Haberler:

Yayınlanan son celse forumda! 26 Eylül 2026🎉

Ana Menü

22 Ekim 2022

Başlatan bozadi, 26 Ekim 2022, 01:47:24

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

fidelista

#15
Teşekkürler..

Tgur

#16
Rusofobinin neden olduğunu merak ederdik,USA nın savaştan sonra demir perdeyi oluşturması ve NATO kurulması ile batılı dediğimiz insanların bu akıma kapıldıklarını ve CIA tarafından pekiştirildiğini artık biliyoruz,

Bu arada bizler de o döngüye sokulduk ,

"C: Çünkü fiziksel tezahürlerle bağlantılı değil. Konumla ve konumun rezonansıyla yakından bağlantılı."

Konum ve konumun rezonansı açılımında Türk soylarının da bu akımın içinde olduğu Asyadan batıya göç ve akma olarak kabul ettiğimiz gerçeklikte, şu alıntı kısmına konu olan insanların "ruh genlerinin saflığının" beraberliğini de bu ölçüde değerlendirebiliriz,

"(Ze Germans) Rusofobinin gerçek kaynağı nedir? Bunun üst boyutlarla bir bağlantısı var mı?

C: Kesinlikle!!!

S: (L) Hmm.

(Joe) Bu konuda bir kitap var.

(Niall) Bütün bir kitap var bu konuda. Batı kadar eski. Tüm Batılı sistemimize yerleşmiş birşey bu.

(L) Neden?

(Joe) Bugünden dolayı.

C: Ruh genlerinin saflığı.

S: (L) Neden "ruh genleri" dediniz?

C: Çünkü fiziksel tezahürlerle bağlantılı değil. Konumla ve konumun rezonansıyla yakından bağlantılı.

S: (Pierre) K'lar bir keresinde gerçek Samilerin 4Y tarafından kontrol altına alınmasının daha zor olduğunu söylememiş miydi?

C: Evet

S: (L) Yani, Rus bölgesindeki pek çok insan... O bölgeye yakınlıkları nedeniyle ve yüzyıllar boyunca kendi aralarında evlenme olasılıkları nedeniyle, kısmen insani ve kısmen de "meleksi" ("meleksi" diyoruz ama aslında başka gezegenlerden falan gelen bir çeşit 4Y varlıkları kastediyoruz) bir tür şey mi bu?

C: Evet, yeterince yakın."

Tgur

#17
Yine ilerde yeniden karşılaşacağınız çalışmalarımdan ,
Bu son celsede geçen şu cümleye atfen,

"C: Koruma için haftalık meditasyon çalışmanızın çok faydası oluyor. Ayrıca dikkat, farkındalık ve ağ çalışması. Ağ çalışması, ekstra çaba uygulanmasının ne zaman gerekli olduğunu bilmenize yardımcı olur."

Ağ çalışmasının da açılımını acizane şöyle yapabilirim,

Sitede yazmak ,yazılanları okumak yorumlamak şu böyle değil şöyle şeklinde tartışmalara katılmak ,rüya veya başka idrak yolları ile geleni safiyane anlatmak ,yeni bilgileri ortaya koymak şeklinde dünyevi çalışmanın içine eğer zihin takıntılardan uzaklaşmış serbest bir hale gelinmişse bütünlük de devreye girmiş sanmaktayım,

Olaya karışanların tartışma veya yorumlar üzerinde düşünenlerin olağan üstü denen fikri açılımlara maruz kaldığını hissetmeleri ekseriyetle olmakatadır,

Bunu bazı dostların yorumlarındaki anlattıklarındaki açıklık ve ruhsal gelişmişliği gösteren harikulade tanımlamalarını gördüğümden belirtiyorum, gelişmişlik her cümlede kendini gösterebilmekte,

Yazılardaki çekingenliği atma ve bir an evvel aktarma telaşı ile olduğunu sandığım ve bu yolla benim de sık sık yaptığım imla yanlışları veya cümle düşüklüklerine aldırmadan anlatılanı değerlendirmek gerekli,

oryon

#18
Ağ çalışması özellikle ve sürekli belirtiliyor.Meditasyonda çok önemli fakat sessiz ve dikkatimi dağıtmayacak bir ortam pek yaratamıyorum sizde durum nedir?Yaptığım zamanlardada pek başarılı olduğumu sanmıyorum.
 

