6 Aralık 2025

Başlatan bozadi, 11 Aralık 2025, 17:49:27

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Bonanza

çeviri için teşekürler
celsede bahsedilen benimde ilgimi çeken ay konusu;

S: Apollo astronotları ne gördü?
C: Dünyadışı varlıklar ve değiştirilmiş gerçeklik

acaba şu bahedilen ay matriks ile bağlantısı olabilirmi ?
https://www.facebook.com/groups/655720842161826/posts/1411441709923065/
 

Gaia

Taocu seks diye birşeyi ilk kez öğreniyorum.

Kendini tuttukça (kusura bakmayın biraz açık konuşucam.) daha çok orgazm hissi hissetmez mi birey? Daha fazla zevke odaklandırır. Kh güdüleri artar. Egosal açlık çıkar ortaya.

Orgazm Kh hissinin en üst seviyede hissedilmesi değil miydi? Ben mi yanlış anımsıyorum? Bunun ne gibi bir faydası olabilir ki?

Ha şu açıdan bakarsak, bu hisleri izleyip, dışardan bir gözlemci şekilde kendini analiz etme yüceliğine erişmiş bir birey için belki Kh güdülerini görme ve anlamada faydası olabilir. Ama bu bile bana çok uç bir ihtimal gibi geliyor.

İşin içine sevgi motivasyonu koysan bile bir süre sonra olay zevke kayar. Doyumsuzluk hissi, açlık hissi daha baskın gelir. Bilemiyorum. Bu bana Kh sularına dalmak gibi geliyor.

bozadi

#17
Geçmiş celselerde seksle ilgili söylenenler arasında dikkatimi çeken kısımlar:

Alıntı yapılan:
6 Kasım 94

S: (L) "Pleiades Öğretileri" kitabında erkek enerji ve dişi enerji ile ilgili birşeyler okuyordum. Diyor ki: "Erkek titreşiminin çok kısa bir süre içinde bir dönüşüm geçireceğini söyledik. Bunun nedenini veya nasılını söylemeyeceğiz, çünkü bazılarınız bunu tamamen olumsuz birşey olarak algılayacak fakat şunu söylüyoruz ki, dalgalar gelmeye devam ettikçe insanlarda keskin bir bilinç artışı olacaktır. Belirli bir noktada, erkekler his yönetiminin en derin noktasındayken, hissetme merkezi etkinleşecek. Bu ya dereceli olarak meydana gelecek ya da bir kerede adeta bir patlamayla gerçekleşecek." "...tamamen olumsuz" karşılanacak olan şey nedir?

C: Enerji yönelimindeki yenilenme.

S: (L) Bir enerji yönelimi yenilenmesi gerçekleşecek... Olumsuz algılanacağını söylediğiniz şey bu mu?

C: Genel bakış.

S: (L) Enerji yönelimi tam olarak ne anlama geliyor? Ne tür enerji?

C: Cinsel.

S: (L) Bu insanları korkutacak mı?

C: Tepkiler.

S: (L) Nasıl tepkiler?

C: Pek çok.

S: (L) Bazılarını söyleyebilir misiniz?

C: Önce ilk soruna yanıt aramaya çalışmalısın.

S: (L) Cinsel enerji yöneliminde "yenilenme"; bu kadınların erkeklerle seks yapmayı bırakacakları anlamına mı geliyor?

C: Pek sayılmaz.

S: (L) Peki yakın mıyım?

C: Evet. Erkeklerin cinsel güdülerinin büyük bir bölümü daha ruhsal nitelikte arayışlara yönelecek. Tarihteki agresyonların (saldırganlık, yıkıcı dürtü) ve erkeklerle ilişkili his yetersizliklerinin çoğunun kökeninde yatan şey cinsel güdüdür.

S: (L) Bunu diğerleriyle paylaşabilir miyiz?

C: Karmaşaya neden olabilir ama size kalmış.

S: (L) Meditasyon çalışmalarımı yoğunlaştırmamla birlikte benim cinsel güdümde de ciddi bir düşüş oldu. Bunun nedeni meditasyon muydu?

C: Evet. Kadınların cinsel güdülerinde de bir miktar kayıp olacak. Ama acaba insanlar bu duruma nasıl tepki gösterecekler, asıl soru bu. Buna hazırlar mı?

S: (L) Yani herkesin sekse olan ilgisini yitireceğini mi söylüyorsunuz?

C: Ciddi ölçüde azalacak ve insanların birbirleriyle daha ruhsal bir şekilde ilişki kurmayı öğrenmesi gerekiyor.

S: (L) Yani diyorsunuz ki insanın en temel güdülerinden biri temas kurmaktır ve şimdiye kadar bu kendini temel olarak cinsel birleşme yoluyla gösterdi ve cinsel güdü olmadığında ise ilişki kurmanın başka yollarını bulmak zorunda kalacaklar, öyle mi?

C: Öyle umalım. Hepiniz, fizikselliğin daha az olduğu 4'üncü seviyeye doğru ilerliyorsunuz ve bu geçişin olması için bu varoluş biçimini öğrenmeniz gerekiyor.

S: (L) Bunu öğrenmeyenler 4'üncü seviyeye geçemeyecek, öyle mi?

C: Evet. Bazılarına yardım edilecek. Bu, kişilerin ilerlemişlik derecesine bağlı.


Alıntı yapılan:
10 Aralık 94

S: (L) Orgazm anında ruhsal olarak ne oluyor?

C: Kimin için?

S: (L) Herhangi biri için. Genel anlamda. Cinsel zirveyi deneyimlediği sırada bir insana psişik olarak birşey oluyor mu?

C: Açık.

S: (L) Her birey için farklı mı?

C: Yakın.

S: (L) Erkekler ve kadınlar için farklı mı?

C: Genellikle.

S: (L) Bunu sormamın nedeni şu; psişik güçle algılama üzerinde bazı çalışmalar yapan Wayne Cook isimli bir adam, cinsel zirveden sonra insan bedeninin ölü bir bedenle psişik olarak aynı nitelikte algılandığını bulmuş. Bunun nedeni nedir? (T) Enerjinin boşalması.

C: Evet.

S: (L) Peki enerji nereye boşalıyor?

C: Etere.

S: (L) Enerji diğer partnere gidiyor mu?

C: Belki.

S: (L) Bu faaliyet sırasında Kertenkele veya diğer varlıkların etrafta dolaşarak bu enerjiyi almaları mümkün mü?

