Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

30 Aralık 2023

Başlatan bozadi, 04 Ocak 2024, 10:59:22

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

Celse Tarihi: 30 Aralık 2023

Tabla başındakiler Laura ve Andromeda

Joe, Niall, Gaby, Ark, Possibility of Being (PoB), Scottie, Chu, Leia, Falkor, Bella

S: (L) Merhaba?

C: Kasyopya'dan Hayeylorya hizmetinizde.

S: (L) Bugün 30 Aralık 2023. [Mevcudun gözden geçirilmesi] Neredeyse yılın sonuna geldik ve dehşet bir yıl oldu. Bu yıl gerçekleşen bazı büyük olaylara dair bir özetimiz var mı?

(Niall) Makaleme bir göz atın. [gülüşmeler] Gerçi şimdi Orta Doğu öne çıktı. Ekim ayından beri. ABD'de Trump'ı engellemek için devam eden dolaplar. Göç dalgaları aşırı düzeylere çıkıyor.

https://www.sott.net/article/486578-Signs-of-the-Times-Christmas-Fundraiser-Donate-Today-to-Keep-the-Lighthouse-Shining-Receive-2024-SOTT-Merch

(L) Covid ve aşılarla ilgili ifşaatlar.

(Joe) UFO'larla ilgili olaylar.

(L) Evet, UFO konusu bu yıl önemli bir temaydı.

(Gaby) Dünyanın her yerinde kızıl gökyüzü.

(Joe) Fırtına, bol yağmur.

(L) Sonuçta çok zor bir yıl oldu ve sanırım hepimiz biliyoruz ki, birçok kez söylediğim gibi, bu sonsuza kadar devam edemez. Yani gittikçe kötüleşiyor ama sonsuza kadar devam edemez. Andromeda bunun ne zaman zirveye ulaşacağını bilmek istiyor.

C: Önce bir temizlik olması gerekiyor.

S: (L) Peki temizlik tam olarak nedir?

C: Bekleyin ve görün.

S: (L) Bu temizlik 2024 yılında mı gerçekleşecek?

C: Yer yer.

S: (L) Yani bazı yerlerde olacak, bazılarında olmayacak mı?

C: Evet

S: (L) Tamam, yani başlangıçta her yerde değil?

C: Evet

S: (L) Pekala. Bu UFO ifşaatları nedir? David Grusch. David Grusch kendini tanıttığı gibi biri mi? Onu daha önce sormuş muyduk? David Grusch'un arkasında onu ifşa için kullanan birileri var mı?

C: O şekilde değil. Esasen organik.

S: (L) DeSouza'yı sormuş muyduk? John DeSouza... Yani bana öyle geliyor ki bazı yanıltıcı fikirler yayıyor. O fikirlerin kaynağı kendisi mi yoksa yönlendirmeyle mi yapıyor bunu?

C: Düzgün bir hazırlık yapmadan meseleleri çözmeye çalışıyor ve şüpheli kaynaklardan müdahalelere maruz kalıyor.

S: (Andromeda) Sanırım bunu sormuştuk ve aynı şeyi söylemişlerdi. Hatırlıyorum.

(L) Peki, bu ifşaların şimdi yapılması, yaklaşmakta olan bir insan-dünyadışı dinamiği olduğunun bir göstergesi mi?

C: Bekliyor olabileceğinizden daha erken!

S: (Joe) Bekliyor olabileceğimiz ne ki?

(L) Ben iki-üç yıl gibi düşünüyordum.

(Joe) Evet. En azından toplum bilincine bunun gerçek birşey olduğu mesajı verilebilir. Ve bir noktada yalnız olmadığımız fikrinin genel kabul görmesini sağlayabilirler. Ve detaylar daha uzun bir süre içinde verilir.

(L) Peki, gezegenimizi ve toplumumuzu kontrol eden dünyadışı varlıklar ya da üst boyut varlıkları... Bugün dünyada devam eden tüm kitlesel kaosun sorumlusu büyük ölçüde onlar mı?

C: Çoğunlukla, ama bir kısmı tamamen insan aptallığı. Temizlik başlasın!

S: (Joe) Aptal insanların temizleneceği anlamına mı geliyor bu?

(L) Tanrım, umarım...

C: Nihayetinde büyük bir bilinç dönüşümü yaşanacak.

S: (L) Peki, bilinç dönüşümü gerçekleştiğinde, aptal insanların benzeşim veya ozmoz gibi yollarla biraz akıllanacağı anlamına mı geliyor bu?

C: Yakın.

S: (Andromeda) Bu uzaylılar kendilerini gösterdiklerinde ne tür bir şekil alacaklarını sorduk mu hiç? Gezegeni kurtarmak için buradalarmış gibi davranacaklarına dair birşeyler söylemişlerdi.

(Joe) Sanırım insan olarak.

C: Nordik.

S: (Joe) Bir grup İsveçli mi?

(L) Eğer Nordiklerse, beyaz olan herşeyden nefret etmeye ayarlanmış bir toplumda bu pek de iyi karşılanmayacaktır.

(Niall) Çeşitlilik! [gülüşmeler]

(Joe) Afrikalılar uzaylılar arasında hiç Afrikalı temsilci olmadığı için hayal kırıklığına uğrayacaklar mı? [gülüşmeler]

C: Bekleyin ve görün. Mevcut ırkçılığa karşı bir tepki olacak.

