Yeni Üyelerin Kendilerini Tanıtması Hakkında

Başlatan bozadi, 29 Ocak 2023, 22:22:34

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 3 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

sybleman

Nefes ve meditasyonun etkileri çok önemli. Yaklaşımın çok güzel  :)

Sıyırmıyorsun inan :) Sadece artık ruhun arayışa geçmiş.

Ra Bilgileri o kadar derin ki. Bazen açıp tekrar tekar okurum. Kasyopya ile birlikte çok açıklayıcı.
Beni en çok bağlayan da tasavvuf bilgileriyle örtüşmesi.
Tanımlar ve anlatışlar farklı olsa da arkadaki mana ve öz bilgi her zaman örtüşüyor.

Not almanı önerebilirim. Bir defterde rüyayı görür görmez detaylı not alabilirsin. Çok faydası oluyor sonradan.

Dionysos

Alıntı yapılan: benguonat - 16 Şubat 2025, 14:44:45 Herkese teşekkür ederim, tavsiyeler üzerine Ra Bilgileri'ni okumaya başladım. Bu kitabı daha çok beğendim. 

Tavsiyeler demişken bu da var. Şafağı Getirenler. Benim K'dan sonra ikinci en sevdiğim.
https://kasyopyadeneyi.tr.gg/Pleyades--Oe-%26%23287%3Bretileri-1.htm

Alıntı YapYaşadıklarımı normal gören insanlar arasında olmak beni mutlu etti

Bu cümlenin özel olarak beni biraz önce sigara içerken düşündürdüğünü farkettim. Okuduktan saatler sonra ve gayrı ihtiyari.

Öncelikle ben bu celselere bir rüya aramasıyla eriştim. Çocukken gördüğüm tekrar eden rüyalar felan vardı. Yani sanırım 2-3 ayrı rüyayı sürekli değişik aralıklarla tekrar tekrar görürdüm. İlk kez kişisel bilgisayar ve internet bağlantısı sahibi olduğumda (sanırım 2006 yılında) hayatımdaki tuhaflıklar, çocukluk rüyalarım gibi şeyleri rastgele internette aramaya başladım. O zaman internet veritabanı bu kadar kalabalık değildi ve bir cümlem çok yakın biçimde eşleşerek siriusofo-forum da bir başlığa eriştim. Sanırım rüya temam genel bir tema gibi bir şey miymiş, emin olamadım. (Aslında sadece kaya parçaları olan bir ortam gibi bir şey). İlgili de olmayabilir ama beni o forumda başlığa götürdü.
Bu gönderide genel olarak yaşamında açıklayamadıkları acılar, tuhaflıklar, zorlantı vb olan, yaşam ve dünyayla diğerlerinin kurduğu bağı kuramama gibi duyguları paylaşan insanların uzaylı kaçırması deneyimi gibi ortak bir yönü olabileceği söyleniyordu. Bazı hipnoz celselerinin bunu ortaya koyduğu gibi bir şey açıklanıyordu. Sonuçta daha sonradan uzaylı kaçırması kavramını aradım ve bunu ararken bu celselere eriştim. Hatta onu biraz okuyup bıraktım ve daha sonra bir kaç kez daha karşıma çıkacaktı ama yorumu asıl şundan yazdım. Tuhaf karşılanma. O zamanlar daha az mı tuhaf karşılanıyordu? Muhtemelen aynı aramalarla paranormal forumlar gibi yerlere erişmiştik ve orada tüm tuhaflıklar normaldi. Bir de sanırım o zamanlarda ne insanlar da ne de genel olarak ne toplumda bu kadar yargı ve kutuplaşma yoktu. TV ler de Haktan Akdoğan çıkardı, kadın programlarına uzaylılardan süper bilgisayar çizimi aldığını iddia eden insanlar çıkardı, Ata Nirun'un fenomen dergisi felan vardı. Ben evde milliyet yayınlarından basılmış Akaşa yayını tarzı bir kitap bulduğumu bile anımsıyorum. Ruhçuluk ya da bu tip düşünceler de belki de eskiden bu kadar yadırganmıyordu. Toplumda sonradan bir bilim bilim durumu oluştu. Bilim krallığı normallik gibi şeyler bu kadar baskıcı ve orada değildi. Yani bana mı öyle geliyor bilmiyorum ama bir 20 yıl önce insanlarası iletişim ne sosyal dünyada ne internette bu kadar çarpık ve kopuk değilmiş gibi hatırlıyorum. Belki de bana geliyor bilmiyorum.
Bana öyle geliyor ki insanların düşünsel sosyal mesafesi böyle değildi. Kesin olarak daha ölçülüydü ve daha az müdahaleci. Kadın programları ve yemek programları gibi bir birbirimizi yargılamıyorduk, ben sanmıyorum. Çok daha fazla suskunluk ve ölçülülük vardı hatta 2000 li yılların ilk zamanlarına dair internet iletişimleri, forum yazışmaları vb. de bunun görülebileceğini düşünüyorum. Bu toplumdaki yozlaşmanın bence ayrıca iki nedeni olabilir ki bu uzun hikaye. İki yönlü düşünce polisi. Din polisi ve bilim polisleri. Bunlar sonradan türedi, biz bir zamanlar nezaket vardı. Birileri aldı götürdü.

