Almaya Hazır Olmayana VEREMEZSİN / AMA PARA VERSEN

Başlatan Tiversonus, 09 Haziran 2009, 20:04:49

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Tiversonus

Almaya Hazır Olmayana VEREMEZSİN / PARA VERSEN ALIRLAR


Biri gelir; "senin kadar rahat değilim, senin durumun daha müsait" der ve anlatmaya başlar: "en yakın aile üyelerin için çalışıyorsun, kimisi bacın, kimisi kardeşin, kimisi ailen ama gel gör kü bazı yaptıkları şeyleri görünce üzülüyorsun"...Bunu anlatan çocukluk arkadaşım tornacı. İnsanlar ile uğraşmanın zor olduğunu ama insanlar ile mecbur uğraşmak zorunda olduğunu söylüyor. Ve daha bir sürü kendinin sıkıntı dolu hayat şartlarından ve maksimuma gelmiş mutsuzluğundan bahsediyor. Buna bir kitaptan alıntı aktarmaya ve "ruhların deneyim ve dersler için bu fiziksellikte" bulunduklarından bahsetmeye yelteniyorum ve umursamaz bir tavır ile taşıdığı zihinsel doğruları ile ucundan duyduğu ve daha ikinci cümleye gelmemiş anlatımımı koparıyor...Almaya hazır değil, eee bir iş versem veya al sana "borç para desem" hiç düşünmez...


Başka birisi ve oldukça da yakın. Konuşmaya başlamadan önceki yüz ifadesi sanki yeni çok ağır bir haberi almış insan yüzü gibi. "Bırak para işini, sen nasılsın?" diyorum ve anlatıyor: "Geçen hafta kıbrıs agittim diyor. Köy gibi bir yer, sadece kumar ve fuhuş var, ingilizler hep orada. Eski vali şimdinin emniyetcisi oğlum, oğlum diye yönlendiriyor, işin içinde fahri bir başkonsolos var o yüzbin avro alacak, o sabitçi, öbürü yüzde üç cü, bir de bayındırlıktan bir adam var, birde kıbrıstan bakanlıktan...Gittim, avrupa birliğinden para gelmiş, işte bunu bitirmeye çalışıyorlar. halk denktaştaın gidişinden memnun şimdikisi yatırımları açtı. bir sürü salaytlar, gösterdiler ve gittim söyleneni yaptım, imzayı attım. senindir diyorlar, ama ya ben ne anlarım yol dan suyu geçirmeyi?" diyor... Peki bu yüzde üçler, beşler, dedim yani sana ne kalacak? bilmiyorum ki diyor, yani ne oluyor ne bitiyor bilmiyorum. bir de egeden belediye başkanı, bana diyorlar ki telofonunu kağpat, diğer firmalar seni çok rahatsız ederler, ukrayna başkonsolosu gel sana işi vereceğiz ihalesiz diyor. Peki ne kadarlık bir iş bu , vallahi biri onyedi milyon avroluk diğeri yirmiküsür avroluk"...Bu adam ortalardan kendine hizmetin içine yavaş yavaş giren aslında vicdan kırıntıları olan birisiydi, birisiydi diyorum çünkü çok sıkıntılı olduğu, ruhu sanki bir presin altında ezilmiş gibi göründüğünden hissediyorum...Bunada bir ara buranın sınavlar için var olduğunu anlatan cümleler kurmuştum ama dinlemez tavrı ve halaret vari başka konuya geçişi ile hiç bir cümlenin noktasını koyamamıştım...Buna da borç para versen hemen alır, düşünmez bile...

Ve gözümün önünde bir toplu taşıma aracını oradan bir ses geliyor ve bakıyorum. arkadan motosiklet çarpmış, inenler bakanlar, ve adam oğlu ile binmiş motosiklete ve adamın kafası, yani nasıl bir fizik bu, arka camdan içeri mi girmiş, işte arka cam patlamış ve cam kırılmış, boynunun şah damarı tarafı kesilmiş bastırıyorlar. oğlu kaldırımda oturuyor, yerde de bir çimento çuvalı:(( Ve koperatifin adamları geldiler ve ambulans gittiler. sonra koperatifin yönetimmkurulu bir araba ile geldiler ve bekleyen rütbeli trafikçiler ile sıradan, tek tek el sıkıştılar ve komiserin yüzündeki el sıkarken gelenleri karşılayış sırasındaki gülümsemesi çok dikkatimi çekti. Sanki, daha önce çokça birarada bulunmuş arkadaş gibiler. Taşımacılar, arkadan kendilerine vurulduğu için, rahatlar, yani rahatlar işte. Polisler de rahatlar, bu herzaman olabilir. ...."KASK TAKMALISIN'" "KASK TAKMALISIN" diye ellikere söylense takmaz, almaya hazır değil, VEREMEZSİN...Ah Pleiades" liler "gazete daramı" işte bu da.

Almaya Hazır olmayana veremezsin!!!


Tiversonus

#1
Burası, üçüncü yoğunluğun, örtüsünün tüm kasvetiyle gerçeğimizi örttüğü bir yer. Burası ruhların kolayca kaybolacağı, maddi güzelliğin, maddi olanın kıymete bindiği bir yer. Burası, maddi zavklerin ve bunların ispatının yaşandığı ancak, gerçeğin bir türlü maddi olan şeyler gibi ispatlanamadığı bir yer. Elbette işaretler her yer de gizli birer hazinenin kıymetli parçaları gibi saklanmışlar...Burası tüm ihtişamı ile fiziksel dünya, güzellikler, miktarlar, rakamlar yeri...Burası ruhların kolayca kaybolacağı sıkıcı bir yer:( Burası, paran yok ise lafının geçmediği, mevkin yok ise aşağılandığın, fiziki güzelliğin yok ise utandığın bir yer...Burası ruhumun cennemi yaşadığı ve asla ve asla bundan daha kötü duygularımın ve sapmalarımın bir daha başka hiç bir yerde yaşamayacağımı bildiğim, tüm tükenebilir, tüm eskiyebilir ve tüm çirkinlği ile ağır boğucu havası ile benim cehennemim.