Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

Karalama Defteri

Başlatan isiklidusler, 30 Eylül 2014, 03:38:13

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 4 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Qui-gon jinn

#810
Bugün yine oldukça geç yatıp, yine erken uyandık iyi mi... Bu şekilde uyanınca genelde tüm gün içerisinde yarı uykulu bir vaziyette zombi gibi dolaşıyorum ve genelde o gün hiç verimli bir şekilde geçmiyor benim için, ama neyse artık, hayırlısı diyorum.

Bu erken uyanmanın neticesini de uyanınca fark ettim aslında ki, aklımda dönüp dolaşan bazı hususlardan kaynaklanıyor. E madem kalktık dedim bende bari bunları dile getirip, kısaca karalayım biraz ki ,belki şahsen ne düşündüğüme de ilişkin geleceğe dair bir not düşmüş olurum.

Efendim aklıma takılan hususlardan biri Astroloji üzerine. Sevgili bluerain sağolsun dün akşam yaptığımız online toplantı da bu hususta bazı sorular yöneltti bana. Biliyorsunuz ki daha önce forumda dile getirdiğim şekilde ben günümüzde uygulanan Astroloji uygulamalarına oldukça uzağım, hatta bunların gerçek bilgi ve anlayışa dayanmayan çoğunlukla saçmalıklardan ibaret olduğunu düşünüyorum. Her ne kadar içerisinde bazı bazı doğrular olsa da (ki bu da doğaldır bence) , benim genel tavır ve düşüncem bu şekildedir.

Biraz daha açarsam bu durumu, bence günümüzdeki uygulamalar ile binlerce yıl önce genellikle Ezoterik mabetlerde uygulanan kadim astroloji arasında uçurumlar var maalesef. Ben bu konu da yoğun bir dejenerasyonun yaşandığı kanaatindeyim. Ortada bölük pörçük ta o zamanlardan kalma bazı bilgilerin dışında gerçek bir bilgi kalmadığı gibi, bunları uygulayacak yetkinlikte kişilerinde Dünya genelinde yaşanan dejenerasyon neticesinde kalmadığını düşünüyorum.

Daha önce de dile getirmiştim forumda. Bildiğim kadarı ile geçmişteki uygulamalarda geleceğe dair ortaya konulan öngörülerin yanında, mesela özellikle kişilere ilişkin tüm geçmiş enkarnasyonların seceresi ayrıntılı ve spesifik bir şekilde ortaya konuluyordu. Günümüz Astrolojisinde bu durum var mı peki, söylediğim manada bence yok, sadece genel tarzda yapılan tamamen muğlak ifadeler mevcut.

Burada şimdi bu duruma ilişkin sevgili Bozadi'nin de daha önce ve şimdilerde de şahsen bizlere konu ettiği "Ruhsal Astroloji" kitabını örnek getirmek istiyorum. Bu kitapta da kişilerin geçmiş yaşamına dair söylenceler mevcut. Mesela "bu kişi geçmiş yaşamını bir manastırda geçirmiş olduğundan" gibisinde ifadeler geçiyor ki,  benide  açıkcası okuduğumda şaşkınlık içerisinde bırakıyor. Kim???, Hangi manastır??? Neden bahsediyorsun???...

Şimdi bu aktarımların yanında, dile getirdiğim şekilde birebir geçmişin ortaya konulduğu kadim uygulamaları ben özür dilerim ama aynı kefeye koyamıyorum maalesef. Yanlış anlaşılmasın, içlerinde doğru tutan şeyler yok mudur, vardır. Öreneğin Bozadi'nin benim adıma çıkarıp paylaştığı uzun metinde öyle bir yer var ki kendisine de dediğim gibi bugüne kadar ki şahsıma yapılmış en iyi tespitlerden biridir bu ve adeta hayatımın özeti gibidir. Ben belki o kısım merak edilebilir maksadı ile alıntılayayım, ki şöyledir;

"Bu insanın "yüksek bir hedefi" vardır ve o bu hedefe erişene dek başka her şeyi askıya alır. Bu hedefe bir "kendi haklılığından emin olma" duygusu bağlıdır ve o insani ayartıların onu oyalamasına izin vermez. Tek sorun bu hedefin daimi olmasıdır; ruhsal yüksekliklere erişmeyi hedefleyen bilinçaltı bir arzudan kaynaklanan sonsuz bir arayış olmasıdır. Ancak, bu doymaz bir hedef olduğundan, bu insan ilişkilere, eğlenceye ya da gerçekten yaşamaya zamanı olmadan, sürekli olarak çabalar."

Burada bile tam tutmayan ve oturmayan kısımlar var aslında diyebilirim. Böyle ara ara tutan, çoğunlukla hiç alakası olmayan bir sürü bilgi, hem geçmiş, hem geleceğe dönüp muğlak ifadeler şeklinde uzunca bir şekilde sürüp gidiyor.

Muğlak demişken aklıma geldi şimdi, dün akşam bunları konuşurken sevgili bluerain bana, özellikle de geleceğe dair öngörülere ilişkin, bu muğlak bilgilerin genel ifadeler ve katmanlar tarzında aktarıldığını ve bir katmanın sana uyduğu ama başka bir katmanın uymuyor olabileceği gibisinde bir açıklaması olmuştu. Günümüz Astrolojisi o kadar yetkin ki birde katman katman aktarıyor, artık sen sana uyanı al ve onayla bu kaynağı, yani illaki sana uyacak birşeyler bulacaksındır değil mi... Maalesef bu muğlaklığa dair yapılan açıklama bana hiç tatminkar gelmedi açıkcası ve bana daha çok bir kaçış manevrası olduğunu hissettiriyor.

