Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü
avatar_Feylefus

Astral Boyut Bir Tuzak mı?

Başlatan Feylefus, 09 Ekim 2024, 12:41:52

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Feylefus

Selamlar, Astral boyut hakkında bilgi paylaşmak istiyorum.
Astral boyut bilindiği gibi 4. boyutta yer alan holografik bir evren ve bu evrene her insan ya rüyalarda ya bilinçli seyahat yaparak ya da öldükten sonra hemen gider. Astral holografik boyutta her insan kendi geçmiş inanç sistemlerine göre tasarlanan hologram alana alınarak bekletilir ve sorular sorularak yaptığı hatalar tek tek ele alınır. Kişi dünyada ister pozitif ister negatif eylemler yapmış olsun, mutlaka borçlandırılır. Yeniden dünyaya dönüşe hazırlanır. Böylece her ruh 210-216 defa 25 bin yıllık zaman zarfında dünya gezegenini ziyaret eder. Acılar çeker, deneyimlerde bulunur ve hep sistemde borçlu tutulur. Bu bir Matrix olarak 25 bin yıl devam eder. Ruh en sonunda bu karanlık Matrix ortamından pozitif kurucuların diğer aydınlık sistemlerine alınır.

Bu bilgilere göre; astral holografik evren; büyük bir oyun alanından oluşuyor sadece fiziksel evrenden daha az yoğun ve şeffaf bir boyuttur. Bu alana hiç gitmemek ve pozitif kurucular tarafından matrix alanından tamamen kurtulmak için; ölünce ışığa gitmeyi seçmemek gerekiyor. Ruh ışığa doğru gittikçe; ki cazibesi çok fazladır- tekrar tekrar bu samsara döngüsüne maruz kalır.
Bu ilginç bilgileri Youtuber Egemen Arman anlatıyor ve bana çok mantıklı geldi linki atıyorum.
"https://www.youtube.com/watch?v=zBTj0MB9nLU"

Sizin düşünceleriniz nelerdir?
13 Katmanlı Kozmik Komplo

gerçek tosun paşa

#1
Bana hiç mantıklı gelmedi. Burada ele aldığımız çokça kaynakta özellikle "ışığa gitmenin" öneminin üzerinde durduk. Çünkü 3 ve 4. yoğunluk varlıklarının fiziksel yaşamlarını yitirdiklerinde yani öldüklerinde 5.boyuta (eve) gitmelerinin gerekliliği üzerine ne kadar çok bilgi, kitap, celse ve çeviri paylaşımında bulunduk ve tartıştık.

Hangi KH artığı bunu söylüyor? Ruhlar yolunu bulamayıp 3Y aleminde sıkışıp 4KH'a yem olmaya devam etsinler diye mi?

Alıntı yapılan: Feylefus - 09 Ekim 2024, 12:41:52 Astral boyut bilindiği gibi 4. boyutta yer alan holografik bir evren ve bu evrene her insan ya rüyalarda ya bilinçli seyahat yaparak ya da öldükten sonra hemen gider

Hayır astral boyut 4Y'de yer almaz. Astral bir kolektif düşünce boyutudur. Bakın boyut diyorum yoğunluk değil! Bu süreler sayılar filan çok fiyasko. Son Kas. celselerinde de astral konusu hakkında net aktarımlar oldu. Astral boyut 3.yoğunlukla yakından ilgili -dolayısıyla fiziksellikle de öyle- belki 5. yoğunlukla bazı bağlantıları aralayan düşsel bir boyuttur.

Alıntı YapRA BİLGİLERİ

31 Ocak 1981

Ra: [...] Sizin mutilasyon olarak adlandırdığınız olayların büyük bir kısmı, leşle beslenen ikinci yoğunluk varlıklarınızın [yani hayvanların] yöntemlerine göre gerçekleşir. Bu sözde mutilasyonların bir kısmı, sizin çok boyutlu tip olarak adlandırabileceğiniz türden olanlardır: üçüncü yoğunlukta yaşam ve varlığa sahip olmak için çeşitli parçaları kullanan bir düşünce-formu yapısı.

Soru: Bu düşünce-formları nereden geliyor?

