BH adayı olarak neler yapmalıyız? İnisiye olmak için neler yapılabilir

Başlatan sybleman, 08 Kasım 2022, 20:26:33

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

Bu arada, tüm PDF görüntüleme programlar?nda benzer özellikler var m? bilmiyorum ama PDF X-Change viewer program?nda, bir PDF dosyas?nda bir kelime veya kelime grubu arat?rken, o ifadenin geçti?i tüm yerleri listeliyor. Örne?in celselerde \"reiki\" sözcü?ünü aratt???mda, buldu?u 114 tane sonucu sa?daki panelde ?u ?ekilde s?ral?yor:




bozadi

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen sybleman

Evet düzeldi şimdi. Süpersin. Eline sağlık, sorun kalmadı.
Sevindim. Sorun tekrarlanırsa söyle, illa ki bir çözümünü buluruz.

bozadi

Semazenler gibi "dönme" hususunda şöyle bir bilgi de geçiyor:

Alıntı Yap
S: (L) "Bringers of the Dawn" (Pleiades Öğretileri) kitabında vücudu döndürme tavsiye ediliyor. Bunu hepimiz için tavsiye ediyor musunuz?

C: Büyük bir evet.

S: (L) Günde kaç defa?

C: 3.

S: (L) Kaç kere?

C: 33.


bozadi

BH kutbiyetini artırmanın, "pozitifleşme" ile yakından bağlantısı olduğu anlaşılıyor. BH dediğimiz şeyin "pozitiflikle", KH dediğimiz şeyin ise "negatiflikle" doğrudan ilişkisi var. BH kutbiyetini artırmak (%51 BH'ye, yani mezuniyete doğru ilerlemek), pozitifliğini artırmak demek oluyor temelde. Tabi epeyce tartışma gerektirebilecek bir konu.

sybleman

Yapılabilecek şeyleri denemek istiyorum. Ne zararı olabilir ki diye düşünüyorum. Bilmiyorum eskiden de merak edip, incelediğim konular ama şuanda denemek için bir çok yüksek bir dürtü var.

Bir de bir genel konu daha var

LABİRENTLER

Bunu da hem piramitler için hem de diğer piramitler için belirtmişler. Ama sanırım spiral şekliyle bağlantılı da bir vurguları var. Bu da çok ilginç. Enerji yoğunluğunu akış şeklinde taşıyor sanırım. Bir kaç yerde geçmiş.

Alıntı YapS: (L) Bu noktada bu konu üzerinde daha fazla konuşacak birşeyimiz yok. Chartres Katedrali'ndeki labirente gelecek olursak, bu labirenti
kendimiz de yapıp kullanmak gibi bir fikrimiz var. (J) Bu, spiral ve dönme kavramıyla paralel bir birşey mi?
C: Belki.
S: (L) Kullanması en avantajlı olacak olan şekil hangisi;spiral mi, "cho ku rei" mi, yoksa labirent mi?
C: Önceliği olan hususları sormadınız.
S: (L) Bu labirentin kaynağı nedir?
C: Açık.
S: (L) Hangi öncelikli hususu istiyorsunuz? Labirenti kim yaptı?
C: Açık.
S: (L) Hangi öncelikli hususu istiyorsunuz?
C: Biz de aynı şeyi size soruyoruz.
S: (J) Harika! (L) Bu konuyla ilgili olarak öğrenmek istediğimizşey, bu şekil içinde yürümenin, şekli kullanmanın faydalı olup olmadığı ve...
C: Evet,şimdi doğru yöndeyiz! Keşfetmek size bağlı.
S: (L) Demek bize spiral hakkında herhangi bir bilgi vermeyeceksiniz; bununla oynamamız gerekiyor.
C: Ve deney; öğrenme yöntemlerinden biri bu.



