Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

30 Ocak 2010

Başlatan 4BH, 03 Şubat 2010, 17:58:45

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

4BH

30 Ocak 2010

Laura, Ark, Ottershrew, Joe, Andromeda, Belibaste, Nomad, Burma Jones, PoB, Alada, Ailén, Scottie, Psyche

S: (L) [Parmakları planşet üzerinde, odadaki diğerleriyle konuşuyor]
C: Daha fazla kişi, iyi! 5. yoğunluk yakından izliyor.

S: (L) Bu akşam kimle birlikteyiz?
C: Timoron, Kasyopya.

S: (L) Bu akşam neden bu kadar yavaşsınız?
C: Enerji değişken.

S: (L) Enerji değişken... Peki bu gece Ark'ın sorularını ele alabilecek miyiz?
C: Evet. Ark yanıtları biliyor; onlara erişmesine yardımcı olacağız! Dikkatini ver Ark!!

S: (Ark) Yanıtları biliyorum... O zaman sormama gerek yok, öyle değil mi? (L) Yanıtlara erişmene yardımcı olacaklarını söylediler. (Ark) Anlıyorum. (L) Sor hadi. (Ark) Güneşin ikiziyle ilgili 1998 celsesi. İkiz güneşin ne kadar yaklaşacağını sormuştum ve siz de "Mesafe, tanığın yerinin kesişim yörüngesi gibi çeşitli faktörlere bağlı" demiştiniz. Bunun ne anlama geldiğini bilmiyorum. Tanık kim?
C: Dünyadaki siz. En yakın konum sırasında dünya güneşin ters tarafında olabilir.

S: (Ark) Tamam. Tanık benim. Ama mesafenin kesişim gibi diğer faktörlere dayalı olduğunu söylüyorsunuz. Bu faktörler belirli değil mi? En yakın durum sırasında dünyanın nerede olacağı belli değil mi?
C: Güneş sisteminin dış bölümündeki çekimsel faktörler nedeniyle, hayır.

S: (L) Yani bunu hızlandırabilecek veya yavaşlatabilecek şeyler olabilir mi? (Ark) Bunu anlamıyorum, çünkü çekimsel faktörler bellidir. Bizim bilmediğimiz bazı çekimsel faktörler mi var? Karadelikler filan?
C: Dünya biliminin bilmediği cisimler.

S: (Joe) Dev UFO'lar gibi! (Ark) Öyle olmalı...
C: Karanlık...

S: (Ark) Karanlık mı? (Burma Jones) Karanlık madde mi? (Ark) Karanlık madde diye birşey yok. Var mı?
C: Var.

S: (Joe) Şimdi başın dertte! (Ark) Ama bildiğim kadarıyla güneş sisteminin galaksi içindeki yörüngesini tahmin edebiliriz. Galaksi oldukça iyi biliniyor.
C: Açıklanmamış anomaliler var!

S: (Ark) Pekala. Biraz daha ilerledik sayılır. Bazı hesaplamalar yaptım... (L) Neden o anomalilerin neler olduğunu sormuyoruz? (Ark) Çekimsel anomaliler. (L) Neyi kastediyorsun? (Ark) Pioneer'ın yörüngesinde anomali var. Tüm dönen galaksilerde anomaliler var... (L) Ama tüm bunların tahmin edilebilir olduğunu söylemiştin. (Ark) Aşağı yukarı... Yani bunlar küçük anomaliler, büyük değil. Rakamlar hakkında sormak istiyorum. Yıllar önce bu rakamları sorduğumuzda kaçamak yanıt vermiştiniz. Hatta kaçamak cevap vermenizin iyi bir nedeni olduğunu söylemiştiniz. Ben elimden gelen şekilde hesaplamaları yaptım. Verilerimiz sınırlı olduğu için çıkardığımız sonuçlar da alakasız olabilir tabi. Elde ettiğim rakam 26 milyon yıllık bir döngü. Bu yaklaşık olarak doğru mu? (ç.n.: ikiz güneşin bir tam turunun süresi sanırım.)
C: Çok yakın; 28.2 milyon yıl.

S: (Ark) Bir de bu ikiz güneşin kütlesi hakkında soru sormuştum ve "güneşinkinden çok daha düşük" olduğunu söylemiştiniz. Güneşin kütlesinin yarısı olarak kabul ediyorum. Bu yaklaşık olarak doğru mu?
C: 3.4 daha yakın.

