Haberler:

Yayınlanan son celse forumda! 26 Eylül 2026🎉

Ana Menü

9 Aralık 2017

Başlatan bozadi, 12 Aralık 2017, 02:29:17

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

#15
Teşekkürler benden arkadaşlar :)

bigsenfoni, Romanovlarla ilgili videoyu paylaşman çok iyi olmuş.

ogeday

Tesekkurler bozadi.Cumartesi gunu bu parmakla kaldirma isini bizde denedik ama basaramadik.Simdi sebebini anliyorum ki kaldirilacak kisinin diren gostermesiymis.Adam bunun gercek olacagina hic inanmiyordu
 

bozadi

#17
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen ogeday

Tesekkurler bozadi.Cumartesi gunu bu parmakla kaldirma isini bizde denedik ama basaramadik.Simdi sebebini anliyorum ki kaldirilacak kisinin diren gostermesiymis.Adam bunun gercek olacagina hic inanmiyordu
:) Denemiş olmanız bile güzel. Ben hiç denemedim ve nedense pek istekli de değilim.

Yıllar önce, benden birkaç yaş büyük olan amcam, o zamanlar materyalizme son derece eğilimli olduğu ve dinsel/ruhsal herşeye son derece kuşkucu yaklaştığı halde, bir arkadaş toplantısında böyle bir deney yaptıklarını anlatmıştı. Kendisi de iştirak etmiş ve yanlış hatırlamıyorsam, yere uzanan bir şahıs, etrafındakiler tarafından neredeyse sadece dokunulmak suretiyle yerden epeyce havalandırılmış. Amcam bu olayda bir hile/aldatma olmadığından emindi anlatırken.

Söylemsel/ideolojik olarak belki hala ruhsal kavramlara soğuk olsa da, onun aslında temelde güçlü manevi inançları olduğunu hep seziyordum. Bundan dolayı ve belki de tam da bunun iyice farkına varması için böyle bir deneye çekilmişti belki de.

Neron

#18
Ben de bu deneye katıldığım sırada ateist ve materyalist birisiydim. Ama direnç göstermedim ve bu deneye bir oyun gözüyle baktım benim dışımdakiler dinî inancı olan kişilerdi ve çok çabuk ve kolay oldu.

Birisini kaldırdık, ağırdı ama kolayca kalktı. Masayı da kolayca kaldırdık. Sonra telkinsiz denedik, olmadı.
 

bozadi

#19
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Neron

Ben de bu deneye katıldığım sırada ateist ve materyalist birisiydim. Ama direnç göstermedim ve bu deneye bir oyun gözüyle baktım benim dışımdakiler dinî inancı olan kişilerdi ve çok çabuk ve kolay oldu.

Birisini kaldırdık, ağırdı ama kolayca kalktı. Masayı da kolayca kaldırdık. Sonra telkinsiz denedik, olmadı.
Tgur'un da dikkat çektiği gibi burada "inanç" konusu çok önemli görünüyor.

Yapmaya olan inancın güçlendirilmesi ve/veya yapmayı engelleyen inancın ortadan kaldırılması...

Bu arada Vitaly Churkin'in ölüm olayı son derece "anormal" görünmüştü bana ama K'lar doğal (KH müdahalesinden kaynaklanmayan) bir olay olduğunu söylüyor gibi görünüyor. K'ların söylediği veya söylüyor gibi göründüğü herşeyi doğru kabul etmemiz gerekmiyor elbette ama yine de, aksi yönde güçlü kanıtlar olmadıkça K'ların cevaplarını genel itibariyle doğru/isabetli/faydalı sayıyorum.

ogeday

 

Tgur

#21
İnanç konusu gerçekten çok zorlu ,bazı alıntılarla netleştirmeye daha doğrusu anlamaya çalışalım,

---------------------


"S: (L) Bilgiyi edindiğim kaynağın aldatıcı bir kaynak olmadığından emin olmak isterim.

C: Eğer imanınız varsa, edinebileceğiniz hiçbir bilgi yanlış olamaz çünkü böyle birşey yoktur. Size yanlış bir bilgi veya veri vermeye çalışan herkes ve herşey başarısız olacaktır. Tüm varoluşun kökünde olduğu için, bilginin kabul ettiği şey, sizi yanlış veriyi benimsemekten koruyacaktır. Yanlış veri bilgi değildir. Sadece açık bir şekilde bilgi edinmeye çalıştığınızda yanlış veriyi benimseme konusunda korku duymanıza gerek yoktur. Bilgi koruma sağlar -- ihtiyaç duyabileceğiniz tüm korumayı.

