Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü
  • Kasyopya Celseleri (1994-2002) 5 0 5 1

Kasyopya Celseleri (1994-2002)

Başlatan 4BH, 01 Nisan 2009, 03:23:48

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

4BH

#120
10 Ocak 1997 F___, Laura, A.

S: (L) Merhaba.
C: Merhaba.

S: (L) Bu akşam hangi ismi kullanalım?
C: Lomorra.

S: (L) Neredensin?
C: Kasyopya.

S: (L) Bu gece kısa, özel bir celse yapmamız mümkün mü?
C: Elbette!

S: (L) Bu sorulardan bazıları oldukça şüpheli ama birkaç geribildirim almak istiyorum. Birincisi F___'nin diyeti hakkında. Aldığı teşhis doğru mu?
C: Evet.

S: (L) Diyetinde eklenmesi veya çıkarılması gereken birşey var mı?
C: Henüz değil.

S: (L) Yapması gerekeni yapıyor mu?
C: Tepkilere göre ayarlama yapın.

S: (L) Kendi diyetimde şu anda yapmam gereken birşey var mı?
C: Spesifik ol.

S: (L) Yaptığım perhizlerin aralığı uygun mu?
C: Evet.

S: (L) Perhizde salata yiyorum ve sanırım bir sorunum yok. Dün gece çok garip bir deneyim yaşadım. Bedenimden çıkıp hızla geri dönüyor gibiydim. Bu beden dışı bir deneyim miydi?
C: Bunları daha önce de yaşamıştın.

S: (L) Dün gece olan şey bu muydu?
C: Evet.

S: (L) Eğlenceliydi! Tıbbi testlerde ağızdan veya enjeksiyon yoluyla radyoaktif izotopların kullanılmasında herhangi bir tehlike var mı? Belirli bir tehlike?
C: Ancak tekrarlı olursa.

S: (L) Yani uzun aralıklarla bunlara maruz kalmak insanı beyin kanseri falan etmez, değil mi?
C: Etkisi sigaranın radyoaktivitesine yakın.

S: (L) Ark'ın önümüzde hafta yeni bir davası var ve avukatından öğrendiği kadarıyla A bir kadın avukata danışmış. Ama Ark'a göre bunu yapmasının nedeni davayı biraz geciktirip saçındaki boyanın solması beklemek ve böylece daha dramatik bir etki yaratabilmekmiş... Durum gerçekten bu mu?
C: Eğer öyleyse buna kimin inanmasını bekliyorsun?

S: (L) Sanırım buna kimse kanmaz. Bu duruşma davada herhangi bir ilerleme sağlayacak mı?
C: İlerleme çok çeşitli şekillerde ölçülür.

S: (L) Biliyorum ama bunun hallolacağı genel bir zaman çerçevesi öğrenmek istiyorum.
C: Bizden ne bekliyorsun?

S: (L) Bir İPUCU istiyorum! Belki bir zaman değil ama hiç değilse bir İPUCU!
C: Bunu sana söylememiz sonucu hızlandırmaz. Bu ilgili herkes için iyi bir ders. Ders tamamlandığında pek çok şeyi şu anda olduğundan çok daha net bir şekilde anlayabileceksiniz!

S: (L) Tamam. Kendi davam hakkında birşeyler öğrenmek istiyorum. Bu avukattan tek bir kelime bile duymadım daha. Yapabileceğim birşey var mı daha önce aklıma gelmeyen?
C: Üç günde bir onlarla temas kurdun mu?

S: (L) Hayır, üç günde bir değil. Ne yapacaklarını görmeyi bekliyordum. Her üç günde bir onlarla iletişim kurmamı mı tavsiye ediyorsunuz?
C: Ağlamayan bebekle ilgili atasözünü hatırla.

S: (L) Onlarla temas kurarken yaklaşımım nasıl olmalı?
C: "Yeni bir gelişme var mı?" şeklinde değil. Sadece kendini yeterince göstermen konumunu güçlendirecektir.

S: (L) Neden bu adamlardan kurtulup konuyu sigorta şirketiyle doğrudan halletmiyorum?
C: İyi bir fikir değil. Yasal yardım olmazsa sigorta şirketi tarafından bir "şüpheli" olarak görülürsün!!

S: (L) Tamam. Gulf Breeze Konferansından bahsettik biraz. Bu bahar düzenlenecek olana katılmamızı öneriyorsunuz ve bu sefer Ark da bizimle birlikte olacak...
C: Evet, Ark'ı masrafları karşılamaya ikna et. Bunu mutlulukla kabul edecektir!

S: (L) Evet, bunu isteyeceğini biliyorum... ama yapacağımız harcamanın bir sınırı olacak...
C: O kadar pahalı olmayacak.

S: (L) Dün gece rüyamda L'yi gördüm. Geçen gün kağıtları imzalamak için buraya geldiğinde gerçeklikten tamamen kopuk gibiydi. Sonra rüyamda eve geldiğini gördüm, zombi gibi hareket ediyordu. Kafasını kapı çerçevesine vurup duruyordu ve kan içinde kaldı. Çok garipti. Bunu Ark'a anlattım ve o da L'nin çok aksi şeyler yapabileceğinden endişelendiğini söyledi. Bana bunun hakkında birşeyler söyleyebilir misiniz? L'nin mevcut durumu hakkında?
C: Tek söyleyeceğimiz L'ye karşı iyi olma "zamanı" olduğu!!!

S: (L) Ona karşı nazik olduğumda bunu başka türlü anlıyor...
C: Artık öyle anlamayacak. Ve hatırla, nazik olmanın çeşitli yolları var.

S: (L) Onun durumu hakkında başka birşey?
C: Çöküş halinde.

S: (L) Ona karşı nazik olursam daha iyi olmasına faydası olur mu?
C: Her tür negatif sonuçtan sakınmaya faydası olur.

S: (L) Bana ve çocuklarıma karşı mı, yoksa kendisine karşı mı?
C: İkisinden biri.

S: (L) Bu konu beni endişelendiriyor!
C: Daha önce de endişeli değil miydin?

S: (L) Evet sürekli endişeliydim. Ne yaparsam yapayım hep yanlış değerlendiriyor.
C: İzleyeceğin adımları belirle ve kararlarını belli et!

S: (L) Ark da A'yla aynı sorunu yaşayacak mı?
C: Hayır.

S: (L) L'nin çöküş durumunda olduğunu söylerken, bu zihinsel mi yoksa fiziksel mi?
C: Her ikisi.

S: (L) Düşmesinin sebebi beni etkileyen yapışık ruhun benden ayrılıp ona geçmesi miydi?
C: Hayır.

S: (L) Düşme sonucu kalıcı bir beyin hasarı meydana geldi mi?
C: Evet.

S: (L) Bu beyin hasarı giderek kötüleşiyor mu?
C: Beyin değil, ardıl etkiler.

S: (L) Kötüleşen ardıl etkiler nedir?
C: Subdural hemotama tekrarı.

S: (L) Bu nelere neden olabilir?
C: Pek çok.

S: (L) Nazik olma dışında yardımcı olmak için yapabileceğim birşey var mı?
C: Bir uzmanı görmesini / doktorunu değiştirmesini öner... Yeterli yardım almıyor, ne "ev cephesinden" ne de profesyonel olarak.

S: (L) Bu akşam bilmemiz gereken başka birşey var mı?
C: Hayır.

S: (L) Annemin birkaç sorusu var. (AK) Bana o geçmiş yaşam deneyiminden söz etmiştiniz... Sorunlarımın hepsinin duygusal olduğunu, bu hayatta yaptığım tüm hataları bir bakıma bilerek yaptığımı söylediniz...
C: Karışık.

S: (L) Sorusu mu, yoksa hayatı mı karışık?
C: Soru.

S: (A) Sen netleştir. (L) Hayır bunu senin yapman gerekiyor. Öğrenme sürecinin parçası. (A) Nasıl karışık? Bu hayatta yaptığım tüm hatalar bir planın parçası mıydı?
C: Hayır. Hatalar tercih edilerek yapılır; plan yalnızca bir "şablon."

S: (L) Yani bir şablonu vardı ve hataları bilerek yaptı, yanlış seçimler nedeniyle...
C: Evet.

S: (L) Sanırım burada halletmeye çalıştığı şey suçluluk. Neden tüm hayatı boyunca bu hataları yaptığını ve ne zaman birşey yapmaya karar verse herşeyi mahvettiğini öğrenmek istiyor.
C: Spesifik.

S: (L) Hataları spesifik olarak sorman gerekiyor. (A) Bunun için hazırlanmadım. Bulanık. Dedikleri gibi kafamdaki herşey karışık.
C: "Utangaçlık" nedeniyle hazır değil. Hatırla, doymayan bir sevgi, kabullenilme, onaylanma ve "ihtiyaç duyulma" arayışından bahsetmiştik. Bu arayışın başarısız olmasının nedeni acelecilik, sabırsızlık ve inatçılıktı.

S: (L) Annemin insanlar konuşurken sözlerini kesmek gibi kötü bir huyu var. Ne söyleneceğini her zaman bildiğini varsayıyor ama aslında nadiren haklı oluyor. Sessiz olup dinlese ihtiyacı olan tüm bilgileri öğrenecek. Eski deyişte olduğu gibi tek ağzımız iki kulağımız var. Konuştuğumuzun iki katı dinlememiz gerekiyor.
C: Yargılanmak istemiyorsan yargılama.

S: (L) Anlıyorum ama konuyu halletmesine yardımcı olmaya çalışıyorum...
C: Bunu kendi yapmalı.

S: (L) Tamam, başka soru? (A) Evet biliyorsun, var! (L) Tamam, kendin sor. (A) Nereden başlayacağımı bilmiyorum. (L) Onların bıraktığı yerden başla. Aceleci, sabırsız ve inatçı olduğunu söylediler. Bunu nasıl yenebilirsin? (A) Neden bu kadar aceleci, sabırsız ve inatçı oldum?
C: Geçmiş hayat programlamasından dolayı. Görüyorsunuz ya, bu üçüncü yoğunluk varoluşundaki herkesin karşılaştığı birşey. Bazıları birşeyi tek bir hayatta öğreniyor, bazıları öğrenmiyor!

S: (A) Ama ben bunları hiç duymadım!
C: Gerekli değil. Sadece "işaretleri" izle.

S: (A) O kadar inatçıyım ki durumu göremiyorum, öyle mi?
C: Gerçekten hep inatçıydın, şimdi daha az.

S: (A) Bu karmakarışık durumdan nasıl çıkabilirim?
C: Aptalca bir soru.

S: (A) Niyetim aptalca bir soru sormak değildi. (L) Bunu istemen ve bunun için çalışman gerekiyor. Kolay DEĞİL. (A) Hiçbir İŞARET görmedim. (L) Şimdi buna başlama. Binlerce işaret gördün! Daha önce tanımladığınız o geçmiş hayat deneyimi, onun inatçılığının ve aceleciliğinin kökenindeki deneyim mi?
C: Evet.

S: (L) Söylediklerinizi daha net hale getirmek için ekleyeceğiniz birşey var mı?
C: Hayır, gerekli değil.

S: (L) Hayatındaki bu toksik duygunun bir kısmını atmaya başlaması için nereden başlayabileceği konusunda ona bir-iki ipucu verebilir misiniz?
C: Bu dersin parçası, ama gayet bariz olmalı.

S: (A) Sorunum bu zehirli duygu mu?
C: Evet.

S: (L) Başka birşey? (A) Başka nasıl soracağımı bilemiyorum... (L) O halde şimdiye kadar söyledikleri üzerinde düşünmeye başla. Tamam bu kadar.
 

4BH

#121
11 Ocak 1997, Laura, Frank, TR, JR, Konuk "M"

S: (L) Merhaba. Ve bu akşam hangi isimle hitap edelim ?
C: Merhaba. Yonnuro.

S: (L) Nereden bağlantı kuruyorsunuz ?
C: Kasyopya.

S: (L) Klasik ekibimizin yanısıra bu akşam konuk olarak M__ burada. Anne, babası kendisini ziyaret ettiği için V aramızda yok. Şunu tartışıyorduk ki...
C: Kehanetleri tartışmalısınız, belki de ?

S: (L) Hayır kehanetleri tartışmıyorduk... (T) Hayır, kehanetler üzerinde konuşmamızı istiyorlar galiba.
C: Elbette, neden olmasın ?

S: (T) Eh, madem ortaya atılan bu... (L) Peki, kehanet konusuna başlamamız için bize bir ipucu verin. Ve acaba şu garip olayların...
C: Bildiğiniz gibi bu önemli. Bu akşam aranızda kötü bir şekilde kandırılmış, kontrol edilmiş ve programlanmış biri var. Büyük, çok ciddi bir tehlike içerisinde. Keza bugün iletişim kurmaya çalışan bir başka kişi de aynı şekilde.

S: (T) Baştan başlayalım, ve önce M ile başlayıp sonra J ye geçelim. [ç.n. : birinci bahsettikleri kişi o gece konuk olarak orada bulunan M, 2. kişi ise orada olmayan ama o gün içerisinde Laura ile iletişim kuran bir başka kişi]
C: Birden değiştirmeli!!!

S: (L) Neyi değiştirmeli ?
C: Doğrultuları.

S: (L) Neyle ilgili doğrultuları ?
C: Çalışmalar, yaşamsal durumlar vs...Bu kişi 4. Yoğunluk BH ya erken dönemlerde geçiş için büyük potansiyele sahip olması ile dikkat çekiyordu. Saldırı bu aşamada başladı ve yavaşça ama düzenli bir şekilde artırıldı, kesin amacı ise tamamen yoketmeydi. Ne acı ki, bu amaç gerçekleşmek üzere ?

S: (T) Kim bu adam (isim silindi) ?
C: Bu gerçekten konuyla alakalı mı ?

S: (L) Açıkçası bu benim düşündüğüm şey... (T) Bu adam işin içinde mi ?
C: Hayır! Önemli olan şey, bu saldırıya maruz kalan kişinin "yanlış kapıları açmak" için tasarlanmış bir hayat doğrultusunda programlanması. Ve bu durum, hedefte olan kişilerden herhangi birisi için gerçekleşmeye başladığında, ve eğer yardım almazlarsa ve çok daha önemlisi verilen rehberliğe kulak asmazlarsa, büyük planın bir parçası olarak yok edilecekler.
[Evlilikteki eşler ve yakın ilişkiler, çocuklar vs gibi kişinin enerjilerini emebilecek şeyler üzerinde aramızda tartışma]

S: Bu, üzerinde konuştuğumuz şey mi ?
C: Yakın. Bunlar tek tehlike değil. "Ziyaretçi" hakkında soru sordun. Ee , ne dersin bu duruma ? Peki ya oğlunun hastalığı ? Ya sokağın karşı tarafında oturan kadın ? Peki ya W__ ve oğlu ? Ve onunla kocan arasındaki olası bağlantı ? Peki ya eğer kocan "gizli hükümet" için çalışmışsa ? Peki ya baban, ve o kimler için çalışmıştı ? Tüm bunlar ne anlama geliyor ? [M hakkında tartışma]

S: (T) M hakkında daha fazla bir şeyler ?
C: Sadece kendisi sorduğu takdirde.

S: (M) 26 Ocak la ilgili durum nedir, o neden geceyi kendisiyle geçirmemi istedi ?
C: İşte yine o kapı!

S: (L) Yanlış kapı! (M) Açıkçası kapıyı açan kişi bile değildim. Öyle miydim yoksa ? (L) Bunun üzerinde düşündüğünde, bu işin içerisinde bir şey olabileceğini düşündüğünde bile, bu kapıyı açmak oluyor. Zihinsel bloklamadan bahsediyoruz. (T) Onunla nasıl başedebileceğine karar vermelisin, çünkü o bu şeylerden sadece birisi, en sonuncusu... Onunla hiç bir zaman yalnız kalma. Çünkü ne istediğini bilmiyorsun. Sadece tecavüz veya öldürülme tehlikesinden bahsetmiyorum. Fakat onun ne tür güçlerinin olabileceğini bilmiyorsun. (M) Açıkçası, o zaten... hayır, yapmayacağım! (T) Eğer o senden enerji emiyorsa, bunu istemezsin. İnan bana bunu kesinlikle istemezsin! (L) Onun oğlunun [ç.n. :M in oğlu] hastalığı ile ilgili bir şey söylemiştiniz... bu konuda yorum yapacak mısınız ?
C: Saldırının bir parçası.

S: (L) Onu [M'i] tamamen yoketme amaçlarının yanısıra, oğluna karşı da bir niyetleri var mı?
C: Gerekli değil.

S: (L) 'Gerekli değil' ne anlama geliyor ?
C: Açık.

S: (L) Bir niyetlerinin olmasına gerek yok çünkü zaten bir şey yaptılar mı ?
C: Açık.

S: (T) Ona dokunmayacaklar! Bu sana yönelik... (M) Öyle hissediyorum ki, bir çok kişi beni yok etti zaten. Yani, o ve ben o kadar içiçeydik ki. O kadar birleşmiş. Bu alışılmışın dışında. (L) Ok, başka bir şey var mı ?..
C: Eğer bu sorunla yüzleşmekten kaçarsan , sana tek söyleyebileceğimiz : 5. Yoğunlukta görüşürüz!

S: (L) Kaçmak çözüm değil... (JR) O zaman nedir ?
C: İçine bakın, dışına değil!

S: (L) Senin kendi içsel gücün. Zihinsel bloklama, konu bu değil mi; zihinsel bloklama, 4. Yoğunluk prensibi. [ç.n. : zihinsel bloklama ile bu tür saldırılara karşı korunulabileceğinden bahsediliyor]
C: Yakın.

S: (L) Haydi devam et, detaylara in. Bakalım bazı detaylar yakalayabilecek misin ? (M) Ne söyleyebilirim; daha bunu nasıl adlandırabileceğimi bile bilmiyorum... Sokağın karşısındakiler, onların tüm bu olanlarla ne ilgisi var, merak ediyorum ? (L) Bunu sana zaten söylediler... gizli hükümet bağlantıları... Greenbaum bağlantıları (M) Sokağın karşısındakilerle mi ? (L) O kadın... Onun kocanla olan bağlantısını ima ettiler ve R__ adındaki adamla bağlantısı, babanla olan bağlantısı, diğer adamla olan bağlantısı... Yani diyorum ki 26 Ocak' ı sorduğunda, aslında gizli hükümetle alakalı ve senin zihninle oynayan bir adamla ilgili bir soru sormuş oluyorsun... Onun ne olduğu ile ilgili bir soru sorman bile gereksiz. Sadece bil bu durumu ve engelle. (M) Basitçe onunla hiç konuşma. Biliyorum bunu... (M) 4. Yoğunluk kişileri diğer 4. yoğunluk kişilerini ayırt edebilir, haklı mıyım ?
C: Bazen.

S: (L) Bazen tanıyabiliyorlar, bazen tanıyamıyorlar. Eğer fiziksel bedenlerde enkarne olmuşlarsa ayırt edemeyebilirler. Ta ki uyanıncaya kadar, ama, 4. Yoğunluktan 4. Yoğunluğa, hayır...
C: Hayır, sen neden bahsediyorsun.

S: (L) Oo kastettikleri buymuş. Sorularının anlamı sen neden bahsediyorsunmuş. 4. Yoğunluk kişileri diğer 4. Yoğunluk kişilerini ayırt eder. (T) Ayrıntılandırmaya devam et... (M) Hmm, bu adamın bir çok yeteneği var, benim sahip olduklarıma benzer bir çok yetenek. (L) Bu onun 4. Yoğunluktan olduğu anlamına gelmez. (M) Hayır... (L) Hayır, bu onun o şekilde görünmek için programlandığını gösterir. Senin bu yeteneklerinin olduğunu nereden biliyorsun ? Ok, bir şeyler duyduğunu biliyorsun... (M) Onu iş başındayken gördüm.. ve bilmek istiyorum; o 4. Yoğunluktan mı ?
C: Açık.

S: (L) Bir başka deyişle olabilir.. Evet onun farklı bir frekansı var... (M) Farklı hisseden biri ve zihinsel bloklamam onu sinirlendiriyor. (L) Farketmez. Hepsi 4. Yoğunluk şeyleri... (T) Eğer zihinsel bloklama onu sinirlendiriyorsa, bir şeyler biliyor olmalısın... (M) Evet ama bildiklerim beni mutlu ediyor mu bundan emin değilim... (L) Açıkçası bunun önemi yok, seni incitemez, çünkü senin kendi zihinsel bloklaman onu engelleyecektir.
C: Neden umursuyorsun ?

S: (L) O bir şey yapamaz. Anlamıyor musun ? Zihinsel bloklama onları durduruyor! (T) Onları geri sektiriyor. Programlanmışlar. Onlara programlamaları içerisinde yer almayan bir şey fırlatmış oluyorsun ve ne yapacaklarını bilemiyorlar. Hani şu Las Vegas' ta karşılaştığımız adam.. bir şeylerin peşindeydi..doğrudan, gizli kapaklı olmayan tehditlere başladı. Sonra birden koruyucu kalkan çıkıverdi, ve... (L) Adama ne söylediğini anlat onlara. (T) Konuşmanın içerisinde birden "Hey aramızda bir sorun yok, değil mi?" dedim. O zaman farkında olmasam da koruyucu kalkan yükselmişti. Ve ona bakarak dedim ki: "Hey bir sorunumuz mu var?" Ve birbirimizin gözlerinin içine dik dik bakışıyorduk. (L) Evet adamın gözlerinin içine dikmiş bakışlarını. Bir sorunumuz mu var ? (T) "Var mı sorunumuz...Ben olduğunu düşünmüyorum." Ve adam tekrar bakışlarını dikti bana. Ve yaklaşık 30 sn böyle dik dik bakıştık. Ve sonra aniden geri çekildi ve gözlerinin içerisinde o an yaşamakta olduğu kafa karışıklığını görüyordum. Sonra birden başını salladı ve ne yapacağını bilemedi. Ne söyleyeceğini de bilemedi. Eğer bir Vegas kabadayısı olsaydı, muhtemelen bizi bir başka yerde bekler, sıkıştırır ve ikimizin de kafasını uçururdu. Aynen öyle tiplerin orada yaptıkları gibi. Ama bu o tür Vegas tiplerinin ötesinde biriydi. Ve bu adam kassız, çelimsiz biriydi. (M)Yani ben de benimkisinin çekip gitmesi için bir şeyler yaptım. Öyle şeyler ki, örneğin kalkıyor ve kafası karışmış oluyor, ne söyleyeceğini bilemiyor ve çekip gidiyor... (T) Evet bak, gördün mü; kafa karıştırma! İşte bu! Ne yapacaklarını bilemiyorlar. Çünkü bu duruma programlanmamışlar. (JR) Sadece belirli durum ve reaksiyonlara göre programlanmışlar. (T) Programlamalarının sınırları içerisinde tepkiler verdiğin sürece devam ediyorlar. Ama bekledikleri tepkileri vermediğinde... Tabii hepsi onlar değil! Bunlar sadece programlanmış kimseler. (L) Kendi hüsnükuruntularına göre... (T) Aynen grilerle ilgili kitaplarda anlatıldığı gibi. Griler bir şeyler yapıyorlar, ve eğer karşılığında beklemedikleri tuhaf bir şey yaparsan, kafaları karışıyor. Ne yapacaklarını bilemiyorlar. Programlarının ötesinde oluyor. (M) Bana tüm o şeyleri anlatıyor ve sadece kibarca dinliyorum, tabii onunla, söylediği şeylerin hiçbirisini yapmam, sadece dinliyorum ve "Hmm, demek öyle, haaa evet" şeklinde geçiştiriyorum. Ama hiç bir şekilde onunla birlikte anlattığı şeyleri gerçekleştirmem. (L) Peki, onlara soralım. O adam ne istiyor M' den ?
C: Neden umursuyorsun ?

S: (L) Neden umursuyorsun, yani eğer onun ne olduğunu ve ne yaptığını biliyorsan, ne istediğinin ne önemi var ? (M) Neden ? (JR) Yani önemi var mı ? (M) Önemi yok... (T) Merak ediyorsun ve bu da onun niyetlerine izin vermenin ilk adımı. Merak etme...
C: Evet.

S: (T) Hiç önemli değil. Vegas'taki adamın ne düşündüğü ya da bizden ne istediği umurumda değil. Gitti. Ve umursadığım bu. (L) Negatif konusunda meraklısın. Merak bile etmeyeceksin. (T) Hiç takma. O adam gittikten sonra biz otelden olabildiğince hızlı ayrıldık. Aslında o gitmedi, biz gittik. O hala orada oturuyordu. Sonra kalktım, onun da elini yakaladım ve arkamdan çekmeye başladım [ç.n.: Jr yi kastediyor], zig zag çizerek tüm casino boyunca kumar makinalarının arasından geçiyorduk, bir koridordan diğerine geçerek, sonra geriye ve tekrar ileriye. Jr yi taa salonun en dibine götürdüm ve sonra geri döndük, emin olmak için kontrol ettim. Ve ilk köşeyi döndüğümüzde arkama dönüp baktım ve adam artık barda değildi. Ve hemen kapıya koştuk, kapıcıya on papel verdim ve bize hemen bir taksi ayarlamasını söyledim. O adamın ne istemiş olabilceği filan hiç umurumda değil. Umursama sakın. Bu onlar için ilk adım; senin merakın... Eskiler ne derler bilirsin, merak kediyi öldürür... (M) Onlardan kaçıp kurtulduğunda ve "Evet artık gittiler!" dediğinde, yine de merak ediyorsun; neden ? Onlardan kurtulmuş olduğunu biliyorsun ama her zaman zihninin gerisinde merak ediyorsun; neden ?... Yani ben merak ediyorum! (JR) Bazı şeyler var ki hiç bir zaman öğrenilmemeleri daha iyi!
C: Başka bir kapıyı açacaktır.

S: (T) Tüm bilmen gereken şey... (L) Zihinsel şeylerden bahsediyoruz... (T) Onlardan yakayı sıyırdığında tek bilmen gereken şey, bir amaçları vardı ama sen onları durdurdun ve uzaklaş oradan! (M) Zihin blokları. Ne tür zihin blokları ? (L) İlk önemli şey farkındalık...
C: Özel.

S: (L) Özel... başka deyişle kişiye göre özel ? (M) Evet! (L) Olaya göre mi özel ? (M) Enerjiye göre mi özel ? (L) Ve bir başka deyişle; her zaman farkında olmak, bu doğru mu ? Her daim, kimin sana karşı kullanıldığının kimin kullanılmadığının farkında olmak mı ?
C: Evet.

S: (L) Ve eğer birisi... Ki hatta bu senin şeyin bile olsa...
C: İşaretleri öğrenin.