 
Alıntı YapS: (L) Bahçede bir labirent yapıp içinde yürürsek bunun titreşimlerimizi değiştireceğini ve sizi görmemizi bile mümkün kılacağını
söylemiştiniz. Bunu bir grup olarak yaparsak sonuç ne olur?
C: Aynı.
S: (L) Orada bir grup olarak bulunmak, tek bir kişininkinden daha fazla enerji yaratır mı?
C: Evet.
S: (D) Peki ya çok sayıda insanla yaparsak? (L) Bunun, Stonehenge'de yaptıkları şeye benzer olduğunu söylediler. Labirent benzeri bir
düzenleme içinde yürümenin enerji odaklanmasına neden olduğunu anlattılar. Spiral. (Planşet giderek büyüyen ve sonra giderek küçülen
bir spiral şeklinde hareket ederek birşey gösteriyor.) Kullanılması gereken kalıbı mı gösteriyorsunuz?
C: Dolanım.
S: (L) Bu, DNA'larımızdaki entegrasyonu hızlandırdığı gibi bizi de çok güçlendirir mi?
C: Bekleyin ve görün.
S: (L) Diğer bir deyişle birşeyler yapmamızı, bu projeleri yürütmemizi, transkriptleri düzenlememizi, labirenti inşa etmemizi, kendi
eksenimizde dönme egzersizleri yapmamızı...
C: Yapacağınızı yapmanızı istiyoruz

Aslında bulunduğumuz ortamlarda bile deneyimleyebiliriz. Labirent için yapı olma şartı da yok anladığım kadarıyla.

Eski romada, osmanlı'da bir çok kültürde rastladığımız oluklu sütunların da enerji yönlendirme amacı olduğunu yazmışlar.

 
Alıntı YapS: (L) Oluk, kanal ve spiraller mi önemli olan ?
C: Evet.
25 Mayıs 1996
514
S: (L) Bir keresinde bana havuzu kaldırmam ve yerine bir labirent ya da spiral yaptırmam gerektiğinden bahsetmiştiniz. Yakında sigorta
şirketinden biraz para almayı umut ediyorum ve sağlık gelişimimin bir parçası olarak bir gömme havuz yaptırmayı düşünüyordum. Havuzun
tabanına spiral şeklinde fayans döşemesi yaptırsam olmaz mı ?
C: Güzel. Romalı ve Yunanlılarda olduğu gibi, tepe ve tabanında kirişli olan 3 lü bir iyon sütunu eklemeni öneriyoruz. [Konuşmanın geri
kalan kısmında bahsettikleri sütun yapısının ve spiralin taslak çizimleri yapıldı]
C: Üstten bakıldığında 2 taraflı üçgen, düz yerleştirilmiş üst kiriş, sütunla birleşme noktasında ara duvar olmayacak. Üç sütun arasındaki
mesafe 1.3 er metre. Sütunlar 1.6 metre boyunda. Birbirleriyle 30'ar derecelik açı oluşturacaklar. Merkez sütun havuzun doğu tarafına
yerleştirilecek. Saat yönüne doğru açılan doğal bir sprial olsun, gezegenin kuzey yarım küresiyle uyumlu olacak şekilde.
S: (L) OK. Bunları yaptırdığımızda bizim için nasıl bir sonucu olacak ?
C: 4. den 6. ya kadar olan yoğunluklardan BH kanallama alıcı ve vericilerinin güçlendirilmesi.

bozadi

Geçici bir durum olabilir ama şahsen bu sıralar yöntemlere, tekniklere olan ilgimi, hevesimi ciddi ölçüde kaybettim. Aradığım şeyin kayıp olmadığını, şimdi ve burada mevcut olduğunu, tüm meselenin, yani yapmam gereken tek şeyin, doğru olduğunu zaten bildiğim, sezdiğim birşeye odaklanmak, inancımı güçlendirmek, tüm hayatımı bu tek şeye adamak olduğunu hissediyorum. Ama belirttiğim gibi, bu durum geçici olabilir veya bunu başarmak için de burada sözü geçen ve başka çeşitli yöntemlerden, tekniklerden vs. yardım almam gerekebilir.