S: (L) Açık ve inançlı olduğu halde zarar gören ve arkalarından vurulan bir sürü insan var.

C: Hayır. Bu sizin algılamanız. Algılamayı başaramadığınız şey, o insanların gerçekten bilgi toplamıyor olduklarıdır. O insanlar ilerledikleri yolun bir noktasında takılıyorlar ve sizin takıntı dediğiniz gizli bir süreçten geçiyorlar. Takıntı bilgi değildir, takıntı atalettir. Bu nedenle, kişi takıntılı hale geldiğinde, ruhsal gelişimin sağlanması, ilerletilmesi durdurulmuş olur, çünkü bu ancak gerçek bilginin edinilmesiyle mümkündür. Kişi takıntılandığında korunması da azalır, bu nedenle kişi sorunlara, trajedilere ve her tür zorluğa açık hale gelir. Ve kişi bunları deneyimler."
------------------------------------------
"S: (L) Ve eğer bir kaynak bir tahminde yanılırsa genelde insanlar o kaynağa olan inancını kaybeder. Bu gerçekçi olmayan bir beklenti mi?
C: Evet.
S: (L) Bunun sebebi gerçekliğin değişkenliği nedeniyle doğrulanmanın imkansız birşey olması mı?
C: Eğer bu mümkün olsaydı, varoluş diye birşey olmazdı. Evren, bir öğrenme laboratuarından başka birşey deği."
------------------------------------------------
"S:(L) "Eski dinlerdeki" cehennem veya araf inancı gibi inançların propagandası insanları çok savunmasız bir noktaya sürüklüyor, çünkü bu durumda insanlar suç ve günah düşüncelerine ve böylece de düşünce kontrolü ve şiddete daha açık hale geliyor.
C: Evet. "
--------------------------------------------------------

"C: Lütfen bize içsel işletim sisteminin ne olduğunu açıklar mısın?
S: (L) Sanırım bilinçaltı zihin.
C: Öyle mi?
S: (L) Belki.
C: Ah, ah.
S: (T) Bilinaçaltı zihinde zaman kavramı mevcut değil. (J) Zaman yapay bir şey... (L) Örneğin: bir insanın bilinçli zihninde zenginliğe inanç gösteriyor olabilir ve bundan bahsedip zihinsel onaylamalar ve kendisi için her türlü pozitif şey yapabilir ama bir sebepten dolayı kişi bireysel olarak sürekli yoksulluk sınırında yaşıyor çünkü kendisini sürekli yoksulluk seviyesinde tutmasına neden olan birşeyler devam ediyor. Ve şahsın bilinçaltı zihnini eşelemeye başladığında, yoksulluğa dönük bir inancı olduğunu veya yoksul olmaya ihtiyaç duyduğunu veya yoksul olmayı hak ettiğini hissettiği bir geçmiş yaşam bağlantısı çıkıyor ve dolayısıyla içsel işletim sistemi bilinçli inanç ve düşünceleri etkisiz kılıyor. Burada bahsettiğim şey bu.
C: Evet, ama bundan anladığın şey nedir?
S: (L) Yani zamandan kurtulmak istediğini söyleyebilir ve bunu kavramsal olarak anlayabilirsin, ama içteki birşey seni ona bağlı tutuyor. O içsel bağlantıdan nasıl kurtulursun?
C: İçteki birşey seni ona bağlı mı tutuyor?
S: (J) Günlük ritimler gibi, fiziksel birşey.
C: Asıl noktayı kaçırdığınızı hissediyoruz.
S: (L) Belki kaçırıyorumdur.
C: Bunu hepinize söylüyoruz. Artık bireysel olarak, kendinizi üçüncü yoğunluğun sınırlandırmalarından mümkün olduğu kadar kendi adımlarınızla çıkarma çabası göstermenizin vaktidir; kendinizi buna zorlamayın, yalnızca kendi adımlarınızla çaba gösterin. Öğrendiğiniz derslerle artık dördüncü yoğunluğa hazırlanmaya başlamak için fazlasıyla hazırsınız. Üçüncü yoğunluk, artık ihtiyaç duymadığınız seviyede bir fiziksellik, sınırlama ve bu paralelde şeyler içeriyor. Bu nedenle, zaman zaman üçüncü yoğunluğa bağlanmanın daha rahat olmanızı sağladığını anlıyor birlikte, zaman, işte yine o kelime, artık ilerleme ve dördüncü yoğunluk için hazırlanma zamanıdır ve artık zaman gibi ve zaman ilüzyonundan nasıl kurtulacağınız gibi şeylerle ilgilenmemeniz iyi olur. Çünkü bu gerçekten önemli değil. Bu tıpkı matematik öğrenen bir üçüncü sınıf öğrencisinin durup geri dönerek ABC hakkında ve ABC'nin neden CBA veya BAC değil de ABC olduğu hakkında düşünmeye başlaması gibi birşey. Bunun gerçekten bir anlamı yok. Neyse o.
S: (L) Ben de bunu öğrenmek istiyorum, zaman nedir?
C: Bunu neden öğrenmen gerekiyor?
S: (L) Çünkü merak ediyorum. Zaman nedir?
C: Zamanın bulunduğunuz veya "bir zamanlar" bulunduğunuz seviyede öğrenme maksadıyla yaratılan yapay bir ilüzyon olduğunu, mevcut olmadığını ve bu seviyeyi geride bıraktığınızda artık buna ihtiyacınız olmadığını daha önce de söylemiştik.
S: (T) Belki derslerden biri de zaman hakkında düşünmemeyi öğrenmektir. Zamanın gerçek olmadığını bir kez öğrendiğinde... (SV) Bunu bir de patronuna söyle!
C: Eğer gerçek değilse, ne olduğunu merak etmenin bir faydası var mı? "