S: (Ark) %3 mü?! Yarısı değil mi?? O halde yaklaştığı zaman güneş sisteminde yörünge dengesizliklerine neden olacak demektir.
C: Öyle!

S: (Ark) Hmm.
C: Geçmişte de bunu yaptı. Kayıtları kontrol etmen yeterli.

S: (Joe) Geçmişte güneş sisteminde yörünge dengesizliklerine mi neden oldu? (L) Yani kayıtlara bakıp bunların ne tür dengesizlikler olduğunu bulabilirsin. Jeolojik bir kayıt olabilir, tarihsel bir kayıt olabilir, arkeolojik olabilir vs. (Ark) Bakacağım. Kontrollerim için son bir soru daha. ... Şimdi bu ikili yıldız sistemi... Güneş ve onun ikizi. Bunlar birbirleri etrafında dönüyor. Güneş çok az hareket ediyor, çünkü ağır. Yarı-büyük ekseni hesapladım. Düz eliptik bir yörünge. Yarı-küçük ekseni biliyoruz çünkü bu eksenin Plüton mesafesinde olduğunu biliyoruz. Buna dayalı olarak yarı-büyük ekseni hesapladım ve 87.000 astronomik birim yanıtına ulaştım, ki bu da yaklaşık 1.3 ışık yılı yapıyor. Bu 1.3 ışık yılı aşağı yukarı doğru yanıt mı?
C: 1.7

S: (L) Tamam. Çok teşekkür ederim. Hesaplamalarıma geri dönüp şimdi aldığımız verileri akıllıca kullanmak için bu yeterli. Ama bir sorum daha var... (gülüşme) Bununla alakalı değil... ama olabilir de! Kuantum teorisini çekimle ilişkilendirmek gibi maceracı birşey yapmaya çalışıyorum. Bazı hesaplamalar yaptım ve ne yapmakta olduğumu aslında bilmiyorum. Bir yere kadar gelebildim. "anti-De Sitter" kozmolojisi denebilecek bir tür kozmolojiye vardım. Ama gerçekten tıkanmış durumdayım, çünkü şimdi ne yapacağımı bilmiyorum. Bir ipucu verebilir misiniz?
C: Çekimin yarısını EM ışığına çevir.

S: (Ark) Tamam, çevireceğim. (gülüşme) Başka sorum yok. (L) Bunun ne anlama geldiğini biliyor musun? (Ark) Hayır. (Joe) EM ışığı nedir? Elektromanyetik ışık? Elektromanyetik ışık üretmen mi gerekiyor? (Ark) Biraz üreteceğim. (L) Başka bir soru sormak istemiyor musun? (Ark) Hayır, ödevim elimde. (L) Belibaste, sıra sende. Sorunu sor. (Belibaste) Coğrafi olarak psikopatların yüzdesini öğrenmek istiyoruz. Örneğin ABD'de, İsrail'de, Birleşik Krallık'ta vs. (L) Tek tek soralım. (Belibaste) ABD?
C: %23.

S: (Belibaste) Birleşik Krallık?
C: %14.

S: (L) Çünkü hepsi Amerika'ya gitti. (gülüşme) (Ailén) İsrail?
C: %42.

S: (Belibaste) Fransa?
C: 10.

S: (Burma Jones) Rusya?
C: 17.

S: (Belibaste) Etiyopya gibi fakir bir ülke?
C: 3.

S: (Joe) Amerika'da 75 milyon kişi ediyor. (Burma Jones) Çok psikopat varmış. (Ottershrew) En düşük olan ülke?
C: Samoa.

S: (Belibaste) Samoa'nın yüzdesi kaç?
C: 0.6

S: (Belibaste) Samoa'da oldukça güçlü bir etnik spesifiklik var. (L) Samoa hakkında hiçbir şey bilmiyorum. (Joe) Sanırım Maorilerle aynılar. (PoB) Yüzdesi İsrail'den daha büyük herhangi bir ülke var mı?
C: Şu anda yok.

S: (Burma Jones) İsrail şu anda en kötü olanı. (Belibaste) Geçmişte daha yüksek bir yüzdeye sahip olan bir ülke oldu mu?
C: Çukur/düşük rakımlı ülkeler. (ç.n.: Low Countries: Belçika, Hollanda, Lüksemburg)

S: (Andromeda) Peki İspanya?
C: 2.6

S: (Ailén) Çin?
C: 0.9

S: (Ailén) Çin'in nüfusu çok büyük... (Joe) Çukur ülkelerdeki oralardaki psikopatlar çukur ülkelerden ayrılıp İngiltere'ye mi gitti?
C: ABD'ye ve Güney Afrika'ya.