Sevgili bluerain ayrıca, bana peki Laura hakkında ne düşünüyorsun diye sordu. Celselerde Laura'nın yıldız haritası okumasına yönelik tam hatırlamıyorum ama bir tavsiye mevcuttu. Laura bence gerçekte yetenekli bir kanal ve medyum, bu konuda doğru bilgiler ortaya koyabilir. Lakin bu duruma ilişkin ne celselerde, ne kendi açıklamaların da ayrtıntılı bir bilgiye ben rastlamadım. Hangi yıldız haritasını kullanıyor, hangi yöntemleri vs. uyguluyor bilmiyorum, bu konuda bilgiler birkaç kelime haricinde ortada yok. Dediğim gibi kendisi, bana göre diyeyim yine, gerçekten yetenekli bir kanal ve medyum ve bu konuda doğru bilgiler ortaya koyabilir. Bu sebeple ve ayrıca duruma ilişkin bilgide kısıtlı olduğu için, çok bir itiraz ortaya koyamıyor, olabilir diyorum sadece. Benim bu noktada itirazım, gördüğüm, bildiğim, karşılaştığım orta da saçılıp duran daha çok güncel popüler uygulamalara yöneliktir.

"Muğlaklık"tan söz ederken şunu da ifade edeyim ki, ben bu durumu genelde aktarılan bilgilerin doğruluğuna ilişkin bir gösterge olarak kullanıyorum çoğunlukla, lakin yine de tavsiye edildiği gibi katı bir şekilde de bakmamaya çalışıyorum. Tamamen muğlak ifadelerden oluşan bir bilgi yığını son derece doğru bilgiler barındırabileceği gibi, tersine tamamen spesifik bilgilerden oluşan bir yığın ise hiç de objektif realiteye uygun olmayan, hatta tamamen dezenformasyon vs. çeşitli bazı başka amaçlara ortaya konulmuş bilgilerden oluşabilir. Söylediğim gibi katı olmamaya çalışıyorum, lakin altını çizeyim ki bu bahsettiğim gösterge şu güne kadar da genel anlamda beni hatırladığım kadarı ile hiç yanıltmadı...

Şimdi bir de aklıma gelmişken, aslında daha önce de kısa kısa değimiştim bu hususa, fakat tekrardan biraz açarak dile getirmek istediğim bi husus var ki, o da şudur; Özelikle "batılı" yazarlarca yazılmış bazı spiritüel, ezoterik vs. bilgiler ve bolca tavsiyeler bulunduran kitaplar konusu. Gözlemim o dur ki, bu kaynaklar hem dış Dünya genelinde, hemde bizim forumun özelinde oldukça rağbet görüyor ve çoğu zamanda ya tamamen ya da içinde alıntılar şekilde genelde paylaşılıyor. Bu kitaplara ilişkin ilk planda aklıma gelen, "Tanrılar Okulu", "Dokuz Kehanet", "Tibet'in Geçlik Pınarı" vs. vs. gibi örnekleri sayabilirim.

Benim bu kaynaklar hakkında baktığım ve incelediğim kadarı ile genel kişisel görüşüm şu şekildedir ki, bilinsin. Benim bu kitapların hemen hepsinde ilk planda gözlemlediğim, bu verilmek istenen spiritüel, ezoterik vs. bilgiler, çoğunlukla bariz bir şekilde ortada olan "kurgusal" karakter ve olaylar çerçevesinde aktarılıyor. Evet yine katı bir tutum sergilemek istemiyorum, gerçek ezoterik öğertilerde sözlü veya yazılı tradisyonlar olarak tanımlanan ve kurgusal hikayeler şekilde bilgiler aktarılan yöntem mevcuttur, lakin kadim ve günümüz Astrolojisi için yaptığım ayrıma benzer şekilde, bu özelikle son yüzyıl da yazılanlar ile yine o kadim yöntemin ortaya koyduğu eserleri ben maalesef aynı potaya koyamıyorum. Benim kendi kişisel gözlemim, düşüncem ve hissiyatim bunların maalesef, artık ama bilinçsiz ama da arka plandaki bazı başka biliçli niyetlerle, çoğunlukla da objektif realiteden uzak bir şekilde dezenformatif bilgilerle dolu olduğu yönündedir. Bu sebeple nacizane tavsiyem de o dur ki, bu yakın yüzyıl içerisinde yazılan kaynaklardan ziyade, yine kadim ve "orijinal" kaynaklara yönelinmesinin daha faydalı olabileceği doğrultusundadır.

Vay dur! şimdi başa dönüp bakdım da bi, ben böyle uzun uzun ne anlatıyorum acaba, sizde bilirsiniz ki ben bu kadar uzun yazmam arkadaşlar...:)

Velhasıl, aklımda daha bir sürü şey var ama daha fazla uzatmak istemiyorum, istekte gitti bir anda nedense... Neyse, kısaca bu konularda dile getirmek istediğim bazı görüşlerim aşağı yukarı bunlardır ve tamamen benim kendi düşünce ve hissiyatimden yansıyanlardır. Bu görüşlerim baştan aşağıya yanlış ve hatalı da olabilir. Ve söylemişken belirtmeden geçmeyeyim ki, bu düşüncelerim özelikle bu forumdaki üyeler bazında kişilerin şahsında tamamen bağımsız ve sadece ortaya konulan bilgi ve kaynaklara yöneliktir. Forum üyeleri hakkındaki kişisel düşüncem dün akşamki toplatıda dahil dile getirdiğim gibi, hemem hemen her konuda son derece bilgi ve anlayış dolu kişiler olduğu yönündedir, ki bu hususta zamanında "Tgur" babanın yaptığı "cevherler" tanımlamasını bende bir kez daha burada yapabilirim. Yoksa sanırım senelerdir burada dönüp dolaşmazdım diye düşünüyorum. Böyle söyleyince de Mevlana'nın bazı sözleri geldi şimdi aklıma;

"Korku korkusu olmayanındır,
Dert burada dönüp dolaşmayanındır."
...:)

Herneyse arkadaşlar, özelikle yazımda adı geçen sevgili Bozadi veya bluerain kardeşimde dahil diyebilirim, söylediklerime karşılık paylaşmak istediğiniz hususlar olursa şayet, lütfen paylaşınız, duymak isterim.