---------------------------------------------------

"C: Özellikle zihin bu faydanın olduğunu söylediğinde. Hatırlayın, gerçekliği ve fizikselliği değiştirmek için gerekli gücün çoğu zihnin inanç merkezinde bulunur. Bu, fizikselliğin artık bir hapishane değil, istediğiniz gibi değiştirebildiğiniz için eviniz gibi olduğu 4'üncü yoğunluk gerçekliğine ulaştığınızda daha yakından anlayacağınız birşeydir. Mevcut durumunuzda, gerçekliğin sonlu olduğuna dair bir inançsal yanlış yorumlamanız var ve sonlu fiziksel varoluşla ilgili çektiğiniz sıkıntı da bundan temelleniyor. Bu kavramı hala tam olarak kavrayamamış olman bizi şaşırttı."

---------------------------------------------------------------------Doğru tutum, kişinin gerçekleştirdiği faaliyetlere yönelik tam bir inanç ve farkındalığının olması dürüstlüğünü ve kavrayışını gerektirir. Diğer bir deyişle, bir kişi, istenen bir sonucu meydana getirdiğini iddia ettiği bir eylemi gerçekleştirirken, eğer gerçekten eylemlerinin istenen sonucu meydana getireceğine inancı yoksa, inanç eksikliği nedeniyle çaba başarısız olacaktır. Ama kişi tam inanca ve çok-yoğunluklu (ç.n.: çok-boyutlu) anlayışa sahip olduğunda, kişinin faaliyeti gerçekten doğru ve faydalıdır ve bu faaliyetleri gerçekleştirmenin doğru yolu budur."
----------------------------------------------------------------------------------------
C: Mike Lindemann kanallama yapmıyor, öyle değil mi? Ne tür bir sıkı test öneriyor?
S: (L) Bunu söylemedi. Sanırım kısavadeli kehanetler ve o tür küçük testler istiyorlar.
"C: Aynen öyle, peki bu sana ne anlatıyor?
S: (L) Kanıt istiyor.
C: Tekrar tekrar ifade ettiğimiz gibi üçüncü yoğunluk "kanıtı" anlamsız. Şimdi dikkatle dinle: Eğer bu tür bir kanıt mümkün olsaydı, özgür irade, yani öğrenme, Birinci Seviye Karmik Direktif ne anlama gelirdi?
S: (L) Sanırım kanıt meselesinde olayın ruhundan ziyade kanıta yönelik bir inanç var. Güven maddi birşeye yönlendiriliyor. Özgür iraden kayboluyor. Biri sana birşeyi KANITLAYARAK özgür iradeni sınırlandırıyor.
C: İnanıp inanmamak herkesin kendi seçimi!
S: (P) [Anlaşılmayan bir söz]
C: Önceki yanıtı tam olarak anlamadın Pat. Kanıtı teşkil eden şey nedir?
S: (L) Doğru çıkan kehanetler ve birkaç şeyle ilgili doğrulanan bilgiler.
C: Bunların bile pek çoğu tesadüfle açıklanabilir. Tahminlerde bulunduk, bulunmaya da devam edeceğiz ama hatırla, "zaman" mevcut değil. Bu bir 3'üncü yoğunluk ilüzyonu. Biz bu ilüzyonda oynamayız, oynayamayız ve oynamayağız. Sizinle kurduğumuz iletişimin temel nedeni, kendinize öğrenmeyi öğreterek öğrenmenize, böylece ruhsal enerjinizi güçlendirmenize ve ilerlemenize yardımcı olmak."
---------------------------------------------------
"S: (L) Ark bir şey daha soruyor... sorunu inançmış, bana söylediği şekliyle.