S: (L) Mevcut ırkçılığa karşı bu tepki 2024 yılında mı gerçekleşecek? [gülüşmeler]

C: Kısmen evet.

S: (Joe) Kasım ayındaki son celsede pek de hoşumuza gitmeyeceği öngörülen "uzun vadeli bir küresel soruna sürpriz çözüm"e ne oldu?

S: (L) Düşünmeye çalışıyorum, birşey oldu mu? Gözlemleyebildiğimiz birşey?

(Joe) İsraillilerin soykırım seferine başladığı ekim ayının sonunda, bağlamı ve zamanlaması göz önünde bulundurulduğunda, kasım ayında Filistinliler için nihai bir çözümün gerçekleşmesini bekliyorduk. Bu bir olasılık olarak makul görünüyordu ama gerçekleşmedi.

(L) Doğru.

(Joe) Uzadıkça uzadı. Hala devam ediyor ama kesin bir çözüme ulaşılamadı.

C: Ne kadar çok kişinin İsrail'in entrikalarının farkına vardığına dikkat edin!

S: (Niall) Evet, bu fark edilebiliyor.

(L) Peki söyledikleri şey neydi? Beklenmedik bir çözüm olacağı...

(Chu) "Kasımı bekleyin. Uzun süredir devam eden sorunlara şaşırtıcı bazı çözümler." dediler.

(L) Tamam. Uzun süredir devam eden bir sorun. "Çözüm" kelimesinin kullanımı ilginç çünkü Nazilerin Yahudiler için kullandıkları 'Nihai Çözüm' kavramını çağrıştırıyor...

(Joe) K'lar kişisel ve küresel demişti. Kişisel olanı sevecek miyiz? Büyük ölçüde. Küresel olanı? Çok değil.

(L) Evet. Küresel anlamda, tüm o Filistinlilerin öldürüldüğünü görmek hoşumuza gitmiyor ama bunun gerçekleşiyor olması insanları İsrail'in kim ve ne olduğu ve ne yaptığı konusunda gerçekten uyandırıyor.

(Joe) Peki, şöyle sorayım: Kasım ayı için öngördükleri ama gerçekleşmeyen ve iptal edilen birşey mi vardı?

C: Kişisel olarak, evet. Ama küresel durum şekillenmeye başladı bile.

S: (Joe) Doğru.

(Niall) Yani kişisel olarak, evet.

(L) Yani belki de kişisel olarak bizimle ilgili olacak birşey vardı ama olmadı...

(Andromeda) Henüz tezahür etmedi.

[Kişisel sorular/tartışma çıkarıldı]

(Joe) Pierre nasıl?

(L) Evet. Pierre'imiz nasıl?

C: Şu an sizinle birlikte!

S: (Herkes) Gerçekten mi?

(Andromeda) Bize bir mesajı var mı?

C: Kendisine sorun, biz kenara çekiliyoruz.

S: (L) Pierre, orada mısın? Pierre?

C: (Pierre) Hepinizi çok seviyorum. Beni nasıl sevdiğinizi şimdi anlıyorum ve çok uzun süre çok zor biri olduğum için özür dilerim. Sürekli sizinle iletişim kurmaya çalışıyorum ama bu o kadar basit değil. Yapmak istediğim bir sürü şey vardı ve dolayısıyla şimdi bu durumda olmak çok garip.

S: (L) Kısıtlanma, acı ve ıstırap halinden kurtulduğun için memnun musun?

C: (Pierre) Oo, evet!!! Anlayamayacağınız bir özgürlük gibi bu. Ama istediğim gibi iletişim kuramamak beni biraz hayal kırılığına uğratıyor. Hiçbirinizin acı çekmesini veya üzülmesini istemiyorum. Hepinizi sevdiğimi bilmenizi istiyorum.

S: (Joe): Günün nasıl geçiyor Pierre? [gülüşmeler]

(Andromeda) Oradaki olağan yaşayışın nasıl?

(Joe) Ne yapıyorsun?

C: (Pierre) Bir bakıma rüya görmek gibi çünkü gerçekten zaman algısı yok. Zaman yokmuş gibi görünüyor ama bunu henüz tam olarak kavrayamıyorum.

S: (L) Neler olup bittiğinin farkında olmadığın durumlar oluyor mu?

C: (Pierre) Hayır.

S: (L) Yani her zaman neler olup bittiğinin farkındasın, en azından kendinle ilgili olarak?

C: (Pierre) Evet.

S: (L) Her zaman bizim farkımızda mısın?

C: (Pierre) Hayır.

S: (L) Yani bizim farkımızda olabilmen için bizi düşünmen gerekiyor. Öyle mi?

C: (Pierre) Evet.

S: (L) Peki bizi düşünmene ne sebep oluyor? Seni düşündüğümüz, sana atıfta bulunduğumuz, seni aklımızdan geçirdiğimiz zaman mı oluyor bu veya buna benzer bir şey mi? Yakın mı?

C: (Pierre) Evet.

S: (Joe) Bizi görebiliyor musun?

C: (Pierre) Evet.

S: (Joe) Peki birlikte takıldığın, birlikte vakit geçirdiğin veya tanıdığın insanlar var mı?

