunlar hakkında bilgi edinebilecek miyim, veya hatta bunları BULABİLECEK miyim?
C: Elbette!!

S: (L) Bunları bilen başkaları var mı?
C: Diğerleri de "iz üzerinde."

S: (L) Bu şeylerden biri Kanarya Adaları'nda ortaya çıkan "Candelaria Bakiresi" mi?
C: İlişkili.

S: (L) Fas hakkında henüz birşey öğrenmedim.
C: "İzi takip etmeye" başlaman iyi olur.

S: (L) Neyin izi? Yalnız Çam'ın izi mi? Haşhaşilerin izi mi?
C: Önemli kesişimlere bak.

S: (L) Bu konuda vereceğiniz başka ipucu? Gerçekten fiziksel olarak bu yerlere gitmemiz mi gerekiyor?
C: "Casablanca" İspanyolca'da ne anlama geliyor?

S: (L) Beyaz Ev. (ç.n.: White House: aynı zamanda "Beyaz Saray" anlamında)
C: Evet...

S: (L) Washington'daki Beyaz Saray'la ilişkili mi?
C: İz üzerindesin.

S: (L) Bir keresinde "Rhineland'daki Alfalfa tarlalarında gömülü hayal edilmemiş hazineler"den bahsediyordunuz. Bunu çok merak ettim, on farklı ihtimali araştırdım hala net bir iz bulamadım. Yardımcı olabilir misiniz? Tapınakçıların elinde olduğu ve Gaul'da gömüldüğü iddia edilen kristal kafatasıyla mı ilgili?
C: Daha iyi bir iz bulman gerek.

S: (L) George Friedrich? (A) Hayır... (L) Hague'dan da bahsetmiştiniz. Hague'daki kayıtları nasıl kontrol etmemi bekliyorsunuz?
C: Küçük dozlarda seyahat senin için uygun.

S: (L) Psikomantiyumumuzu inşa ettik. Sanırım mumun tamamen gözün görmeyeceği bir yerde olması ve sadece aynanın siyah derinliğini görebilmen gerekiyor. Eğer mumu öne koyarsan, tüm gördüğün mum oluyor. Duvarlardaki mum ışığını görüyorsun. Net derinlik, dolaylı ışık demiştiniz, hiçbir şeyin görünmemesi gerektiğini, yansımaların, duvarların görünmemesi gerektiğini söylemiştiniz. F___ mumu öne koymamız gerektiğini söylüyor.
C: Aynayı ayırt edebilmelisin.

S: (L) Bu zor olacak.
C: Döner aynayı dene.

S: (L) Ark aynanın yeterince geniş olmadığını, fazla dar olduğunu söylüyor. Aynayı beğenmedi.
C: Döner aynayı dene. Düz yerleştirilip hafifçe yukarı çevrilirse işe yarayacaktır.

S: (L) Bu ne kadar vakit alacak... Bir tahminde bulunabilir misiniz? Beni düşünecek olursak, birşeyler görmeye ne zaman başlayabilirim?
C: Psişe beklenti/önyargıdan arınır arınmaz.

S: (L) Bu çok UZUUUUN zaman alabilir!
C: Veya çok kısa bir zaman alabilir.

S: (L) Evet, ama bu imkansız görünüyor...
C: Hayır.

S: (L) Zor olacak...
C: Hayır.

S: (A) Bu ilk işi sormak istiyorum. HTML işine zaman ayırmalı mıyım? (L) Bence o adamlara para kazandıracak birşey yapmak zorunda olduğunu, yoksa işi kabul etmeyeceğini söylemelisin. Ya biraz para vermeye karar versinler, ya da başka birini arasınlar.
C: Ark'a daha aşina hissediyorlar.

S: (L) Daha aşina hissetmelerinin herhangi birşeyle ne gibi bir ilgisi var?
C: Güven.

S: (L) Yani belki sana ödeme yapabilirler. Bilmiyorum.
C: Sence neden?

S: (L) Bilmiyorum ve şu anda doğru düşünemeyecek kadar yorgunum.
C: Tamam o halde, hoşçakalın.
 

4BH

#168
9 Mayıs 1998 F___, Laura, Ark

S: (L) Merhaba.
C: Merhaba.

S: (L) Bu akşam kimle birlikteyiz?
C: Zioran.

S: (L) Nereden aktarım yapıyorsunuz?
C: Kasyopya.

S: (L) İlk soru: Kulağımdaki sorun nedir?
C: Bakteriyel enfeksiyon.

S: (L) Kanalda mı yoksa iç kulakta mı?
C: Orta ve dış.

S: (L) Antibiyotik damla uygulayacağım. Bu yeterli olur mu?
C: Hayır.

S: (L) Antibiyotik mi almam gerek?
C: Evet.

S: (L) Hangisi uygun olur?
C: Otitis media ile ilgili olarak referans materyali kontrol et.

S: (L) Tamam, F___'in zapper ile ilgili endişeleri var... Kitaptaki tasarıma göre yapıldı ama elektrik akımının küçük plakalardan doğrudan deriye mi uygulanması gerekiyor, yoksa...
C: Yeterince güçlü değil.

S: (L) Cihazı nasıl daha güçlü hale getirebiliriz?
C: İletken, ikinci iletkenle uyumlu değil.

S: (L) Yani?
C: İletkenliğin artırılması gerekiyor.

S: (L) Gümüş tel kullanabilir miyiz?
C: Aynı zamanda uygun jel kullanımını öneriyoruz. Birbirine çok benzeyen ama çok farklı nitelikte olan malzemelere dikkat edin!!

S: (A) Teli gümüş bir telle değiştirmenin faydası olup olmayacağını sormak istiyorum. Hassas alıcılarda normalde öyle yapılıyor.
C: Son yanıta bak.

S: (L) El kıskaçlarına ihtiyacımız var mı, yoksa şu andaki haliyle iyi mi?
C: Önemsiz.

S: (L) Meridyenlerdeki blokajları temizlemek için bunu akupunktur iğnelerine bağlamamız faydalı olur mu veya işe yarar mı?
C: Hayır. Akupunkturda çok dikkatli olun!!! Tek bir yanlış hareket büyük zarara neden olabilir. Ayrıca çeşitli tercüme ve batılılaştırmalar nedeniyle prosedürlerde bozulmalar oldu. Bazen uygun şekilde sterilize edilmemiş iğneler büyük sıkıntılara neden oldu.

S: (L) Tamam. El bileğinin içinde bir noktanın, kişinin şu andan 2000 yıl sonraki benliğiyle iletişim kurma yeteneğini açabildiğini iddia eden bir e-mail dolaşıyor. Bu iç akupunktur noktası ilginç geldi bana. "İletişim çakrasının" bir gerçekliği var mı?
C: Hayır.

S: (L) Kısa ve netti. Bileğin içindeki bu noktaları uyarmanın herhangi bir faydası veya zararı var mı?
C: Hayır.

S: (L) Buna eklemek istediğiniz herhangi birşey?
C: Hayır.

S: (L) Tamam. (A) Ders verme konusunda beklenmedik bir teklif aldık ve kabul ettik...
C: Söyleyip duruyoruz...

S: (L) Evet. İhtiyaçlarımız karşılanacak. Evet, ama ayrı kalmamız gerekmesi bakımından zorluğu var... Tamam. Bizim mevcut ızgara sistemimize göre, Atlantis'in hangi coğrafi koordinatlara düştüğünü öğrenmek istiyorum. Kesin şekline ihtiyacımız yok, sadece genel olarak...
C: Bu tıpkı "NATO'nun coğrafı koordinatları nedir?" diye sormaya benziyor.

S: (L) Tamam, daha spesifik bir şekilde sorayım: Atlantik Okyanusu'nda olduğu iddia edilen Atlantis topraklarının en kuzeydeki kısmı hangisiydi?
C: Atlantis'in bir ülke, arazi, ada veya kıta değil, bir medeniyet olduğunu bilmenizin "vakti!"

S: (L) Tek istediğim Atlantik Okyanusu'ndaki bir kara kütlesiyle ilgili bir fikir edinmekti... Bu kara kütlesi neredeydi?
C: Sence?

S: (L) Azorlar'ın ve Kanarya Adaları'nın...
C: Evet, ama aynı zamanda başka pek çok yer. Hatırla, o zaman deniz seviyesi onlarca metre daha alçaktı...

S: (L) Deniz seviyesi neden onlarca metre daha alçaktı? Buzlardan dolayı mı, yoksa dünyadaki su miktarı o kadar fazla mı değildi?
C: Buz.

S: (L) Buzlar kutuplarda mı yoğunlaşmıştı? Buzul çağının buz örtüsü?
C: Evet.

S: (L) Demek Atlantis buz çağında varoldu?
C: Büyük ölçüde, evet. Ve buz örtülerinin dışındaki yerlerin çoğunda dünyanın iklimi bugünkünden daha soğuk değildi.

S: (L) Bu buzulların oluşmasına neden olan şey neydi?
C: Küresel ısınma.

S: (L) Küresel ısınma nasıl olur da buzullanmaya neden olur?
C: Yağışı çok büyük ölçüde artırıyor. Ve büyük yağış kuşağını çok daha kuzeye taşıyor. Bu da çok hızlı bir şekilde buzul tabakalarının oluşmasına ve sonra da giderek daha hızlı ve yoğun bir şekilde buzullaşmaya neden oluyor.

S: (L) Neden Tom French'den haber almadık?
C: Çok sayıda çevreden büyük övgü aldığı için, belki de artık yaklaşımında daha nazik olman iyi olur!

S: (L) Neyi kastettiğinizi anlamadım. Sadece bir mektupla birşey sordum. Ayrıca tebrik için de telefonla aradık! Pulitzer'i kazanmasıyla ilgili ipucu verir gibi görünen, kendisinin de katıldığı son celsenin bir kısmını gönderdim ayrıca...
C: Nazik değildi.

S: (L) Nazik derken neyi kastediyorsunuz? Biri adına kendini mutlu hissetmekten daha nazik nasıl olabilirsin?
C: Nazik bir bombardımandı.

S: (L) Sadece merak etmiştim. Pulitzer'ini kazandığına göre artık bizimle ilgili makaleyi de yazması gerekmediğini, bizi unutabileceğini umuyordum...
C: Prestij kazandı ve sunacağı şeyler çok ilgi çekebilecek durumda.

S: (L) Öyle mi?
C: Belki.

S: (L) Yani bunun olması ona bağlı olmayabilir de, öyle mi?
C: Evet.

S: (L) Tamam, sanırım burada nazik olmaktan kastedilen şey, bizimle ilgili makaleyi yazıp yazmayacağına karışmamak. Geçen yıl Japonya sahili açığında bulunan ve ABD'de yeni duyulan harabeler hakkında birşey sormak istiyorum.
C: Fay hareketleri önceki medeniyet katmanını ortaya çıkarıyor.

S: (L) Hangi medeniyet?
C: Tarihi Çin hanedanlığı incelenerek ipuçları bulunabilir.

S: (L) Yani bunun Japonlardan ziyade Çinlilerle ilgili olduğunu söylüyorsunuz. Tamam. Yakın bir zamanda Hubble teleskobuyla ÇOK uzakta ve yoğun bir patlamanın görüldüğü bilgisi verildi... Bunun ne olduğunu merak ediyorum.
C: Başka bir evrenin başlangıcının yansıması.

S: (L) Hangi başka evren?
C: Hepsi bu şekilde başlayıp bu şekilde sona eriyor!

S: (A) Başka evren mi?
C: "Big bang" nedir Arkadiusz?

S: (A) Belli ki büyük bir patlamaydı, ama BİZİM evrenimizdeydi, başka bir evrende değil...
C: Ama kökeni neydi? Ve neresi? Ya da bu patlamanın kökeni? Ya da herşeyin kökeni?

S: (A) Tamam. Bizim evrenimizin kökeni ne miydi? Bunu bilmiyorum. Bilmek istiyorum. Sadece kelimeler kullanıldığında sorun yok, ama eğer matematiksel modeller kullanacaksan...
C: Sen de orada devreye giriyorsun.

S: (A) İyi güzel de...
C: Her dev ışığını daha önce ışığın olmadığı yere tutar. Bir zamanlar sadece ışıktan ibaret olan yere!

S: (L) Biraz daha ipucu istiyorum!
C: Daha sonra Laura. İyi geceler.
 

4BH

#169
14 Mayıs 1998 F___, Laura

S: (L) Merhaba.
C: Merhaba.

S: (L) Bu akşam kimle birlikteyiz?
C: Votorr.

S: (L) Nereden aktarım yapıyorsunuz?
C: Kasyopya.

S: (L) Blue'dan bir mektup aldık. Cuma günü Mısır'a gideceğini söylüyor ve görünüşe göre oradaki arkeolojik bazı çalışmaları inceleme şansı olacak. Onun için verebileceğiniz herhangi belirli bir seyahat tavsiyesi olup olmadığını öğrenmek istiyor.
C: Sadece Mısır'da bir Amerikalı olmaktan kaynaklanabilecek tehlikelere karşı dikkatli olsun.

S: (L) Amerikalılar şu anda Mısır'da pek popüler değil mi yani?
C: Çoğu insan için popülerler, ama bazıları için özellikle hiç popüler değiller.

S: (L) Piramit'te neler olduğu konusunda söyleyebileceğiniz birşey var mı? Havalandırmadaki kapıyı açmaya yönelik hazırlıklar yapılıyormuş ve Sfenks'in altında bazı odaların keşfedildiği iddia ediliyor... Orada gerçekten neler oluyor?
C: Bu uzun ve karmaşık olur. En iyisi Cayce'yi incelemen.

S: (L) Cayce'nin söyledikleri şu anda olan biteni açıklıyor mu?
C: Esas olarak.

S: (L) Mısır otoriteleri işbirliğine neden yaklaşmıyor?
C: Politik temelli nedenlerle çoğu zaman koruyucu davranıyorlar.

S: (L) Piramitle ilgili olarak Blue'ya verebileceğiniz herhangi bir tavsiye var mı?
C: Piramit ona doğrudan bakanlara sırlarını vermede yavaştır.

S: (L) Yani özellikle belirli birşeye odaklanmazsan...
C: Belki konuya astronomik olarak da yaklaşmak faydalı olur.

S: (L) Tamam. Herhangi bir...
C: Silahlı otoritelerle yoğun bir şekilde korunan yerlerde gruptan ayrılmaması ve eğer hazırlanma yerini bilmiyorsa yiyeceklerden sakınması önerilebilir.

S: (L) Herhangi bir sorun yaşayacak mı?
C: Dikkatli olmazsa küçük miktarda.

S: (L) Orada ilginç keşiflerde bulunacak mı?
C: Dikkatli olmazsa küçük miktarda.

S: (L) İçsel olarak aydınlatıcı birşeyler yaşayacak mı?
C: En iyi sonuçlar için beklenti içinde olunmamasını tavsiye ediyoruz.

S: (L) O alanlarda gezerken incelemesi gereken birşey?
C: Açık zihin. Blue'daki sorun fazla önyargı.

S: (L) Fazla mı önyargılı?
C: Bir süredir. Fazla beklentisel.

S: (L) Yani gevşemeli, zamanının keyfini çıkarmalı, farkındalığını korumalı ve yeni şeylerle ilgili deneyimlere açık olmalı, öyle mi?
C: Hiçbir şey beklemezse hayal kırıklığına da uğramaz.

S: (L) Tamam. Bu konuda bu kadarı yeterli. Kızım A___'nın şu anda benim hakkımda ne düşündüğünü öğrenmek istiyorum.
C: Düşünmüyor.

S: (L) Genel olarak bana karşı tutumu nedir?
C: Başka konularla fazlasıyla meşgul.

S: (L) Hangi diğer konular?
C: Yüzeysel yönelimli.

S: (L) Tüm bunlardan herhangi birşey öğrenme ümidi var mı, yoksa bu duruma kafayı takmamam daha mı iyi olur?
C: En büyük kızın, incinebilirliği konusunda farkındalığı en düşük olan!

S: (L) Bildiğinden fazlasını bildiğini düşünüyor. Yapabileceğim herhangi birşey var mı?
C: Tahmin etmiş olduğun gibi, şu anda durum üzerinde tam kontrolü sağladığı zannıyla duyusal keyif yaşıyor.

S: (L) Eğer bir tehlike varsa veya yaklaşan...
C: Tehlikenin ders yönelimli olması çok muhtemel.

S: (L) İçinden çıkamayacağı kadar derin bir kuyuya girmeyecek, değil mi?
C: Böyle bildirimlerde bulunamayacağımızı biliyorsun. Onun en temel "meseleleri" "bedenle" ilişkili.

S: (L) A___'yla ilgili önceki bir soruya "rol değiştirme" yanıtı vermiştiniz. Ayrıca kızlarımdan birinin önceki hayatta kocamı tutuklayan Alman asker olduğunu söylemiştiniz. Onun A___ değil de A___ olduğunu tahmin ediyorum, doğru mu?
C: Muhtemel.

S: (L) Durumun dinamiklerine uyuyor.
C: Ruhu her zaman sınırlamasız bir ortamı arzuladı; bu nedenle onun hep istediği şeyi elde etmesine izin veriyorsun. Sahne onun buna uygun şeyler öğrenmesini sağlayacak şekilde kuruldu. En azından bir yönüyle, bu aşamadaki gelişim yollarınız belirgin şekilde benzerlik gösterecek.

S: (L) Peki F___'nin kızkardeşi? F___'nin bununla ilgili pek çok fikri var ve bence F___ bu konuyla ilgili duygusal yaklaşımını bırakmalı ki kızkardeşinin neden umutsuz bir durumda olduğunu anlayabilelim.
C: "Umutsuz bir durumda" değil. Sadece babasından ayrıldığı için annesine kırgın. Yapı olarak manipülatif ve çevresindekilerin koşullarını düzenlemeye kararlı. Diğerlerinin bu güdüye direnme ve saptırma yeteneğinin farkında olmadığı için genellikle başarısız oluyor.

S: (L) Bu durumun yatıştırılabilmesi için yapılabilecek birşey var mı?
C: Kızı bu konuda en etkili öğrenmenin kaynağı olacak.

S: (L) Önceki gece A___ bir hayalet gördüğünü söyledi. Gerçekten gördü mü?
C: Evet.

S: (L) Kimin hayaletiydi?
C: Arnold Bailey.

S: (L) Arnold Bailey oturma odamızda ne yapıyordu?
C: İnceliyordu.

S: (L) Bu evle bir bağlantısı mı var, yoksa sadece geçerken bir uğradı mı?
C: Bağlantı.

S: (L) Neden aniden burayı incelemeye karar verdi?
C: Burada çalışıyordu.

S: (L) Yakın bir zamanda mı öldü?
C: Hayır. 1953.

S: (L) İncelemelerinden memnun mu?
C: Nötr.

S: (L) Herhangi bir soruna yol açacak mı?
C: Hayır.

S: (L) Etrafta dolaşmaya devam edecek mi?
C: Belki.

S: (L) Saatin çalmasına neden olan o mu?
C: Evet.

S: (L) Onu daha önce neden görmedik?
C: Evdeki yenilemeler.

S: (L) Ev üzerinde yaptığımız çalışmalar onu uyandırıp rahatsız mı etti?
C: Yakın.

S: (L) Evin geometrisinin değişmesi mi?
C: Hayır.

S: (L) Bu durumla ilgili bilmem gereken herhangi birşey?
C: Hayır.

S: (L) Bu yıl herhangi bir seyahat yapacak mıyız?
C: Bekle ve gör.

S: (L) Annemi ziyaret etme isteği duymamam benim doğal biri olmadığımı mı gösteriyor?
C: Anne/kız meseleleriyle ilişkili.

S: (L) Bu anne/kız meselelerindeki temel çatışma nedir?
C: Kızgınlık / isyan.

S: (L) Bu konuda neden bu kadar çok kızgınlık ve isyan var gibi görünüyor? Anlamaya ve sabırlı olmaya çalışıyorum. Öğrenmem gereken şey nedir?
C: Sabır.

S: (L) Sabırlı olduğumu sanıyordum. Psikomantiyumla ilgili herhangi bir tavsiyede bulunabilir misiniz? Kendimi birşey için zorlamamaya çalışıyorum ve bu çok zor. Çok sıkıntı yaşıyorum. Nefes alışımı mı değiştirmeliyim?
C: Meditasyon yap ve beklenti içinde olma.

S: (L) Bunu söylerken, birşey GÖREBİLMEYİ beklememem gerektiğini mi kastediyorsunuz?
C: Evet.

S: (L) Bunu yaptığımda kendimi aptal gibi hissediyorum. Yani neticede bir insanın bir ayna ve bir mum bulunan karanlık bir odaya girmesinin amacı birşey görmektir! Birşey görmek için tasarlanmış bir odadayken birşey görmeyi düşünmemek biraz zor!
C: Hayır. Meditasyon yap; temiz zihin.

S: (L) Söyleyeceğiniz başka birşey?
C: Hayır.

S: (L) Teşekkürler.
C: Hoşçakalın.
 

4BH

#170
16 Mayıs 1998 F___, Ark, Laura

S: (L) Merhaba.
C: Merhaba.

S: (L) Bu akşam kimle birlikteyiz?
C: Covin.

S: (L) Nereden aktarım yapıyorsunuz?
C: Kasyopya.

S: (L) Şu tuhaf kazadan bahsediyorduk. Gainesville yolunda zaman konusuyla ilgili bir sorun mu var, yoksa gerçekten o kadar geciktiğimin farkında mı değildim?
C: Farkındalık tüm öğrenmelerin anahtarıdır.

S: (L) Radyatör kapağının fırlamasına neden olan şey neydi?
C: Yanıt için sadece "arşivleri" araştır.