C: İnanç da bilgiden gelir, ve daha önce söylediğimiz gibi... Yanlış bilgi, bilgisizlikten daha kötüdür!!!!!

S: (L) Yani öğrendiğimiz veya incelediğimiz herhangi birşeyde doğruluğu TAM olarak belirlemek için onu alıp her parçasını incelememiz, her yönüyle, hatta diğer şeylerle ilişkisini kavramamız gerekiyor, öyle mi? C. S. Lewis'in dediği gibi bilgi bir ip gibidir... eğer onu bir kutuyu bağlamak için kullanıyorsan kusursuz olup olmadığı o kadar önemli değildir, ama eğer bir halat olarak onunla bir uçurumdan iniyorsan, ağırlığını kaldıracak kadar sağlam olduğundan mutlaka emin olman gerekir. "
--------------------------------------------------
"C: Ama gerçekleşme beklenti yaratıyor.
S: (L) Ama böyle bir bıçak sırtında ilerleme nasıl mümkün olabilir? Yani zihnini sürekli kontrol altında tutup beklenti içinde olmayacaksın ama çabalarının gerçekleşmesini deneyimleyeceksin ve ümit etmeyi sürdüreceksin... (J) Zorlu olduğunu söylemişlerdi...
C: Önyargılı olmayan saf bir inança dengelenmiş zihinsel ret egzersizleri.
S: (L) Yani andakini kabul etmek, olduğu gibi kabul etmek, evrene inanmak ve herşeyin olması gerektiği gibi olacağına güvenmek ve nasıl olacakları konusunda herhangi bir beklenti içinde olmamak mı?
C: Evet. "
--------------------------------------------------------
"S: (L) Sanırım hepimizin dokunulmaz olduğunu ve saldırıya maruz olmadığını düşündüğümüz bir alanımız veya alanlarımız var. Veya bununla ilgili olan şeyleri 3'üncü yoğunluk mantığıyla açıklayabileceğimizi sanıyoruz. Ta ki saldırının insanın bizzat kendinden, karısından, kocasından, çocuklarından, ebeveynlerinden, arkadaşlarından, İSTİSNASIZ HERKESTEN gelebileceğini anlayana kadar.
C: Buradaki engel, bu kavrama olan inanç eksikliği. Hatırla, kişiye din, kültür ve/veya bilim ideolojisi aşılandığında, herşeyi sadece ölçülebilir fiziksel gerçeklik bakış açısıyla görmeye eğilimli hale gelir "

-----------------------------------------------------------

"C: Önceki konuda senin için ve ihtiyaç duyan herkes için birşeyi daha vurgulamak istiyoruz Arkadiusz: sizinle iletişim kurmamızın amacı varlığımızı "kanıtlamak" değil. Eğer kişinin yeni alemleri öğrenmeye ve bir "gün" genel farkındalık profili haline gelecek şeyleri keşfetmeye inancı ve isteği varsa, o zaman "kanıt" gerekli değildir. Diğer taraftan eğer kişi bunun zıddı bir psişik yönelimdeyse, o zaman hiçbir miktarda kanıt yeterli değildir. "