C: Evet.

S: (L) Genel anlamda bu çok sık oluyor mu?

C: Evet.

S: (L) Toplumumuzda seksin bu kadar teşvik edilmesinin ve bu derece yaygınlaştırılmasının sebeplerinden biri de bu mu?

C: Evet, evet, evet.


Alıntı yapılan:
7 Ocak 95

S: (L) Tüm cinsel ifade şekilleri arasında, 4. yoğunluğa daha hızlı olarak ilerleme olasılığı en yüksek olanı hangisi?

C: Cinsellikten tamamen uzak oluş.

S: (D) O zaman benim durumum iyi! [Gülüşme] (V) Neden cinsellikten tamamen uzak olmak, açıklayabilir misiniz?

C: Çünkü o zaman fizikselliğe olan arzularınızdan kurtuluyorsunuz.

S: (TR) Yani seks, insanı iyice 3. yoğunluğa cezbeden bir 3. yoğunluk eylemi. (L) Peki ikinci en olası cinsel ifade hangisi? [Gülüşme] (D) Benim durumum hallolduğuna göre şimdi sizin durumunuzu ele alabiliriz! (J) Önem sırasına göre... [Gülüşme]

C: Bir önemi var mı?

S: (D) Laura için önemli, cevap verin lütfen. (L) Sanırım herkesin cinsellikten tamamen uzak olmayı isteyeceği ve tüm fiziksel şeylerden kurtulacağı bir noktaya ulaşması gerekiyor ama şu noktada elimizdeki seçenekler karşıtcinsellik, eşcinsellik, çiftcinsellik ve çokcinsellik. [Gülüşme] (D) Bu cinsellik şekilleri arasında kendi fiziksel bedenlerimizden zevk alma yeteneği de var. Bizim fizik bedenden zevk alma yeteneğimiz var ama onların yok. Ve bir yerde okuduğuma göre bunu kıskanıyorlarmış. (L) Bu doğru mu, bizim fizikselliğimizi kıskandığınız?

C: Hayır. Hiç!

S: (L) Bir yerde okuduğuma göre yüksek ruhsal seviyelerde olduğunda ruhsal birleşmeyi deneyimleyebiliyorsun ve bu orgazmdan daha iyi. Bu doğru mu?

C: Herhangi bir orgazm türüne neden ihtiyacınız olsun?

S: (L) Orgazm, fizikselliğin mutlak deneyimlerinden biri gibi görünüyor. (TR) Evet, aynen bu, fiziksellik... (L) Fizikselde, 3. yoğunluk dünyasında varolan herşey bir şekilde daha yüksek boyutlardaki deneyimlerin ve varoluş durumlarının bir yansıması değil mi?

C: Sizin deneyimlediğiniz şekliyle 3. yoğunluk, bu yoğunluk içindeki esaretinizi sürdürmek üzere beslenen bir ilüzyon.

S: (L) Diğer bir deyişle sonsuza kadar sevişen Vişnu ve Şiva örneğinde olduğu gibi varoluştaki dünyaların devamını sağlayan kozmik bir orgazm falan yok?

C: Zırva! [Gülüşme]

S: (L) Doğu dinlerinde öğretilen birşey bu, hatta bu şekilde yaptıkları heykeller var...

C: İlüzyonu sürdürmeye yönelik bir mantıksallaştırma.

S: (L) Yani orgazm deneyimi bir yem, bizi... (D) Kontrol altında tutmak için... (TR) Ve üçüncü seviyede tutmak için... (L) Bu doğru mu?

C: Evet.

S: (L) Başka bir celsede bu konu hakkında sorduğum başka bir soruya dönelim: orgazm anında enerjimize ne oluyor? Bu enerji nereye gidiyor?

C: 4'üncü seviye KH'ye gidiyor.

S: (TR) Bu Kertenkelelerin bizimle beslenmesinin bir ifadesi mi?

C: Oradaki KH varlıkları bu enerjiyi alıyor.

S: (TR) Yani orgazm, 4. yoğunluğun 3. yoğunluktan beslenmesinin 3. yoğunluktaki bir ifadesi, öyle mi?

C: Yöntemlerinden biri.

S: (D) "Pleiades Öğretileri"nde (Bringers of the Dawn) seksten bahsediliyor ve bunun sevginin bir ifadesi olduğu, seni gerçekten sevmeyen biriyle seks yapmaman gerektiği söyleniyor.

C: İhtiyaç duyulan tek şey sevgi.

S: (L) Eğer iki birey, birbirlerine duydukları yüksek seviyeli sevgiyi fiziksel bir şekilde ifade etmek isteseler, bu enerjiyi 4'üncü seviye KH varlıklarını beslemeden, pozitif bir şekilde yapmaları mümkün mü?

C: Hayır.

S: (L) Yani ne yaparsan yap, ne düşünürsen düşün, bu enerji oraya gidiyor öyle mi?

C: Seks kuvvetli bir fiziksel arzudur.

S: (V) Büyük geçiş geldiği sırada seks yapan veya herhangi cinsel bir ilişkisi olan kişiler bu yüzden geçişi gerçekleştiremeyecek mi? (L) Sanmam... (V) Bunu öğrenmek istiyorum. Bu doğru mu?

C: Hayır. İncil'inizde "Bin Yıl" olarak bahsedilen şey, geçişin 3. yoğunluk yorumudur.

S: (L) Yani bir anlamda 4. yoğunlukta bin yıl boyunca fiziksel varlıklar olarak yaşayacağız. Geçiş bu süre içinde gerçekleşecek ve bu süre bittiğinde fiziğe olan iştahımızı geride bırakmış olacağız, öyle mi?

C: Yakın. Bazıları 4. yoğunluğa hemen geçecek, bazılarının ise biraz daha "zamana" ihtiyacı olacak.

S: (T) Yani 4. yoğunluğa geçtiğimizde ve hala fizikselken, ihtiyaç duyduğumuz besinleri yine 3. yoğunluktan mı edineceğiz?

C: Kısmen.

S: (D) Tamamen BH olsak bile mi?

C: Tamamen BH iseniz fiziksel besine ihtiyacınız olmaz.