S: (L) Arşivlerin bununla ne ilgisi var? O noktaya kadar sıcaklık ibresi inip çıkıyordu ama kesinlikle aşırı ısı seviyesinde değildi. Bana bu konuda söyleyebileceğiniz birşey var mı, yoksa tamamen kendim mi bulmalıyım? Herhangi birşey söyleyip söylemeyeceğinizi söyler misiniz?
C: Kayıtlı gerçeği gör.

S: (L) Neyi kastediyorsunuz? Psikomantiyum mu?
C: Arşiv kaydı.

S: (L) Ne arşivi? Ve neyi arayacağım?
C: İpucu yanıtta.

S: (L) Yardım etmek için duran adam hakkında söyleyebileceğiniz birşey var mı?
C: Nasıl giyinmişti?

S: (L) İş giysisi gibiydi. Kot pantolon ve uzun kollu bir gömlek. Ve yeleği de vardı sanırım. Av yeleği. Kapitone.
C: Tüm önemli olaylar kendini yapısıyla belli eder.

S: (L) Peki... (A) Yani o olay önemli miydi?
C: Evet.

S: (A) Geri dönüşte de sıradışı bir şey var mıydı?
C: Belki başka. Karşılaştırmak için ipuçlarını arayın.

S: (L) Tamam, oradan ayrılırken o makinenin taşınması için kenara çekip beklememiz gerekmişti. Yolun kenarında beklemek zorunda kalmıştık...
C: "Işık" sönene kadar araştır.

S: (L) Sönene kadar mı? Hatırlıyor musun, durduğumuz zaman o aracın tepesinde strob ışık vardı? Belki de o taşıdıkları şey tarım makinesi değildi... Belki de bir UFO'ydu!? (A) Hangi ışık?
C: İpucunun bir parçası.

S: (L) Olayın önemli kısmı tarım makinesinin geçirilmesi için durmak zorunda kalışımız mı? Bu başka birşeyin örtüsü müydü? Algıladığımız gibi değildi belki de.
C: Hayır.

S: (L) Sıradan mıydı?
C: Hayır.

S: (L) Peki neydi?
C: "Sıradan" nedir?

S: (L) Göründüğü gibi olmak yani. Sulama makinesini karşıya geçiriyorlardı.
C: Belki.

S: (L) Ketumluğun zamanı değil şimdi! (F) Ne zaman ketumluğun zamanı? (L) Trafik ışığında duruşumuzdan mı bahsediyorsunuz?
C: ?

S: (L) Yardım edecek misiniz? Milyon tane küçük ayrıntı var ve hepsini elden geçiremeyiz!
C: Hepsini elden geçirmeye gerek yok.

S: (A) Arşiv kaydı. Aracımızda kaydedilebilecek birşey mi var? (L) Teypteki ışık mı?
C: Hayır.

S: (L) Panelvandaki bir ışık mı?
C: Mutlaka onu kastetmiyoruz.

S: (L) Ama olabilir de. (A) Panelvandaki birşey mi?
C: Veya çevresindeki.

S: (A) Ne var çevresinde? Stop lambası mı?
C: Panelvanın manyetik alanında.

S: (A) İçinde mi, arkasında mı?
C: Her ikisi ve diğer.

S: (L) Panelvanla ilgili bu durum nedir? O kadar yorgunum ki, bu kadar yorgun bir beyinle bunu bulmam mümkün değil! Yardım edin!
C: Ediyoruz. Ama yanıtları bugün bilmeniz gerekmiyor. Eğer olağan şekilde araştırırsanız, yanıtlar kendini gösterecek.

S: (L) Biliyorum! Panelvan bir zaman makinesi!!!! Hareketli bir psikomantiyum! Aynaları da var!!!
C: Herşey "zaman makinesi."

S: (L) Panelvanın kendisiyle ilgili bir durum mu var?
C: Sahipleriyle ilgili.

S: (L) Işık sönene kadar araştır... ipucunun parçası... Araca binenlerle ilgili...
C: Araştırmak için "zamanını" kullan.

S: (L) Başka bir ipucu var mı? Gerekli tüm ipuçlarını verdiniz mi?
C: Evet.

S: (L) Çok garip. Başka bir konuya geçiyoruz. Bu W.B. III adlı adam hakkında birşey sormak istiyoruz. Materyalimiz üzerinde düzenleme yapıyor. Dothan #8211; Alabama'da yaşıyor. Zihnimi rahatlatmaya yönelik çabası hakkında soru sormamı istedi. Birkaç gün içinde TR ve JR'nin üç yılda yaptığından fazlasını yaptı... Biraz paranoid olduğumuzu biliyor ve zihinsel huzurumuzla ilgili bir soru sormamızı istiyor... W.B. III hakkında söyleyebileceğiniz herhangi birşey?
C: Yeterince hazırlıklıysan kimse sorun olmaz.

S: (L) Onun hakkında veya ona herhangi birşey söyleyebilir misiniz?
C: Bay B. henüz bize herhangi bir soru sormadı.

S: (L) Dalga ve 6'ncı yoğunluk vb hakkında sormak istediği bir liste sorusu var. O hususlar ele alınmaya başladığı zaman çok daha hızlı gelişme sağlanacağını düşünüyor. Materyali gerçekten anlıyor gibi görünüyor.
C: Güzel.

S: (L) Bu gece çok ketumsunuz!
C: Belki bir sonraki celsede Bay Brooks'un evrensel nitelikteki spesifik sorularını ele alabiliriz. Ama bu gece yorgun olduğunuz için uygun titreşim frekansında değilsiniz. Bay B'yi bir celseye getirirseniz, kendi adına merhaba diyebilir.

S: (L) Önceki sefer A___ ile benim derslerimizin bir anlamda paralel olduğunu söylemiştiniz. Bunun hakkında bir ipucu verebilir misiniz?
C: Çocuk/ebeveyn öğrenme ilerleyişi.

S: (L) Yani benim kendi annemle ilgili olarak öğrendiklerim, onun da kendi annesiyle ilgili öğrendikleriyle ilişkili olabilir, öyle mi?
C: Evet, ve başka faktörler.

S: (L) İpucu lütfen?
C: Hayır.

S: (L) Yoldaki olay ilgili söyleyebileceğiniz başka birşey?
C: Öğrenmek için bak.

S: (L) Tüm olay çok garipti. Dönüş çok daha uzun vakit aldı... Kilometre sayacı... Işıklar... (A) Bedenlerimiz?
C: Belki.

S: (F) Sanırım kastettikleri şey, yanıtları araştırarak bulabileceğiniz. (L) Arşivlerde kayıtlı birşey dediniz.
C: Sizin arşiviniz.

S: (L) Kafamdaki arşiv mi, kağıtlardaki arşiv mi, yoksa bilgisayardaki arşiv mi?
C: Hepsi.

S: (L) Eski celselerin bazıları mı?
C: Evet ve diğer materyaller.

S: (L) Yardım etmek için duran adamın bu olayla bir ilişkisi var mıydı?
C: Yanıt için bak.

S: (L) Bak derken, görsel, yani gözlerin göreceği birşeyi mi vurguluyorsunuz? Açıkça görülebilecek birşey?
C: Evet, ama korunmayı öğrenmek için araştırman gerekiyor.

S: (L) Meydana gelen şey, gelecekte kendimizi korumamız gereken birşey mi?
C: Göreceksiniz. Gitmem gerekiyor. İyi geceler.
 

4BH

#171
30 Mayıs 1998 F___, Ark, Laura

S: (L) Merhaba.
C: Merhaba.

S: (L) Bu akşam kimle birlikteyiz?
C: Cozza.

S: (L) Nereden aktarım yapıyorsunuz?
C: Kasyopya.

S: (L) Çeşitli sorularım var: Web'de İsa konusuyla ilgili olarak bir kadınla yazışıyorum. Transkriptleri yeniden okurken, İsa'nın Filistin "yakınında" yaşadığını ve İncil'in tam olarak doğru olmadığını söylediğinizi fark ettim. İsa olarak bilinen bu kişi tam olarak nerede yaşadı?
C: Aramaya. (Aramaia)

S: (L) Orası nerede?
C: Şu anda Lübnan olarak bilinen yerde.

S: (L) Adının Cesinavara (Jesinavarah) olduğunu söylemiştiniz. Yaşamı sırasında büyük bir taraftar kitlesi oldu mu?
C: Sonlara doğru ve daha sonrasında.

S: (L) Çarmıha gerilmediğini, bir ışınla bir gemiye alındığını söylemiştiniz. Bu kaç yaşındayken oldu?
C: Yaş ölçülmüyor.

S: (L) O sırada, bizim ölçümümüze göre, ışınla yukarı alınmasından önce dünya ortamında kaç yıl geçirmişti?
C: 43.

S: (L) Işınla gemiye alınma olayı nerede oldu?
C: Galile Denizi.

S: (L) Sahilde mi?
C: Evet.

S: (L) Çocukları olduğundan, üç Romalı kadından bahsetmiştiniz ve ayrıca bir karısı olduğunu söylemiştiniz. Değil mi?
C: Yeterince yakın.

S: (L) İkizi var mıydı?
C: Hayır.

S: (L) Judas Iscariot onun kardeşi miydi?
C: Hayır.

S: (L) Jude veya Judas isimli bir kardeşi var mıydı?
C: Hayır.

S: (L) Herhangi erkek veya kızkardeşi var mıydı?
C: Hayır.

S: (L) İsa'nın doğumuyla ilgili olarak anlatılan hikayenin herhangi bir kısmı doğru mu?
C: Hafif.

S: (L) Eski tanrılar ve kahramanlarla ilgili bir düşüncem var... Hepsinin çok uzun saçı vardı ve saçlarının kesilmesi bir şekilde güçlerini kaybetmelerine neden oluyordu. Bu tamamen sembolik mi, yoksa gerçekten saçlarını uzatmaları gerektiğini mi düşünüyorlardı?
C: Sembolik.

S: (L) Saç neyi simgeliyordu?
C: Güç.

S: (L) Tamam. Mary Magdalene'nin İsa'nın ayaklarını yıkaması ve sonra da saçıyla kurutması hikayesindeki saç neyi simgeliyor?
C: Fırça gibi kullanılıyor.

S: (L) Ayaklar için fırça kullanmanın simgelediği şey nedir?
C: Temizleme.

S: (L) Sembolik hikayelerde ayakların neden temizlenmesi gerekiyor? Bu neyi simgeliyor?
C: Kişinin duruşu, üzerinde durduğu temelde kendini ifade ediyor.

S: (L) Kişinin duruşu, üzerinde durduğu temelde kendini nasıl ifade ediyor ve bunun ayakların saçla kurutulmasıyla ilgisi nedir?
C: Gezegenin içinden enerji yükseliyor. Bu enerjinin ayak tabanındaki kirler nedeniyle bozulmasını istemezsin, değil mi?

S: (L) Ayak tabanındaki herhangi birşey enerjiyi nasıl bozabilir? İnsanların ayakları hep kirli! İnsanlar tamamen bozulmuş mu yani? Tabii bu, ayakların temiz olmasının çok önemli olduğu belirli bir ritüel faaliyeti değilse...
C: Gözündeki bir toz görüşünü bozmaz mı?

S: (L) Elbette! Ama kimse bedendeki kirin enerjini bozan birşey olduğunu düşünmüyor.
C: Kimse mi?

S: (L) Tamam, genel olarak. Demek bu bir enerjinin saflaştırılması...
C: Bunun sembolik bir ifadesi.

S: (L) Bu ritüelin gerçekleştirilme amacı neydi? Sembolik bir temizlenme, öyle mi?
C: Yakın.

S: (L) İncil'de çarmıha gerilmenin hemen öncesinde gerçekleştirildiği söylenen bu olay aslında başka birşeyin sembolüydü demek. Çarmıha gerilmenin sembolik bir hikaye olduğunu söylemiştiniz....
C: Daha ziyade propaganda gibi.

S: (L) Yani çarmıha gerilme başka gizli bir anlamı veya olayı simgelemiyordu, değil mi?
C: "Gods of Eden"ı incele. (ç.n.: William Bramley'nin bir kitabı)

S: (L) Ayrıca İsa'nın döneceğini söylemiştiniz. Diğer yoğunluktaki deneyiminden çıkıp bir öğretmen olarak geleceğini söylemiştiniz. Bunun nedeni şu anda bu işi yapan bir numaralı öğretmen olması mı?
C: Daha ziyade, beklentiler nedeniyle mesajı vermeye en muktedir elçi.

S: (L) Vereceği mesaj nedir?
C: Bekleyin ve görün.

S: (L) Yani biz, burada oturan üç kişi, bu gerçekliğin bir noktasında onu görüp mesajını duyacak mıyız?
C: Belki.

S: (L) Onu hemen tanıyacak mıyız?
C: Bekleyin ve görün.

S: (L) Tamam. B'nin durumuna gelelim. B'nin mesajlarıyla panelvandaki radyatör olayı arasında herhangi bir ilişki var mı?
C: Hayır.

S: (L) Bu araba olayında herhangi bir çözüm bulamadık. (A) Arabaya manyetik olarak iliştirilmiş olabilecek herhangi bir cihaz için arabanın etrafını ve altını kontrol ettim ama hiçbir şey bulamadım. Birşey olacağından, mekanik veya elektronik bir cihaz olacağından emindim, ama hiçbir şey bulamadım. Ve arabanın manyetik alanının ne anlama geldiği konusunda hiçbir fikrim yok. Bahsettiğiniz şey, bulunabilecek olan maddi birşey mi?
C: Arabanın camının patlamasına neden olan şey neydi?

S: (L) Bu şeylerin olmasına neden olan şeyin ben olduğumu mu söylüyorsunuz?
C: Belki.

S: (L) Demek tüm bu çatlatma ve patlama olaylarıyla kendi kendimizi eğlendiriyoruz?! O gerçekten bir patlamaydı değil mi? Ve o süreçte bu konuda gerçekten çok iyiydim. (A) Ama bu tam bir açıklama sağlamıyor, çünkü yardım etmeye gelen adamla ilgili soru soruyoruz ve sizin yanıtlarınıza göre bu adamla ilgili olarak öğrenilecek önemli birşey var. Bu olayın, bu patlamanın...
C: Pek çokları sizi izliyor olacak.

S: (L) Yani o adam bizi izliyordu ve gelip yardım etti. Sanırım bu durum o kişinin iyiliksever bir izleyici olduğunu gösteriyor olabilir?
C: Hayır.

S: (L) Kendimi çok güvende hissettirdiniz, sağolun!
C: 3'üncü yoğunlukta güvenlik mi? Şaka yapıyor olmalısın!!

S: (L) "Pek çokları tarafından izlenmekten" bahsetmişken, bu B.B. hakkında ne söylersiniz? Çok istekli bir şekilde geldi ve yönlendirmelerde bulundu. Ark onun biraz manipülatif olduğunu düşünmeye başladı ve adam beni de biraz rahatsız hissettiren, pek oturmadığı için kafamı karıştıran birkaç şey yaptı. Sonuç olarak onunla çalışmayı kestik. Ama düşüncelerim bölünmüş durumda. Bu konuda daha önce yaptığımız uzun sohbeti biliyorsunuzdur. B.B.'nin "kılıç rüyası" hakkında. Bu rüyayı uydurdu mu?
C: Evet.

S: (L) Bu rüyayı sadece beni manipüle etmek için mi uydurdu?
C: Sadece seni değil.

S: (L) Tamam. Bu manipülasyonun ardındaki gündem neydi?
C: Kontrol.

S: (L) B.B. üzerinden kontrol uygulamaya çalışan kim? B.B.'nin kendisi mi, yoksa onun ardındaki biri veya bir kurum mu?
C: Dersler öğrenenler için değerlidir.

S: (L) B.B.'nin arkasındakiler insan mı yoksa 4'üncü yoğunluk mu? Sanırım 3'üncü yoğunluk bir gruptur, yoksa neden tüm transkriptleri istesinler ki? Bana göre 3'üncü yoğunluk birileridir veya transkriptlerimi kendininmiş gibi kullanmaya yönelik bireysel bir amaç...
C: İki iyi tahmin.

S: (L) Tamam. Ark'la birlikte bugün internette baktığımız ters konuşma olayından bahsetmenizi istiyorum. Tersten konuşma, o adamın dediği gibi gerçek bir fenomen mi?
C: Bunu yapabilen pek çok kişi var.

S: (L) Konuştuğumuz zaman aynı zamanda tersten de birşeyler söylüyormuşuz ve eğer konuşmalarımızı kasete kaydedip tersten dinlersek, beynimizin başka bir parçasının söylediklerini duyabilirmişiz ve bu tüm konuşmaların doğal bir parçasıymış. Aynadan yansıması gibi. Bu gerçekten olan birşey mi?
C: Belki bazı insanlarda.

S: (L) Ama herkeste değil, öyle mi?
C: Her zaman değil.

S: (L) Yani tam olarak adamın dediği gibi değil. Ark psikomantiyumu kullanmak istiyor. Bana verdiğiniz talimatlardan farklı olarak ona yönelik tavsiyeleriniz var mı? Ben pek örnek olabilecek durumda değilim, çünkü pek başarı elde edemedim!
C: Açık bir zihinle deney yapmaya devam et... beklenti içinde olma.

S: (L) Bu beklenti meselesinden gerçekten kurtulmaya çalışıyorum. (A) Işığın gerekli olup olmadığını sormak istiyorum. Yani bir ışık olmak zorunda mı, yoksa tamamen karanlık mı olması gerekiyor?
C: Biraz ışık olması gerekiyor.

S: (A) Aynada birşeyin görünmesi gerekiyor mu... (L) Aynada mı, yoksa zihin gözümde mi birşey göreceğimi sormuştum ve her ikisi dediler...
C: Evet.

S: (L) Evet, holograf gibi birşey mi yoksa kendi kafamda göreceğim birşey mi ben de bilmiyordum... Ark'ın kullanacağı herhangi özel bir teknik var mı? (A) Evet, çünkü sanırım ben herşeyi diğer insanlardan farklı yapıyorum. Bir tür trans durumuna mı girmem gerekiyor, yoksa kendi bildiğim şekilde yapabilir miyim?
C: Evet, sadece deneyi sürdürün. Göreceksiniz...

S: (L) Ark'ın üzerinde çalıştığı program ekin çemberlerini analiz etmemizi, kodlarını çözmemizi sağlayacak şekilde düzenlenebilir mi?
C: Yaklaşan macera size bu yanıtı verecek.

S: (L) Ne yaklaşan macerası? Bu kulağıma hiç hoş gelmedi!
C: Neden?

S: (L) Bilmiyorum... Bize bir maceraya gireceğimizi söylediğiniz zamanlarda, bazen bu benim macera fikrime pek uymuyor!
C: Bazen de uyuyor.

S: (L) "Yaklaşan" derken, epeyce yakın birşeyi kastediyorsunuz gibi. Çok yakın olmadıkça böyle birşey söylemezsiniz genelde...
C: Belki. [Çocukların evin girişinde içeri girip çıkma sesleri geliyor.] Bu gece çok interferans var!! Üzgünüz ama bu gecelik gitmemiz gerekiyor. Hoşçakalın.
 

4BH

#172
6 Haziran 1998, TR, JR, F___, Ark, Laura

S: (L) Merhaba.
C: Merhaba

S: (L) Bu akşam kiminle birlikteyiz ?
C: Ekokiah.

S: (L) Ve nereden bağnatı kuruyorsunuz ?
C: Kasyopya.

S: (L) Ark'ın içine dahil olmakta olduğu program projesi ile ilgili öğrenmek istediği bazı şeyler var. Görünüşe göre bu biraz gerçekleştirilmesi imkansız bir görev gibi, ona doğru yönü işaret etmek için söyleyebilceğiniz bir şeyler var mı ?
C: İlham kaynağı olarak kütüphane kaynaklarını kullansın.

S: (L) Başka bir ifadeyle kendisine bir fikir ya da ipucu verecek bir şeye bir kitapta rastlayacak.
C: Evet.

S: (L) Bundan başka bir ipucu var mı ? Bu oldukça zor bir görev...
C: Henüz işin başında, işi göz korkutucu olarak tanımlaman gerçekten ilginç.

S: (L) Yani bu benim algılamama göre tabii.
C: Bir kimse henüz üzerinde yürümediği yolun nasıl olduğunu bilir mi ?

S: (L) Hayır. Eğer yolun üzerinde seyehat etmezsen nasıl olduğunu bilemezsin. (T) Yıldırıcı ve göz korkutucu olduğunu nasıl bilebilirsin, eğer yolculuğa çıkmazsan ? (L) Oo anladım! Galiba diyorlar ki düşündüğünüzden çok daha kolay olacak.
C: Diyoruz ki : Varsayımda bulunmayı bırak!

S: (A) Şu konuda karar vermem gerekecek : ya bekleyip, bu sonbahardaki öğretmenlik işini alacağım ya da eğer bu ilk görevi tamamlayabilirsem bir başka projeyle devam etmeyi umacağım.
C: Yanıtı bulmak için araştırma yap.

S: (L) Şöyle bir durum var; öğretmenlik ile ilgili formları şu aralar doldurmak ve göndermek zorunda ve eğer bunu yaparsa, bundan daha sonra vazgeçemez ve zorunlu duruma düşer, işte bu yüzden buna şimdi karar vermek zorunda, daha sonra değil.
C: Peki öyleyse Arkadiusz' un içgüdüsü ne söylüyor ?

S: (L) İçgüdüsü diyor ki, öğretmenlik yapmak istemiyor, çünkü bu önü öldürüyor, beni de öldürüyor, bu yüzden şöyle olması daha iyi...
C: Öyleyse ?!?

S: (L) Yani açıkçası bu işi kabul edeceğini ve dolayısıyla öğretmenlik işini geri çevireceğini ve sonra da kendimizi işsiz bulacağımızı varsaymak istemiyoruz!
C: Eğer birşey birini "öldürüyorsa" ve o kişi öldürülmek istemiyorsa, o kişinin yapması gereken nedir ?