-------------------------------------------------------------

"C: Tıpkı vücudun detokslanmasının bereketli bir sağlık getirebilmesi gibi, aklın ve çevrenin detokslanması da herkes için bereketli bir hayat ve mutluluk getirebilir. Ama tıpkı "düşüşte" olduğu gibi, bunun bir grup kararı olması ve objektif kavrayışın önüne geçen farklılıkların ve patolojik blokların kaldırılması gerekiyor.
S: (L) Diğer bir deyişle, eğer normal insanlar bir araya gelip bu çeşitli patolojik inanç sistemlerini ve dinleri, "senin gerçeğin" "benim gerçeğim" gibi şeyleri aşmazlarsa, gezegenimiz ve türümüz için bir ümit kalmayacak, öyle mi?
C: Evet. Tüm bunlar, dünyayı bir cehenneme çevirip yönetimine geçmek isteyen üst boyutlardan efendilerinin etkisi altındaki patolojik tipler tarafından yaratıldı ve yayıldı. Rüyalarında göremeyecekleri kadar başarılı oldular. İhtiyaç duyulan şey, pek çok insanın yüksek merkezleriyle doğrudan bağlantılar kurmaya başlaması. Bu şimdiye kadar "çalışma" ile yapıldı ama bu süreci hızlandırmak ve ihtiyaç duyulan yardımı sağlamak için başka yöntemler var."
---------------------------------------------------------------------

"(L) Bana öyle geliyor ki, transkriptlerin pek çoğu bakımından, muhtemelen en iyi bilgi herhangi birşeyle ilgili hiçbir inancımız veya varsayımımız olmadığı zaman geldi. Sırf meraktan sorduğumuz şeyler.
C: Evet "
----------------------------------------------------------

Bu kadar inanç ile ilgili bilgi yoğunluğundan bir şeyler çıkarılabilir sanırım,
Acizane benim çıkarttığım sonuç ,inancı bu yoğunlukta olan bir birey olarak isteklerimize alet edemiyeceğimiz ve aklımızın pek eremediği ancak varabilirsek görebileceğimiz dördüncü yoğunluk nisbeten zamansızlık özelliğindeki bir algılama ile çözebileceğiz,

Zira zamana bağlı olmayan bir oluşumu burada pek irdeleyemiyoruz sadece gelebileceğimiz en somut sonuç takıntı dışında açık uçlu diye tarif edebileceğimiz bir bakışla olanları değerlendirebilmek kabiliyetine ulaşabilmeliyiz.

Yani bir şeyi istiyorsak arzulu düşünce denen sonuca kilitlenmiş neticenin illa olmasını bekleyen bir bakışla değil çok olasılıklı ve olanı kabul eden bir algılama bandına girip sonuçları değerlendirmeliyiz.

Tabiiki bu da bilgiyle gelişen ve söylediğim gibi sabitleşmiş değil, kayan inançları devreye alan bir zihinle mümkün olur.


Astre

#22
İnanç her şey için gerekli, gerekli inanç ile dağlar önünüzde eğilecektir.
 

ogeday

#23
'Depresyonlar cogunlukla ego kaynaklidir' cumlesi celselerden oneriler bolumune eklenmeli
 

bona fide

#24
Herkese merhaba, bozadiye ve bu çalışmaları yapanlara teşekkürler.
Tgurun iki üstteki paylaşımında geçen şu cümle;

"İhtiyaç duyulan şey, pek çok insanın yüksek merkezleriyle doğrudan bağlantılar kurmaya başlaması. Bu şimdiye kadar "çalışma" ile yapıldı ama bu süreci hızlandırmak ve ihtiyaç duyulan yardımı sağlamak için başka yöntemler var."

yüksek benliğimizden ve yine görevli gezgin gönüllü ruhlardan dua meditasyon kanal yoluyla yaratılanların insanların kendimizin iyilik ve merhametle dolması vicdanlı olması ve yaratılanları-insan hayvan bitki evren- koşulsuz sevmesi için yardım istemeliyiz sürekli olarak bunu yapmalıyız.
yine kimsenin bilmediği yalnızca benim anladığım muhteşem tesbitimle ki yanlışta olabilir sizleri şoke etttim.madem herkes anlıyor ne diye izah ettin diyecek olursanız efendim okuyup geçmek gibi lakayt yanımızda var alıntı cümleyi vurgulayım ki en azından deneyen olur. sanki kimse dua meditasyon yapmıyor...iyice batıyorum. çok dua etmeliyiz berbat dönemler yaşıyoruz. herkese sağlık afiyet huzur ve sevgi dolu yaşam dilerim.
 

bozadi

#25
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen ogeday

'Depresyonlar cogunlukla ego kaynaklidir' cumlesi celselerden oneriler bolumune eklenmeli
Belirttiğin başlığın "kilitli" olduğunu unutmuşum. Sevgili rahmetli Tiversonus kilitlemiş ama kendisinin artık o başlığa yeni mesajlar ekleme imkanı bulunmadığından, isteyen herkesin celselerden tavsiye olarak alıntılamak istediklerini eklemesi için o başlığın kilidini açtım.