S: (Ailén) Peki Hollanda? (L) Çukur ülkelerden biri. (Ailén) Ama o geçmişteydi... (L) Ha, şimdiyi mi kastediyorsun?
C: Hala yüksek.

S: (L) Bir rakam verebilir misiniz?
C: 13.

S: (Joe) İngilizlerin çoğunluğunda neden Kelt geni olmadığını, neden hepsinin Anglo-Sakson olduğunu tespit etmeye yönelik araştırmada iki teori var. Bunlardan birine...
C: Tam olarak "Anglo-Sakson" değil, ama kesinlikle Cermen.

S: (Joe) Teoriye göre Anglo-Sakson veya Cermen halkları Romalıların düşüşüyle birlikte gelmişler ve Britanya'ya gelmişler. Ve burada kalanlar kendi ırklarına dayalı bir toplum kurmuş ve çoğalmışlar.
C: Laura'nın kitabını oku, gerçeklere daha yakın.

S: (Joe) Hangi kitaptı? (gülüşme) (L) Oppenheimer "The Origins of the British" (ç.n.: Britanyalıların Kökenleri) kitabında bu konuda çok farklı birşey söylüyor. Bir sonraki soruya geçelim. (PoB) Etiyopya uçağına ne oldu? Kazanın nedeni neydi?
C: Sabotaj. CIA ve ahbaplar.

S: (Joe) Birini öldürmek için mi? Amaç neydi? Uçakta ortadan kaldırmak istedikleri biri var mıydı?
C: Saptırma, uyarma, ve uçaktaki ajanların öldürülmesi.

S: (Joe) Hangi ülkenin ajanları?
C: Fransa.

S: (Joe) Uçakta bir Fransız elçisinin karısı vardı...
C: Önümüzdeki aylarda ülkeler arasındaki ilişkileri izleyin.

S: (L) Sonraki soru? (PoB) Bir soru daha: Bu ayın başında, Ocak'ın 9'unda ve 10'unda New York civarında çeşitli olaylar oldu. Havaalanlarında bir uçak acil iniş yaparken radyo frekansı sorunları oldu ve 3 eyaleti etkileyen elektrik dalgalanmaları gibi diğer garip bazı durumlar. Bir okuyucumuzun belirttiği gibi hepsi ızgaraların etrafında.
C: 4. yoğunluk sızıntısı.

S: (L) Bu olaylarda UFO'ların da payı olup olmadığını merak ediyorum. (Joe) Obama psikopat mı?
C: Hayır, daha çok şizoit.

S: (L) O da bir tür psikopat.
C: Aşağı yukarı.

S: (L) Ben ona şizoit demezdim. Ama... (Joe) Onunla ilgili herşeyi görmüyorsun. (L) Diğer taraftan babasının ülkesini düşününce... evet. (Burma Jones) Onu yalnızca kontrollü koşullar altında, etrafında yönlendiricileri varken görüyorsun. Geçen gün aklımıza takılan, biraz aptalca bir soru vardı. Terrance McKenna'nın makine perileri ve DMT deneyimleri hakkında.... (Ark) Ne ne? (L) Terrance McKenna'nın halüsinojenik yolculukları sırasında gördüğü makine perileri. Ben de benzer birşey görmüştüm ama halüsinojenlerin etkisi altında değil, aşırı bir yorgunluk halindeyken. Bana göre o şeyler enerji anlamında kullanılan benzetmeler. (Burma Jones) Ben de aklın çeşitli yönlerini temsil eden şeyler olarak görüyordum.
C: Enerji daha yakın, ama o enerji bir bilinçle, yani "kripto-coğrafi" bir varlıkla da ilişkili.

S: (L) O kripto-coğrafi varlıkları biliyoruz!
C: "Operators and Things"i hatırlayın.

S: (L) "Operators and Things"i okudunuz mu? (Burma Jones) Ben okudum. (L) Ürkütücüydü! (Burma Jones) Çok ürkütücü. (L) Benim gördüğüm o yaratıkla, yine zaman zaman gördüğüm o canlı ışık arasındaki fark nedir?
C: Canlı ışık aynen o: hayatın ışığı.