S: (D) O zaman nasıl enerji alırız... Birbirimizden. Başkalarına hizmet ediyor oluruz. (L) BH böyle çoğalıp büyüyor... KH parçalıyor ve parçalanıyor ve giderek küçülüyor... (J) Uyguladıkları parçalamalar, yasa gereği onlara dönüyor. (D) Kendi enerjimizi başkalarına verirken biz de başkalarının enerjisini alabilecek miyiz?

C: Evet.


Alıntı yapılan:
25 Şubat 95

S: (BP) Kertenkelelerin "Aşil topuğu" nedir? (zayıf nokta)

C: KH. Bilgiyi engelleyen "arzulu düşünme"de olduğu gibi.

S: (J) Sadece kendilerine hizmet etmeye odaklanmaları, 4. yoğunluğun ötesine geçmelerine engel oluyor.

C: Evet.

S: (TM) Bunu istiyorlar mı? (J) Hayır, orada mutlular. Orada sonsuza kadar kalmak, tüketmek ve iyi vakit geçirmek istiyorlar. (BP) Bu tıpkı çok iyi yiyecekler, yaşayacak harika bir yer, muhteşem bir seks ve istediğin herşeyin olduğu bir yer bulup orada kalmak istemek gibi. (TM) Çoğumuz da 3'üncü seviyede sonsuza kadar kalma fikrini sevmiyor muyuz?

C: Evet.


Alıntı yapılan:
19 Eylül 98

S: (L) Ama sigaranın hastalıklara direnci arttırdığını ve başka faydalı özellikleri olduğunu söylemiştiniz.

C: Evet, ama bu etkiler en iyi olarak saf tütün ürünleriyle sağlanır, piyasa genelinde mevcut olan bozulmuş çeşitlerle değil.

S: (L) Peki seks konusu?

C: Spesifik sorular sor lütfen.

S: (L) Bu iki konudaki fikirlerin birbiriyle çeliştiğini söylüyor...

C: Nasıl çelişiyor?

S: (L) Sanırım kastettiği şey... eğer seksi bırakacaksan sigara içmeyi de bırakman gerekir, çünkü ikisi de fiziksel birer arzu. Yok eğer sigara normalse, seksin de normal olması gerekir. Bu adamın bakış açısını tam olarak anlayamadım ama ona cevap yazdım ve kötü olan şeyin seks olmadığını, KH'leri besleyen şeyin daha ziyade kendini memnun etme eğilimi olduğunu söyledim.

C: Doğru.

...

S: (L) Sizin seks hakkındaki görüşleriniz hakkında şöyle diyor: "Kasyopyalıların sunduğu görüş, her insana bir günahın işlenmesiyle gebe kalındığını ima ediyor. Bu bana göre intikamcı olmayan, iyi bir ilahi geometriyle uyuşmuyor."

C: Hayır, seks günah değildir. Yemek de öyle. Bu sadece fizyolojiktir. Fizikselliğin değişkenliği hakkında söylediklerimizi hatırlıyor musunuz?

S: (L) Evet, 4. yoğunluk fizikselliğin değişken olduğu seviye. Anladığım kadarıyla kişi o seviyede bulunduğunda, çoğu durumda fizikselden ziyade saf bilinç durumunu seçer çünkü o durumda daha fazla özgürlük olur. Eğer kişi bilinçli bir şekilde fiziksel-olmayan durumda olmayı seçiyorsa, o zaman buna uygun olarak seks yapmamayı, yemek yememeyi de seçer.

C: Yakın.


Alıntı yapılan:
26 Aralık 98

S: Onu o kadar çok seviyorum ki, bu konu bana çok zor geliyor...

C: Ama o seksin sevgi olduğunu düşünüyor. Buna inanıldığında ebeveyne kimin ihtiyacı olur? Sen daha çok bir tanıdık olarak görülüyorsun, yani arkadaş/düşman.

S: Bunun üstesinden gelmesinin ne kadar süreceğini söyleyebilir misiniz?

C: Açık.

S: (A) Belki 10-20 yıl...

C: Hayır. Ark, ya senin kızın? Burada bazı benzerlikler görüyoruz.

S: Yani onun kızının da sığ olduğunu ve seksi sevgi sandığını mı kastediyorsunuz?

C: Evet.


Alıntı yapılan:
28 Ağustos 99

C: Ciddi bir kafa travmasından sonra kişinin anlayışı nasıl olursa, mevcut durumunuzda normal anlayışınıza uygun anlatmak gerekirse.

S: (L) O halde, travmatize oldular; belki bölük pörçük bir şeyler hatırlıyorlar ama bir anda büyük bölümünü yitirdiler. İnsanlık, pek çok milenyumdur süren bir çeşit "koma" durumunda bile olabilirdi ama uyandıktan sonra, kafalarında dönüp duran o bölük pörçük bilgilerle, parçaları bir araya getirmeye başlayabilirlerdi. O halde, hepsini bir araya getirmeye başladılar. Etraflarını saran kozmozla ilgili olarak bir araya getirdikleri ilk parça neydi?

C: Seks.

S: (L) Seksle ilgili olarak ne karar verdiler ki? Yani, demek istediğim seks zaten vardı, yapıyorlardı vesaire. Kastedilen bu mu ? Yoksa kozmozu seks olarak mı algılamaya başladılar?

C: Daha çok birincisi. Sonuçta, sizi en başta tüm bu karmaşanın içine atan şey seksti! Yaptıkları pazarlama işini gözünüzün önüne getirin: "Bakın, ne kadar eğlenceli! Denemek ister misiniz?!? Hay aksi, size geri dönüş olmadığını söylemeyi unuttuk!"

S: (L) Gerçekten anlamakta zorlanıyorum. Bir şekilde hep ima edilen önemli bir konu, tamam, biliyorum. Ayrıca bütün dinlerde ve mitolojilerde doğrudan sözü de ediliyor ama seksin mekaniği nasıl olur da bir "düşüş" e neden olur anlamıyorum. Ne tür bir enerji üretilmektedir? Nasıl üretilmektedir? Bu enerjinin kullanımı yada yanlış kullanılımı nasıl kavramsallaştırılır?

C: Fiziksel anlamda bir tür kendi kendini tatmin kavramının sunuluşu.