C: (Pierre) Bazen.

S: (L) jar'la karşılaştın mı?

C: (Pierre) Henüz değil ama onunla görüşeceğim.

S: (Joe) Peki ya büyükannen? Mamie Bonjour?

(L) Büyükannenle karşılaştın mı?

C: (Pierre) Evet.

S: (Joe) Sana birşeyler mi öğretiyor?

C: (Pierre) Hayır. Genç olmanın tadını çıkarıyor.

S: (Joe) Peki sen genç hissediyor musun?

C: (Pierre) Evet.

S: (Joe) Etrafına baktığında, çevren nasıl?

C: (Pierre) Araziler, dağlar, küçük evler ve kaleler.

S: (L) Yani çevrende gördüğün şeyler alışkın olduğun, hoşuna giden şeyler, öyle mi? Cenneti nasıl hayal ediyorsan öyle?

C: (Pierre) Evet.

S: (L) Işığa gittin mi?

C: (Pierre) Evet.

S: (Joe) Mutlu musun?

C: (Pierre) Evet.

S: (Joe) Başkalarıyla çok görüşmemeyi mi tercih ediyorsun?

C: (Pierre) Evet.

S: (Joe) Çünkü böyle takılmayı seviyorsun, değil mi? [gülüşmeler]

C: (Pierre) Evet. [gülüşmeler]

S: (L) Buradayken ilgilendiğin konularla ilgili olarak, oraya geçince öğrendiğin ve şimdi bize söyleyebileceğin birşey var mı? Bilirsin, gelecekle ilgili şeyler ya da burada algılayamadığımız ya da anlayamadığımız şeyler?

C: (Pierre) Herşey K'lar yoluyla öğrendiğiniz gibi çoğunlukla. Şu anda gördüğüm şey, Dünya'yı çevreleyen ve net, gerçek bir mesaj almayı çok zorlaştıran büyük gürültü.

S: (Joe) Büyük gürültü dediğin şey kaos ya da belirsizlik sanırım...

(Niall) Dezenformasyon...

(L) O tür şeyler. Bahsettiğimiz şey bu mu? Kaos, dezenformasyon, yalanlar?

C: (Pierre) Evet.

S: (L) Tamam.

(Joe) K'lardan biriyle tanışmış mı?

C: (Pierre) Siz K'larla iletişim kurarken K'lar etrafınızda toplanmış insanımsı ışık olarak görünüyor.

S: (L) Hayatta yaptığımız her türlü seçimin onaylanmasını, desteklenmesini isteriz doğal olarak. Ama kendi düşüncelerimize, değerlendirmelerimize, anlayışımıza göre ve öğrendiğimiz bazı ipuçlarını ve rehberliği kullanarak seçimler yapmamız gerektiğini anlıyoruz. Buna rağmen bize söyleyebileceğin birşey var mı?

C: (Pierre) Herşey yoluna girecek ve ben de çabalarınıza sesimi ve enerjimi katacağım.

S: (L) Belki jar'ı, Anam Cara'yı, liam1310'u ve Lee.T.'yi bulabilirsin.

(Joe) Teker teker.

(L) Evet. Onları bul, hepsiyle temasa geç ve onlara burada, bu gözyaşı diyarında içinde bulunduğumuz karmaşayla mücadele ettiğimizi hatırlat. Ve biliyorum ki sen vefat ettiğinden beri olanları görsen çok üzülürdün. Çünkü dünyada işler gerçekten çok çirkinleşiyor.

(Joe) Pierre artık bilgi alanını anlıyor mu?

C: (Pierre) Evet. [gülüşmeler]

S: (Andromeda) Yaptığın o el hareketi doğru muymuş?

C: (Pierre) Evet. [gülüşmeler]

S: (Joe) Spiral mi? Sarmal?

C: (Pierre) Evet.

S: (L) Bakalım bizimle iletişim kurmanın bir yolunu bulabilecek misin? Bu hoşuma giderdi, ilginç olurdu. Thomas'ın rüyasına girip ayaklarımdan bahseden sen miydin?

C: (Pierre) Evet. Zekice!

S: (L) Evet, çok zekiydin! [gülüşmeler]

(Chu) Dün odanın kapısını açan sen miydin?

C: (Pierre) Hayır.

S: (L) Ben açmış olabilirim.

(Chu) Aa!

(Joe) Geleceğini nasıl görüyorsun? Neler olacak? Gelecekte ne gibi değişiklikler var?

C: (Pierre) Herkes için ihtişam geliyor. Tüm algılayabildiğim bu.

S: (Joe) "Herkes" derken neyi kastediyorsun? Gezegendeki herkes gibi mi?

C: (Pierre) Evet.

S: (Joe) İhtişam...

(L) Güneş sistemi mi?

C: (Pierre) Evet.

S: (Joe) O zaman iyi bir şey, ihtişam.

C: (Pierre) Nihayetinde evet.

S: (Joe) Şimdi K'lar gibi konuşmaya başladı. [gülüşmeler]

(L) Peki sen ve o alemdeki diğerleri Dünya'da ve Dünya'nın çevresinde garip ya da olağandışı birşeyler olduğunu algılayabiliyor musunuz?

C: (Pierre) Oo, evet, kesinlikle!