Ra: [...] İlk olarak, Yaratıcı'dan gelirler. İkinci olarak, sizin alt astral düzlem olarak adlandırabileceğiniz düşünceden gelirler. Üçüncü olarak, yapı görselleştirme kompleksinde, kısmen gezegeninizin kabuğunun altında bulunurlar. [...] Bu varlıklar korku ya da dehşet duygularıyla ilişkili herhangi bir düşünce biçimini alabilirler.

Soru: Bu düşünce-formları sadece sığırlara mı saldırabilir yoksa insanlara da saldırabilirler mi?

Ra: [...] Bu düşünce-formları üçüncü yoğunluk [yani insan] varlıklarına saldıramazlar.

24 Mart 1981
Ra: [...] enerji merkezleri ile çeşitli düşünce formları arasında bir bağlantı vardır. Böylece kitlesel bilincin korkuları, kitlesel bilinçte endişe ya da korku alanlarını sembolize eden bedensel parçaların çıkarılmasına yoğunlaşılması için gerekli ortamı yaratır. [Düşünce-formu varlıkları korkuyla beslenirler; bu nedenle de semboloji sistemlerine göre kesin hasar verebilirler. Sözünü ettiğiniz diğer ikinci yoğunluk türlerinin [yani hayvanların] [...] kana ihtiyacı vardır.

Soru: Bu diğer ikinci yoğunluk türlerinin fiziksel olarak kalmak için kana mı ihtiyaçları var? Astral planlardan birinden fiziksel yoğunluğumuza girip çıkıyorlar mı?

Ra: [...] Bu varlıklar, diyelim ki, Orion grubunun yaratıklarıdır. Düşünce formları gibi astral planlarda bulunmazlar, Dünya'nın yüzeyinde beklerler.


Kasyopya Celseleri

Alıntı Yap13 Mayıs 2023
S: (Navigator) [Mark] Stavish'in tanımladığı gibi "egregorlar" var mı? Bir grup insanın düşüncelerinden yaratılan, daha sonra kendi bilincine sahip olan ve zaman zaman beslenmesi gereken ve olumlu ya da olumsuz olan bir varlık. [...]

C: Genellikle yukarıdan aşağıya doğru gerçekleşmesi dışında yakın. Yani, bir varlık bir grup insanı belirli eylemlerde bulunmaları için etkileyebilir ve böylece kendisi için bir beslenme havuzu oluşturabilir. [...] Böyle bir yaratım daha çok FRT'nin bir işlevi ve grubun dağılmasıyla ortadan kalkacak.

S: (L) Ama bir süre için grup içinde enerjiyi çeken ve geri dönüştüren bir şey var.

C: Evet [ama sürekliliği veya özerkliği yok]. [...]

S: (L) Peki, Stavish'in bahsettiği daha uzun süreli ve değişiyor gibi göründüğü, talepkar olmaya başladığı ve temelde isyan ettiği durumlarda bu nedir?

C: Genellikle 4YKH, fikirleri 3B'ye beslemek ve yerleştirmek için bir grup insanı kullanıyor. Bu tür gruplardaki üst düzey kişilerin genellikle bir psikopat olduğunu ve dönüşümün nasıl işlediğini görmek için güncel çalışmaları okuyabileceğinizi unutmayın. [...]

S: (Navigator) Kitabın eklerinden birinde Stavish, üstat öldüğünde ya da öldüğü sıralarda ezoterik grubunu etkileyen acımasız hastalığı anlatıyor. Suçlunun grup egregoru olduğunu düşünüyor, ama öyle miydi?

C: 4YKH besleyicisi astral bağlantılar aracılığıyla çalışır.

 Ra ve Kasyopya celselerine (ayrıca bu forumda bahsi geçen çeşitli kitap, kaynak ve çevirilere) öbür dünya (5Y) hakkında söylediklerine yeterince güveniyorsan, KH güçlerinin "tefekkür" üzerinde bir kontrolü olmadığını anlamalısın. Bu ışığa gitmeyin vs. tamamen bu tefekkürün önüne geçip, beslenmek için fırsatlara (negatif duyguların patlamasına) yol açmak isteyen negatif varlıkların telkinidir.



 

bozadi

#2
Egemen Arman'ın videosunu ilk müsait vaktimde izleyeceğim, henüz tam olarak ne iddia ettiğini bilmiyorum ama youtube'da ÖYD deneyimlerini araştırırken sıkça karşılaştığım (İngilizce) bazı videolar, ölünce içine çekildiğimiz ışığın bizi tekrar reenkarne olmaya teşvik eden ve bir şekilde negatif varlıkların amaçlarına hizmet eden bir kısırdöngü olduğu iddiasını içeriyor. Daha önce forumda kısaca tartışması yapılmıştı bunun.

