Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

jüpiter'e dev bir komet çarptı

Başlatan bozadi, 24 Temmuz 2009, 18:05:43

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

Avustralyalı amatör gökbilimci Anthony Wesley, Jüpiter'de Dünya büyüklüğünde iz kalmasına neden olan bir çarpışmayı keşfetti.




"Avustralyalı amatör gökbilimci Anthony Wesley, Jüpiter'de Dünya büyüklüğünde iz kalmasına neden olan bir çarpışmayı keşfetti.
Şaşırtıcı keşfi yapan Anthony Wesley, ilk olarak NASA'yı uyardı.

Uyarının ardından gaz devi gezegen Jüpiter'deki çarpışmayı Amerikan uzay kurumu NASA da doğruladı.
...
Jüpiter'e 1994'ten bu yana ilk kez bir cismin çarptığı gözleniyor. Temmuz 1994'te, Shomaker-Levy 9 kuyrukluyıldızından kopan 21 parça Jüpiter'e çarpmıştı. Jüpiter'in çapı Dünya'nın çapının 11 katını buluyor.

ntvmsnbc sitesinden bir alıntı...


nasa'nın böyle birşeyi bir amatör astronomdan duyması kadar saçma birşey olamaz. yine nasa'nın kısa bir süre önce belirli bir kometin dünyaya çarpmasıyla ilgili verdiği olasılıkdaki hatayı da bir çocuk düzeltmiş ve gerçek olasılığın çok daha büyük olduğunu ortaya koymuştu. nasa da hatasını kabul etmişti.

bir-iki ay önce dünyayı teğet geçen çok büyük bir kometi de olaydan ancak iki gün önce tespit edebilmişti nasa.

internet'te küçük bir araştırma yapacak olursanız, türkiye dahil olmak üzere dünyanın pek çok yerinde düşen komet parçalarıyla ilgili olaylar olduğuna, muhtemelen bu olaylarda belirgin bir artış olduğuna şahit olabilirsiniz.

yukarıdaki haberde Jüpiter'e daha önce çarpan ve büyük izler bırakan Levy-Shoemaker9 komet kümesinden bahsediyor. o komet parçacıklarından ilki 16 Temmuz 1994 tarihinde çarptı Jüpiter'e ve bu aynı zamanda ilk Kasyopya celsesinin de tarihi oluyor ilginç bir şekilde.

3600 yıllık bir döngüsü olan bu komet olayları konusunda insanlara bilgi sunan başka bir kanal yok bildiğim kadarıyla. ilginçtir, çevirdiğimiz son kasyopya celsesinde de kometler konusu yine gündeme geldi. Jüpiter'e yine çok büyük bir kometin çarpması olayının hemen ardından.

rinda

#1
Nasa bunları bilmemezlik etmiyor, bal gibi de biliyor. Ancak bunu ne kadar saklarsak kar diye "artık neden saklıyorsa" halka açıklamamayı tercih ediyorlar (bana göre)
Sizin deneyimleriniz başka kimsenin değer biçemeyeceği deneyimlerdir.

Pınar

#2
Sevgili Bozadi bu da şunu açıklıyor ki, jüpiter gerek kütlesi gerek ise çekim alanı ile dünyayı ve kendisinden küçük diğer gezegenleri komet akınından korkuyor, haksız mıyım?

Ve tarihlerin eş olması da ilginç.:)
Yarattıklarını beğenmiyorsan, dur ve yeniden başla!:)

bozadi

#3
sevgili rinda, bence bu olayların insanlardan saklanmasının amacı insanların bu olaylara psişik olarak hazırlık yapmasını geciktirmek ve insanların bu olaylarla kolektif karmik dersleri arasındaki ilişkileri düşünme-tartışma şansını azaltmak. düzen birimlerinin bu konuda oldukça başarılı olduğu söylenebilir. bu gaflet uykusu ve bunun muhtemel şiddetli neticeleri de insanların karmik derslerinin bir parçası neticede.

sevgili Pınar, ben de jüpiter'in dünya için bir ölçüde koruyucu bir etki yaptığını düşünüyorum ama bunun mutlak bir koruma olmasının mümkün olduğunu sanmıyorum. tüm kometler dünyaya jüpiter civarından gelecek olsa tamam, ama... :))

bozadi

#4
2010 mayıs'ında uranüs koç'a giriyor, jüpiter'in kavuşum açısı eşliğinde.

o zamana kalır mı bilmiyorum ama gökyüzündeki bir ateşi koç'taki uranüs'den daha iyi betimleyecek astrolojik bir ifade düşünemiyorum. elbette başka pek çok anlama da gelebilir bu yerleşim. çok boyutlu düşünmek gerek. ama insanlığın kitlesel olarak bu komet olayının realitesinin farkına varacağı bir tarih olabilir bu. aynı zamanda ufo'ların ve dünyadışı varlıkların realitesiyle ilgili devlet düzeyinde açıklamalar da gelebilir. ve ufo olaylarında hiç olmadığı kadar büyük bir tırmanış meydana gelebilir.

