Haberler:

Yayınlanan son celse forumda! 26 Eylül 2026🎉

Ana Menü

Günlük

Başlatan ahuela, 25 Aralık 2009, 23:35:00

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

ahuela

Sevgili günlük , ben aslında hiç günlük tutamazdım , başlardım yarım kalırdı .Burada örnek olanlar var işte buna bir çözüm dedim .
Günlük tutacağım:)))
Çok kırılıyorum , alıngan bir insanım .Bunu ilk önce bilmeyenler; tuhaf karşılıyorlar sonraları ise anlayabiliyorlar ki aslında onlarda kırıldıklarından dolayıymış.
Sevgili günlük internetten bu güne kadar çok az kişi tanıdım  ve samimi sevgiyi gösterenlerle konuşabiliyorum.
Bu siteden de Alemtac ablayla görüşmeye başlamıştım; fakat benim yanlış anlamalarımdan dolayı kırıldım ve sanırım kırdım da:((((
 

Alemtac

#1
Sevgili ahuela, birkaç gündür hareketli günler yaşıyorum :) sabahları sadece bilgisayarımı açıyorum ve siteye bir kaç şey yazıyorum, ondan sonra koşmaca başlıyor :) Kırılmak sözcüğünü bir kenara bırakalım mı, nedersiniz? :)) Aklıma küçük mail arkadaşım geldi, 7 yaşında ve çok akıllı bir kız çocuğu :)) onun yazma hızına yetişmem imkansız, içerde ev işlerimde var...bir geldim "yazmak istemiyorsan söylersin, yazmayız" diye bir mail:))) ne dediysem ikna edememiştim :)) Daha sonra annesine tutturmuş, ben Alemtaç ablayla tanışmak istiyorum diye. Geldiler ve beni görünce sadece baktı, annesi "işte Alemtaç abla, sarılsana" dedi ama o uzak duruyor ve hiç konuşmuyor, epey sonra "sen internete yaşlılık resimlerini koymuşsun" dedi :)) çocukların bu zamansızlığına bayılıyorum :) gerçekten Alemtaç ablasımıyım anlamaya çalışıyormuş:)) sonra açıldı, geldi yanıma oturdu ve bende ona izah edebildim neden geç cevap verdiğimi. Bu arada belirteyim yılbaşına kadar koşturmacalarım devam edecek sanıyorum ama sitemize mutlaka giriyorum. Bu başlığa yazmaya devam etmenizi dilerim, içinizdekileri paylaşın bizlerle...
 

sirera

#2
Aşkolsun ahuela sadece Alemtac'a mı darıldınız bana da darılın :) darılıp daralacağımıza paylaşıp bolarsak mı :)
Burada sanırım herkesin fikir birliğine varmış olduğunu düşündüğüm bir durum var ki o da kimsenin kimseye kırılmadığı sadece kendi içinde taşıdığı hatıraların onu bu kırılma noktasına getirmiş olduğudur. Ki sizin enerjinizle hareket eden sevgi ifade edildikçe büyümüş kucaklamış enerjinizi ama sanırım bir yanlış anlaşılmayla silmişsiniz yazınızı sirera dikenlerini koruyor başlığında. Başlığı sirera açmış olsa da orda yazan herkes onur vermiş, -kırmış, kırılınmış, gücenilmiş de olsa- tüm başlıklarda. Alemtac'ın bizi sevgiyle sarıp kucaklaması sizin kadar bizlerin de hoşuna gidiyor bu arada:) Bunu zaman zaman ifade ediyoruz. Alemtac diyince neşeyle bir şımarmak isteği doğuveriyor içinize değil mi :)benim de ;) Ben de yazdığım yazıları sildim çoğumuz da yapmışızdır üzülmeyin. Bazen aylar öncesi bir yaşanmış ânı hatırlarım oradaki ifade ederken karışan duygularla yanlış anlaşılan bazen de şakaya dönüşmüş olan bir tartışmayı hatırlar telefon ederim yaşadığım kişiye hatta bazen o ediverir. Yaşıyorsak bunu yapabiliyoruz ama mefta olduysak telefonun telleri kopuyor o zaman o enerjideki-düğümü sanırım çözerek yine bir enerji özgürleşmesi yaşanıyor. Kimbilir meftayken hissetmesi nasıl ama yaşarken bunu yapmak zevk ve onur verici. Ki yazmak-paylaşmak hakikaten kutsal bir emek, hem kendinize hem başkalarına diye düşünüyorum. Tüm varoluşsal koşturmacalardan uzaklaşıp açılmak anlatmak yazmak. Kendi adıma yetiştirdiğim işler ve doğan arızaları düzeltebilme çabalarımla  burada da olabilmeme şaşırıyor ve gülüyorum bazen. Elinizdeki ağır bir torbayı alıp taşırken hafiflemesi için diğer elinizle torbadaki yükten bir parça diğer elinize aldığınızda yükünüz hafiflemiyor çünkü noel baba gibi o torbadakileri dağıtmak gerekiyor galiba.
Sizin yaşınızda kendinizi ifade edebilme yeteneğinizi hayranlıkla okuyorum. Kırk yaşımı geçtim bazen bunu yapamıyorum sanırım daha olgun bir ruh olmalısınız ve benden de yaşlısınız belki de aslında :)Sevgiyle selamlıyorum.
Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)