Ra ve Kasyopya celselerinde veya Michael Newton gibi hipnoz yoluyla "öbür taraf" hakkında keşifler yapan insanların verdiği bilgiler arasında bu iddiayı doğrulayacak veya bundan ciddi bir şekilde şüphelenmemize vesile olabilecek tek bir bilgi veya ima geçtiğini hatırlamıyorum. Dolayısıyla bu iddianın tamamen dezenformasyon olduğunu düşünüyorum.

Nitekim K celselerinde o iddianın yanlışığına işaret eden çeşitli bilgiler verildi. Müsait zamanımda konuyla ilgili celse alıntılarını tespit edip paylaşmaya çalışacağım. Ve videoyu da izleyip görüşlerimi spesifik olarak paylaşmak isterim.

bozadi

Konuyla ilgili celse bilgilerinden iki tanesini tespit edebildim:

Alıntı Yap19 Temmuz 1995

C: (...) fiziksel bedeninizin fonksiyonunun sona ermesi ve beşinci yoğunluğa girme süreci tek, yalnızca tek bir bir yolla gerçekleştirilir: özel olarak üçüncü yoğunluk ile beşinci yoğunluk arasında transfer amacıyla açılan bir kanaldan geçerek. Sizin terminolojizde gümüş kordon olarak tanımlanan şey, bu geçiş kanalına ihtiyaç duyulduğunda açılan kapalı bir hat gibidir. Bu oldukça kaba bir benzetmedir, fakat bunu tanımlamanın tek yoludur. Yani fiziksel beden sona erdiğinde, bu hat açılmakta ve ruhun doğal bir şekilde geçtiği bir kanal oluşturmaktadır. Fakat bu kanalın özelliklerinden biri şudur ki, hiçbir yoğunluk seviyesinden hiçbir güç bu kanalı kesinlikle delemez. Dolayısıyla, üçüncü yoğunluktan beşinci yoğunluğa transfer sürecindeki ruhlara hiçbir şekilde müdahale edilemez. (...)

Alıntı Yap13 Ocak 2024

S: (Ze Germans) 4Y KH, 5Y'den ruhları kaçırabilir veya 5Y'ye herhangi bir şekilde müdahale edebilir mi?

C: Hayır.

bozadi


Egemen Arman'ın daha önce aynı iddiasını diğer bir videosundan alıntılayıp değerlendirmişiz:

https://www.baskalarinahizmet.com/diger-73/kader-ve-olum-sonrasi/

bozadi

#5
Egemen Arman'ın olumlu bulduğum yönlerine değinmiştim daha önce ve bir-iki problemli bulduğum hususa da değinmiştim.

Şimdi bu son atıf yapılan videosunu izlerken, araştırma ve bilgi eksikliğiyle de bağlantılı olarak, anlattıklarında egosunun azımsanamayacak bir etkisi olduğu izlenimini ediniyorum.

Astral alemi veya boyutu negatif güçler tarafından yaratılmış ve neredeyse tamamen negatifliğin egemen olduğu bir boyut olarak tanımlıyor olması çok abartılı gibi görünüyor.

Yine "karma" denen şeyin negatif güçlerin kontrolü altındaki "adaletsiz" bir yasa olduğu görüşü de öyle.

Daha da sorunlu olan faktörlerden biri, korkutma amacı güden çevreleri yoğun bir şekilde eleştirip "aman bunlardan uzak durun" demesine rağmen, ölüm sonrası içine girilen alemi neredeyse tamamen negatif varlıkların kontrolü altındaki bir alem olarak tanımlıyor olması başlı başına bir "korku pompalaması" gibi görünüyor. Ve bu korkuyu son derece egosal bir amaçla kullanmaya niyet ettiğinden şüphelenilebilir: "Bu amansız derdin ilacı bende" kampanyası.

Ölüm sonrasına dair bir yığın literatür var, bizim kendi ruhçu camiamız ve kaynaklarımız var, global spiritüalizm bilgileri var, reenkarnasyon konusunu hipnoz denekleri yoluyla araştıran ve kitapları Türkçeye de çevrilmiş Michael Newton gibi nice değerli yazarlar var.