S: (L) İşaretleri öğrenin... çünkü 4. Yoğunluk tarafından kullanılan kişiler ya da kapı işlevi görenler bunun kokusunu taşıyorlar [ç.n. : mecazi... bir şekilde belli ediyorlar] 4. Yoğunluk varlığı olmayabilirler ama herhangi biri bir kapı olabilir... herhangi bir zaman. Herhangi birisi. Ve gerekli işaretleri ve davranışları öğrendiğinde, ve bunlar da öyle kitaplarda tarif edilebilecek şeyler değil... Bunlar senin yaşantına özel şeyler olmalı. (T) Sana uygun olan şekilde. Özünü izle, sana kim olduğunu ve ne yapman gerektiğini söyleyen özünü. (M) Yani çevremdeki insanların büyük bir bölümü, bu odadaki insanları kastetmiyorum, şu sıralar çevremde olan insanların büyük bir bölümü, kapılar mı ?
C: İşaretleri öğrenirsen, sormak zorunda kalmazsın.

S: (L) Tamam, işaretler nelerdir ? Bir şekilde zorlu tecrübelerle öğrendik bunu ama bir şekilde bunları özetleyebilir misiniz ? (T) Galiba bir şekilde zorlu tecrübelerle öğrenmek gerekiyor... (L) Evet, çünkü bu şey gibi... evet. Tamam, devam...(T) Kendin öğrenmelisin... Bu soruyu yanıtlayacaklarını sanmıyorum. (M) Bir takım büyük, temel işaretler var mı ? Temel birşeyler, ya da... (L) Genel bir özellik... (T) Sen bu adamdaki temel işareti gördün... tuhaf bir enerji sezdin. İşte bu büyük, temel bir işaret.
C: Hayır. Sadece farkında olun, size uymuyorsa uydurmaya çalışmayın [ç.n: Kasyopyalılar, bir genelleştirmenin yapılamayacağını bu sezgilemenin kişiden kişiye değişebileceğini vurguluyor.]

S: (T) Bu doğru. İşaretler herhangi bir şeyler olabilir. (M) Doğru... (T) Benim yakaladığım işaret, hani şu adamla ilgili yakaladığım ilk işaret birden bire ortalıkta bir şey yokken parlayıvermesiydi. [Ara verildi]
S: (T) M ile ilgili başka bir şey olup olmadığını sorsana. Sorması gereken ?
C: Hayır. Ark' a söyle, Tel Aviv' i seyahat programından çıkarmasını şiddetle tavsiye ediyoruz. İsrail'in konumu üzerinde çok ağır bir tehlike aurası mevcut. Çok çok çok büyük bir şeyler olacak orada. Tam olarak "ne zaman" ve "ne", bunu söyleyemeyiz ama kesinlikle negatif bir şey olacak!!!
[Bu yorumu takip eden bir tartışma yapıldı ama teyp kapalı olduğu için kaydedilemedi ve teyp bir sonraki sorudan sonra açıldı.]

S: ... tamam, bu soruyu nasıl toparlayabiliriz... eğer her karar parçalara ayrılırsa... (T) Soruyu duydular, bırak cevaplasınlar. Ya da yorumunuz nedir ?
C: Yakın.

S: (T) Hmm, tek kelimelik cevap! (L) Evet, arkadaşlar hile yaptınız! (T) Dedikleri şu: sonsuz. Sonsuz sonsuzdur. (L) Buna göre; benim bir fikrim vardı: eğer yeterince derin düşünürsen, meditasyon yaparsan ve bilinçli bir seçim yaparsan, önündeki yol boyunca daha çok evren yaratılmış olur, varolanın yanında. Bunu söylemiştim... Böylece onlardan daha fazlasını yaratarak, iyi evren seçim yaratımlarını dengelemiş oluyorsun. Ve böylece elinden daha iyisi gelmediği için gözükara, bilmeden, düşünmeden seçmen gerekeceğin durumdan daha fazla iyi evren yaratmış oluyorsun... (T) Peki, bu kertenkelelerin de yaptığı şey değil mi ? (L) Evet öyle... (T) Onlar bunu negatife doğru dönüştürüyorlar. Ama hiç bir zaman varolan pozitiften çok negatif yaratamıyorlar, çünkü evren sürekli olarak bir denge durumuna doğru uyumlanmayı arıyor. Ve böylece, negatife dönüştürdükleri her bir yer için, bir başka yer pozitife dönüşüyor. Hiç bir zaman [dengeyi bozacak şekilde] daha fazlasını yapamazsın. Sadece deneyebilirsin.
C: Doğru.

S: (T) Buna rağmen bunu başarabilecekleri gibisinden yanlış bir düşünceyle çalışıyorlar. (L) 'Hüsnükuruntu.' [ç.n. hüsnükuruntu : Herhangi bir durumu safça kendinden yana iyiye yorma]
C: Hayır, üzerinde çalıştıkları yanlış düşünce; sanki egemenliklerini 4. Yoğunluk, 3. Yoğunluk, 2. Yoğunluk ve 1. Yoğunluk KH' da sonsuza dek sürdürebilceklerini sanmaları.
[Bu yorumu takip eden bir tartışma yapıldı ama teyp kapalı olduğu için kaydedilemedi ve teyp bir sonraki sorudan sonra açıldı.]

...........
C: Hayır tüm yoğunluklarda fiziksel değil, sadece 1. ile 4. arasındaki yoğunluklardaki KH.

S: (L) Ohhh!! (T) Fiziksel olup olmaması umurlarında değil. Onlar 4. Yoğunlukta. Sadece onları [ç.n. : diğer yoğunlukları kastediyor] mühürleyip, KH olarak tutmak ve böylece onlardan beslenmek istiyorlar. (JR) Ooo, kendi küçük bahçelerini istiyorlar! Kendi küçük 'sömürge' bahçelerini.
C: Burada anahtar kelime "sonsuza dek". İşte hüsnükuruntu olayının devreye girdiği konu burası.

S: (T) Daha başka bir şey ? (L) Sonsuza dek. Bir başka deyişle.... Bir başka deyişle... (T) Sonsuza dek diye bir şey yoktur. (L) Sonsuza dek diye bir şey vardır, ama 'zaman' diye bir şey yoktur. (T) Zaman hiç bir şey değil. (L) Evet değil. Ark' a söylemek istediğiniz başka bir şey var mı ?
C: Öncelikle onunla iletişim kur.

S: (L) Tamam, ona söyleyeceğim. Tamam, burada bitirelim. (T) Dur, şu, büyük tehlike içerisinde olan diğer kişi hakkında soru sormalıyız, VB' miydi ? (L) Oo haklısın. Soruyu sor. (T) Üstü kapalı bir şekilde ciddi tehlikede olduğunu ima ettiğiniz ikinci kişi kim ?
C: Konu büyük tehlikede olması değildi. Korkunç şekilde yanlış yönlendirilmesiydi.

S: (L) Tamam, biri [ç.n. M'i kastediyor] büyük bir tehlike içerisindeydi, diğeri de korkunç şekilde yanlış yönlendirilmiş. Ok. (A) Kim ? Ark' mı ? (L) Hayır, VB. (T) Bunu tam olarak bilmiyoruz. Kim bu yanlış yönlendirilmiş olan ?
C: VB.

S: (T) Tamam, ona söylemek istediğiniz herhangi bir şey var mı ? (L) Oo, aklından bile geçirme! (JR) Ona anlatmaya nereden başlayacaksın ki ? (T) Hayır, hayır, hayır! Bir bakalım, ona söyleyebileceğiniz herhangi bir şey olur muydu ?
C: Hayır.

S: (T) Bu yanlış yönlendirilmişlik durumundan kurtulabilmesi için yapabileceği bir şey var mı? (L) Seçim!
C: Seçim.

S: (L) Yanlış yönlendirilmiş olan şey onun seçimi. Hangi fiziksel gerçekliğe inanacağını ya da hangi eterik gerçekliğe inanacağını senin seçimin belirliyor. Bu onun seçimi. (T) İlk söylediğinizden kısa bir süre içerisinde buraya gelip, zarar verebileceği sonucunu çıkarmıştım.
C: Belki.

S: (T) O da M ile aynı tür tehlikenin içerisinde mi ?
C: Bunun biraz daha ötesinde.

S: (T) Demek oldukça kötü! (J) Evet, öyle sanırım!
C: Açık.

S: (L) Bununla ilgili kötü olan şey şu, onların gerçekten fiziksel olarak da tamamen yok edip etmediklerini bilmiyorum. Çünkü asıl yapmak istedikleri şey aldatmacayla da olsa bir kişiyi ele geçirmek ve kendi saflarına geçmek için seçim yaptırmak, böylece de enerjilerini artırmak. Yani şey gibi, saflarına geçirdikleri, topladıkları, propagandalarını yapacak her bir kişi, bir parça para gibi birikiyor, ceplerinde bir ruh daha oluyor. Ve söylemeliyim ki, J böyle bir seçim yapmaya çok çok yakın. Çünkü kendisini 3. Yoğunluk gerçekliğine çok fazla kaptırmış durumda. Yani baksana, henüz Nefilimlerin, Nibiru gezegenindeki Anunaki varlıkların tamamen fiziksel efendiler oldukları ve sonra geliştikleri ve vs vs vs gibi bir düşünceden bile kurtaramıyor kendisini. (T) Onu ele geçirdiklerinde onu burada bırakmayacaklar... (L) Buradaki esas mesele bu mu; bu gerçekten ruhlar için bir savaşım mı ?
C: Ruhları ele geçirmenin en iyi yolu bedenleri ortadan kaldırmak.

S: (L) Ve, ruhları ele geçirdiklerinde... (T) J' nin karşı karşıya olduğu ve gerçekten çok dikkatli olması gereken birisi var mı ?
C: Bir kaç kişi aslında.

S: (T) Bu durum hala yüz yüze saldırı düzeyinde mi ?
C: Her tür.

S: (T) J' nin ne yapması gerekiyor ? (L) Sana bunu söylemezler...
C: Sil ve baştan başla.

S: (L) Ne yapacaksın ki ? Onu arayıp tüm bunlardan mı bahsedeceksin ? Dinleyeceğini düşünüyor musun ? (T) Hayır, bir sonraki sefer seni aradığında, senin anlatmanı söyleyecektim. Ona de ki, dinle J, Kasyopyalılar bunları bunları dedi... (L) Ha? (T)...ve bununla başa çıkmak zorundasın! (L) Ondan sonra da ben büyük tehlike içerisinde olan kişi olurum! (T) Hayır ona de ki; büyük bir felaketin eşiğindesin, bu durumla savaşman gerek!
C: Bunu unutmanızı öneriyoruz!! Şaka değil!!!

S: (T) Peki, ona bir kez daha yardım edebilceğimizi düşünmüştüm! (L) Başka bir şey var mı ? Saat geç oldu ve artık bitirmemiz gerekiyor.
C: Tamam. Hoşçakalın.
 

4BH

#122
17 Ocak 1997 Laura, Frank, TR ve JR

S: (L) İyi akşamlar.
C: Merhaba.

S: (L) Bu akşam hangi ismi kullanalım?
C: Ylolo.

S: (L) Nereden bağlantı kuruyorsunuz?
C: Kasyopya.

S: (L) Tamam, geçen Cumartesi M'nin de katıldığı ilginç bir celse yaptık ve "ağır bir tehlike"den bahsettiniz. Fakat bunun tam olarak kimle ilgili bir yorum olduğundan emin değiliz. Tehlike altında olan tam olarak kimdi?
C: Hepiniz.

S: (L) Hepimiz tehlike altındaydık diyorsunuz. O sırada tam olarak bu tehlikenin kaynağı neydi?
C: M.

S: (L) Ondan gelebilecek bir tehlikeyle karşı karşıyaydık... Peki hangi şekilde...
C: M'nin titreşimleri.

S: (L) Ben de öyle hissetmiştim. Yani asıl tehlike altında olanın ondan ziyade biz olduğunu...
C: Hayır, o da.

S: (L) Tamam, o da tehlike altındaydı.. (J) Kendi eylemleri nedeniyle...
C: Ve hala tehlike altında.

S: (L) Demek M hala tehlike altında. (T) Peki biz?
C: Eğer dikkatli ve farkındaysanız aynı derecede tehlike altında olmazsınız.

S: (L) Dikkatli ve farkında olmak derken, neye karşı?
C: Saldırı programları.

S: (L) Saldırı programları, yani hem kendimizdeki, hem de diğerlerindeki saldırı programlarına karşı dikkatli ve farkında olmamız gerekiyor, öyle mi?
C: Ve diğer şeyler.

S: (L) Şu anda bu dikkatlilik ve farkındalıkla ilgili olarak özellikle bilmemiz gereken herhangi birşey var mı?
C: Şimdiye kadar öğrendiklerinizden bunu biliyor olmalısınız.

S: (L) Evet sanırım öyle. Yüksek seviyede farkındalığı sürdürme üzerinde çalışıyoruz. F___ tehlike ve uyarılarla ilgili bir kanallama deneyimi yaşadı ve bundan kısa bir süre sonra da M geldi. Sonraki gün beni aradı ve buna dair birşey duymak istemiyordu. Nasıl bir tehlike altında olduğunu farketmeye karşı direniyor. Eğer zihnini açamazsa ona ayıracak vaktim olmaz. Ona yanlış yolda yürüdüğünü, yanlış şeyleri yaptığını ve ağır tehlike altında olduğunu söyledim, telefonu yüzüme kapattı.
C: Bekle ve gelişmeleri izle...

S: (L) Bir sonraki konu... Ark ve onun buradaki finansal durumuyla ilgili "herşey çabucak iyi olacak" diyeceğinizi biliyorum ama herşey daha da sürümcemede kalacak gibi görünüyor. Ama astroloji haritalarına baktığımda Ark'ın eski karısıyla ilgili önemli birşey olacakmış gibi bir durum algılıyorum ve bunun ne olduğunu öğrenmek istiyorum. Fazla spesifik olarak sormuyorum ama haritalarda gördüğüm şey doğru mu?
C: Macera belirsizlikten ve keşiften doğar!

S: (L) Çok kurnazsınız!
C: Gerçekten mi!?

S: (T) Yerel metafizik derneğinin elinde buraya gönderecek adam sayısı azalıyor.
C: Son yanıta bak.

S: (T) Tamam, teşekkürler. (L) Herkes ama herkes manipüle edilebiliyor. Gözlerimizi sürekli açık tutmamız gerekiyor. Tamam şimdi ___ için hızlıca bir soru sormak istiyorum. Öğrenmek istediği şey şu: ___ yaptığı şeyi özellikle mi yapıyor, yoksa gerçekten buna engel olamıyor mu?
C: Şimdiye kadar öğrendikleriniz size bu konuda ne öğretti?

S: (L) Evet biliyorum. (T) Laura'nın geleceğinde bir SVGA monitör var mı?
C: Elbette, neden olmasın?

S: (T) Geçen hafta MM üzerinde konsantre olduk ve siz de bizi beladan uzak tutmakla uğraştınız.
C: Dünyasal/Evrensel önemde şeyler üzerinde "konsantre" olmayı çok isteriz. Manto tabakası durduğunda veya yavaşladığında ama yerkabuğu durmadığında veya yavaşlamadığında sizce ne olur?

S: (L) Frank de önceki gece bununla ilgili bir rüya görmüştü. (T) Mantonun yavaşlaması hakkında mı? Tamam, eğer manto yavaşlarsa ama kabuk yavaşlamazsa... (L) Bir kase çorba taşırken birden durmak gibi... (T) Dökülür çünkü yüzey hareket etmeye devam ediyor... Tüm okyanusların suyunun etrafa dağılması mı?
C: Hayır.

S: (L) Çok sayıda deprem mi?
C: Belki ama daha büyük resim nedir?

S: (L) Daha büyük resim dünyanın yörünge konumunun, hızının değişmesi... (T) Hayır. Büyük resim dünya üzerindeki hayatın tamamen silinmesi.
C: Hayır.

S: (L) Diğer gök cisimleriyle enerji alışverişi mi?
C: Hayır.

S: (J) Çekimsel değişiklikler...
C: Daha yakın...

S: (L) Çekim değişiyor, tamam... Çekim azalıyor...
C: Çekimle ilgili verdiğimiz ipucu neydi?

S: (L) Çekim bağlayıcı... (T) ve evrenin gerçeği.
C: Temel.

S: (T) Temel. Çekim gerçek temel unsur. Bunu mu kastediyorsunuz?
C: Yakın.

S: (L) Eğer çekim hafiflerse, ve çekim bağlayıcıysa, o zaman herşey... Ouu, nereye varmamızı istediğinizi anlıyorum. (J) Evet, çekim bağlayıcı. Çekim olmazsa herşey dağılır...
C: "Dağılmaz" canım, herşey "açılır!"

S: (L) Açıldığı zaman ne olur?
C: Değişim.

S: (L) Yani bu kozmik olay, buna hazır olan ve bunu pozitif bir şekilde deneyimlemeye hazırlanan insanlar için değişimin katalizörü...
C: Gibi, ama hatırla... "Doğaüstü" veya "paranormal" yok, herşey doğal ve normal. Yazdığın "Nuh Sendromu" temelde "kötü" ile iyi arasında bir ayrım ima ediyordu. Hazır oluş bu ayrımları tanımaz!

S: (L) Hazır olmak ne anlama geliyor?
C: İster BH ister KH olsun, bir sonraki yoğunluk seviyesine dönüşümün eşiğinde olmak. Görüyorsunuz ya, dönüşüm dengeyi koruyor!

S: (T) Denge her zaman korunuyor. (L) Saat kaç? (J) Onbiri beş geçiyor. (L) Tamam, yaklaşık 15 dakikamız daha var...
C: Neden yalnızca 15 dakika?

S: (L) Çünkü TR titriyor.
C: TR eğer onu saran altın bir ışık düşünürse titremez.

S: (T) Faydası yok. Altın ışığın içinde hala 3'üncü yoğunluğum! (L) Ben de çok yorgunum. Çok uzun bir gündü.
C: Psikomantiyum inşasını düşünme zamanı.

S: (L) "Psikomantiyum" nedir?
C: Latince bilginizi kullanın. [Grup olası tanımları tartışıyor]

S: (L) Bu mu? Zihnindeki birşey mi?
C: Hayır.

S: (L) Yönlendirmek, kontrol etmek veya güçlendirmek için zihnini kullandığın birşey mi?
C: Diğer boyutları, olası gelecekleri ve diğer yoğunluklardaki varlıkları görmek için bir oda. Temiz bir derinliğe ihtiyaç var... Açısı ayarlanabilecek büyük parlak ayna gibi... Duvarlar yansımayı önlemek için tamamen siyahla kaplanmalı... Yumuşak, düşük, dolaylı aydınlatma.

S: (L) Bu Dr. Moody'nin yaptığı ölümden sonraki hayat şeyi değil miydi? (T) Siyah kadife duvarları olan bir oda yaptırmıştı, bir de ayna. Ve oturup kendini görmeden aynaya bakabileceğin rahat bir koltuk...
C: Evet, ve bu gerçek ve işe yarıyor. Temiz derinliklerde bazen bizi bile görebilirsiniz!

S: (L) Bir keresinde insanları aynaya baktıran adamla ilgili bir soru sormamış mıydık? Bunun insanları yapışık ruhlara açtığını, ve onaylanmayan birşey olduğunu?
C: Yapışık ruh yalnızca bilgi eksikliğinden doğan bir sonuç... Siz artık bu konuda endişe etmenize gerek olmayacak kadar bilgi sahibisiniz.

S: (T) Bu psikomantiyum temel olarak diğer gerçekliklere, diğer seviyelere ve yoğunluklara kapı açmanın bir yolu, öyle mi?
C: Evet.

S: (T) Bunu gerçekten yapmamızı mı istiyorsunuz?
C: Evet.

S: (T) Neden?
C: Çünkü artık hazırsınız... Ayrıca burada ne yaptığınızı sanıyorsunuz?!?

S: (L) Bu, Castaneda'nın anlattığı gibi girilip çıkılabilen bir kapı olabilir mi?
C: Mümkün... ama... Castaneda'nın hikayesindeki eksik faktör neydi?

S: (L) Bilgisi yoktu. Bu mu?
C: Yeterli bilgisi yoktu.

S: (L) Bu grup olarak yapılabilecek veya yapılması gereken birşey mi, yoksa tek mi?
C: Her ikisi.

S: (T) Demek gerçekten bunlardan bir tane yapacağız ha? (L) Bunu gerçekten bu evde yapmayı istiyor muyuz? İnsanların bu garip davranışımızı görmemesi için kırsalda birşey satın alıp yapmak daha iyi olmaz mı? (T) Aslında fark etmez. Biz herkesin garip davranışlarını izliyoruz. Ne kadar garip olabilir ki?
C: Siz onları davet etmedikçe izlemezler.

S: (L) Tamam. Tüm bu şeyleri yapmamız gerekiyor. Kilerde eşilmesi gereken bir delik var. Yapılması gereken bir havuz var. Ve şimde de bir psikomantiyum yapmamız gerekiyor.
C: Bu uğraştırıcı veya maliyetli bir proje değil... Malzemeler: Haritaların için kullandığın türde bir keçe, ayna ve yumuşak bir ışık, veya mum.

[tr kullanırken açılabilen, ihtiyaç duyulmadığında ise kapatılabilen taşınabilir bir versiyon tanımlıyor.]

S: (L) TR'nin tanımladığı temel olarak bunu nasıl yapabileceğimizi gösteriyor mu?
C: Evet.

S: (L) Bu deneyimi yaşamak için aynanın karşısında ne kadar süre boyunca oturup bakmak gerekiyor?
C: Değişken, ama çok uzun değil.

S: (T) Kişiden kişiye değişir... (L) Tamam, psikomantiyumun ouija tahtasına göre avantajı nedir? Yani tahtanın yerini mi alacak?
C: Hayır. Görüntüleri berraklaştırır ve birleştirir.

S: (L) Ne tür görüntüler isteyebiliriz? Veya berraklaştırmak ve birleştirmek? Neden birleştirme terimi? Birleştirme kelimesini çeşitli defalar tuhaf şekillerde kullandınız.
C: Örneğin transkriptlerdeki herhangi birşey ve herşey.

S: (L) Transkriptlerde anlattığınız şeylerin hepsini görebileceğiz yani. 4'üncü yoğunluk realitesini de görebilir miyiz? Kendimiz ile bu yeni gerçeklik arasında bir tür birleşme meydana getirebilir miyiz?
C: Evet.

S: (L) Bu 4'üncü yoğunluk gerçekliğine geçişin bir parçası mı?
C: Faydası olur.

S: (L) Dünyanın diğer yerlerini gerçek zamanlı olarak ziyaret etmek için de kullanılabilir mi?
C: Evet.

S: (T) Geçmişi ve geleceği ziyaret etmek için?
C: Evet.

S: (T) Diğer taraflarda da şeyler var. Onlar da bu kapıdan buraya geçebilir mi?
C: Ancak dikkatsiz ve umursamaz bir şekilde kullanılırsa.

S: (L) Aşina olduğumuz zihinsel bloklama tekniği başka şeylerin içeri girmesini önler mi?
C: Yakın.

S: (J) "Bilgi korur!" (T) Bu havuz kazmaktan, 25 metrekarelik bir labirent yapmaktan daha kolay. (L) Lunapark gibi! (J) "Laura Dünyası"!!! (T) Bu eğlenceye yeni bir anlam kazandırabilir.
C: Eğlenceli.

S: (L) Tamam, geç oldu ve Ark bekliyor.
C: İyi geceler.
 

4BH

#123
25 Ocak 1997 Frank, Laura, TR ve JR, AK, konuk TA.

S: (L) Merhaba.
C: Merhaba.

S: (L) Bu akşam kimle birlikteyiz?
C: Torra.

S: (L) Nereden aktarım yapıyorsunuz?
C: Kasyopya.

S: (L) Bu akşam bir konuğumuz var. Terapist TA. Sormak istediği bazı sorular var, eğer uygunsa.
C: Elbette, "hayır" dememizi beklemiyorsunuz herhalde?

S: (TA) Birinde bir enerji hissettiğim zaman duyduğum basıncın ne olduğunu öğrenmek istiyorum. Bu hissettiğim nedir?
C: TA'ya spesifik soru sorma sanatının öğretilmesi gerekiyor. Sorunu daha doğrudan sor. Utangaçlık işe yaramaz!

S: (L) Daha doğrudan, net sorular sor.
C: Ayrıntılı olarak.

S: (TA) Kafamda hissettiğim basıncın herhangi bir önemi var mı?
C: Evet.

S: (TA) Diğer insanların enerjisini algılamamla mı ilgili bu, meridyensi bir şekilde?
C: Evet, ama meridyensi??

S: (L) Birleşik sorunun ilk kısmına evet diyorlar ama meridyensi kısmına değil.
C: Elektromanyetizma hakkında ne biliyorsun?

S: (TA) Sadece temel seviyede. Yani enerji alanları, küre...
C: Peki bunun insanlarla ilişkisi nedir?

S: (TA) İnsan bedeni de bir enerji akımından oluşuyor. Yaşayan herşeyin kendi enerji akışı var... (L) Varmak istediğin şeye varmanı sağlayacak bir yol biliyorum sanırım. TA farkında, yani diğer bir insanın enerjisini algıladığının farkında. Ve sanırım...
C: İzin ver TA yanıtlasın, bu önemli! Teşekkürler!

S: (TA) Bunun bir geçmiş hayat enerjisini algılamayla ilgisi var mı? Geçmiş hayatımdan herhangi bir şeyi algılayabilmek?
C: Bir kerede bir adım...

S: (L) Elektromanyetizmaya dön.
C: Bahsettiğin alan sahip olunan bir alan değil, "ödünç alınan" bir alan.

S: (L) Başka bir insanın alanını mı ödünç alıyor?
C: Hayır.

S: (TA) Yaratıma dönecek olursak... Bu enerji alanı, bir insan neslinden bir diğerine geçen bir elektromanyetik alan mı?
C: Hayır.

S: (L) Hayır... (J) Sürekli bir alan mı? (TR) Konudan uzaklaşıyoruz. Sanırım üzerinde durmamız gereken şey TA'nın alanı ile hastanın alanı arasındaki ilişkiyle ilgili. Elektromanyetik ilişki...
C: TA bu alana sanki insana özgü bir alanmış gibi değindi. Ama öyle değil. Ödünç alınıyor.

S: (L) Yani TA bu alana sanki her birey ayrı ayrı sahipmiş gibi atıfta bulundu ama aslında ödünç alınıyor. Peki bu alan nereden ödünç alınıyor?
C: 7 no'lu yoğunluk.