ve bir son not

Normal insan kurgudur der Foucault, normal insanlara acıyorum

Alıntı YapC:  Sıradan olandan pek çok bakımdan farklı düşünce kalıpları sergileyen kişiler. Ne kadar sıradışı, o kadar çok bilgi.
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

benguonat

#137
Alıntı yapılan: Dionysos - 17 Şubat 2025, 02:12:03 İki yönlü düşünce polisi. Din polisi ve bilim polisleri.

Evet ne yazık ki ben de "bilim polisleri"nin etkisi altında kaldım uzun yıllardır. Halbuki bilim denen şey, dinin dogmalarına tepki olarak doğmuş bir kavram. Açık fikirliliği içermesi gerekiyorken bugün kendi dogmalarını yaratmış  :-X Benim yaşım yetmediği için bahsettiğiniz o eski zamanları hatırlamıyorum ama ilkokuldayken din dersinde her türlü dinin şöyle bir üzerinden geçilirken Gnostisizm kavramına hiç atıfta bulunulmadığını anladım. Tasavvuf da hiç bu şekilde anlatılmamıştı. Teizm-Ateizm var ama Gnostisizm-Agnostizm ikilemesinden sadece agnostisizm tanıtılmış :D Niye bilinemesin ki bazı şeyler? :D Din polisleri bilinebilircilikten aşırı korkuyor, diğer bir yanda da bilim polisleri bu kavrama zırva muamelesi yapıyor.

Alıntı yapılan: Dionysos - 17 Şubat 2025, 02:12:03 Bunlar sonradan türedi, biz bir zamanlar nezaket vardı. Birileri aldı götürdü.

Birilerinin alıp götürmesi yanında biz de gaza geldik. Tv programlarını aşırı şiddet içerikli buluyorum. "4kh insanların duygularıyla besleniyor" cümlesini okurken direkt bu aklıma geldi. Kendi hayatı yolunda gitmeyen insanlar orada burada kavga görünce birden hareketleniyorlar ve bundan besleniyorlar. Moralleri düzeliyor adeta. Bunun üzerinden yayıncılar da para kazanıp maaş veriyorlar. 4kh de buna benzer bir şekilde besleniyor olabilir. Bu kadar öfke ve korkuya eğlencemiz için kapılınca ne oldu, üzerimize kabuk kapattık  :-X Belki de bu yüzden 20 yıl önce normal olan bu konular şu an garip karşılanıyor.

Dionysos

Alıntı yapılan: benguonat - 17 Şubat 2025, 14:51:17 -X Belki de bu yüzden 20 yıl önce normal olan bu konular şu an garip karşılanıyor.

Demek istediğim şu ki ya da ben öyle sanıyorum ki bu tip şeyleri toplumda açmak bu kadar tuhaf karşılanmazdı. 90 ların sonunda üniversiteydim. Her türden insanla etkileştim. Neredeyse herhangi kişiye dünya görüşlerini, evren algını ve kişisel düşünceni sunabilirdin, açabilirdin ve bu kadar yargı yoktu, tuhaf hissettirilmezdin. Bilim ideolojisi diye bir şey hiç yoktu. Ben bunu anımsadım (ki ben o kadar eski değilim) ve bir zaman şeridi gibi bunun üzerinden son 20 yıldır toplumda oluyor olanları anımsadım.




Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Enginbaysan

Merhaba 5 senedir bu konularin icindeyim burayi hatirlamadigim bir yerden yorum okuyarak geldim kryon,ms2150 ve pleiades mesajlarini okudum su an bioenerji yaptiriyorum henuz faydasini gormedim

bozadi

Alıntı yapılan: Enginbaysan - 10 Mart 2025, 20:07:40 Merhaba 5 senedir bu konularin icindeyim burayi hatirlamadigim bir yerden yorum okuyarak geldim kryon,ms2150 ve pleiades mesajlarini okudum su an bioenerji yaptiriyorum henuz faydasini gormedim
Biraz gecikerek de olsa ben de foruma hoşgeldin diyorum sevgili Enginbaysan :) İyi forumlar!!!

gerçek tosun paşa

@Enginbaysan lütfen foruma katılım gösterme noktasında çekinme. Tekrardan hoş geldin!  :)

Dionysos

Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Schedar

Merhabalar herkese
Sağolsun @gerçek tosun paşa ilk iletim ile buraya yönlendirdi beni. Çünkü konular arasında okurken yazmadığımı fark ederek kaybolmuştum.
Kendimden bahsetme kısmı için burası belirlenmiş ve çok da iyi olmuş. Konu bağlamlarından çıkmamak adına.
Ben forumu yeni keşfettim. Muhtemelem daha önce denk gelip okumaya üşenmiştim. Yaklaşık 3 yıldır yoğun bir spiritüel eğitimlerden geçiyorum. Ha sorarsanız 36 yaşındayım ve kendimi bildim bileli sistem ile bir "fight" modu vardı. Yaratıcıyı olan sevgim saygım sistemi sorgulatmama sebebiyet verdi. E kişisel olarak da dünya hayatlarımız da öyle değil miyiz zaten. Vel hasıl yanmadan yanılmıyormuş. Dünyevi içsel yangınlar beni evrensel yanmalara yöneltti çok şükür. Rabbimle buluştuğumda iyi bir salt kız çocuğu olmaya karar verdiğimden beri eğitimlerim başladı. Kimi ruhsal kimi yüzyüze bir sürü eğitim. Kimi paralı kimi parasız. En nihayetinde şimdilik vardığım sonuç "BİR"lik. Ve birliğe hizmet.Ve yine yüce kadiri mutlak olana sonsuz teşekkürüm var kayda geçsin; öyle güzel bir anlaşma yapmışız ki beni asla bırakmadığı ve beni her anlamda donanımlandırmak için önüme böyle güzel kaynaklar da çıkarttığı için O'na şükranlarımı sunarım.
Ben cassiopeia'dan schedar. Dünya boyutunda herhanginizim gökyüzündeki kimliğim daha tırnak içerisinde, sonuç itibari ile hepiniz gibiyim. Sevgilerimle...
Açmaya meyl etmiş her çiçeğe polenlerinini bırakacaklar "O" muhteşem esintilerle... Amigdaladan ruha, ruhtan kalbe açılan çiçekler gibi... BİR olacak tüm sistem, görmek isteyene kolay bakmasını da bilene..

gerçek tosun paşa

Sitem ile olan zorumuz elbette değerli @Schedar

O zaman lütfen foruma katılım göstermekten çekinme.  :)


Aldığım eğitimler derken 3 yıl gibi nispeten kısa sayılabilecek bir süre içerisinde ne gibi eğitimler aldın? Bunların sana doğrudan bir yararı olduğunu düşünüyor musun?


Schedar

#145
Alıntı yapılan: gerçek tosun paşa - 28 Temmuz 2025, 22:14:08 Sitem ile olan zorumuz elbette değerli @Schedar

O zaman lütfen foruma katılım göstermekten çekinme.  :)


Aldığım eğitimler derken 3 yıl gibi nispeten kısa sayılabilecek bir süre içerisinde ne gibi eğitimler aldın? Bunların sana doğrudan bir yararı olduğunu düşünüyor musun?



Doğru bir sistemi severiz, sayarız 🤗
Mümkün oldukça foruma katılım gösterme çabası içerisinde olacağım.
Eğitim diyoruz da kime göre neye göre. Velhasıl sistem dosdoğru önüme "paralı" eğitimler çıkarttı. Ben tüm varoluşsal sorularımı ve fikriyatımı burada düzene aldım. Işık bedenim ile buluşmam ile de her şey taçlandı. Akış düzenlendi ve kendimi dönüştürmem ile çevremdeki her şeyin herkesin dönüştüğünü idrak ettiğim anda değerini bir kez daha anladım. 3.yoğunluktan 5. yoğunluğa olan bir yolculuk olarak adlandırabiliriz. Ve meditasyonlarımda yaşadıklarımlarımı celseler üzerine birleştirince kendi zihin yoğunluğumda yaşamadığımı da bir kez daha fark ettim. Aslında bu durum bir çok beden için geçerli lakin hatırlamayı fark edenler de muazzam kalabalık.