Bu arada bu şekilde Tiversonus'un konusunun geçmesinin tarih açısından bir ilginçliği var çünkü kendisini 13 Aralık 2010 tarihinde, yani bundan tam 7 yıl, 3 gün önce kaybetmişiz. Sanki bizi bir dürttü, "Beni unuttunuz mu?!" diye :) Yo, Tiversonus, unutmadık kesinlikle ama daldığımız oluyor, kusurumuza bakma lütfen! :)

bozadi

#26
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bona fide

Herkese merhaba, bozadiye ve bu çalışmaları yapanlara teşekkürler.
Tgurun iki üstteki paylaşımında geçen şu cümle;

"İhtiyaç duyulan şey, pek çok insanın yüksek merkezleriyle doğrudan bağlantılar kurmaya başlaması. Bu şimdiye kadar "çalışma" ile yapıldı ama bu süreci hızlandırmak ve ihtiyaç duyulan yardımı sağlamak için başka yöntemler var."

yüksek benliğimizden ve yine görevli gezgin gönüllü ruhlardan dua meditasyon kanal yoluyla yaratılanların insanların kendimizin iyilik ve merhametle dolması vicdanlı olması ve yaratılanları-insan hayvan bitki evren- koşulsuz sevmesi için yardım istemeliyiz sürekli olarak bunu yapmalıyız.
yine kimsenin bilmediği yalnızca benim anladığım muhteşem tesbitimle ki yanlışta olabilir sizleri şoke etttim.madem herkes anlıyor ne diye izah ettin diyecek olursanız efendim okuyup geçmek gibi lakayt yanımızda var alıntı cümleyi vurgulayım ki en azından deneyen olur. sanki kimse dua meditasyon yapmıyor...iyice batıyorum. çok dua etmeliyiz berbat dönemler yaşıyoruz. herkese sağlık afiyet huzur ve sevgi dolu yaşam dilerim.
Üşenmeyip bu güzel dileği dile getirdiğin için teşekkürler bona fide :)

ogeday

#27
Sen olum tarihini soyledikten sonra celseyi okudugum tarihe baktim.Cunku siteye girmek birdenbire olagan disi bir sekilde aklima sanki biri sokmus gibi geldi.Ve evet dusundugum gibi
web tarayicisinda Gecmis bilgilerine baktigimda 13 aralik ta celseyi okumusum...hatta fotografinida cektim isteyen olursa mail adresine  atabalilirim.hatta bu tavsiyeyide o gun bulunmayi dusundum ama sonra unutmusum...Hatta dun degil ondan onceki gun ruyamda 2010 senesinde kaybettigim bir yakinimin dolabin icinde oldugunu gormustum...offf fena oldum.. kalp krizinden olmustu cok severdim kendisini..demek ki arkadasinizda onun gibi iyi kalpli bir insanmis...
 

bozadi

#28
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen ogeday

Sen olum tarihini soyledikten sonra celseyi okudugum tarihe baktim.Cunku siteye girmek birdenbire olagan disi bir sekilde aklima sanki biri sokmus gibi geldi.Ve evet dusundugum gibi
web tarayicisinda Gecmis bilgilerine baktigimda 13 aralik ta celseyi okumusum...hatta fotografinida cektim isteyen olursa mail adresine atabalilirim.hatta bu tavsiyeyide o gun bulunmayi dusundum ama sonra unutmusum...Hatta dun degil ondan onceki gun ruyamda 2010 senesinde kaybettigim bir yakinimin dolabin icinde oldugunu gormustum...offf fena oldum.. kalp krizinden olmustu cok severdim kendisini..demek ki arkadasinizda onun gibi iyi kalpli bir insanmis...
Hakkaten "yuvadakilerden" dürtmeler var gibi görünüyor :) Mesafe sandığımızdan çok daha kısa aslında. Veya, K'ların deyişiyle "perde inceliyor" :)

Tgur

#29
Veya sevgili dostlar her şey bu ortamda ama o ortamın frekansı bizim beş duygu algılamamız dışında..
Yani her şeyle beraberiz, kaybettik sandıklarımızla da..