S: (L) Bu en yüksek yoğunluk. 7 numara. Yani "Tanrı." (TA) "Yaratıcı."
C: Hayır, "bir ile birleşme."

S: (TA) Peki yedinci yoğunluk kendini hayatta mı ifade ediyor? Hayatın kendisi mi? Hayatın bir örneği mi? Yaşayan birşey mi?
C: Tam olarak öyle değil, ama buna tüm seviyelerde ve tüm temsillerdeki bilincin canlandırıcı kuvveti diyebiliriz.

S: (L) Tamam...
C: Bu daha yakın.

S: (TR) Anladığım kadarıyla TA işini yaparken evrensel hayat gücüyle, o enerji alanıyla, evrensel enerji frekanslarıyla bağlantı kurabiliyor...
C: Hayır. Herkes o veya bu şekilde "bağlantı kuruyor" ama kaç kişi bunu bir şekilde "hissediyor?!?"

S: (TA) Peki neden ben bunu hissedebiliyorum da diğerleri hissedemiyor?
C: 4'üncü yoğunluk dönüşümüne daha yakın olmayla ilgili.

S: (TA) İletişim kurduğum insanlara, güçlü bir yönelim duyduğum kişilere yardımcı olmak için bu hissedişten faydalanabilir miyim? Bedenlerini dengelemelerine yardımcı olabilmek için o güçlü hissedişi kullanabilir miyim?
C: Hop! Bir saniye! Bir bebek bir "boeing 747"yi kullanabilir mi?

S: (TR) Ama bir şekilde kullanıyor...
C: Hayır.

S: (L) Kullanmıyor mu? (TA) Akupunkturu kullanırken, kişideki enerji blokajlarını serbest...
C: Hayır TA. Diğerleriyle temas kurduğunda herkesin deneyimlediği şeyi algılıyorsun. Geçmişinde zihinsel, duygusal ve psişik farkındalığında ve genel tutum ve farkındalığında oldukça büyük değişimler yaşadın. Bu frekans rezonans titreşimindeki değişime işaret ediyor. Eskiden ilgini çeken şeyler artık ilgini çekmiyor ve tersi. Bunun yansımalarından biri maddi veya fiziksel yapıdaki şeylere olan ilginin azalmasıdır. Örneğin libido düşer.

S: (L) Bununla ilgili farkındalığı artmaya devam edecek mi?
C: Evet.

S: (TA) Bazen kafamda bazı hisler algılamanın yanında renkler de görüyorum... Gördüğüm renklerin elektromanyetik alanla ilgisi var mı?
C: Evet, ama auraları görmek temel olarak yaklaşan dalganın, yani yoğunluk değişiminin işareti.

S: (L) Bu iyi çünkü olan şeyle uyumlu olduğunu gösterir! (TA) Bununla ilgili herhangi bir geçmiş yaşam bağlantısı var mı? Bunu algılayabilmeyle ilgili?
C: Pek sayılmaz.

S: (L) Görünüşe göre TA'nın nasıl akupunktur yapılacağıyla ilgili sezgisel bir bilişi var ve...
C: Bu hayattaki değişimin sonucu. Çocukluğunda ve gençliğinde nasıl olduğunu, o zamanla şimdi arasındaki büyük değişimi grupla paylaşmak ister misin? Bunu ilginç bulabileceklerini düşünüyoruz!

S: (TA) Bu farkındalık... Üç yaşındayken geçirdiğim çocuk felciyle ilgisi var mı?
C: Hayır, ama o durum yüksek ateş ve acı zamanlarında bir kanal açtı.

S: (L) Yüksek ateş ve ağrılar mı yaşadın? (TA) Evet, 42-43 derece. İki bacağım birden ve sağ tarafım felç olmuştu. (L) TA'nın bayağı ciddi deneyimleri olmuş!
C: Söyledik! Dahası var, uygun hissettikçe anlatsın.

S: (TR) Değişimin bir kerede olmuş olması gerekmiyor. O deneyimden sonra da dereceli olarak gerçekleşmiş olabilir. (J) Bir dizi olayla... (TA) Ve tüm o stresten, sinir çöküntülerinden ve üç hastane ziyaretinden sonra... (L) Hepimiz o veya bu şekilde benzer deneyimler yaşamış gibiyiz! Böylesine uyumsuz olduğumuz bir dünyada normal olmaya çalışmak! (TA) Hayır. Biz mi uyumsuzuz, yoksa dünyanın geri kalanı mı? (L) Onların dünyası... Buraya gelmeyi seçtik, ama... (TR) Biz de buraya aitiz, bizim de dünyamız! (TA) İş bakımından şu anda üzerinde bulunduğum yol, devam etmem gereken yol mu?
C: İlginç deneyimlere giden bir yol. Sıradışı bazı deneyimlere, rüyalara, vizyonlara ve daha büyük bilinç ve farkındalığa hazır ol.

S: (TA) Geçen Cumartesi SV'nin telefonda yaptığı teklif... Bunu ret mi etmeliyim?
C: Açık.

S: (L) Bu sana bağlı. Kararı senin vermen gerekiyor. Birden seni aramış olması tuhaf... (J) Eğer bu bildiğim S ise, uzak durmanı tavsiye ederim. (L) Bunu söylemezler. Kendi kararını vermelisin! (J) Evet, onlar söylemez ama biz söyleyebiliriz! (TA) Kendi sezgilerime göre hareket edeceğim... (J) Yani? (TR) S'yi ne kadar yakından tanıyorsun? (TA) Ne zaman onun üzerinde çalışsam belirli birşey durum vardı. Bir enerji emiş gibi, bilirsiniz. Enerjimi emdiğini hissediyordum. (J) Çok zekisin, evet. Ne yazık ki biz bunu fark edememiştik. (F) Fark ettik. (L) Hızlıca birşey sormak istiyorum. TA geçen gün üzerimde bir çalışma yaptı. O sonbaharda yaşadığım şeyleri onarmak için yapabileceği başka birşey var mı? (Cevaptan önce uzun bekleyiş.)
C: Bekle ve gör.

S: (TR) Buna cevap vermeden önce epeyce düşündüler! (L) Demek söylemiyorsunuz! (J) ...Geçen hafta yaşadığım deneyimlerle ilgili birşey sormak istiyorum. Daha önceki kadar duygusal değildim... Bunun aldığım besin takviyeleriyle, vitaminlerle falan ilgisi var mı?
C: Kısmen, ama hatırla, fiziksel ve eterik herşey birbiriyle ilişkili.

S: (L) Eğer tüm fiziksel ve eterik şeyler ilişkiliyse, olumsuz fiziksel/duygusal olayları azaltan eterik deneyimi neydi? (J) Evet, son iki haftadır ağlama nöbetleri geçirmiyorum. (L) Eterik olarak ne değişti?
C: Fazla karmaşık.

S: (L) Ama görünüşe göre birşey değişmiş. Tamam, bu onun kendini inceleyerek veya işaretleri gözlemleyerek kendi kendine bulması gereken birşey mi?
C: Aynen öyle!

S: (J) Pre-menopozal durumda olmayla herhangi bir ilgisi var mı?
C: Çok muhtemel.

S: (J) Tamam, çok teşekkür ederim.
C: Birşey değil.

S: (AK) TA'nın sana yardımcı olabilmesiyle ilgili ne dediler? (L) "Bekle ve gör" dediler. Birşey söylemeyeceklerini söylediler.
C: Hayır, öyle söylemedik.

S: (L) Çok da titiz cevap veriyorlar, değil mi? (TA) Akupunkturun JR'nin duygusal sorunlarına faydası olur mu? İniş çıkışlara?
C: Öğrenmek eğlencelidir!

S: (L) Dene ve gör! (J) ... Perşembe günü öğleden sonra Courtney Campbell Bridge'de yaşadığım tuhaf duyguyu sormak istiyorum. Yaşadığım o büyük korkunun nedeni neydi?
C: Fizikselliğin kapana kıstırıcı sınırlarına dair anlık farkına varış deneyimlerinde korku şiddetleniyor.

S: (L) J'nin yaşadığı şeyin Perşembe günü olmuş olan astrolojik birleşimle ilgisi var mıydı?
C: Hayır.

S: (L) Bu deneyimle ilgili söyleyebileceğiniz herhangi başka birşey var mı?
C: Hayır.

S: (L) Perşembe günü oluşan astrolojik birleşimin başka bakımlardan önemi var mıydı?
C: Hayır.

S: (L) Demek bununla ilgili gürültünün nedeni metafizik dünyasının her zamanki "sıkıldık, hadi yeni bir söylenti çıkaralım" rutiniydi.
C: Evet.

S: (L) Bunu doğru okumuşum. Bir önemi yoktu. Ark Macaristan'da ABD fonlu bir üniversitedeki konferansa katılacağını söyledi. Davet edilenlerin çoğu Rus. Ark istisna teşkil ediyor. Ark'a göre tüm bu Ruslar Amerikan tarzı yaşamın faziletlerini öven kişiler. Yüksek öğrenim enstitülerinde belirli propagandalar yapılıyor. Bu üniversitedeki durumla ilgili yorumda bulunabilir misiniz?
C: Spesifik.

S: (L) Tüm o Rusların yanında Ark neden davet edildi?
C: Konumu nedeniyle.

S: (L) Peki o Ruslar neden davet edildi?
C: Değerleri nedeniyle.

S: (L) Değerleri mi?
C: Evet.

S: (L) Diğer ülkelerin onları satın almaması için biz satın alıyoruz! (L) Bu mu? (TR) Politik. (L) Diğer ülkeler onları almasın diye onları ABD mi alıyor?
C: "Satın alınmamaları için satın alınıyorlar."

S: (TR) Tüm o Ruslar işsiz kalmış durumda ve ABD de onların Çin'e gitmesini istemiyorlar.
C: Hayır, TR. Ülkeler yok, sadece ruhlar var.

S: (L) Kendi başlarına düşünmemeleri veya herhangi birşey yapmamaları için satın alınıyorlar... (J) Susturuluyorlar...
C: Amaç bu, ama her zaman başarılı olmuyor.

S: (L) Yani onları satın alıp ne düşüneceklerini söylüyorlar. (TR) Aynen öyle. Bağımsız çalışmalarını istemiyorlar. Boşta pek çok Rus bilimadamı var. (L) Ark'ın eskiden bir tarikat mensubu olduğuyla ilgili söylentiyi merak ettim. (J) Florida'ya geliyor diye mi çıkardılar bu söylentiyi? (L) Evet, eski karısı sanırım Ark'ın buraya geleceğinden haberdar. Çünkü biletler ve diğer hazırlıklar üniversite tarafından halledildi. Bu söylentinin kaynağı Ark'ın eski karısı mı?
C: Avukatlar araştırıyor.

S: (L) Ark'ın geçmişte neler yaptığını araştırmaları için avukat mı tuttu? Nerelere gittiğini, kimlerle iletişim kurduğunu araştırmak için?
C: Yakın.

S: (L) Ve buraya geldiğini de biliyor?
C: Evet.

S: (L) Beni biliyor mu?
C: Hayır.

S: (L) Bu konuda başka sorunlar da çıkacak mı?
C: Ne beklerdin?

S: (L) Bize beklenti içinde olmamamızı, olan şeylere olduğu zaman bakmamızı söylediniz. (J) Evet, ama oldukça iyi bir fikrin var... (TR) Ark'ın parasını aldı. Avukatlar tuttu. Ark'ın parası bunlara gidiyor. Ark sonunda parasını geri aldığında avukat ücretleri paradan eksilmiş olacak. Epeyce bir miktarı yani. (L) Kadın bunu yapmaya devam ettiği sürece parasını hızla tüketecek ve kendisi de zor durumda kalacak. Şimdiye kadar avukatlara, özel dedektiflere vs ne kadar para harcadı?
C: Açık.

S: (TR) Hepsini harcayacak. (L) Bu tahmini siz yaptığınız için ve doğru çıktığı için şunu sormak istiyorum; biz sormadan şu anda bize bu konuda söyleyebileceğiniz herhangi başka birşey var mı?
C: Ark'ın şu anda olduğundan daha dikkatli olması gerekiyor. Kadının daha neler yapabileceğinin yeterince farkında değil. Eğer daha dikkatli olsaydı bu kadar risk altında olmazdı. Ne yazık ki zayıf bir noktası olarak durumu çok fazla küçümsüyor, küçümsemediğini söylediğinde bile.

S: (L) Bu noktada somut bir eylem olarak ne yapabilir?
C: Eğer kişi yeterince bilgiye ve/veya farkındalığa sahipse, somut eylemler de doğal bir şekilde yolunu bulur.

S: (L) Uygun somut bir eyleme geçmek için hangi bilgi veya farkındalık üzerinde yoğunlaşması gerekiyor?
C: Son üç yanıta bak.

S: (L) Yani bu kadının neler... (TR) Etrafında neler olup bittiğinin farkına varması onun için zor olacak. Çünkü bilimadamı. Belirli şeyler üzerinde odaklanıyor.
C: Ama pek çok başka konuda "tipik" bilimadamlarınızdan biri değil.

S: (L) Bu durumda fayda sağlaması için ona söyleyebileceğim herhangi birşey var mı?
C: Söyledik.

S: (L) Bu konuda başka birşey?
C: Sorarsan.

S: (L) Başka birşey düşünebilen biri var mı? (TR) Devlet onu izliyor mu?
C: Evet.

S: (TR) Bunun farkında mı?
C: Hayır.

S: (L) Email'lerimizi okuyorlar mı?
C: Açık.

S: (L) Onlar okumuyorsa NSA okuyordur! (AK) Ark'ın bu konuda gözardı ettiği başka önemli birşey olup olmadığını sor. (L) Eski karısının eylemlerine son vermek amacıyla dava açma anlamında hangisi en etkili olur; hukuk davası mı, kamu davası mı?
C: Bu da bir öğrenme deneyimi.

S: (L) Ark'ın şu anda öğrendiği şey karanlığın ne kadar karanlık olabileceği mi?
C: Kısmen.

S: (L) Diğer kısmı nedir?
C: Pek çok diğer kısım.

S: (L) Herhangi birşey 11'inde buraya ulaşmasını önleyecek mi?
C: Belki.

S: (TR) ABD devleti onu izliyor mu? En azından eylemlerini not alıyorlar mı? Konferansa davet edilmişti.
C: Bu durum konferansa davet edilmesinden çok uzun zaman öncesi için de geçerli olabilir!

S: (TR) Onu izliyorlar çünkü Avrupa'nın en prestijli bilimadamlarından biri. Herkesi izliyorlar. Uzmanlığı dışında konferansa neden davet edildiğini sormuştun.
C: Eğer bu konuda tavsiye istiyorsanız yalnızca şunu söyleyeceğiz: belki de en iyisi bu konuya tüm dikkatinizle odaklanmak; bu husus üzerindeki enerjilere ve iletişimlerle ilgili ciddi durumlara. Daha sonra gelecekle ilgili ve kalple ilgili konuların gündeme geleceği bir "zaman" olacak. Ark'ın konunun doğurduğu son derece uç tehlikeleri hemen anlaması gerekiyor!!!!!

S: (L) Eğer tüm enerjileri bu konuya odaklarsak, spesifik olarak hangi... (TR) Ark'ın buraya gelmesi.. (L) Biliyorum, ama...
C: Ve boşanma ve genel olarak saldırıyla ilgili. En büyük saldırıya kimin ve neden maruz olduğu hakkında ne söyledik?

S: (L) En büyük saldırıya maruz olanlar, tüm bu şeylerin üstesinden nasıl gelineceğini öğrenmesi gerekenler... Bunu mu kastediyorsunuz?
C: Hayır.

S: (TR) Federaller ve bilim topluluğu Ark'ın onları ilgilendiren ve hemen takip etmeleri gereken birşey yapmadığından emin olmak istiyor. Evrak işleri, pasaport ve kredi kartı konusunda düşündüğümüz doğru mu?
C: Kısmen.

S: (L) Pasaporta ve kredi kartına ne oldu?
C: İnceleme, kodlama ve takip için değiştirme.

S: (L) Neredeyken aldılar onları?
C: Kalabalık bir ortamda otururken.

S: (J) Ne zaman yerine geri kondular? (L) Yerine geri konmadı. Ona masa başında geri vermişler. Peki kim almıştı? (J) Ve kim geri getirdi?
C: Alfa 1'den bir ajan.

S: (TR) Bir devlet programı olmalı. (J) Onlarınki mi yoksa bizimki mi? (L) Hepsi aynı.
C: Her ikisi.

S: (L) Bu kartları değiştirmeye çalışmasını tavsiye eder misiniz?
C: Hayır!!!

S: (TR) Fark etmez. Ayrıca eğer onları değiştirirse durumu anladığını bilecekler! Ve işaretli yeni kartlar verecekler!
C: Bilgi korur... bilgisizlik ve ihmal tehlike yaratır!

S: (L) Bu durumla ilgili öğrenebileceğimiz başka ne var? Ark kartlardan ve evraklardan bahsederken bana tehlike altında olduğunu mu anlatmaya çalışıyordu, yoksa durumun farkında olduğunu mu?
C: Birşeylerin ters gittiğini sezdi ama kısmen yanlış tanı koydu.

S: (J) Odasında gelen telefon neden o kadar sorgulayıcı nitelikteydi?
C: Farkındalığını ölçmek için.

S: (L) Onunla yaptığım telefon görüşmelerini dinliyorlar mı hergün?
C: Evet.

S: (TR) Bizim buradan Kanada'yla yaptığımız ve oradan buraya yapılan aramaları bile dinliyorlar. Aynı ülke sayılırız ama onları bile dinliyorlar. (J) Tüm telefon görüşmelerini dinliyorlar mı? (L) Muhtemelen.
C: Bazen bu iletişimleri "şahsen" bile izliyorlar. Çok uzun zaman önce örneğin telefon dinleme gibi şeyleri tamamen ve komik derecede gereksiz hale getirecek kadar gelişkin teknolojinin varlığından bahsetmiştik.

S: (L) Telefonla veya email'le ona bu durumdan bahsetmeye çalışmam iyi olur mu?
C: Anlamsız.

S: (TR) Gerek yok. Kendisinin bunun farkında olması gerekiyor ve senin bize anlattıklarına göre bu şeyleri zaten biliyor.
C: ...Farkındalığın arttırılması gerekiyor. Ve şunu da söylemeliyiz ki "gizli dünya devleti" teknolojileri sizin erişiminiz olan herhangi birşeyden yaklaşık 150 yıl ileride.

S: (L) Ona bu durumdan bahsetmem neden anlamsız?
C: Onu dikkatlilik ölçeğini arttırma konusunda uyarman anlamsız değil, sadece ayrıntılara dayalı olarak onu yönlendirmen veya "hileli manevralar" yapmaya çalışman anlamsız olur. Zihinleriniz gazete gibi okunabiliyorsa, bunun ne anlamı var?

S: (L) A___'nın tuttuğu avukatlar veya araştırmacılar bizim internet üzerinden yaptığımız iletişimleri izlediler mi? Telefon görüşmelerimizi? Bunlara erişimleri var mı?
C: Avukatlar değil, ama "bir yolunu bulabilirler."

S: (L) Nasıl bulabilirler? Beni bir tek o tanıyor, avukatı hariç ve annesi ve bir de kızkardeşi. (TR) Yaklaşık 500 ihtimal var desene! (L) Her zaman bir yol bulunuyor...
C: Bu seni aydınlatmak için yeterli değil mi?

S: (TR) Herşey duyuluyor... Avukatlar ve o kadın asıl mesele değil, onlar yalnızca bunun bir parçası.
C: Kızkardeş ve/veya anne kıza söyler, kız eski eşe söyler, eski eş avukatlara söyler, avukatlar araştırmacılara söyler, araştırmacılar...

S: (J) Bu böyle gider... (TR) Ve Clearwater bölgesine geliyor! (L) Tarikatle ilgili iddianın kökeni nedir?
C: Araştırmacılar yoluyla avukatlar... Yanlış bir tespit miydi, yoksa daha sonra yararlanmak üzere düzenlenmiş uygun bir plan mı?

S: (L) Ark kendi avukatına güvenebilir mi?
C: Siz sizinkine güvenebilir misiniz?

S: (L) Asıl istekleri para kazanmak.
C: Evet.

S: (TR) "İlk Korku"daki karakterin söylediğini hatırla: "Masum mu yoksa suçlu mu olduğun umrumda değil, bunu gerçekten senin yapıp yapmadığın umrumda değil. Ben senin annenim, babanım, kardeşinim, kimseyle değil benimle konuş, ben senin avukatınım..." (L) Bu tarikat dedikodusunu durdurmak için yapabileceği herhangi birşey var mı?
C: Benzer sorulara verilmiş önceki yanıtlara bak.

S: (L) Tamam, ihtiyacı olan somut eylemlere geçebilmesi için farkındalığının artması gerekiyor demişler, doğru mu?
C: Evet.

S: (L) Bu akşam Ark için, bizim için verebileceğiniz başka herhangi bir bilgi var mı?
C: Hayır.

S: (L) O halde iyi geceler ve teşekkürler.
C: Hoşçakalın.
 

4BH

#124
1 Şubat 1997 Laura, F___, TR, JR, V

S: (L) Merhaba.
C: Merhaba.

S: (L) Bu akşam hangi ismi kullanıyoruz?
C: Wonapa.

S: (L) Nereden aktarım yapıyorsunuz?
C: Kasyopya.

S: (L) Tartışmamızı dinliyor muydunuz?
C: Evet.

S: (L) Konu hakkında yapmak istediğiniz herhangi bir yorum var mı?
C: Bundan daha spesifik bir soru bekliyoruz!

S: (L) Mühimmatla ilgili herhangi bir soru sormayacağım. Bunlar hakkında hiçbir şey bilmiyorum, ve o yüzden de akıllıca sorular soramam...
C: Sohbetiniz mühimmattan çok daha fazlasını kapsıyordu.

S: (L) Evet öyle... (T) Başka birşeyden bahsedelim.
C: Evet, konuya girmenizi öneriyoruz.

S: (L) Tamam o halde, millet sorun sorularınızı, çünkü siz konuya girmek için ne sorulacağını biliyorsunuz...
C: Hayır Laura, sen de!

S: (L) Hayır...
C: İlüminati hakkında hiçbir şey bilmiyor musun? Veya gizli devlet hakkında? Ya da değişimler meydana getirmeye yönelik gelecek planları hakkında?

S: (T) Evet, bundan bahsediyorduk.
C: Acaba bu sizi nasıl etkileyecek?!? Kendi iyiliğiniz için bunun hakkında bilginizi arttırmak, tartışmak ve ağ çalışması yapmak akıllıca olurdu!! Özellikle de Arkadiusz hayatına girdiğinden beri Laura'nın "tonunda" belirgin bir değişim fark ettiğimiz için... Bu gelişmelerden dolayı gelecek durumunuz hakkında "ayağın yerden kesildi." Fakat geçici duygularının büyük resmi görmeni engellemesine izin vermek hiç akıllıca olmaz. Arkadiusz'un grubunuza dahil olması olayların gidişi üzerinde çok derin bir etki yapacak ve yaklaşan dalga ve dalganın gelişi öncesinde yaşanacak karmaşa üzerinde düşünmeniz iyi olur!!!

S: (T) Sadece New Port Richey'nin frekansını etkilemiyoruz... (L) Tüm gezegenin frekansını etkiliyoruz... (T) Dünya'nın frekansını etkiliyoruz. Ve frekanslarını ayarlayan diğer gruplar da var. Belki farklı frekanslar, belki de aynı frekans. Buna değinmişlerdi... Başka gruplar da olduğuna... (V) Evet, geçen ay boyunca bunun üzerinde düşünmüştüm. Sen ve F___ ile ilk kez oturduğum zamanlarda gezegende on kişi daha olduğunu... (L) 100 kişi demişlerdi. Ve 10 tanesinin benzer nitelikte bilgiler aldığını... (V) Son iki-üç yılda bu sayının artıp artmadığı üzerinde düşünüyordum. (J) İyi soru! (T) Bence Gulf Breeze Altılısı şanslarını denediler ve başaramadılar. Pek çok grup bunu başaramayacak. (V) Bu konunun ölçütlerinden biri etkileşimin... (T) Bunu başarmak için tek bir gruba güvenemezler. Bunu yapmaya çalışan çok sayıda farklı gruplar var. Bu şekilde en az bir grup bağlantıyı kuracak. Ne kadar çok, o kadar iyi. Ne kadar çok grup olursa, güç o kadar artıyor. (L) Tüm mesele hayatta kalmak. Yaşadığımız onca tuhaf şeyden sonra...
C: Akışı tekrar başlat Laura.

S: (L) Hangi akışı?
C: Bilmiyor musun?!? Dediler şaşırmış bir şekilde...

S: (T) Frekans, akış, konuştuğumuz şey. Bundan mı bahsediyorsunuz?
C: Evet.

S: (L) Ark buraya geldiğinde bu grup...
C: Sorulara tekrar başlamayı kastettik...

S: (L) Tamam, akışı tekrar başlatmak...
C: Eldeki konular hakkında.

S: (L) Akışı tekrar başlatmamı istiyorlar... (T) Sorulara başla... (L) Pekala. Akışı tekrar başlatmak için şunu sorayım: Çeşitli defalar, yapmakta olduğumuz şeyin yaklaşan değişimlerde, karmaşada vs bir şekilde bir rol oynayacağını söylediniz. Ve yine çeşitli defalar gizli devlete, İlüminati'ye vs değindiniz. Bilgi seviyemizin sanırım İlüminati'nin bilgi seviyesinin %30-35'ine yükseleceğini söylediniz. Ama sanırım her birimizin bireysel bilgi düzeyinin birleştirilmiş hali bundan daha fazlasına ulaşmış olacak. Çok uzak olmayan bir gelecekte faaliyetlerimizin daha yakından takip edileceğini düşünebilir miyiz?
C: Ne düşünüyorsunuz?

S: (L & T) Elbette! (L) Bize daha fazla saldırı veya bir şekilde zarar vermeye yönelik girişimler olacak mı?
C: Şu şekilde söyleyelim: Bildiğiniz gibi gelecek akışkan. Bilgi sizi korur. Ama bu harflerin burada söylenir söylenmez bir yerlerde bir ekranda göründüğünü düşünmeniz akıllıca olur!

S: (L) Söylenir söylenmez... (T) Söylenir söylenmez mi, tablada çıkar çıkmaz mı?
C: Fark etmez. Kilit nokta, bu bilgilerin nasıl kullanıma konacağı ile ilgili beklentinin ne olduğu.

S: (L) Bu izlemeyi yapmak için seçilen kişilerin KH eğilimli oldukları için özel olarak mı seçiliyorlar?
C: Bu süreç doğal bir şekilde gerçekleşiyor. Şimdi sizin için bir uyarı. Eğer kişi yeterince dikkatli ve/veya farkında değilse ve dolayısıyla gerekli önlemleri almazsa, titreşim oranı frekans rezonansı dışarıdan değiştirilebilir.