S: (L) Pek çok kere, ideal olanın, fiziksellik ile ruhsallığın mükemmel bir dengede olmasıdır demiştiniz. Pek çok kere söylendi bu. Şimdi, fiziksel bedenin kendini tatmini nasıl olur da kişinin tuzağa düşmesinin mekaniğini oluşturur? Güzel bir şeye bakmak da haz değil midir? Güzel bir şeye bakmak, müzik gibi güzel bir şeyi dinlemek, sevilen kişinin teni ya da ipek gibi dokunması zevk veren bir şeye dokunmak yanlış mı, günah mı ya da düşüşün bir şekli mi? Üstelik insanoğlunun zevk aldığı bu tür şeyler çoğu zaman onları spiritüel bir hale yükseltir.

C: Burada anahtar olan sahip olmak.

S: (L) Ne demek istiyorsunuz?

C: KH'de sahip olursunuz.

S: (L) Burda söylemeye çalıştığım bu...

C: Eğer güzel çiçeklerin, ipeğin ya da bir başkasının teninin yanından geçip sahip olmanın peşine düşmezseniz...

S: (L) Bana öyle geliyor ki seks de dahil olmak üzere tüm bunları sahip olma ihtiyacı ya da arzusu olmadan, sadece vermek amacıyla deneyimleyebiliriz. Ki bu durum neden bir "düşüş" nedeni oluyor hala anlamıyorum.

C: Eğer arzulanıyorsa, o zaman mekanizma vermek üzerinden işlemez. Mideye vermek iyi olur düşüncesiyle mi çikolata yersiniz?

S: (L) Aslında, olabilir!

C: Hayır, KH'de, ki yoğunluğunuzun KH olduğunu unutmayın, kişi verdiği hoş duygulardan dolayı verir.

S: (L) Şöyle de denemez mi, eğer varolan herşey Tanrı'nın bir parçasıysa, ki buna beden de dahil, kişi vermeye çok fazla takılmadan bedene bir şey verirse bu "Herşeye" bir şey vermek sayılmaz mı?

C: Nasıl bir süreç olduğunu açıklayın.

S: (L) Örneğin: Kendilerine eziyet eden bazı insanlar var. Bedenin günahkar olduğunu düşünüyorlar. Kertişlerin kurumsallaştırdığı büyük şeylerden biri bu. Yüzyıllarca insanların eziyet çekmesini istediler, seksi, güzel ve arzu edilir olan herşeyi reddetmek gerekliliğini ve bu ızdırabın tadını çıkarmayı önemli bir konu haline getirdiler. Ve aslında, kişiyi ...

C: Eğer ızdırap çekmenin arayışındalarsa, gelecekte onları bekleyen bir ödül için yapıyorlar. Sonunda bir şeye sahip olmayı arzuluyorlar.

S: (L) Söylemeye çalıştığım şu: eğer kişi yaptıkları ve oluşuyla, sadelik içinde, sadece VAROLURSA; yaptığı herşeyde, örneğin sokakta yürürken havayla, gün ışığıyla, kuşlarla, ağaçlarla ve diğer insanlarla bir oluyorsa, bu bir olma durumu ,tüm bunları deneyimlemek için kendini evrene kanal olarak sunduğu için, bir yerde evrene bir şeyler vermek anlamına gelmiyor mu?

C: Eğer kişi bu "bir olma durumunu hissediyorsa", hayır.

S: (L) Neysek oyuz. Doğa doğadır. İlerleme ilerlemedir. Ve eğer insanlar sadece biraz gevşeyip dürüstçe ne ya da kimseler öyle olurlarsa ve başkalarının özgür iradesine müdahale etmeden doğalarının gerektirdiğini yaparlarsa, bu herhangi bir beklenti ya da arzuyla bir şeyler yapmaktan daha saf bir varoluş şekli değil midir ; sadece OLMAK, istememek... sadece OLMAK?

C: Evet, ama KH bunu yapmaz.


Alıntı yapılan:
19 Şubat 2000

S: (A) Ve birşey YAPIN! (L) Oğluma yardımcı olmak için ne yapabileceğimi öğrenmek istiyorum. Son günlerde çok zor bir süreçten geçiyor. Yapabileceğimiz herhangi birşey var mı? Bu gerçeklikle mücadelesine yardımcı olabilecek herhangi bir yaklaşım?

C: Bununla ilgili olarak müdahalenin tavsiye edilebilir olduğunu düşünmüyoruz. Hormonları köpürüyor, bilirsiniz!

S: (L) Peki ne yapmam lazım? Gidip birkaç Playboy dergisi mi satın alayım?

C: Bayiden bunları istemenin utancına katlanabileceksen!

S: (L) Bunu yapabileceğimden emin değilim. Yaşadığı şeyi GERÇEKTEN anladığımızı söylemeye çalışacağım ona. Bu normal birşey. Ama internette oynamakta olduğu türde oyunları oynamaya devam edemez. Bu şahsen bizim için çok tehlikeli. Hayatlarımızı ve tamamen bize bağlı olan kendi hayatlarını tamamen mahvedebilir. Eğer resim istiyorsa, çizebilir, satın alabilir veya her neyse... ama bizim bilgisayarımızda değil! Oğlum için herhangi başka birşey?

C: Yakında "gerçek zamanlı" deneyleri olacak.

S: (L) Ne?! Seks deneyimi mi yani?

C: Sadece bilginiz için. Çok fazla ayrıntıya girmeye gerek yok.

S: (L) Bu konuda bana yardım edin! Stresten kalp krizi geçireceğim!

C: Yakında bir çıkış noktası.

S: (L) Yakında bir kızarkadaşı olacak anlamında mı? Yoksa benim stresim için bir çıkış noktası mı? Hangisi?

C: Belki. Belki biri diğerini sağlar.

S: (L) Eğer doğru dürüst, saygılı bir kızarkadaş olursa sorun yok. Ama seks deneyerek bir kızı hamile bırakıp hayatını mahvetmesini istemiyorum.

C: Tüm 3. yoğunluk gebelikleriniz hayatları mahvediyor mu?

S: (L) Neyi kastettiğimi biliyorsunuz! Başka birşey?

C: Hayır. İyi geceler.


Alıntı yapılan:
18 Temmuz 2015

(Galatea) Bir soru sorabilir miyim? K'lar cinsellikten sakınmanın mezuniyet için ideal olduğunu söylediler fakat yalnızca eğer bu samimiyse. Peki aseksüel olduğunu iddia eden insanlar hakkında ne düşünüyorsunuz? Onlar bizden bir şekilde üstün mü?

C: Hayır.

S: (Galatea) Tamam, onlara aseksüel olma ihtiyacını hissettiren şey nedir? Biyoloji mi, başka birşey mi?