S: (L) Sıradaki soru? (Psyche) Bir sorum var. I___'yla birlikte, temel olarak beynin ön lobunda bulunan bazı hücre türlerini tartışıyorduk. Görünüşe göre kimse bu hücrelerin fonksiyonunu bilmiyor. Bunlara spindle hücresi veya yanlış hatırlamıyorsam "von Economo nöronları" deniyor. Bu hücrelerin işlevi nedir?
C: Bilinç oryantasyonu.

S: (Ailén) Hmm. (Andromeda) Sanırım onlardan bol miktarda olması iyi birşey? (Burma Jones) Yani bu hücreler bilincin kendini nasıl yöneteceğine karar vermesine yönelik bir tespit noktası mı...
C: Enerji yönlendiricileri.

S: (Joe) Sayıları arttırılabilir mi?
C: Mümkün.

S: (Joe) O hücrelerin üçüncü gözle herhangi bir ilgisi olup olmadığını merak ediyorum...
C: Yakın, daha çok bir "hedef güdüm cihazı" gibi.

S: (Joe) Dünyadışı varlıklar açısından mı?
C: Dalga okuyucu. (Laura'nın notu: Kasyopyalılar ruhlu insanları "Dalga Okuyucu Bilinç Birimleri" olarak tanımlıyor.)

S: (Ailén) I___ bunların devasa hücreler olduğunu söylüyordu, değil mi? (Psyche) Evet. O hücrelerin eksikliğinin psikopatiyle ilişkili olup olamayacağını merak ediyordu...
C: Oo evet.

S: (Andromeda) Hmm... (Ailén) Şizofrenlerde bu hücrelerden fazla bulunmadığına dair bazı araştırmalar olduğunu söylüyordu. (Psyche) Bu hücreleri balinalarda da araştırmışlar. (L) Bir sorum var. Birinin sormasını bekliyordum ama kimse sormadığına göre ben sormak istiyorum. Haiti depremi yapay olarak meydana getirilmiş bir deprem miydi, yoksa tamamen doğal mıydı?
C: (Planşet ouija tahtası etrafında dönüyor) YAPAY! Bahse gireriz bunu beklemiyordunuz, değil mi?!

S: (L) Dürüst olmak gerekirse beklemiyordum. Çünkü insanlara yapay olmadığını bile söylemiştim. Bunun çok abartılı olacağını düşünmüştüm. ...Sormak istediğim soru, nasıl yapay olarak deprem meydana getirebildikleri. (Ark'a) Sence nasıl deprem meydana getiriyorlar? (Joe) Uzaydan uydularla. (Ark) İnternet'ten araştırman yeterli! (gülüşme) Evet, İnternet'te var. Dünyaya doğru giden özel dalgalar yaratıyorsun ve doğru yöne yöneltiyorsun... (L) Buna inanmıyorum. Bunu yapacak kadar güçleri yok. (Joe) Peki depremi kim meydana getirdi?
C: ABD.

S: (Joe) Devlet seviyesinde mi, yoksa süper-gizli saçmalık mı?
C: Derin devlet.

S: (L) Peki bunu nasıl yaptılar? Ark'ın bahsettiği dalga türleriyle mi?
C: Yakın. Ve şu anda kimsenin onlarla münakaşa etmediğine dikkat edin!

S: (L) Yani böyle birşey yapabilecek gücün var, o yüzden de kimse senin işine karışmaz. (Ark) Ama asıl soru şu: Depremi gerçekten Haiti civarında mı meydana getirmek istediler, yoksa bir hata mıydı?
C: Evet, hazırlık yapıldı.

S: (Andromeda) Yani kasıtlı olarak Haiti'de yaptılar. (Ark) Ben olsam nasıl yapardım? Bir denizaltı kullanırdım, fay hattına yaklaşırdım ve o denizaltı üzerinden, dalga güçlendiriciyle bir dalga sinyali yaratırdım. Okyanus altında faylar var. Fayı doğru frekansla doğru yönde hareket ettirmen yeterli olur.
C: O şekilde fazla tehlikeli olur, çünkü dalga sinyalleri denizaltıyı da parçalardı. Çoklu noktalardan uzay silahları kullanmak daha iyi.