Velhasılı kiram, herkese selamları göndererek, hayırlı ve güzel bir gün geçirmesini diliyorum.

Hepinize sevgiler.

gerçek tosun paşa

#811
Paylaşımın için teşekkürler @Qui-gon jinn güzel yazı olmuş.

Öncelikle @bluerain neden forumda kendini tanıtmadı? Yoksa ben mi gözden kaçırıyorum?


Yanlış hatırlamıyorsam Kas.lar celselerde astroloji hakkında senin aktardıklarına benzer görüşler söylemişlerdi. Günümüz astrolojisinin bir nevi yetersizliğine çağrışım yapabilecek şeyler.

Her neyse astroloji konusunun popülerliği insanın fıtratıyla doğrudan alakalı bence. Çünkü insan genel olarak bir bilinç, irade ortaya koymaktan kaçınır. Bunu kendi için yapacak kişilerden, yönlendirmelerden çok hoşlanır. Yani işin fayda/zarar değerlendirmesinden ziyade belirgin ifadelerle kendini avutmak ister.

Şimdi düşününce 12 tane burç 7-8 milyar insan var. Kaldı ki bu burçlardan 1-2 tanesinin sonradan eklendiği vs. söyleniyor.  :D  Çok basit mantıkla düşünelim. 12 burç üzerine genellemeler ve fala benzeyen astrolojik yorumlamalar nasıl milyarların üzerine yüklenebilir?

Örneğin; Akrep burcu diyelim. Yahu bu burca mensup iş adamından sanatçıya, devlet adamından bilim adamına, iyi insandan kötü insana binlerce örnek verilebilir. Bu geri kalan 11 burç için de aynen geçerlidir. Bu ne lahana turşusu?

Astroloji günümüzde "günahsız bir fal" hareketi gibi. Masumane geliyor. Astrologlar güzel giyiniyor ve saçlarını boyatıyor. Yani takip edenler de bu sebeple kendilerini ayrıcalıklı ve değerli hissediyor. Youtube ve instagram gibi popüler mecralarda astrologların ne kadar çok izlendiğini ve takip edildiğini görmek oldukça basit.

Forumda daha önce bu konuda biraz daha detaylı yazmıştım. Detaylı astroloji haritalarının yorumlamalarıyla ilgili kendi çapımda bazı deneylerim oldu. Konuyu irdelemeye çalıştım. Hatta biri son derece ünlü sayılabilecek bir kişiyi de barından 3-4 farklı astrologtan haritama da baktırdım. Şahsen ben bunlara tamamen inanmıyor değilim ama itibar ettiğimi de söyleyemem. Çıkardığım sonuç geçmişe yönelik detayların şaşırtıcı bir biçimde ortaya çıkabildiği ama gelecek üzerine yapılan yorumların korkunç bir tutarsızlığa sahip olduğu oldu. (burada haritasına bakılan kişinin bilinç düzeyi ve ruhsal seviyesi bir şekilde oldukça önemli, tespitlerimden biri bu yöndedir)

Geleceğe yönelik hiçbir yorum "asla tutmaz" gibi bir iddiam yok. Fakat "tuttu" diyen kişilerle de kendi çapımda onlardan habersiz bazı sağlamalar yaptım.

Mesela bunlardan birinde basit bir örnek olarak; bu kişi bir kadındı ve yaşı topluma göre kabul edilen "evlenme çağının" biraz üzerindeydi.  ;D Evlenme çağı da ne garip bir kültür. Her neyse konumuza geri dönelim.

Bu kişinin hayatında da benzer yaşta bir erkek vardı ve adam niyetinin ciddi olduğu noktasında son derece belirgin adımları zaten atıyordu. Hal buyken buradan ortaya çıkacak bir evlilik yorumunun ne kadar ciddiye alınabilecek bir "öngörü" olabileceğini okuyanların takdirine bırakıyorum.

Dediğim gibi insanlar buradan "avutulmayı ve ne yapacağının söylenmesini" hedeflerler.

Ben uzun süredir kendi geliştirdiğim bir uygulama yoluyla (kristalleri kullanarak) tarot bakıyorum. Tarot bakıyorum derken de insanlarla fal üzerine diyalog geliştirdiğimi sanmayın. Bazen aylarca kartlarımı görmediğim olur. Genelde hazırladığım sorular üzerine cevap almak için kullandığım basit ama etkili bir yöntem olarak görürüm. Elbette rica üzerine yakın çevremden baktığım kişiler oldu. Her zaman onlara geleceğin ucunun açık olduğunu, karar ve hareket mekanizmalarına göre -yani meali kafanı kullan quzum- geleceğin belirginleşeceği oldu. Sonuç olarak zaten insanlar inanmak istediğine inanıp yapmak istediğini yapıyor. Kartların olayı geleceği anlatmak değil. Sana kritik noktaları ve detayları açıklar ve tavsiyeler verir. Ben çok iyi tavsiyeler verdiğine çok şahit oldum. Fakat aynı soruyu 2-3 ay arayla sorduğumda geleceğin değiştiğini de gördüm. (ek bir detay olarak aynı soruyu peş peşe sorduğumda en az on kez kardığım desteden çektiğim kartlarda yarısından fazlasının aynı kart geldiğini görmek ve bunu defalarca kez yaşamak çok manidar oluyor)  Bir doğruluk ortalaması verirsem sanırım rahat %70-80 civarı derim en az. Ama bu beklentiye göre değişecektir. Çoğu zaman karşımdaki kişinin duygusal hassaslıklarını sezersem gerçeği söylememeyi de tercih ediyorum. Ağır geliyor.