Pozitifliğin gücüne inanıyorum. İnsanın, durduğu yerde kendini yavaş ama kesin bir şekilde iyileştirmeye başlamasını sağlayan bir pozitiflik. Tüm korkulardan, tüm esaretlerden kurtaran. Arayışları bitiren, herşeyi şimdi ve burada bulduran. Güneş gibi bir merkeziyet hissettiren. Sürekli birilerinin, birşeylerin etrafında uydu gibi dolanıp durmaktan, sonsuz bir arayış içinde oradan oraya koşturmaktansa, şimdi ve burada var olan, herşeyin en merkezdeki, tüm varoluşun çekirdeğindeki sabit öz olmak istiyorum. Zamansız ve mekansız; tüm zamanların, tüm mekanların tekliği. Varoluşla aramdaki ikilik ilüzyonuna dur demek istiyorum. Şimdi ve burada saf pozitiflikle birleşmek, ona dönüşmek, o olmak.

bozadi

Benim ulaşmak, birleşmek istediğim Tanrı pozitiflikten başka birşey değil. Saf iyilik. İyi olma, iyileşme, iyileştirme. Tanrı'mın bendeki varlığı, en derindeki iyimserlikten, ümitlilikten, pozitif enerjiden, pozitiflik iradesinden başka birşey değil. Pozitifliğin ne kadar iyileştirici, tatmin edici, çözücü olduğunu bildiğimiz halde hayatımızı buna adamıyor olmamız ne tuhaf. Göz önünde ama bir o kadar kayıp.

bozadi

Tanrı gözümüzün önünde, arkasında, içimizde... İçimizdeki o sevinç, o ümit, o tatlı heyecan.

bozadi

Hayat dediğimiz ama daha ziyade bir düzenden, bir düzenekten oluşan, bir makinenin içinde yaşıyoruz. Pozitifliğin kökünü kurutmayı amaçlayan bir makine. Buna hayat diyoruz. Egemen güçler, KH güçleri, bizim BH eğilimlerimizin, yani pozitiflik eğilimimizin, irademizin kökünü kurutmak istiyor. Tanrı'ya, dinlere, inançlara savaş açtığı söyleniyor egemen güçlerin. Tamamen yanlış değil bu görüş ama tam olarak doğru da değil. Hedeflenen, yok edilmeye çalışılan şey iyi niyet, pozitiflik, mutluluk, sevinç, güven. Bunları merkeze alma eğilimi. Dinler, Tanrı, inançlar, ideolojiler bunu ne ölçüde yapıyorlarsa, evet, o kadar hedef alınıyorlar. Ama bunun tam tersini yapmaları ölçüsünde, egemen güçlere hizmet ediyorlar.

bozadi

Hep birlikte içinde yaşamakta (parçalanmakta, zayıflatılmakta, hastalandırılmakta, aptallaştırılmakta) olduğumuz "makinenin" ve amacının farkına varıp, ona göre bir çözüm, bir çalışma yolu belirlememiz gerekiyor.

bozadi

Söz konusu araçlara, tekniklere hevesimi kaybettim derken, forumda bunlarla ilgili tartışmalar "yapılmaması" gerektiğini düşünüyor değilim elbette. Anunakilerin "çantalarını" bile tartıştığımıza göre, celselerde veya başka kaynaklarda tavsiye edilen ve yükselişe, uyanışa, BH kutbiyetine yardımcı olan teknikleri konuşmak, tartışmak da son derece doğal ve gerekli elbette :)

sybleman

Seni çok iyi anlıyorum bozadi. Bazen ben de o ruh haline giriyorum. Eskiden de bir şeyler yaşardım. Ama boş verirdim. Üstünü kapatırdım. Ama şimdi normal hayata dönmek, akışa bırakmak istesem de olmuyor.

Biraz içimi dökeyim :) Kasyopyalıların paylaşın dediği şeyi yapalım bakalım.

Bugün yine başım ağrıyordu, yok dedim ara vericem. Birkaç gün birşey araştırmadan, düşünmeden geçirmem lazım.