S: (L) Tamam, biliyorum. O zaman o işi yapmaz. Bu kadar basit. Peki, şimdi; internet için İsa ile ilgili sayfalarımızı gözden geçiriyordum ve İsa' nın yaşantısı hakkında verdiğiniz bazı bilgileri ve bir takım detayları inceliyordum. İsa' nın biyolojik babasının Tonatha adında bir kişi olduğunu söylemiştiniz. Daha sonra bu adamın 'Beyaz Tarikat' ya da bir başka ismiyle Ariler denilen bir grubun üyesi olduğunu söylemiştiniz. Ariler tam olarak bir tarikat olarak adlandırılamaz, peki Arilerden kurulu hangi tarikatten bahsediyorsunuz, ismi nedir bu tarikatın ?
C: Beyaz Tarikat.

S: (L) Demek Beyaz Tarikat diye adlandırılıyor. Beyaz Kardeşliği gibi bir şey mi ? [ç.n Great White Brotherhood : kökenleri Sümer ve eski Mısır' a dayandığı ve günümüzde de devam ettiği düşünülen gizli bir tarikat]
C: Beyaz tenli ve beyaz cübbe giyen kişiler.

S: (T) Biz onlara burada KKK diyoruz ! [ç.n. Ku Klux Klan, siyahi ırk karşıtı gizli ırkçı örgüt] (L) Tapınak şövalyelerine benzer bir şey mi ? Örneğin kendilerine verdikleri bir isim var mı ?
C: Beyaz Tarikat.

S: (L) Kendilerine verdikleri bu ismi hangi dilde adlandırmışlardı ?
C: Arami dili. [ç.n. eski Suriye' deki Aramiler adında eski bir medeniyetin dili]

S: (L) Öyleyse Arami dilinde nasıl söyleniyordu bilmemiz gerek. Ne tür bir öğretiyi izliyorlardı ?
C: Ortodoks hristiyan keşişlerinkisine benzer.

S: (L) Eğer hristiyan ortodoks keşişlerinkisine benzer bir yaşam sürüyorlardıysa, bu kişinin İsa' nın biyolojik babası olabilmesi için giriştiği bir takım aktivitelerle, keşişliğin yemin ve kurallarından birini çiğnemiş olmuyor muydu ?
C: Tek bir anlık düşüncesizce davranış hepsinde bağışlanabilir.

S: (L) Öyleyse Meryem bu kişinin kim olduğunu, tüm niyet ve gerekçelerini, onun bir tarikatın bir keşişi olduğunu, kendi içinde bir hipnozun aktif hale getirildiğini ve hatta onun içinde de (Tonatha) hipnozlanma olduğunu biliyordu. Meryem hakkında söylediğiniz gibi o da 1. seviyeden hipnotize edilmiş miydi ?
C: Yeterince yakın.

S: (L) O bir keşişti ve ettiği bazı yeminler vardı, sonra bu olay gerçekleşti ve çocuk ana rahmine düştü, tüm bunlar doğru mu ?
C: Êvet

S: (L) Meryem de benzer bir tarikatın üyesi miydi ?
C: Hayır.

S: (L) Bir tür tapınak bakiresi miydi ? Veya tüm hayatını bu çocuğa taşıyıcılık yapacağı günü bekleyerek mi geçirmişti ?
C: Hayır.

S: (L) Eseni topluluğunun tüm planlarının ve çalışmalarının amacının Mesih' in gelişi için bir taşıyıcıyı hazırlamak olduğu doğru mu ?
C: Hayır.

S: (L) Bu tarikatın manastırının ya da topluluğun bulunduğu yer neresiydi ?
C: Bugünki Hayfa' ya yakın.

S: (L) Çocuk, gerçekte nerede Dünya' ya geldi ?
C: [planşet çok sayıda spiral çiziyor] Nasıra.

S: (L) Demiştiniz ki, İsa seyehat etmedi ve özel öğretiler almadı, ama yine de bir şekilde en baştan özel olduğunu biliyordu, bu bilgi ona kanallanıyordu. Bunu nasıl ifade etsem ki; tam olarak hangi yaşta bu aydınlanmaya vakıf oldu ?
C: Sürekli gelişmekte olan bir şeydi.

S: (L) Demek bir süreç boyunca devam eden bir şeydi. Gerçek, biyolojik babasının kim olduğunu hiç öğrendi mi, onun Beyaz Tarikat'ın bir üyesi olduğunu ?
C: Belli belirsiz. [geneloji projesi (soyağacı) ve kan bağları üzerine aramızda tartışma]

S: (T) Laura soyağacının izini sürdüğünde ne ile karşılaşacak ? Kan bağıyla mı ?
C: Barikatlarla.

S: (L) Onlarla zaten çokça karşılaştım. (T) Başka ne ile karşılaşacak ?
C: Hüsran.

S: (L) Peki, bana tüm bu ip uçlarını verdiniz ve kan bağlarıyla ilgili herşeyi anlayacağımı söylediniz. Şimdi de bana sonuçta engellerle ve hüsranla karşılaşacağımı söylüyorsunuz, yani basit bir ifadeyle bu konuyu rafa kaldırmam mı gerekiyor ?
C: Çünkü konuya uygunsuz bir şekilde yaklaşabilirdin.

S: (L) Tüm bu kan bağı meselesini bırakayım mı ?
C: Neden ?

S: (L) Çünkü bana konuya uygunsuz şekilde yaklaşabileceğimi söylüyorsunuz ve karşıma engeller ve hüsrandan başka bir şey çıkmayacakmış ve ben de kesinlikle bunlarla karşılaşmak istemiyorum!
C: Öyleyse uygun olan bir yaklaşım tarzı bul.

S: (L) Uygun yaklaşım tarzıyla neyi kastettiğinizi bilmiyorum. Nedir uygun yaklaşım tarzı ?
C: Safhalar boyunca aşamalı olarak ilerleme.

S: (L) Uygun olan yaklaşım bu mu ?
C: Evet.

S: (T) Hangi safhalar aşamalı olarak geçilecek?
C: Bunun yanıtı en çok ihtiyaç duyduğun ipucu.

S: (T) Neyin safhaları ?
C: Öğrenmeyi besleyip büyüten keşiflerdir.

S: (L) Yani sanırım, bunu ilerledikçe keşfedeceğim. Yapbozdaki bir parçayı bulmam bir diğer parçaya yönlendirecek. Öğrenmenin tek yolu bu. (A) Orjinal soru; bu kan bağı araştırmasına devam edip etmememizdi ve hangi sebeple ?
C: Kan bağları yazgıyı gözler önüne serer. Neden bu şekilde , en ince ayrıntısına kadar örtbas edildiğini düşünüyorsunuz ki yoksa?
S: (L) [ç.n. bu soru #8211;muhtemelen celse sırasında kaydedilmediği için #8211; orijinal metinde bulunmuyor]
C: Bu sorunun yanıtı bir balonun iç yüzeyi boyunca dolanmak gibi.

S: (L) Bu da ne anlama geliyor ?
C: Yanıtın tüm olası açılarını araştır.


[ç.n. celsenin bu aşamasında (ve sonrasında) Laura ve ekibi tarafından sorulan sorular muhtemelen kaydedilmediği için orijinal metinde bulunmuyor, yalnızca Kasyopyalıların verdiği yanıtlar bulunuyor. Konu bütünlüğü sağlamadığı için bunlar atlanmıştır]

S: (L) ....(yine kaydedilmemiş soru)
C: Onu yaratan güç odağının yerine koymak için bunu bul.

S: (L) Hangi güç odağıydı bu ?
C: "Üçüncü Reich" [ç.n. Nazi Almanyası dönemi, sözde 3. Germen İmparatorluğu dönemi]

S: (L) Peki Üçüncü Reich' ı yaratan kimdi ?
C: Illuminati.

S: (L) Yani Hitler tüm kontrolü eline almasını sağlayacak bir şey bulacağını düşünüyordu...
C: Böcek ilaçlayıcısının üstesinden gelmeye çalışan bir tahta kurusu gibi.


[ç.n. orijinal metinde bu aşamada yine belirsiz soru ve kısa cevaplar bulunduğu için atlandı]

S: (L) Kan bağlarının, örtbas edilmesini gerektirecek kadar bu denli önemli olmasının sebebi nedir ?
C: 3. Yoğunluk KH olan Dünya' nızda daha önce hiç görülmemiş derecede bir hakikat ve gerçekliğin ortaya çıkmasına sebep olabilirdi.

S: (L) Ve bu hakikatin ortaya çıkmasının sonucu ne olurdu ?
C: Tutsak olduğunuza göre; gerçek sizi özgür kılardı !..

S: [kaydedilmemiş soru]
C: Bir çok olasılık mümkün

S: [kaydedilmemiş soru]
C: "Asıl tehlike" herhangi birinin iyi ya da kötü bir üne sahip olmadan çok fazla şeyi ifşa etmesi, örneğin internet sayfalarında. [ Lady Diana' nın ölümü sonrası , Diana hakkında internet sayfalarında yazılanların yankılarıyla ilgili aramızda tartışma]

S: (L) Yani , İsa' nın kan bağlarıyla ilgili yaptığım keşifleri yayınlayacağım internetteki 'İsa' sayfalarında ortaya koyacağım şeyler konusunda çok daha dikkatli olmalıyım.
C: İhtiyatlı yürü.

S: (L) Tamam, öyle yapacağım. Bu kan bağlarının orijini nereden geliyor ?
C: Oryon Bölgesi.

S: (L) Ne kadar zamandır görünürde saflığın bozulmaması için çaba sarfediliyor ?
C: Sonsuz.

S: (L) Hâlâ bunu sürdürmek için uğraştıklarını ve diğer yoğunluklardan manipülasyon yaptıklarını mı söylüyorsunuz ?
C: Bu senin keşfetmen gereken bir şey.

S: (L) Bu kan bağları, belirli bir zaman diliminde ya da belirli bir frekansın tetiklemesi sonucu aktive edilmeyi bekleyen kodonlar mı taşıyorlar ? [ç.n. kodon : DNA içerisinde, farklı nükleotidlerin 3'er adetlik farklı kombinasyonlarla oluşturdukları gen kodu]
C: Muhtemelen. Ama neden bu herkes için geçerli olmasın ?

S: (L) Peki, hepimizin DNA ları içerisinde zaman ayarlı bombalar mevcut!
C: Belki.

S: (L) Tamam, tuhaf... (A) İlla ki zaman ayarlı bombalar olmaları gerekmiyor, bunlar fitilleri başka bir şey tarafından ateşlenecek bombalar, örneğin bilgilenme gibi. (L) Durum bu mu; bu kodonları serbest bırakacak şey bilgi mi ?
C: Evet.

S: (L) Peki ya meditasyon gibi bir takım faaliyetler ?
C: Evet. Veya .... kanallama.

S: (L) Yani kanallama gerçekten de bir takım potansiyelleri aktive edip serbest bırakabilir ...
C: Bu akşam için tabağınız yeterince doldu... İyi geceler.
 

4BH

#173
13 Haziran 1998 F___, Laura, Ark

S: (L) Merhaba.
C: Merhaba.

S: (L) Bu akşam kimle birlikteyiz?
C: Verya.

S: (L) Nereden aktarım yapıyorsunuz?
C: Kasyopya.

S: (L) Öncelikle, 11 Kasım 95 celsesinde İkizler-Kova matrisinden, zodyağın 11'inci ve 3'üncü evlerinden bahsediyordunuz. 33'ün neyi temsil ediyor olabileceğiyle ilgili olarak "Medusa 11" yanıtını verdiniz. Medusa 11 o sorunun yanıtı mıydı?
C: 33'ün 1/3'ü.

S: (L) Medusa bu durumda 33'ün 11'i yani. Yani 33'ün başka şeyler tarafından temsil edilen 22'lik bir kısmı daha var, öyle mi?
C: O şekilde algılamak istersen.

S: (L) Peki algım yanlış mı?
C: Seçilen yol verimli, ama kesin hedefe ulaştırmasını bekleme.

S: (L) Medusa 11, 33'ün üçte biri, peki üçte ikisi nedir? (A) Bana göre seni bu 33 fikrinden uzaklaştırmaya çalışacaklar. 33'ün doğru bir kavram olduğundan emin değilim.
C: 33 doğru, ama anlamı karmaşık ve akışkan.

S: (L) Son zamanlarda öğrendiğime göre bu Medusa fikri bir dişi figürler üçlemesinin parçası. Bu üçlemedeki diğer iki dişi figür Kasyopya ve Andromeda veya Kasyopya ve Danae. Hangi ikiliyi seçeceğimi bilmiyorum.
C: Uyanı seç.

S: (L) Danae ve Kasyopya'nın mitik anlamda aynı varlık olabileceğini düşünüyorum...
C: Andromeda için kim konuşuyor?

S: (L) Kasyopya... yoksa Perseus mu? Onun için kim "konuşuyor" derken neyi kastediyorsunuz?
C: Eğer bilmiyorsan, ilerlemeden önce daha fazla parçaya ihtiyacın var demektir. Matematik öğretmenine eğer öğrenciler çalışmanın ilerleyişini gerçekleştiremiyorsa ne olacağını sor. Neden?

S: (L) Eğer geri kalırsan bir parçayı kaçırırsın ve asla yetişemezsin çünkü diğer parçalar uymaz, o yüzden uyan parçayı bulman gerekir.
C: Bu doğru mu Arkadiusz?

S: (A) Öğrenciler bir parçayı kaçırırlarsa, daha sonraki parçaları anlayamazlar. (L) Tamam, hikayeye göre Perseus Medusa'yı öldürmüş ve Etyopya'ya geri gelmiş. Çok güzel bir bekar kızın korkunç bir deniz yılanına sunulduğunu görmüş. Bu kız Andromeda'ymış. Kasyopya adlı aptal, kibirli bir kadının kızıymış.Deniz Tanrısı'nın kızlarından daha güzel olduğuyla övünüyormuş. Kasyopya'nın kibrinin cezası kendine değil, kızı Andromeda'ya kesilmiş. Etyopyalılar çok sayıda sürüngen tarafından yeniyormuş, ki bu Kertişleri anımsatıyor biraz, kahin ancak Andromeda canavara sunulursa bu illetin sona ereceğini söylemiş. Bu durum da kızın babası Cephus'u kızını canavara sunmaya zorlamış. Yani annesi onun başını belaya sokmuş ve babası da durumu iyice berbatlaştırmış. Herneyse, Perseus geldiğinde kız kayalık bir düzlüğe bağlanmış halde canavarı bekliyormuş. Perseus onu görür görmez aşık olmuş. Büyük yılan gelene kadar onun yanında beklemiş ve sonra da yılanın kafasını kesmiş. Oradan ayrılıp ondan sonra hep mutlu yaşamışlar. Peki Andromeda için kim konuştu... annesi ve babası. Kastettiğiniz şey bu mu?
C: Bu bir başlangıç.

S: (L) Andromeda için kim konuştu meselesinin önemi nedir? Bunun 33'ün 1/3'üyle ilgisi nedir?
C: Araştırmaların er ya da geç "net" sonuçlar verecektir.

S: (L) Tamam, yeni keşfettiğimiz ilginç şeylerden biri, Hem Hyakatuke hem de Hale Bopp'un tam bir yıl arayla 11 Nisan'da Medusa'nın gözünden, Algol yıldızı önünden geçtiğiydi. Bunun anlamı nedir?
C: Mozaiği, matrisi hatırlamanız gerek... Kuantum değişimlerin veya keşfin eşiğinde olduğunuzda, gerçeklikler tam uyumlu özelliklerini size göstermeye başlar.

S: (L) Kometlerin Medusa'nın gözünün önünden geçmesi hakkında söylemek istediğiniz tek şey bu mu?
C: Saydam, dalgalanan matris mozaiğindeki dairesel ve alçalıp yükselen bir yolculuk olarak tüm gerçekliği gözünde canlandıramıyor musun?

S: (L) Andromeda hakkında söyleyebileceğiniz başka herhangi birşey var mı? Bu arada burası ÇOK SICAK! Tamam, Medusa 11. Demek bu 33'ün 11'i. Yani üç kafa var ve bunlardan biri Medusa, öyle mi?
C: Veya iki kere iki.

S: (L) Ne demek istiyorsunuz? Anlamadım.
C: İki kere iki, aradığın kare canım. Diğer bir deyişle, mükemmel denge.

S: (L) Tamam...
C: Hayır! Düşün; bu kadar çok konudan konuya atlama, yoksa öğrenme şansını kaybedersin!

S: (L) Demek Medusa iki kafa çarpı ikiyi temsil ediyor... kare ve denge. Bu 33 fikri nereden geliyor?
C: Tüm bu 1'ler, 2'ler, 3'ler... hmmm...

S: (L) Eğer kafalardan biri Medusaysa, diğerinin adı nedir?
C: Asal sayılarınız kim?

S: (L) Asal sayılar, gizemcilerin mekanı... yoksa spesifik olarak sayıları mı kastediyorsunuz?
C: Evet.

S: (A) Kim?
C: Kim?

S: (A) Asal sayıların kim olduğunu nasıl bulabiliriz?
C: İlk 3'ü kim?

S: (L) Baba, oğul ve Kutsal Ruh mu?
C: Sayılar!!!

S: (A) İlk üç asal sayı 1, 2, 3...
C: Evet, teşekkürler Arkadiusz!!!! Laura harikalar diyarında dans ediyor; bu arada, yaratımın, varoluşun tümü 1, 2, 3'te mevcut!!! Tüm varoluşun gizli sırlarının anahtarlarını bulmaya çalışırken buna bakın... Onların içinde bulunuyorlar. 11, 22, 33, 1/2, 1/3, 1, 2, 3, 121, 11, 111, 222, 333 vb! Anladınız mı?!?!

S: (L) Tüm varoluşun sırlarının 1, 2 ve 3'ün ve bunların varyasyonlarının içinde bulunduğunu söylerken, burada ne tür sırlardan bahsediyoruz?
C: Tüm sırlar.

S: (L) Listenin en üstünden iki tanesini söyler misiniz, böylece nereye gittiğimizi anlayabiliriz.
C: Bunu kendin de yapabilirsin!

S: (A) Fiziğin sırlarından mı bahsediyoruz?
C: Evet.

S: (L) Şifreli kelimelerin sırlarından mı bahsediyoruz?
C: Evet.

S: (A) Fibonacci dizisinden mi bahsediyoruz?
C: Evet.

S: (A) Sürekli fraksiyonlar?
C: Evet.

S: (A) Herşey...
C: Evet.

S: (L) Bu bilgiyi faydalı bir şekilde nasıl kullanabiliriz?
C: Kullanıyorsunuz.

S: (L) Nasıl kullanıyorum?
C: Alarak.

S: (L) Bu noktada bu Medusa konusuna devam etmemiz gerekiyor mu?
C: Takıntı yapmaya başlıyorsun. Yanıtlar bitmiş tabloda bulunuyor, fırça darbelerinde değil.

S: (L) Tamam. Sıradaki konuya geçiyorum. "Işık frekansını aramak", "Rhineland'daki hayal edilmemiş hazineler" konusu. Aradığımız şeyin Liechtenstein olabileceği sonucuna vardım... Orada Triesen adlı küçük bir kasaba var.
C: Stein ne anlama geliyor; "taşta yazılı" mı?

S: (L) Kutsal Kase'de taş var, felsefe "taşı" var. Yani yaklaşıyor olabiliriz.
C: Einstein ne anlama geliyor?

S: (L) "Tek taş". Triesen, Rhine ile Alp dağları arasındaki güzel bir kırsal yerleşim. Constance Gölü yakınında Lawena alpi var ve İsveçin St. Gallen kantonu. "Galle"de görümülü birşeyden bahsetmiştiniz ve burası birbiriyle alakalı tüm hususların bir araya geldiği bir nokta gibi görünüyor...
C: Doğru iz olabilir mi? İyi görünüyor.

S: (L) Alfalfa tarlalarının tüm bunlarla ilgisi nedir? Alfalfayla ilgili hiçbir şey yok...
C: Germen dağlarında hiç alfalfa olmadığını mı düşünüyorsun?

S: (L) Aradığımız şeyi bulmak için Liechtenstein'a mı gitmemiz gerekiyor?
C: Sabırlı ol... İpuçları güzel şekilde ilerleyecek. Kanarya Adaları'nı hatırlıyor musun?

S: (L) Evet, hatırlıyorum. O pek çok şeyi açıklıyor. Şu anda olduğu gibi kuantum sıçraması zamanlarında parazit bulaştırılan, müdahale edilen soylardan bahsediyorsunuz. Bu konuyu tekrar okudum ve görünüşe göre bu tekrarlanan bir döngü. Tours'lu Aziz Gregory'nin geçmişini okuyunca gerçekten ilginç şeylerle karşılaştım; gökyüzünde ışıklar, vebalar, tekrarlanan hava olayları... 590'da gökyüzünde "yılan gibi bir ışık"... "bulutlardan düşen yılanlar..." Göklerde dolaşan ateşli küreler ve güneş tutulması. Bu astronomik olayları çok sert bir iklim izlemiş ve bu da vebayı getirmiş... Soylara parazit bulaşması, müdahale edilmesi derken bunlardan mı bahsediyoruz?
C: Belki, daha fazla ipucu ara.

S: (L) Neyi aradığım konusunda bir fikrim olabilmesi için doğrudan söyleyebileceğiniz spesifik birşey var mı?
C: Dalgalanan matris/mozaik. Daha fazlası için bekle... ve iyi geceler.
 

4BH

#174
20 Haziran 1998 F___, C___, Ark, Laura

S: (L) Merhaba.
C: Merhaba.

S: (L) Bu akşam kimle birlikteyiz?
C: Başka bir tabla seç. [ouija tablasında hareketi zorlaştıran kabartılar vardı. Değiştirdik.]

S: (L) Umarım bu daha iyidir.
C: Olorra.

S: (L) Nereden aktarım yapıyorsunuz?
C: Kasyopya.