Söylediğim gibi insanlar onlara ne yapması gerektiğinin söylenmesini bekliyorlar. Astroloji bir yıldız olarak parlamaya hız kesmeden devam eder kısacası. Biz de mevcut bilgi-birikimimizle işin arkasındaki gerçek matematiği çözemeyiz. Belki 4Y'de.  ;D

Qui-gon jinn

#812
Alıntı yapılan: gerçek tosun paşa - 15 Ekim 2025, 13:46:35 Bir doğruluk ortalaması verirsem sanırım rahat %70-80 civarı derim en az.

Sevgili Gerçek Tosun Paşa, bu söylediğin oldukça iddialı bir oran gibi duruyor açıkcası, eğer söylediğin gibi en az %70-80 civarı bir doğruluk oranı mevcut ise şayet, şahsen bende kendim adına bir tarot açılımı rica edebelirim senden. Önceki söylediklerimi çok dikkate almayınız siz, en az %80 ifadesini görünce, içimdeki ses; "Fala inanma, falsız kalma Qui!" demeye başladı şu an...:)

Şaka bir yana gerçekten beklerim ama, belki de evrenin senin aracılığın ile benim için yansıtmak istediği bir mesajı olabilir. Neden olmasın, herşey mümkün, sevgiler kardeşim.

---

Bu arada demiştim ya önceki mesajımda aklıma takılı dönüp duran daha pek çok mesele var diye, işte bunlardan birini ki yazmışken kısaca paylaşmak istiyorum.

Dün akşamki sohbet sırasında şöyle bir durum oluştu. Ben UFO'lardan bahseder ve hemen herkesin aslında hayatında ama bilinçli ama bilinçsiz bir şekilde bir gözlemde bulunduğunu vs. anlatmaya çalışırken bu "herkes" kısmı için "sıradan insanlar" diye bir tabir kullandım. Tam o esnada ise sevgili bluerain sağolsun "Sıradan insanlar derken? diye bir soru ile araya girdi. Ben ise hemen bu ifadeyi bilinçli olarak kullanmadığımı, o an azımdan öyle çıktığını ifade ederek kusuruma bakılmamasını rica ettim ve özrümü diledim. Gerçektende ben o tabiri, hani "sokaktaki vatandaş" gibi bir tabir vardır ya haber ekranlarında vs. biraz ona benzer mahiyette, UFO konusundan bi haber kitleleri tanımlama maksadı ile dile getirmiştim o an, bilinçli olarak bir maksadım yok idi, yoksa ben/biz üstün, seçilmiş vs. insanlarız, bizim dışımızdaki diğerleri sıradan, bayağı, aşağı vs. insanlar gibi bilinçli bir düşünce de asla değilim, olacağımı da düşünmüyorum.

Sevgili bluerain'e açıklama yaparken hatta şunu da ekledim ki, bende kendimi her zaman sıradan bir insan olarak tanımlıyorum. Zaten dünyevi durumuma objektif bir gözle bakılır ve değerlendirilirse şayet, benim durumum diğer toplumda kötü durumda olduğu ifade edilen insanların yanında bile, özellikle de bazı yönlerden, perperişan bir halde diye tanımlansa yanlış olmaz diye düşünüyorum.

Velhasıl kiram, evet benim nazarımda durum budur ve bende bilinçli olarak bu şekilde olduğunu söylüyorum ama peki gerçekte böyle mi acaba? Gün içerisinde bunu düşündüm bolca bir ve kendi içimi de gözlemlemeye çabaladım. Dedim tamam ben o ifadeyi o sırada bilinçli bir şekilde o anlamda söylemedim ve yanlış ifade ettim belki de, lakin o an benim azımdan çıkan bu ifade, aslında benim belki de o an bilinçaltımdan yüzeye yansıyan gerçek duygu ve hissiyatimdi. Ve bu esnada da bana sevgili bluerain'nin azından dikkat çekilen o soru ifadesinin ardında, aslında onun nazarında, onun aracılığı ile evrenin bana yansıtmak istediği bir uyarı mesajı gizli idi. "Bak Qui, sen azından böyle söylüyorsun ama kalbim farklı söylüyor" gibisinden bir mesaj... Olabilir mi, herşey birbirine bağlı ise maden olabilir tabii, niye olmasın, herşey mümkün. Ben farkında olmasamda gerçektende böyle düşünüyor ve hissediyor olabilirim. Eşiği geçmiş ve artık o sahte, zihin ürünü benliği geride bırakmadığım halde de çok çok daha mümkünkün bu durum. Ve şimdi iyice farkediyorum ki, şu halde bu bahsettiğim sahte ego/benlik mevcut olduğu sürece de, o dile getirdiğim yüzeysel savunmalar havada kalabiliyor biraz ve ben kesin kes öyle düşünen bir insan değilim diyemiyorum açıkcası, bilinçli olarak öyle değilim diyorum ama "içimden" hiç emin değilim doğrusu....

