Saniye Saniye Canlı İnsan Nufusu

Başlatan Tiversonus, 01 Mayıs 2009, 21:10:48

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.


Tiversonus

#1
Malthus'un öne sürdüğü teori iki ilkeye dayanmaktadır:

 1. Herhangi bir kontrol olmazsa, nüfus potansiyel olarak geometrik oranda büyüyecektir ve her yirmibeş yılda bir iki misline varacaktır.

 2. En uygun koşullar altında bile araziden alınan üretim en çok aritmetik oranda artacaktır.

 Böylece, nüfus 1, 2, 4, 8, 16 (geometrik) sayılarıyla artarken, geçim kaynakları 1, 2, 3, 4, 5 (aritmetik) olarak artış gösterecektir.

Eğer zaman aralıkları yirmibeş yıl olarak alınırsa, bir yüzyılda nüfusun besin maddeleri üretimine oranı 16'ya 5 olacaktır. Besin maddeleri azlığının, nüfus artışının kontrolü olduğu ile dengelenebileceği ileri sürülmektedir.

 Bu ilkeler, gerçek büyümeyi değil, nüfusun ve üretimin potansiyel büyümesini belirtmektedir. Malthus'un tüm yazılarının tek amacı vardır: Tüm bireylerin rahat, mutlu ve daha özgür koşullarda yaşadığı, kendilerinin ve ailelerinin geçimine ilişkin hiçbir kaygı taşımayan insanlardan oluşan bir toplumun var olabileceğini savunanları çürütmektir.

Malthus'a göre, "nüfusun gücü, yeryüzünün, insanın geçimini sağlama gücüne kıyasla, sınırsız ölçüde büyüktür... Nüfus kısıtlanmadığında, geometrik oranla çoğalır. Geçim araçları ise, ancak aritmetik oranla artar... Bu nedenle, geçim araçlarının sağlanmasındaki güçlük, nüfus üzerinde güçlü ve sürekli bir kısıtlamayı gerektirir."

Malthus'un, nüfus artışı ile üretim artışı arasında, gerçek dışı bir ilişki kurarak geliştirdiği bu teorisi, ilk anda, bir "doğa yasası" olarak sunulmuştur. Malthus için, eğer bu bir "doğa yasası" ise, kaçınılmaz olarak, güçlüler güçsüzleri yok edecektir, dolayısıyla fazla nüfusun ortadan kalkmasına neden olan her olay, "doğru, haklı ve tanrısal"dır. Bu yüzden, büyük salgınlar (veba vb.), büyük kıtlıklar, büyük savaşlar, hep bu "doğa yasası"nın ürünleridir ve yararlı şeylerdir.

Görüldüğü gibi, Malthus, nüfus artışı ile üretim artışı arasındaki ilişkiyi çarpıtmakla, aynı zamanda, insanlığın yıkımına, kıyımına neden olan her türlü insanlık dışı uygulamayı onaylamakta ve savunmaktadır.
 
Sonuç olarak, İktisat sadece İktisat değildir. Ekranlara çıkıp; İktisadı, belli bazı rakamlar etrafında tartışanlar da milletimize en büyük kötülüklerden birisini yapmaktadırlar. Bugün, Say Teorisi'nin kabulü nedeniyle, tüketim çılgınlığını arttığını ve Malthus'un Nüfus Teorisi'nin de, savaşları ortaya çıkardığını anlatsanıza.

Tiversonus

#2
Bu terim, dünya üzerinde yaşayan insan sayısını belirtmek amacıyla kullanılır.

En güncel tahminlere göre dünya nüfusu 6,6 milyara 2007 Haziran'ında ulaşmıştır ve 2008 itibariyle 6 640 000 000'u aşmıştır.

Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu'nun belirlediği tarihe göre 12 Ekim 1999'da dünya nüfusu 6 milyara ulaşmıştır. 7 milyara ise Kasım 2012'de ulaşacağı sanılmaktadır.

Şimdiye kadar yaklaşık 110.000.000.000 (110 Milyar) insan doğmuştur. 20. yüzyılın son 70 senesinde dünya nüfusu tarihte en fazla yükselişini göstermiştir.



1 milyara 1802 yılında ulaşılmıştır.
2 milyara 1927 yılında ulaşılmıştır.
3 milyara 1961 yılında ulaşılmıştır.
4 milyara 1971 yılında ulaşılmıştır.
5 milyara 1987 yılında ulaşılmıştır.
6 milyara 1999 yılında ulaşılmıştır.




Yukarıdaki rakamlara göre, son 81 yılda dünya nüfusu üçe katlanmıştır.

Birleşmiş Milletler tarafından 2002 yılında yayınlanan tahminlere göre:

7,2 milyara 2010 yılında ulaşılacaktır.
8,5 milyara 2020 yılında ulaşılacaktır.
9,6 milyara 2030 yılında ulaşılacaktır.
10,3 milyara 2040 yılında ulaşılacaktır.
12 milyara 2050 yılında ulaşılacaktır.




http://tr.wikipedia.org/wiki/D%C3%BCnya_n%C3%BCfusu

Pınar

#3
hahahahahahaha!Aklıma ortaokulda gördüğüm bir kontrollü deney geldi.Yiyecek kaynakları ve fare popülasyonu sabit tutuldunda sorun yok, ama kaynaklar sabit fare popülasyonu kontrolsüz ürediğinde, bir süre sonra fareler birbirini yemeye başlıyor.Vaah, insaoğlu vahhhh!hahahahahhaha!
Yarattıklarını beğenmiyorsan, dur ve yeniden başla!:)