S: (Joe) Bir izlenim, kavrayış veya his gibi.

C: (Pierre) Evet.

S: (Joe) Hani iyi bir şey olacağını bilirsin, hissedersin ama tam olarak ne olduğunu bilemezsin.

C: (Pierre) Evet.

S: (L) Pekala. Yorulmaya başladım. Ele almak istediğimiz başka şeyler var mıydı? Pierre, seni bırakıyoruz. Teşekkür ediyoruz ve seninle tekrar konuşacağız. Bu iş daha bitmedi!

(PoB) Asla bitmeyecek.

(L) Bize K'ları geri gönder.

(Niall) Sen artık Aziz Pierre'sin. Bizim Aziz Pierre'imiz.

(L) Evet... Sen artık kutsanmış Aziz Pierre'sin, [gülüşmeler]. Biliyordum...

(Niall) Aziz Pierrö, seni diğer azizlerden ayırmak için.

(L) Evet.

(Andromeda) Kesinlikle.

(L) Pekala. Sormamız gereken başka bir şey var mıydı? Çünkü ben gerçekten... Yani bu beni yordu. Yıl sonu celsesi için genel bir beyan isteyebiliriz. [Sessizlik] Kimsenin söyleyecek birşeyi yok mu? Tamam.

(Niall) Bizi mi kastediyorsun?

(L) Evet, kapatmadan önce bir şey sormak isteyip istemediğinizi söylemenizi bekliyordum.

(Joe) K'lara söylediğini sanmıştım.

(L) Tamam, sizden bir yıl sonu açıklaması istiyoruz. Sormadığımız, sormamız gereken, daha az karmakarışık bir ruh halinde olsaydık soracağımız bir şey var mı? Söyler misiniz lütfen? Samimiyetle soruyoruz.

C: Grubunuzun izlendiğini ve eğer herkes tam olarak dikkatli ve iletişim halinde kalmazsa saldırıya maruz kalacağının farkında olun. Pavlus'un sevgiyle ilgili mektubunu haftada birkaç kez okumanız ve mektubun her bir yönü üzerinde kendiniz ve diğerleriyle ilgili olarak düşünmeniz hepiniz için yararlı olacaktır. Önünüzdeki zamanlar sarsıcı ve çalkantılı olacak. Ağınıza sıkıca sarılın ve sizi dışarıdan korkutarak dağıtmalarına veya yönlendirmelerine izin vermeyin. Gerektiğinde sorun, burada olacağız. Huzur sizinle olsun. Hoşçakalın.

Alıntı Yap

https://cassiopaea.org/2012/04/01/the-wave-chapter-72-the-nonlinear-dynamics-of-love-and-complex-systems-debugging-the-universe/


"İnsanların ve meleklerin diliyle konuşsam, ama sevgim olmasa, ses çıkaran bakırdan ya da çınlayan zilden farkım kalmaz.

Peygamberlikte bulunabilsem (ilahi iradeyi ve amacı yorumlama yeteneği), bütün sırları ve gizemleri bilsem, tüm bilgiye sahip olsam, dağları yerinden oynatacak kadar büyük imanım olsa, ama sevgim olmasa, bir hiçim.

Varımı yoğumu sadaka olarak dağıtsam, bedenimi yakılmak üzere teslim etsem, ama sevgim olmasa, bunun bana hiçbir yararı olmaz.

Sevgi sabırlıdır, sevgi şefkatlidir. Sevgi kıskanmaz, övünmez, böbürlenmez.

Burnu havada (küstah ve gurur balonu gibi şişmiş) değildir; kaba değildir ve yakışıksız davranmaz. Sevgi kendi hakları ya da yöntemi için ısrar etmez, çünkü bencil değildir; alıngan, huysuz veya gücenik değildir; kendisine yapılan kötülüğün hesabını tutmaz, kendisine yapılan yanlışa aldırış etmez.

Adaletsizliğe ve haksızlığa sevinmez, ama hak ve hakikat galip geldiğinde sevinir.

Sevgi, gelen herşeye dayanır, her insanın en iyi tarafına inanmaya her zaman hazırdır, umutları hiçbir koşulda solmaz ve zayıflamadan herşeye katlanır.

Sevgi asla başarısız olmaz, solmaz, eskimez, sona ermez. Kehanetler gerçekleşecek ve geçip gidecektir; diller yok edilecek ve sona erecektir; bilginin yerini hakikat alacaktır.

Çünkü bilgimiz bölük pörçüktür, kahinliğimiz bölük pörçüktür.

Ancak tam ve mükemmel olan geldiğinde, eksik ve kusurlu olan ortadan kaybolacak, yani eskiyecek, geçerliliğini yitirmiş olacaktır.

Çocukken çocuk gibi konuşur, çocuk gibi düşünür, çocuk gibi muhakeme ederdim; artık yetişkin olduğuma göre, çocukça davranışlarla işim bitti, onları bıraktım.

Şu anda hakikatin soluk bir yansımasını gösteren bir aynaya bakıyoruz, bir bilmece, bir gizem gibi, ama o zaman, mükemmellik geldiğinde hakikati doğrudan göreceğiz, yüz yüze! Şimdi kısmen biliyorum ama o zaman tam ve net olarak bileceğim ve anlayacağım, tıpkı Tanrı tarafından tam ve net bir şekilde bilinip anlaşıldığım gibi.