Velhasıl şimdi bu halde, kısaca kendi içime dönüp, kendimi daha fazla sorgulama kararı aldım diyebilirim, bakalım hayırlısı. Ve buna vesile olduğu için de sevgili bluerain'e bilahare teşekkür etmek isterim.

Evet işte böyle, aklımda iken bunları da ifade etmeden geçmek istemedim arkadaşlar. Hepinize sevgiler.

gerçek tosun paşa

#813
Alıntı yapılan: Qui-gon jinn - 15 Ekim 2025, 16:22:13 kendim adına bir tarot açılımı rica edebelirim senden

Şimdi ben buna buradan tamam dersem benzeri ricalar çok olabilir o yüzden bakarız diyeyim  :P

Alıntı yapılan: Qui-gon jinn - 15 Ekim 2025, 16:22:13 Velhasıl kiram, evet benim nazarımda durum budur ve bende bilinçli olarak bu şekilde olduğunu söylüyorum ama peki gerçekte böyle mi acaba? Gün içerinde bunu düşündüm bolca bir ve kendi içimi de gözlemlemeye çabaladım. Dedim tamam ben o ifadeyi o sırada bilinçli bir şekilde o anlamda söylemedim ve yanlış ifade ettim belki de, lakin o an benim azımdan çıkan bu ifade, aslında benim belki de o an bilinçaltımdan yüzeye yansıyan gerçek duygu ve hissiyatimdi.

Yani sen birlik bilinciyle bir nevi egonu törpülercesine, kendini ayrı görmeme ve maksadını aşmama düşüncesinde sabitlemeye çalışıyor olabilirsin bu belki sağlıklı bir katalizördür kendi kurguladığın ama neden "sıradan insanlar" ifadesi kötü olsun ki?

Pekala insanlar sıradanlar. Kendileri bir düşünce ortaya koyamıyor, sadece maddesel ve kendine fayda sağlayabilecek çıkarına hizmet eden şeyler harici kafalarını kullanmayı da gereksiz buluyorlar. Burada kötü niyetlerden söz etmiyorum ama ifade olarak güzel bence. Sıradan İnsanlar... OP'leri de katıyorum bunun içine. Ben çevremde açık konuşmak gerekirse ufolara inanan birine pek rastlamadım. Genelde insanlar bu konuda çok katılar. Yüksek eğitimli, bol okuyan, araştırmacı ya da tam tersi bir profil, fark etmiyor. Argümanlar sabit: rüyadır, halüsinasyon, sen uçak görmüşsündür, meteorolojik balonlar var, bilmediğimiz gök cisimleri olabilir vs.

Sizin etrafınızda ciddi manada ufolara inanan var mı? "hee neden olmasın bu evrende niye yalnız olalım ki?" ifadesinden öteyi soruyorum.

Bence bu kadar duyarlı ve hassas olmaya gerek yok. Tabi kendi açından sen bunu bir "mesaj" olarak algılamakta çok haklı olabilirsin, onu bilemiyorum. :)

Qui-gon jinn

#814
Alıntı yapılan: gerçek tosun paşa - 15 Ekim 2025, 16:35:21 Şimdi ben buna buradan tamam dersem benzeri ricalar çok olabilir o yüzden bakarız diyeyim  :P

Olabilir kardeşim, tamamen sana kalmış, lakin benimkisi öyle çok ciddi bir istek değildi, sakın ola olur da benim için kendinizi zorlayıcı bir uğraş içerisine lütfen sokmayınız, buna hiç gerek yoktur.

Alıntı yapılan: gerçek tosun paşa - 15 Ekim 2025, 16:35:21 Yani sen birlik bilinciyle bir nevi egonu törpülercesine, kendini ayrı görmeme ve maksadını aşmama düşüncesinde sabitlemeye çalışıyor olabilirsin bu belki sağlıklı bir katalizördür kendi kurguladığın ama neden "sıradan insanlar" ifadesi kötü olsun ki?

Yani haklı olabilirsin kardeşim, ki dediğim gibi bende kötü bir maksatla söylemedim zaten, lakin bunu o sırada sevgili bluerain sanki kötü bir ifade de bulunuyormuşum gibi yansıtınca yada ben öyle hissettim diyeyim, bende o an ve şimdi olduğu gibi bilahare açıklama gereğine giriştim. Lakin dediğim gibi bilinçli olmasa da, önceki mesajımda dile getirdiğim gibi bu durum bilinçaltı olarak mevcut olabilir,  kesin konuşamıyorum.

Alıntı yapılan: gerçek tosun paşa - 15 Ekim 2025, 16:35:21 Sizin etrafınızda ciddi manada ufolara inanan var mı? "hee neden olmasın bu evrende niye yalnız olalım ki?" ifadesinden öteyi soruyorum.

Hayır maalesef yok, benim o sıra konuşmada dile getirmeye çalıştığım mevzu, toplumun pek çok kesimi ile yaptığım çeşitli sohbetler ve uzun gözlemlerim sonucunda bende oluşan bir kanıdır. Ve tekrar ifade edersem ki, kanımca hemen herkes aslında hayatında ama bilinçli ama bilinçsiz bir şekilde bir gözlemde bulunur vaziyetedir. Bu sebepledir ki, aslında zanledilenin ve algılananın çok çok ötesinde bir Düya Dışı aktivitenin halihazır da mevcut olduğunu düşünüyorum. Bilemiyorum ki doğru mu düşünüyorum, sağlamasını yapamıyoruz maalesef...