C: Beyin kimyası düzeninin bozulması.

S: (Galatea) Yani kafaları karışmış durumda.

(Perceval) Birebir anlamda.

C: Evet.

bozadi

#18
Alıntı yapılan: Bonanza - 13 Aralık 2025, 13:19:03 çeviri için teşekürler
celsede bahsedilen benimde ilgimi çeken ay konusu;

S: Apollo astronotları ne gördü?
C: Dünyadışı varlıklar ve değiştirilmiş gerçeklik

acaba şu bahedilen ay matriks ile bağlantısı olabilirmi ?
https://www.facebook.com/groups/655720842161826/posts/1411441709923065/
Sevgili Bonanza. Yanlış anlamadıysam en çok David Icke ile ilişkilendirilen bu "Satürn-Ay matriksi teorisi" bana kelimenin tam manasıyla bir "zırva" gibi görünüyor. Türkiye'de sanırım en çok Ozan Batıgün tarafından popülerleştirilmeye çalışılan bir görüş bu. Ve yine her iki şahsın en büyük ortak özelliklerinden biri, "reenkarnasyon kapanı" denen bir dezenformasyonu yaymaya çalışmaları. Egemen Arman adlı şahsın da bu yalanın yayılmasına katkıda bulunduğuna dair eleştirilerimi paylaşmıştım daha önce.

Yakın zamana kadar, David Icke'a kısmen de olsa hayranlık duyuyordum, insanlık üzerindeki Kertiş (Reptilyan) kontrolü realitesini cesurca ifşa etmeye çalışması nedeniyle. Ama görüşlerini, kitaplarını ayrıntılı olarak incelememiştim. İşte derken son birkaç yılda "reenkarnasyon kapanı", "ölüm sonrası Işık manipülasyonu" denen zırvalarla giderek daha sık karşılaşmaya başladım ve nihayet bu iddiaların arkasındaki en büyük ismin David Icke olduğunu büyük bir şaşkınlıkla fark ettim ve bu nedenle Icke'tan kelimenin tam manasıyla nefret etmeye başladım.

Satürn-Ay matriksi (ve kara küp) denen şeyi sen veya aramızdan herhangi biri hiç incelemeye çalıştı mı bilmiyorum ama bana hiçbir şekilde ciddiye alınabilecek birşey gibi görünmedi. Satürn'den dünyaya düşünceyi sınırlayıcı, insan bilincini düşürücü ve hapsedici negatif enerjiler geliyor, ama niyeyse dünyaya yaklaşırken bu dalgalar zayıflıyormuymuş neymiş, bunların Ay tarafından yükseltilmesi (amplifike edilmesi) gerekiyormuş. Yani Ay, Satürn'den aldığı zihin kontrol dalgalarını Dünya'ya (bize) odaklayarak bizim şu anda içinde bulunduğumuz ilüzyonu / matriks düşünce hapishanesini yaratıyormuş. Bu bana tam bir saçmalık gibi göründü. Sanırsın insanlar melekmiş, normalde çok yüksek bir bilince (pozitif bir eğilime) sahipmiş de, sırf Satürn'den gelip Ay'la güçlendirilip üzerimize boca edilen dalgalar nedeniyle negatifleşiyormuşuz veya ilüzyonun / matrix bilinç hapishanesinin mahkumları oluyormuşuz gibi absürt bir açıklama.

Bana öyle görünüyor ki, David Icke ve onunla benzer düşünen kişiler, egolarıyla yüzleşme konusundaki zayıflıkları nedeniyle böyle "devasa dışsal engel" teorilerini / zırvalarını köpürtmeyi seviyorlar.

Aynı tavır, yine Icke tarafından yayılmaya çalışılan "reenkarnasyon kapanı" ve "ölüm sonrası ışık manipülasyonu" isimli yalanlar ziciriyle de desteklenmeye çalışılıyor. Icke'ın ve onun Türkiye şubesi gibi çalışan (ama Icke'la ve eserleriyle bir ilgisi, bağlantısı olmadığını iddia eden) Ozan Batıgün'ün, on yıllardır hem Türkiye'de hem dünya genelinde medyumik kanallama, hipnoz altında hatırlama ve ayrıca kendiliğinden hatırlama gibi yollarla "öbür dünya ve ruhun tekamülü" konularında elde edilmiş ve birçok kitaba da konu olmuş paha biçilmez bilgileri "YALANLAMAYA" yönelik müthiş bir motivasyonları var gibi görünüyor. Örneğin, "Ölünce sakın beyaz ışığa gitmeyin, orada sizi manipüle edip, kandırıp dünyaya geri göndermeye çalışıyorlar", "karma denen şey tamamen bir kandırma" gibi laflar ediyorlar, hiç utanmadan, sıkılmadan. Onlarca yıldır hem Türk ruhçuluğunda, hem de dünya ruhçuluğunda on binlerce vaka üzerinden birbirini büyük ölçüde doğrular, destekler nitelikte elde edilen ve insanların ölüm ve evren konularında sahip oldukları korku, endişe ve şüpheleri gideren bilgileri kasıtlı veya kasıtsız bir şeytanlıkla ve rezillikle yalanlıyorlar. Ruhçulukta birçok kitaba konu olmuş, binlerce danışanın deneyimlerinin kayıtlarını içeren araştırmalarla desteklenen, son derece aydınlatıcı ve yüreklere su serpen bu bilgileri yalanlayan bu şahısların kendi görüşlerini desteklemek için hangi araştırmaları yaptığını, hangi şahısların deneyimlerini araştırdıklarını, o deneyimlerde neler anlatıldığını çok merak ediyorum ve henüz bu konuda ortaya konmuş bir çalışmanın, bir araştırmanın, vaka analizleri içeren bir kitabın farkında değilim, araştırmaya gayet ediyorum. Bilen varsa lütfen paylaşsın. Eğer haklıysam, eğer bu şahıslar gerçekten de hiçbir somut araştırma ve vaka analizine dayanmadan, ruhçulukta on yıllardır bir sürü kitaba konu olmuş binlerce vaka yoluyla "Ruhsal Tekamül" hakkında elde edilen bilgileri bu kadar ucuzca karalıyorlarsa, yalanlıyorlarsa, bu yaptıklarının adı nedir? Şeytanın karanlığının, korkutma ve afallatma taktiklerinin uygulayıcılığını, piyonluğunu yapmaktan başka?