S: (L) İlk soru. Cohane'nin The Key (Anahtar) adlı bu kitabında Sahra Çölü'nün Hoggar bölgesindeki bir kayada bulunan çizimden bahsediliyor. Çizimlerden birinde bir adam ve etrafında da diğer çeşitli figürler var. Adamın yüzü yok. Yüzünün olması gereken yerde paralel kahverengi veya siyah renkte çizgiler var. Bu çizgiler bir yatağın destek çubuklarına ve bir barbekünün ızgarasına benzetiliyor. Sonra deniyor ki, "Batı Hint adalarında ve Kuzey Amerika'da Kızılderililer, en hayati başarılarından biri olarak, hem yatak, hem de bir pişirme aracı görevi gören bir alet yaptılar. Yerden bir metre yüksekte diktörtgen biçiminde bir metal çerçevesi ve çerçeve içinde de tıpkı modern bir yatağın destek çubukları gibi çubukları vardı. Kızılderililer etlerini açık ateşte bu ızgara üzerinde pişirirdi ve ateş söndüğü zaman da kendilerini battaniyelere sarıp bu korların üzerindeki ızgaranın üzerinde yatarlardı. Göçmen halklar için bu nesne hayatlarının merkezindeydi. Bu alette sadece yemek pişirip yatmadılar, aynı zamanda çocuk yaptılar. Bu basit icat, bugün barbekü dediğimiz şey haline geldi." Herneyse, gösterilen bu tanrı figürünün yüzündeki koyu renk çizgilerin, demir manyetitiyle, beyindeki manyetitle veya kafadaki bir tür enerji geçişiyle ilgili olabileceğini düşündüm. Yorumda bulunabilir misiniz?
C: Daha spesifik olman gerekiyor.

S: (L) Bu koyu renk çizgiler demiri mi yoksa demir manyetitini mi temsil ediyor?
C: Bazı soruların yanıtları nadiren bu kitaptaki kadar hazır bir şekilde sunulur.

S: (L) Haklısınız! Beni uçurdu! Yani yanıt barbekü tanımına çok yakın, öyle mi?
C: "Barbekü"den bahsetmiş olmaları ilginç, çünkü tanımlanan çizgiler, altta ateş yanarken bir kişinin yüzünün barbeküye bastırılması neticesinde meydana gelen "ızgara" izlerini de gösteriyor olabilir!

S: (L) Bu ateşlerin kaynağı nedir? Özellikleri?
C: Ateş üzerinde yürüyenler sana bunu söyleyebilir.

S: (L) Izgaranın özelliği nedir? Somut, demir bir cisim mi, yoksa demirin içsel etkisi mi?
C: Her ikisi.

S: (L) Bu neden yüzdeki koyu çizgiler olarak temsil ediliyor?
C: Biri utandığı zaman artık görünmez, sadece görür...

S: (L) Bu çizimin, utanarak yüzünü saklamanın temsili olduğunu mu söylüyorsunuz?
C: Daha çok saklanmak gibi.

S: (L) Yüzünde bu çizgiler bulunan tanrı kimi temsil ediyordu?
C: Bireyselden ziyade kolektif.

S: (L) Bireysel bir tanrıdan ziyade kolektif... (C) Tanrı olduğunu nereden biliyorsun? (L) Çünkü... Hayır, bilmiyorum. Sadece çok büyüktü. Nefilimlerden biri miydi?
C: Konu Nefalim'e geldiğinde, tüm referanslar ortak bir efsaneye işaret ediyor.

S: (L) Bu figür Hoggar bölgesinin bereket tanrısı mıydı?
C: Akdeniz bölgesiyle, özellikle Malta'yla ilgili daha fazla kaynak okuman iyi olur.

S: (L) Malta'yı en az üçüncü kez gündeme getiriyorsunuz. Malta'da arayacağım birşey var. Okuduğum çeşitli kaynaklarda belirli tarihlerin sürekli olarak belirli konularla ilişkilendirildiğini, bir işaret olarak kullanıldığını görüyorum. Tarihler belirli ritüellerle, belirli gruplarla, gizli topluluklarla, çeşitli eski konularla ilişkilendiriliyor sürekli. Örneğin 17 Ocak meselesi. Çok önemli bir gün gibi görünüyor. Bu tarihler ile yoğunluklar arasındaki belirli enerji alışverişleri arasında tekrarlanan bir ilişki olup olmadığını sormak istiyorum. Bu tarihler yoğunluklar arasındaki bir alışveriş döngüsüne mi işaret ediyor, veya kapıların daha kolay açıldığı bir durum yaratan döngülerin tarihleri mi?
C: Tarihler yalnızca birer işaretleyici.

S: (L) İnsanlara önemlerini hatırlatan işaretler mi?
C: Eğer "tarihleriniz" olmasaydı herhangi birşeyi hatırlar mıydınız?

S: (L) Sanırım hatırlamazdık. Bu 17 Ocak'ın hatırlattığı şey nedir peki? Çok önemli bir olayın derin bir anısı gibi görünüyor.
C: Mayalar'ı incele.

S: (C) 52 yıllık döngüleri vardı.
C: Aynı zamanda 365 günlük döngüleri.

S: (L) Evet, çeşitli döngüleri vardı. (C) 17 Ocak bir döngünün başlangıcı mıydı?
C: Neyin ve ne zaman olduğunun ölçümü.

S: (L) 17 Ocak'ta ne oldu?
C: Mayalar'ı incele.

S: (L) Ama 17 Ocak simya metinlerinde tekrarlanıyor...
C: Ve belki bağlantıyı görebilirsin. Simyacılar neden Mayalar / Mısırlılar tarafından tablolaştırılan sırları biliyorlardı sanıyorsun?

S: (L) Bir tür matematiksel tablo oluşturdular ve bu 17 Ocak o tabloya uyuyor, öyle mi? Bir sırrı ortaya koyması bununla mı ilgili?
C: Bir başlangıç.

S: (L) Demek bir tablo var... hmmm... Tamam, şimdi... uzun bir süredir bel etrafına bir şerit bağlamanın nedenini merak ediyordum. Pek çok gizli toplulukların da bir simgesi bu. Bele bir bağ bağlamanın anlamı neydi?
C: Denge.

S: (L) Bir şerit nasıl dengeyi simgeler?
C: Bedenin manyetik alanı.

S: (L) Bunun bele bir şerit bağlamayla ilgisini anlamadım. Şerit bedenin manyetik alanını mı dengeliyordu veya dengelemesi mi bekleniyordu?
C: Sembolizma.

S: (L) Bununla ilgili başka birşey daha olsa gerek... Önemli, sembolik birşeydi ve Mason önlüğü giymeyle de ilgili... (C) Belki de daha büyük bir giysinin simgesidir. (L) Herhangi bir yorum?
C: Gerek yok.

S: (L) Tamam. Başka birşey daha var; beş katlı bağ. Mayalar'ın, bağlanmış bir adamla ilgili çok meşhur bir figürleri var. Buna domuz-bağı da deniyor. Ayakları ve elleri birbiriyle bağlanıp sonra da kafaya bağlanıyor. Bedenin beş parçası bir araya getiriliyor. Bu ritüel bir faaliyet veya bunun bir sembolü olarak görülüyor. Bu ne anlama geliyor olabilir? Masonlardaki boyna bağlanan ip de bunun kalıntısı.
C: Mason ritüellerini araştırman gerekiyor.

S: (L) Araştırdım. Ve bundan bahsediyorum. Tüm görebildiğim, Piramit Metinleri'ndeki "ağzın açılması" seremonisinin yeniden canlandırılması. Bu bağlantıyı neden kurmadılar? Yaptıkları şey açıkça bu.
C: Kimin?

S: (L) Masonların. İnisiyasyondan geçerken. Ritüellerin bir tanımını okudum ve sanırım orayla ilişkili. Bu Hiram'ın öldürülmesinin bir yeniden-canlandırması mı? Hayır, uymuyor... Bunun hakkında söylemek istediğiniz başka birşey?
C: Mason ritüellerini daha fazla araştırman gerektiğine dair yorumda bulunduk zaten.

S: (L) "Holy Blood, Holy Grail" (Kutsal Kan, Kutsal Kase) kitabında, Tapınakçıların tutuklanması sırasında ele geçirilen cisimler arasında bir kadının altın veya gümüşle süslenmiş kafatası da varmış ve üzerinde "Caput LVIIIm" yazısı var. Bu da ya 58 m demek oluyor, ya da eğer m 1000 anlamındaysa, binden 58 çıkarıldığında 942 oluyor. Veya 58 ve Başak simgesi de olabilir. Bu üç fikirden hangisi?
C: 942.

S: (L) 942 neyle ilgili?
C: Bu konuyla ilgili ipucu için nümerolojik verileri kullan.

S: (L) 6 oluyor. 6 sayısı bizi nereye götürüyor?
C: İki ve üç gruplamaları.

S: (L) Nasıl yani?
C: 2x3, 3x2.

S: (L) Bu kafatası hakkında söyleyeceğiniz başka herhangi birşey?
C: Kaput neyi simgeliyor?

S: (L) Kafa mı? Veya tamamlanmış mı? Birşeyin sonu. Kafatası kime aitti? Bir azize veya şehit olduğu söyleniyor.
C: Görüyorsun ya Laura, doğru yoldasın ama bu tür saptırıcılara eğilimin var.

S: (L) ... Tapınakçılar tarafından tapılan ve "Bafomet" dendiği iddia edilen kafa neydi?
C: Geçişin kahini.

S: (L) Bu ne anlama geliyor?
C: Hatırla, Tapınak Şövalyeleri'nin sırları, sonsuza kadar yanan lambaların kılavuzluğuyla gidilen mağaralarda saklandı.

S: (L) Tamam, bir sonraki soru. Bu Ophiuchus, yılancı, sizin "Trent'in taşıyıcısı" dediğiniz şeyle aynı mı?
C: Yakın.

S: (L) Sanırım bunu kısmi bir yanıt olarak kabul etmem gerekiyor, neden kendimi sıkıyorum ki?! Tamam, şunu sorayım; bu kutsal soy meselesini araştıran bu adamlar, tüm ilgiyi belirli bir soy üzerinde, iddiaya göre İsa'dan Meroving krallarına uzanan soy üzerinde odaklıyorlar. Pierre Plantard kendi doğrulamalarına dayalı olarak aşağı yukarı bir soy ağacı oluşturmuş. Bu Pierre Plantard bizim ilişkili olduğumuz soyun gerçek bir taşıyıcısı mı?
C: Kısmen.

S: (L) O halde bana öyle geliyor ki, burada aradığımız şey soyların birleştiği yerler... Bu soylar tanrı figürleriyle simgeleniyor. Odin'in çocukları gibi ve biz de bunların birleştiği bir yer arıyoruz, doğru mu?
C: Evet.

S: (L) Bu birleşimin ürünü olan bir bireyin ne tür karakteristikleri olabilir?
C: Açık renk ten ve çukur çene.

S: (L) Ark da F___ de çukur çeneli ama C___ ve ben değiliz!
C: Bu özelliklere sahip herkesin o soydan olduğunu söylemiyoruz!

S: (L) Yani o soydan olup bundan farklı bir görünüşe sahip olanlar da var, öyle mi?
C: Evet.

S: (L) Dünyada bu "birleşik" soylardan olan kaç kişi var?
C: 7367. Soyun üyeleri arasında iletişim için uçurtmalar kullanılırdı.

S: (L) Uçurtmalar mı?! Uçurtmaların bununla ne ilgisi var? Çıldırtacaksınız beni! Kağıt uçurtmaları mı kastediyorsunuz?
C: Evet. Kağıt, odun ve ip.

S: (C) Dumanla mesajlaşma gibi mi? (L) Ama uçan bir uçurtma nasıl... (C) Eğer üzerinde belirli bir sembol varsa...
C: Ve şekil.

S: (L) Hangi şekil?
C: Hayır, şimdi değil.

S: (C) Belki de yarık çene şeklindedir? [Gülüşme] (L) Açık renkli, çukur çeneli... (C) Evet. Peki yağmur yağarken nasıl haberleşiyorlardı? (L) Evet, ve geceleyin? Üzerlerine ateş mi ekliyorlardı? Uçurtmaları yakıyorlar mıydı? (C) Demek bu insanlar o soydan olduklarını biliyorlardı ve birbirleriyle temas kuruyorlardı, öyle mi? (L) Yoksa bu o soydan olanların uyanışıyla ilgili, geleceğe yönelik birşey mi?
C: Evet.

S: (L) Yanıtların hepsi mi? Yoksa sadece ikinci kısım mı?
C: İkinci kısım.

S: (L) Gidip uçurtma uçurmamız lazım... (C) Belirli bir şekil ve sembolü olan bir uçurtma...
C: Uçurtmaları araştır. Keşif mi istiyorsun? "Hazine" Avına hazır ol.

S: (L) Çok teşekkürler!
C: Bu araştırmalar seni enerjilendiriyor Laura!

S: (L) Evet, doğru. Doğru şeyleri bulduğum zaman beynimde küçük enerji patlamaları yaşıyorum sanki... (A) Bu uçurtma konusunu anlamadım. Uçurtmalar kendi kendine uçmuyor, bir ip üzerinde uçuyor. Uzak mesafelerden onları göremezsin. Yalnızca birkaç kilometre içinde. Sadece birkaç kilometre mesafedeki biriyle bu şekilde haberleşmenin anlamı nedir?
C: Uçurtmalar bırakılabilir de!

S: (A) Bıraktığın zaman düşer! Olayın teknik yönlerine takılmadan önce bekleyip bu ipuçlarının nereye kadar gittiğini anlamamız gerekiyor sanırım. Belki bir çeşit işarettir.. Bildiğimiz uçurtmayla mı ilgili, uçurtmalara yapılan bir referansla mı ilgili, uçurtma resmi mi... oyma mı... Eminim ipuçları buluruz...
C: ... Şimdilik gitmemiz gerekiyor. Hoşçakalın.
 

4BH

#175
27 Haziran 1998 F___, Laura, Ark

S: (L) Merhaba.
C: Merhaba.

S: (L) Bu akşam kimle birlikteyiz?
C: Honora.

S: (L) Nereden aktarım yapıyorsunuz?
C: Kasyopya.

S: (L) Geçen hafta C___ buradaydı ve Kuzey Karolina'ya gitmek ve orada birkaç celse yapmak için hazırlık yapmamızı önerdi. Bunu tavsiye edip etmediğinizi öğrenmek istiyorum.
C: Hayır.

S: (L) Neden?
C: Enerjiniz burada.

S: (L) Bunu tavsiye etmemenizin başka nedenleri var mı?
C: Lojistik.

S: (L) Evet. Kuzey Karolina'dan bahsetmişken, Tommy'nin ölümüyle ilgili birşey sormak istiyorum. Oraya taşınmaları ile Tommy'nin ölmesi arasında herhangi bir ilişki var mı? Herşeyi hazırladılar, düzenlediler, ev inşa edildi falan ve Tommy öldü. Bir keresinde o taşınma ile onun ölmesi arasında bir ilişki olduğunu söylemiştiniz. Bu ilişki nedir?
C: Arzusu gerçekleşti ve böylece yolun da sonuna geldi.

S: (L) Arzularının gerçekleşmesi dışında herhangi bir bağlantı var mı?
C: Hayır.

S: (L) Yani istediği şeyi elde etti ve gitti. Bu konuda sorabilecek başka birşey bulamıyorum...
C: Karısı orada dağılmış durumda.

S: (L) Ne gibi?
C: Oraya sadece kocası nedeniyle bağlanmıştı. O da artık orada olmadığı için karısında içsel bir yırtılma meydana geldi.

S: (L) Bu içsel yırtılmanın sonucu ne olabilir?
C: Yeni bir eş bulana kadar içe kapanır.

S: (L) Zararlı bir durum mu?
C: Evet. Neden buraya dönüp duruyor sence? Oraya o kadar "yerleşmiş" biri için biraz fazla sayıda dönüş yapmıyor mu?

S: (L) Dönmek için nedenleri var. Yapması gereken işler var. Ailesi burada. Çok çeşitli nedenlerle geliyor. Ama orada yaşamak istiyor. Evi orada.
C: Bu durum değişmedikçe tamamen yıkıma gitmesi işten bile değil.

S: (L) Bu çok abartılı bir yorum! Onun gibi biri için.
C: Öyle mi...?

S: (L) C___ dağları tercih ediyor çünkü dağlarda doğdu. Gelişim yıllarını dağlarda geçirdi. Ona göre dağlar doğal yaşam yeri. Huzurlu, güzel, sakin, yeşil.
C: Dağlar doğal yaşam yeri mi?

S: (L) Ona göre. Çocukluğunu dağlarda geçirmiş. Orada kendini evde gibi hissediyor. Ve kimsenin buna karşı söyleyebilecek birşeyi olamaz.
C: Hayır.

S: (L) Tamam. Geçen Cumartesi gecesi celsesine katıldıktan sonra neden o kadar uzun ve ağır bir şekilde uyudu? Bunun katıldığı o celseyle herhangi bir ilgisi var mı? Varsa, neden?
C: Evet, titreşim frekansı uyumlanması.

S: (L) Bu faydalı mıydı?
C: Evet.

S: (L) Başka celselere de katılması onun için faydalı olur mu?
C: Elbette.

S: (L) Birşey daha sormak...
C: Kader araya girecek.

S: (L) Bu durumda şunu soracağım; eğer bir kişinin bir hayat planı varsa ve o veya bu nedenle o planı izlemiyorsa, olumsuz, yıkıcı şeyler mi olur?
C: Evet.

S: (L) Eğer C___ Tommy'yle evliyken daha doğrudan bir arayış modunda olsaydı, belki Tommy bu kadar erken ölmeyebilir miydi?
C: Bir kere evlilik doğru bir evlilik değildi.

S: (L) Tommy onun hayatının aşkıydı!
C: Kanser de bunun kanıtı. Nispeten genç yaştaki kaç karı kocanın kısa bir süre içinde böyle hastalıklar yaşayabileceğini düşünüyorsun?

S: (L) O anlamda, evet vücutlar içte olan birşeyleri sesli olarak konuşuyorlar. Bilinçli zihinlerin hiç kabul bile etmediği şeyler. C___ kendi meselelerine bakmama konusunda neden bu kadar inatçı? Kendi tanımladığı şekliyle neden "kişilik miti"ni tercih ediyor?
C: Bazı ruhlar sürekli olarak bazı idealleri kovalar; seçtikleri yol için tamamen yıkıcı olsa bile. Destekleyici ipuçları için doğum haritasını incele.

S: (L) "Kader araya girecek" konusuna dönelim... bir ipucu verebilir misiniz?
C: Gerçekten bilmek istiyor musun?

S: (L) Evet! Ama eminim söylemeyeceksiniz. Hırslı değilim, tüm cevabı istemiyorum, sadece küçük bir ipucu. Kavrayabilirim.
C: Zorlayıcı durumlar. Çıkmazlar.

S: (L) ...Daha önce birkaç kez sormayı unuttum... Çok tuhaf bir metabolizmam var. Biliyorum, bir keresinde, bu işi yapmaktan vazgeçmem için veya bunu engellemek için diğer yoğunluklardan tiroidim üzerinde engelleyici etkiler yapıldığını söylemiştiniz. Bunun sonucu olarak, günler boyunca neredeyse hiçbir şey yemememe rağmen hala kilo alıyorum! Neden?
C: Çünkü üçüncü yoğunluk frekansını değiştirdin.

S: (L) Peki ne yapmam gerekiyor? Yemeyi tamamen bırakmam mı gerekiyor?
C: Seçtiğin dengeleyici mekanizmanı değiştirdin.

S: (L) Seçtiğim dengeleyici mekanizmayı ne değiştirdi?
C: Öncelikle, seçtiğin dengeleyici mekanizma nedir?

S: (L) Bedenimle ilgili fiziksel birşeyi mi kastediyorsunuz?
C: Yakın.

S: (L) Bilmiyorum. Jimnastik salonuna gitmek mi?
C: Hayır.

S: (L) Çalışma şeklimle ilgili birşey mi?
C: Hayır. Vücuda alınan birşey.

S: (L) Tiroit hapları mı?
C: Hemoglobin seviyelerini arttıran madde.

S: (L) Ne?! sigarayı bırakmış olmamdan dolayı mı?
C: Evet.

S: (L) Sigara içmek nasıl oluyor da dengeleyici bir mekanizma oluyor?
C: Metabolizmayı hızlandırıyor ve daha fazla besin alımı ve sindirimine müsaade ediyor.

S: (L) Yaptığım diyette zaten neredeyse hiçbir şey yemiyordum! Anlaşılan yemek yemeyi tamamen bırakmak zorunda kalacağım!
C: Ya da nikotini geri getir.

S: (L) Bu olmayacak! İşe yarayacak başka birşey yok mu?
C: Hayır.

S: (L) Yani aslında nikotinin benim için iyi olduğunu mu söylüyorsunuz?
C: Evet. Nikotin olmadan kilo sorunların devam edecek, çünkü bunu dengeleyecek şekilde besin alımını azaltamayacaksın. Sigaraya neden başladın sanıyorsun?

S: (L) Arkadaşlarımla daha iyi uyuşmak için içtiğimi düşünüyordum.
C: Hayır.

S: (L) Nikotin başka ne yapıyor?
C: Savunmayı güçlendiriyor.

S: (L) Ne tür?
C: Bağışıklıksal.

S: (L) Başka bir şey?
C: Nörotransmiterleri uyarıyor. Daha az uyku yeterli oluyor.

S: (L) Bu herkes için geçerli mi?
C: Hayır.

S: (A) Ne kadar nikotin gerekli?
C: Günde 100 mg. (ç.n.: kilo sorunu olduğu için bu oran özellikle Laura için önerilen miktar olabilir.)

S: (A) Hap şeklinde olabilir mi?
C: Sigara, nikotini beyin dokularına en etkili şekilde aktarıyor.