Tgur

#19
Selam Oryon,

Meditasyonu ben de pek mükemmel yaptığımı sanmam ,her şeyden evvel saf bir niyet ve inanç gerekli diye düşünüyorum,Eiriu nefes programını tatbik etmeye çalışmak ve bu arada olabilirse ruhun duasını okumak yeterli olur, nefes alma verme uğraşısı zaten zihni biraz dinginleştiriyor meditasyonun genel maksadı bu sanırım,ancak,

Ondan yani tatbik etmekten bir şeyler ummak mesela vizyon falan görebilir miyim demek beklenti olur ve ritüele girer ki tavsiye edilmiyor,ayrıca kuralların arasına sıkıştım eksik mi yapıyorum demek sınırlama oluyor ,özden nasıl geliyorsa onu tatbik etmek gerek,

Şu işim olsun çocuğum imtihanını kazansın düşünceleri ile kalkışmak arzulu düşünce, o da ritüel hadisesi içinde ,ne olacak yani hiç bir fayda istemeden yapmalıyım mı demek te 3Y sınırlarının dışına çıkamamak gibi geliyor ,

Bütün bunların yanında nefes programını yapmaya çalışmak ve safiyeti sürdürmek bedenin bol oksijen alıp dirilmesini sağlıyor vagusu tetiklediği için stresi alıyor, bu yaşam mantığında boşa kürek çekmek değil bence,

İzlenim ve düşüncelerim bunlar.
Sevgiler..

Dionysos

#20
Çeviri için teşekkürler.

Kedi için üzgünüm.
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Qui-gon jinn

#21
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen oryon

Ağ çalışması özellikle ve sürekli belirtiliyor.Meditasyonda çok önemli fakat sessiz ve dikkatimi dağıtmayacak bir ortam pek yaratamıyorum sizde durum nedir?Yaptığım zamanlardada pek başarılı olduğumu sanmıyorum.


Sevgili oryon, mesajın bana daha önce forumda paylaştığım Eckhart Tolle ustanın bir nefes egzersisi tavsiyesini hatırlattı. Bende nacizane sana onu tavsiye etmek isterim. Bilemiyorum, ilgini çekerse şayet bir denemek isteyebilirsin belki. Sevgiler.

https://www.baskalarinahizmet.com/index.php/topic,817.0.html

oryon

#22
Sağolun arkadaşlar değerli bilgiler için meditasyona devam
 

Dionysos

#23
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen oryon

Ağ çalışması özellikle ve sürekli belirtiliyor. Meditasyonda çok önemli fakat sessiz ve dikkatimi dağıtmayacak bir ortam pek yaratamıyorum sizde durum nedir?Yaptığım zamanlardada pek başarılı olduğumu sanmıyorum.


Sessiz ve dikkat dağıtmayacak ortamım var.

-Fizik aktiviteye göre değişir ama kabaca;
Karbonhidrat (şeker nişasta dahil) tüketimimi öğünde 30-40 max 50 grama çekemedikçe zihinsel dikkat konusunda başarılı değilim .Mümkün ama diğer denilene göre çok daha yoğun çaba gerekiyor. Aslında ilk gençlikte yoğun nefes dikkat ve meditasyon uygulamaları yaptım daha sonra o kadar değil. Sadece özel bunaltı zamanları ya da derin nefes alıp vermeler ,fizik aktiviteye karışık bir şeyler ve mental aktivitenin kendisi. Arada Gregorian Chant dinlerim.. K'lar meditasyon kavramına vurgu yapıyor ancak bu kavram meditasyonların nasıl uygulanabileceği anlamında geniş soruldu mu bilmiyorum. Kavramın etimolojisi derin düşünme anlamına gelir. Ben meditasyonu bir işi öğrenme kavrama yada temel beceri kazanma anlamında belli bir aşamaya kadar sürdürülecek yoğun çaba ve ondan sonra edinilmiş beceri ve daha az çaba gibi görürüm.

Meditatif bir duyguyu ya da daha açık berrak susmuş bir zihni doğal zorlamadan yakalamak istiyorsanız ketoyu deneyin. Hiç ketoz olmadıysanız bir kaç kez olsun ketoza girip çıkmayı ve bunu deneyin en azından tadın derim. Açlık ketoz becerisi daha berrak bir zihin daha az baskı rahatlık sağlardı.
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#24
Düşünüp durdum ve o kedi karbonhidrat tıkınmaktan kör olduysa bunu bilmek ve bunu herkesin duymasını isterdim. ve bunu tabi ki bilmiyoruz

Alıntı YapEklenti:
Kedi Maması İçeriği Nasıl olmalı?
Kedi Maması İçeriği Nasıl olmalı? İdeal Kedi Kuru Maması Seçimi İçin Ortalama Değerler
Protein %8-10 olmalıdır. Yağ oranı ortalama %5-6. %1-2 değer farkları tolere edilebilir
En düşün %70 nem oranı olmalıdır
En düşük %20 et oranı

https://www.hayvanmamalari.com/kedi-mamasi-icerigi-nasil-olmali.html


Bir kedi etoburdur ve etin 1/4 ü proteindir.
%20-25 yağlı et iyi bir yiyecek ve halde hala bir kedi mamasında hala %15-20 protein olmalıdır

İnsan ne zaman kediler etoburdur diyebilecek
Bunlar neye göre belirlendi?