Velhasıl, herşey mümkün kardeşim, sevgiler.

arinmak

Alıntı yapılan: gerçek tosun paşa - 15 Ekim 2025, 16:35:21
Alıntı yapılan: Qui-gon jinn - 15 Ekim 2025, 16:22:13 kendim adına bir tarot açılımı rica edebelirim senden

Şimdi ben buna buradan tamam dersem benzeri ricalar çok olabilir o yüzden bakarız diyeyim  :P

2 yim 2 yim  ;D  ;D  ;D 3 kim  ;D  ;D  ;D

@Qui-gon jinn

bende sohbetteydim. senin onu bu konularla ilgilenmeyen , ilgiduymayan , ilizyonun farkın olmayan vs vs ... anlamında kullandığını anladım.

kelime kelime , cumle cumle , cımbızla birşeyleri secip ... işimiz var. boşver gitsin.

bende diyorum siradan insanlar, görmeye , bilmeye , anlamaya bilir...

sıradan insanım , insansın , insan ...
 

gerçek tosun paşa

Alıntı yapılan: arinmak - 15 Ekim 2025, 17:19:18 bende diyorum siradan insanlar, görmeye , bilmeye , anlamaya bilir...

sıradan insanım , insansın , insan ...

Yani bu tarz şeylerle ilgilenmeyenler için de ilgilenen kimseler "uçuk kaçık ve hatta biraz mal, hayalperest, gevşek, işsiz ve boş insanlar" oluyor.  :D çok şey yapmamak lazım...


Alıntı yapılan: Qui-gon jinn - 15 Ekim 2025, 17:10:21 Velhasıl, herşey mümkün kardeşim, sevgiler.


bilmukabele

 

arinmak

#817
Alıntı yapılan: gerçek tosun paşa - 15 Ekim 2025, 17:21:34
Alıntı yapılan: arinmak - 15 Ekim 2025, 17:19:18 bende diyorum siradan insanlar, görmeye , bilmeye , anlamaya bilir...

sıradan insanım , insansın , insan ...

Yani bu tarz şeylerle ilgilenmeyenler için de ilgilenen kimseler "uçuk kaçık ve hatta biraz mal, hayalperest, gevşek, işsiz ve boş insanlar" oluyor.  :D çok şey yapmamak lazım...


Hay ağzını öpeyim , güzel dedin .Haklısın , çokta şey yapmamak lazım  ;D  ;D  ;D


Benzer şeyleri yüzüme söylenmesede bakışlardan , davranışlardan vs vs ... başıma gelmişti.
 

Qui-gon jinn

Alıntı yapılan: arinmak - 15 Ekim 2025, 17:19:18 bende sohbetteydim. senin onu bu konularla ilgilenmeyen , ilgiduymayan , ilizyonun farkın olmayan vs vs ... anlamında kullandığını anladım.

Eyvallah kardeşim, söylediğin gibidir. Sevgiler.

benguonat

Alıntı yapılan: Qui-gon jinn - 15 Ekim 2025, 12:38:34 Biraz daha açarsam bu durumu, bence günümüzdeki uygulamalar ile binlerce yıl önce genellikle Ezoterik mabetlerde uygulanan kadim astroloji arasında uçurumlar var maalesef. Ben bu konu da yoğun bir dejenerasyonun yaşandığı kanaatindeyim. Ortada bölük pörçük ta o zamanlardan kalma bazı bilgilerin dışında gerçek bir bilgi kalmadığı gibi, bunları uygulayacak yetkinlikte kişilerinde Dünya genelinde yaşanan dejenerasyon neticesinde kalmadığını düşünüyorum.


@gerçek tosun paşa ve senin bu konuda söylediklerine katılıyorum. Bildiğim bir alan değil astroloji ama hep merak etmişimdir bu gezegenlerle ilgili bilgiler nereden nasıl alındı  :D "Şurada böyle yazmışlar" dan daha derin bir bilgiye ihtiyacım var gibi hissediyorum. Bahsettiğin ezoterik mabetlerde gayet de kanallık yapabilen rahip/rahibelerin olduğunu düşünüyorum. Belki de bir nevi Laura'lar gibi bilmem kaçıncı yoğunluktaki gezegen ruhlarıyla temasa geçmişlerdir? Biz makrokozmosun mikrokozmosuysak bir bağlantı olması lazım. Aksi halde gezegen ve yıldızların sırf mantıksal ve dünyevi zihinle yapılan tanımlamalarını kabul edesim gelmiyor. Astrolojik yorumları dünyevi işlere alet etme mevzusunu ise hiç kabul edesim gelmiyor.

Celselerde sorular artık kişilerin kendi meselelerine kayınca K'lar uyarı yapıyordu kendine hizmet tarzında soru soruyorsunuz diye. Kendilerinin bağlantıda olma sebeplerinin tekamüle yardımcı olmak olduğunu ve kişilerin öğrenmeye açık olmaları gerektiğini söylüyorlardı. Günümüz astroloji yorumlarına baktığım açı da aynı hesap. Tekamülüm için yorum almayı tercih ederim. İnsanların 'bana toki çıkacak mı' tarzı soruları bu ilmi bugünkü haline getirmiş olabilir.

Alıntı yapılan: Qui-gon jinn - 15 Ekim 2025, 12:38:34 Daha önce de dile getirmiştim forumda. Bildiğim kadarı ile geçmişteki uygulamalarda geleceğe dair ortaya konulan öngörülerin yanında, mesela özellikle kişilere ilişkin tüm geçmiş enkarnasyonların seceresi ayrıntılı ve spesifik bir şekilde ortaya konuluyordu. Günümüz Astrolojisinde bu durum var mı peki, söylediğim manada bence yok, sadece genel tarzda yapılan tamamen muğlak ifadeler mevcut.


Keşke bunu bilebilseydik, o zaman hayatlarımız "bir önceki bölümde neler olmuştu" tarzında bağlanabilir ve arada kopukluk olmadan devam edebilirdik. Belki de bu devirde bilmememiz gerekiyor.