Bu forumda esas alınan önemli kanal bilgileri var. Reenkarnasyona inanan, geçmiş yaşamlarını az çok hatırlayan, bu olguya inanan milyonlarca insan var. İnanılamayacak kadar çok sayıda ölüme yakın deneyimi var. "Öbür tarafta" tezgah kuran negatif varlıkların bizi kandırarak ve zorla sözleşmeler imzalatarak olumsuz şartlarda tekrar tekrar reenkarne olmaya mecbur bıraktıkları şeklindeki bir görüşe ilk defa son birkaç yılda YouTube videolarında rastlamaya başladım. ÖYD deneyimleriyle ilgili binlerce video var ve şimdiye kadar izlediklerim arasında hiç böyle bir iddiada bulunan bir kişiye rastlamadım. Bu iddiayı savunan videolardan birkaç tanesini izledim ve "deneyim" yaşayan birilerinin videosu veya anlatımı değil, sadece varsayıma dayalı olarak böyle bir iddiada bulunuluyor. Çok "yapay" yani.

Bana tamamen dezenformasyon olarak görünüyor bu iddia. Kimisi bilinçli olarak korku amaçlı yaymaya çalışıyor olabilir, kimileri de dünya hayatının berbatlığını, esaret koşullarını bu şekilde açıklamayı mantıklı buluyor olabilir. Belki budizmin reenkarnasyonla ilgili görüşünden etkilenmiş bir görüş olabilir. Budizm reenkarnasyonu önemli bir gerçek olarak kabul ediyor ama insanların reenkarnasyon döngüsünden "kurtulmaya" çalışması gerektiğini savunuyor. Ama tabi reenkarnasyon döngüsünün negatif varlıkların kontrolündeki bir kısırdöngü olduğunu iddia ederek değil.

Egemen Arman'ın konuyla ilgili açıklamalarında çok ciddi "boşluklar" var. Örneğin dünyaya ruhsal amaçlarımızı gerçekleştirmek ve kendimizi geliştirmek için geldiğimizi söylüyor. Ama işte diğer yandan da ölünce gidilen yerin negatif varlıkların denetiminde olduğunu iddia ediyor. Peki öyleyse dünyaya gelme amaçlarımızı ve kendimizi geliştirme niyetlerimizi nerede geliştiriyoruz? Pozitifliği, imanı, bilinci yeteri kadar yüksek olanlar eğer negatif kontrol sistemini aşabiliyorlarsa, onların gittiği yerden niye bahsetmiyor? Hem korku pompalayanları şiddetle eleştiriyor, hem de kendisi son derece negatif ve korkutucu (ve neredeyse kaçınılması imkansız) bir realiteyi tasvir edip duruyor ve kendisinin öğrettiği (veya sattığı?) bilgilerle, yöntemlerle, ritüellerle bu kısırdöngüden çıkılmasının mümkün olduğunu söyleyerek ve sanki kendisinden başka bunu yapabilecek kimse yokmuş gibi bir tavır sergileyerek ciddi bir şüphe uyandırıyor.

Bence burada kesinlikle pozitif olmayan birşeyler var. Ego.


bozadi

#6
Arman'ın kendi içindeki pozitif eğilim ile negatif eğilim arasında bir çatışma olabilir. Veya pozitif eğilim gibi görünen şeyi, negatif eğiliminin "av" amaçları doğrultusunda bir "yem" olarak kullanıyor olabilir. Daha önce şahsın olumlu yönü dikkatimi çekmişti ama şimdi egosu daha fazla dikkatimi çekiyor.

Feylefus

#7
@bozadi değerli hocam, Egemen Arman beyin üzerinde sık durduğu en önemli konulardan biri de;
" hiç bir pozitif boyuttan, bu karanlık evrenlere kanal açılmamıştır, açılan kanalların hepsi KH negatif kanallardır ve verdikleri bilgiyi - üst boyuttan gelen emir gereği- 2/3 oranında doğru vermek zorundalar, kalan 1/3 bilgi ise yanlış ve yanıltıcıdır. Verilen yanlış bilgi diğer 2 doğruyu da yok ediyor " mealinde bilgiler verdi.

Bu durumda sormak gerekiyordu sordum: Peki sen nereden bilgi alıyorsun?
Buna verdiği cevap da şu: "Ben hiç bir kanaldan bilgi almıyorum, Sirius'tan teklif gelmesine rağmen reddettik, sadece kendi ruhumdaki açılımlardan bilgi alıyorum.Siz de alabilirsiniz herkes alabilir" oldu.