S: (L) Evet bunu biliyoruz. Yani diğer bir...
C: Sizinki değiştirilebilir, bizimki değiştirilemez! [Teyp duruyor]

S: (L) Birşey sormak istiyorum...
C: Şimdi, hatırlayın, teknoloji size çeşitli şekillerde saldırmak için kullanılabilir. Örneğin seninle Ark arasında ani fırtınalı durumlar meydana gelebilir. [Teyp duruyor]

S: (L) Evet... (T) Bu her zaman akılda bulundurulması gereken birşey. (J) Bu bize de oluyor... (T) Bizi durdurmak için kaç saldırı üretildi? Çok! Onların arasında da bilgiler yayıldığı için saldırılardan kaçı gerçekleşmedi acaba? Kaç müttefikimiz var? (L) Muhtemelen az. (T) Artıyor...
C: Belki, ama belirli "ajanslar"da gelişen müttefikler son derece sert bir muamele görebilirler.

S: (L) Son birkaç hafta içinde çok zor düşmeler yaşadım. Birşey yapıldı gibiydi. Ark ve Ta bunu bana karşı fiziksel bir saldırı olarak algılıyor. Bu gerçekten de bana yönelik fiziksel bir saldırı mıydı?
C: Evet.

S: (L) Peki bunun amacı... Gayet açık. Beni görev dışı bırakmak. Bu bana karşı kullanılan başlıca saldırı yöntemi mi?
C: Evet. Ve şimdi seni uyarıyoruz !!! Evde Arkadiusz'un gelişi için hazırlığın ayrıntılarıyla dikkatinin saptırılmasına izin verme. Bu komik derecede gereksiz ve ayrıca enerjini ve farkındalığını o kadar ciddi bir derecede saptırıyor ki, seni mutlak "vuruşa" açık hale bile getirebilir !!!! [Teyp kapanıyor ve düzelmiyor.]
 

4BH

#125
12 Şubat 1997 F___, Laura, Ark, AK

S: (L) Merhaba.
C: Merhaba.

S: (L) Bu akşam hangi ismi kullanalım?
C: Warde.

S: (L) Nereden aktarım yapıyorsunuz?
C: Kasyopya.

S: (L) Tamam, sorular...
C: Sorular sende!!

S: (L) Bende mi?
C: Tekil mi söyledik çoğul mu?

S: (L) Sen sor. (A) Ben mi? Bir soru düşünmüyordum... Şu anda hiçbir...
C: Arkadiusz, kafanda dolanıp seni yoran ve aynı "zamanda" seni uyandıran pek çok soru var.

S: (A) Evet...
C: O düşünceleri görebiliyoruz... Çözüm aramada isteksiz olma. Uzun yıllardır devam eden eğitimin, araştırmaların ve ağ çalışmalarının sana öğretmiş olduğu gibi, sorulmamış soru, çözülmemiş sorun demektir.

S: (A) İlk sorum: Bu "kadersel olarak önceden belirlenmiş misyon"un ne olduğunu, neyi içerdiğini anlamak istiyorum.
C: Karşılaştığın yolu izlemeyi içeriyor.

S: (A) Tamam...
C: Size kadersel olarak önceden belirlenmiş misyonunuzu anlatmıyoruz, çünkü o zaman artık "kadersel olarak önceden belirlenmiş" olmaz. Deneyiminizle öğreniyorsunuz ve sezmekte olduğunuz gibi oldukça büyük bir deneyimin eşiğindesiniz.

S: (L) Ne tür bir deneyim? (A) Evet! Ne tür bir deneyim?
C: Biz de size aynı şeyi sorabiliriz!

S: (A) Yani ne tür bir deneyim olduğunu bilmiyoruz...
C: Evet biliyoruz!!

S: (L) Biz kim? Buradaki biz mi yoksa 6. yoğunlukta biz/siz mi?
C: Ne düşünüyorsunuz?

S: (L) Benimle dalga geçmeyi kesin! (A) Ne mi düşünüyorum? Tamam... (L) Bu deneyim dış kaynaklarla etkileşim içeren bir deneyim mi, içsel bir deneyim mi, bir öğrenme deneyimi mi, bir ipucu verebilir misiniz bu konuda? (A) Evet...
C: Bu soruları Arkadiusz'un sormasını tercih ederdik... Onun bu alandaki yeteneklerinden her zaman çok etkilendik. "Uzun bir yürüyüşte" soğuk bir yağmura yakalandığını, o altüst olmuş halinde "yeni bir kapı açan" bir sezgiye ulaştığını hatırlıyor musun? Bir dönüm noktası olarak 1966'yı hatırlıyoruz. Bu da benzer bir zaman Arkadiusz, ve duygular oldukça benzer, ama bu sefer 3. yoğunlukta diğerlerinin yardımına sahipsin.

S: (A) Hmm. Fiziğin herhangi bir faydası olacak mı, yoksa bu tamamen farklı birşey mi, bunu öğrenmek isterdim. Ne üzerinde konsantre olmamız gerektiği üzerinde konsantre olmam gerekiyor sanırım. Fizik alanında mı, yoksa tamamen başka alanlardaki yetenekleri mi gerektiriyor?
C: Birleştiremez misin?

S: (A) Tamam. Birleştirebilirim. Ama hangi diğer yetenekler? Hiçbir fikrim yok.
C: Bu doğru değil sevgili Arkadiusz. Tıpkı küçük bir çocuğun yürümeye isteksizliği gibi bir isteksizliğin var, ama fikirsiz değilsin kesinlikle. Daha önce korku resme sokulduğunda, istek duymana rağmen "geri bakmama" bilgeliğine sahiptin. Ne olduğuna bak!

S: (A) Tamam, herhangi bir tehlikenin mevcut olduğunu düşünmüyorum çünkü tehlikeden nasıl sakınılacağını biliyorum. Bence bunlar ilüzyon. Bunlara inanmıyorum. Güvendeyim. Görmediğim herhangi bir tehlike olduğuna inanmıyorum. Peki farkında olmadığım herhangi bir tehlike var mı? Yeni birşey?
C: Üçüncü yoğunluktakiler mevcut olan tüm tehlikelerin her zaman farkında olabilseler iyi olurdu, ama o zaman da öğrenme aksamış olurdu, değil mi?

S: (A) Bu hiçbir şey. Temel olarak hiçbir şey. Soruları yanıtlamıyorlar. Bunu kendi kendime de açıklayabilirim. Herhangi yeni birşey olup olmadığını sordum, farkında OLMADIĞIM birşey!
C: Şu anda fiziksel konumundan dolayı daha az tehlikedesin.

S: (A) Tamam, bu yeni birşey. Peki neden?
C: Neden mi? Çünkü senin için oluşan tehlike vektörleri temel bağlantılarını kurduğun yerlerde.

S: (A) Burada olacağım bu iki ay boyunca ne yapmamı tavsiye ettiklerini söyleyip söyleyemeyeceklerini öğrenmek istiyorum. Dalganın aşaması sorunu üzerinde çalışmakla mı ilgili? Elektromanyetik, çekimsel veya hangi türdeyse...
C: Bu bağlantıyla ilgili yanıtlar sana şaşırtıcı bir berraklıkla gelecek ve her geçen gün giderek artan bir yoğunlukla "önünde açılacak."

S: (A) Tamam. Çok iyi. Bu devam eden birşey olacak. (L) Peki bunu neden sordun? (A) Çünkü bunun... (L) Çünkü yanıtı sana gümüş bir tepsi üzerinde hazır olarak vereceklerini düşündün... (A) Hayır hayır hayır! Bir ipucu istedim! Ama ipucu yok! (L) "Önünde açılacağını" söylediler. (A) Elbette! Arkamda değil önümde! (L) Şunu sormak istiyorum: Kullandığınız o kelimelerde gizli bir anlam var mı? Önünde açılmak?
C: Belki.

S: (A) Önümde ipuçları var. Beni bekliyor. Çok iyi. Belki de başka birşey sormamam gerekiyor. Tamam, benden pas. Çünkü hiçbir tam şey yok... Tam bir soru sormuştum. Tam bir yanıt olmasını bekliyordum.
C: Yanıtlanmasını çok istediğin soruları geride tutuyorsun. Yanıtın netliği sorunun spesifiklik derecesine dayalı!

S: (A) O soruların ne olduğunu mu soruyorlar? Genler, birleşik alan teorisi, görelilik ve zaman. Sorular bunlar. Başka. Bir tarafta ihtiyaç duyulan şey açık bir şekilde ruhsal birşey yapmak. Bunun denklemlerle ve matematikle bir ilgisi yok. Öneriye göre anladığım şey fizik veya matematiğe yer olmadığıydı... (L) Bunu kim söyledi? Kasyopyalılar değil! Matematiğin ÇOK önemli olduğunu söylediler! (A) Evet... Tamam. Öyle dediler. Ama sonra ne tür bir matematik olduğunu sordum... Birşey söylediler ama ben bu soruya teknik bir yanıt istiyorum... (F) Belki de sana bu yanıtları vermiş olsalardı ilk bakışta sana anlamlı gelmezdi. Yanıtları daha derinlemesine incelersen altta yatan önemli şeyler keşfedebilirsin. Bir hazine avı gibi. Gömülü hazine. Eğer yanıtları doğrudan verirlerse öğrenemeyiz. Çok spesifik olabilirler, belki düşündüğümüzden çok daha spesifik. Ama verdikleri yanıtların çok yakından incelenmesi gerekiyor. (A) Hmm. (L) Birşey sorayım. Bir deneyimin eşiğinde olmaktan bahsettiler. Ve önünde birşeylerin açılacağını söylediler. "Eşik" ve "önünde açılma" cevapları bağlantılı mı?
C: Elbette!!!

S: (L) Tamam, Ark bir tür deneyimin eşiğinde. Bu deneyimi tespit etmemizin bir yolu var mı? Gözden kaçıramayacağımız kadar bariz birşey mi? Yoksa dikkat etmezsen kaçırabileceğin birşey mi?
C: "Eşik" ne düşündürüyor?

S: (L) Kapı. Bir kapıyı düşündürüyor. Fiziksel olarak, ruhsal olarak, psişik olarak bir kapıdan geçeceği anlamına mı geliyor bu? Birinin evine gitmek gibi?
C: Sadece "kapı" anlamına gelmiyor, aynı zamanda kişinin konumunu ve bir kaçınılmazlık durumunu ifade ediyor.

S: (L) Bu konuda yardımcı olmak için yapabileceğim birşey var mı?
C: Zaten yardımcı olmadın mı?

S: (L) Bu "eşik" ve "açılma" deneyimiyle ilgili spesifik bir yardımı kastediyorum.
C: Evet! Ve bu arada Arkadiusz, bilim aslında son derece ruhsaldır!

S: (L) Diğer bazı hususları da düşününce, yollarımız paralel mi olacak, yoksa ayrılacak mı merak ediyorum... Bu noktadan sonrasında nasıl olacağı...
C: Bize yollarınız içiçe geçiyor gibi görünüyor!

S: (L) İçiçe geçmek kelimesini kullanmaları ilginç. Bunu EM ve çekim arasındaki ilişkiyle ilgili olarak kullanmıştın. İlgisi var mı?
C: İsterseniz.

S: (L) Ben yorgunum, Ark da yorgun. Bu akşam söylemek istediğiniz herhangi başka birşey var mı?
C: Yanıt arayışlarınızı birleştirin, diğer herşey yerini bulur.

S: (L) Son bir soru: "enerjileri birleştirin" diyorsunuz. Bunun yanıt arayışımıza yardımcı olmasının bir nedeni var mı?
C: Bütünleyici ruhlar.

S: (L) Tamam. Teşekkürler ve iyi geceler.
C: İyi geceler.
 

4BH

#126
22 Şubat 1997 F___, Ark, Laura, TR, JR, V

S: (L) Merhaba, kimle birlikteyiz?
C: Oponoa.

S: (L) Nereden bağlantı kuruyorsunuz?
C: Kasyopya.

S: (L) Celseden önce çeşitli şeyleri tartıştık. Sorulara geçmeden önce söylemek istediğiniz herhangi birşey var mı?
C: Yeraltı üsleri için çok büyük bütçe artışı gerçekleşiyor.

S: (L) Tamam, neden bütçe artışı yapıyorlar?
C: Çünkü gerçekleşecek pek çok faaliyet var.

S: (L) Ne tür faaliyetler?
C: Çok çeşitli.

S: (L) Örnek olarak en önemli üç tanesini söyleyebilir misiniz?
C: Deney, kullanım ve uygulama.

S: (Laura & TR) Neyin?
C: İnsan "kaynaklarının." "Hasata" yönelik planlar.

S: (T) Yeni yeraltı üsleri ve eskileri yaklaşan hasata yönelik mi?
C: Ve KH güçlerinin planladıkları diğer amaçlar.

S: (T) Ve diğer KH planları... (L) "Hasat" denen şey nedir?
C: Sence?

S: (L) Negatif bir durumdaki veya pozitif durumdaki hasat nedir? Yani sapla samanı ayırmak...
C: İkisinden biri.

S: (L) Tamam bazı planlar gerçekleştiriliyor diyorsunuz. Son birkaç hafta veya ayda bu planlarla ilgili ne tür olaylar gerçekleştirildi? Yani buradaki kilit nokta nedir?
C: Söylediklerimize dikkat ediyor musun, ki her zaman etmenizi öneriyoruz?

S: (L) Elbette! Sormamın nedeni birşeyleri açıklığa kavuşturmak! Elbette dikkat ediyorum!
C: Son zamanlarda bir sapma gösterdin.

S: (L) Ama bu uyuduğum anlamına gelmiyor! (V) Ben bir soru sorabilir miyim? Eğer çok daha fazla faaliyet oluyorsa ve birşeyler ciddi şekilde artıyorsa, onlara tam olarak...
C: V havaya değinmişti. Aralık ve Ocak'ta orta Avrupa'da hava sana biraz fazla soğuk geldi mi Arkadiusz?

S: (T) V havanın durumundan ve havadaki değişimlerden bahsetmişti. Tallahassee'deyken izlediğimiz filmin adı neydi? Adını unuttum... [tr izlediğimiz bir bilim kurgu filminden bahsetti. Dünyadışı varlıklar aramızdaydı ve havayı bizim için katlanılmaz ama kendileri için mükemmel hale getirmeyi planlıyorlardı. Doğal olarak bir gizlilik ve örtbas vardı. Daha sonra konu cep telefonlarına ve Kuzey Florida'nın kırsal bölgelerinde kurulan baz istasyonlarına döndü. Baz istasyonlarıyla ilgili bir soru soruldu. Sorunun ilk kısmı kaybedildi.] (T) ... Ne aktarılabilir? Bu mikrodalga kuleler yoluyla negatif enerji odaklanabilir mi? (V) Ve garip hava ile hasat arasındaki ilişki neydi? (L) İklim değişikliklerinin dalganın enerjisinin artmasıyla ilgili olduğunu söylemişlerdi. Bu iki yıl önceydi. Ve "hasatla" hiçbir ilgisi yoktu. (T) Ama HAARP'ın da buna katkısı olabilir. (J) Şeyi soralım... (L) HAARP'ın havayla ilgili birşey olduğunu sanmamızı istiyorlar. ... (T) HAARP havadan çok daha fazla şeyle ilişkili. Enerjiyle ilgili üzerinde deneyler yaptıkları pek çok şeyi deneyebilirler. Frekansları değiştirerek istediklerini yapabilirler... (J) Negatif titreşimler yaratmak, endişe ve belirsizliği arttırmak için de hava üzerinde daha fazla etki yapabilirler... (V) Benim varmak istediğim konu; bu iklim değişiklikleri fiziksel bedeni daha "hasat edilebilir" hale getirecek etkiler yapıyor mu? (T) Olabilir. (L) Herşey birbiriyle ilişkili, ama belirli birşeyin belirli başka birşeyin nedeni olduğunu sanmıyorum, sadece bir şekilde oluyor...
C: "HAARP"ın 3'üncü veya 4'üncü yoğunlukta "gezegenin yüzeyinde tam bir düzen sağlayacak" şekilde bir sistem kurmak amacıyla beyin dalgalarının tam kontrolünü sağlamak için elektromanyetik alanların yakalanması ve değiştirilmesi için tasarlandığını söylemiştik.

S: (L) HAARP şu anda faaliyette mi?
C: Evet, erken aşamalarında.

S: (T) Ülkenin her yanında bu iletişim kulelerinin giderek yaygınlaşması HAARP programını kıtasal bir ölçeğe yaymaya yönelik mi?
C: Sistem takviyesi.

S: (L) Yani HAARP sistemini uygulamak için kulelere ihtiyaçları yok, bunlar yalnızca yedek araçlar öyle mi?
C: Kuleler ikili ve tali bazı amaçlara hizmet ediyor.

S: (T) Yerel ve bölgesel otoriteler insanları izlemek için kulelerden yararlanabilir mesela. (L) HAARP herhangi bir şekilde havayı kontrol ediyor mu, değiştiriyor mu ya da etkiliyor mu?
C: İklim üç faktörden etkileniyor, ve yakında dördüncü bir faktör eklenecek.

S: (L) Tamam, bunu istiyorum. Bu üç faktörü söyleyin, ve dördüncüsünü!
C: 1) Dalganın yaklaşması. 2) Atmosferdeki kloroflorokarbon artışı ve bunun ozon tabakasına etkisi. 3) Gezegenin eksenel yörüngesindeki değişim. 4) 3'üncü ve 4'üncü yoğunluk KH güçleri tarafından çok çeşitli şekillerde uygulanan yapay müdahaleler. Duygusal anomalilerin bilgi tabanızı bulandırmasına izin vermeyin. Gardınızı indirme "zamanı" değil. Bilmediğiniz yerlerde bulunma ve bilmediğiniz yerlerde uyuma konusunda özellikle dikkatli olun!!! İzleniyorsunuz. Veya en azından, izlendiğinizi düşünmeniz ve buna göre düşünmeniz ve hazırlanmanız sizin için en iyisi olur. Saldırı ile ilgili uyarıldığınızı hatırlayın. Giderek daha fazla şey öğrendikçe daha ilginç hale geliyorsunuz... ve seviyenizi yükselttiğinizde, eğer daha fazla farkında değilseniz daha savunmasız hale gelirsiniz!!

S: (L) Tamam. İklimi etkileyen faktörleri oluş sırasına göre mi verdiniz? Dördüncü daha sonra gelecek, öyle mi?
C: Belki, ama şunu hatırla: özel araçlarla ölçüm dışında algılanamaz durumdayken dünyanın dönüş hızındaki bir değişim bildirilmeyebilir. Ekvator kutup bölgelerinden hafifçe "daha geniş." Ama bu fark şu anda yavaşça azalıyor. 21'inci yüzyılda olacak değişimlerden biri buzul çağının önce Avrasya'da, sonra Kuzey Amerika'da ani bir şekilde yeniden başlaması. Buz çağları sanıldığından çok, çok, çok daha hızlı gelişir. [Dünyanın genişlemekte olduğuna dair yeni bir bilimsel teori ile ilgili tartışma.]

S: (T) Dünya genişliyor mu? Tabii en kaba ifadesiyle, ama Dünya gerçekten genişliyor mu? (Ark) Evet, teori bu. Dünya genişlediği için kıtaların birbirinden uzaklaştığı düşünülüyor ve bu jeologların düşündüğünden çok daha hızlı oluyor.
C: Kıtasal "kaymanın" nedeni içteki gazların temel olarak manyetik öneme sahip noktalardan sürekli ama değişken şekilde yüzeye çıkışı.

S: (J) Yörünge eksendeki değişime neden olan şey nedir?
C: Dönüş hızındaki yavaşlama. Dünya içte sürekli olarak bir ısınıyor, bir soğuyor.

S: (L) Neden? Bunun nedeni nedir?
C: Sürecin bir kısmı insanların ve diğerlerinin titreşim frekans rezonans profilinin yüzeye uyguladığı enerjiyle ilgili.

S: (T) Şimdi farklı bir konuya geçtik. (L) Toparlamamız lazım. Bu noktada bu hasat veya gezegensel değişikliklerle ilgili öğrenmemiz gereken herhangi başka şey var mı?
C: Sorun.

S: (T) Tamam, celsenin başına dönelim. Hasata hazırlık için yeraltı üslerindeki hızlanma/genişlemeden bahsediyorduk. Burada dünya çapındaki birşeyden mi bahsediyoruz?
C: Evet, ama özellikle işbirlikçi güç yapısı profili nedeniyle odak ABD.

S: (T) Güç yapısı profiliyle ilgili soru soralım mı? (L) Hayır, bunun ne olduğunu biliyoruz. Onlarla işbirliği yapmayı seçmişler. Benim sormak istediğim şey hangi belirli adımların atıldığı, ne tür faaliyetlerin gerçekleştirildiği.
C: Edinim, aşamalandırma, planlanan faaliyetin test edilişi.

S: (L) Peki planlanan faaliyet nedir?
C: Mutlak şekilde herşeyin kontrolü.

S: (L) Oh oh oh... (T) Tek dünya devleti! İstedikleri şey bu! (L) Tamam, peki bu...
C: Bilgi korur, bilgisizlik/ihmal tehlike yaratır. Farkındalık hem doğrudan hem de dolaylı olarak sizi daha az mütessir hale getirir. Son zamanlarda sentetik kan, ve kan ve plazma değişimi hakkında birşeyler duydunuz mu?

S: (L) Al sana bir solucan kutusu daha! Tamam, öğrenmek istiyorum! Bize sentetik kan ve kan plazmasından bahsedin. (T) Bu konuda muhtemelen pek çok araştırma yapmışlardır...
C: Mutilasyon ihtiyacı azalıyor.

S: (L) Sığır mutilasyonları. Eskisi kadar hayvan mutilasyonu yapmak zorunda olmuyorlar. (ç.n.: "hayvan mutilasyonu" daha önce açıklanmıştı.)
C: Genel nüfus içinde biyo ve siber/genetik hümanoit türlerin sayısı üssel olarak artıyor. Son 10 gün içinde bir iki tanesine rastlamış bile olabilirsiniz.

S: (L) Kim rastlamış olabilir?
C: Yanıt için faaliyetler, güç ve etki merkezleri üzerinde düşünün.

S: (L) Önümüzdeki hafta bunun üzerinde durabiliriz ama şimdilik iyi geceler dememiz gerekiyor.
C: Nasıl isterseniz. Hoşçakalın.
 

4BH

#127
1 Mart 1997 Laura, F___, Ark, TR, JR ve AK

S: (L) Merhaba.
C: Merhaba.

S: (L) Bu akşam hangi ismi kullanalım?
C: Honaza.

S: (L) Nereden aktarım yapıyorsunuz?
C: Kasyopya.

S: (T) Kasyopya'dan aktarım yapmayla ilgili bir sorun vardı Arkadiusz. Soru neydi? (A) Sanırım soru aktarım yapmak için neden evrende belirli bir yere ihtiyaç duyduklarıydı.
C: Sizin bulunduğunuz yerden görüldüğü şekliyle Kasyopya takımyıldızının 300 ışık yılı arkasındaki pulsardan dolayı Kasyopya'dan dünyaya olan güçlü sinyal yayını açıklığını kullanıyoruz. Bu, 6. yoğunluktan 3. yoğunluğa bir temiz kanal aktarımı olanağı sağlıyor.

S: (A) Kasyopya'dan Dünya'ya olan aktarımın ne kadar zaman aldığını sormak istiyorum.
C: "Sıfır" zaman.

S: (A) "Sıfır zaman..." Neyi kullanarak? Elektromanyetik mi, çekim mi ya da ne?
C: Her ikisi. Birbirleriyle ilişkililer, ya da "birleşik" de diyebilirsin.

S: (A) Neden sıfır zaman? Mekan/zamanın yapısından dolayı mı? Zaman eğrilmesinden dolayı mı?
C: Mekan ve zaman seçimli ve esnektir.

S: (A) Bunun arkasındaki şey nedir? Aktarımı sağlayan araç/aracı nedir?
C: Eğer bir araç olsaydı buna şaşırman daha yerinde olurdu, ama araç yok. Görüyorsun ya, sıfır zaman kullanıldığında, aynı zamanda sıfır mekan var.

S: (J) Sıfır mekan ve sıfır zaman varsa, aktarımın neden burada 3. yoğunlukta belirli bir yerde sabitlenmesi gerekiyor?
C: Gerekmiyor, "aktarım amaçlarına" yönelik. Belirli bir yere olan ihtiyaç, daha önce açıklandığı gibi, sizin algılayışınızla, psişik farkındalık profiliniz için faydalı titreşim frekansları nedeniyleydi. Pulsarlara neden olan şey nedir Arkadiusz?

S: (A) Pulsarlara neden olan şey ne mi? İyi soru... (L) Biliyor musun? (A) Bazı nükleer reaksiyonlar...
C: Nötron "yıldızları."

S: (A) Bir nötron yıldızı pulsardır. Sormak istediğim şey ise, nötron yıldızlarının özelliğinin ne olduğu... çünkü tam olarak...
C: Kuantum fiziği...

S: (T) Nötron yıldızlarına neyin neden olduğu sorusunun cevabı kuantum fiziğinde mi? ...
C: Evet.

S: (L) Yani ilgili kaynaklardan pulsarları araştırırsak bu öğrenilebilir, sanırım...
C: "Nuh Sendromu"ndaki anahtar fikir neydi?

S: (L) Anahtar fikir mi? Dönüşüm...
C: Hangi yolla? Neden olan faktör?

S: (L) Neden olan faktör güneş sistemindeki gök cisimlerinin etkileşimi ve enerji alışverişiydi. Güneş sistemindeki cisimler arasındaki enerji alışverişleri, bu cisimlerdeki hayat üzerinde, örneğin Dünya gezegenindeki insanlar üzerinde önemli bir etki yapıyor. Güneşin titreşimi birazcık bile artsa bu Dünya için yüksek bir elektrik yükü etkisi yapıyor. Bir güneş patlaması oluyor, herşey karmakarışık oluyor. Güneşin içsel salınımlarını ölçüyorlar. Belki de güneşin örneğin 3600 yılda bir büyük bir salınımı vardır? Güneşin salınımlarını dakika, gün, ay ve yıl olarak ölçüyorlar. 11 yıllık döngü var, 22 yıllık döngü var. Güneş'te çok farklı dalgalanma döngüleri var. Ya çok daha büyük bir döngü varsa? Öyle bir döngü etkinleştiğinde güneş sistemi çok yoğun bir elektrik yüküne maruz kalır ve herşey alt üst olur! (T) Kitabındaki anahtar konu bu muydu? (L) "Nuh Sendromu"nun temel fikri bu...
C: Pulsar son derece yüksek bir hızda titreşim yayar.

