Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

tekrarlanan rüyalar

Başlatan zna, 02 Ocak 2015, 22:09:02

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

zna

S: (T) Bir rüya sırasında bilgi almıştım. O bilgi gerçek miydi, yoksa sadece bir rüya mıydı?
C: Bozuldu.

S: (T) Kim veya ne tarafından?
C: Çatışan enerjiler.

S: (L) Bu enerjilerin kaynakları nedir; bunlar Terry\'nin içinde mi, yoksa dışında mı?
C: Her ikisi.

S: (T) Bu devam edecek mi?
C: Tekrarlanacak. Tekrarlanan rüya kalıplarını fark ettin mi?


ilk celseleri okuyorum. 19 kasım 1994 celsesinde böyle bir konuşma geçmiş.
bilemiyorum alakası var mıdır, sizlerle sürekli tekrarlanan bir rüyamı paylaşmak istiyorum.

burası bir alışveriş merkezi. ıstanbul\'da. hangi katının hangi köşesinde hangi mağaza olduğunu size ezbere söyleyebilirim çünkü bu rüya sık sık tekrarlanıyor ve aynı şekilde. kimi zaman başka insanlar giriyor içine ama mekan tamamen aynı hiç değişmiyor. esasında böyle bir alışveriş merkezi de yok. neden böyle diyorum çünkü burası tam 999 katlı! asansöre biniyorum. yanımda bulunduğum ilçenin bankasında çalışan bir kız arkadaşım var. 999. katı tuşluyor. oradan hatırlıyorum.
olayın geçtiği yer genellikle aynı kat. buranın kaçıncı kat olduğu bana hiç verilmedi. ancak yemek katı gibi bir şey. aç değilim. aç olmayınca insanın canı en lezzetli şeyi bile istemez ya, lokantalara bakarken midem bulanıyor.
aynı katta bir kozmetik dükkanı var. oraya gidip sürekli gümüş rengi bir farı inceliyorum. oradaki küt saçlı bayan personel bana sürekli onu satmaya çalışıyor ama ben almıyorum. almasam da simli gümüşün ne kadar güzel durabileceğini düşünüyorum.
esas konumuz starbucks! evet ben yana yakıla starbucks arıyorum çünkü kahve içmem gerek. ama bulamıyorum. bir kez buldum. onda da 500 kişilik diyebileceğim bir kuyruk vardı. alamadım.

şimdi sizlerin görüşünü almak istiyorum şu konularda.
bu bir haberci rüya mıdır? tüketim çılgınlığının zararını mı anlatmaya çalışıyor. starbucks\'ın amblemindeki bayan mıdır ahtapot kraliçesi midir her neyse o garip görünüşlü yaratığın alnındaki üçgen şekli illüminati yani kertişleri mi anlatmaya çalışıyor?? ya da gümüş GRİsi farı bir türlü almamam ve kadının sürekli almam için baskı yapması?

haftada bir bu rüyayı görüyordum bir aralar. şu ara görmüyorum ya da gördüğümü hatırlamıyorum.
sizce saçma sapan bir rüya mı yoksa bahsettiklerimin bir anlamı olabilir mi değerli arkadaşlar?
 

bozadi

#1
Wau, ilginç bir rüya.

Bana çok sembolik nitelikli göründü. Bilinçaltı bazı unsurlarla örülmüş olan ciddi ölçüde sembolikleşmiş bir rüya. Tekrar tekrar ve aynı şekilde görmüş olman ilginç gerçekten.

Bu rüyanın çok net, belirli bir anlamı var mıdır, kesinlikle şu anda bu konuda belirli bir sezgim yok ama rüyanın çeşitli unsurlarıyla ilgili çeşitli yorumların mümkün olabileceğini düşünüyorum. Yarın müsait bir vaktimde aklıma ilk gelen yorularımı paylaşmak isterim.

beyrutkapı

#2
İlginç bir rüya. Genelde bizimle bu şekilde şifreli konuşulduğunda amaç özgür iradeye müdahale etmemektir. Semboller yada şifreler okunmaz gibi geldiğinde meditasyon çok yardımcı olabilir. Kendi naçizene fikrimse, uyanmak için gerçekten gerekli olan nedir? Bence rüya sana bunu soruyor zna.
 

bigsenfoni

#3
Bilincli rüya görücü olarak ben (bilincli tüketici ..:D )

zamaninda cok rüya calismasi yaptim;gerci uzun bir zaman önce onun icinde kafama bir sey yerlestirdiler/manipule ettiler   ama (ciplerden /implantan kaynaklanan buralarda biryerlede yazmistim beynimin icinde sonik/elektromanyetik  patlama sesleri ve unutma konusu).

