Haberler:

Yeni celse yayınlandı! 25 Temmuz 2026🎉

Ana Menü

Sol mu, Sağ mı?

Başlatan Pınar, 07 Haziran 2009, 23:47:22

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Tiversonus

#15
bu yazıyı/soruyu yazarken "ben beynimi kullanmadımmm" diyen bir insana :)) ben cevap vermemmm:))))

Tulu

#16
neden cevap vermiyorsunuz şu anda beynım çalışmıyor
 

Tiversonus

#17
Siz hiç bir şizofrenin "ben şizofrenim" dediğini duydunuz mu? İşte bunun gibi, birisi "benim beynim çalışmıyor" dediğinde, bir hesap, kitap ve durum tesbiti yapmıştır veya gözlem:)))) Yani çalışıyor demektir yani:)))

Pınar

#18
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Tiversonus

uzmanımız Pınar olur:)))) Akşama gelir. Ama aslında iki beyni birlikte kullananların başına gelebilecek sıkıntıyı (artık adını bilmiyorum, yani dikleksi yi Pınar uydurdu) şöyle izah edeyim: görsel, duygusal bakış açısı ile matematiksel veya kavramsal bakış aynı anda kullanılırsa beynin sağ yarım küresi ile sol yarım küresi arasında bir ilişki aynı anda olması eşzamanlı olması gerekiyor ve sanırım bu verinin işlenmesi anında ortak bir yerde sıkışma oluyor ve pc ekranı donuyor:)) Yok ya tam anlatamadım. Bu aslında şu, yüksek matematik ile uğraşırken; çıkarma işleminde tıkanmak gibi:)) Neyse uzaman akşam anlatır:))

Sevgili Pınar şunu da yanıtlar ise sevinirim, mantıklı, matematiksel yanı ile: Şimdi bir insanı sırtüstü yatırdık ve pandülü kafasına tuttuk ve elimizdeki pandül bizim bakışımızla saat yönünde (12-1-2) istikamatinde döünüyor...Burası tamam...Gözlemci şifa veren oluyor...Bütün hareketler aynen devam ediyor varsayalım ve:Bu insanı dik ayağa kaldırdık ve adam şimdi kafayı kaldırıp pandüle bakıyor, yani gözlemci bu sefer değişti, - pandülün dönüş yönü yine aynı ve sadece yatan şimdi ayakta-  şimdi gözlemleyen eski yatan kişi olduğundan, yeni gözlemciye göre bu saat yönünün tersi gözük mez mi???

Not: Bu çakra teorisi, çakralar var ancak, "yön teorisi ve yerleri" bence tekrar ele alınmalı:)) Bu benim "sezgisel" bir görüşümdür.

Şimdi dostum, otuduğum yerden uydurabileceğim bir kelime değildir " Disleksia ya da disleksi" :))Ama ben uydurmuş isem çok maharetliyim, anında google'da bir çok sayfa açmayı başarmışımdır.Buna da hayret ederim.:)) Hahahaha!Uydurmuşum, doğru kelime DİSLEKSİ..Ben de var bu oradan biliyorum, travma sonrası disleksi.:))Örneğin ben cisimlerin isimlerini aklımda tutamam ve onlara yeni isimler uydururum.:))Artık buna kelimeler de dahil, farkettim.:)Eskiden sağ ve sol kavramım yoktu, zaman kavramım da yoktu.Herşey az önce ya da biraz sonra oluyordu.:)Kelimeleri karıştırırsım, ki bu hala tam olarak düzelmedi.Farkına vardıkça, bir şekilde düzeliyor ya da öyle sanılıyor, bilimiyorum.:))

Disleksi, bir dikkat bozukluğudur.Genellikle ilkokul çağında ortaya çıkar ama bazen de ailedeki diğer disleksiler sebebiyle " bizim aile böyle yahu!" tanısı altında saklanır.:)

Disleksi üzerine ilk çalışan nörologlardan Samuel T. ORTON disleksinin sık karşılaşılan özelliklerini şöyle belirlemiştir.

 

       Yazılı kelimeleri öğrenme ve hatırlamada zorluk.

 -b ve d, p ve q harflerini, 6 ve 9 gibi sayıları ters algılama; kelimelerdeki harfleri   yada sayıları karışık algılama, ne'yi en; 3'ü E; 12'yi 21 olarak algılamak gibi.
 -Okurken kelime atlamak.
 -Hecelerin seslerini karıştırmak ya da sessiz harflerin yerini değiştirmek, sıklıkla yazım hatası yapmak.
 -Yazı yazmada zorluk.
 -Gecikmiş ya da yetersiz konuşma.
 -Konuşurken anlama en uygun kelimeyi seçmede zorluk.
 -Yön (yukarı, aşağı gibi) ve zaman (önce, sonra, dün, yarın gibi) kavramları konusunda sorunlar.
 -Elleri kullanmada hantallık ve beceriksizlik.(Buna sakarlığı da ekleyebiliriz.Pınar notu.)

--------------------------------

Diğer konuya gelince, pandülün nasıl tutarsan ne olur, inan ki anlamadım.Güzelce anlatırsan sevinirim.Reset sırası ben de sanırım.Güler miyim, al bana!:)))



Yarattıklarını beğenmiyorsan, dur ve yeniden başla!:)

Pınar

#19
Aaaaaa, şimdi anladım.Eee yahu, şifacı ile şifayı alan karşı karşıya duruyor ise doğal olarak birine göre sol olan diğerine göre sağ olur.En mantıklısı, bana göre (mantıktan bahsetmem garip ama) kişi ile pandülün karşıkarşıya durmasıdır.En yakın cevap bu geldi.:) Bir de şu var ama bu sağdan geliyor bak, ona göre: "Pandül kimin elinde ise o baksın, kardeşiim!Herkes bakınca pandül utanıyooor."