Baş ağrısıyla uykuya daldım. Yine lucid paralel evren rüyası gibi birşeydi.
Kızım daha büyük, ailemi görüyorum. Balkondayız, sahil kenarında bir evdeyiz. Rüyanın farkındayım. Ama farklı bir evrende olduğumuzu da anlıyorum. Ev farklı. Hatta rüyadakilere soruyorum. Burası bizim evimiz değil, neden buradayız ki biz diyorum. Yok ne saçmalıyorsun, senelerdir buradayız ya diyorlar. Neyse bozuntuya vermeyeyim diyorum. Ayak uydurmaya çalışıyorum. Madem geldim, biraz çevreyi keşfedeyim dedim. Hadi sahile inelim dedim bizimkilere. Sahile indik, kızım parkta oynadı.

Giyim tarzım çok farklı, parmaklarımın nerdeyse hepsinde yüzükler var. Hepsi farklı farklı. Altın, gümüş, akik, ametist, bi sürü. En ilginci de camdan içinde su olan bir yüzüktü. Çaktırmadan kendimi inceledim, kıyafetimi, üstümdekileri vs.

Kadının birisi yanıma oturdu, benimle sohbet etmeye çalıştı, çok samimiydi. Neyse bozuntuya vermeyeyim galiba ben bunu tanıyorum burada dedim. Sohbet ettik.

Sonra eve döndük, ben uzandım, uyursam konsantre olursam dönebilirim diye düşündüm. Bayağı bir zorladım. Bir kaç kere başarısız oldum. Sonra birden uyandım.

İşte ne akışa dönmek, bu halden vazgeçmek istesem, artık rahat vermiyor bu hal. Ama artık düşünmekten, birşeyleri birleştirmekten, öğrenmekten beynim patlayacak gibi ağrıyor her gün.

Rüya bitince bir günlük tutayım fikri geldi, insanlar rüyalarını günlüklere yazıyorlarmış. Sonra belki rahatlarım dedim. Neyse yine akışa dönmeye çalışarak, günlük işlerime döndüm. Kulağıma resmen birisi Nebukazar dedi. :D Valla kafayı çizdiğimi düşünmeye başlıyorum ara ara. Bu kim ya dedim. Nebukazar. Tabi yine duramadım, google a baktım, öyle biri yok. Nebukadazar diye bir kral varmış. Babil kralı. :D Al buna bak demek istediler heralde. Yok rahat yok.

Gerçekten merak ediyorum, sizde bu durumlar var mı? Sanki hızlı çekim, bir şeyler yaşanıyor.

bozadi

Paylaştığın için teşekkürler sybleman.

Durumunu anlamaya çalışıyorum.

Sürekli birşeyler araştırmaya, düşünmeye yönelik ciddi bir eğilimin var anladığım kadarıyla ama bu eğilim aynı zamanda baş ağrıları veya buna benzer bazı rahatsızlıklar yaşamana mı neden oluyor? Ve söz konusu eğilim (çok düşünme, çok araştırma) senin kendi doğal ve bilinçli isteğin mi yoksa buna "mecbur" hissetme gibi bir durum mu var? Örneğin seni rahatsız eden çeşitli duygu ve düşünceleri "bastırmak", yani dikkatini başka birşeye vermeye çalışma nedeniyle kendini çeşitli ilginç araştırma konularına vermeye çalışıyor olabilir misin? Sadece olasılık olarak soruyorum, öyle olduğundan emin olduğum için değil. Anlamaya çalışıyorum.

Ve aynı olasılıkla bağlantılı olarak; bu eğilim Kasyopya celselerini (ve forumda önerdiğimiz diğer kaynakları) çok kısa bir süre içinde okumaktan, aşırı sayılabilecek bir öğrenme hızından etkilenmiş olabilir mi? Yine, sadece bir olasılık olarak, adeta sallayarak, soruyorum: Birşeylere çok geç kaldığın gibisinden bir komplekse kapılmış olabilir misin? Yani bu forumda (veya başka benzer ortamlarda) "insanlar yıllardır neler neler okuyup öğrenmiş, tartışmış, ben de onlara kısa sürede yetişmeliyim" gibisinden bir endişe, kompleks duymuş olabilir misin? Yoksa bu hayatının çok daha önceki dönemlerinden beri var olan bir eğilim mi?