Yine de baktım da bazı kedi mamaları insan yiyeceğinden iyi.
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

oryon

#25
Diyet çok önemli sadece abur cubur yemeyi bıraksam bile bana faydasını hemen gösteriyor sonra yine başlıyorum bu yoğunluğun vazgeçilmezi gibiler:)
 

beyrutkapı

#26
Çeviri için teşekkürler bozadi.
Meditasyon konusunda, zaten olduğumuz şey dışında hiçbir çabaya gerek yok. Bilinçli bir çaba olmaksızın sabırla devam etmeli. Çabasız ve beklentisiz bir ruh hali için nefes egzersizi çok yardımcı olur. Kişi meditasyon yoluyla frekansını değiştirip başka bir gerçekligin frekansı ile rezonansa girer. Meditasyonda tüm yaptığımız budur aslında. Celsede de bahsedilen şekilde en küçük bilgi biriminde dahi tüm bilgi potansiyel olarak mevcut ise meditasyon yoluyla varilabileceklerin sınırı yok demektir. Beyin aynı zamanda bir frekans okuyucusu ise meditasyon iyi bir okuyucu yapmanın harikulade bir yolu.
 

bozadi

#27
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen beyrutkapı

Çeviri için teşekkürler bozadi.
Meditasyon konusunda, zaten olduğumuz şey dışında hiçbir çabaya gerek yok. Bilinçli bir çaba olmaksızın sabırla devam etmeli. Çabasız ve beklentisiz bir ruh hali için nefes egzersizi çok yardımcı olur. Kişi meditasyon yoluyla frekansını değiştirip başka bir gerçekligin frekansı ile rezonansa girer. Meditasyonda tüm yaptığımız budur aslında. Celsede de bahsedilen şekilde en küçük bilgi biriminde dahi tüm bilgi potansiyel olarak mevcut ise meditasyon yoluyla varilabileceklerin sınırı yok demektir. Beyin aynı zamanda bir frekans okuyucusu ise meditasyon iyi bir okuyucu yapmanın harikulade bir yolu.
Açıklamana katılıyorum beyrutkapı. Az önce diğer bir başlıkta vurgulamaya çalıştığım şeyin de bu olduğunu fark ettim:

https://www.baskalarinahizmet.com/index.php?msg=34833

bigsenfoni

Emeklerin icin tesekkürler bozadi :)
DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET  OSHO


Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.

bozadi

#29
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bigsenfoni

Emeklerin icin tesekkürler bozadi :)
Ben de sana ve ilgilerini, desteklerini paylaşan tüm arkadaşlara teşekkür ederim bigsenfoni.

Bu arada Ukrayna meselesiyle ilgili şunu fark ettim ki, Kasyopya celselerinin en başlarından beri Ukrayna ile ilgili söylenenleri incelediğinizde, K'ların bu konuda ne kadar kritik bazı bilgiler verdikleri anlaşılıyor.

Ukrayna'daki bir patlamayla ilgili bir kehanetle başlıyor herşey ama sonra çok daha ilginçleşiyor.

20 Haziran 2009 celsesinin hemen başında, 5 yıl sonrasını (2014) "0. yıl" olarak tanımlıyorlar. Önemli bir kırılma ve dönüşüm sürecinin başlangıcı olarak.

2014 yılında Ukrayna ile ilgili celselere bakıldığında şunlar dikkatimi çekti: 2014 Ukrayna başkanlık seçimlerinde Rusya'yla ittifakı savunan ve seçimi kazanan devlet başkanının açık bir ABD müdahalesi ve işbirliği yoluyla darbeyle indirilip Batı kuklası bir tipin başa getirilmesi ve Ukrayna ordusu ve neo-Nazi grupların Donbas bölgesindeki Rus kökenli vatandaşlara karşı büyük bir katliam yapması. Ve tabi tüm bu gelişmeler üzerine Rusya'nın kendisine her yönden saldıran ABD ve müttefiklerine karşı büyük bir operasyona başlaması. İşte şu an Ukrayna'da olan ve tüm dünya gündemini alt üst eden, Avrupa'da olağanüstü (kötü) gelişmelere yol açan ve tüm dünyanın kaderini de ciddi şekilde etkilemekte olan olayların fitilinin ateşlendiği asıl tarihin 2014 olduğuna dikkat çekiliyor. Yani Rusya'nın Batılı şeytanlara karşı şahlanmaya başlama süreci. Özellikle Kırım'ın ilhakı (veya daha doğrusu Kırım vatandaşlarının ezici çoğunluğunun oyuyla Kırım'ın Rusya'ya bağlanması) tüm dünyayı şok etti. Geri dönüşsüz bir süreç başlamış oldu. Dünyanın egemen faşist güçlerine, yani İlüminati'ye karşı en güçlü, en organize atakların Putin Rusya'sı tarafından başlatılması süreci bu.

K'ların da belirttiği gibi, araya girecek doğal ve kozmik olaylar dizisi nedeniyle bu savaşın bittiğini göremeyeceğiz belki ama yine de bu sürecin insanlığın gidişatı, geleceği üzerinde çok büyük etkileri olduğu, olacağı anlaşılıyor.

Şu anda Türkiye ile Rusya arasında gelişmekte olan sıradışı ittifak ilişkisinin de ülkemiz için çok önemli sonuçları olduğu, olacağı anlaşılıyor.