Hiç bir pozitif varlığın bu karanlık Matrix Alanıyla ( bu terim de matrix filminden sonra  moda oldu, filmden önce yoktu :)) ) ilgilenme cesareti girişimi yok. Çünkü aşağı düşerler ve yükselmeleri zor olur diye bir iddiası da çok ilginç geliyor. Zira Pozitif varlıklar, zaten üstteler ve neden karanlık evrene inip kendilerini riske atsınlar ki" diyerek iddiasını güçlendiriyor.

Şahsen ben 500. boyutta olsam, 600 e yükselmek için 3'e inmezdim:)))
.........


7 yıl tasavvuf -zikir ile uğraşmış olduğunu da sık sık dile getiriyor. Bu da ses titreşimlerinin belli bir periyotta tekrarının bazı kapıları araladığı ( Bknz Gurdjief 4. yol öğretisi) bilgisini hatırlatıyor.
.......
Özetle bana göre bu zat boş biri değil ve çok değerli bilgileri var. Ancak anlatım kabiliyeti konusunda bildiklerini tam aktarma noktasında sanki zorlanıyor gibi.  Video başlıkları başka, video içeriği başlıktan kopuk olabiliyor. Bu da aktarımı zorlaştırıyor.

Takipçisi az çünkü videolara odaklı SEO etiketleri girmiyor. Akışa bırakmış gelen gelir gelmeyen gelmesin, kendi kaybeder havasında...



13 Katmanlı Kozmik Komplo

Feylefus

#8
...
13 Katmanlı Kozmik Komplo

Feylefus

Alıntı yapılan: bozadi - 09 Ekim 2024, 22:58:08 Egemen Arman'ın konuyla ilgili açıklamalarında çok ciddi "boşluklar" var. Örneğin dünyaya ruhsal amaçlarımızı gerçekleştirmek ve kendimizi geliştirmek için geldiğimizi söylüyor. Ama işte diğer yandan da ölünce gidilen yerin negatif varlıkların denetiminde olduğunu iddia ediyor. Peki öyleyse dünyaya gelme amaçlarımızı ve kendimizi geliştirme niyetlerimizi nerede geliştiriyoruz? Pozitifliği, imanı, bilinci yeteri kadar yüksek olanlar eğer negatif kontrol sistemini aşabiliyorlarsa, onların gittiği yerden niye bahsetmiyor?

Bence burada kesinlikle pozitif olmayan birşeyler var. Ego.



Aslında pozitiflerin gittiği yer/boyutlardan bahsediyor. Matrix'ten çıkış için kullanılacak alan fiziksel dünyamız.  Yükselmek ise sadece bilgi ile oluyormuş yani farkına varıp sistemlerden otomatik olarak çıkabiliyormuşuz.  Adamın 80'e yakın videosu var sanıyorum 20 tanesini ikişer kez izledim:)
13 Katmanlı Kozmik Komplo

bozadi

Ben Ra'yı sevdim, Pleyadeslileri sevdim, Kasyopyalıları sevdim, Maharaj'ı sevdim.

Arman'dan şimdiye kadar duyduğum şeyler bende bu kaynakların uyandırdığı güçte veya derinlikte olumlu etkiler uyandırmadı. Belki bu kaynaklar çok sorunludur, Arman işin doğrusunu, gerçeğini daha iyi biliyordur, olabilir. Ama bana hitap etmiyor.

gerçek tosun paşa


oryon

Alıntı yapılan: Feylefus - 09 Ekim 2024, 12:41:52 Selamlar, Astral boyut hakkında bilgi paylaşmak istiyorum.
Astral boyut bilindiği gibi 4. boyutta yer alan holografik bir evren ve bu evrene her insan ya rüyalarda ya bilinçli seyahat yaparak ya da öldükten sonra hemen gider. Astral holografik boyutta her insan kendi geçmiş inanç sistemlerine göre tasarlanan hologram alana alınarak bekletilir ve sorular sorularak yaptığı hatalar tek tek ele alınır. Kişi dünyada ister pozitif ister negatif eylemler yapmış olsun, mutlaka borçlandırılır. Yeniden dünyaya dönüşe hazırlanır. Böylece her ruh 210-216 defa 25 bin yıllık zaman zarfında dünya gezegenini ziyaret eder. Acılar çeker, deneyimlerde bulunur ve hep sistemde borçlu tutulur. Bu bir Matrix olarak 25 bin yıl devam eder. Ruh en sonunda bu karanlık Matrix ortamından pozitif kurucuların diğer aydınlık sistemlerine alınır.