"Sanki hızlı çekim, birşeyler yaşanıyor." demişsin. Bunu ne zamandan beri hissediyorsun? Ne kadar süredir bununla ilişkili "aşırılık", "kaldırmakta zorlanma" gibi sıkıntılar yaşıyorsun? Biraz psikolojik terapi soruları gibi oldu, kusura bakma. Yalnızca anlamak ve mümkünse yardımcı olmak istiyorum. En azından forumdaki faaliyetlerimizi buna göre ayarlamak, gerekirse yavaşlatmak gerek veya konuları buna göre seçmek gerek belki.

Lusid rüya çok çok ilginç. Anlattığın diğer şeylerle ne ölçüde bağlantılı bilmiyorum ama belki olası geleceklerden birini temsil ediyor olabilir, bir ölçüde.

Kulağına "Nebukazar" (Nebukadnezar) diye bir isim söylenmesi meselesinin, "kafayı çizdiğini düşünmene" de neden olduğu göz önünde bulundurulursa, kesin olmamakla birlikte, bir ihtimal, negatif eğilimli bir varlığın gerçekten akıl sağlığından şüphe etmeni sağlayarak moralini bozmaya yönelik bir hareketi olabilir. Kesin olarak öyle olup olmadığını bilemem, sadece bir ihtimal.

K'lar "tavşanla kaplumbağanın yarışı" hikayesine atıf yaparak, "tavşan gibi olmayın, kamplumbağa gibi olun" tavsiyesinde bulunuyor. İçinde bulunduğumuz dönem, çeşitli özellikleri itibariyle öğrenme hızlanmasına veya önceki yaşamların verileri de dahil olmak üzere bilinçaltı bilgilerinin sentezlenmesinde bir hızlanma veya bilinçsel sıçramalara neden oluyor olabilir elbette. Ama sen bu tür birşey yaşıyorsan da, bunun hızının sende ciddi sorunlara yol açtığı veya açabileceği ihtimalini düşünmen gerekiyor olabilir. Bir de tabi, egosal arzu/korku faktörlerinin yıpratıcı etkileri söz konusu olabilir. Hepimizle çeşitli biçimlerde uğraşan negatif eğilimli varlıklar, senin de şu an içinde bulunduğun koşturmacalı durumun bazı yönlerini aşırı uçlara sürüklemek istiyor olabilirler. Yavaşlamaya, sakinleşmeye ihtiyacın olduğu anlaşılıyor. Seni korkutan, endişelendiren temel şeyin veya şeylerin ne olduğunu düşünmeye çalışman faydalı olabilir.


sybleman

Çok sağol yorumların için. Nasıl anlatsam. Bu durum birşeylere geç kalma veya yetişmeye çalışma gibi bir durum değil. İçsel bir dürtü gibi. Bunu yapmak için çocukça bir heves, dürtü, merak var, öğrenme isteği.

Günlük akışa döndüğümü düşündüğümde bile kafamda birşeyleri birleştirmeye çalışırken buluyorum kendimi. Ya da işte bir duygu yaşarken, o duygunun nereden geldiğini çözümlemeye çalışırken buluyorum kendimi.

Sanki duygu durumumda bir bilinç oluştu. Nasıl söylesem, bir şey hissederken hem hissediyorum hem farkında olup uzaktan izliyorum gibi. O yüzden duygu durumlarım artık fazla sürmemeye başladı.

Negatif varlık olayı da olabilir mi dediğin gibi acaba? Yani kendimden şüphe edicek bir şekilde değilim şuanda. Ama nasıl desem. Etrafında bu şekilde insanlar yok, bunları yaşayan kimse yok. Tuhaf hissetmeme neden oluyor.

bozadi

Hm, evet. Bundan daha önce de biraz bahsetmiştin. Sıradışı denebilecek bazı algıların, ilgilerin, yeteneklerin, potansiyellerin uyanıyor ama ailen de dahil olmak üzere, yakın çevren, bu tür konuları konuşmaya, içini dökmeye pek elverişli değil (hatta belki ters tepkiler çekebilir?) yanlış anlamıyorsam. Bu konuda bir çelişki, bir çatışma duygusu içindesin sanırım.