"Son yüzyılda yazılan kitaplar" ve "Batılı" yazarlar derken neyi kastediyorsun bilmiyorum ama ben de seninle aynı düşüncedeydim. Daha bu sene bu önyargımı kırdım. Kasyopya Celseleri de buna ön ayak oldu. Ve çok ufuk açıcı kitaplar var.

Saygılar, sevgiler.

Tgur

#820
Benguonat kardeşim,
Bilmemek çok daha iyi zira geçmiş hayatlarda olanların muhasebesi ancak beşinci yoğunlukta en gerçek şekilde yapılır ,
Rehberler ne meclisler dolayısıyla bilgide çok ileri safhalara gelmiş yaşlı ruhlardan teşekkül etmiş öğretim elemanları tarafından evvelce yapılmış olanlar çok daha ayrıntılı incelenir ve gerekiyorsa yeni bir kaderi program için devreye alınır,

Hele yeni bir kaderi programı yapılırken eğer ruhların yolculuğu kitabındaki bilgileri incelemişseniz öğretmenlerin tavsiyelerin yanında kişilerin özel odalarda muhtemel hayatlarının provasını yapma gibi özellikler olduğunu fark edersiniz,

Bu yönden dünyada yaşamı devam ettirirken eski hayatlarda olan biteni bilmek ve onları düzeltmek için yapılan gayretler dünya maddi hayatının kısır doneleri ile düzeltilmeye çalışılacak ve çok yönden ilkel ve tatminkar olmayacaktır,

Evvelce bu konuda çok düşünmüş ve tartışmaya sokmuştuk bu yüzden engin arayış ve sezgilerinizle kanal bilgi tartışmalarını vakit bulur incelerseniz eksik hissettiğiniz bir çok konuda dostlarin yapmış olduğu kıymetli yorumlarla karşılaşırsınız,
Bu ısrarlı tavsiye isteklerim için kusura bakmayın neticede her kişi kendi çabalarını kendi düşünceleri doğrultusunda yürütecektir bizler gibi eski dinazorların sadece tavsiye vermek gibi kırıntılı uğraşırlarını devreye almak şu anlarda bedenimdeki hastalıklarla ugrasirken şahsen bana yetiyor.

Sevgiler..

gerçek tosun paşa

Alıntı yapılan: benguonat - 16 Ekim 2025, 00:42:22 Bahsettiğin ezoterik mabetlerde gayet de kanallık yapabilen rahip/rahibelerin olduğunu düşünüyorum. Belki de bir nevi Laura'lar gibi bilmem kaçıncı yoğunluktaki gezegen ruhlarıyla temasa geçmişlerdir? Biz makrokozmosun mikrokozmosuysak bir bağlantı olması lazım.


Ra ve Kas. celselerinin ikisinde de geçiyor olması lazım. Şu an dünyada bulunmayan ama eski zamanlarda günümüz koşullarıyla kıyaslayınca "inanılmaz" şifa yetenekleri olan rahipler, frekans kontrolünü farklı boyuttan biriymiş gibi yapabilen insanlar olmuş evet. Kozmik sürecinde farklı olmasıyla ilgisi olabilir. Üst yoğunluklardan bilgi akışının günümüzle kıyaslanamayacak kadar etkin olduğu zamanlar...

Qui-gon jinn

#822
Alıntı yapılan: benguonat - 16 Ekim 2025, 00:42:22 "Son yüzyılda yazılan kitaplar" ve "Batılı" yazarlar derken neyi kastediyorsun bilmiyorum ama ben de seninle aynı düşüncedeydim. Daha bu sene bu önyargımı kırdım. Kasyopya Celseleri de buna ön ayak oldu. Ve çok ufuk açıcı kitaplar var.

Sevgili benguonat, yorumların için teşekkürler, senin bu mesajın doğrultusunda bazı eklemelerde bulunmak isterim.

En başta söylemek isterm ki, dikkat edilirse tüm değindiğim hususlar da ben yine de katı bir tutum sergilemek istemediğimi söylemiştim, sadece uzun zamanlar neticesinde edindiğim bir tespitimi dile getirmek istedim. Bu tespitimi kastedilen manada bir önyargı neticesinde ortaya koyduğumu düşünmüyorum, ki "Ve çok ufuk açıcı kitaplar var." söyleminize bende yürekten katılıyorum. Zaten benim de çok değerli ve ufuk açıçı bulduğum nice eserler de bu zamanlara aittir. Maharaj, Mooji, Tolle, Cibran vs. pekçoklarının eserlerini bunlara örnek gösterebilirim, zaten bildiğiniz gibi bu eserlerden çokça alıntıları bende her zaman yapıyorum. Sanırım burada önceki ifademi bir kez daha tekrarlamam gerekecek;

"Özellikle "batılı" yazarlarca yazılmış bazı spiritüel, ezoterik vs. bilgiler (Aslında burada daha çok o "tarzda" demeliydim sanırım, çünkü öyle gerçek bilgiler barındırdıklarını düşünmüyorum) ve bolca tavsiyeler bulunduran kitaplar"

Yanılgı olmasın, benim batılı yazarlarca da yazılmış ve beğendiğim pek çok eser de vardır, örneğim Richard Bach'ın yazdığı "Martı Jonathan Livingston" isimli öykü, ki bence bu eser işte önceki mesajımda bahsettiğim o kadim tradisyonlara uygun olarak ortaya konulmuş bir eserdir kanımca, bazı ruhsal, ezoterik prensipler bir martının yaşamı öyküleştirilerek aktarılmış düşüncesindeyim. Benim uygun bulmadığım eserlerden kastım "işte şunu şunu yaparsanız bir haftaya uçmaya başlarsınız" kafasında insanlara sürekli birşeyler empoze eden, içlerinde tamamen kurgusal karakter ve olaylar barındıran ama bunları sanki kurgu değilde gerçekmiş gibi lanse eden, ve irdelenirse şayet bu anlatılan olaylarda nice tutarsızlıklar barındıran vs. vs. olanlardır.