İşte kalıcı olan üç şey vardır: İman, umut, sevgi. Bunların en üstünü de sevgidir. (1. Korintliler 13:1-13)


***

Son kısmın Ashworth tarafından çevirisi:

"Çünkü sadece kısmen biliyoruz ve sadece kısmen kahinlik yapıyoruz. Ama zamanı gelince, kısmi olan sona erecek. Çocukken çocuk gibi konuşur, çocuk gibi düşünür, çocuk gibi akıl yürütürdüm: Yetişkin olunca çocukça davranışlara son verdim. Şu an aynadan, belli belirsiz görüyoruz, ama zamanı gelince yüz yüze göreceğiz. Şimdi sadece kısmen biliyorum; zamanı gelince tamamen bileceğim, tamamen bilindiğim gibi." (1. Korintliler 13:10-12)


CELSE SONU

Orijinal celse metni:  https://cassiopaea.org/forum/threads/session-30-december-2023.54112/

bozadi

#1

Celse çevirisini deepl ile yapıp üzerinde bazı düzeltme ve geliştirmeler yapmaya çalıştım (bu düzeltme gerekliliklerinin bir kısmını ancak çeviriyi yayınladıktan sonra okurken fark ettiğim için biraz gecikmeli yapabildim, az önce. Belki sonradan tekrar okurken yeni düzeltmeler veya geliştirmeler yapmam gerekebilir).

Celsede Pierre'in "İhtişam geliyor" dediği yerde ihtişam sözcüğünün orijinalindeki kelime "Glory". Çok çeşitli manaları var bu sözcüğün, örneğin "zafer" ve "hale" gibi. Nitekim Laura hemen sonrasında "Güneş Sistemi mi?" deyince ve onay alınca, "Glory" sözcüğünün adeta astronomik bir anlamı varmış gibi oldu. Ayla/Hale, yani ışıkla ilgili birşeyler. Tüm anlamlar birbiriyle bağlantılı tabi yine de sonuçta.

Yeni forumdaki ilk celsenin Pavlus'un sevgiyle ilgili mektubuna (veya mektubunun sevgiyle ilgili kısmına?) denk gelmiş olması manidar oldu sanırım. K'ların bu vurguyu yapması ve Laura'nın Pavlus'un sevgiyle ilgili açıklamalarını celse sonuna eklemiş olması sevindirici.

Bildiğiniz gibi Ra 4. yoğunluğu "Sevgi (ve anlayış, idrak) Yoğunluğu" olarak tanımlıyor. K'lar şimdiye kadar doğrudan böyle bir ifade kullanmasa da sevginin önemiyle ilgili çeşitli vurguları olmuştu. Şimdi Pavlus'un sevgiyle ilgili mesajlarının haftada birkaç kez özenle, dikkatle okunup değerlendirme yapılmasının faydalı olacağını vurgulamış olmaları dikkat çekici.

sybleman

Eline sağlık bozadi.

Dionysos

Çeviri için teşekkürler..
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Tgur

#4
Bozadi sağol ,müthiş bir celse ,özellikle Pierre in seslendiği bölümler nasıl gerçeklerle dolu konular üzerinde yoğunlaştığımızı inkar kabul etmez şekilde belirtiyor.

Olcay

Teşekürler bozadi emeğine sağlık.

sybleman

Çocukken çocuk gibi konuşur, çocuk gibi düşünür, çocuk gibi muhakeme ederdim; artık yetişkin olduğuma göre, çocukça davranışlarla işim bitti, onları bıraktım.

Şu anda hakikatin soluk bir yansımasını gösteren bir aynaya bakıyoruz, bir bilmece, bir gizem gibi, ama o zaman, mükemmellik geldiğinde hakikati doğrudan göreceğiz, yüz yüze! Şimdi kısmen biliyorum ama o zaman tam ve net olarak bileceğim ve anlayacağım, tıpkı Tanrı tarafından tam ve net bir şekilde bilinip anlaşıldığım gibi.
----

Bu kısım benim için çok şey ifade etti doğrusu. Kısaca anlatmak istiyorum. Bir süredir kalp çakrası ve letaifler denilen alt çakralarda açılmalar oldu. Sağdaki sürekli bası ve ağrı hissiyle zorluyordu ama bir türlü açamamıştım. Sonunda açıldı. Birden enerji patlaması ile ana çakrayı güçlendirdi. Sanki etkileşim halindeler. Enerji akışı gibi.

Bunu yaşadığım gece sonrası birşey oldu. Beden aklı diye tanımlıyorum, yani bedeni idare eden yeme içme hareketlerini kontrol eden cüzi irade dediğimiz. Ve sürekli aklımızda konuşan ses. Bir dinleyen var bir de dinlediğimiz. Bazen susar bazen çok konuşur. Bir iş yapmaya çalışırız, boş ver ya yarın yaparsın der. Veya bir konuya takılır kafanda o konu döner durur. Sanki gereksiz meşguliyet yapar. İşte o biranda yokoldu. Sessizlik, berraklık, odaklı düşünme ve neşe :) Sanki çocukken olan karakterime dönmüşüm gibi. O kadar travmayı yaşayıp karakterime bir sürü ket vurmamışım gibi.