S: (L) Gerçekten çok rahatladım! Demek sigaraya duyduğum istek bir "sigara cininin" etkisi değilmiş! Gerçekten endişelenmeye başlamıştım.
C: Bu profile uyanlar, sigara içmeyi tamamen bırakmayı neredeyse imkansız bulur.

S: (L) Yani sigara içmekten gerçekten fayda gören insanlar var?
C: Genetik bilimi bunun kanıtlarını sunacaktır.

S: (L) Sigara içmeden önce ve sonra DNA'da görülebilen değişiklikleri mi kastediyorsunuz?
C: Yakın.

S: (L) Bu F___ için de geçerli mi?
C: Evet.

S: (L) Neden biz?
C: "Profillerinizin" bir parçası.

S: (L) Son zamanlarda normalden daha fazla mide sorunları yaşamamın nedeni de sigarayı bırakmış olmam mı?
C: Evet.

S: (L) Sigaranın midemi rahatlattığını hep fark ediyordum. Bağırsaklarımı da canlandırıyordu... (F) Evet. (A) Burada asıl mesele sayı. Miligram olarak... (L) Bu günde kaç sigaraya tekabül ediyor?
C: 20.

S: (L) Hiç o kadar içmemiştim! Günde 15 tane falan..
C: Hayır.

S: (L) Kendimi 15 taneyle sınırlamıştım!
C: Ama değildi.

S: (L) Ark'ın sigara içmesi gerekmiyor, değil mi?
C: Hayır. Profiline uymuyor. Onun sigaraya başlamak için "çalışması" gerekti.

S: (L) Öyle mi (A) Evet, muhtemelen öyleydi. (L) Peki neden başladın? (A) Kendine kızgınlık gibi birşeydi. (L) Ark yaptığınız açıklamalardan pek memnun olmadı.
C: Üçüncü yoğunlukta hayat bazen üzücü açıklamalar içerir.

S: (L) Gerçekten sigara isteğimin bir yapışık ruhun etkisi olduğunu düşünmeye başlamıştım...
C: Hayır.

S: (L) Tamam, bacaklarımda bir elektrik akımının oluşması hissini duyuyorum ve bu enerjiyi boşaltmak için ne yapabileceğimi sormak istiyorum. Tüm kaslarım sert ve rahatsız.
C: DNA gelişimi nedeniyle meydana gelen moleküler değişimler.

S: (L) Bir soy kütüğü programı bulduk, tüm verileri yüklüyorum ve sanırım birşeyler bulacağım. Knight sülalesini araştırmamı söylemiştiniz. 1325'lerdeki Willielmo Knyght'a kadar gittim ama neyi aradığımı bilmem gerekiyor. Diğer tüm o sülaleler, garip insanlar, garip olaylar...
C: Figürleri buldun, şimdi analiz et.

S: (L) Analiz. Bu figürlerde neyi görmem gerekiyor?
C: Figürler insanlar.

S: (L) Bu Knyght isimli adamın bu ismi almasının nedeni bir Tapınakçının çocuğu olması olabilir. Tapınakçıların dağıtılmasından sonra bu soyadı alıp insanların arasına karışmış olabilir. Veya asıl soyadını gizlemek için de yapmış olabilir. Bir insan neden bu ismi alır ki? Kendini gizlemek üzere gerçek soyadını değiştirmek istemedikten sonra?
C: Doğru.

S: (L) Peki hangi yönde gitmeliyim? Bu adam kimdi? Neydi? Birden mi ortaya çıktı?
C: Araştır.

S: (L) Araştıracağım. Ark size kızgın, farkındasınız değil mi? Tanımladığınız bu hastalıklı profilin, mekanizmanın evrimsel avantajı nedir?
C: Bunun "hastalıklı" olduğunu kim söylüyor?

S: (L) Çünkü normal değil. Çok sıradışı. Karşılaştığım kilo sorunlu hemen herkesin fazla yeme problemi de var ama bende o da yok!
C: "Cat" için bu daha iyi bir metabolizma... Pardon bu bir kısaltma denemesiydi!

S: (L) Neyin kısaltması?
C: Tahmin et.

S: [Gülüşme] (L) İlk kelime "kanallama" mı? (ç.n.: "channelling")
C: CAT...

S: (L) Sonraki harf nedir?
C: "Post cat aclysmic" dünyaya ne dersin? (ç.n.: "post catacylsmic world" : "afetler geçirmiş dünya" veya "dünyanın afetler geçirdikten sonraki hali." Sonraki yanıtlardan anlaşıldığı kadarıyla 3. yoğunluğu tekrarlayacak olma durumunda dünyanın karşılaşılacak olan hali kastediliyor.)

S: (L) Ark'ın metabolizması öyle değil... Felaketler sonrası dünyada onsuz kalmak istemiyorum...
C: O zaman yiyeceklerini ona verirsin.

S: (L) Hangi yiyecekleri?
C: Söz konusu durumla karşılaşman durumunda sahip olacağın yiyecekleri.

S: (L) Yıkılmış, mahvolmuş bir gezegende mi yaşıyor olacağız?
C: Bu her zaman bir olasılık.

S: (L) Web'de yazıştığım bazı insanlar var ve bana Pasifik Okyanusu'na giren dev bir UFO'nun görüldüğü yönünde güvenilir bir raporları olduğunu söylediler. İddiaya göre Donanma bu olayı izlemiş. Pek çok ilginç şey oluyormuş. Bu hikaye doğru mu?
C: Web'deki verinin çıktısını al, ve yanıt için kendin analiz et.

S: (L) Bunun "içeriden" alınmış bir bilgi olduğunu ve web'de bulunamayacağını söylüyorlar...
C: Eğer onlarda varsa sana mail'leyebilirler. Eğer onlarda yoksa, başka bir yerde bununla ilgili birşey bulamazsın, evet.

S: (L) Eğer gerçekten öyle bir UFO varsa ve gerçekten Pasifik Okyanusu'na girdiyse, bu hangi dünyadışı gruba ait olabilir?
C: Oryon KH.

S: (L) Peki bu aracın büyüklüğü nedir?
C: Çapı 20 km.

S: (L) Öyle bir UFO'da kaç dünyadışı varlık bulunduruluyor olabilir?
C: 60.000.

S: (L) Şu anda nerede peki? Hala Pasifik'in dibinde mi?
C: Zeminin altında.

S: (L) Peki o aracın planı nedir? O aracı kullanan varlıkların planları?
C: Fazla karmaşık.

S: (L) Donanma veya diğer kurumlar onun orada olduğunun farkında mı?
C: Belki.

S: (L) İzleniyor mu?
C: Belki.

S: (L) Herhangi bir temas oldu mu?
C: Web'daki bağlantından daha fazla bilgi iste.

S: (L) JM son zamanlarda tam bir uyanış yaşadı. Çok dua ediyordu, bir iş bulacaktı, "New Age" öğretmenlerinin tavsiye ettiği herşeyi yapıyordu ve sonra herşey tersine gitti. Tanrının olmadığına, temel olarak umursamaz bir evrende sürüklenmekte olduğuna karar verdi. Bu belki doğru yönde bir başlangıç olabilir ama, bu durumla ilgili söyleyebileceğiniz herhangi birşey var mı?
C: Varolan herşey / tek şey derslerdir. Kişi bunu anladığı zaman, mevcut olmayan ve gereksiz güvenlik ağını aramayı bırakır.

S: (L) Son bir soru: Psikomantiyum için bir zaman planlaması yapıyorum. Bana optimum bir zaman ve program önerebilir misiniz?
C: Akşamın ortalarında ve dolunaya ve yeni aya yakın zamanlarda.

S: (L) Tamam, teşekkür ederim... İyi geceler.
C: İyi geceler.
 

4BH

#176
4 Temmuz 1998 F___, Ark, Laura

S: (L) Merhaba.
C: Merhaba.

S: (L) Bu akşam kimle birlikteyiz?
C: Higura.

S: (L) Nereden aktarım yapıyorsunuz?
C: Kasyopya.

S: (A) Kozmoloji hakkında birşeyler yazmaya çalışıyorum ama yaklaşan olaylarla ilgili bazı sorularım var. Öncelikle, güneş sistemine yaklaştığı söylenen, güneşin ikizi olan kahverengi yıldız var. Mümkünse bu yıldızın yörüngesinin ayrıntılarını, ne kadar uzakta olduğunu, hızını ve ilk olarak ne zaman görüleceğini öğrenmek istiyorum. Bunu bilebilir miyiz? Yörüngesi itibariyle?
C: Düz eliptik.

S: (A) Peki ne kadar yaklaşacak?
C: Mesafe, tanığın konumunun kesişim yörüngesi gibi başka faktörlere dayalı.

S: (L) Dünyaya en fazla ne kadar yaklaşabilir... (A) Güneş sistemi... (L) Evet, ama güneş sisteminin hangi parçası? Dokuz gezegen var... Hangisi? (A) Anladığım kadarıyla bu kahverengi yıldız Oort bulutuna girecek... (L) Sanırım Oort bulutunun o yıldızın çekiminden dolayı savrulduğunu söylemişlerdi...
C: Yörünge yolculuğunda Oort bulutundan geçiyor. "İçeri" doğru yolculuğunda bunu yaptı bile.

S: (A) Yani Oort bulutuna zaten girdi mi?
C: Oort bulutundan geçti.

S: (A) Yani daha fazla yaklaşmayacak...
C: Oort bulutunun yörünge düzlemi güneş sistemine yaklaşık 820 milyar km mesafede.

S: (L) 820 milyar km bize biraz zaman veriyor! (A) Evet ama öğrenmek istediğim şey... bu Oort bulutu güneş sistemi etrafında, ve bu kahverengi yıldız oradan geçtiğine göre... (L) Güneş sistemimize girmiş mi olmalı? (A) Hayır, geçip artık uzaklaşıyor da olabilir. Giderek yaklaşıyor mu, yoksa yaklaşmıyor mu? Şu anda yaklaşıyor mu?
C: "Ana yıldızıyla" birlikte güneş sistemi, partneri olan bir "kahverengi" yıldız etrafında dönüyor.

S: (A) O halde bu ikiz yıldızın kütlesi çok daha...
C: Az.

S: (A) Az mı?
C: Düz, eliptik bir yörünge düzleminde koordinasyon içinde hareket ediyorlar. Kahverengi yıldızın yakın geçişlerinde güneş sisteminin dış kısımları etkileniyor. Bu durum, dış gezegenleriniz ve uydularıyla ilgili olarak son zamanlarda keşfedilen anomalileri de açıklıyor.

S: (A) Anladığım kadarıyla güneş ile bu kahverengi yıldız arasındaki mesafe zamanla değişiyor. Eliptik yörünge durumlarında bir günberi (perihelyon) ve günöte (aphelyon) olur. Bu kahverengi yıldız ile güneş arasındaki en yakın mesafe ne kadar olacak, veya ne kadardı? Perihelyonu nedir? Bunu yaklaşık olarak da olsa bilebilir miyiz? Bir ışık yılı kadar mı, daha az mı, daha çok mu?
C: Çok, çok daha az. En yakın geçiş kabaca Plüton'un yörüngesinin Güneş'e mesafesi kadar.

S: (A) Tamam. Şimdi, bu en yakın geçiş.. Bu olacak birşey mi?
C: Evet.

S: (A) Önümüzdeki 6 ila 18 yıl arasında mı olacak?
C: 0 ila 14 yıl arasında.

S: (L) Tamam. Şimdi bu kahverengi yıldızın geçişi var, bir de bu komet kümesinin geçişi var ve anladığım kadarıyla bu ikisinin geçişi temel olarak aynı zamanda gerçekleşecek. Bu ikisi birbirinden ayrı şeyler mi?
C: Evet. Farklı, ama ilişkili.

S: (L) Kendi yörüngesi olan ve bu yörüngede ilerlemeye devam eden bir komet kümesi var mı?
C: Evet.

S: (L) Bu komet kümesine ek olarak, bu kahverengi yıldızın geçişinden dolayı güneş sistemine savrulacak olan başka kometler de var, doğru mu?
C: Evet.

S: (A) Asıl felaket bu komet kümesinden gelecek sanırım...
C: İnsanlığın deneyimsel döngüsündeki felaketler bu komet kümesinin geçişine tekabül ediyor.

S: (A) Ve komet kümesi her 3600 yılda bir geliyor. Peki şekli nasıl? Pek hayal edemiyorum...
C: Şekil değişken. Etki geçişin yakınlığına bağlı.

S: (L) Dağınık da olabilir... (A) Bir celsede nereden geleceğini sormuştuk. Yanıt bir spirografa bakmamız gerektiğiydi.
C: Evet.

S: (A) Spirografa göre bu kometler tek bir yönden değil, pek çok yönden aynı anda gelecek. Doğru mu?
C: Çok iyi!!!

S: (A) Tamam, pek çok yönden gelecekler...
C: Ama ilk görünüşü tek, somut bir cisim gibi olacak.

S: (A) Şu anda bu kütleyle aramızdaki mesafeyi biliyor muyuz?
C: Gözlerinizi açık tutmanızı öneriyoruz!

S: (A) Gözlerimi açık tutuyorum.
C: Komet kümesi ve kahverengi yıldızın zaman tablosuyla ilgili yanıtın önemini kavradınız mı? İnsanlığın deneyim döngüsü, afet döngüsünün yansıması. Dünya periyodik bir temizlik şeklinde bundan fayda görüyor. İşaretlere dikkat etme zamanı. İşaretler çoğalıyor. Eğer dikkat ederseniz siz ve başkaları tarafından "hissedilebilirler" bile.

S: (L) İşaretlere kesinlikle dikkat ediyoruz.
C: Nasıl mesela?

S: (L) Hava tamamen anormalleşti. Yangınlar, sıcaklık...
C: Evet.

S: (L) Belirli bir açıklaması olmaksızın medcezir akıntılarının feci şekilde yüksek olduğunu fark ettim...
C: Ve bazen de fazla alçak.

S: (L) Evet. Bunu da fark ettim. (F) Ben de. Kısa bir süre önce yılın bu zamanı için fazlasıyla düşük olduğunu fark etmiştim. (L) Ve insanlardaki işaretler... Ebeveynlerini öldüren çocuklar, tüm o çıldıran insanlar...
C: Tırmanıyor.

S: (L) Tüm bu söylediklerinize baktığımızda... yapmamız gereken tüm o şeyleri nasıl yapmamızı bekliyorsunuz? Zamanımız yok ki!
C: Kim demiş?

S: (A) Hazırladığım son bir sorum var. Demek bu iki fiziksel felaket olayımız var. Kahverengi yıldızın ve komet kümesinin gelişi. Ama bu sefer bunun farklı olacağını, çünkü buna bir düzlem kavuşumunun eşlik ettiğini söylemiştiniz. (ç.n.: düzlem kavuşumu: 4'üncü yoğunluk dalgasının gelişi kastediliyor)
C: Evet. Manyetik alan değişimi.

S: (A) Bu düzlemsel kavuşum veya bu manyetik alan değişimi, yoğunluk geçişiyle ilgili sanırım. 4'üncü yoğunluk aleminin sınırı.
C: 'Alem.' (ç.n.: "realm") Bu kelimenin kökü nedir?

S: (L) Realite.
C: Evet. Manyetik alanla ilişkisi? Bu celsede bu genel konu başlığı üzerinde kalmak istiyoruz. Sizin için.

S: (L) Tamam, bu işaretler... Dünyada olan bu şeyler, bu yangınlar vesaire. Florida'daki tüm bu yangınlar hakkında hiçbir şey söylememiştiniz. Arizona'nın yanacağını söylemiştiniz ama Florida'nın yanacağını söylememiştiniz...
C: Yanmayacağını da söylemedik.

S: (L) Biliyorum. İklimde bir değişim olacağına dair işaretler okudum...
C: Ters yönde aşırılıklar?!?

S: (L) Ah, yine seller mi!? Sanırım seller yangınlardan daha iyidir... ama belki de değildir!
C: İtalya ve Yunanistan da yanıyor.

S: (L) Evet, gazetede bunu okumuştuk. İtalya ve Yunanistan ile bizim bulunduğumuz yer arasında bir ilişki var mı? Psişik bir bağlantı?
C: Sadece aynı mevcut hastalık.

S: (L) Tamam, komet kümesi ve yoğunluk sınırına dönelim.
C: Henüz değil.

S: (L) Şimdi hangi yönde devam etmemiz gerekiyor?
C: Adım adım.

S: (L) Tamam, hava durumunun tersine dönebileceğini söylemiştik. Şu anda farkında olmamız gereken başka herhangi diğer bir koşul var mı?
C: Önemli olan izlemek, bakmak, dinlemek.

S: (L) İzlediğimiz, baktığımız ve dinlediğimiz zaman, bize birşeyle ilgili ipucu verecek belirli birşeyi mi izlememiz gerekiyor?
C: Herşeyi.

S: (L) Belirli bir ipucu veya bir noktada belirli bir olayla karşılaştığımız zaman yapmamız gereken belirli birşey var mı?
C: Sen ne düşünüyorsun?

S: (L) Sakin olup yanıtı bulana kadar çalışmaya devam etmek dışında aklıma birşey gelmiyor. Bu zamana karşı bir yarış gibi. Yanıtı bizim bulmamız gerekiyor sanırım, siz söylemeyeceksiniz...
C: Hayır. Yarışa gerek yok.

S: (L) Bazen kendimi tüm bu şeylere karşı tamamen yetersiz hissediyorum.
C: 3'üncü yoğunluk düşünmeyi bırak!

S: (L) 3'üncü yoğunluk düşüncesi diye işaretleri izlemeyi, bakmayı, dinlemeyi de bırakayım o zaman!
C: Hayır, çünkü hala 3'üncü yoğunluk düşünüyorsun. "Ön sıra koltuklardan" birine oturup şovun tadını çıkarmak daha iyi!

S: (L) Ama halimden o kadar keyif almamam gerektiğini hissediyorum! O zaman kendimi suçlu gibi hissediyorum!
C: Neden?

S: (L) Neden mi? Birşey YAPIYOR olmam gerekiyor!
C: Yapıyorsun.

S: (A) İzlediğin, baktığın ve dinlediğin zaman bazı işaretler almaya başlıyorsun ve bu işaretler daha önce ortaya çıkabilecek durumda olmayan yeni ve farklı düşünme şekillerine neden oluyor. Farklı bir şekilde düşünmeye başlıyorsun. Şu anda farklı bir şekilde düşünmeye başlayamazsın ama daha fazla şeyi anladıkça, daha fazla şeyi fark ettikçe, şu anda bir arada olmayan şeyleri bir araya getirebildikçe düşünce şeklini de değiştirme şansına sahip olacaksın. Belki sonra büyük bir perspektif değişikliği, tam bir değişim meydana gelebilir. Aklımızı, düşünce kalıplarımızı açık ve değişime hazır tutmamız, yapbozun parçalarını bir araya getirmeye çalışmaya devam etmemiz gerekiyor. Önemli olan bu. Önemli olan şu anda yapmakta olduğumuz çalışmayı sürdürmek. Gelecekteki büyük birşeye kafayı takmak değil. Sadece elimizden geleni yapmamız gerekiyor. Elimizden gelenin de giderek değişeceğine inanıyorum.
C: Evet. Anlıyorsun ya canım, tahmin edilemez olanı tahmin edemezsin.

S: (L) Güzel. Tamam, bu konuda kalmak istiyorsunuz. O halde şimdi bu konunun başka bir adımına geçelim.
C: Çevresel olaylardaki tırmanışı fark etmiş olduğuna sevindik.

S: (L) Evet, ebeveynlerini öldüren çocuklar, cinayetler, hava durumu...
C: 30 günün 27 günü boyunca rekor sıcaklık. Ooo! Ooo! İnternetteki arkadaşlarını uyandırmanı öneriyoruz, çünkü "cinleri" kovalamakla o kadar meşguller ki, fark edemiyorlar.

S: (L) O zaman onlara bununla ilgili olarak söyleyeceğim birşey olmalı...
C: Şu anda Florida'da. Bir sonraki durak hangisi? ABD'nin Pasifik Kuzeybatısı'nda sarsıcı bir subdüksiyon depremine ne dersin? Richter ölçeğinde 10.4 tahmin ediyoruz. Rainier dağı konusunda uyarıda bulunmuştuk. Puget Sound'da 150 metrelik bir tsunami düşünün...

S: (L) Bu depremin Pasifik'e dalan o UFO'yla herhangi bir ilgisi var mı?
C: Herşey birbiriyle ilişkili.

S: (L) Bu konuda aldığım bilgi, UFO'nun görüldüğü yerin Hawaii'nin 950 km kuzey doğusunda olduğu şeklinde. Birkaç denizaltı gönderilmiş ve bunlar kaybolmuş veya parçalanmış veya geri gelmemiş... O UFO epeyce enerji yayıyor olmalı. Herhangi bir yorum?
C: Hayır.

S: (L) O yönde araştırma yapmamı tavsiye eder misiniz?
C: Tüm yönler derslere çıkar.

S: (L) Şimdi, bu depremden bahsettiniz. Genelde kehanette bulunmazsınız, neden şimdi bulundunuz?
C: Zaman tabloları vermiyoruz.

S: (L) Puget Sound'da bir tsunami ve büyük bir subdüksiyon depremi dışında başka birşey? Richter ölçeğinde 10.4'ü düşünemiyorum bile.
C: Rainier... kaldera.

S: (L) Ne olmuş kalderaya?
C: Kaldera oluşumu bekleyin.

S: (L) Seller dışında Florida'yı bekleyen başka birşey?
C: Tüm bölgelerde "anormal hava kalıplarında" artış deneyimleniyor.

S: (L) Tamam, tüm bu garip hava kalıpları ve dünyadaki anormal olaylar, tüm bunların komet kümesiyle ve kahverengi yıldızla ilişkisi nedir? İlişkili mi?
C: İnsanlığın deneyimsel döngüsüyle kesişiyor.