Tiversonus

#3
Bu dünyaya bir bebek olarak adım atmadan, yuva denilen bir yerden gelir ruh'umuz. Yani başlangıcı yoktur, ya da burası değildir başlangıç yeri...Bedenimizin devredışı kaldığında ise, bu bir son değildir. Başı olmayan ve sonu olmayan...İşte bu ikisi arasında yaşadığımız deneyimlerin bir "amacı" olmalı. Kısaca Yüksek Ben dediğimiz bir parçamız yuvada kalır ve o unutma örtüsü taşımadığından çok daha "bilge" dir ve genel öğrenilecekler planlamasını devamlı takip eder... Yani buraya gelmeden önce hangi hayat derslerini alacağımızı biz belirlemişizdir. Ama bunu bu dünyada hatırlamak çok kolay değildir. Unutarak(zihinsel blokaj ile) ve aslında tam ruhumuzun bir kısmı ile ve belirli genel çerçeve içinde özgür iradeye sahip olarak hayat derslerimize başlarız...Düşünebiliyormusunuz, hiç kırılma yok, hiç kırma yok, hiç bir şekilde sevgi dışında; öfke, kızgınlık v.b. duygularımız yok...Çok garip olurdu değil mi? Ruh, hem zihin ile -zihinsel dolduruşlar ile dolu olan-, bede ile -beden genetik profilden de kaynaklı kimya içinde- çalışacak...Zihin bir sürü toplumsal ve dogmatik yanlışlar ile dolu olacak, beden ise ruhdan ayrı isteklere güdülü olacak...Hayır, kırılmalar, darılmalar olacak, ancak taşıdığımız Ruh devreye girdiğinde bunları sevgi ile şifalayacağız. Kırıldığımız için önce kendimizi sevgi ile bağışlayacağız, sonra bizi kıranı da sevgi ile bağışlayacağız...Yüksek benlik test amaçlı benzer bir durumu tekrar önümüze koyduğunda ise, bir deneyim sahibi olarak çok daha kuvvetli ya da bilgili olduğumuzdan, bu kez belki kırılmayacağız, belki çok az kırılacağız ve o ders bizim için öğrenilmiş ise artık karşımıza çıkmayabilecektir...Sonuç olarak, bizi kıran bir şey artık bizi geliştiren bir katalizör olay olmuş olacak. Yani bizi geliştiren...Bu neden ile bizi geliştirdiği sürece kırıldıklarınız olayları bence sevin, sarmalayın ve ona teşekür edin ve elbette sizi de kızdıran, kıran olayın tarafını...Ne güzel, sevginin altın gibi saflaşmasına hizmet ediyor ya da işte edebilir potansiyelde...Bence kırgınlıklarınızı sevin ve sizin sevginizin üst titreşimlere ulaşabilmesine hizmet ediyor diye de hem sevin hem de teşekür edin...

Bir zaman sonra koşulsuz (her türlü eksilerine rağmen) sevdiğimizde bir bilinç aşaması gerçekleşir ve yeni bilinç ise yeni realite anlamına gelir. Cennetvari yer olabilir bu yer.

Selamlar, Sevgiler...

Alemtac

#4
Sevgili Sirera teşekkür ederim, ne güzel bir insansınız :)) Ve Sevgili Tiversonus ve Sevgili Sirera ne güzel anlatmışlar değil mi Sevgili ahuela :) Bir ara size demiştim "demek istediğimi anlatamıyorum, size bir faydam olmuyor" diye...buradan devam sevgili kardeşim, rehberlerimiz burada :) Ben eski siteden öğrenmeye başladım, sitemizden öğrenmeye devam ediyorum ve sitemizin yuvaya açılan bir kapı olduğuna inanıyorum. Kişisel gelişim için gerekli olan her bilgiyi gerek yaşadıklarımızı paylaşarak gerek alıntılarla ama en önemlisi içselleştirdiğimiz ve biz olan bilgilerle sakınmadan paylaşıyoruz. Sevgili Tgur'un paylaşımları ve Sevgili Gregorsamsa ile Sevgili Bozadi'nin bizlere kattıklarının yeri apayrı. Sayenizde teşekkür etmek imkanını verdiğiniz için sizede teşekkürler :)