Bu alıntıya bağlantı da orada aslında. Diyor ya çocuktum o davranışları bıraktım. İşte bizdeki ipin kopma anı orası. Çocuk olmayı bıraktığımız an. Özümüzü engelliyoruz. Öz karakterimiz çocuklukta yatıyor. Neşe, yargısız bakış, mutluluk, hayattan zevk alma, saatlerce oynama... İşte o asıl özümüz.

İşte o ayna bizim özümüz. Onu bulanıklaştırdıkça özümüzden uzaklaşıyoruz. Aradan sızan da biz sanıyoruz. Değiliz.
Yaşadıklarımız, travmalarımız, şartlanmalarımız... Beden aklı hayatta kalmak için uyum sağlamaya çalışıyor. Sürekli gülmeyi bırak seni çocuk sanacaklar diyor, bırakıyoruz. Şaka yaptıkça seni dinlemiyorlar diyor, bırakıyoruz. Seni anlamıyorlar biraz bağır öfkelen ki yetişkin olduğunu anlasınlar diyor, onu yapıyoruz. Herkese güvenme bak canını acıtıyorlar diyor, insanlara mesafeli davranıyoruz. Tabii bunu da diğer yetişkinleri izleye izleye kopyalıyoruz. Sonunda da özü susturup beden aklını dinlemeye karar veriyoruz.

Kendimizi engelleyen biziz.

gerçek tosun paşa

@bozadi eline sağlık çeviri için teşekkürler.  Yenilenen forumdaki yayınlanan ilk güncel celse olarak "işte şimdi oldu!" diyorum. Tekrardan herkese hayırlı olsun. :)

Şatonun Pierre geldiğindeki coşkusu gerçekten güzeldi. Bu kısımları okurken uzun düşüncelere daldım. Muhtemelen zaman kavramının bizim algılayabildiğimiz veya hayal edebildiğimiz hiçbir düşünceyle en ufak ilgisi yok.

Var olmak ne kadar da muazzam...

Bunun yanında İsrail konusuyla ilgili olarak ve bahsedilen büyük temizlik, işlerin giderek karışacak olması, kutuplaşmanın artması vs. uzun süredir bahsedilen yeri geldiğinde daha detaylı ele alınmış konular. Genel itibariyle Pierre için yapılan bir celse diyebiliriz veya o görüşme sonrasında doğal olarak konsantrasyon dağılmış.

En sondaki "dikkatli olmak" üzerine yapılan uyarı grup için önemli olacaktır diye tahmin ediyorum.

Sonuç olarak süreç giderek kızışacak ve her şey başladı. 2024'ün büyük sürprizler getireceğinden şüphem yok. Belki UFO konusuyla ilgili inanılmaz şeyler bile olabilir.

Dionysos

#8
Pavlus mektubunun önerilmesi

O mektupta ne olduğu ve bunun neden öneriliyor olduğunu düşünüp durdum.

Alıntı YapSevgi sabırlıdır, sevgi naziktir. Kıskanmaz, övünmez, kibirlenmez.  Başkalarının şerefini lekelemez, çıkarcı değildir, Kolay öfkelenmez, Yapılan yanlışların kaydını tutmaz. Sevgi kötülükten hoşlanmaz ama gerçekle sevinir.  Daima korur, daima güvenir, daima ümit eder, daima sabreder.

Sevgi, gelen herşeye dayanır, umutları hiçbir koşulda solmaz ve zayıflamadan herşeye katlanır.

Sevgi asla başarısız olmaz.

https://www.biblegateway.com/passage/?search=1%20Corinthians%2013&version=NIV

Bu mesaj "herkes tam olarak dikkatli kalmazsa saldırıya maruz kalacağının farkında olun" ifadesi sonrasına ekleniyor. Orada üzücü bir şeyler, bir karmaşa olacağı ya da bunun olası olabileceğini düşünüyorum. Yani sanırım güçlü bir şey geliyor.
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

oryon

Güzel celse umarım daha sık celse yapılır.  ;D
 

Dionysos

Alıntı yapılan: bozadi - 04 Ocak 2024, 10:59:22 Celse Tarihi: 30 Aralık 2023

(L) Peki, bu ifşaların şimdi yapılması, yaklaşmakta olan bir insan-dünyadışı dinamiği olduğunun bir göstergesi mi?
C: Bekliyor olabileceğinizden daha erken!

S: (Andromeda) Bu uzaylılar kendilerini gösterdiklerinde ne tür bir şekil alacaklarını sorduk mu hiç? Gezegeni kurtarmak için buradalarmış gibi davranacaklarına dair birşeyler söylemişlerdi.
(Joe) Sanırım insan olarak.
C: Nordik.

S: (Joe) Bir grup İsveçli mi?
(L) Eğer Nordiklerse, beyaz olan herşeyden nefret etmeye ayarlanmış bir toplumda bu pek de iyi karşılanmayacaktır.
(Joe) Afrikalılar uzaylılar arasında hiç Afrikalı temsilci olmadığı için hayal kırıklığına uğrayacaklar mı? [gülüşmeler]

C: Bekleyin ve görün. Mevcut ırkçılığa karşı bir tepki olacak.

S: (L) Mevcut ırkçılığa karşı bu tepki 2024 yılında mı gerçekleşecek? [gülüşmeler]
C: Kısmen evet.