Bu bilgilere göre; astral holografik evren; büyük bir oyun alanından oluşuyor sadece fiziksel evrenden daha az yoğun ve şeffaf bir boyuttur. Bu alana hiç gitmemek ve pozitif kurucular tarafından matrix alanından tamamen kurtulmak için; ölünce ışığa gitmeyi seçmemek gerekiyor. Ruh ışığa doğru gittikçe; ki cazibesi çok fazladır- tekrar tekrar bu samsara döngüsüne maruz kalır.
Bu ilginç bilgileri Youtuber Egemen Arman anlatıyor ve bana çok mantıklı geldi linki atıyorum.
"https://www.youtube.com/watch?v=zBTj0MB9nLU"

Sizin düşünceleriniz nelerdir?


Öldükten sonra 4. Boyuta derken 4.yoğunlukmu demek istemiş bilemedim ama yani Ra ve kasiyopya 5.yoğunluk olduğunu söyler okursan bu kisinin verdigi bilgilerin yanlış olduğunu farkedersin bu sadece kısa bir göz gezdirmeydi benim için ve ''üst yoğunluk Bh neden alt seviyeye insin yardim icin saçma''demek konudan ne kadar uzak bir kafa yapisinda oldugunu gösteriyor
 

Feylefus

#13
Sanırım bunu açmak gerekli:



Öldükten sonra 4. Boyuta derken 4.yoğunlukmu demek istemiş bilemedim ama yani Ra ve kasiyopya 5.yoğunluk olduğunu söyler okursan bu kisinin verdigi bilgilerin yanlış olduğunu farkedersin bu sadece kısa bir göz gezdirmeydi benim için ve ''üst yoğunluk Bh neden alt seviyeye insin yardim icin saçma''demek konudan ne kadar uzak bir kafa yapisinda oldugunu gösteriyor


Adamın dediklerinden anladığım kadarıyla; adam zaten RA ya Marduk ( Anunnaki varlığı) ismini veriyor. Kasyopya kanallarından gelenlerin de negatif mesajlar olduğunu iddia ediyor. Ayrıca bu boyutumuzun karanlık bir çöplük olduğunu ve tamamen aydınlık alanlarda keyfi yerinde olan pozitif varlıkların buraya bulaşmak istemediğini belirtiyor. Geçmişte inenler olmuş fakat onlar kimseyi yükseltememişler hatta onların boyutu düşmüş diyor.

Netice biz bu veya şu kesin doğrudur diyemeyiz tabi. Sadece zihin egzersizi yapıyoruz.
13 Katmanlı Kozmik Komplo

bozadi

#14
Alıntı yapılan: Feylefus - 10 Ekim 2024, 10:17:45 Kasyopya kanallarından gelenlerin de negatif mesajlar olduğunu iddia ediyor.
Kasyopya'yı bizzat söylüyor mu negatif diye, yoksa "bütün kanal bilgileri negatiftir" gibi birşey mi söylüyor?

Alıntı yapılan: Feylefus - 10 Ekim 2024, 10:17:45 Ayrıca bu boyutumuzun karanlık bir çöplük olduğunu ve tamamen aydınlık alanlarda keyfi yerinde olan pozitif varlıkların buraya bulaşmak istemediğini belirtiyor.
Burada kendisiyle çelişiyor sanırım. Bu veya diğer videolardan birinde dünyada aydınlık taraf ile karanlık taraf arasındaki mücadeleyi aydınlık tarafın kazanacağını bildiğimizi söylüyordu. Dünya pozitif güçlerin uzak durmayı tercih ettiği bir düzeyde tamamen negatif güçlerin çöplüğü durumundaysa (tüm astral alemin ve reenkarnasyon döngüsünün kontrolü dahil!!!), dünyada aydınlık olan kimmiş ve kedinin fareyle oynadığı gibi bizimle oynayan şeytanları hangi güçle yenecekmiş? Evrenin pozitif güçlerinin dahi bulaşmak istemediği düzeyde negatif bir dünyada???