 Tekrarlanan rüyalarin rüya olmamasi yani programlama olmasi durumu da var!sana tavsiyem bir daha gördügünde rüyanda kontrolu ele almaya calis kendini hatirlamaya calis, bunun rüya oldugunu hatirlamaya calis aslinda nerede oldugunu hatirlamaya calis, rüyanin icinde dün nerede oldugunu hatirlamaya calis,...rüya calismasi böyle baslar.

Eger film seridi gibi izliyor ve hic bir müdehale edemiyorsan ve tekrarlaniyorsa bilinc altina bir programlama yapiliyor demektir(baslangic programlamasi programlamaya verdigin yanitlara göre  diger  programlamalar eklenecektir... ama anladigim kadariyla farkindaligi  biraz varki programa yanit vermedigin icin  bu programlama yi hep tekrarliyorlar!(Bu senin icin pozitif bir durum ama dikkatli cok  ol hani kasyopyalilar diyor ya bak, izle,dinle,düsün ...farkinda ol, kendinin farkinda, ol hayatinin farkinda, ol düsüncelerinin farkinda ol,yaptiklarinin farkinda ol, konustuklarinin... bu ben miyim  ben mi yapiliyorum yoksa yapmaya programlandim mi )programlamalar o kadar gelismis ki sana inanilmaz gelebilir ama Dünyadaki  insanlarin/Ruhlarin yüzde 99.9 su anda makinalarin(Mevlana'nin degisiyle elbiselerin) icinde film izlediginin farkinda degil!!!Ve hapisteler/Rüyadalar...

Yine geldik programlamalar ve portallar /diger oyuncular konusuna..:D

Anladigim kadariyla/tahminettigim kadariyla starbuck amblemi senin programini baslatan dügme olacak,yada tuzaga giris veya filmin baslangici...artik bir hafta, bir ay, 10  ay, 10 yil sonra ne zaman icin ayarlandiysa,zamani geldiginde ki o zamanlar hayatinda ya önemli kesifler yapacaksin ya büyük bir hayat döngüsü icinde olacaksin kim bilir ne icin yaptilar....

Geldik matrix kontrol sistemine ...:D Bu programlarin yapilma nedeni;o zaman cercevesinde programlamacilarin istemedikleri/islerine gelmedigi yada gelecekteki seytani planlarini bozabilecek/zora düsürebilecek bir seyi yapma olasiligindan dolayi sana enerjini  bosa harcaman icin veya dikkatini baska biryere  cekmen icin.

Aklima gelmisken yazayim programlar genelde hep ayni oluyor...insanlarin hayat hikayelerini dinledigim zaman belirli kaliplari (ask vurgunlari,trajediler, yapilan haksizliklar,ailesev dramalar...)ve bir cok üzücü olaylar/Programlar/kaliplar  genelde hep ayni oluyor; portallarin/diger oyuncuncularin bazen isimleri, kisilik profilleri ve görünüsleri bile ayni oluyor.ilk önce onlara sonra sizlere yükleniyor (yada tuzaga kim düstüyse sonra ona yükleniyor)ve sonuc;ya hapisane ,ya timarane,ya hastane,ya kumarhane ,ya birahane yada bayan ise kerhane...ve hepsi program!!!


Ve su anda programlardan cikmasi daha  zor cünki elektromanyetik bombardumanlardan(uydular,cep telefonlari,w-lan,baz istasyonlari radarlar... nedeniyle insanlar düsünemiyorlar...zaten düsünmelerinide istemiyorlar...

Düsüncenin (onlar icin/bunlari yapanlar icin) tehlikeli gücü ve kölelerin uyandirmama konusu!

gelelim yine rüya konusuna;gelecekten /yüksek yogunluklardan kendine bir uyarida  gönderiyor olabilirsin yada gönderiyor olabilirler...!