S: (T) Belirli bir frekans yaratıyor... (L) Herşeyin frekansını...
C: Evet.

S: (A) ... Tamam, pulsarla ilgili önemli birşey var, çünkü belirli bir frekansla titreşim yayıyor. Ama, elbette, aktarım için önemli olan bu sinyaller değil, çünkü o titreşimlerin buraya ulaşması yüzlerce yıl alır. Bunu biliyoruz. (L) Ama pulsar pencere... (A) Pulsar bir pencere... (L) Yoğunluklar arasında pencere. (A) Evet, ama pulsarın bu pencereyi oluşturmasını sağlayan şey nedir? O frekans mı? Başka birşey mi? Hangi fiziksel fenomen bu pencereyi oluşturuyor? Bunun kuantum fiziğiyle ilgili oluşunu söylemekten daha kesin birşey belirtebilir misiniz?
C: Nötron yıldızlarının, süper novaların, "kara deliklerin" vs özelliği nedir?

S: (L) Kara deliğe giren şey pulsar olarak mı çıkıyor?!
C: Hepsi madde/antimaddenin kesişim noktaları... Sizin bildiğiniz şekliyle, gerçeklikler arasındaki sınır... madde alemleri / eterik alemler, yoğunluk seviyesi kavşakları, gerçeklikler. Bu pencerelerden kolaylıkla geçilebilir; hatırlayın, yıldızlar ve gezegenler de birer pencere.

S: (L) Ve yıldızlar ve gezegenler dev birer atom olarak tanımlanmıştı. Atom pencere mi?
C: Evet.

S: (A) Proton pencere mi?
C: Evet.

S: (A) Peki foton da pencere mi?
C: Evet.

S: (L) Çekim bu maddi alemdeki nesneler arasındaki çekimden ziyade eterik alemden pencere yoluyla yansıyan birşey mi?
C: Çekim hayal edilebilir tüm varoluş için ortak "bağlayıcıdır." Bununla ilgili bilmeniz gereken tek şey bu.

S: (L) Tamam, bağlayıcı. Çekim DNA iplikçiklerini bağlayan zayıf hidrojen bağlarıyla aynı şekilde bir bağlayıcılığa mı sahip?
C: Hayır.

S: (L) Peki fosfat bağının karbon atomunu bağlaması gibi mi?
C: Bunlar maddi. Burada hepiniz için kayıp olan bağlantı, çekimin maddesel olduğu kadar antimaddesel oluşu!!

S: (A) Bu, bizim mekan/zamanımızın bir alanın sınırı oluşu kavramı mı? Bu doğru bir resim mi?
C: Evet.

S: (A) Peki bu çekimle ve antimaddeyle ilgili olarak, bu tür iki alanın, pozitif ve negatif alanın olduğunu düşünmek doğru mu? Ve çekim de pozitif ve negatif arasındaki ilişkiyle ilgili.
C: Çekim, mutlak bir şekilde varolan herşeyin "yakıtı", "kanı!!!"

S: (A) Bunun matematiksel tanımı, doğru matematiksel ifadesi nedir? (L) Formülü mü istiyorsun? (A) Evet!! Formülü istiyorum!!!! [Gülüşme] Hayır! Kavramı istiyorum!
C: Bu nedenle buradasın!

S: (A) Bu ne anlama geliyor? Burada olmam...
C: Bu formülü keşfetmek istemez misiniz?

S: (L) Evet, bu formülü keşfetmek isteriz, çok eğlenceli olur. (A) Elbette! (L) Bir şişe şarap açarız! (T) Ama direkt kendileri söylerlerse o da iyi olurdu!! [Gülüşme]
C: Ark muhtemel bir formül için ilk adımı ya da rehberliği istedi. Sizin "yoğunluğunuzdaki" bazıları bunu keşfetti bile, ama bu ölümcül bir sır!!

S: (A) Bu birleşik alan teorisini yeniden incelemem mi gerekiyor? (T) Ölümcül sır nedir? Birilerinin bu formülü keşfetmiş olması mı?
C: Hayır.

S: (T) Bu iyi!
C: Bu formüle dayalı teknolojiden olası yararlanma yöntemleri.

S: (T) Bu teknolojinin ne olduğunu sorabilir miyiz?
C: Evet, elbette!

S: (A) Anlamadığım birşey var. Birleşik alan teorisine bakıp Einstein'ın ya da başka birinin keşfettiği birşeyi yeniden keşfetmek için beni istediler. Şimdi bu sırrı keşfetmemizi istiyorsunuz, değil mi?
C: Bunu kendi iyiliğiniz için keşfetmenizi istiyoruz.

S: (T) Öğrenme keşifte.
C: "Keşfi" etrafa bildirmeniz gerekmiyor.

S: (L) Kimseye keşiften bahsetme. (A) Evet, elbette. (L) Demek bunu kullanmamızı istiyorsunuz? Zaman yolculuğu yapmak isteyen? Buna yaklaşıyoruz sanırım...
C: Evet.

S: (A) Pek çok birleşik alan teorisi var. ___'nınki, ___'nınki, ___'nınki... Pek çok teori var. Bu konuda herhangi bir ipucu?
C: Hayır.

S: (T) İpucu yok! (A) Peki bu "twister"ları (ç.n.: bükücü/bükümleyici?) soralım. Bunların bunla ilgisi var mı?
C: [Planşet spiral çiziyor] Belki.

S: (L) Söylemezler. (A) Ne! Söylemezler mi? (L) Hayır. Zaten yapman gerekeni yapıyorsun!
C: Öğrendiğinizde gelişirsiniz. Geliştiğinizde ilerlersiniz. İlerlediğinizde dönüşürsünüz.

S: (L) BANA FORMÜLÜ VERİN!!! [Gülüşme] (A) Hayır hayır hayır. Deneyeyim. Birleşik alan teorisi klasik bir teori. Ve şimdi bu kuantum meselesi var önemli olan. Bu klasik birleşik alan teorisinin kuantum teorisini açıklayacağı doğru mu? Bu doğru mu? Bir zamanlar Einstein'ın hayal ettiği şey doğru mu?
C: İçgüdülerin sana ne söylüyor?

S: (A) İçgüdülerim burada oturmaktan ziyade bir masanın başında oturup hesap kitap yapmam gerektiğini söylüyor... [Gülüşmeler]
C: Bunu keşfetmeni görmek istiyoruz.

S: (L) Onların istediği de bu. Masanın başında hesap yapmanı istiyorlar. (A) Tamam, şimdi konuyu biraz değiştirmek istiyorum. Önümüzdeki hafta bir seminerim var. Çarşamba günü, beşinde. Bunun için birşeyler hazırlamam gerekiyor. Bu konuda bana herhangi bir öneriniz var mı?
C: Spesifik olarak... ?

S: (A) Spesifik bir sorum olup olmadığı mı? (L) Ne hakkında konuşmak istediğine karar verdin mi? (A) Evet, neden bahsedeceğimi biliyorum... Sadece nasıl sunacağımla ilgili bir mesele. Konuya uygun olarak... (L) Seçenekler nelerdir? (A) Devrimsel birşey olarak da sunabilirim, çok basit birşey olarak da. Seçenekler bunlar.
C: Devrimsel.

S: (A) Tamam. (L) Spesifik soru sorursan spesifik yanıt alırsın. Formüller hariç! (A) Bana doğrudan bir formül verilse bu eğlenceli olmazdı... İnanmazdım zaten. (L) Evet, bunu kendin için de kanıtlaman gerekirdi zaten... (A) Doğru! (L) Ne anlamı olurdu ki bunun?!? (J) Ne eğlencesi olurdu ki?
C: Aynen öyle.

S: (L) Şimdi, The Institute of New Physics adlı bir organizasyondan bir email aldım. Finansörlük yapabileceklerini ve Ark'ın onlara katılmakla ilgilenip ilgilenmediklerini soruyorlar. Bu enstitünün ardında kim veya ne olduğunu söyleyebilir misiniz?
C: Bunu anlamak için kendi kendinize soru sormanız daha iyi olurdu. Mesaj nereden geldi?

S: (L) Tam olarak bilmiyoruz... (A) Hayır, içinde "GAIN"li birşey geçiyordu. İnternet'ten araştırdım ve adında Gain kelimesi geçen pek çok kurum var. (L) İsimde "gain" olması ve senin de Gainesville'de olman ilginç değil mi? (J) Evet, ben de bunu düşünmüştüm... Bu kelime kazanç anlamına geliyor ve zaten finansörler...
C: Finansörler ne yapar?

S: (L) Finansörler ne mi yapar? Para verirler. Finanse ederler... (J) "Kazanmana" yardımcı olurlar... (L) Evet.
C: Bunu bir neden olmadan mı yaparlar?

S: (L) Elbette bunu bir neden olmadan yapmazlar! Kendi amaçları vardır. Birşey isterler.
C: A HA!

S: (L) A ha mı? ... Onlarla telefonda görüşüp ne istediklerini anlamaya çalışalım...
C: Bir gündemleri var mı? (ç.n.: genel hedef, asıl niyet anlamında)

S: (L) Elbette! Tabii ki bir gündemleri vardır. Son zamanlarda bize yazan herkesin bir gündemi var!
C: Peki bu ne olabilir?

S: (L) Gündemleri... (J) Açık ki ondan birşey istiyorlar. (A) Polonya'ya geri döndüğümde bu yeni enstitüyle ilgili basılı materyal çıkaracaklarını ve bana göndereceklerini söylediler... (T) Bu enstitü nerede? Söylemediler mi? (A) Hayır, söylemediler. (J) Sanırım bunu bilmeye hakkın var! (L) Bence akışına bırakalım ve ne söyleyeceklerine bakalım. (J) Sana herhangi birşey gönderebilmeleri için Polonya'yı dönmeni beklemeleri mi gerekiyormuş? (A) Belki belirli bir alanda çalışan, şimdi nanoteknolojiye yatırım yaparak işlerini genişletmek isteyen bir şirkettir...
C: Önemli birşeye yaklaştığın zaman her zaman hedeften saptırmak, dikkatini dağıtmak, daha sonraki planlar için takip etmek isteyenler vardır... Değerli olan herşeyin aranması gerekir.

S: (L) Evet. Değerli olan hiçbir şey hazır gelmiyor. Sofya'dan bu Bulgar adam psikokinezide yeteneli olduğunu iddia ediyor ve... (T) Bu da başka bir email mi? (L) Evet. (T) Tanrım, demek ortaya çıkmaya başladılar! [Gülüşme] (A) Evet, evet. (T) Bu adamı hiç duymuş muydun? (L) Sıradan biri. Ama sıradışı bazı şeyler yaşadığını söylüyor. Bir ölüme yakın deneyim yaşamış ve bunun ardından... (A) ...ona olan şeyleri önceden görmeye başlamış. (L) Evet, üç dakika falan önceden... (T) Brinkley'nin yaşadığı etkilerle aynı hikaye... (L) Evet. Dannion Brinkley... (T) Ölüme yakın deneyiminden sonra birşeyler olmadan önce bunları görüp duyabiliyordu. Henüz sorulmamış soruları yanıtlıyordu.
C: İki saat önceden olmaması kötüymüş.

S: (T) İki dakika önceyle karşılaştırıldığında... (L) Evet, pek bir faydası olmuyordur herhalde. İki dakika herhangi birşeye hazırlanmak için yeterli süre değil!
C: Ya da "loto" oynamak için.

S: (L) Evet! İki-üç dakika oraya gidip oynaman için yeterli bir süre değil! Yarı alaylı yanıtlar veriyorlar!
C: Evet.

S: (T) Yani Dmitri'yi de, enstitüyü de akışına mı bırakalım? (L) Hepsini akışına bırakmak zorunda değiliz!
C: Size bağlı. ... Her zaman aldatmalara karşı dikkatli olun.

S: (L) Tamam, başka birşey sormak istiyorum. Tuhaf görünüşlü çift sarmallı DNA'larımız var. Kitaba göre DNA'nın %2'si kullanılıyor ve %98'i de "uzmanların" çok rahat bir şekilde "çöp" dediği şey. Buna çöp diyorlar. Bu diğer kısımları etkinleştirmenin bir yolu olup olmadığını sormak istiyorum.
C: Kendi kendine etkinleşmez mi?

S: (L) Etkinleşir mi? ...
C: 4. yoğunluk.

S: (L) 4. yoğunlukta. Tamam. Bir keresinde fosfor ile beden arasındaki ilişkiye dair bilgimi sormuştunuz. Fosforun DNA'da önemli bir rol oynadığını öğrendim ve ayrıca 3-5 kodu. Şimdi diyetimize fosfor eklemenin DNA'nın bir kısmını daha etkinleştirmede faydalı olup olmayacağını...
C: Belki KYF için faydalı olur.

S: (L) Ne dedi? KYF mi? (T) KYF nedir?
C: Kendiliğinden Yanma Fenomeni.

S: (L) Bu iyi bir fikir değil... (T) Pekala, Gulf Breeze'de herhangi ilginç birşey olacak mı? Elbette bu "ilginç"i nasıl tanımladığıma bağlı. (L) Evet TR, bundan daha spesifik birşey sorman lazım.
C: Oak Ridge - Tennessee'de büyük bir nükleer kaza olma olasılığını görüyoruz.

S: (T) Bunun Gulf Breeze'le bir ilgisi var mı? (J) Bilmiyorum. (L) Gulf Breeze'den bahsetmiyorlar... Tamam, Tennesee'de büyük bir nükleer kaza. Peki bunun için bir zaman dilimimiz var mı?
C: Yakın.

S: (T) Bu ay Gulf Breeze konferansıyla yaklaşık olarak aynı zamanda mı? (L) Belki bunu tetikleyen faktör budur...
C: Olabilir.

S: (L) Oak Ridge'de tanıdığı olan? Benim yok.
C: Doğu Tennessee ve Kuzeybatı Karolina ve Virginia'ya radyoaktif serpinti.

S: (T) Evet, Kuzeybatı Karolina'da tanıdıklarımız var... Bu ne tür bir kaza olacak? Büyük bir patlama, bir yangın şeklinde mi? Çernobil gibi mi olacak? Yoksa biri yanlışlıkla havaya radyasyon mu yayacak?
C: Öncelikle bunun olması mümkün ama kesin değil. İkinci olarak, eğer olursa, kötü olacak!!

S: (L) Crystal River faaliyette mi?
C: Hayır.

S: (L) Artık iyi geceler diyelim. Sormadığımız ama sormamız veya bilmemiz gereken başka birşey?
C: Belki ama hoşçakalın.
 

4BH

#128
15 Mart 1997, F__, V, AK, Ark, Laura

S: Merhaba.
C: Merhaba.

S: Bu akşam hangi ismi kullanalım ?
C: Torra.

S: Nereden bağlantı kuruyorsunuz ?
C: Kasyopya.

S: (L) Bildiğimiz gibi, doğal durumunda bir foton etkileşime girebilir ve bunun sonucunda bir pozitron ve elektrona ayrışır. Doğal şartlarda elektronlar fotonlardan mı ortaya çıkar ?
C: Hayır.

S: Tamam, peki doğal şartlarda elektronlar nereden gelir ?
C: Eterin madde ortamı ile olan sınırından.

S: Protonlar nereden gelir ?
C: Yedinci Yoğunluk.

S: Demek proton Yedinci Yoğunluktan kaynaklanıyor ama elektron değil.
C: Birbirlerini engelleyici nitelikte değiller.

S: Elektriksel iletkenliği olan bir malzemeye, örneğin bir elektrik kablosuna akım verildiğinde, esasen elektronlar atomdan atoma tüm yol boyunca aktarılır. Ve aslında bu süreçte elektronlar eksilmez ya da tüketilmezler. Isıya ve bunun sonucunda akkorlaşmaya sebep olan şey yalnızca buna karşı oluşan dirençtir...
C: Gezegenin çekim merkezi, aynı zaman da tüm diğer yoğunluk seviyelerine ve varoluşun boyutlarına açılan bir "penceredir". Bu yüzden elektriklenen atomlar çekimsel bağlayıcı yoluyla diğer düzlemlere geçmek için 'topraklanır.

S: Tekrar, bir akım boyunca elektronların iletimi ile ilgili soruma dönersek; elektriği ortaya çıkaran, bir elektronun bir atomdan diğerine geçişini başlatan güç nedir?
C: Elektrik enerjisi yalnızca "yüklenir", biriktirilir, hapsedilir ve sonra kanallanır.

S: Eğer yüklenmişse, nereden yükleniyor ?
C: Elektron toplayarak.

C: Elektronları toplayan nedir ?
S: Kullananlar. Elektronlar bir çeşit "serbest" enerji. [ç.n. : İngilizcede free sıfatı serbest anlamına geldiği gibi bedava anlamına da gelmektedir.]

S: Tamam, ama nerede... Yani düşünüyorum da, elektriksel bir akımda, elektronlar zaten orada ve aynı elektronlar akımı başlatıyor, iletiyor ve akım kesildiğinde halen orada olmaya devam ediyorlar. Yanlış mıyım ?
C: Evet.

S: Tamam...o zaman...
C: Bir başlangıç ya da sonlanma yok.

S: Öyleyse elektrik özünde bir elektron akışı.
C: Evet.

S: Elektronların hapsedildiğini söylediniz. Nerede hapsoluyorlar ? Bu serbest elektronların kaynağı nedir ?
C: Tüm malzemeler. Tüm madde. Tüm eter.

S: İletken kendi elektronlarını iletiliyor ve bu da elektrik akımını ortaya çıkarıyor.
C: Belki.

S: Söylediğimde hatalı olan nedir?
C: Kavramı "iletkenle" sınırlandırmak.

S: Elektrik enerjisi herşeyin içerisinde mevcuttur. Ama özellikle bizim iletkenler olarak tanımladığımız bazı maddelerde, sizin de belirttiğiniz gibi; elektrik enerjisi yakalanır, hapsedilir ve sonra kanallanır, ki bu faydalı bir aktivitedir çünkü ışığı yaratır, makinaların çalışmasını sağlar vs vs.
C: Basit tanımlama.

S: Tamam, basit, bunu anlıyoruz. Peki, elektrik bir süper iletken boyunca iletildiğinde, normal bir iletkene, örneğin bakır bir tele göre, ortaya çıkan fark nedir ?
C: Akışı ivmelendirir, böylece elektronları ayrıştırır, böylece süreci "tahrik eder."

S: Bir süper iletkende bu ivmelendirilmiş akışa katkıda bulunan hangi farklı özellikler var ?
C: Manyetik darbe döngüsü.

S: Bir manyetik darbe döngüsünü yaratan şey nedir ?
C: Çekimin vakumu içerisindeki madde.

S: Çekimin vakumu nasıl yaratılır ?
C: Bahsedilen durum için, süper iletkenliğin bir yan ürünü olarak önceden tasarlanmadan ortaya çıkar.

S: Dediniz ki; süper iletken elektronları ayrıştırır ve bu da akışı coşkulandırır. Ayrıştırmakla kastettiğiniz nedir ?
C: Birbirinden.

S: Sıradan bir elektrik akımındakinden farkı nedir ?
C: O denli geniş mesafeli bir ayrıştırma değil. [ç.n. : normal bir elektrik akımında gerçekleşen ayrıştırma]

S: Elektronların birbirinden ayrıştırılması bu sürecin anahtarı mı ?
C: Evet.

S: Başka hangi şart ya da nitelikler elektronların ayrışmasına katkıda bulunuyor ?
C: Kendine sor, bir süper iletkeni tanımlayan nitelikler nelerdir ?

S: (L) Süper iletkeni tanımlayan nitelikler nelerdir ? (A) Sıfır direnç. (V) Çekim olmaması mı? (A) Sıcaklık olmaması. (L) Sıfır direnç noktasına nasıl ulaşılabilir?
C: Suni yapılandırma.

S: Neyi kastediyorsunuz; bu düşünce mi suni, yoksa sıfır dirence sahip olabilecek şeyler yalnızca suni olarak inşa edilenler mi olabilir ?
C: Her ikisi de.

S: Yani demek ki; mutlak sıfır dirence sahip bir gerçek süper iletken olması sözkonusu değil. Ama direnç çok çok düşük seviyelere düşürülebilir.
C: Yakın.

S: Soğuğun süperiletkenlikle mutlak bir bağlantısı var mı ?
C: Uzayda ne gibi şartlar hakimdir ?

S: ÇOK soğuktur.. (A) Hemen hemen vakum ortamıdır [ç.n. : havanın bulunmadığı boşluk ortam] (L) Çekim yoktur. (A) Hayır, çekim vardır, ama sadece bu. Düşündüğüm şey; süperiletkenlikle çekim arasında nasıl bir ilişki olduğu sorusunu sormaktı. Bununla ilgili bir şeyden bahsedilmişti... eterle ilgili olan şey neydi ?
C: Varoluşun gayrimaddesel alemi.

S: (L) Diğer bir ifadeyle, bilinç. Tamam, süperiletkenliğin bir yan ürünü olarak önceden tasarlanmadan ortaya çıkıveren, manyetik darbe döngüsünden bahsetmiştiniz. Ve ayrıca çekimsel vakum içerisindeki maddeden... Manyetik darbe döngüsünü tanımlayabilir misiniz ?
C: Kendi kendini tanımlıyor.

S: Çekimsel vakum içerisinde yer alan maddeden türediğini söylediniz. Süperiletkenliğin çekimsel vakum yarattığı anlamına mı geliyor bu ?
C: Evet.

S: (A) Nerede ? Süper iletkenin içerisinde mi, dışında mı ?
C: İçerisinde.

S: (A) Bildiklerimize göre, ayrıca bir elektromanyetik vakum oluşturuyor. Bir süper iletkenin içerisinde manyetik alan olmadığı doğru mu ?
C: Daha önce de belirttiğimiz gibi bu iki özellik içiçedir.

S: (L) Elektromanyetizma ve çekim. Yani, orada çekim yoksa, elektromanyetizma da yoktur. Peki, o halde manyetik darbe nerede ?
C: Darbe çekim vakumunun dışında yer alır ama süper iletkenin içerisindedir. Tüpsel bir yapı canlandır gözünde.

S: Süperiletkenlik hali çekim vakumu içerisinde midir, yoksa elektromanyetik darbe içerisinde mi ?
C: Hepsini içeriyor. Normal bir iletkenin, normal elekron iletim yapısı dolu bir "tüp" şeklindedir, bir süper iletkende ise "içi boş" tüptür. Bu da vakumu ortaya çıkaran şey.

S: Bu boşluklu tüpsel yapının tarif ettiğiniz gibi elektron ayrıştırıcı bir özelliği mi var ?
C: Aynı şeyin tezahürü.

S: Öyleyse bir süper iletkene sahip olmak için, uzaydaki sıcaklığa yakın bir sıcaklığa sahip olmak gerekiyor ve ayrıca kimyasal yapı olarak da uzaydaki ortam özelliklerine olabildiğince yakın ama büyük oranda yoğunlaştırılmış bir yapıya, doğru mu bu ?
C: Yakın.

S: (A) Süper iletkenin dışında sıfır çekim olduğunu mu kastediyorlar ? Vakum dediler, anlamı nedir ? Çekimin olmaması ?
C: İçinde.

S: (A) İçinde çekim yok.
C: "Yok" değil, sadece çok daha az ve yapı olarak parçalı.

S: (A) Ama diğer yandan vakum diyorlar... (L) Ama hayatım, mutlak vakum diye bir şey yoktur! (A) Evet haklısın, tamam. (A) Şu Yedinci Yoğunluğu anlamak istiyorum. Protonlar Yedinci Yoğunluktan mı geliyorlar ? Yoksa Yedinci Yoğunluğa açılan pencereler mi ? Ya da nedir ? (L) Protonların Yedinci Yoğunluktan geldiklerini söylediniz. Tam olarak hangi anlamda söylediniz bunu ?
C: Mutlak anlamında.

S: Öyleyse bir proton Tanrı'nın bilincinin küçük bir tezahürü mü ?
C: Hayır.

S: Açıkçası, mutlak anlamdan benim anladığım bu. Doğrusunu söyler misiniz ?
C: Fazla karmaşık.

S: (L) Tamam. (F) Örümcek. (A) Aynen, örümcek! [Tam bu anda bir örümcek iplikçiği ucunda tavandan aşağıya sarkmıştı] (L) Mini mini örümcekcik... (A) Bir casus! (F) Evet ama İkinci Yoğunluk türü olanlardan. (A) Ama bir çok protonu var! (F) Ve bu da Yedinci Yoğunlukla bağlantısı. [örümcek kurtarıldı ve başka bir yere konuldu.] (L) Tamam, şimdi sorulara dönelim, şu proton meselesi ile ilgili bana biraz fikir verebilir misiniz ?
C: Sor.

S: Tamam, bir proton bir elektronla eşlenmiştir. (V) Ne kadar sayıda protonun aşağıya ineceğine ya da belirli bir zamanda ne kadar proton bulunacağına Yedinci Yoğunluk mu karar veriyor ? (L) Sanırım bu soru bizi şu an bulunduğumuz noktadan epey uzak bir noktaya sürükleyecek bir soru olurdu.
C: Evet, öyle olurdu.

S: (L) Sakinleş V. Elimde örümcek ağı var. Tamam. Protonlar. (V) Protonlar enerji parçacıkları değiller mi ? (L) Bir proton fermiondur [ç.n. fermion moleküler fizikte parçacıkları tanımlayan bir kavram, kabaca anlamı, aynı yerde aynı zamanda bir arada bulunamayan parçacık türü.] (A) Evet, proton bir fermiondur. Tamam protonla ilgili bir sorum olacak. Ebedi midir yoksa sonlu mudur ? [ç.n. : bozunup, çürüyüp, yok olur mu] Eğer Yedinci Yoğunluktansa bir proton ne kadar süre yaşıyor ?
C: Atomik patlama yoğunluk penceresini harmanlayıp uyumluyor.

S: (A) Harmanlamakla kastettikleri nedir ? Patlıyor ! Ne ile harmanlanıyor ?
C: Atomik zincirleme reaksiyon denkleminde protonları nereye oturtuyorsun ?

S: (L) Atomik zincirleme reaksiyonda protonlara ne oluyor ? (A) Tamam. Buna bir bakmam gerekecek. Bakacağım. Fakat bununla ne ilgisi var ? (L) Eğer bir proton Yedinci Yoğunluktansa açıkça bu bir pencere. (A) Evet bir pencere. Çok küçük bir pencere. (V) Gitmem gerekiyor. (L) Tamam burada keseceğiz ve atomik zincirleme reaksiyon konusuna, hangi soruları sormamız gerektiğini bildiğimizde geri döneceğiz. Hızlıca şunu sorayım, dün gece beni feci şekilde hasta eden şey neydi ?
C: Ptomain, bozuk sos.