Sevgiler :)
 

Tgur

#5
Sevgili dostlarım,
Evrensel uyanışa geçmiş veya geçirmeye çalıştıklarımı bu siteye yönlendiriyorum ,
özellikle dünya yaşamına takılı kalıp emperyalist baskıyla ilaç satmak uğruna çeşitli manüplasyon, korkularla doldurulmuş gençler çoğunlukta,İçlerinde açılmaya doğru müsait olanlar, kısa zamanda komprıme halinde bilgi kümeleri ile yaptığım yoklamalara cevap veriyor ve tahmin ediyorum siteyi ziyaret ediyorlar,
Kişinin kendi gayreti olmazsa iç yolculuğuna başlayamaz ,başlayan yolculuğun zaman içinde neden kesildiği , KH faaliyeti ile mi yoksa yüksek benliğinin özel imtihanı mı bilinmez ,ve bazen bunu da nasıl aşabilirim diye kafa yormuyor değilim,
Evet, sanki bu engelleri de mevcut şartların içinde gerekli usulleri bulmak için görevliymişim gibi bir duyguyu taşıyorum ve beni hizalamaya çalışan eşimin eteklerimden çekmesine rağmen bu çabalarımı durduramadım.
Sevgili ahuela nın açtığı bu bölüme de bende birşeyler söylemiş olayım,
Hepinize bol sevgi..

Tiversonus

#6
Herkese selamlar ve teşekürler...Bir olayımı paylaşmak istiyorum: Geçen ay içindeydi sanırım. Mail ile bir mesaj almıştım ve mesaj bir eşzamanlılık taşıyordu, saniyeler ile hem de. Ve uzunca sohbet ettik, karşılıklı yazıştık dostça, tanımadığım bu hanımla...Sevgi dolu, yardımcı olma temelinde bir şeydi...Ve sonra bu arkadaşımın son bir cümlesi ile (ki o da bilerek yaptı sanırım) uyandım:)) İki kardeşin birbirine destek konuşması gibi bir yazışmaydı ve sonra şunu sordum: "Yok sa sen Altın-çivi misin?" evet cevap geldi "yok gümüş-çivi" türünden espiri ile...Ve sanırım, klavyenin arkasındaki kişinin duygularını anlamak çok zor olduğundan; "farkeder mi ne düşünüyorsun?" sorgusu geldi, zaten ben o anda farklı titreşimde olduğumdan ne zihinsel ne de duygusal eski görüntülere veya hatıralara tek ufak kıvılcım taşımıyordum, taşımadığım şeyi karşı taraf var mı diye merak ediyordu sanırım...Sonra şunu düşündüm; "galiba her ikimiz de ölmeden ölme" gibi çok farklı kişiliklere dönüşmüştük. Buradan o kardeşime sevgilerimi sunuyorum, güzel sohbetti...Aklıma şu geliyor; bazen iletişimi kestiğimiz kişi eski kişi oluyor yani yeni kişi o eskisi değil, bu önemli kanımca...Ve bilenler bilir eski kişiliklerimiz ile yaşadığımız bir sürü kırıcı tartışmalarımızı ya da birbirlerimize yüklemelerimizi...Bence biz kendimize geniş resimden bakamadığımızdan kendi ve başkasındaki değişmeyi göremiyoruz, yani kendimin de değiştiğini görmek beni şaşırttı. Saırım büyüyoruz...Bu bilgiyi az değerli görmek değil ancak sevgi ile küçük-küçük günlk olaylarımızda değişiyoruz yanımızda bilgi oldukça demek. İşte o ufak değişimler ki bunları bazen çok önemsiz diye sınıflarız, işte asla değil Bu ufak sıçrama ve öğrenme taşları bir süre sonra büyük değişim olarak algılanabiliyor...Bizi geliştiren, büyüten bir olay edası ile en -ufak (ki değerlidirler) olayların kıymnetini bilelim diye anlatıyorum...Her ruh bunu yapıyor mu bilmiyorum, çünkü bunu deneyimlemiyorum ancak fırsatı gelişme olarak kullanma eğilimindeki Ruh'lara çok değerli hizmet veriyor diyebilirim bu tür olayların. Çünkü ben sadece bu gözle bakıyorum "ufacık değerli" olaylara...