Nordik insanlar ya da Nordik insanlar kılığında dünyadışılar göreceksek bu 4Bh'la ilgili mi?

Nordik insanlar göreceksek onların dünyadışı olduğunu nereden bileceğiz?

Yazılanlardan şunu mu anlamalıyız? 4kh dünya insanıyla dünyayı kurtarmaya gelmiş nordik insan kılığında dünyadışılar olarak mı etkileşecek ? Başka bir şey mi?

Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

gerçek tosun paşa

Alıntı yapılan: Dionysos - 04 Ocak 2024, 19:58:21 Nordik insanlar ya da Nordik insanlar kılığında dünyadışılar göreceksek bu 4Bh'la ilgili mi?

Nordik insanlar göreceksek onların dünyadışı olduğunu nereden bileceğiz?

Yazılanlardan şunu mu anlamalıyız? 4kh dünya insanıyla dünyayı kurtarmaya gelmiş nordik insan kılığında dünyadışılar olarak mı etkileşecek ? Başka bir şey mi?

Bence doğrudan 4BH ile ilgili değil. Dolaylı olarak elbette ilgilidir. Belki böyle bir kendini gösterme hamlesi denge gereği BH tarafına daha net bir hamle fırsatı anlamına geliyor olabilir.

Evet 4KH dünya insanlığına kendini Nordik Tipler olarak gösterecek olarak anladım ben de.

Eğer gerçekten de "size yardım etmeye geldik, sorunlarınızı çözeceğiz" tarzı bir yaklaşımla geleceklerse bir şekilde dünya dışı olduklarını belli etmeleri gerekir. Yani insanlık onların nordik görünümlü uzaylılar olarak bilirler. Fakat eğer farklı bir senaryo gerçekleşirse nordik tipler olarak kimliklerini gizleyerek insanlığa karışma ihtimallerini zayıf görüyorum çünkü zaten hali hazırda casusları, robotları ve farklı teknolojileriyle doğrudan doğruya insanlığın içindeler. Hem de çok uzun zamandır...
 

bozadi

Alıntı yapılan: Dionysos - 04 Ocak 2024, 19:58:21 Nordik insanlar ya da Nordik insanlar kılığında dünyadışılar göreceksek bu 4Bh'la ilgili mi?

Nordik insanlar göreceksek onların dünyadışı olduğunu nereden bileceğiz?

Yazılanlardan şunu mu anlamalıyız? 4kh dünya insanıyla dünyayı kurtarmaya gelmiş nordik insan kılığında dünyadışılar olarak mı etkileşecek ? Başka bir şey mi?

GTP'nin açıklamalarına katılıyorum. Temel olarak Kertişlerin Nordik kılığında dünya insanlığının karşısına çıkma ihtimalinden bahsedildiğini düşünüyorum. Aslında bu "kılık değiştirme" yeteneğinin kısavadeli olduğuna dair birşeyler söylenmişti sanki eski celselerden birinde ama konunun ayrıntılarına vakıf değilim veya bununla ilgili başka ne gibi açıklamalar yapıldığını hatırlamıyorum. Ama yakın zamanlı iki celseden şu ifadeler önemli ipuçları sanırım:

10 Aralık 2022

Alıntı YapS: (Joe) Şimdi uzaylıların insanlarla konuşmalarından bahsettiğimizde, insanların ve "uzaylıların" bir arada bulunduğu bir odada mı oluyor bu, fiziksel bir şekilde?

C: Evet

S: (Joe) Peki uzaylılar insanların bakış açısından nasıl bir şekil alıyorlar?

C: Genellikle Nordik tipler.

S: (Joe) Çünkü timsahlar çok korkutucu olurdu.

C: Evet


24 Haziran 2023

Alıntı YapS: (Joe) Kendilerini Dünya gezegenindeki eski bir uygarlığın torunları olarak mı gösterecekler? Yüz binlerce yıl önce başka bir gezegene gidip orada yaşayıp şimdi geri mi dönüyor olarak? Yani teknik olarak insanlar güya.

C: Yakın!


Gaia

Sevgiye yapılan göndermeler oldukça iyi. Mektup hatırlatmasını beğendim. Böyle hatırlatmalara ihtiyaç var gerçekten. İnsan bazen ego ile sevgiyi birbirine karıştırabiliyor. Bazen birini sevmek ile gerçek sevgi kavramları özel hissetme kavramını doğurabiliyor. İlgisizlik, sevilme ihtiyacı ile karıştırılıyor. Özel hissetmek isteniyor ama bakıldığında hissedilen egosal bir tatmin açlığı oluyor. Tatmin olmak ile sevmeyi karıştırdığımız anlar olabiliyor sosyal yaşamımızda. Bir arkadaşımızı kollamak ile kollamamak arasında gidebiliyoruz. Bu arasında gittiğimiz ayrım kendi çıkarımızla çakışıyor. Kolladığımızda zarar göreceğimizi görürsek kaçabiliyoruz. Bu bizim için avantajlı yol gibi görünüyor ama aslında çıkarımıza hizmet ediyor. Aksi yol seçildiğinde zararı gördüğümüz halde kollamayı yaparsak uğruna elimizdeki şeylerden olmayı göze almak gibi şeyler açığa çıkıyor. Gözden düşeceğini bile bile zararı seçiyor ve doğru olanı yapıyorsun. Bence sevmekte böyle bir şey. Mektuptan anladığım bunun gibi.