Pınar

#5
Lahiri ve güneş merkezli haritaya bakacak olursak, 19 Temmuz 2009 da Uranüs balık takımyıldızına, Neptün ise Kova takımyıldızına girdi.:) Neptün, Kiron ve Jüpiter ile hizalanıyor bir süredir. Uranüs ve Satürn ise zıt.Kiron, Uranüs ile Satürnün arasındaki köprüdür astrolojide ve Neptünün yanı başında, şimdilik oğlak takımyıldızında ve oyunu satürnden yana kullanıyor, peki ya kova takımyıldızına geçince? Uranüsün tarafına geçecek görülüyor. Bu tarihte 8 Eylül 2009. Ve hala Uranüs ve Satürn karşıkarşıya ve Kiron gücünü Jüpiter ile katlıyor..:)

2010 mayısına sürmez bu iş söyleyeyim.:))
Yarattıklarını beğenmiyorsan, dur ve yeniden başla!:)

elek

#6
Yaşadığımız gezegeni  böyle bir çarpışmadan koruyan nedir ? Şüphesiz ki tesadüfler değil .



Bazen görüntüler sözlerden daha etkili oluyor. Bu sebebten bu yaşadığımız  cennetin resmini buraya koydum.[:)]
Biz biliriz demeyelim,düşünüp inceleyelim. / Geçmiş güne ışık, gün geleceğe beşik.

bozadi

#7
bazen de gerçekler görüntülerden daha etkili olur sevgili elek. o kürenin içindeki insan yaşamının realitelerini de düşünmek gerek. bu resmin güzelliği, insanlığın mevcut realitesini yansıtmıyor.

elek

#8
Bazen bir şeyi betimlersin de o'nun güzelliğini yalnızca dilinin döndüğünce anlatmış olursun ya... O anlamda söyledim.  Dünyayı çok seviyorum. Çok güzel bir gezegen. O'nu tarifte dil kısır kalır. O yüzden görüntüsünü koydum. Başka bir şey ima etmedim eğer öyle anlaşıldıysam....

Bir de bu tür bir çarpışmadan bizleri koruyan bir gücün olduğunu belirttim.
Biz biliriz demeyelim,düşünüp inceleyelim. / Geçmiş güne ışık, gün geleceğe beşik.

Pınar

#9
Aslında bizler de hem içsel hem de fiziksel olarak, dünyanın eşsiz güzelliğine sahibiz. :) Zor bir gezegen ancak kimse kolay olduğunu söylemedi ki!:) Maddeye olan tüm saplantıları bir kenara bıraktığımızda aslında ne muhteşem bir mekanda olduğumuzu farkediyoruz.Sadece bunu görmek için, bizlere empoze edilen tüm o çarpıklıkları, korkuları bırakmak gerekiyor. Dünya güzel be kardeşlerim...:))
Yarattıklarını beğenmiyorsan, dur ve yeniden başla!:)

bozadi

#10
sevgili elek, ben biraz, belki de epey "arızalı" bir ürünüm sanırım. garanti sürem de geçmiş olmalı :)) yorumlarıma katlanmanızı rica ediyorum çünkü sonuçta benim eleştirdiğim görüşler de kendi açımdan "katlanmak zorunda hissettiğim" şeyler. kendi görüşlerimde eksiklikler, yanlışlıklar olabileceğini de çok iyi anlayabiliyorum ama bu kabuller bu görüşlerimdeki önemli geçerlilikleri değiştirmiyor kendi kanaatimde, o yüzden bunları paylaşmaya devam ederim. bakarsın şu an çok ayrışık olduğumuz hususlarda giderek bazı orta noktalar keşfederiz.

bozadi

#11
dünyadaki insan deneyiminin devamını arzulayan, bunun için bazı yıkıcı faktörler üzerinde belirli düzeyde hafifletici oynama yapan pozitif güçler olduğuna ben de inanıyorum. ama güçler bunu insanlara "rağmen" hep yapmaya devam edemezler. eğer insanlığın kendisinin yıkıcı davranışları, bu davranışlarının neticelerini görmelerini gerektiriyorsa, bu sonucun deneyimlenmesini "allah" bile engelleyemez/engellemez.

nitekim dünya tarihinde komet fenomeni dahil, milyonlarca, toplamında illa ki milyarlarca insanın ölümüne neden olmuş, doğal veya doğrudan insan kaynaklı sayısız felaketlerin engellenmediği, engellenemeyeceği gibi.

insanlıkla ilgili new age tipi "cici" görüşleri tiksindirici buluyorum. buna engel olamıyorum. çünkü bu görüşler olanı önce olduğu gibi değil, neredeyse baştan sona "olmasını istediği" gibi görme eğilimi barındırıyor. bu isteğe dayalı yaklaşımın temelinde ise bizzat dünyevi arzu ve korkular yatıyor bana göre. bir şekilde bu hususları giderek aydınlatabileceğimize inanıyorum.

bozadi

#12
tabii felaketleri sadece ölüm olaylarıyla sınırlı olarak algılamamak lazım.

insanlığın binlerce yıldır dünya üzerinde deneyimlemekte olduğu şeyin bir "felaket" olmadığını iddia edebilir misiniz?

elek

#13
Kendi adıma bu sitede katlanmak zorunda olduğum insanlar ya da bilgiler görmüyorum. İkimizinde bildiği üzere
görüşlerindeki önemli gerçerlilikleri değiştirebilecek insan ben değilim.  :) Yani Matrix deki neo ben değilim :)

Çok ayrışık olduğumuz konularda ortak noktalar keşfedebileceğimizi zannetmiyorum çünkü bazı temel kavramlardan anladıklarımız farklı. Ama bu demek değil ki kimi fikirlermiz ortak değil.
 