S: (L) Bu kahverengi yıldızın veya komet kümesinin veya yoğunluk sınırının, dünyadaki tüm bu olaylarla ilgili herhangi spesifik bir yansıması var mı?
C: Dalganın yaklaşması öncül olayları harekete geçiriyor, bu bazı sonuçlar yaratıyor ve bu sonuçlar da koşulları iyice "ısıtıyor."

S: (L) Gözlemlerimizi istatistiksel grafiğe dökerken, veri yaratmada hangi tür olayları dahil etmemiz gerekiyor?
C: "El Nino, La Nina" vs...

S: (L) Bu El Nino'nun güneş lekesi döngüleriyle bir ilgisi var mı?
C: Hayır.

S: (L) Bu olayın kendi döngüsü var. Uzun zamandır takip edilmiyor sanırım...
C: Küresel ısınma, insanlığın deneyim döngüsünün bir parçası.

S: (L) Edgar Cayce, küresel sıcaklıktaki hafif bir artışın bile 5 kat daha güçlü kasırgalar meydana getirebileceğini söylüyor. Buna göre, kasırgaların giderek güçlenmesini ve sıklaşmasını bekleyebilir miyiz?
C: Evet.

S: (L) Karaya daha sık mı vuracak, yoksa sadece okyanus içlerinde mi olacak?
C: Her ikisi de olabilir.

S: (L) Benim yaptığım araştırmanın, bu soylar ve kutsal kase meselesinin, bahsettiğiniz o döngüyle bir ilişkisi var mı?
C: Yalnızca dolaylı olarak.

S: (L) Bu şimdilik bir kenara koymam gereken bir konu mu?
C: Dilediğin gibi devam edebilirsin, ama bir kulağın ve gözün de mevcut olaylarda olsun. Ve, çok önemli; rüyalarınızı kaydedin. Arkadiusz da!

S: (L) Rüyalarımızda bizimle bazı iletişimler mi olacak?
C: Vizyonlar.

S: (L) Bu vizyonlar nereden gelecek?
C: Eter.

S: (L) Ark'ın üzerinde çalıştığı proje... Ekin çemberlerini analiz edebilmek veya okuyabilmek için bu bilgileri kullanmanın bir yolu olmalı diye düşünüyorum. Bir keresinde bunun araştırılması önemli bir alan olduğunu söylemiştiniz. Bu, üzerinde durmaya devam etmemizi istediğiniz birşey mi?
C: Evet.

S: (L) Peki ya söylediğiniz havuzun inşası? Bu da esas veya faydalı birşey mi?
C: Esas değil ama çok faydalı.

S: (L) Şimdilik finansal nedenlerle ertelemek zorundayız...
C: Evet.

S: (L) Finans durumumuz düzelecek mi?
C: Bekle ve gör.

S: (L) Bunu söylemeyi çok seviyorsunuz! Bir "bekle ve gör" almasaydım gecem tam olmazdı. Şimdi bize bir "açık" ve bir "size bağlı" lazım.
C: Tamam, açık ve size bağlı.

S: (L) Gecem şimdi tamam oldu! Havanın bir aşırılıktan başka bir aşırılığa geçmesinden bahsederken geçmişi mi, yoksa geleceği mi kastediyorsunuz?
C: Her ikisi.

S: (L) Şimdi, web'deki bu "Zeta Talk" materyali hakkında birşeyler öğrenmek istiyorum.
C: Spesifik.

S: (L) Tamam, bunun meşru ama pek çok alakasız bilgiyle de dolu bir kaynak mı, yoksa başlı başına bir dezenformasyon kampanyası mı olduğunu öğrenmek istiyoruz.
C: Meşru değil.

S: (L) Zeta'ları kanalladığını iddia eden bu kadının ardındaki enerji nedir?
C: Ego.

S: (L) Okuduğum kadarıyla, pek çok başka kaynağın bir karışımı gibi... Sitchin'den, Velikovsky'den, Cayce'den malzemeler vardı... Diğer sitelerden almış olamayacağı hiçbir şey yok. Ra, bizimki...
C: Evet.

S: (L) Pek çok hatalı bilgilerle dolu bir karışım oluşturmuş.
C: Evet.

S: (L) Ve kendi uydurduğu bir yığın şey de var.
C: Evet.

S: (L) Ama Ark'ın dediği gibi iyi organize edilmiş bir web sitesi. Görünüşe göre epeyce destekçisi ve hayran kitlesi var.
C: Bunu yapmak isteyen herkes tarafından yapılabilir. "Zetaların" insanları yaklaşan dünya değişimleri konusunda uyarmak için enerji harcayacağını düşünüyor musun gerçekten?

S: (L) ...Anlaşılmıştır. Sormadığımız ama sormamız gereken, herhangi bir konuda...
C: Devam edecek... İyi Geceler.
 

4BH

#177
11 Temmuz 1998 F___, Ark, Laura, TR ve JR

S: (L) Merhaba.
C: Merhaba.

S: (L) Bu akşam kimle birlikteyiz?
C: Siguri.

S: (L) Nereden aktarım yapıyorsunuz?
C: Kasyopya.

S: (L) Bugün 7'nci ayın 11'i.
C: Evet.

S: (L) Böyle bir günde akan herhangi özel enerjiler var mı?
C: Yalnızca her zaman "akan" enerjiler.

S: (L) Önceki celsedeki sorulara devam etmek istiyorum. Bu ikiz yıldız: Şu anda nerede? Zodyakın hangi parçasında?
C: Terazi Takımyıldızı.

S: (L) Komet kümesi nerede?
C: Görülebilir değil. "Dağınık bir kalıpta" yaklaşıyor. Yani birkaç parça geçmiş olabilir de.

S: (A) Başta tek bir somut cisim olarak görüleceğini söylemiştiniz.
C: Evet, ama mutlaka tek bir grup olarak değil. Önce Macellan Bulutu bölgesinde ortaya çıkacak.

S: (A) Tamam, şimdi bir fikrimiz olmuş oldu. Bir sonraki soru ikiz yıldız hakkında. Kütlesinin güneşin kütlesinden az olduğunu söylemiştiniz. Ne kadar az olduğu konusunda bir rakam verebilir misiniz?
C: Güneşin kütlesinin yüzde 56'sı.

S: (A) Tamam, demek güneş sistemine yaklaşıyor ve güneşle birlikte belirli bir düzende dönüyor. Güneş onun çekimini hissedecek ve bundan dolayı güneşin konumunda diğer yıldızlara göre belirli bir değişim olacak ve bütün takım yıldızlar da kayacak. Doğru mu?
C: Daha çok, hafif bir "yalpalama" etkisi gibi.

S: (L) Bu durum dünyada bizim için algılanabilir olacak mı?
C: Ancak ölçümler yoluyla.

S: (T) Güneş faaliyetlerinde, güneş patlamalarında, güneş rüzgarlarında önemli artış olduğuyla ilgili olarak son zamanlarda çok sayıda rapor yayınlandı. Güneşin yüzeyinde çok şey oluyor. Son duyduğuma göre, güneşi gözleyen iki uydudan bir tanesi gitmiş. Buna neden olan şey güneş miydi, yoksa yaklaşan kahverengi cüce mi?
C: Güneş.

S: (T) Kahverengi cüce yaklaştıkça güneş patlamalarının şiddetlenmesine neden olacak mı?
C: İkiz yıldızın periyodik geçişinin güneşin fiziksel durumu üzerindeki etkisi, küreyi hafifçe düzleştirme şeklinde. İkiz yıldız uzaklaşınca güneş tekrar eski tam küre şeklini alıyor.

S: (L) Güneş küresinin düzleşmesi, bizim için güneşin radyasyonundaki bir artış veya hızlanma yoluyla farkedilebilir birşey mi olacak?
C: Hayır.

S: (T) Güneş patlamaları veya buna benzer birşey?
C: Hayır.

S: (T) Yani güneşin durumuyla ilgili olarak dünya üzerinde herhangi algılanabilir bir etki meydana gelmeyecek?
C: Güneşin çekimi artıyor ve bu da güneş patlamalarını engelleyici etki yapıyor.

S: (T) Solar patlamalarının engellenmesi iyi. (L) Öyle olmayabilir de. Solar minimumlar buz çağları demek. (T) Bu yılki son ekim çemberlerinden biri, yorumculara göre büyük bir güneş patlamasına işaret ediyormuş. Güneşin yüzeyinin istikrarsızlaştığı konusunda bir uyarı olarak görülüyor...
C: Tüm olaylar kesişiyor.

S: (A) Tamam, bu diğer yıldızın yakın geçişinden, çekim dışında başka ne tür etkiler bekleyebileceğimizi sormak istiyorum. Herhangi belirli elektromanyetik, gama radyasyonu veya başka birşey? Spektrumun hangi parçasında?
C: Radyasyon, radyasyon yayan gök cisimlerinden yayılır.

S: (L) Kahverengi yıldız radyasyon yaymıyor mu yani?
C: Evet.

S: (L) Peki ne yapıyor?
C: "Ateşi" çok uzun zaman önce söndüğü için radyoaktif alanı son derece sınırlı. Işık yaymıyor.

S: (J) Kahverengi yıldız. (T) Çöküp bir kara deliğe dönüşmekten yalnızca birkaç adım uzakta yani. (L) Aman ne hoş, özellikle de dün gece "Event Horizon"u seyrettikten sonra!
C: Hayır. Kara delikler yalnızca 1'inci kadirden yıldızlardan meydana gelir. (ç.n.: 1'inci kadirden yıldızlar: en parlak yıldızlar)

S: (A) Dünyanın manyetik alanında bir değişim olacağı söylenmişti. Bu, manyetik kutup değişimi anlamına mı geliyor?
C: Evet.

S: (A) Bu kutup değişimi gerçekten tam anlamıyla bir kutup değişimi mi olacak?
C: Evet.

S: (A) Dünyanın içinde bu manyetik kutup değişimine neden olacak olan şey nedir?
C: Dünyanın dış güçlerle etkileşiminin bir sonucu olarak, altkatman kayalarının mineral içeriğindeki distürbanslar.

S: (L) Hangi dış güçler?
C: Daha önce bahsedilenler.

S: (L) Bu distürbansın mekanizması nasıl? Bu kutup değişiminin adımlarını tanımlayabilir misiniz?
C: Kutup değişimi döngüsel olarak zaten meydana geliyor. Bu olaylar yalnızca bir tetikleme mekanizması olarak işlev görüyor.

S: (L) Şu şekilde sorayım: Mineral altkatmanlarda oluşan bir akımın deşarj edilmesi mi gerekiyor? Veya örneğin o kadar yüksek bir akım oluşuyor ki bu akımın boşaltılması aynı zamanda kutupların ters dönmesine mi neden oluyor? Olayın mekanizması anlamında böyle birşeyden mi bahsediyoruz?
C: Metali manyetize etmek için gerekeni incele. Arkadiusz'a sor.

S: (A) Metali manyetize etmek için ne mi gerekir? Atomların dönüşlerinin hizalanmasıyla ilgili. Metale vurulması veya manyetik bir alanın yaklaştırılması gerekir. (T) Metale tav verme anlamında vurma... Metalin veya kayanın ısıtılması veya darbe vurulması kristalin yapının bozulmasına ve metalin esnekleşmesine neden oluyor. Her vuruşta, soğuyana kadar tekrar şekilleniyor. (L) Burada bahsettiğimiz şey bununla mı ilgili?
C: Yakın.

S: (A) Uyumlanılacak dış bir manyetik alan da manyetikleşmeye neden olabilir. Ama bu nereden gelecek?
C: Tahmin et.

S: (L) Dalga mı?
C: Herşey birbiriyle ilişkili.

S: (T) Dünyada eğer iyonosferi aşırı beslersen, çok şiddetli bir manyetik alan yaratırsın. İyonosfer temel olarak bu. HAARP programları da bununla ilgili. Tesla'nın uğraştığı şey de buydu, iyonosfer, çünkü orada büyük bir yükleme var. (L) Manyetik kutup değişimiyle HAARP'ın bir ilişkisi var mı?
C: Hayır.

S: (T) Söylediğim şeyle oyalanıyorlar. (L) HAARP projesinin başındakiler tüm bunları biliyor mu ve HAARP'ı bir şekilde bu enerjiden yararlanmak üzere mi yapıyorlar?
C: Kuruluşunun temelinde olanlar biliyor.

S: (T) Peki bizi korumaya mı yönelik?
C: HAARP zihin kontrolü için. 4'üncü yoğunlukta başarılı olması umuluyor!

S: (A) Bu manyetik distürbansın, bu yoğunluk sınırı geçişiyle yakından ilgili olduğunu söylemiştiniz ve...
C: Yoğunluk sınırı geldiğinde gerçeklik herkes için değişiyor.

S: (A) Evet, ama gerçeklik değişiminin manyetik alan distürbansıyla ilgisi nedir?
C: Fizyolojiniz ve eterik yöneliminiz çevrenizin manyetik durumuyla bağlantılı.

S: (L) Manyetik alanın ters döneceğini söylemiştiniz...
C: Manyetik kutuplar.

S: (L) Peki genel manyetik alana ne olacak? Değişecek mi? Artacak mı, azalacak mı? (T) Manyetik alanın gücünde herhangi birşey değişecek mi?
C: Gösterelim. Dünya, şimdi: [Bir daire çiziliyor ve etrafında da yüzeye çok yakın, yayılan çizgiler var.] Dünya, sonra: [Bir daire çiziliyor ve etrafında ise çiftli yayılan çizgiler var ve kutup bölgelerindekiler diğerlerinden çok daha uzun.]

S: (T) Yani sadece daha büyük bir manyetik alan?
C: Yakın.

S: (T) Manyetik alan daha güçlü mü olacak yani?
C: Daha geniş ve daha büyük.

S: (A) Dünyanın manyetik alanından çok daha güçlü mıknatısların yakınında çalışan insanlar var ama bizim görebildiğimiz kadarıyla onlara hiçbir şey olmuyor.
C: Doğru değil. Beden kimyası değişiyor. Belirttiğin durum, uzunvadeli veya sürekli maruz kalma durumu değil.

S: (L) Yani uzunvadeli ve sürekli maruz kalma durumu büyük bir fark yaratabilir. Dan Winter'ın web sitesi hakkında birşey sormak istiyorum. Bizimkilere çok benzeyen pek çok anahtar kelime kullanıyor. Tüm site piramitler, altın oran, jeomanyetik ızgara, geometri, arılar, belirli soylar vs ile dolu. Bu siteye rastlamamızın bir nedeni olmalı. Bu site tamamen saçmalık mı, yoksa bunları kanallıyor mu?
C: Kısmen doğru bazı bilgiler kanallıyor.

S: (L) Ve bizim de oradan uygun bilgileri almamız faydalı olur...
C: Evet.

S: (L) Drunvalo Melchizedek isimli adamla çok ilgileniyor gibi görünüyor.
C: Hayır. İyi değil.

S: (L) Drunvalo mu iyi değil?
C: Evet.

S: (L) Tahmin etmiştim. Yani Drunvalo'yla ilgilenmiyor mu?
C: Bazıları iyi, bazıları değil.

S: (A) Bu kahverengi yıldızın ve komet kümesinin güneş sistemimize aynı zaman sürecinde gelmekte olduğunu, farklı ama ilişkili olaylar olduğunu söylüyorsunuz. Bu ilişki nedir? Zamansal kesişimleri dışında daha derin bir ilişkileri var mı?
C: Biyoritim grafiğini düşünün.

S: (A) Kutup değişiminin periyodu nedir?
C: Kabaca 100.000 yıl.

S: (A) Şimdiki sorum, meydana gelecek olan fiziksel afetler ile yoğunluk sınırıyla ilgili psişik değişimler arasındaki ilişki hakkında. Buradaki etki ve tepki nedir?
C: Biri diğerinden önce geliyor.

S: (L) Yani felaketler oluyor ve sonra da psişik anlamda realite değişiyor, öyle mi?
C: Evet.

S: (T) Manyetik kutupların yer değiştirmesi ve manyetik alanın genişlemesi, yoğunluk sınırının geçişinden önce mi olacak?
C: Kesişim.

S: (L) Demek göreceğimiz şeyler, yani afetler zinciri, aslında Dünya'nın "temizlenmesi"...
C: Başladı bile.

S: (L) Başladı bile. Hızlanacak ve şiddetlenecek. Ve göreceğimiz şey tüm bunların gerçekleşmesi. Ve bu çeşitli enerjilerin kesişiminin bir sonucu olarak, gezegende kalmış olan insanlar üzerinde önemli etkiler de meydana gelecek...
C: Kutsal kitabınız "son günler"de Dünyada ve Göklerde şaşkınlık yaratacak pek çok şey olacağını söylüyor.

S: (L) Tamam, bu süreç, dünyanın ve üzerindeki tüm canlıların tamamen yok olmasına mı neden olacak?
C: Hayır.

S: (L) Tüm bu değişimlerden sonra dünyada kalan insanlar yeni bir ortamda olacak ve bazıları bu yeni ortamda yaşama yeteneğine sahip olacak ama bazıları da olmayacak, öyle mi? Fiziksel ve psişik yapılar anlamında daha dereceli bir şekilde mi olacak?
C: Hayır.

S: (L) Aniden, tam bir değişim mi olacak? Bir anahtarı çevirmek gibi mi yani? Herşey bir anda mı değişecek?
C: Anahtar husus farkındalık.

S: (L) İnsanlar olacak mı?
C: Evet.

S: (L) Peki olmakta olan şeyi görmeyecek olan insanlar da olacak mı?
C: Karanlıktaki kayıp kuzular.

S: (T) Anlamıyorlar. Kayıp koyunlar. Bu gerçekten durumu tanımlıyor. Geçiş olduğu zaman bazılarının 4'üncü yoğunluğa geçeceğini, bazılarının ise geçmeyeceğini söylememişler miydi? Bu fiziksel bir geçiş değil. ...
C: Fizikselliğin değişkenliği.

S: (L) Bunun farkındalık yoluyla DNA'nın değişmesiyle ilgisi var mı?
C: Her iki şekilde. (ç.n.: farkındalık artışıyla birlikte DNA'nın değişmesi, DNA'nın değişmesiyle birlikte farkındalığın artışı)

S: (L) Uri Geller mail listesine bir mail göndermiş. "Aviary" denen grup hakkında bilgi için Brother Blue'nun web sitesinin ziyaret edilmesini tavsiye ediyor. Sonra da bu "kuşlarla" şahsen tanıştığını ve onlarla ilişkili olduğunu söylüyor. Bir de, mail listesinde Vallee'nin bazı yalanlarının tespit edildiğiyle ilgili pek çok mesaj dolaşıyor. Onu ezmeye mi çalışıyorlar, yoksa gerçekten kötü bir adam mı?
C: Vallee "programa" uymuyor.

S: (L) Vallee'nin uyması gereken program nedir?
C: Anlamadın galiba.

S: (L) Philadelphia deneyi iddiasını çürüttüğü söylenen tanığı ortaya çıkardı ve onu destekledi. Sonra başka bir adam ortaya çıktı ve Vallee'yi köşeye sıkıştırıp kötü görünmesini sağladı.
C: Sonuç: Philadelphia Deneyi gerçekten yapıldı.

S: (L) Peki Vallee'nin uymadığı program nedir? Neden öyle bir tanık ortaya çıkardı? Bunu neden yapıyor?
C: Kötü etkiler.

S: (L) Ne tür kötü etkiler?
C: 33.

S: (J) 33'üncü derece mi?
C: Yeterince yakın.

S: (L) Demek belki de Konsorsiyum ona yaklaştı ve dezenformasyonlarını yaymak için onun prestijini kullanmak istediler ve o da prestijini sallantılı bir duruma getirerek onlar tarafından kullanılamamasına neden olacak bir şekilde yanıt verdi, öyle mi?
C: Daha karmaşık.

S: (A) Uri Geller'le ilgili birşey sormak istiyorum. Şimdi neden bu Konsorsiyum hakkında şeyler yazıyor?
C: "Konsorsiyum" terimini bu anlamda kullanan biziz.

S: (A) Tamam. Bu Aviary denen adamlarla konuşuyor. Onlarla gerçekten ilişkili mi? (ç.n.: aviary: ABD'de temel olarak UFO araştırma gruplarını saptırmaya, çürütmeye çalışan istihbarat ajanlarından oluşan bir grup)
C: Hayır.

S: (L) Sadece şöhretini arttırmak için reklam mı yapıyor?
C: Yakın.

S: (L) Geçen hafta Perşembe günü iki deprem yaşandı. Biri Aleutian adalarında, biri de Azorlar'da. Bu depremler, olacağını söylediğiniz subdüksiyon depremiyle ilişkili mi?
C: Hayır.

S: (T) Bu ayın sonunda veya önümüzdeki ayın başlangıcında, dünyasal değişimlerle ilgili büyük bir olay meydana gelecek mi?
C: ?

S: (L) Neandertal adamının dünyadan götürüldüğünü söylemiştiniz. Cro-Magnon adamı ise birden ortaya çıktı. Bu Cro-Magnon adamı aslında Kantekliler mi?
C: Yakın.

S: (L) Görünüşe göre bir süre boyunca dünyada yanyana varolmuşlar. Birbirlerine karıştılar mı? Bu iki tür arasında evlilikler oldu mu?
C: Evlilik?!

S: (L) Neyi kastettiğimi biliyorsunuz! Genetik karışma.
C: Bir Neandertal evliliği düşünebiliyor musunuz?

S: (L) Evet! Sopalı ve saçından sürüklemeli bir tören! (T) O bir ritüeldi... Sopayla birlikte babadan oğula geçti...
C: Pekala millet, bu gecelik bu kadar! İyi geceler...

S: (L) Ama daha yeni başlamıştım! İyi geceler!
 

4BH

#178
18 Temmuz 1998 Frank, TR, JR, Ark, Laura

S: (L) Merhaba.
C: Merhaba.