S: (L) Geçtiğimiz bir kaç gece boyunca uykudayken çok tuhaf şeyler yaşadım. Korkmuş ya da kavga eder durumda uyandım ya da bir şeyin bana dokunmakta olduğu hissiyle... Neler oluyor ?
C: Mezar alanı.

S: (L) Yaşamakta olduğumuz yerin eskiden bir mezarlık mı olduğunu söylüyorsunuz ?
C: 400 yıl önce.

S: (L) Muhteşem! Tam duymaya ihtiyacım olan şey! Bu faaliyeti sınırlandırmak için yapabilceğim herhangi bir şey var mı ?
C: Hayır.

S: (L) Bu özellikle zararlı bir durum mu, yoksa sadece rahatsız edici mi ?
C: Daha çok ikincisi.

S: (L) Nasıl oluyor da beni rahatsız ediyor ama Ark' ı etmiyor ?
C: Duyarlılık profili.

S: (L) Genel bir tavsiye ? (A) Gulf Breeze' e gitmeden önce yapmamız gereken bir şey olup olmadığını soralım.
C: Bolca dinlenin.

S: Bolca dinlenme!? Bunu biliyoruz. Bu konferansa gitmemizi öneriyor musunuz ?
C: Evet.

S: Başka bir şey ?
C: Sana bağlı.

S: Öyleyse teşekkür ediyor ve iyi geceler diliyoruz.
C: İyi geceler.
 

4BH

#129
29 Mart 1997 F___, TR, JR, Ark, Laura

S: (L) Merhaba.
C: Merhaba.

S: (L) Bu akşam hangi ismi kullanalım?
C: Sanori.

S: (L) Nereden aktarım yapıyoruz?
C: Nereden aktarım "yaptığınızı" bilmiyoruz ama biz Kasyopya olarak bildiğiniz yer aracılığıyla yoğunluk bağlantı çevrimi yapıyoruz!!

S: (T) Şimdi Kasyopyalılarla mı konuşuyoruz yoksa başka biriyle mi? Hiç böyle bir yanıt vermemişlerdi!
C: Çeşitlilik hayatın tadı tuzudur.

S: (L) Biz bir değişiklik yaptık, aramıza yeni birini aldık. Sanırım onlar da değişiklik yapabilirler!
C: Evet.

S: (L) Pekala, sorularıma geçiyorum. Bu gece sormak istediğim ilk soru Ark'la yazışmalarda bulunan SB hakkında... Arkasındaki fonun kaynağı nedir?
C: Bunu biliyoruz, ama tahmininiz var mı?

S: (L) 20 soru oynamamızı istiyorlar. Var mı tahminimiz?
C: Lindemann'a sorun.

S: (L) Şimdi bunun ardında kim olduğunu biliyoruz... Rockefeller! Demek ardında Rockefeller ve grubu var.
C: Öyle mi? Yoksa bu doğrulanmamış bir söylenti mi?

S: (L) Doğrulanmamış bir söylenti olabilir elbette. Lindemann'ın ardında da Rockefeller'ların olup olmadığını bilmiyoruz. Tamam şunu sorayım. ABD devleti mi?
C: Kastettiğin anlamda ABD devleti diye birşey yok.

S: (L) Şu şekilde deneyeyim. SB meşru bir fon kaynağı mı tüm bu...
C: "Meşru" ve sınırsız fon sağlayabilir. Ama asıl soru şu: Bunu istiyor musunuz?

S: (L) Bedeli nedir?
C: Deneylerin sonucuna bağlı.

S: (L) Bizim deneylerimizin sonuçlarına mı, yoksa onlarınkine mi?
C: Bizimkine.

S: (L) Evet.
C: Gerçekten "yer sarsıcı" birşey bulursanız, ...

S: (L) Yani gerçekten önemli birşey bulursak bunun bedeli ağır olabilir, öyle mi?
C: Belki. Veya el koyulabilir.

S: (L) Yani çalışma sonuçlarımız elimizden alınabilir! ...
C: Bir olasılık.

S: (L) SB hakkında yapabileceğiniz başka bir yorum var mı? Lindemann'ın arkasındakiyle aynı kaynak olabilir. Peki ya... Quorum olabilir mi? Bunun arkasında Quorum mu var?
C: Evet.

S: (L) Peki aradığımız grup Quorum mu? (T) Quorum hakkında birşeyler sormamız lazım. O kadar çok karakter var ki... X-Files'dan beter!
C: Hayır, daha eğlenceli.

S: (T) Evet, kesinlikle!
C: Dünya bankası grubu.

S: (T) Dünya bankası. (L) Onların eline düşmek istemiyorum...
C: Sakınmak kolay değil.

S: (L) Bundan sakınmanın kolay olmadığını biliyorum...
C: Yakında daha da zor olacak.

S: (L) İmkansız olduğunu söylemediler... Sadece zor dediler. Ama diğer taraftan daha zor birşeye kalkışmak istemiyorum... Yeteri kadar zorluğumuz var...
C: Çok ilginç şeyler olacak.

S: (L) Nerede, ne zaman, nasıl, neden ve kime?
C: Size. Ve sizin aleminizdeki herkese... Önemli şeylerin ortaya çıkmasını bekleyebilirsiniz.

S: (L) Tamam. Ark iki hafta sonra uçağa binmek zorunda...
C: Polonya'da uzun kalmayacak.

S: (L) Neden?
C: Koşullar araya girecek. Üniversite'deki konumlarda bir değişiklik oldu... Evlilikle ilgili ilginç bazı gelişmeler.

S: (L) İlginç derken pozitif ve daha az sıkıntılı anlamda mı söylüyorsunuz?
C: Her ikisi.

S: (L) Her ikisi mi? Tamam, yani bununla ilgili olarak endişelenmemize gerek yok. Bir sonraki...
C: Hem pozitif hem negatif anlamında söyledik.

S: (L) Hem pozitif hem negatif! Harika! Sonraki soru. Web sayfasının ziyaretçilerinin sayısında neden böylesine bir artış olduğunu öğrenmek istiyoruz.
C: Mevcut olaylardan dolayı.

S: (L) Hale Bopp'la ilgili intihar olaylarını mı kastediyorsunuz?
C: Evet.

S: (L) Peki bu olaydan sonra bu Web sayfasına gelmelerinin nedeni nedir? Bir web sorgulaması yapıp mı buldular? Hangi yolla?
C: Çeşitli.

S: (L) Tamam, ___ bu aleti [gaussmetre (ç.n.: manyetik alan ölçer)] kütüphaneye getirmişti ve alet dans ediyordu. Neden o zaman öyle ateşli bir şekilde hareket ederken şimdi çok az hareket ettiğini söyleyebilir misiniz?
C: EM dalgası çevredeki şeyler nedeniyle kırılmaya uğrayabilir.

S: (L) Peki eğer istersek bu ibreyi şu anda oynatabilir misiniz? Herhangi bir derecede?
C: Hayır. İbreyi dalga oynatır, biz değil.

S: (L) Peki dalgayı yapan nedir? Eğer siz değilseniz dalganın, elektromanyetizmanın kaynağı nedir?
C: EM dalgası kanallama sürecinin bir yan etkisi.

S: (L) Tamam şunu sorayım. Zamandan bahsederken, zamanla ilişkili olarak, hafıza nedir?
C: Daha spesifik.

S: (L) Daha spesifik olmamı istiyorsunuz, o zaman şöyle sorayım. Zaman anlayışlarından birine göre zaman her zaman "şimdi." Pek çok insan pek çok başka "şimdiler" hatırlıyor, bazıları hiçbir "şimdi" hatırlamıyor ve hafıza sanki beklentinin ters işlevi gibi görünüyor. Beklenti adeta "geleceğin" anısı ve geçmişin bir zıt beklentisi. Eğer zaman yalnızca "şimdi" ise, hafıza nedir?
C: Algıların bilinçli ve bilinçaltı kaydı.

S: (L) Tamam. Eğer hafıza algıların bilinçaltı ve bilinçli kaydıysa, yeteri kadar hafıza toplandığında kişi "zamansız" mı oluyor?
C: Kişi her zaman zamansız.

S: (L) Peki kişi ne zaman zamansızlığın farkına varır?
C: 4. yoğunlukta.

S: (L) Elektronun hafızası var mı?
C: Elektron 7. yoğunluktan alınıyor.

S: (L) "Atomik Yapı" olarak tanımladığınız ekin çemberinin resminde içiçe daireler vardı ve üçgenin köşelerinin dışında üç şey vardı. Biri zikzak şeklinde, biri düz ve biri de tekerlek gibi. Zikzak şeklinde olan elektron mu?
C: Doğru kavram değil. Atomik yapı elemantal atomları birleştiriyor.

S: (L) Elemantal atomun sıradan bir atomdan farkı nedir?
C: Elemantal tekil yapı anlamında. Elektron atomik yapının bir elemanı.

S: (L) Atomda hafızayı tutan birşey var mı?
C: Hafıza subjektiftir, atom subjektif değildir.

S: (L) Bazı atomlar biraz subjektif görünüyor.
C: Hayır, bu senin yorumun.

S: (L) New York Times'tan sanırım, evi biri aramış. Bu kişi neden aradı?
C: "Heaven's Gate" ile ilgili olarak senin görüşlerini almak istedi.

S: (T) Bu Heaven's Gate, Solar Temple gibi olaylar halk arasında önemli bir tartışma konusu olacak mı?
C: Geçici.

S: (T) Başka bir konu bulana kadar. (L) Evet. (J) Bu haftanın tartışma konusu. (L) Aynen. Sormadığımız ama sormamız gereken birşey? Sorduğumu kabul etmenizi isteyeceğim birşey? (T) Çok iyi sordun! (L) Bize aktarabileceğiniz önemli birşey varsa lütfen bunu sorulmuş sayın!
C: Gainesville'inizdeki enerjiler.

S: (L) Ne olmuş buradaki enerjilere?
C: Negatif.

S: (L) Evet oldukça, ama...
C: Hayır. Ev!

S: (T) Bu evdeki negatif enerjiye neden olan şey nedir?
C: Poltergeist.

S: (L) Kalan kısa süre için idare edebilir miyiz?
C: Belki.

S: (Ark) Evet, ama bunu son soruşumuzda eski bir mezarlık demişlerdi, ama önemli değildi.
C: Evet. Olası bir bacak kırılmasına karşı dikkatli ol.

S: (L) Bu kimin içindi?
C: Laura.

S: (L) Benimle ilgili. Düşen her zaman benim! Tüm gün ofiste kalmam iyi bir fikir olur.
C: Kendine dikkat etmen iyi bir fikir olur!!

S: (J) Şu anda uyanık kalmakta zorlanıyorum. Kusura bakmayın. (T) Bu akşam bize aktarmak istediğiniz başka birşey?
C: Hayır. Hoşçakalın.
 

4BH

#130
4 Nisan 1997 F___, AK, Tom F, C, Tom H, Ark, Laura

S: (L) Merhaba.
C: Merhaba.

S: (L) Bu akşam hangi ismi kullanıyoruz?
C: Marra.

S: (L) Peki neredensiniz?
C: Kasyopya.

S: (L) İlk sorum: Eğer hafıza algının bilinçli ve bilinçaltı kaydıysa, söylediğiniz gibi, ve daha önce tanımladığınız gibi bir "gerçeklik birleşimi", bir tür zaman manipülasyonu yapılıyorsa, bu otomatikman bireysel algıları değiştirir mi?
C: Algılar her zaman mevcut olan süreklilikteki işaretleyicilere göre yerine oturur.

S: (L) Bu işaretleyiciler nelerdir?
C: Algısal süreklilik alemindeki deneyimsel kırılma noktaları.

S: (L) Deneyimsel kırılma noktaları. Yani kişi bazı kırılma noktaları deneyimliyor ve bunlar işaretleyici oluyor... algılar yerine oturuyor... Yani bir kırılma noktası algısı olduğu zaman, psişenin bir parçası bu kırılma noktalarının iki yanını köprülemeye çalışıyor...
C: Verdiğimiz yanıtların tanımladığı şeyi ancak biraz düşündükten sonra bulabilirsin canım!

S: (L) Hmm... Bu algının yerine oturması bir grup olarak herkes için olan birşey mi, yoksa bazı insanlar buna karşı muaf mı?
C: !Como!? Ne, dediler şaşkın bir şekilde!

S: (L) Tamam, hafızanın subjektif olduğunu ama atomun subjektif olmadığını söylediniz. Eğer hafıza subjektifse, tanımladığınız şeye göre her bir bireyin hafifçe farklı bir perspektifi var demek oluyor bu, aynı olayla veya aynı zaman dilimiyle ilişkili olarak bile.
C: Elbette!

S: (L) Ama aynı zamanda...
C: Öğrenmenin hazinesi bu.

S: (L) Hazineye giden kim?
C: Öğrenen.

S: (L) Ama söylediğiniz şey atomun objektif bir varlığa sahip olduğu. Bu doğru mu?
C: Evet.

S: (L) Objektifliği sağlayan şeyin ne olduğunu söyleyebilir misiniz?
C: Gözlemcinin önyargıyı "kapıda" bırakma çabası.

S: (L) Gözlemcinin önyargıyı kapıda bırakma çabasının bir atomun objektif varlığıyla ilgisi nedir?
C: Mutlak bir şekilde diğer herşey gibi atom da gözlemci olmadan varolamaz.

S: (L) Atomun objektifliği hususunda, eğer insan gözlemciler objektif değillerse, atomu objektif yapan gözlemciler nerede oluyor? Veya gözlemci olmadığında atom da mı olmuyor?
C: Evet. İkinci yoruma.

S: (L) Hangi kısmına?
C: İkinci yorum.

S: (L) Yani bir gözlemci olması gerekir. Gözlemcinin bir insan mı olması gerekir?
C: Gözlemcinin bir bilinç olması gerekir.

S: (L) Atomun objektif bir varlığı olduğunu söylüyorsunuz ama ancak bir bilinç tarafından algılandığında varolduğunu söylüyorsunuz. Bu durumda atomun varlığı objektif olamaz.
C: Hayır.

S: (L) Fark nedir? Objektifliğin gözlemcinin önyargıyı kapıda bırakma ÇABASI olduğunu söylüyorsunuz.
C: Bilinç olmadan objektiflik de olmaz, subjektiflik de!!

S: (L) Yani buradaki mesele, tıpkı kişinin yaratmak için beklentisel olmayan bir durumda olması gibi, önyargıyı kapıda bırakma çabası, öyle mi?
C: Evet.

S: (L) Bu çok zorlu bir konu... (A) Bilinç objektif midir?
C: Bilinç, farklı seçimde bulunma yeteneğine sahip olana kadar objektiftir.

S: (A) Değişimi, seçme yeteneğini sağlayan etken nedir?
C: Önyargının dahil oluşu.

S: (L) Kozmik anlamda, kozmik bilinçlilik anlamda, Tek Birleşik Bilinç anlamında, seçme yeteneğini sağlayan etken nedir?
C: Yolculuk Bir ile birleşime ulaştığı zaman, tüm bu dersler tamamlanmış olur.

S: (L) Ama bu sorumuzu yanıtlamıyor.
C: Evet yanıtlıyor!

S: (L) Konuyu biraz değiştiriyoruz. Dün gece çok tuhaf bir deneyim yaşadım. Bunun bir rüya olduğunu sanmıyorum. Birkaç hafta önce olan şeye benziyordu. Bu deneyimden aklımda kalan iki kelime var: 3 domino. Bu çok önemliymiş gibi görünüyordu. Ama şu anda hiçbir anlam ifade etmiyor. 3 dominonun ve yaşadığım deneyimlerin ne anlama geldiği konusunda birkaç ipucu verebilir misiniz?
C: Olası anlamlardan biri: Gainesville'deki 3 Dominos pizza dükkanları!

S: (L) Pekala, başka olası anlamlar?
C: Domino setinin 3 eksik dominosu.

S: (L) Tamam, başka?
C: Sıra sende!

S: (L) Bu her neydiyse bilinçaltımın çok derinliklerinden gelen birşeydi ve eğer oradan çıkaramazsam onu kaybedeceğimi hissettim. Bu olaylar olduğunda...
C: Önemli bir rüya değil Laura.

S: (L) Belki önemli bir rüya değildi ama çok ciddi bazı... ne yapıyordum? (A) Savaşıyordun. (L) Uykuda bunu yapıyormuşum. Savaşıyormuşum. Ve bildiğim kadarıyla böyle birşey hayatımda hiç olmadı. Monofazik bir uykucu olarak kabul edilirim. (A) Nereden biliyorsun? (L) Çünkü bunu bana bir sürü kişi söyledi. Belirli bir pozisyonda uykuya dalar, aynı pozisyonda uyanırım, örtüler bozulmaz bile.
C: Ev "etki altında."

S: (L) Bu ev mi etki altında?
C: Hayır.

S: (L) Gainesville'deyken kaldığımız ev mi?
C: Evet.

S: (L) Etki oradan buraya taşındı mı?
C: Evet.

S: (L) Neyle ilişkili?
C: Oakwood Yolu.

S: (L) Kırsaldayken yaşadığımız yer...
C: Yatakta ters dönmüştün.

S: (L) Uyanıp kendimi yatakta ters dönmüş bulduğum geceyi diyorlar. Geceliğimin dizden aşağısı ıslanmıştı ve o dönüşü yapmış olmam imkansızdı çünkü bunun için yeterli alan yoktu. Bununla ilgili hafızam yüzeye mi çıkıyor?
C: Motor hafıza.

S: (L) Bedendeki anılar mı yani?
C: Yakın.

S: (L) Birkaç yıl önce L'nin park çıkış yolu üzerinde ortaya çıkan sembol hakkında konuşuyorduk geçen gece A ile.
C: Kanatlı amblem.

S: (A) Sormak istediğimiz şu; bunu Griler'le ilişkilendirdiniz ama bir kaçırılma olup olmadığını söylemediniz, daha sonra L'nin hiç kaçırılmadığını söylediniz. Aradaki bağlantı nedir?
C: Bağlantıların "zamansal tanımlı" olması gerekmiyor.

S: (L) A bunun L ile hiçbir ilgisi olmayabileceğini, sadece o an bize verilen bir mesaj olduğunu söyledi. Mesaj neydi ve kimin içindi?
C: Mesaj değil. İşaretleyici.

S: (L) Hafızayla ilgili olarak tanımladığınız anlamda bir işaretleyici mi?
C: Yakın.

S: (L) Bu işaretleyicinin kime etki yapması isteniyordu?
C: Doğru kavram değil.

S: (L) Doğru kavram nedir?
C: Ancak algı öğrenmek için bir katalizör olduğu zaman tüm olaylar eşzamanlıdır.

S: (TH) Bu bağlamda eşzamanlı ne anlama geliyor?
C: Ancak ders tamamlandığında keşfedilir.

S: (TH) Tüm olayların zamanın dışında mevcut olduğunu ama bizim onları sıralı olarak algılamakta olduğumuzu mu kastediyorlar?
C: Yakın Tom.

S: (TF) Peki Gainesville'deki evde neden belirli... [TF'nin dizüstü bilgisayarı pillerin bitmekte olduğunu söyleyip "Asta la vista Bebek!" diyor.] (TH) Cevabını aldın! Deus ex machina! (L) O sembolle ilgili tartışma neden aşağı yukarı savaşma rüyalarımla eşzamanlı oldu? Ve motor hafızadan ve Oakwood Yolu'ndan bahsettiniz...
C: Üzerinde düşün. Lütfen henüz ayrılmayın Bay French.

S: (L) Tom'un gitmesini neden istemiyorsunuz?
C: Ona söyleyeceklerimiz var.

S: (L) Nedir?
C: Henüz değil.

S: (TF) Gitmesi gereken C___. Sigaraya alerjik reaksiyonu var.
C: Öyle mi? Seninle son görüşmemizde referansta bulunduğumuz şeyler, değişimler hakkında ne hissediyorsun?

S: (TF) Bu gerekliydi. Onları duyduğuma sevindim. O dönem geride kaldı.
C: Henüz bitmedi.

S: (TF) Evet, daha yapacak bazı şeyler var...
C: Daha olacak pek çok değişim var.

S: (TF) Doğru. (L) Tom bu değişikliklerin en az %50'si hakkında pozitif şeyler hissedecek mi?
C: %100'e yakın. Gördüğün gibi Tom, milenyumun yaklaşan sonu/başlangıcı ile ilgili algılardaki bu "mücadele" veya "zorluk" aslında kendi varlığının metamorfozunu inceleme amaçlı gerekli süreci başlatmak için bilinçaltın tarafından açılan bir yoldu.

S: (TF) Yani bu konuyu incelemeye karar vermeme neden olan şey bilinçaltı motivasyonlarımdı, öyle mi? Bu benim içindi?
C: Evet.

S: (TF) Kesinlikle çok acılı tarafları da oluyor.
C: Acıyla birlikte yenilenme gelir.

S: (TF) Yılın başında geçirdiğim hastalık neyle ilgiliydi?
C: Oluşmuş duygusal/ruhsal nitelikteki "zehirlerin" atılması.

S: (TF) Bunu kesinlikle anlayabiliyorum. Evet, bu çok doğru. Ama dahası olduğunu söylüyorsunuz. Başka ne olabilir?
C: Sonunda ileri adım atıp çok önemli gelişme sağlayabileceksin, hiç akla gelmemiş şekillerde!

S: (C) Peki ben?
C: Spesifik olarak sor.

S: (C) Önümüzdeki yıl geçen yıl gibi mi olacak?
C: Aynı olmayacağı açık. Hazırda planları olup senin katılımını isteyen türde kişilere karşı dikkatli ol!

S: (C) Anlamadım. Bir ipucu verin.
C: Sana yakın kişilerden biri, katılımının onların başarısı veya mutluluğu için gerekli olduğunu düşünüyor. Yasal bağları koparma girişimiyle yıkıma karşı dikkatli ol.

S: (L) Max Planck ve Nicola Tesla'yla da konuşmak istiyoruz. S___'yle konuşmamızı ayarladığınız gibi bunun için de birşey ayarlayabilir misiniz?
C: Muhtemel, ama kişisel bir tanışıklık olmadığında 5. yoğunluğun zamansız düzleminde enerjiler dağınıktır.

S: (TH) Planck Sabiti'ni tanıyoruz en azından. (L) İşte aradığımız tanışıklık bağı!
C: Hayır, bu değil.

S: (L) Yani bunun yapılabileceğini söylüyorsunuz, ama biraz çalışma gerektirir?
C: Evet.

S: (L) Görünüşe göre S___ ve K___ psişik bağlardan dolayı gelebiliyorlar. Yani Max ve Tesla'yla konuşabileceğimiz şekilde bir randevu ayarlayabileceğinizi mi söylüyorsunuz? Hala orada olduklarını varsayabilir miyiz? Reenkarne olmadıklarını?
C: Randevu mu? O boyutun zamansız olduğunu anla; sizin varlıklarınızın özsel uzantıları da "hala" orada!

S: (L) Tamam, şimdilik iyi geceler diyeceğiz ve Planck'la sohbeti sonraki bir celseye bırakacağız.
C: İyi geceler.
 

4BH

#131
12 Nisan 1997 F___, AK, M___, V, Laura

S: (L) Merhaba.
C: Merhaba.

S: (L) Bu akşam kimle birlikteyiz?
C: Wosarya.

S: (L) Nereden bağlantı kuruyorsunuz?
C: Kasyopya.

S: (L) Bu akşam bir konuğumuz var, M___, ve hafta boyunca not etmekte olduğum sorularım var. Ama sanırım V'yi rahatsız eden konuyla ilgili sorumuzla başlamamız gerekiyor, rahatlayabilmesi için.
C: Kaza.

S: (L) Evet, Kolorado'da yakın zamanda meydana gelen kaza. Ne olduğunu söyleyebilir misiniz?
C: Pilot devre dışı bırakıldı, uçak yer temelli radar ve kontrol sistemleri tarafından kullanılan manyetometreler tarafından belirlenen bir rotada devam etti.

S: (L) Pilot devre dışı bırakıldı derken?
C: Bilinci sonlandı.

S: (L) Doğal bir şekilde mi, yoksa dış bir güç tarafından mı?
C: İpuçları için yakında açıklanacak raporları incele.

S: (V) Bunun UFO'larla herhangi bir ilgisinin olup olmadığını sormak istiyordum. (L) Ben de bunu soracaktım ama ipuçları için olayı takip etmeye devam etmemizi söylüyorlar.
C: Bekleyin ve görün.

S: (L) Bir sonraki soru: çeşitli kitaplarda okuduğum "Dokuzlar Konseyi"nin ne olduğunu öğrenmek istiyorum. Eski bir dokuzlar konseyi var, Phyllis Schlemmer'ın bahsettiği bir dokuzlar konseyi var ve bunun Kuzey Dakota veya buna benzer bir yerde bulunan bir grup dünyadışı varlık olduğu iddia ediliyor. Dokuzlar konseyi hakkında bize söyleyebileceğiniz herhangi birşey var mı?
C: Kısmen aldatma.

S: (L) Aldatma eski tanımlarda mı, yoksa modern olanlarda mı?
C: Eski referansları al ve mevcut olaylara dayalı olarak modern tanımları yorumla.

S: (L) Tamam, bunu yapabilirim. Diğer sorulara geçelim. Eski apokrifal metinlerden birinde Meryem'in kocası Yusuf'un anlattığı bir hikayeye yer veriliyor. Bu metinde Yusuf İsa'nın doğduğu gece "zamanın donması" olarak tanımlanabilecek bir olay anlatıyor. Zamanın donduğunu söylüyor. İnsanları yemek masasında lokmalarını ağızlarına götürürken kolları, çeneleri donmuş olarak anlatıyor. Hayvanlarla vb şeylerle ilgili olarak da buna benzer tanımlar var. Bu olay olduğunda ebe getirmeye gidiyormuş. İsa'nın doğumu sırasında gerçekten zaman durdu mu?
C: Bireysel hassasiyet seviyelerine dayalı olarak zaman pek çok insan için pek çok kez "duruyor."

S: (L) Hassasiyet seviyesine göre. Hassasiyet seviyesinin zamanın durmasıyla ilgisi nedir?
C: Zaman senin için de durdu.

S: (L) Tüm gezegen için aynı anda durduğu oluyor mu?
C: Zaman hiç "başlamadı."

S: (L) Sadece bir algı. Bu tuhaf bir soru: Başımın arkasında saçlarımın arasında kırmızı bir doğum lekesi var, erkek kardeşimde de var ve Ark'ta da olduğunu fark ettim. Bu doğum lekesinin herhangi bir önemi mı?
C: Daha sonra.