Kalbiniz temiz gözünüz acik olsun...








DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET  OSHO


Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.

bigsenfoni

#4
Starbocks logosu hakkinda...




Gabak burda patliyor...:D


Kalbiniz temiz, gözünüz acik olsun
DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET  OSHO


Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.

zna

#5
sevgili bozadi, celseleri tam anlamı ile okumadan önce saçma sapan bir rüya olduğunu hatta gerçekten canımın kahve istemiş olabileceğini düşünüyordum. ancak okuduklarımdan dolayı acaba mı şeklinde bir tereddüte düştüm. gerçekten bilemiyorum. belki de sizlerle paylaştığım için bir daha göremem (genelde öyle olur ya) ama görmek de istemiyorum çünkü ne anlam ifade ettiğini bilmeden aynı şeyin bana ısıtılıp ısıtılıp tekrar verilmesi canımı acıtıyor...

sevgili beyrutkapı; bu sorunun cevabını gerçekten düşünmem gerek. artık meditasyona da başlamalıyım dediğin gibi. buna benzer sürekli gördüğüm rüyalar da var ancak en net bunu anımsadığım için paylaştım. uyanmak için aklıma ilk gelen şu an ağ çalışması oldu. sonrasında ise işi bırak diye bir ses duydum. ancak mali açıdan krizdeyim bırakamam. ayrıca bu ses kimin sesi şimdilik bilmiyorum. 4kh ise gaza gelmek istemiyorum. ağ çalışması diyen ise ona sormak isterim bu beni nasıl uyandıracak :)

sevgili bigsenfoni, uzun zaman dediğin konu üzerinde çalıştım. yapamadım. bir kez çok kısa bir süre oldu bu onda da kendimi yatar vaziyette buldum ve bilincimi hemen kaybettim. bu konuda bir tavsiyen var mıdır?
ayrıca programlandığıma inanmaya başladım. bugün sevgili bozadi'ye bir mail yazarken aklıma bir kaç olay geldi. algımın kapalı oluşu kendimi bir rüyada hissediyor olmam gibi nedenler ve de bu foruma girdikten sonra bazen yanlış yapıyor olduğumu düşünüp içimin aşırı bir sıkıntı ile doluyor olması bana bunu gösteriyor sanki. esasında bozadi'nin de dediği gibi esas korkulması gereken 4kh değil içinde bulunduğum bu durum. saldırı saldırı saldırı. ya da bir şekilde kendimi kapatıyorum sıradan gibi davranıp saldırmamalarını sağlamaya çalışıyorum bilinçaltımda. ama sadece kafam karışıyor ve bunun da aranızda yeni olmamın bazı bilgilerimin sınırlı olmasının etkisi olduğunu düşünüyorum.
ve aramızda kalsın, bunu yazmaktan utanıyorum. her şey geç olabilir benim için, zira ben gerçek anlamda bir starbucks bağımlısıyım.  ancak rüyama ilk ve tek girişi bu şekilde oldu.

programlandığım gün diye düşünüyorum aklımdaki olayı. ve starbucks'a ilk gidişim de aşağı yukarı onun üç ay öncesine tekabül ediyor.
sanırım kontrol altındayım. değerli fikirleriniz için çok teşekkür ederim. bu durumdan kurtulmam için lütfen bana yardım edin arkadaşlar.
 

Majisyen

#6
Ormanda kurtlarla kusatilmis iken iceri ve dısarı derin derin soluyuyarak onlardan bzi rahat birakmalarini istemeliyiz deniyordu celselerde.Nefes teknikleri ve şimdide kalmak...Her şey derslerden ibaret.Hepimizin Işığı bol olsun!
Karanlık, ışığın olmadığı yerde vardır.

bozadi

#7
bigsenfoni arkadaşımız pozitif ve negatif çeşitli üst seviye varlıklarla etkileşim ve müdahaleler konusunda epeyce deneyim ve bilgi sahibi. Şimdiye kadar paylaştığı deneyim ve yorumlarından çıkardığım sonuç bu. Ve kendisine tüm bu bilgiler için çok teşekkür ediyorum tekrar yeri gelmişken.