Şimdi işte size sıralı tam liste diye birşey ortaya koyamam ve zaten böyle bir yetkinliğe sahip olduğumuda iddia edemem. Dediğim gibi bu benim nacizane bir tespitimdir ve görüşlerim baştan aşağıya yanlış ve hatalı da olabilir. Lakin an itibari ile halihazırda bu görüşümün arkasında olduğumun altını çizerim.

Bu doğrultuda benim burada nacizane tavsiyem şu olacaktır ki, eğer gerçekten yaptığım tespit neticesinde bir durum varsa şayet, bu konuda ayrımın iyi yapılarak , daha fazla hem zamanımızın, hem de emeğimizin çalınmasına fırsat vermeden, enerjimizi çok daha fayda sağlayacak olanlara doğru kanalize etmemizdir.

Sevgili benguonat, şimdilik diyebileceklerim bunlardır, ben yorumların için tekrar teşekkür eder, selamlarımı, sevgilerimi gönderirim.

Alıntı yapılan: Tgur - 16 Ekim 2025, 07:12:37 Bu ısrarlı tavsiye isteklerim için kusura bakmayın neticede her kişi kendi çabalarını kendi düşünceleri doğrultusunda yürütecektir bizler gibi eski dinazorların sadece tavsiye vermek gibi kırıntılı uğraşırlarını devreye almak şu anlarda bedenimdeki hastalıklarla ugrasirken şahsen bana yetiyor.

Estağfurullah sevgili Tgur, ne kusuru. Ben yorumlarınız için size de teşekürlerimi sunuyor ve tekradan acil şifalar diliyorum. Sağlıcakla kalınız.

---

Bu arada batılı yazarlar demişken, batılı yazarların elinden çıkan ve şimdi ayrıntılarına girmeyeyim ama oldukça beğendiğim "Gündelik Yaşamda Zen" kitabından, yine batılı düşünce yapısına dair söylemlerin ve çok anlamlı olduğunu düşündüğüm bir öykünün bulunduğu kısım geldi aklıma. Müsadenizle o kısmı paylaşmak istiyorum;

T'ai chi, ki gong, kılıç (kendo), okçuluk (kyudo) gibi yalnızca Zen ruhuyla mükemmelliğe ve ustalığa erişilebilecek birçok geleneksel Uzakdoğu sporu vardır.

Gerçi Batı'da bu sanatlar uzun zamandan beri ilgi çekmektedir. Ancak onların da Batı Avrupa düşüncesine egemen olan başarı anlayışıyla damgalanmış olduğunu görüyoruz. Batılı ya bedenini geliştirmek, ya derece almak ya da rakibi yenmek gibi bir hedef peşinde spor yapıyor. Zen sanatı olarak spor yapacaksak bunu Zen ruhu ile yapmalıyız. Bu da önemli olanın sonuç değil süreç olması anlamına geliyor. İşte bu fikri işleyen güzel bir öykü:

Bir AvrupalI ünlü bir Japon ustanın okçuluğunu izlemeye çağrılmış. Bütün varlığı ok ve yayıyla bir olmuş halde atışını yapmış usta. Ama ok hedefin siyah noktasına saplanmamış. AvrupalI evine dönmüş ve; "Ne ustaymış, hedefi bile vuramadı!" diye burun kıvırmış. Usta için okçuluğun, kendini bütünüyle harekete, eyleme, ok ve yay ile bir olmaya vermek olduğunu bilmiyormuş.

Adelheid Meutes-Wilsing; Judith Bossert - Gündelik Yaşamda Zen

sybleman

@benguonat tekamül için tarot bakılabilir aslında. Tabii. Hatta Ra da 4.kitap sanırım okumanı tavsiye ederim..tamamen aslında tekamül aşamaları üzerine Mısır daki rahipler tarafından oluşturulmuş bir şeydir. Sonradan değişiklikler olmuştur. Ama kitaptaki orijinal resimlerini bulabilirsin.

Ben sorarım. Her seferinde de cevap gelir. Ya Rüya ile gelir ya da vizyon ile. Saf ve iyi niyetle şuandaki halim nedir? Ve görmem gereken ama göremediğim, anlamam gereken ama anlamadığım şey nedir diye sorarım. Rüyadaki cevaplar simgesel olur. Ama bh simgesel dilini anlamaya başlayınca o cevap içeren sahnenin içinde bir sürü cümle olduğu anlaşılıyor. Ve o sahne öyle bir içerikle geliyor ki hep doğru bilgi.

Tgur

#824

03 Temmuz 2018, 12:01:44

Arada bir geçmiş yorumlarımı yoklar bakarım neler yazmışım diye, arkadaşlara tavsiye ederken yine bir bakayım dedim birkaçını okudum ve bu alıntıyı sizlere takdim etmenin gerekli olduğunu düşündüm,

Zira yeni başlayanlar var onlar için K H'nin de aşkın ve vazgeçirme faaliyetleri olabilir ve bundan çekinirler korkarlar hatta bazıları çoktan bu bilgileri terk etmiştir biliriz,o tip endişeleri yok etmek için bu verdiğim alıntıyı okumaları faydalı olacaktır kanaatindeyim.

Bu kadar.