S: (L) Tamam. Bunu cevaplamayacaksınız. Şimdi Olmeklerin kim olduğunu öğrenmek istiyorum.
C: Daha spesifik ol.

S: (L) Olmeklerin genetik kökeni nedir?
C: Temel olarak sizinkiyle aynı.

S: (L) Eski oymalarının bazılarında alınları hep yarık olarak tasvir ediliyorlar. Bu gerçekten fiziksel bir yarığı mı temsil ediyor?
C: Belirttiğin sanat eserlerindeki betimleme "Üçüncü Göz Topluluğu"nu tanımlamaya yönelik.

S: (L) Daha önce Üçüncü Göz topluluğundan bahsetmiştik. Üçüncü göz nedir ve nasıl etkinleştirilir?
C: Sen ne düşünüyorsun?

S: (L) Bence bu hatalı bir kavram olabilir. Beyin epifizi mi?
C: Resmin bir parçası olabilir.

S: (L) Üçüncü göz kişinin gerçekliğini görmede kullanabileceği birşey mi?
C: Önceki yanıtla aynı.

S: (L) Üçüncü gözü etkinleştirmenin en iyi yöntemi nedir?
C: Bu iyi bir yol, örneğin.

S: (L) Kanallamayı kastediyorsunuz. Eski bir kafatası trepanasyonu geleneği var. İnsanlar neden kafataslarında delikler açılması için gönüllü oluyorlardı?
C: Gizemin kaynağını bulmaya çalışıyorlardı.

S: (L) Herhangi biri bunda başarılı oldu mu?
C: Bundan ciddi şüphemiz var.

S: (L) Vah vah. İnsan kurban etme uygulamasının kökeni nedir?
C: Daha önce bu sorularının pek çoğunu pek çok şekilde yanıtladık.

S: (L) Evet biliyorum. Ama bu soruyu doğrudan hiç sormamıştım. Ama buna çeşitli referanslar var.
C: Referanslar mozaiğe parça sağlıyor, böylece öğrenme kanalını güçlendiriyor.

S: (L) Bu gece planşet neden harflerin hep kenarlarına geliyor?
C: Enerji alanları 3'üncü yoğunluk mekanınızı çevreleyen atmosferdeki elektromanyetik koşul farklılıklarına göre değişkenlik gösteriyor.

S: (L) Şu andaki sapmanın kaynağı nedir?
C: Güneş patlaması.

S: (V) Demek yakın zamandaki güneş patlamasının etkisi bu! Ve haberciler bunun hiç hissedilmeyecek kadar küçük olduğunu söylemişlerdi. (L) Dün gece yaptığım şeylerden biri "brana" kelimesi hakkında küçük bir web araştırması yapmaktı. Çünkü bunun herhangi bir önemi olup olmadığını bulmak istiyorduk. Bu kelimeyle ilgili çok ilginç şeyler buldum. Karakuş ya da karga anlamında kullanılan Eski İngilizce bir kelimeymiş. Yugoslavya ve Rusya'da isim olarak da kullanılıyor. Aynı zamanda büyük bir İrlanda kralının adıymış. Buna ekleyebileceğiniz herhangi birşey var mı?
C: Bu sana ne düşündürüyor?

S: (L) Fon kaynağının bu ülkede olmayabileceğini. Belki Rusya?
C: Beklenmedik yardıma karşı dikkatli ol.

S: (L) Dikkatli olup yine de kullanabiliriz, öyle değil mi?
C: Size bağlı.

S: (L) Dünyayı yöneten güç delisi bir grup varsa, parayı bir ülkeden veya diğerinden almanın ne farkı var ki?
C: Önemli olan bu değil. "Güç delisi grubu" kim "yönetiyor?"

S: (L) Yani... (V) Kertişler...
C: Evet...

S: (L) Yani temel olarak bu teklifi reddetmemiz gerektiğini ima ediyorsunuz, doğru mu?
C: Hayır. Her zaman, özellikle de bu tür dönemlerde daima objektiflik için çaba harcaman ve subjektifliğin, duyguların, acele düşünülmüş fikirlerin veya kararların seni yönetmesine izin vermemen gerektiğini oldukça doğrudan bir şekilde söylüyoruz!

S: (L) Bu kaynağın, bu "brana"nın Oryon grubuyla temas halinde olması mümkün mü?
C: Pardon?

S: (L) Daha önce tanımladığınız Quorum'u kastediyorum.
C: Çok karmaşık bir ağı çok düzgünce sarılmış bir yumak gibi algılamama konusunda her zaman dikkatli ol.

S: (L) Diğer bir celsede ekin çemberi konusuna biraz zaman ve enerji harcamamız gerektiğini söylemiştiniz.
C: Evet...

S: (L) Bunu doğru düzgün bir şekilde, ağ çalışması yoluyla yapmak için fon sağlamak en hafif deyişle zor.
C: Sabır karşılığını verir... Acelecilik kayıplara neden olur.

S: (L) Bunu teknoloji geliştirmekten ziyade kozmik ve teorik nitelikte bilgiler elde etmek için yapacağız. Bunun teknolojiye katkısı da başka bir konu.
C: "Atlamadan" önce bu teklifle ilgili zamanlamayı ve yöntemi tekrar incele, yoksa parlak ve lezzetli bir yeme cezbolan balık olursun!

S: (L) O halde...
C: Fikir edinmek için bunun üzerinde biraz düşün... gelecek!

S: (L) Kaybolan bagajın sorumlusu kimdi?
C: Polonya otoriteleri. Önceki tartışmaya bir ek: İste, alacaksın. İstemeden alırsan, kandırılacaksın!

S: (L) İste ve al. Kandırılma riski olmadan istemek için ne üzerinde odaklanmamız gerekir?
C: Hakkında bazı bilgilerin olan ve belirli bir ölçüde güvenebildiğin kaynaklara danışarak başlamanı öneriyoruz! Örneğin belki Colin Andrews'la görüşebilirsin. Ama araştırma ve fonla ilgili tüm seçenek ve yolları açık tutmaya devam et.

S: (L) Bu konuda şimdilik alabileceğimiz tüm bilgi bu mu?
C: Muhtemelen...

S: (L) Bagaj konusuna döneyim. Polonya otoriteleri dediniz. Hangi kısmı?
C: Gizli polis.

S: (L) Ne arıyorlardı? Herhangi birşey mi?
C: Evet.

S: (L) Yasadışı nitelikte hiçbir şey olmadığı konusunda ikna oldular mı?
C: Evet.

S: (L) Bagajı neden ona değil de...
C: Gerçekten bir hataydı.

S: (L) Bu hata Kertişlerin etkisiyle mi gerçekleşti?
C: O anlamda KH ortamınızda nihayetinde Kertişlerin etkisi olmayan çok az şey var.

S: (L) Bavulu alınca eski karısının tepkisi ne oldu?
C: Büyük bir şaşkınlık.

S: (L) Aceleyle kasedi tercüme ettirecek birilerini bulmaya çalıştığını düşünmekte haklı mıyım?
C: Daha ziyade aceleyle "avukatını bulmaya" çalıştı.

S: (L) Bu bilgi Ark'ın aleyhine kullanılacak mı?
C: Evet.

S: (L) Bavul iade edilecek mi?
C: Bekle ve gör... "Dikkatli ol, kemerlerini bağla," vs.

S: (L) Bu gece bana yardımcı olmak için söyleyebileceğiniz herhangi birşey?
C: Sor.

S: (L) Bu olay işlemleri uzatacak mı?
C: Açık.

S: (L) Eski karısı davaya katılacak mı?
C: Kanıtlar arasına "yeni bilgi" ekleme amacıyla bir erteleme istemesi çok muhtemel.

S: (L) Boşanma işlemini Amerika'dan sürdürmeyi talep etmesi iyi olur mu?
C: İyi fikir!

S: (L) Eski karısının haberdar olacağı şekilde mi bildirilmeli?
C: Daha tedbirli yürütmek akıllıca olur.

S: (L) Para konusunun peşinden gitmesini tavsiye eder misiniz?
C: Ark'ın eski, ölü geçmişten ziyade yaptığı yeni başlangıç üzerinde konsantre olması tavsiye edilebilir...

S: (L) Yasal meseleleri Polonya'da halledemeyecek mi yani?
C: Eğer pozitif, ileriye bakan bir şekilde ele alınırsa düzgün bir şekilde ilerleyebilecek karmaşık bir durum.

S: (L) İleriyi düşünerek...
C: Evet.

S: (L) Çıkarlarının bir kısmının peşinden gitmesi gerekiyor anlamında mı?
C: Önceki yanıta bak.

S: (L) İlk düşüncem ondan hemen uzaklaşması ve parayı ona bırakmasıydı. Başka şekilde düşünülebilecek şeyler de var.
C: İleri bak, geri değil.

S: (L) Bavulu geri aldığında resimlerin ve kasedin gitmiş olacağını düşünüyorum.
C: Bekle ve gör.

S: (L) Bavuldakileri görünce neden şok oldu?
C: Bavuldaki herşeyi düşünürsen bu soruyu kendin de yanıtlayabilirsin.

S: (L) Resimler mi?
C: Önceki yanıta bak. Takıntının faydası olmaz canım!

S: (L) Takıntı yapmadım! Sadece merak ettim.
C: Endişelenme, arkana yaslan ve şovun keyfini çıkar!

S: (L) Ona acı çektireceğini düşününce hiçbir şeyden keyif alamıyorum!
C: Bu konuda bu kadarı yeterli!

S: (L) Tamam, önceki celselerde gerçeklik birleşimini sorduğumda, gerçeklik köprülemelerinden bahsettiniz. Bir keresinde de "o gerçeklik köprülendiği" sırada F___'nin hayatının değişmekte olduğundan bahsediyorduk. Bu kavramlar arasında bir ilişki var mı?
C: Elbette!

S: (L) Önemli kavşaklardan bahsettiniz. Bu önemli periyotlar daha önce değindiğiniz işaretleyicilerle mi ilgili?
C: Evet.

S: (L) Biri belirli bir seçimde veya kararda bulunduğu zaman, belirli bir evren yapısına veya bir diğerine ya giriyor, ya da çıkıyor, veya her ikisi, doğru mu?
C: Belki.

S: (L) Eğer biri hayatında, belirli önemli kavşaklarda çok önemli bazı seçimlerde bulunursa, bu o kişinin gerçekliğini tamamen değiştirir mi?
C: Şunu hatırla: Daha önce de söylediğimiz gibi yanıtlar için ağ çalışması yap, meditasyon yap, öğren ve yanıtlara ulaşmaya çalış, ve ihtiyaç duyduklarını iste. Her zaman geminin kontrolünde ol...

S: (M) Her zaman aklıma gelen bir sembol var ve bunun ne anlama geldiğini öğrenmek istiyorum. [Sırt sırta iki spirale benzeyen bir sembol çiziyor]
C: Beden ve ruh düalitesi... Fiziksel/materyal düzlemlerde olanlar için ikisi mükemmel bir şekilde içiçe geçer. Tüm yaratımın zamansız varoluşunda her zaman biri diğerini yansıtır!

S: (L) Bu sembolün kökeni nedir?
C: Semboller her zaman saf bilinç düşünce formundan doğar.

S: (L) Bu sembol hakkında söyleyebileceğiniz başka birşey?
C: Hayır.

S: (L) Herhangi birşey için kullanılabilir mi?
C: Öğreniş... Bilgi ediniminden gelen güç.

S: (L) Teşekkür ediyoruz ve iyi geceler.
C: İyi geceler.
 

4BH

#132
19 Nisan 1997 F___, Laura

S: (L) Merhaba.
C: Merhaba.

S: (L) Bu akşam kimle birlikteyiz?
C: Yopanno.

S: (L) Nereden aktarım yapıyorsunuz?
C: Kasyopya.

S: (L) "Soy" araştırmasında doğru yolda mıyım?
C: Evet.

S: (L) Bu araştırmada daha ürkütücü şeylerle de keşfedecek miyim?
C: Keşif sorgunun meyvesidir.

S: (L) Kutsal kase hikayelerinin kökeninin Bran'ın Kafası hikayesi olduğu değerlendirmemde haklı mıyım?
C: Ama Brahna'nın "kökeni" nedir?

S: (L) Bulduklarımı yorumlayış biçimime göre iki olasılığım var: Birincisi Kantek'ten gelen Keltler, ikincisi ise bir Nefilim hibridi.
C: Bir ve aynı olabilir.

S: (L) Önceki celselerde söylediklerinize dayalı olarak, bu soylar pozitif veya negatif yönelimli olabiliyor anladığım kadarıyla. Bir düalite var ve süper-gizli güç kaynaklarına yöneliyorlar. Doğru mu?
C: Düalite tüm soylarda mevcut, ama Kelt denenlerde daha vurgulu. O yüzden de daha canlı güç hücreleri ve merkezleri var.

S: (L) Tamam bunu araştırmaya devam edeceğim. İsa'nın Ari/İbrani soyu arasında ve Merovingian/Plantagenet arasında bir bağlantı olup olmadığını nasıl bulabilirim? Böyle bir bağlantı var mı?
C: Essenilerin ve Keltleri ortak kökleri ölçüsünde yalnızca.

S: (L) Ark İsa'nın İbrani olduğunu düşündüğünü söylemişti. İbrani mi? Yoksa yarı yarıya mı?
C: Eğer birşeyi bulacaksan, önceden söylenmesine gerek yok.

S: (L) Herhangi birşey bulacak mıyım?
C: Yalnızca devam et.

S: (L) Ark kızını 6 aydan beri ilk kez görecekti. Bunun için küçük bir kart okuması yaptım ve "hastalıktan ölüm" diyen bir kart çektim. Onun kızıyla buluşmamın sonucunun ne olacağını sordum ve kart bu cevabı verdi. Çok üzücüydü çünkü Gainesville'deyken de ölüşümle ilgili bir rüya görmüştüm. Bana herhangi birşey söyleyebilir misiniz? Bu beni çok üzdü.
C: Kartlar yalnızca mevcut titreşimleri yansıtır.

S: (L) Titreşimlerim hastalanıp öleceğimi mi söylüyordu? Ya da ilişkimizin hastalanıp öleceğini? Ya da Ark'ın kızının hastalanıp öleceğini? Veya...
C: Her fiziksel araç "ölümü" deneyimler.

S: (L) Sorum şuydu: Ark'ın kızıyla olan bu buluşmamın sonucu ne olacak. Şu anda beni endişelendiriyorsunuz.
C: Neden endişeleniyorsun? Şimdiye kadar isteğinle, isteğinin sağladığı saf iradeyle, bunun sağladığı eylemlerle neler başardığını görmüyor musun?!?

S: (L) Ark'ın eski karısının bana karşı yaptırdığı kötü bir büyünün titreşimlerini algılıyor olmam mümkün mü?
C: Ne fark eder?

S: (L) Daha önce bu olduğunda, hasta olmamın nedeninin üzerimde odaklanan karanlık güçler olduğunu söylemiştiniz.
C: En ünlü deyişimiz nedir?

S: (L) Bilgi korur... O kadının özellikleri hakkında bilgi edinmek de koruma sağlar mı?
C: Kendi gücünün farkında değilsin.

S: (L) Yani bunu yapmama bile gerek yok diyorsunuz?
C: Evet.

S: (L) Tamam. Şimdi, bunun üzerinde yeterince düşündüm ve kadın o resimleri, kasedi ve Brana mektuplarını almış olduğu için neredeyse olumlu hissediyorum. Resimleri anlayabiliyorum. Onu veya beni üzmek istediği için veya negatif birşey için kullanmak için. Başka bir seçenek var mı? Doğrulama istemiyorum, sadece bu konuyu geride bırakmaya çalışıyorum.
C: O zaman geride bırak. Unut gitsin!

S: (L) Resimlerden bazıları çok değerli. Onları geri almak istiyorum. Bir öneride bulunabilir misiniz?
C: Bırak parçalar yerini bulsun.

S: (L) Ark kızıyla konuşmaya gitmiş ve kızın durumuna çok üzülmüş. Kızı belirli bir frekans yayıcısı olarak mı kullanılıyordu? Bundan çok garip şeyler hissettim. Bu mümkün mü? Oldu mu?
C: Belki.

S: (L) Oraya gidip en kısa sürede onun yanında olmam konusunda neden birden fikrini değiştirdi?
C: "Çekiniyor." Pek çok olayda gördüğün gibi, bu da geçecek. 11 Şubat gecesi sana ne söylediğini hatırlıyor musun?

S: (L) Evet, hatırlıyorum.
C: Peki ne oldu?

S: (L) İyileşti.
C: Senin sayende.

S: (L) Evet. Yaptığım şey neredeyse tam olarak kapıdan çıkıp geri bakmamaktı... Kendi korkularıyla yüzleşmekten ziyade beni kaybetmekten korktu sanırım.
C: Bu varoluşta ve öncekilerde benzer bazı kalıplar var, değil mi?

S: (L) Bu tuhaf. Korkuyor, ben onun korkusuna uzaklaşarak tepki gösteriyorum, sonra benim için korkuyor ve bu korku ona güç veriyor.
C: Onun korkularına yardım ediyorsun.

S: (L) Nasıl yardım ediyorum?
C: Çok vurgulu ve kışkırtıcı bir şekilde ona seçeneklerinin ne olduğunu söylüyorsun!!!

S: (L) Bu iyi mi yoksa kötü mü?
C: İkisinden biri.

S: (L) Bu ona fayda mı sağlıyor, yoksa incitiyor mu?
C: Önceki yanıt.

S: (L) Dilimi tutmam mı gerekiyor? Ne yapmam gerekiyor?
C: 1. seviye karmik durum.

S: (L) Bunun hakkında fikir edinebilmem için geçmiş bir hayatımdan verebileceğiniz herhangi bir örnek var mı?
C: Hatırladıkların doğru.

S: (L) Sadakatsiz olduğumu düşünerek ölmüş olsaydım ben de kendimden korkardım. Ona en yardımcı olacak, en çok fayda sağlayabilecek şekilde ne yapabileceğimi öğrenmek isterdim.
C: Öğrenmek eğlencelidir!

S: (L) Bazen pek de eğlenceli değil, özellikle de birini incitiyorsam. Bu davranışım bir tür zayıflığın işareti mi?
C: Hayır. Horoskobu kontrol et.

S: (L) Aa anladım. Terazi Ay. Mükemmel kararı vermek istiyor. Sonbahar öncesinde birlikte biraz vakit geçirmek için yeterli paramızın olma ihtimali nedir?
C: İstiyorsan alırsın!

S: (L) Ama bebeği düşünüyorum. Çocuklar konusunda ne yapabilirim?
C: Bu konu için bu kadarı yeterli.

S: (L) Ne kadar farklı düşünmeye çalışsam da bana göre Ark'ın kızı annesiyle o kadar uzun zaman geçirmiş ki, kurtarılma şansı yok.
C: Arkadiusz duygularını göstermiyor.

S: (L) Bana karşı öyle değil... Bunu neyle ilgili söylediniz?
C: Aile üyeleriyle ilişki.

S: (L) Bunun kızın kurtarılabilecek durumda olup olmamasıyla ilgisi nedir?
C: Çocuk en çok kimin etkisine maruz kaldı?

S: (L) Annesinin. Ve Ark 27 yaşındaki kızıyla nihayet hayatında ilk kez doğru düzgün konuştuğunu söyledi!
C: Ne demiştik?

S: (L) Evet. Kızıyla ilgili birşey yapabileceğini sanmıyorum. Bavuldan alınan şeylere dönecek olursak... Günlüğü de alınmış. Ark günlükte benimle onu karşılaştırmış ve Nobel Ödülü'nü kazanma isteğinden bahsetmiş. Kadını çok şaşırtan şey günlük müydü?
C: Herşey.

S: (L) Resimlerden hangisi onu en çok şaşırttı?
C: Hepsi eşit derecede.

S: (L) Bunlar onu neden çok şaşırttı?
C: Gerçeklerle yüzleşme.

S: (L) Brana mektupları neden alındı?
C: Sadece elde daha fazla kanıt malzemesi bulundurma isteğiyle.

S: (L) Bavulun kilidini kendisi mi kırıp değiştirdi?
C: Yardım etti.

S: (L) Horoskobu cinsel anlamda biraz dejenere olabileceğini gösteriyor. Ark'ı aldatmış olması mümkün mü?
C: Açık.

S: (L) Ark onun tercihlerinden bahsetti ve bunların bir kişiyle ilgili ruhsal gerçeği ifade ettiğini düşünüyorum. Kadının tercihlerinin ardındaki ruhsal kavramı veya davranışı söyleyebilir misiniz?
C: Fantazi arayışında.

S: (L) Ark'ı hiç gerçekten sevdi mi?
C: Jackie Onassis sendromu.

S: (L) Horoskobu bana sonunda bir hapishaneye veya hastaneye gireceğini düşündürüyor.
C: Ark'ın eski hayatıyla ilgili olarak daha olumlu şeyler üzerinde durmanı öneriyoruz...

S: (L) Eğer Ark'ın Polonya dışında bir bankada parası varsa, bana bundan neden bahsetmiyor, neden endişelenmeme gerek olmadığını söylemiyor? Ve neden faturaları ödemem için bana vermek üzere başkalarından borç alıyor?
C: Terazi'ye özgü dengeleme hareketi, yapısı itibariyle, bir miktar kandırma içermek zorunda.

S: (L) Ama birbirimize karşı açık olmamız gerektiği konusunda çok kararlı! Neden benden birşey saklasın?
C: Kendi zihnine göre herşeyi söylüyor, ama her zaman, her zaman eksik sayfalar olacak; kabullenmeyi öğrenmek daha iyi olur.

S: (L) Bunu kabul edebilirim. Durumun aklımdaki gibi olmadığına karar verdim.
C: Eğer buna inanmak seni daha güvende hissettiriyorsa, öyle olsun! Ama küçük dozlarda gizemi gerçekten seviyorsun, seni canlandırıyor!

S: (L) Avrupa'ya gitmek benim için herhangi bir anlamda önemli mi? Herhangi önemli birşey yapmak için?
C: Hayır.

S: (L) Ark'la birlikte olmak dışında herhangi bir neden için bir önemi var mı?
C: Öğreniş.

S: (L) Bir tavsiyeye ihtiyacım var. Takip edebileceğim bir ipucuna...
C: Mavi su, beyaz gökyüzü.

S: (L) Bu ne anlama geliyor?
C: İpucu istedin!

S: (L) Oo! Tamam. Teşekkürler ve iyi geceler.
C: İyi geceler.
 

4BH

#133
3 Mayıs 1997 Frank, AK, T.K., Laura

S: (L) Merhaba.
C: Merhaba.

S: (L) Bu akşam hangi ismi kullanalım?
C: Cimora.

S: (L) Nereden aktarım yapıyorsunuz?
C: Kasyopya.

S: (L) Bu akşam bir sürü sorum var. İlk olarak: Bir insanın gözleri ve kulakları yoluyla diğer insanların faaliyetlerini izlemek için kullanılması mümkün mü?
C: Mümkün, ama gerekmesi muhtemel değil.

S: (L) Bir keresinde PZ'nin bir izleyici gibi olduğunu söylemiştiniz. Ona her kim implant yerleştirdiyse, gittiği yerlerde insanların aural frekanslarını kontrol ettiğini söylemiştiniz. Bu sıradışı bir durum muydu?
C: Çok muhtemel.

S: (L) Geçen hafta celse yapmadık, ama Gainesville'deyken yazdığım notları inceledim. F___ çok yoruldu ve eve gitti. Ben yorgun değildim. Şunu sormak istiyorum. Genellikle F___ yorgun değildir, yorgun olan benimdir. Kanallama sırasında bir tür enerji değişdokuşu mu oluyor?
C: O şekilde değil.

S: (L) Hem TR hem de JR bununla ilgili yorumlarda bulundu ve geçen hafta celse yapmamış olmamızla bu yorgunluk durumunun tersine dönmesi arasında herhangi bir ilişki olup olmadığını öğrenmek istiyorum.
C: TR ve JR'nin bu konuyla ilgili yorumlarını değerlendirirken dikkatli ol, çünkü niyetleri şüpheli olabilir.

S: (L) Şüpheli derken... Daha önce olduğu gibi ayrı bir kanal geliştirmek istiyorlar gibi algıladım.
C: F___'ye dair şüphe uyandırmayla ilgili kendi fikirlerini vurgulamak istiyorlardı.

S: (L) Materyallerde verilen ipuçlarıyla ilgili topladığım bilgilerden de pek etkilenmiş görünmediler. Transkriptlerdeki ipuçlarının ortaya çıkaracağı keşiflerin çok önemli olduğunu düşünüyordum...
C: Bazıları için ilginç olan şeyler yalnızca spot ışığını kendilerine çeviren şeylerdir.

S: (L) Tamam, şimdi bir fikrim var. Keşfetmekte olduğum gerçekten tuhaf şeylerle ilgili birşey sormak istiyorum. Bunun daha yarısına bile geldiğimi sanmıyorum ama şunu sorayım: Genetik ipuçlarını izlemenin anahtarın bir kısmını oluşturduğunu düşünmekte haklı mıyım?
C: Noktaları birleştir ve bitirdiğinde bir "Gaugin"in olacak.

S: (L) Hmm... (A) Yani bir başeser... (L) Tamam, Nordik veya Keltik köken bakımından soyun önemli olduğunu biliyoruz. Transkriptleri incelerken bir "tarikatin" gizemli bir şekilde tekrar tekrar belirtildiği örneklere rastladım. Bu mezhep veya tarikat, "Quorum" dediğiniz organizasyon mu?
C: Tarikat (ç.n.: ing. "sect") kelimesinin kökü nedir?

S: (L) Sektör, kesit, (TK) Sekteryen... (A) Bir kol, şube... (L) Buna eklemek istediğiniz herhangi birşey?
C: Sor.

S: (L) Üçüncü Göz Topluluğu dediğiniz diğer grup, aynı şey mi?
C: Üçüncü Göz bakışını görünmeyene yöneltiyor.

S: (L) Görünmeyeni görmek. Daha önce "Gülhaçlıların geceleyin gelen hırsız gibi davrandığını" belirtmiştiniz. Ayrıca onları araştırmamı önermiştiniz. Üniversite kütüphanesine gittim ama bununla ilgili hemen hemen hiçbir bilgi mevcut değildi...
C: Gülhaçlıları "meşeli" adanla birleştir.

S: (L) Oak Island mı?
C: Evet. Sonra Pireneler ile Kanarya adalarını birleştir.

S: (L) Tamam, "geceleyin gelen hırsız." Tapınakçıların ortadan kaldırılması...
C: İpucu için Kanarya Adalarının tarihini araştır.