Pierrenin kısımları beni etkiledi. Öbür dünya, ahiret gibi kavramların 'kendi cennetin nasıl?' gibi bir yaklaşımla ele alınması bana değişken gerçeklikler konusu ile ilgili fikir verdi. Değişken gerçeklikler bhlik derecesine göre değişiyor bence. Ne kadar bh kutupluysan o kadar sadeleşiyor bana göre gerçekliğin. Pierre ile bir kasyopya varlığının gördüğü aynı değildir. 6BH varlığı daha sade görüyordur gerçekliği. 3. yoğunluktan vefat edip 5y boyutuna geçmiş bir varlık elbette rahat hissetmek isteyecektir. Konfor arayacaktır. Bence bhlik derecesi arttıkça konfor arama ihtiyacıda kalkıyor. Aidiyet başlıyor. Olduğun gerçeklik kaos içinde olsa bile içindeki birlik algısı büyüdükçe kaosun içindeyken bile dengede olmak gibi olabilir.

Anlamlı bir celse. Paylaşım için teşekkürler.

Dionysos

Alıntı yapılan: gerçek tosun paşa - 04 Ocak 2024, 20:15:55 Evet 4KH dünya insanlığına kendini Nordik Tipler olarak gösterecek olarak anladım ben de.

Eğer gerçekten de "size yardım etmeye geldik, sorunlarınızı çözeceğiz" tarzı bir yaklaşımla geleceklerse bir şekilde dünya dışı olduklarını belli etmeleri gerekir. Yani insanlık onların nordik görünümlü uzaylılar olarak bilirler. Fakat eğer farklı bir senaryo gerçekleşirse nordik tipler olarak kimliklerini gizleyerek insanlığa karışma ihtimallerini zayıf görüyorum çünkü zaten hali hazırda casusları, robotları ve farklı teknolojileriyle doğrudan doğruya insanlığın içindeler. Hem de çok uzun zamandır...

Alıntı yapılan: bozadi - 04 Ocak 2024, 21:46:43 GTP'nin açıklamalarına katılıyorum. Temel olarak Kertişlerin Nordik kılığında dünya insanlığının karşısına çıkma ihtimalinden bahsedildiğini düşünüyorum. Aslında bu "kılık değiştirme" yeteneğinin kısavadeli olduğuna dair birşeyler söylenmişti sanki eski celselerden birinde ama

Sanırım 4kh bizimle karşılaşmak istemiyor ve istemezdi. (Bu yorumu celselerden çıkarıyorum.) Yani hem güvenlik endişesi hem sanrım bizi köle alt türler olarak görüyor olmalılar.

Yani 7bin önceki gibi bir şov mu?
Şu an düşündüm de Şafağı Getirenler'de bir gün onlarla yüzleşeceğimize dair çok fazla gönderme vardı sanıyorum.

Peki sibergenetik robotları var. Griler. Onlar tuhaf görünüyorsa insan kılığında robotlara sahip olabilirlerdi. Yer altındakiler kimdi?

Sonuçta derin devlet ya da başka insan ortakları var değil mi? Sonuçta böyle bir lasnman olursa bunlarla ortak olacak değil mi? ve ne diyecekler?
Artık gezegeni çok doldurdunuz, nüfus planlayın, emisyon azaltın, 15 dakikalık şehirler kurun, bitki ve böcek yiyin, aşılarınızı alıp İsraoiloğullarına uyun mu? (ifadeyi öyle yazdım, itaat edin ya da bir değişiği yerine)

Covid 19 sürecinde yarı psikotik tuhaf adamlar vardı. Türk bir doktor. İlginç videolar çekiyordu. Birinde din elden gidiyor kompleksi vardı. Tam hatırlamıyorum ama bir sürü komplonun çorba edildiği bir video da en son ucunun dine de dokunacağı, dini kaldırılacağı, deneneceği vb. yorumları içeriyordu. Bu bana o an da kesin olarak gelecekle bir bağlantıyı, gelecekte olacak bir şeye verilen tepkiyi anımsattı. Bunu açıklaymaıyorum ancak öyle hissettim. Yani eğer geçmiş ve gelecek içiçeyse gelecekteki böyle bir durum geçmişi travmatize edebilir gibi bir şey. Bunu bir kaç başka yerde daha hissetiğimi hatırlıyorum.

Ne diyecekler? Binlerce yldır sizi gözlüyorduk,insan ortaklarınızla çalışıyorduk ama saklandık ve işte buradayız mı?. Bunu görmek isterdim. Bilim bilimcileri..

Sizi yeni bulduk, hiç bir şeyden haberimiz yok demeliler.
Onlara evreni sorardık ve ormetyona tapın demeliydiler.

Bu olacaksa bu celse yazımcılarının bunu okuyanların alabileceği saldırı boyutunu hayal edemiyorum. Arkadaşlar hepinize mutlululuklar dilerim. Arada birileri çıkıp :"yoo onlar nordik dünyadışılar değil insan kılığına girmiş repto-kertenler olabilir bilgisini mi taşıyor olacaktı?" Biz nasıl korunacağız?
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com