Icke, Batıgün ve benzerlerinin bunu ille kasıtlı veya bilinçli olarak yalan yayma amacıyla yaptıklarını iddia etmiyorum. Ama kısmen paranoya ve kısmen de diğer egosal zaafları yoluyla negatif varlıkların amaçlarına uygun bazı faaliyetlerde bulunduklarını düşünüyorum.

Spiritüel tekamül bilgilerini yalanlamaya, karalamaya neden çalışıyorlar? Paranoyanın bunda nasıl bir etkisi var? Çünkü hem dünyadaki İlüminati kontrolünü hem de onların da ipini elinde tutan üst boyuttan negatif varlıkların dünya insanlığı geneli üzerinde sahip olduğu güçlü kontrole dikkat çekmeye çalışıyorlar, bunun üzerinden "prim" yapıyorlar, bu amaçla bu konularda bazen aşırı derecede sansasyonel açıklamalar yapıyorlar. "Aramızda dolaşan kılık değiştirmiş reptilyanlar" (kraliyet aileleri mensupları ve yöneticiler vs) şeklinde korkutma amaçlı ucuz ve uçuk teorilerle dikkatleri kendilerine çekmeye çalışıyorlar ve insanların akıllarını bulandırıyorlar. Bu "negatif kontrole" o kadar inanmışlar ki ve bu konuda sahip oldukları sansasyonel itibardan öylesine nemalanıyorlar ki, ölünce gidilen ışık aleminde bu kontrolün dışına çıktığımıza inanmak işlerine gelmiyor. Varoluşun özünün son derece pozitif olan doğasına bu kadar kolay ve kaçınılmaz bir erişimimiz olması, onların korku-temelli hikayeleriyle, paranoyalarıyla, egosal çıkarlarıyla çelişiyor. Halbuki yanlış bilmiyorsam, Icke'ın kendisi bu varlıkların negatif enerjiyle beslendiğini kabul eden biriydi. Yani biz pozitif olabildiğimiz ve pozitiflikte dayanışabildiğimiz ölçüde, o negatif kontrolden giderek arınabileceğimizi kabul edebiliyor olması gerekir ve nitekim evrenin/varoluşun gerçek doğasının da son derece pozitif olduğuna, ölüp Işık alemine geçtiğimizde bu negatif döngünün dışına çıktığımızı kabul etmekte de zorlanmaması gerekirdi ama sayısız vaka üzerinde yapılan araştırmalar yoluyla da desteklenen spiritüel gerçeklere karşı muazzam bir körlük ve inkar hali içindeler. Savaşıyor gibi göründükleri negatif varlıkları yüceltmek, insanları o varlıkların "mutlak kontrolüne" ikna etmeye çalışmak anlamına gelen şeyler yapıyorlar.

Sadece medyumik kanallama ve hipnoz vakaları değil, kayıtlara geçmiş binlerce Ölüme Yakın Deneyimlerinde de aynı spiritüel bilgileri doğrulayan pek çok şey anlatılıyor ama Icke ve takipçileri o deneyimlerin de aslında negatif varlıkların manipülasyonlarından ibaret olduğunu, ölünce pozitif bir aleme gidilmediğini, Işık (pozitif) rolü yapan negatif varlıklar tarafından kandırılarak dünyaya geri dönmeye (reenkarne olmaya) ikna edildiğimiz şeklinde bir yalana sarılıyorlar. Bu yalanlarını kanıtlamaya dönük bir vaka incelemesi, araştırması yaptıklarını, yayınladıklarını görmedim. Gören, duyan, bilen varsa paylaşsın. Yani, onlara göre, sadece fiziksel bedenli deneyim ortamımızda değil, ölüm sonrası alemde de (spatyom) negatif varlıkların tezgahına yakalanıyoruz. Bu yüzden tekrar dünyaya enkarne olmak ve kısırdöngüyü sürdürmek "zorunda" bırakılıyoruz. Yani sanki bunun çözümü bizim boyumuzu aşıyormuş gibi paranoyak, korkutucu bir resim çiziyorlar ve "ölünce ışığa gitmeyin" gibi saçmasapan önerilerde bulunuyorlar. Ruhçu literatürü yeterince okuyan, araştıran herkes, bu iddianın yanlışlığını ve gerçeklerden saptırıcılığını kolayca anlayabilir.

sybleman

Bir de rüyalar durumu var. Orada da bu durumu kullanıyorlar. Onlar için çok açık bir enerji çekme aracı. Bilinçsiz halde görülen erotik rüyalar enerji çekebildikleri en kolay durum.

Bonanza

cevabın için teşekürler bozardi
satürn ay matriks söyleminin david ickle ile yayıldığını bilmiyordum, hatta satrün siyah küp anlatısı (siyah küp yahudilikle bağlantılı sanırım) çeşitli yerlerde hep karşıma çıkar bende bu söyleme kuşku yaklaşırım.

ayrıca (K) ların ayda ne görüldü sorusuna "Dünyadışı varlıklar ve değiştirilmiş gerçeklik" cevabına hareketle, 

bilmem görüşlerine katılırmısınız haktan akdoğan, ayın bir yapı olduğunu ve bu yapıyı gizlemek için hologram ile görüntüsünün değiştirildiğini söylüyor
siz ne dersiniz?


 

bozadi

#21
Alıntı yapılan: Bonanza - 15 Aralık 2025, 19:22:31 ayrıca (K) ların ayda ne görüldü sorusuna "Dünyadışı varlıklar ve değiştirilmiş gerçeklik" cevabına hareketle, 

bilmem görüşlerine katılırmısınız haktan akdoğan, ayın bir yapı olduğunu ve bu yapıyı gizlemek için hologram ile görüntüsünün değiştirildiğini söylüyor
siz ne dersiniz?
K'lar Ay'ın çok eskiden (dünya şu anki kadar katı değilken) dünyadan kopan bir parçadan oluştuğunu söylüyor. Ay'ın hologram olduğu (Ay'ı gözlemlerken bir hologramı/sahteliği gözlemlemekte olduğumuz) görüşü bana pek gerçekçi gelmiyor. Özellikle düz dünyacıların Ay'a aslında hiç gidilmediği (uzaya hiç çıkılmadığı) görüşünü de "ciddiyetsiz" buluyorum şahsen.