Starbucks kahvesinin kendisiyle ilgili korkmayı gerektirecek birşey yok muhtemelen. Ama bir simge olarak, şirketin ardında bir şekilde İlüminati'yle bağlantılı birilerinin olduğu anlaşılıyor. (O kadar çok şeyin arkasında onlar var ki, buna çok fazla kafayı takmamak en iyisi belki de). Simgedeki kadın "siren" diye tanımlanan "ayartıcı ve öldürücü" mitolojik deniz varlıklarını ifade ediyor anladığım kadarıyla.

Ve kaçırılma ve programlanma deneyimleriyle ilgili olarak şimdiye kadar ufoloji alanında okudğum şeylerde, simge kullanımının önemli bir yeri olduğu anlaşılıyor. Yani dış dünyada farkına vararak veya varmayarak rastladığımız belirli simgeler, bilinçaltı programlamasında belirli dönemlerin başlamasına veya yeni bir seviyeye geçilmesine dair birer anahtar gibi işlev görebiliyor anladığım kadarıyla.

Yalnız, işin sadece bu simge ve ufolojik yönüne konsantre olmaya hiç gerek yok. Çünkü zaten olaya o yönden yaklaşarak yapabileceğimiz fazla birşey yok. O konuda bilgimiz ve yapabileceğimiz müdahaleler aşırı derecede sınırlı. Aslında nispeten basit olan birşeyi karmaşıklaştırmak anlamına gelebilir simgelerle veya "4KH bilinç programlama yöntemleri" konusuyla uğraşmak. Genel hatlarıyla konu hakkında bilgi edinmek güzel ama unutmayalım ki olay bizde bitiyor sonuçta. Özgür irademiz var ve şahsi kaderimizin nihai şekillendiricisi biziz. Olumsuz bir durumdaysak, bu bir şekilde kendi bazı seçimlerimizin veya seçimsizliklerimizin sonucudur. Şu anda içinde bulunduğumuz durumu kabullenebilmenin önemli olduğuna inanıyorum.

Bu konuşmakta olduğumuz olasılıkları aklına getirmeden önceki halinden daha karamsar veya olumsuz bir hale savrulmaya neden olmamalı bunların söylenmesi. Sadece olasılık bunlar. Eğer öyle birşey varsa da, ki farkında olalım veya olmayalım hepimiz bir şekilde böyle şeylere maruz kalıyoruz muhtemelen ama BH potansiyelimiz de var ve bize negatif varlıklarca yapılmaya çalışılan herşey %100 amacına ulaşmıyor.

Adalete güvenmemiz gerekiyor. Daha doğrusu, eğer evrende, varoluşta nihai bir adalet varsa, o her zaman vardı, şu anda var ve her zaman var olacak. Sevgi de öyle. Güven de öyle.

Belki de sevgili zna, senin böyle bir sorundan bahsediyor, gündeme getiriyor olman, hepimizin kendi bilinçaltımızdaki çeşitli olası negatif programlamalarla yüzleşmesi için bir fırsat. Olasılık olarak bile kabul etsek, böyle bir meseleye nasıl yaklaşmamız gerektiğine dair ortak bir farkındalık geliştirmeye çalışmamız, işbirliği yapmamız güzel olur. Ağ çalışması bu biraz da.

Sevgili zna, forumumuza dahil olmuş olman ve çeşitli konu başlıklarında görüş, eleştiri, soru ve önerilerini paylaşıyor olman, bizim bu forum üzerinde yapmaya, geliştirmeye çalıştığımız ağ çalışmasına bir yerinden ortak olman anlamına geliyor zaten. O halde korkmayalım. Sevinelim ve ümitli olalım. Buradaki birlikteliğimizin giderek gelişebileceğinden, giderek gerçek bir aile olabileceğimizden şüphe duymuyorum. Yeter ki isteyelim, inanalım, güvenelim, çabalarımızı sürdürelim.

Yani, hangimizin ne gibi dertleri olursa olsun, şu anda burada olmamızın, bunları paylaşabiliyor olmamızın mutluluğunu tadalım. Sevelim. Ümit besleyelim. Sevgili dostlarım, çeviri işlerimle ilgili biraz yoğun bir dönemdeyim yine. Müsait oldukça tartışmalara iştirak edeceğim.