İnsanlık yok oluşları defalarca yaşamış; okuyoruz bunları çeşitli kaynaklardan...   Tabi içinde bulunduğumuz yüzyılda küresel bir yok oluş öngörülmüyor şu an bizler için ancak toplu göçüşler devam ediyor (tsunami felaketinde 200 bin kişinin ölmesi gibi) ve sanırım edecek.  Belki bu domuz gribinden ya da benzeri hastalıklardan yüzbinler ölecek.

 

 Ruhsal ve maddesel varoluş katlarında bir hiyerarşi var. Bu (+)  güçler düşüncelerimizin çok ötesinde.... Evrenin işleyişinde sebeb sonuç yasaları olduğundan tesadüfü bertaraf edebiliriz.

 Benim görebildiğim tek felaket var bu gezegende ( ya da bana gerçek anlamda felaket gibi görünen ) o da kimi zaman insanların seçimlerini yanlışlar üzerine yapması. Bireysel ve toplumsal...

 Benim çok sevdiğim birinin sevdiğim bir sözü vardır. Eğer dünyaya bir tek şey söyleme fırsatım olsaydı o sözü  derdim sanırım :

" Hatalarımızı suça çevirmeyelim..."


Eğer insanlığın kendisinin yıkıcı davranışları, bu davranışlarının neticelerini görmelerini gerektiriyorsa, bu sonucun deneyimlenmesi gerekir gerçekten de. Bireysel yaşamımızda da , toplumsal yaşamda da bunu görüyoruz yaşıyoruz. KAtılıyorum sana bozadi.

Sanırım burada üzerinde durmam gereken konu "müdehale". biz bu gezegenin sahibi değiliz. bize emanet. bu emanetin elbette koruyucuları da vardır. "gerektiğinde"  gerekli yerlerde bizim bilim bilmediğimiz çeşitli şekilerde müdehale ederler. Maddi ve manevi alemlerden.

Ederler çünkü bu bazen gerekir. Etmezler çünkü bazen eylemlerimizin sonucunu yaşayarak ders almamız gerekir.

Kirlettiklerimizi biz temizleyeceğiz. Dünya insanı maddi manevi ürettiği negatifi temizlemek zorunda.

İnsanlığın deneyimlemekte olduğu şey'e ben felaket değil tekammül sınavları diye bakıyorum. Bazen sınıfı geçen olur,bazen bütünlemeye kalan. Ama tekammül yolunda kimse geriye gitmez. Ancak yerinde sayar en kötü ihtimal.

Bu tek, bütün de toplanacak. Çok çok uzun bir yolculuk.

Bu arada tusunami ve pınar dışında baskalarına hizmet msn adreslerinde kimseyi online görmedim. Orada online olursan daha fazla iletişim şansımız olur diye düşünüyorum  bozadi. [/font=Comic Sans MS][navy][/navy][8D][8D][8D]
Biz biliriz demeyelim,düşünüp inceleyelim. / Geçmiş güne ışık, gün geleceğe beşik.

bozadi

#14
msn'ye bir türlü ısınma şansım olmadı. şu an için forum ortamı öncelikli tercihim ama özellikle gerekmesi durumunda msn'deki ortama da gelebilirim.

ayrışık olduğumuz temel konulardan biri sanıyorum ki "din", değil mi? anlayabildiğim kadarıyla (budur'daki bazı yazıların itibariyle), genel olarak "din"i, özel olarak da islam dinini ve kitabını benimsiyorsun. bu tespit doğruysa, burada gerçekten kritik bir ayrışım doğuyor doğal olarak.

eğer dini benimsiyorsan, açıkçası zaten kanal bilgilerini, örneğin ra'yı bilinçaltında pek çok ön-kabul'ün oluşturduğu bir camın ardından okuyorsun bana göre, doğal olarak. öyle değil mi? din'i neden kabul ettiğinle ilgili fikrin nedir? örneğin kuran'ı ra bilgileri'yle karşılaştıracak olursan, kuran'da ra'dan daha önemli, daha yüksek, daha elzem ne buluyorsun?

burada biraz da bu konuların konuşulamazlığıyla ilgili bazı tabuları yıkmak adına bu konuya giriyorum. ve bu konudaki tercihine saygı çizgisine dikkat edeceğime söz veriyorum.