Alemtac

#7
Sevgili ahuela, işte anlatıyorsunuz içinizdekileri :)) ve çok güzel paylaşımlar bunlar, neden saklı kalısın ki :)) Size bir faydam olduysa bunca zaman yazışmalarımızdan mutluluk duyarım :)

Sevgiler :)
 

Tiversonus

#8
Hmm zaten siz tanıdıksınız, bundan şüphe hiç yok ve sevgililer Alemtac ve Sirera da bunu hissediyorlar biliyorum ve çok daha tanık birisi ise firarda:)) İşte çok tanıdıklara o "doktor" gibi davranıyorum, benim söyleyeceğimi kabul edebilir mi diye açıkça ürküyorum artık ve akışa bırakıyorum:)) Ahhh söyleyeceğim ama söylemesi zor acilen temel bilgileri kazanmalısınız ya da bir fırsatta geçmiş yaşam regresyonu yapmalısınız diyemiyorum...Çünkü üçyüzbin yıllık çok özel günlerden geçiyor insanlık ve ne bileyim işte Yüksek Ben bağlantınızı (Ruhunuzla) kurmalısınız, yani doktor olmak için zaman var mı diye derin derin düşünüyorum...Ve o doktorun eve yolladığında ipucu olarak dolaptan çıkan domuz pastırması ya da jambonun ksalara işleyen bir kurtçuk oluşturduğunu, evet bana çok yakın gelen bir karakter gibi gelmişti doktor...Yani nasıl yazdınız anlamadım, bu kadar detayı:))

Ya da siz varya şu Başmelek Mikail mesajlarındaki kalp meditasyonunu yapsanız haftada bir kaç kere:)) Niye:)) Müthiş saf-sevgi titreşiminiz Dünya'ya büyük iş/hizmet yapabilir ve elbette size de...Genel olarak aklıma gelipte yazmaktan çekinerek yazdıklarım bunlar, ama işte neysek oyuz değil mi? Varlığınızdan sevgi duyuyorum ayrıca ama bilgi-len-me-li-si-niz:::Negatif kutup çok çalışır diye işte...Bu da size verdiğimiz değer için ve dost çekincelerini söylemiyosa nasıl dost olabilir diye yazdım. Umarım buraya gelmenizin Ruhsal bir plan olduğu sevgisini unutmazsınız.

Selamlar, Sevgiler...

Tiversonus

#9
Garip bir şey söyleyeceğim, Hause isimli film olduğunu sizden öğrendim. Hayır ben bu diziyi, garip ama tam da bilmiyorum bir yıldan eski bir zamanda izlemiştim. Yani herhalde bir yıldır tv yayını izlemiyorum, ama nerden aklıma geldi onuda tam bilmiyorum...Ve doktor "güzel" görünüşlü kıza-asistanına şunu söyler, bu güzellikle tıp okumuşsan, psikolojik bir problemine cevap için olmalı...Aklıma düşürdünüz ve ben de bunu internetten bir kaç bölüm indirerek izleyeceğim, reklamlar araya girmeden filan işte...Kısaca bazı filmler adeta önüme düşüyorlar, garip:))Bu arada ben bir yıl dediğimde bu bazen altıay da olabiliyor veya üç dört yılda, bu beni okuyanlara duyurulur, müthiş zaman kırılması ya da algısızlığı yaşıyorum, sonra yalancı demeyin diye anlattım, yani işte gerçekten böyle:))

ahuela

#10
Çocuğunuz için maraton koşusuna hazır mısınız?
Önce metni okuyunuz sonra altta bulunan bağlantıdan videoyu izleyiniz. Oğlu babasına sorar : « Babacığım benimle maraton koşmaya var mısın ? »

Kalp sorunları olmasına karşın baba, yine de « Evet, varım » diye yanıtlar.


Ve bir maratonu birlikte tamamladılar. Baba oğul başka bir çok maratonu daha birlikte koştular. Baba her seferinde oğlunun yeni bir yarış talebini kabul ediyordu.

Oğlu bir gün babasına
*Baba, birlikte bir Ironman'a (Triathlon) koşmaya var mısın benimle ? » deyince baba bu kez de evet der ve kabul eder.(Bilmeyenlere anımsatalım ki Ironman dünya nın en zor triathlon yarışıdır ve üç dayanıklılık sınavından oluşur : Denizde 3, 86 km'lik yüzme, 180,2 km'lik bisiklet ve nihayet 42,195 km'lik bildiğimiz maraton.