Dur şimdi soldan geliyor bak, bak, bak: Pandül ile x kişisinin çakralarını kontrol eden y kişisi,  bu bakım sırasında x kişisinin tam karşısında durmak yerine onun yanına geçerek bu bakımı yaparsa ikisinin de sol ve sağ yanları bir olur.Sonuçta, x kişisinin çakraları söz konusu ve x kişisinin sağı ve solu önemlidir.Nasıl ama..;)
Yarattıklarını beğenmiyorsan, dur ve yeniden başla!:)

Alemtac

#20
Hoşgeldin Pınar'cım :)))
 

Tiversonus

#21
:))Uydurduğunu iddia ettiğim "dikleksi" değil di -ki ben bu kavramı sen yazdıktan hemen sonra google dan bakarak 5 dakika kadar okumuş ve hemencik "uydurmuş" demiştim" yani bu kavram var ama, sanki kare deliğe, üçgenleri yerleştirmeye çalışmak gibi, bana "uydurdu" anlamında kullanmıştım...Durum bu:))))) Ve son olarak, vorteks anlaımında yani girdap anlamında bir çok irili ufaklı şakra-enerji giriş noktaları var ve sanırım vorteksin olmaması na eğilmek çok da ha mantıklı, neye göre dönüş yönüne göre. Benim fikrim bu şekilde:)))

Ve kısaca aslında "çakra teorisinin yeniden gözden geçirilmesi" anlamında ve özellikle "yönleri ve sayıları" bağlamında, inanıyorum:))

Örneğin Mevlevi sema törenlerinde, sol ayak sabit olarak sağdan sola dönülür ve tibetliler ise tersi...

Pınar

#22
Tamam arkadaşım sen de disleksi yok, ama var bişi bunu bulacağım.:)) Dönmelere niye takıldın ki bu kadar.Dünyada yarımkürelerde dahi su farklı dönerken kaldı ki ekvatorda dönmüyor, bırak insanlar istedikleri yere dönsünler, alla allaa!:)))Bunlar deneyim işi, deneyerek öğreneceksin.Ben bunu anlamış bulunuyorum...:))Ayrıca ben pandül kullanmıyorum ki, ben sezgilerime ve ellerime güveniyorum bu konuda.:))

Çarli ölmüş yaa, Aslı ağlıyor yanımda.Çarli kim bilen var mı?
Yarattıklarını beğenmiyorsan, dur ve yeniden başla!:)

rinda

#23
Beyne gelen sinyalleri dile dökülemeyerek tutukluk yapması mıdır? iki dili bildiğim için (övünmek gibi olması ama iki anadilliyim almanca ve türkçe) olduğum için öyle sanıyordum. ama şöyle de bir şey daha var, örneğin yazı yazarken aklımdan geçen kelimenin yazıya dökümü sırasında da harf atlayara ki yazı işlemi sanki düşünme işlemiyle yarışa girmiş gibi, harf atlaya atlaya yazıyorum istem dışı bir şekilde. Bu da dikleksinin bir sonucu mu? gerçi ben şikayet etmiyorum. halimden son derece memnunum da başkalrı menun olamaya biliyor hehe
Sizin deneyimleriniz başka kimsenin değer biçemeyeceği deneyimlerdir.

Tiversonus

#24
Bence biraz dikkatli olunduğunda yapılan hatalar da aza inebiliyor. İşte biraz da bu olaylar, tıp dilindeki tasvirlerden farklı DNA değişimleri ve / veya odak durummumuzla ilgili olaylar olabilir diye düşünüyorum. Sonuçta hayat akışındaki şeklile denk gelen fiziksel şeyler ve çok fazla önemli değil diye düşünüyorum..Aynı zamanda bir "panzehir" olarak ta yazılan hatalı cümleleri de "hatasızmış gibi" okuyabiliyoruz ve hatta onun hatasının dahi farkında olamayabiliyoruz.

rinda

#25
dikkatli olabilmek için beynin boş olması gerek, boşalmış olması gerek
Sizin deneyimleriniz başka kimsenin değer biçemeyeceği deneyimlerdir.

Pınar

#26
Canım Rindacım, dikkatli olmak için anda kalmak gerek.Beyni boşaltmanın en güzel yanı bu zaten, anda kalıp, anı değerlendirebilmek.:)
Yarattıklarını beğenmiyorsan, dur ve yeniden başla!:)

JCA

#27
Bende de 4A-4B çıktı. Bu durumda disleksi hastalığının ortaya çıktığına ben inanıyorum. Konuşurken cümlelerim bazen çok güzel bazen de çok devrik oluyor. Düzgün cümle kuramıyorum yani. Pınar ablamız yazmış belirtilerini. Bende şunlar aynen var;

-Okurken kelime atlamak.
-Gecikmiş ya da yetersiz konuşma.
-Konuşurken anlama en uygun kelimeyi seçmede zorluk.
-Elleri kullanmada hantallık ve beceriksizlik.(Buna sakarlığı da ekleyebiliriz.Pınar notu.)

Sağ ve sol beyin loplarının ikisinin de çalışması ama dengeli çalışmaması oluyor bu sanırım. Sonucu benim gibi bir dengesiz oluyor.