Scyth

#8
Hayatla ilgili kararlar almadan önce yeterli bilgi toplamak gerekir. Yeterli bilgi olmadan karar vermekten kaçının. Hani K'ler diyorya " atlamadan önce bak" diye. Ben canım çok yanarak öğrendim bunu belki de tam öğrenemedim. Bir şeyi okuyunca onu bilgi dağarcına ekliyorsun; fakat onu öğrenmek bambaşka bir şey.

Rüyalarla ilgili yapılabilecek en iyi çalışma rüya günlüğü tutmak. Kalkar kallmaz yazıyorsun rüyanı. Rüyalarını hatırlamak için en iyi yol bu. Ben uzun zamandır tutuyorum; gerçektende rüyalarını hatırlamana yardımcı oluyor. Rüyaların kaynağı çok farklı olabiliyor. M. Newton'un kitaplarındam ve K. Celselerinden öğrendiğimiz kadarıyla kaynaklarını kabaca sıralayabiliriz.

1. 5 Yoğunluk kaynaklı rüyalar. 5. Yoğunluğun anladığım kadarıyla 6. yoğunluk gibi iletişim kurması zor. Hem bu yoğunluğun profili pek dışarıyla temasa uygun değil. Mesaj gönderecekleri zamanda bunu şifreli bir biçimde yapmak zorundalar;  özgür iradeyi ihlal etmiyorlar. 5. Yoğunluktan gelen mesajlarda ruhsal gurbunuz veya öğretmeniniz tarafından geliyordur muhtemelen. 6. Yoğunlukta rüyalar yoluyla mesaj gönderebilir.

2. 4 Kh kaynaklı rüyalar. Bu sürece müdahale edebiliyorlar. Ayrıca bunu Konsorsiyum'da bazı durumlarda yapabiliyor. 5 Kh  bu sürece nasıl dahil olur bilmiyorum; fakat Ra'da ki bilgilerden 5 Kh'nin oldukça izole durumda olduğunu biliyoruz o yüzden bu daha düşük bir ihtimal. (Rüyaların da saldırı amaçlı kullanılabileceğini unutmamak lazım ve bu çok sık olabilir.)

3. Günlük yaşamdan, bilinç altındandan ve fiziksel durumumuzdan kaynaklı rüyalar. Bir kişi rüyasında bellirli ve tekrar eden bir rüya görüyorsa bu mesajı pekala kendi kendinede gönderiyor olabilir. Fiziksel bedenimiz sonuçta ruhumuzun belirli bir kısmını taşıyabiliyor. Yüksek benlikte temas kurabilir. Tanrıya yardım için dua ettiğinizde 7. yoğunluk özgür iradeyi ihlal etmeden dualarınıza belkide böyle cevap veriyordur.

Bunu 3 maddeyle sınırlandırmak bütün gizemi çözmüyor. Sonuçta fiziksel bir dünyada yaşıyorsunuz karar verip hayatı daha iyi hale getirebilmek için rüyalardan fazlasına ihtiyacınız var. Rüyaları ipucu gibi görmek lazım; gerekli olunan bilgiye ulaşmak için.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

beyrutkapı

#9
Bu tekrarlanan rüya meselesi hayatın içinde sürekli tekrarladığımız bazı kalıplara benziyor. Mesela kişinin sürekli aynı hataları tekrarlaması yada aynı olumsuz duygu durumlarının içinde bulması gibi kendini. O zaman sakin kalmaya çalışarak durup bakmalı, kişi kendini dinlemeli, neler olduğunu anlamaya çalışmalı. Kendi adıma sabırsızlığım her zaman başıma dert olmuştur. Oysa kendini tanıyan kişi için bu da ayrı bir düğmedir mesela. Zaman zaman düğmelerimize basarak bizim dengemizi bozmaya çalıştıkları doğrudur. Ancak bu zayıflıklarımız aynı zamanda bizim dersimiz. Sorumluluğumuzda burada başlıyor işte. Yüzleşmekten kaçtığımız neyse, tam da orada...
çocukluğumdan beri yıllarca gördüğüm bir rüya vardı: eve hırsız giriyordu ve ben uyanıp fark edince korkudan çıldırıyordum. Korkunç bir felç hali gibiydi aynı zamanda. Sonra bir gün rüya sırasında bunun bir rüya olduğunu hatırlayıp korkmadığımı söyledim. Elbette şimdi bu deneyim üzerine daha farklı düşünsem de, bilgimin çok sınırlı olduğu o zaman bile yüzleşmek işe yaradı ve bir daha görmedim.
korkunun bin bir çeşidi ile yönetiyorlar hayatlarımızı. Tüm kalbimle söylüyorum, korkacak hiç bir şey yok. Korkulara enerji vermektense, keşfe ve neşeye odaklanmaya çalışmalı.
 