S: (L) Tenerife Üniversitesi'ndeki adamların Şubat ve Mart'ta bize yanıt vermiş olmasının bununla bir ilgisi var mı?
C: Belki, ama bu yerin tarihi hakkında ne biliyorsun?

S: (L) Birşey bilmiyorum. Bunu atladım. İnceleyeceğim... Daha önce ayrıca belirli 7 kişi dikey bir gerçeklikte bir araya geldiğinde öğrenmenin üssel olarak artacağını söylemiştiniz. Henüz o noktaya varmadığımızdan eminim, ama soylar ve DNA'nın potansiyel aktivasyonunun bu fikirle bir ilgisi olup olmadığını merak ediyorum.
C: Merdivenini inşa ederken bir kerede bir basamak yap.

S: (L) Geçen yılın 23 Mayıs celsesine gözattım, o zaman TK de buraydı ve O'B___ konusu açılmıştı. Siz kimin TK'ye orada kalması için yalvardığını sormuştunuz ve bir de EM vektörü hakkında birşey söylemiştiniz. Şimdi bu kişinin bir EM vektörü olabileceğini düşünebilir miyiz?
C: Vektör yön odaklayıcısı anlamına geliyor.

S: (L) Yani EM dalgaları bir insanın sadece orada bulunması yoluyla belirli bir şekilde yönlendirilebilir mi? Ayrıca aramızdan bazılarının öğrenişimizi zorlaştırma ve enerjilerimizi boşaltma amaçlı olarak tasarlanmış görünen ilişkiler yaşadığını düşünüyoruz. Temel olarak bu ilişkiler bizi o kadar stres altında tutuyor ki potansiyelimizi gerçekleştiremiyoruz. Bu gözlemin doğruluğu var mı?
C: Bu çok temel bir doğru sevgili Knight'ım!

S: (L) Bu bireylerin acıma reaksiyonlarımıza dayalı bir tür psişik kanca yoluyla bizimle ilişki kurduklarını görüyorum. Acımanın doğası hakkında yorumda bulunabilir misiniz?
C: Acıyanlara acıyın.

S: (L) Ama acınan kişiler, acıma duygusu oluşturan kişiler aslında kimseye değil, bir tek kendilerine acıyor.
C: Evet...?

S: (L) O zaman oğlumun söylediği şey doğru. Birine acıdığın zaman, karanlıktakilere veya şikayet edenlere ve kendileri bir çaba göstermeden "kurtarılmak" isteyenlere sevgi ve ışık gönderdiğin zaman, suistimal ve manipülasyon karşısında nazik olduğun zaman, aslında bu kişilere verdiğin güçle iyice parçalanıyor ve bencilleşiyorlar. Yani KH'ye düşüşlerine güç kazandırıyorsun. Bu doğru mu?
C: Yanıtı biliyorsun!

S: (L) Evet. Bunu tekrar ve tekrar gördüm. Yaşamlarımızdaki bireyler acıma duygusu oluşturmak için çok gelişmiş bir yeteneğe sahip olanlar arasından seçilmiş bireyler miydi, ya da diğer insanların açıkça gördüğü bazı şeylere körleşmemize neden olacak şekilde acıma duygumuza özel bazı tepkiler göstermek üzere programlanmış kişiler miydi?
C: İkisi de değil. Nihai olarak enerjini tüketecek olan hipnotik bir tepkiyi tetikleyecek kişilerle etkileşime girmek için seçildin.

S: (TK) Doğru. Benim enerjim kesinlikle boşaltıldı. (L) Bu enerji boşaltımının amacı nedir?
C: Sence?

S: (TK) Konsantre olamaman ve herhangi birşey yapamaman için. İlerleme sağlayamaman için.
C: En azından önemli şeylerde.

S: (TK) Konsantrasyonumun bu kadar düşük olmasının nedeni bu mu?
C: Evet.

S: (TK) L___ bir tür robot mu?
C: Buna dair sorgun iki taraf için de fayda sağlamaz!!

S: (TK) İki taraf için de fayda sağlamaz...
C: Bildiğin gibi.

S: (TK) Yani oradan çıkmazsam düşmeye devam edeceğim. Yerle mi ilgili yoksa kişiyle mi?
C: Her ikisi. İçiçe.

S: (L) Bizi bu tür durumlara karşı birşey yapabilmekten alıkoyan şey diğer insanları incitme korkusu mu? Benim evliliğimi bu kadar uzatan başlıca faktör buydu. Ve evliliği sürdürmenin çocuklarımı daha fazla incitmeye başladığını gördüğüm için bunu bitirme cesaretini buldum. Birinin duygularını incitmek bizi neden bu kadar korkutuyor, eğer onlar bizi incitiyorlarsa?
C: Doğru kavram değil. "Onlara karşı bir eylemde" bulunmaya ihtiyacın yok, kaderinin yönünde eylemde bulunmaya ihtiyacın var.

S: (L) Ama bunu yaptığın zaman bu insanlar seni tamamen sefil bir hale getiriyor ve yolları ayırmaktan başka seçenek kalmıyor.
C: Evet, ama bu "onlara karşı eylemde bulunmak" değil zaten. Tam tersine. Hatırlarsan, tango için iki kişi gerekir, ve eğer ikiniz de dans pisti alevler içindeyken tango yapıyorsanız, ikiniz de yanarsınız!!!

S: (L) İnsan böyle bir "tangoyu" bırakmaya çalıştığında, hem de bu kişinin bir insan olarak sana karşı hiçbir şey hissetmediği bu kadar açıkken, ayrılmana neden bu kadar direnç gösteriyorlar?
C: "Onlar" değil. Saldırı araçlarından bahsediyoruz.

S: (L) Onları saldırıya araç olmaya bu kadar açık kılan şey nedir?
C: Tüm KH'ler buna adaydır. Ama gezegeninizde yalnızca 6 milyar tane var.

S: (L) Tamam, yani tüm insanlar saldırı aracı olabilir. (L) TK'nin Cumartesi günleri buraya gelip düzenli olarak celselere katılması konsantrasyonunu tekrar kazanmasına yardımcı olur mu?
C: Gerekli değişiklikleri yapması bunu sağlar.

S: (L) Bu tür insanların olduğu yerde bulunmak, bu tür insanların fiziksel veya enerjisel etkisi altında olmak zihni karıştırıyor ve kişinin durumun içinden çıkış yolunu görmesini neredeyse imkansız hale getiriyor. Doğru mu?
C: Zihni karıştıran şey enerji boşaltımı.

S: (L) Peki boşalan bu enerji nereye gidiyor?
C: 4'üncü yoğunluk KH.

S: (L) Bu insanlar enerjimizi boşaltıyor ve 4'üncü yoğunluk KH de bu enerjiyi onlardan alıyor, öyle mi?
C: "Bu insanlar" hiçbir şey yapmıyor!!!! 4'üncü yoğunluk KH tüm bunları onlar üzerinden yapıyor!

S: (TK) Bizi bu tür insanlara çeken şeyin ne olduğunu öğrenmek isterim.
C: 4'üncü yoğunluk KH'nin fikriydi.

S: (L) Yani düşüncelerini ve duygularını kontrol edebiliyor, kafana fikirler koyabiliyorlar ve sen de birini "kurtarmanın" iyi bir fikir olduğunu düşünüyorsun. Tanımadığın biri. Dinlerimizde ve kültürümüzde canın yanana kadar vermen öğretiliyor, hatta neredeyse canını yaktığı için vermek. Tüm bu durum başka bir seviyeden tasarlanıyor ve kontrol ediliyor. Bu konu hakkında söyleyeceğiniz başka birşey var mı?
C: Programı bir kez gerçekten öğrendiğinizde programı çalıştırın.

S: (L) Burada söylenenleri gerçekten öğrendiğinde, bunu uygulamaya...
C: Kastettiğimiz şey: Tüm yapmanız gereken bu davranış kalıplarını, ince işaretlerini öğrenmektir, sonra her zaman bundan sakınma yeteneğine sahip olursunuz. Hem kendinizdeki, hem de diğerlerindeki.

S: (L) Bu kişiden programı öğrendiğin zaman benzer bir kişiye yönelmekten sakınabileceksin yani. (TK) Bunu H'den öğrenmiş olmam gerekirdi. Aynı şeyi iki kez yaptım. (L) Yaralandığın zaman önünü görebilmek çok zor.
C: İşaretler mevcuttu, ama okumadın.

S: (L) İşaretleri ihmal ettin.
C: Hayır, henüz programı bilmiyordu. Varsayıcı olmamaya dikkat edin!

S: (L) Yani bir insanı değiştirebileceğini veya yaptığın şeydeki birşeyi değiştirerek onlara doğal bir şekilde yardımcı olabileceğini düşündüğünde, bu varsayım oluyor.
C: Ya da herşeyin değişeceğini düşündüğünde.

S: (L) Daha başlangıçta pek çok yanlış olduğunu biliyordun, ama herşeyin değişeceğini düşündün. Bu arada Ark'ın annesi hasta. Kısa süre içinde iyileşecek mi?
C: Bekle ve gör.

S: (L) Ark şu anda zor bir durumda ve onun için endişeleniyorum.
C: Bu seni şaşırtıyor mu? Ne yazık ki Ark hala bu programı tam olarak bilmiyor.

S: (L) Annesinin bu hastalığına 4'üncü yoğunluk KH'nin mi neden olduğunu söylüyorsunuz?
C: Ders no 1: Her zaman saldırı bekleyin. Ders no 2: Saldırının modlarını bilin. Ders no 3: Saldırıyı nasıl etkisiz hale getireceğinizi bilin.

S: (L) Bir insan hasta olduğunda, yaşlı olduğunda ve kişinin annesi olduğunda... yapılabilecek tek şey ona bakmak. Ama kişinin yapmak istediği birşeyi yapmasına engel teşkil eden herşey bir saldırı olarak düşünülebilir sanırım. Bu annenin hasta olması da olabilir, çocuğunun bisikletten düşüp kolunu kırması da olabilir. Herşey saldırı aracı olan kişinin dikkat eksikliğiyle ilişkili.
C: Saldırı altındayken beklenmeyeni bekleyin, eğer sorun yaratacaksa...

S: (L) Yani eğer sorun yaratabilecek birşey varsa, bunun olmasını beklemek gerek.
C: Ama eğer bunu bekliyorsan, nasıl önüne geçileceğini öğrenirsin, ve etkisiz hale getirirsin. Buna ihtiyat denir ve bilgiye dayanır. Bilgi ne yapar?

S: (L) Korur! Ark'a yardımcı olmak için yapabileceğim herhangi birşey var mı?
C: Nasıl?

S: (L) Bilmiyorum. Sanırım insanın bu gezegende olan istisnasız herşeyin daha üst seviyelerde KH ile BH arasındaki etkileşimin bir sembolü olduğunu tam olarak anlaması gerekiyor.
C: Evet, ve bu henüz gerçekleşmiş değil. Doğal öğrenme sürecinin bir parçası olmak durumunda.

S: (L) Sanırım hepimizin dokunulmaz olduğunu ve saldırıya maruz olmadığını düşündüğümüz bir alanımız veya alanlarımız var. Veya bununla ilgili olan şeyleri 3'üncü yoğunluk mantığıyla açıklayabileceğimizi sanıyoruz. Ta ki saldırının insanın bizzat kendinden, karısından, kocasından, çocuklarından, ebeveynlerinden, arkadaşlarından, İSTİSNASIZ HERKESTEN gelebileceğini anlayana kadar.
C: Buradaki engel, bu kavrama olan inanç eksikliği. Hatırla, kişiye din, kültür ve/veya bilim ideolojisi aşılandığında, herşeyi sadece ölçülebilir fiziksel gerçeklik bakış açısıyla görmeye eğilimli hale gelir.

S: (L) Ark'ın durumunda, söz gelişi onun başına gelecek ve yüzeyin altını görmesini sağlayacak birşey mi olacak?
C: Varsayma. Bu "kuantum" ölçülerinde bir engel.

S: (L) Ark'ın bazı insanların yardım edilebilir olduğu sanısından kurtulduğunu düşünüyorum.
C: Ama fiziksel olmayan saldırı gerçekliğine inançsızlığından kurtulmadı.

S: (L) Fiziksel olmayan saldırı demişken, bu sabah çok nahoş bazı şeyler yaşadım. Sonradan benim bunu yaşadığım süreçte Brana'yla ilgili kadınla bir yazışma olduğunu öğrendim. O yazışma ile göğsüme bir fil oturmuş gibi hissetmem arasında bir ilişki var mı?
C: Belki.

S: (L) Brana yazışması ile J___'nin de ona mesaj yazmış olması ve VB'nin bugün beni araması arasında bir bağlantı var mı?
C: Belki.

S: (L) Tüm bu saldırı portallarıyla son bir haftadır keşfetmekte olduğum şeyler arasında herhangi bir bağlantı var mı?
C: Belki.

S: (L) Tüm bunlar hakkında bana herhangi birşey söyleyebilir misiniz?
C: Eğer yanıtlanması gerekmiyorsa, bunun anlamı bunun zaten yanıtlanmış olması olabilir, çünkü hala öğrenecek çok şeyin olmasına rağmen, epeyce şey öğrendin canım. Ve bu yanıtla birlikte, iyi geceler.

S: (L) İyi geceler.
 

4BH

#134
21 Mayıs 1997 F___, Laura – Özel Celse

S: Merhaba
C: Merhaba

S: Bu akşam kiminle birlikteyiz ?
C: Xyorra.

S: Ve nereden bağlantı kuruyorsunuz ?
C: Kasyopya

S: Bir yığın sorum var. Öncelikli olarak; geçen hafta D__, J__ ve SJB Ark'la iletişime geçtiler. Bu olayla aynı anda ben de şu geçmişte de yaşatığım hissi yaşadım, sanki bir fil üzerime tüm ağırlığıyla çöreklenmiş de baskı yapıyırmuş gibi. Şöyle bir teorim var: 'Ajanları' ve onlara önceden yüklenmiş programları faaliyete geçiren ve onları 'hedefleri'yle temasa yönelten bir tür frekans dalgası var, ve bu frekans benim bir şekilde 'baskı' olarak hissettiğim şey. Bu mümkün mü ?
C: Evet. Temas şiddetinin savuşturma sonrasında nasıl arttığına özellikle dikkat et.

S: Ne ? Ne 'savuşturması' ?
C: Ark' ın konuya ilgi duymadığı mesajını onlara iletmesinden sonra.

S: Aa, anlıyorum...Benim duyduğum his kat'i bir şekilde bir frekansla mı bağlantılıydı ? Yani, benim hissettiğim şey gücümün bir şekilde onlar tarafından Ark'la aramızdaki bağ sebebiyle benden emilmesi gibi bir şeydi. Ve Ark' ın karşı cevabı enerji akımını kapadı. Cevaplasa ya da cevaplamasa da bu rahatsızlığı hisseder miydim ?
C: Dalgalar önemli olayları birleştirir ?

S: Peki, bunun anlamı nedir ?
C: Birbiriyle ilişkili.

S: Temasın, ilişkinin kesilmesi, duyduğum sıkıntıyı en aza indirir miydi ?
C: Ancak sen bilirsin.

S: Ark onların kim ya da ne olduklarını biliyor, bir de şöyle bir görüş var; onlarla iletişimi sürdürmek, diğer BAŞKA kapıların [ç.n. portal] açılmasını engelliyor. Bir başka deyişle, tanıdığın şeytan, tanımadığın şeytandan daha iyidir ?
C: Hadi yaa ?!?

S: Yani bu durum diğerlerinin de ortaya çıkmasını engellemiyor ?
C: Yalnızca kibritlere dikkat ederek yangın çıkmasını ne kadar engelleyebilirsen..

S: Burada kibritler neler ?
C: Konu bu değil. Yalnızca buz dağlarına dikkat ederek bir geminin batmasını engelleyebilir misin?

S: Hayır, dümeni onlardan uzağa kırıp, uzaklaşırsın. Kastettiğiniz bu mu ?
C: Ooo anlıyoruz, yani netice olarak bir geminin batmasının nedeni olarak buz dağlarını görürsün sadece.

S: Ah, yani bir geminin batmasına sebep olarak buz dağlarından çok daha fazlası var. Benim burada asıl üzerinde durduğum şey bu tarz olayların çok sık tekrar ediyor olması. Onlar Ark'la daha temas kurmadan önce bile o korkunç baskıyı hissediyorum. Sonra bir çığ gibi gittikçe büyüyor. Ve sanki hep de regl olduğum döneme denk geliyor, daha hassas ve savunmasız olduğum zamanlara.
C: Regl dönemin bitiyor ama kontaklar kesilmiyor. Evet.

S: Neye evet ?
C: Artık, yakında.

S: D__, psikokineziyi istikrarlı bir şekilde kontrol edebildiğini iddia ediyor ? Hakkında bilgi vermeme konusunda bu denli kararlı olduğuna göre ne tür bir psikokineziden bahsediyor ?
C: Önemli değil. Belki zırvalığı istikrarlı bir şekilde kontrol edebilir.

S: Tamam, bir süre önce '3 domino' rüyasını görmüştüm. Bunun hakkında size sormuştum ama önemli olmadığını söylemiştiniz. Fakat bu şimdi bir dizi inanılmaz keşfimle sonuçlandı. Neden önemli olmadığını söylediniz ?
C: Önemli olan hangisiydi, rüyan mı, keşiflerin mi ?

S: Tabii ki keşifler...ve gerçekte domino değillerdi...ve bana kazandırdığı küçük bir fikirle geri kalnlarını çözmemde yardımcı oldu.. ve bir çözülen bir diğerini tetikledi.
C: Gerçekleşinceye [ç.n.: veya yerine getirilinceye] dek rüya önemli değildi.

S: Her neyse, Meşe Adasıyla [Oak Island] aynı boylamda "Percee" adında bir yer buldum. Daha sonra bu Fontainebleau, Chartres, Coll du Perche ve Moulins la Marche yı bulmamı sağladı [ç.n : yer adları]. Ve sonrasında 'mavi sular ve beyaz gökyüzü' [ç.n. : bir önceki yer isimlerinin anlamları] Cenevre Gölüne ve Perce Tepesi' ne ulaştırdı beni. Ve bu da üçüncü 'Percy' idi.
C: Percy konulu yeni bir haber var mı diye gazeteleri bir karıştır.

S: Tamam. Sonra düşündüm ki 'Percy' inanılmaz, son derece karmaşık bir ağın merkezi idi. Daha önce bana tarif ettiğiniz 'mozaik farkındalık' gibi bir şeydi. Hangi yöne bakarsam bakayım bağlantıları görebiliyordum. Yani tam tamına herşey birbiriyle bağlantılı...simya, Kızıl Haç derneği, masonlar, fizik, genetik bilimi, eskatologya [ç.n. : dünyanın sonu ve ötesini açıklamaya çalışan bilim, teoloji dalları] , Kasyopya, asal sayılar, Medusa, perseus...Yani demem o ki, bu hayatımda gördüğüm en inanılmaz şey...
C: Şimdiye kadarki...

S: Tamam. Bu sonrasında beni , evrenin; ortasında bir örümceğin bulunduğu bir çeşit örümcek ağı olduğu fikrine ulaştırdı... bir çeşit genişleyen ve daha karmaşık bir 'dikey gerçeklik' düşüncesi. Tüm seviyeler kanallar veya yivler aracılığıyla birbirine bağlanmış. Çekimin herşeyi bağlayıcı etkisi merkezdeki örümcekten kaynaklanıyor... bir yerlere varıyor muyum ?
C: Dikkatini açık tut...

S: Bunu yapmanızdan nefret ediyorum!
C: Ama kendin keşfettiğinde de seviyorsun!

S: Açıkçası, bu kesinlikle doğru. Ama aklıma gelen şeylerden birisi şu idi : Eğer Cenevre yakınlarındaki Point Perce Dağının herhangi bir noktasında, yüzün Coll du Perche ve Moulins la Marche' a dönük şekilde duracak olsaydım, pusulanın yönü 315 olmuş olacaktı. Ve bunu düşünmemden ve Ark' a da anlatmamdan bir ya da iki gün sonra, Ark bir dergide bir makale buldu, numarası 33 tü ve sayfa 315 teydi. Ve bunun da bir şekilde, eğer öyle bir şey yapmış olsaydım, ne ile karşılaşacak olduğumun kanıtıyla ilgili bir ipucu olup olmadığını merak ediyorum.
C: Keşfetsen ?

S: Bunun Frankenstein rüyasıyla bir ilişkisi var mı, ki rüya sonraki hafta boyunca keşfettiğim bütün şeylerin temel unsurlarını içeriyordu ? Bunun; bir yaşamda bir şeyi belirli bir yere koymak ve bir başka yaşamda onun için geri gelmekle bir ilgisi var mı ? Yoksa , tüm bu ipuçları....
C: Tüm bunların uygun olacak şekilde açığa çıkacağını şimdiye kadar öğrenmiş olmalısın.

S: Tamam, şimdi de 64.000 dolarlık soru geliyor...Meşe Adası'nın boylamı yönünde tüneller, Point Perce' ye, Mont Blanc ve St. Bernard tüneline uzanıyor. Ve St. Bernard Templarlar için kuralları yazan kişi... Ve sonra Tenerife, Kanarya Adaları ve 28:30 boylamı, King James versiyonu İncilin 30:28 bölümündeki örümcek ile bağlantılı. Ve bu da bizi doğrudan New Port Richey' e götürüyor. Buradan yola çıkarak, bu evin bulunduğu yer ile Kanarya Adaları'nda bulunan bir şey arasında bir bağlantı var mı ?
C: Çok fazla gelişme katettin, daha fazlasını da bekle. Eğer tetikte ve azimle devam edersen.

S: Öyle olduğumu biliyorsunuz. Bir kezinde bir soru sormuştum: 'evimin bir tünelin üzerinde yer alıyor olması zararlı bir durum oluşturur muydu?' diye. Ve cevap 'evet'ti. Sonraki sorum 'ne şekilde zararlı?' idi ve aldığım cevap ta 'Bu 64.000 Dolarlık soru' olmuştu. [ç.n. : 3 Haziran 1995 tarihli celseye gönderme yapıyor.] Bu kez daha doyurucu bir yanıt alabilir miyim ?
C: Zararlılık sübjektiftir, gelişmekte olan olaylara ve yapılan seçimlere bağlı olarak.

S: Yani, bu bir soruydu o zaman, ANA soruya gelince; ne yapacağımle ilgili seçimdi...
C: Yakın.

S: O zaman bana ayrıca burada, 1., 2., 3. ve 4. Yoğunlukları 5. Yoğunlukla birleştiren bir girdap olduğu söylenmişti. Ve önemli hususun 'fiziksel noktayla ilişki' olduğunu söylemiştiniz. Nedir bu ? [ç.n. bkz. 3 Haziran 1995 tarihli celse]
C: Yukarıda saydığın çeşitli Yoğunluk seviyesi varlıklarını etkileyen ve uyumlayan güçler.

S: Önceki gece, sanırım J__, D__ ve SJB ile ilgili olay tezgahlanırken, korkunç bir rüya gördüm. Adamın biri evime girmeye çalışıyordu. A__ V ile dışarı çıktı ve ben onun arkasını kollamaya çalışırken tehlikeye düşüyordum. Sonra, biz evin içerisindeyken duvarlara ateş edip bizleri öldürmeye çalışacağı korkusuna kapıldım. Ark, F__ ve T__ benim kadar tehlikenin farkında gibi gözükmüyorlardı. Sonra kalbim göğsümden çıkacakmış gibi ve soğuk terler içerisinde uyandım ve bir şekilde donakalmıştım. Bu tür rüyaları daha önceden de tanıyorum. Bu sadece bir rüya mıydı, yoksa bir uyarı mıydı, yoksa geçmişteki başka bir olayın yansıyan anısı mıydı ? Korkutucuydu.
C: Alttan ikinci şıkkı işaretle [ç.n. : uyarı]. Alışılmadık derecede yüksek bir bilgi deposunun sahibi ve işletmecisi olduğunu hiç bir zaman unutma. Ayrıca, bunun böyle olmasını istemeyenler için bunun nasıl bir anlam taşıdığını da.

S: Çocuklarımı korumak için daha fazla ne yapabilirim? Bu konu benim yumuşak karnım ve onların durumun ciddiyetini kavradıkları konusunda şüpheliyim.
C: İşaretler sana ne anlatıp duruyor? Rüyanda kim hangi rolü ve davranışları sergiledi? Hmm?

S: Evet... Sanıyorum, sıradan birşey yapmak için dışarıya çıkmak sebebiyleydi... düşünmeden... Ark, T__ ve F__'nin dikkati dağılmışken... Ve ben A___ için endişeliydim.
C: V___'nin oynadığı rol neydi?

S: Anlıyorum. Fareli Köyün Kavalcısı gibi mi?
C: Ya da belki FRT nedeniyle programlanmış bir yem?

S: FRT nedir ?
C: Frekans Rezonans Titreşimi.

S: Bir kaç haftadır A__ ve J__ nin çevresinde dolanan şu çocuklar ve kilise cemaatinden insanlar bir tehlike oluşturuyorlar mı?

C: Sence? Herhangi biri için zaten saldırıya açık bir yaştalar, hele ki süper farkındalık yolunda olan ve kurduğu irtibatla bilgi ve tavsiye alan birinin çocukları olarak buna daha açıklar...

S: Açıkçası bu kilise grubu beni epey tedirgin ediyor. Çocuklarıma kendileri konusunda endişelenmem yoluyla nasıl savunmasız kaldığımı anlatabilmek için neler söyleyebilirim ?
C: Onlara olgun bir üslupla gerçeği anlat, herhangi birine anlatacağın gibi.

S: Onlarla ilgili verebileceğiniz başka bir tavsiye var mı ? Tüm bu durum beni gerçekten sinirlendiriyor. [ Tam bu noktada teyp bir sebepten durdu. Kayıp kasetlere ne olduğunu sordum ve evimde bulunmuş olan biri tarafından, bana zarar vermek amacıyla alınmış olduğunu söylediler. Kasyopyalılar, beni sonuçsuz ve zararlı bir yöne sevkedeceği için bana bu şahsın kim olduğunu söylemediler. Ve daha sonra bundan sonra kasetleri çok daha güvenli bir şekilde saklamam gerektiğini söylediler.
Daha sonra kayıp programı sordum. Yine bunun da 'dışarıdan' biri tarafından yapıldığını söylediler ama bir insan ajan değilmiş.
Son olarak Kanarya Adaları konusundaki araştırmama devam etmem gerektiği ve buranın tarihi konusunda en ufak ayrıntıya kadar bilgi edinmem konusunda uzunca bir şeyler söylediler.