Açmaya meyl etmiş her çiçeğe polenlerinini bırakacaklar "O" muhteşem esintilerle... Amigdaladan ruha, ruhtan kalbe açılan çiçekler gibi... BİR olacak tüm sistem, görmek isteyene kolay bakmasını da bilene..

sirera

#146
Bu başlıktan da tekrar hoşgeldiniz turuncu dev Alfa Cassiopeiae yani Shedar🙂
Anladığım kadarıyla geçmişte kaçırılmış, kaçıran varlıklar sizinle temas kurarak nereye çip yerleştirdiklerini açıklamışlar. Bunun sizin gelişiminiz için iyi olduğuna da sizi inandırmışlar.
Sanırım daha öncesinde bir takım çalışmalara katıldınız, belki kundalini çalışması yaptınız bilemiyorum. Sonra açılan kanaldan size rahatça ulaşabildiler. Anlattıklarınızdan bu sonuca vardım.
Ruhun çağrısı olarak tanımlanan süreç uzaylı varlıklar tarafından kaçırılmalarla olmuyor. Bu genellikle çocukluktan itibaren hissedilen ilahi bir dürtü. Eğer organik portal değilseniz, genetiğiniz de BH titreşimlerini taşıyor ise bilgilenmek ve korunmak zorunluluğu duyuluyor. Çünkü ilerleminizi sahte söylemlerle ve ilerlediğinizi sandığınız algısıyla dolduran saldırılara maruz kalabiliyorsunuz.
Dipnot olarak yazdığınız yazıda amigdala dan bahsediliyor.

Açmaya meyl etmiş her çiçeğe polenlerinini bırakacaklar "O" muhteşem esintilerle... Amigdaladan ruha, ruhtan kalbe açılan çiçekler gibi... BİR olacak tüm sistem, görmek isteyene kolay bakmasını da bilene..

Bir an düşünün, yergilerden ve ilgilerden uzaklaştığınız, merakın ve korkunun olmadığı noktada bulunduğunuz bir an. Burada herhangi bir heyecan ve anlam arayışı dahi bulunmamaktadır. Hayatın akışında hiçbirşeye şaşırmadan günleriniz bir taştan bile daha monoton geçmektedir. Hayat akışında size verilmiş rolü devam ettirirsiniz. Bu ne kadar tanıdık değil mi. Birçoğumuzun bir süreliğine yaşadığı veya devam ettirdiği duygu durumu. Bu durumun adı kronik stres.
Bu aslında hayatta kalmak için amigdala nın bize sağladığı tehlikede olduğumuzu varsaydığımız bir anda savaş veya kaç modu. Sosyallikten kaçış, uyuşturucu maddelere, alkole eğilim, kendinin çok yüksek bir ruh olduğu yanılgısı gibi tezahürleri de bulunmakta.
Yani amigdaladan kalbe uzanan bir köprüden bahsedersek bunu 360bin yıldan fazladır alıkonulduğumuz kertenkele zihnimizde hapis kaldığımız durumdan bahsediyor oluruz. Konu çok geniş. Forumda defalarca tekrar edilen bir konu aslında ancak et-tekraru ahsen velev kane yüz seksen diye bir söz varmış, "iyilik güzellikten yana olacaksa 180 kere dahi olsa tekrar etmek güzeldir" anlamında. Okuyoruz biz de. Bu hapisten çıkabilmek daimi olarak mümkün görünmese de.
Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)

Schedar

Alıntı yapılan: sirera - 30 Temmuz 2025, 11:06:31 Bu başlıktan da tekrar hoşgeldiniz turuncu dev Alfa Cassiopeiae yani Shedar🙂
Anladığım kadarıyla geçmişte kaçırılmış, kaçıran varlıklar sizinle temas kurarak nereye çip yerleştirdiklerini açıklamışlar. Bunun sizin gelişiminiz için iyi olduğuna da sizi inandırmışlar.
Sanırım daha öncesinde bir takım çalışmalara katıldınız, belki kundalini çalışması yaptınız bilemiyorum. Sonra açılan kanaldan size rahatça ulaşabildiler. Anlattıklarınızdan bu sonuca vardım.
Ruhun çağrısı olarak tanımlanan süreç uzaylı varlıklar tarafından kaçırılmalarla olmuyor. Bu genellikle çocukluktan itibaren hissedilen ilahi bir dürtü. Eğer organik portal değilseniz, genetiğiniz de BH titreşimlerini taşıyor ise bilgilenmek ve korunmak zorunluluğu duyuluyor. Çünkü ilerleminizi sahte söylemlerle ve ilerlediğinizi sandığınız algısıyla dolduran saldırılara maruz kalabiliyorsunuz.
Dipnot olarak yazdığınız yazıda amigdala dan bahsediliyor.