Scyth

#10
Bende çocukluğum ve ergenliğimde bolca hırsız rüyası gördüm çok korkutuyordu beni.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

maiterya

#11
Yorumlanmamış rüya okunmamış mektup gibidir :) Rüya sana gönderidiği için onu gerçek manada sen yorumlayabilirsin rüya senin bilinçaltının bir parçası,rüya üzerine konsantre düşünerek bir meditasyon yapmanın yararı olabilir ,tekrarlanan rüyalar yüklenmiş programlardan olabilir bunun yanında bilinçaltımızın bir sorunu çözmeye çalıştığını yada iletişime geçmeye çalıştığını gösteriyorda olabilir sorunun kaynağı önceki yaşamlardan geliyorda olabilir, rüyada sembol dili kullanılmış bu açık,999 rakamı numrelojik olarak 9 dur bu değişimin rakamı yanlış hatırlamıyorsam,starbucksta illumaniti bağlantısı olsada (sembolde sürüngenler var) star kelimesi geçtiği için yıldızlar yada daha çok üst boyutları işaret ediyorda olabilir,benim rüyandan algıladığım (benim yorumum olduğunu unutma) spritüel,göksel olana yönelme arzunla maddi yönelim arasında bir çatışma içinde olduğun,birinden iğrenip diğerine yöneliyorsun,spritüel arayış çabanı anlatıyor .
 

maskesiz

#12
Hoş geldin sevgili zna gördüğün rüya ilginç kertişlerle deneyimlerim var. Ve Starbucks dükkankarından hiç hoşlanamadım. Bağımlısı olduğun kahve kimyasallarını olumsuz etkiliyor olabilir. Korkulacak bir durum yok, 3kh zor bir boyut negatif müdahale ardından mutlaka pozitif müdahale olur. 999 sayısı 4kh ile ilgili bir sayı (ters çevrildiği zaman "666") 5 ya da 6 yıl önce çok görürdüm. 999 sayısı ile programlama yapmaları muhtemel. Kendimizi bu boyutta yalnız hissetsekde yalnız değiliz.
Sevgi ve ışığın önünde saygıyla eğiliyorum.

zna

#13
size 2012 yılında kaybettiğim kedimin adının siren olduğunu ve böyle bir dövmemin olduğunu söylesem?
 

zna

#14
hepinize ayrı ayrı teşekkür ederim. maskesiz hoşbulduk. gerçekten bi programlama kodlama saldırı ne olduğunu bilemediğim anlamlandıramadığım bir şey var ortada. misal bugün her şey güzel. evimde oturuyorum. bi takım işlerim var onları yapmam gerek. ve aniden o kadar saçma bir şey oluyor ki. moral göçüyor. bir günde çok yakın iki arkadaşımdan oldum. onlara ihtiyacım olduğu için değil aramızın bozulma şekillerine üzüldüm. öyle saçma öyle gereksiz sebepler ki hala bu da mı 4kh bu kadar mı düştünüz demekten kendimi alamıyorum.
maiterya gerçekten yorumun bir ölçüde doğru. maddi anlamda bir şeylerden kopamıyorum sanki. göksel olanın yanında bilimle uğraşmaya çalışıyorum her alanda kendimi geliştirmeye çalışıyorum ama bir güç göreceli de olsa zamanımı çalıyor. ceset gibi bir insanım esasında. tepki vermeyen ağlamayan gülmeyen kolay kolay sinirlenmeyen.
umarım hepimiz birbirimize yardım edebiliriz. teşekkür ediyorum.