Haktan Akdoğan hakkında forumda daha önce paylaştığımız bazı hususları kaçırmış olabilirsin:

https://www.baskalarinahizmet.com/ufoloji/haktan-akdogan-ile-insanligin-baslangici/
https://www.baskalarinahizmet.com/diger-61/pleiadesli-varlk-erra-nn-mesajlar/

Akdoğan'ın birçok videosunda adını belirtmeden kaynak olarak kullandığı Swaruu adlı ufoloji kanalı tam manasıyla bir "dezenformasyon" yuvası (halen yararlanıyor mu o kaynaktan, bilmiyorum, bir süredir takip etmiyorum). Akdoğan'ın "Ay"la ilgili olarak kasıtsız bir şekilde de olsa yaydığı bilgilerin/yalanların başlıca kaynaklarından biri o kanal.

Akdoğan'la ilgili beni şaşırtan olumlu gelişmelerden bir tanesi (eğer yanılmıyorsam), "Grilerin" ve "kaçırılmaların" insanların iyiliğini amaçladığı yönündeki dezenformasyonu desteklemeyi epeyce zamandır bırakmış olması. Erhan Kolbaşı ile birlikte bu yalanın Türkiye'deki en büyük iki destekçisinden biriydi. Kolbaşı bu yalanı peşpeşe kitaplarla desteklemeye devam etti ama İlkay Buharalı'nın youtube kanalından büyük bir skandalla ayrıldıktan sonra kurduğu yeni youtube kanalında, o da sanki son aylarda Griler/kaçırılmalar konusuna girmekten "sakınmaya" başladı. Halbuki bu konu (bu "yalan") onun "uzmanlık" alanıydı. Adı çeşitli skandallarla anılmaya başlayınca ve bizim gibi kaynakların da yardımıyla yerli ufoloji camiasında Grilerin/kaçırılmaların amacı gittikçe daha sorgulanır hale geldikçe, bu tartışmalı alandan biraz geri adım atıp daha "spiritüel" (tekamül konularında) takılmaya başladı.

gerçek tosun paşa

Alıntı yapılan: Gaia - 13 Aralık 2025, 20:18:13 Taocu seks diye birşeyi ilk kez öğreniyorum.

Kendini tuttukça (kusura bakmayın biraz açık konuşucam.) daha çok orgazm hissi hissetmez mi birey? Daha fazla zevke odaklandırır. Kh güdüleri artar. Egosal açlık çıkar ortaya.

Orgazm Kh hissinin en üst seviyede hissedilmesi değil miydi? Ben mi yanlış anımsıyorum? Bunun ne gibi bir faydası olabilir ki?

Ha şu açıdan bakarsak, bu hisleri izleyip, dışardan bir gözlemci şekilde kendini analiz etme yüceliğine erişmiş bir birey için belki Kh güdülerini görme ve anlamada faydası olabilir. Ama bu bile bana çok uç bir ihtimal gibi geliyor.

İşin içine sevgi motivasyonu koysan bile bir süre sonra olay zevke kayar. Doyumsuzluk hissi, açlık hissi daha baskın gelir. Bilemiyorum. Bu bana Kh sularına dalmak gibi geliyor.

Sana katılıyorum. Bence de psikolojik temellerde de tamamen KH enerjisi üretiyorsun. Burada istemsiz bir masumiyet çabası da gözlemliyorum insanlarda. Lauraların forumda yıllar önce sanırım bu konuda bir yazarın anlattıklarından yola çıkarak tartışıldığı olmuştu. Çok ilgilenmediğim için çevirisini burada paylaşmadım.  Orada kadın ve erkek üzerinden konunun enerji kısmını güzel açıklıyordu yazar ve Laura bundan epeyce etkilenmiş ve mantıklı bulmuştu.

Yıllar önce bir arkadaş vardı ruhçuluğa ve varoluşsal konulara ilgiliydi ve Ruhselman'ın kitabını okumak isteyince ona ödünç vermiştim.

Arada görüştükçe güzel muhabbetler ettiğimiz oluyordu. Sonrasında bu Taocu sex konusuna girmeye başladı. Başladıkça saçmaladı. En sonunda seksik son derece pozitif etkide olduğunu insanlara pozitif enerji aktarımı yaptığını, seks sırasında ruhunun vücudundan ayrılarak havada süzüldüğünü ve kendilerini yukarıdan gördüğünü filan anlattı. Adam resmen penisi yoluyla pozitif enerji aktarımı yaparak ruhları arındırdığını ve ferahlık getirdiğini iddia ediyordu. Yani resmen s.....k ferahlatıyordu.  Elbette çok güldüm fakat kınadım. Buna gerçekten inanıyordu. Bense kendine kılıf bulmada zirve yaptığını söylüyordum.

Gariplik seviyelerinin artmasıyla sonrasında pek görüşmedim ve aramız koptu gitti.

Bu hikaye bir yana seksin neden KH bir eylem olduğunu Kas celseleri sayesinde çok önce fark edebilmiş ve üstüne düşünmüştüm.

@bozadi ilgili celse kısımları için teşekkürler. Okurken neredeyse tamamını hatırladığımı fark ettim.

Anladığım kadarıyla basitçe bu işte de Kas.ların denge önerisine geliyor sonuç. Konunun insanlar üzerinde yozlaştırıcı bir etkisi olduğu barizdir. Bu etki tamamen KH manipülasyonu olarak örnek gösterilebilir. Sonuçta orgazm noktası her türlü KH'a enerji olarak akacaktır ama bu akıştan bireylerin kar sağlaması da bana göre mümkün. Sevgi ve güzel niyetler, çok eşli olmamak, sadık ve dürüst olmak bana göre çok açıkça insan için pozitif, olumlu ve en doğru kazancın anahtarlarıdır. Seks gerçekliği üzerine de bu niyetlerle hareket etmek de mümkündür. 3Y fizikselliğin son derece yoğun yaşandığı oldukça katı bir gerçeklik olarak vücuttan haz alıyor olmak temelde çok mantıklı görünüyor.