S: (Belibaste) Neden özellikle Haiti'yi hedef aldılar?
C: Güney Amerika'ya yakın. Elverişli bir yer, petrol ve emperyalistik nitelikte başka faktörler.

S: (Andromeda) Bu bir deneme gibi birşey miydi?
C: Hayır.

S: (Burma Jones) Bu şeyi daha önce çok kullandılar mı? (Joe) Kolombiya'da kullandılar.
C: Bir veya iki kere

S: (Joe) Uzay mekiğinde kullandılar. (Psyche) Demek Chavez o yüzden o kadar eminmiş. (Ark) Bir adada yapmak, karasal bir yerde yapmaktan çok daha kolay... (L) Evet, çünkü okyanus tabanından bir ayrım var ve farklı katmanlar var. Büyük bir toprak parçasındaki bir fayı harekete geçirsen bu çok kontrol dışı bir hale gelebilirdi. (Andromeda) Kaliforniya gibi mi? (Joe) "şu anda kimsenin onlarla münakaşa etmediğine dikkat edin!" derken, dünyadaki başlıca devletler bu olayın aslında bir...
C: Evet.

S: (Joe) İnsanları susturmanın iyi bir yolu.
C: Karşıtlara gözdağı.

S: (L) Sormak istediği başka birşey olan? (Nomad) İki yıl önce başıma gelen garip şeyin ne olduğunu öğrenmek istiyorum. (L) Spesifik ol. (Nomad) Karanlık güçlerle ilişkili gizemli birşey vardı ve olay sırasında büyük bir HAARP faaliyeti artışı da vardı. (L) Ne zaman? (Nomad) Z___ olayı. Bir anlamda çıldırmıştım.
C: "Aşk ısırığı" denebilir mi? (ç.n.: Nomad adlı bireyin Z___ adlı bir bireyle yaşadığı, sevgi ilişkisi gibi görünen ama aslında Nomad'ı 'çelmelemeye' yönelik bir çaba olduğu ima ediliyor sanırım.)

S: (Joe) Gizemli birşey mi vardı dedin? (Nomad) Evet, o süreçte bir HAARP faaliyeti de vardı. (L) Z___ olayının onunla ilişkili olabileceğini mi düşünüyorsun. Olabilir. (Nomad) Beni iyice sınıra doğru itmeye yönelik birşey vardı. (L) Ve sen belki de buna açık bir durumdaydın. Bu şekilde mi sorsak? O olayın HAARP faaliyetiyle ilişkisi var mıydı?
C: Çok az.

S: (L) İlgili konuları geçen gün foruma kopyaladığım için biliyorum, HAARP'ın temel olarak Kuzey Amerika'yı kontrol etmek için kullanıldığını söylemişlerdi. Menzili o kadar. (Joe) Bir frekans çiti, öyle değil mi? (L) Evet. Ama uydular da var. O yüzden... Sanırım manipüle ediliyordun. Ama bunu duymaya isteksizdin. (Nomad) Hiçbir şey duyabilecek bir durumda değildim. (L) Bu olayı unutma; benzer bir durum yaşayacak olursan bu sefer duyabilirsin. Başka birşey? (Ailén) EE ile ilgili herhangi birşey? Forum için? FOTCM için?
C: Hepsi çok güzel bir şekilde ilerliyor. Gerçek bir netice aldığınıza dair sinyallere karşı gözlerinizi ve kulaklarınızı açık tutun.

S: (L) Pekala. Sanırım yanlış yönde giden herhangi birşey olsaydı şu anda bunu bize söylerdiniz...
C: Evet.

S: (L) Yanlış yönde giden birşey mi var?
C: Hayır.

S: (L) Olsaydı söylerdiniz anlamında, tamam. Sanırım "çalışmalarınıza devam edin" dediğinizi var sayabiliriz. Dikkatli bir şekilde. Ve inançlı olun.
C: Hoşçakalın.
 

Bonanza

#1
Kasyopya Celselerini baştan sona hepsini okudum, 1994-2002 yıllarını kapsıyor diyordunuz ancak gördüğüm kadarıyla hala devam ediyor ve bitmiyecek gibi.ayrıca celseleri çeviren arkadaşalara da teşekkür ediyorum.
 

Tiversonus

#2
Öncelikle hoşgeldiniz...Ve Transkriptlerin tam listesi şu şekilde açıklanmış:

http://www.cassiopaea.org/forum/index.php?topic=13581.0