S: (L) Bu akşam kiminle birlikteyiz ?
C: Donillo.

S: (L) Nereden bağlantı kuruyorsunuz ?
C: Kasyopya.

S: (L) Tamam, şimdi bir numaralı önemsiz soru geliyor : Çocuklar siz Pink Floyd' dan hoşlanır mısınız ?
C: "Hoşlanmak" fiili birazcık uygunsuz oldu.

S: (L) Hangi fiil 'uygun' olurdu ?
C: Özümsemek [ç.n. : soğurmak, absorbe etmek]

S: (L) Pink Floyd' u özümser misiniz ?
C: Bizler Pink Floyd'uz ve yüksek bilinçlerinizin diğer tüm görünümleriyiz.

S: (L) Harika bir cevaptı! Şimdi, daha önce kendi aramızda konuşmakta olduğumuz, İnsanoğlu'nun gezegeni harap etmesi konusu ile ilgili soru sormak istiyorum. Bu tabii ki İnsanlığın rahatsız edici bir yanı ama yine de merak ediyorum; İnsanlık gerçekten de bu konuda kendisine hissettirildiği kadar suçlu mu ?
C: İsimlendirildiği şekliyle İnsanlık, yaratılışın unsurlarından birisi.

S: (L) İnsanoğlunun gezegeni harap etme sorusuna ilişkin bir şekilde, İnsanlık 'yaratılışın unsurlarından biri' derken, harap etme diye tanımladığımız şeyin bir anlamda yaratıcı olmak şeklinde kabul edilebilceğini mi kastediyorsunuz ?
C: "Harap etme" büyük dalga döngüsü içerisinde yer alan her şeyin parçalarından yalnızca birisi.

S: (T) Temel olarak, farkında olsak da olmasak da, insan yapması gereken şeyi yapıyor. Örneğin ekin çemberleriyle ilgili düşüncelerden birisi şu : sahte olarak insanlar tarafından oluşturulan ekin çemberleri bile yansıtmaları gereken şeyi yansıtıyorlar. Yani demek istiyorum ki, ister bir ekin çemberi küçük ışın topları tarafından oluşturulmuş olsun ya da ister Doug ve Dave tarafından yapılmış olsun, bu yine de bir ekin çemberidir ve orada oluşturulmuş olmasının belirli bir sebebi vardır. [ç.n. Doug ve Dave : 70 ve 80 lerde sahte ekin çemberleri yapmakla ünlenen ikili] (L) Şimdi, yine daha önce aramızda tartıştığımız bir soru var: nasıl oluyor da yaklaşmakta olan bir ikiz yıldız Güneş'in çekiminin artmasına sebep oluyor ? Çekim kütlenin bir fonksiyonu olduğuna göre çekimin artışı için bunun bir sebep oluşturmaması gerekmiyor mu?
C: Ama gerçekten de çekim ile ilgili bilinmesi gereken herşeyi biliyor musunuz ?

S: (A) Hayır, bilmiyoruz. Ama bu söylediğinizin anlamı, bunun halihazırda bildiğimiz çekim yasalarının dışında bir etkiden kaynaklanacağı mı ? [çn. İkiz Yıldızın Güneş'e yaklaşması sonucu Güneş'in çekim kuvvetinde gerçekleşecek artış]
C: Çekim tüm gerçeklikleri 'bir' olacak şekilde birbirine bağlayan yaşam gücüdür.

S: (L) Güneş' in çekiminin artışını sağlayan mekanizma nasıl işliyor ? Buna sebep olacak etki nedir ?
C: Bunu anlayabilmek için, kuram [teorem] üzerinde yeniden çalışma yapmanız gerekiyor.

S: (L) Bu kuramı yeniden ele almamızda bize yardımcı olur musunuz ?
C: Dalgalar.

S: (A) Sormak istediğim şey şu : elimizde Einstein'in çekimle ilgili teorisi var. Öğrenmemiz gereken Güneş'in çekimindeki artışın sebebi Einstein'ın denkleminin ötesine geçiyor mu, geçmiyor mu ?
C: Dalga'ya bakmanız gerekli.

S: (A) Hangi dalga, çekimsel bir dalga mı, yoksa elektromanyetik bir dalga mı, ya da başka bir dalga mı ? Ne dalgası ?
C: Arkadiusz, tüm bunlar birbiriyle nasıl kesişiyor ?

S: (A) Çekim ve elektromanyetizma mı ?
C: Evet. Ve diğerleri.

S: (A) Nasıl kesişiyorlar derken; aynı teori içerisinde hangi şekilde yer aldıkları mı yoksa uzayda bir araya geldiklerinde nasıl örtüştükleri mi ?
C: Her ikisi de.

S: (A) OK, nasıl ve neden Güneş'in çekimindeki artışın elektromanyetizmayla bir ilişkisi var? Bize söylediğinize göre kahverengi bir yıldız herhangi bir radyasyon yayınımı yapmaz, yani özellikle de bir elektromanyetik radyasyon. Öyleyse bu elektromanyetizma nereden kaynaklanıyor ? Anlamıyorum...
C: Çekimsel etki elektromanyetik itkiyi tahrik ediyor.

S: (A) Tamam, bu demektir ki Çekim Teorisinin ötesine geçmiş oluyoruz ve bu Birleşik Alan Teorisi'nin bir parçası mı ?
C: Evet, aynen !!! BAT' nin tamamı sizlerden gizlendi!

S: (L) Sanırım, genel olarak tüm İnsanlığı kastediyorlar...
C: Evet.

S: (T) Peki, BAT' nin tamamı bu gezegen üzerinde yaşayan birileri tarafından biliniyor mu ?
C: Evet.

S: (T) Ve bunu ortaya dökmüyorlar ...
C: Ohh hayır, çünkü "Gerçek Sizleri Özgür Kılar!"

S: (J) Çekimden! [ç.n. Çekimden özgür kılar anlamında]
C: Hiper-uzaysal gerçeklere BAT yardımıyla ulaşabilirsiniz.

S: (A) Benim açımdan bu konu üzerinde daha fazla çalışıp, daha çok şey öğrenmem için iyi bir dönem mi ? Bana bir başlangıç yönlendirmesinde bulunabilir misiniz ki böylece bunu kendim keşfedeyim ?
C: Geriye doğru iz sür; "69" da nerede bulunduğuna dair.

S: (T) 1969' ta birşeylerle ilgileniyor olmalısın... O zamanlar gençtin ve dikkate değer bir şeye denk geldiğini farketmemiş olabilirsin. (A) Lichnerowicz' in BAT ile ilgili kitaplarını okuyordum...
C: Evet. Almış olduğun notlarını kontrol et.

S: (L) Doğrusu, bu notlarla, kağıtlarla ve diğer eşyalarla ilgili CİDDİ bir sorunumuz var, çünkü paketlenmiş ve hazırlanmış onca bavul ve çanta ortadan kayboldu!
C: Neden acaba ?!?

S: (L) Bu bavullarla ilgili yaygara çıkartıp, ortalığı ayağa kaldırırsak, onları geri alabilir miyiz?
C: Hayır. Gelip gelmeyeceklerini bekleyin.

S: (L) Bir yıldır beklemedeyiz! İçlerinde gözden geçirecekleri tonla malzeme vardı...Tabii herşeye bakmaları zaman alacağından biraz daha beklememiz gerek!
C: Notları olmadan da, genç adam üstünkörü aydınlatılmış yolda kararlı bir şekilde, gerçeğe, HAKİKİ gerçeğe ulaşmaya niyetlenerek yürümekteydi. Alfa durumundaydın, yolun çatallandığı bir kavşaktaydın ve merak ediyordun " bu yolu seçersem nereye varırım" " Ve neden tüm bunlar önüme doğru itildiler ?" Öyleyse geçmişe dön Arkady. Biliyorsun kalbinin derinliklerinde gerçek bir "Russun" sen!

S: (A) Konuya Güneş'in artan hacmi ile başladık sonra BAT sine kadar geldik ki bu da bizleri serbest kılabileceği için bizlerden gizlenmekteymiş, içimde bu yolu takip etmemle ilgili bir temayül var, çünkü bu bilimsel bir yöntem ve yeni bir yol açabilecektir. Asıl soru böyle bir eylemin ya da bu tarz şeylerin bilinmesinin diğer yoğunluklara ulaştırıp ulaştırmayacağı ? Bu sadece tatminsel bir şey mi, yoksa bu yönde daha çok öğreniyor olmanın gerçek başka bir değeri var mı ?
C: Birleşik Alan Teorisi daha yüksek yoğunluklara açılan kapıyı tamamıyla aralar.

S: (T) Ama bunun, gizli tutulmakta olduğu için, henüz genel araştırmacılar tarafından keşfedilmeyi bekleyen parçaları mı var ?
C: Hayır.

S: (T) Bilim şu ana dek çekimin, ölçülebilir ve niceliksel özellikte bir dalga olduğunu onayladı mı ?
C: İhtilaflı konu.

S: (L) Çekimin ne olduğu ya da olmadığı ihtilaflı bir konu. (T) Ama eğer çekim BAT nin bir parçası ise ve birileri de ne olduğunu biliyorsa... (L) HAARP' ı inşa ediyorlar. (T) Sanırım bu konuda HAARP tan fazlası sözkonusu. BAT oldukça majör bir adım...
C: Izgaralar.

S: (L) Ne tür ızgaralar ? (T) Sürekli konudan konuya atlıyorlar... Bir saniye bekle...
C: "Atlamıyoruz."

S: (L) Ne tür ızgaralar ?
C: Gezegen elektro manyetik bir ızgara tarafından örtülmüş durumda.

S: (T) Bunlar ley hatları mı ? [ç.n. .ing. ley lines : Dünya yüzeyindeki bir takım antik, gizem yapı ve oluşumlarının birbirine göre dizilişlerinden meydana geldiği ve bir takım gizli enerji hatlarını oluşturdukları iddia edilen hayali çizgiler]
C: Hayır.

S: (L) Peki bunlar yapay olarak mı oluşturulmuş ?
C: Kalınlaştırılıp belirginleştirildiler.

S: (L) Yapay bir müdahaleyle belirginleştirildiler. Dünya'nın bu şekilde örtülmesinin sonuçları nelerdir ?
C: 3. ve 4. Yoğunluk KH Konsorsiyum tarafından kullanılmak amacıyla manipule edildi.

S: (A) Ne türden bir EM ızgara ? (L) Doğal bir şekilde mevcut olan EM ızgara hatlarını kalınlaştırılıp belirginleştirildiler.
C: Usulca dalgalanan geometrik bir "battaniye" gibi.

S: (T) Gezegenin yüzeyinde mi, içinden mi geçiyor, ya da nerede ?
C: Üzerinde.

S: (J) Mikrodalga kuleleri bu işte bir rol oynuyor mu ?
C: Aynı sorumlu tarafından dolaylı yoldan keşfedildi. [kişi mi ?] [ç.n. celse ekibi Kasyopyalıların burada kullandığı sorumlu kelimesi(ing. principal) ile belirgin bir kişiyi kastedip kastetmediklerinden emin olamıyor]

S: (A) Kim bu sorumlu ? Bir ismi var mı ? (T) Çekim dalgaları, gerçekte var olsalar da olmasalar da, bir ihtilaf konusu ve BAT nin bir parçası, ve birileri halihazırda bunun nasıl işlediğini biliyorlar. Bu sebeple bu konu yalnızca cevabın ne olduğunu bilmeyenler açısından ihtilaflı, ama bu bilgiye sahip kişiler için ihtilaflı bir konu değil. Bunun ne olduğunu, nasıl ölçülebileceğini ve nasıl kullanılabileceğini biliyorlar.
C: Elbette.

S: (T) Yani bu konuda izin verilen şey sadece bir fikir ihtilafının ortaya çıkması. (L) Ya da yaratılan. (A) Bu ızgaranın gücünün devamı için bir güç kullanılıyor olmalı. Nedir bu ?
C: Yere ve uzaya konuşlandırılmış jeneratörler.

S: (T) Bu ne için kullanılmış olabilir?
C: Çeşitli kullanım amaçları.

S: (L) Peki, en azından ilk üç kullanım amacı nedir örneğin ?
C: "İlk Üç" diye bir şey yok.

S: (T) Bize bir fikir vermek için, bir örnek yok mu ? Bu bizleri nasıl etkiliyor ?
C: Kavramı biraz genişletin.

S: (T) Bu ızgara başka nesneler tarafından bir güç kaynağı olarak kullanılabilir mi ? (J) Bu ızgarayla enerji bağlantısı kurulabilir mi ?
C: Ağ.

S: (L) Bir şeyleri tuzağa düşüren bir tür ağ mı ?
C: Kavramı genişlet.

S: (L) Bu ağ bir şeyleri...
C: Hesaplıyor...

S: (J) Internet mi ? (T) Bizi içeride tutmaya yarayan bir çeşit engel gibi mi ?
C: 3. Yoğunluk balo salonunda dans ediyorsunuz. "Alice Kristal Saray'da aynanın içerisinden geçmekten hoşlanır." Atlantisli ruhların yeniden reenkarne olma dalgası eskiden ortaya koyulan bir olayın [performansın] tekrar edilmesi dürtüsünü de açığa çıkarıyor.

S: (T) Yeniden enkarne olan Atlantisliler eskiden kristaller aracılığıyla yaptıkları şeyi yeniden yapmak için hazırlanıyorlar. Yani şu an yapılmakta olan, Atlantis tarzı bir şey mi ? Farklı ekipmanlarla ama aynı şey ?
C: Daha büyük ve daha iyi şeylere ulaşmadan önce tüm derslerinizi öğrenmelisiniz.

S: (L) Bu söylediğiniz Atlantisliler'in derslerini tekrar etmesiyle ilgili genel bir vurgu mu, yoksa bizlerin bu dersi tam olarak öğrenmemizin ardından, bu ızgarayı etkisiz kılacağımız daha büyük ve daha iyi şeylere ulaşacağımızla mı ilgili ?
C: Hepsi; şimdi olanlar ve gelecekte olacaklar.

S: (T) Belki de ozon tabakasını bu denli kurcaladığımız için bizleri koruma amaçlı oraya yerleştirilmiş bir kalkandır...
C: Hayır. En iyisi üzerinde düşünüp , meditasyon yapmalısınız. Lineer düşünmekten kaçının lütfen, böylece daha iyi öğrenirsiniz.

S: (J) Sanırım eline bir şaplak vurdular. (A) Bu ızgara konusunda kendimiz için yapabileceğimiz ya da yapmamız gereken bir şey olup olmadığını öğrenmek istiyorum?
C: Neden ? Öğrenmek ihtiyacın olan yegane şeydi.

S: (A) Dediniz ki bunun amacı kontrol ve manipülasyon. Yani ne olduğunu öğrenmek tek ihtiyacımız olan şey. Belki de kendimizi zırhlandırmayı deneye... (L) Ama zaten öğrenmek demek zırhlanmak demek. Ne şekilde işliyor, bilmiyorum, ama böyle gibi gözüküyor.
C: Evet

S: (A) Şimdi.. BAT konusundan bu ızgara konusuna nasıl geldik ?
C: Izgaranın yapısallığı bunun bir uygulamasını temsil ediyor... [ç.n. Birleşik Alan Teorisi'nin]

S: (L) Her nasılsa Güneş'in artan çekiminden yola çıktık, ordan BAT ne, oradan ızgaraya...
C: BAT Güneş'in "artan" çekimini açıklıyor. Ama acaba BAT nde artma/azalma ile ilgili bir şey yok mu ???

S: (A) Onun artması ya da azalması için bir sebep yok... Ama tabii ki bu Einstein' ın teorisi ki bize bunun yanlış olduğu söylendi... (L) Belki de hızla ilgilidir. Eğer iki şey art arda dönüyorlarsa ve eğer bu iki şey bir araya gelirlerse bu onların hızını artırmaz mı ve böylece hız da çekimi artırmaz mı ? (A) Hayır, bize çekim ve elektromanyetik dalga arasında karşılıklı etkileşim olduğunu ve BAT nin de bununla ilgili olduğunu söylediler... Eğer BAT çerçevesinde kullanmamız gereken diğer boyutları kullanırsak ve Kaluza-Klein teorisiyle devam edersek, bu durumda kütle ile ilgili kavram belirsiz bir hal alır ve kütle değişken olur...
C: Evet, fizikselliğin değişkenliği.

S: (T) Dördüncü Yoğunluk. (A) Daha önce bize BAT nin diğer yoğunluklara açılan kapıyı aralayacağını söylemiştiniz...
C: Evet.

S: (A) Ve bir süre önce Santilli buradayken ve BAT, çekim ve anti-çekim ile ilgili kendi fikirlerini ortaya döktüğünde, ona BAT ile ilgili iyi bir fikre sahip olduğunu ama denklemin yalnızca 7 de 1 ine sahip olduğunu söylemiştiniz. BAT nin neden diğer yoğunluklara uzandığını anlamıyorum. Bir kez BAT ne vakıf olduğumuzda, ardından diğer yoğunlukların açık hale gelmesi kaçınılmaz mı ? Nasıl gerçekleşiyor ?
C: Bölük pörçük bir soru.

S: (A) EM ve çekimi bir arada buluşturan ama diğer yoğunluklar kavramını içermeyen bir BAT ne sahip olamaz mıyız ? Başka bir deyişle; bir yazılı kaynağın içerisinde çekim ve elektromanyetizma ile ilgili tüm doğruları toplasak ve bir öğrenci bunları okuyarak hepsini öğrense ama yine de diğer yoğunluklar konusunda hala hiç birşey bilmiyor olsa, böyle bir şey mümkün değil mi ?
C: Hayır. Diğer yoğunluklar görünür ve aşikar hale gelirler, eğer ki...

S: (A) Yani demektir ki Einstein ve Von Neumann diğer yoğunluklardan haberdarlardı.
C: Evet, ohh evet !!!

S: (T) Yalnızca bir fikir : BAT ne vakıf olunması ve içerisindeki farklı alanların manipüle edilebilir durumda olması, farklı etkiler yaratıyor. Yani anlayabildiğimiz kadarıyla, bilimin günümüzdeki resmi kabulüne göre, çekimi elde edebilmek için uzayda bir şeyi döndürüyor olmamız gerek. Ama BAT yardımıyla -ve sadece küçük bir yan özelliği olarak- hiç bir şeyi döndürmeye gerek kalmadan gerçek çekim yaratılabilir. Yani ağırlıksızlık sorunu gerçekten çözülmüş bir şey...
C: Bu çok temel bir doğru sevgili TR, çok temel.

S: (T) Yani uzay istasyonu ile ilgili tüm o şeyler, veya döndükten sonra yer çekimine yeniden adapte olmakla ilgili yaşanıldığı söylenen tüm o sorunlar, hepsi birer oyun...
C: "Kediyi bir kez çuvaldan çıkardığında" [çn. Gizli bir konuyu açığa çıkarmak anlamında bir deyim] koskaca bir kedi "ulusu" yaratırsın.

S: (T) Yani şu an "Uzay Yolu" nu gerçekleştirme kapasitemiz var [ç.n. uzay yolu dizisindeki teknoloji kastediliyor]
C: Bir anlamda, ama durum bunun çok çok ötesinde.

S: (T) Tabii ki. Bir çok insan bilim ve teknolojinin geldiği son noktanın bizlerin bildiğinin 25 yıl ötesinde olduğunu düşünür ama bence en az bir 100 yıl ötesinde olmalı, hatta belki çok daha ötesinde. Gezegenimizde bilimin ulaştığı son nokta bizlerin bildiğinin 300-400 yıl mı ötesinde?
C: Daha doğru olarak 30.000-40.000 yıl "ötesinde!"

S: (L) Bu 4. Yoğunluktan kaynaklanan etki ve bilgilendirmenin bir sonucu mu ?
C: Evet.

S: (T) 30.000-40.000 yıl arası mı ? Rakamı doğru mu anladım?...
C: Evet, en az o kadar.

S: (L) Tamam. Imbrogno'nun kitabında adı geçen Donestra hakkında bir şey sormak istiyoruz.
C: Sembolik bir takma isim. Solarion da öyle.

S: (L) Dean Fagerstrom denilen bu adamla iletişim kuran kaynağın orijini nedir ?
C: Kaynak kısmen 5. , kısmen de 4. Yoğunluktan.

S: (L) Gerçekten Franz Listz' mi kanallıyor ?
C: Hayır. Hiperuzaydan kaynaklanan, zihinsel bir izlenim yaratımı.

S: (L) Odasında beliren ve havada süzülerek yüzünün önünde duran ve o sesi çıkaran cihaz ne idi ?
C: 4. Yoğunluk izlenim yaratma cihazı.

S: (L) Ne izlenimi bırakıyordu ?
C: Bilgi.

S: (L) Peki, ben de Franz Listz çalmak isterdim! Biz neden böyle bir şeyle karşılaşmadık ?
C: 4. Yoğunluk KH ile etkileşimin doğasını ve türünü siz belirleyemezsiniz! Tabii; hamsterler, kafeslerdeki cıvıl cıvıl kuşlarınız ve tatlı, üzgün, sizlere sadık köpek "dostlarınız", sizlerle olan etkileşimlerinin doğasını ve türünü belirleyebilmeye başlarlarsa o başka!

S: (L) Yani Dean Fagerstrom' u bir hamster, kuş ya da köpekle mi mukayese ediyorsunuz?
C: Neden olmasın ? Aynı şey.

S: (L) Ve çok itaatkar gözüküyor! (T) Yani onu ve çevresindeki diğer insanları onun aracılığıyla aptal yerine koyuyorlar.
C: Evet.

S: (L) Kuçukuçulara birer kemik verelim! (T) Peki benim holodeckim nerede [ç.n. holodeck : Uzay Yolu dizisinde hologramla oluşturulmuş gerçeklik simülasyonu odası]
C: İstersen, bir holodeck için ricada bulun, belki onun yerine elektrostatik beyin birleştirme seansı alırsın.