4Y'da bir taraf için daha çok maddeye saplanma yoluyken diğeri içinse neredeyse maddeyle hiç alakan kalmasına gerek duymayacağın bir yol. Dolayısıyla ben de cinsellik konusunda olgun olabilen, dürtülerine sürekli yenik düşmeyen, karşısındakine cinsiyetler dışında saygı duyabilen, uçkuruyla kafasını bozmamış kişilerin 4YBH gerçekliği için potansiyeli adına önemli adımlar atabileceğini düşünüyorum.



gerçek tosun paşa

Ayriyetten hazır aydan bu kadar bahsetmişken;

Aya benzer yüreğim
E doğal olarak takipteyim
Ah, şu kaderi yenersem eğer
Seni seviyorum, aşkım
Ben dönerim etrafında
Hiç kimse fark etmez
Aşk bu, affetmez
Işıkların sönerse
Hep dönerim etrafında
Hiç kimse fark etmez
Aşk bu, göstermez
Rüyaların biterse
İyi dinle
Duyarsın sesimi uzaklardan
Dinle
En kuytu acılardan
Kalbinde
Yoruldunsa yolculuklardan
Vazgeç artık yıldızlardan





beyrutkapı

Çeviri için teşekkürler bozadi
 

cqkq

K'ların trump övgüsünden sonra Trump'ın yaptığı icraatler konusunda ağzım açık kaldı açıkçası. Umarım bir sonraki celsede uygun bir soru sorulur ve özellikle trump'ın da desteklediği bu aşırı negatif tutumu açıklarlar. Boşalmadan kendini tutma gibi konular olsa da olur olmasa da olur söyledikleri gibi. Ama trump'ın tvden keyifle maduronun kaçırılmasını ve venezuelanın bombalanmasını izledim açıklamaları, Meksika için de aynı şeyleri umması geçilecek şey değil gibi duruyor.

Çeviri için teşekkürler Bozadi.

bozadi

Alıntı yapılan: cqkq - 04 Ocak 2026, 09:43:09 K'ların trump övgüsünden sonra Trump'ın yaptığı icraatler konusunda ağzım açık kaldı açıkçası. Umarım bir sonraki celsede uygun bir soru sorulur ve özellikle trump'ın da desteklediği bu aşırı negatif tutumu açıklarlar. Boşalmadan kendini tutma gibi konular olsa da olur olmasa da olur söyledikleri gibi. Ama trump'ın tvden keyifle maduronun kaçırılmasını ve venezuelanın bombalanmasını izledim açıklamaları, Meksika için de aynı şeyleri umması geçilecek şey değil gibi duruyor.

Çeviri için teşekkürler Bozadi.
Merhaba cqkq. Aslında tam da dün K'ların Trump'la ilgili olarak geçmiş yıllarda yaptıkları ve senin bu son mesajında dikkat çektiğin hususlarla ilgili bazı kritik açıklamalardan alıntılar yapmıştım:

https://www.baskalarinahizmet.com/index.php?msg=46122

K'lar Trump'ın niyeti ilk sorulduğunda (2016), pozitif niyetleri olduğu ama bu niyetler konusunda başarılı olup olamayacağını o aşamada söylemeyi/bilmeyi zorlaştıran çok sayıda değişkenler olduğunu söylemişler.

Yaklaşık 1 yıl sonraki bir celsede, Trump'ın niyet ettiği şeyler konusunda başarılı olmasının "muhtemel olmadığını" söylemişler.

Bir sonraki celsede ise Trump'ın taraf değiştirecek (pozitiften tamamen negatif eğilime geçecek) kadar olmasa da, derin devlete boyun eğdiğini söylemiş.

Sanırım K'ların bu açıklamaları, senin sorguladığın hususu da açıklıyor.

Sonuç olarak Trump hala temelde negatif eğilimli (derin devlet piyonu) değil ama yıkmaya çalıştığı derin devlete boyun eğmek anlamına gelen ciddi tavizler veriyor.

Hatırlarsanız Trump bir yandan "IŞİD'i ABD (Obama) yarattı", "Bizim Ortadoğu'da işimiz ne?", "Suriye'yi boşaltıyoruz" gibi çıkışlar yapıp İsrail'i kızdırmasına rağmen, derin devlet tarafından yoğun baskı ve tehditle karşılaşınca bu konularda geri adım atıp "aşırı İsrail destekçisi" bir pozisyon aldı. Ama buna rağmen İsrail'le / Netanyahu'yla açık ve örtülü çatışması hep devam etti, buna dair birçok haber de yapıldı.

Öyle sanıyorum ki Trump sahip olduğu ciddi halk desteğine ve Başkanlık yetkilerine çok güvenerek derin devleti temizleyebileceğini düşündü. Ama bunların yeterli olmadığı anlaşıldı. Halkın yarısından fazlası Trump'ı desteklediği halde, ve hatta devlet kurumları (ordu dahil) içinde onu destekleyen birçok önemli yönetici olduğu halde, Trump derin devleti korkutup kaçırmayı planlarken kendisi onlar tarafından yok edilmek üzere olduğunu fark etti ve belli ki korktu.

Bence Trump derin devletin sandığından çok daha derin/güçlü olduğunu fark eder etmez bir seçim yapma gerekliliğiyle karşılaştı. Ya hemen onları bağımsız medya yoluyla mümkün olduğunca çıplak (ve inkar edilmez) bir şekilde ifşa edip halkı ayaklanmaya çağıracaktı, ya da derin devletle ölümcül bir tangoya başlayacaktı. Tangoyu seçti ve bundan sağ çıkamayacağı gerçeğiyle yüzleşiyor veya yüzleşmesi gerekecek eninde sonunda. Derin devlete alenen meydan okuduğunda ölüm fermanını imzalamış olduğuyla yüzleşmesi gerekiyor. Var olan tek kartı, kelleyi koltuğa alıp büyük bir halk devrimine öncülük etmekti muhtemelen ve pek de bunu yapıyor gibi görünmüyor. KH yoluna geçmiş değil, ama hayatta kalabilmek için derin devlete epeyce tavizler vererek kendini rezil bir duruma sokuyor gibi görünüyor.

cqkq

Teşekkürler bozadi.

9-10 sene önceki Trump'ın açıklamalarını hatırlıyorum da. Meksikaya duvar örüp ABD dışındaki tüm ülkelerdeki anlamsız desteklerini, gönderilen askerleri çekeceği gibi vaadlerden sonra. George Bush'dan farkı olmayan hatta daha hadsiz açıklamalar yapan bir adama dönüştü.

Artık sanırım hiçbir şeye şaşırmam.

gerçek tosun paşa

Yılın ilk celsesi gelmiş @bozadi  :)

bozadi

Yeni fark ettim ben de. Çevirisini inşallah bu akşam paylaşmış olacağım.