Açmaya meyl etmiş her çiçeğe polenlerinini bırakacaklar "O" muhteşem esintilerle... Amigdaladan ruha, ruhtan kalbe açılan çiçekler gibi... BİR olacak tüm sistem, görmek isteyene kolay bakmasını da bilene..

Bir an düşünün, yergilerden ve ilgilerden uzaklaştığınız, merakın ve korkunun olmadığı noktada bulunduğunuz bir an. Burada herhangi bir heyecan ve anlam arayışı dahi bulunmamaktadır. Hayatın akışında hiçbirşeye şaşırmadan günleriniz bir taştan bile daha monoton geçmektedir. Hayat akışında size verilmiş rolü devam ettirirsiniz. Bu ne kadar tanıdık değil mi. Birçoğumuzun bir süreliğine yaşadığı veya devam ettirdiği duygu durumu. Bu durumun adı kronik stres.
Bu aslında hayatta kalmak için amigdala nın bize sağladığı tehlikede olduğumuzu varsaydığımız bir anda savaş veya kaç modu. Sosyallikten kaçış, uyuşturucu maddelere, alkole eğilim, kendinin çok yüksek bir ruh olduğu yanılgısı gibi tezahürleri de bulunmakta.
Yani amigdaladan kalbe uzanan bir köprüden bahsedersek bunu 360bin yıldan fazladır alıkonulduğumuz kertenkele zihnimizde hapis kaldığımız durumdan bahsediyor oluruz. Konu çok geniş. Forumda defalarca tekrar edilen bir konu aslında ancak et-tekraru ahsen velev kane yüz seksen diye bir söz varmış, "iyilik güzellikten yana olacaksa 180 kere dahi olsa tekrar etmek güzeldir" anlamında. Okuyoruz biz de. Bu hapisten çıkabilmek daimi olarak mümkün görünmese de.


Tekrar hoş buldum @sirera
Kaçırılmalar çocukluğumdan itibaren olmuştu. Bu kısımları vakti gelince anlatacağım. Lakin direkt bu yargıya varmanız beni üzdü açıkcası. Elbette geçmiş kaynaklarda anlatılar veyahut yaşanılanlar var. Şu an 21. Yüzyıldayız. Ve dönemin farklılığını hep birlikte yaşıyoruz. Hiçbiri ne benim anlattım ne de yaşanılan kadar basit değil. Ve bu durumda olan bir çok insan var. Görevlerinizi almayı, kendi içinize dönmenizi, kalbinizin önündeki duvarları sevgiyle kırmanızı dilerim. İlahi aşka yürekten ulaşmanızı ve yüksek sevgi kanalında da buluşmayı diliyorum. Ve hapisten çıkmam çok mümkün. Cidden sizler içinde diliyorum. Çok sevgilerimle 🤗
Açmaya meyl etmiş her çiçeğe polenlerinini bırakacaklar "O" muhteşem esintilerle... Amigdaladan ruha, ruhtan kalbe açılan çiçekler gibi... BİR olacak tüm sistem, görmek isteyene kolay bakmasını da bilene..

sirera

Sevgili @Shedar, yargılayıcı olmak istemedim. Sadece anlamaya çalışıyorum. %85 i doğru olduğunu söylediğiniz K celselerinde binlerce yıldır bu tutsaklığın içinde olduğumuz bilgisi sık sık tekrar ediliyor. Yüzyıllar değil. Binlerce yıl bu döngüde aynı savaş, aynı tutsaklık. Değişen yok.
 Hepimizin kendi içine dönme ve onarılma ihtiyacı var. Dualitenin kaleideskop gibi dönüp değiştiği, değiştirdiği  dünyada dengede kalabiliyor, isteyene biraz da olsa  hizmet verebiliyorsanız ne mutlu. Umarım ilahi aşka hep beraber ulaştığımız noktada oluruz . Sevgilerimle.
Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)

fatih

Merhaba,

adım fatih, yaş 46. Kıymetli sirera üstadın tavsiyesiyle geldim. Dedim sirera tavsiye ediyorsa iyidir zira vakti kısıtlı dünya hayatında vakit ayırmaya değer bir sebep oldu. Teşekkürler sirera, Herkese huzurlu forumlar..
İnancınızı kaybettiğinizde, dışarıdan hiç bir kurşun yemeseniz bile, kendi içinizde savaşı kaybedersiniz..