S: (L) Belki holodeck denilen şey budur , bu bir ipucu muydu ?
C: Hayır.

S: (L) Olsun, şansımı bir deneyeyim dedim. Tamam, Imbrogno' nun dikkat çektiği şeylerden birisi de; bu bölgedeki UFO görünmelerini grafiğe dökmüşler ve buldukları şeyse buralarda defalarca tekrar tekrar ortaya çıkmış oldukları. Sonra adam gidip bu alanları araştırmış ve bulduğu şey , bu bölgedeki dikili taşların ve taş odaların antik Keltlerle ilişkili olduğu. Şimdi; bu benim kan bağlarının izini sürmekle ilgili yaptığım çalışmayla bir şekilde ilişkileniyor. Dans etmenin bu taşları şarj ettiği yorumu yapılmıştı. Fakat bu taş odaların bazıları çok küçük. Benim düşüncem bunların giriş kapıları olduğu yönünde.
C: Tamam.

S: (L) Bu siyah renkli bumerang tipli araçların ortaya çıkmasıyla ilgili hatırı sayılır derecede gözlem olmuş. Bu taşlar yoğunluklar arası kapıları mı işaret ediyorlar ?
C: Pencereleri.

S: (L) Bu pencereler keyfi ve tesadüfi bir şekilde açılıp kapanıyor mu ?
C: Elektrik fırtınası.

S: (L) Peki bunlar, teknik bir işlem ve müdahaleyle isteğe bağlı olarak açılıp kapatılabilirler mi ?
C: Evet.

S: (L) Keltlerle bu uçan siyah bumeranglar arasındaki bağlantı nedir ?
C: Hiç bir şey.

S: (L) Öyleyse bu taşları dikenlerin Keltler olmasını ve bu taşlar ve odaların da siyah bumeranglarla bağlantılı olmasını nasıl açıklayabiliriz ?
C: Eğer bir ev inşa etseydin ve sonra bir başkası gelip 220 V luk priz ekleseydi, sonrasında çalışacak bir giysi kurutma makinasıyla senin aranda nasıl bir bağlantı olurdu ?

S: (T) Birbirinden farklı iki şey. Sen bir ev yapıyorsun, sonra bir başkası gelip bir takım gelişmiş şeyler ekliyor ve farklı bir şekilde kullanıyor.
C: Kristaller yoğunluk ve boyut pencerelerinin "zaman zaman" açılmalarını sağlarlar ve böylece gözden kaçıp unutulmuş olanı apaçık ortaya çıkarırlar.

S: (L) Uçan araçlar aslında her zaman oradalar ve taşların kristalik yapısı pencerelerin açılıp onların görünür olmalarını mı sağlıyor ?
C: Eğer belirli faktörler sağlanırsa...

S: (L) Tamam, Dan Winter hakkında bir şey sormak istiyorum. Yazıları o kadar çok yanlış bilgi ve cehaletle dolu ki bunu nasıl başardığını anlamak imkansız. (A) 'Kutsal Geometri' ile ilgili dersler veriyor. (L) Bu adamla buluşmamız faydalı olacak mı ?
C: Tüm dersler faydalıdır.

S: (L) Bu kulağıma pek hoş gelmedi!
C: Tamam, şimdilik iyi geceler.
 

4BH

#179
25 Temmuz 1998 Frank, Ark, Laura

S: (L) Merhaba.
C: Merhaba.

S: (L) Bu akşam kimle birlikteyiz?
C: Weybon.

S: (L) Nereden aktarım yapıyorsunuz?
C: Kasyopya.

S: (L) Temple Üniversitesi tarih profesörü Dr. David Jacobs'un dünyadışı varlıklar tarafından kaçırılmalarla ilgili kapsamlı araştırmasını içeren yeni kitabını okudum. [Dr. Jacobs doktora tezini UFO'ların tarihi üzerine yazdı.] Dr. Jacobs, tüm bu yoğun araştırma yıllarından sonra şimdi, dünyadışı varlıkların ne için burada olduklarını bildiğini ve endişeli olduğunu söylüyor. Kaçırılma fenomeninin ardındaki başlıca amacın yeni bir soy yaratmak olduğunu söylüyor. Durum gerçekten bu mu?
C: Kısmen, ama "bütün şey" değil.

S: (L) Başka bir önemli neden daha mı var?
C: Yer değiştirme.

S: (L) Neyin yer değiştirmesi?
C: Sizin.

S: (L) Nasıl yani? İnsanların yerine koymak üzere bir ırk yaratmak mı, yoksa klon veya buna benzer şeylerle değiştirmek üzere belirli insanların kaçırılması mı?
C: Temel olarak birincisi. Görüyorsun ya, eğer biri yeni bir ırk yaratmak istiyorsa, kitlesel olarak melezleştirme ve sonra da kitlesel reenkarnasyondan daha iyi bir yol olabilir mi? Özellikle de ev sahibi tür daima bilgisizse, kontrol altındaysa ve insanı evrenin merkezi sayıyorsa. Tamamen yokediş, fetih ve değiştirme için ne kadar harika bir ortam, değil mi?

S: (L) Bu yanıt hedefle ilgili diğer sorumu da yanıtlamış oldu. Kitapta Dr. Jacobs belirli ailelerde sürekli olarak devam eden kaçırılmalar olduğunu söylüyor. Alıntı yapıyorum: "Fetüsün korunması dışında, gizliliğin başka nedenleri de var. Eğer tüm kanıtların açıkça gösterdiği gibi kaçırılmalar nesiller boyunca devam ediyorsa ve kaçırılanların çocukları da kaçırılıyorsa, bu dünyadışı varlıkların amaçlarından biri giderek daha fazla kaçırılmış insanlardan oluşan bir nesil yaratmak demektir. Kaçırılanların tüm çocukları bu fenomene dahil ediliyor mu? Kanıtlar yanıtın evet olduğunu gösteriyor. Eğer kaçırılmış biri hiç kaçırılmamış biriyle çocuk yaparsa, çocuklarının hepsinin kaçırılma ihtimali çok yüksektir. Bu da demektir ki, normal nüfus artışı, boşanma, yeniden evliliklerde, kaçırılanların sayısı nesiller boyunca hızla artacak. O çocuklar büyüyüp evlendiklerinde ve kendi çocukları olduğunda, evlendikleri kişi kaçırılmış biri olsun veya olmasın, çocuklarının hepsi kaçırılacaktır. Üreme programının nesiller arası özelliğini korumak için, kaçırılanların çocuk sahibi olmaya devam etmesi için bunun onlardan gizli tutulmaya devam etmesi gerekir. Eğer kaçırılanlar bu programın nesiller arası olduğunu bilirlerse, çocuk sahibi olmamayı da seçebilirler. Bu da programın önemli bir parçasının durmasına neden olur ve o yüzden bunu engelliyorlar. Gizliliğin son nedeni ise, bu dünyadışı varlıkların üreme programını genişletebilmesi, toplumu kaplaması için, kaçırılanların kaçırılmamışlarla çiftleşerek kaçırılmış çocuklar dünyaya getirmesini sağlamak." Bu bana kaçırılmaya eğilimli belirli bir soy olduğu...
C: Daha önce söylemiştik: Nazi deneyi bir "test sürüşüydü", benzerlikleri fark ediyorsun, değil mi?

S: (L) Evet...
C: Size ayrıca "Amerikan Yerlilerinin" Avrupalılarla yaşadıkları deneyimin de mikrokozmik bir önizleme olabileceğini söylemiştik. Ayrıca, 3'üncü yoğunluk dünyanın 2'nci yoğunluk dünyaya yaptıkları da ipuçları sunuyor olmalı. Diğer bir deyişle, özel değilsiniz, bakış açınızın öyle olmasına rağmen. Dünya insanlarının 4'üncü yoğunluğa çevrilmesinden sonra da Oryon 4'üncü yoğunluğun ve onların müttefiklerinin sizi "orada" kontrol etmeyi umdukları konusunda da sizi uyarmıştık. Şimdi tüm bunları birleştirince ne görüyorsunuz? Şimdiye kadar en azından şunu anlamış olmanız gerekiyor ki, önemli beden değil, ruhtur. Diğerleri sizi genetik olarak, ruhsal olarak ve psişik olarak beden-merkezli olmaya yöneltti. İlginçtir ki, 4 BH'den 6 BH'ye kadar olanların tüm çabalarına rağmen "bu perde hala kalkmış değil."

S: (L) Şimdi buradaki büyük soru şu: Bu bilgiyle ne YAPMAMIZ gerekiyor?
C: Diğer herşeyde olduğu gibi burada da önemli olan bu bilgiyle ne yapmanız gerektiği değil, bu bilgiye sahip olmanızdır.

S: (L) Bu projeyle 4'üncü yoğunluk KH'nin planlarını bozma ihtimali var mı?
C: İspanyol Fetihçilerini, İngiliz, Fransız, Flemenk ve Alman "kolonicilerini" yenme olasılığı var mı?

S: (F) Söylediklerini düşündüğüm şeyi mi söylediler? (L) Evet, son derece moral bozucu.
C: Gül Bahçesi mi bekliyordunuz?

S: (L) Eğer durum buysa, neden tüm bunlarla uğraşmak yerine hep birlikte Heaven's Gate tarikatine katılıp topluca intihar etmiyoruz?!
C: "Bununla uğraşmayı" seçtiniz, öyle değil mi?

S: (L) O seçimi yaparken aklım başımda mıydı, yoksa içiyor muydum?
C: 5'inci yoğunlukta içme yok!

S: (L) Ra'nın kanalı olan Carla Rueckert'le bir süredir yazışıyoruz. Hiçbir şey YAPMAMIZ gerekmediğini, sadece OLMAMIZ gerektiğini söylüyor. OLMAMIZ gereken şeyin ise sadece sevginin içimizden geçmesine izin vermek, dünyadışı varlıkları ve herkesi sevmek, eğer yönetimimizi ele geçirirlerse bunu da SEVMEK olduğunu söylüyor...
C: Varolan herşey derslerdir!!

S: (L) Öğrenilmesi gereken ders nedir?
C: Deneyimler asla sona ermez, sadece dönüşür. Beden-merkezliliğe gerek yok.

S: (L) Bir keresinde 4'üncü yoğunluğa geçişin "eşit bir oyun sahası" yaratacağına dair birşey söylemiştiniz. O halde, insanlar uyanacak ve insanlarla dünyadışı varlıklar arasında bir savaş olacak...
C: Evet.

S: (L) Eğer bu daha eşit bir oyun sahasıysa, o zaman durum pek İspanyol Fetihçilerine karşı Aztekler ve Avrupalılara karşı Amerikan Yerlileri gibi olmayacak demektir...
C: Yanlış, o dramadaki herşey 3'üncü yoğunluktaydı. Tavşanlar, fareler, köpekler vs sizinle eşitlenmiş bir sahada oynamıyor!

S: (L) Bu dünyadışı varlıklar gelen kometleri ve benzer şeyleri biliyorlar mı?
C: Evet.

S: (L) Yarattıkları bu ırkın bu afetlerde hayatta kalmasını mı istiyorlar?
C: Elbette.

S: (L) Peki bu, "hayatta kalacaklar" anlamında mı, yoksa hayatta kalacaklarına İNANIYORLAR anlamında mı?
C: Her ikisi.

S: (L) Bir keresinde bize bunun "kozmik bir savaş" gibi olduğunu söylemiştiniz. Döngünün bir denge yaratacağını vs söylemiştiniz. Bunu anlamaya çalışıyorum. Durum "İspanyol fetihçilerine karşı Aztekler ve Amerikan yerlilerine karşı Avrupalılar"dan biraz daha karmaşık olmalı. Çünkü hikaye bir noktada değişiyor. Baskı yapılan saldırıya geçiyor. Benzetmeyi daha anlaşılabilir bir çerçeveye sokmaya çalışıyorum. Kastettiğim şeyi anlıyor musunuz?
C: Hayır.

S: (L) Çünkü kafam karışık. Doğrudan sormadığım şey şuydu: Herhangi birşey yapma şansımız var mı?
C: Hala "daha büyük resmi" görmüyorsun.

S: (L) Daha büyük resim nedir?
C: Ruhlarınız, bilinciniz.

S: (L) Yani, gezegenimize el koyulmasını, insan ırkının fethedilip yok edilmesini deneyimlemek üzere zamanda bu noktaya gelmeyi seçtik, böylece bunu deneyimleyip, ayrılıp bir şekilde reenkarne olabiliriz, öyle mi?
C: Hayır.

S: (L) Söylediğinizden bunu anlıyorum! Tek önemli olanın ruhlarımız, bilincimiz olduğunu söylüyorsunuz. Eğer ruhlarımıza yönelirsek, bedenlerimizden ayrıldığımızda ya aynı yoğunluğa reenkarne olacağız, ya da bir sonraki yoğunlukta reenkarne olacağız. Başka hangi seçenek var?
C: Ne kadar "yaşamayı" planlamıştın?

S: (L) Normal koşullar altında 70 veya 80 yıl. İyimser ihtimalle.
C: Peki bu uzun mu?

S: (L) Hayır, değil. Kozmik standartlara göre bu kısa bir esinti gibi. Varmak istediğiniz nokta nedir?
C: Bunu biraz düşün. 5'inci yoğunluğa geçen akranların oldu mu hiç?

S: (L) Evet.
C: Neden? Bu nasıl mümkün olabilir?

S: (L) Çünkü öldüler. Bedenleri öldü.
C: Neden?

S: (L) Çünkü bedenleri bunu yaptı.
C: Peki bu "adil" mi?

S: (L) Adil mi?! Sanırım bunu kendileri seçti.
C: Ve...

S: (L) Nereye varmaya çalıştığınızı bilmiyorum!
C: Yalnızca "iyi" deneyimlerin kabul edilebilir olduğu izlenimi altındasın gibi görünüyor.

S: (L) Hayır, yalnızca iyi deneyimlerin kabul edilebilir olduğu izlenimi altında değilim, ama burada biraz belirsizlik içindeyim. Biz burada sizinle konuşuyoruz. Gelecekteki "biz" olduğunuzu söylüyorsunuz. Biz bu zaman periyodunda bu gezegendeyiz ve burada olaylar çok garip bir durumda. Büyük bir geçiş oluyor ve ben sadece tüm bunların anlamını merak ediyorum. Sizinle neden konuşuyoruz? Bunun amacı nedir?
C: Ders bu. Hala anlamıyor musunuz? Ders, dersler, herşey bundan ibaret. Tüm dersler paha biçilmez değere sahip.

S: (L) Tamam, bu dersleri alıyoruz. Bize neler döndüğünü anlattınız. Bunların etrafımızda olmakta olduğunu görüyoruz. Bize söylediğiniz şeyin diğer kanıtlar ve diğerlerinin aynı sonuçlara ulaşan araştırmalarıyla da doğrulanması nedeniyle ikna olmuş durumdayım. Ve LANET OLSUN, BU ÇİRKİN BİR DURUM! BENİ ANLIYOR MUSUNUZ?! ÇOK ÇİRKİN!
C: Bu senin bakış açın.

S: (L) Chloe'nin geçen gün telefonda söylediği gibi, neye uyanmamız gerekiyor? Tüm bu şeylerin olmakta olduğunu GÖRMEYE mi uyanmamız gerekiyor?
C: Evet.

S: (L) Tüm bunlara uyanıp görmekle mi ilgili? Tamam, uyanıp bunu gördüğümüzde neden tüm bunlardan kurtulamıyoruz? Senaryonun ne olduğunu biliyorsun, filmi seyretmen gerekmiyor!
C: Ama o zaman bazı deneyimleri kaçırırsın.

S: (L) Yani burada bulunmamızın amacı yenilip yutulmayı deneyimlemek mi?
C: Hayır.

S: (L) Esaret altında, kontrol altında, laboratuardaki bir kafesteki fareler gibi muamele görerek...
C: Coşku, hatırlıyor musun?

S: (L) Coşku mu?! TABİİ EMİNİM! HEPİMİZ BİR KAZIKTA YANABİLİRİZ! Bunun OLDUKÇA COŞKULU bir deneyim olduğundan eminim! William Wallace'ın karnını açıp bağırsaklarını çıkardıklarında ve gözleri önünde o insanları yaktıklarında tam bir coşku yaşadığından eminim!
C: Çok uzun olmayan bir süre önce suratın kaldırıma yapıştı...

S: (L) Bu coşkulu bir deneyim miydi?
C: Evet.

S: (L) Yani "coşkulu" dediğiniz zaman sadece pencereden atlayıp ölmekten mi bahsediyorsunuz?! 3'üncü yoğunluktaki bakış açısını anlamanız gerekiyor! Burada kaldırımlara çarpacak fazla yüzün yok!
C: Bizim de öyle.

S: (A) Bilginin koruduğunu söylüyorsunuz. NEYE karşı koruyor?
C: Pek çok şey. Bir örnek: Dönüşüm sonrası travma ve kafa bulanıklığı.

S: (L) Demek bilgi bizi dönüşüm sonrası travma ve kafa bulanıklığına karşı koruyor. 4'üncü yoğunluğa geçişin travmatik ve kafa bulandırıcı olduğunu söylüyorsunuz. 3'üncü yoğunluktan 4'üncüye geçişi mi kastediyorsunuz, yoksa 3'üncü yoğunluktan 5'inciye geçişi, yani ölümü mü?
C: Her ikisi.

S: (L) Yani şok ve travma içinde olmadığın zaman, kafan bulanık olmadığı zaman daha iyi işlev görüyorsun, bu mu?
C: Evet.

S: (L) Eğer bir insan 5'inci yoğunluğa geçmeden, yani ölmeden 3'ten 4'üncü yoğunluğa geçerse, bu o kişinin ölmeden, doğrudan 3'üncü yoğunluktan 4'üncü yoğunluğa geçtiği anlamına gelir, doğru mu?
C: Evet.

S: (L) Bu nasıl bir his peki? Nasıl bir deneyim...
C: Alice aynalar diyarında.

S: (A) Bilginin travmadan ve kafa karışıklığından koruduğunu söylüyorsunuz. Diğer taraftan herşey ders. Yani travma da bir ders. Neden bir dersten kaçınmaya çalışıyoruz?
C: Haklısın, bir ders, ama ön bilgin olduğunda o dersi erken ve daha farklı bir şekilde öğrenirsin.

S: (L) Yani bu dersi farklı bir şekilde öğrenirsen, geçiş zamanı geldiğinde bu dersin alınması daha kolay mı oluyor?
C: Evet. Daha yumuşak.

S: (L) Tüm bunları bilip bununla ilgili birşey yapamamak, inanmadıkları için insanlara bundan bahsedememek, bunun şokuna maruz kalmaktan kesinlikle daha sıkıntı verici bence...
C: Hayır.

S: (L) Diğerlerine bu tür şeyleri anlatabileceğimi söylüyorsunuz yani?
C: Aktarabilirsin ama bunun incelikli bir şekilde yapılmasını öneriyoruz.

S: (L) Ne kadar incelikli olabilir ki? "Merhaba millet, ham-hum, hapır-hupur kelimelerini biliyorsunuz değil mi???"
C: Tamamen o şekilde değil, bunu biliyorsun! Çoğunluk yenmiyor, sadece manipüle ediliyor. Bilgi çok ilginç şekillerde korur. Sizin yoğunluğunuzda matematik, sadece seçilmiş az sayıda insanın öğreneceği şekilde "öğretiliyor." Ve matematik tüm yaratımın dilidir. Örneğin cebir gibi ileri matematik çalışmaları, madde ile antimadde evrenleri arasındaki kapıların kilitlerinin anahtarını sunar. Mevcut olanlar arasında hala öğrenmeye ihtiyaç duyanların cebiri öğrenmesini öneriyoruz.

S: (L) Burada mevcut olan herkese cebiri öğrenmesini tavsiye ediyorsunuz...
C: İhtiyaç duyanlara.

S: (L) Madde ile antimadde evrenleri arasındaki kapıların kilitlerini açacağımızı mı söylüyorsunuz? Söylediğiniz şey bu mu?
C: Belki...

S: (L) Dünyadışı varlıklar bu gezegene el koyduğu ve herkesi hatır hutur yemeye başladıkları zaman kesinlikle bu gezegende takılmak istemiyorum!
C: Hatır hutur yemek mi? Lütfen!!

S: (A) Birleşik Alan Teorisi hakkındaki önceki celseye değinmek istiyorum. 1969'a dönmem gerektiğini söylemiştiniz. 1969'daki özel bir noktayı, kavşağı hatırlamaya çalıştım. Neydi bu kavşak? Hiçbir şey hatırlayamadım. Bir ipucu verebilir misiniz? Neydi? Hangi aydı?
C: Ağustos.

S: (L) Wroclaw'da mıydı?
C: Evet. Lodz.

S: (A) Kardeşimin oturduğu şehir. Belki, evet... 1969'da oradaydım. Evet, doğru. "Kalbimde bir Rus" olduğumu söylerken kastettiğiniz şeyin ne olduğunu öğrenmek istiyorum.
C: Araştırdın, muhteşem insanlarla etkileşimde bulundun... Hamburg...

S: (A) Evet, doğru, ama bunun anlamı nedir?
C: Aslında şimdi olan geçmiş üzerinde düşünüldüğünde, ifşaların kapısı açılır.

S: (A) Bu yanıt, "Rus" olma konusu ve bir araştırma için Hamburg'a gitmeyle mi ilgili?
C: İlgili teorik veya hipotetik prensipler hakkındaki Rusça kitaplar? Hamburg? Araştırma? Evet ama bu yalnızca bir ipucu ve tüm verebileceğimiz şey. Yoksa gerçekten önemli birşeyi keşfetme şansını kaçırabilirsin.

S: (L) Tamam, bunun üzerinde çalışacağız.
C: Işık direklerinin olduğu yol Arkadiusz... İyi geceler.