*Baba oğul bu zor yarışı birlikte tamamladılar.
http://www.tangle.com/view_video?viewkey=8cf08faca5dd9ea45513
 

ahuela

#11
Sevgili günlük , yırttım sayfalarını evet canın yandı biliyorum .Osırada onlar orada dursaydı benim canım yanacaktı? Seçim yapıp ,senin canını yaktım üzgünüm.Belki de paylaşmamalıydım seninle herşeyi.Ben çok mu kötüyüm ,canını yaktım .
Bugün yeni bir şey öğrendim yılbaşı kartları yapıyorum .
Kartondan tam 8tane kart çıkıyor ama 2si 2cm eksik olarak daha minik olacak.Ben de boşa gitmesin diye kestim onları da .Hem nasıl olsa fazla da çıkıyordu .Tam sonuna geliyordum kartların ; nasıl olurdu? Fazla yaptığım şey ,eksik çıkmıştı.Nasıl olabilirdi, ooo iç tarafını dış karttan kesmişim :)))
Neyse daha fazla karton kesmemeliydim, herkesin canını yakmaya ne gerek vardı :)))
Ben de tuttum kısa olan dış kartları uzun olan iç kartlara yapıştırdım ; ve uzun olan tarafı kestim ; hiç plansız yaptım .Ortaya ne çıkacağını bilmeden.İnanamazsın öyle güzel bir kart çıktı ki ortaya , eminim soran olacaktır nasıl yaptın bunu , nasıl ölçüp biçtin kaça kaç yaptın , bu çok değişik olmuş diyecekler.
Süpersin bile diyecek olan vardır, ne zeka ama diyecekler ; oysaki ben bir şey düşünmemiştim ki; hatta bu bir hataydı .İlk önce fazla karton gitmesin diye, fazla kesmiştim ve acaba bu minicik iyi niyetten dolayı mı ; diğerlerini de yanlışlıkla kesip o minik kartlara ihtiyacım oldu ve o ihtiyacım olan kartlar beni bir planlı sanatkar ,zeki sanatkar olarak mı gösterdi.
 

ahuela

#12
Sevgili günlük, nerede kalmıştı sevgiler, affetmeler.İnsanın doğasında gerçekten bu çok mu zordu?
Bir yeni yıl tebrik mesajına bile karşılık verilemez miydi?
İnsan hala kendini neden kandırmaktaydı , yalanlara başvurunca ilk önce kendini kandırmıyor muydu?
 

ahuela

#13
Evettttttt yaşasın , bir sınav daha bitti . Peki nasıl bitti. Acaba bu son sınav mı , bu sene tabiki değil .Hepsine gireceğim:)))
Geçen bir yazarı dinledim, farklı bakış açılarını kabul etmek onlarla yoğurulmaktan bahsediyordu.Bu arada yurtdışı eğitim fuarında seminerde dinledim. Avustralya'dan bahsedilirken , ki orayı hiç düşünmemişken; farklı diller,farklı kültürler .Bir yazr için en ideal yerlerden biri.Bir parkta otururken etrafınızda her ülkeden insanlar olabiliyormuş:)))) Ne kadaar da güzel.
Yazarın o sözü tekrar kulaklarımda çınlıyor, sadece kendi gibi olanı sevmek narsistliktir. Herkesi sevmek , gerçi herkees biz değil midir? :))) Farklı bakış açılarını da öğrenmek ayrı bir güzel:))) İşte ozaman varolduğunu , yaşadığını ve yalnız olmadığını hissetmeye başlıyorsun. Tamamlamak. Aynı olan biri sadece eşittir. Benim karem olur sadece. Peki ya farklı olan ; toplarsın; eksiğindir. Çarparsın bölersin:))))) Kendimi kendime bölsem 1 olur sadece çarpsam , karesini alsam toplasam 2 katım olur:))))
Fakat farklı olan öyle mi?)))) Ay matematiğe bayılıyorummmmmmmm . Edebiyatla da birleştirince ne de güzel oldu :)))
Yanlış anlamlara fırsat vermeden belirteyim, kendimi övmek için değil , ikisini de sevdiğimden .Fakat bugün sınavda matematiği az yaptım:(((
sadece 10 netim var, sözelde kalakaldım. Mecburen :(((
İyiydi ya , süperdi demek istiyorum .))Yani böyle diyerek ,iyi olsun istiyorum aslında .Bir daha olumsuzluklar söyleyerek olumsuzlukları çekmek de istemiyorum:))))
 

sirera

#14
Tebrikler ve tüm 4.sınıflarla bir ohh. Geçmiş ola ve tüm sınavlara gireceğiniz sözü beni çok güldürdü. Teşekkürler sevincinizi paylaştığınız için.
Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)